ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

39 haber · Sayfa 2

Türk Dünyasının Yeşil Ekonomi ve Tarım Politikaları Lefkoşa’da Masaya Yatırıldı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

Türk Dünyasının Yeşil Ekonomi ve Tarım Politikaları Lefkoşa’da Masaya Yatırıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Vakıflar İdaresi ve Türk Akademisi (TA) iş birliğiyle hazırlanan “Türk Ekonomileri Raporu 2025: Yeşil Sermayeye Geçiş” ile “Türk Devletlerinde Tarım Politikaları 2025; Bölgesel Görünüm” raporlarının sunumu Lefkoşa Merit Otel’de yapıldı. Saat 09.30’daki programa KKTC ve Türkiye’den yetkililerin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) temsilcileri, akademisyenler, bilim insanları ve Türk dünyasından konuklar katıldı. Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, doğal kaynakların korunması ve kalkınma açısından yeşil ekonomiye geçişin önemini vurguladı. Tümer, Avrupa, Amerika ve Afrika bölgelerindeki komşu ülkelerin pazarlarının, üretim imkânlarının ve kaynaklarının birlikte değerlendirilmesinin yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtti. Kıbrıs Türklerinin Türk dünyasıyla bağlarını güçlendirmesinin geleceğe yönelik umut oluşturacağını ifade eden Tümer, dil ve fikir birliğinin bilim aracılığıyla iş birliğine dönüştürülebileceğini söyledi. Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, Türk dünyasında iş birliği ile bilim, eğitim ve kültür alanlarındaki kurumsallaşmanın önemine değindi. Ortak tarih ve kültür mirası için bilgi alanı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Bayram, raporlarda ortaya konacak verilerin karar vericilere dost ülkelerdeki sorunlara ortak çözüm yolları bulma konusunda katkı sağlayabileceğini kaydetti. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ise 2021 pandemisi ve 2026’da Körfez bölgesinde başlayan krizlerin ekonomi, dış ticaret ve büyüme üzerindeki baskısına işaret etti.

Roma’daki FAO Fuarında İran Yemekleri Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber
Veri haberi

Roma’daki FAO Fuarında İran Yemekleri Tanıtıldı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Dünya Fuarı’nın dördüncü gününde, Roma’daki Circo Massimo tarihi alanında İran geleneksel yemeklerini tanıtma ve pişirme eğitimi programı düzenlendi. İranlı aşçıların hazırladığı çelov kebap ve tahçin, 100’den fazla katılımcıya tanıtıldı ve katılımcılar hazırlanan yemekleri tatma fırsatı buldu. Kültürler arası yemek tanıtımı bölümünde gerçekleştirilen programda aşçılar, yemeklerin pişirme aşamalarını göstererek kullanılan malzemeler, hazırlanış biçimleri ve bu yemeklerin İran gıda kültüründeki yeri hakkında bilgi verdi. Etkinlik ziyaretçiler ve fuar yetkililerinden yoğun ilgi görürken, canlı İran müziği de programa eşlik etti. Törende İran’ın FAO nezdindeki büyükelçisi ve daimi temsilcisi ile FAO genel direktör yardımcılarından biri hazır bulundu. İran ayrıca fuarın Asya ve Pasifik bölümündeki standında safran, Antep fıstığı ve hurma gibi tarım ürünlerini sergiledi. İran’ın katılım amacı, ülkenin üretim kapasitesini ve tarım ürünleri çeşitliliğini tanıtmanın yanı sıra ziyaretçileri gıda ürünlerinin üretim ve işleme zinciriyle tanıştırmak olarak açıklandı. İran’ın FAO temsilcisi Ali Kiyânirad, yerel müzik ve tarımsal faaliyetleri gösteren görsellerin yer aldığı başka bir programın 20 Mehr’de fuarın ana salonunda düzenlenmesinin planlandığını bildirdi. Roma’daki “Tohumdan Gıdaya” fuarının ikinci edisyonu, yaklaşık 140 ülkeden 300’den fazla stand sahibinin katılımıyla 12 Ekim’e kadar sürdü.

Arjantin’de Sığır Fiyatları İç Tüketim Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Sığır Fiyatları İç Tüketim Baskısıyla Geriliyor

Arjantin’de ihracatın kesime gönderilecek sığır fiyatlarını desteklemeye yetmediği, iç tüketimdeki zayıflığın ise et ve hayvan fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu bildirildi. Bichos de Campo’nun Mercado Agroganadero de Cañuelas (MAG) verileri ile Arjantin Sığır Eti Tanıtım Enstitüsünün (IPCVA) fiyat araştırmasına dayandırdığı habere göre, piyasaya sunulan sığır eti arzı geçen yıla göre daha düşük olmasına rağmen fiyatlarda belirgin bir yükseliş görülmedi. MAG verilerine göre eylülde novillo kategorisindeki hayvanlar canlı kilogram başına ortalama 4.180 Arjantin pesosundan satıldı. Bu değer, mart ortalamasına göre %6,65 düşüşe işaret etti. Novillito kategorisinin ortalaması 4.550 peso ile %5, vaquillona kategorisinin ortalaması ise 4.300 peso ile %7 geriledi. Kaynak, enflasyon hesaba katıldığında novillo fiyatındaki reel kaybın %10’a ulaştığını belirtti. Diğer kategorilerden ayrışan inek fiyatı, canlı kilogram başına ortalama 3.080 peso ile marta göre %15 arttı. Haberde bu yükseliş, söz konusu kategorideki kesimin azalmasına ve dişi hayvanların toplam kesimdeki payının geçen yılki %49’dan yaklaşık %45’e inmesine bağlandı. Çin’den gelen güçlü talebin yanı sıra ABD’nin hamburger üretiminde kullanmak üzere yağsız parça araması da bu kategorideki talebi destekleyen unsurlar arasında gösterildi. İhracatın son ayda toplam üretimin %36’sını almasına karşın fiyatları destekleyemediği aktarıldı. Piyasa operatörleri, tüketicilerin ödeme gücündeki düşüş ve alternatif etlerin rekabetçi fiyatları nedeniyle sığır fiyatlarında en azından yıl sonuna kadar önemli bir değişiklik beklemiyor. IPCVA’ya göre sığır eti parçalarının fiyatı eylülde aylık %0,5, son bir yılda %49,8 arttı.

Gürcistan’da Tarımsal Destekte Mekanizasyon ve Yeni İhracat Pazarları Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Tarımsal Destekte Mekanizasyon ve Yeni İhracat Pazarları Öne Çıktı

Gürcistan’da Tarım Bakanı David Songhulashvili, üretimin teknik ve mali olarak desteklenmesi, bitki koruma ürünlerinin denetlenmesi ve çiftçilerin agronomi bilgisine erişiminin artırılması gerektiğini söyledi. Ulusal Gıda Ajansı, bitki koruma ürünlerini ülkeye giriş, sertifikasyon ve satış aşamalarında kontrol ediyor. Songhulashvili, çiftçilerin nitelikli agronomi hizmetlerine ve pratik bilgiye erişimini önemli bir sorun olarak tanımladı. Kaliteli bir bitki koruma ürünü, yanlış kullanılması, uygun olmayan dozda uygulanması veya yanlış zamanda kullanılması halinde beklenen sonucu garanti etmiyor. Bu sorun, sürekli agronomi hizmeti alma imkânı çoğu zaman bulunmayan küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından daha belirgin. Bu nedenle danışmanlık, bitki hastalıklarının zamanında teşhisi ve uygulamalı eğitime erişimin artırılması gerektiği belirtildi. Tarımsal mekanizasyon desteğinin 20’den fazla yönde uygulandığı ve finansal destek mekanizmalarının genişletilmesinin planlandığı aktarıldı. Mekanizasyonun iş gücü maliyetlerini azaltabileceği ve tarımsal çalışmaların zamanında yapılmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Ancak programların gerçek etkisinin, finansman koşullarının küçük ve orta ölçekli işletmelerin mali imkânlarına uygunluğuna ve gerekli ekipmanın bölgelerde bulunabilirliğine bağlı olduğu kaydedildi. Bakan ayrıca küçük ve orta ölçekli şaraphanelerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Üzümün yalnızca hammadde olarak satılması yerine işlenerek şaraba dönüştürülmesinin bağcılara katma değer oluşturma imkânı verdiği, bunun için yatırım, kalite kontrolü, pazarlama ve istikrarlı satış kanallarına ihtiyaç bulunduğu belirtildi. Gürcü şarabının tanıtımı ve yeni pazarlara açılması için uluslararası fuarlara katılım dahil çeşitli mekanizmalar kullanılıyor. Uzun vadeli ihracat sonucu için rekabetçi fiyat, istikrarlı kalite ve pazar taleplerine uyum da gerekli görülüyor. Programların başarısının yalnızca uygulanıp uygulanmadığıyla değil, üretim maliyeti, verim, kalite, satış koşulları ve işletme gelirindeki değişimle ölçülmesi gerektiği ifade edildi. Bütçe, yararlanıcı sayısı, finansmana erişim ve elde edilen sonuçların kamuya açık biçimde analiz edilmesinin desteklerin etkisini değerlendirmeye yardımcı olacağı belirtildi.

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde
Fotoğraf: Аркадий Колыбалов · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ile Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, “Altın Sonbahar” fuarında agroturizmin geleceğini görüştü. Rusya’da agroturizm dört yılda 2,5 milyar rubleden fazla devlet desteği aldı. Bu dönemde 360 proje hibe aldı, projelere ait tesislerde yaklaşık 1.000 kişilik istihdam oluşturuldu ve ziyaretçi sayısı yaklaşık 2,5 milyona ulaştı. Yetkililer, bu yıl yaklaşık 100 tarım üreticisinin daha desteklenmesini bekliyor. Agroturizm, çiftçiler için ürün satışına ek gelir sağlayan, devlet içinse kırsal alanların gelişimine katkı sunan bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, desteklenen tesislerin izlenmesi sırasında hizmetler, konukların ağırlanması ve yemek hizmetlerinin organizasyonuyla ilgili benzer sorunların belirlendiği aktarılıyor. Çiftçilerin hem tarımsal üretimi hem de turizm hizmetlerini yürütmesi nedeniyle personel eğitimi de sektörün başlıca başlıkları arasında yer alıyor. Bu kapsamda Tarım Bakanlığı ile Rusya Tarım Bankası “Agroturizm Okulu”nu başlatırken, “Agroturizm 2.0” projesi çiftçiler ve bölgesel yönetim temsilcileri için eğitim öngörüyor. Tarım arazilerinin rekreasyon amacıyla kullanımına ilişkin kurallar da ele alındı. Tarım Bakanlığının değerlendirmesine göre prosedürün 90 güne kadar sürmesi bekleniyor; daha önce bu süreç beş yıla kadar uzayabiliyordu. Bakanlık, bu değişikliğin çiftçilerin konaklama tesislerini daha hızlı oluşturmasına yardımcı olmasını bekliyor. Bununla birlikte yetkililer, tarım arazilerinin agroturizm adı altında normal konut yerleşimlerine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sektörün gelişimi için çiftçi yatırımlarının yanı sıra ulaşım, iletişim, enerji ve diğer altyapı olanaklarının da güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında

Sırp tarım girişimcisi ve arıcı Vera Škulić, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) agro-gıda sistemleri ve kırsal kalkınma alanındaki “100 Kadın Kahraman” girişiminde tanındı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında başlatıldı. Škulić, FAO üyesi 131 ülkeden aday gösterilen 609 kadın arasından seçildi. Tanınma, kadın girişimciliğinin ve tarımının geliştirilmesine yaptığı katkı ile Sırbistan’ın kırsal kesimlerindeki kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle verildi. Škulić, yaklaşık 200 hektar arazinin işlendiği aile işletmesindeki tarımsal faaliyetlerini arıcılıkla sürdürülebilir üretim çalışmalarıyla birleştiriyor. Ayrıca Sırbistan Agro-Girişimci Kadınlar Derneği aracılığıyla kadın çiftçilere destek veren girişim, konferans ve ağ oluşturma faaliyetleri yürütüyor. FAO, girişimle kadınların tarım ve kırsal kalkınmadaki katkısını görünür kılmayı; kaynak, hizmet, teknoloji, pazar ve karar alma süreçlerine erişim ihtiyaçlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Malezya’nın 2026 Palm Yağı Üretimi Hedefi Aşma Yolunda
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Malezya’nın 2026 Palm Yağı Üretimi Hedefi Aşma Yolunda

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Malezya’nın 2026 palm yağı üretiminin hedefi aşma yolunda olduğu bildirildi. Plantasyon ve Emtia Bakanı Datuk Seri Noraini Ahmad, üretimdeki olumlu performansın yanı sıra sektördeki gelişmeler ve agresif pazarlama stratejilerinin bu beklentiyi desteklediğini söyledi. Noraini, Kuala Lumpur’da düzenlenen Malezya Palm Yağı Forumu 2026’nın ardından yaptığı açıklamada, yılın kalan iki ayında üretimin geçen yılki seviyeye ulaşmasını veya onu aşmasını beklediğini belirtti. Malezya’nın 2026 toplam palm yağı üretiminin 19,5 milyon ila 19,8 milyon ton aralığında olması öngörülüyor. Ülke, yılın ilk yedi ayında 10,8 milyon ton palm yağı üretti. Bakan, üretimin mevcut hedeflerle uyumlu olduğunu ve artış hedeflediklerini ifade etti; ancak 2026 üretim hedefinin sayısal değerini açıklamadı. Bakanlık, Malezya Palm Yağı Konseyi ve Malezya Palm Yağı Kurulu aracılığıyla ürünlerin uluslararası pazarlardaki tanıtımını destekleyen girişimler yürütüyor. Malezya, mevcut pazarlarını güçlendirmenin yanı sıra Afrika, ASEAN, Orta Doğu ve diğer bölgelerde yeni fırsatlar aramayı sürdürecek. Hükümet ayrıca palm yağı temelli biyokütle sektörünü teşvik ediyor, ancak bu alandaki ticarileştirme için belirli bir yüzde hedefi bulunmuyor.

Slovakya’da Süt Tüketimini Artırma Çalışmaları Okullarda Sürüyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Tüketimini Artırma Çalışmaları Okullarda Sürüyor

Slovakya’da süt üreticileri ve işleyicileri, süt ile süt ürünlerinin tüketimini artırmak amacıyla okullarda bilinçlendirme etkinlikleri düzenledi. Agro Tami’nin katıldığı çalışmalar, Nitra bölgesindeki Mojmírovce, Cabaj-Čápor ve Ivanka pri Nitre’de gerçekleştirildi. İlkokulun birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerine sütün nasıl oluştuğu ve beslenmedeki önemi oyunlar ve bilgi yarışmalarıyla anlatıldı. Agro Tami Yönetim Kurulu Başkanı Peter Schultz, Slovakya’da kişi başına yıllık süt ve süt ürünü tüketiminin uzmanların önerdiği 220 kilogramın 30-40 kilogram altında kaldığını söyledi. Ülkedeki tüketim 2008’den bu yana kişi başına yaklaşık 36 kilogram artarak neredeyse 190 kilogram seviyesine ulaştı. Schultz, şirketin yılda 100 milyon litre süt işlediğini ve Slovak ürünleri ile süt ürünlerinin beslenmedeki rolü konusunda farkındalığı artırmayı amaçladığını belirtti. Devlet destekli Süt Okulu programı, süt ve süt ürünlerini eğitim kurumlarına ulaştırıyor. Tarım Ödeme Ajansı’nın 2025 yılı raporuna göre 2024/2025 eğitim yılında 24 başvuru kabul edildi ve toplam 11 milyon 851 bin 443 avro yardım ödendi. Bu tutarın 1 milyon 659 bin 402 avrosu Avrupa Birliği bütçesinden, 10 milyon 192 bin 041 avrosu ise Slovakya bütçesinden karşılandı. Avrupa Birliği kaynağının tamamı, Slovakya bütçesinden ayrılan kaynağın ise %84,37’si kullanıldı. Program 3 bin 880 eğitim kurumuna ulaştı; tüm uygulama dönemlerinde programa katılan öğrencilerin ortalaması 531 bin 590 oldu. 2025’te uygun eğitim kurumlarının yaklaşık %63’ü ve uygun öğrencilerin yaklaşık %75’i programa katıldı. Raporda, 2026’da programa dahil olan okul ve çocuk sayısının artmasının beklendiği belirtildi.

Japonya, Arjantin Sığır Etine Erişimi Genişletti
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Japonya, Arjantin Sığır Etine Erişimi Genişletti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japonya ile Arjantin, aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen sığır eti ve dilin Japonya’ya giriş koşulları üzerinde anlaşarak Arjantin’in kuzey bölgelerinden yapılacak ihracatın önünü açtı. 30 Eylül’de duyurulan anlaşma, 2006’da başlayan ve 12 aşamadan oluşan uzun müzakerelerin ardından geldi. Böylece daha önce yalnızca şap hastalığından aşısız ari kabul edilen güney bölgesinden ürün gönderebilen Arjantin, ülkenin başlıca hayvancılık ve kesim bölgelerini de kapsayan daha geniş bir erişim elde etti. Japonya Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı (MAFF), aşılamayla şap hastalığından ari bölgeden gelen et için olgunlaştırma ve kemiklerinden ayırma işlemlerini zorunlu tutuyor. Bu işlemler, şap virüsünün etkisizleştirilmesini amaçlıyor. Japonya’daki hayvan sağlığı makamlarının şubat ayında, kuzey Arjantin’den kemikleri ayrılmış sığır etiyle şap hastalığının taşınma riskini uygun önlemler uygulanması koşuluyla son derece düşük değerlendirmesinin ardından iki ülke teknik koşulları belirledi. Bununla birlikte anlaşma, kuzey Arjantin’den Japonya’ya sevkiyatların hemen başlayacağı anlamına gelmiyor. Japon makamları, bölgedeki kesimhanelerde denetim yapacak ve yalnızca kararlaştırılan koşulları karşılamaya uygun bulunan işletmeleri ihracat için tanıyacak. Mevcut bilgilere göre kuzey bölgesinde henüz Japonya’ya ihracat yapma yetkisi bulunan bir işletme bulunmuyor. Arjantin Sığır Eti Tanıtım Enstitüsü, ilk sevkiyatların denetim ve yetkilendirmelerin tamamlanmasının ardından 2027’nin ilk çeyreğinde gerçekleşebileceğini tahmin ediyor. Japonya pazarı, hacminin yanı sıra yüksek ürün değeri nedeniyle önem taşıyor. Ülkenin 2025 mali yılındaki sığır eti ithalatı 508.087 tona ulaştı ve önceki mali yıla göre %0,4 arttı. Soğutulmuş ette Avustralya ve ABD, dondurulmuş ette de yine Avustralya ve ABD başlıca tedarikçiler olarak öne çıktı. Arjantin’in bu yerleşik tedarikçilerle rekabet etmesi gerekecek. Arjantin açısından bir diğer sınırlama gümrük koşulları. Ülkenin bazı rakip tedarikçilerle aynı tarife avantajlarına sahip olmadığı, Japonya’nın farklı taze, soğutulmuş ve dondurulmuş sığır eti kalemlerinde uyguladığı en çok kayrılan ülke tarifesinin %38,5 olduğu belirtildi. Bu nedenle sektör temsilcileri, pazar erişiminin ticari açıdan ne ölçüde rekabetçi olacağının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. İlk fırsatın büyük hacimlerden çok, Japonya’da yüksek talep gören dil gibi belirli ve yüksek değerli ürünlerde oluşabileceği ifade ediliyor.

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı

Şili’de düzenlenen Tarım ve Gıda İhracatçıları Konseyi toplantısında, uluslararası ticaret ortamındaki değişimler, ticaret müzakereleri ve ülkenin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatını güçlendirme olanakları değerlendirildi. Toplantıya Tarım ve Dışişleri bakanlıklarından yetkililer ile ihracat sektörünün temsilcileri katıldı. Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Dışişleri Müsteşarı Paula Estévez, küresel gümrük tarifeleri, yürürlükteki ticaret anlaşmaları ve devam eden görüşmeler hakkında bilgi verdi. Estévez, ihracatçıların önceliklerini kamu kurumlarına iletmesinin, sektörün ihtiyaçlarına yönelik hangi önlemlerin alınabileceğinin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. ABD ile sürdürülen gümrük vergisi görüşmelerinin de sektörün yakından izlediği başlıklardan biri olduğu aktarıldı. Toplantıda Hindistan, Filipinler, Bangladeş ve Fas gibi pazarlarda Şili ürünleri için daha iyi erişim koşulları oluşturulması hedefi öne çıktı. Şili’nin ticari ve tarımsal ofislerinin ihracatçılara destek verdiği, yeni destinasyonlara erişimi kolaylaştırdığı ve ticari ilişkileri güçlendirdiği belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos ise uluslararası ticaretteki değişimlere kamu ve özel sektörün etkin biçimde yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Odepa’nın Gümrük Servisi verileriyle hazırladığı bilgilere göre, Şili’nin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatı 2015’te 14,82 milyar ABD dolarıyken 2025’te 20,5 milyar ABD dolarını aştı. Şili, 2025’te dünya taze kiraz, taze erik ve kurutulmuş erik ihracatında sırasıyla %59,6, %19,6 ve %44,7 payla lider ülke oldu. Toplantı, pazar çeşitlendirmesi ve kamu-özel sektör koordinasyonunun sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi.

İsviçre Peynirleri Alplerden Dış Pazarlara Uzanan Çeşitliliğiyle Tanıtılıyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İsviçre Peynirleri Alplerden Dış Pazarlara Uzanan Çeşitliliğiyle Tanıtılıyor

İsviçre’de eylülün son hafta sonunda hayvan sürülerinin alplerden vadilere dönüşü, peynir üretiminin mevsimsel ve bölgesel özelliklerini öne çıkaran etkinliklerle kutlanıyor. Fribourg kantonundaki Charmey, Vaud kantonundaki Saint-Cergue ve Pays-d’Enhaut bölgesindeki L’Etivaz’da düzenlenen pazar, buluşma ve tadımlar, yaz mevsimini yüksek rakımlı meralarda geçiren hayvanların dönüşüne eşlik ediyor. Fransızca konuşulan İsviçre’de désalpe, Almanca konuşulan bölgelerde Alpabzug olarak adlandırılan bu dönüşün İtalyancadaki teknik karşılığı ise demonticazione. Yaz aylarında hayvanlar yüksek rakımlı meralarda otlatılırken süt doğrudan alpejlerde peynire dönüştürülüyor ve ürünlerin olgunlaşmasının ilk aşamaları burada başlıyor. Bu üretim biçimi, peynirleri belirli bir bölgeye, yılın belirli dönemine ve vadiden vadiye değişebilen uygulamalara bağlıyor. Switzerland Cheese Marketing AG’nin İtalya’daki yöneticisi Giovanna Frova da İsviçre peynirlerini meralar, hayvan yetiştiricileri, peynir üreticileri ve olgunlaştırma süreçleriyle birlikte değerlendirerek çeşitliliğin biyolojik çeşitlilikle bağlantısına dikkat çekiyor. Bern merkezli Switzerland Cheese Marketing AG, süt ve peynir üreticileri, farklı peynir türlerinin kuruluşları ve ticaret şirketlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. Kuruluş, İsviçre iç pazarının yanı sıra İtalya’nın da aralarında bulunduğu dış pazarlarda hem profesyonellere hem de tüketicilere yönelik tanıtım çalışmaları yürütüyor. Ristorasyon sektörü, toptancılar ve geleneksel mağazalarla kurulan temaslar da bu çalışmaların bir parçası olarak aktarılıyor. İsviçre’nin federal menşe sicilinde peynir ürünlerine ilişkin 12 menşe adı koruması (DOP) yer alıyor. Listede Berner Alpkäse, Emmentaler, Formaggio d’alpe ticinese, Glarner Alpkäse, Gruyère, L’Etivaz, Raclette du Valais, Sbrinz, Tête de Moine, Vacherin fribourgeois, Vacherin Mont-d’Or ve Werdenberger Sauerkäse bulunuyor. İlk peynir DOP’u 1999’da tanınan L’Etivaz olurken, Glarner Alpkäse 2013’te sicile giren en yeni ad olarak öne çıkıyor. Korunan peynirler arasındaki farklar, kullanılan sütün yanı sıra üretim yeri ve işleme yöntemlerinde de görülüyor. Berner Alpkäse, alpej sezonunda işlenen sütten üretilirken; Vaud kantonundaki L’Etivaz, odun ateşinde ısıtılan çiğ sütle yapılıyor. Emmentaler büyük delikleriyle, Gruyère ise deliksiz ve yoğun dokusuyla tanınıyor. Raclette du Valais’in ise aynı korumalı menşe adına sahip olmayan Raclette Suisse ile karıştırılmaması gerekiyor. DOP sistemi, bu ürünlerin kökenini ve üretim kurallarını korurken, tanıtım çalışmaları da peynirlerin üretildikleri bölgelerin dışındaki pazarlarda ayırt edilmesini amaçlıyor.

İtalya Bölgelerinde Hayvan Sağlığı ve Tarımsal Destek Gündemi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya Bölgelerinde Hayvan Sağlığı ve Tarımsal Destek Gündemi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya'nın Sardinya, Campania, Emilia-Romagna ve Toskana bölgelerinde hayvan sağlığı, tarımsal finansman ve yerli ırkların korunmasına yönelik yeni girişimler gündeme geldi. Sardinya, 22 Eylül'de Bari'de düzenlenen toplantıda, sığırların hareketine yönelik dermatit nodüler kısıtlamalarının mevcut epidemiyolojik duruma göre yeniden değerlendirilmesini istedi. Bölge, yüksek aşılama oranları ile Samugheo'daki odağın sona ermesini gerekçe gösterdi; Escalaplano'daki odağın ise bir yargı kararı nedeniyle resmen aktif kaldığı belirtildi. Sardinya'nın talebi, Avrupa Komisyonu ile yeniden görüşülerek önlemlerin gerçek risk düzeyine uyarlanmasını ve işletmeler üzerindeki etkinin azaltılmasını amaçlıyor. Toplantıda Tarım ve Gıda Egemenliği Bakanlığı Müsteşarı Giacomo La Pietra, konuyu Sağlık Bakanlığı'na iletme taahhüdünde bulundu. Campania'da düzenlenen Yeşil Masa toplantısında ise tarım kuruluşlarıyla sektörün ihtiyaçları ve yürürlükteki önlemler ele alındı. Bölgede biyolojik çeşitlilik ve germoplazma bankalarının korunması için 2,5 milyon avro, genç çiftçilerin ilk yerleşimini desteklemek için de bakanlık kaynaklı 1,6 milyon avro öngörüldü. Emilia-Romagna'nın 2025 sonuçlarına ilişkin raporunda tarımsal üretim değerinin 6,36 milyar avroya çıktığı ve yıllık %4,5 arttığı bildirildi. Bölgedeki büyümede hayvancılığın etkili olduğu, ihracatın da 11,5 milyar avroyu aştığı aktarıldı. Toskana ise yok olma riski taşıyan yerel tarımsal genetik kaynakların korunması için toplam 625 bin avroluk destek çağrısı açtı. Bunun 225 bin avroluk bölümü yerli sığır ve koyun ırklarına yönelik projelere ayrılırken, başvurular 30 Eylül-31 Ekim 2026 arasında yapılabilecek.

Küresel Ticaretteki Belirsizlik Arjantin İçin Fırsata Dönüşebilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Küresel Ticaretteki Belirsizlik Arjantin İçin Fırsata Dönüşebilir

Küresel ticaretteki jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi, Arjantin’in tarım ve gıda sektörü için fırsat yaratabilir. Bu değerlendirme, 2026/27 ana ürünler kampanyasının tanıtımı sırasında düzenlenen “Tarım ve Gıda Ticaretinin Geleceği” panelinde, INAI Direktörü Maximiliano Moreno tarafından yapıldı. Moreno, Çin ile ABD arasındaki rekabetin de etkilediği belirsiz ortamın ticareti tamamen olumsuzlamadığını belirtti. Ona göre önümüzdeki 10 yılda mineraller, enerji ve gıdaya yönelik talep ile bu ürünlerin stratejik değeri artacak; bu değişim Arjantin için yeni fırsatlar oluşturabilecek.

FAO, Hayvancılık Veri ve Araç Platformunu Tanıttı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber

FAO, Hayvancılık Veri ve Araç Platformunu Tanıttı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), hayvancılık sektörüne ilişkin verileri, analiz araçlarını, bilgileri ve kurumun faaliyetlerini tek yerde bir araya getiren Livestock Data and Tools Hub adlı çevrim içi platformu tanıttı. Platformun tanıtımı, 21 Eylül 2026'da başlayan ve gıda sistemlerinde Tek Sağlık yaklaşımına odaklanan FAO konferansı sırasında yapıldı. Hub, hayvan varlığı, üretim, hayvan sağlığı, iklim ve çevreye ilişkin verileri stratejik kararları destekleyecek bilgilere dönüştürmeyi amaçlıyor. Kullanıcıların farklı kaynaklardan gelen bilgileri inceleyip birleştirmesine olanak sağlayan sistem; analiz, modelleme, risk değerlendirmesi, erken uyarı ve verilere dayalı karar alma süreçlerini destekliyor. Bu çerçeve, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığının birbiriyle bağlantılı olduğu Tek Sağlık yaklaşımının hayvancılık alanındaki uygulamalarına katkı sunmak üzere tasarlandı. Platformda tematik ve coğrafi gösterge panoları ile analiz ve görselleştirme araçları bulunuyor. Hub ayrıca FAO'nun ulusal, bölgesel ve küresel düzeydeki proje ve faaliyetlerine erişim sağlıyor. Hayvancılık alanındaki kullanıcılar, farklı çalışma başlıklarında destek ve yönlendirme sunabilen yapay zekâ asistanından da yararlanabiliyor. Kaynakta, bu kaynakların bir araya getirilmesinin veri ve bilgi kullanımını güçlendirmesi, politika, yatırım ve stratejik planlama için daha sağlam bir temel oluşturması hedefleniyor.

İspanya’da Zeytin Sezonu Umut Veriyor, ancak Sıcaklık ve Su Riski Sürüyor
Görsel kaynağı: Agriculture du Maghreb · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Zeytin Sezonu Umut Veriyor, ancak Sıcaklık ve Su Riski Sürüyor

İspanya’nın Endülüs bölgesinde sofralık zeytin ve zeytinyağı sezonu, yüksek üretim beklentileriyle başladı. Sevilla ilindeki La Puebla de Cazalla’da eylül ayının başında düzenlenen toplantıda üreticiler, kooperatifler, şirketler ve kamu temsilcileri yeni sezonun ilk değerlendirmesini yaptı. İlk hasat tahminleri üretim seviyelerinin yüksek olabileceğine işaret etse de sektör kuruluşları bu rakamların henüz kesin sonuç olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Endülüs, İspanya’daki zeytinlik alanların yaklaşık %80’ini barındırıyor. Sevilla ili de ülkenin başlıca sofralık zeytin üretim merkezlerinden biri olduğu için bölgeden gelen göstergeler İspanya pazarı açısından önem taşıyor. Bununla birlikte toplantıda paylaşılan değerlendirmeler, ülke genelindeki üretim için resmî bir hasat tahmini niteliğinde değil. Üreticilerin en önemli çekincesi, sezonun kritik döneminde kaydedilen yüksek sıcaklıklar oldu. Cooperativas Agro-alimentarias de Sevilla ve COAG Sevilla, önümüzdeki haftalardaki hava koşullarının mevcut üretim potansiyelini değiştirebileceğini bildirdi. Özellikle sıcak hava dalgasının uzaması, sofralık zeytine ilişkin tahminlerde önemli düşüşe yol açabilir. Toplantının odağında yalnızca üretim miktarı değil, zeytin yetiştiriciliğinin kârlılığı da yer aldı. Artan üretim maliyetleri, işçi bulma güçlüğü, kuşak yenilenmesindeki sorunlar, iklim değişikliği ve üçüncü ülkelerden gelen rekabet sektörün başlıca baskıları arasında sıralandı. Üreticiler, yüksek verimin tek başına yeterli olmadığını; hasat maliyeti, iş gücü organizasyonu ve girdi kullanımının piyasa koşullarıyla uyumlu olması gerektiğini belirtti. Mekanizasyon ve yeni teknolojiler, bu koşullarda işletmelerin rekabet gücünü koruyabilmesi için öne çıkan araçlar olarak değerlendirildi. Yeni zeytin çeşitleri, dijital izleme, bitki örtüsü uygulamaları ve hasat ile işleme süreçlerindeki teknik çözümler de gündeme geldi. Su kaynaklarının durumu da sektörün geleceği açısından belirleyici başlıklardan biri oldu. İspanya’da kullanılan suyun yaklaşık %2’sinin geri kazanılmış sudan geldiği ifade edilirken, bu kaynağın sulama sistemlerine daha fazla dâhil edilmesi çağrısı yapıldı. Akdeniz havzasındaki üretici bölgeler için rekabet gücünün, yalnızca tarımsal potansiyele değil, suyu güvence altına alma ve verimli kullanma kapasitesine de bağlı olduğu belirtildi. İspanyol sektör temsilcileri ayrıca Mısır ve Türkiye’yi maliyet rekabetindeki avantajlarıyla anarken, Endülüs ürünlerinin kalite, farklılaşma, yenilik ve tanıtım yoluyla değer kazanması gerektiğini savundu.