ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

6 haber · Sayfa 1

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Günde 50 Gram İşlenmiş Et, Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Artırabilir

İşlenmiş et tüketimi, özellikle kalın bağırsak kanseri riskindeki artışla ilişkilendiriliyor. Bu gruba yalnızca pastırma ve sosis değil; sucuk, salam, dondurulmuş et köftesi ve tavuk nuggetları da giriyor. Uzmanlara göre işlenmiş et, tütsüleme, salamura, tuzlama veya kimyasal koruyucu eklenmesiyle elde ediliyor. İşleme sırasında kullanılan nitrit ve nitratların sindirim sisteminde N-nitrozo bileşikleri oluşturabileceği belirtiliyor. Tütsüleme sırasında yağın sıcak yüzeylere damlamasıyla polisiklik aromatik hidrokarbonlar ortaya çıkabiliyor. Yüksek tuz alımının da sindirim sistemi mukozasına zarar vererek kanserojenlerin etkisini kolaylaştırabileceği aktarılıyor. Etin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi veya yanması ek zararlı maddeler oluşturabiliyor; bu bileşiklerin pişirmeyle ortadan kalkmayacağı ifade ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), 800'den fazla çalışmanın ardından 2015'te işlenmiş eti Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırdı. Kırmızı et ise Grup 2A'da, yani muhtemel kanserojen grubunda yer aldı. Kaynakta aktarılan değerlendirmeye göre günde yaklaşık 50 gram işlenmiş et tüketimi, kalın bağırsak kanseri riskini yaklaşık %18 artırabilir. Bu miktarın birkaç dilim pastırma, bir sosis veya birkaç dilim şarküteriye karşılık gelebileceği belirtildi. İşlenmiş etle ilgili en güçlü kanıtların kalın bağırsak kanseriyle bağlantılı olduğu, ancak araştırmaların mide, yemek borusu, pankreas ve meme kanseriyle de ilişkiye işaret ettiği aktarıldı. 2025 tarihli bir çalışmanın, kalın bağırsak tümörlerinde beslenmeyle doğrudan bağlantılı kronik iltihaplanmaya dair kanıtlar ortaya koyduğu belirtildi. Uzmanlar ayrıca nitritlerin DNA hasarı, hem demirinin hücre zarları ve DNA üzerinde olası etkileri ile bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmanın risk mekanizmaları arasında sayıldığını ifade ediyor. %18'lik artışın nüfus düzeyinde anlamlı olduğu, ancak kişisel riskin genetik, tüketim sıklığı ve genel yaşam tarzına göre değiştiği vurgulanıyor. Düzenli tüketim, aralıklı tüketime kıyasla daha önemli bir sorun olarak tanımlanıyor. Uzmanlar işlenmiş etin mümkün olduğunca azaltılmasını; yerine fırınlanmış hindi veya tavuk, tofu, humus, fasulye ve mercimek gibi seçeneklerin tercih edilmesini öneriyor. Buharda veya suda pişirme ile düşük sıcaklıkta fırınlama önerilirken kızartma ve etin yandığı ızgaranın sınırlandırılması tavsiye ediliyor.

Japonya’da Tarım İşletmeleri Yarıdan Fazla Azaldı, Ortak İşletmelerin Rolü Arttı
Görsel kaynağı: JAcom — Tarım Kooperatifleri Gazetesi · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Tarım İşletmeleri Yarıdan Fazla Azaldı, Ortak İşletmelerin Rolü Arttı

Japonya’daki tarım işletmelerinin sayısı 2010’da 1,679 milyondan 2025’te 836 bine gerileyerek yarıdan daha azına indi. 2020/25 dönemindeki azalış 240 bin işletme oldu. Bu sayı 2015/20 dönemindeki 302 binlik azalıştan düşük kalırken, azalış oranı %22,3’e çıkarak önceki dönemdeki %21,9’u aştı. Temel tarım işgücü de 1,036 milyon kişiye indi ve aynı dönemde %24 azaldı; Çin ve Hokuriku bölgelerinde düşüş yaklaşık %30 oldu. Kaynağa göre gerilemenin arka planında baby boom kuşağının emekliye ayrılması bulunuyor. Sonraki kuşağın bölgeden ayrılarak kentlerde yaşaması da tarım işgücünün yenilenmesini sınırlıyor. Uçida’nın hesaplamasına göre temel tarım işgücü 2035’te 590 bine, 2040’ta 460 bine düşebilir. Uçida, çiftçilerle çalışanları buluşturacak eşleştirme uygulamalarının ve dijital dönüşümün üretim alanında kullanılmasını önerdi. İşletilen tarım arazisi 2020/25 döneminde ülke genelinde 234 bin hektar azalarak 2,999 milyon hektara indi. Hokkaido’da 100 hektar ve üzerindeki işletmelerin payı %4,8 artışla %29,8’e çıktı. Tarım arazisinin sorumlu üreticilere aktarımı ise 2013-19 dönemindeki 301 bin hektarlık artıştan 2019-25 döneminde 125 bin hektara geriledi. Arazi azalırken yerleşim temelli ortak tarım işletmelerinin topladığı alan yaklaşık yatay kaldı ve bu işletmelerin payı Tōfu bölgelerinde yükselerek Çin bölgesinde %32,6’ya ulaştı. Uçida, bu yapıların ağ oluşturarak makineleri ortak kullanmasını ve ortak zararlı mücadelesi yürütmesini; ayrıca değerli tarım arazilerini korumak için arazi kullanım planlamasının güçlendirilmesini ve tarım altyapısına yatırım yapılmasını savundu.

İzlanda’da Balık Avı Eylülde %23 Geriledi
Görsel kaynağı: Auðlindin · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Balık Avı Eylülde %23 Geriledi

İzlanda’da eylülde karaya çıkarılan toplam balık avı 102 bin ton oldu. İzlanda İstatistik Kurumu’nun verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %23 daha düşük gerçekleşti. Düşüş pelajik avda daha belirgin oldu; yaklaşık 70 bin tonluk pelajik av yıllık bazda %30 geriledi. Demersal av yaklaşık 31 bin tonla %1 azalırken, Ekim 2025-Eylül 2026 dönemindeki toplam av 997 bin tona indi ve önceki 12 aylık döneme göre %4 düştü.

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Soya Fiyatını Artıran Neden: Yetersiz Yerli Üretim

Endonezya Tarım Bakanlığı (Kementan), soya fiyatlarının yükselmesinde yerli üretimin ulusal ihtiyacı karşılamaya yetmemesinin etkili olduğunu açıkladı. Tofu ve tempe üreticilerinin kullandığı soyanın kilogram fiyatı 9.500 Endonezya rupisinden 11.600 rupiye çıkarken, üreticiler fiyat artışını ürün fiyatlarına tamamen yansıtmak yerine ürün boyutlarını küçültüyor. Kementan, yerli üretimi artırmak amacıyla 2026’da 50 bin hektarlık alanda soya tohumu desteği sağladı. Bu alanlardan 50 bin ton üretim bekleniyor. Tohum desteğine gübre ve pestisit yardımı da eklenirse üretimin 75 bin tonun üzerine çıkabileceği belirtildi. Bakanlık, desteği çiftçilerin üretim maliyetlerine katkı sağlayan bir teşvik olarak tanımladı. Bapanas yetkilisi Hermawan’a göre hükümetin Soya Tedarik ve Fiyat İstikrarı Programı (SPHP), fiyatların belirlenen Satış Referans Fiyatı’nı (HAP) aşması halinde uygulanacak; program fiyat her yükseldiğinde otomatik sübvansiyon olarak devreye girmeyecek. İthal soya için tüketici düzeyindeki HAP kilogram başına 12 bin rupi olarak belirlendi. Cava’da ortalama fiyat 11.623 rupiyle bu seviyenin altında kalırken, Doğu Endonezya’da ortalama fiyat 12.097 rupiye ulaştı. SPHP’nin 2026 uygulaması için Bulog’a görev verilmesini ve uygulama esaslarının hazırlanmasını sağlayacak yeni bir düzenleme planlanıyor.

Moldova'da Sebze Sektörü İçin Maliyet ve Sulama Çözümü Aranıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova'da Sebze Sektörü İçin Maliyet ve Sulama Çözümü Aranıyor

Moldova’da sebze sektörünün durumu, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile sektörün danışma konseyi, üreticiler ve meslek kuruluşlarının katıldığı görüşmede ele alındı. Toplantıda sebze yetiştiriciliğinden ticaret ve işlemeye kadar uzanan zincirdeki sorunlar değerlendirildi. Katılımcılar, ülkede ekili alanlar ve ticari üretim hakkında daha kesin verilere ihtiyaç bulunduğunu belirtti. İstatistiklerde bildirilen alanların önemli bir bölümünün hanehalklarında toplanması, ticari üreticilerin işlettiği alanların ise daha düşük payda kalması nedeniyle daha fazla üreticinin ekonomik dolaşıma çekilmesi ve destek araçlarına erişimin kolaylaştırılması gündeme geldi. Patates üreticileri özellikle tohumluk, sulama, enerji, depolama, tasnifleme ve taşıma maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekti. Bakanlık, 2026-2030 dönemi Stratejik Tarım Politikası Programı kapsamındaki sebze üretimi tedbirlerini sundu. Programda küçük çiftlikler ile genç ve yeni üreticilerin yatırımlarına yönelik desteklerin yanı sıra ürün rotasyonu, toprak sağlığı ve küçük ölçekli sulama yatırımları öne çıkıyor. Açık tarla sebze üretimindeki istikrarın, işleme sanayisine sezon boyunca daha öngörülebilir hammadde sağlayabileceği belirtildi.

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak

İzlanda hükümetinin tarımda iklim eylemlerinin uygulanmasına ayırdığı kaynak, 2027 bütçe tasarısına göre gelecek yıl 40 milyon İzlanda kronu azaltılacak. Kesintinin ardından proje için 87 milyon İzlanda kronu tutarında katkı öngörülüyor. Kaynakta, hükümetin sera gazı salımını azaltma ve karbon tutumunu artırma amacıyla yayımladığı eylem planında tarıma özel bir başlık bulunduğu belirtiliyor. Tarımdaki emisyonların hayvancılık, arazi kullanımı, gübre kullanımı ile araç ve iş makinelerinde fosil yakıt yakılmasından kaynaklanan süreçleri kapsadığı aktarılıyor. Eylemler dört alana ayrılıyor: iklim dostu tarım, tarımda gübre kullanımı, hayvancılık ve kurutulmuş tarım arazileri. Bütçe tasarısındaki kaynak değişikliği bu kapsamda yürütülecek uygulamaların finansmanını ilgilendiriyor.