ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1854 haber · Sayfa 1

Irak’da 10 Bin Ağaç İçin Kamu ve Gönüllü Ağaçlandırma Kampanyası
Görsel kaynağı: Al-Mada · Özgün haber

Irak’da 10 Bin Ağaç İçin Kamu ve Gönüllü Ağaçlandırma Kampanyası

Irak’ın Anbar vilayetinde yeşil alanları artırmak amacıyla 10 bin ağacın dikilmesini içeren bir plan yürütülüyor. Irak Çevre Bakanlığının bu yılki ikinci ağaçlandırma kampanyası kapsamında dikimlerin vilayetin çeşitli ilçeleri, Vefa nahiyesi ve bazı okullarda yapılacağı belirtildi. Bakanlığın meyve ağaçları kampanyasında ise özellikle incir ve zeytin ağaçlarının üniversitelere ve kamu kurumlarına dikilmesi planlanıyor. Çevre Bakanlığı yetkilisi Kays Nacih’in aktardığına göre meyve ağaçları kampanyasının 8 Kasım saat 10.00’da Irak’ın tüm vilayetlerinde başlatılması öngörülüyor. Kampanyaların finansmanı Çevre Koruma ve İyileştirme Fonu tarafından sağlanacak. Ancak çevre uzmanları, ağaç dikiminin tek başına yeterli olmadığını; fidanların sulanması, bakımının yapılması, gübrelenmesi ve yabancı otlarla tarımsal zararlılara karşı korunması için sürekli sorumlu bir yapıya ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. Anbar’daki çöl bölgelerinin iklim ve çevre koşullarının birbirinden farklı olduğu, bu nedenle tür seçiminin bölgeye göre yapılması gerektiği ifade ediliyor. Irak’ın Ürdün ve Suriye sınırlarına uzanan daha ılıman bölgelerinde zeytin, incir ve Antep fıstığı; Suudi Arabistan yönündeki bölgelerde ise hurma ve incir yetiştirilebileceği belirtiliyor. Okaliptüs de düşük maliyeti ve tuzluluk, susuzluk, yüksek sıcaklık, don ve zorlu iklim koşullarına dayanıklılığı nedeniyle uygun türler arasında gösteriliyor. Ramadi merkezli Uluslararası İnsanlık Platformu gönüllü ekibi, yıllar içinde Irak’ın farklı bölgelerinde yaklaşık 7 bin ağaç diktiğini bildiriyor. Tamamen gönüllü çalışan ve sabit devlet finansmanı bulunmayan ekibin, destek sağlanması halinde diğer vilayetlerde orman, bahçe ve kamusal parklar oluşturmayı hedeflediği aktarılıyor. Ekibin girişimleri arasında, yangınlardan zarar gören alanlar için Türkiye’nin Antalya kentinde yürütülen çalışmalar da yer alıyor.

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor

Hollanda’daki Bitki Ekofenotipleme Merkezi (NPEC), kuraklık, yüksek sıcaklık, tuzluluk ve hastalık gibi zorlu koşullarda daha iyi gelişen bitkileri belirlemek için yapay zekâ, robotlar, sensörler ve üç boyutlu kameralar kullanıyor. Wageningen ve Utrecht üniversitelerinin ortak işlettiği merkezde binlerce bitkinin gelişimi izlenerek, dayanıklılıkla ilişkili fiziksel ve fizyolojik özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Elde edilen sonuçların yeni tarım çeşitlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek bilgiler sağlaması bekleniyor. Merkezin otomatik yetiştirme sistemi, deneylerin gerektirdiği miktarlarda su ve besin sağlayabiliyor. Seralarda marul, patates ve domates gibi türler sürekli izlenirken bitkilerin büyümesi, kök gelişimi, su tüketimi ve farklı çevresel koşullara verdiği tepkiler kaydediliyor. Sıcaklık, ışık, nem, karbondioksit yoğunluğu, toprak özellikleri, mikroorganizmalarla etkileşim, bitkiler arasındaki rekabet ve hastalıklara dayanıklılık da ölçülen göstergeler arasında yer alıyor. Ekofenotipleme yaklaşımı, bitkilerin toprak üstündeki ve kök bölgesindeki özellikleriyle performansını kontrollü ortamlarda veya tarla koşullarında nicel ve otomatik biçimde değerlendirmeye dayanıyor. Araştırmacılar bu ölçümleri bitkilerin genetik bilgileriyle ilişkilendirerek belirli koşullarda daha iyi performans gösteren genotipleri saptayabiliyor. Bu özellikler, ıslah programlarının kuraklık, tuzluluk ve hastalıklara daha uyumlu materyalleri daha erken seçmesine yardımcı olabiliyor. Merkezdeki çalışma, bitkilerin yalnızca nihai verimini değil, gelişim süreci boyunca çevresel strese nasıl tepki verdiğini de izliyor. Bu sayede ıslah programlarında sonraki aşamalarda test edilmesi gereken çeşit sayısının azaltılmasına ve yeni çeşitlerin geliştirilmesi için gereken sürenin kısaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Ancak yapay zekâ ve otomasyonla elde edilen sonuçların gerçek tarla koşullarında doğrulanması gerekiyor. NPEC’in altyapısı diğer ülkelerden araştırmacıların kullanımına da açık. Merkez, Brezilya’daki Campinas Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Bitkilerin Moleküler Islah Merkezi ile bilimsel iş birlikleri yürütüyor. Bu çalışmalardan biri, otomatik kök fenotipleme sistemiyle bakteriler ve tahıllar arasındaki etkileşimi inceliyor.

Kazakistan-Tacikistan Tarım Ticareti Dokuz Ayda 564 Milyon Doları Aştı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan-Tacikistan Tarım Ticareti Dokuz Ayda 564 Milyon Doları Aştı

Kazakistan ile Tacikistan arasındaki tarım ticareti, 2026’nın ocak-eylül döneminde 564 milyon ABD dolarını aşarak geçen yılın aynı dönemine göre %32,5 arttı. Kazakistan’ın Tacikistan’a tarım ürünleri ihracatı aynı dönemde 550,2 milyon dolara ulaştı. Tarım ürünleri, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin %40’ını oluşturdu. Kazakistan Tarım Bakanı Aidarbek Saparov ile Tacikistanlı yetkililer, tarım ürünlerinde ikili ticaretin genişletilmesi, üretim iş birliğinin güçlendirilmesi ve tarım sektöründeki ortak çalışmaların ilerletilmesi konularını görüştü. Tacikistan tarafı bitkisel üretim, hayvancılık, ıslah ve modern teknolojilerin kullanımı alanlarında Kazakistan’la iş birliğini genişletmeye ilgi gösterdi. Kazakistan, 2026’da Tacikistan’a yaklaşık 1,1 milyon ton tahıl tedarik etti; bunun yaklaşık 900 bin tonunu buğday oluşturdu. Ayrıca Kazakistan’ın ilgili şirketi, Tacikistan’a 100 bin ton buğday sağlamak üzere anlaşma imzaladı ve şimdiye kadar 50.800 ton sevk edildi. 2025’te ayçiçek yağı sevkiyatı 83 bin tona çıkarken kanola yağı ihracatı altı katına, soya yağı ihracatı %35’e yükseldi. İki ülke, tarım iş birliğini 2027-2028 döneminde yoğunlaştırmak üzere bir yol haritası imzalamayı planlıyor. Belgede ticaretin genişletilmesi, bitkisel ve tohum üretimi, ıslah, hayvancılık verimliliği, veterinerlik ve bitki sağlığı güvenliğinin yanı sıra tarımın dijitalleştirilmesi, modern teknolojiler, bilimsel araştırma ve personel eğitimi başlıklarının yer alması öngörülüyor.

Slovakya’da Çiğ İnek Sütü Alım Fiyatı Eylülde Arttı
Görsel kaynağı: Teraz.sk — TASR · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Çiğ İnek Sütü Alım Fiyatı Eylülde Arttı

Slovakya’da çiğ inek sütünün ortalama alım fiyatı Eylül 2026’da bir önceki aya göre %4,7 artarak 100 kilogram başına 39,08 avroya yükseldi. Veriler, Slovakya Tarımsal Piyasa Bilgileri’nin (ATIS) güncel raporunda yer aldı. Q kalite sütünde aylık fiyat artışı %4,8 olurken, 1. sınıf sütün alım fiyatı 38,50, standart dışı sütün fiyatı ise 35,06 avro/100 kilogram olarak kaydedildi. İşleyiciler eylülde üreticilerden toplam 70 bin 359 ton çiğ inek sütü aldı. Bu miktar ağustosa göre %3,8 daha düşük kaldı. Buna karşılık yıllık bazda toplam süt alımı %9,8, Q kalite süt alımı ise %10,4 arttı. Eylül alımının %75,5’ini Q kalite süt oluşturdu.

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor

Avustralyalı ıstakoz, keçi eti ve şarap ihracatçıları, Şanghay’da düzenlenen Dokuzuncu Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda (CIIE) Çin pazarındaki faaliyetlerini ve büyüme hedeflerini tanıttı. Avustralya ulusal pavyonunda ziyaretçilere pişirilmiş kaya ıstakozu sunulurken, Geraldton Fishermen's Co-operative yöneticisi Marc Anderson, Çin’in Avustralya ıstakozu ithalatına yönelik kısıtlamaları kaldırmasından yaklaşık iki yıl sonra fuarın tüketicilerle yeniden bağlantı kurmak için fırsat sağladığını söyledi. Anderson, şirketlerinin yaklaşık 5.000 ton ıstakoza sahip olduğunu ve üretimin yaklaşık %60’ının Çin’e gidebileceğini belirtti. Batı Avustralya açıklarından çıkarılan ürünler hava yoluyla yaklaşık sekiz saatte Hong Kong’a taşınıyor; buradan Xiamen, Guangzhou veya Şanghay’a gönderiliyor. Çin pazarının güçlendiğini söyleyen Anderson, bu pazarı daha geniş ve çeşitlendirilmiş ihracat stratejilerinin parçası olarak gördüklerini ifade etti. Western Meat Exporters Pty Ltd, CIIE’ye ilk kez katılırken bütün keçi karkasları ile sıcak pot ve evde pişirme için hazırlanmış küp keçi eti sundu. Şirket, 13 yıldır Çin’e keçi eti ihraç ediyor ve Çin satışlarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Avustralya Swan Vintage Pty Ltd ise Çin’e yılda yaklaşık iki ila üç milyon şişe şarap ihraç ediyor; şirket yetkilisi Çin’in Avustralya dışındaki en önemli pazarı olduğunu söyledi. Avustralya’nın 1.700 metrekareden büyük ulusal pavyonunda 190 şirket paketli gıda, şarap, içecek, süt ürünleri, et, deniz ürünleri ve tarım ürünlerini sergiliyor. Austrade verilerine göre Avustralyalı şirketlerin fuardaki sergi alanı geçen yıla göre %25 genişledi; yaklaşık 30 ila 40 katılımcı ise CIIE’ye ilk kez katılıyor. Avustralya hükümeti, Çin’deki fuarlara katılımı destekleyen Access to New Market Initiative programını da uygulamaya koydu.

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak
Fotoğraf: ALEX CAMARA/ ANADOLU VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İspanya Tarım Bakanlığı, 2026-2027 sezonunda beklenen yüksek zeytinyağı üretiminin piyasada aşırı arz ve fiyat baskısı oluşturmasını önlemek amacıyla üretimin %12’sine karşılık gelen yaklaşık 188.000 tonun geçici olarak piyasaya sürülmemesini öngören bir düzenleme açıkladı. Depolanan ürünün 30 Eylül 2027’den itibaren yeniden satışına izin verilecek ve uygulama için mali tazminat sağlanmayacak. Bakanlık, 2026-2027 sezonu zeytinyağı üretimini önceki sezona göre %23 artışla 1,6 milyon ton olarak tahmin ediyor. Buna 357.040 tonluk başlangıç stoku da eklenince, toplam potansiyel arz düzenleme mekanizmasını devreye sokan yasal eşiğin üzerine çıkıyor. Depolama, yağhanelerin kendi tesislerinde veya üçüncü taraf depolarda yapılacak. İspanya, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık %40’ını karşılayan en büyük üretici ülke konumunda. Arz kısıtlaması, kuraklık ve aşırı sıcakların 2022-2023 ile 2023-2024 sezonlarında üretimi düşürmesinin ardından yaşanan toparlanma döneminde uygulanıyor. Ilıman sıcaklıklar ve ilkbahardaki yağışların da yüksek rekolte beklentisini desteklediği bildiriliyor. Üretici örgütleri düzenlemeyi olumlu karşılıyor. UPA Endülüs, çoğu işletmenin kârlılığı için kilogram başına yaklaşık 4,50 avroluk fiyat gerektiğini, mevcut fiyatın ise yaklaşık 3 avro olduğunu belirtiyor. Şişeleme ve rafinaj sanayisini temsil eden Anierac ise düzenlemeye karşı çıkıyor, yargıya başvurmayı planlıyor ve arzın kısıtlanmasının tüketici fiyatlarını yükseltebileceğini savunuyor. Bakanlık, uygulamanın üretimin seyrine göre 31 Aralık’tan itibaren değiştirilebileceğini de belirtiyor.

Belarus’ta Tarım Ürünleri İhracatı İçin 20 Milyar Dolarlık Hedef
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Belarus’ta Tarım Ürünleri İhracatı İçin 20 Milyar Dolarlık Hedef

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, ülkenin yıllık tarım ürünleri ihracatının 20 milyar dolara çıkarılması gerektiğini söyledi. Lukaşenko, yeni hedefin 10 milyar dolar değil 20 milyar dolar olması gerektiğini belirtti. Lukaşenko, küresel gıda talebinin artmayı sürdürdüğünü ifade etti. Belarus Tarım ve Gıda Bakanı Yury Gorlov ise ağustos ayında, ülkenin gıda ürünleri ihracat gelirinin 2025’te 10 milyar doları aşarak rekor kırdığını açıklamıştı.

Küresel Gıda Fiyatları Ekimde %1,2 Geriledi
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Ekimde %1,2 Geriledi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Gıda Fiyat Endeksi’nin ekimde bir önceki aya göre %1,2 gerileyerek 133,9 puana indiğini açıkladı. Endeks, yıllık bazda %5,9 daha yüksek kalırken Mart 2022’deki zirvesinin %16,4 altında bulundu. Tahıl fiyatları, art arda dört aylık yükselişin ardından aylık bazda %4,5 düştü. Şeker fiyatları %6,6, bitkisel yağ fiyatları ise %0,3 arttı. FAO, uluslararası mısır fiyatlarındaki gevşemede ABD’deki hasat baskısı, Güney Amerika’daki başlıca ihracatçılarda bol arz beklentisi ve Karadeniz bölgesinde gerilimin azalması beklentisinin etkili olduğunu bildirdi.

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi

ABD yönetimi, Çin’in yaklaşık bir yıl önce varılan ticaret anlaşmasındaki taahhütlerini derhal uygulaması gerektiği uyarısında bulundu. ABD Ticaret Temsilciliğine göre özellikle Çin’in tarımsal alımlar ile nadir toprak elementleri ve diğer kritik minerallerin teslimatına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi istendi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile telefon görüşmesi yaptı. ABD kurumları, Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde varılan anlaşmanın şartlarının uygulanması için Çin’in somut adımlar atmasının kritik olduğunu belirtti.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Japonya'da Pirinç Fiyatları Stok Fazlasıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya'da Pirinç Fiyatları Stok Fazlasıyla Geriliyor

Japonya'da pirinç fiyatlarındaki düşüş, piyasaya daha fazla ürün ulaşması ve özel sektör stoklarının yükselmesiyle sürüyor. 2025 hasadının sevk edilmeye başlamasının ardından tüketiciler ve restoranlar daha düşük fiyatlı stoklanmış veya ithal pirince yöneldi. Bu nedenle 2025 hasadının bir bölümü satılmadan kaldı ve piyasadaki arz baskısı arttı. Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre toptancılar ile diğer işletmelerin elindeki özel sektör pirinç stokları Haziran 2026'da 2,43 milyon metrik tona ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeyi gördü. Bu miktar, uygun stok seviyesi olarak belirtilen 2 milyon tonun üzerinde bulunuyor. Ayrıca 25 Eylül itibarıyla Japonya'nın 2026 temel pirinç hasadının önceki yıla göre yalnızca yaklaşık %1, yani 76 bin ton azalması bekleniyordu. Hasadın yine de bol olması ve özel sektör stoklarının artmaya devam etmesi öngörülüyor. Fiyatlardaki gerileme perakende satışlara da yansıdı. Ülke genelindeki yaklaşık 1.000 süpermarkette 12-18 Ekim döneminde satılan 5 kilogram pirincin ortalama fiyatı 2.821 yen oldu; bu, önceki haftaya göre 16 yenlik düşüş anlamına geliyor ve fiyatların art arda onuncu hafta gerilediğini gösteriyor. Ancak çiftçiler, traktör yakıtı ve gübre gibi girdilerdeki yüksek maliyetler nedeniyle düşük üretici fiyatlarının zarar etmelerine ve üretimi sürdürememelerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Yeni atanan Tarım Bakanı Arata Takebe, fiyatların hem üretimin ve yeniden yatırımın sürmesini sağlayacak hem de tüketicilerce kabul edilebilir bir düzeyde olması gerektiğini söyledi.

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da Tarım ve Sulama Komitesi Başkanı Muhsin el-Batran, stratejik mal ve ürünlerde kendine yeterlilik oranlarının artırılması için Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığının politikalarının genel görüşmede ele alınmasını talep etti. El-Batran, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek yerli üretimi ve gıda güvenliğini güçlendirecek bir plan hazırlanmasını istedi. El-Batran’ın açıklamasına göre tarımsal üretimin yıllık ortalama büyüme hızı %4 olurken tüketimdeki ortalama artış %2’de kaldı. Buna rağmen bu farkın stratejik ürünlerin çoğunda kendine yeterlilik oranlarının gerilemesini önleyemediği belirtildi. Kendine yeterlilik oranları buğdayda %47, mısırda %70, pirinçte %95, kırmızı ette %75, baklada %33 ve yağlarda %12 olarak açıklandı. Düşük oranların tarım ticareti dengesini etkilediği ve iç tüketim ihtiyacını karşılamak için küresel piyasalara bağımlılığı artırdığı aktarıldı. El-Batran, fiyat politikalarındaki istikrarsızlık, finansman sorunları, sözleşmeli tarımın uygulanmasındaki engeller, tarımsal araştırma altyapısındaki eksiklikler ve üretim girdilerinin yetersizliğini sektörün başlıca sorunları arasında sıraladı. Genel görüşme talebinde stratejik ürün üretiminin yatay ve dikey genişlemeyle artırılması, Mısır’ın rekabet avantajına sahip olduğu ürünlere odaklanılması ve tarımsal ihracatta gıda işleme yoluyla katma değerin yükseltilmesi istendi. Mısır Şura Meclisinin tarım politikası, stratejik ürünlerde kendine yeterlilik ve hayvansal, kanatlı ve su ürünleri ihtiyacının karşılanmasına ilişkin talepleri genel oturumlarda ele alması bekleniyor.

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı

Fas'taki kanatlı işletmeleri 2025'te 828 bin ton kanatlı eti ve 7,06 milyar adet tüketimlik yumurta üretti. Tarım Bakanlığının Dawajine 2026 fuarının açılışında paylaştığı bilançoya göre bu üretim, ulusal talebin tamamını karşıladı. 2021-2030 sözleşme programında 912 bin ton beyaz et ve 7,6 milyar yumurta hedeflenirken sektör bu hedeflerin sırasıyla %91'ine ve %93'üne ulaştı. Üretim, 2023'te açıklanan 745 bin ton beyaz et ve 6,1 milyar yumurtaya göre iki kampanyada arttı. Kaynağa göre beyaz et üretimindeki artış %11, yumurta üretimindeki artış %16 oldu. Kanatlı eti, Fas'ta tüketilen etin %55'ini oluşturuyor; sektörün yıllık cirosu 48 milyar dirhem, doğrudan istihdamı ise 181 bin kişi olarak veriliyor. Devlet ile FISA arasında 4 Mayıs 2023'te imzalanan sözleşme programı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamında 2,02 milyar dirhem kaynak öngörüyor. Bunun 1,4 milyar dirhemi sektörler arası kuruluş tarafından, 620 milyon dirhemi ise devlet tarafından karşılanıyor. Program ayrıca 2030'a kadar 140 bin ilave istihdam hedefliyor. Program; işletmelerin modernizasyonu, damızlıkların Fas'ta üretilmesi, kuluçkahaneler ve yem fabrikalarının kurulması ile kesimhane, parçalama, paketleme ve yumurta işleme yatırımlarını destekliyor. Yemlerde kullanılan mısır ve soyanın büyük bölümünün ithal edilmesi, üreticileri dünya fiyatlarındaki değişimlere açık bırakıyor. İç talebin karşılanmasının ardından sektör, özellikle Afrika pazarlarını büyümenin başlıca alanı olarak görüyor.

FAO Küresel Gıda Fiyatları Endeksi Ekimde Geriledi; Pirinç ve Şeker Arttı
Görsel kaynağı: 20 Minutes France · Özgün haber
Veri haberi

FAO Küresel Gıda Fiyatları Endeksi Ekimde Geriledi; Pirinç ve Şeker Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) küresel gıda fiyatları endeksi, Ekim 2026'da bir önceki aya göre %1,2 geriledi. Endeks, yıllık bazda ise %5,9 daha yüksek kaldı. En belirgin düşüş, aylık %4,5 gerileyen tahıl fiyatları endeksinde görüldü. Buğday fiyatlarındaki düşüşte zayıflayan talep ile Arjantin'deki daha iyi hasat beklentileri etkili oldu. ABD'de mısır verimlerinin beklentileri aşması da mısır fiyatlarını aşağı çekti. Bitkisel yağ, et ve süt ürünleri fiyatları da Ekim ayında hafifçe geriledi. Pirinç fiyatları ise Ekimde %1,6, yıllık bazda %14 arttı. Büyük ihracatçı ülkelerdeki hasat gecikmeleri, pirincin Asya piyasalarına ulaşmasını yavaşlattı. FAO, dünya pirinç üretiminin 2026'da 522 milyon tona gerilemesini ve yıllık %2,5 düşmesini bekliyor. Bu gerçekleşirse üretim dört sezon sonra ilk kez azalacak. Şeker fiyatları aylık %6,6, yıllık %28,8 yükselerek Aralık 2024'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Brezilya'daki yağışlar şeker kamışı hasadını aksatırken Hindistan, Tayland ve Avrupa Birliği'ndeki üretim görünümü belirsiz kaldı.

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Paraguay’da Agrotec’in Élite del Rinde girişiminin ilk aşamasında soya ve mısır üretim sonuçlarıyla öne çıkan sekiz üretici tanındı. Yedi üretim bölgesini kapsayan girişimde üç üretici, soya ve mısır hasatlarının birlikte değerlendirildiği hektar başına 15.000 kilogramlık hedefi aştı. Ödül töreni 30 Ekim’de Ciudad del Este’de düzenlendi. Fazenda Almeida, 15.783 kg/ha verimle girişimin ulusal şampiyonu oldu. Agro Campo 15.482,68 kg/ha, IMAPO SRL ise 15.387,10 kg/ha seviyesine ulaştı. Diğer bölgesel ödüller Santa Rita, Nueva Esperanza, Bella Vista, San Alberto, Pedro Juan Caballero, San Pedro ve Campo 9’dan üreticilere verildi. Élite del Rinde’in ilk aşamasındaki ortalama verim 12.740 kg/ha olarak açıklandı. Bu sonuç, kaynakta ulusal referans olarak verilen 10.160 kg/ha seviyesinin %25,4 üzerinde gerçekleşti. Girişim, farklı bölgelerdeki agronomik ve çevresel koşulların verim sonuçlarını etkilediğini belirterek, uygulamaların her bölgenin koşullarına uyarlanmasına vurgu yaptı. Agrotec Genel Müdürü Alex Román, ortalamanın aşılmasını şirketin farklı birimlerinin teknik bilgi, piyasa deneyimi ve özel bilgileri sürdürülebilir bir metodolojiyle uygulamasına bağladı. Román, girişimin ilk aşamasında yatırılan her bir dolar için 3,3 dolarlık getiri elde edildiğini söyledi. Program ayrıca teknik karar alma, planlama, kaynakların verimli kullanımı ve teknolojinin tarımsal rekabetçiliği desteklemedeki rolünü öne çıkarıyor.

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir

Bonn Üniversitesi liderliğinde hazırlanan kapsamlı bir araştırmaya göre akıllı tarım çözümleri, yalnızca teknolojik bir yenilik olmaktan çıkarak tarım sektörünün rekabetçiliği açısından önemli bir koşula dönüşüyor. Küresel tarım alanlarının yaklaşık yarısında bu sistemlerin ekonomik olarak uygulanabilir olduğu belirtilirken, çevre koruma düzenlemelerinin sıkılaşması halinde oranın %75’e ulaşabileceği aktarılıyor. Kuralların gevşetilmesi durumunda ise ekonomik olarak sisteme dahil edilebilecek alanların oranının %31’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Araştırmada akıllı tarımın temelini hedefli müdahale oluşturuyor. Dronlar zararlıları ve besin eksikliklerini erken tespit ederken, GPS kontrollü makineler yalnızca gerekli bölgelere ve ihtiyaç duyulan miktarda bitki koruma ürünü ya da gübre uyguluyor. Otonom yabancı ot temizleme robotları ile toprak nemini izleyen akıllı sulama sistemleri de girdi ve su kullanımını azaltmaya yönelik kullanılıyor. Bu çözümlerin, kuraklık ve aşırı kimyasal kullanımı gibi çevresel sorunların ağır olduğu bölgelerde daha fazla yarar sağladığı belirtiliyor. Teknolojiden elde edilen ekonomik fayda bölgelere göre değişiyor. Yüksek gelirli, ortalama işletme büyüklüğü fazla ve düzenlemeleri sıkı olan Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya’da robotlaşma ve hedefli uygulamalar önemli tasarruf sağlayabiliyor. Buna karşılık gelişmekte olan bölgelerde geçiş; yüksek yatırım gereksinimi, yetersiz dijital altyapı ve uzmanlık ihtiyacı nedeniyle zorlaşıyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin de bu araçlardan yararlanabilmesi için tarım politikası destekleri ve teşvik sistemlerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Brezilya, Türkiye’deki COP31’de İklim Taahhütlerini Sunacak
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya, Türkiye’deki COP31’de İklim Taahhütlerini Sunacak

Brezilya, Türkiye’de düzenlenecek COP31 İklim Konferansı’nda iklim gündemindeki ilerlemelerini ve taahhütlerini sunmayı planlıyor. Ülke, Belém’de düzenlenen COP30’un ardından emisyon azaltımı ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum alanlarında kaydettiği ilerlemeyi ve sonraki adımlarını ortaya koymayı hedefliyor. Brezilya’nın gündeminde sera gazı emisyonlarını azaltacak çözümlerin uygulanması, üretim sektörlerinin aşırı iklim olaylarına hazırlanması ve özellikle tarım sektöründe dayanıklılık oluşturulması için finansman sağlanması bulunuyor. Konferansta, sektörlerin aşırı iklim olayları karşısındaki dayanıklılığını ölçmeye yönelik uyum göstergelerinin oluşturulması da ele alınacak. Hükümet ayrıca düşük emisyonlu tarım programlarını, üretim sistemlerinin iyileştirilmesini ve biyoyakıt deneyimini ekonominin karbonsuzlaştırılması için öne çıkaracak. Brezilya, emisyonları 2035’e kadar azaltma hedefi dahil uluslararası taahhütlerini yerine getirdiğini göstermeyi amaçlıyor. COP31’den yeni finansman taahhütleri ve uyumu güçlendirecek somut önlemler bekleniyor.

Elma, Armut ve Domateste Limit Üstü, Salatalıkta Tavsiye Dışı Bitki Koruma Ürünü Bulundu
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber
Veri haberi

Elma, Armut ve Domateste Limit Üstü, Salatalıkta Tavsiye Dışı Bitki Koruma Ürünü Bulundu

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tarım Dairesi, 30 Ekim–5 Kasım tarihleri arasında ithal ve yerli ürünlerden alınan numunelerde pestisit analizi yaptı. Avrupa Birliği’nde geçerli maksimum kalıntı limitlerine göre yapılan değerlendirmede elma, armut ve domateste limit üstü, salatalıkta ise tavsiye dışı bitki koruma ürünü tespit edildi. İthal 64 ürün numunesinin 59’u temiz bulunurken, beş numunede uygunsuzluk belirlendi. İki çeşit elma ile domates menşeine iade edildi, bir elma iade edilecek; armut ile yerli salatalık imha edildi. Yerli 13 numunenin 12’si temiz çıktı.

Lukaşenko, Belarus Tarımında Sübvansiyon Sisteminin Gözden Geçirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Sputnik Belarus · Özgün haber

Lukaşenko, Belarus Tarımında Sübvansiyon Sisteminin Gözden Geçirilmesini İstedi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Şklov’daki çalışma ziyareti sırasında tarım sektöründeki sübvansiyon yaklaşımının yakın zamanda ele alınmasını istedi. Lukaşenko, tarımda devlet desteğine dayalı bağımlılık anlayışına son verilmesi gerektiğini belirtti. Finansmanın mutlaka azaltılmayacağını, hatta artırılabileceğini söyleyen Lukaşenko, yardımın gerçekten ihtiyaç duyan işletmelere yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca tüm tarım işletmelerinde düzen sağlanmasını ve bu sorumluluğun ilçe yürütme komitesi başkanlarınca yerine getirilmesini istedi.

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor
Fotoğraf: Shutterstock · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor

Çekya’da gıda üreticilerinin yeni yılın başı için gönderdiği yeni fiyat listelerinde belirgin artışlar görülüyor. Çek Ticaret ve Turizm Birliği Başkanı Tomáš Prouza, tüketicilerin bazı gıdalar için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağını söyledi. Girdi maliyetlerindeki artıştan en fazla süt ürünleri ve unlu mamuller sektörlerinin etkilenmesi beklenirken, meyve ve sebzede de zam öngörülüyor. Ülkede bazı gıda ve alkolsüz içecek fiyatları son dönemde geriledi; süt ve tereyağı rekor düşük seviyelere ulaştı. Habere göre bu durum, Avrupa genelindeki süt fazlası, aşırı üretim, Çin ve Asya’ya ihracatın sınırlanması ve Orta Doğu’daki çatışmanın ihracatı zorlaştırmasıyla ilişkilendiriliyor. Marketlerin yıl sonundaki rekabetçi indirimleri de fiyat artışlarını geçici olarak sınırlıyor. Ekim ayında yıllık enflasyonun %2,4 olduğu, eylülde bu oranın %2,5 olarak tahmin edildiği belirtildi. Prouza’ya göre enerji maliyetleri tarımsal ve gıda üretiminin yanı sıra lojistik ve depolamayı pahalılaştırıyor. İş gücü açığı, düşük işsizlik ve ocaktan itibaren asgari ücretin %10 artırılması da üretici ve gıda işletmelerinin maliyetlerini yükseltecek. Gübre fiyatlarındaki artışın etkisinin ise gelecek sezonda ortaya çıkması bekleniyor. Fiyatların ne ölçüde artacağı, mağazaların temel gıdaları alış fiyatının altında satmasını sınırlayacak bir düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına da bağlı olacak. Çekya Gıda Odası, tartışmanın genel bir indirim yasağı olmadığını ve altı ila sekiz temel ürünü kapsayacağını savunuyor; düzenlemenin yürürlüğe girip girmeyeceği henüz kesin değil.

Moldova’da Çiftçilere MAME 2 Kapsamında 35 Milyon Avroluk Finansman Planı
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçilere MAME 2 Kapsamında 35 Milyon Avroluk Finansman Planı

Moldova’da çiftçilerin tarım makineleri ve ekipman alımında kullanabileceği yeni finansman programı MAME 2 için hazırlıklar son aşamaya geldi. Tarımın Geliştirilmesi ve Modernizasyonu Ajansı (ADMA) İcra Direktörü Maxim Popov’un açıklamasına göre program, teminat göstermeden finansmana erişim, daha uzun geri ödeme süresi ve %20 avans koşulu sunacak. Uygulamanın en geç Nisan-Mayıs 2027’de başlaması hedefleniyor. Programın yürürlüğe girmesi için değişim notlarının 9 Kasım’da Japonya’nın Moldova büyükelçisi ile dışişleri bakanı arasında imzalanması planlanıyor. Kredi anlaşması ile uygulama mutabakatının ise 17 Kasım’da Tokyo’da imzalanması öngörülüyor. Popov, değişim notları imzalanmadan kredi anlaşmasının imzalanamayacağını belirterek sürecin henüz planlama aşamasında olduğunu ifade etti. Popov’un verdiği bilgiye göre MAME 2 için 35 milyon avroluk finansman öngörülüyor. İlk MAME programında yaklaşık 18 milyon dolarlık bir finansmandan söz edildiğini belirten Popov, yeni programda kredi geri ödeme süresinin dört veya beş yıl olacağını ve çiftçilerden, yaşları ya da işletme biçimleri ne olursa olsun, %20 avans alınacağını söyledi. MAME 2, önceki programa kıyasla daha geniş bir ekipman grubunu kapsayacak. Finansman; tarım makinelerinin yanı sıra sulama sistemleri, bahçecilik sektörünü destekleyen sistemler ve işleme teknolojilerinin alımında kullanılabilecek. Programla bağlantılı olarak çiftçiler ve bağcılar için Japonya’ya birden fazla çalışma ziyareti düzenlenmesi de planlanıyor. ADMA’ya göre ülkede her yıl yüzlerce çiftçi kurumun finansman araçlarına başvuruyor.

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı

Piravë’de Strajşte sulama sisteminin üçüncü aşamasının uygulanmasına başlandı. Tarım, Ormancılık ve Su Ekonomisi Bakanı Borçe Serafimovski’nin açıklamasına göre 25 milyon avro değerindeki yatırım, Valandova bölgesinde 1.500 hektar tarım arazisini kapsayacak ve yaklaşık 6.000 çiftçinin sulama ihtiyacını karşılayacak. Proje kapsamında damla sulama sisteminin kurulması, suyun daha hassas dozlanması ve daha ekonomik kullanılması planlanıyor. Serafimovski, altyapının çiftçilere ürün yetiştiriciliği üzerinde daha fazla kontrol sağlamasının yanı sıra daha istikrarlı verim ve özellikle yılın kurak dönemlerinde daha yüksek kaliteli üretim için koşul oluşturacağını belirtti. Yatırımda 70 kilometrelik basınçlı boru şebekesi, yaklaşık 500 hidrant ve yeni bir pompa istasyonunun inşası öngörülüyor. Çiftçilere ayrıca sulama sisteminin verimli kullanımı ve sulamanın toprak nemi, hava koşulları ile ürün ihtiyaçlarına göre ayarlanması için danışmanlık ve uygulamalı eğitim desteği verilecek. Bakanın açıklamasına göre proje, tarımsal işletmelerde uzun vadeli yatırımları desteklemeyi; daha istikrarlı üretim yoluyla çiftçi gelirleri ile işleme, depolama ve ticaret faaliyetlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Strajşte sistemi, Vardar Vadisi projesinin ilk iki aşamasının devamı olarak ve Alman kalkınma bankası KfW ile ortaklığın sürdürülmesi kapsamında uygulanıyor.

Çin'deki Fuarda ABD Tarım Şirketlerinden 650 Milyon Dolarlık Anlaşma
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin'deki Fuarda ABD Tarım Şirketlerinden 650 Milyon Dolarlık Anlaşma

Çin'in Şanghay kentinde düzenlenen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nda ABD Gıda ve Tarım Pavyonu'na 40'tan fazla ticaret birliği ve şirket katıldı. Bu sayı, geçen yılki fuarda yer alan 19 katılımcının üzerine çıktı. ABD'li katılımcılar, fuarın ilk günündeki imza töreninde toplam değeri 650 milyon doları aşan altı anlaşma yaptı. Anlaşmaların en büyüğü, Illinois merkezli Hang Tung Resources'ın sorgum ve buğday için imzaladığı yaklaşık 600 milyon dolar değerindeki üç sözleşme oldu. New York merkezli CLB Management 51 milyon dolarlık sığır eti satışı gerçekleştirirken, Idaho merkezli hayvan besleme şirketi Dynamite da 1,5 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Anlaşmalar, fuardaki ABD tarım ve gıda şirketlerinin Çin pazarına yönelik ticari ilgisini ortaya koydu. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, Çin'in ABD'den tarım ürünü alımlarını genişletmeye her zaman açık olduğunu, ancak bunun iki ülke arasındaki 30 milyar dolarlık karşılıklı gümrük vergisi indirimi düzenlemesinin uygulanmasına bağlı bulunduğunu söyledi. Huang, tarım ticareti için gümrük vergilerinin düşürülmesi, tarife dışı engellerin azaltılması ve pazar erişiminin genişletilmesi çağrısı yaptı. Çin ve ABD, eylül ayında gerçekleştirdikleri ekonomik ve ticari istişarelerin sekizinci turunda, birbirlerinden ithal edilen yaklaşık 30 milyar dolarlık mallar için karşılıklı tarife indirimi konusunda anlaşmıştı. Kapsama alınan ürünlerin yaklaşık %90'ında vergilerin en çok kayrılan ülke oranlarına indirilmesi öngörülüyor. İndirimler, iki tarafın kendi iç hukuk prosedürlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı uygulanacak. Çinli analistler, şirketlerin satın alma kararlarını pazar talebi, fiyatlar ve ticari koşullara göre verdiğini belirtti. Analistlere göre, son yıllarda ABD ticaret ortamındaki değişiklikler ve tarife önlemleri nedeniyle birçok Çinli ithalatçı tedarikçilerini çeşitlendiriyor. Bu nedenle, ABD'nin Çin'le tarife indirimleri konusunda karşılıklı uygulamayı ilerletmesinin ikili tarım ticareti için daha istikrarlı koşullar oluşturacağı ifade edildi.

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı
Fotoğraf: Vlada CG · Özgün haber

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Karadağ, Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında gıda güvenliği, resmi kontroller, hayvan ve bitki sağlığı ile hayvansal yan ürünlerin yönetimini içeren 12. Faslı kapattı. Tarım Bakanı Vladimir Joković, bu süreçteki yükümlülüklerin önemli bölümünün Tarım Bakanlığı ile bağlı kurumların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Fasıl kapsamında ilgili temel yasalar kabul edilirken resmi kontroller sistemi geliştirildi. Çiğ süt kalitesinin artırılması ve gıda üretim ve işleme tesislerinin Avrupa talepleriyle uyumlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlandı. Küçük üreticiler ile geleneksel üretime, Avrupa standartlarına uyum sağlanırken yerel tarımın özelliklerinin korunması amacıyla özel önem verildi. Faslın kapatılması reformların tamamlandığı anlamına gelmiyor. Karadağ’ın önündeki öncelikler arasında sınır kontrol noktalarının ve hayvansal yan ürün yönetim tesislerinin kurulması, laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi ve uzman kadronun güçlendirilmesi bulunuyor. Bakanlık, Avrupa Birliği üyeliğine kadar Avrupa standartlarının tam uygulanması için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.