ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

993 haber · Sayfa 1

Slovakya’da Çiğ İnek Sütü Alım Fiyatı Eylülde Arttı
Görsel kaynağı: Teraz.sk — TASR · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Çiğ İnek Sütü Alım Fiyatı Eylülde Arttı

Slovakya’da çiğ inek sütünün ortalama alım fiyatı Eylül 2026’da bir önceki aya göre %4,7 artarak 100 kilogram başına 39,08 avroya yükseldi. Veriler, Slovakya Tarımsal Piyasa Bilgileri’nin (ATIS) güncel raporunda yer aldı. Q kalite sütünde aylık fiyat artışı %4,8 olurken, 1. sınıf sütün alım fiyatı 38,50, standart dışı sütün fiyatı ise 35,06 avro/100 kilogram olarak kaydedildi. İşleyiciler eylülde üreticilerden toplam 70 bin 359 ton çiğ inek sütü aldı. Bu miktar ağustosa göre %3,8 daha düşük kaldı. Buna karşılık yıllık bazda toplam süt alımı %9,8, Q kalite süt alımı ise %10,4 arttı. Eylül alımının %75,5’ini Q kalite süt oluşturdu.

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor
Fotoğraf: STEPHANE DE SAKUTIN / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor

Fransa’da satın alma gücü krizinin tüketici davranışlarını belirgin biçimde değiştirdiğini söyleyen Groupement Mousquetaires Başkanı Thierry Cotillard, hanelerin marketlere daha sık geldiğini ancak her ziyarette ortalama olarak 2025’e kıyasla bir ürün daha az aldığını belirtti. Cotillard, bu eğilimin güçlü toplumsal kırılma ve hayat pahalılığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Cotillard’a göre tüketiciler pahalı veya keyif ürünleri yerine temel ihtiyaçlara yönelirken market markalarına ve promosyonlara ilgilerini artırıyor. Promosyonlu satışların bazı mağazalarda cironun %20’sini oluşturabildiğini belirten Cotillard, bu durumun perakendecileri müşterileri rakiplere kaptırmamak için fiyatlarda daha agresif olmaya ittiğini ifade etti. Bazı hanelerin et, balık, meyve ve sebze satın almakta zorlandığını söyleyen Cotillard, bu ürünlerin bazılarında yaz aylarındaki sıcak hava dalgası ve kuraklığın ardından %8’i aşan fiyat artışları görüldüğünü aktardı. Deterjan, hijyen ve temizlik ürünlerinde de iki ila üç yıldır tüketim düşüşü yaşandığını belirten Cotillard, bunu kısmen megapro­mosyonlara getirilen kısıtlamalara bağladı. Cotillard, gıda tüketiminin restoran ve teslimat platformlarının daha az kullanılması sayesinde ayakta kaldığını, ancak kopma noktasına yaklaştığını söyledi. Yüksek enflasyonun tüketim azalması ve ardından resesyon döngüsü yaratabileceği uyarısında bulunan Cotillard, hükümetten büyük sanayicileri fiyatlarda daha makul davranmaya çağırmasını istedi. Büyük perakendecilerin hükümet toplantılarına katılımını ise sanayicilerin üreticilere ödediği fiyatlarda daha fazla şeffaflık ve KOBİlerle çok uluslu şirketler arasındaki müzakerelerin ayrılması koşullarına bağladı.

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak
Fotoğraf: ALEX CAMARA/ ANADOLU VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İspanya Tarım Bakanlığı, 2026-2027 sezonunda beklenen yüksek zeytinyağı üretiminin piyasada aşırı arz ve fiyat baskısı oluşturmasını önlemek amacıyla üretimin %12’sine karşılık gelen yaklaşık 188.000 tonun geçici olarak piyasaya sürülmemesini öngören bir düzenleme açıkladı. Depolanan ürünün 30 Eylül 2027’den itibaren yeniden satışına izin verilecek ve uygulama için mali tazminat sağlanmayacak. Bakanlık, 2026-2027 sezonu zeytinyağı üretimini önceki sezona göre %23 artışla 1,6 milyon ton olarak tahmin ediyor. Buna 357.040 tonluk başlangıç stoku da eklenince, toplam potansiyel arz düzenleme mekanizmasını devreye sokan yasal eşiğin üzerine çıkıyor. Depolama, yağhanelerin kendi tesislerinde veya üçüncü taraf depolarda yapılacak. İspanya, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık %40’ını karşılayan en büyük üretici ülke konumunda. Arz kısıtlaması, kuraklık ve aşırı sıcakların 2022-2023 ile 2023-2024 sezonlarında üretimi düşürmesinin ardından yaşanan toparlanma döneminde uygulanıyor. Ilıman sıcaklıklar ve ilkbahardaki yağışların da yüksek rekolte beklentisini desteklediği bildiriliyor. Üretici örgütleri düzenlemeyi olumlu karşılıyor. UPA Endülüs, çoğu işletmenin kârlılığı için kilogram başına yaklaşık 4,50 avroluk fiyat gerektiğini, mevcut fiyatın ise yaklaşık 3 avro olduğunu belirtiyor. Şişeleme ve rafinaj sanayisini temsil eden Anierac ise düzenlemeye karşı çıkıyor, yargıya başvurmayı planlıyor ve arzın kısıtlanmasının tüketici fiyatlarını yükseltebileceğini savunuyor. Bakanlık, uygulamanın üretimin seyrine göre 31 Aralık’tan itibaren değiştirilebileceğini de belirtiyor.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Japonya'da Pirinç Fiyatları Stok Fazlasıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya'da Pirinç Fiyatları Stok Fazlasıyla Geriliyor

Japonya'da pirinç fiyatlarındaki düşüş, piyasaya daha fazla ürün ulaşması ve özel sektör stoklarının yükselmesiyle sürüyor. 2025 hasadının sevk edilmeye başlamasının ardından tüketiciler ve restoranlar daha düşük fiyatlı stoklanmış veya ithal pirince yöneldi. Bu nedenle 2025 hasadının bir bölümü satılmadan kaldı ve piyasadaki arz baskısı arttı. Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre toptancılar ile diğer işletmelerin elindeki özel sektör pirinç stokları Haziran 2026'da 2,43 milyon metrik tona ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeyi gördü. Bu miktar, uygun stok seviyesi olarak belirtilen 2 milyon tonun üzerinde bulunuyor. Ayrıca 25 Eylül itibarıyla Japonya'nın 2026 temel pirinç hasadının önceki yıla göre yalnızca yaklaşık %1, yani 76 bin ton azalması bekleniyordu. Hasadın yine de bol olması ve özel sektör stoklarının artmaya devam etmesi öngörülüyor. Fiyatlardaki gerileme perakende satışlara da yansıdı. Ülke genelindeki yaklaşık 1.000 süpermarkette 12-18 Ekim döneminde satılan 5 kilogram pirincin ortalama fiyatı 2.821 yen oldu; bu, önceki haftaya göre 16 yenlik düşüş anlamına geliyor ve fiyatların art arda onuncu hafta gerilediğini gösteriyor. Ancak çiftçiler, traktör yakıtı ve gübre gibi girdilerdeki yüksek maliyetler nedeniyle düşük üretici fiyatlarının zarar etmelerine ve üretimi sürdürememelerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Yeni atanan Tarım Bakanı Arata Takebe, fiyatların hem üretimin ve yeniden yatırımın sürmesini sağlayacak hem de tüketicilerce kabul edilebilir bir düzeyde olması gerektiğini söyledi.

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı

Fas'taki kanatlı işletmeleri 2025'te 828 bin ton kanatlı eti ve 7,06 milyar adet tüketimlik yumurta üretti. Tarım Bakanlığının Dawajine 2026 fuarının açılışında paylaştığı bilançoya göre bu üretim, ulusal talebin tamamını karşıladı. 2021-2030 sözleşme programında 912 bin ton beyaz et ve 7,6 milyar yumurta hedeflenirken sektör bu hedeflerin sırasıyla %91'ine ve %93'üne ulaştı. Üretim, 2023'te açıklanan 745 bin ton beyaz et ve 6,1 milyar yumurtaya göre iki kampanyada arttı. Kaynağa göre beyaz et üretimindeki artış %11, yumurta üretimindeki artış %16 oldu. Kanatlı eti, Fas'ta tüketilen etin %55'ini oluşturuyor; sektörün yıllık cirosu 48 milyar dirhem, doğrudan istihdamı ise 181 bin kişi olarak veriliyor. Devlet ile FISA arasında 4 Mayıs 2023'te imzalanan sözleşme programı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamında 2,02 milyar dirhem kaynak öngörüyor. Bunun 1,4 milyar dirhemi sektörler arası kuruluş tarafından, 620 milyon dirhemi ise devlet tarafından karşılanıyor. Program ayrıca 2030'a kadar 140 bin ilave istihdam hedefliyor. Program; işletmelerin modernizasyonu, damızlıkların Fas'ta üretilmesi, kuluçkahaneler ve yem fabrikalarının kurulması ile kesimhane, parçalama, paketleme ve yumurta işleme yatırımlarını destekliyor. Yemlerde kullanılan mısır ve soyanın büyük bölümünün ithal edilmesi, üreticileri dünya fiyatlarındaki değişimlere açık bırakıyor. İç talebin karşılanmasının ardından sektör, özellikle Afrika pazarlarını büyümenin başlıca alanı olarak görüyor.

Euronext, Karadeniz Tahılları İçin Köstence Teslimatlı Vadeli Sözleşmeler Başlatacak
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Euronext, Karadeniz Tahılları İçin Köstence Teslimatlı Vadeli Sözleşmeler Başlatacak

Avrupa borsası Euronext, Haziran 2027'den itibaren Karadeniz bölgesindeki buğday ve mısır için Köstence Limanı'nda fiziki teslimat içeren vadeli işlem sözleşmeleri başlatmayı planlıyor. Yeni araçlar, Romanya'nın Avrupa tahıl piyasasında fiyat oluşumu ve fiyat riskinden korunma mekanizmasına daha doğrudan dahil edilmesini sağlayacak. Sözleşmelerin, bölgede artan ihracat hacimleri ve Doğu Avrupa ile Batı Avrupa fiyatları arasındaki farklılaşma nedeniyle mevcut vadeli işlem araçlarının yetersiz kaldığı bir dönemde devreye alınması öngörülüyor. Yeni sözleşmeler euro cinsinden düzenlenecek ve Avrupa Birliği standartlarına uygun tahılları kapsayacak. Buğday sözleşmesi %12 protein içeren ürünü hedefleyecek; buğday ve mısır sözleşmelerinde standart lot büyüklüğü 50 ton olacak. Teslimat ayları Euronext'teki mevcut vadeli işlem araçlarıyla aynı tutulacak. Borsa ilk aşamada bu sözleşmeler için opsiyon sunmayı planlamıyor. Sözleşmelerin en önemli özelliği, nakit uzlaşma yerine Köstence Limanı'nda fiziki teslimat öngörmesi. Euronext, teslimat noktalarının belirlenmesi için silo işletmecileriyle görüşüyor. Mekanizmanın çalışabilmesi için depolama, ürün kabulü, kalite ve tahıl transferine ilişkin koşulların netleştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle teslimat yapılacak silolar ve uygulamanın teknik ayrıntıları henüz kesinleşmiş değil. Karadeniz havzasındaki üretici ve ticaret aktörleri şimdiye kadar başlıca Paris'teki MATIF kotasyonlarını, Chicago vadeli işlemlerini ve bölgesel fiziki ihracat fiyatlarını referans aldı. Ancak Romanya buğdayının fiyatı, Fransa'daki fiyatlarla her zaman aynı yönde veya aynı hızda hareket etmiyor. Karadeniz arzının arttığı, Rusya ve Ukrayna'nın ihracatta yoğun rekabet ettiği ya da bölgesel limanlarda lojistik sorunlar yaşandığı dönemlerde farklar daha belirgin hale gelebiliyor. Yeni araç, özellikle ihracatçıların ve emtia ticareti şirketlerinin fiyat riskini yönetmesine ve alımlarını planlamasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte etkisi, sözleşmelerin yeterli sayıda katılımcı ve işlem hacmine ulaşmasına bağlı olacak. Fiziki teslimat da her çiftçinin doğrudan borsada satış yapabileceği anlamına gelmiyor; standart sözleşmeler teknik ve ticari koşulların yanı sıra finansal teminat ve dikkatli risk yönetimi gerektiriyor. Silo işletmecileri, ihracatçılar ve ticaret şirketleri mekanizmanın işleyişinde önemli rol üstlenecek.

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Paraguay’da Agrotec’in Élite del Rinde girişiminin ilk aşamasında soya ve mısır üretim sonuçlarıyla öne çıkan sekiz üretici tanındı. Yedi üretim bölgesini kapsayan girişimde üç üretici, soya ve mısır hasatlarının birlikte değerlendirildiği hektar başına 15.000 kilogramlık hedefi aştı. Ödül töreni 30 Ekim’de Ciudad del Este’de düzenlendi. Fazenda Almeida, 15.783 kg/ha verimle girişimin ulusal şampiyonu oldu. Agro Campo 15.482,68 kg/ha, IMAPO SRL ise 15.387,10 kg/ha seviyesine ulaştı. Diğer bölgesel ödüller Santa Rita, Nueva Esperanza, Bella Vista, San Alberto, Pedro Juan Caballero, San Pedro ve Campo 9’dan üreticilere verildi. Élite del Rinde’in ilk aşamasındaki ortalama verim 12.740 kg/ha olarak açıklandı. Bu sonuç, kaynakta ulusal referans olarak verilen 10.160 kg/ha seviyesinin %25,4 üzerinde gerçekleşti. Girişim, farklı bölgelerdeki agronomik ve çevresel koşulların verim sonuçlarını etkilediğini belirterek, uygulamaların her bölgenin koşullarına uyarlanmasına vurgu yaptı. Agrotec Genel Müdürü Alex Román, ortalamanın aşılmasını şirketin farklı birimlerinin teknik bilgi, piyasa deneyimi ve özel bilgileri sürdürülebilir bir metodolojiyle uygulamasına bağladı. Román, girişimin ilk aşamasında yatırılan her bir dolar için 3,3 dolarlık getiri elde edildiğini söyledi. Program ayrıca teknik karar alma, planlama, kaynakların verimli kullanımı ve teknolojinin tarımsal rekabetçiliği desteklemedeki rolünü öne çıkarıyor.

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Tazminatı Kriterlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Tazminatı Kriterlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Bulgaristan’da hayvancılar, geçen yılki kuraklık nedeniyle verilecek tazminatların dağıtımını protesto ederek Sevlievo yakınlarında Sofya–Varna ana yolundaki trafiği bloke etti. Üreticiler, açıklanan kriterlerin adaletsiz olduğunu ve bazı bölgelerdeki çiftliklerin hiçbir destek alamadığını savundu. Protestocular, hayvancılığın bölgelere veya hayvan türlerine göre ayrılmamasını ve tüm işletmeler için aynı kriterlerin uygulanmasını istedi. Üreticiler, keçi ve mandaların yanı sıra sığır ve koyunlar için de ortak ölçütler belirlenmesini, yardım ödemelerine ilişkin kriterlerin yeniden değerlendirilmesini talep etti. Bir üretici, aynı koşullarda bulunan iki işletmeden birinin destek alırken diğerinin alamamasının haksızlık olduğunu söyledi. Ulusal Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği ise koyun ve keçi yetiştiricilerine yönelik diğer kriz önlemlerinin eşitlenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Ancak sığır ve manda yetiştirenler için sorunun nasıl çözüleceği henüz netleşmedi.

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor
Fotoğraf: Shutterstock · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor

Çekya’da gıda üreticilerinin yeni yılın başı için gönderdiği yeni fiyat listelerinde belirgin artışlar görülüyor. Çek Ticaret ve Turizm Birliği Başkanı Tomáš Prouza, tüketicilerin bazı gıdalar için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağını söyledi. Girdi maliyetlerindeki artıştan en fazla süt ürünleri ve unlu mamuller sektörlerinin etkilenmesi beklenirken, meyve ve sebzede de zam öngörülüyor. Ülkede bazı gıda ve alkolsüz içecek fiyatları son dönemde geriledi; süt ve tereyağı rekor düşük seviyelere ulaştı. Habere göre bu durum, Avrupa genelindeki süt fazlası, aşırı üretim, Çin ve Asya’ya ihracatın sınırlanması ve Orta Doğu’daki çatışmanın ihracatı zorlaştırmasıyla ilişkilendiriliyor. Marketlerin yıl sonundaki rekabetçi indirimleri de fiyat artışlarını geçici olarak sınırlıyor. Ekim ayında yıllık enflasyonun %2,4 olduğu, eylülde bu oranın %2,5 olarak tahmin edildiği belirtildi. Prouza’ya göre enerji maliyetleri tarımsal ve gıda üretiminin yanı sıra lojistik ve depolamayı pahalılaştırıyor. İş gücü açığı, düşük işsizlik ve ocaktan itibaren asgari ücretin %10 artırılması da üretici ve gıda işletmelerinin maliyetlerini yükseltecek. Gübre fiyatlarındaki artışın etkisinin ise gelecek sezonda ortaya çıkması bekleniyor. Fiyatların ne ölçüde artacağı, mağazaların temel gıdaları alış fiyatının altında satmasını sınırlayacak bir düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına da bağlı olacak. Çekya Gıda Odası, tartışmanın genel bir indirim yasağı olmadığını ve altı ila sekiz temel ürünü kapsayacağını savunuyor; düzenlemenin yürürlüğe girip girmeyeceği henüz kesin değil.

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı
Fotoğraf: Vlada CG · Özgün haber

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Karadağ, Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında gıda güvenliği, resmi kontroller, hayvan ve bitki sağlığı ile hayvansal yan ürünlerin yönetimini içeren 12. Faslı kapattı. Tarım Bakanı Vladimir Joković, bu süreçteki yükümlülüklerin önemli bölümünün Tarım Bakanlığı ile bağlı kurumların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Fasıl kapsamında ilgili temel yasalar kabul edilirken resmi kontroller sistemi geliştirildi. Çiğ süt kalitesinin artırılması ve gıda üretim ve işleme tesislerinin Avrupa talepleriyle uyumlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlandı. Küçük üreticiler ile geleneksel üretime, Avrupa standartlarına uyum sağlanırken yerel tarımın özelliklerinin korunması amacıyla özel önem verildi. Faslın kapatılması reformların tamamlandığı anlamına gelmiyor. Karadağ’ın önündeki öncelikler arasında sınır kontrol noktalarının ve hayvansal yan ürün yönetim tesislerinin kurulması, laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi ve uzman kadronun güçlendirilmesi bulunuyor. Bakanlık, Avrupa Birliği üyeliğine kadar Avrupa standartlarının tam uygulanması için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Fas, İç Piyasa Fiyatlarını Sınırlamak İçin Afrika’ya Domates İhracatını Durdurdu
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Fas, İç Piyasa Fiyatlarını Sınırlamak İçin Afrika’ya Domates İhracatını Durdurdu

Fas makamları, iç piyasada domates arzını güvenceye almak ve yükselen fiyatları sınırlamak amacıyla Afrika pazarlarına yapılan domates ihracatını geçici olarak durdurdu. Karar, Fas Meyve ve Sebze Üreticileri ile İhracatçıları Mesleklerarası Federasyonu tarafından aktarıldı. İhracatın ne kadar süreyle durdurulacağı açıklanmadı. Fas’ta domates fiyatlarındaki artışın, ülkenin başlıca üretim bölgesi Souss-Massa’da üretimin azalması ile gübre ve yakıt maliyetlerindeki yükselişten kaynaklandığı belirtildi. Yüksek fiyatlı Avrupa pazarlarına gönderilen domatesler ise düzenlemenin dışında bırakıldı. Avrupa pazarları, Fas’ın domates ihracatının büyük bölümünü oluşturuyor. Hükümet sözcüsü Samir Belfkih, hükümetin gıda egemenliğine öncelik verdiğini doğruladı ancak domates ihracatının durdurulması kararını doğrudan teyit etmedi. Bütçeden sorumlu Bakan Delegesi Fouzi Lekjaa ise fiyat artışlarını sınırlamak için gıda ihracatının düzenlenmesinin planlandığını bildirdi. Bu yaklaşımın, ihracat taahhütleri ile iç piyasa talebi arasında denge kurmayı hedeflediği belirtildi.

Arjantin Tarım Makineleri Sektörü Daralan Pazar ve Yüksek Maliyet Baskısıyla Dış Pazarlara Yöneliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Tarım Makineleri Sektörü Daralan Pazar ve Yüksek Maliyet Baskısıyla Dış Pazarlara Yöneliyor

Arjantin tarım makineleri sektörü, daralan iç pazar ve yüksek maliyetler nedeniyle kârlılığı korumakta zorlanırken dış pazarlarda yeni fırsatlar arıyor. Arjantin Tarım Makineleri Üreticileri Odası (Cafma) Başkanı Hernán Zubeldía, sektörün vergi yükünün Brezilya’nın iki katına, Meksika’nın ise iki katından fazlasına ulaştığını; buna karşın fiyatların benzer düzeylerde kaldığını belirtti. Zubeldía’ya göre yüksek maliyetler, üreticilerin yatırım kararlarını zorlaştırıyor ve sektörün rekabet gücünü sınırlıyor. Rosario Ticaret Borsası verilerine göre Arjantin’de tarım makinesi satışları 2026’nın ilk yarısında 2025’in aynı dönemine kıyasla %7,1 geriledi. Enflasyondan arındırılmış cirodaki düşüş ise %19,6 oldu. Sektör temsilcileri, bu tablonun yalnızca makine ithalatındaki rekabetle değil, tarım üreticileri ve müteahhitlerin yatırım yapma kapasitesindeki zayıflamayla da bağlantılı olduğunu ifade ediyor. İç pazardaki daralma, üreticilerin fabrika yatırımlarını ve süreç modernizasyonunu daha dikkatli değerlendirmesine yol açıyor. Sektörün gündeme getirdiği başlıca sorunlardan biri, %21 vergiyle alınan girdiler ile %10,5 oranıyla satılan makinelerden kaynaklanan teknik Katma Değer Vergisi (KDV) bakiyelerinin iade edilmemesi. Cafma Başkanı, bu tutarların güncellenmeden beklediğini ve fabrikalar açısından önemli bir finansman yükü oluşturduğunu söyledi. Zubeldía ayrıca kârlılığın düşük kalması halinde önümüzdeki on yılda sektörde bir yatırımsızlaşma döneminin yaşanabileceği uyarısında bulundu. Arjantin’in iç pazarının rakip ülkelere göre daha küçük olması, satışlardaki düşüşün tamamının ihracata aktarılmasını da zorlaştırıyor. Zubeldía, ABD, Meksika ve Brezilya’da üretilen ton başına kullanılan tarım makinesi miktarının Arjantin’in yaklaşık yedi katına ulaştığını; uluslararası fiyatlar birbirine yaklaşırken yüksek maliyetlerle rekabet etmenin güçleştiğini belirtti. Bu koşullara rağmen sektör, Doğu Avrupa’ya yönelik ticari misyonlar ve Agrinova markası gibi girişimlerle dış pazarlarda büyümeye çalışıyor. Cafma, doğrudan makine satışından önce doğrudan ekim ve silobag gibi teknolojilerle pazara girmeyi, ardından ekim makineleri, römorklar, tanklar, donanım ve yazılım gibi daha geniş bir ürün ve sistem yelpazesi sunmayı hedefliyor.

Coles Genel Kurulunda Avustralya Sığır Sektörünün Arazi Yönetimi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Coles Genel Kurulunda Avustralya Sığır Sektörünün Arazi Yönetimi Tartışıldı

Avustralya'nın Melbourne kentinde düzenlenen Coles yıllık genel kurulunda, sığır sektörünün arazi yönetimi uygulamalarına yönelik savunma hissedarlar ve konuklardan alkış aldı. Cattle Australia başkan yardımcısı ve Central Queensland sığır üreticisi Adam Coffey, çevre kuruluşlarının Avustralya sığır sektörünün yaygın ormansızlaşmaya yol açtığı yönündeki iddialarına karşı çıktı. Çevre kampanyacıları ise Coles yönetiminden, arazi temizliğiyle bağlantılı sığır etinin tedarik zincirine girmesini önlemek için daha güçlü adımlar atmasını istedi. Coffey, Avustralya'daki sığır üreticilerinin biyoçeşitlilik ve bitki örtüsü yönetimi bakımından eyalet, bölge ve federal düzeyde en az 136 yasaya tabi olduğunu söyledi. Cattle Australia'nın ormansızlaşmayı desteklemediğini belirten Coffey, üreticilerin yürürlükteki eyalet ve federal düzenlemelere uygun rutin tarımsal faaliyetlerini sürdürme hakkını savundu. Bu faaliyetlerin arazinin üretken kapasitesini korumayı ve Avustralya'nın sürdürülebilir sığır eti tedarikçisi konumunu sürdürmesini amaçladığını ifade etti. Coffey ayrıca aktivist kampanyaların Avustralya'nın sığır tedarikçisi olarak itibarına zarar verdiğini, bunun ülkedeki gıda maliyetlerini artırabileceğini ve gıda dayanıklılığını olumsuz etkileyebileceğini öne sürdü. Coles'un sektörle iş birliğini ve kıtanın yarısından fazlasını yöneten 50.000'den fazla sığır üreticisini dikkate almasını takdir etti. Coffey'nin açıklamaları, Avustralya sığır üretiminin ekonomik sürdürülebilirliği ile arazi yönetimi arasındaki ilişkiye ilişkin değerlendirmelerle birlikte sunuldu. Greenpeace Australia Pacific ise genel kurul sırasında güncellenmiş bir puan cetveli yayımladı. Kuruluş, Coles, Woolworths, Aldi, McDonald's, Hungry Jack's, Teys, Metcash/IGA ve JBS olmak üzere sekiz büyük Avustralya sığır alıcısının ormansızlaşmasız ve dönüşümsüz tedarik hedefleri bakımından başarısız not aldığını bildirdi. Greenpeace'e göre Coles ve Woolworths, tedarik zincirlerinden ormansızlaşmayı 2025 sonuna kadar kaldırmayı taahhüt etmişti ancak iki şirket de sığır etlerinin ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini henüz garanti edemiyordu. Kuruluş, büyük perakendecilerin tedarik zincirlerindeki arazi temizliğinden daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu.

Southland’de Lale Soğanı Hasadında Ortalamanın Üzerinde Verim Beklentisi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Southland’de Lale Soğanı Hasadında Ortalamanın Üzerinde Verim Beklentisi

Yeni Zelanda’nın Southland bölgesinde büyük lale soğanı üreticisi ve ihracatçısı Triflor, dolu ve aşırı yağışa rağmen 2026 sezonundaki hasadın ortalamanın üzerinde olmasını bekliyor. Triflor Crop Manager Mark Jongejan, ürünün gelecek yılki ihracat için iyi göründüğünü, ancak hasada yaklaşık 10 hafta kaldığı için sonucun henüz kesinleşmediğini söyledi. Triflor, 2025’te yaklaşık 110 hektar alana lale ekti; bu üretimden yaklaşık 65 milyon soğan Mayıs 2026’da ihraç edilirken 1,5 milyon soğan iç piyasada satıldı. Şirket, 2026’da ekim alanını 120 hektara çıkardı ve Mayıs 2027’de yaklaşık 70 milyon soğan ihraç etmeyi bekliyor. Jongejan’a göre 2025’te Southland’de yağışlı bir ilkbahar ve ortalamanın üzerinde dolu görülmesine rağmen sezonun ılıman tamamlanması ortalama verim sağladı. 2026 sezonunun başlangıcı ise olağanüstü yağışlı geçti; bu durum tarla çalışmalarının planlanmasını zorlaştırdı ve ürünlerde yeniden dolu hasarı yaşandı. Dolu, verim açısından belirleyici risk olmaya devam ederken, yüksek sıcaklıkların da ilkbaharın sonlarında verimi etkileyebileceği belirtildi. Soğanlar Aralık ve Ocak aylarında hasat edilip işleniyor, ihracat ise Mayıs’ta başlıyor.

Meksika, Avokado İhracatında Çalışma Sertifikasının Geçerliliğini Uzattı
Görsel kaynağı: 24 Horas México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Avokado İhracatında Çalışma Sertifikasının Geçerliliğini Uzattı

Meksika Çalışma ve Sosyal Refah Sekreterliği (STPS), avokado ihracatına yönelik pilot programın ikinci aşamasında kullanılan Tarımsal İhracat İçin Çalışma Sertifikası’nın (CLA) geçerlilik süresini 7 Mart 2027’ye uzattı. Belgenin önceki geçerlilik süresi 15 Ocak 2027’de sona erecekti. Değişiklik, 5 Kasım’da Meksika’nın Resmî Gazetesi’nde yayımlandı. CLA, ihracata yönelik tarımsal üretime katılanların iş ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini yerine getirdiğini belgeleyen bir doküman olarak 1 Ekim’den bu yana avokadoyu yurt dışına satmak için zorunlu tutuluyor. Belgeyi üreticiler, kesim işletmeleri ve paketleme tesisleri gibi zincirdeki tüm aktörlerin ayrı ayrı alması gerekmiyor; başvuruyu ihracatı gerçekleştiren kişi veya şirketlerin yapması gerekiyor. İhracatçıların üreticiler, bahçeler ve üretim-ihracat zincirindeki diğer katılımcılara ilişkin bilgileri VELAGRO platformuna kaydetmesi için son tarih ise 7 Kasım olarak değişmedi. STPS, uzatmanın sisteme daha fazla bilgi eklenmesine ve VELAGRO’nun, ihracata konu bahçe ve hasatların takibini sağlayacak Avokado İhracatı Bilgi İzlenebilirlik Sistemi’ne (SITAEX) bağlanmasına imkân vereceğini açıkladı. SITAEX’in 31 Aralık 2026’da çalışmaya başlaması planlanıyor. Yeni takvime göre ihracatçılar, Mart-Haziran 2027 arasında zincirdeki katılımcıların işveren kayıtlarına sahip olma oranlarını sırasıyla %25, 50, 75 ve 100 olarak belgelemek zorunda olacak. Kalıcı rejime geçiş Kasım 2027’de başlayacak, sistemin resmî uygulamasının ise Şubat 2028’de başlaması öngörülüyor. İhracatçılar ayrıca CLA’yı gümrük beyannamesinde belirtip dijital veya elektronik belge olarak ihracat işlemlerine ekleyecek.

Meksika’da Yumurta Çiftliğinde H5N1 Kuş Gribi Vakası Doğrulandı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Yumurta Çiftliğinde H5N1 Kuş Gribi Vakası Doğrulandı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Yucatán eyaletinin Umán kentindeki ticari sofralık yumurta üretim tesisinde yüksek patojenik kuş gribi AH5N1 vakası doğrulandığını açıkladı. Kurum, bildirimin ardından 24 saatten kısa sürede müdahale edildiğini ve hastalığın kontrolü için uluslararası sağlık protokollerinin devreye alındığını bildirdi. Vaka, çiftlikteki olağandışı kanatlı ölümlerinin ardından tespit edildi. Sader’in açıklamasına göre sorumlu veterinerin 862 kanatlının öldüğünü bildirmesi üzerine Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) ekipleri tesise gitti. Biyogüvenlik kuralları altında alınan örnekler Mérida’daki resmi laboratuvarda yüksek patojenik kuş gribinin H5 alt tipi açısından pozitif sonuç verdi; örnekler, virüsün izolasyonu ve dizilenmesine yönelik tamamlayıcı testler için Mexico City’deki daha yüksek güvenlik seviyeli laboratuvara gönderildi. CPA-Senasica uzmanları, tesisin çevresinde 10 kilometrelik risk alanı belirledi. Çiftliğe kesin karantina uygulandı, tesis tamamen boşaltıldı, kanatlılar ile kontamine atık ve malzemeler için sanitasyon işlemleri yürütüldü; ardından temizlik ve dezenfeksiyon yapıldı. Senasica, risk alanındaki ticari etlik, yumurtacı ve damızlık tesislerde örnekleme gerçekleştirerek başka çiftliklerin etkilenip etkilenmediğini araştırıyor. Sader’e göre etkilenen tesisteki 225 bin 860 yumurtacı kanatlı, ulusal kanatlı varlığının %0,09’unu oluşturuyor ve olayın ulusal piyasadaki arzı etkilemesi beklenmiyor. Sanitasyon sürecinin ardından, yeniden üretime izin verilmeden önce virüsün bulunmadığını doğrulamak amacıyla sentinel kanatlılar yerleştirilecek. Yetkililer ayrıca yakındaki su kaynaklarını ve göçmen yabani kuşları inceliyor; komşu çiftliklerde acil aşılama yapılıp yapılmayacağı ise değerlendiriliyor.

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Yardımının Dağıtımını Protesto Etti
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Yardımının Dağıtımını Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan’ın Plevne bölgesindeki hayvancılar, kuraklık nedeniyle verilen kriz yardımının dağıtımını protesto ederek Plevne-Sofya yolunu Yasen köyü yakınlarında trafiğe kapattı. Üreticiler, yardımın yalnızca belirli sektörlere ve bölgelere yönlendirildiğini savunarak desteğin tüm hayvancılara adil biçimde verilmesini istedi. Tarım bakanı ise yardım ölçütünün bölge veya sektör değil, kuraklık nedeniyle kanıtlanmış üretim kayıpları olduğunu söyledi. Başvuru yapabilmek için üreticilerin 2025’te kuraklık nedeniyle üretimlerinin %30’unu kaybettiğini kanıtlaması gerekiyor. Bakan, Avrupa Komisyonu’nun destekleme yöntemini değiştirdiğini ve önceki gibi tüm üreticilere hayvan başına ya da arazi büyüklüğüne göre eşit ödeme yapılamayacağını belirtti. Üreticiler, süt sığırcılığı işletmelerinin yıllardır düşük süt fiyatıyla karşı karşıya olduğunu, et sığırcılığı yapanlara ise kuraklık nedeniyle yardım öngörülmediğini dile getirdi. Hayvancıların büyük bölümünün başvuru koşullarını karşılayamadığı belirtilirken, sektör temsilcileri gelecek çarşamba ulusal protesto düzenlemeyi planlıyor.

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı

4 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Merkez Bankası, hükümetin yeni mali paketine ilişkin güçlü çekincelerini dile getirirken, temel gıdalarda Katma Değer Vergisi'nin (KDV) %6'ya indirilmesi ve diğer vergilerin artırılmasının beklenen rahatlama yerine fiyatları yükseltebileceği uyarısında bulundu. MCN Economy panelinde konuşan ekonomi uzmanları Elvin Meka ve Fatos Fico da paketin tüketiciler, işletmeler ve yerli üretim üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. Paket, kaynaklarda teklif ve tasarı olarak aktarılıyor; bu nedenle düzenlemelerin yürürlükte olduğu belirtilmiyor. Meka, vergi değişikliklerinden doğacak etkinin büyük bölümünün işletmelerde kalmayacağını, mal ve hizmet fiyatları üzerinden nihai tüketiciye aktarılacağını savundu. Uzman, hükümetin daha yüksek vergi geliri hedeflediği durumda etkinin %85-90'ının doğrudan vatandaşların bütçesine yansıyabileceğini söyledi. Ona göre işletmeler, standart KDV oranının %21'e çıkarılmasından kaynaklanan maliyeti uygulamanın ilk gününden itibaren ürün fiyatlarına aktaracak; işletmelerin üstleneceği pay ise sınırlı kalacak. Fico, temel gıdalarda verginin düşürülmesinin tek başına nihai ürün fiyatlarını azaltmayabileceğini belirtti. Maliyet zincirindeki diğer kalemlerin etkisi nedeniyle unun ucuzlamasının ekmek fiyatına aynı ölçüde yansımayabileceğini söyleyen Fico, özellikle tarımsal üretimin yüksek dizel, taşımacılık ve gübre maliyetlerinden ağır biçimde etkileneceğini ifade etti. Bu değerlendirmeye göre girdi maliyetleri, vergi indiriminin sağlayabileceği olası avantajı üretici ve tüketici açısından sınırlayabilir. Enerji maliyetlerinin de işletmeler için önemli bir baskı oluşturduğu aktarıldı. Fico, Fierza'daki hidroelektrik rezervlerinin düşük seviyede olduğunu ve devlet enerji şirketi KESH'in daha fazla elektrik ithal etmesi halinde maliyetlerin artabileceğini söyledi. İthal elektriğin megavatsaat başına 300 avroya ulaştığını belirten uzman, serbest piyasadan elektrik alan işletmelerin bu maliyetleri haneler gibi sabit veya sınırlandırılmış tarifelerle karşılamadığını dile getirdi. Destekleyici parlamento haberlerinde, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde KDV'nin %20'den %6'ya indirilmesinin, standart oranın ise %21'e çıkarılmasının önerildiği bildirildi. İktidar temsilcileri indirimin aile bütçesini rahatlatacağını savunurken, muhalefet ve bazı iş çevreleri paketin hazırlanma sürecini ve işletmeler üzerindeki toplam yükü eleştirdi. Uzmanların değerlendirmeleri, düzenlemenin gerçek etkisinin yalnızca vergi oranlarına değil, fiyatların tedarik zinciri boyunca nasıl oluştuğuna bağlı olacağını gösteriyor.

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu, Azerbaycan Tarım Bakanlığının organizasyonuyla Bakü’de düzenlendi. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut durumu ile geleceği, devlet destekleri, bölgesel işbirliği ve sucul biyolojik kaynakların korunması ele alındı. Foruma Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra FAO temsilcileri, Türkiye, Gürcistan, Kazakistan ve Türkmenistan delegeleri, uluslararası kuruluşlar, sektör uzmanları ve özel sektör temsilcileri katıldı. Tarım Bakanı Majnun Mammadov, balık stoklarının korunması, altyapının modernleştirilmesi, ileri teknolojilerin kullanılması ve sektöre yatırım çekilmesini öncelikler arasında gösterdi. Mammadov’un aktardığına göre 2026–2030 Devlet Programı, yıllık su ürünleri yetiştiriciliği üretimini 3.400 tondan 2030’a kadar 7.700 tona çıkarmayı hedefliyor. Bakan ayrıca kamu, işletmeler, akademi ve bölgesel ortaklar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Forumda, bu hedeflerin gıda güvenliğine katkı sağlaması, ithalata bağımlılığı azaltması ve bölgelerde istihdam oluşturması beklenirken, balıkçılık ve yetiştiriciliğin hukuki çerçevesinin geliştirilmesi, yasa dışı avcılığın önlenmesi ve denetimin güçlendirilmesi de gündeme geldi. Azerbaycan Başbakanlık Kabinesi Tarım ve Çevre İşleri Daire Başkanı Latif Gasimov, dijital izleme, yerel balık türleri ile Hazar Denizi’nin sucul kaynaklarının korunması ve sektörün küresel değer zincirlerine bağlanmasının önemini vurguladı. FAO Avrupa ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Nabil Gangi, iklime dayanıklı uygulamalar, modern teknolojiler, veriye dayalı yönetim, su kaynaklarının verimli kullanımı ve sucul hayvan sağlığına ilişkin daha iyi bilginin önemine dikkat çekti. Trend News Agency’ye göre FAO ile Azerbaycan arasındaki çalışmalar sektör değerlendirmelerini, balıkçılık yol haritasını ve Türkiye ile deneyim paylaşımını da kapsıyor. Forum, bölgesel işbirliği, stokların korunması, düzenleyici çerçeve ve özel sektörün rolüne ilişkin panellerle sürdü.

Bulgaristan, ABD’den Embriyo ve Sığır Genetik Materyali İthalatını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan, ABD’den Embriyo ve Sığır Genetik Materyali İthalatını Değerlendiriyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. Krum Nedelkov ile ABD’nin Wisconsin eyaletindeki Amerikan Hayvancılık Genetiği İhracat Şirketinin yöneticisi Martin Ziber, hayvancılık genetiğinde iş birliği olanaklarını görüştü. Görüşmede genetik materyal ithalatı, sütçü ve etçi sığırcılıkta modern üreme teknolojilerinin uygulanması ve sütçü ırklarda embriyo transferi ele alındı. Nedelkov, Bulgaristan’ın Aberdeen Angus ve Wagyu ırklarından semensel materyal ithalatıyla ilgilendiğini belirtti. Ziber ise genetik örnekler aracılığıyla yerel üreticilerin Amerikan ırklarını tanıyabileceğini ve hayvanların verim göstergelerini mevcut kullanılanlarla karşılaştırabileceğini söyledi. Nedelkov, Amerikan genetiğinin Bulgaristan hayvancılığının genetik potansiyelini geliştirebileceğini ifade etti.

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı
Görsel kaynağı: Vijesti · Özgün haber

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı

Karadağ Tarım Bakanı Vladimir Joković, ülke tarımının Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazırlanmasında çiftçilerin zamanında bilgilendirilmesi ve hazırlık sürecine dahil edilmesinin kilit önem taşıdığını söyledi. Açıklama, “Herkes için Ortak Tarım Politikası (OTP) – Çiftliklerimizden Avrupa geleceğine” adlı bilgilendirme kampanyasının başlangıcında yapıldı. Joković, tarımın Avrupa geleceğinin yalnızca mevzuat ve müzakerelerle değil, çiftliklerdeki bilgi, hazırlık ve ortak çalışmayla kurulacağını belirtti. Bakanlık ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde yürütülen kampanya, Karadağ genelindeki üreticilere AB’nin OTP’sinin ilkelerini, sunduğu imkanları ve getireceği yükümlülükleri anlatmayı amaçlıyor. Bakanlık temsilcilerine göre AB üyeliğine hazırlık; kurumların, uzmanlık hizmetlerinin ve çiftçilerin ortak çalışmasını, zamanında bilgilendirmeyi ve gelecekteki iş koşullarına uyum sağlamayı gerektiriyor. Bakanlığın hazırlıkları arasında kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kayıt ve sicil sistemlerinin geliştirilmesi, yerli üretimin Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması ve gelecekteki OTP uygulaması için stratejik çerçeve hazırlanması bulunuyor. Tarım Genel Müdürlüğü Direktörü Miroslav Cimbaljević, üyelik sonrasında kurulacak sistemin yalnızca daha yüksek finansman anlamına gelmeyeceğini; daha düzenli ve öngörülebilir destek, yatırım ve kırsal kalkınma imkanlarının yanı sıra yararlanıcılar için açık koşullar ve sorumluluklar içereceğini ifade etti. Cimbaljević, tarım parsellerinin işlevsel biçimde kimliklendirilmesini, Avrupa fonlarını yönetecek kurumların güçlendirilmesini, danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesini ve üretimin Avrupa standartlarına uyarlanmasını önemli ön koşullar arasında saydı. Joković ise henüz belirlenmemiş destek tedbirleri ve tutarları konusunda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturulmaması gerektiğini vurguladı. FAO’nun Karadağ temsilcisi Jovana Šuković, bilginin küçük aile işletmeleri ve en uzak kırsal bölgeler dahil tüm üreticilere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Kampanyanın gelecek yılın ocak ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.

İranlı Buğday Üreticileri, Kalite Kesintisi İddiasıyla İtiraz Etti
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber
Veri haberi

İranlı Buğday Üreticileri, Kalite Kesintisi İddiasıyla İtiraz Etti

İran Ulusal Buğday Üreticileri Vakfı Genel Müdürü Ali-Kuli İmani, buğday üreticilerinin vadesi geçmiş alacaklarından kalite gerekçesiyle kesinti yapıldığı iddiasıyla Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a açık mektup gönderdi. Mektupta, ülke genelindeki üreticilerin ürün teslimi sırasında açıklanan fiyat ile nihai ödeme aşamasında hesaplarına yatırılan tutar arasındaki farka itiraz edildiği belirtildi. Vakfın aktardığına göre üreticilere, buğday teslimi sırasında kalite ölçüm cihazlarının kullanılmaması veya ölçüm sonuçlarının bildirilmemesi nedeniyle, kalite gerekçesiyle 47.500 ila 49.500 tümen arasında fiyat uygulanacağı önceden açıklanmadı. İlk teslim makbuzlarında teslim edilen tüm miktarların en yüksek fiyat olan 49.500 tümen üzerinden hesaplandığı, bunun da üreticilerde fiyatın bu seviyede kesinleştiği izlenimi oluşturduğu ileri sürüldü. Mektupta ayrıca nihai hesaplaşma sırasında, teknik gerekçe ve ön bildirim sunulmadan 47.500 tümenin altında daha düşük bir ortalama fiyat uygulandığı ve bu nedenle üreticilere yatırılan tutarların ilk makbuzlarla uyuşmadığı savunuldu. Vakıf, mali farkların acilen incelenmesini, fiyat hesaplama sürecinin gözden geçirilmesini, kalite ölçüm cihazlarının kullanımında tam şeffaflık sağlanmasını ve fatura tutarlarıyla nihai ödemeler arasındaki farkların belgelenerek üreticilere açıklanmasını talep etti. Mektupta bu uygulamanın kamu alım zincirine güveni ve gelecekteki üretim motivasyonunu zedeleyebileceği de belirtildi.

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor

Finlandiya hükümeti, tarım ürünleri üretici örgütlerinin birlikler kurmasına olanak sağlayacak yasa değişikliği teklifini parlamentoya taşıdı. Teklif, mevcut mevzuatın Avrupa Birliği piyasa düzenlemeleriyle uyumlu hâle getirilmesini ve üretici örgütleri birliklerinin Finlandiya’da kabul edilebilmesini öngörüyor. Bu birliklerin kabulünden Finlandiya Gıda Kurumu (Ruokavirasto) sorumlu olacak. Yasanın 2027 yılının başında yürürlüğe girmesi planlanıyor. Düzenleme, özellikle üreticilerin birlikte hareket etmesini, arzı merkezileştirmesini ve gıda zincirindeki pazar ile müzakere konumlarını güçlendirmesini amaçlıyor. Hükümete göre işbirliği yapıları, üreticilerin pazarlama faaliyetlerini ve ürünlerin piyasaya sunulmasını da geliştirebilir. Yasa değişikliği ihtiyacı, üretici örgütleri kurmaya hazırlanan tahıl üreticileriyle yapılan görüşmelerin ardından sonbaharda gündeme geldi. Hükümetin teklifine ilişkin istişare sürecinde olumlu görüş bildirildiği ve temel çözümlere yönelik eleştiri sunulmadığı aktarıldı. Tarım ve Orman Bakanı Sari Essayah, teklifin üreticilerin gıda zincirindeki işbirliği, pazar ve müzakere konumunu güçlendireceğini söyledi.