ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 16

Rusya’da Buğday Fiyatları Toparlanırken Tarım Desteği ve İthalat Önerileri Gündemde
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Buğday Fiyatları Toparlanırken Tarım Desteği ve İthalat Önerileri Gündemde

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Rusya’da iç piyasadaki buğday fiyatları eylül sonu ile ekim başında başlayan yükselişini geçen hafta da sürdürdü. Analitik şirket ProZerno Genel Müdürü Vladimir Petriçenko, fiyatların sert düşüşün ardından toparlandığını belirtti. Petriçenko’ya göre hareketin başlıca nedeni ihracat piyasasındaki olumlu seyir olurken, tahılın müdahale fonu için kamu alımı planları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Alımların ekim sonunda başlaması planlanıyor. Haftalık derlemede, Rusya’daki dört tarım-gıda sektörü devlet programına yönelik bütçe desteğinin gelecek üç yılda 1,3 trilyon ruble olması öngörüldüğü aktarıldı. Tarım Bakanı Oksana Lut’un açıklamasına göre gelecek yıl 430 milyar ruble, 2028’de 440 milyar ruble ve 2029’da 422 milyar rubleden fazla kaynak ayrılması planlanıyor. Destek başlıkları arasında uygun koşullu, ihracat kredileri de dahil kredilendirme, patates ve sebze üretimini artırmaya yönelik sübvansiyonlar ile bağcılık ve şarapçılığın geliştirilmesi yer alıyor. Rusya’da üzüm dikim alanının yıl başında 113 bin hektarı aştığı, yıl sonunda ise 116 bin hektara ulaşarak son 20 yılın en yüksek seviyesine çıkmasının beklendiği bildirildi. Başbakan Yardımcısı Dmitriy Patruşev, üzüm rekoltesinin geçen yıla yakın biçimde yaklaşık 950 bin ton olacağını ve bunun 64 milyon dal şarap üretimine imkân vereceğini söyledi. Ayrı bir gelişmede, Stavropol Krayı’ndaki fidanlık ve bahçecilik kuruluşları bir ve iki yaşındaki meyve fidanlarının ithalatının sınırlandırılmasını istedi. Öneride, çoğaltmada kullanılan anaç ve kalemlerin istisna tutulması, meyve ithalatının ise yerli hasadın yoğun olduğu dönemde azaltılıp iç üretimin yetersiz kaldığı dönemlerde korunması talep edildi. Şirket yöneticisi Tamara Reşetnikova, fidan ithalatı kısıtlamasının bahçecilere zarar verebileceğini ve rekabet eksikliğinin kaliteyi artırmayacağını savundu.

Meksika, Kuraklığa rağmen ABD’ye Yıllık Su Teslimatını Tamamladı
Görsel kaynağı: La Razón México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Kuraklığa rağmen ABD’ye Yıllık Su Teslimatını Tamamladı

Meksika, aşırı kuraklık koşullarına rağmen Rio Bravo’dan ABD’ye yıllık asgari su teslimatını tamamladı. Meksika Dışişleri Bakanlığı (SRE), 24 Ekim’de 1944 Su Antlaşması kapsamındaki 37. su teslimat döngüsünün ilk yılının sona erdiğini açıkladı. Teslimat, 3 Şubat’ta duyurulan ve Meksika’nın ABD’ye yılda yaklaşık 431 milyon metreküp su sağlamasını öngören taahhüt doğrultusunda gerçekleştirildi. SRE, uluslararası yükümlülüğün yerine getirilmesinin insanın su hakkını, toplulukların tüketimini ve özellikle sınır bölgesindeki gıda üretimini riske atmadığını savundu. Bakanlık, suya erişimin hükümet için öncelik olduğunu ve su yönetiminin halkın refahı ile temel faaliyetlerin devamlılığını güvence altına alması gerektiğini belirtti. Meksika’nın ABD Büyükelçisi Roberto Lazzeri Montaño, sınırdaki su yönetiminin kuraklıktan etkilenen ve suya bağımlı tarım ile hayvancılık faaliyetleri açısından zorluk taşıdığını söyledi. Montaño’ya göre taahhüt, Meksika ve ABD hükümetleri arasındaki diyalog ve ikili işbirliğiyle, karşılıklı saygı ve ortak sorumluluk ilkeleri çerçevesinde yerine getirildi. Büyükelçi, iki ülkenin birlikte çalışmasının işbirliğini güçlendireceğini de ifade etti. ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, Meksika’nın 2026 hidrolojik yılı boyunca en az 431 milyon metreküp su teslim ettiğini doğruladı. Rollins, işin tamamlanmadığını ve bekleyen teslimatların güney Teksas’taki bu suya bağlı çiftçiler ile hayvancılar için kritik olduğunu belirtti. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ekibine müzakerelere müdahil oldukları için teşekkür etti. SRE ise antlaşmaya uyum için ABD ile ortak çalışmayı sürdüreceğini, bunu Meksika’nın su egemenliğine, insanın su hakkına ve toplulukların çıkarlarına saygı göstererek yapacağını bildirdi.

Yeni Zelanda’dan İki Tarım Teknolojisi Time’ın 2026 En İyi Buluşlar Listesinde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’dan İki Tarım Teknolojisi Time’ın 2026 En İyi Buluşlar Listesinde

Yeni Zelanda merkezli BioLumic ve Leaft Foods, Time dergisinin 2026 En İyi Buluşlar listesine seçildi. Time’ın 300 buluşun yer aldığı listesinde seçimlerin, dünyayı daha iyi, daha akıllı ve daha eğlenceli hâle getiren çalışmaları öne çıkarma ölçütüne dayandığı belirtildi. Canterbury merkezli Leaft Foods listeye, yonca yapraklarından çıkarılan rubisko ile hazırlanan içmeye hazır Leaft Blade ürünüyle girdi. Leaft Blade, tek porsiyonluk 100 mililitrelik vegan bir poşet olarak sunuluyor ve 18 gram protein, demir, eksiksiz amino asit profili ile B2 ve B12 vitaminleri içeriyor. Şirketin kurucularından Maury Leyland-Penno, rubiskonun yaprağın geri kalanından ayrılmasının teknik açıdan son derece zor olduğunu söyledi. Yeşil yapraklarda bulunan ve fotosentezde rol oynayan bu protein enziminin büyük ölçekte elde edilmesine yönelik sürecin altı buçuk yıldır geliştirildiğini belirtti. Leaft Foods, rubiskonun yaprağın yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğunu ve ürünün Yeni Zelanda’daki tarım sistemiyle uyumlu olması için yaprağın her kısmının yüksek değerli biçimde kullanılmasının önem taşıdığını açıkladı. Yaprağın çoğunu oluşturan lifli bölümlerden çıkan yan ürünler, silaj olarak hayvancılık sektörüne geri dönüyor. Şirkete göre süt hayvanlarına verilen bu ürün, daha düşük azot oksit salımıyla ilişkilendiriliyor. Palmerston North merkezli BioLumic ise xTraits sistemiyle listeye alındı. Sistem, belirli ultraviyole ışık reçeteleri kullanarak tohumlar üzerinden bitkilerin daha yüksek verim gibi genetik özellikleri ifade etmesini amaçlıyor. Şirketin kurucusu Jason Wargent, yöntemin genetiği değiştirmediğini, düzenleyici engel gerektirmediğini ve geleneksel ıslah çalışmalarına kıyasla daha kısa sürede ürün geliştirme olanağı sunduğunu belirtti. BioLumic mısırda ticari geliştirme yürütürken Filipinler’de pirinç, Yeni Zelanda’da çim türü için saha denemeleri yapıyor.

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor

Güney Afrika’da yerli tarımsal üretim ve ithalat, temel gıdalar ile diğer ürünlerin ulusal piyasalarda bulunmasını sağlasa da bu durum bütün hanelerin gıdaya güvenli erişimi olduğu anlamına gelmiyor. Tarım Bakanlığı geçimlik tarım birimi yetkilisi Thulile Dlamini, ülkenin ulusal düzeyde genel olarak gıda yeterliliğini koruduğunu, ancak asıl sorunun hanelerin gıdaya erişimi olduğunu belirtti. Bu erişim; yoksulluk, işsizlik, gelir eşitsizliği, tehlikeler ve açık piyasa sistemindeki gıda fiyatı oynaklığından etkileniyor. GHS 2025 verilerine göre 2025’te yaklaşık 15,8 milyon kişi yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gıda erişimi yaşadı. Bu sayı 2023’te 16,3 milyon, 2024’te ise 15,9 milyon olarak kaydedilmişti. Verilerde düşüş görülmesine rağmen, kaynak ulusal gıda bulunabilirliğinin her hane için otomatik olarak gıda güvenliğine dönüşmediğine dikkat çekiyor. Güney Afrika’nın gıda ve beslenme güvenliği politikası, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman erişimi temel alıyor. 2023 Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Araştırması, sorunun yalnızca gıdanın miktarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Araştırmaya göre 0–5 yaş çocuklarda bodurluk %28,8, zayıflık %5,3 ve düşük kiloluluk %7,8 seviyesindeydi. Aynı yaş grubunda fazla kilo oranı %25,3, obezite oranı ise %32,1 olarak ölçüldü. Araştırma ayrıca Güney Afrika hanelerinin %63,5’inin bir dereceye kadar gıda güvencesizliği yaşadığını ortaya koydu. Hükümet, gıda güvencesizliğiyle mücadelede hane ve toplum bahçelerine, küçük üreticilere ve gıda dağıtım ağlarına odaklanıyor. Programlar kapsamında tohum, gübre, hayvan ve diğer tarımsal girdilerin yanı sıra teknik destek, mekanizasyon ve üretim altyapısı sağlanıyor. Amaç, geçimlik üreticilerin uygun olduğu durumlarda küçük ölçekli ve ticari değer zincirlerine ilerlemesini desteklemek. Gıda bankaları ve toplum dağıtım ağları da kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla birlikte gıda toplayarak savunmasız hanelere ve toplum temelli beslenme programlarına ulaştırıyor. Tarım Bakanlığı, 2025/26 bütçe görüşünde gıda güvenliği ve çiftçi destek programları için 3,2 milyar rand ayırdığını açıkladı. Güney Afrika İyi Tarım Uygulamaları (SA-GAP) sertifikasyon programı kapsamında en az 740 üretici desteklenirken, gelecek yıl 1.700 çiftçiye daha ulaşılması planlandı. Bakanlık ayrıca ikinci Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Planı üzerinde çalışıyor. Dlamini’ye göre yetersiz beslenmeyle mücadele, sektörler arası koordinasyon ve yerel koşulları dikkate alan hedefli müdahaleler gerektiren ortak bir ulusal sorumluluk.

Dünya Buğday Fiyatları Bir Ayda Yaklaşık %12 Geriledi
Fotoğraf: Фото Depositphotos.com · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Buğday Fiyatları Bir Ayda Yaklaşık %12 Geriledi

Dünya buğday fiyatları bir ayda yaklaşık %12 geriledi. ABD borsasında işlemler 23 Ekim'de ton başına 229 dolardan kapanırken, fiyat bir ay önce 260 dolardı. Uzmanlar düşüşün, mevcut sezonun hasadına ilişkin beklentilerin iyileşmesiyle bağlantılı olabileceğini belirtiyor. Uluslararası Tahıl Konseyi'nin ekim tahminine göre başlıca ihracatçı ülkeler 2026/27 pazarlama yılında 396,1 milyon ton buğday elde edecek; bu miktar önceki tahminlerin üzerinde. SovEcon, Rusya'nın ekimde 2,8 milyon ton, Ukrayna'nın ise 2026/27 sezonunda 15,6 milyon ton ihracat yapmasını bekliyor. Rusya'da iç piyasa fiyatı 9.300 rubleye yükselirken, Kazakistan'daki bazı buğday tekliflerinden işlem yapılmadı.

Avrupa’da Gıda Fiyatları: Türkiye AB Ortalamasının Altında Kaldı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları: Türkiye AB Ortalamasının Altında Kaldı

Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları arasındaki farklar belirginleşirken, Numbeo’nun 2026 ortası verilerine göre endeks İsviçre’de 189,2’ye, Moldova’da 57,2’ye ulaştı. AB ortalaması 100 kabul edildi. Bu karşılaştırmada Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi 82,1 olarak verildi. Türkiye, bazı AB ülkelerinden daha pahalı olmasına rağmen blok ortalamasının altında kaldı; haberde ayrıca ülkenin Avrupa’daki en yüksek gıda enflasyonuna sahip olduğu belirtildi. Euronews Business, Numbeo’nun New York’u 100 kabul eden endeksini AB ortalaması 100 olacak şekilde uyarladı. Bu ölçüme göre İsviçre’de gıda ürünleri AB ortalamasından %89,2 daha pahalı, Moldova’da ise %42,8 daha ucuz. AB içinde Romanya 66,7’lik endeksle en düşük seviyede yer aldı. Kosova’nın endeksi 60,6 olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 olarak kaydedildi. En yüksek fiyatlar arasında İzlanda 183,6 ile ikinci sırada yer aldı; Norveç 154,4, Lüksemburg 134,9 ve Danimarka 128,4 endeks değerine ulaştı. Finlandiya 119,7, İsveç 116,6, Avusturya 124,5, İrlanda 122, Belçika 117,6 ve Hollanda 116,4 ile AB ortalamasının üzerinde kaldı. Avrupa’nın önde gelen ekonomileri arasında Fransa, ortalamanın %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke oldu. İspanya’nın endeksi 89,7’de kalırken Birleşik Krallık 111,9, Almanya 111,6 ve İtalya 110,2 olarak verildi. Eurostat’a göre gıda ve alkolsüz içecekler AB’de hane harcamalarının %13,6’sını oluşturuyor; konut ve hizmet faturalarının payı %23,6. Haberde, düşük fiyatların her zaman daha yüksek karşılanabilirlik anlamına gelmediği vurgulandı. Ilaria Benedetti, Romanya’da gıda fiyatları düşük olmasına rağmen ailelerin bütçelerinin %23,1’ini gıda ve alkolsüz içeceklere ayırdığını belirtti. Corvinus Üniversitesi’nden Jeremiás Máté Balogh da ücretler ve satın alma gücündeki farklılıkların değerlendirmeye katılması gerektiğini söyledi. Euronews Business’ın Ekim 2026 hesaplamasında, marketlerde satılan 19 kalemden sigara çıkarıldı ve kalan 18 ürünün fiyatları, her biri bir kez ve ağırlıklandırılmadan toplandı. Buna göre AB’de ortalama sepet maliyeti 69,84 euro oldu. Aynı sepet İsviçre’de 137,90 euro, Moldova’da 41,10 euro ve Norveç’te 116,10 euro olarak hesaplandı; Lüksemburg’da 99 euro, Avusturya’da 88,10 euro ve Danimarka’da 87,70 euro seviyesinde kaldı.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Savaş Nedeniyle Birçok Kişi Sofraya Yiyecek Koymakta Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Savaş Nedeniyle Birçok Kişi Sofraya Yiyecek Koymakta Zorlanıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yaşanan savaşın ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde birçok İranlının sofraya yiyecek koymakta zorlandığını söyledi. Pezeşkiyan, internet sitesinde paylaşılan konuşmasında bu durumu savaş ve ülkenin içinde bulunduğu savaş koşullarıyla ilişkilendirdi. Savaş, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başladı. İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile üst düzey askeri komutanların öldürüldüğü saldırıların ardından Tahran, bölgedeki ABD unsurlarına ve İsrail'e karşılık verdi; küresel enerji sevkiyatı için önemli olan Hürmüz Boğazı'ndan geçişi kısıtladı. Washington ise İran limanlarına abluka uygulayarak petrol ihracatını ve ticareti sınırlandırdı. Pakistan'ın ağırlıklı arabuluculuğunda haziran ortasında yapılan ateşkes, savaşı sona erdirme ve daha geniş kapsamlı görüşmelerin önünü açma amacı taşıyordu ancak kısa süre sonra çöktü. O tarihten bu yana ABD İran hedeflerine aralıklı saldırılar düzenlerken İran da boğazdan geçmeye çalışan gemileri hedef aldı. Pezeşkiyan “savaşsız ve barışsız” durumun sona ermesi çağrısı yaptı. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ise saldırıların hafta sonu yeniden başlayabileceğini söyledi.

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor

Avrupa’da market alışverişinin maliyeti ülkeler arasında belirgin biçimde değişiyor. CNN.gr’nin aktardığı 2026 Numbeo verilerine göre gıda endeksi, AB ortalaması 100 kabul edildiğinde İsviçre’de 189,2’ye çıkarken Moldova’da 57,2’de kalıyor. Bu karşılaştırmaya göre AB ortalamalarında 100 avro tutan bir alışveriş sepeti İsviçre’de 189,20 avroya, Moldova’da ise 57,20 avroya mal oluyor. İsviçreyi 183,6 ile İzlanda, 154,4 ile Norveç, 134,9 ile Lüksemburg ve 128,4 ile Danimarka izliyor. Finlandiya’nın endeksi 119,7, İsveç’in endeksi ise 116,6 olarak veriliyor. Avrupa’nın beş büyük ekonomisi arasında Fransa, AB ortalamasının %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke konumunda bulunuyor. İspanya 89,7 ile ortalamanın altında kalırken Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya sırasıyla 111,9, 111,6 ve 110,2 seviyelerinde yer alıyor. Avusturya, İrlanda, Belçika ve Hollanda da AB ortalamasının üzerinde fiyatlara sahip ülkeler arasında sıralanıyor. Doğu Avrupa ve Balkanlar’da ise market ürünleri genel olarak daha ucuz gösteriliyor; Romanya 66,7 endeks değeriyle listenin en düşük seviyesindeki ülke olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 değerlerinde bulunuyor. Ancak bu endeksler ülkelerdeki kullanılabilir geliri ve ortalama maaşları hesaba katmadığı için tüketicilerin gerçek satın alma gücünü tek başına göstermiyor.

Letonya, Rus Tahılının Başlıca Transit Rotalarından Biri Oldu
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Letonya, Rus Tahılının Başlıca Transit Rotalarından Biri Oldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Letonya, Rusya’dan çıkan tahılın taşındığı ilk beş ülke arasına girdi. Rus tahıl piyasasını izleyen ProZerno şirketine göre temmuz-ekim döneminde yaklaşık 431.700 ton tahıl Letonya üzerinden taşındı. Sevkiyatlar, Rusya ile Letonya arasındaki siyasi gerilime rağmen sürdü. Rusya, ana ihracat koridoru olan Azak ve Karadeniz havzalarındaki taşımaların ağustos ortasında büyük ölçüde engellenmesinin ardından rotalarını yeniden düzenliyor. Derin suya sahip Baltık limanları, özellikle buğday ihracatında başlıca çıkış yolu haline gelirken, Rusagrotrans verilerine göre Baltık rotası eylül ayında Rus tahıl ihracatının %65’ini oluşturdu. Taşımalar hem Rusya’nın Baltık Denizi limanlarından hem de Baltık ülkelerinin limanlarından, özellikle Letonya üzerinden yapılıyor. Estonya Rus tahılının kendi topraklarından transit geçişini yasaklarken, üç Baltık ülkesi Rus tahılının Avrupa Birliği üzerinden transit taşınmasının yasaklanmasını önerdi. Hazar Denizi üzerinden sevkiyatlar da artarken, İran temmuz-ekim döneminde 1,716 milyon tonla Rus tahılının en büyük alıcısı oldu.

İspanya’nın Castilla Y León Bölgesinde Yaygın Hayvancılık Etkinliği Düzenlendi
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber

İspanya’nın Castilla Y León Bölgesinde Yaygın Hayvancılık Etkinliği Düzenlendi

İspanya’nın Castilla y León bölgesindeki Tarım, Hayvancılık, Kırsal Alan ve Çevre Politikası Bakanı Joaquín Antonio Pino, Ávila eyaletine bağlı Navarredonda de Gredos’da düzenlenen XII Geleneksel Herradero etkinliğini cumartesi günü ziyaret etti. Yaygın hayvancılık ve yerli ırklarla bağlantılı profesyonelleri bir araya getiren etkinlikte, işletmelerin durumu ve hayvancılık faaliyetinin çeşitli başlıkları ele alındı. Görüşmelerde idari işlemlerin basitleştirilmesi, hayvan sağlığı koordinasyonu ve genetik iyileştirme programları öne çıktı. Kaynağa göre bu alanlar, işletmelerin üzerindeki yükü azaltmak, rekabet gücünü artırmak ve üretim kapasitesini geliştirmek açısından önem taşıyor. Genetik iyileştirmenin verimlilik, etkinlik ve hayvanların işletme koşullarına uyumuna katkı sağladığı; hayvan sağlığı, uygulamalı araştırma ve biyogüvenlikle birlikte sürdürülebilir bir hayvancılık modeli için kullanıldığı belirtildi. Etkinlikte yaygın hayvancılığın kırsal alanla ilişkisi de vurgulandı. Castilla y León’daki birçok yerli ırkın bu sistemle bağlantılı olduğu, sistemin doğal kaynaklardan yararlanırken peyzajın ve toprakların korunmasına katkı sunduğu aktarıldı. Pino, bu tür buluşmaların hayvancılar arasındaki iş birliğini desteklediğini ve yerli ırkların genetik mirası ile bölgeye uyumunu, bölge hayvancılığının geleceği açısından stratejik bir kaynak olarak öne çıkardığını söyledi.

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, savaşın ve artan ekonomik baskının birçok İranlının beslenmesini zorlaştırdığını söyledi. Pezeşkiyan, çevrim içi yayımlanan konuşmasında, İran toplumunda birçok kişinin savaş ve bunun yol açtığı yaşam koşulları nedeniyle beslenmekte zorlandığını belirtti. Açıklama, Washington’ın son haftalarda Ortadoğu’daki askeri operasyonlarını sınırlamasına rağmen Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde geldi. İranlı liderler, ABD’nin baskı ve tehditleri sona ermeden barış görüşmelerinin sürdürülemeyeceğini savunuyor. Pezeşkiyan, Tahran’ın “ne savaş ne barış” durumundan çıkması gerektiğini ifade etti. Savaş 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başladı. İran’ın misilleme saldırıları ve Hürmüz Boğazı’na erişimi kısıtlamasının ardından ABD, İran limanlarını ablukaya aldı; bu durum ülkenin petrol ihracatını ve ticari işlemlerini engelledi. Haziranda sağlanan ateşkes kısa sürede çöktü ve taraflar anlaşmayı kimin ihlal ettiği konusunda karşılıklı suçlamalarda bulundu. İran’daki açıklamalar, yeni bombardıman ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı sırada yapıldı. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının hafta sonu yeniden başlayabileceğini söyledi. İran Devrim Muhafızları temsilcisi ise sınırlı bir saldırıya katbekat daha büyük yanıt verileceğini açıkladı.

Azerbaycan’ın Kakao İthalatı %0,8 Artarak 106 Milyon Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’ın Kakao İthalatı %0,8 Artarak 106 Milyon Dolara Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Azerbaycan, Ocak-Eylül 2026 döneminde 106,057 milyon dolar değerinde kakao ve kakao bazlı ürün ithal etti. Devlet Gümrük Komitesi verilerine göre ithalat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %0,8 arttı. Ülkenin kakao ve kakao bazlı ürün ihracatı ise aynı dönemde 11,174 milyon dolara yükseldi ve yıllık bazda %28,4 artış gösterdi. Bu ürünler Azerbaycan’ın toplam ithalatının %0,79’unu, ihracatının ise %0,05’ini oluşturdu. Toplam dış ticaret hacmi 37,211 milyar dolara çıkarken ihracat %28,3 arttı, ithalat %20,4 geriledi.

Fransa’da Sığır Virüsü SHAV’ın İlk İnsan Enfeksiyonu Bildirildi
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Sığır Virüsü SHAV’ın İlk İnsan Enfeksiyonu Bildirildi

Fransa sağlık yetkilileri, ağır bağışıklık baskılanması bulunan bir hastanın Shamonda virüsü (SHAV) enfeksiyonu sonrasında öldüğünü açıkladı. Bu vaka, daha önce yalnızca veterinerlik alanında bilinen ve zoonotik kabul edilmeyen SHAV’ın insana bulaştığının belgelenen ilk örneği olarak kayda geçti. Hasta bu ayın başında Lyon’daki bir hastanede hayatını kaybetti. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), virüsün ölüme doğrudan neden olup olmadığını veya hastanın önceki durumunu ağırlaştıran bir etken olarak mı rol oynadığını belirlemek için epidemiyolojik takip başlattı. SHAV, Orthobunyavirus cinsine ait ve başlıca Culicoides cinsi sivrisineklerin ısırığıyla yayılıyor. Sığırlar virüse karşı en duyarlı konaklar arasında bulunuyor; hayvanlarda ateş ve ishalin yanı sıra süt üretiminde %10 ila 20 düşüş bildiriliyor. Koyun ve keçiler çoğunlukla belirti göstermeden etkilenirken, atlarda sinirsel bozukluklar saptandı. Yetişkin hayvanlarda virüse doğrudan bağlanan ölüm bildirilmedi ve çoğu hayvan 7 ila 10 günlük akut dönemin ardından iyileşiyor. İlk kez 1960’ların ortasında Nijerya’da tanımlanan patojen, İsviçre’de tespit edilmesinin ardından Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda, Lihtenştayn, İtalya ve Fransa’ya yayıldı; Fransa’da 37 departmanı kapsıyor. IREC-UCLM araştırmacısı David Roiz, bulaşın bağışıklığı baskılanmış bir kişide gerçekleşmesi nedeniyle sağlıklı nüfus için genel bir sağlık tehlikesi bulunmadığını söyledi.

AB ve Birleşik Krallık Tarımında Rekabet Açığı Büyüyor
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

AB ve Birleşik Krallık Tarımında Rekabet Açığı Büyüyor

Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık tarımının, dünyanın önde gelen üreticileri karşısında giderek daha büyük bir rekabet dezavantajıyla karşılaşabileceği belirtildi. Bayer’in talebiyle hazırlanan çalışma, Oxford Economics’in ekonomik analizinin yanı sıra 8 binden fazla Avrupalı tüketiciyle yapılan anket ve sekiz Avrupa ülkesindeki çiftçilerle görüşmelere dayanıyor. Çalışmaya göre Avrupa’daki üreticiler yeni teknolojilere ve yenilikçi çözümlere birçok durumda daha yavaş erişiyor. 2011-2023 döneminde AB tarla bitkileri üretiminin çıktısı yıllık ortalama yalnızca %0,1 büyüdü; Birleşik Krallık’ta ise değişim görülmedi. Aynı dönemde dünya ortalaması %2 olurken ABD’de %1, Çin, Kanada ve Hindistan’da %2-3, Brezilya’da %3,3 büyüme kaydedildi. Daha uzun vadeli karşılaştırmada AB tarımsal üretimi önceki on yılın seviyesini %2 aşarken bu oran ABD’de %16, Kanada’da %44 ve Brezilya’da %51 oldu. Çalışmada iklim risklerinin de Avrupa tarımının rekabet gücünü zayıflattığı ifade edildi. Aşırı hava olayları ve diğer iklim risklerinden kaynaklanan yıllık kaybın AB’de 17,4 milyar euroya ulaştığı, bunun tarla bitkileri üretimi çıktısının %6,4’üne denk geldiği belirtildi. Bu kaybın 2050’de yıllık 24,8-28,9 milyar euroya çıkabileceği tahmin ediliyor. Araştırmaya göre Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu başlıca alanlar yenilikçi tohum teknolojileri, modern bitki koruma ürünleri, hassas tarım, otomasyon ve yapay zekâ uygulamaları. AB’de izinli bitki koruma etken maddesi sayısının 2000’lerin başındaki binden fazla seviyeden yaklaşık 420’ye gerilemesi, düzenleme ve izin süreçlerinin önemini artırıyor. Raporda rekabet gücü için araştırma sonuçlarının daha hızlı uygulanması, yeniliklerin desteklenmesi ve güvenliği koruyan öngörülebilir bir düzenleme ortamı oluşturulması gerektiği savunuluyor.

Trump, Rus Gübre İhracatındaki Kısıtlamaları Hafifletmeyi Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Echo24 · Özgün haber

Trump, Rus Gübre İhracatındaki Kısıtlamaları Hafifletmeyi Değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya’nın gübre ihracatına yönelik kısıtlamaların daha da hafifletilmesini değerlendirdiği bildirildi. Kyiv Independent’ın Ukraynalı ve Amerikalı yetkililere dayandırdığı habere göre Washington, ekonomik avantajlar sunarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye ikna etmeyi umuyor. Ancak bu, henüz alınmış bir karar değil. ABD, Rus gübre sektörüne doğrudan yaptırım uygulamamış olsa da olası bir anlaşmanın sektördeki belirli gemiler, şirketler, bankalar ve kişiler üzerindeki kısıtlamaları kaldırabileceği belirtiliyor. Rusya, tarım ürünleri için sigorta ve taşımacılık engellerinin kaldırılmasını uzun süredir talep ediyor. Gübreler konusunda ilerleme sağlanamaması, Moskova’nın 2023 yazında Karadeniz Tahıl Anlaşması’ndan çekilmesinin resmi gerekçesi olarak aktarılıyor. Gündemdeki olası adım, Trump’ın Rusya’dan yüz binlerce ton motorin alımına ilişkin daha önce açıkladığı anlaşmanın ardından geldi. Motorinin ilk partisinin 23 Ekim’de ABD kıyılarına yöneldiği, anlaşmanın Washington’da siyasi çevrelerin farklı kesimlerinden eleştiri aldığı ve yasallığı konusunda şüpheler bulunduğu kaydedildi. Kiev ise ateşkes anlaşması olmadan verilen ekonomik tavizlerin Rus yönetimini cesaretlendireceğinden endişeli; Volodimir Zelenskiy motorin anlaşmasını “zayıf bir adım” olarak niteledi.

Mısır Su Sektörü İçin Mısır-Alman İnovasyon Merkezi Önerisi Görüşüldü
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber

Mısır Su Sektörü İçin Mısır-Alman İnovasyon Merkezi Önerisi Görüşüldü

Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Hani Süveylim, Köln Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ile Alman iWater girişiminin temsilcileriyle, girişimin su sektörünü destekleyecek bir Mısır-Alman inovasyon merkezine dönüştürülmesi önerisini görüştü. Görüşme, 25-29 Ekim 2026'da yapılması planlanan dokuzuncu Kahire Su Haftası öncesinde gerçekleştirildi. Önerilen merkezin üniversiteleri, araştırma kurumlarını, uygulayıcı kuruluşları ve özel sektörü bilgi paylaşımı için bir araya getirmesi hedefleniyor. Dijital dönüşüm, akıllı su yönetimi ve kaynak kullanım verimliliği öncelikli alanlar arasında gösterilirken, araştırma sonuçlarının ortak projelerle uygulamaya aktarılması ve programların sürdürülebilmesi için kalkınma ortakları ile özel sektörden finansman sağlanması amaçlanıyor. Görüşmede ayrıca su, iklim, biyolojik çeşitlilik ve çölleşmeyle mücadele arasındaki bağlantılar ele alındı.

Meyve ve Sebzelerde Besin Değerindeki Değişim Yeşil Devrimle İlişkilendiriliyor
Görsel kaynağı: N1 Hrvatska · Özgün haber

Meyve ve Sebzelerde Besin Değerindeki Değişim Yeşil Devrimle İlişkilendiriliyor

Popular Mechanics'e dayandırılan değerlendirmeye göre, meyve ve sebzelerin besin değerindeki değişim, 20. yüzyılın ortalarında başlayan Yeşil Devrim süreciyle ilişkilendiriliyor. Bu dönemde tarımsal üretimde kullanılan yöntemler ve çeşitler değişti. Yeni çeşitler, yapay gübreler ve modern yetiştirme yöntemleri verimi önemli ölçüde artırdı. Ancak kaynak, gıdanın besin değerindeki artışın bu verim yükselişine zorunlu olarak eşlik etmediğini belirtiyor.

Birleşik Krallık’ta Kuş Gribi Salgını Nedeniyle 29.000 Kanatlı İçin İtlaf Planı
Görsel kaynağı: Metro · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Kuş Gribi Salgını Nedeniyle 29.000 Kanatlı İçin İtlaf Planı

Birleşik Krallık’ın Northumberland bölgesinde, Belford yakınındaki bir kümes hayvanı çiftliğinde kuş gribi salgını yaşandı. Çiftlikte 2.000 kuş öldürülürken, salgını kontrol altına almak amacıyla 29.000 kuşun itlaf edilmesi planlanıyor. Tesisin çevresinde ayrıca koruma bölgesi oluşturuldu. Salgın, Noel yemekleri için kanatlı tedarikine ilişkin endişelere yol açtı. Northumberland İl Meclisi üyesi Guy Renner-Thompson, hastalığın yayılması halinde hindi çiftlikleri de dahil olmak üzere diğer işletmelerin etkilenebileceği uyarısında bulundu. Renner-Thompson, hastalığın hindi çiftliklerine ulaşmasının bu işletmelerin yıl içindeki ana gelir dönemini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Northumberland’da tespit edilen kuş gribi suşunun H5N1 olduğu belirtildi. Kuş gribinin belirtileri arasında başta şişme, kapalı veya akıntılı gözler, halsizlik, koordinasyon eksikliği ve normalden az yeme bulunuyor. Ördek, kaz ve kuğu gibi bazı türler hastalığı belirti göstermeden taşıyabiliyor. Gordon Stewart, kışın Avrupa ana karasından Birleşik Krallık’a göç eden yabani kuşların virüsü taşıyabileceğini belirterek kuş sahiplerine şüpheli hastalıkları hemen bildirme ve işletmelerinde biyogüvenliği koruma çağrısı yaptı.

Danimarka'da Sezonun İlk Kuş Gribi Salgını 40 Bin Hindiyi Etkiledi
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka'da Sezonun İlk Kuş Gribi Salgını 40 Bin Hindiyi Etkiledi

Danimarka'da, yetiştirilen kanatlılarda altı aydan uzun süren salgınsız dönemin ardından yüksek patojenik kuş gribi yeniden tespit edildi. Bu olay, yeni kuş gribi sezonunda ülkedeki ilk salgın olarak kayda geçti. Salgın, ülkenin güneydoğusundaki Bøgelunde'de bulunan bir hindi işletmesinde görüldü. İşletmede yaklaşık 40.000 hayvanın itlaf edilmesi bekleniyor.

Makedonya'da Elmalar Satılamıyor, Üreticiler İhracat Pazarı İstiyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Makedonya'da Elmalar Satılamıyor, Üreticiler İhracat Pazarı İstiyor

Makedonya’da bu yıl elma üretiminin önceki yıllara göre artması, üreticilerin satış sorununu derinleştirdi. Tetova’ya bağlı Sellarca’dan üretici Amet Ismaili, yaz sıcaklıklarının daha yüksek olması ve ürün kaybı yaşanmaması sayesinde sezonun kaliteli geçtiğini, ancak miktarın iç pazarın ihtiyacını aştığını söyledi. Üreticiler, yüksek kaliteye rağmen alım fiyatlarının çok düşük kaldığını belirtiyor. Ismaili’ye göre ülkedeki pazar, üretimin yükseldiği dönemlerde oluşan arzı karşılayamıyor. Elmaların ihraç edilememesi arz fazlasını büyütürken alım fiyatlarını da aşağı çekiyor. Üretim maliyetlerinin mevcut fiyatların üzerinde kaldığını söyleyen üretici, bu koşullarda satış yapmanın ekonomik olmadığını ifade etti. Sorunun bir başka nedeni depolama altyapısının yetersizliği. Ismaili, elmaların saklanması için yeterli depo bulunmadığını belirterek Tarım Bakanlığından depolama tesisleri ile paketleme alanlarına daha fazla yatırım yapmasını istedi. Toptan alımın yetersiz kalması nedeniyle birçok elmanın çürüdüğü, düşük fiyatlar ve yüksek maliyetler yüzünden çok sayıda üreticinin elma yetiştiriciliğini bırakmayı düşündüğü aktarıldı.

Azerbaycan’da Yeme-İçme Hizmetleri Cirosu Reel Olarak %8 Arttı
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’da Yeme-İçme Hizmetleri Cirosu Reel Olarak %8 Arttı

Azerbaycan’da yeme-içme hizmetleri sektörünün cirosu, Ocak-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak %8 artarak 2,3098 milyar manata ulaştı. Devlet İstatistik Komitesi, büyümenin ülke genelinde ikram ve gıda hizmetleri faaliyetlerindeki genişlemeyi yansıttığını bildirdi. Özel sektör yeme-içme hizmetleri cirosunun %50’si tüzel kişiler, kalan %50’si ise sektörde faaliyet gösteren bireysel girişimciler tarafından oluşturuldu. Tüzel kişilerin cirosu 1,1492 milyar manata yükselerek 2025’in aynı dönemine kıyasla %6,1 arttı. Böylece kayıtlı şirketler ile bireysel girişimciler, özel sektör cirosuna eşit paylarla katkı sağladı.

Hırvatistan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının %14,1 Altında
Görsel kaynağı: Net.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının %14,1 Altında

Numbeo’nun 2026 yılının ortasındaki verilerine göre hazırlanan karşılaştırmada Hırvatistan’ın gıda fiyatları endeksi 85,9 oldu. Avrupa Birliği (AB) ortalamasının 100 kabul edildiği listede bu sonuç, Hırvatistan’daki gıda fiyatlarının AB ortalamasından %14,1 düşük olduğu anlamına geliyor. Listede gıda fiyatları İsviçre’de 189,2 ile en yüksek, Moldova’da 57,2 ile en düşük seviyede ölçüldü. AB ülkeleri arasında en düşük endeks 66,7 ile Romanya’da görüldü. Kuzey Makedonya’nın endeksi 59,8, Bosna-Hersek’in 67,9 ve Sırbistan’ın 68,8 olarak verildi. Buna karşılık İzlanda 183,6, Norveç 154,4 ve Lüksemburg 134,9 endeks değerine ulaştı. Karşılaştırmada kullanılan ayrı bir sepet hesabında Numbeo kategorisinde 19 ürün bulunmasına rağmen 18 ürünün fiyatları toplandı. Ekim 2026 fiyatlarıyla hesaplanan bu sepette AB ortalaması 69,84 euro olurken, aynı sepetin Hırvatistan’daki fiyatı 62,1 euro olarak aktarıldı. İsviçre’de sepetin toplamı 137,90 euro, Moldova’da ise 41,10 euro oldu. Bu hesaplama ile endeks karşılaştırmasının farklı dönemlere dayandığı görülüyor. Kaynakta, nominal fiyatların satın alma gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Tuscia Üniversitesi’nden Ilaria Benedetti, bazı ülkelerde fiyatlar AB ortalamasının altında olsa da hanelerin gıdaya bütçelerinden daha büyük pay ayırabildiğini söyledi; Romanya’da bu pay %23,1 olarak aktarıldı. Corvinus Üniversitesi’nden Jeremiás Máté Balogh ise düşük fiyatların mutlaka daha yüksek erişilebilirlik anlamına gelmediğini, ücretlerin ve satın alma gücünün de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Balogh, iş gücü ile enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerinin üretim, işleme ve dağıtım giderlerini etkilediğini ifade etti.

Mısır ve Rusya Arasında Veterinerlik İş Birliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır ve Rusya Arasında Veterinerlik İş Birliği Görüşüldü

Mısır Genel Veteriner Hizmetleri Kurumu Başkanı Muhammed Saad, Rusya’nın Kahire Büyükelçiliğinde görev yapan tarım ataşesi Dimitri Dikan’ı kabul ederek veterinerlik alanında ortak çalışmaları ve yeni iş birliği olanaklarını görüştü. Görüşmede iki ülkenin ortak ilgi alanları, teknik ve bilimsel deneyim paylaşımı ile veterinerlik hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik seçenekler ele alındı. Taraflar, iş birliğinin hayvan sağlığının korunmasına ve hayvancılığın uluslararası kabul gören standartlara uygun desteklenmesine katkı sağlamasını hedefledi. Saad, Rusya ile kurumsal iletişim ve koordinasyon kanallarının güçlendirilmesiyle deneyim ve mevcut imkânlardan daha fazla yararlanılmasının önemini vurguladı. Rus tarım ataşesi de önümüzdeki dönemde iş birliğini ve teknik koordinasyonu genişletme isteğini dile getirdi.

Endonezya’da Pupuk Indonesia Beş Bölgede Sulama Altyapısı Kurdu
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Pupuk Indonesia Beş Bölgede Sulama Altyapısı Kurdu

Endonezya’da PT Pupuk Indonesia (Persero) ile Rabu Biru Foundation, yağışa bağlı tarım yapan çiftçilerin suya erişimini artırmak amacıyla Program Mata Air Indonesia’yı başlattı. Programın Gunungkidul’daki açılışı, Yogyakarta’ya bağlı Mertelu’da 24 Ekim 2026’da yapıldı. Girişim, özellikle kurak mevsimde su sıkıntısı yaşayan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürmesine destek olmayı hedefliyor. Program Gunungkidul’un yanı sıra Grobogan, Pacitan, Sampang ve Kupang’da da uygulanıyor. Gunungkidul’daki proje, kurak ve kayalık karst arazilerde bulunan yağışa bağlı tarım alanlarının su ihtiyacına yanıt vermek üzere tasarlandı. Çalışmalar kapsamında 103 metre derinliğinde sondaj kuyusu, 20.000 litre kapasiteli beton su deposu ve tarlalara su taşıyacak sulama boru hattı kuruldu. Güneş panelleriyle desteklenen pompa sistemi, suyun kuyudan depoya ve tarım arazilerine aktarılmasına yardımcı olacak. Altyapının 28 hektarlık tarım arazisinin sulanmasını desteklemesi ve bölgede sübvansiyonlu gübre alan 93 çiftçiye fayda sağlaması bekleniyor. Program kapsamında çiftçilere bir sezonluk yetiştiricilik, kurak koşullara uyum sağlayan üstün çeşitlerin kullanımı, sondaj kuyusunun bakımı ve hasat sonrası işlemler konusunda eğitim verildi. Pupuk Indonesia Direktörü Rahmad Pribadi, suyun ve gübrenin tarımsal üretim açısından birlikte önem taşıdığını, şirketin bu nedenle farklı taraflarla iş birliği yaptığını belirtti. Şirket, kurulan kuyu, pompa ve sulama altyapısının toplum ve çiftçi grupları tarafından korunup bakılmasını bekliyor. Açılış sırasında Gunungkidul toplumu için bir ambulans da bağışlandı.