ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3147 haber · Sayfa 14

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor

Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl ticareti sezonundan bu yana birbirlerinin limanlarına ve gemilerine saldırması, Karadeniz üzerinden tarımsal ticareti bloke etti. Rusya, Ortadoğu ve Asya’daki başlıca müşterilerini korumak amacıyla ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi, güneydeki verimli bölgelerden demir yolu taşımacılığını sübvanse etmeyi ve Arktik güzergâhlarını kullanmayı deniyor. Murmansk Ticaret Limanı ile Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen ilk 3.400 tonluk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu duyurdu. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebildiği belirtiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne malzeme taşımak için kullanılmıştı. Liman yönetimi, geleneksel ihracat rotaları kısıtlamalarla karşılaşırken Murmansk’ın Rus çiftçileri için dış pazarlara alternatif bir güzergâh açtığını açıkladı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’ta Fas’ın Kazablanka Limanı’na gidecek bir gemiye yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlanıyor. Rusya’nın ağırlık verdiği Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Şirketler, gübre ve kömür terminallerini tahıl elleçleyecek şekilde dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer, bölgedeki Avrupa NATO ülkelerinden gelebilecek olası düşmanca eylemlerin riskleri konusunda uyardı. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak ateşkes ve Karadeniz taşımacılığının yeniden başlaması için çaba gösterdi; Rusya ise yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla ilgilenmediğini açıkladı.

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) Yemen’de görev yapan 37 çalışanı, İran destekli Husiler tarafından tutuluyor. WFP’nin yeni İcra Direktörü Luke J. Lindberg, çalışanların temel insani hizmetler sağlamak için bölgede bulunduğunu ve çatışmanın siyasi sonuçlarını etkilemeye çalışmadığını söyledi. Tutulanların tamamının yerel olarak istihdam edilen Yemen vatandaşları olduğu, aralarında Amerikalı bulunmadığı ve bazılarının ailelerinden yaklaşık iki yıldır ayrı kaldığı belirtildi. Lindberg, görevinin üçüncü gününde çalışanların serbest bırakılması konusunu ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ile görüştü. WFP yöneticisi, ABD Dışişleri ekibinin konuyu ciddiye aldığını ve serbest bırakılmayı öncelik olarak gördüğünü ifade etti. Alıkonulmalar, Yemen’de uluslararası tanınan hükümet ile Husiler arasındaki iç savaşın ekonomiyi tahrip ettiği ve milyonlarca kişinin insani yardıma bağımlı kaldığı bir dönemde yaşanıyor. Ülkede 18 milyondan fazla kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunurken, beş yaş altı iki milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme yaşıyor. Lindberg’e göre WFP, savunmasız nüfusa ulaşma hedefiyle çalışanlarının kabul edilemez risklerden korunması arasında denge kuruyor. Personelin güvenliğinin sağlanamadığı bazı bölgelere yardım ekibinin girmediğini söyleyen Lindberg, bu bölgelerde faaliyetlerin çatışmanın sona ermesi ve insani kaynakların ulaşabilmesiyle yeniden mümkün olabileceğini belirtti. WFP’nin dünya genelinde 120’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini de aktardı. WFP yöneticisi, çatışmaların dünya genelindeki akut gıda güvensizliğinin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu ve tahminen 266 milyon kişinin şiddetli açlıkla karşı karşıya olduğunu söyledi. Sudan, Güney Sudan ve Somali’de çatışma, yerinden edilme ve iklim kaynaklı afetlerin toplulukları kıtlık seviyelerine yaklaştırdığını belirten Lindberg, Sudan’ın yeni görevindeki ilk saha ziyareti olacağını açıkladı. Gazze’de çatışma, hasarlı altyapı, erişim kısıtlamaları ve finansman yetersizliği; Haiti’de ise çete şiddeti gıda yardımını zorlaştırıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki çatışmalar milyonlarca kişiyi yerinden ederken, Ukrayna savaşı tarımsal üretimi ve küresel gıda tedarik zincirlerini de etkiliyor. Lindberg, son birkaç yılda dünya genelinde görev başında 700’den fazla insani yardım çalışanının öldüğünü söyledi. Cindy McCain’in görevden ayrılmasının ardından WFP’nin icra direktörlüğünü devralan Lindberg, António Guterres ve FAO Genel Direktörü Qu Dongyu tarafından, WFP İcra Kurulu’na danışılarak atandı. Lindberg, WFP’nin siyasi tutumdan bağımsız biçimde ihtiyaç sahiplerine güvenli ve etkili şekilde gıda ulaştırmaya odaklanacağını belirtti.

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor

Kanada'nın Ontario eyaletindeki Schaus Land and Cattle Company, mısırda azot kullanımını azaltırken verimi koruma veya artırma potansiyelini değerlendirmek için otonom azot uygulama robotlarını test ediyor. Ken Schaus, Bruce County'deki çiftliğinde iki Upside Robotics Gen 5 robotunu büyüme sezonu boyunca kullanarak teknolojinin azot verimliliği, kârlılık ve sürdürülebilirliğe katkısını inceliyor. Bruce ve Grey ilçelerinde faaliyet gösteren 4.000 akrelik aile işletmesindeki ilk yıl denemesi 85 akreyi kapsıyor. Bunun 65 akresinde robotlar, 20 akresinde ise işletmenin geleneksel gübreleme programı kullanılıyor. Robotlar, mısır sıraları arasında daha küçük miktarlarda besin uyguluyor; merkezi istasyona dönerek otomatik biçimde dolum ve şarj oluyor. İşletmenin gübre ve kompost kullanımı, mısırın ne kadar azota ne zaman ihtiyaç duyduğunun belirlenmesini önemli bir yönetim konusu haline getiriyor. Schaus, robotlu alanlarda güçlü kök gelişimi, sağlıklı yaprak örtüsü ve sezon sonuna kadar canlı büyüme gözlemlediğini, geleneksel uygulamadaki bazı bitkilerde görülen azot eksikliği belirtilerine robotlu alanlarda rastlamadığını belirtiyor. Hasatta verimler karşılaştırılacak ve mısırın önemli bölümü sığır rasyonlarında kullanıldığı için nişasta testi yapılacak. Schaus ayrıca, besin zamanlamasının fark yaratabileceği alanlarda üretimin akre başına 15-20 bushel artabileceğini düşünüyor.

Tarım Bakanı: Tarımsal Üretim Birimlerine Gaz Tedariki Öncelikte
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Bakanı: Tarımsal Üretim Birimlerine Gaz Tedariki Öncelikte

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tarım Bakanı Gulam Rıza Nuri, tarımsal üretim birimleri ile gıda üretim tesislerine gaz tedarikinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Nuri, kış aylarında gaz kısıtlaması yaşanabileceği endişesini dile getiren sera işletmecilerine, enerji tüketiminde mümkün olan en yüksek tasarrufu yapmaları çağrısında bulundu. Bakan, gerekli gazın sağlanmasıyla tarımsal ve gıda ürünleri üretiminde aksama yaşanmasının önüne geçilmesini umduğunu belirtti. Nuri, Aifarm Uluslararası Tarım Fuarı ziyareti sırasında sulama sistemlerinin akıllı hâle getirilmesine ilişkin çalışmaları da değerlendirdi. Bu kapsamda 50 bin hektar tarım arazisinin akıllı sulama sistemleriyle donatılması hedefleniyor; şimdiye kadar 20 binden fazla hektardaki uygulamanın tamamlandığı bildirildi. Çalışmaların sürdürülmesi ise bütçede öngörülen kaynakların sağlanmasına bağlandı. Buğday üreticilerinin alacaklarının %95'inin ödendiğini açıklayan Nuri, kalan bölüm için kaynak sağlandığını ve bankacılık sistemleri, Hedefleme Sübvansiyonları Kurumu ile İran Devlet Ticaret Şirketi arasındaki muhasebe ve idari işlemlerin tamamlanmasının ardından ödemelerin salı gününe kadar yapılacağını söyledi. Bakan ayrıca üreticilerin tarımsal değer zincirindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek girdi tedarikinden işleme, paketleme, markalaşma, pazarlama, satış ve ihracata kadar daha fazla pay almalarını hedefleyen desteklerden söz etti. Gelecek tarım yılına ait buğday garanti alım fiyatının ise ilgili kurul ve komisyonlardaki görüşmeler tamamlandıktan sonra açıklanacağını kaydetti.

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor

Rusya, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin bloke olmasının ardından tahıl ihracatı için İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan Arktik deniz rotasına ilk kez başvurdu. Murmansk ticari limanı ve Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen 3.400 tonluk ilk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu açıkladı. Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl pazarlama sezonundan bu yana limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin durmasına yol açtı. Rusya, Orta Doğu ve Asya’daki müşterilerini korumak için ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi denedi; güneydeki verimli bölgelerden demiryolu taşımacılığını sübvanse etti ve Arktik rotaları değerlendirdi. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne mal taşımak için kullanılmıştı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’tan Fas’taki Kazablanka limanına yaklaşık 28.000 ton buğday taşıyacak bir geminin yüklenmesi bekleniyor. Rusya’nın Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasına karşılık geldi. Şirketler, tahıl elleçlemek için gübre ve kömür terminallerini dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer bölgedeki NATO üyesi Avrupa ülkelerinin olası düşmanca eylemlerinden kaynaklanabilecek riskler konusunda uyarırken, Avrupa hükümetleri Rusya’nın doğrudan müdahale suçlamalarını reddetti. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak Karadeniz’de ateşkes ve taşımacılığın yeniden başlaması için yürütülen çabalara öncülük etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletler, Ukrayna tahılının güvenli ihracatını amaçlayan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin arabuluculuğuna katkı verdi. Rusya 2023’te anlaşmadan çekildi ve yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla artık ilgilenmediğini açıkladı.

Suriye’de Tarımsal Araştırmaların Durumu Meclis Komisyonunda Görüşüldü
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye’de Tarımsal Araştırmaların Durumu Meclis Komisyonunda Görüşüldü

Suriye Halk Meclisi Tarım ve Gıda Güvenliği Komitesi, 29 Ekim Perşembe günü Tarımsal Bilimsel Araştırmalar Genel Kurumu ile bir araya gelerek tarımsal bilimsel araştırmaların mevcut durumunu ve karşılaşılan başlıca zorlukları görüştü. Toplantıya Komite Başkanı İsra el-Meşhur başkanlık etti. Görüşmelerde araştırma merkezlerinin geliştirilmesi, bilimsel kadroların desteklenmesi ve araştırma çıktılarının tarım sektörünün ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmesi ele alındı. Katılımcılar, tarım ve bilimsel araştırmaları düzenleyen mevzuatın gözden geçirilip geliştirilmesini ve araştırma sonuçlarının uygulanabilir çözümlere dönüştürülmesini de değerlendirdi. Komitenin 25 Ekim’deki önceki toplantılarında ise tarım sektörünün öncelikleri ele alınmış ve operasyonel bir çalışma haritası kabul edilmişti.

Kosova Tarım Bakanı, Almanya’nın Kosova Büyükelçisiyle Tarım İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber

Kosova Tarım Bakanı, Almanya’nın Kosova Büyükelçisiyle Tarım İş Birliğini Görüştü

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, Almanya’nın Kosova Büyükelçisi Rainer Rudolph ile iki ülke arasındaki iş birliğini ve ekonomik kalkınma açısından önemli sektörlerde ortaklığın derinleştirilmesi olanaklarını görüştü. Muja, Almanya’nın mevcut iş birliği ve sürekli desteği için teşekkür etti. Taraflar deneyim ve uzmanlık paylaşımının yanı sıra tarımsal üretimin modernizasyonu, rekabetçiliğin artırılması ve sürdürülebilir kırsal kalkınmayı hedefleyen girişimlerin desteklenmesini vurguladı. Bakanlık, uluslararası ortaklarla iş birliğini güçlendirerek çiftçiler için yeni fırsatlar yaratmayı ve yerli üretimi geliştirmeyi amaçlıyor.

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir

Singapur Gıda Ajansı ile Singapur Ulusal Üniversitesi tarafından yayımlanan ASEAN Agri Climate Impact Twenty çalışması, iklim değişikliğinin 2025-2044 döneminde Güneydoğu Asya’daki başlıca ürünlerin ortalama üretimini etkileyeceğini öngörüyor. Buna göre pirinç üretimi %3-5, mısır %5-6, şeker kamışı ise %1-4 azalabilir. Çalışmada manyok üretiminin %16, soya fasulyesi üretiminin %11-13 artacağı tahmin edilse de bu ürünlerin iklim risklerinden muaf olmayacağı vurgulanıyor. Aşırı sıcak, şiddetli yağış ve kuraklık belirli yıllarda üretimi etkileyebilir. Çok güçlü El Niño’nun bölgedeki ortalama bitkisel üretimi yaklaşık %10 azaltabileceği, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışların da su bulunabilirliği ile ekim takvimini zorlayabileceği belirtiliyor.

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, GIZ Kosova tarafından Almanya-Kosova Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen tarım panelinde, ülkenin tarım, gıda sanayisi ve Avrupa pazarlarına ihracat potansiyeline ilişkin hedefleri açıkladı. Muja, üretimin artırılmasının yanı sıra ürünlerin toplanması, ilk işlemeden geçirilmesi, sanayi tipi işlenmesi ve katma değerli ürünler olarak ihraç edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, özel sektörle iş birliği ve yönlendirilmiş yatırımlarla önümüzdeki dört yıl içinde rekabetçi üretim ve gıda işleme zincirleri kurulabileceğini söyledi. Muja, stratejik sektörler arasında sığır ve tavuk eti, süt, meyve, sebze ve tahıl üretimini saydı. Bu alanlarda hayvancılık işletmeleri, modern seralar, sulama sistemleri ve ticari meyve bahçelerinin yanı sıra süt toplama ve soğutma kapasitesi, soğuk hava depoları ile meyve ve sebzelerin sınıflandırılıp paketleneceği merkezlere yatırım yapılmasını istedi. Et, süt, tahıl, meyve ve sebze işleme kapasitesinin artırılması da değer zincirinin geliştirilmesi hedefinin parçası olarak öne çıktı. Bakan, meyve ve sebze üretiminin temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğunlaşmasının yılın geri kalanında ithalata bağımlılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle birincil üretimin modernleştirilmesi, toplama ve ilk işleme altyapısının geliştirilmesi ve sanayi tipi işleme kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor. Yatırımların üretkenliği artırması, hasat sonrası kayıpları azaltması ve tarımsal ürünlerin değerinden daha büyük bir bölümünün Kosova ekonomisinde kalmasını sağlaması amaçlanıyor. Kurumsal reform gündeminde gıda güvenliği ve ihracat için laboratuvar ve sertifikasyon kapasitesinin geliştirilmesi, tarım arazilerinin konsolidasyonu, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sertifikalı tohum kullanımı, çiftçilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve bakanlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi bulunuyor. 2027'den itibaren yeni bir hibe programı başlatılması; mevcut desteklerin üretken yatırımlara ve değer zincirlerine yöneltilmesi, kadınlar ile gençlere verilen desteğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Muja ayrıca bölgesel ticarette eşit muamele ve anlaşmaların uygulanması çağrısı yaptı.

Mısır ve Rusya, Buğday Tedariki ve Gıda Güvenliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır ve Rusya, Buğday Tedariki ve Gıda Güvenliğini Görüştü

Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanı Şerif Faruk ile Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, gıda güvenliği, tahıl ticareti ve gıda tedariki alanlarında iş birliğini görüştü. Moskova’da düzenlenen Rusya-Afrika Ekonomi ve İnsani Forumu kapsamındaki toplantıda, iki ülke arasındaki tahıl iş birliği ile önceki görüşmelerde ele alınan dosyaların takibi değerlendirildi. Görüşmede Rusya’nın Mısır’ın buğday tedarikinde önemli bir ortak olduğu belirtildi. Taraflar ayrıca tahıl depolama ve ticareti, tedarik zincirlerine bağlı lojistik hizmetler, dijital izleme ve temel ürün ticaretinin düzenlenmesi konularında iş birliği olanaklarını ele aldı. Toplantı, 28-29 Ekim 2026’da Moskova’da yapılan forumun oturum aralarında gerçekleştirildi.

Suriye'nin İdlib Kırsalında 3 Bin Hektarlık Sulama Projesi İçin Boru Tedariki
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye'nin İdlib Kırsalında 3 Bin Hektarlık Sulama Projesi İçin Boru Tedariki

Suriye’nin İdlib kırsalındaki Kuzey Roj Ovası sulama projesinin rehabilitasyonu için farklı çap ve türlerde sulama boruları ile bağlantı parçaları tedarik edildi. İdlib Su Kaynakları Müdürlüğü, çalışmayı Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğiyle yürütüyor. Projenin 3 bin hektar tarım arazisine hizmet vermesi hedefleniyor. Malzeme tedarikiyle sulama şebekesinin rehabilitasyonunun tamamlanması, verimliliğin artırılması ve suyun tarlalara ulaşmasını engelleyen sorunların azaltılması amaçlanıyor. Kaynakta, çalışmanın çiftçilerin sulama suyuna erişimini iyileştirmesi ve bölgedeki ürünlerle tarımsal üretimin istikrarını desteklemesi bekleniyor. Aynı gün Lazkiye’de, 1000 hektardan fazla araziye hizmet veren Kuzey Ova sulama sistemindeki su geçidinin bakımı tamamlandı; yapı 130 metre uzunluğunda ve 800 milimetre çapında betonarme borulardan oluşuyor.

ITW, DLG Sertifikalı Süt İşletmelerine Ek Denetim Muafiyeti Getiriyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber

ITW, DLG Sertifikalı Süt İşletmelerine Ek Denetim Muafiyeti Getiriyor

Initiative Tierwohl (ITW) ile DLG Testservice GmbH, tanınmış DLG hayvan refahı sertifikasına sahip süt sığırcılığı işletmelerinin kesim ineklerini ek ITW denetimi olmadan pazarlayabilmesi konusunda anlaştı. Düzenleme, mükerrer denetimleri önlemeyi ve işletmelere ek pazarlama imkânları sunmayı amaçlıyor. Uygulama, DLG sertifikasının bronz, gümüş ve altın seviyelerini kapsıyor. Tanımanın geçerli olması için DLG’nin bağımsız ve yeterli nitelikte denetçiler kullanması, iki programın şartlarının karşılaştırılabilir kalması gerekiyor. DLG ayrıca ITW gerekliliklerindeki ilgili değişiklikleri tanınan hayvan refahı seviyelerine dahil edecek.

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Kosova’daki bir oturumda konuşan Aleans milletvekili Time Kadrijaj, yerli süt üreticilerinin karşı karşıya olduğu koşullarla ithal ürünlere uygulanan kurallar arasında çifte standart bulunduğu yönündeki endişeleri gündeme getirdi. Kadrijaj, yerli üreticilerin süt yan ürünlerinde palm yağı kullanımının sınırlandırıldığını, buna karşın ithal ürünlerde aynı bileşenin bulunduğundan şüphelenildiğini söyledi. Kadrijaj, ithal ürünlerin Kosova pazarında rekabet ettiğini, yerli süt işletmelerinin ise belirsizlik, artan maliyetler ve faaliyetlerini sürdürme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Özel sektörün dile getirdiği endişelere göre yaklaşık 15 yerli süt işletmesinin ciddi risk altında olduğunu aktaran milletvekili, Vita süt işletmesinin istihdamda ağır sonuçlar yaşanabileceği ve yaklaşık 500 çalışanın işini kaybedebileceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Milletvekili, süt işletmelerinin kapanması halinde çiftçilerin ürettikleri sütü kime satacağının ve çalışanların geçimini nasıl sürdüreceğinin belirsizleşeceğini ifade etti. Kadrijaj, Meclis’in işletmeler ve istihdam daha fazla risk altına girmeden sorumluluk ve şeffaflık talep etmesi gerektiğini savundu. Ayrıca Sırbistan’dan yoğurt ithalatına izin verilirken yerli işletmelerin ve Vita fabrikasının faaliyetlerinin engellenemeyeceğini belirterek yerli çiftçiler için eşitlik çağrısı yaptı.

Kopenhag’da Huzurevlerinde Sığır Eti İçin İklim Muafiyeti Önerisi Üçüncü Kez Reddedildi
Görsel kaynağı: Netavisen Pio · Özgün haber
Veri haberi

Kopenhag’da Huzurevlerinde Sığır Eti İçin İklim Muafiyeti Önerisi Üçüncü Kez Reddedildi

Danimarka’nın Kopenhag kentinde, huzurevlerinin belediyenin iklim gerekliliklerinden muaf tutulması ve sakinlerin istedikleri yemekleri daha özgür biçimde seçebilmesi için verilen öneri üçüncü kez reddedildi. Öneri, Sosyal Demokratlar ile sağ partiler tarafından sunulurken, Kopenhag Belediye Meclisi’nde Enhedslisten, SF, Radikale ve Alternativet’in oluşturduğu çoğunluk karşı oy kullandı. Karar, huzurevlerinin menülerinde sığır etinin sınırlı kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Kopenhag Belediyesi’nin 2020-2025 dönemi gıda ve öğün stratejisine ilişkin analizde, iklim gerekliliklerinin huzurevi sakinleri ile evine yemek gönderilen yaşlılara ortalama ayda yalnızca bir veya iki kez sığır eti sunulmasına yol açtığı belirtiliyor. Habere göre belediye kurumlarının gıda alımlarından kaynaklanan iklim ayak izini %25 azaltma hedefi, son yıllarda özellikle sığır eti sunumunun ciddi biçimde azaltılmasına neden oldu. Sığır eti, kaynak metinde iklim üzerindeki baskıyı en fazla artıran et türü olarak tanımlanıyor. Sosyal Demokrat Belediye Başkanı Andreas Keil, yaşlıların özellikle doğum günlerinde istedikleri yemeği seçebilmesi gerektiğini savundu. Keil, bir huzurevi sakininin doğum günü için hamburger köftesi istemesi halinde talebinin yalnızca CO2 yükü gerekçesiyle reddedilmesinin doğru olmadığını söyledi. Buna karşılık mevcut strateji, belediye kurumlarının gıda alımlarının iklim etkisini azaltma hedefi çerçevesinde uygulanıyor. Strateji, nihai kabulden önce kamuoyu görüşüne açılacak ve habere göre ocak ayında kesinleştirilmesi planlanıyor.

Baltık Denizi’nde 2027 Balıkçılık Kotaları Kıyı Balıkçılığındaki Baskıyı Gidermedi
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

Baltık Denizi’nde 2027 Balıkçılık Kotaları Kıyı Balıkçılığındaki Baskıyı Gidermedi

Baltık Denizi’nde 2027 yılı balıkçılık kotalarının kesinleşmesi, bölgedeki kıyı balıkçılığının uzun süredir devam eden sorunlarını çözmedi. Değerlendirmeye göre pelajik balık kotaları belirgin biçimde artırılırken pisi balığı kotasında da sınırlı bir yükseliş yapıldı. Ancak morina balığının kısa vadede geri dönmesinin beklenmemesi ve geçmiş yıllardaki kota düşüşleriyle uzun kapatma dönemleri, sektör üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ediyor. Morina stokunun zayıflamasında balıkçılığın tek etken olmadığı savunuluyor. DTU Aqua’nın geçen yıl yaptığı çalışmada karabatakların çok büyük miktarlarda morina tükettiği belirtilirken, Tænketanken Hav denizel sıcak hava dalgalarının daha sık hale geldiğini ortaya koydu. Yazıdaki değerlendirmeye göre morina sıcak sulardan kaçıyor ve bu çevresel baskılar, türün Baltık Denizi’nde yeniden güçlenmesini zorlaştırıyor. Morina için kabul edilen yan av kotasının ise balıkçılar açısından umudu korumak için gerekli olduğu ifade ediliyor. Buna karşılık Orta Baltık Denizi’ndeki ringa balığı stokunun arttığı aktarılıyor. Ancak siyasetçilerin, Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi’ndeki biyologların önerdiğinden daha düşük bir ringa balığı kotası belirlediği belirtiliyor. Değerlendirmede, uzman tavsiyelerinden daha temkinli kararlar alınmasının balıkçılığın yeniden canlanmasını zorlaştırabileceği savunuluyor. Morina stokunu korumak amacıyla uygulanan kapatma dönemlerinde tejneyle avcılığa izin verilmemesi de eleştiriliyor. Yazıda, bu yöntemin morinayı etkilemediği görüşü dile getirilerek, stokları etkileyen tüm baskı unsurlarına müdahale edilmesi, biyolojik tavsiyelere uyulması ve deniz ortamına ya da balık stoklarına fayda sağlamayan kısıtlamaların kaldırılması çağrısı yapılıyor.

Kryeqyteti'nde Çiftçiler İçin 12 Otomatik Sera Sözleşmesi İmzalandı
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kryeqyteti'nde Çiftçiler İçin 12 Otomatik Sera Sözleşmesi İmzalandı

Kryeqyteti'nde çiftçiler için otomatik seraların inşasına yönelik 12 sözleşme imzalandı. Gelişmeyi Përparim Rama duyurdu. Sözleşmeler kapsamındaki her seranın yüzölçümü 5 ar olarak belirtildi. Kryeqyteti, tarımın modernleştirilmesi amacıyla seraları otomatik mekanizmalarla donatmayı planlıyor. Rama, bu mekanizmaların tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi için daha modern ve verimli koşullar oluşturacağını belirterek projeyi çiftçileri desteklemek ve yerli üretimi artırmak açısından önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri

Polonya’da krizantemler, ekim sonu ile kasım başında mezarlıkları ziyaret etme geleneğinin en tanınan simgeleri arasında yer alıyor. Azizler Günü ve Ölüler Günü döneminde mezarları süslemek için yapay çiçekler de kullanılsa da canlı krizantemler, kesme çiçek veya saksı formunda daha çok tercih ediliyor. Bitkinin sonbaharda çiçek açması, dayanıklılığı ve uzun süre dekoratif görünümünü koruyabilmesi bu tercihte etkili oluyor. Krizantemlerin kökeni başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya’ya uzanıyor. Bu bölgelerde yüzyıllardır süs ve şifalı bitki olarak değerlendirilen krizantemler, uzun ömür, huzur ve sonbaharla ilişkilendiriliyor; Japonya’da ise imparatorluk simgesi olarak kabul ediliyor. Avrupa’ya 18. yüzyılda ulaşan bitki, zamanla süs bitkisi olarak yaygınlaştı. Krizantemlerin mezarlık çiçeği olarak görülmesi ise başlangıçtan beri var olan bir özellik değil, yerel geleneklerin gelişmesiyle zaman içinde oluştu. Beyaz, sarı, mor, bordo ve pembe çeşitlerin yanı sıra farklı çiçek biçimleri ve renkleri, mezar süslemelerinin kişisel tercihlere göre hazırlanmasına olanak sağlıyor. Krizantem üretimi birçok bahçe işletmesinin sonbahar faaliyetlerinde önemli yer tutarken, Azizler Günü öncesi dönem bazı üreticiler için yılın en önemli satış zamanlarından biri oluyor. Uygun zamanda çiçek açmaları için dikim tarihi, çeşit seçimi, çiçeklenmenin yönlendirilmesi, gübreleme ve sulamanın planlanması gerekiyor. Suchorączek’ten üretici Monika Fryziak, olağanüstü sıcak sonbaharın etkisiyle satışların yıllardır görülmeyen en yüksek düzeye ulaştığını belirtiyor. Fryziak’ın işletmesinde saksı krizantemleri 30-40 zloti arasında satılıyor ve yapay aranjman satışının tamamen durduğu ifade ediliyor. Jastrzębie’den Agnieszka Krasucka ise üretimin haziran başında başlayıp Azizler Günü’nden önceki son günlere kadar sürdüğünü, çiçeklenmeyi doğru zamana denk getirmenin deneyim gerektirdiğini aktarıyor.

Yasaklı Pestisit Bulunan 21 Tondan Fazla Elma Sevkiyatı Bulgaristan’da Durduruldu
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Yasaklı Pestisit Bulunan 21 Tondan Fazla Elma Sevkiyatı Bulgaristan’da Durduruldu

Bulgaristan’da 21 tondan fazla elma sevkiyatı, Avrupa Birliği’nde kullanımı yasak olan bir pestisit bulunduğu için durduruldu. Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (БАБХ), laboratuvar incelemesinde tespit edilen uygunsuzluk nedeniyle sevkiyatın menşe ülkeye geri gönderileceğini açıkladı. Uygunsuzluk, Bulgaristan pazarına sunulacak taze meyve ve sebzelere yönelik artırılmış kontroller sırasında belirlendi. Denetimler, güvenlik gereklerini karşılamayan gıdaların piyasaya girişini önlemek amacıyla sürdürülüyor.

Polonya’da Yaş ve Kuru Mısır Fiyatları Bölgelere göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Yaş ve Kuru Mısır Fiyatları Bölgelere göre Değişiyor

Polonya’da 29 Ekim 2026 itibarıyla mısır alım fiyatları, ürünün nem durumuna ve bölgeye göre farklılık gösterdi. Tüm fiyatlar ton başına net olarak verilirken yaş mısır için teklifler 590-680 zloti arasında değişti. En yüksek teklif Kujawsko-Pomorskie’de, en düşük teklif ise Wielkopolskie’de kaydedildi. Yaş mısırda Kujawsko-Pomorskie’de 610-680, Dolnośląskie’de 640-670, Wielkopolskie’de 590-670 ve Zachodniopomorskie’de 640 zloti/ton net fiyat açıklandı. Tek bir voyvodalık içindeki alım noktaları arasında da fark görüldü; teklif aralığı Kujawsko-Pomorskie’de 70, Wielkopolskie’de 80 zloti/tona ulaştı. 16 Ekim’e kıyasla değişimlerin yönü bölgelere göre aynı olmadı. Łódzkie’de fiyat 670 zloti/tondan 620-640 zloti/tona gerilerken Zachodniopomorskie’de 620’den 640 zloti/tona yükseldi. Kuru mısırda voyvodalıklardaki fiyatlar 850-1030 zloti/ton net aralığında bulundu. Pomorskie’de 950-1030, Kujawsko-Pomorskie’de 940-980, Wielkopolskie’de 880-960, Dolnośląskie’de 900-950 ve Podkarpackie’de 850-870 zloti/ton teklif edildi. Liman fiyatları 980-1040 zloti/ton net seviyesine çıktı. Ancak limana satışta taşıma ve belirli teslim koşulları da hesaba katılıyor. Kuru mısırın daha yüksek fiyatı, üretici açısından otomatik olarak daha yüksek kazanç anlamına gelmiyor. Kurutma sırasında dane su ve ağırlık kaybederken işletmeler enerji, yakıt ve kurutma tesisi giderleriyle karşılaşıyor. Kurutma, ürünün depolanmasını ve hasat sonrası hemen satış zorunluluğundan kaçınmayı sağlayabilse de daha iyi finansal sonucu garanti etmiyor. NSZZ RI “Solidarność” sözcüsü Adrian Wawrzyniak, kendi maliyetleri ve üretim ölçeği açısından mısırın ton başına 1100 zloti üzerinde olması gerektiğini belirtti.

Arnavutluk'ta Gıda KDV'si İndirimi Tartışılırken Fiyatların Düşüp Düşmeyeceği Sorgulanıyor
Görsel kaynağı: MCN TV · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Gıda KDV'si İndirimi Tartışılırken Fiyatların Düşüp Düşmeyeceği Sorgulanıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk'ta 10 milyar avro değerindeki yeni bütçe ve mali paket, temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi'nin (KDV) %20'den %6'ya indirilmesi önerisi üzerinden ekonomi uzmanlarının tartışmasına yol açtı. Pakette ayrıca dolaşım vergisinin kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme bulunurken, uzmanlar vergi değişikliklerinin tüketicilerin ödediği fiyatlara ne ölçüde yansıyacağını sorguluyor. Tartışmanın merkezinde, vergi indiriminin hane halkının gıda harcamalarını gerçekten azaltıp azaltmayacağı yer alıyor. Ekonomi uzmanı Bardhi Sejdarasi, son dört yılda avronun lek karşısında %34 değer kaybettiğini, ancak ülkede tüketilen ürünlerin büyük bölümünün ithal edilmesine rağmen gıda fiyatlarının düşmediğini savundu. Sejdarasi'ye göre işletmeler, kurdaki değişimden önemli ölçüde yararlandı fakat bu avantajı tüketiciye aktarmadı. Gıdada KDV'nin %20'den %6'ya indirilmesini olumlu bulan uzman, bunun tek başına yeterli olmayacağını ve işletmelerin sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini belirtti. Enriko Ceko ise dolaşım vergisinin kaldırılmasının akaryakıt piyasasında tüketiciye doğrudan bir avantaj sağlayacağından emin olmadığını söyledi. Ceko, verginin yalnızca tahsil edilme biçiminin değiştirilmesi halinde fiyatların başka bir kalem üzerinden yeniden artırılabileceğini öne sürdü. Uzman, hükümetin akaryakıt üzerindeki başlangıç vergilerinden biri olan özel tüketim vergisine müdahale etmesinin daha etkili olabileceğini savundu. Böylece gıda KDV'sindeki indirim kadar, vergi düzenlemelerinin piyasada ve tüketici fiyatlarında nasıl uygulanacağı da tartışmanın konusu oldu.

ABD Askeri Üslerinde Gıdaları Bozan Dondurucu Arızalarında Siber Saldırı Şüphesi
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

ABD Askeri Üslerinde Gıdaları Bozan Dondurucu Arızalarında Siber Saldırı Şüphesi

ABD'deki askeri üslerde ağustos ayında yaşanan bir dizi gizemli dondurucu arızasının, gıdaların bozulmasına yol açtığı bildirildi. Pentagon, olayların bir siber saldırının sonucu olduğundan şüpheleniyor. Reuters’ın konuyu bilen yetkililere dayandırdığı habere göre arızalar, ABD genelindeki askeri üslerde gıda muhafazasını etkiledi. Pentagon’un değerlendirmesi, dondurucuların gıdayı soğutmak yerine ısıtmasına ilişkin olayların arkasında bilgisayar korsanlarının bulunabileceği yönünde.

Piyush Goyal: ABD ile Ticaret Anlaşmasında Tarımsal Çıkarlardan Taviz Verilmedi
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Piyush Goyal: ABD ile Ticaret Anlaşmasında Tarımsal Çıkarlardan Taviz Verilmedi

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ABD ile müzakere edilen ticaret anlaşmasında ülkesinin hassas tarımsal çıkarlarından taviz vermediğini söyledi. Goyal, anlaşmanın nihai ayrıntıları kamuoyuna açıklandığında Hindistan halkının şartları olumlu karşılayacağını ve ülkenin çok güçlü bir karşılaştırmalı avantaja sahip olacağını savundu. Ancak anlaşmanın kesin hükümleri henüz açıklanmadı. Hindistan ve ABD, 7 Şubat’ta geçici ikili ticaret anlaşması için bir çerçeve üzerinde anlaştıklarını duyurmuştu. Daha sonra ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin karşılıklı tarifelerini geçersiz kılan kararı, ABD’nin tarife görünümünü değiştirdi ve tarafları yeniden müzakere masasına getirdi. Yeni Delhi, tarımsal hassasiyetlerini korurken Bangladeş, Vietnam, Endonezya ve Kamboçya gibi rakiplerine kıyasla tarife avantajı sağlamayı hedefliyor. Goyal, anlaşmayı eleştirenlerin ayrıntıları tam olarak anlamadan hareket ettiğini ve konunun bazı kesimlerce siyasallaştırıldığını belirtti. Bakan, son yıllarda tamamlanan sekiz serbest ticaret anlaşmasının kamuoyunda iyi karşılandığını söyledi. Bu anlaşmalar Mauritius, Birleşik Arap Emirlikleri, Avustralya, Umman, EFTA bloku, Birleşik Krallık, Yeni Zelanda ve AB ile yapılan düzenlemeleri kapsıyor.

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Gıda Fiyatları Satın Alma Gücünü Aşındırdı

Bosna-Hersek’te 2005-2025 dönemindeki fiyat verileri, gıda alışverişinde satın alma gücünün belirgin biçimde gerilediğini gösterdi. 2025’te 100 KM ile alınabilen gıda miktarı, 2005’te 50 KM ile alınabilen miktara denk geldi. Genel tüketimde ise 2025’teki 100 KM’nin karşılığı, 2005’te 63 KM ile alınabilen miktar oldu. Kaynağa göre fiyat artışları 20 yılda satın alma gücünün üçte birinden fazlasını azalttı. Fiyat artışları dönemlere göre farklılaştı. 2005-2015 arasında genel fiyatlar %22,1, gıda fiyatları %27,8 yükseldi. 2015-2025 döneminde ise genel fiyat artışı %30,6’ya çıkarken gıda fiyatları %57,6 arttı. Gıda, hanehalkı tüketiminin en büyük bölümünü oluşturan kalem olarak tanımlandı. Karşılaştırma, Bosna-Hersek İstatistik Ajansının ülke genelindeki fiyatları tek yöntemle izlemeye başladığı 2005’ten başlatıldı. Ajans, 1998-2005 döneminde fiyatları ülke genelinde eşit biçimde takip etmediği için bu döneme ait verilerin sonraki verilerle karşılaştırılabilir olmadığını belirtti. 2005-2025 arasındaki toplam genel fiyat artışı, üç yıllık bültendeki verilerin birleştirilmesiyle %59,4 olarak hesaplandı.

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. İvan Paligorov, tarım ve ormancılık idaresindeki reform hazırlıklarının uzman kapasitesini koruma, çalışanlara yönelik riskleri azaltma ve sistemin temel işlevlerinde kesinti yaşanmasını önleme ilkelerine dayanacağını açıkladı. Paligorov, değişikliklerin işlevsel analiz temelinde hazırlanacağını; benzer faaliyetlerin optimize edilmesi, idari birimler arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve idari yükün azaltılmasının hedeflendiğini belirtti. Beş yıllık aranın ardından yeniden oluşturulan Tarım ve Ormancılık Sektörel İşbirliği Konseyi’nin düzenli, gerektiğinde olağanüstü toplanabileceği bildirildi. Konseyde istihdam, gelirler, mesleki yeterlilik, çalışma koşulları ile çalışma ve sosyal güvenlik ilişkileri ele alınabilecek. Reform önerileri arasında ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerinin, hayvancılıkta seleksiyon ve reprodüksiyon çalışmalarının birleştirilmesi ile Üzüm ve Şarap İcra Ajansı’nın Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı’na katılması yer alıyor. Değişikliklerin gerekli mevzuat ve koordinasyon prosedürlerinin ardından hayata geçirilmesi planlanıyor. Toplantıda ayrıca 2028-2034 dönemi Ortak Tarım Politikası çerçevesi, idari gerekliliklerin basitleştirilmesi, eşit rekabet koşulları ve Bulgaristan’ın üretim özelliklerinin dikkate alınması ele alındı. Sosyal koşulluluk, çalışma ve sosyal haklara uyum ile bakanlığın 2027 bütçesinin hazırlığı da gündeme geldi. Sendikalar, reformların uygulanmadan önce sosyal ortaklarla görüşülmesini istedi.