ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

993 haber · Sayfa 2

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti

Macaristan hükümeti, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki çiftçilerin Macaristan'da üretilen tarım makinelerini satın alması için sağlanan hibe programını iptal etti. Banjaluka merkezli Progresus Vakfı, 16 Ekim'de başvuru çağrısının uygulanmasını durdurduğunu açıkladı. Kararın, Macaristan hükümetinin Viktor Orban hükümeti döneminde 2025'te alınan hibe kararını yürürlükten kaldırmasından kaynaklandığı bildirildi. Yalnızca Sırp Cumhuriyeti'ndeki tarım üreticileri için başlatılan program, 2021'de Viktor Orban ile Sırp Cumhuriyeti'ndeki iktidar koalisyonunun lideri Milorad Dodik arasındaki görüşmenin ardından uygulamaya konulmuştu. Başvuru çağrısı, son başvuru tarihi 13 Nisan olmasına rağmen yalnızca beş gün sonra kapatıldı. Progresus, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki üretici ve işleyicilerden 1.025 başvuru geldiğini açıkladı. Program kapsamında çiftçilere 2.500 ila 25.000 avro arasında, satın alma bedelinin en fazla %70'i oranında destek verilmesi öngörülüyordu. Başvuru sahiplerinin bedelin en az %30'unu kendilerinin karşılaması gerekiyordu. Destek yalnızca Macaristan'da üretilen yeni makineler, ekipmanlar ve aletler için kullanılabiliyor; Bosna-Hersek Federasyonu'ndaki çiftçiler programa başvuramıyordu.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Türkmenistan Borsasında Türkiye’den Girişimciler 1,8 Milyon Dolarlık Pamuk Lifi Anlaşması Yaptı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan Borsasında Türkiye’den Girişimciler 1,8 Milyon Dolarlık Pamuk Lifi Anlaşması Yaptı

Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası’nın 26 Ekim’deki işlem seansında tekstil sektörüne yönelik bir dış ticaret işlemi tamamlandı. Borsa açıklamasına göre Türkiye’den girişimciler, pamuk lifi satın almak üzere yerel işletme temsilcileriyle anlaşmaya vardı. İşlemin yaklaşık değeri 1,8 milyon dolar olarak bildirildi. İşlemin gerçekleştiği Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası (SCRMET), ülkedeki emtia ticaretinin başlıca organize pazarlarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Borsa, düzenli seanslarda yerli üreticileri, ihracatçıları ve yabancı alıcıları bir araya getiriyor; işlem portföyünde tekstil ve pamuk ürünlerinin yanı sıra petrokimyasallar, polimerler, inşaat malzemeleri, makineler ve kimyasal ürünler de bulunuyor. SCRMET ayrıca ihracat ve ithalat sözleşmelerini kaydediyor ve platformda gerçekleşen işlemlere dayalı resmî kotasyonlar yayımlıyor. Bu kotasyonlar, işlem gören emtiaların değerleri ile ilgili piyasalar hakkında bilgi sağlayarak borsa üzerinden yapılan ticaretin bileşimi ve yönü için gösterge oluşturuyor.

Çin, ABD Tarım Ürünleri İthalatının Genişlemesine İzin Veriyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber

Çin, ABD Tarım Ürünleri İthalatının Genişlemesine İzin Veriyor

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, ABD ile tarım ticaretinin genişletilmesine açık olduklarını, ancak bunun için daha düşük tarifeler, daha az tarife dışı engel ve daha geniş pazar erişimi gerektiğini söyledi. Açıklama, Çin Uluslararası Ticaret Temsilcisi Li Chenggang ile ABD’li tarım ticareti heyeti arasında 2 Kasım’da yapılan görüşmeye ilişkin soruya yanıt olarak geldi. Huang, işbirliğinin iki ülkedeki tüketicilere daha fazla gıda seçeneği sunabileceğini ve işletmelerle çiftçilere istikrarlı gelir sağlayabileceğini belirtti. Çin ve ABD’nin eylülde, her iki tarafta yaklaşık 30 milyar dolarlık ithalatı kapsayan karşılıklı tarife indirimleri konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi. Düzenleme, ABD tarım ürünlerinin yanı sıra kişisel bakım ürünleri, tıbbi cihazlar ve kömürü; Çin tarafında ise oyuncaklar ve ev aletleri gibi ürünleri kapsıyor. Kapsanan ürünlerin %90’ından fazlasının ek tarifelerden muaf tutulması ve en çok kayrılan ülke tarifesinden yararlanması öngörülüyor. İndirimler, iki tarafın iç hukuk prosedürlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı yürürlüğe girecek. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre ABD’nin Çin’e tarım ürünleri ihracatı 2025’te 8,27 milyar dolar oldu ve Çin, ABD tarım ürünleri için altıncı büyük ihracat pazarıydı. Soya fasulyesi yaklaşık 3 milyar dolarla ilk sırada yer aldı; onu et, süt ürünleri ve sığır eti izledi. Çinli şirketlerin satın alma kararlarını piyasa talebi, fiyatlar ve ticari koşullara göre vereceği belirtilirken, Çinli ithalatçıların son yıllarda tedarikçilerini çeşitlendirdiği ve ABD’nin bazı Çin tarım ürünlerine yönelik kısıtlamaları hafifletmesi gerektiği ifade edildi.

Meksika’da Pirinç Üretimi 2025’te %17,3 Arttı
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Pirinç Üretimi 2025’te %17,3 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Meksika’da ulusal pirinç üretimi 2025’te 257 bin 480 tona ulaştı. Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, bu miktarın 2024’teki 219 bin 587 tona göre %17,3 artış anlamına geldiğini açıkladı. Bakanlık, pirincin ülkenin gıda güvenliği ve kırsal kesimdeki binlerce ailenin geçimi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Aynı dönemde pirinç üretiminin değeri %12,5 artarak 1 milyar 301 milyon pesodan 1 milyar 463 milyon pesoya çıktı. Bakanlığa göre artışın bir bölümünde ekim alanındaki genişleme etkili oldu. Pirinç ekim alanı %28,4 artarak 31 bin 346 hektardan 40 bin 250 hektara yükseldi. Meksika’daki 12 pirinç üreticisi eyalet arasında Nayarit, 79 bin 737 tonla ilk sırada yer aldı. Nayarit’i 61 bin 670 tonla Campeche ve 37 bin 300 tonla Michoacán izledi. Bu üç eyaletin toplam üretimi 178 bin 707 tona ulaşarak ülke toplamının %69,4’ünü oluşturdu. Campeche’de ekili alan 2025’te %166,3 artarak 12 bin 837 hektara çıktı; eyaletin pirinç üretimi de %134,8 yükselerek 26 bin 263 tondan 61 bin 670 tona ulaştı. Bakanlık, bu sonuçları federal hükümet ile eyalet yönetiminin yürüttüğü Plan Campeche kapsamında üreticilere sağlanan doğrudan desteklerle ilişkilendirdi. Küçük ölçekli üreticilere Producción para el Bienestar teşvikleri, ücretsiz gübre ve sertifikalı tohum veriliyor; ayrıca teknik destek, makine ve kamu alımları sağlanıyor.

Equus, Marchfeld Sebzelerini İşlemek İçin İşbirliğiyle İlgileniyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Equus, Marchfeld Sebzelerini İşlemek İçin İşbirliğiyle İlgileniyor

Slovakya’nın güneyindeki Vinica’da bulunan Equus tesisi, yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki Avusturya’nın Marchfeld bölgesinden sebze işlemekle ilgileniyor. Dondurulmuş sebze üreticisinin boş üretim kapasitesi bulunuyor; tesiste bezelye, mısır, havuç ve ıspanak gibi ürünler işleniyor. Equus yönetim kurulu üyesi Tomas Jamriska’ya göre Slovakya Tarım Bakanlığı, yaklaşık bir hafta önce Avusturyalı çiftçilerin işbirliği ilgisini şirkete iletti. Dondurulmuş Sebze Üreticileri Örgütü ETG bu seçeneği olumlu değerlendirirken Avusturya’da bir üretim tesisi için çözüm arayışının sürdüğünü belirtiyor. Ardo’yla bağlantılı 190 çalışan için cuma günü yeni sosyal plan görüşmesi yapılması, pazartesi günü ise Groß-Enzersdorf’taki tesis önünde PRO-GE ve GPA sendikalarının protesto düzenlemesi planlanıyor. Sosyal plan tutarlarının işyeri temsilcisiyle henüz kararlaştırılmadığı, Ardo’nun ise çalışanları desteklemek istediği aktarılıyor.

Polonya’da Tarımsal Üretimde Kârlılık Geriledi: Beş Üründen Yalnızca Kışlık Kolza Pozitif
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Tarımsal Üretimde Kârlılık Geriledi: Beş Üründen Yalnızca Kışlık Kolza Pozitif

Polonya’da tarımsal üretimin kârlılığı 2026’nın ilk yarısında geriledi. Główny Urząd Statystyczny’nin (GUS) en güncel araştırmasına göre çok yönlü üretim yapan tarım işletmelerinin %75,6’sı bu dönemde üretimin kârlılığının kötüleştiğini belirtti. Bulgular, üreticilerin gelirleri ile üretim maliyetleri arasındaki dengenin özellikle geleneksel tarla bitkilerinde zorlaştığına işaret ediyor. Wielkopolska Ziraat Odası (WIR), tarımsal ürün ve üretim girdisi fiyatlarını kullanarak temel ürünlerin maliyet ve kârlılık hesaplamalarını yaptı. Ekim ayı hesaplamalarında kışlık buğday, kışlık kolza, şeker pancarı, dane mısır ve kışlık arpa karşılaştırıldı. Doğrudan destekler, makine amortismanı ve aile iş gücünün değeri de tam maliyet hesabına dahil edildi. Bu beş ürün arasında pozitif finansal sonuç veren tek ürün kışlık kolza oldu. Oda, kolzanın işletme varlıklarını yenilemeye imkân sağlayan net bir gelir ürettiğini belirtti. Daha önce kârlı ürünler arasında öne çıkan şeker pancarı ise düşen alım fiyatları ile yüksek hasat ve lojistik maliyetlerinden olumsuz etkilendi. Diğer ürünlerde sonuç negatif olurken, maliyetler ile gelir arasındaki en büyük fark dane mısırda görüldü. GUS’un 2025 yılı için bireysel tarım işletmelerinde hesapladığı ortalama gelir, hesaplama hektarı başına 5.479 zloti oldu. Ancak haberde bu göstergenin, işletmelerin günlük maliyetlerini ve farklı üretim modellerini tek başına açıklamadığı vurgulanıyor. Sebze ve meyve üretiminde birkaç hektar gelir sağlayabilir; buna karşılık bu modeller yoğun el emeği, yüksek başlangıç yatırımı, bilgi birikimi ve sulama ya da soğutma altyapısı gerektiriyor. Geleneksel buğday, mısır, kolza ve arpa üretiminde kârlılık için genellikle 30 ila 50 hektarlık alan gerektiği, tam rekabetçi bir işletme için ise alanın 100 hektarın üzerine çıkabildiği aktarılıyor. Bunun temel gerekçesi, makine ve gübre maliyetlerinin düşük hektar marjları üzerinde ağır yük oluşturması. Sonuç olarak üreticinin geçimini belirleyen unsur yalnızca arazi büyüklüğü değil, tüm maliyetler karşılandıktan sonra işletmede kalan gelir oluyor.

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor

Güney Afrika’daki ortak kullanım alanlarında hayvancılık yapan çiftçiler, aylık çiftçilik gelirlerinin ortalama yaklaşık %70’ini hayvan ilaçları ve tedavilerine harcıyor. Tarım Araştırma Konseyi (ARC) tarafından yürütülen ve 2025’te yayımlanan çalışma, KwaZulu-Natal, Limpopo ve Doğu Cape’teki ortak kullanım alanlarında hayvan sahibi 457 haneyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Bulgular, yüksek sağlık harcamalarının küçük ölçekli üreticilerin sürü verimliliğini artıracak yatırımlarına ayrılan kaynağı sınırladığını gösteriyor. Hanelerin çoğu hayvan başına 1 ile 55 Rand arasında harcama yaparken, yıllık hayvan sağlığı gideri koyun ilaçlarında 3.364 Rand ile en yüksek düzeye ulaştı. Bunu sığırlarda 2.749 Rand ve keçilerde 1.912 Rand izledi. ARC tarım ekonomisti ve çalışmanın başyazarı Dr Siphe Zantsi, gelirlerin büyük bölümünün ilaç ve tedavilere gitmesi durumunda çiftçilerin daha iyi genetik materyal, ek yem ve altyapıya yatırım yapacak çok az kaynağının kaldığını belirtti. Araştırma, ortak kullanım alanlarında çoğunlukla yaşlı ve küçük ölçekli üreticilerin faaliyet gösterdiğine işaret etti. Hanelerin yaklaşık üçte ikisinin başında erkekler bulunurken, hane reislerinin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri yalnızca ilkokul eğitimi almış, %10’u ise örgün eğitim görmemişti. Keçiler katılımcıların %82’si tarafından besleniyordu ve ortalama keçi sürüsü 38 hayvandan oluşuyordu; koyun sürülerinin ortalaması yaklaşık 70 hayvandı. Sığır sahiplerinin %80’inden fazlası ise 50’den az baş besliyordu. Zantsi’ye göre ticari işletmeler aşı ve hayvan ilaçlarını toplu satın alarak ölçek ekonomisinden yararlanıyor ve açılan ürünleri son kullanma tarihinden önce tamamen tüketebiliyor. Daha küçük sürülere sahip ortak kullanım alanı çiftçileri ise bazı ürünlerin açıldıktan hemen sonra kullanılması gerektiği hâlde daha büyük işletmelerle aynı ambalajları almak zorunda kalıyor. Kullanılamayan ilaçların boşa gitmesi, tedavinin gerçek maliyetini artırıyor. Ortak otlaklarda farklı sahiplerin hayvanlarının birlikte bulunması, hastalık ve parazitlerin sürüler arasında yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle önleyici ilaçlama, aşılama ve tedavilerin etkili olabilmesi için çoğu zaman topluluk genelinde uygulanması gerekiyor. Düşük okuryazarlık, ürün etiketleri ve talimatlarının anlaşılmasını zorlaştırırken, tartı bulunmaması hayvan ağırlığının tahmin edilmesine ve eksik ya da fazla doz kullanımına yol açabiliyor. Zantsi, bu koşullara uygun yayım hizmetleri, hayvan sağlığı teknisyenleri ve veterinerlik destek programlarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Van Essen, Azot Planı İçin Meclis Çoğunluğuna Güveniyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

Van Essen, Azot Planı İçin Meclis Çoğunluğuna Güveniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hollanda Tarım Bakanı Jaimi van Essen, azot planlarının Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk desteği alabileceğini düşünüyor. Hükümet, tarım sektöründeki itirazların ardından planın bazı unsurlarını değiştirdi. Süt üreticileri için öngörülen 2,6 büyükbaş birimi/hektar normu geçici olarak yeniden değerlendirilecek ve hedeflere alternatif yollar üç ay boyunca sektör temsilcileriyle görüşülecek. Ancak hükümet, tarımdaki amonyak emisyonlarını 2035'te 2019'a göre %42 ila 46 azaltma hedefini koruyor.

SNA, Tarım Arazilerinin 2029 Yeniden Değerleme Metodolojisi İçin Teknik Masaya Katıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

SNA, Tarım Arazilerinin 2029 Yeniden Değerleme Metodolojisi İçin Teknik Masaya Katıldı

Sociedad Nacional de Agricultura (SNA), Servicio de Impuestos Internos (SII) tarafından tarım arazilerinin 2029 Genel Tarımsal Yeniden Değerleme sürecine yönelik kurulan teknik çalışma masasının açılış oturumuna katıldı. SII’nin Değerleme Müdürlüğü ve Kadastro Değerleme Departmanı aracılığıyla çağrılan masa, sürece ilişkin koordinasyonların başlangıcını oluşturuyor. Çalışma masasının temel amacı, ülke genelindeki tarım arazilerinin değerleme kriterlerine ilişkin önerileri, toprak verilerini ve metodolojik gözlemleri toplamak. Kaynakta, sürecin şeffaf yürütülmesi ve değerleme yönteminin tarım sektörünün gerçek koşullarına teknik olarak uyarlanması hedefleniyor. Masada SII ve SNA’nın yanı sıra Doğal Kaynaklar Bilgi Merkezi (CIREN), Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA), Ulusal Sulama Komisyonu (CNR), Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) ve Milli Mülkler Bakanlığı yer alıyor. SNA, üreticilerin teknik bakışını sürece aktarmayı ve tarımsal faaliyetin gerçek üretimsel ve bölgesel koşullarının değerleme çalışmasına yansıtılmasını amaçladığını belirtti.

Uruguay'da Kışlık Ürün Hasadı İyi Beklentilerle Başladı
Görsel kaynağı: Radio Carve · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay'da Kışlık Ürün Hasadı İyi Beklentilerle Başladı

Kışlık ürünlerin hasadı ilk kolzaların biçilmesiyle başladı. Agromotora Flores Direktörü ziraat mühendisi Nicolás Martínez, henüz verim rakamları açıklanmamış olsa da iyi bir hasadın arifesinde olduklarını söyledi. Ağustos ve eylüldeki güneş eksikliği tane dolumunu uzatırken buğdayın potansiyelinin çok iyi, arpanın ise dönem sonunda yaşadığı sağlık sorununa rağmen dolumunun iyi olduğu belirtildi. Martínez, El Niño nedeniyle kasım ayının yağışlı geçmesinden endişe edildiğini ve üreticilerin bu nedenle hasat kapasitelerini artırdığını aktardı. Buğday fiyatının yaklaşık 215 dolar, arpa fiyatının 220-225 dolar seviyesinde olduğunu belirten Martínez, fiyatların geçen yıla göre en az %10 daha yüksek olması nedeniyle ekonomik hesabın olumlu olduğunu söyledi. Ayrıca 300 bin hektardan fazla mısırda arz fazlası riski görmediğini ifade etti.

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Tarım Politikaları: İzleme ve Değerlendirme 2026” raporuna göre, örgütün üyesi olan ve olmayan 56 ülkede tarım sektörüne sağlanan toplam destek 2025’te 950 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 2023-2025 döneminde yıllık ortalama 885 milyar dolar olan destek, 2023’e göre 121 milyar dolar, yani yaklaşık %15 arttı. Desteğin tarımsal üretim değerine oranı da %17,6’dan %19,1’e yükseldi. Artış, iklimsel ve jeopolitik şoklara verilen politika yanıtlarıyla birlikte gerçekleşti. Ülkeler yalnızca aşırı hava olayları ve doğal afetlere karşı 2025-2026 döneminde 30’dan fazla acil durum düzenlemesini uygulamaya koydu. Bununla birlikte OECD, desteğin büyük bölümünün gelecekteki risklere karşı dayanıklılığı artırmaktan çok kısa vadeli krizlere yanıt vermeye yöneldiğini belirtiyor. Altyapı ve inovasyon gibi genel hizmetlere ayrılan desteğin tarımsal üretim değerine oranı ise yaklaşık %2,4’te kaldı. Büyük gelişmekte olan ekonomilerin toplam destekteki payı yükseldi. Çin’de fiyat politikalarından kaynaklanan üretici transferleri 2023-2025 döneminde yıllık yaklaşık 204 milyar dolara ulaştı. Hindistan’da üreticiler tarafından finanse edilen tüketici transferleri yıllık 119 milyar dolar olurken, ülke ithalatı da geniş ölçüde sübvanse etti. Gelişmekte olan ekonomilerdeki artış daha çok iç fiyatları yükselten önlemlerden, OECD ülkelerindeki artış ise özellikle afetler karşısında üreticilere yapılan bütçe transferlerinden kaynaklandı. Rapora göre fiyat artışlarından kaynaklanan üretici transferleri, 2023-2025 döneminde brüt tarımsal gelirlerin ortalama %7,1’ine karşılık geldi; bu transferlerin maliyeti tüketici harcamalarının yaklaşık %5,3’ü oldu. Net üretici desteğinin %79’una denk gelen 401 milyar dolarlık bölüm, girdilere ilişkin zorunlu veya gönüllü herhangi bir koşul taşımadı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin her zaman daha iyi sonuç vermediğini ve piyasa bozucu önlemlerin ailelerin maliyetlerini artırarak verimliliği düşürdüğünü söyledi.

Tarım Ürünlerinde Alış ve Satış Fiyatlarına Limit Teklifi
Görsel kaynağı: Oxu.Az · Özgün haber

Tarım Ürünlerinde Alış ve Satış Fiyatlarına Limit Teklifi

Tarım ürünlerinin üreticiden alış ve tüketiciye satış fiyatları arasındaki farkın yapay pahalılığın başlıca nedenlerinden biri olduğu belirtilerek, alış ve satış fiyatlarına limit getirilmesi teklif edildi. Büyük ve orta ölçekli marketlerde tarım ürünlerinin satış fiyatlarının markete göre değiştiği, üreticiden alınan fiyat ile tüketiciye sunulan fiyat arasında ciddi fark bulunduğu aktarıldı.

Hindistan’da Kırık Pirinç İhracatına Yeni Kısıtlama Olasılığı Gündemde
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Kırık Pirinç İhracatına Yeni Kısıtlama Olasılığı Gündemde

Hindistan Pirinç İhracatçıları Federasyonu (IREF), uluslararası kırık pirinç fiyatlarının bildirildiğine göre ton başına 360 ABD dolarını aşmasının ardından %100 kırık pirinç ihracatına yeniden kısıtlama getirilebileceği uyarısında bulundu. Federasyon, ihracat pazarları ile etanol üreticileri ve kanatlı yemi imalatçıları gibi iç sanayiler arasındaki rekabetin arz ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Ancak Hindistan hükümeti yeni bir ihracat kısıtlaması açıklamadı. Hindistan Tüketici İşleri Bakanlığı verilerine göre kırık pirincin ülke genelindeki ortalama toptan fiyatı, 10 Ekim’deki 2.883 rupiden 2 Kasım’da %5,3 artışla kental başına 3.036 rupiye yükseldi. Kırık pirincin Toptan Eşya Fiyat Endeksi’ndeki yıllık enflasyonu da eylül ayında %5,38’e çıkarak ağustostaki %4,37’nin üzerine çıktı. IREF, yükselen iç fiyatlar ve enflasyon baskısının hükümet müdahalesi ihtimalini artırabileceğini bildirdi. Federasyona göre Hindistan’ın genişleyen etanol harmanlama programı, kırık pirinç, mısır ve Hindistan Gıda Kurumu tarafından sağlanan fazla pirinç gibi tahıl bazlı hammaddelere talebi artırdı. Ticari damıtma tesislerinin açık piyasadan hammadde alması, bu tesisleri kanatlı yemi üreticileri ve ihracatçılarla doğrudan rekabete sokuyor. IREF, artan talebin bu sektörlerde tedarik maliyetlerini ve daha geniş enflasyon baskılarını yükseltebileceğini belirtti. Hindistan, iç arz ve talep endişeleri nedeniyle kırık pirinç ihracatını Eylül 2022’de yasaklamış, kısıtlamalar 7 Mart 2025’e kadar sürmüştü. Toplam pirinç üretiminin 2025-26’da rekor 154,02 milyon ton olması beklenirken federasyon, bu toplamın kırık pirincin kendine özgü arz-talep koşullarını tam yansıtmayabileceğine dikkat çekti. IREF ihracatçılara vadeli sözleşmelerde temkinli olmalarını ve iç fiyatları, değirmenlerden gelen arzı ve etanol sektörünün talebini izlemelerini önerdi.

Çin’de Yeni Zelanda Sığır Eti İthalatı Yıllık Koruma Kotası’nın Yarısına Ulaştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Yeni Zelanda Sığır Eti İthalatı Yıllık Koruma Kotası’nın Yarısına Ulaştı

Çin Ticaret Bakanlığı (MOFCOM), Yeni Zelanda’dan sığır eti ithalatının 2 Kasım itibarıyla Çin’in yıllık koruma kotasının %50’sine ulaştığını açıkladı. Kotanın tamamen kullanılması halinde, mevcut vergilere ek olarak %55 oranında gümrük vergisi uygulanacak. Bakanlığa göre bu ek vergi, kotanın dolmasından sonraki üçüncü gün yürürlüğe girecek. Yeni Zelanda için Çin’in koruma kotası 2026’da 206.000 ton, 2027’de 210.000 ton ve 2028’de 214.000 ton olarak belirlendi. Çin’in ülkeye özgü kota uyguladığı altı büyük sığır eti tedarikçisi arasında Yeni Zelanda’nın yanı sıra Brezilya, Arjantin, Uruguay, Avustralya ve ABD de bulunuyor. Koruma önlemleri 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi ve 31 Aralık 2028’e kadar uygulanacak. Kotaların yıllık artışlarla yükseltilmesiyle kısıtlamaların kademeli olarak gevşetilmesi, kotayı aşan ithalata yönelik %55’lik ek verginin ise sürdürülmesi öngörülüyor. Çin, Aralık 2024’te başlatılan soruşturmanın ardından önlemleri 31 Aralık 2025’te açıkladı. Soruşturma, artan sığır eti ithalatının ülkenin yerli sektöründe ciddi zarara yol açtığı ve ithalat ile zarar arasında nedensel bağ bulunduğu sonucuna vardı. Çin, 2025’te 2,802 milyon ton sığır eti ithal etti; ithalat miktarı yıllık bazda %2,5 azalırken ithalat değeri %8 arttı. Yeni Zelanda, toplam ithalat hacminin %4,1’ini oluşturdu. MOFCOM, düzenlemenin normal ticareti kısıtlamaktan çok zorluk yaşayan yerli üreticilere toparlanma alanı açmayı amaçladığını bildirdi. Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden Li Guoxiang da uygulamanın yerli sığır sektörünü desteklerken uluslararası tedarikçilerle ticareti sürdürme çabası olduğunu söyledi.

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak

EuroTier 2026, 10-13 Kasım 2026'da Hannover'de üreticileri, hayvancılık işletmelerini ve uzmanları yemleme ile çiftlik yönetiminde kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayabilecek çözümleri görüşmek üzere bir araya getirecek. Etkinlikte yemleme verimliliği; rasyondaki besin maddelerinin üretime dönüşmesi, hammadde maliyetleri, sindirilebilirlik, yemleme doğruluğu ve kayıpların sınırlandırılması çerçevesinde ele alınacak. Etkinliğe Yem Karma Üreticileri Birliği (SPKF) üyeleri de katılacak. Birlik, 2024'teki katılımının ardından Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığının desteğiyle yeniden Bulgaristan ulusal pavilyonu düzenleyecek. Pavilyon, Bulgar şirketlerinin ürünlerini ve uzmanlıklarını tanıtmasına, uluslararası ortaklarla iş birliği fırsatlarını görüşmesine ve farklı pazarların beklentilerini değerlendirmesine olanak sağlayacak. Pavilyon 10-13 Kasım'da salon 20, C44 numaralı stantta ziyaretçileri ağırlayacak. Innovation Award EuroTier 2026'nın açıklanan altın ödülleri arasında süt inekleri için geliştirilen PerformaNat CatiBovin adlı yem katkısı da bulunuyor. DLG'nin açıklamasına göre ürün, fitogenik aktif bileşenlerle azot ve kalsiyumun kullanımını iyileştirmeyi; besin maddesi kayıpları ile amonyak emisyonlarını azaltma potansiyeli taşımayı hedefliyor. Ürünün kullanımında rasyonun bileşimi, üretim sistemi ve sonuçların gerçek bir çiftlikte izlenebilmesi önem taşıyor. “Intelligence in Animal Farming” mottosuyla düzenlenecek etkinlikte otomasyon, dijital teknolojiler ve yapay zekânın hayvancılıktaki kullanım alanları da sergilenecek. Altın ödüllü SmartCalving sistemi, hayvan gözlemini buzağılama alanındaki mikroiklim ve ekipman yönetimi verileriyle birleştiriyor; yaklaşan doğum saptandığında önceden belirlenmiş işlemleri otomatik olarak başlatabiliyor. Bu çözümler, yemleme uzmanları, veteriner hekimler ve teknoloji tedarikçileri arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan profesyonel tartışmalara zemin hazırlayacak.

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor

Tayland, gıda depolama ve soğutma sistemlerini hedef alan yeni siber tehditlere karşı savunmasını güçlendirmeyi değerlendiriyor. Başbakan Anutin Charnvirakul, yurt dışında gıda soğutma sistemlerine yönelik saldırı haberlerinin ardından Ticaret Bakanlığına olayları inceleme ve bunların Tayland üzerindeki olası etkilerini değerlendirme talimatı verdi. Konu, salı günü yapılan Kabine toplantısında gündeme geldi. Sıcaklıkların değiştirilerek gıdaların bozulmasına yol açtığı iddia edilen sistem saldırılarını yeni bir siber tehdit biçimi olarak nitelendiren Anutin, devlet kurumlarının riskleri izlemesini ve ortaya çıkabilecek sorunlara müdahale etmesini istedi. Tayland Kraliyet Polisi ile Siber Suç Soruşturma Bürosu da durumu takip ediyor. Tayland’ın önemli bir gıda ihracatçısı olması nedeniyle ihracat işlemlerinde koruyucu seçenekler de değerlendiriliyor. Bunlar arasında kredi ve ödeme şartlarının dikkatle hazırlanması ile üreticiler ve ticaret şirketleri için sigorta korumasına ihtiyaç olup olmadığının incelenmesi bulunuyor. Anutin, yabancı alıcıların soğutma sistemi arızası veya ürün bozulduğu iddiasıyla ödemeleri durdurması halinde ihracatçıların zarara açık bırakılmaması gerektiğini belirtti.

Tayland'da Udon Thani Bahçecilik Fuarı Bölgesel Ekonomiyi ve Tarımı Desteklemeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland'da Udon Thani Bahçecilik Fuarı Bölgesel Ekonomiyi ve Tarımı Desteklemeyi Hedefliyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland'ın Udon Thani kentinde düzenlenen Dünya Bahçecilik Fuarı, 1 Kasım 2026-14 Mart 2027 döneminde 134 gün boyunca ziyaretçileri ağırlayacak. Başbakan Anutin Charnvirakul, fuarın Udon Thani ve yakın illerde turizmi geliştirmesi, tarım bilgisini artırması ve bölgesel ekonomiyi canlandırması için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Anutin, hükümetin fuarla birlikte çiftçi gelirlerini artırmayı, tarım ürünlerine daha yüksek değer kazandırmayı ve turizm gelirini yerel topluluklara ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Başbakan ayrıca sınır bölgelerinin bölgesel ekonomik merkezlere dönüşmesini ve fuarın bitkilerden ekonomik fırsatlar yaratma yollarının öğrenilmesine katkı sağlamasını istedi. Thai Rath'ın aktardığı bilgilere göre fuarda 32 uluslararası bahçenin yanı sıra kamu ve özel sektöre ait 6 bahçe yer alacak. Etkinlikte 1 milyondan fazla çiçek ve süs bitkisinin sergilenmesi, 200'den fazla sanat ve kültür gösterisinin düzenlenmesi planlanıyor. Hükümet sözcü yardımcısı, fuarın 3,6 milyondan fazla turist çekmesini ve 20 milyar bahttan fazla ekonomik hareketlilik yaratmasını beklediklerini açıkladı. Prachachat Turakij, fuarın ilk gününde yaklaşık 9 bin ziyaretçi ağırlandığını ve Tarım ve Kooperatifler Bakanlığına bağlı Tarım Dairesinin, Uluslararası Bahçecilik Üreticileri Birliği (AIPH) ile uluslararası tanıtım ve yabancı turist çekme amacıyla işbirliği yaptığını bildirdi. Ulaşımı kolaylaştırmak için havaalanı, tren istasyonu ve kentteki önemli noktalar arasında 45 servis otobüsünün çalıştırılması planlanıyor.

Gübre ve Yakıt Fiyatlarındaki Artış, Bitkisel Üreticilere 3,1 Milyon Avroluk Desteği Getirdi
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber
Veri haberi

Gübre ve Yakıt Fiyatlarındaki Artış, Bitkisel Üreticilere 3,1 Milyon Avroluk Desteği Getirdi

Bölgesel ve Tarım Bakanı Hendrik Johannes Terras, bitkisel üretim işletmelerine yönelik olağanüstü destek düzenlemesini onayladı. Düzenleme kapsamında devlet, üreticilere toplam 3,1 milyon avro ödeme yapacak. Destek, Orta Doğu kriziyle bağlantılı enerji ve gübre fiyat artışlarının bitkisel üretim işletmelerinde yol açtığı ekonomik zararın bir bölümünü karşılamayı amaçlıyor.

Rusya’da Tarım Sigortasında 2027 İçin Gerileme Beklentisi
Fotoğraf: Иван Высочинский / ТАСС · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Sigortasında 2027 İçin Gerileme Beklentisi

Rusya’da hava risklerine karşı sigortalanan tarla ve çok yıllık bitki alanının 2027’de 700 bin hektar, yani %4,5 azalabileceği öngörüldü. Uzmanlar, sigorta kapsamındaki hayvan ve kanatlı sayısının da %5-7 düşebileceğini belirtti. Tahminler, mevcut yıl verileri temel alınarak Zolotaya Osen tarım fuarı kapsamında paylaşıldı. Bitkisel üretimde sigorta kapsamındaki ekim alanı 2026’da önceki yıla göre %7 azalarak 15,2 milyon hektara geriledi. Kışlık ürünlerde sigorta kapsamı ekili alanların %38’ine ulaşırken, yazlık ürünlerde bu oran %27,5’te kaldı. Kaynakta, 2024-2025 döneminde tarım sektöründe 59 kez acil durum ilan edildiği ve ilkbahar donları, olgunlaşma dönemindeki kuraklık ile hasat sırasındaki şiddetli yağışların 38 bölgede olumsuz sonuçlara yol açtığı belirtildi. Merkez Federal Bölgesi’nde ekim alanı bulunan 17 federal birimin tamamı dikkate alındığında, 2026 hasadı için sigorta kapsamı %4 düştü. Voronej, Kursk, Belgorod, Tula, Smolensk, Yaroslavl ve Moskova bölgelerinde ise artış kaydedildi. Voronej’de ekili alanların %28’i, yani 763 bin hektar; Tambov’da %32’si, yani 611 bin hektar sigortalandı. Ulusal Tarım Sigortacıları Birliği (NSA), bitkisel üretimde sigorta kapsamının yeniden gerileyerek 14,5 milyon hektara düşebileceğini tahmin ediyor. Birlik, bu beklentinin gerekçeleri arasında elverişli hava koşullarını ve federal ile bölgesel teşviklerin kaldırılmasını gösteriyor. Hayvancılıkta yürürlükteki sözleşmeler kapsamında 14,2 milyon koşullu baş sigortalı bulunuyor; bu sayı önceki yıla göre %6 daha düşük. 2026’da poliçelere dahil edilen hayvan sayısı 7,5 milyon olurken, Merkez Federal Bölgesi’ndeki toplam düşüş %18 olarak gerçekleşti. Sigortalı hayvan ve kanatlı sayısındaki gerilemede ekonomik zorlukların yanı sıra işletmelerin mali olanaklarının sınırlı olması ve hayvan varlığındaki azalma da etkili olabilir. Sigorta ödemelerinin 2026 sonuna kadar yaklaşık 8,5 milyar ruble olması bekleniyor; önceki iki yılda bu tutar 8,8 milyar ve 11,2 milyar rubleydi. Yetkililer ve sektör temsilcileri, devlet destekli sigortanın doğal afetlerin tarım üzerindeki etkisini hafifletmeye yardımcı olduğu görüşünde. Bahçeler ve meyve bahçeleri bitkisel üretimde, su ürünleri yetiştiriciliği ise hayvancılık sigortasında en az gelişmiş alanlar arasında gösterildi. Devlet destekli ürün sigortasında 2026’nın ilk yarısındaki ortalama tarife yaklaşık %25, hayvan sigortasında ise %19 geriledi.

Türkmenköy’de 21 Zeytin Çeşidinin Öne Çıkanları Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenköy’de 21 Zeytin Çeşidinin Öne Çıkanları Tanıtıldı

Türkmenköy Tarımsal Araştırma Enstitüsü İstasyonu’nda 21 zeytin çeşidiyle kurulan adaptasyon parselinde öne çıkan çeşitler tanıtıldı. 2014’te Türkiye’de seçilen çeşitlerle oluşturulan parselde erkencilik, yağ verimi, sofralık kalite ve genel verim bakımından farklı özellikler incelendi. Yetkililer, uzun yıllar süren çalışmaların sonuçlarının alınmaya başlandığını ve denemelerin üreticilerin çeşit seçimine katkı sağlayacağını belirtti. TAE Ziraat Yüksek Mühendisi Hüseyin Karanfil, yanlış zeytin çeşidi seçiminin üreticiler için ağır kayıplara yol açabileceğini söyledi. Karanfil, yerel zeytin tipinin 2024’te Ada Yerlisi adıyla tescil ettirildiğini belirtti. İncelemelerde, geç verime yatan çeşitlerin mutlaka düşük verimli olmadığının görüldüğünü; Ada Yerlisi’nin ilk yıllarda geride kalmasına rağmen son yıl diğer çeşitlere göre iyi geliştiğini kaydetti. Parselde bölgenin iklim koşullarını yansıtmak amacıyla sulama kısıtlı tutuldu ve farklı bölümlerde haftada bir ile üç haftada bir sulama aralıkları uygulandı. 2026’da ağaçların %90-95’inden verim alınması üzerine deneme parselinin halkın ziyaretine açılmasına karar verildi. Öne çıkan çeşitler arasında Sarı Ulak, Gemlik, Butko, Domat, Girit, Uslu, Çilli, Memecik ve Eğri Burun yer aldı. Girit’in kuraklığa dayanıklı, Uslu ve Çilli’nin ise yüksek ve düzenli verimli olduğu aktarıldı. Çalışmanın henüz tamamlanmadığı ve bilimsel rapor hazırlanacağı bildirildi. Öne çıkan çeşitlerin fidanlarının ithalatına izin verilmesi için ilgili Bakanlığa talep iletildiği belirtildi. TAE’nin zeytin çalışmalarının Türkiye Kalkınma Ekonomik İş Birliği Ofisi’nin desteğiyle yürütüldüğü kaydedildi.

Mbaracayú’da Dolu Fırtınası Yaklaşık 5 Bin Hektar Soyayı Yok Etti
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Mbaracayú’da Dolu Fırtınası Yaklaşık 5 Bin Hektar Soyayı Yok Etti

Alto Paraná’nın kuzeyindeki Mbaracayú’da pazar günü etkili olan dolu fırtınasının yaklaşık 5 bin hektar soya ekili alanı yok ettiği bildirildi. Üretici Edir Lermen, fırtınanın ardından bazı tarlalarda ürünlerin birkaç saat boyunca buzla kaplı kaldığını ve geriye hiçbir şey kalmadığını söyledi. Lermen, dolunun yalnızca soyayı değil, manyok, yer fıstığı ve fasulye gibi aile tarımı ürünlerini de vurduğunu belirtti. Bazı üreticilerin 10 hektarlık, bazılarının ise 200 ila 300 hektarlık ekili alanlarını kaybettiği aktarıldı. Üretici, fırtınanın görüntüsünü “başka bir gezegenden” gibi niteledi. Şiddetli yağış ve eriyen dolu nedeniyle yol kenarlarındaki hendekler suyla dolarken, fırtına Mbaracayú’nun yanı sıra Alto Paraná’daki San Alberto ve Minga Porã’yı da etkiledi. Mbaracayú’nun yeni belediye başkanı Adejaime Pavei’nin görevi devralmasının ardından ürünleri ve evleri zarar görenlere yönelik destek çalışmalarını yönetmesi bekleniyor.

Finlandiya’daki Bazı K-Mağazalarında Soğutma Cihazları Siber Saldırıyla Arızalandı
Görsel kaynağı: Iltalehti · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’daki Bazı K-Mağazalarında Soğutma Cihazları Siber Saldırıyla Arızalandı

1 yayıncı · 4 haber · İncele

Avrupa genelinde gıda mağazalarının soğutma sistemlerinde yaşanan arızaların, Caverion’dan soğutma otomasyonu uzmanı Jussi Jokinen’e göre bilgi güvenliği ve bulut hizmetlerindeki eksikliklerle bağlantılı olduğu belirtildi. Finlandiya’da pazartesi gecesi bazı K-mağazalarında soğutma cihazlarının sıcaklıklarında arızalar görüldü. İsveç’te de ICA zincirinin sınırlı sayıdaki mağazasındaki cihazlar siber saldırganların hedefi oldu. Jokinen’e göre saldırganlar internete doğrudan bağlı soğutma cihazlarında bir arka kapı buldu ve bazı üreticilerin bakım işlemleri için kullandığı tarihe dayalı yerleşik parolayı kırdı. Uzmanın değerlendirmesine göre cihazların güvenlik duvarıyla korunan bir bulut hizmeti yerine genel ağa bağlı olması saldırıyı mümkün kıldı. Saldırının failine ilişkin ise bilgi verilmedi. Saldırının, dondurucu cihazların otomatik buz çözme sistemleri üzerinden etkili olduğu aktarıldı. Normalde buz çözme sırasında yaklaşık 2–5 derece sıcaklık hedeflenirken, saldırıda işlemin bitiş sıcaklığı veya süresi en yüksek düzeye çıkarıldı ve sıcaklık alarmı geciktirildi. Cihazlardaki ısıtma dirençlerinin yaklaşık 80 dereceye çıkabildiği, bu nedenle soğutma cihazlarındaki gıdaların bir gecede bozulabildiği belirtildi. Jokinen’in kaba tahminine göre Finlandiya’daki günlük tüketim mağazalarında bulunan soğutma cihazlarının yaklaşık %95’i, uzaktan erişimleri güvenlik duvarıyla korunduğu için bu tür saldırılara karşı korunuyor. Finlandiya’daki olaylar, Keskon merkezi koruması kapsamında olmayan birkaç küçük K-mağazasıyla sınırlı kaldı. S-Group ve Lidl’in soğutma cihazlarında şu ana kadar sorun tespit edilmedi. Jokinen, Fransa ve Belçika’daki olayların da aynı yöntemle gerçekleştirildiğini söyledi; ancak ülkelerdeki saldırıların aynı faille bağlantılı olup olmadığı açıklığa kavuşmadı.

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak

Kanada Süt Komisyonu (CDC), çiftçilere ödenen çiftlik çıkışı süt fiyatının 1 Şubat 2027’den itibaren %2,8 artırılacağını açıkladı. Artış, litre başına 0,0259 Kanada dolarına, yani 3 Kanada sentinin biraz altında bir yükselişe karşılık geliyor. Yeni fiyatlar, 2026’nın ilerleyen döneminde eyalet yetkililerinin onaylamasının ardından resmileşecek. Açıklanan artış, Ulusal Fiyatlandırma Formülü’ne (NPF) göre hesaplanan %3,5548’lik oranın altında kaldı. CDC, formülü geçici olarak askıya alma ölçütlerinin karşılandığını ve yönetim kurulunun paydaşlarla güncel ekonomik ve sektörel koşulları değerlendiren ayrıntılı bir analiz yaptığını bildirdi. NPF, çiftlik çıkışı süt fiyatını üretim maliyeti endeksindeki yıllık değişimin %50’si ile Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık değişimin %50’sini esas alıyor. CDC Başkanı Jennifer Hayes, enflasyon, artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliğin üreticiler üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü söyledi. Hayes, kararın fiyat ayarlamasını enflasyona yakın ve ölçülü bir düzeyde tuttuğunu belirtti; tüketici talebinin yüksek protein içeren süt ürünlerine ilgisinin arttığını da ifade etti. CDC, süt fiyatındaki artışa ek olarak depolama programlarının maliyetini kısmen karşılamak için aldığı taşıma ve depolama ücretlerini de artıracak. Bu iki değişiklik, perakende ve restoran sektörleri için süt, krema, yoğurt, peynir ve tereyağı üreten işlemcilerin kullandığı sütün maliyetini toplam %2,8245 yükseltecek. Ancak Komisyon, iş gücü, taşımacılık, dağıtım ve ambalajlama giderleri gibi tedarik zinciri maliyetleri nedeniyle nihai süt ürünleri fiyatlarına yansıyacak etkinin henüz bilinmediğini belirtti. Son bir yılda süt ürünleri fiyat endeksi %1,9 artarken, tüm gıda ürünlerindeki artış %4,2 oldu. Son beş yılda bu endeksler sırasıyla %24 ve %29 yükseldi.