ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 16

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı

Güney Afrika’nın kırmızı et sektöründe büyüme hedeflerine ulaşılması için yeterli finansman, devletin hayvan sağlığı yönetiminde değişiklik ve çiftçilerin karar süreçlerine daha güçlü katılımı gerektiği belirtildi. Bu değerlendirmeler, Nampo Alfa’da 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde dile getirildi. Katılımcılar, hastalık kontrolünün güçlendirilmesi ve ihracat pazarlarına erişimin artırılması konusunda geniş destek bulunduğunu, ancak bu hedeflere hangi yöntemlerle ulaşılacağı konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğünü ifade etti. Toplantıda özellikle aşılama ve izlenebilirlik uygulamalarına çiftçilerin desteğinin nasıl kazanılacağı, uygulama maliyetlerinin nasıl karşılanacağı ve üreticilere kararlarda nasıl anlamlı söz hakkı verileceği tartışıldı. Katılımcılar ortak görüşleri incelenip onaylanmak üzere yazılı bir açıklamada toplamayı kararlaştırdı. Önerilerin daha sonra üyeler ve bölgesel yapılarla görüşülerek kuruluşlar aracılığıyla ulusal düzeye taşınması planlandı. Tarım Bakanlığına yönelik taleplerin son aşamada tarım bakanına iletilmesi öngörüldü. AgriSA Üst Yöneticisi Johann Kotzé, devletin hayvan sağlığı yönetimine ilişkin kaygıların sektörü temsil eden kuruluşlar tarafından toplu biçimde tarım bakanına aktarılmasını istedi. Kotzé, mevcut yönetime duyulan güvenin zarar gördüğünü ve sektörün karşı karşıya olduğu sorunlara farklı bir yaklaşımla yanıt verecek değişikliklere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Red Meat Industry Services Üst Yöneticisi Dewald Olivier ise sektör uzmanlarının ticaret ortaklarıyla yapılan yazışmaların tamamına erişememesinin ihracat onayları için bekleyen gereklilikleri belirlemeyi ve gecikmeleri gidermeyi zorlaştırdığını belirtti. Olivier ayrıca şap hastalığı salgını sırasında alınan bazı kararların üreticiler, besi işletmeleri ve mezbahalar üzerinde ekonomik açıdan zarar verici sonuçlar doğurduğunu savundu. Free State Kırmızı Et Üreticileri Örgütü Başkanı Pieter Meyer, bölgesel üreticilerin öncelikleri ve proje değerlendirmelerini belirleme süreçlerine daha fazla katılmasını istedi. Meyer, Free State’in Güney Afrika sığırlarının tahminen %25-28’ini barındırdığını belirterek harç gelirlerinden yapılan harcamaların buna karşılık gelen bölümünün eyalete doğrudan veya dolaylı fayda sağlaması gerektiğini söyledi. Free State Agriculture Başkanı Francois Wilken, aşı teminindeki zorlukların ve kriz sırasında yaşanan bölünmelerin çiftçilerin güvenini zedelediğini belirtti. İzlenebilirliği desteklediğini söyleyen Wilken, yıllardır süren gecikmelerin hastalık krizi sırasında yeni şartlar dayatılarak çözülmeye çalışılmasının ve belirsiz yönlendirmenin direnci artırabileceği uyarısında bulundu. Dunevax Biotech Üst Yöneticisi David Gerber ise veteriner sertifikasıyla belgelenmiş aşılama, izlenebilirlik ve biyogüvenlik uygulamalarını destekleyen hayvanlara satış sırasında prim verilmesini önerdi.

Yunanistan’da Georgios Karaiskakis Belediyesinde Küçükbaş Çiçeği Vakaları
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber

Yunanistan’da Georgios Karaiskakis Belediyesinde Küçükbaş Çiçeği Vakaları

Yunanistan’ın Georgios Karaiskakis Belediyesinin Aşağı Bölgesi’nde, özellikle Diasello’da koyun ve keçi çiçeği vakaları doğrulandı. Belediye Başkanı Periklis Migdos, gelişmenin yerel hayvancılık topluluğunda endişe yarattığını belirtti. Bölgedeki bazı aileler gelirlerinin önemli bölümünü koyun ve keçi yetiştiriciliğinden sağlıyor. Vakaların ardından koruma ve gözetim bölgeleri oluşturulurken hayvanların taşınması ve otlatılmasına kısıtlamalar getirildi. Belediye başkanına göre bu tedbirler, üreticilerin daha fazla yem ve işletme giderini karşılamasını gerektirerek işletmelerde pratik ve ekonomik zorluklara yol açtı. Kısıtlamalar, üretim maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir dönemde uygulanıyor. Migdos, Arta Bölgesel Birimi Veterinerlik Müdürlüğü ile yakın işbirliği içinde çalışıldığını ve öngörülen protokollerle gerekli kontrollerin yapıldığını söyledi. Ancak etkilenen yetiştiricilerin acil ekonomik sonuçlarla başa çıkabilmesi için tazminat süreçlerinin mümkün olduğunca hızlı ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Belediye başkanı, işletmelerin geleceğinin yalnızca hastalığın sağlık açısından yönetilmesine değil, üreticilere ekonomik desteğin ne kadar hızlı sağlanacağına da bağlı olduğunu belirterek Devlet’ten etkilenenlere somut destek istedi.

Danimarka’da Traktör Tescilleri İlk Dokuz Ayda %0,8 Arttı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Traktör Tescilleri İlk Dokuz Ayda %0,8 Arttı

Danimarka’da 2026’nın ilk dokuz ayında 772 yeni traktör tescil edildi. Lantbruksnytt’nin aktardığı verilere göre bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %0,8 arttı. Son yıllarda sert düşen traktör satışlarındaki gerilemenin bu yıl yataylaşabileceği değerlendirildi. Tescil rakamlarının traktörlerdeki teslimat süreleri nedeniyle bir miktar geriden geldiği belirtildi. Danimarka tarımı için ekonomik ve siyasi ortamın dip seviyede olduğu aktarılırken, satışların ilerleyen dönemde yeniden düşmesinin makul olduğu ifade edildi. Marka sıralamasında John Deere 143 traktörle ilk, New Holland 139’la ikinci, Case IH 107’yle üçüncü oldu.

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek

Yeni Zelanda et sektörü yöneticileri, ülkenin kuzu eti ithalatına ABD tarafından ek tarife veya başka kısıtlamalar getirilmesini önlemek amacıyla Washington’a gidecek. Meat Industry Association (MIA), ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) cumartesi günü Yeni Zelanda saatiyle düzenleyeceği tek günlük duruşmaya ilgili taraf olarak katılacak. Duruşmada, ithalatın ABD koyun sektöründe ciddi zarara yol açıp açmadığı veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığı değerlendirilecek. Soruşturma, Amerikan Sheep Industry Association’ın geçen ekimde yaptığı şikâyet üzerine ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer tarafından temmuz ayında talep edildi. Amerikan kuruluşu, ithal kuzunun yerli ürüne göre %19,5 indirimle satıldığını, ithalatın arttığını ve yerli üretimin ABD’de tüketilen kuzunun yalnızca %30’unu karşıladığını iddia ediyor. Amerikan kuruluşuna göre Avustralya ve Yeni Zelanda, ABD kuzu eti ithalatının %99’unu sağlıyor. Yeni Zelanda ve Avustralya ise artan tüketici talebi karşısında süpermarketlerde kuzu eti bulunmasını sağlayarak ABD’li yetiştiricilere yardımcı olduklarını savunuyor. MIA Üst Yöneticisi Nick Beeby, ihracatçıların ITC anketlerini yanıtladığını ve ABD’deki tedarik zinciri ortaklarını da sürece katılmaya teşvik ettiğini söyledi. Yeni Zelanda sektörü ayrıca hukuki temsil aldı ve duruşmada kanıt sunması için ABD merkezli bir tarım ekonomisti tuttu. Yeni Zelanda kuzusu üzerindeki mevcut %13,2’lik tarifeye ek yapılmaması konusunda ihracatçıların beklentisi düşük. Ancak tarife artışı veya yeni ithalat kısıtlamaları henüz kesinleşmiş değil. ITC’nin 13 Kasım’a kadar zarar ya da zarar riski konusunda karar vermesi bekleniyor. Zarar kanıtlanırsa 1 Aralık’a kadar olası önlemler için yeni bir duruşma yapılacak; ardından komisyon ABD başkanına tavsiyede bulunacak ve başkanın karar için 60 günü olacak.

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı

Suriye Tarım Bakanlığı Pamuk Ofisi Direktörü Muhammed Maari, mevcut sezonda ülkedeki pamuk ekim alanının yaklaşık 33 bin hektara, tahmini üretimin ise yaklaşık 100 bin tona ulaştığını açıkladı. Üretim Rakka, Deyrizor ve Haseke’de yoğunlaşırken Halep ve Ghab’da sınırlı alanlarda sürdürülüyor. Maari, mevcut göstergelerin kaynakta dönemi belirtilmeyen önceki tahminlere göre görece iyileşmeye işaret ettiğini belirtti. Önceki tahminlerde ekim alanı yaklaşık 26 bin 593 hektar, üretim ise yaklaşık 79 bin 467,3 ton olarak verilmişti. Pamuk, Suriye’de çırçır, iplik ve tekstil sanayilerinin başlıca hammaddesi olurken tohumları yağ ve hayvan yemi küspesi üretiminde kullanılıyor. Sezon; düşük sıcaklıklar, mayısa kadar süren yağışlar, azalan sulama suyu ve zarar gören altyapı ile sulama kanalları nedeniyle yüksek maliyetlerle karşılaştı. Ürünün fiyatlandırılmasının ve çiftçi alacaklarının zamanında ödenmesinin gecikmesi de üreticiler açısından sorun oluşturdu. Maari, verimi artırmak için uygun fiyatlı girdiler, kanal onarımı, sözleşmeli tarım, modern teknikler, erken olgunlaşan çeşitler ve entegre zararlı mücadelesi gerektiğini söyledi. Bakanlığın planları arasında ekim alanlarını artırmak, İdlib’de pamuk ekimini yeniden başlatmak, modern sulama ve mekanizasyonu yaygınlaştırmak bulunuyor.

Tartus'ta Türk Modeline göre 50 Sera Planlanıyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Tartus'ta Türk Modeline göre 50 Sera Planlanıyor

Suriye’nin Tartus Tarım Müdürlüğü, Türk modeline göre 50 plastik seranın kurulması için önerilen alanları inceledi. İnceleme, Tarım Müdürü Muhammed Ahmed ile bir Türk heyetinin katıldığı ziyaret sırasında yapıldı. Projenin, Türkiye hükümetinin Suriye Tarım Bakanlığına sunduğu hibe kapsamında yürütülmesi ve seraların müdürlüğe ücretsiz verilmesi planlanıyor. Müdürlüğün açıklamasına göre çalışma, yalnızca örtüaltı üretimi amacı taşımıyor. Projenin temel hedefi, çiftçilere modern seraların kurulması ve işletilmesi konusunda bilgi ve deneyim aktarmak, Türk deneyiminden bölgedeki tarım koşullarına uygun teknikleri değerlendirmek. Önerilen modelin iklim ve sağlık koşullarıyla teknik standartları dikkate alması ve farklı iklim şartlarına dayanabilmesi öngörülüyor. Seraların Türk uzmanların gözetiminde, Tartus Tarım Müdürlüğünün teknik personelinin katılımıyla kurulması planlanıyor. Müdürlükte oluşturulacak uzman ekip uygulamayı takip edip sonuçlarını değerlendirecek. Deneme sonuçları daha sonra çiftçilere sunularak modelin başarılı olup olmadığı ve il genelinde yaygınlaştırılıp uygulanamayacağı belirlenecek.

Arjantin’de Kooperatifleri Pyme Yasası’na Dahil Etme Projesi Komisyonu Geçti
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Kooperatifleri Pyme Yasası’na Dahil Etme Projesi Komisyonu Geçti

Arjantin Temsilciler Meclisi’ndeki Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ile Kooperatifler, Karşılıklı Yapılar ve Sivil Toplum Kuruluşları komisyonları, kooperatifleri Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Yasası kapsamına almayı öngören projeye 6 Ekim’de görüş verdi. Düzenleme, kooperatiflerin yasada açıkça tanınmasını ve bu kuruluşların finansman kanalları, vergi avantajları ile idari kolaylıklardan yararlanmasını amaçlıyor. Komisyonların onayının ardından proje, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’ndaki yasama sürecine gönderildi. Kooperatiflerin talebi, 2023’te değişen sertifika koşullarıyla bağlantılı. Daha önce tarım, hizmet veya sanayi kooperatifleri, Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (Mipyme) sertifikası alarak finansman, vergi avantajları ve destek programlarına başvurabiliyordu. Ancak yeni koşul, kooperatiflerin küçük ve orta ölçekli işletme sayılabilmesi için tüm ortaklarının bu statüde kayıtlı olmasını gerektirdi. Yüzlerce veya binlerce ortağı bulunan, ortakları arasında üreticiler, çalışanlar ya da hizmet kullanıcıları yer alabilen kuruluşlar, bu şartın başvuru sürecini zorlaştırdığını bildirdi. Coninagro, Cooperar ve Conaice, 24.467 sayılı Pyme Yasası’nın idari değişikliklere bağlı kalmadan kooperatifleri kendi ekonomik özellikleriyle değerlendirecek şekilde değiştirilmesini istedi. Kooperatifler, hukuki yapıları nedeniyle bazı uygulamaların dışında kaldıklarını, buna karşın faturalama, varlık ve personel bakımından diğer şirketlere benzediklerini savunuyor. Mipyme rejiminde finansman ve destek programlarının yanı sıra Katma Değer Vergisi ödemesini 90 gün erteleme, çek vergisini gelir vergisiyle mahsup etme ve bazı katkı ile stopajlarda farklı uygulamalar bulunuyor. Coninagro, görüşü kooperatiflerin ekonomik ve sosyal niteliğinin tanınması ve diğer küçük ve orta ölçekli işletmelerle eşit muamele açısından gerekli bir adım olarak değerlendirdi.

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor

Almanya’da tüketilen meyvenin yalnızca yaklaşık %20’sinin yerli üretimden geldiğini belirten meyveciler, sektörün ekonomik koşullarına dikkat çekmek için ülke çapında eylem düzenliyor. “Ein Fünftel ist nicht genug” (Beşte biri yeterli değil) sloganıyla yapılacak etkinlikler 8 Ekim’de ve bu tarihin çevresinde Berlin ile Almanya’nın çok sayıda bölgesinde gerçekleştirilecek. Eylem, yerli meyvenin tüketimdeki payının beşte bire gerilemesini görünür kılmayı amaçlıyor. Sektöre göre yüksek işçilik maliyetleri işletmeleri zorluyor; toplama, budama ve sınıflandırma gibi işler meyvecilikte yalnızca sınırlı ölçüde otomatikleştirilebiliyor. Alman üreticiler ayrıca daha düşük üretim maliyetlerine sahip ülkelerden gelen ithal ürünlerle rekabet ediyor. Ekonomik koşulların kötüleşmesi halinde yerli üretimin payının daha da düşebileceği belirtiliyor. Bundesfachgruppe Obstbau, yoğun emek gerektiren işletmeler için destek ve üçüncü ülkelerden gelen mevsimlik işçilere yönelik uygulanabilir kurallar dahil daha iyi ekonomik koşullar talep ediyor. Joerg Hilbers, sektörün yüksek çevre, sosyal ve kalite standartlarının yanı sıra Alman ücretleri ile yüksek enerji, yatırım ve üretim maliyetlerini karşılamak zorunda olduğunu söyledi. Sektör birlikleri, işletmelerin kapanmasının istihdam, uzmanlık ve bölgesel katma değer kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bundesfachgruppe’ye göre yerli üretim ekonomik olarak sürdürülemezse ithalata bağımlılık da artabilir.

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor

Fas’ın Souss-Massa bölgesinde devam eden sıcak hava dönemleri, sebze üretimlerini zayıflatırken 2026-2027 kampanyasının hazırlığını da zorlaştırıyor. Etki yalnızca hasat miktarlarıyla sınırlı kalmıyor; meyve kalitesi, tedarik sürekliliği ve işletmelerin sıcaklığa uyum sağlama maliyetleri de baskı altında bulunuyor. Bölge, Fas’ın ihracata yönelik önemli sebze üretim havzalarından biri olarak tanımlanıyor. Les Inspirations Éco’nun Le360 üzerinden aktardığı değerlendirmede, Meyve ve Sebze Sektörler Arası Federasyonu’ndan Amine Amanatoullah domates, biber ve salatalıkların yüksek sıcaklıklara karşı kırılganlığına dikkat çekiyor. Ancak kaynak, 2026-2027 kampanyası için sıcaklığın yol açtığı kayıplara ilişkin bir bilanço veya miktar sunmuyor. Frontiers in Plant Science’da yayımlanan bir araştırmaya göre aşırı sıcaklıklar domatesin büyümesini ve üreme süreçlerini etkiliyor. Çiçeklenme ve meyve tutumu özellikle hassas aşamalar arasında yer alırken, çiçek dökülmesi, üreme organlarının gelişimindeki bozulmalar ve polen çimlenmesindeki azalma bitkinin daha az meyve oluşturmasına yol açabiliyor. Araştırma, Souss-Massa’daki sonuçları doğrudan ölçmüyor; bölgesel etkiyi belirlemek için maruz kalınan sıcaklıklar, yetiştirilen çeşitler ve hasat sonuçlarına ilişkin yerel verilere ihtiyaç bulunuyor. FAO rehberinde, sıcaklık ve güneş ışınımı gibi çevresel değişkenlerden bitkilerin su kaybının tahmin edilerek sulamanın ürün ihtiyacına göre ayarlanması öneriliyor. Su yönetiminin yalnızca sezon boyunca mevcut su miktarına değil, suyun ihtiyaç duyulan zamanda verilebilmesine de bağlı olduğu belirtiliyor. Girdi maliyetlerindeki artış, ToBRFV kaynaklı zorluklar, sıcak ve kuru rüzgârın etkilerini sınırlamaya yönelik yatırımlar ve ek sulama ihtiyacı da ekonomik baskıları artırıyor; ancak bu kalemlerin üretim maliyetlerine toplam etkisini gösteren konsolide bir tutar paylaşılmıyor.

Bulgaristan’da Koyun ve Keçi Çiçeği İçin Yeni Salgın Odağı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Koyun ve Keçi Çiçeği İçin Yeni Salgın Odağı Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Plovdiv bölgesindeki Karlovo belediyesine bağlı Vasıl Levski köyünde koyun ve keçi çiçeğine ilişkin ikincil bir salgın odağı tespit etti. Salgın, epidemiyolojik olarak bağlantılı iki hayvancılık işletmesinde, toplam 174 koyunun bulunduğu bildirilen tesisleri kapsıyor. İşletme sahibi, hastalığın klinik belirtilerini fark ettikten sonra yetkili makamlara başvurdu ve veteriner ekipleriyle işbirliği yaptı. Odağın çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi ile 20 kilometrelik gözetim bölgesi oluşturuldu. Koruma bölgesine Karlovo kenti ile Vasıl Levski ve çevredeki bazı köyler dahil edilirken, gözetim bölgesi Plovdiv ilindeki çeşitli yerleşimlerin yanı sıra Stara Zagora ilindeki bazı köyleri de kapsıyor. Her iki bölgede koyun ve keçilerin hareketi yasaklandı. Belirli koşullarda acil kesime gönderilecek hayvanlar bu kısıtlamanın dışında tutulurken, hayvanların kapalı barınaklarda yetiştirilmesi kararlaştırıldı. İşletmelerde hayvan sayımı yapılacak, VetİS kayıtları güncellenecek ve resmi veterinerlik denetimleri yürütülecek. Yetkililer ayrıca hayvan, ürün, yem ve taşıma araçlarının hareketini izlemek üzere epidemiyolojik inceleme başlattı. Etkilenen bölgelerden gelen çiğ sütün taşınması ve işlenmesine özel kurallar uygulanacak. BABH, hastalığın insanlar için tehlike oluşturmadığını, ancak yayılması halinde önemli ekonomik zararlara yol açabileceğini bildirdi.

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Yükseldi

Güney Afrika taze meyve-sebze piyasalarında bu hafta patates ve domates fiyatları çift haneli yükselirken soğan fiyatı 2025 seviyelerinin çok üzerinde kaldı. Agricultural Market Trends (AMT) tarafından hazırlanan GroundRules piyasa güncellemesine göre patates fiyatı %15’ten fazla artarak 10 kilogram başına ortalama 77,49 Güney Afrika randına ulaştı. Domates fiyatı ise haftalık arz hacmi %7 artmasına rağmen %44 yükselerek kilogram başına 12,24 randa çıktı ve yıllık bazda %19 daha yüksek seyretti. Tarım ekonomisti Conce Moraba, mevcut fiyat sıçramalarının büyük ölçüde geçici stok kıtlıklarından kaynaklandığını, ancak üretim bölgelerinden gelecek yeni arzın bazı ürünlerde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini belirtti. Patateste haftanın ilerleyen günlerinde artabilecek sevkiyatların haftalık ortalamayı aşağı çekebileceği ifade edildi. Soğan fiyatı 10 kilogram başına 148,48 randla rekor seviyelere yakın kalırken, bir yıl öncesine göre %268 arttı. Fiyat geçen hafta yaklaşık %3 gerilese de kısa vadede büyük bir piyasa düzeltmesi beklenmiyor. Moraba, yüksek fiyatların ekim ayı boyunca sürmesini beklerken daha sıcak hava, ay ortasında zayıflayan talep ve kasım ortasından itibaren başlayacak mevsimsel arz girişinin tüketici üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Limpopo’daki bazı üreticilerin sezonu tamamladığı, Northern Cape’ten beklenen yüksek hacimli arzın ise henüz piyasaya ulaşmadığı belirtildi. Diğer ürünlerde havuç, hacmi %40 artmasına rağmen %4 yükselerek kilogram başına 3,93 randa çıktı; sarımsak ise %10 düşerek kilogram başına 79,43 randa geriledi. Meyve piyasasında muz fiyatı, haftalık arzın %36 artmasının ardından kilogram başına 8,79 randa geriledi. Portakal fiyatı kilogram başına 2,56 randa hafif toparlansa da artan yıllık arz, düşük ihracat hareketi ve kalite sorunları nedeniyle bir yıl öncesine göre %41 daha düşük kaldı.

Güney Afrika’da Turist Artışı Agriturizmde Faydaların Yayılmasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Turist Artışı Agriturizmde Faydaların Yayılmasını Gündeme Getirdi

Güney Afrika, Ocak-Ağustos 2026 döneminde 7.581.455 uluslararası turist ağırladı. Turizm Bakanlığı verilerine göre bu sayı, geçen yılın aynı dönemine göre %11,7 artış anlamına geliyor. Turizm Bakanı Patricia de Lille, ağustosta bir milyondan fazla uluslararası turist ağırlanmasının ülkeye yönelik güçlü talebi gösterdiğini söyledi. De Lille, artan turist girişlerinin yatırıma, istihdama ve ekonomik fırsatlara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Bakan, ziyaretçilerin daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizm gelirlerinin ülke genelinde daha fazla topluluğa ulaşmasına yardımcı olmak için daha fazla destinasyon ve deneyim sunulması çağrısı yaptı. Agritourism Africa kurucusu Jacqui Taylor ise agriturizmin çiftçileri, tarım topluluklarını ve kırsal kalkınmayı merkeze alan topluluk temelli bir faaliyet olduğunu söyledi. Taylor, turist sayıları iyi görünse de agriturizmin hak ettiği farkındalık ve itibarı görmediğini, zorlu ekonomik koşulların bu alana odaklanan yerel topluluk şirketlerini endişelendirdiğini ifade etti. Taylor’a göre turizm ve agriturizm kazanımları eyaletler arasında eşit dağılmıyor. Western Cape’in fayda sağladığını, KwaZulu-Natal ve Limpopo’nun ise aynı ölçüde yararlanmadığını belirten Taylor, ülkenin tamamının bu artıştan pay alması gerektiğini söyledi. Western Cape’ten Noko Masipa, turistlerin ağırlıklı olarak Western Cape ve Cape Town’u ziyaret ettiğini aktarırken, Tarım, Ekonomik Kalkınma ve Turizm Bakanı Ivan Meyer şarap ile agriturizmi ülkenin güçlü turizm varlıkları arasında gösterdi.

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor

Fransa’nın Orne departmanındaki bazı süt sığırcılığı işletmeleri, yüksek hayvan alım maliyetleri ve artan yem giderleri nedeniyle inekleri satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor. Rémalard-en-Perche’de çiftlik işleten Benjamin Pelleray, 95 ineği Elevage et Patrimoine My Marguerite şirketinden kiralıyor, 50 ineğe ise kendisi sahip. Böylece sürüsünün yaklaşık üçte ikisini kiralık hayvanlar oluşturuyor. Pelleray, kiralama yoluyla mandırasına her yıl teslim etmesi gereken 1,3 milyon litre süt için yeterli hayvan sayısını koruyor. Bir ineğin satın alma maliyetini yaklaşık 2.000 avro olarak açıklayan yetiştirici, yaklaşık on yıl önce sürüsünü genişletirken hayvanları satın almak yerine kiralamayı seçti. Satın alma için harcayacağı yaklaşık 200 bin avroyu çiftliğinin modernizasyonuna ayırarak sağımhanesini yeniledi. Bankaların, süt sektöründeki krizden yeni çıkıldığı dönemde finansman konusunda isteksiz davranmasının da bu kararda etkili olduğunu söyledi. Kiralık hayvanlar için yetiştiriciler, mülkiyet şirketine hayvan başına aylık 28 avro ödüyor. Şirket temsilcisi Carl Darjinoff, mevcut ekonomik sıkıntılar sırasında kiralama sözleşmelerinin arttığını belirterek binden fazla ortak yetiştiriciye ulaştıklarını ve her ay 20 ila 30 yeni yetiştiricinin sisteme katıldığını söyledi. Modelde yatırımcılar şirket aracılığıyla inek satın alıyor; şirket de hayvanları yetiştiricilere kiralıyor. Darjinoff, yatırımların yaklaşık 10 yılda geri döndüğünü, yıllık getirinin ise garanti edilmeden yaklaşık %3 seviyesinde bulunduğunu aktardı. Yaz kuraklığının ardından yem için daha fazla ödeme yapılması, yetiştiricilerin nakit rezervlerini koruyarak sürülerini ve çiftlik yatırımlarını sürdürme arayışını güçlendiriyor.

Embrapa Florestas, FAO’nun Dikili Ormanlar Referans Merkezi Oldu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Embrapa Florestas, FAO’nun Dikili Ormanlar Referans Merkezi Oldu

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Brezilya Tarımsal Araştırma Kurumu bünyesindeki Embrapa Florestas’ı dikili ormanlar alanında referans merkezi olarak belirledi. Atama, Roma’da düzenlenen 10. Dünya Ormanlar Haftası ile FAO Ormanlar Komitesi’nin 28. oturumu sırasında cuma günü (2) duyuruldu. Embrapa Florestas, FAO’nun dünyada bu alandaki ilk referans merkezi oldu. Merkez, üye devletlere teknik danışmanlık, veri, araştırma, eğitim ve teknoloji transferi yoluyla destek sunacak. Embrapa Florestas’ın çalışmaları üretken, dayanıklı ve düşük karbon emisyonlu dikili ormanların geliştirilmesine, bu ormanların tarımsal sistemlerle bütünleştirilmesine ve uluslararası iş birliği taleplerinin karşılanmasına odaklanacak. Merkezin çalışma alanları arasında sürdürülebilir ormancılık, orman yönetimi, entegre sistemler, genetik ıslahı, orman sağlığı, zararlılarla biyolojik mücadele, karbon ölçümü, sera gazı emisyonlarının azaltılması, orman biyoekonomisi ve yeşil kimya bulunuyor. FAO’nun 2025 verilerine göre dünyadaki dikili ormanlar yaklaşık 304 milyon hektar, Brezilya’dakiler ise yaklaşık 10,4 milyon hektar alan kaplıyor. Embrapa Başkanı Silvia Massruhá, merkezin talep üzerine ve ortak kaynak geliştirilmesiyle faaliyet göstereceğini belirtti.

Şam Ticaret Odası ile Suudi Ticaret Heyeti İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Şam Ticaret Odası ile Suudi Ticaret Heyeti İş Birliğini Görüştü

Şam Ticaret Odası Başkanı İsam el-Griyavati, Suriye’ye gelen Suudi ticaret heyetiyle Şam’daki Dama Rose Oteli’nde bir araya geldi. Şam Ticaret Odası’nın salı günü yaptığı açıklamaya göre görüşmede, Suriye ve Suudi Arabistan iş dünyaları arasındaki doğrudan iletişimin güçlendirilmesi ile ticari ve yatırım iş birliği için yeni olanaklar ele alındı. Toplantıda ayrıca çeşitli ekonomik sektörlerde iş birliği fırsatları ve iş ile yatırım alanlarının tanıtılması değerlendirildi. Görüşmelerin iki ülkenin iş insanları ve şirketleri arasındaki ticari ilişkileri geliştirmesi ve ortaklıkları genişletmesi hedefleniyor.

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Slovak Sütçülük Birliği (SMZ), ülkede süt üretimi ve işlenmesinin sürdürülebilmesi için süt ürünleri fiyatlarının düşmemesi, aksine artırılması gerektiğini açıkladı. SMZ Genel Sekreteri Zuzana Nouzovská, perakende zincirlerinin fiyatları daha fazla düşürmek için işleyiciler üzerinde baskı kurmaması gerektiğini söyledi. Nouzovská, AB ve dünyadaki önemli süt arzı fazlası ile süt ürünleri ticaretindeki dalgalanmaların piyasada fiyat oynaklığına yol açtığını belirtti. Son gelişmelerin ise Avrupa’da ve Slovakya’da piyasanın istikrar kazandığını ve fiyatların kademeli yükseldiğini gösterdiğini aktardı. İşleyiciler, hammadde fiyatının aylık yaklaşık 1 sent/kg artarak kasımda 40 sent/kg seviyesine ulaşmasını bekliyor. Buna karşın ağustos ayında 2025’in aynı dönemine göre satış fiyatları tüketimlik sütte %20, peynirde %20 ve tereyağında %40 geriledi. SMZ, bu düşüşün enerji, ambalaj ve iş gücü maliyetlerinin yüksek kaldığı bir dönemde süt işletmelerinin üzerindeki yükü artırdığını bildirdi. Nouzovská, üreticilere destek sözü verilirken ekonomik açıdan süt işletmelerinin tehdit altında olduğunu belirtti. İşletmelerin ürünlerini uzun süre üretim maliyetlerinin altında satamayacağı ve devlet ya da AB’den tazminat bekleyemeyeceği ifade edildi.

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Körfez bölgesinin uzun vadeli gıda güvenliğinin sağlanmasında güvenilir bir ortak olmaya hazır olduğunu açıkladı. Tokayev, bu değerlendirmeyi Astana’da düzenlenen Kazakistan-Umman İş Forumu’nda yaptı. Cumhurbaşkanı, Kazakistan ile Umman’ın tarım ve gıda güvenliği alanlarında iş birliğini genişletmek için önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Tokayev, iki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve yatırım bağlarının güçlendirilmesi için uygun bir hukuki ve kurumsal çerçeve oluşturulması gerektiğini belirtti. Yatırımların teşviki ve karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmanın, projeleri hayata geçirmek isteyen yatırımcılara daha öngörülebilir, şeffaf ve güvenilir koşullar sağlamasının amaçlandığını ifade etti. Forumda Samruk-Kazyna ile Umman Yatırım Otoritesi arasında ortak yatırım yapısının başlatılmasına ilişkin anlaşma da imzalandı. Tokayev, bu girişimin finansmanı harekete geçirmeye ve ilave yatırımları çekmeye yardımcı olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı ayrıca iki ülkenin finans kuruluşları arasındaki doğrudan bağlantıların karşılıklı yatırımlar için yeni fırsatlar yaratabileceğini ve Kazakistan-Umman İş Konseyi’nin iş dünyaları arasında iş birliği için pratik bir platform sunacağını kaydetti.

AB, Namibya’dan Taze Et İthalatını Şap Hastalığı Nedeniyle Askıya Aldı
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

AB, Namibya’dan Taze Et İthalatını Şap Hastalığı Nedeniyle Askıya Aldı

Avrupa Birliği, Namibya’da şap hastalığı salgını görülmesinin ardından ülkeden taze sığır, koyun ve keçi eti ithalatını geçici olarak askıya aldı. Karar, bazı çiftlikte yetiştirilen ve yabani çift tırnaklı hayvanların etlerini de kapsıyor. En sıkı risk azaltma işleminden geçirilen bazı işlenmiş et ürünlerinin Avrupa pazarına girişine ise izin veriliyor. Namibya’nın sığır eti ihracatında Avrupa Birliği pazarı %80’in üzerinde paya sahip. Ülke her yıl Avrupa’ya yaklaşık 10 milyon kilogram sığır eti gönderiyor. AB’nin Namibya’nın Avrupa’ya ihracatıyla bağlantılı yaklaşık 40 bin doğrudan işin dörtte birini etkileyebileceği belirtilirken, 23 Eylül’den önce Namibya makamlarınca sertifikalandırılan taze et sevkiyatlarının, Avrupa kurallarını karşılamaları ve sınır kontrol birimlerinden onay almaları şartıyla bu tarihten itibaren 90 gün boyunca kabul edilebileceği bildirildi. Salgın, Namibya’nın ana ticari hayvancılık bölgesinde 60 yıl sonra ilk kez ortaya çıktı. Hastalık, ülkenin güneyindeki Karasburg veterinerlik bölgesindeki ticari bir çiftlikte doğrulandıktan sonra 11 çiftliğe yayıldı. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), bunun üzerine Namibya’nın aşısız şaptan ari bölge statüsünü 22 Eylül itibarıyla askıya aldı. Namibya makamları hayvan hareketleri ve et ihracatına yasak getirirken denetim, temas takibi ve test çalışmalarını artırdı; veteriner kontrol noktaları kurarak ek biyogüvenlik önlemleri uygulamaya başladı. AB’nin Namibya Büyükelçisi Ana Beatriz Martins, ülkenin salgına hızlı ve şeffaf tepki verdiğini belirtti. AB, önlemlerin önleyici olduğunu ve Namibya’nın AB-SADC Ekonomik Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ayrıcalıklı ticaret konumunu değiştirmediğini açıkladı. Kısıtlamaların epidemiyolojik gelişmelere göre yeniden değerlendirileceği bildirildi.

İran'da Tarımsal İhracat Engelleri İçin Özel Komite Kuruldu
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

İran'da Tarımsal İhracat Engelleri İçin Özel Komite Kuruldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanı Gulamrıza Nuri-Kızılce, tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri incelemek ve kaldırmak üzere hükümette özel bir komite kurulduğunu açıkladı. Nuri-Kızılce, açıklamayı İslami Şura Meclisi Tarım, Su, Doğal Kaynaklar ve Çevre Komisyonu toplantısının ardından yaptı. Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla yaklaşık bir ay önce oluşturulan komitenin gündeminde sınır işlemlerinin kolaylaştırılması, yeşil hatların kurulması ve sınır geçiş koşulları ile trafiğinin iyileştirilmesi bulunuyor. Bakan, tarım sektöründeki bazı engellerin bakanlığın yetki alanı dışında kaldığını belirtti. Nuri-Kızılce, bu yıl yüksek miktarda tarımsal ürün üretildiğini ve mevcut sorunların giderilmesiyle ihracat hacminin artmasının umulduğunu söyledi. Bazı ürünler için destek alımlarının yakında başlayacağını belirten bakan, bu uygulamanın çiftçilerin ürün bedeline ulaşmasına ve üreticilerin sorun yaşamamasına katkı sağlamasının hedeflendiğini aktardı. Buğdayın garantili alım fiyatı konusunda ise henüz nihai karar verilmedi. Bakan, Fiyatlandırma Konseyi'nde birden fazla toplantı yapıldığını ve tarafların görüşlerini birbirine yaklaştırmaya çalıştıklarını, son kararın yakında açıklanacağını ifade etti.

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında

Fas’ta ekim ayıyla başlayan zeytin hasadı, süregelen sıcaklık dalgaları ve iş gücü eksikliği nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Aşırı sıcaklıkların zeytinliklerin beklenen üretim hacmini gerilettiği ve olgunlaşan meyvelerin kalitesini tehdit ettiği belirtiliyor. Bu koşullar, zeytin üretiminin yanı sıra hasat ve pazarlama zincirinde de belirsizlik yaratıyor. Son yağışlar yeraltı su kaynakları açısından geçici bir rahatlama sağladı ancak olgunlaşma dönemindeki ağaçları etkileyen sıcaklık baskısını ortadan kaldırmadı. Kaynakta, değişken iklim koşulları karşısında hedefli besin uygulamaları ve ziraat mühendislerinin desteği gibi teknik çözümlerin ekonomik açıdan önem kazandığı aktarılıyor. İş gücü açığı ise hasat sürecinin diğer temel sorunu olarak öne çıkıyor. Üreticiler işçi bulmakta zorlanırken ücretler yaşam maliyetindeki genel artışa paralel olarak yükseliyor. Yeterli personel bulunamaması, olgunlaşan meyvelerin zamanında toplanamaması ve bunun önemli mali kayıplara yol açabilmesi nedeniyle tüccar ve aracılarda temkinli bir tutuma neden oluyor. Kadın emeği personel açığının etkisini kısmen azaltıyor; ancak sektörün geleceği için iş gücünün yapılandırılması, eğitilmesi ve profesyonelleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Arnavutluk’ta Gıda Harcamalarının Aile Bütçesindeki Payı 2025’te %39,8’e Ulaştı
Görsel kaynağı: Syri · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Gıda Harcamalarının Aile Bütçesindeki Payı 2025’te %39,8’e Ulaştı

Arnavutluk’ta gıda harcamalarının aile bütçesindeki payı 2025 yılında %39,8’e ulaştı. Veriler, ailelerin aylık gelirlerinin önemli bir bölümünü gıda ürünlerine ayırdığını gösteriyor. Söz konusu artışta yüksek fiyatların etkili olduğu belirtildi. INSTAT’ın Hanehalkı Bütçesi Araştırması kapsamında yayımlanan verilere göre, 2025 boyunca yükselen fiyatlar aile bütçelerinde gıda harcamalarının ağırlığını artırdı.

Dünya Bankası, Ermenistan’ın Tarım Reformlarına Desteğini Sürdürecek
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber

Dünya Bankası, Ermenistan’ın Tarım Reformlarına Desteğini Sürdürecek

Ermenistan Ekonomi Bakan Yardımcısı Arman Khojoyan, Dünya Bankası’nın Avrupa ve Orta Asya Tarım ve Gıda Bölge Müdürü Holger Kray başkanlığındaki heyetle görüştü. Görüşmede, tarım ve gıda sektöründeki ortak programların ilerlemesi ile iki taraf arasındaki iş birliğinin genişletilmesi ele alındı. Khojoyan, Ermenistan hükümetinin 2026-2031 ekonomik kalkınma programında yer alan öncelikler ve uygulama yönleri hakkında bilgi verdi. Hükümetin etkili tarım geliştirmeyi, rekabetçi ve yüksek katma değerli ürünler üretmeyi ve teknolojik açıdan gelişmiş modern bir tarım sistemi oluşturmayı hedeflediği belirtildi. Taraflar, akıllı ve iklime dayanıklı tarımın geliştirilmesi, toprak ve su kaynaklarının etkin yönetimi ile gıda sistemlerinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Dünya Bankası yetkilisi Kray, Ermenistan’ın tarım sektöründeki stratejik reformlarına desteğin süreceğini bildirdi; tarım ve gıda değer zincirlerinin güçlendirilmesi ile yerel ürünlerin rekabet gücünün artırılmasına dikkat çekti. Görüşmenin sonunda, mevcut programların uygulanması ve yeni girişimlerin geliştirilmesi amacıyla ortak çalışmanın sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

Kazakistan’ın Buğday İhracatı 8,87 Milyon Tonla Rekor Kırdı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’ın Buğday İhracatı 8,87 Milyon Tonla Rekor Kırdı

Kazakistan, 2024/25 pazarlama yılında yumuşak ve makarnalık buğday dahil 8,8734 milyon ton ihracat gerçekleştirdi. Kazakistan Buğday Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov’un açıkladığı verilere göre bu miktar önceki pazarlama yılına göre %16,2 artarak ülke tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Haberde ağustos ayında, Avrasya Ekonomik Birliği ülkeleri dışındaki buğday ihracatının 567,3 bin ton olduğu bildirildi. Bu miktarın temmuza göre %15,7, Ağustos 2024'e göre %23 daha yüksek olduğu belirtildi. 2025/26 pazarlama yılına ilişkin bölümde ise Orta Asya ülkelerine yapılan buğday ihracatının 6,9826 milyon tona ulaştığı ve bölgenin toplam ihracattaki payının önceki sezondaki %70,6'dan %78,7'ye yükseldiği aktarıldı. Özbekistan'ın payı da %49,6'dan %60,8'e çıktı. Aynı dönemde ihracatın Özbekistan'a %42, Afganistan'a 2,6 kat, Tacikistan'a %5,7 ve Türkiye'ye 27 kat arttığı bildirildi. Fransa'ya 6 bin ton, Tunus'a ise 23,6 bin ton buğday gönderildi; bu iki ülkeye önceki sezonda sevkiyat yapılmamıştı. Buna karşılık Çin'e buğday ihracatı 4,14 kat azalarak 43,2 bin tona geriledi. Rusya kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Rusya'dan Kazakistan'a buğday ithalatı da Eylül-Ağustos 2025/26 döneminde 2,0904 milyon tona çıktı. Kaynak, Orta Asya ve Afganistan'dan gelen talebin pazarlama yılı boyunca yüksek kaldığını belirtti.

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Böceklerle Organik Atıkları Biyogirdiye Dönüştüren Proje

Şili’nin Tarapacá bölgesindeki Caleta Los Verdes’te Bioprot tarafından yürütülen proje, Iquique’deki yemekhaneler ve açık pazarlardan temin edilmesi planlanan organik atıkları tenebrio böcekleriyle biyodönüşüme uğratarak tarımsal girdilere ve hayvan beslemede kullanılabilecek proteine dönüştürmeyi amaçlıyor. Proje, Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) desteğiyle uygulanıyor. Çalışma kapsamında biyodönüşümden elde edilecek biyogirdinin düşük su gereksinimli ürünlerde kullanılması, böcek larvalarının ise yumurta tavuklarının beslenmesine yönelik protein üretiminde işlenmesi öngörülüyor. Proje sırasında elde edilen yeni malzemenin pitahaya ve bazı süs bitkileri üzerindeki kullanımı gözlemlendi. Proje koordinatörü Hugo Molina, tenebrioların şu anda başta balık ve sürüngen beslemesi olmak üzere küçük ölçekte kullanıldığını belirtti. Kaynağa göre böceklerin biyodönüşüm kapasitesi, küçük yapılarda yürütülebilen, yüksek üretim hacimlerine ulaşması hedeflenen ve düşük su tüketimi gerektiren bir süreç için değerlendiriliyor. FIA yetkilileri, girişimle organik atıkların yerel ölçekte değerlendirilmesini ve kurak bir bölgede kendi kendine yeten, sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturulmasını hedefliyor. Sistemin teknik, üretimsel ve ekonomik açıdan uygulanabilir olduğu gösterilirse, bölge dışından gelen girdilere bağımlılığın azaltılması, küçük ve orta ölçekli üreticilerin güçlendirilmesi ve benzer koşullara sahip başka bölgelerde uygulanabilecek bir model oluşturulması bekleniyor.