ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 13

Birleşik Krallık’ta Sığır Eti Fiyatlarında 2027’de Belirgin Artış Beklenmiyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Sığır Eti Fiyatlarında 2027’de Belirgin Artış Beklenmiyor

Birleşik Krallık’ta sığır eti fiyatlarının 2027’de tüketici talebindeki durgunluk ve değişen ithalat eğilimleri nedeniyle belirgin artış göstermesi beklenmiyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) görünüm raporu, küresel arzın sıkı olmasına karşın talep koşullarının fiyat artışlarını sınırlayabileceğini belirtiyor. Yılbaşından bugüne taze, dondurulmuş, işlenmiş sığır eti ve sakatat ithalatı 177.800 ton oldu; bu, 2025’in aynı dönemine göre %2,4 artış anlamına geliyor. İthalatın değeri 1,29 milyar sterline çıkarak yıllık %10,6 yükseldi. 2026 toplam ithalatında ise %3 artış bekleniyor.

Slovakya’da Gübre Maliyetleri İçin Yaklaşık 20 Milyon Avroluk Destek
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Gübre Maliyetleri İçin Yaklaşık 20 Milyon Avroluk Destek

Slovakya ve Avrupa Birliği, yüksek gübre fiyatlarıyla karşı karşıya kalan çiftçilere yaklaşık 20 milyon avro destek sağlayacak. Tarım Bakanı Richard Takáč’ın açıklamasına göre paketin 6,5 milyon avrosu Avrupa Komisyonunun rezerv fonundan, 13 milyon avrosu ise Slovakya bütçesinden karşılanacak. Çiftçiler desteği memnuniyetle karşılasa da ödemelerin artan maliyetlerin yalnızca bir bölümünü karşılayacağını belirtiyor. Gübre fiyatları, Orta Doğu’da çatışmanın başlamasının ardından ilkbaharda yükselmeye başladı. Haliçeli üretici Zoltán Ďurčík, iki yıl önce tonu 300 avroya aldığı gübrenin fiyatının 600 avroya çıktığını söyledi. Üreticiler, daha az gübre kullanımının verimi düşürebileceği uyarısında bulunuyor. Destek miktarı üretim türüne göre belirlenecek. Kışlık buğday için hektar başına 31 avroya kadar ödeme yapılabilecek. Hayvansal üretim ile özel bitkisel üretim yapanlara daha yüksek katsayı uygulanırken, yalnızca bitkisel üretim yapanlar daha düşük katsayı alacak; ancak bakanlığa göre temel olarak tüm çiftçiler destekten yararlanabilecek. Başvuruların yapılması gerekiyor ve ödemelerin en geç Mayıs 2027 sonunda tamamlanması planlanıyor.

Plaza Rural Rematında Genç Erkek Sığır ve Besilik İnek Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Plaza Rural Rematında Genç Erkek Sığır ve Besilik İnek Fiyatları Arttı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Uruguay’da Plaza Rural’ın 329. rematında genç erkek sığır ve besilik inek kategorileri fiyat artışlarıyla öne çıktı. 15-16 Ekim’de düzenlenen satışta 11.050 sığır, toplam teklifin %87,68’ine karşılık gelecek şekilde satılırken 1.513 koyunun tamamı alıcı buldu. Plaza Rural Başkanı Ignacio Victorica, satışların akıcı olduğunu, ülkenin farklı bölgelerinden alıcıların katıldığını ve ön tekliflerin etkili olduğunu belirterek rematı olumlu değerlendirdi. Genç erkek sığırlarda üç yaş grubunun tamamında önceki remata göre artış kaydedildi. İki-üç yaş arasındaki hayvanlar ortalama 3,49 ABD doları/kg ile %8,2 yükseldi ve hayvan başına ortalama 1.308 ABD dolarına ulaştı. Üç yaş üstü grupta ortalama 3,36 ABD doları/kg ile %6,2 artış görüldü; satışlar bu iki kategoride tamamen gerçekleşti. Bir-iki yaş grubunda fiyat 3,67 ABD doları/kg’ye, hayvan başına ortalama değer ise 1.231 ABD dolarına çıktı. Bu kategoride satış oranı %98,67 oldu. Besilik ineklerde ortalama fiyat %6,5 artarak 2,73 ABD doları/kg’ye yükseldi. Hayvan başına ortalama 1.077 ABD doları olarak gerçekleşirken kategorideki satışlar tamamlandı. Gerónimo Brea, birçok lotun kilogram başına 2,70 ABD dolarının üzerinde işlem gördüğünü ve 384 kilogramlık bir lotun 3 ABD dolarına satıldığını aktardı. Brea’ya göre sonuçlar, besilik ineklerdeki talep beklentilerini aştı. Buzağı piyasasında ağırlığa göre farklı bir görünüm oluştu. 140 kilogramın altındaki buzağılar ortalama 5,47 ABD doları/kg ile %6,9, 140-180 kilogram arasındaki grup ise 4,78 ABD doları/kg ile %2,2 arttı; her iki grupta satışlar tamamlandı. Buna karşılık 180 kilogramın üzerindeki buzağılar 3,99 ABD doları/kg ile %1,7 geriledi ve satış oranı %86,40’ta kaldı. Buzağıların genel ortalaması %0,5 düşerek 4,15 ABD doları/kg olurken hayvan başına ortalama 897 ABD doları ve satış oranı %89,43 olarak kaydedildi. Genç dişilerde de güçlü sonuçlar alındı. Buzağı dişilerinin ortalama fiyatı 4,17 ABD doları/kg ile aynı kategorideki erkeklerin 4,15 ABD dolarlık değerini aştı ve %3,5 arttı. Bir-iki yaşındaki genç dişiler 3,76 ABD doları/kg ile aynı yaştaki erkeklerin 3,67 ABD dolarlık fiyatının üzerinde kaldı; iki yaş üstündeki genç dişiler ise 3,39 ABD doları/kg’ye ulaştı. Victorica, talebin üreticilerin sürülerini büyütme ve gelecekte buzağı üretimini artırma ilgisini yansıtabileceğini, ancak eğilimin kalıcı olup olmadığının sonraki rematlarda anlaşılacağını söyledi.

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede

Yunanistan’ın Korinthia bölgesinde limon üreticileri, fiyatların tatmin edici seviyelerde seyretmesi nedeniyle iyi bir sezon geçiriyor. Üretici kooperatifi başkanı Hristos Georgas, erkenci İnt erdonato çeşidinde ağaçların iyi durumda olduğunu ve üreticilerin beklentilerinin yüksek olduğunu, ancak Maglino çeşidinde aynı tablonun görülmediğini belirtti. Georgas’a göre Maglino üretimi bu yıl %20 azaldı. Geçen yılki düşüş de hesaba katıldığında çeşitteki toplam kayıp %40’a ulaşıyor. Maglino, bölgede en geniş alanı kaplayan çeşit olurken, geçen yıl ihracat talebinin artmasıyla fiyatı 0,95 euroya kadar çıktı. Limon fiyatları mevcut dönemde 0,70–0,75 euro aralığında; ticari dönem yaklaşık 0,65 euro seviyesinden başladı. Limonlar şu anda Yunanistan iç pazarına sunuluyor. Noel sonrasında, özellikle Balkan ülkelerine ihracatın artması bekleniyor. Buna karşın üreticiler yüksek su, zirai ilaç ve gübre maliyetleriyle mücadele ediyor. Kaynakta ayrıca ithal limonların yerli ürün gibi sunulması ve Türk ürünleriyle rekabetin üretim üzerindeki baskıyı artırdığı aktarılıyor. Georgas, son on yılda limon üretiminde önemli düşüş yaşandığını; yaşlanan tarımsal nüfusun, gençlerin yetiştiriciliğe yönelmemesinin ve su eksikliğinin bu süreci etkilediğini ifade etti. İlgili sulama şebekelerinin ise hâlâ etüt aşamasında bulunduğunu söyledi.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

Vietnam ile Dört Avrupa Ülkesi Serbest Ticaret Anlaşması İmzaladı
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Vietnam ile Dört Avrupa Ülkesi Serbest Ticaret Anlaşması İmzaladı

Vietnam ile Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) üyesi İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre, Hanoi'de serbest ticaret anlaşması imzaladı. Anlaşma, ABD tarifelerinin küresel ticareti sekteye uğrattığı ve Vietnam'ın ABD'ye ihracatının yüksek bir vergiyle karşı karşıya olduğu dönemde, tarafların ticari pazarlarını çeşitlendirme hedefiyle yapıldı. Düzenleme, sanayi, balıkçılık ve tarım ürünleri ithalatındaki gümrük vergilerinin kaldırılmasını veya azaltılmasını öngörüyor. Anlaşma ayrıca mal ve hizmet ticareti, fikri mülkiyet hakları, ticari korunma önlemleri ve sürdürülebilir kalkınma alanlarını kapsıyor. Vietnam hükümeti, düzenlemenin kurallara dayalı ticaret sistemini güçlendirmesini, ithalat ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmesini ve ülkenin küresel değer zincirlerine daha fazla entegre olmasını beklediğini açıkladı. Vietnam ile EFTA arasındaki müzakereler 2012'de başladı ancak 2018'den sonra durdu. Görüşmeler geçen yıl eylülde yeniden başlatıldı ve taraflar müzakere sürecini temmuz ayında tamamladı. Uzman Do Dinh Lam Khang, anlaşmayı ticari bağları çeşitlendirme ve büyük ticaret ortaklarına bağımlılığı azaltma yönünde ortak bir girişim olarak değerlendirdi. Khang, EFTA ekonomileriyle daha yakın ilişkilerin Vietnam'ın daha yüksek katma değerli faaliyetlere yönelme hedefini destekleyebileceğini belirtti. EFTA verilerine göre Vietnam ile birlik arasındaki ikili ticaret geçen yıl 4,8 milyar euro oldu. EFTA ülkelerinin Vietnam'a başlıca ihracatını elektrikli ve mekanik makineler, balık ve ilaç ürünleri oluşturdu. Vietnam'ın EFTA'ya öne çıkan ihracat kalemleri ise makineler, ayakkabı ve hazır giyim ürünleri olarak sıralandı.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Tahminleri Aşağı Çekildi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Tahıl İhracatı Tahminleri Aşağı Çekildi

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Rusya’nın 2030’a kadar tarım ve balıkçılık komplekslerini geliştirme stratejisinin hedef göstergeleri güncellenirken, 2026/27 sezonuna ilişkin tahıl ihracatı tahminleri aşağı çekildi. Uluslararası Tahıl Konseyi, Rusya’nın toplam tahıl ihracatı öngörüsünü 2 milyon ton azaltarak 46 milyon tona, buğday ihracatı tahminini ise 41,5 milyon tondan 39,4 milyon tona indirdi. Önceki tarım yılında ihracatın 55,7 milyon ton tahıl ve 47,9 milyon ton buğday olduğu belirtildi. Konsey, dönem sonu tahıl stokları tahminini eylül ayına göre 2,5 milyon ton artırarak 23,7 milyon tona, buğday stokları tahminini de 2,1 milyon ton yükselterek 18,5 milyon tona çıkardı. Kırım ve yeni bölgeler hariç tahıl üretimi 129 milyon ton, buğday üretimi 88,4 milyon ton olarak öngörüldü. Stratejinin yeni sürümünde üretim karşılaştırması 2020 yerine 2021’e çekilirken, ihracat nominal fiyatlarla değerlendirilecek. Rus tarım üreticileri akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki artışın 2027 ekim kampanyası ile hasadı etkileyebileceğini bildirdi. Rusya Merkez Bankası’nın bölgesel incelemesinde yer alan değerlendirmeye göre Tarım Bakanlığı, kışlık tahılların ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. İKAR verilerine göre Rus buğdayının ihracat fiyatı, geçen haftanın sonunda ton başına 268 dolara yükselerek haftalık bazda 2 dolar arttı. ABD Tarım Bakanlığı’nın yabancı tarım servisi ise Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 3 milyon ton düşürerek 40 milyon tona indirdi. Haftanın diğer gelişmesinde Moskova merkezli eritme peynir üreticisi Karat, Ego markalı ürünler ile Cremeitali peynirlerini üreten Pavlovskiy Süt Fabrikası’nı satın aldı.

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı

Mısır’da tavuk fiyatları 18 Ekim 2026’da yaklaşık 3 Mısır lirası arttı. Bu yükseliş, önceki haftanın sonunda yaşanan yaklaşık 10 liralık düşüşün ardından geldi. Fiyatlar ay başından bu yana önce toplam 26 lira yükseldi, ardından 10 lira geriledi ve son olarak yeniden 3 lira arttı. Piyasalarda tavuk fiyatı 75 liranın üzerine çıkarak 76 liraya yaklaşırken, çiftlik fiyatı 83 liraya ulaştıktan sonra 76 lira olarak kaydedildi. Tüketiciye ulaşan fiyat bir bölümde 83-85 lira aralığında verilirken, ayrıntılı fiyat listesinde beyaz tavuğun çiftlik fiyatı 76, tüketici fiyatı ise kilogram başına 86-90 lira olarak aktarıldı. Anaç tavuk 75 lira çiftlik ve 80-85 lira piyasa fiyatıyla, sasso tavuk ise 103 lira çiftlik ve 113-115 lira piyasa fiyatıyla listelendi. Gize Ticaret Odası Tavukçuluk Şubesi Başkanı Sameh el-Seyyid, tavuk ve yumurta fiyatlarının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğini belirtti. El-Seyyid, üreticinin piyasada kalabilmesi ve zarar nedeniyle sektörden çekilmemesi için uygun bir kâr marjına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Fiyat hareketinde piyasadaki arz, üretim maliyetleri ve talep düzeyinin etkili olduğu belirtildi. Tarım Bakanlığı Hayvancılık ve Kanatlı Üretimi Geliştirme Sektörü Başkanı Tarek Süleyman ise Mısır’da kanatlı üretiminde büyük bolluk bulunduğunu ve bunun yaklaşık 35 ülkeye ihracatı mümkün kıldığını açıkladı. Sektörün yaklaşık 3,5 milyon kişiye istihdam sağladığı ve en az 200 milyar Mısır lirası yatırımı kapsadığı belirtildi. Toplam kanatlı üretimi yaklaşık 1,6 milyar kuşa, sofralık yumurta üretimi 16 milyar adede ulaştı; yumurta üretiminde %14 büyüme kaydedildi.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación/Nación Media’nın Hacedores LN programına verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, istikrarlı bir piyasa ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynir imalathaneleri ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker, üretimin %84’ünün büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bu yapının üretici, sanayi ve tüketici fiyatları arasındaki dengeyi desteklediğini ve üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir sanayi kuruluşuna erişimini kolaylaştırdığını ifade etti. Sektörde günlük 8.000 ila 10.000 litre ve daha fazla kapasiteye sahip tamamen robotize süt işletmeleri bulunuyor. Sanayide yeni nesil makineler, gelişmiş ambalaj teknolojileri ve protein oranı artırılmış yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütler geliştiriliyor. Becker, kefirin de yeni ürünler arasında yer aldığını ve sektörün katma değer yaratmayı sürdürdüğünü söyledi. Süt zincirinde yaklaşık 5.000 üretici ile sanayi ve pazarlama alanlarında 15.000 ila 16.000 çalışan bulunuyor. Becker ayrıca, Hambre Cero programı kapsamında her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt verildiğini belirtti. Kamu-özel işbirliğinin bir parçası olan ve 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve diğer kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri analiz ediliyor. Paraguay’ın süt ihracatı altı ya da yedi yıldır çoğunlukla üretim fazlasının süt tozuna dönüştürülmesiyle yapılıyor. İlk pazarlar arasında Orta Amerika, Dominik Cumhuriyeti ve Orta Doğu’daki bazı ülkeler, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu destinasyonlar yer aldı. Son yıllarda Brezilya ülkenin başlıca alıcısı haline geldi. Bununla birlikte Becker, üretim fazlasını ihraç etmenin her zaman en iyi ticari seçenek olmadığını, uluslararası süt fiyatlarının zaman zaman yalnızca maliyetleri karşılayabildiğini söyledi. Becker’e göre süt üretimi her gün emek gerektiriyor ve bu durum bazı üreticilerin sektörden ayrılmasına yol açabiliyor. Daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Becker, sektörün daha fazla üretim potansiyeline sahip olduğunu ancak büyümenin daha iyi ticari fırsatlar, istikrarlı iç piyasa ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada

Condé Nast Traveller okuyucularının 2026 yılı için yaptığı gastronomi destinasyonları değerlendirmesinde İtalya ilk sırayı aldı. İtalya yüzde 96,92 puanla listenin başında yer alırken Yunanistan %96,72 ile ikinci, Portekiz ise %96,57 ile üçüncü oldu. Avrupa ülkeleri böylece sıralamanın ilk üç basamağını oluşturdu. Yıllık okuyucu seçimi için oylama 1 Nisan-30 Haziran arasında yapıldı. Binlerce yolcu, beğendikleri destinasyonlara birden beşe kadar puan verdi ve ortalama puanlar yüzdelik değerlere dönüştürüldü. Sıralama profesyonel aşçılar veya gastronomi uzmanlarının değerlendirmelerine değil, bu ülkeleri ziyaret eden insanların deneyimlerine dayanıyor. Seçimde yerel yemekler, geleneksel spesiyaliteler ve özgün restoranlar öne çıkarıldı. İtalya’nın öne çıkan gastronomik unsurları arasında Napoli pizzası, Sicilya kanolisi ve Milano risottosu sayıldı; Emilia-Romagna bölgesi ise parmesan, prşut, balzamik sirke ve ragù sosuyla ayrıca vurgulandı. Yunanistan’ın mutfağı taze deniz ürünleri, geleneksel tavernalar ve bölgesel spesiyalitelerle tanımlanırken Portekiz’in Atlantik kıyısındaki deniz ürünleri, pastel de nata tatlısı ve geleneksel tascas adı verilen lokantaları öne çıkarıldı. Türkiye, yüzde 95,65 puanla listenin beşinci sırasında gösterildi. İstanbul’daki Mısır Çarşısı kuru meyveleri, lokumu ve çeşitli baharatlarıyla; Gaziantep ise baklava ve kuruyemişli tatlılarıyla anıldı. Ancak kaynakta aktarılan sıralamada Endonezya yüzde 95,87 puanla Türkiye’den daha yüksek puan almasına rağmen Türkiye’nin bir sıra altında yer alıyor. Kaynak, bu sıra farkının nedenini açıklamıyor.

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Uzlaşma Sağlanamadı
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Uzlaşma Sağlanamadı

Avrupa Birliği üyesi ülkeler, 2028–2034 dönemini kapsayan bütçe konusunda yapılan zirvenin ilk gününde uzlaşmaya varamadı. İrlanda dönem başkanlığının hazırladığı 1.620 milyar avroluk uzlaşma önerisi, hem bütçeye net katkı yapan ülkelerin hem de kohezyon ödemelerini korumak isteyen ülkelerin itirazlarıyla karşılaştı. Bu nedenle AB liderlerinin bütçe görüşmelerini yıl sonundan önce tamamlayıp tamamlayamayacağı belirsizleşti. İrlanda önerisi, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden 141 milyar avro daha düşük bir toplam bütçe öngörüyordu. Buna rağmen Almanya ve İsveç taslağı hâlâ fazla maliyetli buldu. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, önerinin ülkesinin net katkısını yaklaşık %60 artırabileceği uyarısında bulundu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz de ortaya çıkabilecek yükleri kabul edilemez olarak niteledi. Böylece bütçenin büyüklüğü ve ülkeler arasındaki mali paylaşım, müzakerelerin temel anlaşmazlık noktaları olarak kaldı. Diğer tarafta, 17 üye ülkeden oluşan ve kohezyon ödemelerini savunan grup, kalkınma ve tarım kaynaklarının korunmasını talep ediyor. Bu kaynakların yeni bütçe döneminde nasıl düzenleneceği, özellikle AB finansmanına dayalı yatırımlar açısından önem taşıyor. Kaynakta, bütçe döngüsünün kuralları ile çerçeve tutarlarının Macaristan’daki yatırımların AB finansmanını uzun yıllar etkileyebileceği belirtiliyor. Zirvede daha önce gündeme gelen anlaşma takvimi de tartışmalı hâle geldi. Euronews’in aktardığına göre bazı katılımcılar aralık ayında anlaşmaya varılması hedefini sorguladı. Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın uzlaşma hazırlığını üstlenmesi ve bunu birkaç hafta içinde üye ülkelere sunması bekleniyor. Bir sonraki olağanüstü zirvenin 26 Kasım’da yapılması öngörülüyor. Görüşmelerin 2027’ye sarkması hâlinde, yeni bütçe döneminin uygulanması için gerekli mevzuatın zamanında kabul edilmesi riske girebilir. Bu durum, 2028’de başlayacak yeni bütçe dönemindeki destek ödemelerinin gecikmesine yol açabilir. Ancak kaynakta nihai bütçe kararının alındığı belirtilmiyor; müzakereler ve uzlaşma arayışı devam ediyor.

Kuzey Makedonya’da 38 Binden Fazla Kadın Çiftçi Kayıtlı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da 38 Binden Fazla Kadın Çiftçi Kayıtlı

Kuzey Makedonya’da 38 binden fazla kadın çiftçi kayıtlı bulunuyor. Ancak kadın çiftçilerin önemli bir bölümü finansal güvence, doğum izni, sağlık sigortası ve sosyal korumadan yoksunlukla karşılaşıyor. Bu sorunlar, Strumitsa’daki Europe House’da düzenlenen “Adı Olmadan Hasat: Kırsal Kadınlar ve Görünmeyen Emek” panelinde ele alındı. Panel, Avrupa Birliği Delegasyonu ile üye ülke büyükelçiliklerinin başlattığı “Değişimi Giy” kampanyası kapsamında düzenlendi. Sunulan verilere göre 2021’de kırsal bölgelerdeki kadınların yalnızca %4,1’i mülk sahibi olarak kayıtlıydı; ülke genelinde kadınların toprak sahibi olma oranı ise %12’de kaldı. Tartışmada, kadınların yasal miras hakkına rağmen paylarını erkek kardeşleri lehine bırakabildiği belirtildi. Bu durum uzun süredir devam eden gelenekler ve evlilik sonrası kadının başka bir aileye ait olacağı beklentisiyle ilişkilendirildi. Panelin ana mesajı, kadın çiftçilerin katkısının eşit hak ve fırsatlarla desteklenmesi gerektiği oldu.

Patateslerin Filizlenmesini Önlemek İçin Buzdolabı Önerisi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Patateslerin Filizlenmesini Önlemek İçin Buzdolabı Önerisi

Patateslerin filizlenmesinin satın alma sırasında yapılan bir seçimden çok, yanlış depolamayla ilişkili olduğu belirtiliyor. Filizlenen patateslerin tüketime uygun olmayabileceği aktarılırken, depolama yerinin yanı sıra ışık ve sıcaklığın da süreci etkilediği ifade ediliyor. Sarımsak gibi bazı ürünlere yakınlık da filizlenmeyi hızlandırabiliyor. Kaynakta, patatesleri gıda dolabında saklamak yerine buzdolabında muhafaza etmenin eski bir inanışın aksine daha iyi sonuç verebileceği belirtiliyor. Soğutmanın patateslerin yapısını bozduğu yönündeki görüşün geçerli olmadığı, buzdolabının muhafazayı belirgin biçimde iyileştirdiği aktarılıyor. Buzdolabında saklama sırasında patateslerin hava alabilmesi için file veya kâğıt torba kullanılması öneriliyor. Havalandırmayı engelleyen plastik torbaların patatesleri yumuşatabileceği ya da küf oluşumuna yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Soğutma süreci uzatsa da patateslerin sınırsız süreyle saklanamayacağı, düzenli kontrol edilmeleri ve iki hafta içinde tüketilmeleri gerektiği kaydediliyor.

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Yumurta Sektörü Kafessiz Üretime Geçiş Baskısıyla Karşı Karşıya

Sinergia Animal, yumurta sektöründe kafessiz üretime geçişin artık yalnızca hayvan refahıyla sınırlı bir konu olmadığını, şirketlerin rekabet gücü, itibarı ve daha sıkı pazarlara erişimi açısından da sonuçlar doğurduğunu bildirdi. Kuruluşun 9 Ekim’de Bogotá’da sunduğu “Kafessiz Yumurtalar: Daha İyi İş Modellerine Küresel Geçiş” başlıklı rapor, farklı ülkelerden şirket, akademi, kamu ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı bir buluşmada ele alındı. Rapora göre dönüşüm, tüketici beklentileri, büyük şirketlerin tedarik taahhütleri ve hayvan refahının yatırım kararlarında daha fazla dikkate alınmasıyla hızlanıyor. Belgede, uygulamalarını uyarlamayan şirketlerin itibar kaybı ve daha yüksek standartlar uygulayan pazarlara erişimde zorluk yaşayabileceği belirtiliyor. Buna karşılık kafessiz sistemlere yönelmek, şirketler için ticari farklılaşma fırsatı yaratabilir. Ancak rapor, geçişin üreticiler açısından yatırım yapılmasını ve teknik uyarlama gerçekleştirilmesini gerektirdiğini de vurguluyor. Bu nedenle değişim, yalnızca kurumsal taahhüt açıklanmasıyla değil, üretim sistemlerinin ve işletme uygulamalarının dönüştürülmesiyle bağlantılı görülüyor. Şili’de kafesli üretimin ağırlığı sürüyor. Instituto Nacional de Estadísticas verilerine göre 2026’nın ilk yarısında ülkede üretilen yumurtaların %96’sı konvansiyonel veya kafes sistemlerinden geldi; bu miktar 2 milyardan fazla yumurtaya karşılık geliyor. Yerde, aviary ya da serbest dolaşan tavuk sistemlerinden elde edilen yumurtaların payı ise %4’te kaldı. Raporda, ülkedeki üretim yapısıyla şirketlerin kafessiz tedarik hedefleri arasındaki farkın sektör için önemli bir dönüşüm alanı oluşturduğu kaydediliyor. Tüketici tarafında ise 14 ülkeyi kapsayan ve Şili’nin de dahil olduğu bir araştırma, katılımcıların çoğunun kafese konulan tavukların acı çekmesini önlemeyi öncelikli gördüğünü ortaya koyuyor. Katılımcılar kafessiz veya açık alan sistemlerinden elde edilen yumurtaları tercih ettiklerini belirtirken, etiketlerdeki bilgilerin yeterince açık olmaması bu tercihin satın alma kararına dönüşmesini zorlaştırabiliyor. Böylece üretim biçiminin tüketiciye anlaşılır biçimde aktarılması, ticari geçişin koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Şili’de bazı şirketler bu yönde adım atmış durumda. Sinergia Animal’in 2025 Cage-Free Tracker ekine göre IKEA’nın restoranları, La Clementina, Melting Cook, Savia Mercado Justo ve Vapiano değerlendirilen kapsam içinde geçişini tamamlayan şirketler arasında yer alıyor. Cencosud ise Jumbo ve Spid’de 2028’e kadar yalnızca kafessiz taze yumurta satmayı hedefliyor. Rapor ayrıca, kafeslerin tavukların yürüme, kanatlarını açma ve yuva yapma gibi doğal davranışlarını kısıtladığına ilişkin bilimsel bulguları aktarıyor.

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı

Endonezya’da çiftlik düzeyindeki canlı tavuk fiyatı Rp20.000-20.500/kg seviyesine gerilerken üretim maliyeti Rp24.000-Rp25.000/kg’a yükseldi. Yem fiyatının Rp9.700-10.000/kg’a çıkması maliyet baskısını artırdı. Permindo’dan Asep Saepudin, üreticilerin tavuk başına Rp4.000-5.000 zarar ettiğini ve durum ay içinde kontrol altına alınmazsa yeniden üretim yapamayabileceklerini söyledi. Permindo, hükümetin canlı tavuk için belirlediği Rp19.500/kg’lık Alım Referans Fiyatı’nın (HAP) yükselen üretim maliyetleri nedeniyle artık geçerli olmadığını savundu. Örgüt, yem fiyatının Rp8.000-8.500/kg aralığına indirilmesini ve canlı tavuk için üretim maliyetine uyumlu en az Rp24.000/kg fiyat uygulanmasını istedi. Saepudin ayrıca, piyasa fiyatları üzerinde etkili olduklarını belirttiği entegre üreticilerin satış fiyatlarını artırmasını talep etti. Permindo’nun 180 bağımsız üreticiden oluştuğunu belirten Saepudin, mevcut koşulların sürmesi halinde tüm üyelerin iki ay içinde iflas edebileceği uyarısında bulundu. Tarım Bakanlığına bağlı Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü ekibi ise yem maliyetindeki artışta Rp7.500/kg’ı aşan mısır fiyatı, yükselen kepek fiyatı, döviz kuru ve ithal soya küspesi ile yemlik buğdayın lojistik giderlerinin etkili olduğunu açıkladı. Bakanlık, canlı tavuk alımını kolaylaştırdığını ve broiler günlük civciv üretimini piyasa ihtiyacına göre kontrol ettiğini bildirdi. Kesimhanelerin ve soğuk depoların daha etkin kullanılmasıyla üretici düzeyindeki arzın ve fiyatların desteklenmesi hedefleniyor.

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan Tarım Bakanı Dragan Glamočić, Dünya Gıda Günü dolayısıyla ülkenin önemli tarım potansiyeline sahip olduğunu, bu potansiyelin iklim değişikliği ve dünya piyasalarındaki istikrarsızlık koşullarında korunup geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Glamočić, yerli tarımın korunmasını, üreticilerin desteklenmesini ve vatandaşların güvenli, kaliteli gıdaya erişmesini savundu. Bakan, güvenli gıda üretiminin çiftçilerin emeği, bilgisi ve çalışmasına bağlı olduğunu belirterek tarım işletmelerinin gelişebileceği ve üreticilerin emekleriyle geçinebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Dünya Gıda Günü için belirlediği “Bugün inovasyonla yarını besliyoruz” sloganı da bilgi, inovasyon ve çağdaş teknolojilerin önemine işaret ediyor. Bakanlığın açıklamasına göre gıda kalite standartlarını geliştirmek ve tüketicilerin yanıltılmasını önlemek amacıyla yeni düzenlemeler yapıldı. Meyve suları ve benzeri ürünlerde bileşim, üretim ve etiketleme kuralları ayrıntılandırılırken düşük şekerli meyve suyu kategorileri oluşturuldu ve bazı nektarlarda şeker ile bal ilavesine sınırlar getirildi. Reçel, jöle, marmelat ve pekmezde asgari meyve oranları artırıldı. Yeni kurallar 1 Ocak 2028’de uygulanmaya başlayacak.

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor

Avrupa’nın bazı büyük somon üreticileri, yetiştirme maliyetlerini düşürmek amacıyla işlenmiş kanatlı eti yan ürünlerinden elde edilen yemleri kullanmaya başladı. Norveçli Leroj, kanatlı kaynaklı içerikleri Norveç’teki tüm deniz çiftliklerinde somon yemine eklerken, dünyanın en büyük somon üreticisi Movi benzer bir uygulamayı Norveç ve İskoçya’da hayata geçirmeyi planlıyor. Değişimin temel nedenlerinden biri, geleneksel balık yeminin fiyatının son iki yılda neredeyse iki katına çıkması. Kaynakta bu artışın, balık kaynaklarının azalması ve Çin’den gelen talebin yükselmesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Kanatlı kaynaklı bileşenlerin ton başına maliyeti ise balık ununun yarısından daha az. Grig temmuz ayında tavuk unu ve yağı kullanmaya başlarken, Salmar bu tür yemi mart ayında test etti. Yemlerde kemik, sakatat ve insan tüketimine ayrılmayan diğer kanatlı parçaları bulunuyor. İşlenmiş hayvansal proteinlerin yetiştirilen balıkların beslenmesinde kullanımı, hastalık bulaşması endişesi nedeniyle Birleşik Krallık’ta 2013’e kadar yasaktı; bu yemler artık izinli. Buna rağmen Nofima araştırması, Birleşik Krallık ve Fransa’daki tüketicilerin somonun tavuk kaynaklı içeriklerle beslenmesi fikrine sıklıkla olumsuz yaklaştığını gösterdi. Satıcıların yem içeriğini somon ambalajında belirtmesi zorunlu olmadığı için tüketiciler, satın aldıkları balığın bu proteinlerle yetiştirilip yetiştirilmediğini çoğunlukla öğrenemiyor.

Yunan Balıkçılar Grevi Askıya Aldı, Somut Adım Bekliyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Balıkçılar Grevi Askıya Aldı, Somut Adım Bekliyor

Yunanistan’daki balıkçılar, Başbakan Kyriakos Miçotakis’in sektördeki bazı sorunların çözümüne ilişkin açıklamasının ardından grevlerini iyi niyet göstergesi olarak askıya aldı. İskenderiye Balıkçılar Derneği Başkanı Dimitris Sarikas, kararın kıl payı alındığını ve birçok balıkçının somut kanıt olmadan yalnızca vaatlerle yetinilmemesi için grevin sürmesini savunduğunu söyledi. Yunanistan’ın dört bir yanından balıkçıların temsil edildiği komite, tutumunu gelişmelere göre belirleyecek. Balıkçılar, tazminatların ve balıkçılık desteklerinin kendilerine ulaşmadığını belirtiyor. Sektörün en önemli maliyet kalemlerinden balıkçılık yakıtının fiyatı ise bir yıl içinde 550 avrodan 1.300 avroya çıktı. Sarikas, bu artışın ağ, halat ve balıkçılık ekipmanı giderlerini de neredeyse iki katına çıkardığını aktardı. Evros kıyıları ile Evros Deltası’nın iç sularında faaliyet gösteren balıkçılar yaklaşık 300 aileyi temsil ediyor. Sarikas’a göre bölgede, Semadirek’teki tekne de dahil olmak üzere 11 trol teknesi kaldı. Kıyı balıkçılığındaki profesyonellerin yalnızca üçte biri geçimini tamamen bu işten sağlarken diğerleri ek işler yapmak zorunda kalıyor. Balıkçılar ayrıca balık stoklarındaki gerileme ve avlanma alanlarının daralmasıyla ilgili sorunların çözülmediğini söylüyor. Sarikas, kendilerine yasak olan av araçlarını kullanan çok daha büyük bir filoyla rekabet ettiklerini belirterek Yunanistan makamlarına ve Avrupa Birliği’ne Türk balıkçı filosunun faaliyetleri konusunda yeniden mesaj gönderdi.

Rusya'nın Buğday İhracatı Yarıya İndi, Baltık Limanları Baskı Altında
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Rusya'nın Buğday İhracatı Yarıya İndi, Baltık Limanları Baskı Altında

Rusya'nın buğday ihracatının yarıya indiği belirtiliyor; Baltık Denizi'ndeki limanlarda baskı artıyor. Bu gelişme, Karadeniz'deki gerilimler ve doların güçlenmesi nedeniyle Avrupa buğday fiyatlarının desteklenmeye devam ettiği dönemde yaşanıyor. Veriler, Rusya'nın buğday ihracatının giderek zorlaştığını gösteriyor. Rusya ile Ukrayna arasında olası bir tahıl anlaşması ise daha da uzak görünüyor.

Sonbahar Yapraklarından “Yaprak Toprağı” Hazırlama Önerisi
Görsel kaynağı: Argumenty i Fakty · Özgün haber

Sonbahar Yapraklarından “Yaprak Toprağı” Hazırlama Önerisi

Agronom Lyudmila Voinkova, sonbaharda dökülen yaprakların yakılmak veya atılmak yerine “yaprak toprağı” hazırlamak için kullanılabileceğini belirtti. Aif.ru’ya konuşan Voinkova, yöntemin hazır toprak karışımı satın alma maliyetini azaltabileceğini ve hafif, gevşek bir substrat sağlayabileceğini söyledi. Elde edilen humus, sebze fideleri yetiştirmede, ev çiçeklerinin çeliklerini köklendirmede ve ağır killi bahçe toprağının yapısını iyileştirmede kullanılabiliyor. Voinkova, yaprak toprağı için huş, ıhlamur, akçaağaç, kavak, dişbudak ve meyve ağaçlarının yapraklarını önerdi; meşe ve ceviz yapraklarından ise yüksek tanen içeriği nedeniyle kaçınılmasını istedi. Toplanan yapraklar yığın, sandık veya havalandırma delikleri açılmış plastik torbalara yerleştirilmeli, nemlendirilip sıkıştırılmalı. Olgunlaşmayı hızlandırmak için katmanlara bahçe toprağı serpilebilir ya da kompost biyopreparatları uygulanabilir.

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi

Avrupa Komisyonu’nun Domates Uzman Grubu, artan üretim maliyetleri ve özellikle Fas’tan gelen ithalatların rekabeti konusunda uyarıda bulundu. Domates sektörü, AB pazarının seyrini ve üretimin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirmek üzere bu hafta Brüksel’de toplandı. Açıklamalar, sorunların yalnızca tek bir ülkeye özgü olmadığını, Avrupa üretiminin farklı kesimlerinde ortaklaştığını gösterdi. Fepex’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanya’da 2025/2026 kampanyasında domates üretiminin yaklaşık %2 düşmesi bekleniyor. Fiyatlarda iyileşme görülmesine karşın bu durum kârlılığa yansımadı; enerji, gübre ve petrol türevlerindeki artışlar üretim maliyetleri üzerinde güçlü baskı oluşturdu. İspanya’da enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara göre %16, plastikler ile kap ve ambalaj maliyetleri ise %18 arttı. İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan cherry domateslerde olmak üzere bu ürün grubunun ekim alanındaki kayıptan endişe duydu. Sektör, söz konusu gerilemeyi Fas rekabetinin yanı sıra işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşullardaki farklılıklarla ilişkilendirdi. Dış ticaret verilerine göre AB’nin üçüncü ülkelerden taze domates ithalatı 2025’te 773.000 ton oldu ve bunun 527.000 tonu Fas’tan geldi. AB’nin üçüncü ülkelere ihracatı ise 383.000 ton olarak kaydedildi; bunun 279.000 tonu ağırlıklı olarak Birleşik Krallık’a gönderildi. Belçika, Hollanda ve Polonya temsilcileri de sıcak hava dalgaları, yağışlar, rugose virüsü ve yüksek enerji maliyetleri gibi sorunların Avrupa üretiminde ortak etkiler yarattığını aktardı. Toplantıda ayrıca satın alma gücündeki kayıp ve ekonomik belirsizlik nedeniyle tüketicilerin daha temkinli davrandığı belirtildi. Fransa’da sıcaklıkların desteklediği domates tüketimi, fiyatlardaki güçlü artışın ardından yavaşlayarak talepte önemli daralmaya yol açtı.

Arnavutluk’ta Tüketim Sepetinde Makarna ve Pirinç Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: BalkanWeb · Özgün haber

Arnavutluk’ta Tüketim Sepetinde Makarna ve Pirinç Öne Çıkıyor

Arnavutluk’ta gıda tüketim sepetinde makarna ve pirinç, en yüksek paya sahip ürünler olarak öne çıkıyor. Turizm, tüketim alışkanlıklarını değiştirirken ülkedeki gıda talebinin yapısını da etkiliyor. Turistlerin gelişi hazır gıdalar, atıştırmalıklar, meşrubatlar ve alkollü içeceklere yönelik talebi artırıyor. Buna karşılık göç ve fiyat artışları, tüketici talebindeki azalışı sürdürerek tüketim eğilimlerini etkiliyor.

Fransa'nın Tarım-Gıda İhracatı Rekabet Baskısıyla Geriliyor
Fotoğraf: ERIC PIERMONT · Özgün haber
Veri haberi

Fransa'nın Tarım-Gıda İhracatı Rekabet Baskısıyla Geriliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa'nın tarım-gıda ticaret dengesi 2025'te son 50 yılın en düşük seviyesine gerilerken, ülke işlenmiş gıda ürünlerinde dünyanın dördüncü ihracatçısı olmasına rağmen İtalya ve İspanya'nın artan rekabetiyle karşı karşıya bulunuyor. CNPA gözlemevine ilişkin değerlendirmede, Fransa'nın dış pazarlardaki konumunun zayıfladığı ve dengenin toparlanmakta zorlandığı belirtildi. Gelişmeler, SIAL gıda fuarının Paris'te açılacağı dönemde gündeme geldi. Terre-net'in tarım ürünleri ile işlenmiş gıda ürünlerini birlikte ele alan verilerine göre dış ticaret fazlası 2025'te yaklaşık başa baş düzeyine indi. Fazla, 2026'nın ilk yedi ayında 600 milyon avroya hafifçe yükselse de 2023-2025 ortalamasının 1,8 milyar avro altında kaldı. Aynı haberde ihracatın Fransız gıda sanayisi için zorunlu bir çıkış yolu olduğu, sektörün bazı komşularına kıyasla daha düşük kâr marjları ve altyapıyı uyarlamak için yetersiz yatırımlarla karşı karşıya bulunduğu aktarıldı. Fiyat baskısı da sektörün temel sorunları arasında yer alıyor. Michel-Édouard Leclerc, sanayicilerin tarife artışlarında %4'ün çok üzerinde taleplerde bulunacağı uyarısını yaptı. Ania Başkanı Jean-François Loiseau ise Fransa'daki tarım-gıda sektörünün son 15 yılda her yıl deflasyon yaşadığını, yalnızca Ukrayna savaşının iki yılında hammadde maliyetlerindeki artışların fiyatlara yansıtılabildiğini söyledi. Loiseau, bu yıl Orta Doğu'daki savaşın enerji ve ambalaj fiyatlarını artırdığını, sosyal yükler, enerji ve vergilerin karşılanamamasının şirketleri zora soktuğunu belirtti. Loiseau'ya göre Fransa'da dağıtım şirketlerinin baskısı İtalya, Almanya ve İspanya'ya göre daha yüksek ve bu durum üreticilerin kâr marjlarını azaltıyor. SIAL'de İtalya yaklaşık 700 şirketle önde yer alırken İspanya da Fransız şirketlerinin seviyesine ulaşıyor. Fransız şirketlerinin sayısı yaklaşık 600'e yükselse de artışın anlamlı olmadığı değerlendiriliyor. Loiseau, Fransa'nın fuarda 1.000 şirketle temsil edilmesini hedeflemesi gerektiğini savundu. Loiseau, Fransız sanayisinin aşırı kısıtlayıcı düzenlemeler ve yüksek maliyetler nedeniyle ihracatta zorlandığını ifade etti. Tarım-gıda sektörünün yalnızca dörtte birinin ihraç edildiğini ve ihracatın çoğunlukla yakın pazarlara yöneldiğini söyleyen Loiseau, İtalya ile İspanya'nın günlük ve erişilebilir ürünleri daha örgütlü biçimde tanıtarak daha geniş bir uluslararası kitleye ulaştığını belirtti. Avrupa'nın Fransa için öncelikli pazar olarak kalması gerektiğini, ABD'nin de satın alma gücü nedeniyle önemini koruduğunu ve serbest ticaret anlaşmalarının tarımsal temeli koruması gerektiğini söyledi.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi

Rusya’nın limanları üzerinden yaptığı tahıl ihracatı, ekim ayının ilk 10 gününde geçen yılın aynı dönemine göre %81 azalarak 436 bin tona geriledi. Geçen yıl aynı dönemde Rus limanlarından 2,3 milyon ton tahıl sevk edilmişti. Düşüş özellikle ülkenin başlıca ihracat ürünü olan buğdayda görüldü; buğday sevkiyatı yaklaşık 2 milyon tondan 427 bin 400 tona indi. Arpa ihracatı 233 bin 500 tondan 5 bin 500 tona, mısır ihracatı ise 51 bin tondan 2 bin 700 tona düştü. Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı da geçen yılın aynı dönemindeki 11,3 milyon tona kıyasla yaklaşık 7 milyon ton oldu. Kaynakta, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında gemi ve liman terminallerine yönelik saldırıların Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki tahıl taşımacılığını olumsuz etkilediği belirtiliyor. İhracatçılar bu nedenle Baltık Denizi’ndeki limanlara yöneliyor. Rusya’nın Baltık limanlarındaki yıllık tahıl sevkiyat kapasitesi temmuzdaki 8,6 milyon tondan ekimde 23,5 milyon tona çıkarıldı; daha önce kömür ve gübre taşıyan bazı terminaller tahıl sevkiyatına uygun hâle getiriliyor. Analiz kuruluşu IKAR’a göre eylül ayındaki Rus buğday ihracatının yaklaşık %60’ı Baltık limanlarından yapıldı. Ekim ayının ilk 10 gününde tahıl ve bakliyat ihracatında kullanılan liman sayısı 35’ten 7’ye düştü. İhracat pazarındaki daralma Türkiye’ye yapılan sevkiyata da yansıdı. Ekim başında Rus buğdayı 12 ülkeye teslim edilirken, geçen yıl aynı dönemde bu sayı 21’di. Türkiye’nin alımları 297 bin tondan 37 bin tona geriledi. Rusya’daki iç buğday üretici fiyatı 10 Ekim’de ton başına 8 bin 500 rubleye düştü. IKAR, uygun hava ve yeterli taşıma kapasitesi sağlanırsa ekim ihracatının 3 milyon tona ulaşabileceğini öngörürken, SovEcon yaklaşık 2,5 milyon ton bekliyor.