ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 13

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi

Nature Food’da yayımlanan bir çalışma, Çin’de su tasarrufu, gıda güvenliği ve sulama yatırımlarının ekonomik getirilerini birlikte gözeten yeni bir yaklaşım önerdi. Çin Bilimler Akademisi Atmosfer Fiziği Enstitüsü, Hohai Üniversitesi ve Xiamen Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma mısır, buğday ve pirince odaklandı. Ekip 42.190 ilçe düzeyinde tarım kaydı, 3.576 hanehalkı sosyoekonomik anketi ve 2.230 sulama teknolojisi karşılaştırma denemesini inceledi. Araştırmaya göre Çin tarımında sulama, 2010-2022 arasında önemli bir teknolojik dönüşüm geçirdi. Toprak kanallarıyla su iletimi ve salma sulama azalırken su tasarrufu sağlayan teknolojiler yaygınlaştı; ancak dönüşümün hızı ürünlere ve bölgelere göre farklılık gösterdi. Hohai Üniversitesi profesörü Wang Jinxia, mevcut teknoloji benimseme hızı sürerse üç temel üründe alan başına sulama suyu kullanımının 2030’a kadar %9.4-16 azalacağını belirtti. Bu oran, 2015-2030 ulusal tarımsal sürdürülebilir kalkınma planındaki %25.5’lik hedefin altında kalıyor. Plan, 2030 için ulusal tarımsal sulama suyu kullanımına 373 kilometreküplük üst sınır koyuyor. Çalışma, mevcut tüm sulanan alanlarda en verimli teknolojilerin kullanılması halinde su tasarrufu hedefinin aşılabileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu yükseltmelerin gelecekteki iklim değişikliğinin yol açabileceği olası verim kayıplarını tamamen telafi etmeyebileceği ve gıda güvenliği riski doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle önce mevcut sulanan alanlarda su kullanım verimliliğinin artırılması, ardından su kaynakları kısıtları içinde tasarruf edilen suyla bazı yağışa dayalı alanların sulamaya açılması öneriliyor. Ürünlere göre farklı stratejiler öne çıkıyor. Mısırda daha ileri sulama teknolojileriyle sulanan alanların ölçülü biçimde genişletilmesi, buğday ve pirinçte ise daha sınırlı genişleme ve yeni sulanan alanlarda orta verimli su tasarrufu teknolojilerinin kullanılması öneriliyor. Araştırmacılar ayrıca sulama yatırımlarının stres toleranslı çeşitler, iklime dayanıklı yetiştirme uygulamaları ve yüksek standartlı tarım arazileriyle birlikte planlanması gerektiğini vurguluyor.

İrlandalı Milletvekili Yeni OTP Planlarında Çatışma Riski Konusunda Uyardı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlandalı Milletvekili Yeni OTP Planlarında Çatışma Riski Konusunda Uyardı

İrlandalı bir Avrupa Parlamentosu üyesi, 2028-2034 dönemi için hazırlanan yeni Ortak Tarım Politikası (OTP) tekliflerinin AB üye devletleri ile Avrupa Parlamentosu arasında “doğrudan bir çatışma” sürecine yol açabileceği uyarısında bulundu. AB üye devletlerinin üzerinde anlaştığı tutum, Konseyin Parlamento ile başlayacak müzakerelerinde temel alınacak. Ancak bu yaklaşım nihai OTP’nin kesin biçimini göstermiyor; tutum, Avrupa Komisyonunun geçen yaz sunduğu tartışmalı tekliflerin bir bölümünü koruyor.

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’dan 500 Bin Ton Pirinç Talebi Geldi, Ülke Açıklanmadı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı ve Ulusal Gıda Ajansı Başkanı Andi Amran Sulaiman, bir ülkenin Endonezya’dan 500 bin ton pirinç talep ettiğini açıkladı. Amran’ın aktardığına göre talep telefon görüşmesiyle iletildi, ancak resmi yazı henüz hükümete ulaşmadı. Talepte bulunan ülkenin adı da resmi belge gelene kadar gizli tutuluyor. Açıklama, 27 Ekim 2026’da Jakarta’daki Tarım Bakanlığı ofisinde yapıldı. Amran, resmi yazının işlenmesi tamamlanmadan ihracat için kesin bir takvim belirlenemeyeceğini söyledi. Belgenin ulaşmasının ardından sevkiyatın başlatılabileceğini belirten Amran, Endonezya’nın pirinç stoklarının yüksek olduğunu ifade etti. Bu nedenle 500 bin tonluk talep, henüz kesinleşmiş bir ihracat kararı veya takvimi olarak açıklanmadı. Endonezya daha önce aralarında Malezya’nın da bulunduğu bazı ortak ülkelere pirinç gönderdi. Malezya’ya yaklaşık 1.000 ton pirinç sevk edildiği ve bu gönderinin toplamı 500 bin tona ulaşan vadeli bir kontratın parçası olduğu bildirildi. Ayrıca Filipinler, Timor-Leste ve Papua Yeni Gine’ye yapılabilecek ihracat için görüşmeler yürütülüyor; bu ülkeler bakımından planlanan gönderim hacimleri henüz kesinleşmiş değil. Amran aynı açıklamada, Endonezya’nın orta kalite pirinç ithal etmediğini, yakalanan ürünlerin kaçak olduğunu söyledi. Bakanlığın haber metninde ayrıca ulusal pirinç rezervlerinin 5 milyon tonu aştığı belirtildi. Bu veriler, hükümetin ihracat görüşmelerini mevcut iç arz ve stok koşullarıyla birlikte değerlendirdiğini gösteriyor; ancak yeni talebe ilişkin nihai karar resmi yazının ulaşmasına bağlı kalıyor.

Paraguay’da INBIO, Mısır Tarlalarında Koçan Kurduna Karşı Uyardı
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da INBIO, Mısır Tarlalarında Koçan Kurduna Karşı Uyardı

Paraguay Tarımsal Biyoteknoloji Enstitüsü (INBIO), Mısır Islahı Programı aracılığıyla ülkenin farklı bölgelerindeki mısır tarlalarında Spodoptera frugiperda (koçan kurdu) görülme sıklığının yüksek olduğu uyarısında bulundu. 2026 denemelerinde zararlının saldırı düzeyleri, konvansiyonel materyaller ile transgenik teknolojili hibritlerde benzer seyretti. Program koordinatörü ziraat mühendisi Lourdes Cuba, zararlının konvansiyonel materyallerin yanı sıra PRO3, PWU ve PRO4 teknolojilerine sahip hibritlerde de yüksek düzeyde görüldüğünü açıkladı. PRO4, incelenen döngüler boyunca daha düzenli kontrol sağlasa da bulgular, genetik korumanın tek başına yeterli olmadığını gösterdi. Cuba, 2025-2026 eğiliminin Bt olayları için entegre stratejilere acil ihtiyaç olduğunu belirtti. 2026’da PRO3 ve PWU hibritleriyle konvansiyonel parsellerdeki saldırı düzeylerinin eşitlenmesinin, zararlı popülasyonlarında hızlanmış direnç seçimiyle ilişkili olabileceğini söyledi. Önerilen uygulamalar arasında V1 döneminden itibaren sürekli izleme, zarar Davis ölçeğinde 2 seviyesine ulaştığında müdahale, kimyasal ve biyolojik yöntemlerin birlikte kullanılması, etken maddelerin dönüşümlü uygulanması, yapılandırılmış sığınak parselleri ve mısır ekim nöbeti yer alıyor.

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi
Görsel kaynağı: Yerkir · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ermenistan’da tarımsal gayrisafi üretim, 2026’nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %4,8 azalarak 677 milyar 145,8 milyon Ermeni dramı oldu. Veriler, Ermenistan İstatistik Komitesi tarafından yayımlandı. Aynı dönemde ülkenin ekonomik aktivitesi %6,9 arttı. Tarımsal üretimdeki düşüşe karşılık ihracat %8 gerileyerek 1 trilyon 917,9 milyar drama inerken ithalat %9,5 artarak 3 trilyon 632,3 milyar drama çıktı. Sanayi üretimi %5,8, inşaat %24,9 ve hizmetler sektörü %13 büyüdü. İç ticaret cirosundaki artış ise %0,6’da kaldı.

Ermenistan’da Ocak-Eylül Döneminde Tarım Üretimi %4,8 Geriledi
Görsel kaynağı: 168 Zham · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Ocak-Eylül Döneminde Tarım Üretimi %4,8 Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ermenistan’da tarım sektörünün gayrisafi üretim hacmi, 2026’nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %4,8 azalarak 677 milyar 145,8 milyon dram oldu. Veriyi Ermenistan İstatistik Komitesi açıkladı. Ülkenin ekonomik aktivitesi aynı dönemde %6,9 artarken tarımdaki gerileme genel eğilimden ayrıştı. Aynı dönemde ihracat %8 düşerek 1 trilyon 917,9 milyar dram, ithalat ise %9,5 artarak 3 trilyon 632,3 milyar dram olarak kaydedildi.

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, EUDR’ye Uyum İçin Tarım Ürünlerinde Ulusal Komite Kurdu

Tayland’da Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’ne (EUDR) uyum sağlamak amacıyla ulusal düzeyde yeni bir koordinasyon mekanizması oluşturuluyor. Başbakan Yardımcısı Yotçanan Vongsawat’ın başkanlık ettiği toplantıda, EUDR kapsamındaki tarım ürünlerinin ormansızlaşmayla bağlantılı olmaması, üretim ülkesinin mevzuatına uygun şekilde üretilmesi ve durum tespitinden geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılması ele alındı. Toplantıya kamu ve özel sektörden 33 kurum katıldı. Taylandlı yetkililer, düzenlemeye rakip Güneydoğu Asya ülkelerinden daha hızlı uyum sağlanmasının ülkenin AB pazarındaki ihracatçılarına rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtti. EUDR yalnızca ticari koşullar açısından değil, ormanların ve doğal kaynakların korunması bakımından da uzun vadeli bir çerçeve olarak değerlendiriliyor. Düzenleme; kauçuk, palm yağı, sığır, kereste, kahve, kakao ve soya ile bunlardan elde edilen ilgili işlenmiş ürünleri kapsıyor. Tayland’ın 2568 yılında bu ürün gruplarından AB’ye yaptığı ihracatın toplam değeri 60.260 milyon bahtın üzerinde gerçekleşti. Bu tutar, ülkenin dünya pazarlarına yaptığı toplam ihracatın %7,29’una karşılık geldi. AB’ye en yüksek ihracat değeri sağlayan grup ise 54.453 milyon bahtla kauçuk ürünleri oldu. Tayland bu nedenle özellikle kauçuk sektöründeki üretici ve ihracatçıların EUDR koşullarına uyumunu öncelikli alanlardan biri olarak ele alıyor. Toplantıda, tarım bakanının başkanlığında çalışacak EUDR alt komitesinin kurulması onaylandı. Komite; eylem planı ve önlemleri hazırlayacak, Tayland’daki ve yurt dışındaki ilgili kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek. Ayrıca küçük ölçekli kauçuk üreticilerinin yeni kurallara uyum becerilerini geliştirmeye yönelik pilot proje Songkhla ve Nong Khai’de yürütülüyor. Ocak 2568-Aralık 2569 dönemini kapsayan 24 aylık projeye AB tarafından 1 milyon avro bütçe sağlandı. Tayland ayrıca çiftçi kayıtları ve tedarik zinciri izlenebilirliği için National EUDR Single Window (NESW) platformunu merkezi sistem olarak kullanacak. Tarım Araştırmaları Geliştirme Ofisi tarafından geliştirilen ve Tarım Yayım Dairesi’ne devredilmesi planlanan platform, üretimden son aşamaya kadar verileri birbirine bağlayacak. Sistem, durum tespiti raporu ile Avrupa makamlarına sunulacak belgelerde kullanılmak üzere üretim parsellerinin GeoJSON biçimindeki coğrafi koordinatlarını oluşturabilecek. Halihazırda sistemde 2,5 milyondan fazla parselin çizimi bulunuyor; veriler her yıl güncelleniyor ve doğrudan devlet sertifikası olarak tanımlanmıyor.

Bulgaristan'ın Kardzhali Bölgesinde Küçükbaş Çiçeği Nedeniyle 783 Koyun ve Keçi İtlaf Edildi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber

Bulgaristan'ın Kardzhali Bölgesinde Küçükbaş Çiçeği Nedeniyle 783 Koyun ve Keçi İtlaf Edildi

Kardzhali bölgesinde ağustos ortasından bu yana küçükbaş hayvan çiçeği nedeniyle 783 koyun ve keçi itlaf edildi. Aynı dönemde 9 hastalık odağı belirlenirken son iki odak, Kardzhali belediyesine bağlı Zvezden köyündeki iki komşu çiftlikte tespit edildi. Yeni odaklarda 14 ve 7 koyun itlaf edildi. Enfeksiyon rutin veteriner kontrollerinde belirlendi; bulaşın başka bir bölgeden getirilen hayvanla taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Hastalıklı ve temaslı hayvanların itlaf edildiği bölgede iki yeni odak ortadan kaldırıldı. Bölge valisi Biser Nikolov, hayvan hareketlerinde denetimin artırılmasını istedi.

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Tarımsal Üretim Ocak-Eylül Döneminde %4,8 Geriledi

Ermenistan İstatistik Komitesi’nin verilerine göre, ülkenin gayrisafi tarımsal üretimi Ocak-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %4,8 azalarak 677 milyar 145,8 milyon drama geriledi. Aynı dönemde Ermenistan’ın ekonomik faaliyeti yıllık bazda %6,9 arttı. Dış ticarette ihracat %8 düşüşle 1 trilyon 917,9 milyar drama inerken, ithalat %9,5 artarak 3 trilyon 632,3 milyar drama ulaştı. Ekonominin diğer başlıca alanlarında ise inşaat %24,9, hizmetler %13 ve sanayi üretimi %5,8 büyüdü. İnşaat sektörünün üretimi 583 milyar 818,1 milyon dram, hizmetler sektörünün üretimi 3 trilyon 455 milyar 582 milyon dram ve sanayi üretimi 2 trilyon 361 milyar 636,6 milyon dram olarak kaydedildi.

Çin'de Yazlık Tahıl Üretimi 150 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: Uued Uudised · Özgün haber
Veri haberi

Çin'de Yazlık Tahıl Üretimi 150 Milyon Tonu Aştı

Uued Uudised'de yayımlanan değerlendirmeye göre Çin, bu sonbaharda 150 milyon tonun üzerinde yazlık tahıl üretimiyle rekor hasat gerçekleştirdi. Metin, ülkenin 2025'te yıllık tahıl üretiminin ikinci yıl üst üste 700 milyon tonu aştığını ve bu miktarın kişi başına 500 kilogramdan fazla tahıla karşılık geldiğini aktarıyor. 23 Eylül'de Orta Çin'de, Xiangyang yakınlarındaki Dongjiao köyü sakinleri ülkenin dokuzuncu Çiftçiler Hasat Festivali için yemekli bir kutlama düzenledi. Tarım Bakanı Zhang Zhu ise sonbahar hasat alanının beşte birinden fazlası biçildiğinde Çin'in yıl genelinde bir başka bol hasada ilerlediğini söyledi. Bu ifade, nihai hasat sonucu değil, devam eden hasada ilişkin bir değerlendirme olarak aktarılıyor. Kaynak metin, yüksek üretimi atmosferik karbondioksitin fotosentezdeki rolü ve buğday ile pirincin yükselen CO2 seviyelerine tepkisiyle ilişkilendiriyor. NASA analizlerine atıfla Çin ve Hindistan'ın küresel yeşillenmede öne çıktığı, kuzeydoğuda uzayan don olmayan mevsimlerin Heilongjiang'da pirinç ve mısır üretimini desteklediği belirtiliyor. Çin'de bu yıl kuraklıktan fazla sel yaşandığı, ancak ağır etkilerin yerel kaldığı ve genel koşulların tarımı desteklediği de kaydediliyor.

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi

Paris Euronext-MATIF'te 26 Ekim 2026 seansı buğday ve mısırda düşüş, kolzada ise yükselişle tamamlandı. Aralık teslimli Avrupa buğdayı 7,50 €/t ve %3,21 gerileyerek 226,50 €/t'ye indi. Kasım vadeli mısır 282,75 €/t'ye düşerken aynı vadeli kolza 15,50 €/t artışla 527,25 €/t'ye çıktı ve seansın en güçlü yükselişini kaydetti. Buğday fiyatlarındaki baskı, Rusya'dan Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlamaya yönelik yeni tekliflere ilişkin bilgilerle ilişkilendirildi. Rusya ve Ukrayna'nın bu güzergâhtaki ihracatının yeniden toparlanabileceği beklentisi, daha önce lojistik sorunların desteklediği Avrupa buğdayında satışlara yol açtı. Rusya ile Türkiye arasındaki deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin görüşmeler, Paris'teki buğday fiyatları üzerinde başlıca baskı unsuru olarak gösterildi. Bununla birlikte, deniz yollarının tamamen yeniden açılması için kesin bir anlaşma açıklanmadı. Aralık vadeli buğdayın 226,50 €/t'lik seviyesi 13 Ağustos 2026'dan beri görülen en düşük düzey oldu. Mart 2027 teslimli kontrat da 6,75 €/t ve %2,88 gerileyerek 227,50 €/t'ye indi. Aralık ve mart kontratları arasındaki fark 1 €/t ile sınırlı kaldı; bu görünüm, aşağı yönlü baskının hem yakın teslimatları hem de 2027'nin ilk aylarını etkilediğine işaret etti. Buğday, mısır ve kolzanın en yakın altı kontratında dört düşüş ve iki yükseliş kaydedildi. Aralık vadeli buğday, 19 Ekim'deki 243,50 €/t seviyesine göre 26 Ekim'de 226,50 €/t'ye geriledi. İki seans arasındaki fark 17 €/t, yaklaşık %6,98 oldu. Ayrıca AgroNews'in 19-25 Ekim dönemine ilişkin haftalık bilançosunda Avrupa buğdayının 9,75 €/t, yani %4 değer kaybettiği belirtildi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz ile Azak Denizi çevresindeki limanlarından tahıl trafiği ağustos ortasından bu yana büyük ölçüde durmuştu. Ticari gemilere yönelik saldırılar ile liman altyapısındaki hasarlar lojistik riskleri artırmış ve sevkiyatları zorlaştırmıştı. Bu koşullar Avrupa buğdayına yönelik talebi daha önce desteklerken, olası deniz güvenliği çözümleri Rusya ve Ukrayna'dan gelecek rekabetin yeniden artabileceği beklentisini güçlendirdi. Rusya'nın buğday ihracatı 1-20 Ekim döneminde yaklaşık 1,5 milyon ton olarak tahmin edildi. Ekim ayının tamamı için öngörülen miktar yaklaşık 3 milyon ton seviyesinde bulunuyor; bu hacmin yılın aynı dönemindeki olağan seviyelerin biraz üzerindeki miktarın yaklaşık yarısına denk geldiği aktarıldı.

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı

Türkmenistan’ın Mary bölgesinde yıllık 50.000 ton süt işleme kapasitesine sahip yeni bir tesis faaliyete geçti. Täze Oba tarım birliğinin arazisinde kurulan tesis için bireysel girişimci Guwançmyrat Orazow’a 3,5 hektarlık alan tahsis edildi. İnşaat ve kurulum çalışmalarının genel yükleniciliğini yerli Täze Aý Önümleri şirketi üstlenirken, bir Türk şirketi özel çelik yapılar ile malzemeleri sağladı. Tesiste fermente süt ürünleri de dâhil olmak üzere süt ürünleri yelpazesini genişletmeye yönelik üretim hatları bulunuyor. Hatların işleme verimliliğini artırması ve besin özelliklerini koruyarak ürünlerin raf ömrünü uzatması hedefleniyor. Üretim atölyelerine ek olarak, işleme sürecinin her aşamasında ürün kalitesini izlemek üzere laboratuvarlar kuruldu. Tesisin açılmasıyla yerli süt ürünlerinin iç tedarikinin artırılması ve bölgede yeni istihdam oluşturulması bekleniyor. Yeni yatırım, Türkmenistan’da özel işletmelerin tarım, hayvancılık ve gıda işleme alanlarındaki rolünün artırılmaya çalışıldığı bir dönemde gerçekleşti. 2026’da onaylanan kurallar kapsamında özel girişimciler, çiftlikler, tarım şirketleri ve arazi kullanıcıları; tarım makineleri, sulama ekipmanları, hayvancılık ile tarımsal ürünlerin üretim ve işlenmesine yönelik projeler için yıllık %1 faizle ve 10 yıla kadar vadeyle kredi alabiliyor. Borçlulardan genellikle proje maliyetinin en az %15’ini öz kaynakla karşılamaları isteniyor. Bununla birlikte su kıtlığı ve toprak kalitesindeki bozulma, sektörün önündeki yapısal sorunlar arasında yer alıyor.

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti

Sırbistan 2025 yılında 1.067.416 ton buğdayı 247,5 milyon dolar, 847.227,9 ton mısırı ise 250 milyon dolar değerle ihraç etti. Ürün bazındaki veriler, ülkenin dış ticaretinde tahıl ihracatının da yer aldığını gösterirken, kaynak bu ürünleri toplam ihracatın en büyük kalemleri olarak sınıflandırmıyor. Sırbistan'ın toplam mal ihracatı 2025'te 33 milyar avro oldu ve 2024'e göre %8,4 arttı. Aynı yıl en yüksek ihracat değerine elektrikli makineler ve cihazlar ulaştı. Bu grubu kara yolu taşıtları, metal cevherleri ve metal atıkları, demir dışı metaller ile kauçuk ürünleri izledi. Bu beş ürün grubunun ihracatı toplam ihracatın %35,1'ini oluşturdu. Ülkenin 2025'teki başlıca ihracat pazarları Almanya, İtalya, Bosna-Hersek, Çin ve Macaristan oldu. İthalatta ise Çin ilk sırada yer alırken Almanya ve İtalya'yı Türkiye ile Macaristan izledi. Kaynak, Türkiye'yi Sırbistan'ın toplam mal ithalatındaki ülkelerden biri olarak gösteriyor; bu veriler Türkiye ile buğday veya mısır ticaretine ilişkin özel bir miktar ya da değer içermiyor. Ayrıca Sırbistan'ın Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki mal ihracatı 23,7 milyar avroya çıkarak 2025'in aynı dönemine göre %8,8 arttı.

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Patates Üreticileri Düşen Fiyat ve Artan Maliyetlerle Karşı Karşıya

Gürcistan’da patates hasadının sürdüğü dönemde yerel ürün arzının artması, üreticilerin satış fiyatlarını aşağı çekti. Üretici İlia Kavrelişvili, özellikle Ahalkalaki bölgesi ile Ahalsihe’de hasat nedeniyle piyasaya daha fazla ürün geldiğini ve patatesin üretim maliyetinin altında satıldığını söyledi. Kavrelişvili’ye göre bu durum, birçok çiftçi için sezonu ciddi bir finansal risk haline getiriyor. Gürcistan’ın 2026’nın ilk dokuz ayındaki patates ihracatı 5,1 milyon dolar ve 19,4 bin ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 26,7 milyon dolar ve 79,2 bin tondu; böylece ihracat değeri %80,9, miktarı %75,5 geriledi. Patates ithalatı da aynı dönemde %35,2 değer ve %59,2 miktar düşüşüyle 2,8 milyon dolar ve 4 bin tona indi. Kavrelişvili, hasat döneminde yerel arzın yükselmesinin ithalata olan talebi azalttığını, yağışlı hava nedeniyle bazı patateslerin ıslak ve çamurlu hale gelmesinin de satışı zorlaştırdığını belirtti. Yerel satış fiyatının bu yıl 50-70 tetri arasında kaldığını, geçen yıl aynı dönemde 85 tetri ile 1 lari arasında bulunduğunu aktaran üretici, fiyatın yaklaşık %30 düştüğünü, buna karşılık üretim maliyetinin yakıt, işçilik ve diğer giderlerle yaklaşık %40 arttığını söyledi. Üretici ayrıca Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan’da da hasat yapılmasının Gürcü patatesine yönelik talebi sınırlayabileceğini ifade etti. Fiyatlar ve döviz kurunun ihracatın ekonomik uygulanabilirliğini etkilediğini belirten Kavrelişvili, mevcut koşullarda Rusya pazarına satışın kârlı olmadığını savundu. Üreticiler, maliyetleri azaltmak için yakıt ve gübre sübvansiyonu gibi devlet desteği talep ediyor.

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: RTL Info · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı

AB tarım bakanları, Lüksemburg’da 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için ortak tutumu oybirliğiyle kabul etti. Anlaşmanın uygulanması ise Avrupa Birliği’nin yeni bütçesine ilişkin müzakerelerin sonucuna bağlı olacak. Reform, 2028-2034 dönemini kapsaması planlanan yeni çok yıllı bütçeyle birlikte şekillenecek. Üye ülkeler, kabul edilen tutum temelinde Avrupa Parlamentosu ile uzlaşma görüşmelerine başlayacak. Reformun yürürlüğe girebilmesi için AB ülkeleri ile Avrupa Parlamentosu üyelerinin aynı metni onaylaması gerekiyor. Düzenleme, desteklerin aktif çiftçilere, mesleğe yeni başlayan gençlere ve küçük işletmelere yoğunlaştırılmasını; bunun için desteklerde üst sınır ve kademeli azaltma mekanizmalarının kullanılmasını hedefliyor. Aktif çiftçi tanımı görüşmelerinde bazı ülkeler emeklilerin belirli destekleri korumasını istedi. Anlaşma, desteklerin dağıtımında bu konuda esneklik bırakıyor. Mali çerçeve henüz tamamlanmadığı için metin ön nitelikte kabul ediliyor; AB yetkilileri bütçe görüşmelerini yıl sonuna kadar sonuçlandırmayı umuyor. Mevcut taslakta OTP finansmanı yaklaşık 300 milyar avro olarak öngörülüyor. Bu tutar, önceki OTP için belirtilen 387 milyar avronun altında. Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler AB bütçesini, özellikle OTP harcamalarını azaltmak istiyor. İrlanda Tarım Bakanı Martin Heydon ise anlaşmayı çiftçiler, kırsal topluluklar ve Avrupa’nın gıda güvenliği açısından önemli bir aşama olarak değerlendirdi.

Japonya Maliye Bakanı, Gıda Tüketim Vergisi İndiriminin Fiyatlara Yansıdığını Savundu
Görsel kaynağı: Jiji Press · Özgün haber
Veri haberi

Japonya Maliye Bakanı, Gıda Tüketim Vergisi İndiriminin Fiyatlara Yansıdığını Savundu

Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, Temsilciler Meclisi Maliye ve Finans Komisyonunda, gıda tüketim vergisi indiriminin fiyatları düşürme etkisine ilişkin açıklama yaptı. Katayama, yurt dışı örneklerinde indirimin neredeyse hiç fiyatlara yansımadığı bir ülke bulunmadığını söyledi. Açıklama, enflasyon döneminde vergi indiriminin fiyatları gerçekten düşürüp düşürmeyeceği yönündeki şüphelere yanıt olarak geldi. Katayama, yabancı ülkelerde tüketim vergisi indirimi sonrasında fiyatlara yansıma oranının en düşük örnekte %53 olduğunu belirtti. Team Mirai üyesi Yuya Minejima ise fiyatların indirimi yansıttığı örneklerde sıkı devlet denetimi bulunduğunu söyleyerek fiyat takibinin gerekliliğini savundu. Katayama, izleme aralıkları ve alınabilecek önlemler konusunda incelemelerin acilen derinleştirileceğini ifade etti.

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Carterton’da Farklılaştırılmış Oran Teklifi Çiftçi ve Ormancıları Endişelendirdi

Yeni Zelanda’daki Carterton Bölge Konseyi, Avustralya merkezli Morrison Low danışmanlık şirketinin önerileri temelinde bir oranlandırma incelemesi başlattı. Morrison Low, süt, ormancılık ve pastoral tarımın konsey tarafından finanse edilen, hava koşullarıyla ilgili olmayan yol maliyetlerinin %68’inden fazlasını oluşturduğunu öne sürdü. Farmers Weekly’de yayımlanan görüş yazısının yazarı bu hesabı kuşkuyla karşılasa da alternatif bir hesap sunmadı. Teklif, farklılaştırılmış oranlar üzerinden kırsal işletmelerle diğer mülk grupları arasında büyük farklar yaratıyor. Hükümetin önerdiği %4’lük oran artışı tavanının farklılaştırılmış oranlara uygulanmadığı belirtilirken, Carterton’daki 4.663 konut ve yaşam tarzı mülkünün oranlarının %14 ila 15 azalacağı, 471 çiftçi ve ormancının oranlarının ise %23 ila 1.258 arasında artacağı aktarılıyor. Pastoral çiftlikler için %20 ila 30 artış öngörülürken, ormancılık sektöründeki Lewis Tucker’ın oranının 13.759 Yeni Zelanda dolarından 183.548 Yeni Zelanda dolarına çıkacağı belirtiliyor. Yazıya göre konseyin kullandığı modelde Wairarapa üretim hacimlerine Tararua’daki sürülerin dahil edilmesi, süt çiftçilerinin oranlarını düşürürken ormancılar için maliyetleri artırdı. Yeni Zelanda Orman Sahipleri Birliği, ilk teklifin ormancılar için oranları 12 kat artırdığını ve hatanın etkisiyle artışın daha da büyüyebileceğini açıkladı. Roger Dickie NZ direktörü Jeff Dickie ise benzer yaklaşımların başka konseylerce benimsenmesi halinde sonuçların Carterton’ın ötesine yayılabileceğini söyledi. Yazıda ayrıca, orman hasadındaki yoğun kamyon trafiğinin 28 ila 30 yılda bir gerçekleştiği ve süt tankerleriyle tomruk kamyonlarının ödediği yol kullanıcı ücretlerinin %50’sinin konseye geri döndüğü savunuluyor.

İzlanda’da Hvanneyri’ye Gıda ve Sulak Alan Merkezleri Planlanıyor
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Hvanneyri’ye Gıda ve Sulak Alan Merkezleri Planlanıyor

İzlanda Tarım Üniversitesi’nde (LbhÍ), Hvanneyri’deki yapıların bir bölümünü gıda merkezi ve sulak alan eğitim merkezine dönüştürmeye yönelik hazırlık yürütülüyor. Proje, tarım, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin uzun süredir birlikte sürdürüldüğü alana yeni işlevler kazandırmayı ve yapıların korunmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Üniversite, uygulama takviminin henüz kesinleşmediğini ve daha fazla iş birliği ile finansmana ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. LbhÍ Rektörü Ragnheiður I. Þórarinsdóttir’in verdiği bilgiye göre, Hvanneyri’deki gıda merkezinin kurulması için 18 milyon İzlanda kronu, sulak alan eğitim merkezinin geliştirilmesi için ise 50 milyon kronun üzerinde destek sağlandı. Bu kaynakların bir bölümü, planlanan faaliyetler nedeniyle binalarda yapılması gereken bakım çalışmalarında kullanılabilecek. Üniversite, mevcut bakım ihtiyacının eldeki finansmanı aştığını ve geciken küçük onarımların daha büyük ve maliyetli müdahalelere dönüşebileceğini vurguluyor. Gıda merkeziyle çiftçilerin, küçük üreticilerin, öğrencilerin ve araştırmacıların İzlanda hammaddelerinden ürün geliştirebileceği bir çalışma ortamı oluşturulması planlanıyor. Üniversiteye göre ekipman ve uzmanlığa erişim, fikirlerin ürüne dönüşmesine ve tarımsal üretimin değerinin artırılmasına yardımcı olabilir. Bu faaliyetlerin, Hvanneyri’de uzun süredir bir arada yürütülen tarım, öğretim ve araştırma çalışmalarının devamıyla uyumlu olduğu belirtiliyor. Sulak alan eğitim merkezi, LbhÍ’nin Avrupa Birliği LIFE programının desteğiyle yürüttüğü Peatland LIFEline projesiyle bağlantılı olacak. 2025-2031 dönemindeki proje kapsamında sulak alanların yeniden canlandırılması, bilgi paylaşımı ve Hvanneyri’de yürüyüş yollarının hazırlanması üzerinde çalışılıyor. Andakíl’deki koruma altındaki kuş habitatı, aynı zamanda Ramsar alanı olarak, araştırma sonuçlarıyla ziyaretçilerin doğada göreceği sulak alan ve kuş yaşamı arasında bağlantı kurulması için kullanılabilecek. Hvanneyrartorfanın koruma statüsü dokuz binayı, alanın görünümünü ve tarım ile yerel yaşama ilişkin çeşitli miras unsurlarını kapsıyor. Üniversite, yapıları koruyabilmek için düzenli bakımın yanı sıra sürdürülebilir finansman gerektiğini belirtiyor. Halldórsfjós ahırında çok amaçlı salon ve restoran oluşturulmasına yönelik mimari fikirler hazırlanırken, daha küçük olan Hjartarfjós ile başlanması da değerlendiriliyor. Bu seçenekler henüz kesinleşmiş kararlar değil; maliyet çalışmaları ve ilk aşamaların belirlenmesine yönelik görüşmeler sürüyor.

Vian: Lula’nın Yeni Döneminde Tarımda Diyalog ve Somut Öneriler Gerekli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Vian: Lula’nın Yeni Döneminde Tarımda Diyalog ve Somut Öneriler Gerekli

Brezilya tarım finansmanı uzmanı Ademiro Vian, Luiz Inácio Lula da Silva’nın dördüncü döneminde tarım bakanlıklarının mevcut yönetimdeki yapıya benzer biçimde sürmesini ve Mapa ile MDA’nın sektördeki başlıca sorumluluğu üstlenmesini bekliyor. Vian, Lula’nın pazar günü yaptığı konuşmaya dayanarak yeni yönetimin tarım sorunlarının çözümünde diyaloğa daha fazla ağırlık vereceğini değerlendiriyor. Vian’ın sıraladığı temel sorunlar üretici borçluluğu, gelecek sezonlar için finansman, üretim maliyetleri ve tarım sigortası. Uzman, hükümetin faizler yeterince cazip veya sübvansiyonlu olmasa bile üreticilerin borçlarını ödeyebilmesi için kaynak ve mekanizmalar sunabileceğini belirtiyor. Üretici açısından öngörülebilirlik, kaynağa zamanında erişim ve ödenebilir faiz oranının önemli olduğunu söylüyor. Vian ayrıca, Brezilya’da tarım sigortasının yasal çerçevesini yeniden düzenleyen 2.951/2024 sayılı yasa tasarısının onaylanıp yaptırıma bağlandığını, uygulamanın başlaması için bütçe konusunun çözülmesi gerektiğini hatırlatıyor. Yürütme organı ile tarım parlamentosu grubunun ideolojik farklılıklara rağmen somut öneriler temelinde görüşmesi gerektiğini savunan Vian, radikal yaklaşımların kredi akışını ve borç sorunlarının çözümünü olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Montana’daki Çiftçiler Tarifeler ve Pahalı Dizel Nedeniyle Terk Edilmiş Hissediyor
Görsel kaynağı: Het Financieele Dagblad · Özgün haber

Montana’daki Çiftçiler Tarifeler ve Pahalı Dizel Nedeniyle Terk Edilmiş Hissediyor

Montana’daki çiftçiler, pahalı dizel, baskı altındaki hayvan fiyatları ve müşterileri uzaklaştıran ithalat tarifeleri nedeniyle kendilerini engellenmiş hissediyor. Dizel maliyetinin İran’daki savaş nedeniyle yükseldiği, hayvan fiyatlarının baskı altında olduğu ve ithalat vergilerinin müşterileri uzaklaştırdığı aktarılıyor. Donald Trump’ı başından beri destekleyen birçok çiftçi, şimdi terk edilmiş hissediyor. Çiftçiler arasındaki hoşnutsuzluğun, gelecek haftaki ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti açısından sonuçları olabileceği belirtiliyor.

ABD ve Avrupa’da Buğday Fiyatları Ekim Ayında Sert Düştü
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

ABD ve Avrupa’da Buğday Fiyatları Ekim Ayında Sert Düştü

ABD ve Avrupa’da buğday fiyatları ekim ayında sert geriledi. Düşüşte ABD buğdayına yönelik talebin azalması ve Karadeniz’den tahıl ihracatına ilişkin sorunların çözülebileceği yönündeki beklentiler etkili oldu. Kiev ile Moskova arasında barış görüşmeleri yapılabileceği umudu, eylülde zirve yapan küresel fiyat eğilimini tersine çevirdi. Fiyatlar art arda sekiz hafta düşerek 1997’den bu yana en uzun gerileme dönemini yaşadı. Argus Media France piyasa analisti Maxence Devillers, ABD buğdayının ticari kampanyanın başında yeterince rekabetçi olmadığını ve bu nedenle daha az satıldığını söyledi. Devillers’e göre bir ürüne yönelik talep azaldığında fiyatı da düşüyor. Avrupa’da ise gerileme 26 Ekim’e kadar daha sınırlı kaldı. Fransız ve Rumen buğday ihracatı, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatlardaki güçlüklerden yararlanarak ilk tahminlerin üzerinde hacimlere ulaştı. Ancak Rusya’nın tahıl ihracatı görüşmelerine ilişkin açıklamalarının ardından Avrupa buğdayı 26 Ekim’de sert biçimde geriledi. Rusya’nın ihracatı, Baltık Denizi limanları üzerinden açılan alternatif güzergâhlar sayesinde beklenenden iyi gerçekleşti. Argus Media France, Rusya’nın ekim ayında 3 milyon ton buğday ihraç edebileceğini öngördü. Avustralya ve Arjantin’in olumlu üretim beklentileri de Avrupa ve ABD fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Dünya buğday üretiminin bu yıl neredeyse rekor düzeye ulaşması, hatta kaydedilmiş en büyük ikinci hasat olması bekleniyor. Gelecek yıl ise Karadeniz buğdayının ihracatındaki güçlüklerin Ukrayna üretimini azaltabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı, devam eden kışlık buğday ekimlerinde %18 düşüş açıkladı. Rusya’da da benzer bir gerileme ihtimali dile getirilirken, ülke bu konuda açıklama yapmadı.

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı
Görsel kaynağı: Salzburger Nachrichten · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

AB’nin 27 tarım bakanı, Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Lüksemburg’da yapılan toplantıda bakanlar, 2028-2034 dönemine ilişkin AB bütçe görüşmelerinde başka başlıklarda ele alınan konuları uzlaşmanın dışında bıraktı. Bunlar arasında bütçenin toplam büyüklüğü ile işletme başına alan bazlı gelir desteğine getirilecek sınır da bulunuyor. Üye devletler, OTP desteklerinin uygulanmasında daha fazla ulusal esneklik talep etti. Avrupa Komisyonunun üye ülkelere destek tasarımına ilişkin tavsiyelerinin bağlayıcı olmaması istenirken, yaşlılık aylığı alan çiftçilerin doğrudan ödemelerinin azaltılması da zorunlu tutulmayacak. Buna karşılık genç çiftçilere daha yüksek destek verilmesi ve işletme kurarken desteklenmeleri zorunlu olacak. Uzlaşma metnine göre “aktif çiftçi” tanımı bağlayıcı olacak, ancak üye devletler bu tanımın ayrıntılarını kendi ulusal koşullarına göre belirleyebilecek. Bu yaklaşım, OTP kaynaklarının fiilen tarım yapan kişilere yönlendirilmesi ve arazilerin yalnızca yatırım amacıyla tutulmasının önlenmesi hedefiyle ilişkilendiriliyor. Komisyon, gelecek uzun vadeli AB bütçesinde OTP ve yapısal destek için çok sayıdaki fonun yerine tek bir Ulusal ve Bölgesel Ortaklık Planı fonu oluşturulmasını önermişti. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, çiftçilerin gelecek mali dönemde ödemeleri için planlama güvenliği ve istikrara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Avrupa Parlamentosu pozisyonunu belirledikten sonra iki kurumun müzakerecileri ortak bir metin üzerinde çalışabilecek.

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını 750 Başla Yeniden Başlattı
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını 750 Başla Yeniden Başlattı

Meksika, Chihuahua’daki Puerto Palomas sınır kapısından ABD’ye canlı sığır ihracatını 750 başlık ilk sevkiyatla yeniden başlattı. Sevkiyat, karantina istasyonundan New Mexico eyaletindeki Columbus’a gönderildi. Yeniden başlatma, Washington’un sığır güvesi kurdunun yayılması gerekçesiyle uyguladığı sağlık kısıtlamalarının ardından gerçekleşti. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, bu sevkiyatla Chihuahua ve Sonora’da faal olan kapılar üzerinden ABD’ye günlük ihraç edilen sığır sayısının ortalama 3 bin 500 başa ulaştığını bildirdi. Agua Prieta, San Jerónimo ve Puerto Palomas karantina istasyonlarında operasyonların yeniden açıldığı, Sonora’daki Nogales kapısından ihracatın ise kasım sonunda başlamasının beklendiği belirtildi. Meksika Ulusal Tarım, Gıda Sağlığı ve Kalitesi Hizmeti (Senasica) Direktörü Javier Calderón, sürecin sağlık standartlarını koruma ve ihracata yönelik üretim dönüşümünü sürdürme taahhüdünün sonucu olduğunu söyledi. Hükümetin, üreticilerle birlikte ABD Tarım Bakanlığına bağlı Hayvan ve Bitki Sağlığı Denetim Servisi (APHIS) ile üzerinde anlaşmaya varılan önlemlere uyduğu aktarıldı. Kaynakta, Meksika’nın 16 Ekim’de Sonora’daki Agua Prieta kapısından ihracatı bir hayvanın ağzında aft tespit edilmesinin ardından durdurduğu da belirtildi. İhracat faaliyetinin küçük ölçekli yetiştiricilere, toplayıcılara, nakliyecilere ve genel nüfusa ekonomik fayda sağladığı ifade edildi.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.