ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 12

Trump'tan Amerikalı Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık Dizel Desteği
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

Trump'tan Amerikalı Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık Dizel Desteği

ABD Başkanı Donald Trump, hasat sezonunda artan dizel yakıt maliyetleriyle karşılaşan Amerikalı çiftçilere destek amacıyla 8 milyar dolarlık yeni bir finans programı açıkladı. Trump, Kansas'taki bir seçim toplantısında, ABD Tarım Bakanlığının tarımsal faaliyetlerde kullanılan dizel giderlerini telafi etmeye yönelik geçici bir yardım programı başlatacağını söyledi. Program, yakıt maliyetlerinin tarımsal üretim giderlerini doğrudan etkilediği dönemde çiftçilerin mali yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. Duyuru, ABD'de ara seçimler yaklaşırken Trump yönetiminin açıkladığı vaat ve mali taahhütler arasında yer alıyor. Ancak 8 milyar dolarlık paket için fonların nasıl dağıtılacağı ve hangi çiftçilerin yararlanacağı henüz açıklanmadı.

Ukrayna-Türkiye Anlaşmasıyla Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergileri Azalıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna-Türkiye Anlaşmasıyla Tarım Ürünlerinde Gümrük Vergileri Azalıyor

Ukrayna-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girerken Türkiye, Ukrayna'nın ihracat ürünleri nomenklatürünün yaklaşık %95'ini kapsayan 10.337 tarife pozisyonunda ithalat vergilerini kaldırıyor. Anlaşma, tahıl, yağlı tohum ve işlenmiş tarım ürünleri dahil geniş bir ürün grubunun Türkiye pazarına erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Uygulama iki ülke açısından eş zamanlı başlamıyor. Ukrayna ürünlerine yönelik kolaylıklar 1 Ekim 2026'da uygulanırken, Türkiye menşeli ürünlerin Ukrayna'ya ithalatındaki tarife tercihleri 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek. Böylece Ukraynalı ihracatçılar yeni koşullarda Türkiye pazarına erişimde üç aylık bir zaman avantajı elde edecek. Soya, kolza, bezelye, nohut, mercimek, fasulye, soya küspesi, yağlı tohum küspeleri, kepek ve yem konsantreleri bazı kategorilerde gümrüksüz ve miktar sınırlaması olmadan ihraç edilebilecek. Anlaşma, diğer tarım ürünlerinde kısmi bir serbestleşme de öngörüyor. Bu kapsamda 1.348 tarife pozisyonu için gümrüksüz veya indirimli tarife kontenjanları belirlendi ve temel vergilerde %20 ile %50 arasında indirim imkânı sağlandı. Bu düzenlemeler buğday unu, tereyağı, peynir, süt tozu, sığır ve kanatlı eti, yumurta, bal, şeker, domates salçası ve meyve suları gibi ürünleri kapsıyor. Ayçiçeği tohumu ihracatında ise yıllık 50.000 tonluk gümrüksüz kontenjan uygulanacak; tahsis ilk gelen ilk alır esasına göre yapılacak ve kontenjanı aşan miktarlara Ukrayna'nın %10'luk standart ihracat vergisi uygulanacak. Pan-Avrupa-Akdeniz menşe kuralları, gerekli menşe şartları ve belgeler karşılandığında Türk hammaddeleriyle Ukrayna'da üretilen malların Avrupa Birliği'ne tercihli rejimle ihraç edilmesine imkân verebilir. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığı, yeni koşulların üreticilerin rekabet gücünü ve ihracat gelirlerini artırmasının amaçlandığını bildirdi. 2025'te iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2,8 milyar dolara ulaşırken Ukrayna'nın Türkiye'ye tarım ihracatı 7,9 milyon ton ve 2,2 milyar doların üzerinde gerçekleşti.

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor

Myanmar Kahve Birliği, ülkenin Çin kahve pazarına erişimini genişletmeyi ve iki ülke arasındaki sektör işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Birlik Başkanı U Myo Aye, Çin’in Myanmar kahvesi ihracatında en önemli varış noktası olduğunu söyledi. Myanmar’ın komşu pazarlara yıllık toplam kahve ihracatının tahminen 3.000-4.000 ton olduğu belirtildi. Açıklamalar, 18 Ekim 2026’da Yangon’da düzenlenen Myanmar Kahve Festivali ve Myanmar Ulusal Barista Şampiyonası sırasında yapıldı. Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaleti, Myanmar’ın önemli ortaklarından biri olarak gösterildi. Myanmar Kahve Birliği, Yunnan’daki kahve okulları, dernekler ve ticaret odalarıyla mutabakat zabıtları imzalarken sergi ve bilgi paylaşımı etkinliklerine de katıldı. U Myo Aye, Çin’in gelecek on yılda Myanmar için fırsatlar yaratabilecek büyük bir kahve pazarı haline gelebileceğini söyledi. Myanmar’da üretim ağırlıklı olarak Shan Eyaleti ve Mandalay Bölgesi’nde yapılıyor; yüksek kesimlerde Arabica, daha alçak alanlarda Robusta yetiştiriliyor. Birlik, özel üretim kahveler için doğrudan işletmeler arası kanalları genişletmenin yanı sıra Myanmar’da işleme tesisleri, kavurma fabrikaları ve tedarik zinciri lojistiğine Çin yatırımı çekmeyi planlıyor.

Mısır’da Çeltik ve Beyaz Pirinç Fiyatları Çeşitlere göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Çeltik ve Beyaz Pirinç Fiyatları Çeşitlere göre Değişiyor

Mısır’da çeltik ve beyaz pirinç fiyatlarının arz, talep, pirinç çeşidi ve üretim maliyetlerine göre değiştiği bildirildi. Çiftçiler Sendikası Başkanı Hüseyin Ebu Saddam’ın açıklamasına göre, ince taneli çeltik pirincinin ton fiyatı son haftalarda 12.500-13.000 Mısır lirası aralığından geçen hafta yaklaşık 13.700 Mısır lirasına yükseldi. Kaynak, artışı bazı şirketlerden gelen talep artışıyla ilişkilendirdi. İri taneli çeltik pirincinin ton fiyatı ise sezon boyunca 14.800-15.500 Mısır lirası arasında seyretti; sezon dışında 17.000 Mısır lirasına ulaşabildiği belirtildi. Fiyatların değerlendirilmesinde hasat ve teslimat zamanının yanı sıra ürünün nem oranı da önem taşıyor. Özellikle hasattan hemen sonra teslim edilen üründe yüksek nem, çiftçinin eline geçen fiyatı etkileyebiliyor. Ebu Saddam, ince taneli çeltik için ton başına 13.500-14.000 Mısır lirası düzeyinin, verim ve üretim maliyetlerine bağlı olarak çiftçiye uygun gelir sağlayabileceğini söyledi. Çiftçi gelirinin değerlendirilmesi için yalnızca satış fiyatının değil, toprak hazırlığından hasat ve nakliyeye kadar gerçekleşen maliyetlerin de hesaba katılması gerektiğini belirtti. Üreticinin satış zamanını seçebilmesi için ürünün bir bölümünü bekletmesi de pazarlama esnekliği sağlayabiliyor. Beyaz pirinçte ince taneli çeşidin kilogram fiyatı 22-24 Mısır lirası, iri taneli çeşidin fiyatı ise 25-28 Mısır lirası aralığında verildi. Kırık oranı yaklaşık %3’e düşen bazı seçkin çeşitlerin kilogramı 35-38 Mısır lirasına, şirketlerin sunduğu bazı ürünlerin fiyatı ise yaklaşık 40 Mısır lirasına çıkıyor. Farklılıkların yalnızca tane tipinden değil, kalite, işleme ve paketleme düzeyinden de kaynaklandığı aktarıldı. Gelecek sezon ekim kararlarının beklenen gelir, girdi maliyetleri, tarımsal koşullar ve alternatif ürünlere göre şekilleneceği ifade edildi. Ebu Saddam’a göre talep artarken piyasadaki miktarın azalması fiyatları yukarı çekebilir; daha yüksek arz ise satıcılar arasındaki rekabeti artırarak fiyatları baskılayabilir. Yerel üretim Mısır’ın pirinç ihtiyacının karşılanmasında temel dayanak olarak gösterilirken, bazı basmati pirinci çeşitleri yerel bulunabilirlik ve özellikleri nedeniyle ithalat gerektirebilir.

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay’da gıdalardaki bitki koruma ürünü kalıntıları, maksimum kalıntı limitleri (MKL), bilimsel risk değerlendirmesi ve risk iletişimi, Camagro’nun 16 Ekim’de düzenlediği etkinlikte ele alındı. Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda tarımsal üretim, ticaret, sanayi, kamu kurumları ve toksikoloji alanından temsilciler bir araya geldi. Etkinlikte, sürdürülebilir, güvenli, yeterli, erişilebilir ve besleyici gıda üretimi için güçlü bilimsel ve düzenleyici süreçlere ihtiyaç olduğu belirtildi. Toplantıda, bir kalıntının tespit edilmesiyle mevzuata uygunluk ve tüketici açısından gerçek bir sağlık riskinin aynı anlama gelmediği vurgulandı. Değerlendirmede yalnızca bir maddenin bulunup bulunmadığına değil, kalıntının yoğunluğuna ve tüketicinin bu maddeyi içeren gıdadan ne kadar aldığına bakılması gerektiği aktarıldı. Paulina Marchant, MKL’nin toksikolojik bir eşik olmadığını; izin verilen tarımsal kullanım koşullarının uygulanıp uygulanmadığını izlemeye yarayan, tarımsal temelli yasal bir standart olduğunu söyledi. MKL’lerin belirlenmesinde ürünün etkinliği, uygulama dozu ve uygulama sayısı ile izin verilen kullanım koşulları dikkate alınıyor. Bu değerlendirmeler, toksikoloji ve metabolizma çalışmalarıyla tüketim alışkanlıkları ve farklı maruziyet senaryolarıyla birlikte ele alınıyor. Toksikolojik inceleme kısa süreli akut maruziyet ile yaşam boyunca biriken kronik maruziyeti ayrı değerlendiriyor. Bir limitin aşılması mevzuata aykırılık oluşturabilse de bunun sağlık riski yaratıp yaratmadığı, tüketimden kaynaklanan maruziyetin ilgili toksikolojik referansları aşıp aşmadığı incelenerek belirleniyor. Etkinlikte kalıntı izleme programlarının temsili numune alımı, güvenilir laboratuvar yöntemleri ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması temelinde yürütülmesi gerektiği de ifade edildi. Ramiro Vaca, uygulama eğitimi ve bölgesel zararlı yönetimi çalışmalarının yılda 2.000-3.000 üreticiye ulaştığını belirtti. Uruguay’daki düzenleyici araçlar arasında ürün kayıtları, etiketler, bekleme süreleri ve resmi denetimler gösterildi. 2022’de yapılan bahçe bitkileri denetiminde 243 numunenin %4’ünde MKL’lerin üzerinde değer saptandı. Risk iletişimi bölümünde tehlike ile risk arasındaki farkın açıkça anlatılması gerektiği belirtildi. Tehlike bir maddenin zarar verme kapasitesini, risk ise belirli maruziyet koşullarında bu zararın gerçekleşme olasılığını ve ciddiyetini ifade ediyor. Uruguay’da yılda yaklaşık 720 akut ve kronik pestisit zehirlenmesi vakası kaydedildiği, ancak bu toplamın veteriner ürünlerini de içerdiği açıklandı. Bu nedenle yalnızca pestisitlerle bağlantılı vakaların söz konusu toplamdan daha düşük olduğu belirtildi.

Endonezya’ya Yeni Pirinç İhracatı Talebi Geldi
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’ya Yeni Pirinç İhracatı Talebi Geldi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, bir ülkenin Endonezya’dan pirinç ithal etmek istediğini açıkladı. Talebin, Endonezya’nın pirinç ihracatı pazarını yeniden açmaya başlamasının ardından geldiğini söyleyen Amran, talepte bulunan ülkenin adını ve istenen pirinç miktarını açıklamadı. Hükümetin konuyla ilgili duyuruyu kısa süre içinde yapması bekleniyor. Yeni talep, Endonezya’nın bölgesel pirinç ihracatını genişletme çabaları kapsamında gündeme geldi. Ülke daha önce Bulog ile Malezyalı Padi dan Beras Borneo Sdn Bhd arasındaki iş birliğiyle Malezya’ya 1.000 ton premium pirinç ihraç edilmesi konusunda anlaşmıştı. Sevkiyatın, yıllık pirinç ihtiyacı yaklaşık 200 bin ton olan Sarawak’a kademeli olarak yapılması planlandı. Amran ayrıca tarım sektörünün ticaret performansına ilişkin olarak 2025’te tarım ihracatının 166 trilyon rupiye ulaştığını, ithalatın ise 41 trilyon rupiye düştüğünü söyledi. Hükümetin yalnızca pirinçte kendine yeterliliği değil, çiftçi üretimini sanayi ve pazar ihtiyaçlarıyla buluşturan bir gıda ekosistemini de hedeflediğini belirtti.

AB, Ukrayna Tarım Ürünleri İçin Koruma Önlemi Uygulamayacak
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber

AB, Ukrayna Tarım Ürünleri İçin Koruma Önlemi Uygulamayacak

Avrupa Komisyonu, Ukrayna’dan gelen tarım ve gıda ürünlerinin Romanya gibi bazı pazarlarda oluşturduğu baskıyı azaltmak amacıyla koruma önlemleri uygulamayacağını bildirdi. Açıklama, Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten sorumlu Komisyon üyesi Maroš Šefčovič’in bir parlamentere verdiği yanıtta yer aldı. Komisyon, 29 Ekim 2025’ten beri yürürlükte olan AB-Ukrayna Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması’nın istikrarlı ve öngörülebilir bir rejim sunduğunu belirtti. Anlaşma; şeker, kanatlı eti, yumurta, buğday, mısır ve bal gibi hassas ürünlerde erişimi sınırlı artışlarla düzenliyor.

COP17'de Eğitim, Gıda Güvenliği ve Biyoçeşitlilik Bağlantısı Vurgulandı
Görsel kaynağı: Armenpress · Özgün haber

COP17'de Eğitim, Gıda Güvenliği ve Biyoçeşitlilik Bağlantısı Vurgulandı

Ermenistan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakan Yardımcısı Robert Abisoghomonyan, Erivan’da düzenlenen Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 17. oturumu (COP17) kapsamında, ulusal eğitim sistemlerinin gıda güvenliğini ve Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin uygulanmasını desteklemedeki rolünü ele alan üst düzey panele katıldı. Katılım, Ermenistan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanlığı tarafından duyuruldu. Abisoghomonyan, biyolojik çeşitliliğin korunması, gıda güvenliği, eğitim ve sürdürülebilir kalkınma gündemlerinin birbirinden ayrı ele alınamayacağını belirtti. Ermenistan’ın COP17 başkanlığı öncelikleri kapsamında biyolojik çeşitliliğin daha geniş ekonomik ve sosyal kalkınma gündemlerine entegre edilmesi ve uluslararası ortaklıkların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bakan yardımcısı, uluslararası iş birliğinin gelişmekte olan ülkelerin ulusal kapasitesini güçlendirmesi, uzmanlık ve mali destek sağlaması ve uluslararası taahhütleri ulusal düzeyde uygulanabilir sonuçlara dönüştürmesi gerektiğini ifade etti. Ermenistan’ın Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı ile uzun süredir yürüttüğü iş birliği ve ulusal Okul Beslenme Programı, etkili ortaklığa örnek gösterildi. Ermenistan’ın deneyiminin ortak ülkelerle paylaşılmasının ve çok taraflı anlaşmaların ulusal düzeyde uzun vadeli sonuçlar üretmesinin önemi de vurgulandı.

Hırvatistan'da Zeytin Hasadı Başladı, Üreticiler Daha Az Yağ Bekliyor
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan'da Zeytin Hasadı Başladı, Üreticiler Daha Az Yağ Bekliyor

Hırvatistan'daki zeytinliklerde yılın en önemli dönemi olan hasat başladı. Üreticiler, hava aşırılıklarının meyvedeki yağ miktarını azaltabileceğini belirtiyor. Hasat ekiplerinin yaklaşık 6 bin zeytin ağacını toplaması beklenirken, yağışların çalışmaları durdurabileceği ifade ediliyor. Radovan Rade Bobanović, bu yıl toplam yağ miktarının %2, 3 veya 5 daha düşük olabileceğini söyledi. Bobanović'e göre önceki yıllarda %15 yağ veren bazı çeşitler bu sezon %10-11 düzeyinde kalabilir. Yakıt fiyatlarındaki artış ve genel enflasyon nedeniyle üretimdeki küçük bir düşüşün bile zeytinciler için ağır bir darbe olduğunu belirten Bobanović, devlet desteğinin litre başına önceki yıllardaki 1,5 avrodan 1 avroya, hatta daha aşağıya indiğini savundu. Yağhaneler çalışmaya başlarken Bibinje'deki tesiste, teslim edilen meyve miktarına göre yağ veriminin şimdilik beklenen düzeyde olduğu bildirildi. Tam otomatik sistem, üretimin her bölümünün ayrı ayrı izlenmesine imkân veriyor. Hırvatistan'da geçen yıl yaklaşık 40 bin hektolitre zeytinyağı üretilirken, bu sezonun toplam verimi ancak sezon sonunda belli olacak.

Belarus, Letonya’dan Belirli Malların İthalatını Yasakladı
Görsel kaynağı: Pozirk · Özgün haber
Veri haberi

Belarus, Letonya’dan Belirli Malların İthalatını Yasakladı

Belarus hükümeti, Letonya’dan Belarus’a belirli malların ithalatını yasakladığını açıkladı. Minsk yönetimi kararı, Riga’nın “süregelen yapıcı olmayan yaklaşımı ve dostane olmayan söylemi” ile gerekçelendirdi. Yasak, konserve balık ile çeşitli sanayi ürünlerini kapsıyor; ancak kara listedeki kesin ürün pozisyonları açıklanmadı. Karar, Alaksandar Lukaşenka’nın ekim başında silahlı insan kaçakçıları ile Letonya sınır muhafızları arasındaki gerilimden Letonya’yı sorumlu tutmasından birkaç gün sonra geldi. Letonya İçişleri Bakanı Jānis Dombrava, 20 belgesiz yabancının düzensiz geçişine izin verilmemesinin ardından Belarus’u sınırda “gösterişli ve saldırgan bir provokasyon” düzenlemekle suçladı. Dombrava, silahlı refakatçilerin Letonya askerlerini tehdit ettiğini ve yabancıları sınırı geçmeye zorladığını, daha sonra maskeli kişilerin Letonya topraklarına girerek bir röle kabinine zarar verip gözetleme kameralarını çaldığını söyledi.

Şili’de Sulama Sezonu Öncesi Barajlardaki Su Miktarı %26,8 Arttı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Sulama Sezonu Öncesi Barajlardaki Su Miktarı %26,8 Arttı

Şili Su Genel Müdürlüğünün (DGA) 13 Ekim 2026 tarihli hidro meteoroloji bültenine göre, ülkenin dokuz bölgesine yayılan 25 başlıca barajda 7.609 milyon metreküp su depolandı. Bu miktar, bir yıl önce kaydedilen 6.001 milyon metreküpe göre %26,8 artış anlamına geliyor. Barajların %64’ü öncelikle sulama, %12’si içme suyu, %16’sı elektrik üretimi, %8’i ise elektrik üretimi ve sulama amacıyla kullanılıyor. Artış, meyve bahçeleri ve diğer tarımsal üretim alanlarında su talebinin yükseldiği sulama sezonu öncesinde kaydedildi. Bununla birlikte, ülke geneli için olumlu görünen tablo havzalar arasında aynı seviyede değil. Coquimbo Bölgesi’nde izlenen sekiz barajdan Recoleta, Cogotí, Culimo, El Bato ve Corrales %100 doluluğa ulaştı ve taşkınla su boşaltıyordu. Bölgenin en büyük barajı La Paloma’da 514 milyon metreküp su depolandı ve doluluk %69’a çıktı; bu değer Ekim 2025’teki 86,1 milyon metreküplük seviyenin oldukça üzerinde kaldı. Elqui havzasındaki Puclaro da 102,6 milyon metreküp ve %49 doluluğa yükseldi. Coquimbo’daki toparlanma bütün barajlara eşit yansımadı. Elqui havzasındaki La Laguna Barajı %36 dolulukta, 13,8 milyon metreküp suyla kaldı. Bu nedenle üreticilerin fiili suya erişimi yalnızca bölge toplamlarına değil, her havzanın durumuna, su yönetimi kararlarına ve ilkbahar-yaz dönemindeki kar erimesi ile tüketime bağlı olacak. Valparaíso’da da benzer bir ayrışma görüldü: İçme suyu tedariki açısından önemli Los Aromos %100 dolulukla 35 milyon metreküpe ulaşırken, Peñuelas %17 dolulukta ve 16,4 milyon metreküpte kaldı. Diğer bölgelerde El Yeso Barajı Metropolitan Bölgesi’nde %65 dolulukla 143,5 milyon metreküp su tuttu. O’Higgins’te sulama açısından önemli Convento Viejo %93 dolulukla 221,5 milyon metreküpe, elektrik üretimine ağırlık veren Rapel ise %87 dolulukla 602,2 milyon metreküpe ulaştı. Maule’de beş baraj toplam 2.532,3 milyon metreküp suyla toplam kapasitenin %78,89’unu doldurdu; Ñuble’de tarımsal kullanımlı Coihueco %88 dolulukta kaldı. Biobío’daki üç barajın toplamı 2.879,8 milyon metreküp olurken, sulama ve elektrik üretimiyle bağlantılı Lago Laja %29 dolulukta kaldı; Ralco %98, Pangue %99 seviyesine çıktı. Yağış verileri de genel olarak olumlu bir görünüm sundu. DGA’nın değerlendirdiği 77 yağış istasyonunun 56’sında 1991-2020 tarihsel ortalamasına göre fazla yağış kaydedildi. Kuzey makro bölgede incelenen 22 istasyonun tamamı tarihsel ortalamanın üzerinde kaldı. Kar örtüsünde ortalama %93’lük fazlalık görülmesine rağmen Valparaíso’dan Biobío’ya kadar bazı bölgelerde açıklar ve yerel farklılıklar sürdü.

Irak ve Umman Tarım Bakanları Tarımsal İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak ve Umman Tarım Bakanları Tarımsal İş Birliğini Görüştü

Irak Tarım Bakanı Abdürrahim Casım eş-Şemmeri ile Umman Tarım, Balıkçılık ve Su Kaynakları Bakanı Saud bin Hamud el-Habsi, iki ülke arasındaki tarımsal iş birliğini geliştirme yollarını görüştü. Görüşmede uzmanlık ve deneyim paylaşımı ile tarım sektörlerinin geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Taraflar ayrıca ortaklık ve yatırım fırsatlarını, ortak ilgi alanlarındaki sektörlerde yenilikçilikten yararlanılmasını ve gıda ile su güvenliği alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini değerlendirdi. Bu başlıkların sürdürülebilir tarımsal kalkınmaya katkı sağlaması ve iki ülkesindeki ortak çalışma alanlarını genişletmesi amaçlandı.

Suriye Zeytinyağı Küresel Pazarda Rekabet Gücünü Koruyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Zeytinyağı Küresel Pazarda Rekabet Gücünü Koruyor

Suriye zeytinyağı, yerel ve dış pazarlardaki itibarı, kimyasal özellikleri ve zengin yerel çeşitliliği sayesinde küresel pazarda güçlü bir rakip olarak değerlendiriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı Zeytin Bürosu Müdürü Muhammed Kavas, ülkenin Akdeniz havzasında zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı üretiminin en eski merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Surani, Kaysi, Hudayri ve Duhaybli gibi çeşitlerin farklı özellik ve aromalara sahip olduğu aktarıldı. Kavas, incelenen çeşitlerin çoğunda tekli doymamış yağ asidi olan oleik asit oranının yaklaşık %70 veya daha fazla olduğunu söyledi. Bazı çeşitlerin yağlarında bulunan doğal fenolik bileşikler ve tokoferollerin antioksidan özellikleriyle ürünün besin ve sağlık değerine katkı sunduğu belirtildi. Hasat, depolama ve sıkımın uygun yöntemlerle yapılması halinde yağın düşük serbest asitlik ve peroksit değerleri, ultraviyole emilim ölçümleri ile duyusal özellikler bakımından natürel sızma zeytinyağına ilişkin uluslararası standartları karşıladığı ifade edildi. Üretici şirket yöneticisi Safvan Kayruz, Suriye zeytinyağının başlıca alıcılarının Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Umman'ın yanı sıra Avrupa ülkelerindeki tüccarlar, bireyler ve işletmeler olduğunu söyledi. Kayruz, Türkiye'ye de büyük miktarlarda ihracat yapıldığını belirtti. Ancak ihracat sektörünün yaptırımlar ve ekonomik abluka nedeniyle yaklaşık 14 yıl boyunca dünyayla neredeyse tamamen kopuk kaldığını, güncel sorunlar arasında banka akreditiflerinin aksaması ve küresel banka hesaplarının alınamamasının bulunduğunu kaydetti. Kayruz, sektörün desteklenmesi için hükümetin yanı sıra ticaret, sanayi ve tarım odalarının uluslararası anlaşmaların ve fuarların düzenlenmesinde daha etkin rol üstlenmesini istedi. İdlib ve Afrin gibi bölgelerde üretilen yağın özgün aroma ve tadıyla İspanyol, Tunus ve Fas yağlarıyla yarıştığını belirten Kayruz, bu konumun güçlenmesi için ambalajlama sektörünün geliştirilmesi ve ihracatı destekleyen ekonomik ortamın sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Tarım Bakanlığı, mevcut sezonda Suriye'de zeytin meyvesi üretiminin ilk tahminini 954 bin 730 ton olarak açıkladı. Üretimin %20'sinin sofralık zeytine, %80'inin ise yağlık sıkıma ayrılması ve yaklaşık 190 bin 946 ton zeytinyağı elde edilmesi bekleniyor.

Gazze’de PAM, Finansman Yetersizliği Nedeniyle Gıda Yardımını Üçte Bir Azaltacak
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Gazze’de PAM, Finansman Yetersizliği Nedeniyle Gıda Yardımını Üçte Bir Azaltacak

Dünya Gıda Programı (PAM), finansman yetersizliği nedeniyle Gazze’deki gıda yardımını yaklaşık üçte bir azaltacağını açıkladı. Kurum, bu değişiklik sonucunda her ay yaklaşık 500.000 kişinin temel gıda yardımına erişimini kaybedeceğini bildirdi. PAM, önceki dönemde Gazze’de her ay yaklaşık 1,6 milyon kişiye gıda kolileri, buğday unu, ekmek, sıcak yemek, beslenme desteği, okul atıştırmalıkları ve nakit yardım sağlıyordu. Yardım alan ailelere bundan sonra yalnızca bir gıda kolisi ile daha küçük boyutlu bir buğday unu çuvalı verilecek ve dağıtılan rasyonlar yarıya indirilecek. Günlük sıcak yemek dağıtımının 250.000’den 150.000’e düşmesi planlanırken, bölge sakinlerinin gıda satın alabilmesini sağlayan nakit transferleri de azaltılacak. PAM, bu düzenlemeleri kaynakların daha uzun süre kullanılabilmesini sağlamak için yapmak zorunda olduğunu belirtiyor. PAM’ın Filistin toprakları direktörü Shaun Hughes’a göre Gazze’de yaşayan 2,1 milyon kişinin yaklaşık 1,4 milyonu hâlâ akut gıda güvensizliği yaşıyor ve hayatta kalmak için insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Ekimdeki ateşkesin yardımların artmasını sağlamasıyla durumun iyileştiği, Birleşmiş Milletler’in de yıl sonunda Gazze’yi artık kıtlık koşullarında değerlendirmediği aktarılıyor. Ancak yardım ihtiyacının sürdüğü belirtiliyor. Kurum, 2026’da Filistin topraklarındaki operasyonları için önceki yıllara kıyasla finansmanın yarısından azını aldığını ve Gazze ile işgal altındaki Batı Şeria’daki faaliyetlerini altı ay sürdürebilmek için 450 milyon dolara ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Hughes, uluslararası topluma Gazze halkına desteği sürdürme çağrısı yaparak bunun kaynakları azaltma zamanı olmadığını söyledi.

Polonya ve Fransa 2027 Sonrası Tarım Politikası İçin Ortak Tutum Arıyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve Fransa 2027 Sonrası Tarım Politikası İçin Ortak Tutum Arıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya Tarım Bakanı Stefan Krajewski ile Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, Paris’te 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceğini görüştü. İki ülke, tarım için yeterli bütçe ayrılmasını, kuralların basitleştirilmesini ve ortak finansmanda daha adil koşullar oluşturulmasını istiyor. Görüşmeler, Avrupa Birliği (AB) Tarım ve Balıkçılık Konseyi’nin 26-27 Ekim 2026’daki toplantısı öncesinde yapıldı; Konseyin bu toplantıda OTP kapsamındaki AB desteğinin çerçevesini belirleyen düzenleme için genel yaklaşımı kabul etmesi planlanıyor. Polonya, OTP kaynaklarının fiilen tarımsal faaliyet yürüten ve ekonomik riski üstlenen çiftçilere yönelmesini savunurken, aktif çiftçi tanımının kullanılmasını ve idari yüklerin azaltılmasını gündeme getirdi. Varşova, Fransa’nın bildirilen arazilerin çiftçinin kullanımında olduğunun varsayılmasına yönelik önerisini destekledi ancak bu yöntemin gerçekten daha az bürokrasi sağlaması için kuralların geliştirilmesini istedi. Polonya ayrıca 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi içinde OTP’ye uygun düzeyde kaynak ayrılmasını ve tarımsal rezerv finansmanındaki olası kısıtlamaların yeniden değerlendirilmesini istiyor. Bu görüşmeler sürerken Fransız çiftçi örgütleri, önerilen OTP bütçesine karşı Brüksel’de gösteri düzenlemeyi değerlendiriyor. FNSEA Başkanı Arnaud Rousseau, 16 Ekim’de diğer ülkelerin örgütleriyle görüşmeler yapıldığını açıkladı. Gösterinin Kasım veya Aralık 2026’da, AB tarım bakanlarının ya da devlet liderlerinin toplantıları sırasında yapılması ihtimali bulunuyor. Fransız örgütleri, önerilen bütçenin ülkeye yönelik desteği yaklaşık %13 azaltacağını tahmin ediyor; bu oran kesinleşmiş ödeme tutarı değil. FNSEA ile Genç Çiftçiler örgütü, 14 Ekim’de Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan OTP bütçesinin korunmasına ilişkin taahhüdün yerine getirilmesini istedi. Ortak Avrupa gösterisinin tarihi ve Polonyalı çiftçilerin katılımı henüz doğrulanmadı. Görüşmede ayrıca AB-Mercosur ticaret anlaşmasının olası etkileri ele alınırken Polonya, sığır eti ve kanatlı üretimi gibi hassas sektörlerde ithalatın sürekli izlenmesini talep etti.

Brezilya’da Yağışlar Mısır Ekimi ve Fiyatlarını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Yağışlar Mısır Ekimi ve Fiyatlarını Baskılıyor

Brezilya’nın farklı eyaletlerinde mısır piyasasında işlemler sınırlı kalırken, Güney bölgesindeki aşırı yağışlar ekim çalışmalarını aksatıyor. TF Agroeconômica’ya göre alıcılar öncelikle stoklarını yenilemeye çalışıyor, üreticiler ise daha yavaş ihracat ortamında satışlarda temkinli davranıyor. Rio Grande do Sul’da mısır fiyatları çuval başına 60-70 real arasında değişiyor. Emater verilerine göre eyaletin ortalama fiyatı %0,37 düşerek 62,44 reale geriledi. 2026/27 sezonu için öngörülen 896,4 bin hektarın %76’sı ekildi; yüksek nem ve düşük ışık ekimi geciktirirken, kuzeybatıdaki dolu ve şiddetli rüzgârlar bazı tarlalarda yeniden ekim ihtimali doğurdu. Silajlık mısır ekimi ise tahmini alanın %53’üne ulaştı. Santa Catarina’da satıcıların çuval başına yaklaşık 60 real talep etmesine karşılık alıcıların yaklaşık 55 real önermesi işlemleri sınırlıyor. Paraná’da fiyatlar çoğu bölgede geriledi; Batı’da çuval 53,12 reale, %1,90 düşüşle, Cascavel’de ise 56,03 reale, %1,74 düşüşle işlem gördü. Yazlık mısır ekimi öngörülen alanın %90’ına ulaşsa da yağışlar çalışmaları, trips, tırtıl, fırtına ve dolu zararları ise tarlaları etkiliyor. Mato Grosso do Sul’da fiyatlar 53-56 real arasında seyrediyor; biyoenerji sanayisi arzın bir bölümünü alırken diğer alıcılar yalnızca stok yenileme hacimleri arıyor.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi

Tayland Ticaret Temsilcisi Werapong Prapha, beyaz pirinç, tavuk ve konserve ton balığının Avrupa Birliği (AB) pazarına erişiminin iyileştirilmesi için Hollanda’nın desteğini istedi. Talep, Tayland ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşması (STA) müzakerelerinin 2026 sonuna kadar tamamlanmasına yönelik ortak çabalar kapsamında gündeme geldi. Werapong, önerilen anlaşmayı Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sjoerd Sjoerdsma ile Tayland’daki Hollanda Büyükelçiliğinde görüştü. Görüşmede ekonomik işbirliğinin yönü ve küresel ticaret ortamı da ele alındı. Werapong’a göre Hollanda’dan beklenen destek, Taylandlı işletmelere ve halka somut fayda sağlayacak pazar açılımı koşullarının güvenceye alınmasını amaçlıyor. Tayland ve Hollanda, müzakerelerin 2026’da sonuçlandırılması için sürecin hızlandırılmasını desteklerken, anlaşmanın kalitesinin korunması ve etkilenen sektörlerde kabul görmesi gerektiğini de vurguladı. Görüşmelerde tarım ve sanayi ürünleri pazarlarının açılması arasındaki denge değerlendirildi. Werapong, tüm sektörlerin kabul edebileceği somut sonuçların önemine dikkat çekti. Hollanda ise sanayi politikası ve ticarette rekabetle ilgili kaygılarını dile getirdi. Hollanda, Tayland’ın dünya genelindeki 19’uncu, AB içindeki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. İki ülke arasındaki ticaret 2025’te 7.967,56 milyon ABD dolarına ulaştı ve Tayland’ın toplam ticaretinin %1,16’sını oluşturdu. Tayland’ın aynı yıl Hollanda’ya ihracatı 7.019,53 milyon ABD doları, Hollanda’dan ithalatı ise 948,03 milyon ABD doları oldu. Tayland’ın başlıca ihracat kalemleri arasında bilgisayarlar ve ilgili parçalar, elektrik transformatörleri, diğer elektrikli cihazlar, entegre devreler ile et ve yenilebilir sakatat yer aldı.

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi

Azak ve Karadeniz limanlarından tahıl sevkiyatının durması, Rus un üreticileri için yeni ihracat fırsatları oluşturuyor. Agropolis Saburovo’nun kurucusu Aleksandr Polyakov, 2026/27 sezonunda Rusya’nın un ve öğütülmüş ürün ihracatının rekor düzey olan 1,5 milyon tona ulaşabileceğini öngördü. Polyakov, Rus şirketlerinin ortaya çıkan yeni pazarlardan yararlanması gerektiğini söyledi. Polyakov’a göre güney Rusya limanlarındaki lojistik kriz ihracat hacmini sınırlasa da Rus üreticilerin Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu pazarlarındaki konumunu güçlendirebilir. Bu değerlendirmeye göre Türkiye ve Mısır, ucuz Rus tahılı tedarik edemedikleri için fiyat avantajını kaybediyor. Türk işleyicilerin durumunun liranın seyri nedeniyle daha da zorlaştığı, dünya piyasasının ise Kazakistan’daki tahıl rekoltesi düşüşünden etkilendiği belirtildi. Rusya Tarım Bakanlığı, un ve öğütülmüş ürün ihracatı için yıllık 2 milyon tonluk yeni bir hedef belirledi. Bu beklentide Çin’e yapılan sevkiyat artışının etkili olduğu bildirildi. İKAR verilerine göre Çin, 2025/26 sezonunda Rusya’dan 121 bin ton un alarak ilk sıraya çıktı; önceki sezonda bu miktar 71 bin tondu. Türkmenistan da 104 bin tonluk ithalatla önde gelen alıcılar arasında yer aldı; Afganistan ve Irak da başlıca pazarlar olarak sıralandı. İKAR, Rusya’nın 2025/26 sezonundaki un ve öğütülmüş ürün ihracatını 500 bin ton olarak tahmin etti. Sektör birliği ise mevcut takvim yılında ihracatın, önceki yılki 529 bin ton seviyesinde kalmasını bekliyor. Agropolis Saburovo, 2026’da yaklaşık 110 bin ton ürün ihraç ederek 2023’teki 100,4 bin tonluk rekorunu aşmayı planlıyor. Şirketin Baltık Denizi’ndeki, yıllık 100-150 bin ton tahıl yükleme kapasiteli terminali un ürünlerinin elleçlenmesine yönlendirildi.

İspanya’da Sebze Fiyatları Bir Yılda %17,3 Arttı
Görsel kaynağı: ABC España · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Sebze Fiyatları Bir Yılda %17,3 Arttı

İspanya’da domatesin de dahil olduğu yetiştirilen sebzelerin fiyatı son ayda %18,5 arttı. Domates, salatalık, kabak, balkabağı, patlıcan ve biberi kapsayan gruptaki yükseliş, tüketicilerin alışveriş maliyetini artırdı; domatesle hazırlanan ev yapımı salmorejo da bu nedenle pahalandı. Artış yalnızca aylık dönemle sınırlı kalmadı. Yetiştirilen sebzelerin fiyatı geçen yıla göre %17,3 daha yüksek olurken, ülkede gıda enflasyonu eylülde %5’e yaklaştı.

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor

ABD’de bitkisel süt satış hacmi son bir yılda %5,4 azaldı. Circana verilerini aktaran The Economist’e göre, kategorinin en çok satan ürünü badem sütünde düşüş %7,9 oldu. Birleşik Krallık’ta hazirana kadar olan yılda satışlar %2,5 gerilerken Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya’da büyüme yavaşladı. Tüketicilerin bir bölümünün inek sütüne yönelmesinde fiyat ve sağlık algısı etkili oldu. The Economist, tüketicilerin inek sütünü hane bütçesi açısından daha uygun ve sağlık bakımından daha iyi gördüğünü aktardı. Dairy Foods’un paylaştığı Circana verilerine göre ABD’de bitkisel süt geliri 14 Haziran’a kadar olan yılda 2,4 milyar dolara indi; gelir önceki yıla göre %2 azalırken satılan paket sayısı %5 düşerek 574 milyona geriledi. Bitkisel süt üreticileri yeni tatlar ve ambalaj biçimleriyle talebi korumaya çalışıyor. Yulaf sütü üreticisi Oatly, patlamış mısır ve matcha gibi tatları ürünlerine ekledi. Kategorideki genel düşüşe rağmen şirketin Kuzey Amerika satışları %3,8, ABD mağazalarındaki satışları %10 arttı. Avrupa gelirleri %27 yükselirken Çin geliri %2 geriledi.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Kaimpenah, hayvancılık ve kanatlı ürünleri fuarının açılışında sektörün gıda güvenliği, ihracat ve istihdam açısından önem taşıdığını söyledi. Kaimpenah, İran’daki sektörün yılda yaklaşık 19 milyon ton süt, et, yumurta ve bal ürettiğini belirtti. Açılış töreni, 26 Mehr 1405 tarihinde düzenlenen uluslararası fuar kapsamında gerçekleştirildi. Kaimpenah’ın verdiği bilgilere göre yıllık üretim 13 milyon tondan fazla çiğ süt, yaklaşık 3,2 milyon ton tavuk eti, yaklaşık 1,14 milyon ton yumurta, yaklaşık 950 bin ton kırmızı et ve yaklaşık 126 bin ton baldan oluşuyor. Sektörün üretimi iç talebin karşılanmasına katkı sağlarken ihracat ve döviz kazanımında da rol oynuyor. Kaimpenah, devrim öncesinde İran’ın peynir ve tereyağı gibi bazı süt ürünlerinde ithalata bağımlı olduğunu, bugün ise İran ürünlerinin komşu ülke pazarlarında bulunduğunu ifade etti. Son iki savaş sırasında çeşitli zorluklar ve ticari kısıtlamalara rağmen hayvansal ürün üretiminin sürdüğünü belirten Kaimpenah, son sekiz ayda yumurta, tavuk eti, süt ürünleri ve yüksek verimli hayvanlara ait dondurulmuş embriyoların ihraç edildiğini açıkladı. Üretimin devamlılığı için Tarım Bakanlığının üretimi izlediği, üreticilere teknik ve yönetsel destek sağladığı, hayvancılık girdilerini temin ettiği ve genetik materyal stoklarını koruduğu aktarıldı. Sektörün geleceği için değer zincirinin tamamlanması, ileri teknolojilerin kullanılması, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, işletme sermayesi ve altyapı finansmanı sağlanması öncelikler arasında sıralandı. Ayrıca enerji tüketiminin optimize edilmesi, hayvancılığın akıllı teknolojilerle geliştirilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması gerektiği belirtildi.

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor

Sırbistan’da yemek teslimatı, geçmişte uzun mesai, habersiz misafir veya evde yiyecek bulunmaması gibi olağanüstü durumlarda başvurulan bir seçenekken Belgrad’da günlük rutinin parçasına dönüştü. Teslimat uygulamalarından yalnızca yemek değil, tek bir kahve ve yakındaki fırından alınan ürünler de sipariş ediliyor. Bu değişim, tüketicilerin gıda harcamalarında görünmeyen bir maliyet kalemi oluşturuyor. Teslimat ücreti, hizmet bedeli ve kurye bahşişi eklendiğinde 800 dinarlık bir yemek için kasada 1.300-1.500 dinar ödenebiliyor. Kaynakta, bazı kişilerin bu ek ödemeler nedeniyle ayda 50.000 dinara kadar daha fazla harcama yaptığı aktarılıyor. Başka bir hesaplamada ise yemek bedeliyle teslimat dahil toplam tutar arasındaki farkın kişi başına aylık 30.000-50.000 dinarlık bir açığa dönüşebildiği belirtiliyor; bu iki rakamın aynı kullanıcı grubunu veya aynı ölçümü ifade ettiği söylenmiyor. Belgrad’daki Reddit tartışmasında farklı tüketim alışkanlıkları ortaya çıkıyor. Bazı kullanıcılar pazar alışverişi yapıp evde yemek hazırlayarak aylık 200-300 avro harcadığını belirtirken, bazıları kişi başına 600 avrodan başlayıp 1.000 avronun üzerine çıkan harcamalar bildirdi. İkinci gruptaki kullanıcılar, paranın önemli bölümünün yemek teslimatı uygulamalarına gittiğini ve işten sonra yemek hazırlamak istemedikleri için sipariş verdiklerini yazdı. Saurin Parik, teslimat uygulamalarının büyümesini yalnızca zaman yetersizliğiyle değil, insanların küçük fiziksel veya zihinsel çabalardan kaçınmasıyla açıklıyor. Guardian’a dayandırılan aktarımda ise kuryelerin her dakikayı ölçen algoritmik bir tempoda çalıştığı, bazılarının yağmur ve karda günde 10-12 saat araç kullandığı belirtiliyor. Teslimat hizmetlerinin maliyetini azaltma arayışının sahadaki emeği ağırlaştırdığı yönündeki bu değerlendirmelerin yanında, bazı kent sakinleri bütçelerini kontrol etmek için pazar ve market alışverişine dönerek haftalık yemek hazırlamaya başladı.

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor

Slovakya’nın Kráľov Brod köyünde düzenlenen elma ve ördek festivalinde 3.500’e yakın kişi bir araya geldi; Agrostaar’ın hazırladığı 1.000’den fazla kızarmış ördek porsiyonu kısa sürede tüketildi ve organizatörler daha fazla satış yapabileceklerini belirtti. Ancak yüksek talep, ülkenin son uzun süreli ördek yetiştiricisi olarak tanımlanan Agrostaar’ın üretiminin sürdürülebileceği anlamına gelmiyor. Şirketin ördek çiftliği yıllardır bitkisel üretimden elde edilen gelirle destekleniyor. Aşırı kuraklık, bu desteğin temelini zayıflattı. Kaynağa göre mısır verimi üçte iki oranında düştü ve bitkisel üretim zarara geçti; ayrıca ördek yemi için gereken mısırın fiyatı yükseliyor. Agrostaar’ın modeli, ördeklerin iki gölde yüzebildiği ekstansif yetiştiriciliğe dayanıyor. Bu model, Macaristan, Polonya ve Almanya’da yaygın olduğu aktarılan yoğun endüstriyel yetiştiricilikten ayrılıyor. Şirket yöneticisi Balázs Kósa, 3 kilogramlık bir Agrostaar ördeğinin 20 avroya mal olduğunu söylerken, bir zincir markette Macaristan menşeli ördek kilogramı 3,19 avrodan kampanyaya sunuluyor. Şirketin kurucularından František Szikura, 1970’lerin ortasında çiftlikte 800 bin günlük ördek yavrusu üretildiğini ve bunların %35’inin güney Slovakya’daki köylülerce satın alındığını anlatıyor. Szikura’ya göre 1990’larda kümes hayvanlarının kesildiği mezbahaların özelleştirilmesi, Agrostaar’a toplam 7 milyon Slovak korunası ödenmemesiyle sonuçlandı ve su kuşu yetiştiriciliğinde gerileme sürecini hızlandırdı. Slovakya’nın Avrupa Birliği’ne katılımı sonrasında uygulamaya giren yeni standartlar ve HCPP, yani doğru yetiştiricilik ve üretim uygulamaları da yeni yatırımlar gerektirdi. Szikura, destek politikalarında kümes hayvancılığı için yeterli mali araç bulunmadığını savunuyor. Kaynakta, kırsal yaşam tarzının değişmesi, evlerin çim ve süs bahçeleriyle çevrilmesi ve süpermarketlerin yaygınlaşmasının da köylülerin ördek ve kaz yetiştiriciliğini marjinalleştirdiği belirtiliyor; ancak bu dönüşümün tek neden olmadığı vurgulanıyor. Hayvan hakları savunucularının kaz ve ördeklerin mısırla zorla beslenmesine yönelik kampanyaları da sektörü etkileyen gelişmeler arasında aktarılıyor. Agrostaar bugün kendi mezbahasında yılda 15 bin ördek işliyor. Tomášikovo’da 10 bin, Topoľnica’da ise 5 bin ördeğin bulunduğu işletmeler de var; ancak kaynak bu işletmelerin toplam etkisini sınırlı görüyor. Slovakya’da su kuşlarının toplam kümes hayvanı üretimindeki payı 2000’de %5 iken 2025’te %0,2’ye geriledi. Aynı dönemde ülkenin kaz sürüsü 95 binden 850’ye düştü.