ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 15

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Organik Yumurta Arzı Sürü Yenilemeleri Nedeniyle Daraldı

Estonya’daki büyük perakende zincirleri ve küçük mağazalarda organik yumurta arzı, üreticilerin tavuk sürülerini yenilemesi nedeniyle geçici olarak daraldı. Bazı mağazalarda ürünler öğle saatlerine kadar tükenebilirken perakendeciler, tüketicilere yumurta bulma ihtimalini artırmak için sabah erken saatlerde alışveriş yapmalarını öneriyor. Selver’in iletişim yöneticisi Mariann Järvela, Estonya’daki organik ve serbest gezen yumurta üreticilerinin sürü yenileme sürecinde olduğunu söyledi. Tedarikçilere göre yeni tavuklar yumurtlamaya başladı ve normal bulunabilirliğin aralık ayında yeniden sağlanması bekleniyor. Äntu Mõis yönetim kurulu üyesi Lauri Bobrovski ise sürü yenilemenin şirket üretiminde %80’lik düşüşe yol açtığını belirtti. Bobrovski, şirketin beş sürüsünden dördünün yenilenme aralığının bu yıl planlanandan daha kısa olduğunu ve yeni sürülerin, önceki sürüler satışa çıkarılmadan yumurtlamaya başlayamadığını aktardı. Üretimdeki düşüşün normalde yaz aylarında yaşandığını, bu yıl ise sonbaharın başına denk geldiğini söyleyen Bobrovski, zamanlamanın kıtlığı daha görünür hale getirmiş olabileceğini ifade etti. Äntu Mõis, Estonya’nın yerli organik yumurta pazarının yaklaşık %50’sini oluşturuyor. Bobrovski, arz durumunun yaklaşık bir ay içinde iyileşmeye başlamasını beklediklerini söyledi. Şirket ayrıca gelecekte yeni bir tavuk kümesi inşa ederek üretim kapasitesini artırmayı planlıyor. Organik yumurtaların raflara dönmesinin ardından fiyatların kasım ayında yükselmesi bekleniyor. Bobrovski bu artışın geçici kıtlıktan değil, yükselen girdi maliyetleri dahil daha geniş ekonomik gelişmelerden kaynaklanacağını belirtti. Rimi Estonia ise serbest gezen yumurtalarda stok ve satışların dengeli olduğunu, kampanya talebi nedeniyle bazı rafların geçici olarak boşalabildiğini bildirdi.

Brezilya’da Yağışlar Mısır Ekimi ve Fiyatlarını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Yağışlar Mısır Ekimi ve Fiyatlarını Baskılıyor

Brezilya’nın farklı eyaletlerinde mısır piyasasında işlemler sınırlı kalırken, Güney bölgesindeki aşırı yağışlar ekim çalışmalarını aksatıyor. TF Agroeconômica’ya göre alıcılar öncelikle stoklarını yenilemeye çalışıyor, üreticiler ise daha yavaş ihracat ortamında satışlarda temkinli davranıyor. Rio Grande do Sul’da mısır fiyatları çuval başına 60-70 real arasında değişiyor. Emater verilerine göre eyaletin ortalama fiyatı %0,37 düşerek 62,44 reale geriledi. 2026/27 sezonu için öngörülen 896,4 bin hektarın %76’sı ekildi; yüksek nem ve düşük ışık ekimi geciktirirken, kuzeybatıdaki dolu ve şiddetli rüzgârlar bazı tarlalarda yeniden ekim ihtimali doğurdu. Silajlık mısır ekimi ise tahmini alanın %53’üne ulaştı. Santa Catarina’da satıcıların çuval başına yaklaşık 60 real talep etmesine karşılık alıcıların yaklaşık 55 real önermesi işlemleri sınırlıyor. Paraná’da fiyatlar çoğu bölgede geriledi; Batı’da çuval 53,12 reale, %1,90 düşüşle, Cascavel’de ise 56,03 reale, %1,74 düşüşle işlem gördü. Yazlık mısır ekimi öngörülen alanın %90’ına ulaşsa da yağışlar çalışmaları, trips, tırtıl, fırtına ve dolu zararları ise tarlaları etkiliyor. Mato Grosso do Sul’da fiyatlar 53-56 real arasında seyrediyor; biyoenerji sanayisi arzın bir bölümünü alırken diğer alıcılar yalnızca stok yenileme hacimleri arıyor.

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi

Hırvatistan’daki MOST partisi, Sisačko-Moslavina ilçesinde planlanan büyük kümes hayvanı çiftlikleri ve bunlarla bağlantılı sanayi tesisleri onaylanmadan önce ortak çevresel ve halk sağlığı etkilerinin değerlendirilmesini istedi. Parti, çiftlikler, kesimhaneler, üretim tesisleri ve bunların altyapısının birlikte tek bir büyük üretim sistemi oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiğini belirtti. MOST’a göre devlet, planlanan üretim kapasitesinin mevcut altyapı tarafından karşılanıp karşılanamayacağını özellikle su tüketimi, atıkların yönetimi ve çevresel yük bakımından incelemeli. Parti, nihai kararlar alınmadan önce ihtiyat ilkesinin uygulanmasını ve hayvansal atıklar ile atık suların işlenmesi ve bertarafı için yeterli kapasitenin bulunup bulunmadığının belirlenmesini talep ediyor. Parti, büyük kümes hayvanı işletmelerinden kaynaklanabilecek teknik arızaların, uygunsuz atık yönetiminin veya diğer olağanüstü durumların yeraltı ve yüzey sularını, tarım arazilerini ve dolaylı olarak içme suyu tedarikini etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sisačko-Moslavina’nın değerli tarım arazileri, su rezervleri ve bazı korunan doğal alanlara yakınlığı nedeniyle hassas olduğunu savunan MOST, inşaat öncesinde hava, su ve toprağın başlangıç durumunun belirlenmesini istiyor. Öneriye göre üretim başladıktan sonra bağımsız ve sürekli kirlilik izlemesi yapılmalı, ölçüm sonuçları kamuya açıklanmalı. Tesislerin trafik, bölge sakinlerinin sağlığı ve çevre yerleşimlerdeki yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de değerlendirilirken yerel halkın, belediyelerin, aile işletmelerinin ve bilim kurumlarının karar sürecine baştan katılması gerekiyor. MOST’un atıfta bulunduğu belgelere göre yetkili bakanlık, Sisak’taki planlanan projenin bir bölümü için çevresel etki değerlendirmesi sürecini eksik belgeler ve yürürlükteki imar planıyla uyumsuzluk gerekçeleriyle durdurdu. Parti, yatırımlara karşı olmadığını, ancak yerli üreticilerin korunması gerektiğini belirtiyor.

Karadağ’da Yerli Üretim ve Yenilikler Tarımın Geleceği İçin Vurgulandı
Görsel kaynağı: Agrokultura · Özgün haber

Karadağ’da Yerli Üretim ve Yenilikler Tarımın Geleceği İçin Vurgulandı

Karadağ’da 16 Ekim’de kutlanan Dünya Gıda Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte, yerli üretimin korunması ve tarımsal yeniliklerin uygulanmasının sektörün geleceği açısından önemi vurgulandı. Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanlığı önünde düzenlenen etkinlikte Mirsad Spahić katılımcılara hitap etti. Organizasyon, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Donja Gorica Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirildi. “Bugün yenilik yapalım, yarın daha iyi gıda için” sloganıyla düzenlenen etkinlikte tarımsal üretimin geliştirilmesi, yeni bilgi ve teknolojilerin kullanılması ve Karadağ’ın gıda güvenliğine katkı sunan kişiler ele alındı. Spahić, yerli üretimin korunması ve geliştirilmesinin tarım sektörünü güçlendirmek için önemli bir ön koşul olduğunu belirterek çiftlikler için daha iyi çalışma koşulları oluşturulması ve gençlerin tarımda gelecek görmesinin sağlanması gerektiğini söyledi. Avrupa entegrasyonu sürecinde üreticilerin zamanında bilgilendirilmesi, uzman desteği alması ve yeni bilgi ile teknolojilere erişmesi gerektiği ifade edildi. FAO ile işbirliğinin kurumların kapasitesini güçlendirme ve çiftçilere destek sağlama açısından önem taşıdığı belirtildi. Etkinlik kapsamında kadınların tarıma, aile işletmelerine ve yerli üretimin korunmasına katkısını anlatan “Karadağ’ı Besleyen Kadınlar” sergisi de düzenlendi.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.

Minsk Bölgesi'nde Mısır Tanesi Hasadı 300 Bin Tonu Aştı
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Minsk Bölgesi'nde Mısır Tanesi Hasadı 300 Bin Tonu Aştı

Belarus’un merkezi Minsk bölgesindeki tarım üreticileri, mısır tanesi hasadında 305 bin tona ulaştı. Bölgedeki üreticilerin toplam hasadı böylece 300 bin ton sınırını geçti. Bu miktar, geçen yılın aynı tarihindeki hasatla karşılaştırıldığında tam iki kat olarak açıklandı. Sonuç, Minsk bölgesinde mısır tanesi hasadının geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin iki katına ulaştığını ortaya koydu.

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi

Azak ve Karadeniz limanlarından tahıl sevkiyatının durması, Rus un üreticileri için yeni ihracat fırsatları oluşturuyor. Agropolis Saburovo’nun kurucusu Aleksandr Polyakov, 2026/27 sezonunda Rusya’nın un ve öğütülmüş ürün ihracatının rekor düzey olan 1,5 milyon tona ulaşabileceğini öngördü. Polyakov, Rus şirketlerinin ortaya çıkan yeni pazarlardan yararlanması gerektiğini söyledi. Polyakov’a göre güney Rusya limanlarındaki lojistik kriz ihracat hacmini sınırlasa da Rus üreticilerin Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu pazarlarındaki konumunu güçlendirebilir. Bu değerlendirmeye göre Türkiye ve Mısır, ucuz Rus tahılı tedarik edemedikleri için fiyat avantajını kaybediyor. Türk işleyicilerin durumunun liranın seyri nedeniyle daha da zorlaştığı, dünya piyasasının ise Kazakistan’daki tahıl rekoltesi düşüşünden etkilendiği belirtildi. Rusya Tarım Bakanlığı, un ve öğütülmüş ürün ihracatı için yıllık 2 milyon tonluk yeni bir hedef belirledi. Bu beklentide Çin’e yapılan sevkiyat artışının etkili olduğu bildirildi. İKAR verilerine göre Çin, 2025/26 sezonunda Rusya’dan 121 bin ton un alarak ilk sıraya çıktı; önceki sezonda bu miktar 71 bin tondu. Türkmenistan da 104 bin tonluk ithalatla önde gelen alıcılar arasında yer aldı; Afganistan ve Irak da başlıca pazarlar olarak sıralandı. İKAR, Rusya’nın 2025/26 sezonundaki un ve öğütülmüş ürün ihracatını 500 bin ton olarak tahmin etti. Sektör birliği ise mevcut takvim yılında ihracatın, önceki yılki 529 bin ton seviyesinde kalmasını bekliyor. Agropolis Saburovo, 2026’da yaklaşık 110 bin ton ürün ihraç ederek 2023’teki 100,4 bin tonluk rekorunu aşmayı planlıyor. Şirketin Baltık Denizi’ndeki, yıllık 100-150 bin ton tahıl yükleme kapasiteli terminali un ürünlerinin elleçlenmesine yönlendirildi.

Karadeniz’deki Gemi Saldırıları Bulgaristan’ın Tahıl İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Gemi Saldırıları Bulgaristan’ın Tahıl İhracatını Tehdit Ediyor

Bulgaristan’ın Plovdiv bölgesindeki çiftçiler, Karadeniz’de dronlarla vurulan gemilerin ardından tahıl üretimindeki krizin daha da derinleşmesinden endişe ediyor. Kaynağa göre tahıl ihracatı ciddi tehdit altında ve tahıl fiyatı son günlerde geriledi. Üretici Angel Vukodinov da mısır, arpa ve ayçiçeği yetiştiren çiftçilerin gelişmelerden kaygı duyduğunu belirtiyor. Vukodinov, durumun altı aydan uzun sürmesi halinde bu ürünlerin ekim alanlarında sert düşüş yaşanabileceğini ve yıllar içinde kurulan bazı çiftliklerin ortadan kalkabileceğini söylüyor. Bulgaristan’da ihracata hazır 5 milyon ton buğday bulunduğu aktarılırken, deniz taşımacılığına alternatif güzergâhların bulunmadığı ve diğer seçeneklerin pahalı olduğu belirtiliyor. Üreticiye göre buğday ton başına 160-170 avroya satılırken, denize kadar kara taşımacılığı ton başına 40 avroya mal oluyor. Selanik’e taşımanın daha da pahalı olması, ihracatı kârsız hale getirebilir. Deniz taşımacılığı kısıtlanırsa ürünlerin Türkiye üzerinden taşınması gerekecek; ancak Türk-Bulgaristan sınırındaki onarım nedeniyle tır şoförleri hâlihazırda 160 saate kadar bekliyor. Taşımacılık sektörü temsilcisi, bu güzergâhta artacak seferlerin nakliyeyi yavaşlatacağını ifade ediyor.

Fas’ta Sulama Suyunun Tuzluluğu Tarımsal Üretim İçin Önemli Bir Kısıt
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Sulama Suyunun Tuzluluğu Tarımsal Üretim İçin Önemli Bir Kısıt

Fas’ın Souss-Massa, Haouz ve diğer sulama havzalarında sulama suyunun tuzluluğu, tarımsal üretim açısından önemli bir kısıt oluşturuyor. Su kaynaklarının miktarı kadar kalitesinin de dikkate alınması gerektiği belirtilirken, elektriksel iletkenliği yüksek suyun hassas bitkilerde su alımını bozabileceği ve kök bölgesinde tuz birikimini artırabileceği aktarılıyor. Bununla birlikte tuzlu su, bileşimine, yetiştirilen bitkinin toleransına, toprağın özelliklerine ve drenaj kapasitesine bağlı olarak her durumda sulamaya elverişsiz sayılmıyor. Kurak veya yarı kurak bölgelerde sulama çoğu zaman üretimin temel koşullarından biri olurken, sulama suyu toprağa sodyum, kalsiyum, magnezyum, klorür, sülfat ve bikarbonat gibi çözünmüş iyonlar taşıyor. Su bitki kökleri tarafından alındığında veya buharlaştığında tuzların bir bölümü toprakta kalıyor. Yeterli yıkanma gerçekleşmezse kök bölgesindeki tuz yoğunluğu artıyor ve toprak nemli görünse bile bitkilerin suyu alması zorlaşabiliyor. Bu nedenle üreticilerin kendi kuyu, ortak şebeke veya farklı kaynakların karışımından oluşan suyu temsil edecek analizlere ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor. Makalede, Fas’taki İssen sulama alanının yer altı suları üzerine Faslı araştırmacıların yürüttüğü bir çalışmaya da yer veriliyor. 2013 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen üç kampanyada 36 kuyudan alınan örneklerin incelendiği çalışmada, incelenen noktaların %11’inde elektriksel iletkenliğin 3 dS/m’nin üzerinde olduğu belirlendi. Irrigation and Drainage dergisinde 2018’de yayımlanan bu sonuçlar, sulama kaynaklarının tek tip değil, farklı kalite düzeylerine göre yönetilmesi gerektiğine işaret ediyor; ancak çalışma, 2026’da Souss-Massa’daki bütün işletmelerin durumunu göstermiyor. Su kalitesinin ilk değerlendirmesinde kullanılan elektriksel iletkenlik (CE), çözeltinin elektrik akımını iletme kapasitesini ve genel mineralizasyon düzeyini gösteriyor. Ancak aynı iletkenlik değerine sahip iki suyun kimyasal bileşimi ve tarımsal riski farklı olabilir. FAO’nun Ayers ve Westcot tarafından hazırlanan sınıflandırmaları, evrensel yasal sınırlar değil, belirli agronomik koşullarda kullanım kısıtının derecesini değerlendiren referanslar olarak tanımlanıyor. Ayrıca sulama suyunun ECw değeri ile toprağın doymuş macun özütü olan ECe ayrı ölçümler; bu nedenle sulama suyunda 2 dS/m ölçülmesi, toprakta da aynı değerin oluşacağı anlamına gelmiyor.

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor

ABD’de bitkisel süt satış hacmi son bir yılda %5,4 azaldı. Circana verilerini aktaran The Economist’e göre, kategorinin en çok satan ürünü badem sütünde düşüş %7,9 oldu. Birleşik Krallık’ta hazirana kadar olan yılda satışlar %2,5 gerilerken Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya’da büyüme yavaşladı. Tüketicilerin bir bölümünün inek sütüne yönelmesinde fiyat ve sağlık algısı etkili oldu. The Economist, tüketicilerin inek sütünü hane bütçesi açısından daha uygun ve sağlık bakımından daha iyi gördüğünü aktardı. Dairy Foods’un paylaştığı Circana verilerine göre ABD’de bitkisel süt geliri 14 Haziran’a kadar olan yılda 2,4 milyar dolara indi; gelir önceki yıla göre %2 azalırken satılan paket sayısı %5 düşerek 574 milyona geriledi. Bitkisel süt üreticileri yeni tatlar ve ambalaj biçimleriyle talebi korumaya çalışıyor. Yulaf sütü üreticisi Oatly, patlamış mısır ve matcha gibi tatları ürünlerine ekledi. Kategorideki genel düşüşe rağmen şirketin Kuzey Amerika satışları %3,8, ABD mağazalarındaki satışları %10 arttı. Avrupa gelirleri %27 yükselirken Çin geliri %2 geriledi.

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor

Güney Avustralya’daki istiridye yetiştiricileri, geçen yılki zararlı alg patlamasının ardından üretimdeki kayıpları ve stok eksikliğini aşmaya çalışıyor. Adelaide’in kuzeybatısındaki Eyre Yarımadası’nda bulunan Franklin Harbour bölgesi dört ay kapalı kaldıktan sonra kasım ayında yeniden açıldı. Simon ve Meagan Turner’ın ailesine ait işletmede istiridyeler yeniden sağlıklı görünürken, kıyı boyunca toparlanmanın aynı hızda ilerlemediği belirtiliyor. Hasat alanlarının kapanması ve geleceğe ilişkin belirsizlik nedeniyle yetiştiriciler, normalde suya yerleştirecekleri genç istiridyeleri geçen yıl stoklayamadı. İstiridyelerin büyümesi 12 ila 15 ay sürdüğü için bu kararın üretim üzerindeki etkisi ancak şimdi belirginleşiyor. Turner ailesinin işletmesinde normalden yaklaşık %40 daha az stok bulunuyor. Hükümet desteği, işletmeyi alg patlamasının en ağır dönemindeki büyük mali kayıplardan korudu ve yeniden açılıştan sonra finansal açıdan çok iyi bir yıl geçirildi. Ancak işletmede su içindeki ürün miktarı yetersiz olduğu için üretim sıkıntısının bundan sonra daha fazla hissedilmesi bekleniyor. Spencer Körfezi’ndeki Stansbury bölgesinde faaliyet gösteren Steve Bowley ise en az 18 aydır yeni stok yerleştirmedi. Bowley, artan deniz kabukluları ve ölü yosunların su altyapısına zarar verdiğini, işletme değerinin 400.000 Avustralya doları gerilediğini ve ölümlerin arttığını tahmin ediyor. Her beş düzine istiridyeden yaklaşık bir düzinesinin öldüğünü söyleyen Bowley, bunun 20 yılı aşkın süredir görmediği bir durum olduğunu belirtti. Ona göre sudaki oksijen ve su akışındaki azalma, istiridyeleri strese sokarak zayıf olanların ölmesine yol açıyor. Yaz yaklaşırken üreticiler, su sıcaklıklarının yükselmesiyle alg patlamasının yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağını bekliyor.

Arjantinli Üreticilere AB’nin Ormansızlaşma Kurallarına Uyum Çağrısı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantinli Üreticilere AB’nin Ormansızlaşma Kurallarına Uyum Çağrısı

Arjantin’de bölgesel soğutma sanayisi kuruluşu FIFRA’nın Başkan Yardımcısı Daniel Urcía, bilgi eksikliğinin sığır üreticilerinin hayvan izlenebilirliğini belgeleyen VISEC Carne platformuna katılımını geciktirdiğini söyledi. Urcía, Avrupa Birliği’ne gönderilen etin ormansızlaşma karşıtı düzenlemenin gereklerini karşıladığını göstermek için kullanılan sisteme katılımın üreticiler açısından maliyet taşımadığını belirtti. VISEC Carne’ye şimdiye kadar yaklaşık 15.000 işletme, 40 mezbaha, 170 hayvan komisyoncusu ve 52 ithalatçı gönüllü olarak katıldı. Urcía’ya göre AB düzenlemesi, Arjantin sektörü açısından gelecek 1 Ocak’tan itibaren uygulanabilir kabul edilmeli. Düzenleme, ithalatçıların ürünlerin 2020’de belirlenen kesim tarihinden sonra ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini kanıtlamasını gerektiriyor. Resmi yükümlülük ithalatçıya ait olsa da tedarikçilerin gerekli bilgileri sağlaması gerekiyor. Urcía, yalnızca Arjantin’in et üreticisi olarak sahip olduğu itibarın yeterli olmayacağını, hayvanların doğduğu, yetiştirildiği ve sonlandırıldığı tüm işletmelerin kurallara uyduğunun belgelenmesi gerektiğini söyledi. VISEC Carne ve Trade Store gibi yetkili platformlar, Senasa, ARCA ve diğer kamu kurumlarının bilgilerine erişiyor. İşletme sahiplerinin ayrıca arazilerini gösteren poligonun doğru sınırlandırıldığını kontrol etmesi gerekiyor. FIFRA yöneticisi işlemi bir sertifika değil, bir kez yapılan idari işlem olarak tanımladı. Bilgiler daha sonra sevkiyatlara eklenerek ithalatçıların Avrupa makamlarına uygunluğu kanıtlamasına yardımcı oluyor. Urcía, veri paylaşmayı reddeden üreticilerin önemli bir pazara erişimini kaybedebileceğini savundu. Bununla birlikte kaynakta, bazı kırsal örgüt yöneticilerinin üreticilere VISEC Carne’ye katılmamalarını önerdiği ve sistemi birincil sektörün çıkarlarına aykırı gördüğü de aktarılıyor. Urcía, Avrupa pazarının özellikle bife, cuadril ve lomo gibi yüksek değerli soğutulmuş kesimler için önem taşıdığını belirtti.

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Kaimpenah, hayvancılık ve kanatlı ürünleri fuarının açılışında sektörün gıda güvenliği, ihracat ve istihdam açısından önem taşıdığını söyledi. Kaimpenah, İran’daki sektörün yılda yaklaşık 19 milyon ton süt, et, yumurta ve bal ürettiğini belirtti. Açılış töreni, 26 Mehr 1405 tarihinde düzenlenen uluslararası fuar kapsamında gerçekleştirildi. Kaimpenah’ın verdiği bilgilere göre yıllık üretim 13 milyon tondan fazla çiğ süt, yaklaşık 3,2 milyon ton tavuk eti, yaklaşık 1,14 milyon ton yumurta, yaklaşık 950 bin ton kırmızı et ve yaklaşık 126 bin ton baldan oluşuyor. Sektörün üretimi iç talebin karşılanmasına katkı sağlarken ihracat ve döviz kazanımında da rol oynuyor. Kaimpenah, devrim öncesinde İran’ın peynir ve tereyağı gibi bazı süt ürünlerinde ithalata bağımlı olduğunu, bugün ise İran ürünlerinin komşu ülke pazarlarında bulunduğunu ifade etti. Son iki savaş sırasında çeşitli zorluklar ve ticari kısıtlamalara rağmen hayvansal ürün üretiminin sürdüğünü belirten Kaimpenah, son sekiz ayda yumurta, tavuk eti, süt ürünleri ve yüksek verimli hayvanlara ait dondurulmuş embriyoların ihraç edildiğini açıkladı. Üretimin devamlılığı için Tarım Bakanlığının üretimi izlediği, üreticilere teknik ve yönetsel destek sağladığı, hayvancılık girdilerini temin ettiği ve genetik materyal stoklarını koruduğu aktarıldı. Sektörün geleceği için değer zincirinin tamamlanması, ileri teknolojilerin kullanılması, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, işletme sermayesi ve altyapı finansmanı sağlanması öncelikler arasında sıralandı. Ayrıca enerji tüketiminin optimize edilmesi, hayvancılığın akıllı teknolojilerle geliştirilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması gerektiği belirtildi.

Paraguay’da Mısır Hasadı İçin Olumlu Beklenti
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Hasadı İçin Olumlu Beklenti

Paraguay’ın Canindeyú, Caaguazú ve Alto Paraná bölgelerindeki üreticiler, mısır ekinlerinin iyi geliştiğini belirterek yıl sonu hasadı için olumlu beklenti taşıyor. Unión de Gremios de la Producción’a (UGP) ait Avatiky projesi kapsamında aileler kaliteli tohumlara erişiyor; bu desteğin üretim sistemlerini güçlendirdiği ve tarımsal faaliyetleri çeşitlendirmeye katkı sağladığı aktarılıyor. Canindeyú’nun Maracaná bölgesinde üreticiler, yağışların çimlenmeyi desteklediğini ve ekinlerin iyi durumda olduğunu bildirdi. Kaynağa göre mısırın başlıca zararlılarından biri olan cigarrita saldırısı da görülmedi. Caaguazú’da üreticiler, mısırın süt sığırlarını beslemek açısından önem taşıdığını belirtirken, Paraguay Tarım Koordinatörlüğü (CAP) temsilcileri ailelerin programın sürmesini beklediğini söyledi. Alto Paraná’nın Santa Rosa bölgesindeki üreticiler ekinlerin gelişiminden memnun olduklarını ve yıl sonunda borçlarını ödemek ile hayvanlarını beslemek için gelir elde etmeyi umduklarını ifade etti. Paraguay’da mısır çoğunlukla iki dönemde yetiştiriliyor; ekim takvimi bölgeye ve çeşide göre değişebiliyor. Kaynakta ayrıca uygun toprak hazırlığı, yabancı ot ve zararlı takibi ile iyi drenajın önemine dikkat çekiliyor.

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor

Çin’den gelen talep ve ihracattaki artış, Brezilya’da sorgumun özellikle ikinci ürün dönemindeki konumunu güçlendiriyor. Geleneksel olarak iç piyasada yem sanayisine yönlendirilen ürün, yeni dış pazarlar ve lojistik güzergâhlarla üreticilere daha fazla pazarlama seçeneği sunuyor. AgRural’ın tahminine göre Brezilya, Eylül-Ekim 2026 döneminde 1,8 milyon ton sorgum ihraç edecek; Çin de başlıca varış noktası olacak. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2025/26 sezonunda Brezilya’nın sorgum üretiminin önceki sezona göre %20,4 artarak 7,35 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Aynı dönemde ekim alanı %32,9 genişleyerek 2,17 milyon hektara çıktı. Conab’ın tarihsel serisi ise üretimin 2020/21 sezonundaki 2,08 milyon tondan 2025/26’da 7,37 milyon tona yükseldiğini ve beş yılda %253,6 arttığını gösteriyor. Kaynakta yer alan bu iki Conab verisi arasında küçük bir fark bulunuyor. StoneX değerlendirmesine göre yüksek mısır üretim maliyetleri ve sorgum arzının daha sınırlı olması, 2026/27 sezonunda bu ürüne ayrılan alanı artırabilir. Sorgumun ekim alanı için mısırla rekabet etmesi, uluslararası piyasadaki mısır arzını da etkileyebilir. StoneX analisti Raphael Bulascoschi, Brezilya’daki etanol tesislerinin iç tüketimi ile küresel talebin ihracatı desteklediğini ve ekim alanının artmasının mısır alanı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. İhracat bağlantıları da genişliyor. Görüşmeler 2025’te özellikle Santa Catarina’daki Imbituba Limanı üzerinden güçlenirken, daha sonra São Paulo’daki Santos, Paraná’daki Paranaguá limanları ve Kuzeydoğu’daki terminalleri kapsadı. VLI, Çin ve Afrika’ya ilk sorgum sevkiyatlarını başlattı ve FCA ile Ferrovia Norte-Sul’un kuzey kesimini kullanarak 2026 sonuna kadar 800 bin tondan fazla taşıma yapmayı öngörüyor. Sorgumun büyümesi, mısırın ikinci ürün ekiminin uygun zaman aralığında yapılamadığı alanların bu ürüne ayrıldığı bir sezonun ardından geldi. Agrobom Ticari Direktörü Marco Castelli, dış satışların üreticilerin bir sonraki ikinci ürün planlarını etkileyebileceğini ve sorgumun iç pazara ek bir pazarlama seçeneği sunduğunu ifade ediyor. Ancak alanın gelecekteki payı, Çin talebinin devamına ve ihracat rotalarının kalıcı biçimde yerleşmesine bağlı olacak. IBGE’nin 2026 için verdiği ayrı tahmin ise 6 milyon ton üretim ve yıllık %11 artış öngörüyor.

Slovakya’da Gübre Maliyetleri İçin Yaklaşık 20 Milyon Avroluk Destek
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Gübre Maliyetleri İçin Yaklaşık 20 Milyon Avroluk Destek

Slovakya ve Avrupa Birliği, yüksek gübre fiyatlarıyla karşı karşıya kalan çiftçilere yaklaşık 20 milyon avro destek sağlayacak. Tarım Bakanı Richard Takáč’ın açıklamasına göre paketin 6,5 milyon avrosu Avrupa Komisyonunun rezerv fonundan, 13 milyon avrosu ise Slovakya bütçesinden karşılanacak. Çiftçiler desteği memnuniyetle karşılasa da ödemelerin artan maliyetlerin yalnızca bir bölümünü karşılayacağını belirtiyor. Gübre fiyatları, Orta Doğu’da çatışmanın başlamasının ardından ilkbaharda yükselmeye başladı. Haliçeli üretici Zoltán Ďurčík, iki yıl önce tonu 300 avroya aldığı gübrenin fiyatının 600 avroya çıktığını söyledi. Üreticiler, daha az gübre kullanımının verimi düşürebileceği uyarısında bulunuyor. Destek miktarı üretim türüne göre belirlenecek. Kışlık buğday için hektar başına 31 avroya kadar ödeme yapılabilecek. Hayvansal üretim ile özel bitkisel üretim yapanlara daha yüksek katsayı uygulanırken, yalnızca bitkisel üretim yapanlar daha düşük katsayı alacak; ancak bakanlığa göre temel olarak tüm çiftçiler destekten yararlanabilecek. Başvuruların yapılması gerekiyor ve ödemelerin en geç Mayıs 2027 sonunda tamamlanması planlanıyor.

Kuzey Makedonya’da Gıda Zincirlerinde Birleşme Fiyatları Düşürecek Mi?
Görsel kaynağı: Telma · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da Gıda Zincirlerinde Birleşme Fiyatları Düşürecek Mi?

Kuzey Makedonya’da gıda perakende zincirleri pazarı, marketlerin birleşmesi ve yabancı oyuncuların girişiyle yeniden yapılanıyor. Business Network verilerine göre geçen yıl en kârlı beş market zinciri yaklaşık 1 milyar avro ciro elde ederken toplam kârları 20 milyon avroya ulaştı. Uzmanlara göre bu dönüşüm ürün arzını artırıyor ve yerli üreticileri, büyük zincirlerin raflarına girebilmek için daha yüksek standartlar uygulamaya yöneltiyor. Perakende zincirleri geliştirme uzmanı Dejan Manev, yerli üretimin gerçekleştirilmesi ve pazara sunulmasında yüksek verimlilik oluşmasının tüketiciler açısından olumlu olabileceğini belirtiyor. Ancak market satın almalarının sürmesiyle rekabetin sıkışabileceği ve tüketicilerin seçeneklerinin azalabileceği uyarısında bulunuyor. Manev, piyasada düşük fiyatlarla çalışan baskın indirim marketleri bulunduğu için birleşmelerin ürünlerde büyük bir fiyat farkı yaratacağından emin olmadığını da söylüyor. Sendika sepeti hesabına göre aile harcamalarının üçte birinden fazlası gıda ve içeceğe ayrılıyor; kaynak bunun bir bölümünü enflasyona bağlıyor. Eylül ayındaki yıllık enflasyon %2,7 olarak verilirken et fiyatlarının %6,4, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarının %3,6, yağ ve katı yağ fiyatlarının ise %7,1 arttığı belirtiliyor. Bu artışların karşılaştırma dönemi kaynakta açıkça belirtilmiyor.

Uruguay’da Soya Ekimi İçin 1,32 Milyon Hektara kadar Alan Beklentisi
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Soya Ekimi İçin 1,32 Milyon Hektara kadar Alan Beklentisi

Uruguay’da gelecek kampanyada soya ekim alanının 1,3 milyon ile 1,32 milyon hektar arasında olması bekleniyor. Germán Bremermann’ın aktardığı tahminler, önceki kampanyada ekilen yaklaşık 1,05 milyon hektarın üzerinde bir alana işaret ediyor. Bremermann, değerlendirmeleri üreticiler ve teknisyenlerden alınan bilgilerin sunulduğu yıllık teknik toplantıda paylaştı. Bununla birlikte, söz konusu rakam kesinleşmiş bir ekim alanı değil, ekim niyetini gösteren bir tahmin olarak aktarılıyor. Alanın gerçekleşmesi hava koşullarına ve planlanan ekim tarihlerine uyulabilmesine bağlı olacak. Özellikle ikinci soyanın, iyi verim beklentisini koruyacak bir dönemde tarlaya alınması önem taşıyor. Önceki soya kampanyası ise kuraklığın etkisiyle zorlu geçti; üretim 2024-2025 dönemindeki yaklaşık 4 milyon tondan 2025-2026’da yaklaşık 2,1 milyon tona geriledi ve ulusal verim son 10 yılın en düşük üç seviyesinden biri oldu. Kolza da Uruguay tarımındaki ağırlığını artırıyor. Tahminlere göre alanı 380.000 ile 400.000 hektar arasında olacak kolza, bu yıl ülkedeki en geniş kışlık ürün konumuna geliyor. Bremermann’a göre ürün; münavebeyi çeşitlendirme, yabancı ot ve hastalık yönetimini kolaylaştırma, tarımsal faaliyetleri zincir boyunca dağıtma ve toprağın kullanımını yoğunlaştırma açısından katkı sağlıyor. Kolzanın ekim sonu ile kasım başı arasındaki erken hasadı, ikinci soyanın uygun tarihlere yakın ekilmesine de imkân verebiliyor. Kolzanın ulusal verimi son dört yılda hektar başına yaklaşık 1.700-1.750 kilogram düzeyinde istikrarlı kaldı. Teknoloji ve yönetim uygulamalarında öne çıkan üreticilerde ise 2.000 kilogramın üzerine çıkma, bazı durumlarda hektar başına 2.500 kilograma yaklaşma beklentisi bulunuyor. Bu potansiyel sonuçların ulusal ortalamayı temsil etmediği, daha düşük teknoloji yatırımı yapılan veya üretim koşulları daha elverişsiz alanların da ortalamaya dahil olduğu belirtildi. Beklentilerin gerçekleşmesi hasat dönemindeki koşullara bağlı olacak. Diğer yağlı tohumlarda görünüm daha sınırlı. Carinata alanı önceki yılki genişlemenin ardından sert biçimde gerilerken, bu ürün için yetiştirme yönetimi, bölgesel uyum ve alıcı pazarların geliştirilmesine ihtiyaç duyuluyor. Camelina Uruguay koşullarına uyum açısından daha erken bir aşamada ve niş denemelerle değerlendiriliyor. Ayçiçeğinde ise bu kampanyada önemli bir alan artışı öngörülmüyor. Bremermann ayrıca teknoloji ve üretim yönetimindeki ilerlemelerin, iklim değişkenliği karşısında tarımsal üretime daha fazla istikrar sağlayabildiğini söyledi.

Plaza Rural Rematında Genç Erkek Sığır ve Besilik İnek Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Plaza Rural Rematında Genç Erkek Sığır ve Besilik İnek Fiyatları Arttı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Uruguay’da Plaza Rural’ın 329. rematında genç erkek sığır ve besilik inek kategorileri fiyat artışlarıyla öne çıktı. 15-16 Ekim’de düzenlenen satışta 11.050 sığır, toplam teklifin %87,68’ine karşılık gelecek şekilde satılırken 1.513 koyunun tamamı alıcı buldu. Plaza Rural Başkanı Ignacio Victorica, satışların akıcı olduğunu, ülkenin farklı bölgelerinden alıcıların katıldığını ve ön tekliflerin etkili olduğunu belirterek rematı olumlu değerlendirdi. Genç erkek sığırlarda üç yaş grubunun tamamında önceki remata göre artış kaydedildi. İki-üç yaş arasındaki hayvanlar ortalama 3,49 ABD doları/kg ile %8,2 yükseldi ve hayvan başına ortalama 1.308 ABD dolarına ulaştı. Üç yaş üstü grupta ortalama 3,36 ABD doları/kg ile %6,2 artış görüldü; satışlar bu iki kategoride tamamen gerçekleşti. Bir-iki yaş grubunda fiyat 3,67 ABD doları/kg’ye, hayvan başına ortalama değer ise 1.231 ABD dolarına çıktı. Bu kategoride satış oranı %98,67 oldu. Besilik ineklerde ortalama fiyat %6,5 artarak 2,73 ABD doları/kg’ye yükseldi. Hayvan başına ortalama 1.077 ABD doları olarak gerçekleşirken kategorideki satışlar tamamlandı. Gerónimo Brea, birçok lotun kilogram başına 2,70 ABD dolarının üzerinde işlem gördüğünü ve 384 kilogramlık bir lotun 3 ABD dolarına satıldığını aktardı. Brea’ya göre sonuçlar, besilik ineklerdeki talep beklentilerini aştı. Buzağı piyasasında ağırlığa göre farklı bir görünüm oluştu. 140 kilogramın altındaki buzağılar ortalama 5,47 ABD doları/kg ile %6,9, 140-180 kilogram arasındaki grup ise 4,78 ABD doları/kg ile %2,2 arttı; her iki grupta satışlar tamamlandı. Buna karşılık 180 kilogramın üzerindeki buzağılar 3,99 ABD doları/kg ile %1,7 geriledi ve satış oranı %86,40’ta kaldı. Buzağıların genel ortalaması %0,5 düşerek 4,15 ABD doları/kg olurken hayvan başına ortalama 897 ABD doları ve satış oranı %89,43 olarak kaydedildi. Genç dişilerde de güçlü sonuçlar alındı. Buzağı dişilerinin ortalama fiyatı 4,17 ABD doları/kg ile aynı kategorideki erkeklerin 4,15 ABD dolarlık değerini aştı ve %3,5 arttı. Bir-iki yaşındaki genç dişiler 3,76 ABD doları/kg ile aynı yaştaki erkeklerin 3,67 ABD dolarlık fiyatının üzerinde kaldı; iki yaş üstündeki genç dişiler ise 3,39 ABD doları/kg’ye ulaştı. Victorica, talebin üreticilerin sürülerini büyütme ve gelecekte buzağı üretimini artırma ilgisini yansıtabileceğini, ancak eğilimin kalıcı olup olmadığının sonraki rematlarda anlaşılacağını söyledi.

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede

Yunanistan’ın Korinthia bölgesinde limon üreticileri, fiyatların tatmin edici seviyelerde seyretmesi nedeniyle iyi bir sezon geçiriyor. Üretici kooperatifi başkanı Hristos Georgas, erkenci İnt erdonato çeşidinde ağaçların iyi durumda olduğunu ve üreticilerin beklentilerinin yüksek olduğunu, ancak Maglino çeşidinde aynı tablonun görülmediğini belirtti. Georgas’a göre Maglino üretimi bu yıl %20 azaldı. Geçen yılki düşüş de hesaba katıldığında çeşitteki toplam kayıp %40’a ulaşıyor. Maglino, bölgede en geniş alanı kaplayan çeşit olurken, geçen yıl ihracat talebinin artmasıyla fiyatı 0,95 euroya kadar çıktı. Limon fiyatları mevcut dönemde 0,70–0,75 euro aralığında; ticari dönem yaklaşık 0,65 euro seviyesinden başladı. Limonlar şu anda Yunanistan iç pazarına sunuluyor. Noel sonrasında, özellikle Balkan ülkelerine ihracatın artması bekleniyor. Buna karşın üreticiler yüksek su, zirai ilaç ve gübre maliyetleriyle mücadele ediyor. Kaynakta ayrıca ithal limonların yerli ürün gibi sunulması ve Türk ürünleriyle rekabetin üretim üzerindeki baskıyı artırdığı aktarılıyor. Georgas, son on yılda limon üretiminde önemli düşüş yaşandığını; yaşlanan tarımsal nüfusun, gençlerin yetiştiriciliğe yönelmemesinin ve su eksikliğinin bu süreci etkilediğini ifade etti. İlgili sulama şebekelerinin ise hâlâ etüt aşamasında bulunduğunu söyledi.

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya

Endonezya’da bağımsız broyler tavuk yetiştiricileri, canlı tavuk satış fiyatlarının gerilemesi ve üretim maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle iflas riskiyle karşı karşıya. Yetiştiricileri temsil eden Perhimpunan Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), koşulların sürmesi halinde üreticilerin iki ay içinde ayakta kalamayabileceğini bildirdi. Permindo’ya göre yetiştirici seviyesinde canlı tavuk fiyatı kilogram başına 20.000-20.500 Endonezya rupisine gerilerken yem fiyatı 9.700-10.000 rupiye ulaştı ve daha da artma ihtimali taşıyor. Birlik üyesi Asep Saepudin, yem maliyetlerindeki artışın canlı tavuk fiyatı henüz toparlanmadığı için bağımsız işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Asep, yetiştiricilerin mevcut zararının tavuk başına 4.000-5.000 rupiye ulaştığını ve bu nedenle yeni üretim döngüsünü sürdürmek için gereken sermayenin daraldığını belirtti. Permindo, hükümetten canlı tavuk fiyatını kontrol etmesini isterken, Asep piyasa fiyatlarını etkileyen entegre yetiştiricilerin satış fiyatlarını ayarlamasını talep etti. Asep ayrıca yem fiyatının kilogram başına 8.000-8.500 rupiye indirilmesini ve canlı tavuk fiyatının en az 24.000 rupide tutulmasını önerdi. Yem hammaddesi mısırın fiyatının 8.400 rupiye çıktığı ve arz sıkıntısı yaşandığı belirtilirken, hükümetten uygun fiyatlı ve yem sanayisi standartlarına uygun mısır tedarikinin güvence altına alınması istendi.

Güney Afrika Tarımı Büyümeyi Çiftçilerin Dayanıklılığına Bırakamaz
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Tarımı Büyümeyi Çiftçilerin Dayanıklılığına Bırakamaz

Güney Afrika’da tarım sektörünün büyümesini, çiftçilerin hükümet kaynaklı altyapı ve hizmet eksikliklerini telafi etmesine dayandırmanın sürdürülebilir olmadığı belirtildi. Uyarı, AgriSA’nın Gauteng’deki yıllık kongresinde gazeteci Qaanitah Hunter’ın yönettiği panelde ekonomist Wandile Sihlobo ile gazeteci Lourensa Eckard tarafından dile getirildi. Panelde devlet, örgütlü tarım ve özel sektör arasındaki sorumluluk paylaşımı ile hesap verebilirlik ele alındı. Sihlobo, Güney Afrika’nın tarımsal üretiminin 1994’ten bu yana verimlilik artışları, teknolojik ilerlemeler ve ihracatın genişlemesiyle iki katından fazla arttığını söyledi. Tarım ihracatının yaklaşık 2 milyar ABD dolarından 2000’de 15,1 milyar ABD dolarına 2025’te yükseldiğini belirten Sihlobo, bu gelişmede hükümetin ticaret anlaşmalarını kolaylaştırması, tarım teknolojilerini kaydetmesi ve pazar erişimini korumasının da rol oynadığını kaydetti. Bu nedenle tartışmanın, hükümetin sektörde bulunup bulunmamasından çok sorumluluklarını ne kadar etkili yerine getirdiği üzerine kurulması gerektiğini savundu. Eckard ise çiftçilerin dayanıklılığının sınırsız ek maliyet ve sorumluluğu üstlenebilme kapasitesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Uzak bölgelerdeki üreticilerin kendilerini yalıtılmış ve yeterince temsil edilmemiş hissedebildiğini söyleyen Eckard, yolların ve limanların işlevsiz olduğu koşullarda arazi devri ile mali desteğin yeni üreticilerin pazara erişimini güvence altına alamayacağını ifade etti. Bu sorunların, özel çözümler kuracak mali gücü bulunmayan çiftçileri daha fazla etkilediği belirtildi. Sihlobo, kamu-özel ortaklıklarının yararlı olabileceğini ancak özel kuruluşların hükümet işlevlerini üstlenmesinde net sınırlar ve hesap verebilirlik güvenceleri gerektiğini söyledi. Eckard, kamu kaynaklarının üretim ve istihdamı artıran faaliyetlere yönlendirilmesini, destek programlarının sonuçlarının ölçülmesini ve üretken çiftçiliği teşvik edecek araçların değerlendirilmesini önerdi. Sihlobo da üretimi büyütmek için uygun maliyetli finansman, arazi, teknik beceriler ve modern teknolojinin birlikte gerektiğini; finansmanın tek başına ticari açıdan sürdürülebilir çiftlikler oluşturmayacağını vurguladı.

Tarım Bakanı: Politikanın Odağında Birincil Sektörün Güçlendirilmesi
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Bakanı: Politikanın Odağında Birincil Sektörün Güçlendirilmesi

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Hristos Senekis, hükümet politikasının birincil sektörün güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerin canlandırılması üzerine kurulduğunu söyledi. Senekis, açıklamaları Mutulla’da düzenlenen 2. Kolotziou Festivali’nde yaptı. Üreticilerin yatırım yapabilmesi, işletmelerini modernleştirmesi ve değişen dönem koşullarına uyum sağlaması hedefleniyor. Bakan, bu doğrultudaki başlıca araçlardan birinin 2023-2027 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) Stratejik Planı olduğunu belirtti. Planın toplam bütçesi 454 milyon avro. Son çağrıda Büyük Yatırım Planı için talep edilen toplam hibe 200 milyon avroya ulaşırken, genç çiftçilerin ilk yerleşimine yönelik müdahalede talep edilen tutar 9,7 milyon avro oldu. Finansmana erişimin yatırımların uygulanmasında önemli bir engel oluşturabildiğini belirten Senekis, ticari bankalarla iş birliği içinde birincil sektör için bir Finansman Aracı oluşturulduğunu açıkladı. Daha uygun kredi koşulları ve basitleştirilmiş süreçlerle tarımsal işletmelerin yatırım planlarını üretime dönüştürmesinin amaçlandığını söyledi. Ayrıca 2026 içinde gübre, tarımsal girdiler ve tarım yakıtı maliyetlerine yönelik toplam 2,5 milyon avroluk müdahaleler yapıldı; 13 Ekim’de de 2025 kuraklığından etkilenen üreticiler için 4,6 milyon avroluk acil destek onaylandı.