ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

4 haber · Sayfa 1

Mısır’da Nil Suyunu Saatlik İzleyen Sistemler Kullanılıyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Nil Suyunu Saatlik İzleyen Sistemler Kullanılıyor

Mısır’da eski Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdülati, su kaynaklarının yönetiminde erken uyarı ve anlık izleme sistemlerinin kullanıldığını açıkladı. Bakanlık tarafından 1992’de kurulan erken uyarı merkezi, Yukarı Nil ülkelerinde beklenen yağışları ve selleri öngörerek suyun Nil’in kaynaklarından Yüksek Baraj’a kadar hareketini değerlendirmeye yardımcı oluyor. Abdülati’nin aktardığına göre telemetri sistemleri, Nil Nehri ağını yaklaşık 55 bin kilometre boyunca izliyor ve su durumuna ilişkin her saat veri sağlıyor. Mobil uygulamalar, suyun ulaşmasında sorun yaşanan bölgelerin belirlenmesine ve mühendislerin hızlı müdahalesine destek veriyor. “Water Accounting” olarak anılan su muhasebesi teknolojisi ise yeraltı kuyuları ile su çekim oranlarının merkezi veri tabanlarından izlenmesinde kullanılıyor. Mısır’da nüfusun yılda yaklaşık 1,5 milyon artması ve 10 yılda yaklaşık 15 milyon kişilik ek nüfus beklenmesi, içme suyu ve kalkınma için yeni ihtiyaçlar doğuruyor. Kıyı bölgelerindeki gelişim için deniz suyu arıtımına 2016’da karar verilirken, yüksek enerji tüketen tesisler için güneş, rüzgâr, termik ve nükleer kaynakların çeşitlendirilmesi planlanıyor. Arıtılmış atık suyun yeşil alan, bahçe ve ağaçların sulanmasında yeniden kullanılması da öngörülüyor.

Tokyo’da Yüksek Binaların Çatılarında Üzüm ve Pirinç Yetiştiriliyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Tokyo’da Yüksek Binaların Çatılarında Üzüm ve Pirinç Yetiştiriliyor

Japonya’nın başkenti Tokyo’da gayrimenkul geliştiricisi Mori Building, yüksek binaların çatı ve yeşil alanlarında üzüm, pirinç ve farklı tarım ürünleri yetiştirerek kent sakinlerini doğayla buluşturuyor. Şirketin Minato semtindeki Akasaka Tameike Tower çatısında bulunan dört üzüm pergolasında bu yıl Kyoho üzümleri hasat edildi. Yaklaşık 100 metre yükseklikteki alanda çalışanlar, 17 Ağustos’ta yaklaşık 50 salkımı elle kesti. Akasaka’daki üzüm yetiştiriciliği 2001’de başladı. Aşırı yaz sıcakları hasadın zamanını öne çekerken, bu yıl yetersiz güneş ışığı nedeniyle yaprakların ve üzümlerin bir bölümü hastalıktan etkilendi. Çalışanlar, asmaların gelişimini desteklemek amacıyla hastalıklı kısımları düzenli olarak uzaklaştırdı. Aynı semtteki Roppongi Hills’te ise kompleksin 2003’te açılmasından bu yana çatıdaki çeltik alanında pirinç ekimi ve hasadı yapılıyor. Çocuklar ve diğer katılımcılar, her yıl değiştirilen iki pirinç çeşidinin yetiştirilmesine katılıyor; bugüne kadar programa yaklaşık 7.000 kişi dahil oldu. Mori Building bu uygulamaları, “Dikey Bahçe Şehri” olarak adlandırdığı kentsel gelişim yaklaşımının parçası olarak görüyor. Şirket, merkez Tokyo’daki yeniden geliştirme projelerinde 12 hektardan fazla yeşil alan oluşturdu. Büyük tesislerde 2025 mali yılındaki ortalama yeşil alan oranı yaklaşık %34’tü. Şirket son dönemde yalnızca yeşil alan miktarını artırmaya değil, böcekler ve mikroorganizmaları da kapsayan biyoçeşitliliği geliştirmeye odaklanıyor. Azabudai Hills’teki yaklaşık 60 metrekarelik Green Pool alanında yaklaşık 80 bitki türü yetiştiriliyor; yapay zekâ ve büyük veri, bitki türleri ile yerleşiminin belirlenmesinde kullanıldı.

Danimarka’da Azot Düzenlemesi Ertelenmeyecek
Görsel kaynağı: Netavisen Pio · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Azot Düzenlemesi Ertelenmeyecek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Danimarka Doğa ve Hayvan Refahı Bakanı Christian Rabjerg Madsen, 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesi planlanan yeni azot düzenlemesinin ertelenmeyeceğini açıkladı. Karar, düzenlemenin dayandığı veri temelinde Aarhus Üniversitesi tarafından hata kabul edilmesine rağmen alındı. Hükümetin Yeşil Alan Dönüşümü ve Su Ortamı Kurumu ile üniversite, hatalı hesaplamaları düzeltmek için çalışıyor. Düzenleme, her tarım işletmesinin yılbaşından itibaren salabileceği azot miktarını belirleyen hesaplamalara dayanıyor. Rabjerg Madsen, hesaplama hatasının su ortamının iyileştirilmesi ihtiyacını ortadan kaldırmadığını savundu. Bakana göre Danimarka fiyortlarında oksijen azalması, alg birikimi ve balık ölümleri sürüyor; düzenlemenin ertelenmesi bu sorunları çözmeyecek. Hükümet ortaklarından Sosyalist Halk Partisi de azaltımın planlandığı gibi uygulanması gerektiğini belirtirken, Radikal Sol erteleme seçeneğini reddetti. Bazı muhalif partiler ise Aarhus Üniversitesi’ndeki hata nedeniyle düzenlemenin ertelenmesini istedi. Hükümetteki Moderaterne de kısa süreliğine erteleme ihtimaline açık olabileceği mesajını verdi. Hesaplama hatası, çiftçilerin üretim planlarını yaptığı bir dönemde belirsizlik yarattı. Danimarkalı üreticilerin gelecek yılın ürünleri için planlama yaptığı, girdi alımlarını tamamladığı ve bazı bölgelerde ekime başladığı aktarılırken, düzeltilen rakamlar kesinleşene kadar işletmelerin yılbaşından itibaren geçerli olacak nihai kuralları bilmediği belirtildi. Bu durum, çiftçilerin üretim kararlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Ancak düzenlemenin ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin hükümet kararı değişmedi. Tartışmaya sektör kuruluşu FødevareDanmark da katıldı. Kuruluş, düzenlemenin hesaplama temelinin bağımsız biçimde incelenmesine kadar uygulamanın durdurulmasını ve öngörülen çevresel kazanımın hangi verilere dayandığının açıklanmasını istedi. FødevareDanmark’ın aktardığı 111 Danimarka ormanına ilişkin tarihsel araştırmalarda, insan etkisinin çok sınırlı olduğu beş ormanda yıllık azot sızıntısı hektar başına 44-60 kilogram olarak ölçüldü veya hesaplandı. Doğal alanlar için kullanılan referans değerleri ise hektar başına 2-5 kilogram düzeyinde bulunuyor. FødevareDanmark, bu verilerin tarım arazilerinin ormana dönüştürülmesiyle sağlanacağı öngörülen çevresel faydanın yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini savunuyor. Suserup Skov’da daha önce hektar başına yıllık 44 kilogramlık azot sızıntısı hesaplandığı, Aarhus Üniversitesi’nin NOVANA raporunda ise killi topraklardaki ekili tarlalar için ortalama yaklaşık 37 kilogramlık değer verildiği aktarıldı. Bununla birlikte orman ve tarım arazilerine ilişkin araştırmaların farklı yöntemlere dayandığı ve doğrudan karşılaştırılamayacağı belirtildi.

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü

Batı Avrupa, ölçümlerin başlamasından bu yana en sıcak yazını yaşadı. Avrupa Birliği’nin iklim izleme servisi Copernicus’un raporuna göre, haziran-ağustos döneminde bölgedeki yüzey hava sıcaklıkları son 10 yılın ortalamasının 2,5 derece üzerine çıktı. Avrupa genelinde yaz mevsimi, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yaz oldu. Sıcak hava dalgaları on binlerce kişinin ölümüne, hasatların zarar görmesine ve bazı elektrik santrallerinin durmasına yol açtı. Sıcaklık koşulları yaz başlamadan önce, mayıs sonundaki güçlü bir sıcak hava dalgasıyla ortaya çıktı ve eylül ayında da sürdü. Avrupa’nın yarısından fazlası, hissedilen sıcaklıkların 38 derecenin üzerine çıktığı çok güçlü termal stres koşullarından etkilendi. Batı Avrupa’nın en az %60’ında sıcaklıkların 30 dereceyi aştığı gün sayısı 17’ye ulaştı. Bu sayı 2003’te 11, 2025’te ise yedi gündü. Bölgede çok güçlü termal stresin görüldüğü gün sayısı da rekor düzeyde 13 olarak kaydedildi. Aşırı sıcaklar, kuraklık ve yangınların birleşimi tarımsal üretim, su kaynakları, enerji sistemleri, ulaşım, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde etkili oldu. Avrupa’daki nehirlerin yaz debileri 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine inerken, deniz yüzeyi sıcaklıkları da rekor seviyelere ulaştı. Kuraklık ve sıcak hava, bitki örtüsü yangınlarının kontrolsüz biçimde yayılmasını kolaylaştırdı. 2026’da eylül sonuna kadar yangınlardan 680 bin hektar etkilendi; bu, aynı dönem için kaydedilen en ağır üçüncü bilanço oldu. Rapora göre Avrupa’daki yangınlardan çıkan duman, son 20 yıl ortalamasına kıyasla havaya %30 daha fazla ince parçacık saldı. Copernicus yetkilisi Samantha Burgess, sonuçların yalnızca sıcaklık rekorlarıyla sınırlı kalmadığını, birbirine bağlı iklim risklerine karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Haberde, aşırı sıcakların iklim değişikliği nedeniyle daha yoğun ve sık hale geldiği, Avrupa’da El Niño’nun etkilerinin ise daha çok gıda fiyatlarının ve enflasyonun yükselmesi gibi dolaylı biçimlerde görüldüğü aktarıldı. Doktorlar ve klimatologlar, fosil yakıt kullanımından vazgeçilmesi, binalarda gölgelendirme ve kentlerde yeşil alanların artırılması çağrısında bulundu.