ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

307 haber · Sayfa 10

Rusya’nın Eylül Tahıl İhracatı 3,8 Kat Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Eylül Tahıl İhracatı 3,8 Kat Geriledi

Rusya’nın başlıca tahıl türlerindeki ihracatı eylülde yaklaşık 1,7 milyon ton oldu. Rusya Tahıl Birliği izleme verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı ayına kıyasla 3,8 kat daha düşük gerçekleşti. Buğday sevkiyatı dört kat azalarak 1,36 milyon tona, arpa ihracatı 3,6 kat düşerek 215,5 bin tona geriledi. Mısır ihracatı ise %11,6 azalışla 103 bin ton oldu. Buğday 12 ülkeye gönderilirken, geçen yıl aynı dönemde sevkiyat yapılan ülke sayısı 37 idi. En büyük alıcı Mısır oldu ancak bu ülkeye ihracat 5,4 kat azalarak 216,6 bin tona indi. Kenya’ya sevkiyat %8 düşüşle 155,6 bin ton, Suudi Arabistan’a 2,3 kat düşüşle 131 bin ton ve Libya’ya 4,2 kat düşüşle 97,7 bin ton oldu. İran’ın alımları ise %23,6 artarak 92 bin tona çıktı. Arpa yalnızca İran’a gönderildi ve sevkiyat geçen yıla göre yarıya indi. Mısırın alıcıları İran ve Afganistan olurken, bu ülkelere sırasıyla 98,3 bin ton ve 4,7 bin ton ürün gönderildi. Tahılın aktarıldığı limanların sayısı da 45’ten 22’ye düştü. Azak-Karadeniz havzasındaki ihracat sorunları nedeniyle Baltık limanlarının payı arttı; Ust-Luga ve Vı­sotsk üzerinden yapılan sevkiyat toplamın %50’sini oluşturdu. ProZerno, sezonun ilk üç ayında Rusya’nın 8-8,5 milyon ton tahıl ihraç etmesini bekliyor; geçen sezonun aynı döneminde bu miktar 14 milyon tondu. Rusagrotrans’ın tahminine göre ise Rusya’nın bu sezon Kazakistan’a tahıl ihracatı 3,7 milyon tona çıkabilir; geçen sezon bu miktar 2,76 milyon ton olmuştu.

ABD’den Meksika’ya 218,6 Bin Ton Mısır Satışı Açıklandı
Görsel kaynağı: Notícias Agrícolas · Özgün haber
Veri haberi

ABD’den Meksika’ya 218,6 Bin Ton Mısır Satışı Açıklandı

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), cuma günü Meksika’ya 218,6 bin ton mısır satışını açıkladı. Duyuru, ABD’den Meksika’ya gerçekleştirilecek yeni mısır satışına ilişkin oldu. Açıklanan miktar 218,6 bin ton olarak bildirildi. Ana kaynakta satışın duyurulduğu belirtilirken, işlemin teslim tarihi, alıcısı veya ticari koşulları hakkında bu özet için kullanılabilecek başka ayrıntı yer almıyor.

Fitohormonların Tarla Yönetimindeki Kullanımı Genişliyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Fitohormonların Tarla Yönetimindeki Kullanımı Genişliyor

Fitohormonların tarımda kullanımı, bitkilerin büyümesi, gelişmesi ve çevresel koşullara verdiği tepkilerde oynadıkları rol nedeniyle genişliyor. Foliar özel gübreler alanında uzman Adolfo Luis dos Santos’a göre, özellikle büyümeyle ilişkili hormonların etkileri tarlada daha kolay gözlemlenebildiği için bu bileşiklere yönelik ilgi artıyor. Auxinler büyüme ve köklenmeyi, sitokininler hücre bölünmesi ve sürgün oluşumunu, giberellinler ise bitkinin uzaması ve çimlenmeyi etkiliyor. Etilen, meyvelerin olgunlaşması ve yaşlanmasıyla bağlantılı uygulamalarda kullanılırken brassinosteroidler; sıcak, soğuk, kuraklık ve tuzluluk gibi streslere verilen tepkilerde rol oynuyor. Salisilik asit savunma sinyallemesi ve olumsuz koşullara toleransla, strigolaktonlar ise dallanma, bitki mimarisi ve topraktaki yararlı mikroorganizmalarla etkileşimlerle ilişkilendiriliyor. Ayrıca absisik asit su düzenlemesi ve stres tepkilerinde, jasmonat grubu bileşikler ise savunma ve yaralanmaya verilen tepkilerde görev alıyor. Santos, hormonların etkisinin doz, uygulama zamanı, bitki türü, çevre ve hormonlar arasındaki etkileşime göre tamamen değişebileceğini belirtiyor. Bu nedenle fitohormonlar, tarımsal araştırmalarda geniş potansiyel taşıyan ancak hâlâ yeterince incelenmemiş bir alan olarak değerlendiriliyor.

Ukrayna’nın Tarım Ürünleri İhracatı Karadeniz Ablukasıyla Yarıya İndi
Görsel kaynağı: ORF · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tarım Ürünleri İhracatı Karadeniz Ablukasıyla Yarıya İndi

Rusya’nın Karadeniz limanlarını ablukaya alması nedeniyle Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatı yarıdan fazla geriledi. Tarım Bakanı Taras Vyssozkyj, 2026/2027 ekonomi yılında yaklaşık 30 milyon ton ürünün, yaklaşık 30 milyar dolar (yaklaşık 26 milyar avro) değerinde, ihraç edilemeyeceğini söyledi. Eylülde ihracat, planlanan sevkiyatın %46’sına denk gelen 2,4 milyon tonla sınırlı kaldı; bunun 1,4 milyon tonu tahıldı. Sevkiyatların %54’ü Tuna limanlarından, %41’i demiryoluyla, %5’i karayoluyla yapıldı. Ukrayna’nın Rus kontrolündeki limanlara giden gemilere yönelik saldırılarının ardından Rusya’nın Karadeniz ve Tuna limanlarına saldırıları deniz taşımacılığını büyük ölçüde durma noktasına getirdi.

İskoç Süt Üreticileri Düşük Fiyatlardan Endişeli
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

İskoç Süt Üreticileri Düşük Fiyatlardan Endişeli

İskoçya’da Müller’in Skelmersdale sözleşmesine süt sağlayan üreticiler, mevcut fiyat seviyesinin sürdürülemez olduğunu belirtti. Süt fiyatının nakliye maliyetleri hariç litre başına yaklaşık 28 peni olması, üreticilerin üretim maliyetlerini karşılayamamasına yol açıyor. NFU Scotland, konuyu Müller Milk & Ingredients yöneticileriyle yaptığı son toplantıda gündeme getirdi. Görüşmede piyasa koşulları, üretim seviyeleri ve gelecekteki yatırım planları ele alınırken, beklenen fiyat artışının anlamlı ve kalıcı bir iyileşmenin başlangıcı olması gerektiği ifade edildi.

Düşük Doz Biberiye Uçucu Yağı Kuzularda Canlı Ağırlık Artışını Destekledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Düşük Doz Biberiye Uçucu Yağı Kuzularda Canlı Ağırlık Artışını Destekledi

Cavalheiro Junior ve çalışma arkadaşlarının araştırması, yüksek enerjili rasyonlarla beslenen kuzuların yemine eklenen sarımsak ve biberiye uçucu yağlarının üretim performansı, karkas özellikleri ve et kalitesi üzerindeki etkisini inceledi. Denemede Texel, Dorper ve Santa Inês melezi 35 erkek kuzu, yalnızca uçucu yağların kullanım düzeyleri bakımından farklılaşan beş yem grubuna ayrıldı ve 105 gün boyunca izlendi. Rasyonlar enerji ve protein bakımından eşdeğerdi; kaba yem-konsantre oranı 30:70 olarak düzenlendi. En olumlu sonuçlar, kilogram kuru madde başına 86 miligram düşük doz biberiye uçucu yağı verilen grupta görüldü. Bu grupta günlük ortalama canlı ağırlık artışı yaklaşık 193 grama ulaşırken, uçucu yağ eklenmeyen kontrol grubunda 132 gramda kaldı. Biberiye verilen kuzularda yemden yararlanma da iyileşti. Denemenin son aşamalarında bu gruptaki kuru madde tüketiminin artması, araştırmacıların değerlendirmesine göre rasyona uyumun güçlenmiş olabileceğine işaret etti. Araştırmacılar, biberiye yağının düşük dozlarda rumen mikrobiyotasını ve fermantasyon süreçlerini olumlu yönde etkileyebileceğini, yüksek dozlarda ise lifleri parçalayan yararlı mikroorganizmaları da baskılayabilecek güçlü bir antimikrobiyal etki oluşturabileceğini belirtti. Bu nedenle çalışmada dozun önemli olduğu vurgulandı. Biberiye yağının olumlu etkileri denemenin özellikle ilk 30 gününden sonra belirginleşti. Deneme boyunca canlı ağırlık artışının kademeli olarak azalması ise kuzuların büyümesi sırasında görülen fizyolojik bir süreç olarak değerlendirildi. Düşük doz biberiye grubundaki kuzular en yüksek son canlı ağırlığa ve daha ağır karkaslara ulaştı. Bununla birlikte, kesim randımanları uygulamalar arasında değişmedi. Sarımsak uçucu yağının düşük veya yüksek dozları, üretim performansında kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme sağlamadı. Araştırmacılar, kullanılan sarımsak yağı düzeylerinin büyümeyi etkilemek için yetersiz kalmış olabileceğini belirtti. Uçucu yağ takviyesi etin son pH'ını, rengini ve lipid oksidasyonunu değerlendiren göstergeleri de anlamlı biçimde değiştirmedi; bu ölçümler tüm gruplarda benzer kaldı.

Bulgaristan’da 2026 Tarımsal Yatırım Kredilerinde Faiz İndirildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan’da 2026 Tarımsal Yatırım Kredilerinde Faiz İndirildi

Bulgaristan Devlet Tarım Fonu (DFZ) Yönetim Kurulu, 2026'da doğrudan fon tarafından finanse edilen yeni yatırım kredilerindeki faiz oranının ülkenin referans faiz oranına indirilmesine karar verdi. Düzenleme, tarım sektöründe kullandırılacak yeni yatırım kredilerini kapsıyor. Kararın, kredi koşullarını kolaylaştırmak amacıyla alındığı belirtildi. Açıklamada, referans faiz oranındaki değişimlerin yanı sıra tarım üreticilerinin kredi talebinde gözlenen kalıcı düşüşün de kararda etkili olduğu ifade edildi. Faiz indiriminin tarımda yeni yatırımları teşvik etmesi bekleniyor.

Brezilya’da Soya Piyasası Ekim Ayına Düşük Likiditeyle Başladı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Piyasası Ekim Ayına Düşük Likiditeyle Başladı

Brezilya soya piyasasında ekim ayının ilk işlem gününde hareketlilik düşük kaldı. Başlıca ticaret merkezlerinde fiyatlar farklı yönlerde seyrederken bazı bölgelerde gerileme, bazı bölgelerde ise değişmezlik görüldü. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, üreticilerin satış görüşmelerinden uzak durduğunu, alıcıların da tekliflerini düşürdüğünü belirtti. Bu tablo, işlemlerin yavaşlamasına ve piyasanın sıkışık kalmasına yol açtı. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) soya vadeli işlemleri de düşüşle kapandı. ABD’de hasadın ilerlemesini destekleyecek hava koşulları beklentisi, uluslararası piyasalardaki riskten kaçış ve fonların pozisyonlarını tasfiye etmesi satış baskısını artırdı. Reuters’ın aktardığı talep endişeleri ve ABD’de eylül ayındaki soya kırma faaliyetlerinin daha düşük olabileceği beklentisi de fiyatları baskılayan unsurlar arasında yer aldı. Brezilya piyasasındaki düşüşün daha sert olmasını ise doların değer kazanması ve primlerdeki hafif artış sınırladı. Buna karşın bu gelişmeler, işlemlerde güçlü bir toparlanma sağlamadı. ABD’nin 2026/27 sezonuna ilişkin net soya ihracat satışları, 24 Eylül’de sona eren haftada 1,033 milyon ton oldu. Çin, 589,4 bin tonla en büyük alıcı olurken toplam satışlar analistlerin 500 bin ila 1,4 milyon tonluk beklenti aralığında kaldı. Çin talebinin hızına ilişkin kaygılar ve ülkedeki işleme tesislerinin yüksek stokları, uluslararası piyasada daha kalıcı bir yükselişi sınırladı. Kasım 2026 teslimatlı soya kontratı %0,36, ocak 2027 kontratı ise %0,26 geriledi. Ticari dolar %0,98 yükselerek satışta 5,2237 Brezilya realinden kapandı.

Altın Sarılıkta Yalnızca Zararlıya Karşı Mücadele Yetmiyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Altın Sarılıkta Yalnızca Zararlıya Karşı Mücadele Yetmiyor

Bir değerlendirmede, üzümde görülen Flavescence dorée (FD) olarak adlandırılan altın sarılık fitoplazma hastalığıyla mücadelede yalnızca hastalık etmenine odaklanmanın yeterli olmayabileceği belirtildi. Hastalık ve zararın ortaya çıkışında zararlı organizmanın yanı sıra duyarlı bitki ile uygun çevre koşullarının birlikte rol oynadığı ifade edildi. Makaleye göre iklim değişikliğiyle artan çevresel stresler, bitkilerin parazitlere karşı duyarlılığını yükseltiyor. Uzun kuraklık dönemleri, sıcak hava dalgaları, yoğun morötesi ışınım, su dengesindeki ani değişimler, ani seller ve artan atmosferik kuraklık bitkilerde kalıcı fizyolojik stres oluşturabiliyor. Bu koşulların yalnızca verim kaybına değil, enfeksiyona yatkınlığın artmasına da yol açabileceği aktarıldı. Değerlendirmede bitkinin güncel fizyolojik durumunun, belirtilerin ortaya çıkışı ve zararın şiddeti bakımından zararlı organizma kadar önemli olduğu vurgulandı. Enerji ve su dengesi, beslenme, antioksidan sistem ile genel stres toleransının birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Üzümdeki FD hastalığının ise daha genel bir bitki fizyolojisi sürecini görünür kılan model bir örnek olduğu kaydedildi.

Bal Arıları Polen Tüketimini Amino Asit Dengesine göre Ayarlıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Bal Arıları Polen Tüketimini Amino Asit Dengesine göre Ayarlıyor

Oxford Üniversitesi ile Southampton, Lancaster ve Newcastle üniversiteleri ile Kudüs İbrani Üniversitesinden araştırmacıların Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmasına göre bal arıları, besinlerindeki esansiyel amino asitlerin oranına göre ne kadar yiyecek tüketeceklerini ayarlıyor. Araştırmacılar, Büyük Britanya’daki 26 bitki familyasına ait 99 çiçekli bitki türünün polenindeki amino asit bileşimini bal arılarının dokularındaki bileşimle karşılaştırdı. Sonuçlar, incelenen polen türlerinin çoğunun arıların beslenme ihtiyaçlarıyla tam olarak örtüşmediğini gösterdi. Çalışmanın laboratuvar aşamasında, farklı polen türlerinin ve arı dokusunun amino asit bileşimini taklit eden yapay yemler genç işçi arılara verildi. Amino asit oranı arıların ihtiyaçlarına daha uygun olan yemle beslenen arılar daha fazla tüketti, daha çok vücut ağırlığı kazandı ve proteinleri daha uygun bir besin oranında aldı. Histidinin görece yüksek olduğu yemlerde ise arılar toplam gıda tüketimini, hem protein hem de karbonhidrat alımını azalttı. Araştırmacılar, bunun bazı amino asitlerin aşırı alınmasını önleyen bir koruma mekanizması olabileceğini değerlendiriyor. Araştırmada, bal arılarının farklı bitkilerden topladığı poleni kovanda depoladığı karışım da incelendi. Arı ekmeği olarak adlandırılan bu karışımın amino asit bileşimi, tek tek polen türlerinin çoğuna göre daha dengeliydi. Arıların bu sistemi sayesinde farklı polen kaynaklarının besin eksikliklerini dengeleyebildiği belirtildi. Buna karşılık, polenle doğrudan beslenen yaban arıları ve yalnız yaşayan arılar, bitki çeşitliliğinin düşük olduğu bölgelerde uygun amino asit dengesini sağlamakta daha fazla zorlanabilir. Araştırmacılar, tozlayıcıları desteklemeye yönelik dikimlerde yalnızca sezon boyunca çiçek bulunmasına değil, farklı polen kaynaklarının çeşitliliğine de önem verilmesini önerdi.

Slovakya’da Kuraklık Mısır Verimini Düşürüyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Mısır Verimini Düşürüyor

Slovakya’da kuraklık, mısır hasadında düşük verim beklentilerini artırdı. Selice’de düzenlenen mısır tarla gününde, arazilerde uzun dönem ortalamasına göre 180 milimetrelik yağış açığı bulunduğu belirtildi. AGRO Divízia Selice işletmesi, dane mısırında hektar başına 4 tona kadar verim bekliyor. Ülkede dane mısır alanlarının yaklaşık %20’si hasat edilirken, üreticiler diğer bölgelerde de iyimser olmadıklarını bildirdi. Güney Slovakya’daki bazı işletmelerde hasat daha ileri aşamaya geldi. Galanta Bölgesel Tarım ve Gıda Odası verilerine göre, bölgede yaklaşık 12 bin hektarlık mısır ekiminin %60’ı tamamlandı ve dane mısırında ortalama verim 4 ton/hektar seviyesinde bulunuyor. Selice’de hasadın gelecek hafta başlaması beklenirken, kritik dönemde alınan 27 milimetrelik yağışın verimi 4 ton/hektar seviyesine taşıyabileceği umuluyor. Ancak bu sonuç, uzun süre 10 ton/hektar verime ulaşan işletme açısından yine de zayıf kabul ediliyor. Palárikovo’da ise bin hektarlık mısır hasadı tamamlandı ve ortalama verim 2,5 ton/hektar oldu. Nitra’nın kuzeyindeki bir işletme, 130 hektarlık alanda verimin 4-7 ton/hektar aralığında gerçekleşmesini bekliyor. Üreticilere göre buğdaydan sonra ekilen mısır daha iyi, şeker pancarından sonra ekilen mısır ise daha kötü durumda. Yağışların birçok bölgede ortalamanın yalnızca %25-30’una ulaşması, mısırın yanı sıra ayçiçeğinde de verim farkını daralttı. Düşük dane verimi nedeniyle bazı üreticiler, başlangıçta dane mısırı olarak planlanan ürünleri hayvancılık işletmelerine silajlık mısır olarak sattı. Bölgede silajlık mısır verimi 18-28 ton/hektar arasında bildirilirken, silajın besin değerinin beklenen düzeye ulaşmadığı belirtildi. Bir işletmede silajdaki nişasta oranı geçen yıl %38-42 iken bu yıl %20’ye düştü. Üreticiler, hayvanların verim kaybını sınırlamak için yeşil çavdar ve kışlık arpa ekim alanlarını artırmayı planlıyor. Mısır üretimindeki düşüşün, Slovakya’nın yıllar sonra yeniden ithalatçı konuma gelmesine yol açabileceği ve üretimin iç işleme sanayisi ile yem ihtiyacını karşılamayacağı ifade edildi. Kuraklık nedeniyle hükümetin 30 milyon avroluk tazminat sözüne Yeşil Mazot’tan 5 milyon avro daha eklendi. Ancak açıklamanın üzerinden bir ay geçmesine rağmen, ödemelerin işletmeler arasında hangi ölçütlerle dağıtılacağı henüz belirlenmedi.

Avrupa Tarımının Yeni Sınavı: Su
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarımının Yeni Sınavı: Su

Avrupa tarımında su, yalnızca çevre politikalarının konusu olmaktan çıkarak üretim ve gıda arzı güvenliğinin temel unsurlarından biri haline geliyor. Ypaithros’taki değerlendirmeye göre Ursula von der Leyen’in Avrupa Birliği’nin su girişimini duyurmasının ardından Avrupa Komisyonu, Su Dayanıklılığı Paydaş Platformu’nu başlattı. Platformun amacı, su dayanıklılığı stratejisinin uygulanmasını hızlandırmak olarak aktarılıyor. Farm Europe verilerine dayandırılan yazıda, kuraklığın 2026’da AB tarım arazilerinin yaklaşık %70’ini etkilediği belirtiliyor. Bununla birlikte su baskısının Avrupa genelinde aynı olmadığı; Akdeniz’de yapısal kuraklığın, Kuzey ve Orta Avrupa’da ise mevsimsel dengesizliklerle yeni kırılganlıkların öne çıktığı ifade ediliyor. Yunanistan gibi su baskısının kalıcı özellikler kazandığı ülkelerde çözümün yalnızca tüketimi azaltmaya indirgenemeyeceği savunuluyor. Yazı, uyum için su depolama kapasitesinin artırılması, modern sulama şebekeleri, suyun yeniden kullanımı, toprak yönetiminin iyileştirilmesi ve tarladaki kararları destekleyecek dijital araçların birlikte ele alınması gerektiğini öne sürüyor. Tarım topraklarının su tutma, yeraltı suyu rezervlerinin beslenmesi ve kuraklıkla seller karşısında dayanıklılık açısından da rol oynadığı belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun su dayanıklılığı yatırımlarını hızlandırmak üzere başlangıç hedefi 20 pilot proje olan bir mekanizma başlattığı aktarılırken, finansmanın yalnızca Ortak Tarım Politikası’ndan değil, daha geniş Avrupa araçlarından sağlanması gerektiği görüşü dile getiriliyor. Sigortanın zarar oluştuktan sonra devreye girdiği, asıl dayanıklılığın önleyici yatırımlarla başlaması gerektiği vurgulanıyor.

Mısır’da Rekor Buğday Üretimi Bekleniyor, İthalatın Düşebileceği Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Rekor Buğday Üretimi Bekleniyor, İthalatın Düşebileceği Öngörülüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’ın 2026/27 sezonunda buğday üretiminin rekor kırarak 10 milyon tona ulaşması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığının Dış Tarım Servisi (FAS) tahminine göre, dünyanın en büyük buğday alıcılarından Mısır’ın ithalatı da %23 düşerek 12 milyon tona gerileyebilir. Bu seviye, 2022/23 sezonundan bu yana görülebilecek en düşük ithalat miktarı olarak değerlendiriliyor. Üretimdeki artış beklentisi, ekim alanının geçen yılki 1,33 milyon hektardan 1,5 milyon hektara çıkmasına bağlanıyor. FAS’a göre daha geniş ekimin arkasında, devletin artırdığı buğday alım fiyatı bulunuyor. Ülkenin sezonluk buğday tüketiminin 20,7 milyon ton olması beklenirken, ithalattaki olası düşüşün Mısır’ın stratejik stoklarını yenileme politikasını nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor. Piyasalarda Kanada’nın kolza stokları da öne çıktı. Kanada’nın 31 Temmuz itibarıyla kolza stokları yıllık bazda %18,9 artarak 1,9 milyon tona yükseldi; çiftliklerdeki stoklar %121,4 artışla 837 bin tona çıktı. Paris Emtia Borsası MATIF’te Kasım 2026 vadeli kolza, 30 Eylül seansında %2,01 düşerek ton başına 535,50 avrodan kapandı. Haberde bu düşüşe artan Kanada arzının katkıda bulunmuş olabileceği belirtiliyor. Avrupa’da ise Macaristan’da kuruyan yüzey toprağının kolza ekimini zorlaştırdığı ve ekim alanının azalmasının muhtemel olduğu bildiriliyor. Romanya’da ekimin kuru toprak nedeniyle ancak ağustos sonuna doğru başladığı aktarılırken, Avrupa’nın ekim-aralık döneminde normalden daha sıcak bir hava yaşaması bekleniyor.

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı

Almanya’da çiftçiler ve taşıma işletmecileri, şeker pancarı hasadının başlamasıyla planlanan şeker vergisine karşı ülke çapında araçlı protesto başlattı. Pancar taşıyan kamyonlara “Şeker vergisine hayır!” yazılı etiketler yapıştırılırken, eylemle verginin şeker pancarı üretimi ve kırsal bölgeler üzerindeki olası sonuçlarına dikkat çekiliyor. Vergi henüz yürürlüğe girmiş değil; koalisyon gruplarının hazırladığı yasa taslağı bu hafta basına yansıdı. Taslağa göre 100 mililitrede 5 gramdan fazla ilave şeker içeren içecekler, Temmuz 2027’den itibaren üç kademeli bir tarifeyle vergilendirilecek. Federal Tarım Bakanlığı hesaplamalarına göre içecek pazarı üzerinden yılda 440.000 ila 556.000 ton şeker satılıyor. Agrarheute’nin aktardığı yaklaşık hesaplamada, verginin 11.500 ila 17.300 hektarlık şeker pancarı ekimini, yani yıllık alanın %3 ila 5’ini riske atabileceği belirtiliyor. Üreticiler, tüketicilerin şekerli içeceklerden uzaklaşmasıyla bölgesel pancar şekerinin yerini yapay tatlandırıcıların alabileceğinden endişe ediyor. Şeker üreticilerini temsil eden Wirtschaftliche Vereinigung Zucker’ın (WVZ) başkanı Stefan Streng, düşük şeker fiyatları, kuraklık, tarımsal zararlılar ile enerji ve iklim koruma maliyetlerinin sektörü zaten zorladığını söyledi. Hükümet, vergi artışının üretici ve perakendeciler tarafından tüketicilere yansıtılmasını ve kalıcı olarak yılda 1 milyar avronun üzerinde ek gelir sağlanmasını bekliyor. WVZ ayrıca yeni bildirim, denetim ve idari yüklerin de dolaylı olarak tüketicilere yansıyacağını savunuyor.

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor

Brüksel’de, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) temel unsurlarından biri olan “aktif çiftçi” tanımı için yeni bir çerçeve gündeme geldi. İrlanda başkanlığının sunduğu öneri, mevcut stratejik planların mimarisinde sürekliliği korurken üye devletlere tarımsal faaliyet ile desteklerden yararlanabilecek yüzeyleri tanımlama konusunda geniş yetki bırakıyor. Öneri, Tarım Konseyi’nin 28 Eylül’deki çalışmalarında OTP’nin 2027 sonrası düzenlemesiyle birlikte ele alındı. Taslağa göre aktif çiftçi, en az asgari düzeyde tarımsal faaliyet yürüten kişi veya işletme olacak. Ancak yarı zamanlı ya da birden fazla ekonomik faaliyeti bulunan çiftçiler bu tanımın dışında bırakılmayacak. Üye devletler uygunluğu belirlemek için işletme geliri, işletmede kullanılan emek, şirketin amacı veya tarımsal faaliyetlerin ulusal ya da bölgesel kayıtlara geçirilmiş olması gibi ölçütlerden birini ya da birkaçını seçebilecek. Bazı yararlanıcı gruplarını dışlayan negatif listeler de kullanılabilecek. Tanımın kapsamı, yüzeye dayalı gelir ödemeleri ve üretimle bağlantılı desteklerin yanı sıra doğal kısıtlı bölgelerdeki müdahaleleri, risk yönetimi araçlarını ve kriz desteklerini içerecek şekilde tasarlanıyor. Önceki yıl belirli OTP ödemelerinden en fazla 5.000 avro alan küçük yararlanıcıların ise otomatik olarak aktif çiftçi kabul edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme, küçük ölçekli destek alıcıları için uygunluk sürecini basitleştirmeyi amaçlayan bir eşik getiriyor. Öneri, tarımsal faaliyet kavramını yalnızca üretimle sınırlamıyor. Tarım arazisinin korunması da bu kapsamda değerlendirilebilecek ve çiftçi, üretim yapma veya araziyi tarımsal durumda tutma seçeneklerinden birini kullanabilecek. Normal yöntem ve makinelerle otlatma ya da ekime uygun hale getirilemeyen alanlar için de üye devletlerin geniş kapsamlı otlatmaya izin vermesi mümkün olacak. Bu uygulamada çevre, peyzaj ve topografya koşulları dikkate alınacak; ayrıca peyzajın korunması ve yangın riskini azaltma hedefleri gözetilebilecek. Gelecekteki OTP’nin kriz boyutunda ise doğal afetlerden, olumsuz hava olaylarından veya diğer felaketlerden etkilenen çiftçilere, önemli üretim kayıpları yaşanması halinde geçici likidite desteği sağlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Kuraklık konusu da Tarım Konseyi’nin gündeminde yer alırken, zeytinyağı sektörü için tarımsal rezervin kullanılması ihtimali ayrıca değerlendiriliyor. Ancak İrlanda önerisi henüz hazırlık aşamasında; belge, gelecekteki düzenlemenin yalnızca bazı bölümlerini kapsıyor ve nihai yasama çerçevesi niteliği taşımıyor.

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı
Görsel kaynağı: Agriculture du Maghreb · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Avokado Üretiminde Su, Verim ve Pazar Dengesi Ele Alındı

Fas’taki avokado sektörünün üretim alanlarını ve hacmini artırmanın ötesinde, verimi kalıcı biçimde güvence altına alma, su ve girdileri daha verimli kullanma, kaliteyi yönetme ve rekabetin güçlendiği uluslararası pazarlara uyum sağlama ihtiyacı, Tanca’da düzenlenen ilk Morocco Avocado Conference’ın gündemini oluşturdu. Green Smile tarafından “Su • Verim • Pazar” temasıyla düzenlenen konferans 30 Eylül’de yapıldı. Etkinlikte üreticiler, işletme yöneticileri, ihracatçılar, mühendisler, teknisyenler, fidanlık işletmeleri, danışmanlar, araştırmacılar, tarımsal girdi tedarikçileri, sulama ve gübreleme uzmanları, bitki koruma şirketleri ile ambalajlama ve pazarlama alanındaki temsilciler bir araya geldi. Programda bahçe performansı ve dayanıklılığı, pazarlar ve uluslararası ticaret, plantasyon yönetimi ve bitki koruma başlıkları işlendi. Sunumlarda avokado ağacının performansının tek bir uygulamayla değil, kök sistemi, suya erişim, iklim, beslenme, ışık, çiçeklenme, tozlanma, meyve yükü ve ağacın sağlık durumunun birlikte yönetilmesiyle şekillendiği belirtildi. Teknik sunumlarda kök bölgesindeki çevresel streslerin bahçenin üretkenliğini etkileyebileceği aktarıldı. Sıkışık ya da drenajı yetersiz toprak, su baskını, sığ toprak, tuzluluk, yüksek pH, bazı mineral elementlerin sınırlı bulunması ve yetersiz havalanma bu riskler arasında gösterildi. Sulama ve gübreleme kararlarının toprak yapısı, drenaj, pH, tuzluluk, su durumu, kök faaliyeti ve ağacın fizyolojik durumuna ilişkin teşhise dayanması önerildi. Organik madde yönetimi, toprak yapısının iyileştirilmesi, gübrelemenin bölümlere ayrılması, gerektiğinde tuzların kontrollü yıkanması, izlenen sulama ve uygun anaç seçimi de başvurulabilecek araçlar arasında sayıldı. Biyostimülanların ise tek başına çözüm olarak değil, tutarlı bir tarımsal stratejinin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bahçe taç yönetimine ilişkin sunumda, ışığın taç içine girmesiyle üretim için gerekli yaprak alanı ve meyve veren dalların korunması arasında denge kurulması gerektiği belirtildi. Budamanın standartlaştırılamayacağı; kararın ağacın yaşı ve gelişme gücü, çiçek ve meyve yükü ile önceki sezon üretimi dikkate alınarak verilmesi gerektiği kaydedildi. Genç bahçelerde önceliğin yoğun budama yerine ağacın yapısını oluşturmak olması gerektiği aktarıldı. Tozlanma ve meyve tutumuna ilişkin sunumda, doğal tozlanmadaki düşük oranın elle yapılan tozlanmayla yükselmesine rağmen genç meyvelerin önemli bölümünün daha sonra dökülebildiği belirtildi. Çiçek biyolojisi, sıcaklık, nem, çiçeklerdeki karbonhidrat rezervleri, çeşit özellikleri ve tozlayıcı böceklerin sonucu etkilediği aktarıldı. Hass’ın bazı koşullarda kendine döllenebildiği, ancak literatürde tozlayıcı çeşitlerin etkisine ilişkin sonuçların tamamen aynı olmadığı ifade edildi. Arıların faaliyet gösterdiği uygulamalarda daha fazla meyve elde edildiği, rüzgârın ve çok küçük böceklerin tek başına yeterli tozlanmayı sağlayamayabileceği bildirildi.

Moldova, Tarım ve Gıda İşlemeye Suudi Yatırımı Çekmek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova, Tarım ve Gıda İşlemeye Suudi Yatırımı Çekmek İstiyor

Moldova, tarım ve gıda işleme sektörlerine Suudi Arabistan’dan daha fazla yatırım çekmeyi ve tarım ürünleri ihracatını genişletmeyi hedefliyor. Konu, Moldova Başbakanı Vasile Tofan ile Suudi Arabistan’ın Bükreş’te ikamet eden Moldova Büyükelçisi Khalid Eid Alshammri’nin Kişinev’deki görüşmesinde ele alındı. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, Suudi sermayesinin çekilmesi ve ticari fırsatların değerlendirilmesi konuşuldu. Tofan, özellikle tarım sektörü ile gıda ürünlerinin işlenmesine ilgi bulunduğunu belirtti. Alshammri ise Moldova’daki yatırım fırsatlarının Suudi Arabistan iş çevrelerinde tanıtılmasına açık olduğunu ve bunun görevindeki temel hedeflerden biri olduğunu ifade etti. Kaynak, herhangi bir yatırım anlaşması veya kesinleşmiş proje açıklamıyor.

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor

Romanya’da gıda fiyatlarının ekim ayında yeniden yükselmesi bekleniyor. Piyasa tahminlerine göre artışlar gıda ürünlerinde %4 ila 8 arasında değişecek. En yüksek artışın süt ürünlerinde görülmesi, kaşar peynirinde fiyatların %8’e kadar yükselmesi öngörülüyor. Salam ve diğer işlenmiş et ürünleri için üreticilerin perakendecilere %3 ila 4 arasında değişen fiyat artışları bildirdiği aktarılıyor. Artış beklentisinin temelinde akaryakıt, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Gıda sektöründeki bu giderlerin bir ürünün toplam maliyetinde %10 ila 12 paya sahip olduğu belirtiliyor. Ekonomik analist Adrian Negrescu, enerji ve yakıt fiyatlarındaki artışın yanı sıra ulusal para biriminin avro karşısındaki değer kaybının da, ithal ürünlerin ağırlığı nedeniyle fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Mirdatod Prod, hammadde sütünün alım fiyatı ile yakıt, enerji ve ambalaj maliyetlerinde öngörülebilirlik bulunmadığını açıkladı. Şirket, Lactate de Ibăneşti markasının fiyatlarında yıl sonuna kadar artış talep edeceğini ve artışın %8’den az olmayacağını belirtti. Ancak şirket, tüketici üzerindeki etkiyi sınırlamak için hesaplamaların sürdüğünü ifade etti. Gıda Sanayisi Ulusal Sendikalar Federasyonu Başkanı Dragoş Frumosu, üreticilerin artan maliyetler ve düşen satışlar arasında sınırlı hareket alanına sahip olduğunu söyledi. Frumosu’ya göre eylül ayına kıyasla ekim ayında gıda fiyatları %5 ila 6 artabilir; yıl başına göre ortalama artış ise %10 ila 15’e ulaşabilir. Bu değerlendirme, piyasa beklentilerinden ayrı bir sektör açıklaması olarak aktarıldı. Kanatlı eti üreticisi Familia Safir’in yöneticisi George Safir de yakıt, plastik ambalaj ve kamu hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin şirket üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şirket, fiyat artışı konusunda henüz karar vermediğini ve tüketici talebi ile alım gücünü değerlendireceğini açıkladı. Analist Negrescu ise enflasyonun önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde artış ve düşüş dönemleri yaşayabileceğini, yüksek fiyatların satışları azaltarak üreticileri fiyat politikalarını yeniden değerlendirmeye zorlayabileceğini ifade etti.

Romanya, AB’nin Beş Önemli Ürününde İhracat Lideri
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya, AB’nin Beş Önemli Ürününde İhracat Lideri

Romanya, Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda izlediği beş önemli tarım ürününün tamamında ihracat lideri oldu. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya; yumuşak buğday, arpa, dane mısır, ayçiçeği ve kolzada ilk sırada yer aldı. Veriler, sezonun başlangıcı olan temmuzdan 27 Eylül’e kadar olan dönemi kapsıyor. Romanya’nın yumuşak buğday ihracatı 3,11 milyon tona ulaştı ve ülke bu alanda Litvanya, Bulgaristan, Letonya ve Polonya’nın önünde yer aldı. Arpa ihracatı 1,42 milyon ton olurken, Almanya ve Bulgaristan’ın oldukça üzerinde gerçekleşti. Romanya ayrıca 84.684 ton dane mısır, 92.409 ton ayçiçeği ve 81.404 ton kolza ihraç ederek bu ürünlerde de AB sıralamasının başında bulundu. AB genelinde yumuşak buğday ihracatı 6,81 milyon tona yükselirken, arpa ihracatı geçen sezonun aynı dönemine göre %39 azalarak 1,91 milyon tonda kaldı. Buna karşılık, AB’nin mısır ithalatı %35 artışla 4,96 milyon tona çıktı. Soya ithalatı ise %12 düşerek 2,84 milyon ton oldu. Veriler, Fransa’nın yanı sıra Bulgaristan, İrlanda ve Yunanistan’a ilişkin kayıtların farklı dönemlerden itibaren eksik olduğunu belirten Avrupa Komisyonu notuyla birlikte yayımlandı. Kaynak, Romanya’nın güçlü ihracat performansını Avrupa’daki kuraklık kaynaklı mısır rekoltesi kaybı, Rusya ve Ukrayna ihracatındaki süregelen aksamalar ve talebin farklı tedarik kaynaklarına yönelmesiyle ilişkilendiriyor.

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, Piyasa Durgunlaştı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, Piyasa Durgunlaştı

Brezilya’da soya fiyatları 30 Eylül Çarşamba günü geriledi. Fiziksel piyasada işlemlerin sınırlı kaldığı ve alıcılarla üreticilerin piyasadan uzak durduğu bildirildi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, fiyat düşüşüne rağmen primlerde belirgin bir hareket yaşanmadığını, doların da daha sert gerilediğini belirtti. Bu görünüm, Brezilya’daki soya piyasasında likiditenin zayıflamasına yol açtı. Fiyatlardaki düşüş, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) ayarlamayı izledi. Kasım 2026 vadeli soya sözleşmesi %0,36 düşerek 12,88¼ dolar/bushel seviyesinde kapandı. Ocak 2027 vadeli sözleşme de %0,26 geriledi. Soya küspesinde aralık 2026 vadeli sözleşme %0,58, soya yağında aynı vadeli sözleşme %0,11 değer kaybetti. ABD Tarım Bakanlığının (USDA) raporuna göre, ABD’nin 1 Eylül itibarıyla soya stokları yaklaşık 8,57 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu seviye, piyasanın yaklaşık 8,79 milyon tonluk beklentisinin altında kaldı. Buna karşın, son işlemlerde Çin’in ABD soya talebine ilişkin beklentilerin azalması fiyatlar üzerinde etkili oldu. Brezilya’daki fiziksel piyasa fiyatları da birçok merkezde düşerken, Dourados ve Rio Verde’de gün içindeki referanslar değişmedi.

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı, İsviçre’nin desteğiyle kadın çiftçilerin iklim değişikliğinin yol açtığı risklerle başa çıkma kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda Cojușna’da, Strășeni ilçesinde yaklaşık 35 kadın çiftçi ve kırsal girişimciyle bir atölye düzenlendi. Toplantıda iklim risklerine uyum, tarımsal işletmelerin geliştirilmesi ve kadınların kaynaklara erişimi ele alındı. Proje kapsamında 100’den fazla çiftçinin katıldığı değerlendirme, kadınlar ile erkekler arasında ekipman ve diğer kaynaklara erişim bakımından farklar bulunduğunu ortaya koydu. Kadınlar ekipman eksikliğini erkeklerden neredeyse üç kat daha sık bildirirken, katılımcıların %80’inden fazlası ev işleri ve aile bakımının eğitimlere katılmak için yeterli zaman bırakmadığını belirtti. Kadın çiftçiler, aile işletmelerine uygun küçük ölçekli makineler, ürün depolama ve işleme alanları, finansman ve sübvansiyonlara daha kolay erişim ile kısa ve uygulamalı eğitim talep etti. Atölyede ortaya çıkan önerilerin, kadınlara yönelik eğitim, danışmanlık, teknoloji ve finansman programlarının uyarlanmasında kullanılması planlanıyor. Bu çalışmalar kapsamında kadınların ve genç çiftçilerin girişimcilik, dijital beceri ve yenilikçilik kapasitesini geliştirmek amacıyla 10 Çiftçi Kulübü kurulması öngörülüyor. Kulüplerin deneyim paylaşımı, teknoloji denemeleri ve danışmanlar, finans kuruluşları ile alıcılarla bağlantı kurulması için kullanılması hedefleniyor. Moldova Tarım Bakanlığı ile FAO ayrıca 2027-2030 dönemi için, üretimin korunması ve risklerin azaltılmasına yönelik finansal araçlar içeren ulusal bir tarımsal dayanıklılık programı üzerinde çalışıyor. Proje, İsviçre’nin 2023-2025 dönemindeki desteğinin devamı niteliğinde. Önceki çalışmada 5.000’den fazla kadın tohum ve yem desteği almış, 120’den fazla kadın ise kadın çiftçi kulüplerine katılarak küçük ölçekli ekipman desteğinden yararlanmıştı.

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda kayıpları ve israfının azaltılmasının tarım-gıda sistemlerinin dönüşümüne katkı sağlayacağını bildirdi. Örgütün verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,4'ü hasat sonrasında ve perakende satış aşamasına ulaşmadan kayboluyor. Tüketicilere sunulan gıdanın %19'u ise perakende, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. FAO'ya göre tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar arazi kullanılıyor. Tarım arazilerinin genişlemesi dünya genelinde ormansızlaşmanın en önemli etkeni olmaya devam ederken, gıda kayıpları ve israfı küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %10'undan sorumlu tutuluyor. Gıda israfının azaltılması, mevcut tarım arazilerinin daha verimli kullanılmasına ve ormanlar üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Kayıpların azaltılması, özellikle en yüksek kayıp oranlarının görüldüğü meyve ve sebzeler başta olmak üzere besleyici gıdaların erişilebilirliğini de artırabilir. Ancak FAO, dünyanın 2015'ten bu yana gıda kayıplarını azaltma konusunda belirgin ilerleme kaydetmediğini ve 2030 hedefinin gerisinde kaldığını belirtiyor. Söz konusu hedef, perakende ve tüketici düzeyindeki kişi başına gıda israfının yarıya indirilmesini ve üretim ile tedarik zincirlerindeki kayıpların azaltılmasını öngörüyor. Örgüt, kayıpların daha iyi ölçülmesi, politikaların güçlendirilmesi ve gıdayı sistem içinde tutan uygulamaların yaygınlaştırılması için devletler ve ortaklarıyla çalışıyor. FAO ayrıca, 2024 yılına ilişkin bölgesel ve alt bölgesel tahminleri içeren yeni bir Gıda Kayıpları Endeksi interaktif veri haritası sundu.

Tahıl Fiyatlarında Yükseliş Sinyali Kasım’a kadar Sürebilir
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Tahıl Fiyatlarında Yükseliş Sinyali Kasım’a kadar Sürebilir

AgroMarkets, tahıl piyasasındaki yükseliş eğiliminin kısa vadeli bir geri çekilme riskine rağmen sürdüğünü ve mevsimsel hareketlerin fiyatları kasıma kadar destekleyebileceğini değerlendiriyor. Şirket, en iyi senaryoda desteğin 2027’nin başına kadar devam edebileceğini belirtiyor. Son haftalarda fiyatlarda gerileme görülse de analiz kuruluşuna göre buğday ve mısırdaki normal mevsimsel dip aşılmış durumda. ABD buğday piyasasında spekülatif yatırımcıların pozisyonları 15 Eylül itibarıyla dengeli seyretti: 126 bin 842 uzun pozisyona karşı 125 bin 614 kısa pozisyon bulunuyordu. AgroMarkets, küçük bir düşüşün yeni alıcıları çekerek buğday fiyatını yeniden destekleyebileceğini düşünüyor. Mısırda ise alıcıların belirgin çoğunlukta olması kısa vadeli düzeltme riskini artırıyor. AgroMarkets, 2026 yemlik ve kaliteli tahıl hasadının %25’inin satılmasını, maltlık arpa hasadının tamamı için fiyat güvencesi alınmasını ve 2027 maltlık arpasının yarısının fiyatlandırılmasını öneriyor. İsveçli üreticilere piyasayı izleyerek satışları zamana yaymaları, yem tahılı alıcılarına ise olası düşüşün dengelenmesini beklemeleri tavsiye ediliyor.

Küresel Piyasalar Soya ve Mısır Fiyatlarını Etkiliyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Piyasalar Soya ve Mısır Fiyatlarını Etkiliyor

Brezilya’da soya ve mısır fiyatları, uluslararası piyasalardaki referansların yanı sıra döviz kuru ve fiziksel piyasadaki arz-talep koşullarından etkileniyor. Chicago Board of Trade (CBOT), soya, mısır ve buğday gibi tarım ürünlerinin vadeli işlem fiyatları için küresel referans oluşturuyor. CBOT fiyatları; üretim bölgelerindeki hava koşulları, ekim alanları, dünya stokları ve büyük alıcıların talebine ilişkin beklentileri yansıtıyor. Ancak Chicago fiyatı, Brezilya’da üreticinin eline geçen fiyatın yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Brezilya’daki fiyat oluşumuna yerel talep, limanlar, ürünün kaynağı ve yıl içindeki dönemle bağlantılı primler ile dolar-real kuru da dahil oluyor. Taşıma, depolama, vergiler ve piyasa aktörlerinin marjları da nihai fiyatı etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.