ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

376 haber · Sayfa 13

Dairygold, 2026 Hasadı İçin Tahıl Fiyatlarını Açıkladı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Dairygold, 2026 Hasadı İçin Tahıl Fiyatlarını Açıkladı

Dairygold, 2026 hasadında yetiştiricilerden teslim aldığı İrlanda tahıl ve bakliyatının fiyatlarını açıkladı. Kooperatif, yeşil yemlik arpa için ticaret primi dahil ton başına 218 avro, yeşil yemlik buğday için 228 avro ödeyecek. Fiyatlara Katma Değer Vergisi (KDV) dahil değil. Sözleşmeli maltlık arpa ton başına 228 avro, sözleşmeli bakliyat ise 255 avro olarak belirlendi. Dairygold, toplam alımın 100.000 tonu aştığını ve genel kaliteyi mükemmel olarak niteledi; ancak kurak yetişme koşullarının özellikle bakliyat ve kışlık tahıllarda verimi düşürdüğünü bildirdi.

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor

Arnavutluk’ta süt üretimi 2021’de yaklaşık 1,013 milyon tondan 2025’te 868,3 bin tona geriledi. Yazıda aktarılan verilere göre bu, dört yılda yaklaşık 145 bin tonluk düşüş anlamına geliyor. Aynı dönemde Sırbistan, 2021–2023 yıllarında Arnavutluk pazarının başlıca süt tedarikçilerinden biri oldu ve 2023’te bu ülkeden yaklaşık 7,8 milyon kilogram süt ithal edildi. Sırbistan’dan yapılan ithalat 2024’te gerilerken Macaristan ilk sıraya çıktı; yazı, tartışmanın tek bir ülkeye değil, yerli üretim daralırken dış tedarike artan bağımlılığa odaklandığını belirtiyor. Yazıda, Sırbistan’ın 2025’te kayıtlı işleyicilere teslim edilen süt için litre başına ödeme sağladığı, ayrıca süt inekleri ve sürünün yenilenmesini desteklediği aktarılıyor. Arnavut çiftçilerin ise pahalı hayvan yemi, yakıt ve veterinerlik hizmetleri, iş gücü eksikliği ve bazı durumlarda maliyeti ancak karşılayan toplama fiyatlarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Alıntılanan uzmana göre bir litre sütün üretim maliyeti yaklaşık 48–50 lek olurken, kalite ve sözleşmeye bağlı toplama fiyatı 55 leke kadar çıkabiliyor. Yazıya göre bu dar marj, çiftçilerin ekipman almasını, sürüyü büyütmesini veya işletmeye yatırım yapmasını zorlaştırıyor. Hesap tutmadığında bazı üreticiler hayvan sayısını azaltıyor ya da faaliyetini kapatıyor; düzenli hammaddeye ihtiyaç duyan işleyiciler de yurt dışından süt arıyor. Küçük ve dağınık işletmeler için toplama noktaları, soğutma altyapısı, kalite analizleri, işleyicilerle istikrarlı sözleşmeler, mekanizasyon ve yem üretimine destek öneriliyor. Desteğin, kayıtlı biçimde kaliteli süt üreten ve teslim eden çiftçiye ulaşması gerektiği savunuluyor. Metinde ayrıca çiftçilere yönelik KDV telafi programının %20’den %6’ya indirildiği ve daha sonra kaldırıldığı ifade ediliyor. Teslim edilen her litre süt için benzer bir desteğin bulunmadığı belirtilirken, IPARD fonlarının bloke edilmesinin ahır, ekipman ve teknoloji yatırımlarını geciktirdiği aktarılıyor. IPARD III, Arnavutluk’ta kırsal kalkınmaya yönelik Avrupa Birliği yardım çerçevesinin parçası olarak anılıyor. Yazı, ithalatın yasal olduğunu kabul etmekle birlikte, tüketicilerin satın aldığı süt ürünlerinde sütün menşeinin açıkça belirtilmesini istiyor. Üretim ve ihracatın güçlenmesi için istikrarlı miktar, standartlar, izlenebilirlik ve rekabetçi işleme kapasitesi gerektiği; hükümetin de üretim başına destek, maliyetlerin düşürülmesi ve toplama altyapısına ilişkin ölçülebilir bir plan sunması gerektiği savunuluyor.

Meksika ve Kore Tarım ve Gıda Sektörünü Modernize Etmek İçin Anlaşmalar İmzaladı
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika ve Kore Tarım ve Gıda Sektörünü Modernize Etmek İçin Anlaşmalar İmzaladı

Meksika ile Kore, tarım ve gıda sektöründe bilimsel, teknolojik ve yenilikçi iş birliğini güçlendirmek amacıyla iki mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşmalar, Meksika-Kore Zirvesi kapsamında Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği ile Kore Kırsal Kalkınma İdaresi (RDA) ve Kore Gıda ve İlaç Güvenliği Bakanlığı (MFDS) ile Meksika Ulusal Tarım Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) arasında yapıldı. Meksika Ulusal Ormancılık, Tarım ve Hayvancılık Araştırmaları Enstitüsü (INIFAP) ile RDA arasındaki ilk mutabakat, özellikle sürdürülebilir tarım alanında bilimsel araştırma projeleri geliştirilmesi için çerçeve oluşturuyor. Taraflar bu yolla çiftçilerin refahını desteklemeyi ve iki ülke arasındaki bilgi paylaşımını artırmayı hedefliyor. MFDS ile Senasica arasındaki ikinci anlaşma ise tarım ürünlerinin elektronik sertifikasyonunu teşvik edecek. Düzenlemenin, iki ülke arasındaki ticaret süreçlerinin modernleştirilmesine ve hızlandırılmasına katkı sağlaması bekleniyor. INIFAP Genel Müdür Vekili Alejandro Espinosa Calderón, anlaşmanın yapay zekâ, biyogübreler ve tarımda ihtiyaç duyulan diğer girdilere öncelik veren bir çalışma yolu oluşturduğunu söyledi. Kore Kırsal Kalkınma İdaresi Başkanı Lee Seungdon da ülkesinin pirinç yetiştiriciliğinde mekanizasyon ve yapay zekâ kullanımındaki deneyimine işaret ederek iş birliğinin sonuçlarını güçlendirme hedefini dile getirdi. Kore tarafı ayrıca, ortak çalışmaların Meksika'nın gıda güvenliğini destekleyeceğini belirtti.

AB’de Meyve ve Sebze Üretici Örgütlerine Destek Tartışması
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

AB’de Meyve ve Sebze Üretici Örgütlerine Destek Tartışması

Belçika, Avrupa Birliği’nin 2027 sonrası tarım politikasında meyve ve sebze üretici örgütlerine yönelik destek programlarının korunmasını istedi. Talep, 28 ve 29 Eylül 2026’da toplanan Avrupa Birliği tarım bakanları toplantısında gündeme taşındı. Belçika, üretici örgütleri için açık ve ortak bir Avrupa çerçevesinin sürdürülmesini savundu. Ortak Piyasa Düzeni (OCM) kapsamında uygulanan programlar; üretimin planlanması, arzın bir araya getirilmesi, kalite yatırımları, yenilik, iklim değişikliğine uyum ve krizlerin önlenmesiyle yönetilmesini destekliyor. Belçika’ya göre bu yapı, üreticilerin ortak yatırım yapmasına ve ticari görüşmelerdeki konumlarını güçlendirmesine yardımcı oluyor. Tartışmanın odağında, mevcut sektörel yaklaşımın zayıflatılması veya desteklerin daha geniş ulusal finansman çerçevelerine dahil edilmesi ihtimali bulunuyor. Belçika, bazı üretici ve pazarlama kuruluşlarının birden fazla Avrupa Birliği ülkesinde faaliyet göstermesi nedeniyle ortak ve tutarlı kuralların korunmasını istiyor. Programların kaldırılmasına ilişkin henüz karar verilmedi; konu, 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası müzakereleri kapsamında ele alınıyor. Gelecekteki finansman kuralları, üretici örgütlerinin yoğun bulunduğu İspanya ve İtalya’daki yatırım, arz organizasyonu ve kriz yönetimi kapasitesini etkileyebilir. Bu ülkeler Faslı ihracatçılarla aynı pazarlarda faaliyet gösterse de, kaynak mevcut aşamada fiyatlar veya Fas ihracatının rekabet gücü hakkında kesin bir sonuç çıkarılamayacağını belirtiyor.

Fas’ın Büyüyen Kırmızı Meyve Sektörü Şili Tarım Teknolojisine Pazar Açıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Fas’ın Büyüyen Kırmızı Meyve Sektörü Şili Tarım Teknolojisine Pazar Açıyor

Fas, Avrupa’ya yakınlığı, kısa lojistik süreleri ve yeni genetik kullanımı sayesinde uluslararası kırmızı meyve pazarındaki konumunu güçlendiriyor. Bu gelişme, Avrupa pazarlarında Fas’ı Şili için belirli ürünlerde daha güçlü bir rakip haline getirirken, Şilili tarım teknolojisi ve hizmet şirketleri açısından yeni bir pazar oluşturuyor. Tanca’da düzenlenen Uluslararası Kırmızı Meyveler Semineri’nde üreticiler, uzmanlar, kurumlar ve şirketler Fas sektörünün gelişimini ve iki ülke arasındaki ticari iş birliği olanaklarını değerlendirdi. Hortifrut’un yöneticilerinden Álvaro Villalba, Fas’ın rekabet gücünde ticari dönem, genetik, teslimat süresi ve meyve özelliklerinin birlikte rol oynadığını belirtti. Çeşit seçiminin hedef pazar ve varış zamanının yanı sıra meyve iriliği, sertlik, tat ve ticari ömür gibi özelliklere göre şekillendiği aktarıldı. Fas’taki üretim artışı, üretim teknolojileri, ekipman ve uzmanlaşmış hizmetlerin yanı sıra kaynak kullanım verimliliği, hassas tarım, su yönetimi, genetik ve kalite alanlarında talep yaratıyor. ProChile, yerel sektör temsilcileriyle bağlantı kurmak ve Şilili şirketlerin tekliflerini tanıtmak amacıyla seminere şirketlerle birlikte katıldı. Şili’nin Fas’la ilişkisi yalnızca doğrudan meyve ticaretiyle sınırlı görülmüyor. Fas’ın Afrika, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki konumu, Şilili şirketlere bölgesel ticari ağlar ve pazar bilgisi açısından fırsat sağlayabilir. Ancak bu potansiyelin somut projelere, hizmetlere ve ticari ilişkilere dönüşmesi, Tanca’da kurulan temasların nasıl ilerleyeceğine bağlı olacak.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

2026 Hasadında Avusturya ve Almanya’da Kuraklık Etkisi
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber

2026 Hasadında Avusturya ve Almanya’da Kuraklık Etkisi

Avusturya ve Almanya’da 2026 hasat yılı, kurak ilkbahar ve haziran ortasından itibaren süren sıcak hava dalgasının etkisiyle ortalamanın altında verimlerle şekillendi. Alman Çiftçiler Birliği (DBV) hasat tahmini ile Agrarmarkt Austria’nın (AMA) Eylül 2026 yaz araştırması, bölgesel farklar bulunsa da benzer bir tablo ortaya koydu. İlk değerlendirmeye göre buğday kalitesi iyi, kışlık arpada sonuçlar başarılı oldu; çavdar istikrarını korurken kolza zarar gördü ve silajlık mısırda kayıplar yaşandı. Alman Hava Durumu Servisi, yaz sıcaklarının yaygın kayıtların başladığı dönemden bu yana en sıcak dönemlerden biri olarak kayda geçmesini bekliyor.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde Küçük Pelajik Balık Avı Arttı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde Küçük Pelajik Balık Avı Arttı

İran Balıkçılık Teşkilatı yetkilisi Rıza Abbaspur Naderi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine dayanarak Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde küçük pelajik balıkların avının 2001'de yaklaşık 31 bin tondan 2023'te 159 bin tona yükseldiğini açıkladı. Sardalya ve hamsinin de aralarında bulunduğu bu balık grubundaki artışın, bölgenin balıkçılık kapasitesine işaret ettiği belirtildi. Naderi, stratejinin yalnızca av miktarını artırmaya dayanmaması, her av biriminden elde edilen katma değerin yükseltilmesine odaklanması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda denizlerin ekolojik kapasitesine uygun avcılık yapılması, ürünlerin muhafaza ve taşınma kalitesinin iyileştirilmesi ve işleme sanayisinin güçlendirilmesi öne çıktı. Açıklamada, balıkçılık zincirinde özel sektör yatırımlarının ve katılımının desteklenmesi için devletin düzenleyici, eşgüdüm sağlayıcı ve kolaylaştırıcı rol üstleneceği aktarıldı. Balık yan ürünlerinin balık unu ve yağı üretiminde değerlendirilmesi de sektörün verimliliği ve sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım olarak gösterildi.

Kızılorda’da Pirinç Hasadında 45 Bin Hektar Aşıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kızılorda’da Pirinç Hasadında 45 Bin Hektar Aşıldı

Kazakistan’ın Kızılorda bölgesinde pirinç hasadı sürüyor. Bu yıl 193 bin hektarlık ekim alanının 70 bin hektardan fazlasına pirinç ekilirken, şimdiye kadar 45 bin hektardan fazla alanda hasat yapıldı. Üreticiler, hektar başına ortalama 50 kental ürün elde etti. Bölge tarım yönetiminin operasyonel verilerine göre pirincin brüt üretimi 182 bin tona ulaştı. Hasat kampanyasında yaklaşık 4 bin makine kullanılıyor; çalışmaların ekim sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Üretimin kayıpsız tamamlanması için teknik ekipler ve işçiler tarlalarda günün her saati çalışıyor. Hasat edilen pirinç, uzun süreli depolama öncesinde kabul noktalarında kurutuluyor. Bu işlemin tahılın nem oranını düşürerek kalitesini koruması amaçlanıyor. Verimdeki artış, haberde yeni teknolojilerin ve yüksek verimli pirinç çeşitlerinin kullanılmasına bağlanıyor.

Üzüm Posası Sığır Etinin Kalitesini ve Rasyon Ekonomisini Etkiledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Üzüm Posası Sığır Etinin Kalitesini ve Rasyon Ekonomisini Etkiledi

2025’te Frontiers in Animal Science dergisinde yayımlanan bir çalışma, Primitivo üzümünden elde edilen üzüm posasının Podolica sığırları ile Limousine × Podolica ve Marchigiana × Podolica melezlerinin beslenmesinde kullanılmasını inceledi. Rasyona %20 oranında eklenen üzüm posası; büyüme performansı, karkas özellikleri, et kalitesi ve üretim ekonomisi bakımından değerlendirildi. Üzüm posası verilen hayvanlardan elde edilen ette malondialdehit yoğunluğu tüm genotiplerde azaldı. Araştırmacılar bu sonucu, üzüm posasının antioksidan etkinliğiyle ilişkilendirdi. Besleme uygulaması ayrıca palmitik asit, toplam doymuş yağ asitleri ve toplam tekli doymamış yağ asitlerinin azalmasıyla; linoleik asit, toplam çoklu doymamış yağ asitleri, omega-6 ve toplam konjuge linoleik asitlerin artmasıyla sonuçlandı. Etin olgunlaştırılması üç, dokuz ve 14 gün sürelerinde gerçekleştirildi; kesme direnci bu süreçte kademeli olarak azaldı. Çalışma, üzüm posasının değerlendirilmesinin tarımsal yan ürünlerin yeniden kullanımını destekleyebileceğini ve yerel kaynaklarla besleme imkânı sunabileceğini ortaya koydu. Bununla birlikte üzüm çeşidi, tanen yoğunluğu ve ekstraksiyon süreçlerinin yan ürünün iştah açıcı özelliğini ve besin değerini etkileyebileceği belirtildi. Bu nedenle kullanılacak materyalin önceden kimyasal ve besinsel açıdan karakterize edilmesi gerekiyor. Ekonomik sonuçlar genotipe göre farklılaştı. Üzüm posası kullanımına bağlı değişim oranı Marchigiana × Podolica grubunda negatif olurken, Podolica grubunda %0,46, Limousine × Podolica melezlerinde ise %2,00 pozitif değer aldı. Araştırmacılar, bu bulgunun besleme uygulamasının ekonomik uygunluğunun hayvanın genetik yapısına bağlı olabileceğini gösterdiğini belirtti.

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor

Avrupa Sayıştayı’nın değerlendirmesine göre meyve ve sebze üreticilerinin örgütleri, büyük perakendeciler karşısında pazarlık gücünü artırmakta zorlanıyor. Üreticilerin ekonomik ve ekolojik baskılarla karşı karşıya olduğu, örgütlerin ise ürünleri ortak satma, altyapıya yatırım yapma, kaliteyi yükseltme ve alıcılarla daha iyi koşullar görüşme işlevlerini yeterince yerine getiremediği belirtildi. Üretici örgütlerinin üyeliği 2012-2023 döneminde %39 geriledi. Buna karşın meyve ve sebze üreticilerinin birlikleri 2023’te 1,06 milyar avro Avrupa Birliği desteği aldı. Bu kaynakla makineler yenilendi, üretim otomatikleştirildi, enerji ve su tüketimi azaltıldı, kalite belgeleri alındı, ambalaj ve lojistik geliştirildi. Desteğin ürünlerin piyasa değerine bağlanması, örgütleri gelirlerini artırmaya ve üretimi talebe uyarlamaya teşvik ediyor. Ancak Sayıştay’a göre daha büyük örgütler daha yüksek miktarda ve daha geniş ürün yelpazesi sunarak perakendecilerle daha iyi koşullar görüşebilecekken, mevcut yapı bu gücü henüz yeterince oluşturamadı.

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor

İspanya’da SIMBIORED Operasyon Grubu, gıda kayıpları ve israfını azaltmaya yönelik pilot projesini başlattı. Proje, yerel tarım ve gıda sistemlerinde üreticiler, fazla ürünlerin alıcıları ve diğer paydaşlar arasında işbirliğini güçlendirecek ulusal bir bölgesel ekosistemler ağı oluşturmayı hedefliyor. Kaynakta, üretilen gıdaların yaklaşık %40’ının tüketilmeden kaldığı belirtiliyor. Avrupa Birliği Ortak Araştırma Merkezi verilerine göre israf oranı meyvelerde %41, sebzelerde %46, patateslerde %22, balıkta %50 ve ette %23 düzeyinde. Mevcut önleme girişimlerinin küçük ve orta ölçekli üreticilerin ihtiyaçlarını bütüncül biçimde karşılamadığı, bu üreticilerin pazarlama güçlükleri, ticari uygulamalar ve estetik talepler nedeniyle ürünlerinin önemli bölümünü kaybettiği aktarılıyor. SIMBIORED; dijital, örgütsel ve ekonomik unsurları bir araya getirerek üreticilerle fazla ürünlerin alıcıları arasındaki işbirliklerini sistematik hale getirmeyi amaçlıyor. Projede, tarlada hasat edilmeden kalan ürünler, haksız kalite retleri ve üretimlerin satışını sağlayacak istikrarlı anlaşmaların bulunmaması gibi sorunlara çözüm aranacak. Projenin, kayıpları azaltmanın yanı sıra küçük ve orta ölçekli üreticiler için ekonomik, sosyal ve çevresel değer oluşturması bekleniyor. İspanya’da Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesine ilişkin 1/2025 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi de girişim için uygun bir zemin oluşturuyor. Fundación Espigoladors’un temsilciliğinde yürütülecek projede CETENMA teknik koordinasyonu üstlenirken COAG, Oreka Circular Economy ve Tandem Social da yer alıyor. Çalışma 2026-2029 arasında üç yıl sürecek; toplam 597.766 avroluk yardımın %80’i Avrupa Tarımsal Kırsal Kalkınma Fonu’ndan, %20’si ise İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

Kuvvetli Yağışlar Japonya’da Erken Pirinç Hasadını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: JAcom — Tarım Kooperatifleri Gazetesi · Özgün haber

Kuvvetli Yağışlar Japonya’da Erken Pirinç Hasadını Tehdit Ediyor

Japonya’nın Kanto ve Tohoku bölgelerindeki pirinç üretim alanlarında uzun süreli yağışlar ve tayfun kaynaklı şiddetli yağışlar, erken pirinç hasadının gecikmesine neden oluyor. Yolların su altında kalması nedeniyle biçerdöverlerin taşınamaması da üretimde verim ve kalite kaybı endişesini artırıyor. Bölgede hasat edilebilen ürünlerin ise çimlenme gibi sorunlar nedeniyle en iyi ihtimalle üçüncü sınıf ya da standart dışı olarak değerlendirilebileceği belirtiliyor.

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık

Meksika, mısırın anavatanı olmasına ve 64 mısır ırkına sahip bulunmasına rağmen sarı mısırda dışa bağımlılığını sürdürüyor. Imagen Agropecuaria’nın aktardığı verilere göre ülke, 1970’ten bu yana, 1993 istisnası dışında mısırda kendine yeterli değil. 1994’te Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra mısır ithalatı 2026’ya kadar %1000’den fazla arttı. Kaynak, bu bağımlılığın özellikle hayvancılık ve yem sektörlerindeki talep artışıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Meksika’nın 2025-26 ticaret yılında 26,2 milyon ton mısır ithal edeceğini tahmin ediyor. Meksika Tarım Bakanlığına bağlı Tarımsal ve Balıkçılık Bilgi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (DGSIAP) ön verilerinde ise ithalatın 23,5 milyon tonunun sarı, 856 bin tonunun beyaz mısır olacağı belirtiliyor. USDA’nın verilerine göre ekim 2025-temmuz 2026 döneminde gerçekleşen 21,4 milyon tonluk ithalatın %99’u ABD kaynaklı, %1’i ise Brezilya kaynaklıydı. İthalatın %98’ini sarı mısır oluşturdu. Kaynağa göre ABD mısırı, yıl boyunca istikrarlı bulunabilirliği, güvenilir kalitesi, entegre lojistiği ve diğer menşelere göre rekabetçi fiyatları nedeniyle Meksika’daki yemlik tahıl arzının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. İthalatın %62’si demiryoluyla, başlıca Tamaulipas eyaletindeki Nuevo Laredo ve Chihuahua’daki Ciudad Juárez üzerinden yapılıyor. Geri kalan %38’lik bölüm deniz yoluyla, özellikle Veracruz Limanı üzerinden ülkeye giriyor. Meksika’nın dış alımları 2024’te 23,3 milyon ton, 2025’te ise 24,7 milyon ton oldu. Buna karşılık ülkenin toplam mısır üretimi 2022-23 tarım yılında 28,1 milyon tondan 2023-24’te 23,4 milyon tona geriledi. Kaynak bu düşüşte, özellikle ülkenin kuzeybatısını etkileyen yoğun kuraklığın rol oynadığını belirtiyor. Üretim 2024-25’te 23,1 milyon ton olarak gerçekleşirken 2025-26 için DGSIAP 24,4 milyon ton öngörüyor; USDA’nın tahmini ise 24,9 milyon tonla son 10 yıl ortalamasının %6 altında kalıyor. USDA, 2026-27 hasadında Meksika’nın mısır üretiminin yaklaşık %2 düşerek 24,5 milyon tona ineceğini öngörüyor. Tahmindeki gerekçeler arasında El Niño’yla ilişkilendirilen düzensiz hava koşulları, düşük kârlılık, yüksek girdi maliyetleri ve ithal mısırla süren rekabet bulunuyor. Kaynakta görüşlerine yer verilen Meksikalı üretici ve analistler ise sübvansiyonlu ABD mısırının ve büyük şirketlerin piyasa gücünün yerli üreticilerin pazarlama koşullarını zorlaştırdığını savunuyor. Araştırmacı Romel Olivares Gutiérrez, bağımlılığın azaltılması için ulusal üretimin güçlendirilmesini, ithalatın çeşitlendirilmesini, yerli mısır tüketiminin teşvik edilmesini ve ticaret politikalarının gözden geçirilmesini öneriyor.

İtalya’da Mısır Azalışı ve İthalat Güçlükleri Hayvancılık Zincirini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Mısır Azalışı ve İthalat Güçlükleri Hayvancılık Zincirini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da mısır üretimindeki düşüş, yem hammaddelerinin kalitesine ilişkin sorunlar, uluslararası tedarik rotalarındaki aksamalar ve enerji maliyetlerindeki artış, hayvancılık yemleri ile işletmeleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin, bu etkenlerin birlikte İtalyan hayvancılığının tedarik güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirtti. 2026 kampanyasına ilişkin ilk göstergelere göre, kuraklık ve yüksek sıcaklıklardan en fazla etkilenen bölgelerde ulusal mısır üretimindeki düşüş %35’i aşabilir. Avrupa’daki mısır hasadı tahmini de başlangıçta öngörülen yaklaşık 61 milyon tondan 50 milyon tona indirildi. İklim koşulları ayrıca aflatoksin ve fumonisin gibi mikotoksinlerle kontaminasyon riskini artırarak hayvan yemi olarak kullanılabilecek mısır miktarını daha da azaltabilir. Tedarik sıkıntısı fiyatlara da yansıyor. Granaria di Milano verilerine göre, ağustos sonu ile 22 Eylül arasında kabuksuz ulusal soya küspesinin fiyatı ton başına 428 avrodan 476 avroya, ulusal mısırın fiyatı ise 248 avrodan 258 avroya yükseldi. Menşe ve tedarik alanına ilişkin kurallar nedeniyle DOP zincirlerinde alternatif hammadde kaynaklarına yönelmek daha sınırlı kalıyor. Assalzoo’ya göre Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz’deki saldırılar tahıl taşımacılığını zorlaştırırken, Avrupa’nın büyük ölçüde ithalata bağlı olduğu soya için EUDR’nin yaklaşan uygulaması da erişimi güçleştirebilir. Dernek, soya için uygulamanın askıya alınmasının değerlendirilmesini, uluslararası hammadde erişiminin korunmasını, ulusal tahıl üretiminin desteklenmesini ve enerji ile lojistik maliyetlerinin azaltılmasını istedi.

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı

Suriye’de tarımsal üretim, gıda güvenliği ve dijital dönüşümü desteklemeyi amaçlayan STAR projesi başlatıldı. Dünya Bankası’nın 175 milyon ABD doları tutarındaki hibesiyle altı yıl yürütülecek proje; bitkisel üretim ve hayvancılığın yanı sıra kooperatifleri ve özel sektörü kapsıyor. Projenin üç ana çalışma alanı, tarımsal girdilerin kalitesinin artırılması, laboratuvar ve kalite belgelendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimin pazarlara bağlanması olarak açıklandı. Bu kapsamda tohum eleme ve dezenfeksiyon merkezleri ile depoların yeniden yapılandırılması, kuraklığa dayanıklı tohum sağlanması ve gıda, bitki sağlığı ile hayvan sağlığı laboratuvarlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi planlanıyor. Çiftçi ve kooperatiflerin İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ile organik tarım sertifikalarına erişiminin de desteklenmesi öngörülüyor. STAR projesi ayrıca ambalajlama ve markalaşmanın geliştirilmesini, hasat sonrası kayıpların azaltılmasını ve ihracat değeri taşıyan üretim zincirlerine odaklanılmasını içeriyor. Zeytin ve Antep fıstığı bu kapsamda öncelikli ürünler arasında gösteriliyor. Kooperatiflere yönelik eş finansman hibeleri planlanırken, üretici gruplarının fabrikalar, ihracatçılar ve toptancılarla üretim ittifakları kurması hedefleniyor. Müdahale bölgeleri ihtiyaç, gıda güvensizliği, buğday ve hayvancılık açısından üretim önemi, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Kuraklıktan etkilenen ve buğday, arpa ile hayvancılık açısından önem taşıyan Haseke, Rakka ve Deyrizor’un bulunduğu doğu bölgesi acil müdahalelerde öncelikli olacak. Projenin dijital ayağında çiftçi ve hayvancılık kayıtları, elektronik ruhsat sistemi, ulusal tarımsal veri platformu ve kuraklık, zararlı ile hastalıklar için erken uyarı sistemi aşamalı olarak kurulacak.

Yunan Zeytinyağının Katma Değeri Artıracak
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunan Zeytinyağının Katma Değeri Artıracak

Yunanistan’da zeytinyağının kalitesini daha yüksek katma değere dönüştürmek için bilimsel kanıt, menşe ve ürün özelliklerinin belgelendirilmesi, özgünlüğün korunması ve uluslararası pazarlardaki varlığın güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu yaklaşımın, Yunan zeytinyağının mevcut kalite avantajını ekonomik değere çevirmeyi amaçladığı ifade edildi. Bilimsel çalışmaların Avrupa ve uluslararası düzeyde Yunan ürünlerinin korunmasına katkı sağladığı vurgulanırken, Kornikeiki çeşidi de örnek gösterildi. Uluslararası Zeytin Konseyi’nin ticaret standardındaki son düzenlemeyle, Kornikeiki çeşidinden tek çeşit sızma zeytinyağları için toplam sterollerde özel asgari sınır 800 mg/kg olarak korundu. Genel sınır ise 1.000 mg/kg olarak belirtiliyor. Bu uygulama, yeni bilimsel çalışmalar beklenirken sürdürülecek ve istisna için daha önce konulan zaman sınırlaması kaldırıldı. Araştırmanın iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele, suyun daha rasyonel kullanımı ve bitki koruma açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Zeytin sineğiyle mücadelede gerekli malzemelerin tedariki 2026-2028 dönemi için çok yıllı planlandı; ilgili sözleşmeler imzalanırken teslimatların başladığı bildirildi. Yunan zeytinciliğinin gelişimi için kamu, bilim dünyası, üreticiler, kooperatifler, zeytinyağı fabrikaları ve ambalajlama-ihracat şirketleri arasında sürekli işbirliği çağrısı yapıldı.

Şili’de Karpuz Hasadını Öne Çekmek İçin Üç Deneme Başlatıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Karpuz Hasadını Öne Çekmek İçin Üç Deneme Başlatıldı

Şili’nin O’Higgins Bölgesi’ndeki Marchigüe’de, karpuz hasadını kasım sonuna çekmek amacıyla üç tarla denemesi yürütülüyor. O’Higgins Üniversitesi’nin Tarım, Hayvan ve Çevre Bilimleri Enstitüsü (ICA3), Prodesal Marchigüe ve bölgedeki üreticilerin katıldığı çalışma, kıyı kurak kuşağında karpuz üretiminin sezonun yoğun arz döneminden önce yapılmasını hedefliyor. Denemelerde aşılı bitkiler, mikro tüneller, biyobozunur malç ve yerel üretilen Biolana biyogübresi birlikte değerlendiriliyor. Araştırma ekibine göre mikro tüneller, ağustos ve eylül aylarındaki erken kuruluş döneminde bitkileri don ve aşırı yağış gibi hava koşullarına karşı koruyarak üretimin öne çekilmesine yardımcı olabilir. Aşı anacının ise bitkiye daha fazla güç kazandırması ve aşısız bitkilere göre toprağın daha geniş bölümünden yararlanmasını sağlaması bekleniyor. Biyobozunur malç, yabancı ot gelişimini ve besin rekabetini azaltmak için kullanılırken, geleneksel biyobozunur olmayan plastiklere alternatif olarak inceleniyor. Yerel biyogübre Biolana için şu aşamada hasadı doğrudan öne çektiği söylenmiyor; ancak üreticiler açısından ilginç sonuçlar verebileceği belirtiliyor. Aşılı ve aşısız bitkiler verim, meyve kalitesi ve gelişim dönemleri bakımından karşılaştırılacak. İlk sonuçların aralık başında açıklanması bekleniyor. Kasım sonunda hasat, üreticilerin arzın zirve yaptığı dönemden önce pazara ulaşarak daha iyi fiyat alma ihtimalini artırabilir. Bununla birlikte ekip, en büyük riskin kuruluşun ilk ayında yaşanabileceği ve bu dönemde meydana gelebilecek bir donun, karpuz bitkilerinin çiçeklenmenin başladığı aşamada zarar görmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Itata Vadisi'nde Üzüm Posası Hayvan Yeminde Değerlendiriliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Itata Vadisi'nde Üzüm Posası Hayvan Yeminde Değerlendiriliyor

Şili’nin Ñuble bölgesindeki Valle del Itata’da bilim ve yenilik çalışmaları, üzüm şırası üretimi sonrasında ortaya çıkan üzüm posasını hayvan yemine dönüştürmeyi hedefliyor. Corfo’nun Sürdürülebilir Üretim Geliştirme programı kapsamında finanse edilen ve Universidad de Concepción tarafından yürütülen proje, bağcılık ile hayvancılığı aynı üretim döngüsünde buluşturmayı amaçlıyor. Quillón’daki çalışmanın ilk kuzu denemelerinde, rasyona %20’ye kadar kuru üzüm posası eklenmesi büyümeyi veya sindirim sağlığını olumsuz etkilemedi. Hayvanlar benzer sonuçlara ulaşmak için %8-10 daha az yem tüketirken kesim randımanı %1,5 daha yüksek gerçekleşti. Araştırma ekibi, posanın sera gazı salımları ve et kalitesi üzerindeki olası etkilerini de inceliyor. Proje, üzüm posasının atık olarak bertaraf edilmesi yerine ekonomik değeri olan bir kaynağa dönüştürülmesini ve Ñuble’deki bağcılık ile hayvancılık işletmelerinin verimliliğinin artırılmasını hedefliyor. Yetkililer ayrıca bu yaklaşımın üreticilerin kârlılığını destekleyebileceğini, bölgesel üretim yapısını çeşitlendirebileceğini ve iklim değişikliğine uyuma katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Çalışmanın sonraki aşamasında üzüm posasının besi sığırları ve süt keçilerindeki kullanımı denenecek; proje ekibi, Valle del Itata’daki kooperatifler ve üreticilerle yeni denemeler ve bilgi aktarımı yürütecek.

Avrasya Ülkeleri İran’a Temel Gıda Tedarikine Hazır
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

Avrasya Ülkeleri İran’a Temel Gıda Tedarikine Hazır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomik İşler Yardımcısı Akbar Fathi, komşu ülkelerin İran’a temel gıda ve tarımsal girdi tedarikinde iş birliğine hazır olduğunu açıkladı. Fathi, Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerinin tedarik noktalarında altyapı oluşturulması ve mısır ile buğdayın doğrudan sağlanması için hazır olduklarını söyledi. Fathi, bazı sınır kapılarında yaşanabilecek olası aksaklıklara karşı lojistikte alternatif güzergâhların önceden tasarlandığını belirtti. Mevcut tedarik zincirinin kesintisiz çalıştığını savunan Fathi, komşu ülkelerin kaliteli ürünlere sahip olduğunu ve tarımsal girdilerle temel gıda ürünlerinin İran’a girişinin bundan sonra da kesintisiz sürmesinin beklendiğini ifade etti.

Kazakistan Buğdayı Rus Tahılıyla Rekabette Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Buğdayı Rus Tahılıyla Rekabette Öne Çıkıyor

Kazakistan buğdayının ihracat fiyatları eylül 2026 sonunda kalite sınıfına göre ton başına 240 ila 260 dolar arasında seyretti. DAP Sarıağaş teslimli fiyatlar 4. sınıf buğdayda 240 dolar, sıradan 3. sınıf buğdayda 250 dolar, gluten oranı %27-28 olan 3. sınıf üründe ise 260 dolar olarak açıklandı. Kaynağa göre alıcılar, kalite farkı nedeniyle Kazakistan tahılına Rus tahılından daha fazla ödeme yapmaya hazır. Kazakistan Tarım Bakanlığı verilerine göre yeni buğday hasadının yarısı, gluten oranı %28 ve üzerindeki yüksek proteinli tahıldan oluşuyor. Hasadın dörtte biri de gluten oranı %23-27 olan 3. sınıf gıda buğdayı. Kalan bölümün %18’i 4. sınıf, %7’si ise 5. sınıf ve sınıf dışı tahıl olarak aktarılıyor. Kazakistan’daki yüksek kalite, Rus tahılının Azak ve Karadeniz limanlarının bloke edilmesi nedeniyle Orta Asya’ya yöneldiği bir dönemde ülke üreticileri için rekabet avantajı sağlıyor. Un üreticileri, uzak pazarlara açılmak için hükümetten nakliye sübvansiyonu bekliyor. İç piyasada buğday fiyatlarının geçen yıla göre %10-15 arttığı, yükselişte daha düşük hasat ile kalite priminin etkili olduğu belirtildi.

Meksika ve Güney Kore, Bilimsel ve Teknolojik İşbirliğini Güçlendirecek
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika ve Güney Kore, Bilimsel ve Teknolojik İşbirliğini Güçlendirecek

Meksika ile Güney Kore, tarım ve gıda alanındaki bilimsel, teknolojik ve inovasyon odaklı işbirliğini güçlendirmek amacıyla iki mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşmalar kapsamında yapay zekâ, biyogübreler, tarımsal mekanizasyon ve sürdürülebilir tarım araştırmalarına öncelik verilmesi planlanıyor. İlk mutabakat, Meksika Ulusal Ormancılık, Tarım ve Hayvancılık Araştırmaları Enstitüsü (INIFAP) ile Kore Kırsal Kalkınma İdaresi (RDA) arasında imzalandı. Belge, özellikle sürdürülebilir tarım alanında bilimsel araştırma projeleri geliştirilmesinin temellerini oluşturuyor. Meksikalı yetkililer, anlaşmanın yapay zekâ, biyogübreler ve tarımda ihtiyaç duyulan diğer girdiler için ortak bir çalışma rotası belirlediğini bildirdi. İkinci mutabakat ise Kore Gıda ve İlaç Güvenliği Bakanlığı (MFDS) ile Meksika Ulusal Tarım Sağlığı, Güvenliği ve Agro-Gıda Kalitesi Servisi (Senasica) arasında imzalandı. Bu anlaşmayla tarım ürünlerinde elektronik sertifikasyonun yaygınlaştırılması ve iki ülke arasındaki ticaret süreçlerinin modernleştirilerek hızlandırılması hedefleniyor. Kore Kırsal Kalkınma İdaresi yöneticisi Lee Seungdon, ülkesinin pirinç yetiştiriciliğinde mekanizasyon ve yapay zekâ kullanımı açısından örnek gösterilebileceğini söyledi. Anlaşmalar, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum Pardo ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung’un gerçekleştireceği Meksika-Güney Kore Zirvesi kapsamında imzalandı.

Birleşik Krallık’ta Tahıl Verimleri Tarihsel Ortalamanın Altında
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Tahıl Verimleri Tarihsel Ortalamanın Altında

Birleşik Krallık’ta 2026 tahıl hasadı büyük ölçüde tamamlanırken, başlıca ürünlerde ortalama verim son beş yılın seviyesinin altında kaldı. Tarım ve Bahçecilik Geliştirme Kurulu (AHDB), ilkbahardan bu yana süren yağış eksikliğinin birçok bölgede üretkenliği düşürdüğünü bildirdi. Kışlık buğday verimi hektar başına 6,9 tonla beş yıllık ortalamanın %11 altında gerçekleşti. İlkbaharlık arpa 4,8 tonla %17, yulaf ise 4,6 tonla %14 geriledi. İngiltere ve Galler’de hasadın hızlanması ile İskoçya’nın kuzeyindeki sınırlı toparlanma, genel tabloyu değiştirmedi. Kışlık arpa 6,9 tonla son yıllardaki düzeyini korurken, kolza hektar başına 4 tonla beş yıllık ortalamanın %19 üzerine çıktı. AHDB, hasat edilen tahılların kalitesinin bölgeler arasında önemli ölçüde değiştiğini ve bunun önümüzdeki aylarda depolama ile pazarlama kararlarını zorlaştıracağını açıkladı. Toprak türü, ekim tarihi ve nem tutma kapasitesi de işletmeler arasındaki farkları artırdı.