ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

424 haber · Sayfa 11

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki genişlemesine hazırlık amacıyla 6 Ekim'de bir öneri paketi sundu. Paket, yeni üyeler için resmi katılım sonrasında da uygulanabilecek geçiş dönemi kısıtlamaları ve özel korunma mekanizmaları öngörüyor. Ancak nihai kurallar henüz belirlenmiş değil ve öneriler müzakereler için bir çerçeve niteliği taşıyor. Komisyon, Ukrayna tarım sektörünün büyüklüğü, yapısı ve yüksek verimliliği nedeniyle hassas tarım ürünleri, özellikle tahıl, için AB pazarına erişimi ve mali desteği sınırlayabilecek araçlar öneriyor. Kısıtlamalar, pazar erişiminin yanı sıra Ukrayna'nın Ortak Tarım Politikası'na (OTP) dayalı Avrupa tarım sübvansiyonlarına katılımını da kapsayabilir. Amaç, mevcut AB üyesi ülkelerdeki çiftçiler açısından rekabetin aniden artması riskini azaltmak. Buna karşılık Brüksel, Ukrayna'nın AB dışındaki geleneksel ihracat pazarlarını korumasına ve yeniden oluşturmasına yardım etmeyi öneriyor. Yaklaşım kapsamında Ukrayna buğdayının ağırlıklı olarak üçüncü ülke pazarlarına yönlendirilmesi planlanıyor. Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri, Ukrayna tahılı için kilit destinasyonlar arasında gösteriliyor; bu pazarlara sevkiyatın azalmasının, Karadeniz havzası tahılına bağlı ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği açısından risk yaratabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, ülkesinin tarım ürünlerinin AB pazarında satışına kalıcı kısıtlamalar getiren bir üyelik modelini kabul etmeyeceğini söyledi. Kiev, geçici kotaları ve sona erme tarihi açıkça belirlenmiş korunma mekanizmalarını kabul edebileceğini, süresiz kısıtlamaların ise tam üyelik anlayışıyla çelişeceğini belirtiyor. Ukrayna ayrıca yem, bileşen, işlenmiş ürün ve biyoyakıt ihracatını artırmayı, işleme kapasitesine yatırım çekmeyi hedefliyor. Önerinin nihai parametreleri katılım müzakerelerinde belirlenecek. Düzenlemenin Ukrayna'nın AB pazarına ve tarım sübvansiyonlarına erişimini sınırlaması, AB içindeki üreticilerin talebini koruyabilir. Ukrayna tahılının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü pazarlara yönelmesi ise Romanyalı ihracatçıların bu pazarlardaki rekabetini artırabilir. Kaynakta öneri paketinin yılı belirtilmediği için tarih 6 Ekim olarak aktarılmıştır. Aynı zamanda Ukrayna buğdayının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü ülke pazarlarına yönelmesi, Rumen ihracatçıların son aylarda Mısır ve Cezayir’den Türkiye ve Orta Doğu’ya kadar ilerleme kaydettiği pazarlarda daha güçlü rekabet anlamına geliyor.

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hırvatistan’da Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre ortalama kişi yılda yaklaşık 125 kilogram gıdayı çöpe atıyor. Bu miktar ülke genelinde yılda yaklaşık 500.000 tona karşılık geliyor. Brodsko-posavska bölgesi, israfı azaltmak amacıyla vatandaşları daha rasyonel alışveriş yapmaya ve öğünlerini planlamaya çağırıyor. Bölgeden yapılan açıklamaya göre gıda israfının azaltılması, atığın en büyük bölümünün oluştuğu hanelerde başlamalı. İhtiyaçtan fazla gıda satın alınması, ürünlerin bir bölümünün kullanılmadan kalmasının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Bu nedenle alışverişte ihtiyaç kadar ürün alınması, öğünlerin daha iyi planlanması, gıdaların doğru saklanması ve hazırlanmış yemek artıklarının değerlendirilmesi isteniyor. Bir araştırmaya göre ankete katılanların %40’ı ayda birkaç kez veya daha sık gıda atıyor. En sık çöpe atılanlar pişmiş ya da hazırlanmış yemek artıkları olurken bunları ekmek ve hamur işleri ile meyve ve sebzeler izliyor. Bölge, üretim ve israf sürecinde su, enerji ve toprak gibi kaynakların kullanılmasının çevre üzerindeki baskıyı artırdığına, bunun karbon ayak izi ve iklim değişikliğiyle de bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Rusya’da Gıda Atıklarının Ticari Dolaşıma Döndürülmesi Önerildi
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Gıda Atıklarının Ticari Dolaşıma Döndürülmesi Önerildi

Biyoloji bilimleri doktoru Denis Kuzmin, Rusya’daki gıda atıklarının hayvan yemi üretimi ve pektin gibi değerli bileşenlerin çıkarılması yoluyla ticari dolaşıma döndürülebileceğini söyledi. Rusya’da her yıl 18 milyon ton gıda atığı oluştuğu, bunun tüm belediye atıklarının dörtte birine karşılık geldiği ve 1,6 trilyon rublelik kayıp olarak değerlendirildiği aktarıldı. Bu atıklardan organik asitler ve polimer malzemelerin yanı sıra biyogaz, elektrik ve biyogübre üretilebileceği belirtildi.

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya’da yumurta üreticileri, fiyatların nisan ayından bu yana hükümetin belirlediği alım referans fiyatının (HAP) altında kalması ve yem maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle hükümetten destek istedi. Üreticiler, sorunlarını 7 Ekim’de Jakarta’da Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında gündeme getirdi. Üretici temsilcisi Suwardi, fiyatların kilogram başına ortalama 19-20 bin Endonezya rupiahında kaldığını, HAP’ın ise 26.500 rupiah olduğunu söyledi. Suwardi, yumurta fiyatının haziranda kilogram başına 17.100 rupiaha kadar gerilediğini, son altı ayın ortalamasının ise 20-21 bin rupiah olduğunu belirtti. Yem maliyetlerinin yükselmesine rağmen fiyatların düşük kalmasının, üreticileri her gün kilogram başına 5.000-7.000 rupiah zarar ettirdiğini tahmin etti. Mısırın yem içindeki payının yaklaşık %50 olduğu, arzın azalmasıyla bu girdinin daha pahalı ve zor temin edilir hale geldiği aktarıldı. Fiyat baskısı bazı üreticilerin yem alamadığı için kümes faaliyetlerini azaltmasına veya durdurmasına yol açtı. Suwardi, bazı kümeslerin boş kaldığını, Kalimantan’daki bazı yumurtaların ise alıcı bulunamadığı için atıldığını söyledi. Üreticiler, piyasada satılamayan yumurtaların hükümetin gıda yardımı programlarına dahil edilmesini ve üretimin bu kanalla değerlendirilmesini istedi. Üreticiler ayrıca ekim 2026-şubat 2027 döneminde yem için en az 223 bin ton mısıra ihtiyaç duyacaklarını bildirdi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, şikâyetleri Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya ileteceğini, hükümet programlarıyla yumurta alımının artırılmasını ve mısır fiyatının istikrara kavuşturulmasını istemeyi planladığını açıkladı.

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı

Suriye Tarım Bakanlığı Pamuk Ofisi Direktörü Muhammed Maari, mevcut sezonda ülkedeki pamuk ekim alanının yaklaşık 33 bin hektara, tahmini üretimin ise yaklaşık 100 bin tona ulaştığını açıkladı. Üretim Rakka, Deyrizor ve Haseke’de yoğunlaşırken Halep ve Ghab’da sınırlı alanlarda sürdürülüyor. Maari, mevcut göstergelerin kaynakta dönemi belirtilmeyen önceki tahminlere göre görece iyileşmeye işaret ettiğini belirtti. Önceki tahminlerde ekim alanı yaklaşık 26 bin 593 hektar, üretim ise yaklaşık 79 bin 467,3 ton olarak verilmişti. Pamuk, Suriye’de çırçır, iplik ve tekstil sanayilerinin başlıca hammaddesi olurken tohumları yağ ve hayvan yemi küspesi üretiminde kullanılıyor. Sezon; düşük sıcaklıklar, mayısa kadar süren yağışlar, azalan sulama suyu ve zarar gören altyapı ile sulama kanalları nedeniyle yüksek maliyetlerle karşılaştı. Ürünün fiyatlandırılmasının ve çiftçi alacaklarının zamanında ödenmesinin gecikmesi de üreticiler açısından sorun oluşturdu. Maari, verimi artırmak için uygun fiyatlı girdiler, kanal onarımı, sözleşmeli tarım, modern teknikler, erken olgunlaşan çeşitler ve entegre zararlı mücadelesi gerektiğini söyledi. Bakanlığın planları arasında ekim alanlarını artırmak, İdlib’de pamuk ekimini yeniden başlatmak, modern sulama ve mekanizasyonu yaygınlaştırmak bulunuyor.

Romanya’da Buğday Fiyatı Karadeniz’deki Saldırılara rağmen 273 Dolara Geriledi
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Buğday Fiyatı Karadeniz’deki Saldırılara rağmen 273 Dolara Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya’da ekmeklik buğdayın FOB Constanța fiyatı, eylülün son haftasındaki 15 dolarlık düşüşün ardından ekimin ilk haftasında ton başına ortalama 273 dolara geriledi. Aynı dönemde Paris’te Euronext buğday kontratları 247 avro/tonun üzerine çıktı; piyasa, Karadeniz’deki gemi saldırılarının etkisiyle yükseldi. Yerel piyasadaki düşüş, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki bazı ithalatçıların önümüzdeki dönem için yeterince alım yapmasına bağlandı. Saldırılar, Ukrayna’nın Tuna üzerinden ihracatını ve Romanya ile Bulgaristan’dan sevkiyatları riske atabilir.

Slovakya’da Süt Üreticileri Düşen Alım Fiyatları ve Kuraklıkla Mücadele Ediyor
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Üreticileri Düşen Alım Fiyatları ve Kuraklıkla Mücadele Ediyor

Slovakya’da süt üreticileri, çiğ süt alım fiyatlarının gerilemesi, yüksek üretim maliyetleri ve kuraklığın yem arzını azaltması nedeniyle mali baskıyla karşı karşıya. STVR’nin haberine göre bazı kooperatifler bu koşullar nedeniyle sığır varlıklarını azaltmaya başladı. Badín Kooperatifi Başkanı Mojmír Haško, işletmede 400 sığır bulunduğunu ve bunların yarısının sağmal inek olduğunu belirtti. Haško, yılın ilk yarısında yaklaşık 100 bin avro gelir kaybı yaşandığını, silajlık mısır yeminde ise %50 eksik bulunduğunu açıkladı. Slovak Süt Üreticileri Birliği, süt alım fiyatının son bir yılda 50 sentin biraz altından yaklaşık 38 sente gerilediğini ve düşüşün neredeyse dörtte bire ulaştığını bildirdi. Slovak Tarım ve Gıda Odası’nın araştırmasına göre görüşülen çiftçiler, mevcut koşulların sürmesi halinde sığır varlıklarını 10 binden fazla azaltmayı planlıyor. Üreticiler, düşük fiyatlar ile pahalı yemin etkisini hafifletmek için devletten 30 milyon avro destek istiyor. Tarım Bakanlığı sağmal inek yetiştiricilerine yönelik desteği bu yıl yaklaşık 8 milyon avro artırdı; toplam desteğin 35 milyon avroyu aşması bekleniyor. Bakan Richard Takáč, sağmal inek başına bağlı ödemenin yaklaşık 360 avro olduğunu söyledi. Ancak üreticiler bu desteğin mevcut kayıpları karşılamadığını belirtiyor; birlik, yılın toplam zararını 95 milyon avronun üzerinde tahmin ediyor.

Polonya’da Buğday Fiyatları Ürün Grubuna göre Ayrıştı
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Buğday Fiyatları Ürün Grubuna göre Ayrıştı

Polonya’da 7 Ekim 2026 itibarıyla yemlik buğday fiyatı 650–920 zł/ton, tüketimlik buğday fiyatı ise 810–980 zł/ton aralığında bulunuyor. AgroFakt’ın fiyat izlemine göre yemlik buğday bazı alım noktalarında 22 Eylül’e kıyasla pahalanırken, tüketimlik buğdayın fiyatları geriledi. Böylece piyasada iki ürün grubu aynı yönde hareket etmedi. 22 Eylül’de yemlik buğday için 650–900 zł/ton olan fiyat aralığının üst sınırı 20 zł artarak 920 zł/tona çıktı; alt sınır 650 zł/tonda kaldı. Kaynak, bunun piyasanın tamamına yayılan bir zam anlamına gelmediğini, yalnızca izlemde kaydedilen en yüksek fiyatın yükseldiğini belirtiyor. Tüketimlik buğdayda ise alt sınır 830’dan 810 zł/tona, üst sınır 990’dan 980 zł/tona indi. Fiyatlar bölgeye, alıcıya, tahılın kalite parametrelerine ve işlemin koşullarına göre değişiyor. Opolskie Voyvodalığı’ndan Dastan adlı forum kullanıcısı, 920 zł/ton net fiyatın yanı sıra hasat döneminden daha uzun kuyruklar bulunduğunu bildirdi. Aynı paylaşımda, alım yerinin dolu olması nedeniyle kabulün sınırlandırılabileceği ve teslimat yapanlar arasında çok sayıda tüccar bulunduğu aktarıldı. Diğer forum kullanıcıları ise Cedrob için 100 tonun üzerindeki partilerde 960–970 zł/ton net, Tasomix Biskupice için 900 zł/ton fiyat bildirdi. Bu paylaşımlar, seçili alım noktalarındaki fiyatların izlem aralığından farklılaşabildiğini gösteriyor. Satış karşılaştırmasında nakliye, kalite parametreleri, teslim koşulları ve depolama maliyetlerinin de dikkate alınması gerekiyor.

Geleneksel Hayvan Irkları Geleceğin Genetik Kaynağı Olabilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Geleneksel Hayvan Irkları Geleceğin Genetik Kaynağı Olabilir

Modern hayvan yetiştiriciliğinde yoğun ve kontrollü sistemlerde yüksek üretim için seçilmiş az sayıdaki ırk öne çıkarken, çok sayıda geleneksel ırk geri planda kalıyor. Livestock Conservancy’nin düzenlediği webinarda bu ırkların yalnızca geçmişten kalan miraslar olmadığı, gelecekteki yetiştirme çalışmaları için değerli genetik özellikler taşıyabileceği belirtildi. Nadir ırklar hastalıklara ve parazitlere direnç, iyi yem arama yeteneği, doğurganlık ve elverişsiz çevre koşullarına uyum gibi özellikler barındırabiliyor. Livestock Conservancy, 150’den fazla tehdit altındaki çiftlik hayvanı ve kanatlı ırkının korunmasıyla ilgileniyor. Texasi uzun boynuzlu sığırın sıcak ve kurak koşullara dayanması ve elverişsiz alanlarda sağlıklı buzağı yetiştirebilmesi, bu özelliklere örnek gösterildi. Webinarda geniş göğüslü beyaz hindi ile geleneksel ırklar arasındaki farklar da ele alındı. Hızlı büyüme ve yüksek et verimi için seçilen bu hindi tipinin çoğaltılması yapay tohumlama gerektiriyor. Geleneksel tavuklarda bağışıklık yanıtıyla bağlantılı yeni genetik varyantların belirlenmesi ise korumanın yalnızca ırkları sayıca artırmayı değil, genetik çeşitliliği ve üretimdeki özgün özellikleri korumayı amaçladığını ortaya koyuyor.

Bulgaristan’da Koyun ve Keçi Çiçeği İçin Yeni Salgın Odağı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Koyun ve Keçi Çiçeği İçin Yeni Salgın Odağı Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Plovdiv bölgesindeki Karlovo belediyesine bağlı Vasıl Levski köyünde koyun ve keçi çiçeğine ilişkin ikincil bir salgın odağı tespit etti. Salgın, epidemiyolojik olarak bağlantılı iki hayvancılık işletmesinde, toplam 174 koyunun bulunduğu bildirilen tesisleri kapsıyor. İşletme sahibi, hastalığın klinik belirtilerini fark ettikten sonra yetkili makamlara başvurdu ve veteriner ekipleriyle işbirliği yaptı. Odağın çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi ile 20 kilometrelik gözetim bölgesi oluşturuldu. Koruma bölgesine Karlovo kenti ile Vasıl Levski ve çevredeki bazı köyler dahil edilirken, gözetim bölgesi Plovdiv ilindeki çeşitli yerleşimlerin yanı sıra Stara Zagora ilindeki bazı köyleri de kapsıyor. Her iki bölgede koyun ve keçilerin hareketi yasaklandı. Belirli koşullarda acil kesime gönderilecek hayvanlar bu kısıtlamanın dışında tutulurken, hayvanların kapalı barınaklarda yetiştirilmesi kararlaştırıldı. İşletmelerde hayvan sayımı yapılacak, VetİS kayıtları güncellenecek ve resmi veterinerlik denetimleri yürütülecek. Yetkililer ayrıca hayvan, ürün, yem ve taşıma araçlarının hareketini izlemek üzere epidemiyolojik inceleme başlattı. Etkilenen bölgelerden gelen çiğ sütün taşınması ve işlenmesine özel kurallar uygulanacak. BABH, hastalığın insanlar için tehlike oluşturmadığını, ancak yayılması halinde önemli ekonomik zararlara yol açabileceğini bildirdi.

Yumurta Üreticileri Mısır ve Yem Fiyatları İçin Destek İstedi
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Yumurta Üreticileri Mısır ve Yem Fiyatları İçin Destek İstedi

3 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya'da yumurta tavuğu yetiştiricileri, yüksek yem maliyetleri ve mısır arzındaki sıkıntı nedeniyle Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında hükümetten destek istedi. Orta Cava Halk Kümes Hayvancılığı Birliği Başkanı Suwardi, yetiştiricilerin Şubat 2027'ye kadar 223.000 ton mısıra ihtiyaç duyacağını, Bulog depolarında ise önceki SPHP adı verilen mısır dağıtımından yaklaşık 30.000 ton kaldığını söyledi. Önceki dağıtımda yaklaşık 213.000 ton mısır kullanılmıştı. Suwardi, mısır fiyatının Lampung'da kilogram başına 8.400 rupiye, Batı Nusa Tenggara'da yaklaşık 7.700 rupiye çıktığını belirtti. Yem hammaddelerinden soya küspesinin fiyatı da ocak-haziran dönemindeki kilogram başına 7.200-7.500 rupi seviyesinden 9.900-10.000 rupiye yükseldi. Suwardi, hükümetin yem hammaddesi ithalatını düzenleyen 2026 tarihli düzenlemesine rağmen artışın nedenini sorguladı. Yumurta üreticileri de düşük satış fiyatları nedeniyle baskı altında bulunuyor. Üretici fiyatı nisandan bu yana ortalama kilogram başına 19.000-20.000 rupi olurken, haziranda 17.100 rupiye kadar geriledi. Bu fiyat, hükümetin üretici düzeyinde belirlediği 26.500 rupilik alım referansının altında kaldı. Üreticilerin günlük kaybının kilogram başına 5.000-7.000 rupi olduğu tahmin edildi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, toplantının ardından Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman ile görüşeceğini ve Bulog'un mısır fiyatını istikrara kavuşturma sürecine dahil edilmesini isteyeceğini söyledi. Titiek ayrıca yem ithalatı, işlenmesi ve dağıtımını özel şirketler yerine yürütecek özel bir devlet kurumu kurulmasını önerdi.

Bulgaristan’da Trilistnik’te Kuş Gribi Salgını Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Trilistnik’te Kuş Gribi Salgını Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Plovdiv bölgesine bağlı Rakovski belediyesinin Trilistnik köyündeki bir hayvancılık işletmesinde İnfluenza A (grip) salgını tespit etti. İşletmede yaklaşık 32.920 yumurta tavuğu bulunuyor. Etkilenen işletmenin çevresinde Trilistnik ve Maritsa belediyesine bağlı Rogosh köylerini kapsayan 3 kilometrelik koruma bölgesi oluşturuldu. Ayrıca Plovdiv kenti, Rakovski ve Sadovo kentleri ile çevredeki çeşitli köyleri içine alan 10 kilometrelik gözetim bölgesi belirlendi. Hastalığın kontrolü ve ortadan kaldırılması için Avrupa Birliği ve Bulgaristan mevzuatına uygun önlemler uygulanıyor. Etkilenen işletme, ekipman ve taşıma araçlarının temizlenip dezenfekte edilmesi planlanırken, belirlenen bölgelerde kanatlı işletmelerinde sayım, klinik muayene ve biyogüvenlik denetimleri yürütülüyor. Bulgaristan genelinde kuş fuarı, pazarı ve sergilerinin düzenlenmesi yasaklandı. Belirlenen bölgelerde kuşların kapalı alanlarda tutulması ve kuş salımının durdurulması öngörülürken, kuşlar, yumurtalar, kanatlı eti, ürünler, yem ve ilgili taşıma araçlarının hareketleri izleniyor. Şüpheli durumlarda laboratuvar incelemesi için numune alınıyor.

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı

Avustralya’nın Queensland eyaletinde çiftçi ve hayvancılardan, zorlu geçebilecek yaz hava sezonu öncesinde hazırlık yapmaları istendi. Aktif El Niño koşullarının eyalet genelinde çalı yangınları ve şiddetli fırtına olasılığını artırdığı belirtildi. Queensland Temel Endüstriler Dairesinin tarımdan sorumlu genel müdür yardımcısı Peter Donaghy, Get Ready Week’in üreticilere şiddetli hava olayları meydana gelmeden önce harekete geçmeleri için önemli bir hatırlatma olduğunu söyledi. Donaghy, yaz mevsiminde seller, çalı yangınları, siklonlar ve fırtınalar yaşanabileceğini ifade etti. Queensland Hükümeti, üreticilerden acil durum planlarını gözden geçirmelerini, işletme risklerini değerlendirmelerini ve gerekli kaynakları yaz öncesinde hazır bulundurmalarını istiyor. Öneriler arasında yem stoklarının güvenceye alınması, hayvanların hızla taşınabilmesi, yiyecek ve suya erişimin sağlanması, kritik altyapının korunması, yangın şeritlerinin sürdürülmesi ve mülk çevresindeki yanıcı yükün azaltılması yer alıyor. Üreticiler ayrıca Industry Recovery and Resilience Officers ile çalışmaya çağrılıyor. Avustralya ve Queensland hükümetleri tarafından ortak finanse edilen bu program, iklim risklerinin yönetimi ve toparlanma planlarının hazırlanmasının yanı sıra toparlanma hibeleri, imtiyazlı krediler ve esenlik desteği hakkında bilgi sunuyor.

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor

Fransa’nın Orne departmanındaki bazı süt sığırcılığı işletmeleri, yüksek hayvan alım maliyetleri ve artan yem giderleri nedeniyle inekleri satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor. Rémalard-en-Perche’de çiftlik işleten Benjamin Pelleray, 95 ineği Elevage et Patrimoine My Marguerite şirketinden kiralıyor, 50 ineğe ise kendisi sahip. Böylece sürüsünün yaklaşık üçte ikisini kiralık hayvanlar oluşturuyor. Pelleray, kiralama yoluyla mandırasına her yıl teslim etmesi gereken 1,3 milyon litre süt için yeterli hayvan sayısını koruyor. Bir ineğin satın alma maliyetini yaklaşık 2.000 avro olarak açıklayan yetiştirici, yaklaşık on yıl önce sürüsünü genişletirken hayvanları satın almak yerine kiralamayı seçti. Satın alma için harcayacağı yaklaşık 200 bin avroyu çiftliğinin modernizasyonuna ayırarak sağımhanesini yeniledi. Bankaların, süt sektöründeki krizden yeni çıkıldığı dönemde finansman konusunda isteksiz davranmasının da bu kararda etkili olduğunu söyledi. Kiralık hayvanlar için yetiştiriciler, mülkiyet şirketine hayvan başına aylık 28 avro ödüyor. Şirket temsilcisi Carl Darjinoff, mevcut ekonomik sıkıntılar sırasında kiralama sözleşmelerinin arttığını belirterek binden fazla ortak yetiştiriciye ulaştıklarını ve her ay 20 ila 30 yeni yetiştiricinin sisteme katıldığını söyledi. Modelde yatırımcılar şirket aracılığıyla inek satın alıyor; şirket de hayvanları yetiştiricilere kiralıyor. Darjinoff, yatırımların yaklaşık 10 yılda geri döndüğünü, yıllık getirinin ise garanti edilmeden yaklaşık %3 seviyesinde bulunduğunu aktardı. Yaz kuraklığının ardından yem için daha fazla ödeme yapılması, yetiştiricilerin nakit rezervlerini koruyarak sürülerini ve çiftlik yatırımlarını sürdürme arayışını güçlendiriyor.

Rus Tahılı, Kazakistan’ın İhracat Rekabetini Zorluyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılı, Kazakistan’ın İhracat Rekabetini Zorluyor

Kazakistan’da 2026 hasadının tamamlanmasıyla birlikte çiftçilerin ürünlerini iyi fiyatla satabilmesi ve başlıca ihracat pazarlarının belirlenmesi öne çıktı. ElDala’ya konuşan Fergus Genel Müdürü Erbol Eleulov, Rus tarım ürünlerinin Karadeniz limanlarındaki ihracat sorunları nedeniyle Orta Asya pazarlarına yönelmesinin Kazakistan tahılının rekabetini zorlaştırdığını söyledi. Eleulov’a göre Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Afganistan’daki pazar payını koruyabilir ancak Rus buğdayının daha düşük fiyatı Kazak ürünlerini baskılayabilir. Rus tahılının kalite bakımından çoğu zaman Kazak tahılının gerisinde kaldığı ve glutenin ekmekçilik özelliklerini ölçen İDK, yani gluten deformasyon indeksi, kriterlerini karşılamadığı belirtildi. Buna rağmen değirmenciler, Rus tahılına Kazak tahılı ekleyerek kabul edilebilir özelliklere sahip un üretebiliyor. Kazakistan ayrıca Hazar üzerinden İran pazarında da geriliyor. Eleulov, geleneksel olarak İran’a gönderilen Kazak arpası için mevcut dönemde sevkiyat yapılmadığını, Rusya’nın Hazar limanları ve nehir taşımacılığı üzerinden bu pazara arpa gönderdiğini aktardı. Rusya’nın daha yüksek verimi ve daha fazla yağış alan üretim koşulları rekabet gücünü artırırken, döviz kurları da Kazak ihracatçıların aleyhine gelişti. Kazak tengesinin bir yılda dolar karşısında yaklaşık 540’tan 440’a güçlenmesi ürünleri yabancı alıcılar için pahalılaştırdı. Buna karşılık ruble aynı dönemde dolar karşısında 75’ten 85’e geriledi. Bu etkenlerin toplamında Rus buğdayı, taşıma giderleri dahil edildiğinde Özbekistan pazarına ton başına 20 dolar daha düşük fiyatla ulaşabiliyor. Yeni pazar arayışında Çin, Kazakistan için istikrarlı bir alıcı ve lojistik açıdan avantajlı bir seçenek olarak gösterildi. Ancak taşıma altyapısının kapasitesi sevkiyatları sınırlıyor. Karadeniz limanları üzerinden dünya pazarlarına çıkışın mümkün olmadığı, Gürcistan limanlarının pahalı ve kapasitesinin düşük kaldığı belirtildi. Baltık limanlarına erişim de Rusya üzerinden demiryolu geçişindeki kısıtlar nedeniyle zorlaşıyor. Bu durum, yüksek proteinli buğdayın Avrupa’ya ve makarnalık buğdayın dış pazarlara gönderilmesini riske atıyor. İhracatçılar, daha önce uzak pazarlara erişimi kolaylaştıran taşıma sübvansiyonlarına ilişkin kamu borçlarının ödenmesini ve gelecekte ödemeleri düzenleyecek açık bir mekanizma kurulmasını bekliyor. Eleulov, sübvansiyon borçları, Katma Değer Vergisi ödemelerindeki sorunlar ve güçlü tengenin çiftçilerin gelirleri ile dış pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi. Bu sorunların çözülmesi halinde buğday fiyatlarının ton başına mevcut 80-90 bin tengeden 100-120 bin tengeye çıkabileceğini öne sürdü. Rusya toprakları üzerinden transit geçiş kapalı kalırsa, Kazakistan durum buğdayının yerini Kanada, Türkiye ve diğer ülkelerin ürünleri alacak.

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Slovak Sütçülük Birliği (SMZ), ülkede süt üretimi ve işlenmesinin sürdürülebilmesi için süt ürünleri fiyatlarının düşmemesi, aksine artırılması gerektiğini açıkladı. SMZ Genel Sekreteri Zuzana Nouzovská, perakende zincirlerinin fiyatları daha fazla düşürmek için işleyiciler üzerinde baskı kurmaması gerektiğini söyledi. Nouzovská, AB ve dünyadaki önemli süt arzı fazlası ile süt ürünleri ticaretindeki dalgalanmaların piyasada fiyat oynaklığına yol açtığını belirtti. Son gelişmelerin ise Avrupa’da ve Slovakya’da piyasanın istikrar kazandığını ve fiyatların kademeli yükseldiğini gösterdiğini aktardı. İşleyiciler, hammadde fiyatının aylık yaklaşık 1 sent/kg artarak kasımda 40 sent/kg seviyesine ulaşmasını bekliyor. Buna karşın ağustos ayında 2025’in aynı dönemine göre satış fiyatları tüketimlik sütte %20, peynirde %20 ve tereyağında %40 geriledi. SMZ, bu düşüşün enerji, ambalaj ve iş gücü maliyetlerinin yüksek kaldığı bir dönemde süt işletmelerinin üzerindeki yükü artırdığını bildirdi. Nouzovská, üreticilere destek sözü verilirken ekonomik açıdan süt işletmelerinin tehdit altında olduğunu belirtti. İşletmelerin ürünlerini uzun süre üretim maliyetlerinin altında satamayacağı ve devlet ya da AB’den tazminat bekleyemeyeceği ifade edildi.

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’daki süt üreticileri, kuraklığın yem tedariki ve işletme maliyetleri üzerindeki etkisini hafifletmek için kamu desteği talep ediyor. Süt Üreticileri Ulusal Federasyonu (FNPL), yem alımına yönelik ek bir destek kaleminin gelecek yılın bütçe yasa tasarısına konulmasını istedi. Federasyonun başlıca talebi ise sütün üretim maliyetlerini aşan bir fiyattan ödenmesi. Açıklamada, desteğin 2027 için olacağı ve kararın şimdi duyurulması halinde üreticilerin önlerindeki altı aylık nakit ihtiyacını karşılayabileceği belirtildi. Üreticiler, uzun süren kuraklığın yanı sıra yetersiz gördükleri kamu yardım planı, ilkbahardan bu yana 1.000 litre başına yaklaşık 50-60 avroluk süt fiyatı düşüşü ve tarımda kullanılan dizel yakıtı GNR fiyatlarındaki artışla karşı karşıya. FNPL Başkanı Yohann Barbe, 6 Ekim’de Clermont-Ferrand yakınlarındaki Cournon-d’Auvergne’de düzenlenen Hayvancılık Zirvesi’ndeki basın toplantısında hükümetin durumun farkına varması gerektiğini söyledi. FNPL, yem üretimindeki kayıpların en az %50, bazı durumlarda %60’a ulaştığını savunuyor. Ulusal dayanışma tazminatında kullanılan uydu temelli ot büyümesi göstergesinin yaz ve sonbahardaki yemlemeyi ve negatif ot büyümesini hesaba katmadığı, bu nedenle işletmelerin gerçek kayıplarını düşük gösterdiği belirtiliyor. Federasyon, sistemi bütünüyle reddetmediğini, ancak hesaplama yönteminin işlediğinin kanıtlanması gerektiğini ifade ediyor. Üreticilerin fiyat talebinin dayanağı olarak Cniel tarafından açıklanan maliyet göstergesi öne çıkıyor. Buna göre 2025’te ova bölgesindeki konvansiyonel bir işletmede sütün maliyeti 1.000 litre başına 482 avro olarak hesaplandı. FNPL ayrıca ürün karması, sanayicilerin gerçek marjları ve tüketicinin ödediği değerin üreticiye dönüşü konusunda daha fazla şeffaflık ile üretici, işleyici ve diğer tarafları kapsayan üçlü sözleşmeler talep ediyor.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje

Şili’nin Tarapacá bölgesindeki Caleta Los Verdes’te Bioprot tarafından yürütülen proje, Iquique’deki yemekhaneler ve açık pazarlardan temin edilmesi planlanan organik atıkları tenebrio böcekleriyle biyodönüşüme uğratarak tarımsal girdilere ve hayvan beslemede kullanılabilecek proteine dönüştürmeyi amaçlıyor. Proje, Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) desteğiyle uygulanıyor. Çalışma kapsamında biyodönüşümden elde edilecek biyogirdinin düşük su gereksinimli ürünlerde kullanılması, böcek larvalarının ise yumurta tavuklarının beslenmesine yönelik protein üretiminde işlenmesi öngörülüyor. Proje sırasında elde edilen yeni malzemenin pitahaya ve bazı süs bitkileri üzerindeki kullanımı gözlemlendi. Proje koordinatörü Hugo Molina, tenebrioların şu anda başta balık ve sürüngen beslemesi olmak üzere küçük ölçekte kullanıldığını belirtti. Kaynağa göre böceklerin biyodönüşüm kapasitesi, küçük yapılarda yürütülebilen, yüksek üretim hacimlerine ulaşması hedeflenen ve düşük su tüketimi gerektiren bir süreç için değerlendiriliyor. FIA yetkilileri, girişimle organik atıkların yerel ölçekte değerlendirilmesini ve kurak bir bölgede kendi kendine yeten, sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturulmasını hedefliyor. Sistemin teknik, üretimsel ve ekonomik açıdan uygulanabilir olduğu gösterilirse, bölge dışından gelen girdilere bağımlılığın azaltılması, küçük ve orta ölçekli üreticilerin güçlendirilmesi ve benzer koşullara sahip başka bölgelerde uygulanabilecek bir model oluşturulması bekleniyor.

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Dagens PS · Özgün haber
Veri haberi

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor

Dikey ve kontrollü tarım uygulamaları, havacılık ve otelcilik sektörlerinde gıda tedarikinin bir parçası hâline geliyor. Dubai’de Emirates Flight Catering’in işlettiği Emirates Bustanica’da yetiştirilen yapraklı sebzeler, Emirates uçuşlarında sunulan yemeklerde kullanılıyor. Kaynak, havayolları açısından yerel üretimin tedarik zincirlerini kısaltabileceğini ve uluslararası taşımacılıktaki aksaklıklara duyarlılığı azaltabileceğini belirtiyor. Singapur’da Singapore Airlines, seçili uçuşlarda yerel yetiştirilen sebzeleri sunmak için ABD’li AeroFarms ile iş birliği yaptı. Fairmont Singapore ise balık yetiştiriciliği ile hidroponik bitki üretimini birleştiren akuaponik tesisindeki ürünleri doğrudan restoran mutfağında kullanıyor; tesis konukların ziyaret edebileceği bir deneyim alanına da dönüştü. Edible Garden City’nin Singapur’da, Marina Bay Sands’taki bahçe de dâhil olmak üzere 270’ten fazla gıda bahçesi kurduğu aktarılıyor. Üretim yer altı alanlarına da taşınıyor: Seul metrosu, kullanılmayan alanları Farm8’e kiralıyor. Dundee’de James Hutton Institute, ışık, sıcaklık ve nemin yıl boyunca kontrol edildiği dikey yetiştirme kulelerini deniyor. Yatırımcılar için pozitif nakit akışı sağlayabilecek şirketler önem kazanırken, sektörün geleneksel tarımın yerini alması beklenmiyor; teknoloji küresel gıda endüstrisinde yeni bir niş oluşturuyor.

C Vitamini İçin Portakaldan Zengin Gıdalar
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

C Vitamini İçin Portakaldan Zengin Gıdalar

Tek bir vitamin veya gıdanın soğuk algınlığı ya da gribe yakalanmayı önleyemeyeceği belirtilirken, C vitamininin bağışıklık sistemini desteklediği aktarılıyor. Beslenme uzmanı Rob Hobson, portakalın yanı sıra kırmızı biber, kuş üzümü, kivi, çilek, brokoli, Brüksel lahanası ve turunçgilleri zengin C vitamini kaynakları arasında saydı. Yaklaşık 120 gramlık bir portakal 62 miligram C vitamini içerirken, çiğ yarım kırmızı biberde yaklaşık 100 miligram bulunuyor. 80 gramlık porsiyonlarda kuş üzümü 160, brokoli 63, Brüksel lahanası 48, kivi 47 ve çilek 46 miligram C vitamini sağlıyor. Patatesin miktarı daha düşük olsa da 100 gramında yaklaşık 7-9 miligram C vitamini bulunuyor ve bir öğünde genellikle 100 gramdan fazla tüketiliyor. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS), 19-64 yaş arası yetişkinlerin dengeli beslenmeyle günde 40 miligram C vitamini almasını öneriyor. Suda çözünen ve vücutta depolanmayan vitaminin her gün gıdalarla alınması gerektiği; doku onarımına katkı sağladığı ve hücreleri serbest radikal hasarından koruyarak bağışıklık sistemini desteklediği belirtiliyor. Bununla birlikte NHS, C vitamininin tek başına soğuk algınlığını önlediğine veya iyileşmeyi hızlandırdığına dair güçlü kanıt bulunmadığını bildiriyor. Dr Leyla Hanbeck ise D ve C vitaminleriyle çinkonun düzenli beslenme veya takviyeler yoluyla alınmasının bağışıklık sistemini desteklediğini söyledi.

Suriye’de Balıkçılık Üretimi İçin TİKA ile Yatırım Fırsatları Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Üretimi İçin TİKA ile Yatırım Fırsatları Görüşüldü

Suriye Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumu Genel Müdürü Habib Abdullah ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) danışmanı İlhan Aydın, kuruma bağlı altyapı projelerini ve iş birliğini görüştü. Görüşmede balıkçılık üretimini iyileştirecek yatırım ve teknik fırsatlar, tesislerin ve altyapının yenilenmesi ile sektördeki mevcut imkânların daha iyi kullanılması ele alındı. Ziyaret kapsamında özel balık çiftliklerinde üretim süreci incelenerek başlıca zorluklar ve geliştirme ihtiyaçları değerlendirildi. Suriye Tarım Bakanlığının beş yıllık planında tatlı su balığı yavrusu üretiminin artırılması, yeni kuluçkahaneler kurulması, barajlardaki yüzer kafeslerde yetiştiriciliğe yönelme ve balık çiftlikleriyle yem fabrikalarının desteklenmesi yer alıyor.

Türkiye Tarımı Ulusal Güvenlik Konusu Olarak Konumlandırıyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Türkiye Tarımı Ulusal Güvenlik Konusu Olarak Konumlandırıyor

Türkiye, gıda endüstrisini savunma sanayisiyle aynı düzeyde ulusal güvenlik konusu olarak değerlendiriyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Şanlıurfa’daki Teknofest Güneydoğu ziyareti sırasında gıda tedarikinin de ulusal güvenliğin parçası olduğunu söyledi. Yumaklı, Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği mühendislik başarısının benzerini tarım endüstrisinde de hedeflediğini belirtti. Bakan, yerli tarım sanayisinin geliştirilmesinin daha iyi ve sürdürülebilir üretime katkı sağlayacağını, ilerleyen dönemde bu üretimin başka ülkelere ihraç edilebileceğini ifade etti. Tarım teknolojileri geçen yıldan bu yana Teknofest programına dahil ediliyor. Etkinlikte uydu üzerinden uçuş izleme ve otomatik yem hazırlama teknolojileri incelendi. Yumaklı ayrıca, artan nüfus ve verimlilik ihtiyacı karşısında daha yüksek üretim miktarından çok verimlilik ve kaliteye odaklanılması, üretimin ise tohumdan sofraya kadar bütünleşik biçimde planlanıp yönetilmesi gerektiğini söyledi.