ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

317 haber · Sayfa 12

Kazakistan’da 18,6 Milyon Ton Tahıl Hasat Edildi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da 18,6 Milyon Ton Tahıl Hasat Edildi

Kazakistan’da 26 Eylül itibarıyla tahıl ve baklagil ekili alanların %81,5’i hasat edildi. Tarım Bakanlığı basın servisinin açıkladığı verilere göre ülkede 18,6 milyon ton tahıl elde edilirken, ortalama verim hektar başına 14,6 kental oldu. 2026’daki toplam ekim alanı 24,2 milyon hektara ulaştı. Bunun 15,6 milyon hektarını tahıllar, 5,2 milyon hektarını yağlı tohumlar ve 3 milyon hektarını yem bitkileri oluşturdu. Pamuk 173,6 bin, şeker pancarı ise 23,8 bin hektarda ekildi. Yeni mahsulün 4,9 milyon tonu lisanslı tahıl kabul işletmelerine teslim edildi. Bu miktarın %74’ü 3. sınıf, %20’si 4. sınıf, %6’sı ise 5. sınıf tahıldan oluştu. İncelenen yumuşak buğday örneklerinin %48’inde gluten oranı %28’in üzerinde ölçüldü. Yağlı tohumlarda 2,2 milyon hektar hasat edilirken 2,2 milyon ton ürün toplandı. Ayrıca 2,9 milyon ton sebze, 2,5 milyon ton patates ve 2,3 milyon ton kabakgiller hasadı yapıldı. Hasat çalışmalarında 130 bin traktör ve 29 bin biçerdöver kullanılırken, 2026 gübre planının %90’ına karşılık gelen 2,1 milyon ton için sevkiyat sözleşmesi imzalandı.

Batı ve Doğu Flandre’de Tarım İşletmelerinde Yangın Önleme Çalışmaları Artıyor
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

Batı ve Doğu Flandre’de Tarım İşletmelerinde Yangın Önleme Çalışmaları Artıyor

Belçika’nın Batı Flandre bölgesinde tarım işletmelerinde yangın riskine karşı yeni bilgilendirme toplantıları düzenlenecek. İl yönetimi, Prevent Agri ile işbirliği içinde bir toplantı dizisi planlarken, Doğu Flandre’de de üç benzer toplantı yapılması öngörülüyor. Batı Flandre’deki toplantıların bu sonbaharda, kasım ayında Ieper’de gerçekleştirilmesi planlanıyor. Zone 1 ve Westhoek itfaiye bölgelerinin verilerine göre bu yıl tarım işletmelerinde 14 yangın çıktı. 2022-2025 döneminde kaydedilen 116 olayın 85’i Westhoek’ta gerçekleşti. Ancak Prevent Agri, Flaman itfaiye bölgelerinde olayların ortak bir yöntemle kaydedilmemesi nedeniyle genel ölçekte karşılaştırılabilir somut verilere sahip olmadığını belirtiyor. Önleme çalışmalarında elektronik tesislerin düzenli kontrolü ve yangın söndürücülerin hazır bulundurulması gibi düşük maliyetli tedbirler ele alınacak. Kuruluş, işletmelerde otomasyonun yaygınlaşmasıyla süt ve gübre robotları ile iklim kontrol sistemleri gibi daha fazla elektronik ekipman kullanıldığını, bunun da yangın riskini artırdığını savunuyor. İşletmelerin büyümesi ve ahırlarda daha fazla hayvan bulunması ise yangınların olası etkisini artıran diğer koşullar arasında gösteriliyor.

FAOSTAT Nedir? Dünya Tarımında Üretim, Ticaret ve Fiyat Verileri
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber

FAOSTAT Nedir? Dünya Tarımında Üretim, Ticaret ve Fiyat Verileri

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) resmî istatistik veri tabanı FAOSTAT, dünya tarım ve gıda sistemlerine ilişkin tarihsel ve güncel verileri tek platformda topluyor. 245’ten fazla ülke ve bölgeyi kapsayan sistem; çiftçiler, ihracatçılar, araştırmacılar, kamu kurumları ve uluslararası kuruluşlar için tarımsal gelişmeleri inceleme olanağı sunuyor. Platformda bitkisel ve hayvansal üretim, dış ticaret, fiyatlar, arazi kaynakları, gübre kullanımı ve gıda güvenliği gibi başlıklara ilişkin veriler bulunuyor. Kullanıcılar belirli bir ürünün üretim seyrini birkaç on yıl boyunca izleyebiliyor, ülkeleri karşılaştırabiliyor ve uluslararası piyasalardaki eğilimleri değerlendirebiliyor. FAOSTAT ayrıca tarımın çevre ve iklimle ilişkisini incelemek için sera gazı emisyonları, arazi kullanımı ve su kaynakları gibi göstergeler sağlıyor. Gürcistan açısından da ülke tarımının diğer ülkelerle karşılaştırılması, ihracat ve ithalat hareketlerinin incelenmesi ve farklı üretim kollarının uluslararası ölçekte değerlendirilmesi mümkün oluyor.

Meyve Bahçelerinde Sonbahar Gübrelemesinde Azot Uyarısı
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Bahçelerinde Sonbahar Gübrelemesinde Azot Uyarısı

Hasat sonrasında meyve ağaçlarının uygun şekilde beslenmesi için sonbahar döneminde temel gübreleme yapılması öneriliyor. Organik ve mineral gübrelerin bahçenin tamamına dağıtılması, ardından toprağın işlenmesi gerekiyor. Organik gübreler arasında özellikle yanmış veya yarı yanmış sığır gübresi öne çıkıyor. Humus bakımından zayıf topraklarda bu gübrenin 3-4 yılda bir hektara 30-40 ton verilmesi tavsiye ediliyor. Kompost da kullanılabilecek organik gübreler arasında yer alıyor. Mineral gübre seçiminin toprak yapısı ve analiz sonuçlarına göre yapılması gerekiyor. Fosforu düşük kırmızı ve kahverengi karbonatlı topraklarda NPK 10-30-20 gübresi hektara 1200-2300 kilogram miktarında uygulanabiliyor. Rendzina, besin maddelerince fakir karbonatlı topraklar ve pseudogleylerde ise NPK 7-20-30 veya NPK 5-15-30 formülasyonları, hektara 1400-2700 kilogram aralığında öneriliyor. Asitli topraklar ve kırmızı topraklarda kalsiyum ihtiyacı, kalsiyum karbonat veya kalsiyum magnezyum karbonat kullanılarak karşılanabiliyor. Kireçleme olarak adlandırılan uygulama için hektara 4-6 ton miktarı veriliyor. Fosfor ve potasyumun toprakta daha yavaş çözündüğü, bu nedenle bitkilere daha uzun süre ulaşabildiği belirtiliyor. Gübreleme zamanında azot içeriği düşük ürünlerin sonbaharda, azot oranı yüksek gübrelerin ise bitkilerin daha iyi değerlendirebildiği vejetasyon döneminde kullanılması gerekiyor. Uygulama sırasında önce mineral, sonra organik gübre dağıtılmalı; ardından sürüm veya frezeleme yapılmalı. Eğimli arazilerde tüm bahçeyi sürmek yerine yalnızca ağaç çevresinin işlenmesi, yağışla toprak ve kök kaybını önlemek açısından öneriliyor. Mineral gübre seçiminin doğrulanması için toprağın her dört yılda bir agro-kimyasal analizden geçirilmesi gerekiyor.

Copagran Uruguay’da Mısır Ekiminin 350.000 Hektara Ulaşmasını Bekliyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Copagran Uruguay’da Mısır Ekiminin 350.000 Hektara Ulaşmasını Bekliyor

Uruguaylı tarım kooperatifi Copagran, 2026-2027 sezonunda mısır ekim alanının yaklaşık 350.000 hektara ulaşmasını bekliyor. Kooperatifin bu sezon için değerlendirdiği toplam aralık 300.000-400.000 hektar olurken, beklentinin 350.000 hektara daha yakın olduğu belirtildi. Copagran ayrıca Yaz Hasadı'nın Mısır Baskısı için resmi açılış etkinliğini 11 Mart 2027'de Young kentinde düzenlemeye hazırlanıyor. Sezondaki başlıca değişim, alanın kışlık ürünlerden birinci ürün mısırına kayması oldu. Özellikle ülkenin güneyinde görülen bu geçişin, kuraklığın kışlık ürünlerde yarattığı zorlukların ardından gerçekleştiği aktarıldı. Birinci ürün mısırının geçmişte daha çok süt işletmeleri ve besi işletmeleriyle bağlantılı çiftliklerde yer aldığı, tarım üreticileri arasında ise uzun süre ağırlıklı olarak ikinci ürün şeklinde ekildiği ifade edildi. Copagran yöneticisi Marcelo Fraga'ya göre mısırın önem kazanmasında besi işletmelerinin gelişmesi, farklı hayvan gruplarında yem takviyesinin yaygınlaşması ve süt üretiminin yoğunlaşması etkili oldu. Mısırın tarım, hayvancılık ve sanayi arasındaki bağlantıyı gösteren ürünlerden biri olduğu; tarlada başlayan üretimin daha sonra et, süt ve diğer katma değerli gıdalara dönüştüğü belirtildi. Kooperatif, üretim sürecini yalnızca hasat döneminden ibaret görmeyen “Copagran 360, plandan hasada” yaklaşımını da uygulamaya aldı. Bu kapsamda temmuz ayında Colonia, Soriano, Paysandú ve Río Negro bölgelerindeki üreticilerle verim, çeşit, maliyet, piyasa ve iklim senaryoları değerlendirildi. Young kentinde düzenlenen ekim kliniğinde ise mibzer ayarı, mekanizasyon, gübreleme, genetik ve biyoteknoloji konuları ele alındı. Copagran, farklı mısır hibritleriyle deneme parselleri kurarak bunları sezon boyunca izleyecek ve sonuçları mart ayında paylaşacak. Kooperatifin ülkede 650 aktif ortağı, 3.000'den fazla müşterisi ve sözleşmeli olarak yönettiği 100.000 hektardan fazla ekim alanı bulunuyor. 11 Mart'taki etkinlikte sabah tarlada hasat yapılması, öğleden sonra da üreticilere mısır yönetimi, hayvancılık ve süt üretimi hakkında konuşmalar düzenlenmesi planlanıyor.

AB Tarımında İnovasyonun Pazara Ulaştırılması Gündemde
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında İnovasyonun Pazara Ulaştırılması Gündemde

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, tarımda araştırma ve inovasyonun geleceğini ele almak üzere Brüksel'de çiftçileri, araştırmacıları, şirketleri ve karar vericileri bir araya getirdi. Konferans, Komisyonun yeni araştırma ve inovasyon stratejisi kapsamındaki önceliklerin ve araştırma finansmanının tartışılmasına katkı sundu. Strateji, tarım, ormancılık ve kırsal alanlar için AgRI 2040 ile balıkçılık ve su ürünleri dahil gıda sistemleri için Food 2040 olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Finansmanın ağırlıklı olarak 2028-2034 dönemi için planlanan Horisont Europa programından gelmesi öngörülüyor. Ancak bu programın bütçesi, AB'nin aynı döneme ilişkin uzun vadeli bütçe görüşmeleri sürdüğü için henüz belirlenmiş değil. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, araştırma ve inovasyonun çiftliklere ve pazara daha hızlı ulaşması gerektiğini söyledi. Hansen, birçok pilot projenin daha geniş ölçekte kullanılabilecek ticari çözümlere dönüşmediğini, ABD'de bir yıl sürebilen bazı süreçlerin AB'de on yıla çıkabildiğini belirtti. Araştırma ve inovasyondan sorumlu Komisyon Üyesi Ekaterina Zaharieva da özellikle gübre alanındaki bazı Avrupa şirketlerinin, AB'de ürünleri pazara sunma süreci uzun olduğu için satışlarını üçüncü ülkelerde başlattığını ifade etti.

Kükürt Arzı ve Gübre Ticareti RealAg Hafta Sonu Yayınında Ele Alındı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Kükürt Arzı ve Gübre Ticareti RealAg Hafta Sonu Yayınında Ele Alındı

RealAg on the Weekend'in 26-27 Eylül 2026 tarihli bölümünde, kükürt ve potasyumlu gübre arzını etkileyen güncel gelişmeler StoneX'ten Josh Linville ile ele alındı. Programın sunuculuğunu Lyndsey Smith yaptı. Bölümde ayrıca Saskatchewanlı çiftçi Rob Stone hasat durumunu aktardı. Linda Dalgetty, STARS kuruluşunun 35'inci yıllık takvimini; Jay Remsik ise çiftlik güvenliği gündemini değerlendirdi. Kaynak, bu başlıklar için ayrıntılı piyasa verisi veya alınmış bir karar paylaşmıyor.

Şili’de Karpuz Hasadını Öne Çekmek İçin Üç Deneme Başlatıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Karpuz Hasadını Öne Çekmek İçin Üç Deneme Başlatıldı

Şili’nin O’Higgins Bölgesi’ndeki Marchigüe’de, karpuz hasadını kasım sonuna çekmek amacıyla üç tarla denemesi yürütülüyor. O’Higgins Üniversitesi’nin Tarım, Hayvan ve Çevre Bilimleri Enstitüsü (ICA3), Prodesal Marchigüe ve bölgedeki üreticilerin katıldığı çalışma, kıyı kurak kuşağında karpuz üretiminin sezonun yoğun arz döneminden önce yapılmasını hedefliyor. Denemelerde aşılı bitkiler, mikro tüneller, biyobozunur malç ve yerel üretilen Biolana biyogübresi birlikte değerlendiriliyor. Araştırma ekibine göre mikro tüneller, ağustos ve eylül aylarındaki erken kuruluş döneminde bitkileri don ve aşırı yağış gibi hava koşullarına karşı koruyarak üretimin öne çekilmesine yardımcı olabilir. Aşı anacının ise bitkiye daha fazla güç kazandırması ve aşısız bitkilere göre toprağın daha geniş bölümünden yararlanmasını sağlaması bekleniyor. Biyobozunur malç, yabancı ot gelişimini ve besin rekabetini azaltmak için kullanılırken, geleneksel biyobozunur olmayan plastiklere alternatif olarak inceleniyor. Yerel biyogübre Biolana için şu aşamada hasadı doğrudan öne çektiği söylenmiyor; ancak üreticiler açısından ilginç sonuçlar verebileceği belirtiliyor. Aşılı ve aşısız bitkiler verim, meyve kalitesi ve gelişim dönemleri bakımından karşılaştırılacak. İlk sonuçların aralık başında açıklanması bekleniyor. Kasım sonunda hasat, üreticilerin arzın zirve yaptığı dönemden önce pazara ulaşarak daha iyi fiyat alma ihtimalini artırabilir. Bununla birlikte ekip, en büyük riskin kuruluşun ilk ayında yaşanabileceği ve bu dönemde meydana gelebilecek bir donun, karpuz bitkilerinin çiçeklenmenin başladığı aşamada zarar görmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Hürmüz’deki Aksamalar 45 Milyon Kişiyi Gıda Sıkıntısı Riskiyle Karşı Karşıya Bırakabilir
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz’deki Aksamalar 45 Milyon Kişiyi Gıda Sıkıntısı Riskiyle Karşı Karşıya Bırakabilir

Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) Direktörü George Moreira da Silva, Hürmüz Boğazı üzerinden gübre tedarikinde yaşanabilecek aksamaların gelişmekte olan ülkelerde en az 45 milyon kişiyi gıda sıkıntısıyla karşı karşıya bırakabileceğini söyledi. Moreira da Silva, açıklamayı NHK’ye verdiği röportajda yaptı. Moreira da Silva’ya göre olası bir insani kriz, her gün en az beş ila yedi gübre taşıyan geminin boğazdan geçmesine izin verilmesiyle önlenebilir. Küresel gübre ticaretinin üçte birinin bu deniz geçidinden geçtiği belirtilirken, gübre akışındaki kesintilerin gelişmekte olan ülkelerin gıda güvenliği açısından belirleyici olabileceği ifade edildi. Moreira da Silva, ABD ile İran arasındaki savaşın insani yardım geçişlerini durdurmak için gerekçe oluşturmaması gerektiğini belirterek Washington ve Tahran’a gübre tedariki sorununu kapsamlı bir anlaşma çabasından ayrı biçimde hızla çözme çağrısı yaptı. İran ile Umman arasındaki Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından da stratejik öneme sahip; dünya petrol arzının yaklaşık %20’si ile sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının yaklaşık %25’i buradan geçiyor.

Meksika ve Güney Kore, Bilimsel ve Teknolojik İşbirliğini Güçlendirecek
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika ve Güney Kore, Bilimsel ve Teknolojik İşbirliğini Güçlendirecek

Meksika ile Güney Kore, tarım ve gıda alanındaki bilimsel, teknolojik ve inovasyon odaklı işbirliğini güçlendirmek amacıyla iki mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşmalar kapsamında yapay zekâ, biyogübreler, tarımsal mekanizasyon ve sürdürülebilir tarım araştırmalarına öncelik verilmesi planlanıyor. İlk mutabakat, Meksika Ulusal Ormancılık, Tarım ve Hayvancılık Araştırmaları Enstitüsü (INIFAP) ile Kore Kırsal Kalkınma İdaresi (RDA) arasında imzalandı. Belge, özellikle sürdürülebilir tarım alanında bilimsel araştırma projeleri geliştirilmesinin temellerini oluşturuyor. Meksikalı yetkililer, anlaşmanın yapay zekâ, biyogübreler ve tarımda ihtiyaç duyulan diğer girdiler için ortak bir çalışma rotası belirlediğini bildirdi. İkinci mutabakat ise Kore Gıda ve İlaç Güvenliği Bakanlığı (MFDS) ile Meksika Ulusal Tarım Sağlığı, Güvenliği ve Agro-Gıda Kalitesi Servisi (Senasica) arasında imzalandı. Bu anlaşmayla tarım ürünlerinde elektronik sertifikasyonun yaygınlaştırılması ve iki ülke arasındaki ticaret süreçlerinin modernleştirilerek hızlandırılması hedefleniyor. Kore Kırsal Kalkınma İdaresi yöneticisi Lee Seungdon, ülkesinin pirinç yetiştiriciliğinde mekanizasyon ve yapay zekâ kullanımı açısından örnek gösterilebileceğini söyledi. Anlaşmalar, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum Pardo ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’un gerçekleştireceği Meksika-Güney Kore Zirvesi kapsamında imzalandı.

Brezilya’da 2026/27 Hasadı İçin Gübre Arzı Riski Uzak Görülüyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da 2026/27 Hasadı İçin Gübre Arzı Riski Uzak Görülüyor

Brezilya Tarım Bakanı André de Paula, 2026/27 sezonu için gübre tedarikinde yaşanabilecek kıtlık riskinin ortadan kalktığını söyledi. Belo Horizonte’de düzenlenen 15. Brezilya Pamuk Kongresi’nde konuşan de Paula, değerlendirmeye yurt dışındaki tedarikçi sayısını artırma ve gübrelerin ülke limanlarına girişini hızlandırma çalışmalarının temel oluşturduğunu belirtti. Stratejinin, uluslararası çatışmaların geleneksel tedarik rotalarını ve gübre kaynaklarını etkilemesinin ardından güç kazandığı aktarıldı. Bakanın Angola ve Fas ziyaretlerinde gübre üretimi ve tedariki gündeme gelirken, Fas’taki OCP Nutricrops ile 2026 ve 2027 yıllarında Brezilyalı işletmelere fosfatlı gübre sağlanmasını öngören bir mutabakat imzalandı. Mutabakat, ticari koşullara bağlı olmak üzere 3,8 milyon ton fosfatlı gübre tedarikini referans alıyor. Bu miktarın, hükümetin hesaplamasına göre Brezilya’nın fosfatlı gübre ihtiyacının yaklaşık %80’ine karşılık geldiği belirtildi. Limanlarda gübre gemilerine, kurallar izin verdiğinde varış duyurusundan itibaren 24 saat içinde öncelikli yanaşma tavsiye edildi. Ülke ayrıca uzun vadede ithalata bağımlılığı azaltarak iç üretimin talebin %45-50’sini karşılamasını hedefliyor.

Ursula Von Der Leyen: Avrupa Tarım, Gıda ve Enerjide Daha Derin Bağımlılıklara İlerliyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Ursula Von Der Leyen: Avrupa Tarım, Gıda ve Enerjide Daha Derin Bağımlılıklara İlerliyor

Farm Europe Başkanı’nın değerlendirmesine göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 16 Eylül’deki Birliğin Durumu konuşması, Avrupa’nın tarım, gıda ve enerji alanlarındaki dışa bağımlılıklarını azaltacak somut adımlar ortaya koymadı. “Sözler iyidir, eylemler daha iyidir” ifadesine rağmen, Avrupa’daki çiftçilerin karşı karşıya olduğu kuraklık, yüksek girdi maliyetleri ve rekabet baskıları için yeterli yatırım ve acil destek paketi açıklanmadığı savunuldu. Farm Europe, Avrupa Birliği tarım arazilerinin %70’inin yaz döneminde kuraklık koşullarından etkilendiğini belirtti. Su şebekelerindeki kayıpların azaltılması ve 100 bölgeye müdahale edilmesi olumlu adımlar olarak değerlendirilirken, bunların tarımın iklim değişikliğine uyumu ve ihtiyaç duyulan yatırımların ölçeğini karşılamaktan uzak olduğu ifade edildi. Sigorta ve risk yönetimi araçlarının desteklenmesi gerektiği, ancak bunların güçlü bir bütçenin ve bağımsız bir Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) yerini tutamayacağı vurgulandı. Değerlendirmede, Avrupa tarımındaki üretim ve ticaret göstergelerinin gerilediği ileri sürüldü. Komisyon Başkanı’nın görev döneminde AB’nin tahıl fazlasının yarıya indiği, 4 milyon hektar tahıl ekim alanının kaybedildiği ve buğday ithalatının 2019-2023 arasında 2,4 kat arttığı belirtildi. AB’nin mısır ihracatının 2019’dan bu yana %48 gerilediği, hayvancılık sektörünün ise 2019’dan beri 26 milyondan fazla hayvan kaybettiği aktarıldı. Aynı dönemde et ticaretindeki fazla 6,5 milyon tondan 4,8 milyon tona düştü. Gübre maliyetlerindeki artış, tarımsal üretim fiyatlarındaki gerileme ve ithalatın ihracattan daha hızlı yükselmesi de eleştirinin diğer başlıklarını oluşturdu. Net yağlı tohum ve yem ithalatının 62,3 milyon tona çıktığı, soya küspesi ithalatının ise 41,7 milyon tona ulaştığı belirtildi. Biyoyakıt ve biyometan gibi alanlarda tarımın potansiyelinin kullanılmadığı, bir bağımlılığın başka bir bağımlılıkla değiştirildiği savunuldu. Farm Europe ayrıca ABD ile yapılan anlaşmada 750 milyar dolarlık enerji alımı ve 600 milyar dolarlık yatırım taahhüdüne karşılık %15’lik azami gümrük tarifesi belirlenmesini eleştirdi. Komisyonun gelecek uzun vadeli bütçede tarıma 300 milyar avro ayırma önerisinin %20’den fazla düşüş anlamına geldiği ve OTP’nin bütçede ayrı bir kalem olmaktan çıkarılmasının çiftçiler açısından öngörülebilirliği zayıflatacağı belirtildi.

Küresel Hayvancılık Jeopolitik ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Hayvancılık Jeopolitik ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Alman Tarım Derneği (DLG), küresel hayvancılığın jeopolitik belirsizlik, kırılgan tedarik zincirleri, yem ve enerji maliyetlerindeki artış, iklim değişikliği, aşırı hava olayları, hayvan hastalıklarının yayılması ve sanayileşmiş ülkelerdeki iş gücü açığı gibi çok sayıda baskıyla karşı karşıya olduğunu bildirdi. DLG Genel Müdürü Lothar Hövelmann, giderek karmaşıklaşan piyasalarda işletmelerin başarısı için girişimcilik yetkinliğinin belirleyici olduğunu söyledi. DLG’ye göre hayvancılık işletmelerinde ekonomik performans artık yalnızca piyasa fiyatlarıyla değerlendirilemez. Yem bulunabilirliği, enerji arzı, hayvan sağlığı, hava koşulları, siyasi gelişmeler ve teknolojik ilerlemeler birbiriyle bağlantılı olduğu için üreticilerin ve tarım-gıda şirketlerinin sistemli çözümler geliştirmesi gerekiyor. Almanya ve Avrupa’daki süt sektörü de üretimi artırma, düşen süt fiyatları ve yüksek yem, enerji ile gübre maliyetleri arasında yeni bir denge arıyor. AB’de çiğ sütün ortalama fiyatı Ocak 2025’te 100 kilogram başına 42,2 avro oldu. Bu fiyat, Ocak 2024’e göre yaklaşık 10 avro daha düşük olsa da 2016’daki süt piyasası krizinde görülen 30 avronun altındaki seviyelerin üzerinde kaldı. DLG, zorlu piyasa koşullarında dahi etkili işletme yönetimiyle başarı sağlanabileceğini belirtti. Hannover’de 10-13 Kasım 2026’da düzenlenecek EuroTier 2026, bu sorunlara yönelik uygulamalı çözüm ve stratejileri ele alacak. Fuarda otomasyon ve yapay zekâ destekli sürü yönetimi sistemleri, ahır ve iklimlendirme yatırımları ile otomatik sağım teknolojileri öne çıkacak. Hövelmann, teknolojinin kendi başına amaç olmaması; pratik, güvenilir ve ekonomik çözümlerin mevcut işletmelere uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.

İrlanda’da Gübre Satışları %5,5 Azaldı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Gübre Satışları %5,5 Azaldı

İrlanda Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı (DAFM), gübre yılının ilk dokuz ayında 1,14 milyon ton gübre satıldığını açıkladı. Satışlar, geçen yılın aynı dönemindeki 1,2 milyon tona göre %5,5 azaldı. 1 Ekim 2025-30 Haziran 2026 döneminde bileşik gübre satışları 628.643 ton, tek besinli gübre satışları 510.717 ton oldu. Satılan besin maddesi miktarı da önceki yıla göre yaklaşık %8 gerileyerek 381.145 tona indi.

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri
Görsel kaynağı: Boerenbusiness · Özgün haber

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri

Avrupa ve Kuzey Amerika’da sıcaklık ile kuraklığın tarım ürünleri fiyatlarını son dönemde desteklemesine karşın, önceki aylardaki olumsuz koşullar ve belirsizlik Hollanda’daki tarla bitkileri işletmelerinin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdi. Boerenbusiness’in ING, ABN Amro, Triodos ve Rabobank uzmanlarıyla yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut dönemde yeni makine, teknoloji ve yenileme yatırımları azalırken finansman başvuruları da çoğunlukla geriledi. ING, fiyatların bu yıl işletmeler için yeterli kârlılığı sağlamaması halinde gelecek kış yeni makinelere ve diğer yatırımlara ilginin daha da düşebileceğini belirtiyor. Bankalara göre 2024 ve 2025’teki iyi kazançlar, yeni teknolojilere, hassas ilaçlama makinelerine, yabancı ot temizleme robotlarına ve yenileme yatırımlarına yönelimi artırdı. Ancak düşük fiyatlar, belirsiz fiyat beklentileri, izin süreçlerindeki zorluklar ve süren jeopolitik gerilimler yatırımları sınırladı. Triodos, biyolojik, biyodinamik ve dönüşüm sürecindeki işletmelerin yabancı ot temizleme robotlarına yatırım yapmayı sürdürdüğünü aktarıyor. Bankalar, iş gücünden tasarruf etmek ve bitki koruma ürünleri ile gübre kullanımını azaltmak için inovasyon talebinin devam ettiğini, buna karşılık bazı yenileme yatırımlarının ertelendiğini ifade ediyor. Arazi alımları, yatırım iştahındaki genel düşüşten ayrı bir alan oluşturuyor. Rabobank’a göre bir parsel satışa çıktığında, tarla bitkileri işletmeleri iyi ya da kötü bir yıldan bağımsız olarak bu fırsatı değerlendirmek zorunda kalabiliyor. Bununla birlikte yüksek arazi fiyatları, arazinin tamamının satın alınmasını zorlaştırıyor ve üst hakkı seçeneğini daha fazla gündeme getiriyor. Banka, çiftçilerin yanı sıra savunma, veri merkezleri ve enerji şirketlerinin de arazi talebinde bulunduğunu; su depolama ve nehirler için ek alan ihtiyacının da fiyatları yüksek tutabileceğini belirtiyor. ABN Amro ise mevcut arazi hareketliliğinin düşük olduğunu ve bunun kredi başvurularını etkilediğini bildiriyor. Bankalar, makine ve arazi kullanımında işletmeler arası iş birliğinin maliyetleri düşürebileceğini düşünüyor. ING, makinelerin yıl boyunca daha fazla saat kullanılmasının verimlilik ve doğrudan maliyet avantajı sağlayabileceğini savunuyor. Triodos, özellikle biyolojik işletmelerin birlikte yatırım yapmasını uygun bulurken, ABN Amro hem arazi kullanımında hem de işletme araçlarında iş birliğine daha sık bakıldığını belirtiyor. Rabobank ise girişimcilerin mümkün olduğunda makineleri kendi bünyesinde tutmayı tercih ettiğini aktarıyor. ABN Amro ayrıca bazı büyük işletmelerde makine parkının gereğinden fazla büyüdüğünü ve bu işletmelerin zaman zaman hizmet işletmesi gibi çalıştığını kaydediyor. Kredi değerlendirmesinde güncel bilanço tek ölçüt değil. Bankalar çok yıllı sonuçları, uzun vadeli kârlılığı, likiditeyi, özkaynak katkısını, nakit akışını, getiriyi ve borç ödeme kapasitesini inceliyor. Yatırım işletmenin gelecekteki mali sınırlarını aşacak ve olumsuz bir senaryoda doğrudan mali sorun yaratacaksa ertelenmesi öneriliyor. Rabobank ayrıca işletmenin gelecekteki görünümünü, ekim planını, iklim risklerini, sulama imkânını, toprağın besin maddelerini yıkamaya duyarlılığını ve dinlendirici ürünlerin payını değerlendiriyor. Uzmanlara göre mali göstergeler uygunsa talep düşüşü nedeniyle makine ve malların ucuzlaması fırsat yaratabilir; ancak yatırım kararının temelini her işletmenin kendi mali dayanıklılığı oluşturmalı.

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi

Kazakistan’da buğday hasadı, erken ekim ve yaz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle ana tarım bölgelerinde alışılmıştan iki-üç hafta önce başladı. Eylül başında ülke genelinde hem ürün miktarı hem de kalite görünümü büyük ölçüde netleşirken, kuraklık ve yüksek sıcaklıklar birçok bölgede verimi aşağı çekti. ElDala.kz ekibi, AgroKaravan Hasat 2026 kapsamında yedi bölgede 10 işletmeyi ziyaret ederek sezonun sonuçlarını inceledi. Erken bahar, çiftçilerin bazı bölgelerde ekime mayıs başında başlamasını sağladı. Ancak yaz boyunca sıcaklıkların yer yer 40 dereceyi aşması, bitkilerin gelişim evrelerini hızla tamamlamasına ve çiçeklenme ile döllenmenin olumsuz etkilenmesine yol açtı. Abay, Doğu Kazakistan, Pavlodar ve Karaganda bölgeleri ile Akmola ve Kostanay’ın güney kesimlerinde nem açığı yaşandı. Doğu Kazakistan’da yetişme dönemi boyunca alınan yağışın normalin yaklaşık %20’sinde kaldığı belirtildi. En fazla zarar gören bölgelerde tahıl verimi normalde hektar başına 15-20 kental iken 5-7 kental düzeyine geriledi. İleri tarım teknikleri kullanan ve tohum, gübre ile bitki koruma ürünlerinde tasarrufa gitmeyen işletmelerde bile verim, olağan seviyenin iki-dört kat altında kaldı. Yağış alan Kuzey Kazakistan ile Kostanay ve Akmola’nın kuzeyinde kayıplar daha sınırlı oldu; bazı işletmelerde hektar başına 20 kental ve üzeri verim alındı. Tarım Bakanlığı verilerine göre ülke genelinde tahılların ortalama verimi, alanların %70’i hasat edildikten sonra hektar başına 14,2 kental olarak açıklandı. Sıcak ve kuru hava verimi düşürürken buğdayın gluten kalitesini artırdı. Ürünün yaklaşık yarısının gluten oranı %28 ve üzerinde olan yüksek proteinli sınıfta bulunduğu, dörtte birinin de kaliteli gıda buğdayı olduğu bildirildi. Bu durum Kazak buğdayının, daha düşük kaliteli Rus buğdayıyla rekabet etmesini kolaylaştırdı. Rusya’dan düşük kaliteli buğday girişine karşı uygulanan altı aylık yasak da iç piyasadaki fiyat baskısını sınırladı. Eylül sonu itibarıyla ihracat fiyatları, sınıfa ve gluten oranına göre ton başına 240-260 ABD doları arasında değişti; fiyatların geçen yıla göre %10-15 arttığı belirtildi. Buna karşılık yemlik un üreticileri, beşinci sınıf ve sınıf dışı buğday arzının yaklaşık 1 milyon tonla sınırlı kalması nedeniyle zorlanabilir. İşleyicilerin ihtiyacının bunun yaklaşık iki katı olduğu ve düşük kaliteli Rus buğdayının kullanılmasının Çin’e yemlik un ihracatında kısıtlamalara yol açabileceği aktarıldı. Çiftçiler açısından patates ve ayçiçeği daha umut verici ürünler olarak öne çıktı. Sulanan patateste güney bölgelerde ton fiyatı 120-130 bin tenge seviyesinde bulunurken, ayçiçeğinin kuraklığa daha dayanıklı olması ve yüksek fiyat beklentisi, bu üründen elde edilecek geliri buğdaya kıyasla artırabilir.

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak

İzlanda hükümetinin tarımda iklim eylemlerinin uygulanmasına ayırdığı kaynak, 2027 bütçe tasarısına göre gelecek yıl 40 milyon İzlanda kronu azaltılacak. Kesintinin ardından proje için 87 milyon İzlanda kronu tutarında katkı öngörülüyor. Kaynakta, hükümetin sera gazı salımını azaltma ve karbon tutumunu artırma amacıyla yayımladığı eylem planında tarıma özel bir başlık bulunduğu belirtiliyor. Tarımdaki emisyonların hayvancılık, arazi kullanımı, gübre kullanımı ile araç ve iş makinelerinde fosil yakıt yakılmasından kaynaklanan süreçleri kapsadığı aktarılıyor. Eylemler dört alana ayrılıyor: iklim dostu tarım, tarımda gübre kullanımı, hayvancılık ve kurutulmuş tarım arazileri. Bütçe tasarısındaki kaynak değişikliği bu kapsamda yürütülecek uygulamaların finansmanını ilgilendiriyor.

İrlanda’da Çiftçilere Yakıt Desteği Uzatıldı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Çiftçilere Yakıt Desteği Uzatıldı

İrlanda hükümeti, çiftçilere yönelik yakıt destek programını uzatma kararı aldı. İrlanda Tarım ve Ormancılık Müteahhitleri Birliği (FCI), kararın çiftçiler ve tarım-ormancılık hizmeti sunan işletmeler için önemli maliyet baskılarının sürdüğü dönemde destek sağlayacağını bildirdi. FCI Genel Müdürü Ann Gleeson Hanrahan, Orta Doğu’da savaşın başlamasından bu yana akaryakıt fiyatlarındaki oynaklığın müteahhitlik işletmelerini zorladığını söyledi. Maliye Bakanı Simon Harris, sektörün gündemindeki üç başlığı yakıt, yem ve gübre olarak sıraladı.

Kuraklık Çekya’da Hayvan Yetiştiricilerini Sürüleri Küçültmeye Zorluyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık Çekya’da Hayvan Yetiştiricilerini Sürüleri Küçültmeye Zorluyor

Çekya’da uzun süren yaz kuraklığı tarla ürünlerinde kayıplara ve özellikle hayvan yeminde ciddi kıtlığa yol açtı. Kuru ot ve silaj arzının azalması fiyatları yükseltirken, bazı hayvancılık işletmeleri yem giderlerini sınırlamak için sürülerini küçültüyor. Sorun, düşük süt fiyatları ile yüksek yakıt ve gübre maliyetlerinin üretici gelirlerini zaten baskıladığı bir dönemde yaşanıyor. Prag’ın yaklaşık 90 kilometre güneydoğusundaki Agropodnik Kosetice işletmesinde 2.600 hektar arazi ve yaklaşık 2.900 büyükbaş hayvan bulunuyor. Yönetim kurulu başkanı Zdenek Duffek’e göre bu yılki silaj üretimi, işletmenin ihtiyacını karşılamak için gereken miktarın yaklaşık yarısında kaldı. İşletmenin yıllık silaj ihtiyacı yaklaşık 11.000 ton; geçen yıldan elinde yaklaşık 3.000 ton bulunmasına rağmen yaklaşık 1.500 ton açık vermesi bekleniyor. Yüksek fiyatlar nedeniyle piyasadan ek yem almak ekonomik görülmüyor. Çek Tarım Birliği başkanı Martin Pycha, geçmişte yaklaşık 500 Çek korunası olan bir balya kuru otun fiyatının 2.000 korunaya çıktığını bildirdi. Bu artış, yeterli yem stoku bulunmayan işletmelerin maliyet baskısını ağırlaştırıyor. Agropodnik Kosetice, yaklaşık 1.000 süt ineği ve et üretimi için yetiştirilen 600 boğasının bulunduğu sürüsünde bazı hayvanları planlanandan önce elden çıkarıyor; amaç, süt veren inekler için yeterli yemi korumak. Hayvan sayısının azaltılması piyasaya daha fazla et sunulmasına ve sığır eti fiyatlarının düşmesine yol açarak üretici gelirlerini ayrıca baskılayabilir. Pycha, ülkenin tarım sektörünün bu yıl temel tarım ürünlerinden elde edilen gelirlerde yaklaşık 20 milyar Çek korunası kaybetmesinin beklendiğini belirtti.

Finlandiya, AB Tarım Kriz Desteğini Belirli Üreticilere Yöneltecek
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya, AB Tarım Kriz Desteğini Belirli Üreticilere Yöneltecek

Finlandiya hükümeti, Avrupa Birliği (AB) tarım kriz desteğinin ülke genelindeki 2026 özel ürün ödemesinden ve AB destek bölgesi ödemelerinden yararlanan aynı üreticilere yöneltilmesine karar verdi. Yaklaşık 8,7 milyon avroluk destek; yağlı tohumlar için özel ürün ödemesi alan üreticiler ile anaç inek, süt ineği, boğa ve dış takımadalardaki sığır ödemelerinden yararlanan işletmeleri kapsayacak. Desteğin koşulları ve hangi üreticilere tahsis edileceğine ilişkin Finlandiya önerisinin Avrupa Komisyonu tarafından onaylanması gerekiyor. Hükümet, desteği etkili kılmak için yardımın yalnızca sınırlı bir üretici grubuna verilmesini uygun buldu. Tarım ve Orman Bakanı Sari Essayah, yakıt ve gübre fiyatlarındaki sert gelişmenin çiftlikleri zorladığını belirterek kararın, Finlandiya tarımının ve ülkenin gıda arz güvenliğinin korunmasına yönelik geniş bir önlem paketinin parçası olduğunu söyledi. AB finansmanının, C destek bölgesindeki ulusal kuzey desteği seviyelerinin daha sonra çıkarılacak düzenlemeyle artırılması yoluyla tamamlanması planlanıyor. Bu ek ulusal finansman için kararın yıl sonunda üçüncü ek bütçede alınması bekleniyor.

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya’da Dijital Tarla Defteri Zorunluluğu Yaklaşıyor

İspanya’da bitki koruma uygulamalarına ilişkin tarla defterinin 1 Ocak 2027’den itibaren dijital olarak tutulması zorunlu olacak. Daha büyük işletmeler için tüm faaliyetleri kapsayan dijital tarla defteri yükümlülüğünün ise 2028’de başlaması öngörülüyor. Tedaviler, gübreleme, sulama, ekim ve hasat gibi parsel faaliyetlerinin Tarımsal İşletmeler Bilgi Sistemi’ne (SIEX) kaydedilip aktarılması gerekecek. Bu değişime hazırlık kapsamında Ciudad Real’de geliştirilen GesCampo adlı tarımsal yönetim platformu, işlemlerin cep telefonuyla doğrudan tarlada kaydedilmesine ve SIEX’e gönderilmesine olanak sağlıyor. Sistem, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığının resmî kataloğundan ürün kayıt numarası, doz ve güvenlik süresi bilgilerini otomatik olarak ekliyor; gönderim öncesinde de kayıtları doğrulayarak hataları önlemeyi amaçlıyor. Platform ayrıca kooperatifler ve dağıtıcılar için, ortaklarının veya müşterilerinin kayıtlarını tek panelden yönetebilecekleri bir portal sunuyor. GesCampo, birçok işletme için ücretsiz olduğunu, diğer işletmelere ise ücretsiz deneme süresi sağladığını belirtiyor. Şirket, okuyuculara kayıt sırasında CAMPO2027 koduyla iki aylık ücretsiz kullanım fırsatı da sunuyor.

Gençler Tarımda Toprak Yeniliklerini Seçti
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Gençler Tarımda Toprak Yeniliklerini Seçti

Roma’da düzenlenen Soil Date etkinliğinde 250’den fazla genç, tarımın karşı karşıya olduğu sorunlara yönelik bilimsel projeleri değerlendirdi. CREA ve Coldiretti Giovani Impresa’nın, SISS ve IUSS iş birliğiyle Rome Future Week kapsamında düzenlediği yarışmada, projelerin hangilerinin çiftliklerde daha somut karşılık bulabileceğine katılımcılar karar verdi. Oylamada Excalibur ve Spin-Fert en çok oyu aldı. Etkinlikte beş proje sunuldu. Excalibur, bitkilerin beslenmesini ve dayanıklılığını desteklemeyi amaçlayan mikrobiyal biyo-inokulantlar geliştiriyor. Spin-Fert ise döngüsel ekonomi yaklaşımıyla atıkları değerlendiren yenilikçi gübre ve yetiştirme ortamlarına odaklanıyor. Diğer projeler arasında sıcaklık artışı ve su kıtlığının ürünlere etkisini inceleyen Sustain; topraktaki etkin mikroorganizmaları analiz eden BioservicES ve tarımsal terasları yeniden değerlendirmeyi amaçlayan Terraces yer aldı. Etkinlikte tarımsal su yönetimi, toprak verimliliği, mikroorganizmalar, gübreler ve terasların korunması gibi konular ele alındı. CREA Başkanı Andrea Rocchi, gıda üretimi ve biyolojik çeşitlilik açısından toprağın önemine dikkat çekti; dünya topraklarının üçte birinden fazlasında tarımsal üretimi kısıtlayan sorunlar bulunduğunu belirtti. Coldiretti Next’in genç tarım işletmelerinin dijital olgunluğuna ilişkin sayımına göre, genç işletmelerin %35’i gübre, su ve enerji tüketimini azaltmaya yönelik teknolojilere yatırım yaptı. Etkinliği düzenleyenler bu eğilimi, işletme maliyetlerini ve üretim girdilerini düşürmeye dönük araçlara artan ilginin göstergesi olarak değerlendirdi. Coldiretti Giovani Impresa temsilcisi Enrico Parisi ise genç çiftçilerin teknolojiyi sürdürülebilir üretim için kullandığını, bu çabanın karşılığında uygun gelir elde etmeleri gerektiğini söyledi.