ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 2

Uluslararası ve İspanya Tahıl Piyasalarında Arz Baskısıyla Düşüş Sürüyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Uluslararası ve İspanya Tahıl Piyasalarında Arz Baskısıyla Düşüş Sürüyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Uluslararası piyasalarda ve İspanya’daki tahıl borsalarında buğday, arpa ve mısır fiyatları, piyasaya daha fazla ürün çıkması ve alım ilgisinin zayıflamasıyla geriledi. İspanya’da çiftçiler depolarındaki ürünün bir bölümünü satışa çıkarırken, kısa vadeli ihtiyaçlarını karşılayan imalatçılar yeni alımlarını daha iyi fiyat beklentisiyle erteliyor. Abastores çevrim içi borsasının verilerine göre buğday, arpa ve mısırda hafta boyunca günlük yaklaşık 1-2 avro/ton düşüşler kaydedildi. Mısır hasadının piyasaya yeni ürün sağlaması ve limanlardaki yüksek ürün mevcudiyeti arzı artırırken, talebin sınırlı kalması fiyatlar üzerindeki baskıyı güçlendirdi. İspanya genelinde buğday ve arpa fiyatları düşüş eğilimini sürdürdü. Uluslararası piyasalarda düşüş eğilimi ve fonların aktif tasfiyesi de fiyatları aşağı çekti. Chicago’da buğday fiyatları art arda 10. haftayı da düşüşle tamamladı; MATIF’teki buğday fiyatları temmuz ortasındaki düşük seviyelere geri döndü. İspanya’daki borsalarda Salamanca’da mısır 243 avro/tona, buğday 236 avro/tona ve arpa 231 avro/tona geriledi. Albacete’de ise mısır 237 avro/tona, arpa 215 avro/tona ve buğday 224 avro/tona düştü. Piyasanın yönünü etkileyebilecek gelişmeler arasında Rusya, Ukrayna ve ABD’nin Abu Dabi’deki toplantısı ile Azak Denizi’nde gemi çıkış izninin 15 Kasım’da sona ermesi gösterildi.

AB'de Mavidil Hastalığı Nedeniyle Hayvan Hareketi Kuralları Değişti
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber

AB'de Mavidil Hastalığı Nedeniyle Hayvan Hareketi Kuralları Değişti

Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasındaki hayvan hareketlerinde Mavidil Hastalığı için güncellenmiş sağlık koşulları ve sertifika modelleri 1 Kasım 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı. Yeni düzenleme, hayvanların menşe bölgesindeki sağlık durumunun, dolaşımdaki serotiplerin ve varış ülkesinin kabul ettiği hareket koşullarının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor. Mavidil Hastalığı virüsü, 1-24 serotipleri için C+D+E kategorisinden D+E kategorisine alındı. Buna bağlı olarak hastalığın yayılmasını önlemeye yönelik ticaret kontrolleri ile gözetim ve bildirim yükümlülükleri sürerken, gönüllü eradikasyon programları ve hastalıktan ari statüsünün tanınmasına ilişkin özel AB hükümleri kaldırıldı. Yetiştirme amacıyla sevk edilen sığır, koyun ve keçiler için olağan koşullar arasında en az 150 kilometre yarıçapındaki bir bölgeden gelme ve önceki iki yılda hastalık bildirimi bulunmaması yer alıyor. Virüsün bildirildiği bölgelerde ise mevsimsel olarak vektörlerden ari alanlarda kalma, korunaklı işletmelerde bulunma veya aşılama seçenekleri uygulanabiliyor. Bu seçeneklere göre bekleme süreleri ve gerekli testler değişiyor; aşılama, menşe bölgesinde önceki iki yılda bildirilen tüm serotipleri kapsamalı. Kesimhaneye doğrudan sevklerde özel hükümler bulunuyor ve öngörülen durumlarda hayvanların varıştan itibaren 24 saat içinde kesilmesi gerekiyor. Olağan koşulların karşılanmadığı durumlarda sığırlar için 13., koyun ve keçiler için 17. madde kapsamındaki derogasyonlar kullanılabiliyor; ancak varış ülkesinin kabul ettiği hareket türlerini önceden bildirmiş olması gerekiyor. Sağlık sertifikaları ile sperma, ovosit ve embriyoları kapsayan germinal materyal düzenlemeleri de güncellendi.

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da Inspekcja Jakości Handlowej Artykułów Rolno-Spożywczych (IJHARS), 1 Mayıs-15 Ekim 2026 döneminde Mercosur ülkelerinden gelen 2.066 tarım ve gıda ürünü partisini sınırda denetledi. Kontrollerde 13 partide uygunsuzluk tespit edildi. Bu sayı, incelenen ürünlerin yaklaşık %0,6’sına karşılık geldi. Denetlenen partiler, aynı dönemde üçüncü ülkelerden Polonya’ya ithal edilen tarım ve gıda ürünlerinin yaklaşık %5’ini oluşturdu. Kontrollerde Arjantin’den 1.564, Brezilya’dan ise 470 parti incelendi. Denetlenen ürünler arasında yer fıstığı, balık ve balık filetoları, mısır, kahve, şarap, bal ve pirinç yer aldı. Uygunsuzlukların başında ürünlerin hatalı etiketlenmesi geldi. Ayrıca laboratuvar analizleri ve duyusal değerlendirmeler sonucunda da ticari kalite şartlarına aykırılıklar belirlendi. IJHARS, uygunsuzluk tespit edilen 13 partinin 12’si için ürünlerin piyasaya arzını yasaklayan kararlar aldı. Bir parti için ise ürünün ticari kalite şartlarını karşılamasını sağlamak amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildi. Böylece denetimler yalnızca belge ve etiket kontrolüyle sınırlı kalmadı; ürünlerin kalite özellikleri de incelemeye tabi tutuldu. Mercosur kaynaklı ürünlere yönelik denetimler Polonya iç pazarında da sürdürüldü. Avrupa Birliği içindeki serbest dolaşım kapsamında Polonya’ya ulaşan ürünleri kapsayan kontrollerde, 1 Mayıs-15 Ekim döneminde 46 işletmedeki 70 parti incelendi. Bu ürünler arasında meyve ve sebze, sığır ve kanatlı eti, kahve, çay, kamış şekeri, chia tohumu ve şarap bulundu. İç pazar denetimlerinde 8 partide uygunsuzluk saptandı; bu sayı kontrol edilen ürünlerin yaklaşık %11,4’üne denk geldi. Tespitler arasında menşe ülkesinin yanlış belirtilmesi, ürün bilgilerinin eksik olması ve beyan edilen protein içeriğiyle gerçek içerik arasındaki farklılıklar yer aldı. Ayrıca 3 Eylül 2026’dan itibaren Brezilya’dan bazı ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithalatına yönelik kısıtlamalar uygulanıyor. Sığır ve kanatlı eti ile ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri, bal, at eti ve su ürünlerini kapsayan kısıtlamalar, hayvanlarda antimikrobiyal veteriner tıbbi ürünlerin kullanımına ilişkin AB gerekliliklerine uyumsuzluk gerekçesiyle açıklandı.

Coles Genel Kurulunda Avustralya Sığır Sektörünün Arazi Yönetimi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Coles Genel Kurulunda Avustralya Sığır Sektörünün Arazi Yönetimi Tartışıldı

Avustralya'nın Melbourne kentinde düzenlenen Coles yıllık genel kurulunda, sığır sektörünün arazi yönetimi uygulamalarına yönelik savunma hissedarlar ve konuklardan alkış aldı. Cattle Australia başkan yardımcısı ve Central Queensland sığır üreticisi Adam Coffey, çevre kuruluşlarının Avustralya sığır sektörünün yaygın ormansızlaşmaya yol açtığı yönündeki iddialarına karşı çıktı. Çevre kampanyacıları ise Coles yönetiminden, arazi temizliğiyle bağlantılı sığır etinin tedarik zincirine girmesini önlemek için daha güçlü adımlar atmasını istedi. Coffey, Avustralya'daki sığır üreticilerinin biyoçeşitlilik ve bitki örtüsü yönetimi bakımından eyalet, bölge ve federal düzeyde en az 136 yasaya tabi olduğunu söyledi. Cattle Australia'nın ormansızlaşmayı desteklemediğini belirten Coffey, üreticilerin yürürlükteki eyalet ve federal düzenlemelere uygun rutin tarımsal faaliyetlerini sürdürme hakkını savundu. Bu faaliyetlerin arazinin üretken kapasitesini korumayı ve Avustralya'nın sürdürülebilir sığır eti tedarikçisi konumunu sürdürmesini amaçladığını ifade etti. Coffey ayrıca aktivist kampanyaların Avustralya'nın sığır tedarikçisi olarak itibarına zarar verdiğini, bunun ülkedeki gıda maliyetlerini artırabileceğini ve gıda dayanıklılığını olumsuz etkileyebileceğini öne sürdü. Coles'un sektörle iş birliğini ve kıtanın yarısından fazlasını yöneten 50.000'den fazla sığır üreticisini dikkate almasını takdir etti. Coffey'nin açıklamaları, Avustralya sığır üretiminin ekonomik sürdürülebilirliği ile arazi yönetimi arasındaki ilişkiye ilişkin değerlendirmelerle birlikte sunuldu. Greenpeace Australia Pacific ise genel kurul sırasında güncellenmiş bir puan cetveli yayımladı. Kuruluş, Coles, Woolworths, Aldi, McDonald's, Hungry Jack's, Teys, Metcash/IGA ve JBS olmak üzere sekiz büyük Avustralya sığır alıcısının ormansızlaşmasız ve dönüşümsüz tedarik hedefleri bakımından başarısız not aldığını bildirdi. Greenpeace'e göre Coles ve Woolworths, tedarik zincirlerinden ormansızlaşmayı 2025 sonuna kadar kaldırmayı taahhüt etmişti ancak iki şirket de sığır etlerinin ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini henüz garanti edemiyordu. Kuruluş, büyük perakendecilerin tedarik zincirlerindeki arazi temizliğinden daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu.

Meksika, Avokado İhracatında Çalışma Sertifikasının Geçerliliğini Uzattı
Görsel kaynağı: 24 Horas México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Avokado İhracatında Çalışma Sertifikasının Geçerliliğini Uzattı

Meksika Çalışma ve Sosyal Refah Sekreterliği (STPS), avokado ihracatına yönelik pilot programın ikinci aşamasında kullanılan Tarımsal İhracat İçin Çalışma Sertifikası’nın (CLA) geçerlilik süresini 7 Mart 2027’ye uzattı. Belgenin önceki geçerlilik süresi 15 Ocak 2027’de sona erecekti. Değişiklik, 5 Kasım’da Meksika’nın Resmî Gazetesi’nde yayımlandı. CLA, ihracata yönelik tarımsal üretime katılanların iş ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini yerine getirdiğini belgeleyen bir doküman olarak 1 Ekim’den bu yana avokadoyu yurt dışına satmak için zorunlu tutuluyor. Belgeyi üreticiler, kesim işletmeleri ve paketleme tesisleri gibi zincirdeki tüm aktörlerin ayrı ayrı alması gerekmiyor; başvuruyu ihracatı gerçekleştiren kişi veya şirketlerin yapması gerekiyor. İhracatçıların üreticiler, bahçeler ve üretim-ihracat zincirindeki diğer katılımcılara ilişkin bilgileri VELAGRO platformuna kaydetmesi için son tarih ise 7 Kasım olarak değişmedi. STPS, uzatmanın sisteme daha fazla bilgi eklenmesine ve VELAGRO’nun, ihracata konu bahçe ve hasatların takibini sağlayacak Avokado İhracatı Bilgi İzlenebilirlik Sistemi’ne (SITAEX) bağlanmasına imkân vereceğini açıkladı. SITAEX’in 31 Aralık 2026’da çalışmaya başlaması planlanıyor. Yeni takvime göre ihracatçılar, Mart-Haziran 2027 arasında zincirdeki katılımcıların işveren kayıtlarına sahip olma oranlarını sırasıyla %25, 50, 75 ve 100 olarak belgelemek zorunda olacak. Kalıcı rejime geçiş Kasım 2027’de başlayacak, sistemin resmî uygulamasının ise Şubat 2028’de başlaması öngörülüyor. İhracatçılar ayrıca CLA’yı gümrük beyannamesinde belirtip dijital veya elektronik belge olarak ihracat işlemlerine ekleyecek.

Mısır’da Sebze ve Meyve Arzında Sorun Beklenmiyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Sebze ve Meyve Arzında Sorun Beklenmiyor

Mısır Çiftçiler Sendikası Başkanı Hüseyin Abdurrahman Ebu Sıdam, mevcut ve gelecek dönemde piyasalarda sebze ve meyve arzı açısından sorun beklenmediğini söyledi. Açıklama, «علامة استفهام» programında yayımlanan söyleşi sırasında yapıldı. Ebu Sıdam, bazı tarım ürünlerindeki fiyat hareketlerinin geçici olduğunu belirterek bunları hasat dönemleri arasındaki geçişlere, mevsim değişimlerine ve iklim koşullarına bağladı. Domates fiyatlarının yeni hasat dönemine kadar hareketlenebileceğini, ancak beklenen artışların büyük olmayacağını ifade etti.

İsveç’te Kanatlı Kesimhanelerinde Ciddi Refah İhlalleri Kaydedildi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber

İsveç’te Kanatlı Kesimhanelerinde Ciddi Refah İhlalleri Kaydedildi

İsveç’te 2025 yılına ilişkin kontrol kayıtlarına göre 49 binden fazla tavuk, kesime kadar stres, acı veya erken ölümle sonuçlanabilecek uygulamalara maruz kaldı. Hayvan hakları kuruluşu Djurens Rätt’in Livsmedelsverket ve il yönetimlerinden beş yıl boyunca temin ettiği raporlara dayandırdığı haberde, Livsmedelsverket’in bu uygulamaların hayvanları koruma yasasına aykırı olabileceği uyarısında bulunduğu aktarıldı. Kayıtlarda en az 30 bin tavukta izin verilmeyen düzeyde ayak yarası, en az 39.850 tavukta uygunsuz sıcaklık ve 5.108 tavukta taşıma kafeslerinde aşırı yoğunluk tespit edildi. Djurens Rätt, dışkıdan kaynaklanan amonyağın yol açtığı ayak altı kimyasal yanıkların en yaygın eksiklik olduğunu değerlendiriyor. Taşıma sırasında en az 3.850 tavuğun öldüğü, 81’inin kafeste ezildiği ve 33 kesim eksikliği olayının kayda geçtiği bildirildi. Bu eksikliklerin canlı haşlama veya bayıltılmadan kesme riski taşıyabileceği belirtildi. Livsmedelsverket’in resmî veterinerleri eksiklik bildirmesine rağmen, il yönetimleri 2025’te ülkenin dört büyük tavuk kesimhanesinin hiçbirinde fiziksel denetim yapmadı. Guldfågeln’in Kalmar’daki ve Atria’nın Blekinge’deki kesimhanelerinde beş yıllık dönemde hiç fiziksel denetim yapılmadığı, Torsåsens fågelprodukter tesisinde ise yalnızca 2023’te bir denetim gerçekleştirildiği aktarıldı. Söz konusu şirketlerin yılda 110 milyondan fazla tavuk yetiştirip kestiği belirtildi. Djurens Rätt ayrıca, kesimlik tavukların yaklaşık %99’unu oluşturan hızlı büyüyen “turbotavukların” yaralanma ve hastalıklara daha yatkın olduğunu savunuyor. Danimarka hükümeti ise bu tavukların yasaklanmasını ve ithalatın durdurulmasını tartışıyor.

Avrupa’da Gıda Fiyatlarında Dalgalı Görünüm: Taze Ürünler Pahalanıyor
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatlarında Dalgalı Görünüm: Taze Ürünler Pahalanıyor

Avrupa’da gıda fiyatları ekimde genel olarak sınırlı artış gösterse de taze ve işlenmemiş ürünlerdeki yükseliş daha belirgin oldu. Avro Bölgesi’nde gıda, alkol ve tütün fiyatları geçen yılın aynı ayına göre %1,6 arttı. Avrupa Birliği genelinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları ise eylülde yıllık %0,6 yükseldi. Buna karşılık işlenmemiş gıdaların fiyatındaki artış Avro Bölgesi’nde %4,6’ya ulaştı; bu gruba meyve, sebze, et ve balık da dahil edildi. İtalya, bu eğilimin en belirgin görüldüğü ülkelerden biri oldu. Ülkede işlenmemiş gıda fiyatları ekimde yıllık %7,5 arttı; eylülde bu oran %5,5’ti. Güney İtalya’da dizel fiyatlarından öfkelenen kamyon şoförlerinin yolları ve limanları yaklaşık iki hafta bloke etmesi tedarik akışını aksattı. Kampanya, Puglia ve Calabria’da et, taze süt, meyve ve şişelenmiş su rafları boşaldı; bazı küçük mağazalarda ürünler yalnızca bir gün içinde tükendi. Enerji maliyetleri gıda fiyatlarındaki baskının önemli unsurlarından biri olarak gösterildi. Avro Bölgesi’nde yakıt, elektrik ve ısınma maliyetleri ekimde yıllık %20,8 arttı. Tarımsal üretimde traktörlerin dizel kullanması, seraların ısıtma gerektirmesi ve ürünlerin büyük ölçüde kamyonlarla taşınması, enerji ve nakliye giderlerindeki yükselişin özellikle depolanması zor taze ürünlere yansımasına neden oldu. Fransa’da toplam gıda fiyatları %1,2 artarken taze ürünler %8 pahalandı. Ülkeler arasındaki görünüm eşit olmadı. Almanya’da gıda fiyatları yalnızca %0,4 yükselirken Portekiz’de işlenmemiş gıda fiyatları %3,7 arttı. Eylül verilerinde Kıbrıs, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki %4’lük artışla en yüksek yükselişi kaydetti. İsveç’te ise fiyatlar %6,3 geriledi; kaynak bu düşüşü gıda ürünlerindeki katma değer vergisinin %12’den %6’ya indirilmesine bağladı. AB’nin 14 ülkesinde fiyatlar bir yıl öncesine göre daha düşük gerçekleşti. Uzun vadeli görünüm, son dönemdeki daha sınırlı artışların önceki yükselişlerin üzerine eklendiğine işaret ediyor. Eylül 2021’den bu yana AB’de gıda fiyatları yaklaşık üçte bir arttı. Macaristan, Bulgaristan, Estonya ve Romanya’da toplam artış %50’nin üzerine çıkarken Lüksemburg, İsveç ve Fransa’da artış yaklaşık dörtte bir düzeyinde kaldı. AB dışındaki Türkiye’de ise gıda fiyatları bir yılda %27,6 arttı. Ekonomistler, enerji faturalarının kış aylarında yükselmesiyle toplam enflasyonun daha da artabileceğini öngörüyor.

Slovakya’da Kuraklık ve Pahalı Girdiler Tarımsal Üretimi Geriletti
Görsel kaynağı: O peniazoch · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık ve Pahalı Girdiler Tarımsal Üretimi Geriletti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Slovakya’da çiftçiler, aşırı kuraklık, düşük dünya tahıl fiyatları, pahalı gübre ve artan vergilerin aynı dönemde etkili olması nedeniyle yılı tarım sektörü açısından son 17 yılın en zor dönemlerinden biri olarak değerlendiriyor. Yoğun ekilen tahılların üretimi %16 gerileyerek 2,6 milyon tona indi; bu düşüş 500 bin tonun üzerinde tahıl kaybına karşılık geldi. Mısır üretimi %39 azalarak 686 bin tona geriledi ve kaynakta 2000’den bu yana en düşük hasat olarak nitelendirildi. Şeker pancarı üretimindeki düşüş %53 ila 62, ayçiçeğinde %27, kaba yem ve saman üretiminde ise %40 ila 50 olarak aktarıldı. Kaba yem üretimindeki düşüş hayvancılık işletmelerini de etkiledi. Yem açığı ve ithalat maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle çiftliklerin hayvan varlığını azaltmak zorunda kaldığı, toplam hayvan sayısının 10.390’dan fazla gerilediği belirtildi. Toprak kuraklığının 2026’da Slovakya’nın %70’ine yayıldığı ve ülkenin on aydır nem açığı yaşadığı bildirildi. Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsü, yağışlara rağmen kuraklığın sürdüğünü, yetersiz nemin kışlık ekinlerin çıkışını ve köklenmesini zorlaştırarak gelecek yılın verimini olumsuz etkileyebileceğini açıkladı.

Demokratlar ABD Kongresi'nde Gıda ve Gübre Maliyetlerini Düşürmeyi Öneriyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Demokratlar ABD Kongresi'nde Gıda ve Gübre Maliyetlerini Düşürmeyi Öneriyor

ABD Kongresi'nin kontrolünü alan Demokratlar, yaşam maliyetini düşürmeyi öncelik haline getireceklerini açıkladı. Kaynakta aktarılan planlar arasında, Başkan Donald Trump'ın uyguladığı ithalat vergilerinin kaldırılması ve bu vergilerin ailelere gıda, kimyasal gübre ile inşaat malzemelerinde yılda binlerce dolara mal olduğu yönündeki değerlendirme bulunuyor. Demokratlar ayrıca sağlık sigortası desteklerinin yeniden verilmesini ve Medicaid programındaki kesintilerin tersine çevrilmesini istiyor. Kongre seçimlerinde Demokratların daha önce Cumhuriyetçilerin elinde bulunan en az yedi Senato sandalyesini kazandığı, ABD'lilerin ise yalnızca %21'inin ülkenin gidişatından memnun olduğu aktarıldı. Kaynağa göre seçmenlerin gündeminde ekonomik göstergelerden çok gıda, elektrik ve akaryakıt faturaları yer aldı. Teksas'ın kırsal bölgelerinde Cumhuriyetçi tarım komiseri Sid Miller, hayvancılıkla uğraşanların hayvan başına 300 ila 500 dolar daha az gelir elde ettiğini ve kimyasal gübre fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığını söyledi. Demokratlar, İran'daki savaşın sona erdirilmesini de benzin fiyatlarındaki artışla ilişkilendirerek gündeme getiriyor. Kaynakta benzinin galon başına ortalama 4,18 dolara çıktığı ve bunun yaklaşık %40 daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bazı Demokratlar gelecek on yılda dört milyon yeni konut inşa edilmesini, milyarderlerin daha fazla vergi ödemesini ve çocuklu ailelere yönelik vergi kredilerinin artırılmasını öneriyor. Ancak bu planların yasalaşması, Başkan Trump'ın veto yetkisi nedeniyle Cumhuriyetçi desteğine bağlı olabilir.

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı
Görsel kaynağı: Vijesti · Özgün haber

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı

Karadağ Tarım Bakanı Vladimir Joković, ülke tarımının Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazırlanmasında çiftçilerin zamanında bilgilendirilmesi ve hazırlık sürecine dahil edilmesinin kilit önem taşıdığını söyledi. Açıklama, “Herkes için Ortak Tarım Politikası (OTP) – Çiftliklerimizden Avrupa geleceğine” adlı bilgilendirme kampanyasının başlangıcında yapıldı. Joković, tarımın Avrupa geleceğinin yalnızca mevzuat ve müzakerelerle değil, çiftliklerdeki bilgi, hazırlık ve ortak çalışmayla kurulacağını belirtti. Bakanlık ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde yürütülen kampanya, Karadağ genelindeki üreticilere AB’nin OTP’sinin ilkelerini, sunduğu imkanları ve getireceği yükümlülükleri anlatmayı amaçlıyor. Bakanlık temsilcilerine göre AB üyeliğine hazırlık; kurumların, uzmanlık hizmetlerinin ve çiftçilerin ortak çalışmasını, zamanında bilgilendirmeyi ve gelecekteki iş koşullarına uyum sağlamayı gerektiriyor. Bakanlığın hazırlıkları arasında kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kayıt ve sicil sistemlerinin geliştirilmesi, yerli üretimin Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması ve gelecekteki OTP uygulaması için stratejik çerçeve hazırlanması bulunuyor. Tarım Genel Müdürlüğü Direktörü Miroslav Cimbaljević, üyelik sonrasında kurulacak sistemin yalnızca daha yüksek finansman anlamına gelmeyeceğini; daha düzenli ve öngörülebilir destek, yatırım ve kırsal kalkınma imkanlarının yanı sıra yararlanıcılar için açık koşullar ve sorumluluklar içereceğini ifade etti. Cimbaljević, tarım parsellerinin işlevsel biçimde kimliklendirilmesini, Avrupa fonlarını yönetecek kurumların güçlendirilmesini, danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesini ve üretimin Avrupa standartlarına uyarlanmasını önemli ön koşullar arasında saydı. Joković ise henüz belirlenmemiş destek tedbirleri ve tutarları konusunda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturulmaması gerektiğini vurguladı. FAO’nun Karadağ temsilcisi Jovana Šuković, bilginin küçük aile işletmeleri ve en uzak kırsal bölgeler dahil tüm üreticilere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Kampanyanın gelecek yılın ocak ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu

Sırbistan’da yeni fiyat listesi düzenlemesi, belirli büyük perakendecilerin kapsamdaki ürünlere ait satış ve birim fiyatlarını dijital ortamda kamuya açık biçimde yayımlamasını zorunlu kılıyor. Uygulama 1 Eylül 2026’da başladı; düzenlemede yapılan değişiklikler ise 24 Ekim 2026’da yürürlüğe girdi. Kapsam, geniş tüketim ürünlerindeki 25 ürün grubunda satış yapan işletmeleri içeriyor ve ekim ayındaki değişikliklerle genişletildi. Yükümlülük, bu ürün gruplarından en az birinde satış yapan ve önceki iş yılında 3 milyar dinardan fazla satış geliri elde eden perakendecilere uygulanıyor. Küçük mağazalar, yerel ticaret işletmeleri ve taşınabilir satış yerleri düzenleme kapsamı dışında tutuluyor. Kaynakta örneklenen ürün grupları arasında süt ve süt ürünleri, yumurta, meyve-sebze işlenmiş ürünleri, bitkisel ezmeler, un ve fırıncılık ürünleri bulunuyor. Perakendeciler fiyat listelerini her satış noktası ve uzaktan satış kanalı için hazırlamak zorunda. Listelerin dijital, otomatik işlenebilir ve makine tarafından okunabilir CSV formatında yayımlanması gerekiyor. İnternet sitesinde yer alan fiyatın kasadaki fiyatla her an aynı olması ve işletmelerin yayımladıkları fiyatlara uyması şart koşuluyor. Ayrıca fiyat toplama ve karşılaştırma yapan yazılım araçlarıyla botların çalışmasına izin verilmesi gerekiyor. Tek markayla faaliyet gösteren işletmeler tüm mağazaları için birleştirilmiş fiyat listesi sunabiliyor; farklı adlarla faaliyet gösterenler ise her marka için ayrı liste hazırlıyor. Aynı ürünün mağazalara göre farklı fiyatlarla satılması halinde devlet portalında geçerli en yüksek satış fiyatı gösteriliyor. Fiyat değiştikçe yeni liste yayımlanacak, her ayın ilk günündeki fiyatlar tarihsel kayıt olarak saklanacak ve eski veriler silinemeyecek veya değiştirilemeyecek.

Badem Üretiminde 2026/2027 Kampanyası İçin Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Badem Üretiminde 2026/2027 Kampanyası İçin Rekor Beklentisi

Kuruyemiş sektörel masası, kabuklu badem üretiminin önceki kampanyada toparlandığını ve 2026/2027 kampanyasında 462.673 tonla tarihî rekor kırılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Ana Rodríguez başkanlığındaki toplantıda sektör temsilcileri, önceki kampanyanın üretim ve dış ticaret sonuçlarını değerlendirirken eylülde başlayan 2026/2027 kampanyasının ilk verilerini de ele aldı. Kabuklu badem üretimi tahmini, önceki kampanyaya göre %2,7, son beş kampanyanın ortalamasına göre ise %32,4 daha yüksek. Önceki kampanyada kabuklu badem üretimi 450.721 tona ulaşarak bir önceki kampanyanın %23, son beş kampanya ortalamasının %31 üzerine çıktı. Toparlanma, önceki yıllarda don ve kuraklık nedeniyle yaşanan düşük üretim dönemlerinin ardından geldi. Sektörün önceki kampanyadaki toplam üretimi 597.562 ton olarak hesaplandı ve bu miktar bir önceki kampanyaya göre %17,5 artış gösterdi. Antep fıstığı üretimi 34.017 tona yükselerek önceki kampanyaya göre %42, son beş kampanya ortalamasına göre %72 arttı. Kestane üretimi %7 düşüşle 89.374 tona inerken ceviz üretimi %7 artışla 20.453 tona ulaştı. Fındık üretimi ise 2.997 tonla 2024/25 kampanyasına göre %10 artsa da beş kampanya ortalamasının %50 altında kaldı. İspanyol kuruyemişlerine Avrupa Birliği'nde talebin arttığı, bademin sektör ihracat değerinin %90'ını oluşturduğu ve badem ticaretindeki fazlanın 307 milyon avroyu aştığı bildirildi. 2025/2026 kampanyasında organik kuruyemiş ekim alanı %25 artarken, artış bademde %29, Antep fıstığında %36 oldu. Yeni Antep fıstığı plantasyonlarının %50'si henüz üretime geçmezken toplantıda badem zararlılarıyla mücadele araçları da değerlendirildi.

Tayland ve Vietnam’da Pirinç Fiyatları Yaklaşık İki Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ve Vietnam’da Pirinç Fiyatları Yaklaşık İki Yılın Zirvesine Çıktı

Tayland'ın %5 kırık pirinç fiyatı ton başına 490-495 ABD dolarına yükselerek Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Fiyat, bir önceki hafta açıklanan 480 dolardan arttı. Tüccarlar yükselişi yabancı talebe ve bazı pirinç üretim bölgelerinde sellerin yol açtığı arz düşüşüne bağladı. Filipinler'den gelen alımlar Tayland fiyatlarını desteklerken, El Nino endişeleri ve gelecek yıla kadar yeni mahsulün sınırlı bulunacağı beklentisi de fiyatlar üzerindeki desteği sürdürdü. Vietnam'ın %5 kırık pirinci ise ton başına 480-490 dolardan teklif edildi; bu fiyat Aralık 2024'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Tüccarlara göre Filipinler'in Vietnam'dan alımlara yeniden başlaması fiyatları destekledi, ancak ülke yalnızca %25 ve %100 kırık pirinç alıyor. Vietnam'ın pirinç ihracatı ekimde yıllık %37,2 artarak 475 bin tona ulaştı. Hindistan'da %5 kırık parboiled pirinç, yeni sezon çeltik arzının artmasıyla 382-386 dolara geriledi. Bangladeş'te ise yeterli piyasa arzına rağmen yakıt fiyatlarındaki artışın üretim ve taşımacılık maliyetlerini yükseltmesi nedeniyle pirinç fiyatları yüksek kaldı.

Moldova'nın Agro-Gıda Ürünleri İçin Katar Pazarı Görüşmeleri Başladı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova'nın Agro-Gıda Ürünleri İçin Katar Pazarı Görüşmeleri Başladı

Moldova Ulusal Gıda Güvenliği Ajansı (ANSA) ile Katar Halk Sağlığı Bakanlığına bağlı Gıda Güvenliği Departmanı, 5 Kasım 2026'da çevrim içi teknik görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Moldova agro-gıda ürünlerinin Katar pazarına erişiminin kolaylaştırılması, ikili iş birliğinin güçlendirilmesi ve yeni ticari fırsatların belirlenmesi ele alındı. Toplantının öncelikli başlıklarından birini, Moldova menşeli hayvansal ürünlerin Katar'a ihracatında uygulanacak veteriner-sağlık şartlarının belirlenmesi oluşturdu. Taraflar, bu ticaret için gerekli veteriner sağlık sertifikalarının modellerinin koordine edilmesini de görüştü. ANSA, Moldova'daki işletmelerin Katar pazarına ilgi gösterdiğini ve teknik ya da idari engellerin belirlenmesi ve kaldırılması sürecini, yetkileri ile uluslararası gıda güvenliği standartları çerçevesinde desteklemeye hazır olduğunu bildirdi. Görüşmede ayrıca Katar'da kurulmasına karar verilen Genel Gıda Güvenliği Otoritesinin, yetkili kurumlar arasındaki diyaloğu ve iş birliğini güçlendirebileceği değerlendirildi. ANSA, bu yeni kurumsal yapının bilgi alışverişini kolaylaştırabileceğini ve tüketici sağlığının yüksek düzeyde korunması koşuluyla ticari değişimleri destekleyebileceğini belirtti. Taraflar, ANSA ile Katar'ın gelecekteki Genel Gıda Güvenliği Otoritesi arasında bir Mutabakat Zaptı hazırlanmasının ve imzalanmasının uygunluğu konusunda ortak anlayışa vardı. Belgenin gıda güvenliği alanında kurumsal iş birliği çerçevesi oluşturması ve bilgi paylaşımını kolaylaştırması öngörülüyor. Taslağın hazırlanması ve sonuçlandırılması için gerekli istişarelerin yakın dönemde başlatılması kararlaştırıldı. Mutabakatın imzalanması veya Moldova ürünlerinin Katar'a fiili ihracatının başlaması için tarih açıklanmadı.

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Veitingageirinn · Özgün haber

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı

İzlanda’daki Rekstrarvörur ehf (RV) ile yazılım şirketi Metta, restoran, yemekhane, otel ve diğer gıda işletmelerine yönelik dijital iç denetim çözümleri geliştirmek üzere iş birliği başlattı. Ortaklık kapsamında RV’nin hijyen ve işletme ürünleri, Metta’nın gıda güvenliği süreçlerini dijitalleştiren sistemiyle birleştirilecek. Şirketler, uygulamanın büyük mutfakların günlük işleyişini kolaylaştırmasını ve iç denetim süreçlerini daha düzenli yürütmesini amaçlıyor. Metta’nın sistemi, HACCP ve iyi üretim uygulamaları kapsamındaki iç denetim işlemlerini basılı dosya ve kâğıtlar yerine tek bir dijital ortamda topluyor. Kablosuz sensörler soğutucu ve dondurucuların sıcaklığını izliyor; sıcaklık belirlenen sınırların dışına çıktığında bildirim gönderiyor. Çalışanlar temizlik, açılış ve kapanış işlemleri için tablet veya telefonlardaki dijital kontrol listelerini kullanabiliyor. Hammaddelerde ya da ekipmanlarda ortaya çıkan sapmalar da sistem üzerinden kaydedilip izlenebiliyor. RV’nin hijyen ürünleri Metta’nın kimyasal envanterine entegre edilecek ve bu ürünlere ait güvenlik bilgi formları sisteme otomatik olarak eklenecek. RV Genel Müdürü Sigurlaug Þóra Kristjánsdóttir, iş birliğiyle müşterilere hijyen ve işletme ürünlerinin yanı sıra iç denetimi sağlık denetimi gereklerine uygun biçimde yönetmeye yardımcı olacak bir araç sunmayı hedeflediklerini belirtti. Metta’nın kurucusu Árni Már Valmundarson ise sistemin gıda sektöründeki profesyonellerle geliştirildiğini ve farklı büyüklükteki işletmelere uygun olduğunu söyledi. Ortaklık kapsamında özelleştirilmiş çözümlerin RV müşterilerine kısa süre içinde sunulması bekleniyor.

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti

Macaristan hükümeti, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki çiftçilerin Macaristan'da üretilen tarım makinelerini satın alması için sağlanan hibe programını iptal etti. Banjaluka merkezli Progresus Vakfı, 16 Ekim'de başvuru çağrısının uygulanmasını durdurduğunu açıkladı. Kararın, Macaristan hükümetinin Viktor Orban hükümeti döneminde 2025'te alınan hibe kararını yürürlükten kaldırmasından kaynaklandığı bildirildi. Yalnızca Sırp Cumhuriyeti'ndeki tarım üreticileri için başlatılan program, 2021'de Viktor Orban ile Sırp Cumhuriyeti'ndeki iktidar koalisyonunun lideri Milorad Dodik arasındaki görüşmenin ardından uygulamaya konulmuştu. Başvuru çağrısı, son başvuru tarihi 13 Nisan olmasına rağmen yalnızca beş gün sonra kapatıldı. Progresus, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki üretici ve işleyicilerden 1.025 başvuru geldiğini açıkladı. Program kapsamında çiftçilere 2.500 ila 25.000 avro arasında, satın alma bedelinin en fazla %70'i oranında destek verilmesi öngörülüyordu. Başvuru sahiplerinin bedelin en az %30'unu kendilerinin karşılaması gerekiyordu. Destek yalnızca Macaristan'da üretilen yeni makineler, ekipmanlar ve aletler için kullanılabiliyor; Bosna-Hersek Federasyonu'ndaki çiftçiler programa başvuramıyordu.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Güney Kıbrıs’ta Halkın %47’si Gıda ve Sağlık Harcamalarını Kıstı
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber

Güney Kıbrıs’ta Halkın %47’si Gıda ve Sağlık Harcamalarını Kıstı

Kıbrıs’ta enerji fiyatlarındaki artışlar hanehalklarının temel harcamalarını etkiledi. Avrupa Yatırım Bankası’nın İklim Araştırması’na göre, Kıbrıs’taki halkın %47’si artan enerji maliyetleri nedeniyle gıda veya sağlık harcamalarını azalttığını bildirdi. Bu oran, Avrupa Birliği genelindeki %38’lik ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Araştırmada Kıbrıs’taki katılımcıların %47’si, alışveriş ve tıbbi randevular gibi temel ihtiyaçlar için otomobil kullanımını da sınırladığını belirtti. Bu alanda AB ortalaması %31 olurken, araştırmaya göre diğer hiçbir üye ülkede daha yüksek bir oran kaydedilmedi. Ayrıca Kıbrıs’taki katılımcıların %72’si elektrik, doğal gaz, yakıt veya ısınma petrolü fiyatlarındaki artışların son 12 ayda satın alma gücünü önemli ölçüde azalttığını söyledi; AB ortalaması %60 oldu. Enerji dönüşümüne ilişkin beklentiler ise daha olumlu oldu. Kıbrıs’taki katılımcıların %88’i dönüşümü acil görürken, %55’i daha düşük enerji faturaları bekledi. Katılımcıların %89’u dönüşümün daha düşük veya daha istikrarlı enerji fiyatları sağlayacağını, aynı oranda kişi de ithal petrol ve doğal gaza bağımlılığı azaltacağını düşündü. Ipsos bva tarafından 27 AB ülkesinde 23 bin kişiyle yapılan araştırmada Kıbrıs örneklemi, 16 yaş ve üzeri 500 kişiden oluştu.

Euro Bölgesi’nde İşlenmemiş Gıda Fiyatları Ekimde %4,6 Arttı
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Euro Bölgesi’nde İşlenmemiş Gıda Fiyatları Ekimde %4,6 Arttı

Euro Bölgesi’nde işlenmemiş gıda fiyatları ekimde bir önceki yılın aynı ayına göre %4,6 yükseldi. Ağustosta %2,7 olan yıllık artışın hızlanması, taze ürünlerdeki fiyat baskısının sürdüğünü gösterdi. Fransa’da taze ürün fiyatları aynı dönemde %8 arttı. İtalya’da işlenmemiş gıda fiyatları ekimde yıllık %7,5 yükseldi. Ülkenin güneyinde kamyon şoförlerinin yakıt maliyetlerini protesto etmesi nedeniyle yollar ve limanlar yaklaşık iki hafta bloke oldu. Bu durum bazı bölgelerde et, taze süt, meyve ve ambalajlı su tedarikinde kesintilere ve rafların boşalmasına yol açtı. Avrupa Birliği’nin eylül verilerinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları en fazla Kıbrıs’ta, %4 arttı. Kıbrıs’ı İspanya, Romanya, Malta ve Portekiz izledi. Buna karşılık, AB’nin 27 ülkesinin 14’ünde gıda fiyatları bir yıl öncesine göre geriledi; en büyük düşüş İsveç’te görüldü. AB’de gıda fiyatları Eylül 2021’e kıyasla yaklaşık üçte bir daha yüksek. Pantheon Macroeconomics, Euro Bölgesi enflasyonunun ocakta %4,5 ile zirve yapabileceğini öngördü. Gıda fiyatlarındaki artışın, kış aylarında yükselen ısınma faturalarıyla birlikte aile bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi

Tayland hükümeti, Udon Thani Dünya Bahçecilik Fuarı’nın bütçesi, alan hazırlığı ve organizasyon standardına ilişkin eleştiriler üzerine kapsamlı açıklama yapılacağını bildirdi. Hükümet sözcüsü, Tarım ve Kooperatifler Bakanlığındaki mevcut yönetimin projeyi açılıştan yalnızca 5-6 ay önce devraldığını, buna karşılık projenin planlama, bütçe onayı ve uygulama aşamalarının birkaç yıldır sürdüğünü belirtti. Açıklamaya göre önceki planlar ve sözleşmelerden kaynaklanan süre, bütçe ve hukuki yükümlülükler, yeni yönetimin karşılaştığı başlıca kısıtlar arasında yer alıyor. Hükümet, bu koşulların projenin ilerlemesi ve sorunların çözüm yolları değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini savunurken, mevcut bakanlık yönetiminin çalışmaları hızlandırarak sorunları takip edeceğini, inceleyeceğini ve gidermeye çalışacağını açıkladı. Fuarın açılmasının ardından ziyaretçilerden gelen şikâyetler için bilet satış ve giriş-çıkış sistemi, alan içi servis araçları, bekleme noktaları ve ziyaretçilere yönelik hizmet alanlarının incelenmesi istendi. Temizlik, güvenlik ve alanın düzenine ilişkin sorunların da ilgili kurumlarca ele alınacağı belirtildi. Sergi alanlarının bütünlüğü, bitkilerin bakımı ve bilgi tabelalarının doğruluğu konusunda yapılan gözlemlerin ise bilimsel ilkeler ve organizasyon standartları doğrultusunda kontrol edilmesi planlanıyor. Hükümet ayrıca, Udon Thani fuarının Uluslararası Bahçecilik Birliği (AIPH) tarafından 2022’den beri B sınıfında düzenlenmesine izin verildiğini ve etkinliğin başlangıçtan itibaren bu sınıfta olduğunu açıkladı. B sınıfının, daha büyük ölçekli A1 sınıfı fuarlardan alan, süre ve uluslararası katılım koşulları bakımından farklı olduğu belirtildi; ancak bu sınıflandırmanın kalite, güvenlik ve ilgili standartlardaki eksiklikleri göz ardı etmek için gerekçe olamayacağı vurgulandı. Projenin toplam bütçe çerçevesi 2,75 milyar baht olarak açıklanırken, bu tutarın birkaç yıla yayılan bina yapımı, altyapı, peyzaj ve organizasyon çalışmalarını kapsadığı bildirildi. Hükümet, değerlendirmede onaylanan ödeneklerin, sözleşme tutarlarının, fiili harcamaların ve farklı dönemlerdeki bakanlık işlemlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Fuarın başarısının ise yalnızca hedeflerle değil, gerçek ziyaretçi sayısı, bölgede oluşan gelir, yerel işletmelere katkı, istihdam ve fuar sonrasında altyapının kullanımına ilişkin sonuçlarla ölçülmesi gerektiği ifade edildi.

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek

Suriye’de balıkçılık kaynaklarının kirlilik, iklim değişikliği ve aşırı avcılığın artan baskısıyla karşı karşıya olduğu bildirildi. Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumunun araştırma direktörü Heysem Dib, kaynakların korunması için deniz araştırmalarının yoğunlaştırılması, su kalitesinin izlenmesi, istilacı türlerin takip edilmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dib’e göre uydu ve uzaktan algılama teknolojileri, su sıcaklığı, klorofil ve deniz planktonu yoğunluğu ile petrol kirliliği alanları ve alg çoğalmasının izlenmesine katkı sağlıyor. Deniz sensörleri oksijen, tuzluluk, asitlik ve bulanıklığı sürekli ölçerek çevresel değişimlerde erken uyarı sağlayabiliyor. Coğrafi bilgi sistemleri kirlilik, balıkçılık ve yetiştiricilik için uygun alanların belirlenmesinde; akustik araştırma ve sonar ise deniz tabanı, balık toplulukları ve balık stoklarının değerlendirilmesinde kullanılıyor. Sürdürülebilir avcılık için üreme dönemlerinde biyolojik dinlenme sürelerinin uygulanması, ruhsatların düzenlenmesi ve patlayıcı, zehir, elektrik akımı ile yasa dışı ve dar gözlü ağların kullanımının önlenmesi gerektiği belirtildi. Aşırı avcılık ve stokların aşırı tüketimi sürerken, patlayıcı kullanımının son dönemde azaldığı ifade edildi. Arıtılmamış kanalizasyon ile sanayi atıklarının deniz ve nehirlere boşaltılmasının su kalitesini düşürdüğü, alg çoğalmasını artırdığı ve çözünmüş oksijenin azalması yoluyla balık yaşamını tehdit ettiği aktarıldı. Doğu Akdeniz’de yükselen su sıcaklığı ve Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı üzerinden gelen türlerin istilacı türlerin yayılmasına katkı sağladığı, gemilerin balast suyunun da bu geçiş yollarından biri olduğu kaydedildi. Kurum ayrıca yüzer kafesler ile kıyı ve iç su alanlarında yetiştiricilik projelerini genişletmeyi, kuluçkahane, araştırma merkezi ve kamu çiftliklerini rehabilite etmeyi planlıyor.

Romanya Tahıl Fiyatlarında Düşüş, Fransa Suudi Arabistan Pazarına Dönüyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya Tahıl Fiyatlarında Düşüş, Fransa Suudi Arabistan Pazarına Dönüyor

Romanya’da DAP Constanța teslim tahıl fiyatları 4 Kasım 2026’da geriledi. Ekmeklik buğdayın fiyatı bir önceki güne göre 3 avro düşerek ton başına 223 avroya, yemlik buğday da 3 avro düşerek 207 avroya indi. Mısır 1 avro gerileyerek 225 avroya düşerken, yemlik arpa 2 avro artışla 206 avroya çıktı. Ayçiçeği ise 5 avro yükselerek 490 avro/ton seviyesine ulaştı. Ayçiçeğindeki yükselişin kalıcı olmayabileceği belirtiliyor. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları bir haftada yaklaşık 10-11 dolar/ton gerileyerek, %48 yağ içerikli ürün için KDV hariç 280-340 dolar/ton aralığına indi. Düşüşte yeni ürün arzının artması, işleyicilerden gelen talebin sınırlı kalması ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Bu baskının önümüzdeki günlerde Romanya piyasasına da yansıması bekleniyor. Romanya’nın buğday ihracatı açısından bir başka gelişme Fransa’nın Suudi Arabistan pazarına dönüş hazırlığı oldu. Fransa’nın 2020’den bu yana ilk kez bu ülkeye dökme buğday ihraç etmesi bekleniyor. Fransız limanlarından yüklenecek iki geminin her birinin 60.000 tonun üzerinde kapasiteye sahip olduğu, toplam sevkiyatın 120.000 tonu aşabileceği bildirildi. Suudi Arabistan’ın geçen sezon Romanya buğdayının başlıca alıcısı olması, bu sevkiyatları Romanyalı ihracatçılar açısından önemli kılıyor. ABD’de mısır ve soya üretimine ilişkin StoneX tahminleri de yukarı yönlü revize edildi. 2026 mısır üretimi tahmini 409,3 milyon tondan 411,5 milyon tona, soya üretimi tahmini ise 126,5 milyon tondan 128,6 milyon tona çıkarıldı. Daha yüksek üretim beklentileri, ABD piyasasında daha fazla hammadde arzına ve iki üründe küresel arz-talep dengesine yönelik olası baskıya işaret ediyor. Ukrayna’da 30 Ekim’e kadar 10,339 milyon ton ayçiçeği hasat edilirken, ülkenin 1-29 Ekim arasındaki ayçiçeği tohumu ihracatında en büyük alıcı 23.500 tonla Türkiye oldu.

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor

Suriye’nin Haseke kırsalındaki Tel Tamer ve Sere Kaniye çevresinde mayınlar ile savaş kalıntıları, köy sakinlerinin yaşamını ve tarımsal üretimi tehdit etmeyi sürdürüyor. Tel Tamer’in kuzeyindeki Um el-Keyf köyünde 12 yaşındaki Yusuf, ekim sonunda oyun oynarken mayınların patlaması sonucu hayatını kaybetti; yanında bulunan iki çocuk da yaralandı. Yusuf’un amcası İsmail İbrahim, olayın köyde yıl başından bu yana yaşanan dördüncü benzer hadise olduğunu ve bu olaylarda iki kişinin öldüğünü, iki kişinin ağır yaralandığını söyledi. Mayınların yayılması, bölgede hayvan otlatmayı ve tarım arazilerine ulaşmayı riskli hale getirdi. Köylüler, bazı mayınların toprak yüzeyinde görülebildiğini, bazılarının ise gömülü kaldığını belirtiyor. Bab el-Hayr köyü yakınında 26 Ekim’de meydana gelen başka bir patlamada bir kişi elini kaybetti ve bir gözünü yitirdi. Patlama, kişinin iki çocukla birlikte hayvan otlattığı sırada, toprak setin arkasında gerçekleşti. Bölgede Sere Kaniye ve Tel Tamer çevresindeki mayınları ve savaş kalıntılarını temizlemek için ikisi uluslararası, biri yerel olmak üzere üç ekip çalışıyor. Ekipler, çalışmaların başlamasından bu yana Sere Kaniye çevresinde yaklaşık 500 bin metrekarelik alanı temizledi ve 300’den fazla mayın ile savaş kalıntısı buldu. Ancak temizlenen yolların çevredeki tüm köy ve tarım arazilerinin güvenli olduğu anlamına gelmediği vurgulanıyor. Temizleme çalışmaları, yolların ve her iki yanındaki 25 metrelik alanın belirli bölümleriyle sınırlı kalıyor. Asdiye yolunda yaklaşık 200 metrelik, Bab el-Hayr yolunda ise yaklaşık 800 metrelik bölüm, yolun sonunda bulunan Türk askerî üssü nedeniyle tamamlanamadı. Kaynak ayrıca, 2019’un sonlarında Sere Kaniye ve Tel Abyad’a yönelik Türk harekâtı sonrasında bölgede toprak setler oluşturulduğunu ve mayınların özellikle bu setlerin arkasındaki alanlarda bulunduğunu aktarıyor. Bab el-Hayr sakinleri, arazilerinin çoğu toprak setin arkasında kaldığı için 2019’dan bu yana tarlalarını ekemediklerini söylüyor. Tarımın ailelerin temel geçim kaynağı olduğu köyde, arazilere erişimin kesilmesi alternatif gelir bulunmadığı için ekonomik koşulları ağırlaştırdı. Bazı aileler mayın riski nedeniyle köylerine dönemiyor; dönenler ise tarım arazilerine ulaşamadan yeni patlamalarla karşılaşma korkusu yaşıyor. Sakinler, temizleme çalışmalarının mevcut hızının bölgenin tamamen güvenli hale gelmesini uzun yıllar geciktirebileceğini belirtiyor.