ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

194 haber · Sayfa 2

ErfGoed Su Etkinliğinde Bahçe Bitkileri Sektöründe Su Öz Yeterliliği Ele Alındı
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

ErfGoed Su Etkinliğinde Bahçe Bitkileri Sektöründe Su Öz Yeterliliği Ele Alındı

Geçen yaz yaşanan aşırı kuraklığın ardından De Lier’de düzenlenen üçüncü ErfGoed Su Etkinliği’nde, bahçe bitkileri sektöründe sulama suyu bulunabilirliği ve daha fazla öz yeterlilik ele alındı. Etkinliğin odağında, su kaynaklarının kullanımını güvence altına almaya yönelik seçenekler yer aldı. Katılımcılar suyu tutma, depolama, yeniden dolaşıma sokma ve temiz tutma başlıklarını gündeme aldı. Bu konular, bahçe bitkileri sektöründe sulama suyuna erişimin sürdürülebilmesi için etkinliğin temel tartışma alanlarını oluşturdu.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir

Gelir tablosu, küçük ölçekli çiftçilerin işletmelerinin gerçek kârlılığını değerlendirmesine, maliyetlerini yönetmesine ve finansal kararlar almasına yardımcı olabilir. Güney Afrika’daki çiftçiler için hazırlanan değerlendirmede, yalnızca banka hesabına giren ve çıkan parayı izleyen basit nakit kayıtlarının işletmenin ekonomik durumunu tam olarak göstermediği belirtiliyor. Gelir tablosu ise belirli bir dönemde çiftliğin ne kadar gelir elde ettiğini, hangi maliyetlere katlandığını ve kâr ya da zarar durumunu ortaya koyuyor. Kaynakta bu yaklaşım, Güney Afrikalı ve kurgusal bir çiftçi olan Thabo Mokoena’nın örneği üzerinden açıklanıyor. Limpopo’da 15 hektarlık alanda mısır ve domates yetiştiren, ayrıca küçük bir etlik piliç işletmesi bulunan Mokoena’nın gelir tablosunda yalnızca gerçekleşmiş nakit satışlar değil, stoklardaki artış da dikkate alınıyor. Tahakkuk esaslı muhasebeye göre gelir ve giderler, nakdin el değiştirdiği tarihte değil, kazanıldıkları veya oluştukları dönemde kaydediliyor. Bu nedenle siloda yıl sonunda kalan ürünün değeri de ilgili dönemin gelirine dahil ediliyor. Örnekte Mokoena’nın toplam geliri 337.700 R, brüt kârı ise doğrudan üretim maliyetleri düşüldükten sonra 183.100 R olarak hesaplanıyor. Buna göre brüt kâr marjı %54,2’ye ulaşıyor; yani her 1 R’lik gelirin 54 senti doğrudan üretim maliyetleri karşılandıktan sonra kalıyor. Kaynak, bu oranın benzer işletmelerle karşılaştırılmasının üretim verimliliğinin rekabetçi olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Değişken maliyetler üretim miktarına göre değişirken, sabit veya genel giderler üretim artsa ya da azalsa da büyük ölçüde aynı kalıyor. Tohum ve gübre gibi girdiler daha fazla alan ekildiğinde artarken, sürekli çalışan ücretleri gibi giderler üretim düşse bile devam ediyor. Bu ayrım özellikle kuraklık yıllarında önem taşıyor; çünkü sabit maliyetleri azaltmak zorlaşırken nakit rezervlerinin korunması ve borçların dikkatle yönetilmesi gerekiyor. Mokoena’nın tablosunda 22.800 R amortisman bulunuyor. Bu tutar, traktör ve sulama sistemi gibi sermaye varlıklarının kullanım süresince yıpranma maliyetinin yıllara dağıtılmasını ifade ediyor. Mokoena’nın kişisel vergi öncesi net tarım geliri 64.600 R olarak veriliyor. Kaynak, 600.000 R’nin üzerindeki yatırım dikkate alındığında bu tutarın yaklaşık %10 yatırım getirisine karşılık geldiğini ve çiftçinin sermayesini tarım dışında kullanması halinde daha yüksek bir getiri elde edip edemeyeceğini değerlendirmesi gerektiğini aktarıyor. Ayrıca depolanmış tahıl, tarladaki ürün ve hayvanların yıl sonunda maliyet veya net gerçekleşebilir değer esasına göre tutarlı biçimde değerlenmesi gerekiyor. Peşin ödenen giderlerin yalnızca ilgili döneme ait kısmı maliyet sayılırken, işletme sahibinin kişisel çekişleri gelir tablosuna dahil edilmiyor.

Fas’ta Baraj Doluluğu 29 Ekim’de %66’ya Ulaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Baraj Doluluğu 29 Ekim’de %66’ya Ulaştı

Fas’ta barajların ulusal doluluk oranı, Al Maa Dialna portalının 29 Ekim 2026 tarihli verilerine göre %66,0 oldu. Barajlarda yaklaşık 11,2 milyar m³ su depolanırken toplam kapasite 17,0 milyar m³ olarak kaydedildi. Aynı tarihte geçen yıl ulusal doluluk oranı %31,4 seviyesindeydi. 26 Ekim’de yayımlanan verilerde doluluk oranı %66,3, geçen yılın aynı gününde ise %31,5 olarak açıklanmıştı. Bu iki tarih arasındaki küçük değişim, ekim ayının sonunda ulusal seviyenin genel olarak istikrarlı kaldığına işaret ediyor. Ancak havzalar arasında belirgin bir kuzey-güney farkı bulunuyor. 29 Ekim’de Bouregreg havzasının doluluk oranı %77,1 olurken, 26 Ekim verilerinde en yüksek su hacmi yaklaşık 4,06 milyar m³ ile Sebou havzasında ölçüldü. Sebou’yu yaklaşık 2,95 milyar m³ ile Oum Er-Rbia, 1,44 milyar m³ ile Loukkos ve 1,14 milyar m³ ile Bouregreg izledi. Oum Er-Rbia’nın doluluk oranı %58,9 ile ulusal ortalamanın altında kaldı; bu havza Tadla ve Doukkala’daki büyük sulama alanlarını besliyor. Güney ve güneydoğudaki Drâa-Oued Noun, Souss-Massa ve Guir-Ziz-Rhéris havzalarının su hacimleri ise kuzeydeki havzalara göre daha düşük seviyelerde kaldı. Fas, depolama kapasitesini 2027 sonuna kadar 24 milyar m³’ün üzerine çıkarmayı planlıyor. Bu kapsamda 14 büyük barajın inşası veya yükseltilmesi sürüyor ve projelerden toplam 5 milyar m³’ün üzerinde ek kapasite bekleniyor. Sulama tarafında ORMVA’ların yerel sulama altyapısıyla donatılmış alanı 388.727 hektara, ağlarının %55’ine ulaştı; 2027-2029 dönemi için 17.707 milyon dirhem yatırım öngörülüyor.

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor

Sırbistan’da fındık yetiştiriciliği, gıda sanayisinden gelen talep ve ihracat olanağı nedeniyle uzun vadeli yatırım arayan üreticiler için dikkat çeken seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ülkede 2024 yılında yaklaşık 8.700 hektar alanda fındık yetiştirildiği, bu ürüne yönelik ilginin de artmaya devam ettiği belirtiliyor. Fındık, tek yıllık ürünlerden farklı olarak birkaç yıl süren bir yatırım ve üretim planı gerektiriyor. İlk meyveler dikimden birkaç yıl sonra alınabilirken, ciddi verim seviyelerine daha sonraki dönemde ulaşılması bekleniyor. Bu süreçte çeşidin özellikleri ve yetiştirme koşulları sonuçları etkiliyor. Bahçe kurulmadan önce fidan, toprak hazırlığı, sulama ve bakım giderlerinin hesaplanması gerekiyor. Fındığın çikolata, kremalı ürünler ve diğer şekerleme ürünlerinde yaygın kullanılması pazarı desteklese de kârlılık garanti edilmiyor. Ürün kalitesi, verim, üretim maliyetleri ve güvenilir bir alıcı bulma imkânı kazancı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle uygun araziye sahip ve uzun vadeli yatırım yapmaya hazır üreticilerin, dikim öncesinde maliyetleri ve pazar koşullarını ayrıntılı biçimde değerlendirmesi öneriliyor.

Üsküp’te Agro Expo 2026 Tarım Teknolojileri ve Yerli Ürünleri Tanıtıyor
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Agro Expo 2026 Tarım Teknolojileri ve Yerli Ürünleri Tanıtıyor

Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te düzenlenen “Agro Expo 2026”, bugün ve yarın 15 Avrupa projesinin sunumlarına, çağdaş tarım teknolojileri ve mekanizasyon sergisine, ayrıca yerli tarım ürünleri ile gıdaların tanıtımına ev sahipliği yapıyor. “Geleceğin tarımı. Bugün.” sloganıyla düzenlenen etkinliğin açılışında Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Borçe Serafimovski ile Gazi Baba Belediyesi Başkanı Boban Stefkowski’nin konuşma yapması planlanıyor. Organizatörlerin açıklamasına göre etkinlik, çiftçileri, üreticileri ve şirketleri bilim çevresi ile kurumlarla konferans, sergi, uygulamalı gösterimler ve iş görüşmeleri aracılığıyla buluşturuyor. Avrupa projelerine ayrılan bölümde tarımla bağlantı, inovasyon, sektörün gelişimi, Avrupa finansmanı ve proje ortaklığı olanakları ele alınıyor. Sergide sensörler, dronlar, akıllı sulama sistemleri, çiftlik yazılımları, mekanizasyon ve çeşitli tarım ekipmanları tanıtılıyor. Ziyaretçiler ayrıca üreticilerle doğrudan görüşebilecek ve sergilenen ürünleri tadabilecek. Açılışın ardından modern tarımın geliştirilmesine yönelik konferansta hassas tarım, veri kullanımı, çiftlik yönetim yazılımları, fikri mülkiyetin korunması ve tanınabilir tarım markalarının oluşturulması başlıkları işlenecek. İkinci gün tarım teknolojileri, mekanizasyon, ürünler ve gıdaya odaklanılacak; uygulamalı gösterimler, üretici ve tedarikçi görüşmeleri ile gıda, bal ve şarap tadımları yapılacak. Etkinlik, Erasmus+ kapsamında AB tarafından ortak finanse edilen CAAIVE projesi çerçevesinde düzenleniyor ve çiftçilerin yanı sıra tarım işletmeleri, ekipman üreticileri ve dağıtıcıları, gıda şirketleri, araştırmacılar, öğrenciler ve ilgili kurumlara yönelik olarak gerçekleştiriliyor.

Tarım Bakanı: Tarımsal Üretim Birimlerine Gaz Tedariki Öncelikte
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Bakanı: Tarımsal Üretim Birimlerine Gaz Tedariki Öncelikte

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tarım Bakanı Gulam Rıza Nuri, tarımsal üretim birimleri ile gıda üretim tesislerine gaz tedarikinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Nuri, kış aylarında gaz kısıtlaması yaşanabileceği endişesini dile getiren sera işletmecilerine, enerji tüketiminde mümkün olan en yüksek tasarrufu yapmaları çağrısında bulundu. Bakan, gerekli gazın sağlanmasıyla tarımsal ve gıda ürünleri üretiminde aksama yaşanmasının önüne geçilmesini umduğunu belirtti. Nuri, Aifarm Uluslararası Tarım Fuarı ziyareti sırasında sulama sistemlerinin akıllı hâle getirilmesine ilişkin çalışmaları da değerlendirdi. Bu kapsamda 50 bin hektar tarım arazisinin akıllı sulama sistemleriyle donatılması hedefleniyor; şimdiye kadar 20 binden fazla hektardaki uygulamanın tamamlandığı bildirildi. Çalışmaların sürdürülmesi ise bütçede öngörülen kaynakların sağlanmasına bağlandı. Buğday üreticilerinin alacaklarının %95'inin ödendiğini açıklayan Nuri, kalan bölüm için kaynak sağlandığını ve bankacılık sistemleri, Hedefleme Sübvansiyonları Kurumu ile İran Devlet Ticaret Şirketi arasındaki muhasebe ve idari işlemlerin tamamlanmasının ardından ödemelerin salı gününe kadar yapılacağını söyledi. Bakan ayrıca üreticilerin tarımsal değer zincirindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek girdi tedarikinden işleme, paketleme, markalaşma, pazarlama, satış ve ihracata kadar daha fazla pay almalarını hedefleyen desteklerden söz etti. Gelecek tarım yılına ait buğday garanti alım fiyatının ise ilgili kurul ve komisyonlardaki görüşmeler tamamlandıktan sonra açıklanacağını kaydetti.

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, GIZ Kosova tarafından Almanya-Kosova Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen tarım panelinde, ülkenin tarım, gıda sanayisi ve Avrupa pazarlarına ihracat potansiyeline ilişkin hedefleri açıkladı. Muja, üretimin artırılmasının yanı sıra ürünlerin toplanması, ilk işlemeden geçirilmesi, sanayi tipi işlenmesi ve katma değerli ürünler olarak ihraç edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, özel sektörle iş birliği ve yönlendirilmiş yatırımlarla önümüzdeki dört yıl içinde rekabetçi üretim ve gıda işleme zincirleri kurulabileceğini söyledi. Muja, stratejik sektörler arasında sığır ve tavuk eti, süt, meyve, sebze ve tahıl üretimini saydı. Bu alanlarda hayvancılık işletmeleri, modern seralar, sulama sistemleri ve ticari meyve bahçelerinin yanı sıra süt toplama ve soğutma kapasitesi, soğuk hava depoları ile meyve ve sebzelerin sınıflandırılıp paketleneceği merkezlere yatırım yapılmasını istedi. Et, süt, tahıl, meyve ve sebze işleme kapasitesinin artırılması da değer zincirinin geliştirilmesi hedefinin parçası olarak öne çıktı. Bakan, meyve ve sebze üretiminin temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğunlaşmasının yılın geri kalanında ithalata bağımlılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle birincil üretimin modernleştirilmesi, toplama ve ilk işleme altyapısının geliştirilmesi ve sanayi tipi işleme kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor. Yatırımların üretkenliği artırması, hasat sonrası kayıpları azaltması ve tarımsal ürünlerin değerinden daha büyük bir bölümünün Kosova ekonomisinde kalmasını sağlaması amaçlanıyor. Kurumsal reform gündeminde gıda güvenliği ve ihracat için laboratuvar ve sertifikasyon kapasitesinin geliştirilmesi, tarım arazilerinin konsolidasyonu, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sertifikalı tohum kullanımı, çiftçilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve bakanlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi bulunuyor. 2027'den itibaren yeni bir hibe programı başlatılması; mevcut desteklerin üretken yatırımlara ve değer zincirlerine yöneltilmesi, kadınlar ile gençlere verilen desteğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Muja ayrıca bölgesel ticarette eşit muamele ve anlaşmaların uygulanması çağrısı yaptı.

Suriye'nin İdlib Kırsalında 3 Bin Hektarlık Sulama Projesi İçin Boru Tedariki
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye'nin İdlib Kırsalında 3 Bin Hektarlık Sulama Projesi İçin Boru Tedariki

Suriye’nin İdlib kırsalındaki Kuzey Roj Ovası sulama projesinin rehabilitasyonu için farklı çap ve türlerde sulama boruları ile bağlantı parçaları tedarik edildi. İdlib Su Kaynakları Müdürlüğü, çalışmayı Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğiyle yürütüyor. Projenin 3 bin hektar tarım arazisine hizmet vermesi hedefleniyor. Malzeme tedarikiyle sulama şebekesinin rehabilitasyonunun tamamlanması, verimliliğin artırılması ve suyun tarlalara ulaşmasını engelleyen sorunların azaltılması amaçlanıyor. Kaynakta, çalışmanın çiftçilerin sulama suyuna erişimini iyileştirmesi ve bölgedeki ürünlerle tarımsal üretimin istikrarını desteklemesi bekleniyor. Aynı gün Lazkiye’de, 1000 hektardan fazla araziye hizmet veren Kuzey Ova sulama sistemindeki su geçidinin bakımı tamamlandı; yapı 130 metre uzunluğunda ve 800 milimetre çapında betonarme borulardan oluşuyor.

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri

Polonya’da krizantemler, ekim sonu ile kasım başında mezarlıkları ziyaret etme geleneğinin en tanınan simgeleri arasında yer alıyor. Azizler Günü ve Ölüler Günü döneminde mezarları süslemek için yapay çiçekler de kullanılsa da canlı krizantemler, kesme çiçek veya saksı formunda daha çok tercih ediliyor. Bitkinin sonbaharda çiçek açması, dayanıklılığı ve uzun süre dekoratif görünümünü koruyabilmesi bu tercihte etkili oluyor. Krizantemlerin kökeni başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya’ya uzanıyor. Bu bölgelerde yüzyıllardır süs ve şifalı bitki olarak değerlendirilen krizantemler, uzun ömür, huzur ve sonbaharla ilişkilendiriliyor; Japonya’da ise imparatorluk simgesi olarak kabul ediliyor. Avrupa’ya 18. yüzyılda ulaşan bitki, zamanla süs bitkisi olarak yaygınlaştı. Krizantemlerin mezarlık çiçeği olarak görülmesi ise başlangıçtan beri var olan bir özellik değil, yerel geleneklerin gelişmesiyle zaman içinde oluştu. Beyaz, sarı, mor, bordo ve pembe çeşitlerin yanı sıra farklı çiçek biçimleri ve renkleri, mezar süslemelerinin kişisel tercihlere göre hazırlanmasına olanak sağlıyor. Krizantem üretimi birçok bahçe işletmesinin sonbahar faaliyetlerinde önemli yer tutarken, Azizler Günü öncesi dönem bazı üreticiler için yılın en önemli satış zamanlarından biri oluyor. Uygun zamanda çiçek açmaları için dikim tarihi, çeşit seçimi, çiçeklenmenin yönlendirilmesi, gübreleme ve sulamanın planlanması gerekiyor. Suchorączek’ten üretici Monika Fryziak, olağanüstü sıcak sonbaharın etkisiyle satışların yıllardır görülmeyen en yüksek düzeye ulaştığını belirtiyor. Fryziak’ın işletmesinde saksı krizantemleri 30-40 zloti arasında satılıyor ve yapay aranjman satışının tamamen durduğu ifade ediliyor. Jastrzębie’den Agnieszka Krasucka ise üretimin haziran başında başlayıp Azizler Günü’nden önceki son günlere kadar sürdüğünü, çiçeklenmeyi doğru zamana denk getirmenin deneyim gerektirdiğini aktarıyor.

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu

Şili Tarım Bakanlığı, 28 Ekim’de Santiago’da düzenlenen ilkbahar-yaz mevsimsel agroklimatik görünüm toplantısında, orman yangınlarının tarım ve ormancılık sektöründeki afet risklerine yönelik sektörel protokolü sundu. Tarımsal Afet Risk Yönetimi Birimi’nin (UGRA) düzenlediği teknik toplantı, “Tahminden eyleme: tarımda yangınların önlenmesinin anahtarları” başlığıyla hibrit olarak gerçekleştirildi ve kamu ile özel sektörden 160’tan fazla kişiyi bir araya getirdi. Protokol, ormancılık ve tarım sektöründe afetler öncesindeki hazırlık, acil müdahale ve iyileşme çalışmalarını kurumsal koordinasyon, zamanında bilgiye erişim ve mevcut kamu araçlarının verimli kullanımı yoluyla düzenliyor. Risk yönetimi üç aşamada ele alınıyor: önleyici hazırlık ve izleme, acil müdahale ile iyileşme ve üretimin yeniden etkinleştirilmesi. Önleme aşamasında sıcaklık, yağış, nem, rüzgâr, bitki örtüsünün durumu ve yanıcı madde mevcudiyeti birlikte izlenecek. Buna ek olarak tahminler, uyarılar, risk altındaki bölgeler ve mevcut kapasitelere ilişkin haftalık inceleme yapılacak. Bir yangın sonrasında Bakanlık, etkilenen bölgelerin belirlenmesini, hasar tespitini, olası tarımsal acil durum ilanının değerlendirilmesini ve erken yardımların önceliklendirilmesini koordine edecek. Acil müdahale takvimine göre ilk 24 saatte maruz kalan komünler ve üretim sistemleri belirlenecek ve yetkililere ilk rapor sunulacak. 48-72 saat içinde etkiler ile acil ihtiyaçlara ilişkin ön değerlendirme birleştirilecek; ilk hafta içinde raporlar güncellenecek, yardımlar izlenecek ve hasar-kayıplara ilişkin ön ekonomik tahmin hazırlanacak. Sonraki aşamada Silvo-tarımsal Etkilenme Formu (FAS) ile belirlenen hasarlara göre ürünlerin, hayvanların, sulama altyapısının, toprakların ve diğer üretim unsurlarının toparlanmasına yönelik destekler önceliklendirilecek. MINAGRI ayrıca tehdit izleme, erken uyarı ve önleme bilgilerini kurumsal kanalları ile agroklimatik platformlarında yayımlayacak.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Çek Cumhuriyeti’nden Irak’ın Su Kıtlığına Teknoloji Temelli Çözüm Önerileri
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Çek Cumhuriyeti’nden Irak’ın Su Kıtlığına Teknoloji Temelli Çözüm Önerileri

Çek Cumhuriyeti, Irak’taki su kıtlığıyla mücadele için modern teknolojiye dayalı öneri ve çözümler paketi açıkladı. Çek Çevre Bakanı Birinci Yardımcısı İvo Martsin, su krizinin yalnızca Irak’a özgü olmadığını, ancak suyun Irak’ta doğanın en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Martsin, mevcut suyun miktarı ve niteliğiyle içme, tarım ve sanayide kullanılan su miktarlarının hesaplanması gerektiğini belirtti. Önceliklerin belirlenmesi, Irak’ın su kaynakları için güvenilir bir veri tabanı oluşturulması ve kaynakların korunmasına yönelik denetimin güçlendirilmesi çağrısı yapan Martsin, Çek Cumhuriyeti ile Avrupa’nın su yönetimi ve yatırım projelerinin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini söyledi. İçme suyu ve atık su uzmanlarına modern teknoloji eğitimi verilmesini de önerdi.

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı

Kıbrıs devlet bütçesinde su krizine karşı su alımı, hayvan hastalıkları nedeniyle zarar gören hayvancılara tazminat ve tarım-hayvancılık sektörünü destekleme amacıyla milyonlarca avroluk kaynak öngörülüyor. Tarım Bakanlığı bütçesinde içme suyu alımı için 168 milyon avronun üzerinde, hayvanlarını veya ilgili eşyalarını kaybeden hayvancılara tazminat için 8 milyon ve üretici destek planları için 7,5 milyon avronun üzerinde ödenek yer alıyor. Harcamalar; su temini, hayvan hastalıkları kaynaklı kayıpların karşılanması ve üretim ile geliri etkileyen risklere karşı destek olmak üzere üç ana alanda toplanıyor. Tarım ve hayvancılık sektörüne ayrılan 7.590.000 avroluk kredi, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden kaynaklanan zararların tazminine yönelik planları kapsıyor. Kaynakta ayrıca zararların önlenmesi ve hasar gören üretim kapasitesinin yeniden oluşturulması için destekler, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden etkilenen üreticilere yönelik acil yardım planları ile belirli çiftçi, hayvancı ve balıkçı gruplarına ekonomik yardım öngörülüyor. Renkli tarım mazotu yararlanıcıları için de tarımsal araçlarda kullanılan motorine destek planlanıyor; destek hesabında tüketim miktarı, toplam renkli mazot tüketiminin %10'unu aşamayacak. Su Geliştirme Dairesi için öngörülen 168.069.000 avroluk su alımı bütçesi, arıtma tesislerinden içme suyu ile atık su arıtma istasyonlarından geri dönüştürülmüş su tedarikini kapsıyor. Lurucina'ya 13 bin metreküp içme suyu verilmesi ve toplulukların acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel kuyulardan su alınması da planın içinde bulunuyor. Bütçede, Kıbrıs genelindeki su temini sistemlerinin iyileştirilmesi için hükümet ve ilgili toplulukların katkısıyla yürütülecek çalışmalara 2 milyon avro ayrılıyor. Su ve sulama altyapısında Genişletilmiş Limasol Bölgesi su temini projesi için 375 bin avro, Solea Sulama Projesi için 600 bin avro öngörülüyor. Solea projesi; baraj, ana sulama hatları, su depoları, pompa istasyonları ve sulama şebekelerini içeriyor. Projenin sulama şebekeleri, etüt ve denetim dahil tahmini toplam maliyeti yaklaşık 31 milyon avro olarak veriliyor; 600 bin avroluk kalem bu toplam maliyetin tamamını ifade etmiyor. Ayrıca iki sulama projesi için toplam 1 milyon avro ayrılması planlanıyor. Veterinerlik Hizmetleri bütçesindeki 8 milyon avro, hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında hayvanların itlaf edilmesi veya eşyaların imha edilmesi durumunda sahiplerine yapılacak tazminatları kapsıyor. Kaynakta salmonelloz, kuş gribi ve diğer acil hayvan hastalıklarına ilişkin kayıplar ile yeniden faaliyete geçecek hayvancıların gelir kaybına yönelik destekten söz ediliyor. Bunun yanında 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamında, Kıbrıs Tarımsal Ödemeler Kurumu Ödeme Fonu'na devlet katkısı için 12 milyon avro kredi öngörülüyor.

Mısır’da Milletvekilleri Sulama Sistemlerinin Dijital Yönetimini İstedi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Milletvekilleri Sulama Sistemlerinin Dijital Yönetimini İstedi

Mısır’da milletvekilleri, tarımsal sulama sistemlerinin modernleştirilmesi ve su kaynaklarının dijital yönetiminin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. Milletvekili Yaser Arafa, bu adımların tarım sektöründe su kullanım verimliliğini artırabileceğini, kayıpları azaltabileceğini ve mevcut kaynaklardan daha fazla yararlanılmasını sağlayabileceğini belirtti. Açıklamalarda, sulama sistemlerinin güncellenmesi ve dijital yönetim uygulamalarının tarımsal üretkenliği desteklemesi gerektiği ifade edildi. Arafa, Nesnelerin interneti ve dijital ikizler gibi teknolojilerin sulama sistemlerinin işletilmesini geliştirebileceğini ve ürünlerin su ihtiyacının daha hassas biçimde izlenmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Bu teknolojilerin tarım arazilerinde su kullanımının verimliliğini artırması ve su kayıplarını sınırlaması bekleniyor. Milletvekilleri, modern sulama ve dijital su yönetiminin Mısır’ın su kıtlığı ile iklim değişikliğinin yol açtığı zorluklarla mücadele kapasitesini güçlendirebileceğini belirtti. Açıklamalarda, teknolojik dönüşümün altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiği de vurgulandı. Tarım sektörü çalışanları ve çiftçiler için eğitim ve mesleki hazırlık programlarının genişletilmesi, su kullanıcıları birliklerinin rolünün güçlendirilmesi ve sulama altyapısının yenilenmesi için gerekli finansmanın sağlanması istendi. Ayrıca, tarım arazilerinde su kullanım verimliliğini artırmaya yönelik projelerin desteklenmesi ve güncel sistemlerin uygulanması için teknik yardım sunulması çağrısı yapıldı.

Tarım Uzmanı Ahmed Ramadan: Gıda Güvenliği Toplumsal İstikrarın Temeli
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Uzmanı Ahmed Ramadan: Gıda Güvenliği Toplumsal İstikrarın Temeli

Tarım uzmanı Ahmed Ramadan, gıda güvenliğinin ulusal güvenliğin yanı sıra toplumun istikrarı ve küresel krizlerle başa çıkma kapasitesi için de temel olduğunu söyledi. Ramadan, savaşlar ve COVID-19 salgınının uluslararası çalkantıların fiyatlar üzerindeki etkisini gösterdiğini, kendi tarımsal üretimini sağlayabilen ülkelerin bu baskılar karşısında vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamada daha güçlü olduğunu belirtti. Ramadan’a göre gıda güvenliği, gerekli miktarda gıdanın her zaman temin edilmesiyle sınırlı değil; ürünlerin kalite ve niteliğinin korunmasını da kapsıyor. Tarımsal üretimi artırmak için iki yaklaşım izlendiğini aktaran uzman, yatay genişlemeyle ekili alanların artırıldığını, dikey genişlemeyle ise aynı tarım alanından daha yüksek verim alınmasının hedeflendiğini ifade etti. Buğday veriminin feddan başına yaklaşık 15-16 irdabdan 18-20 irdaba yükseldiğini belirten Ramadan, bu yolla ekim alanını büyütmeden üretimin artırılabileceğini söyledi. Su kaynaklarının sınırlı olmasının önemli bir engel olduğunu kaydeden uzman, tarımın mevcut su kaynaklarının %80’inden fazlasını kullandığını; damla ve yağmurlama sulama ile kanal rehabilitasyonunun su kayıplarını azaltmayı amaçladığını aktardı.

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi

Nature Food’da yayımlanan bir çalışma, Çin’de su tasarrufu, gıda güvenliği ve sulama yatırımlarının ekonomik getirilerini birlikte gözeten yeni bir yaklaşım önerdi. Çin Bilimler Akademisi Atmosfer Fiziği Enstitüsü, Hohai Üniversitesi ve Xiamen Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma mısır, buğday ve pirince odaklandı. Ekip 42.190 ilçe düzeyinde tarım kaydı, 3.576 hanehalkı sosyoekonomik anketi ve 2.230 sulama teknolojisi karşılaştırma denemesini inceledi. Araştırmaya göre Çin tarımında sulama, 2010-2022 arasında önemli bir teknolojik dönüşüm geçirdi. Toprak kanallarıyla su iletimi ve salma sulama azalırken su tasarrufu sağlayan teknolojiler yaygınlaştı; ancak dönüşümün hızı ürünlere ve bölgelere göre farklılık gösterdi. Hohai Üniversitesi profesörü Wang Jinxia, mevcut teknoloji benimseme hızı sürerse üç temel üründe alan başına sulama suyu kullanımının 2030’a kadar %9.4-16 azalacağını belirtti. Bu oran, 2015-2030 ulusal tarımsal sürdürülebilir kalkınma planındaki %25.5’lik hedefin altında kalıyor. Plan, 2030 için ulusal tarımsal sulama suyu kullanımına 373 kilometreküplük üst sınır koyuyor. Çalışma, mevcut tüm sulanan alanlarda en verimli teknolojilerin kullanılması halinde su tasarrufu hedefinin aşılabileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu yükseltmelerin gelecekteki iklim değişikliğinin yol açabileceği olası verim kayıplarını tamamen telafi etmeyebileceği ve gıda güvenliği riski doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle önce mevcut sulanan alanlarda su kullanım verimliliğinin artırılması, ardından su kaynakları kısıtları içinde tasarruf edilen suyla bazı yağışa dayalı alanların sulamaya açılması öneriliyor. Ürünlere göre farklı stratejiler öne çıkıyor. Mısırda daha ileri sulama teknolojileriyle sulanan alanların ölçülü biçimde genişletilmesi, buğday ve pirinçte ise daha sınırlı genişleme ve yeni sulanan alanlarda orta verimli su tasarrufu teknolojilerinin kullanılması öneriliyor. Araştırmacılar ayrıca sulama yatırımlarının stres toleranslı çeşitler, iklime dayanıklı yetiştirme uygulamaları ve yüksek standartlı tarım arazileriyle birlikte planlanması gerektiğini vurguluyor.

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: TGCOM24 · Özgün haber
Veri haberi

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Calabria ve Mezzogiorno’nun diğer bölgelerinden gelen çiftçiler ile nakliyecilerin mobilizasyonu Roma’ya ulaştı. Protestocular, artan yakıt maliyetleri karşısında aileleri destekleyecek somut müdahaleler talep ediyor. Gösteriler son haftalarda ülkenin çeşitli bölgelerinde görüldü. Dizel, toprak işleme, hasat, sulama ve ürün taşımacılığı için temel bir girdi olarak aktarılırken, nakliye maliyetlerindeki artışın tarım-gıda zincirinde tedarik ve dağıtım giderlerini yükselttiği belirtiliyor.

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı

Türkmenistan’ın Mary bölgesinde yıllık 50.000 ton süt işleme kapasitesine sahip yeni bir tesis faaliyete geçti. Täze Oba tarım birliğinin arazisinde kurulan tesis için bireysel girişimci Guwançmyrat Orazow’a 3,5 hektarlık alan tahsis edildi. İnşaat ve kurulum çalışmalarının genel yükleniciliğini yerli Täze Aý Önümleri şirketi üstlenirken, bir Türk şirketi özel çelik yapılar ile malzemeleri sağladı. Tesiste fermente süt ürünleri de dâhil olmak üzere süt ürünleri yelpazesini genişletmeye yönelik üretim hatları bulunuyor. Hatların işleme verimliliğini artırması ve besin özelliklerini koruyarak ürünlerin raf ömrünü uzatması hedefleniyor. Üretim atölyelerine ek olarak, işleme sürecinin her aşamasında ürün kalitesini izlemek üzere laboratuvarlar kuruldu. Tesisin açılmasıyla yerli süt ürünlerinin iç tedarikinin artırılması ve bölgede yeni istihdam oluşturulması bekleniyor. Yeni yatırım, Türkmenistan’da özel işletmelerin tarım, hayvancılık ve gıda işleme alanlarındaki rolünün artırılmaya çalışıldığı bir dönemde gerçekleşti. 2026’da onaylanan kurallar kapsamında özel girişimciler, çiftlikler, tarım şirketleri ve arazi kullanıcıları; tarım makineleri, sulama ekipmanları, hayvancılık ile tarımsal ürünlerin üretim ve işlenmesine yönelik projeler için yıllık %1 faizle ve 10 yıla kadar vadeyle kredi alabiliyor. Borçlulardan genellikle proje maliyetinin en az %15’ini öz kaynakla karşılamaları isteniyor. Bununla birlikte su kıtlığı ve toprak kalitesindeki bozulma, sektörün önündeki yapısal sorunlar arasında yer alıyor.

Ermenistan’da Muhalefet Tarım Bakanlığı Kurulmasını İstedi
Görsel kaynağı: Armenpress · Özgün haber

Ermenistan’da Muhalefet Tarım Bakanlığı Kurulmasını İstedi

Ermenistan’da muhalefetteki Strong Armenia parlamento grubunun lideri Narek Karapetyan, tarım sektörünün yönetiminin tek bir kurumda toplanmasını ve Tarım Bakanlığı kurulmasını istedi. Öneri, Devlet Mülkiyeti Yönetimi ve Su komitelerinin adları ile bağlılıklarında değişiklik öngören yasa paketinin parlamento görüşmeleri sırasında gündeme geldi. Karapetyan, tarım arazilerine hizmet veren sulama sistemlerinde sorunlar bulunduğunu belirterek sektördeki yönetim işlevlerinin daha geniş ölçekte birleştirilip birleştirilmeyeceğini sordu. Bölgesel Yönetim ve Altyapı Bakan Yardımcısı Arnak Avetisyan ise hükümetin bu yönde bir planı olmadığını söyledi. Avetisyan’a göre tarım, kendine özgü özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınan bir ekonomik faaliyet olarak ele alınıyor. Karapetyan, çiftçi gelirlerinin gerilediğini savunarak sulama ve tarımsal tedarik sorunlarının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Avetisyan, tedarik konularının ekonomik politika çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bakan yardımcısı ayrıca arazi ve su kaynaklarının ortak yönetimine ilişkin önerilen değişikliklerin arazi yönetimi, arazi toplulaştırması ve tarım reformlarına katkı sağlayacağını söyledi. Avetisyan, yoğun ve yüksek değerli tarımın geliştirilmesinin hükümetin öncelikleri arasında bulunduğunu, birleşik arazi ve su yönetiminin bu hedefe ilerlemeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

Mısır, Nil Havzası’ndaki 9 Ülkeyle İlişkilerini Çok İyi Olarak Nitelendirdi
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır, Nil Havzası’ndaki 9 Ülkeyle İlişkilerini Çok İyi Olarak Nitelendirdi

Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı Sözcüsü Halid el-Vasif, Nil Havzası’nın Mısır dahil 11 ülkeden oluştuğunu ve Kahire’nin bu ülkelerden 9’uyla ilişkilerinin “çok iyi düzeyin üzerinde” bulunduğunu söyledi. El-Vasif, Mısır ile söz konusu ülkeler arasında ortaklıkların sürdüğünü ve ortak projelerin iyi ilerlediğini belirtti. Mısır-Afrika ilişkilerinin en iyi seviyelerinde olduğunu ifade eden sözcü, Bakan Hani Süveylim’in çeşitli uluslararası konferanslarda Afrika’nın sorunlarını gündeme getirdiğini aktardı. Cumhurbaşkanlığı açıklamalarına göre Mısır, su ihtiyaçlarının %98’i için Nil Nehri’ne dayanıyor. El-Vasif, nehrin kaynaklarının bir ülkede bulunmasının tek taraflı tasarruf hakkı vermediğini, uluslararası hukuk ve işbirliğinin tüm taraflar için daha iyi sonuçlar sağlayabileceğini söyledi.

Irak ve Mısır Su Yönetiminde İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak ve Mısır Su Yönetiminde İş Birliğini Görüştü

Irak Su Kaynakları Bakanı Muthanna al-Tamimi ile Mısır Su Kaynakları Bakanı Hani Sewilam, 9. Kahire Su Haftası kapsamında su kaynaklarının yönetiminde ortak çalışmayı ve deneyim paylaşımını ele aldı. Irak Su Kaynakları Bakanlığı açıklamasına göre görüşme, iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde yapıldı. Al-Tamimi, teknik destek sunmaya ve başarılı deneyimleri paylaşmaya hazır olduklarını belirterek, Mısırlı bir teknik heyetin Irak’taki sulama projelerini, çalışma mekanizmalarını ve ilerleme aşamalarını sahada incelemesini memnuniyetle karşıladı.

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı

Hindistan’ın Karnataka eyaletinde Başbakan DK Shivakumar ile şeker kamışı üreticilerinin liderleri arasında yapılan fiyat görüşmeleri karar alınmadan sona erdi. Üretici temsilcileri, Adil ve Ücretlendirilebilir Fiyat’a (FRP) ek olarak ton başına 1.000 rupi Eyalet Tavsiye Fiyatı (SAP) talep ederken hükümet, seçilmiş üretici temsilcileriyle yeni bir görüşme turu yapılacağını açıkladı. Kaynak metinde 29 Ekim için belirtilen ziyaret ise Shivakumar’ın yeni görüşmesinden ziyade Birlik hükümeti komitesinin Karnataka’ya ziyareti olarak aktarılıyor. Shivakumar, taleplerin değerlendirilmesini zorlaştıran başlıca koşulların şiddetli kuraklık, artan elektrik sübvansiyonu harcamaları ve eyaletin mali kısıtları olduğunu söyledi. Karnataka’nın beş on yılın en ağır kuraklıklarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Shivakumar, yetersiz yağışın Tungabhadra ve Cauvery dahil büyük nehir havzalarını etkilediğini, yeraltı suyu seviyelerinin yaklaşık %38 gerilediğini ve içme suyu sıkıntısı yaşandığını ifade etti. Elektrik maliyetlerinin de baskı oluşturduğu belirtildi. Shivakumar’a göre HESCOM, tarımsal pompa setlerinin elektrik faturaları için 9.000 ila 12.000 crore rupi ek kaynak istedi. Eyalet hükümeti ise sulama ve göl doldurma projelerinin elektrik sübvansiyonları ile enerji ihtiyaçlarına yaklaşık 22.000 crore rupi harcıyor. Shivakumar, mevcut koşullarda üreticilerin istediği ton başına 1.000 rupilik ek ödemenin zor olduğunu, azalan şeker kamışı ekimi, düşük şeker üretimi ve etanol üretimine getirilen kısıtlamaların durumu daha da karmaşıklaştırdığını söyledi. Üretici liderleri hükümetten yeni güvenceler yerine somut bir paket açıklamasını istedi. Talepler arasında ton başına 4.500 rupi alım fiyatı, FRP’nin 4.450 rupiye çıkarılması için Birlik hükümetine baskı yapılması ve SAP’nin uygulanması bulunuyor. Shivakumar, geçen yıl ton başına 250 rupilik ek ödeme kapsamında hükümetin 50 rupilik payını ödediğini, bunun taahhüt edilen katkının %80’ine karşılık geldiğini, ancak şeker fabrikalarının kendi paylarını ödemediğini söyledi. Görüşmelere 81 şeker fabrikasının temsilcileri katılırken Birlik Bakanı Pralhad Joshi başka bir program nedeniyle toplantıda yer almadı. Üretici temsilcileri ayrıca FRP hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesini, şeker verimi hesaplarının bağımsız biçimde doğrulanmasını, ödemelerin 15 gün içinde yapılmasını ve gecikmeler için faiz uygulanmasını talep etti. Toplantıda tekrarlanan söz kesmeler ve üreticilerin somut karar talebi görüşmeleri uzattı; bazı BJP milletvekilleri de önceki protestolarda verilen vaatler nedeniyle sorgulanmalarının ardından toplantıdan ayrıldı.

Mısır, Arap Su Konseyi Başkanlığını Ürdün’den Devraldı
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber

Mısır, Arap Su Konseyi Başkanlığını Ürdün’den Devraldı

Mısır, Arap Su Konseyi’nin başkanlığını Ürdün’den devraldı. Devir, Kahire Su Haftası ile eş zamanlı düzenlenen konseyin 17. oturumunun açılışında gerçekleşti. Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Hani Süveylim, konsey kararlarının ortak vizyon düzeyinde kalmaması ve finanse edilebilir programlarla projelere dönüştürülmesi çağrısı yaptı. Süveylim, su kıtlığı, iklim değişikliği ve kalkınma ihtiyaçlarının Arap ülkeleri arasında uzmanlık ve kapasite iş birliğini gerekli kıldığını belirtti. Mısır, su hakları için ön bildirim, veri paylaşımı ve önemli zarara yol açmama ilkelerini savunurken suyun baskı veya toplu cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi. Kahire ayrıca Nil Havzası ülkeleriyle kuyu açma ve kapasite geliştirme projelerini sürdürecek; 2026 Abu Dabi Birleşmiş Milletler Su Konferansı ile 2027 Riyad Dünya Su Forumu öncesinde su diplomasisini güçlendirmeyi hedefliyor.