ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

128 haber · Sayfa 2

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı

Kıbrıs devlet bütçesinde su krizine karşı su alımı, hayvan hastalıkları nedeniyle zarar gören hayvancılara tazminat ve tarım-hayvancılık sektörünü destekleme amacıyla milyonlarca avroluk kaynak öngörülüyor. Tarım Bakanlığı bütçesinde içme suyu alımı için 168 milyon avronun üzerinde, hayvanlarını veya ilgili eşyalarını kaybeden hayvancılara tazminat için 8 milyon ve üretici destek planları için 7,5 milyon avronun üzerinde ödenek yer alıyor. Harcamalar; su temini, hayvan hastalıkları kaynaklı kayıpların karşılanması ve üretim ile geliri etkileyen risklere karşı destek olmak üzere üç ana alanda toplanıyor. Tarım ve hayvancılık sektörüne ayrılan 7.590.000 avroluk kredi, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden kaynaklanan zararların tazminine yönelik planları kapsıyor. Kaynakta ayrıca zararların önlenmesi ve hasar gören üretim kapasitesinin yeniden oluşturulması için destekler, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden etkilenen üreticilere yönelik acil yardım planları ile belirli çiftçi, hayvancı ve balıkçı gruplarına ekonomik yardım öngörülüyor. Renkli tarım mazotu yararlanıcıları için de tarımsal araçlarda kullanılan motorine destek planlanıyor; destek hesabında tüketim miktarı, toplam renkli mazot tüketiminin %10'unu aşamayacak. Su Geliştirme Dairesi için öngörülen 168.069.000 avroluk su alımı bütçesi, arıtma tesislerinden içme suyu ile atık su arıtma istasyonlarından geri dönüştürülmüş su tedarikini kapsıyor. Lurucina'ya 13 bin metreküp içme suyu verilmesi ve toplulukların acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel kuyulardan su alınması da planın içinde bulunuyor. Bütçede, Kıbrıs genelindeki su temini sistemlerinin iyileştirilmesi için hükümet ve ilgili toplulukların katkısıyla yürütülecek çalışmalara 2 milyon avro ayrılıyor. Su ve sulama altyapısında Genişletilmiş Limasol Bölgesi su temini projesi için 375 bin avro, Solea Sulama Projesi için 600 bin avro öngörülüyor. Solea projesi; baraj, ana sulama hatları, su depoları, pompa istasyonları ve sulama şebekelerini içeriyor. Projenin sulama şebekeleri, etüt ve denetim dahil tahmini toplam maliyeti yaklaşık 31 milyon avro olarak veriliyor; 600 bin avroluk kalem bu toplam maliyetin tamamını ifade etmiyor. Ayrıca iki sulama projesi için toplam 1 milyon avro ayrılması planlanıyor. Veterinerlik Hizmetleri bütçesindeki 8 milyon avro, hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında hayvanların itlaf edilmesi veya eşyaların imha edilmesi durumunda sahiplerine yapılacak tazminatları kapsıyor. Kaynakta salmonelloz, kuş gribi ve diğer acil hayvan hastalıklarına ilişkin kayıplar ile yeniden faaliyete geçecek hayvancıların gelir kaybına yönelik destekten söz ediliyor. Bunun yanında 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamında, Kıbrıs Tarımsal Ödemeler Kurumu Ödeme Fonu'na devlet katkısı için 12 milyon avro kredi öngörülüyor.

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi

Sudan’ın Türkiye Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb, Ankara’da SETA’nın ev sahipliğinde düzenlenen Sudan toplantısında, Batı Sudan’daki El Fasher kentinde yaşanan ağır gıda kıtlığı ve sivillerin durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Eltayeb, Sudan’ın ülkedeki insani kriz nedeniyle adalet aradığını söyledi ve uluslararası toplumun çatışmaya yaklaşımını eleştirdi. Eltayeb’in aktardığına göre El Fasher yaklaşık 30 ay boyunca tamamen kuşatma altında kaldı ve yaklaşık 1 milyon kişi, silahlı kuvvetlerin hava yoluyla ulaştırdığı yardımlara dayandı. Kentte sivillerin yeterli gıdaya erişemediğini, bazı insanların ağaç kabuğu yemek zorunda kaldığını belirten büyükelçi, hükümet güçlerinin kuşatmayı kırmak için 200’den fazla girişimde bulunduğunu söyledi. Kuşatma sürecinde gıda ve tıbbi malzemelere erişim giderek zorlaştı. Büyükelçi, El Fasher’de yaşananları soykırım olarak niteledi; silahlı grupların belirli kabileleri kasıtlı olarak hedef aldığını ve yabancı ülkelerin isyancı güçleri desteklediğini ileri sürdü. El Fasher ve daha geniş Darfur bölgesinde öldürülenlerin toplam sayısının bilinmediğini söyleyen Eltayeb, Birleşik Arap Emirlikleri’ni silahlı grupları desteklemekle suçladı. BAE ise bu suçlamaları defalarca reddetti. El Fasher, Kuzey Darfur eyaletinin başkenti ve Sudan ordusunun Darfur’da elinde tuttuğu son büyük kentti. Paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), yaklaşık 18 aylık çatışmanın ardından 26 Ekim 2025’te kentin kontrolünü ele geçirdi. BM İnsan Hakları Ofisi, RSF’nin kontrolü sonrasında ilk üç günde 6.000’den fazla kişinin öldürüldüğünü bildirdi. 26 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 arasında El Fasher ve çevresinden yaklaşık 138.200 kişi yerinden edildi; kentte 70.000’den az kişinin kaldığı tahmin ediliyor.

Tarım Uzmanı Ahmed Ramadan: Gıda Güvenliği Toplumsal İstikrarın Temeli
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Uzmanı Ahmed Ramadan: Gıda Güvenliği Toplumsal İstikrarın Temeli

Tarım uzmanı Ahmed Ramadan, gıda güvenliğinin ulusal güvenliğin yanı sıra toplumun istikrarı ve küresel krizlerle başa çıkma kapasitesi için de temel olduğunu söyledi. Ramadan, savaşlar ve COVID-19 salgınının uluslararası çalkantıların fiyatlar üzerindeki etkisini gösterdiğini, kendi tarımsal üretimini sağlayabilen ülkelerin bu baskılar karşısında vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamada daha güçlü olduğunu belirtti. Ramadan’a göre gıda güvenliği, gerekli miktarda gıdanın her zaman temin edilmesiyle sınırlı değil; ürünlerin kalite ve niteliğinin korunmasını da kapsıyor. Tarımsal üretimi artırmak için iki yaklaşım izlendiğini aktaran uzman, yatay genişlemeyle ekili alanların artırıldığını, dikey genişlemeyle ise aynı tarım alanından daha yüksek verim alınmasının hedeflendiğini ifade etti. Buğday veriminin feddan başına yaklaşık 15-16 irdabdan 18-20 irdaba yükseldiğini belirten Ramadan, bu yolla ekim alanını büyütmeden üretimin artırılabileceğini söyledi. Su kaynaklarının sınırlı olmasının önemli bir engel olduğunu kaydeden uzman, tarımın mevcut su kaynaklarının %80’inden fazlasını kullandığını; damla ve yağmurlama sulama ile kanal rehabilitasyonunun su kayıplarını azaltmayı amaçladığını aktardı.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin hava koşulları, siber saldırılar veya başka ciddi acil durumlarda en az 72 saat dayanabilmesi için gıda ve su stoku oluşturmasını önerdi. “Be Ready” kampanyası kapsamında her kişiye üç gün boyunca içme suyu sağlanması, bunun da kişi başına günde üç litre su depolanması istendi. Yemek pişirme ve yıkama için içme suyu miktarından daha fazlasının gerekebileceği belirtildi. Hazırlık çağrısının arkasında iklim krizinin etkileri, teknolojik bağımlılık ve düşman devletlerin tehditlerine ilişkin artan endişeler bulunuyor. Güvenlik Bakanı Dan Jarvis, önerileri günlük acil durumlara hazırlık ve ulusal dayanıklılığı artırmaya yönelik daha geniş toplum çalışmalarının parçası olarak değerlendirdi. Savunma Bakanı Wes Streeting ise Rusya veya diğer düşman güçlerin günlük altyapıyı hedef alan devlet destekli terör tehdidine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Yönergelerde üç gün yetecek bozulmayan gıdanın yanı sıra el dezenfektanı, ıslak mendil ve tuvalet malzemeleri de sıralandı. Aydınlatma ve ısınma için yedek pilli fener, battaniye, uyku tulumu ve sıcak giysi; iletişim için pilli veya kurmalı FM radyo, şarj edilmiş taşınabilir şarj cihazı ve önemli telefon numaralarının bulundurulması tavsiye edildi. İlk yardım kiti, gerekli ilaçlar ve tıbbi malzemeler de hazırlık listesinin parçası olarak yer aldı. Listede ayrıca nakit para, kartlar, kimlik belgeleri ile tıbbi ekipman talimatlarının basılı kopyaları bulunuyor. Bebekler için mama, bez ve ıslak mendil; evcil hayvanlar içinse mama ve şişelenmiş su stoklanması öneriliyor.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı
Görsel kaynağı: GoodNews · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı

AB tarım bakanları, 2028’den itibaren planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Konseyin kısmi müzakere pozisyonunu 26 Ekim’de Lüksemburg’da onayladı. Pozisyon kapsamında küçük çiftçilere, doğal veya diğer kısıtlamaların bulunduğu bölgelere yönelik destekler ile geçiş planlarının uygulanması üye ülkeler için gönüllü bırakılacak. Düzenlemede emeklilik yaşındaki tarım üreticileri desteklerden otomatik olarak dışlanmayacak. Olası yaş sınırlarına her üye ülke kendisi karar verecek. Yeni ve genç üreticiler ile önceki üretim verisi bulunmayan başvuru sahipleri için kriz desteklerinin hesaplanmasında karşılaştırma göstergeleri kullanılabilecek. Aktif tarım üreticisi tanımı ise zorunlu kalacak, ancak ülkeler bu tanımı kendi koşullarına uyarlayabilecek. Estonya’nın Finlandiya, Letonya ve Polonya ile birlikte sunduğu, hibrit tehditler, siber saldırılar ve uydu navigasyonu kesintilerinin mücbir sebep tanımına eklenmesi önerisi henüz onaylanmadı; bu konudaki görüşmeler sürüyor. Konseyin pozisyonu temelinde Avrupa Parlamentosu ile müzakereler devam ederken, AB’nin 2028-2034 bütçe görüşmelerinde tarımın finansmanı ile desteklerin azaltılması ve üst sınırları da ele alınacak.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Mısır Kızılayı, Gazze’ye 3.690 Tondan Fazla Yardım Taşıyan 303. Konvoyu Gönderdi
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Kızılayı, Gazze’ye 3.690 Tondan Fazla Yardım Taşıyan 303. Konvoyu Gönderdi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır Kızılayı, Gazze’deki ekmek krizine yanıt vermek amacıyla un ve gıda kolileri taşıyan yardım kamyonlarını bölgeye göndermeyi sürdürüyor. Mısır Kızılayı İcra Direktörü Amal İmam, “Senabil el-Ata” girişiminin Gazze’deki fırınlara ulaştırılacak un ve gıda kolilerini taşıyan kamyonların hazırlanmasına odaklandığını açıkladı. İmam, kuruluşun Gazze’nin ihtiyaçlarını günlük olarak izlediğini ve un sıkıntısının bölge halkına ekmek sağlamaya çalışan fırınları tehdit ettiğini söyledi. Bu nedenle yardım konvoylarında un ve gıda kolilerinin sayısının artırıldığını belirten İmam, yardımların Gazze’deki Mısır komitesine teslim edildiğini ve dağıtımın bu komite tarafından yapıldığını aktardı. Mısır Kızılayı, pazartesi günü Gazze’ye 303 numaralı “Zad al-Ezza” konvoyunu gönderdi. Konvoyda 3.690 tondan fazla insani ve yardım malzemesi bulunuyor. Yardımlar un ve gıda kolilerinin yanı sıra çadır ve giysi gibi barınma malzemeleri, ilaçlar ile fırınlar, hastaneler ve diğer kritik tesislerin işletilmesi için akaryakıt içeriyor. Kuruluş, kriz başladığından bu yana Gazze’ye gönderilen toplam yardımın bir milyon tonu aştığını bildirdi.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Fransa’da Gıda Fiyat Artışını Sınırlama Girişimi Görüşme Krizine Takıldı
Görsel kaynağı: Le Figaro · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Gıda Fiyat Artışını Sınırlama Girişimi Görüşme Krizine Takıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa hükümeti, 2027’deki yıllık fiyat görüşmeleri öncesinde gıda sanayicileri ile büyük dağıtıcıları bir araya getirerek ilkbaharda beklenen gıda fiyat artışını sınırlamaya çalışıyor. Dağıtıcılar ise hükümetin hazırlık toplantısını boykot edebileceklerini açıkladı. Fédération du commerce et de la distribution, tarımsal hammadde maliyetlerinde daha fazla şeffaflık ve küçük işletmelere farklı muamele istiyor. Gıda sanayisi temsilcileri bu tutumu eleştirerek şirketlerin kriz kaynaklı ek maliyetlerinin dikkate alınmadığını savunuyor.

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek

Bulgaristan Çiftçi Birliği, tarım sektörünün rekabet gücünü ve sürdürülebilir kalkınmasını artırma yollarını ele almak üzere 27 ve 28 Ekim 2026'da Sofya'da yuvarlak masa toplantısı düzenleyecek. AB tarafından ortak finanse edilen Teknik Yardım Programı kapsamında gerçekleştirilecek etkinlik, Sofya'daki Merkez Kooperatif Birliği binasında yapılacak. Toplantının açılışını Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Krasimir Çakarov yapacak. Toplantıya devlet ve yerel kurumların, çiftçilerin, sektör kuruluşlarının, bilim ve eğitim kurumlarının, iş dünyasının ve finans sektörünün temsilcileri katılacak. Katılımcılar Bulgar tarımının karşılaştığı sorunları, üretimin modernizasyonu için seçenekleri ve kurumlar, işletmeler, bilim çevreleri ile üreticiler arasındaki ortaklıkların sektörün sürdürülebilir kalkınmasına katkısını değerlendirecek. Programın merkezinde tarım işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliği, verimlilik artışı ile yenilikler ve yeni teknolojilerin üretimin modernizasyonundaki rolü bulunacak. Ortak Tarım Politikası'nın gelir desteği sağlama, rekabet gücünü artırma ve tarım ile işleme sektörlerini modernleştirme işlevi de tartışılacak. Risk yönetimi araçları ise iklim istikrarsızlığı, piyasa dalgalanmaları ve artan üretim maliyetleri bağlamında ele alınacak. Görüşmelerde mevcut destek mekanizmalarının daha etkin kullanılması ve işletmelerin ihtiyaçlarıyla finansman ve yatırım olanakları arasındaki bağlantının güçlendirilmesi de gündeme gelecek. Tarım ürünlerinde katma değerin işleme, kooperatifleşme ve kısa tedarik zincirleri yoluyla artırılması; Bulgar ürünlerinin iç ve uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi hedefleri değerlendirilecek. Finansal sürdürülebilirlik başlığında sigorta araçları, karşılıklı yardım fonları, kriz önlemleri, banka finansmanı ve yatırımların modernizasyon, dijitalleşme ve yenilikleri destekleme kapasitesi incelenecek.

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun Yetiştiricilerinin Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Saydı
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun Yetiştiricilerinin Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Saydı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya İçişleri Bakanlığı (MAI), koyun yetiştiricilerine yönelik yeni protesto çağrılarını “manipülasyon girişimi” olarak nitelendirerek çiftçilerin başlıca taleplerinin çözüldüğünü savundu. Bakanlık, hükümetin hedefinin ihracatın yeniden başlatılması ve yetiştiricilerin talep ettiği koşulların sağlanması olduğunu bildirdi. Ancak sektör temsilcileri, bu değerlendirmenin sahadaki sorunları yansıtmadığını belirterek ekonomik kayıpların karşılanmadığını, ihracat kısıtlamalarının sürdüğünü ve veterinerlik kurumlarına güvenin zedelendiğini söylüyor. Tartışmanın önemli başlıklarından biri koyun ve keçilerde aşılama süreci. Romanya, yetiştiricileri desteklemek amacıyla Avrupa Birliği’nin stratejik rezervlerinden 1,1 milyon doz aşı aldı. Moldoovis Başkanı Ionică Nechifor ise bu miktarın sektörün ihtiyacına göre çok düşük olduğunu ve tek başına veterinerlik krizini çözemeyeceğini savunuyor. Nechifor’a göre aşıların etkisi, hastalığın ilk odaklarının görüldüğü Köstence ve Tulcea çevresiyle sınırlı kalabilirken, krizin ülke genelindeki sonuçları daha geniş kapsamlı. Yetiştiriciler ayrıca ihracatın yeniden başlatılması ve daha önce oluşan kayıplar için mali destek talep ediyor. Nechifor, kısıtlamalar nedeniyle kuzuların uygun ağırlık ve dönemde ihraç edilemediğini, bazı hayvanların ek maliyetlerle işletmelerde tutulduğunu, bazılarının ise daha düşük fiyatlarla satıldığını belirtiyor. Kendisinin aktardığı örneğe göre bazı kuzular 24 ley yerine 13-14 leyden değerlendirildi. Sektörün bir diğer itirazı, Ulusal Veterinerlik ve Gıda Güvenliği Kurumu (ANSVSA) yönetimine yönelik güven kaybı. Nechifor, kurum ile yetiştiriciler arasındaki ilişkinin bozulduğunu ve mevcut yönetim görevden alınmazsa federasyon tarafından üstlenilen, organize ve izinli bir protestonun gündeme gelebileceğini söylüyor. Kaynakta yeni bir protestonun kesinleştiğine ilişkin bilgi bulunmuyor. Yetiştiricilerin sorunları veterinerlik kriziyle sınırlı değil. Yem maliyetleri ve iş gücü eksikliğinin yanı sıra yaban hayvanlarının saldırıları da başlıca şikâyetler arasında yer alıyor. Ion Hiru, ayıların öldürdüğü veya zarar verdiği hayvanlar için ödenen tazminatların gerçek değeri yansıtmadığını belirterek, 3.000-5.000 ley değer biçilen bir koç için 1.300 ley teklif edildiğini aktarıyor. MAI, 15 Eylül 2026’daki gösteride şiddete teşvik ve gerçekleşen şiddet nedeniyle 50’den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Nechifor ise Romovis Federasyonu ile meslek örgütlerinin gösteriye resmen katılmadığını, bazı çiftçilerin bireysel olarak geldiğini ve protestoya dışarıdan kişilerin sızdığını öne sürüyor. Kişilerin hukuki durumuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

Gıda Sistemi Dayanıklılığı Tasarısı İçin Düzeltme Süreci Başlatıldı
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

Gıda Sistemi Dayanıklılığı Tasarısı İçin Düzeltme Süreci Başlatıldı

Tarım, su, doğal kaynaklar ve çevre komisyonu, savaş ve kriz koşullarında gıda sisteminin dayanıklılığını artırmayı amaçlayan tasarıyı, Anayasayı Koruyucular Konseyi hukukçularının görüşleri doğrultusunda yeniden ele alacak. Komisyon başkan yardımcısı Alireza Abbasi, gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra tasarının nihai inceleme için yeniden konseye gönderilmesinin kararlaştırıldığını açıkladı. Tasarının Anayasa’nın 85. maddesi kapsamında Genel Kurul’a sunulması planlanıyor. Abbasi’nin aktardığına göre tasarı, 12 günlük savaşın ardından komisyonda başlatıldı ve daha sonra ortak komisyonda incelenerek Anayasayı Koruyucular Konseyi’ne gönderildi. Metin; mali kaynakların temini, üretimin önündeki engellerin kaldırılması ve savaş koşullarında gıda sisteminin dayanıklılığının artırılması gibi başlıkları kapsıyor. Komisyon toplantısında buğday fiyatlandırması ile önceki tarım yılındaki üretici alacaklarının ödenmesi de görüşüldü. Abbasi, garantili buğday alımı için bütçede 504 trilyon tümen öngörülmesine rağmen 8,5 milyon tondan fazla alım yapılmadığını, yaklaşık 420 trilyon tümenlik ödemenin ise büyük bölümünün geçen hafta gerçekleştirildiğini söyledi. Ona göre devlet daha uygun alım yapsaydı 2 ila 2,5 milyon ton daha buğday alınabilir ve ithalat ihtiyacı ortadan kalkabilirdi. Buğday fiyatında kalite kontrol ve protein ölçüm araçlarının tüm bölgelerde bulunmaması nedeniyle kilogram başına 47.500 ila 49.500 tümenlik ortalamanın esas alındığı, tüm üreticiler için kilogram başına 48.500 tümen fiyat belirlendiği belirtildi. Yaklaşık 700 tümenlik sigorta kesintisinin ardından üreticilere yaklaşık 47.800 tümen ödeniyor. Gelecek yılın fiyatı, alım yöntemi ve yeniden değerlendirme ihtiyacı ise özel sektör, un fabrikaları, borsa ve diğer paydaşların katılımıyla yapılacak toplantılarda ele alınacak.

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı

Yunanistan’da özel sermaye fonları, girişim sermayesi fonları ve borsaya kote holding şirketleri; dondurulmuş hamur, süt ürünleri, hazır salata, premium dondurma ve hızla büyüyen sokak yemeği konseptleri dahil gıda zincirinin farklı alanlarına yatırım yapıyor. Önceki beş yıldaki ilk yatırımların ardından bazı fonlar iştiraklerinden çıkışa hazırlanırken yeni yatırım yapıları piyasaya giriyor ve piyasada art arda anlaşmalar görülüyor. Bu ilginin arkasında, ülkedeki sağlıklı ve kârlı gıda şirketlerinin büyük bölümünün küçük ve orta ölçekli, aile işletmesi niteliğinde olması bulunuyor. Kaynakta, sektörün istikrarlı satışlar ve enflasyonist kriz dönemlerinde öngörülebilir nakit akışı sayesinde savunmacı bir yapı sunduğu belirtiliyor. Ancak şirketlerin bir kısmı yeni nesle geçiş sorunuyla karşılaşıyor; bir kısmı da yurt dışına açılmak için gerekli ölçek, sermaye ve profesyonel organizasyondan yoksun kalıyor. Yunanistan’daki yatırım fonları, büyük uluslararası grupların genellikle aradığı işlemlerden daha küçük anlaşmaları da değerlendirebiliyor. Sağlanan finansman, üretim otomasyonuna, stratejik birleşmeler yoluyla ölçek ekonomilerinin oluşturulmasına ve uluslararası perakende ağlarına erişime yöneliyor. Halcyon Equity Partners’ın Rodoula A.E.’ye ortak olması, fonun Ergon Foods, Kayak A.E. ve taze makarna zinciri Mailo’s ile birlikte yürüttüğü anlaşmalar zincirine eklendi. Golden Age Capital’in yeni fonu ise Periklis Mazarakis liderliğinde 250 milyon avro topladı ve Orta Doğu’da uluslararası genişleme planı bulunan O Proedros restoran zincirini portföyüne kattı. EOS Capital Partners, 2026’nın başında süt ürünleri şirketi Farma Kouκάki’nin çoğunluk hissesini alırken EOS Hellenic Renaissance Fund II aracılığıyla Megas Yeeros’a, Elikonos Capital’in 2021’den beri tuttuğu azınlık payını devralarak ortak oldu. Elikonos ayrıca 2026’da To Manna N. Tsatsaronakis ve A. Vezyroglou A.E.’ye yatırım yaptı. Piyasada eş zamanlı olarak çıkış hazırlıkları da sürüyor. DECA Investments, Minerva ve Hellenic Brewery of Atalanti’den çıkışa hazırlanırken Diorama II’yi Leader’a yatırdı; VNK Capital ise Palliroia Souliotis’ten ayrılma sürecinde. Ideal Holdings, beş yıllık çıkış baskısıyla sınırlı olmayan kalıcı sermaye modeliyle Barba Stathis’i bünyesine kattı. CVC Capital Partners da Vivartia portföyünü yeniden yapılandırdı ve Dodoni’yi Hellenic Dairies’e devretti. Küresel eğilimin bir başka örneği olarak Unilever, Elaïs-Unilever Hellas’ın gıda bölümünün tamamını ABD’li McCormick’e devretmek üzere anlaştı; işlemin 2027 içinde tamamlanması bekleniyor. Bain & Company, küresel satın alma değerlerindeki toparlanmayı fonların yüksek sermaye rezervlerine bağlarken FoodNavigator, temel tüketim ihtiyacı nedeniyle gıda sektörünün istikrarlı ve savunmacı niteliğine dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin elektrik kesintisi, siber saldırı, doğal afet veya savaş gibi acil durumlara karşı üç günlük gıda ve su stoku hazırlamasını önerdi. Tavsiyeye göre her kişi için üç gün yetecek dokuz litre su bulundurulmalı; konserve et ve sebze ile kuru meyve de evde tutulmalı. Andy Burnham, çağrının panik alışverişi değil, zor durumları atlatmaya yönelik makul bir önlem olduğunu söyledi. Hazırlık listesinde pilli veya kurmalı FM radyo, el dezenfektanı, ıslak mendil ve diğer hijyen ürünleriyle birlikte evcil hayvan ve bebek ihtiyaçları da yer alıyor. El feneri, battaniye, şarj edilmiş taşınabilir batarya, ilk yardım malzemeleri, önemli belgelerin kopyaları ve nakit para da önerilenler arasında bulunuyor. Elektrik kesintisi sırasında bilgi alınabilmesi için FM radyoya özel önem verilirken, ulusal kriz halinde BBC'nin haber, sağlık ve güvenlik bilgilerine öncelik vereceği aktarıldı. Çağrı, Ulusal Denetim Ofisi'nin geçen ay yaptığı ve artan siber saldırı ile iklim krizi tehditleri nedeniyle ülkenin gıda tedarik zincirinin kırılgan olduğu uyarısının ardından geldi. Raporda, Tarım, Çevre ve Kırsal İşler Bakanlığı'nın (Defra) önceki yıllarda tedarik zincirinin dayanıklılığını yeterince güçlendirmediği değerlendirildi. Soğuk zincir kuruluşunun yöneticisi de gıda tedarik sistemlerinin zayıf noktalarını bilen Rus hackerların sektörü hedef aldığını söyledi. Burnham ise Liverpool'daki dayanıklılık zirvesinde hükümetin hazırlıksız olduğu iddiasını reddetti ve fırtınalarla elektrik kesintilerinin hazırlık ihtiyacını gösterdiğini belirtti.

Güney İtalya'daki Çiftçi Protestosu Avrupa Parlamentosu'na Taşındı
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber

Güney İtalya'daki Çiftçi Protestosu Avrupa Parlamentosu'na Taşındı

Güney İtalya'da çiftçiler ile karayolu taşımacılığı çalışanlarının yüksek yakıt maliyetine karşı düzenlediği protesto Avrupa Parlamentosu'na taşındı. Beş Yıldız Hareketi heyeti, Strazburg'daki genel kurul oturumu sırasında göstericilerle dayanışma eylemi düzenleyerek “Güney krizde” ve “Hayat pahalılığına son” yazılı dövizler taşıdı. Avrupa Parlamentosu üyesi Mario Furore, İtalya hükümetinin protestolar hakkında Brüksel'i bilgilendirip bilgilendirmediğini sormak üzere Avrupa Komisyonu'na acil soru önergesi vereceğini açıkladı. Heyet başkanı Pasquale Tridico, enerji şirketlerinin olağanüstü kârlarından alınacak vergiyle Avrupa çapında yakıt vergi kredisi oluşturulmasını önerdi; Giuseppe Antoci ise Mercosur anlaşmasına karşı olduklarını yineledi.

Afganistan’da Gelecek Kış 19 Milyondan Fazla Kişiyi Gıda Sıkıntısı Bekliyor
Görsel kaynağı: Yle Uutiset · Özgün haber
Veri haberi

Afganistan’da Gelecek Kış 19 Milyondan Fazla Kişiyi Gıda Sıkıntısı Bekliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler, Afganistan’da gelecek kış 19 milyondan fazla kişinin gıda sıkıntısıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler İnsani İşlerin Koordinasyon Ofisi (OCHA) temsilcisine göre, bu kişilerin 5 milyonu için durum kıtlık koşullarına yaklaşacak kadar ağırlaşabilir. Gıda sıkıntısının başlıca nedenleri Afganistan ekonomisinin çökmesi, uzun süren kuraklık ve Taliban’ın iktidara dönmesinin ardından uluslararası yardımın keskin biçimde azalması olarak sıralandı. Krizden en ağır etkilenen kesimin çocuklar olduğu ve geniş çaplı yetersiz beslenme tehdidiyle karşı karşıya bulundukları belirtildi.

UPA’dan Tarımsal Motorin ve Gübre İçin Vergi İndirimi Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

UPA’dan Tarımsal Motorin ve Gübre İçin Vergi İndirimi Çağrısı

İspanya’daki Küçük Çiftçiler ve Hayvan Yetiştiricileri Birliği (UPA), hükümetin tarımsal motorin ve gübre tüketimine yönelik vergi düzenlemeleri uygulama taahhüdünü hatırlattı. Kuruluş, artan girdi maliyetleri ve kârlılık krizi yaşayan tarım işletmelerini rahatlatmak için düzenlemenin hayata geçirilmesini istedi. UPA, diğer tarım örgütleriyle 22 Eylül’de Tarım Bakanlığı yönetimiyle yaptığı görüşmede, son aylarda ağırlaşan üretim maliyetleri krizine çözüm önerilerini sundu. Birliğin önerisi, tarımsal motorinde %35, gübrelerde ise %15 vergi indiriminin, objektif tahmin ya da modül sistemiyle vergilendirilenlerin önceki net getirisine uygulanmasını öngörüyor. Kaynağa göre bu sistem, İspanyol çiftçi ve hayvan yetiştiricilerinin çoğunluğu tarafından kullanılıyor. Tarım Bakanı Luis Planas, toplantının sonunda tedbiri inceleyip bir sonraki mali yılda uygulama taahhüdünü kamuoyuna açıkladı. UPA, kendi hesaplamalarına dayanarak düzenlemenin İspanya tarım sektörü için 600 milyon avronun üzerinde vergi tasarrufu sağlayabileceğini belirtti. Birlik ayrıca düzenlemenin seçimlerden önce Bakanlar Kurulu’nda onaylanabileceğini ifade etti; ancak kaynakta böyle bir onayın gerçekleştiği belirtilmiyor.

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rus Un İhracatında Lojistik Krizle Rekor Beklentisi

Azak ve Karadeniz limanlarından tahıl sevkiyatının durması, Rus un üreticileri için yeni ihracat fırsatları oluşturuyor. Agropolis Saburovo’nun kurucusu Aleksandr Polyakov, 2026/27 sezonunda Rusya’nın un ve öğütülmüş ürün ihracatının rekor düzey olan 1,5 milyon tona ulaşabileceğini öngördü. Polyakov, Rus şirketlerinin ortaya çıkan yeni pazarlardan yararlanması gerektiğini söyledi. Polyakov’a göre güney Rusya limanlarındaki lojistik kriz ihracat hacmini sınırlasa da Rus üreticilerin Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu pazarlarındaki konumunu güçlendirebilir. Bu değerlendirmeye göre Türkiye ve Mısır, ucuz Rus tahılı tedarik edemedikleri için fiyat avantajını kaybediyor. Türk işleyicilerin durumunun liranın seyri nedeniyle daha da zorlaştığı, dünya piyasasının ise Kazakistan’daki tahıl rekoltesi düşüşünden etkilendiği belirtildi. Rusya Tarım Bakanlığı, un ve öğütülmüş ürün ihracatı için yıllık 2 milyon tonluk yeni bir hedef belirledi. Bu beklentide Çin’e yapılan sevkiyat artışının etkili olduğu bildirildi. İKAR verilerine göre Çin, 2025/26 sezonunda Rusya’dan 121 bin ton un alarak ilk sıraya çıktı; önceki sezonda bu miktar 71 bin tondu. Türkmenistan da 104 bin tonluk ithalatla önde gelen alıcılar arasında yer aldı; Afganistan ve Irak da başlıca pazarlar olarak sıralandı. İKAR, Rusya’nın 2025/26 sezonundaki un ve öğütülmüş ürün ihracatını 500 bin ton olarak tahmin etti. Sektör birliği ise mevcut takvim yılında ihracatın, önceki yılki 529 bin ton seviyesinde kalmasını bekliyor. Agropolis Saburovo, 2026’da yaklaşık 110 bin ton ürün ihraç ederek 2023’teki 100,4 bin tonluk rekorunu aşmayı planlıyor. Şirketin Baltık Denizi’ndeki, yıllık 100-150 bin ton tahıl yükleme kapasiteli terminali un ürünlerinin elleçlenmesine yönlendirildi.

Karadeniz’deki Gemi Saldırıları Bulgaristan’ın Tahıl İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Gemi Saldırıları Bulgaristan’ın Tahıl İhracatını Tehdit Ediyor

Bulgaristan’ın Plovdiv bölgesindeki çiftçiler, Karadeniz’de dronlarla vurulan gemilerin ardından tahıl üretimindeki krizin daha da derinleşmesinden endişe ediyor. Kaynağa göre tahıl ihracatı ciddi tehdit altında ve tahıl fiyatı son günlerde geriledi. Üretici Angel Vukodinov da mısır, arpa ve ayçiçeği yetiştiren çiftçilerin gelişmelerden kaygı duyduğunu belirtiyor. Vukodinov, durumun altı aydan uzun sürmesi halinde bu ürünlerin ekim alanlarında sert düşüş yaşanabileceğini ve yıllar içinde kurulan bazı çiftliklerin ortadan kalkabileceğini söylüyor. Bulgaristan’da ihracata hazır 5 milyon ton buğday bulunduğu aktarılırken, deniz taşımacılığına alternatif güzergâhların bulunmadığı ve diğer seçeneklerin pahalı olduğu belirtiliyor. Üreticiye göre buğday ton başına 160-170 avroya satılırken, denize kadar kara taşımacılığı ton başına 40 avroya mal oluyor. Selanik’e taşımanın daha da pahalı olması, ihracatı kârsız hale getirebilir. Deniz taşımacılığı kısıtlanırsa ürünlerin Türkiye üzerinden taşınması gerekecek; ancak Türk-Bulgaristan sınırındaki onarım nedeniyle tır şoförleri hâlihazırda 160 saate kadar bekliyor. Taşımacılık sektörü temsilcisi, bu güzergâhta artacak seferlerin nakliyeyi yavaşlatacağını ifade ediyor.

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

Hürmüz’deki Kesinti Gıda Tedarik Zincirinde Fiyat Baskısını Artırıyor
Görsel kaynağı: La Vanguardia · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz’deki Kesinti Gıda Tedarik Zincirinde Fiyat Baskısını Artırıyor

Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının kesintiye uğraması, gübre ve diğer tarımsal girdilerin sevkiyatını aksatarak gıda dağıtımını riske atabilecek bir tablo oluşturuyor. Birleşmiş Milletler kuruluşu Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (FIDA), kesintilerin tarım ürünleri ve gıda maliyetleri üzerinde yeni baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. Gübre sevkiyatlarındaki aksamalar ile yakıt ve taşımacılık fiyatlarındaki artışlar, El Niño’nun etkileri ve Ukrayna’daki savaşın Karadeniz’den buğday tedarikinde yarattığı zorluklarla birlikte değerlendiriliyor. Bu etkenlerin toplamı, tarım ürünleri fiyatında yılın üçüncü çeyreğinde %13’lük artışa yol açtı. Maliyetlerin 2026’nın son çeyreğinde ve 2027’nin ilk üç ayında da yükselmesi bekleniyor. FIDA Başkanı Álvaro Lario, Hürmüz Boğazı’ndaki ilk ablukanın etkilerinin görülmeye başladığını söyledi. İran ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukaları ve karşı ablukaların, gübre ve yakıt rezervlerinin ilk etkileri sınırlama gücü azalırken daha temkinli ekime yol açtığı belirtildi. Gübreye, yakıta ve gıda ithalatına daha bağımlı ülkelerin gelişmelerden daha fazla etkilenmesi bekleniyor. FIDA, bazı Asya ve Afrika bölgelerinde gıda güvenliği krizi yaşanabileceğini bildirirken, Lario küçük çiftçilerin daha kısa sürede gelir sağlayan ürünlere yönelerek daha değerli ürünleri bırakabileceği uyarısında bulundu. Kaynak, gelişmeler zincirinin dünya genelindeki tedarik sistemini etkileyebileceğini aktarıyor.

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu

Avrupa Komisyonunun tarım ve gıda işlerinden sorumlu üyesi Christophe Hansen, Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Ortak Tarım Politikasının (OTP) sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Hansen, OTP’nin geçmişten kalan bir miras değil, jeopolitik belirsizlik, dışa bağımlılıklar, iklim değişikliği ve piyasa dalgalanmaları gibi güncel sorunlara yanıt veren bir araç olduğunu belirtti. Ulusal düzeye indirgenmiş bir tarım politikası yerine ortak Avrupa yaklaşımını savundu. Copa-Cogeca ile İsveçli çiftçi kuruluşu LRF’nin düzenlediği etkinlikte finansman gündeminin önemine dikkat çeken Hansen, 2028–2034 bütçe dönemine ilişkin görüşmelerin tarım desteklerinin geleceğini belirleyeceğini ifade etti. Çiftçilerin gelir desteğinin güvence altına alınmasını öncelik olarak niteleyen Hansen, tarım kuruluşlarından taleplerini devlet ve hükümet başkanlarına iletmelerini istedi. Gelecek dönemin finansmanına ilişkin kararların işletmelerin yatırım ve uyum kapasitesini uzun vadede etkileyeceğini söyledi. Hansen, tarımın dayanıklılığını artırmak için yatırımların, su yönetiminin, etkin sulamanın ve risk yönetimi araçlarının güçlendirilmesini gerekli gördü. Gıda güvenliğini Avrupa güvenliğinin parçası olarak değerlendiren Hansen, gübre dahil ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üreticilerin AB kurallarına uyarak uluslararası pazarda rekabet edebileceği koşulların oluşturulmasını savundu. Hassas tarım, yapay zekâ ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesinin verimlilik ile kaynak etkinliğini artırabileceğini, yeni teknolojilerin küçük ve orta ölçekli işletmelere de erişilebilir olması gerektiğini belirtti.