ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 16

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması

Avustralya’nın Yeni Güney Galler (NSW) eyaletindeki Central Coast bölgesinde bulunan Mountain Pride Farms yumurta çiftliği, hayvanlara eziyet iddiaları nedeniyle soruşturuluyor. NSW Tarım Bakanı Tara Moriarty, çiftlikte canlı tavukların itlaf edildiğini söyledi ve süreci “acil durum” olarak nitelendirdi. Moriarty, NSW Temel Sanayiler Bakanlığının çiftlikte gıda güvenliği veya biyogüvenlik sorunları bulunup bulunmadığını belirlemek için soruşturma başlattığını açıkladı. Bakan, çiftliğin yumurtalarının gıda tedarik zincirine girmesini önlemek için adım atıldığını, biyogüvenlik kontrollerinin uygulanmasını ve sürdürülmesini izlemeye devam edeceklerini belirtti. Hayvan hakları grubu Animal Liberation, bu hafta başında Mountain Pride Farms’ta çekildiği öne sürülen ölü ve ölmekte olan tavukları gösteren bir video yayımladı. Greens milletvekili Abigail Boyd ise çiftlikle ilgili endişelerin ilk olarak Eylül 2025’te gündeme getirildiğini ve RSPCA, NSW Temel Sanayiler Bakanlığı, NSW Polisi ile Central Coast Belediyesine iletildiğini söyledi. Animal Liberation sözcüsü Lisa Ryan, çiftliğin yumurtalarının cumartesi günü Central Coast’taki taze gıda pazarlarında jenerik ambalajlarla satıldığının görüldüğünü, çarşamba gecesi de Peats Ridge’deki bir akaryakıt istasyonunda satışta olduğunu söyledi. Çiftliğin sahibi soruşturma hakkında yorum yapmadı. İşletmenin internet sitesinde ise yumurtalar “yüksek refah standartlarına sahip” ve “serbest gezen” olarak tanımlanıyor.

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı

Slovakya'da yayımlanan gıda güvenliği bilgilendirmesinde, doğru depolama ve işleme uygulamalarının gıdaların güvenliği ile kalitesini koruduğu ve gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine yardımcı olduğu belirtildi. Tüketicilere, ürün ambalajındaki saklama sıcaklığı ve koşullarına uyma, çabuk bozulan gıdaları satın aldıktan sonra buzdolabına koyma, tüketme veya işleme çağrısı yapıldı. Salmonella ve Campylobacter gibi mikroorganizmaların çoğalmasını ve yayılmasını sınırlamak için sıcaklık zincirinin korunması gerektiği aktarıldı. Yumurta, çiğ et ve et ürünleri, meyve, sebze ve yarı mamuller çabuk bozulan gıdalar arasında sayılırken pirinç, makarna, un, şeker, yağ, sirke ve konserve ürünlerinin farklı depolama gereksinimleri olduğu kaydedildi. Pişmiş yemeklerin buzdolabı dışında iki saatten fazla bırakılmaması, özellikle çorba, sos ve et suyu gibi su içeriği yüksek yemeklerin oda sıcaklığında daha hızlı bozulabileceği uyarısı yapıldı. Taze gıdalarda etiketlerde belirtilen sıcaklığın genellikle 2 ila 8 °C arasında olduğu belirtildi. Çapraz bulaşma riskine karşı çiğ ve hazır gıdaların ayrı tutulması, çiğ et veya balık sularının doğrudan tüketilecek gıdalara temas etmemesi ve kapalı kapların kullanılması önerildi. Dondurulmuş gıdaların buzdolabında yavaşça çözdürülmesi, çözüldükten sonra kısa sürede işlenmesi ve yeniden dondurulmaması gerektiği bildirildi. Çiğ et için ayrı kesme tahtası ve mutfak gereçleri kullanılması da tavsiye edildi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yürütülen Safe2Eat kampanyasına ortak ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğu aktarıldı.

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Cezayir’in Buğday Alımı Romanya’yı Olası Tedarikçiler Arasına Taşıdı

Cezayir Devlet Tahıl Ajansı OAIC, salı günü tamamlanan uluslararası ihalede yaklaşık 750.000 ton ekmeklik buğday aldı. Tüccarların tahminine göre alım fiyatı, taşıma dahil C&F koşuluyla ton başına 326-326,50 dolar oldu. İhalede tedarikçi menşeleri kesinleştirilmezken Romanya, Bulgaristan, Arjantin ve Baltık bölgesi olası kaynaklar arasında gösterildi. Baltık limanlarından sevk edilen Rus buğdayının da olası teslimatlar arasında bulunduğu belirtildi. Cezayir’in piyasaya dönüşü, yaklaşık bir ay önceki çok yıllı zirvelerden gerileyen fiyatların ithalatçıları yeniden alıma teşvik etmesinin ardından gerçekleşti. Eylüldeki ihalede 500.000 ton buğday için ton başına 319-321 dolar C&F ödenmişti. Yeni ihalede fiyatın eylüle göre yaklaşık 5-7,5 dolar, ağustosa göre ise yaklaşık 37 dolar yükseldiği ve ağustosa kıyasla artışın yaklaşık %13’e ulaştığı aktarıldı. İhale fiyatı tüccar tahmini olarak verildiği için resmi fiyat olarak kesinleştirilmedi. Romanya’nın Köstence Limanı’ndaki piyasa hareketlerinde 14 Ekim’de DAP ekmeklik buğday fiyatı ton başına 239 avroya çıktı ve günlük bazda %0,8 arttı. Yemlik buğday %0,5 yükselirken yemlik arpa %1,4 geriledi; mısır, ayçiçeği ve kolza fiyatları değişmedi. Euronext’te aralık buğday kontratı da %1,4 artışla ton başına 246,75 avroya yükseldi. Köstence’deki DAP fiyatı ile Cezayir ihalesindeki C&F fiyatının farklı teslim koşullarını yansıttığı belirtildi. Fransa’da FranceAgriMer, 2026/27 sezonunda AB dışına yapılacak yumuşak buğday ihracatı tahminini 6,3 milyon tondan 6,5 milyon tona çıkardı. Kurum, aynı sezon için yumuşak buğday nihai stok tahminini 3 milyon tondan 2,7 milyon tona, arpa tahminini 1,6 milyon tondan 1,5 milyon tona ve mısır tahminini 1,5 milyon tondan 1,1 milyon tona indirdi. Mısır stokundaki düşüş 400.000 tonla en büyük revizyon oldu. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları tek haftada ton başına 10 dolar gerileyerek, %48 standart yağ içeren ve işleme tesislerine teslim edilen ürün için KDV hariç 320-340 dolara düştü. Hasat 3,44 milyon hektardan 7,44 milyon tona ulaşarak tahmini alanın %66’sına çıktı. Rus saldırıları ve lojistik engellerin işleme ile ihracatı aksattığı, ekim ayının ilk günlerinde ihracata yönelik bitkisel yağ demiryolu taşımalarının eylül hızına göre %17,3 azaldığı bildirildi. Ayçiçek yağı Türkiye teslimi (CIF) 1.320-1.340 dolar/ton fiyatla teklif edilirken, taşıma güçlükleri ihracatçıların bu fiyatlardan yararlanmasını engelliyor ve bazı fabrikalar geçici olarak faaliyetlerini durdurma riski taşıyor.

Takaichi, Takebe'yi Japonya'nın Yeni Tarım Bakanı Atadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Takaichi, Takebe'yi Japonya'nın Yeni Tarım Bakanı Atadı

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kazuo Yana'nın tartışmalar nedeniyle görevden ayrılmasından bir gün sonra Arata Takebe'yi yeni tarım bakanı olarak atadı. Takaichi, eski kıdemli tarım bakanı yardımcısı Takebe'yi seçerken politika uzmanlığını ve parlamento deneyimini gerekçe gösterdi. Takebe, göreve hızla uyum sağlayarak hükümetin yasama gündeminin yürütülmesine katkı sunacağını söyledi. Atama, hükümetin 12 Aralık'a kadar sürecek 69 günlük olağanüstü parlamento oturumunda gündemini ilerletmeye çalıştığı dönemde yapıldı. Gündemde, tüketim vergisinin geçici olarak düşürülmesini öngören bir tasarının kabul edilmesi de bulunuyor. Takaichi, Takebe'nin özellikle parlamento çalışmalarının yürütülmesinde etkin olmasını beklediğini belirtti. Yana'nın görevde kaldığı dönemde, muhalefet milletvekilleri üst meclisin tarım, ormancılık ve balıkçılık komitesi toplantılarına katılmayı reddetmişti. İktidar ve muhalefet partileri, Yana'nın ayrılmasının ardından bütçe komitesi toplantılarının yapılması konusunda ön anlaşmaya vardı. Bu gelişme, tüketim vergisi tasarısının alt mecliste görüşülmesindeki gecikme riskini azaltmayı amaçlıyor. Hokkaido'dan seçilen 56 yaşındaki Takebe, Temsilciler Meclisi'nde altıncı dönemini sürdürüyor. Daha önce Fumio Kishida hükümetinde tarım, ormancılık ve balıkçılıktan sorumlu kıdemli bakan yardımcılığı yaptı; Liberal Demokrat Parti içinde tarım ve ormancılık biriminin yöneticiliği ile balıkçılık politikaları araştırma komisyonu başkanlığı görevlerinde bulundu. Babası Tsutomu Takebe de daha önce tarım bakanlığı yapmıştı.

BM, Hürmüz'den Gübre Geçişi İçin ABD-İran Anlaşması İstedi
Fotoğraf: UN warns failure to activate Hormuz fertiliser plan could trigger food crisis · Kaynağın lisans bilgisi
Veri haberi

BM, Hürmüz'den Gübre Geçişi İçin ABD-İran Anlaşması İstedi

ABD ile İran'ın, gübrelerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini kolaylaştıracak Birleşmiş Milletler (BM) destekli plan üzerinde birkaç hafta içinde anlaşamaması, Asya ve Afrika'nın bazı bölgelerinde gıda güvenliği krizine yol açabilir. Planı yürüten BM Genel Sekreter Yardımcısı Jorge Moreira da Silva, anlaşma sağlanmazsa ekim döneminin kaçırılabileceğini söyledi. BM, gübre geçişini kolaylaştırmak amacıyla mart ayında bir görev gücü oluşturdu ancak mekanizma henüz uygulanmadı. Moreira da Silva, Washington ve Tahran'ın anlaşması halinde planın 7-10 gün içinde devreye alınabileceğini belirtti. Ona göre ekim döneminin kaçırılması tarımsal verimliliği düşürebilir ve fiyatlar üzerindeki etkiyi artırabilir. Savaştan önce Hürmüz Boğazı, küresel ticarete konu ürenin yaklaşık üçte birini ve deniz yoluyla taşınan kükürdün yaklaşık yarısını taşıyordu. Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü, Körfez bölgesinden gübre sevkiyatlarının çatışmanın başlamasından altı aydan fazla süre sonra büyük ölçüde durduğunu bildirdi. Uluslararası Ticaret Odası'nın ağustos raporuna göre, kesintinin sürmesi halinde emtia fiyatları tahıllarda %81'e, yağ bitkilerinde %66'ya ve hayvansal ürünlerde %30'a kadar yükselebilir. Önerilen operasyonda Umman'da kurulacak koordinasyon merkezi gemileri kaydedecek ve güvenli geçişi koordine edecek. BM gözlemcileri yüklemeyi doğrulayacak, gemiler transit sırasında izlenecek ve gerekirse ek denetimler yapılacak. İran ile ABD, hazirandaki geçici ateşkesin çökmesinden bu yana arabulucular üzerinden öneri alışverişi yapıyor. Ancak Hürmüz'ü yeniden açma çabaları Tahran'ın koşulları ve Washington'ın İran'ın nükleer programını baştan ele alma ısrarı nedeniyle durmuş durumda. Karadeniz'deki gemi saldırıları, Kızıldeniz'deki Husilerin saldırıları ve iklim krizi de küresel gıda güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor.

Sivil Toplum Örgütleri Meksika’da Balıkçılık Bütçesinin Artırılmasını İstedi
Görsel kaynağı: El Universal · Özgün haber
Veri haberi

Sivil Toplum Örgütleri Meksika’da Balıkçılık Bütçesinin Artırılmasını İstedi

Meksika’da Observatorio de Crisis Climática y Presupuesto Público ile Causa Natura, balıkçılık için ayrılan kamu bütçesinin artırılmasını istedi. Kuruluşlar, 2027 Federal Harcama Bütçesi Projesi’nde balıkçılık açısından temel kamu kurumlarına ayrılan kaynakların yetersiz olduğunu belirtti. Kuruluşlara göre bu durum, Meksika’nın uluslararası taahhütlerini yerine getirmesini, gıda egemenliğini ve ülkedeki milyonlarca kişinin gıda güvenliğini riske atıyor. Açıklamada, deniz ve kıyıların korunması için gereken yıllık kaynağın 1,7 trilyon peso olduğu, mevcut tahsisatın ise bunun yarısında kaldığı savunuldu.

ABD'nin Tarifesiz Sığır Eti İthalatı Kıyma Fiyatlarını Sınırlı Etkiledi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Tarifesiz Sığır Eti İthalatı Kıyma Fiyatlarını Sınırlı Etkiledi

ABD yönetiminin sığır eti fiyatlarını düşürmek amacıyla geçici olarak genişlettiği tarifesiz ithalat kotası, hedeflenen etkinin gerisinde kaldı. Ağustosta duyurulan düzenleme, 90 gün içinde 300.000 metrik ton ek sığır etinin ülkeye girmesini ve ayda 100.000 metrik tona kadar uygun nitelikte ürün ithal edilmesini öngörüyordu. Ancak ilk tahsis döneminde, 28 Eylüle kadar yalnızca 37.486 metrik ton sığır eti ithal edildi; 62.500 metrik tondan fazla kota kullanılmadı. Arkansas Üniversitesi tarım ekonomisti James Mitchell, ithal edilen miktarın yalnızca 8.054 ila 21.936 metrik tonluk bölümünün normal koşullarda ABD pazarına girmeyecek ek sığır eti olabileceğini tahmin etti. Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun 22 eyaletteki 41 marketi kapsayan analizinde, marketlerin 30'unda kıyma fiyatları değişmedi. Ortalama fiyat 2 Eylülde pound başına 7,29 dolardan 23 Eylülde 7,13 dolara inerken düşüş 16 sent, yani yaklaşık %2 oldu. Kaynakta aktarılan değerlendirmelere göre ABD'deki dar sığır varlığı, yıllar süren sürü küçülmesi ve güçlü tüketici talebi fiyatları yüksek tutuyor. İthal ürünlerin limanlara ulaşmasının ardından işleme, dağıtım ve perakende kanallarından geçmesi gerektiği için ek arzın market fiyatlarına yansıması zaman alabiliyor. Mitchell, genişletilen ithalat izninin ihracatçıların kotayı dolduracağını veya fiyatları hemen düşüreceğini garanti etmediğini belirtti. Politika, tüketicilere sınırlı tasarruf sağlarken sığır üreticilerinin tepkisini çekti. Kansas Çiftlik Bürosu Başkanı Glenn Brunkow, ithalat kararının Amerikan ineğinin değerini tahminen 200 ila 400 dolar düşürdüğünü söyledi. Kuraklık, yüksek üretim giderleri ve sürü tasfiyeleriyle daralan arzın yeniden oluşturulmasının yıllar sürebileceği belirtilirken Beyaz Saray, ithalatın yerli sürü toparlanana kadar tüketicilere rahatlama sağlayabileceğini savundu. Trump ise geçici önlemi kasımda sona ermesinin ötesine uzatmayı düşünmediğini açıkladı.

Akdeniz’de Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Çiftçiler Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Bold News Albania · Özgün haber
Veri haberi

Akdeniz’de Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Çiftçiler Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Akdeniz bölgesinde zeytinyağı piyasası, iki yıllık kuraklığın ardından üretimin yeniden artmasıyla oluşan arz fazlasının baskısı altında. İtalya, İspanya ve Yunanistan’daki sızma zeytinyağı toptan fiyatlarının birkaç ay içinde yaklaşık yarı yarıya gerilediği, bu durumun üreticileri ciddi zarar ve iflas riskiyle karşı karşıya bıraktığı bildiriliyor. İtalya’da kilogram başına fiyat 9,20 avrodan yaklaşık 4 avroya düşerken, kaynak bu gerilemeyi %47’lik değer kaybı olarak veriyor. İspanya ve Yunanistan’da ise fiyatların kilogram başına 3,40-3,65 avroya kadar indiği belirtiliyor. Gübre, traktör yakıtı ve işçilikteki maliyet artışları nedeniyle bir kilogram yağın üretim maliyetinin en az 7 avro olduğu hesaplanıyor. Fiyat baskısının başlıca nedenlerinden biri olarak İspanya’nın yüksek üretimi gösteriliyor. Ülkenin bu yıl yaklaşık 1,6 milyon ton zeytinyağını piyasaya sunmasının beklendiği ve bunun geçen yıla göre %29 artış anlamına geldiği aktarılıyor. Bu miktarın işleme sanayisini doyurduğu ve küçük yerli çiftçilerin pazarlık gücünü azalttığı ifade ediliyor. Avrupa’daki tarım örgütleri ayrıca Tunus gibi AB dışı ülkelerden gümrüksüz ithalat konusunda uyarıda bulunuyor; büyük şirketlerin yaklaşık 3,50 avroluk ucuz yağı karıştırarak sertifikalı Avrupa ürününün değerini düşürdüğü öne sürülüyor. Hasat kampanyasının yeni başladığı dönemde çiftçiler, maliyetin altında satacakları ürün için işçi ve sıkım tesisi giderlerini karşılamakla zeytinleri ağaçta bırakmak arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Bari’de 2 binden fazla çiftçinin protesto düzenlediği, Endülüs’te de gösteri çağrıları yapıldığı belirtiliyor. Kaynakta, Avrupa Birliği’nin doğrudan hibeler sağlaması veya maliyetin altında satışları engelleyen yasaları uygulaması olası müdahale seçenekleri olarak aktarılıyor.

Suriye’nin Buğday Depolama Kapasitesi Hasadın Gerisinde Kaldı
Görsel kaynağı: Enab Baladi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’nin Buğday Depolama Kapasitesi Hasadın Gerisinde Kaldı

Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakan Yardımcısı Maher al-Hassan, ülkenin tahıl depolama kapasitesinin 1,2 milyon tonu aşmadığını, ilgili makamların ise geçen sezon yaklaşık 2,7 milyon ton tahıl aldığını açıkladı. Açıklama, 14 Ekim’de Şam’da düzenlenen basın toplantısında yapıldı. Kapasite açığı nedeniyle bir milyon tondan fazla tahıl açıkta depolandı. Al-Hassan, bunun hava koşullarına maruz kalma, depolama ve ilaçlamayla bağlantılı ek maliyet ve riskler doğurduğunu, miktarlar arasındaki farkın hasadın korunmasını zorlaştırdığını söyledi.

Almanya’dan Rusya’ya Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi Çağrısı
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber

Almanya’dan Rusya’ya Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi Çağrısı

Almanya, Rusya’ya Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıları durdurması ve tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlayacak bir ateşkesi kabul etmesi çağrısında bulundu. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, bu çağrıyı çarşamba günü Berlin’de Bulgar mevkidaşı Velislava Petrova-Chamova ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptı. Wadephul, saldırıların sürmesinin Afrika başta olmak üzere Küresel Güney’deki insanlar üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğini ve gıda güvensizliğini artırabileceğini belirtti. Özellikle tahıl taşıyan gemileri hedef alan saldırıların, tarımsal ithalata bağımlı ülkelerde gıda güvenliği ile sivillerin yaşamı için doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi. Alman bakan, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin Rusya ve Ukrayna ile sivil gemilerin güvenli geçişini ve tahıl ihracatının kesintisiz sürmesini sağlayacak düzenlemeleri görüşmeye hazır olduğunu aktardı. Önerilen ateşkesin ticari deniz trafiğini korumaya ve Karadeniz üzerinden sevkiyata bağımlı ülkelere gıda tedarikini sürdürmeye odaklanacağı belirtildi. Wadephul ayrıca, ticari gemiciliğe yönelik askeri operasyonların devam etmesinin Rusya’nın Küresel Güney ülkeleri nezdindeki itibarına zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor

Şili’de kadınlar 2024’te tarım, ormancılık, hayvancılık ve balıkçılık istihdamının %23’ünü oluşturdu. Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA) verilerine göre bu oran 126.193 kadına karşılık gelirken aynı istihdam alanında 427.330 erkek çalışıyordu. Ancak kırsal kadınların ekonomiye katkısı ücretli istihdamla sınırlı kalmıyor; gıda üretimi, ev işleri ve bakım faaliyetlerinin bir bölümü istatistiklerde görünmüyor. Kırsal alanda aynı gün içinde tarımsal işler, hayvan bakımı, yemek hazırlama ve aile üyeleriyle ilgilenme yürütülebiliyor. Bu faaliyetlerin bir bölümü gelir yaratırken bazıları aile ekonomileri için gerekli olmasına rağmen ücretli iş olarak kaydedilmiyor. Kadınların katkısı ayrıca öz tüketim için gıda üretimini, tohum saklamayı, ürünleri el işçiliğiyle dönüştürmeyi ve pazarlamayı kapsıyor; bu işler hanelere gıda ve gelir sağlarken üstlenilmesi gereken bazı maliyetleri azaltıyor. Maruja Cortés, ücretsiz emeğin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya doğrudan dahil edilmemesinin kadınların üretime ve aile ekonomilerinin sürdürülmesine katkısını olduğundan düşük gösterebileceğini belirtiyor. Emeğin görünmez kalmasının kamu politikalarını, krediye erişimi ve teknik yardımı etkileyebileceği; özellikle desteklerin üretken işlerin önemli bölümünü yapan kişiler yerine işletmelerin kayıtlı sahiplerine yöneldiği durumlarda bunun daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Universidad Católica de Temuco akademisyeni Jorge Constanzo’ya göre tarımsal üretim, ev işleri ve bakım sorumlulukları çoğu zaman art arda değil eşzamanlı yürütülüyor. Bu sorumlulukların fiziksel, psikolojik ve duygusal aşırı yük yaratabileceği, üretim destek programlarının ev ve bakım görevlerini dikkate almadığında kadınlara ek yük getirebileceği belirtiliyor. ODEPA’nın CASEN 2024 verilerine göre kadınların hane reisi olduğu kırsal hanelerde yoksunluk oranı %16,2 iken erkeklerin hane reisi olduğu hanelerde %12,5 oldu. Cortés ve Constanzo, bu emeğin ölçülmesini daha uygun kamu politikaları tasarlamak için gerekli görüyor.

Amazon Almanya’da Taze Gıda Teslimatına Dönüşü Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: WELT · Özgün haber
Veri haberi

Amazon Almanya’da Taze Gıda Teslimatına Dönüşü Değerlendiriyor

Amazon, Almanya’da taze gıda teslimatı pazarına yeniden girmeyi değerlendiriyor. Şirketin Almanya ülke müdürü Rocco Bräuniger, Amazon’un pazarı izlediğini ve taze gıda işinin başta ABD ile Birleşik Krallık olmak üzere başka ülkelerde iyi işlediğini söyledi. Ancak Bräuniger, açıklamalarının Almanya için somut bir dönüş duyurusu olarak anlaşılmaması gerektiğini belirtti. Amazon’un ülkede yatırımlara devam edeceğini de ifade etti. Şirket, Almanya’daki ilk taze gıda girişimini Amazon Fresh adıyla Mayıs 2017’de başlattı. Hizmet, Aralık 2024’ün ortasına kadar Berlin, Hamburg ve Münih gibi büyük kentlerde meyve, sebze, et, balık, süt ürünleri, soğutulmuş ürünler ve taze unlu mamuller sundu. Ancak talep beklenen düzeye ulaşmadı ve ürün gamı yıllar içinde daraldı. Amazon bu nedenle alandan çekildi; kalan müşterilere Berlin, Münih, Rhein-Main bölgesi ve Rhein-Neckar metropol bölgesinde Knuspr işbirliğiyle hizmet veriliyor. Olası dönüş, Amazon’un teslimat hızını artırma stratejisiyle birlikte değerlendiriliyor. ABD merkezli şirket, dünya genelinde siparişin verildiği gün teslimat ağına milyarlarca euroluk genişleme planlıyor. Teslimat hızını artırmayı amaçlayan girişimin adı Project Mercury. Amazon’a göre Prime üyeleri 2025’te 500 milyondan fazla ürünü aynı gün veya ertesi gün teslim aldı. Bräuniger, hızlı teslimat alanındaki genişlemenin gelecek yıllarda da süreceğini söyledi. Almanya’da çevrim içi gıda ticaretinin pazar payı son yıllarda yaklaşık %3’e yükseldi. Bu alandaki ciro 2025’te 4,1 milyar euroya ulaştı. Federal E-Ticaret ve Kargo Birliği (BEVH), çevrim içi gıda ticaretinin 2026’nın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,1 büyüdüğünü bildirdi. Almanya Ticaret Birliği (HDE), kolaylık beklentisi, demografik değişim ve lojistik yatırımlarının talebi desteklediğini belirtiyor. Pazarın büyümesi özellikle nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu kentlerde belirginleşiyor. Uzmanlara göre çevrim içi gıda sağlayıcılarının teslimat araçlarını verimli kullanabilmesi için belirli bir nüfus yoğunluğu gerekiyor; büyük kentlerde pazar payı bazı bölgelerde %15’e kadar çıkıyor. Rewe’nin teslimat hizmeti ve Edeka’nın ortak olduğu Picnic öne çıkan şirketler arasında yer alıyor. Picnic’in 12 büyük lojistik merkezi ve yaklaşık 150 yerel deposu bulunurken, 2025 cirosu 774 milyon euro oldu. Hızlı teslimat alanında Gorillas ve Getir Almanya’dan çekildi; Rewe destekli Flink faaliyetini sürdürürken Wolt da yerel süpermarketlerden gıda teslim ediyor.

NASA Verileri Küresel Tatlı Su Rezervlerindeki Azalmayı Ortaya Koydu
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

NASA Verileri Küresel Tatlı Su Rezervlerindeki Azalmayı Ortaya Koydu

NASA uydu verilerini inceleyen bir çalışma, son yirmi yılda dünya genelindeki yüzey ve yeraltı tatlı su rezervlerinde azalma yaşandığını ortaya koydu. Araştırma, karasal su kaynaklarının nasıl değiştiğini ve su kıtlığı riskinin bulunduğu bölgeleri belirlemeyi amaçladı. Bulgular, özellikle yeraltında gerçekleşen ve doğrudan görülmeyen su kaybının gelecekte önemli sonuçlar doğurabileceğine işaret etti. Çalışmaya göre insan faaliyeti, yeraltı sularının tükenmesinde başlıca faktör haline geldi. Sulama, sanayi ve diğer kullanımlar için yeraltı suyunun çekilmesi birçok bölgede su döngüsünün temel unsurlarından biri olurken, insan etkisinin belirgin olduğu 40 bölge tespit edildi. İklim değişikliği de su rezervlerindeki değişimde etkili bir unsur olarak gösterildi. Tarım arazilerinin kullanılması, su rezervlerindeki olumsuz değişimlerde en büyük etkiye sahip faaliyet olarak öne çıktı. Bu kullanım, Antarktika ve Avustralya dışındaki tüm kıtalarda yüzey suyu rezervlerindeki belirgin eğilimlerle önemli ölçüde ilişkilendirildi. Su kaybından en çok Orta Doğu ve Kuzey Afrika, kuzey Hindistan, batı ABD ve güneydoğu Brezilya etkilendi. Araştırmacılar, yeraltı suyu çekiminin karasal su rezervlerindeki düşüşte daha önce tahmin edilenden daha önemli bir rol oynadığını belirtti. Bu çekimle bağlantılı düşüşe ilişkin önceki tahminlerin, yeni tahminden ortalama %45 daha düşük olduğu aktarıldı. NASA'nın işlettiği GRACE projelerinden elde edilen ve 2002-2025 dönemini kapsayan veriler, ölçüm hassasiyetindeki artış sayesinde önceki bilgilere göre on kata kadar daha hassas hale geldi. Bilim insanları küresel tatlı su çekiminin yılda 3800-5000 gigaton aralığında olduğunu bildirdi.

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor

Meyve ve sebze üretiminde her ek hasat turu yeni maliyetler getiriyor. Sezon ilerledikçe verimin düşmesi, ürün kalitesinin değişmesi ve piyasa fiyatlarının dalgalanması, üreticilerin hasadı sürdürüp sürdürmeme kararını etkiliyor. Geç hasat aşamalarında işçilik giderleri sabit kalabildiği gibi, işçi başına toplanan ürün miktarının azalması nedeniyle artabiliyor. Hasat gelirleri işçilik, yakıt, taşıma ve ambalajlama giderlerini karşılamıyorsa çalışılan her ek gün doğrudan finansal kayba dönüşüyor. Bu nedenle kârlılık eşiğinin hesaplanması, üreticilerin zarar bölgesine girmeden hasadı zamanında durdurmasına yardımcı oluyor. Bu hesaplamada üretimin başlangıcındaki tohum veya fide, gübre ve bitki koruma ürünlerinin yanı sıra yakıt, makine amortismanı, hasat işçiliği, ambalajlama ve taşıma giderleri dikkate alınıyor. Kârlılık eşiği, toplam maliyetleri karşılamak için satılması gereken birinci sınıf ürün miktarını gösteriyor. Kaynakta verilen örneğe göre, bir hektardaki toplam üretim maliyeti 500.000 dinar ve birinci sınıf ürünün alım fiyatı kilogram başına 100 dinarsa, üreticinin yatırdığı parayı geri kazanmak için en az 5.000 kilogram ürün elde etmesi gerekiyor. Bu miktarın üzerindeki üretim, örneğin koşulları içinde kâr olarak değerlendiriliyor. Ancak ürün kalitesi düşerek daha düşük fiyata veya ikinci sınıf olarak satılırsa kârlılık eşiği önemli ölçüde yükseliyor. Bu durum, hasada devam etmenin ekonomik açıdan yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Hektar başına maliyetlerin ayrıntılı biçimde kaydedilmesi ve piyasa hareketlerinin izlenmesi, üreticilerin hasadı ne zaman sonlandıracağına ve kaynaklarını sonraki sezon için nasıl koruyacağına daha rasyonel karar vermesine yardımcı oluyor.

Zimbabwe, El Niño Kuraklığına Karşı 500 Milyon Dolarlık Rezerv Planlıyor
Görsel kaynağı: TimesLIVE · Özgün haber
Veri haberi

Zimbabwe, El Niño Kuraklığına Karşı 500 Milyon Dolarlık Rezerv Planlıyor

Zimbabwe hükümeti, beklenen El Niño kaynaklı kuraklığın ulusal gıda güvenliği üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla 500 milyon dolarlık nakit ve tahıl rezervi oluşturmayı planlıyor. Maliye Bakanı Mthuli Ncube, plan kapsamında 2027 ulusal bütçesinde 250 milyon dolar nakit, aynı miktarda da tahıl alımı için kaynak ayrılacağını söyledi. Bütçenin gelecek ay sunulması bekleniyor. Ülke, 2027 mahsul sezonunda 1,6 milyon ton mısır hasadı öngörüyor. Bu miktarın 2026 seviyesinden yaklaşık %30 daha düşük olması beklenirken, düşüşün temel nedeni olarak tahmin edilen kuraklık gösteriliyor. Zimbabwe'nin yıllık mısır ihtiyacı yaklaşık 2,2 milyon ton; bunun yaklaşık 400 bin tonu hayvan yemi olarak kullanılıyor. Ncube, hükümetin stratejik tahıl rezervleri için yerel çiftçilerden yaklaşık 200 bin ton mısır satın aldığını da açıkladı. Zimbabwe, 2024'te El Niño kaynaklı kuraklık milyonlarca kişiyi gıda yardımına muhtaç bıraktıktan sonra ulusal afet ilan etmişti. Hükümet ayrıca 2027 ekonomik büyüme tahminini, El Niño'nun tarım sektörüne etkisini gerekçe göstererek %5'ten %3,5'e düşürdü.

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı

Kazakistan, yerli üreticilerin Çin, Orta Doğu ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ülkelerine ihracatını genişletmesine yardımcı olmak amacıyla pastörize deve sütü için yeni ulusal standardı onayladı. Kazakistan Standartlaştırma ve Metroloji Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alexander Razzarenov, bilgiyi Merkez İletişim Servisi’ndeki toplantıda aktardı. Razzarenov, bu yıl bilimsel araştırmalara dayalı geliştirilen standardın, laboratuvar testlerinde ticaret ortaklarının karşılaştırılabilir ürünlerinden daha iyi kalite sonucu veren Kazak deve sütü ürünleri için daha sıkı koşullar getirdiğini söyledi. Ticaret ve Entegrasyon Bakanlığına göre standart 11 Eylül 2026’da onaylandı ve 1 Kasım’da yürürlüğe girecek. Düzenleme kalite, güvenlik, etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama koşullarını kapsıyor. Pastörize deve sütü shubat, dondurma, reçel ve “camelccino” dahil kahve bazlı içeceklerde kullanılıyor.

Kazakistan’da Çocuk Obezitesine Karşı Reklam ve Etiket Düzenlemesi Önerisi
Görsel kaynağı: Kursiv · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Çocuk Obezitesine Karşı Reklam ve Etiket Düzenlemesi Önerisi

Kazakistan Kurultayı milletvekili Askat Aimagambetov, çocukluk çağı obezitesiyle mücadele için parlamentodaki komite ve Adalet fraksiyonundaki çalışma arkadaşlarıyla uzmanların katkısıyla bir değişiklik paketi üzerinde görüşüldüğünü açıkladı. Öneriler arasında çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamlarının sınırlandırılması, yüksek şeker, tuz ve trans yağ içeren ürünlere zorunlu uyarı etiketi getirilmesi ve bu ürünlerin çocuk kurumlarında satışının kısıtlanması bulunuyor. Milletvekili ayrıca meyve ve sebzelerde KDV’nin diğer gıdalara göre daha düşük tutulmasını gündeme getirdi. Aimagambetov’a göre yalnızca halkı doğru beslenme konusunda bilgilendirmek yeterli değil; insanların ürün seçtiği koşulların da değiştirilmesi gerekiyor. Benzer fikirlerin önceki yıl ortaya atıldığını, ancak o dönemde hükümet tarafından desteklenmediğini belirten milletvekili, vergi önlemleri dahil diğer tedbirlerin sonraki aşamada tartışılmasını öneriyor. Paketin ne zaman yasalaşacağına veya uygulanacağına ilişkin bir tarih açıklanmadı. Milletvekili, yaklaşımını uluslararası örneklerle destekledi. Aktardığına göre Birleşik Krallık’ta 1992-2020 döneminde obeziteyle mücadele için 14 devlet programı ve 689 ayrı önlem uygulandı; ancak İngiltere’de obezitenin yaygınlığı 1990’ların başından bu yana iki katına çıktı ve 11 yaşındaki yaklaşık her beş çocuktan birinde obezite görülüyor. Aimagambetov, Meksika’da 2020’de uygulanan uyarı etiketlerinin ardından satılan ürünlerin kalori miktarının %15, eklenmiş şeker içeriğinin %25 azaldığını söyledi. Ona göre etkinin yaklaşık %90’ı, üreticilerin ürün bileşimlerini değiştirmesinden kaynaklandı ve satış hacmi düşmedi. Milletvekili ayrıca Avrupa’daki daha düşük meyve-sebze KDV’sinin sağlıklı beslenmeyi vatandaşların harcamalarını önemli ölçüde artırmadan erişilebilir kılabileceğini savundu.

20’den Fazla Zeytin Ağacı Olanlara Kayıt Uyarısı
Görsel kaynağı: Tportal · Özgün haber
Veri haberi

20’den Fazla Zeytin Ağacı Olanlara Kayıt Uyarısı

Hırvatistan’da, Narodne novine’un 103/2024 sayısında yayımlanan Zeytinlikler Sicili Yönetmeliği uyarınca, 20’den fazla zeytin ağacı bulunan ve dikimleri ARKOD sisteminde kayıtlı olmayan üreticilerin kayıt yaptırması gerekiyor. Bu yükümlülük, Çiftçiler Sicili’ne kayıtlı üreticilerin yanı sıra zeytin yetiştiren ancak bu sicile kayıtlı olmayan gerçek ve tüzel kişiler için de geçerli. Daha önce zeytinlerini işlenmek üzere yağhaneye teslim ederken Yönetmeliğin I. ekindeki formu dolduran üreticilerin yeniden kayıt yaptırması gerekmiyor. Dikimleri ARKOD sisteminde kayıtlı olan zeytinciler de Zeytinlikler Sicili’ne kaydedilmiş sayılıyor. Ancak bu durum, zeytinliklerin özelliklerine ilişkin eksiksiz bilgi sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Bilgileri eksik olan üreticilerden her çeşit için ağaç sayısını, uygulanıyorsa dikim aralıklarını ve her çeşidin kapladığı alanı tamamlamaları isteniyor. ARKOD kaydı kısmi olanların ise kayıt dışı kalan bölümlerin alan ve özellik bilgilerini bildirmesi gerekiyor. Kayıt için I. ek formu yağhaneye teslim sırasında, bilgi güncellemesi için IV. ek formu ise işletmenin bulunduğu yere bağlı APPRRR birimine veriliyor.

Rus Buğdayı İhracat Fiyatı 268 Dolara Çıktı
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rus Buğdayı İhracat Fiyatı 268 Dolara Çıktı

Rusya’nın %12,5 proteinli buğdayının ihracat fiyatı, geçen haftanın sonunda Vysotsk ve Ust-Luga teslimatları için ton başına 268 dolara yükseldi. Fiyat, önceki haftaya göre 2 dolar arttı. Agroinvestor’ın Reuters’a dayandırdığı habere göre yükseliş, Karadeniz bölgesi piyasasındaki güçlenme zemininde gerçekleşti. Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü (İKAR), elverişli hava koşulları halinde Rusya’nın ekim ayı buğday ihracatını 3 milyon ton olarak öngördü. SovEkon analistlerinin tahmini ise 2,5 milyon ton oldu. ProZerno Genel Müdürü Vladimir Petrichenko, 12,5 proteinli buğdayın ihracat fiyatlarının geçen haftaki küçük düşüşün ardından toparlandığını ve 265-270 dolar/ton aralığında bulunduğunu belirtti. Baltık ülkelerinin limanlarındaki fiyatların bu seviyenin ton başına 3 dolar üzerinde olduğunu söyledi. Petrichenko ayrıca Cezayir’in devlet tahıl alıcısı OAIC’nin önceki gün yaklaşık 600 bin ton, %11,5 proteinli buğdayı yaklaşık 326 dolar/tondan almış olabileceğini aktardı. İşlemin kesinleştiği belirtilmezken, alımın önceki fiyattan daha yüksek ve piyasa koşullarına uygun olduğu ifade edildi. Petrichenko, ABD Tarım Bakanlığının ekim ayındaki olumsuz tahmininin fiyatlar üzerinde belirsizlik yarattığını, ancak ABD ve Avrupa Birliği bazlarının daha önce fazla değerlendiğini söyledi. Rusya iç piyasasında tahıl fiyatları, uzun süren sert düşüşün ardından istikrar işaretleri verdi. Ekim sonu için açıklanan alım müdahalelerinin piyasayı destekleyebileceği belirtilirken, üçüncü sınıf buğday Merkez bölgesinde 310 ruble artarak 10,79 bin ruble/tona çıktı; Volga bölgesinde ise 290 ruble düşerek 9,74 bin ruble/tona geriledi. Dördüncü sınıfta Merkez bölgesindeki artış 700 ruble olurken fiyat 9,68 bin ruble/tona ulaştı; Volga’da fiyat 310 ruble azaldı. Petrichenko, iç piyasa fiyatlarındaki düşüşün muhtemelen durduğunu, çünkü fiyatların maliyetin altına inecek kadar gerilediğini söyledi. Uzman ayrıca rublenin fazla güçlenmemesinin ve kurun ihracatçılar için daha elverişli hale gelmesinin fiyat görünümü açısından önem taşıdığını belirtti.

Birleşik Krallık'ta Salmonella Şüphesiyle Ukrayna Yumurtaları Geri Çağrıldı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Salmonella Şüphesiyle Ukrayna Yumurtaları Geri Çağrıldı

Birleşik Krallık Gıda Standartları Ajansı (FSA) ve İskoç gıda güvenliği kurumu (FSS), Kiev merkezli Yasensvit Ltd.'nin belirli yumurtaları için tüketim, satış ve kullanım uyarısı yaptı. 10 Ekim'deki uyarının gerekçesi, incelenen örneklerde Salmonella Enteritidis bakterisinin bulunması oldu. Tüketicilerden etkilenen yumurtaları yememeleri ve güvenli biçimde atmaları istendi. Ürünler, kabuklarına doğrudan basılan 3UA1012066 koduyla tanımlanabiliyor. Geri çağırma bu kodu taşıyan tüm yumurtaları, ambalaj biçimi ve son tüketim tarihinden bağımsız olarak kapsıyor. Yumurtaların Birleşik Krallık'taki işletmeler tarafından yeniden ambalajlanmış olabileceği, bu nedenle kutudaki şirket veya paketleme merkezi bilgilerinin farklılık gösterebileceği belirtildi. Bu nedenle yalnızca ambalajın kontrol edilmesi yeterli görülmüyor. Numune incelemesi, ithal yumurtalarla bağlantısı olabileceği değerlendirilen bir salmonella salgını soruşturması kapsamında yapıldı. İngiltere'de 2026'da bildirilen 36 salmonella enfeksiyonuyla bağlantı saptansa da bunun 36 kişinin tamamının geri çağrılan yumurtalardan hastalandığını kanıtlamadığı vurgulandı. Büyük süpermarket zincirlerinin söz konusu ürünleri satmadığı, ilgili işletmelerin ise satış ve kullanımı durdurup stokları çekmesi gerektiği bildirildi.

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da pastörize deve sütü için ulusal standart onaylandı. ST RK 4050-2026, ürünün kalite ve güvenlik koşullarının yanı sıra etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama kurallarını belirliyor. Standart 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek. Düzenlemenin, üreticilerin iç ve dış pazarlar için ürün çeşitlerini genişletmesine yardımcı olması bekleniyor. İhracat için Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) ülkeleri, Çin ve Orta Doğu değerlendiriliyor. Kazakistan’da deve sütü geleneksel olarak şubat ve kımıran üretiminde kullanılırken, günümüzde dondurma, konfitür ve kahve bazlı içeceklerde de değerlendiriliyor.

Mısır’da Tavuk Fiyatları Geriledi, Yumurta Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları Geriledi, Yumurta Fiyatları Yükseldi

Mısır’da tavuk fiyatları, son dönemdeki belirgin artışların ardından çarşamba günü kademeli olarak geriledi. Beyaz tavuğun çiftlik fiyatı kilogram başına 75 Mısır lirasına inerken, önceki gün 80 lira olan fiyat tüketiciye 90 liradan yansıdı. Anaç tavukta da çiftlik fiyatı 75, tüketici fiyatı 90 lira olarak açıklandı. Saso tavuğun kilogram fiyatı çiftlikte 112 liradan 107 liraya düştü ve tüketici fiyatı 120 lira oldu. Köy tavuğunun çiftlik fiyatı 120, tüketici fiyatı 132 lirada sabit kaldı. Tavuk budu kilogram başına 70-90, kanat ise 70-80 lira aralığında verilirken, pane bazı dükkânlarda 190-220 lira arasında satıldı; haberde bu ürün için yaklaşık 20 liralık artış da bildirildi. Yumurta fiyatlarında ise kırmızı yumurta kolisi toptan 110, tüketiciye 130 liradan satıldı; tüketici fiyatının daha önce yaklaşık 90 lira olduğu belirtildi. Beyaz yumurta kolisi 105 lira toptan, yaklaşık 120 lira tüketici fiyatıyla verilirken köy yumurtasında bu fiyatlar 140 ve yaklaşık 150 lira oldu. Kümes Hayvanları Şubesi Başkanı Sameh el-Seyyid, yerel piyasalarda tüketici fiyatlarının 135-150 lira arasında olduğunu ve mevcut düzeyin aşırı fiyatlandırma oluşturmadığını söyledi. El-Seyyid, okulların başlamasıyla sofralık yumurtaya talebin arttığını, üreticilerin ise sekiz aydan uzun süre zarar ettiğini belirtti.

Şili'de Yumurta Teknik Masası İlk Toplantısını Gerçekleştirdi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili'de Yumurta Teknik Masası İlk Toplantısını Gerçekleştirdi

Şili Tarım Bakanlığı, Dünya Yumurta Günü kapsamında Yumurta Teknik Masası’nın ilk toplantısını gerçekleştirdi. Tarım Bakanı Jaime Campos’un başkanlık ettiği toplantının koordinasyonunu, Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi’nin (Odepa) direktör vekili Claudio Farías yürüttü. Masa, yumurta zincirindeki kamu ve özel sektör temsilcilerini ortak bir çalışma alanında buluşturmayı amaçlıyor. Girişimin hedefi, sektör hakkında ortak bir görünüm oluşturmak, bilgi paylaşımını artırmak ve başlıca zorlukları belirlemek olarak açıklandı. Campos, masanın Odepa tarafından toplanmasını istediğini belirterek farklı sektör aktörlerinden gelecek bilgilerin daha iyi kararlar alınmasına katkı sağlayacağını söyledi. Bakan, önemli zorluklar bulunduğunu ancak Tarım Bakanlığının ortak çalışmayı desteklediğini ifade etti. Toplantıda Odepa, ulusal üretim, ithalat, fiyatlar ve üretim sistemlerine ilişkin verileri içeren bir piyasa analizi sundu. Indap ise özellikle küçük üreticilerin karşılaştığı zorluklara ilişkin bilgi paylaştı. Önerilen çalışma gündeminde ithalat ve denetim, sağlık, biyogüvenlik, gıda güvenliği ile küçük üreticilerin üretimsel ve ticari açıdan güçlendirilmesi yer aldı. İlk toplantıyla birlikte masanın önceliklerini ve çalışma biçimini belirlemeye yönelik koordinasyon süreci başlatıldı.

Suriye'de Gümrük Tarifesinde Üretim ve Temel Gıda Maliyetlerini Düşürmeye Yönelik Değişiklik
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'de Gümrük Tarifesinde Üretim ve Temel Gıda Maliyetlerini Düşürmeye Yönelik Değişiklik

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, 188 sayılı kararnameyle 110 sayılı kararnameye dayanan uyumlu gümrük tarifesi cetvelinin bazı kalemlerinde değişiklik yaptı. Düzenleme, tarife kalemlerinin tanımlanması ve kodlanmasının yanı sıra vergi oranları ile uygulama şartlarını kapsıyor. Kararnameyle tıbbi ekipman, yenilenebilir enerji araçları, sanayi makineleri ve üretim girdileriyle bazı temel gıda, metal ve tekstil ürünlerinde maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. Genel Gümrük İdaresi Müdürü Halid el-Berad, düzenlemenin ulusal üretimi ve yatırımı desteklemeyi, ithalat ve üretim maliyetlerini azaltmayı ve yerli ürünlerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini söyledi. Bazı tarife kalemlerinin yeniden sınıflandırılacağı, değiştirileceği, silineceği veya birleştirileceği belirtildi. Arap İhracatçılar ve İthalatçılar Birliği Suriye Bölge Ofisi Başkanı Talal Kalaacı, değişikliklerin vatandaşlar ile üretim ve ticaret sektörlerinin maliyet ve yüklerini azaltacağını ifade etti. Ancak el-Berad, indirimlerin piyasa fiyatlarına zorunlu olarak doğrudan ve hemen yansımayacağı uyarısında bulundu. Düzenlemenin önemli bölümünün üretim girdilerini hedeflemesi nedeniyle sonuçların üretim artışı ve sanayideki iyileşmeler sonrasında ortaya çıkmasının zaman alabileceği belirtildi. Yerli ürünlere gümrük koruması ise uygun miktar ve kalite koşuluna bağlandı.