Buna karşılık 50 hektardan büyük işletmelerin ortalama gıda tüketimindeki payı OECD ülkelerinde %41,3, OECD dışındaki ülkelerde ise %28,3 olarak hesaplandı. Araştırmaya göre gelişmiş ülkelerde büyük tarım sistemleri iç üretimde baskın olsa da bu ülkelerde tüketilen gıdanın önemli bir bölümü, gelişmekte olan ülkelerdeki üreticiler de dahil olmak üzere küçük işletmelerden geliyor.

Çin ve Hindistan'da küçük üreticiler iç tarımda önemli bir rol oynuyor. Ancak iki ülke aynı zamanda büyük işletmelerde üretilen yüksek miktarda tahıl ve yağlı tohum ithal ediyor. Nüfus ve yaşam standardındaki artışın bu ürünlere talebi artırabileceği, bunun da Güney ve Orta Amerika'da büyük sanayileşmiş çiftliklerin genişlemesini ve daha çeşitli küçük üretim sistemlerinin zarar görmesini teşvik edebileceği belirtiliyor.

Araştırmacılar, küçük işletmelerin uluslararası pazarın yeni taleplerine uyum sağlamakta çoğu zaman sınırlı imkânlara sahip olduğuna dikkat çekiyor. Avrupa Birliği'nin ormansızlaşmaya katkı vermeyen ürünler düzenlemesi (EUDR), parsellerin jeolokasyonu ve ürünlerin izlenebilirliği için daha sıkı şartlar getiriyor. Bu yükümlülükler kooperatiflerde örgütlenen üreticiler için daha kolay karşılanabilirken bağımsız küçük işletmelere ek örgütsel ve finansal yük getirebiliyor. ABD ve Avrupa'dan kalkınma yardımının azalması da küçük üreticilere ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarına yönelik desteği sınırlayabilir. Araştırmacılar, küçük işletmelerin katkısını tanıyan ve onlara hedefli destek sağlayan politikalar çağrısı yapıyor.