ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

48 haber · Sayfa 2

Rusya’da Süt İthalatına Ek Gümrük Düzenlemeleri Değerlendirilecek
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Süt İthalatına Ek Gümrük Düzenlemeleri Değerlendirilecek

Rusya Tarım Bakanlığı ile Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, süt ve süt ürünlerinde kendine yeterliliği artırmak amacıyla ek gümrük-tarife düzenlemeleri getirilmesi konusunu değerlendirecek. Tarım Bakanı Oksana Lut, açıklamayı Vladimir Putin ile görüşmesinde yaptı. Rusya’nın Gıda Güvenliği Doktrini, süt ve süt ürünlerinde kendine yeterlilik oranının 2030’da %90’a çıkarılmasını öngörüyor; bu oran 2025 sonunda %85,3 olarak gerçekleşti. Lut, ilerlemenin sürdürülmesinde zorluk yaşandığını, süt ve süt ürünlerinin yaklaşık %15’inin halen diğer ülkelerden ithal edildiğini söyledi. Değerlendirilebilecek önlemler arasında, süt ürünleri ithalatçılarına yönelik kriterler de bulunuyor. EkoNiva Başkanı Ştefan Dürr ise Rusya pazarındaki et ve süt ürünleri ithalatını düzenlemek için yeni önlemler geliştirilmesini önerdi. Dürr, çocuk, tıp ve sporcu beslenmesine yönelik karmaşık süt bileşenlerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve Çin, Güneydoğu Asya ile Kuzey Afrika’ya ihracatı artırabileceğini belirtti. İhracatın geliştirilmesi için devlet desteğinin korunmasını isteyen Dürr, 2027 bütçe taslağında tarım ürünleri ihracatçılarının ulaşım gideri sübvansiyonlarına 12 milyar rubleden fazla kaynak ayrıldığını söyledi. Putin de yeni pazar arayışlarında lojistik desteğinin sürdürülmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Gürcistan ve IFAD Kırsal Kalkınma Ortaklığını Görüştü
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan ve IFAD Kırsal Kalkınma Ortaklığını Görüştü

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı David Songhulashvili, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkan Yardımcısı Donald Brown ile bir araya geldi. Görüşmede Gürcistan ile IFAD arasındaki uzun süreli işbirliğinin geliştirilmesi ve gelecekteki ortaklığın temel yönleri ele alındı. Toplantıda sürdürülebilir otlak yönetimi, iklim değişikliğine uyum, hayvancılığın geliştirilmesi ve kırsal nüfusun ekonomik imkânlarının güçlendirilmesi başlıkları görüşüldü. Songhulashvili, ortaklığın kırsal ekonomiyi güçlendirdiğini, çiftçiler için yeni fırsatlar oluşturduğunu ve tarımın iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırdığını söyledi. Bakan, otlakların sürdürülebilir yönetimi alanındaki işbirliğinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Gürcistan ile IFAD arasındaki işbirliği 1997'de başladı. IFAD bu dönemden bu yana Gürcistan'da kırsal kalkınma için yaklaşık 70 milyon ABD doları yatırım yaptı. Ortaklık; tarımsal finansmana erişimin iyileştirilmesi, altyapı ve pazarlara ulaşım, değer zincirlerinin güçlendirilmesi, arazi tescili ve iklim duyarlı tarım çalışmalarını kapsıyor.

Meksika’da Eylül Ayında Gıda Sepeti Değeri Kırsalda %4,9, Kentte %5,5 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Eylül Ayında Gıda Sepeti Değeri Kırsalda %4,9, Kentte %5,5 Arttı

Meksika’da kişi başına gıda sepetinin değeri eylül ayında kırsal kesimde 1.940,96 peso, kentsel kesimde ise 2.590,61 peso oldu. Yıllık artış kırsal bölgelerde %4,9’a, kentlerde %5,5’e ulaştı. Her iki kesimdeki artış, aynı ayda %3,5 olarak gerçekleşen enflasyonun üzerinde kaldı. Gıda sepetinin bir yıllık parasal artışı kırsal kesimde yaklaşık 90,31 peso, kentsel kesimde 135,87 peso olarak hesaplandı. Instituto Nacional de Estadística y Geografía (Inegi) verilerine göre soğan, ev dışında tüketilen yiyecek ve içecekler ile domates, her iki bölgede de gıda sepetindeki yıllık yükselişe en fazla katkı yapan kalemler oldu. Kırsal kesimde soğan fiyatı %89,8 artarak yıllık değişime %35,7 katkı yaptı. Ev dışında tüketilen yiyecek ve içeceklerin fiyatı %5,8 yükseldi ve değişime %26,3 katkı sağladı. Domates fiyatındaki %26,7’lik artışın katkısı ise %16,1 oldu. Kentsel kesimde katkı sıralaması farklılaştı; ev dışı yiyecek ve içecekler %32,1, soğan %25,2, domates ise %10 katkı yaptı. Casa de Bolsa Valores Mexicanos’un (Valmex) başekonomisti Gerónimo Ugarte Bedwell, temel ihtiyaçların maliyeti yükseldiği için hanelerin satın alma gücünü koruyabilmesi adına gelirlerinin daha fazla artması gerektiğini belirtti. Ugarte Bedwell’e göre soğan ve domatesteki yükselişte hasat döngüleri, hava koşulları, kayıplar ve lojistik kesintilerin ticari arz üzerindeki etkileri rol oynadı. Ekonomist, ürün fiyatlarındaki benzer artışlara rağmen bölgesel katkıların tüketim alışkanlıkları, sepet ağırlıkları, piyasa yapısı ve yaşam maliyetleri nedeniyle farklılaştığını söyledi. Ev dışında tüketilen yiyecek ve içeceklerin fiyatında ise malzeme, ulaşım ve işletme giderlerinin birlikte etkili olduğunu; bazı tarım ürünlerinin ucuzlamasının hizmet fiyatlarını mutlaka düşürmeyebileceğini ifade etti. Gıda ve gıda dışı sepetin toplam değeri de her iki bölgede %4,4 arttı.

Kıbrıs’ta Altı Yılda Elektrik Fiyatları %112,90 Arttı
Görsel kaynağı: Dialogos · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Altı Yılda Elektrik Fiyatları %112,90 Arttı

Kıbrıs’ta genel tüketici fiyatları endeksi, Eylül 2020-Eylül 2026 arasındaki altı yıllık dönemde kümülatif olarak %22,12 arttı. Kıbrıs İstatistik Servisi verilerine dayandırılan habere göre en belirgin yükseliş elektrik fiyatlarında görüldü; elektrik fiyat endeksi aynı dönemde %112,90 arttı. Enerji ve ulaşım kalemlerindeki artışlar da genel fiyat baskısını artırdı. Motorin fiyatı %74,37, benzin %52,71 yükselirken, kalorifer yakıtı dahil sıvı yakıtların fiyatındaki artış %138,70’e ulaştı. Ulaştırma kategorisinde fiyatlar %36,06, yakıt ve yağlarda ise %57,60 arttı. Haberde bu artışların yalnızca sürücüleri değil, taşımacılığa bağlı işletmeleri ve ürünlerin dağıtım maliyetlerini de etkilediği belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecekler kategorisinde fiyatlar altı yılda %25,33 yükseldi. Habere göre et, sebze, yumurta ve kahve gibi temel ürünlerdeki artışlar kategori ortalamasının üzerine çıktı; et fiyatlarındaki yükseliş %72’ye kadar ulaştı. Giyim ve ayakkabı fiyatları ise aynı dönemde %16,01 geriledi. Kaynak bu düşüşü, diğer etkenlerin yanı sıra elektronik ticaretin yarattığı rekabete ve tüketicilerin daha ekonomik seçeneklere yönelmesine bağlıyor; ancak söz konusu gerilemenin elektrik, yakıt ve gıdadaki artışları telafi etmediğini aktarıyor.

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde
Fotoğraf: Аркадий Колыбалов · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ile Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, “Altın Sonbahar” fuarında agroturizmin geleceğini görüştü. Rusya’da agroturizm dört yılda 2,5 milyar rubleden fazla devlet desteği aldı. Bu dönemde 360 proje hibe aldı, projelere ait tesislerde yaklaşık 1.000 kişilik istihdam oluşturuldu ve ziyaretçi sayısı yaklaşık 2,5 milyona ulaştı. Yetkililer, bu yıl yaklaşık 100 tarım üreticisinin daha desteklenmesini bekliyor. Agroturizm, çiftçiler için ürün satışına ek gelir sağlayan, devlet içinse kırsal alanların gelişimine katkı sunan bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, desteklenen tesislerin izlenmesi sırasında hizmetler, konukların ağırlanması ve yemek hizmetlerinin organizasyonuyla ilgili benzer sorunların belirlendiği aktarılıyor. Çiftçilerin hem tarımsal üretimi hem de turizm hizmetlerini yürütmesi nedeniyle personel eğitimi de sektörün başlıca başlıkları arasında yer alıyor. Bu kapsamda Tarım Bakanlığı ile Rusya Tarım Bankası “Agroturizm Okulu”nu başlatırken, “Agroturizm 2.0” projesi çiftçiler ve bölgesel yönetim temsilcileri için eğitim öngörüyor. Tarım arazilerinin rekreasyon amacıyla kullanımına ilişkin kurallar da ele alındı. Tarım Bakanlığının değerlendirmesine göre prosedürün 90 güne kadar sürmesi bekleniyor; daha önce bu süreç beş yıla kadar uzayabiliyordu. Bakanlık, bu değişikliğin çiftçilerin konaklama tesislerini daha hızlı oluşturmasına yardımcı olmasını bekliyor. Bununla birlikte yetkililer, tarım arazilerinin agroturizm adı altında normal konut yerleşimlerine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sektörün gelişimi için çiftçi yatırımlarının yanı sıra ulaşım, iletişim, enerji ve diğer altyapı olanaklarının da güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Rus Tahılı, Kazakistan’ın İhracat Rekabetini Zorluyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılı, Kazakistan’ın İhracat Rekabetini Zorluyor

Kazakistan’da 2026 hasadının tamamlanmasıyla birlikte çiftçilerin ürünlerini iyi fiyatla satabilmesi ve başlıca ihracat pazarlarının belirlenmesi öne çıktı. ElDala’ya konuşan Fergus Genel Müdürü Erbol Eleulov, Rus tarım ürünlerinin Karadeniz limanlarındaki ihracat sorunları nedeniyle Orta Asya pazarlarına yönelmesinin Kazakistan tahılının rekabetini zorlaştırdığını söyledi. Eleulov’a göre Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Afganistan’daki pazar payını koruyabilir ancak Rus buğdayının daha düşük fiyatı Kazak ürünlerini baskılayabilir. Rus tahılının kalite bakımından çoğu zaman Kazak tahılının gerisinde kaldığı ve glutenin ekmekçilik özelliklerini ölçen İDK, yani gluten deformasyon indeksi, kriterlerini karşılamadığı belirtildi. Buna rağmen değirmenciler, Rus tahılına Kazak tahılı ekleyerek kabul edilebilir özelliklere sahip un üretebiliyor. Kazakistan ayrıca Hazar üzerinden İran pazarında da geriliyor. Eleulov, geleneksel olarak İran’a gönderilen Kazak arpası için mevcut dönemde sevkiyat yapılmadığını, Rusya’nın Hazar limanları ve nehir taşımacılığı üzerinden bu pazara arpa gönderdiğini aktardı. Rusya’nın daha yüksek verimi ve daha fazla yağış alan üretim koşulları rekabet gücünü artırırken, döviz kurları da Kazak ihracatçıların aleyhine gelişti. Kazak tengesinin bir yılda dolar karşısında yaklaşık 540’tan 440’a güçlenmesi ürünleri yabancı alıcılar için pahalılaştırdı. Buna karşılık ruble aynı dönemde dolar karşısında 75’ten 85’e geriledi. Bu etkenlerin toplamında Rus buğdayı, taşıma giderleri dahil edildiğinde Özbekistan pazarına ton başına 20 dolar daha düşük fiyatla ulaşabiliyor. Yeni pazar arayışında Çin, Kazakistan için istikrarlı bir alıcı ve lojistik açıdan avantajlı bir seçenek olarak gösterildi. Ancak taşıma altyapısının kapasitesi sevkiyatları sınırlıyor. Karadeniz limanları üzerinden dünya pazarlarına çıkışın mümkün olmadığı, Gürcistan limanlarının pahalı ve kapasitesinin düşük kaldığı belirtildi. Baltık limanlarına erişim de Rusya üzerinden demiryolu geçişindeki kısıtlar nedeniyle zorlaşıyor. Bu durum, yüksek proteinli buğdayın Avrupa’ya ve makarnalık buğdayın dış pazarlara gönderilmesini riske atıyor. İhracatçılar, daha önce uzak pazarlara erişimi kolaylaştıran taşıma sübvansiyonlarına ilişkin kamu borçlarının ödenmesini ve gelecekte ödemeleri düzenleyecek açık bir mekanizma kurulmasını bekliyor. Eleulov, sübvansiyon borçları, Katma Değer Vergisi ödemelerindeki sorunlar ve güçlü tengenin çiftçilerin gelirleri ile dış pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi. Bu sorunların çözülmesi halinde buğday fiyatlarının ton başına mevcut 80-90 bin tengeden 100-120 bin tengeye çıkabileceğini öne sürdü. Rusya toprakları üzerinden transit geçiş kapalı kalırsa, Kazakistan durum buğdayının yerini Kanada, Türkiye ve diğer ülkelerin ürünleri alacak.

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Körfez bölgesinin uzun vadeli gıda güvenliğinin sağlanmasında güvenilir bir ortak olmaya hazır olduğunu açıkladı. Tokayev, bu değerlendirmeyi Astana’da düzenlenen Kazakistan-Umman İş Forumu’nda yaptı. Cumhurbaşkanı, Kazakistan ile Umman’ın tarım ve gıda güvenliği alanlarında iş birliğini genişletmek için önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Tokayev, iki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve yatırım bağlarının güçlendirilmesi için uygun bir hukuki ve kurumsal çerçeve oluşturulması gerektiğini belirtti. Yatırımların teşviki ve karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmanın, projeleri hayata geçirmek isteyen yatırımcılara daha öngörülebilir, şeffaf ve güvenilir koşullar sağlamasının amaçlandığını ifade etti. Forumda Samruk-Kazyna ile Umman Yatırım Otoritesi arasında ortak yatırım yapısının başlatılmasına ilişkin anlaşma da imzalandı. Tokayev, bu girişimin finansmanı harekete geçirmeye ve ilave yatırımları çekmeye yardımcı olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı ayrıca iki ülkenin finans kuruluşları arasındaki doğrudan bağlantıların karşılıklı yatırımlar için yeni fırsatlar yaratabileceğini ve Kazakistan-Umman İş Konseyi’nin iş dünyaları arasında iş birliği için pratik bir platform sunacağını kaydetti.

Ukrayna’da Ekim Alanları %35–40 Daralabilir
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Ekim Alanları %35–40 Daralabilir

Ukrayna’da deniz yoluyla tarım ürünleri ihracatında yaşanan sorunlar ilkbahara kadar çözülmezse ekim alanlarının %35–40 daralabileceği bildirildi. Polonya ve Romanya da ülkeleri üzerinden Ukrayna tarım ürünlerinin transitini artırmaya yönelik ek bir değişiklik planlamadıklarını açıkladı. Ukrayna, Avrupa Birliği ülkelerinden milyonlarca ton tahıl ve diğer tarım ürününün taşınmasına yardım etmesini, artan taşıma giderlerini karşılamak için de 1,1 milyar avro destek sağlamasını istedi. Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskiy, ek destek olmadan çiftçilerin gelecek sezon ekimi için yeterli kaynağa sahip olamayabileceğini söyledi. Vysotskiy’e göre Ukrayna, Avrupa demir yolu, kara yolu ve nehir güzergâhlarıyla potansiyel ihracatının yarısından azını taşıyabiliyor. Deniz taşımacılığındaki sorunların sürmesi durumunda ülkede bu yıl 35 milyon tona kadar ürün kalabileceği, satılamayan mevcut hasadın da çiftçilerin yeni ekim dönemi için kaynak bulmasını zorlaştıracağı belirtildi. Romanya ise ulaşım altyapısının sınırlı olduğunu, Ukrayna tahılı ile Tuna’daki düşük su seviyesinin limanlarda ek yük oluşturduğunu ve yerel çiftçilerin çıkarlarının öncelikli kaldığını bildirdi.

Selanik'te Balıkçılar Pahalı Mazot Protestosu Başlattı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Selanik'te Balıkçılar Pahalı Mazot Protestosu Başlattı

Yunanistan'ın Selanik kentinde 200'den fazla balıkçı teknesi, artan mazot maliyetine tepki amacıyla beşinci gününde de demirli bekledi. Çoğunluğu Mihanyona bölgesinden gelen tekneler, Aristoteles Meydanı hizasındaki eski sahil kesiminde deniz ulaşımını kapattı. Balıkçılar, yüksek yakıt maliyetleri nedeniyle teknelerin limanlardan çıkıp avlanamaz hale geldiğini belirterek hükümetten daha ucuz mazot için müdahale istedi. Eylemcilerin talepleri yalnızca yakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmadı. Balıkçılık araçlarına yunusların verdiği zararların karşılanması, Ege'de Türk balıkçı filosunun oluşturduğu baskı ile fitoplankton ve istilacı lagokefalos balığının yol açtığı sorunlara çözüm bulunması da talepler arasında yer aldı. Mihanyona'daki balıkçılara Volos, Dedeağaç, Kavala ve Halkidiki'den gelen meslektaşları da destek verdi. Balıkçılar 4 Ekim Pazar günü Leoforos Nikis'i 15 dakika sembolik olarak trafiğe kapattı. Yetkililerden somut güvence gelmemesi halinde eylemlerin süreceği açıklandı. Protestolar balık arzını da etkiledi. Mihanyona Balıkçılar Hali'nde perşembe gününden bu yana taze balık bulunmazken, 5 Ekim Pazartesi sabahından itibaren çiftlik balığı tedariki de durdu.

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’daki Savaşın Çıkmazı Küresel Gıda Fiyatlarını Tehdit Ediyor

Karadeniz bölgesindeki Rusya-Ukrayna çatışmasının tırmanması, Ukrayna'nın tahıl ihracatını ve küresel gıda tedarikini baskı altına alıyor. CNN.gr'nin aktardığına göre Ukrayna'nın tahıl ihracatı, Rusya'nın limanlara yönelik saldırıları nedeniyle ağustosun ilk iki haftasında yıllık bazda %75 azaldı. Rusya'nın temmuz ve ağustos başında limanlara 70'ten fazla saldırı düzenlediği, 62 olayda gemilerin hedef alındığı bildirildi. Oxford Economics ekonomistleri, bu gelişmelerin Dünya Bankası gıda fiyatları endeksine yansımasını bekliyor. Ekonomist Pablo Meyer, endeksin 2026'da yaklaşık %9,3 artacağını, artış hızının 2027'de yaklaşık %4,4'e gerileyeceğini söyledi. Rusya ve Ukrayna birlikte küresel tahıl talebinin yaklaşık üçte birini karşıladığı için ihracattaki kesinti, özellikle bu ürünlere bağımlı ülkeler açısından arz ve fiyat riskini artırıyor. Ukrayna'nın ihracat görünümü de limanlardaki kesintiden doğrudan etkileniyor. Tahıl ihracatı geçen ay 774 bin tona indi; bu miktar, 2023-2025 döneminin ağustos ortalamasının %79 altında kaldı. Eylül ihracatı ise yaklaşık 1,4 milyon ton olarak verildi. Mevcut koşullar sürerse 2026/27 dönemindeki tahıl ihracatının yaklaşık 20 milyon tonla, abluka öncesinde yapılan tahminin yaklaşık yarısı düzeyinde kalabileceği öngörülüyor. Bu tahmin, alternatif güzergâhların ulaşabileceği en yüksek kapasiteye çıkması koşuluna bağlanıyor. Alternatif taşımacılık yolları, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tamamen dolduramıyor. Avrupa Birliği'nin demir, kara ve nehir yollarından oluşan Dayanışma Koridorları temmuzda Ukrayna'nın tarım dışı ihracatının %95'ini taşırken tahıl, yağlı tohum ve ilgili ürünlerdeki payı %20'de kaldı. Deniz yolu, büyük yüklerin uzun mesafelerde taşınmasında daha verimli görülüyor; alternatif güzergâhların en iyi ihtimalle yaklaşık 17 milyon tonluk açığı karşılayabileceği belirtiliyor. Ukrayna tarımı ülkenin ihracat gelirlerinin yaklaşık %60'ını oluşturuyor ve fiilî liman ablukasının ülkeye günlük 70 milyon dolara kadar maliyet çıkardığı aktarılıyor. Ukrayna son dönemlerde dünya buğday ihracatının yaklaşık %6'sını, mısır ihracatının %11'ini karşılıyordu. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Ukrayna'dan yapılan uygun maliyetli sevkiyatlara dayanan kuruluşlar arasında yer alıyor; saldırıların taşıma ve sigorta maliyetlerini artırarak gıda fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin açıklamasına göre Türkiye, Hindistan, Mısır ve diğer bazı Orta Doğu ülkeleri, Karadeniz'de deniz ulaşımının yeniden tesis edilmesine yönelik yeni bir girişim kapsamında geçen haftanın sonlarında görüşmelere katıldı.

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber
Veri haberi

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Yunanistan’ın Girit Adası’nda üç gün boyunca etkili olan şiddetli hava koşullarının ardından tarım alanları, kırsal yollar, altyapı ve ulaşım ağlarında oluşan hasarın belirlenmesi için çalışma başlatılması bekleniyor. Lasithi Platosu’nda geniş tarım alanları su ve çamur altında kalırken, patates üretimi ile diğer tarla bitkileri ve sebze yetiştiriciliği ağır darbe aldı. Bazı üreticiler arazilerine hâlâ ulaşamadığı için zararın boyutu kesin olarak ortaya konulamadı. Suların çekilmesinin ardından denetim ekiplerinin bölgeye giderek inceleme ve kayıt çalışmaları yapması planlanıyor. Çiftçiler, üreticiler ve temsilcilerinin, hızlı işlemler, ilk yardım ve tazminat içeren, Yunanistan’da Daniel fırtınası sonrasında uygulanan tedbirlere benzer bir destek talep etmesi bekleniyor. Kaynak, üreticilerin önlerinde zorlu aylar bulunduğuna dikkat çekiyor. Şiddetli yağışlar Girit’in farklı bölgelerinde de ulaşımı ve yerleşimleri etkiledi. Lasithi’de Ferma bölgesine giden yol ağır hasar gördü ve Makris Gialos yönündeki ulaşım kesildi. Acil durum araçlarının yanı sıra bölge ve belediye araçlarının alternatif güzergâhlardan geçebilmesi için çalışmalar yürütüldü. Kıyı kesiminde altyapı ve iletişim ağlarında hasar oluşurken itfaiye ekipleri su tahliyesi yaptı. Zonianá’da yerel nehir taştı; sel suları, çamur ve sürüklenen malzemeler dere yataklarını ve yolları kapattı. Köprü ve dere duvarlarında yıkımlar meydana gelirken, evler, avlular ve kaldırımlar da sudan zarar gördü. Psiloritis yamaçlarında otlatılan hayvanların taşkın sularına kapılarak öldüğü, bölgedeki hayvan yetiştiricilerinin yüzlerce hayvanını kaybettiğini bildirdiği aktarıldı. Girit’in farklı bölgelerinde etkili olan yağışlar nedeniyle Samaria Geçidi’nde sekiz kişi mahsur kaldı. Yağış ve su seviyesinin yüksek olması, kurtarma ekiplerinin güvenli şekilde ulaşmasını geciktirdi. Mahsur kalanların doktor, ilaç ve ihtiyaç malzemelerine sahip olduğu, iletişimlerinin sürdüğü ve su akışı tehlikeli olduğu sürece bulundukları yerden ayrılmamaları yönünde talimat aldıkları belirtildi. Yunanistan hükümetinden genişletilmiş bir heyetin Girit’e giderek hasarı ve ihtiyaçları değerlendirmesi planlandı. Ayrıca 1 Ekim 2026’dan itibaren etkili olan hava olayları için Avrupa Birliği’nin Copernicus Acil Durum Yönetim Hizmeti haritalama sistemi etkinleştirildi. Uydu görüntülerinden üretilecek harita ve verilerin, acil durum yönetiminde görev alan kurumlara ücretsiz sağlanması bekleniyor.

Girit’te Sel Felaketi Tarım Alanlarında Büyük Hasara Yol Açtı
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Girit’te Sel Felaketi Tarım Alanlarında Büyük Hasara Yol Açtı

Yunanistan’ın Girit Adası’nda etkili olan şiddetli yağışlar; yerleşim bölgelerinde su baskınlarına, yolların ulaşıma kapanmasına, altyapının zarar görmesine ve tarım alanlarının sular altında kalmasına neden oldu. Lasithi Platosu’nda tonlarca patatesin sel sularının altında kaldığı bildirildi. Girit genelinde 101 kişi mahsur kaldıkları yerlerden kurtarılarak güvenli bölgelere götürüldü. Atina Ulusal Gözlemevi’nin otomatik meteoroloji istasyonları ağı ve meteo.gr verilerine göre, Hanya’daki Xyloskalo’da yağış miktarı 420 milimetreye ulaştı. Bu miktar, kaynakta Yunanistan’daki dekar ölçüsü üzerinden dekar başına 420 ton suya eşdeğer olarak verildi. Zonianá sakinleri, bölgede yaşananların olağanüstü boyutlara ulaştığını anlattı. Sivil Koruma ve ordunun kurtarma çalışmaları gece boyunca sürerken, ekiplerin müdahaleleri olayın ardından da devam etti. İtfaiyenin 4 Ekim saat 12.30’a kadar yaptığı bilgilendirmeye göre, yağışların başladığı 1 Ekim’den itibaren Girit’teki operasyon merkezine 485 çağrı geldi ve 204 olayda işlem yapıldı. Ancak yetkililer, tarım alanları ve altyapıdaki gerçek hasarın sular çekildikten sonra yapılacak ayrıntılı tespitlerle ortaya çıkacağını belirtti. Bu nedenle ürün kayıplarının ve maddi zararın kesin boyutu henüz açıklanmadı. Lasithi Platosu Tarım Birliği, üreticilerin acil desteğe ihtiyaç duyduğunu bildirdi. Birlik toplantısında çiftçiler; tam ve hızlı tazminat, De Minimis ve Yunanistan Tarım Sigortası Kurumu (ELGA) üzerinden mali yardım, aşırı hava olaylarının yol açtığı zararların daha kapsamlı karşılanması için ELGA düzenlemelerinde değişiklik talep etti. Üreticiler ayrıca vergi ve sigorta kolaylıkları, kredi borçlarının ertelenmesi, tarım yollarının ve drenaj altyapısının hızla onarılmasını istedi. Çiftçiler, benzer olayların etkisini azaltmak için kanal ve nehirlerin temizlenip güçlendirilmesini, su kapaklarının işletilme biçiminin yeniden değerlendirilmesini de gündeme getirdi. Hükümetin 5 Ekim’de Girit’e genişletilmiş bir heyet göndererek hasar tespiti ve müdahale planı üzerinde yerel yönetimlerle görüşmesi planlandı. Heyetin Mylopotamos, Ierapetra ve Lasithi Platosu’ndaki zarar gören bölgeleri ziyaret etmesi öngörüldü.

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve Romanya, Ukrayna Tahılının Transitini Artırmayı Reddetti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya ve Romanya, Ukrayna’nın tarım ürünlerini kendi toprakları üzerinden taşıma kapasitesini artırma talebine olumlu yanıt vermedi. Ukrayna Tarım Politikası Bakanı Taras Vysotskiy, Brüksel’de Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden Avrupa güzergâhları üzerinden daha fazla tahıl taşınmasına yardımcı olmalarını istedi. Vysotskiy ayrıca artan taşıma maliyetlerini karşılamak için 1,1 milyar avroya ihtiyaç olduğunu söyledi. Ukrayna’nın Karadeniz ablukası nedeniyle ihracatını demir yolu, kara yolu ve nehir güzergâhlarına yönlendirmek zorunda kaldığı aktarıldı. Ancak Polonya ve Romanya, kendi ulaşım altyapılarının Ukrayna ihracatındaki artışı kaldırmaya hazır olmadığını bildirdi. Romanya Tarım Bakanı Barna Tanczos, Ukrayna tahılının yüksek hacmi ile Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyesinin Romanya limanlarında ek yük oluşturduğunu ve ülke çiftçilerinin ürünlerini satmasını zorlaştırdığını belirtti. Romanya, Ukrayna ile sınır geçişlerini kolaylaştırmayı ve demiryolu bağlantılarını güçlendirmeyi öngören bir mutabakat imzaladı. Buna karşın Tanczos, tren sayısının, kara ve demir yollarının yanı sıra limanların kapasitesinin kısa sürede iki katına çıkarılamayacağını söyledi. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transitini artırmaya yönelik bir değişiklik planlamadığını açıkladı. Vysotskiy’ye göre mevcut Avrupa güzergâhlarıyla Ukrayna ihracatının yarısından azı taşınabiliyor. Sorun devam ederse bu yıl ülkede 35 milyon tona kadar tahıl kalabileceği, satılamayan ürünlerin çiftçilerin kışlık ekim için gerekli finansmana erişimini zorlaştırabileceği belirtildi. Bakan, durum ilkbahara kadar değişmezse ekim alanlarının %35-40 azalabileceği uyarısında bulundu. Türkiye ve BM, Ukrayna ile Rusya arasındaki ateşkes konusunda Karadeniz’de yeni görüşmeler düzenledi.

Finlandiya, AB Fonlarında Kırsal Bölgelerin Payının Azalmasından Endişeli
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya, AB Fonlarında Kırsal Bölgelerin Payının Azalmasından Endişeli

Avrupa Komisyonunun yeni bütçe önerisi, Finlandiya’nın kuzeyindeki seyrek nüfuslu bölgeler için uzun süredir uygulanan özel desteğin geleceğine ilişkin endişe yarattı. Öneride, Finlandiya’nın AB üyeliği anlaşmasından bu yana, yani 1995’ten beri kullanılan bu destek kalemine yer verilmediği belirtiliyor. Finlandiyalı Avrupa Parlamentosu üyeleri, bunun ülkenin kırsal ve sınır bölgelerindeki kalkınma olanaklarını zayıflatabileceği görüşünde. Söz konusu destek; işletmelerin, ulaşım bağlantılarının ve bölgesel canlılığın geliştirilmesinde kullanılabiliyor. Kırsal kalkınma fonlarıyla daha önce çevre ve yenileme projeleri yürütüldü, geniş bant altyapısı kuruldu. Avrupa Parlamentosu üyesi Eero Heinäluoma, kuzeydeki seyrek nüfuslu bölgeler için desteğin değerini 650 milyon euro olarak ifade ederken, doğu sınırındaki bölgeler için sağlanacak mali desteğin Finlandiya açısından daha da önemli olduğunu savundu. Öneride ayrıca desteklerin, örneğin tarım için doğrudan tahsis edilmemesi ve fonların nasıl dağıtılacağı konusunda hükümetlere daha fazla yetki verilmesi öngörülüyor. Mali çerçevenin altında 14 mevcut büyük finansman programı bulunuyor; bunlar bölgesel kalkınma ve tarımın yanı sıra balıkçılık ile göçü de kapsıyor. Heinäluoma, üye ülkelerin komisyonun güvenlik ve rekabetçilik fonları gibi öncelik değişikliklerini kabul etmesi halinde kaynakların ulusal düzeyde daha serbest kullanılabileceği uyarısında bulundu. Elsi Katainen ise parlamentodaki tartışmalarda gıda üretiminin savunulmasına rağmen bölgelerin aynı ölçüde korunmayabileceğinden endişe ettiğini söyledi. Haberde aktarılan görüşlere göre özellikle doğu sınırı çevresindeki ekonomik canlılığın ve turizmin zayıflaması riski bulunuyor. Ancak aktarılan düzenleme, henüz kesinleşmiş bir fon kesintisi kararı olarak değil, Avrupa Komisyonunun yeni önerisi ve buna ilişkin siyasi değerlendirmeler olarak sunuluyor.

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (ONU Femmes), Orta Doğu’da çatışmaların tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşım aksamaları nedeniyle 2026 sonuna kadar en az 11,7 milyon kadın ve kız çocuğunun gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Kuruluşun 28 ülkedeki gıda güvenliği risklerine ilişkin analizine göre kadınlar ve kız çocukları, yıl sonuna kadar gıda güvencesizliği yaşayabilecek 22 milyon ek kişinin %53’ünü oluşturuyor. Bu sayı, söz konusu ülkelerde hâlihazırda gıda güvencesizliği veya yetersiz beslenmeyle karşı karşıya bulunan yaklaşık 208 milyon kadın ve kız çocuğuna ekleniyor. ONU Femmes, rakamların tahmin değil, senaryolara dayalı öngörüler olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamalarının enerji, gübre ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarını yükseltebileceği ifade edildi. Gelir ve geçim kaynaklarındaki olası kayıplar da kadınların gıdaya erişimini zorlaştırabilir. Güney Sudan, Sudan, Haiti ve Yemen’de risklerin farklı kırılganlıkların örtüşmesi nedeniyle daha yoğun olduğu bildirildi. ONU Femmes, gıda yardımı ve nakit transferlerinin beslenme, koruma ve tarımsal destekle birlikte uygulanmasını önerdi.

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü

Batı Avrupa, ölçümlerin başlamasından bu yana en sıcak yazını yaşadı. Avrupa Birliği’nin iklim izleme servisi Copernicus’un raporuna göre, haziran-ağustos döneminde bölgedeki yüzey hava sıcaklıkları son 10 yılın ortalamasının 2,5 derece üzerine çıktı. Avrupa genelinde yaz mevsimi, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yaz oldu. Sıcak hava dalgaları on binlerce kişinin ölümüne, hasatların zarar görmesine ve bazı elektrik santrallerinin durmasına yol açtı. Sıcaklık koşulları yaz başlamadan önce, mayıs sonundaki güçlü bir sıcak hava dalgasıyla ortaya çıktı ve eylül ayında da sürdü. Avrupa’nın yarısından fazlası, hissedilen sıcaklıkların 38 derecenin üzerine çıktığı çok güçlü termal stres koşullarından etkilendi. Batı Avrupa’nın en az %60’ında sıcaklıkların 30 dereceyi aştığı gün sayısı 17’ye ulaştı. Bu sayı 2003’te 11, 2025’te ise yedi gündü. Bölgede çok güçlü termal stresin görüldüğü gün sayısı da rekor düzeyde 13 olarak kaydedildi. Aşırı sıcaklar, kuraklık ve yangınların birleşimi tarımsal üretim, su kaynakları, enerji sistemleri, ulaşım, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde etkili oldu. Avrupa’daki nehirlerin yaz debileri 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine inerken, deniz yüzeyi sıcaklıkları da rekor seviyelere ulaştı. Kuraklık ve sıcak hava, bitki örtüsü yangınlarının kontrolsüz biçimde yayılmasını kolaylaştırdı. 2026’da eylül sonuna kadar yangınlardan 680 bin hektar etkilendi; bu, aynı dönem için kaydedilen en ağır üçüncü bilanço oldu. Rapora göre Avrupa’daki yangınlardan çıkan duman, son 20 yıl ortalamasına kıyasla havaya %30 daha fazla ince parçacık saldı. Copernicus yetkilisi Samantha Burgess, sonuçların yalnızca sıcaklık rekorlarıyla sınırlı kalmadığını, birbirine bağlı iklim risklerine karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Haberde, aşırı sıcakların iklim değişikliği nedeniyle daha yoğun ve sık hale geldiği, Avrupa’da El Niño’nun etkilerinin ise daha çok gıda fiyatlarının ve enflasyonun yükselmesi gibi dolaylı biçimlerde görüldüğü aktarıldı. Doktorlar ve klimatologlar, fosil yakıt kullanımından vazgeçilmesi, binalarda gölgelendirme ve kentlerde yeşil alanların artırılması çağrısında bulundu.

Kuzey Makedonya'da Asgari Ücretin Gıda Alım Gücü Beş Yılda %19 Arttı
Görsel kaynağı: MIA — Makedonya Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya'da Asgari Ücretin Gıda Alım Gücü Beş Yılda %19 Arttı

Kuzey Makedonya'da asgari ücretle satın alınabilen gıda miktarı, Ağustos 2021 ile Ağustos 2026 arasındaki beş yıllık dönemde yaklaşık %19 arttı. Makedonya Devlet İstatistik Kurumu verilerine dayanan hesaplamaya göre bu gelişme, gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %46 yükselmesine rağmen asgari ücretin aynı dönemde %74 artmasıyla gerçekleşti. Böylece Ağustos 2026'da tek bir asgari ücretle, beş yıl önceye kıyasla daha fazla gıda alınabildi. Ortalama ücretlerde de benzer bir artış görüldü. Temmuz 2026'da ortalama aylık brüt ücret 72.935 denara ulaşırken, Temmuz 2021'de bu tutar 42.776 denardı. Bu, beş yılda yaklaşık %71'lik nominal artış anlamına geliyor. Ağustos 2026'da tüketici fiyatları da Ağustos 2021'e göre yaklaşık %46 daha yüksek oldu; veriler ücretlerin nominal olarak fiyatlardan daha hızlı arttığını gösterdi. EuroNews Business'ın Eurostat verileriyle yaptığı karşılaştırmaya göre Avrupa Birliği'nde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları aynı dönemde ortalama %34 yükseldi. Kuzey Makedonya'daki %46'lık artış, AB ortalamasının 12 puan üzerinde kaldı. Avrupa Birliği içinde en yüksek artışlar Macaristan'da %57, Bulgaristan'da %54 ve Romanya'da %53 olarak kaydedildi. Kıbrıs'ta artış %21 olurken, 35 Avrupa ülkesini kapsayan daha geniş karşılaştırmada en düşük yükseliş İsviçre'de %5 oldu. Buna karşılık asgari ücretin gıda karşısındaki alım gücü, karşılaştırılan 26 ülkenin çoğunda arttı. Sırbistan ve Karadağ'da artış %37 ile en yüksek düzeye ulaşırken, Kuzey Makedonya'daki %19'luk yükseliş bazı Batı Avrupa ülkelerinin üzerinde kaldı. İrlanda'da artış %10, Almanya'da %9, Yunanistan'da %7, Belçika ve Hollanda'da %6, Portekiz'de ise %3 oldu. Malta'da alım gücü %6, İspanya'da %5, Fransa'da %4 geriledi. Gıda fiyatlarındaki artışın Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden önce başladığı, savaşın ise enerji, gübre ve taşıma maliyetlerini artırarak tarım piyasalarındaki bozulmaları derinleştirdiği belirtildi. Türkiye'de aynı dönemde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %752 yükseldi; EuroNews bu artışı yüksek enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybıyla ilişkilendirdi. Ancak karşılaştırma brüt asgari ücretleri ve gıda fiyatlarını esas alıyor; vergiler, kira, faturalar, ulaşım ve diğer zorunlu yaşam giderlerini hesaba katmadığı için hanelerin bu giderlerden sonra gıdaya ayırabildiği gerçek tutarı göstermiyor.

Uruguay’da Liman Politikası ve Bölgesel Rekabet Tartışması
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’da Liman Politikası ve Bölgesel Rekabet Tartışması

Federico Morixe Mailhos, Todo el Campo’da yayımlanan görüş yazısında, tarım ürünlerinin bölgesel taşınması ve liman politikaları üzerinden denize kıyısı olmayan bir ülke ile Uruguay’ı karşılaştırıyor. Yazar, deniz çıkışı bulunmayan ülkenin soya ve sığır etini taşımak için güçlü bir mavna filosu kurduğunu, ayrıca Atlantik ile Pasifik’i bağlayacak kara ulaşımı üzerinde çalıştığını belirtiyor. Bu yaklaşımın makul vergiler, yatırımcıya açıklık, yeni pazarlar ve ürünlerin düşük maliyetle engelsiz taşınması hedeflerine dayandığını savunuyor. Yazıda Uruguay’ın derin suya sahip doğal limanı önemli bir avantaj olarak gösteriliyor. Buna karşın yazar, ana limanın her bir meclis toplantısında çalışamaz hale getirildiğini ileri sürüyor. Limanda vinçler çalışmazken gemilerin beklediği, bazı kaptanların beklemekten vazgeçerek yükleme için komşu limanlara yöneldiği ve soğutmalı konteynerlerin bağlantılarını kaybettiği iddia ediliyor. Morixe Mailhos, bu gecikmelerin oluşturduğu ek maliyetin, tarımsal üretim yapan kişilere yüklendiğini savunuyor. Ayrıca Uruguay’ın başka ülkelerle anlaşma yapmasını sınırlayan bölgesel bir yapıya bağlı kaldığını öne sürüyor. Yazının sonunda uluslararası ticaretin güvenilirlik, öngörülebilirlik ve rekabetçilik gerektirdiği belirtilerek iki ülkenin lojistik ve ticaret politikaları karşılaştırılıyor.

Bangkok’ta Marketlerde Hazır Gıda Kıtlığı
Görsel kaynağı: Thai PBS World · Özgün haber

Bangkok’ta Marketlerde Hazır Gıda Kıtlığı

Bangkok ve yakın illerdeki zincir marketlerde, selin ulaşımı ve yerel dükkânlara teslimatları aksatabileceği endişesiyle tüketicilerin evlerinde stok yapması sonucu hazır yenebilir gıda ve diğer temel ihtiyaçlarda kıtlık yaşanıyor. Hazır erişte, dondurulmuş yemek ve ekmek gibi ürünler giderek daha fazla marketin raflarında bulunamıyor. Thai PBS’nin gözlemlerine göre Bang Khen bölgesinde sürücüler, benzin ve motorinin tükenmesinden korkarak akaryakıt istasyonlarına yöneldi. Pathum Thani’nin Lam Luk Ka ilçesinde ise bazı kişiler gıda almak için araç kullanmak yerine pazarlara veya marketlere yürüdü ya da su içinde ilerledi. Ticaret Bakanı Suphajee Suthumpun, arzın korunması ve haksız fiyat artışlarının önlenmesi için yetkililere talimat verdi.

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı

Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların yanı sıra konutları, tarım arazilerini, tatlı su kaynaklarını ve altyapıyı tehdit ediyor. Kaynağa göre deniz seviyesi 2024’te rekor düzeye ulaştı ve yükselme hızı son yıllarda belirgin biçimde arttı. Alçak kotlu kıyı bölgelerinde yaklaşık 900 milyon kişi, yani dünya nüfusunun yaklaşık onda biri yaşıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda devletler, deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin bir deklarasyon kabul etti. Metin, risklere ilişkin bilgilerin geliştirilmesini, bilimsel gözlem ve veri toplama çalışmalarının güçlendirilmesini, erken uyarı sistemleri ile risk değerlendirmelerinin iyileştirilmesini ve en fazla risk altındaki topluluklar için uyum ile finansman olanaklarının artırılmasını öngörüyor. Bu bilgilerin, altyapının nerede ve nasıl kurulacağına, hangi bölgelerin korunacağına ve hangi hizmetlerin güçlendirileceğine ilişkin planlamaya katkı sağlaması bekleniyor. Deklarasyonda limanlar, hastaneler, su ve enerji sistemleri, ulaşım ve telekomünikasyon altyapısının gelecek onyıllarda deniz seviyesinde yaşanabilecek değişimler dikkate alınarak planlanması gerektiği belirtiliyor. Kıyıların korunmasında yalnızca mühendislik yapıları değil, mangrovlar, mercan resifleri ve sulak alanlar gibi ekosistemlerin korunması ve onarılması da gündeme alınıyor. Finansman çağrısıyla özellikle küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkelerin kamu ve özel kaynaklara daha hızlı ve öngörülebilir biçimde ulaşması isteniyor. Metin, deniz seviyesindeki yükselmenin ülkelerin topraklarını, egemenliklerini ve deniz yetki alanlarını nasıl etkileyeceğine ilişkin hukuki sorulara da değiniyor. Toprak kaybının, bir devletin varlığını otomatik olarak sona erdirmemesi gerektiği yönünde bir yaklaşım destekleniyor. Bununla birlikte deklarasyon hukuken bağlayıcı bir anlaşma niteliği taşımıyor. Yükseliş; tarım arazilerinde ve tatlı su kaynaklarında tuzlanma, taşkın ve erozyon riskinin artması, balıkçılık ve ulaşım faaliyetlerinin etkilenmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor. Genel Sekreter António Guterres, belgenin uygulanmasının bundan sonraki temel adım olduğunu belirtti.

Hasat Döneminde Çiftlik Güvenliği İçin Paylaşılan Sorumluluk Vurgusu
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Hasat Döneminde Çiftlik Güvenliği İçin Paylaşılan Sorumluluk Vurgusu

Hasat dönemindeki yoğun çalışma temposu, daralan hava koşulları ve kırsal yollarda artan tarım makinesi trafiği, çiftliklerde ve ulaşım güzergâhlarında güvenlik risklerini artırıyor. RealAgriculture’ın programında sunucu Shaun Haney, Ontario’daki Workplace Safety and Prevention Services kuruluşunda iş sağlığı ve güvenliği danışmanı olan Jay Remsik ile bu risklerin yönetilmesini ele aldı. Remsik, hasat öncesinde ekipman bakımının yapılmasını ve çalışan yorgunluğunun yakından izlenmesini önerdi. Yorgunluğun hem tarlada hem de kamuya açık yollarda tepki verme süresini düşürdüğünü belirten Remsik, güvenliğin işverenler, yöneticiler ve çalışanlar tarafından paylaşılan bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Çalışanların eksik koruyucular veya hasarlı ekipman gibi tehlikeleri derhal bildirmesi gerektiğini söyledi. Güvenlik konularının disiplin yerine rehberlik yaklaşımıyla ele alınması önerilirken, mevsimlik ekipler ve geçici yabancı tarım işçileri için uygulamalı gösterimler, kısa güvenlik toplantıları, çeviri araçları ve video rehberleri tavsiye edildi. Kamuya açık yollarda hareket eden makinelerde görünür yavaş araç işaretleri ve uygun aydınlatma kullanılması, mümkün olduğunda ana yollardan kaçınılması ve düşük ışıkta refakat araçlarından yararlanılması da temel uygulamalar arasında sıralandı.

Gürcistan, Mısır Narenciyesinin İhracat Sezonu İçin Alternatif Rota Sunuyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan, Mısır Narenciyesinin İhracat Sezonu İçin Alternatif Rota Sunuyor

Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların artırdığı güvenlik riskleri, Mısır’ın önemli ihraç ürünlerinden narenciyenin lojistiğini zorlaştırdı. Dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketi MSC, ağustos sonunda Novorossiysk Limanı’na ve bu limandan yapılacak yeni rezervasyonları durdurdu. Türk taşıyıcılar Akkon Lines ve Arkas da Rusya limanlarına girişlerini askıya aldı. Bu gelişmelerin ardından Gürcistan’ın Karadeniz kıyısındaki limanları, Mısır narenciyesi için alternatif güzergâh olarak değerlendiriliyor. Uluslararası uzman Fedir Rybalko’ya göre Foti Limanı, yönlendirilen yüklerin önemli bölümünü üstlenebilir. Bu rota yalnızca Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’a değil, özellikle Özbekistan ve Kazakistan başta olmak üzere Orta Asya pazarlarına da ulaşım sağlayabilir. Mısır’ın 2025’te yaklaşık 2 milyon ton narenciye ihraç ettiği belirtiliyor. Kızıldeniz ve Basra Körfezi güzergâhlarında da sorunlar yaşanması, alternatif koridor arayışını önemli kılıyor. Foti üzerinden planlanan çok modlu hat; Mısır’dan Karadeniz’e, Gürcistan ve Azerbaycan üzerinden Hazar Denizi’ne, oradan Kazakistan ve Orta Asya’ya uzanıyor. Rotanın maliyet ve taşıma süresi açısından rekabetçi olması, ihracatçıların lojistik risklerini çeşitlendirmesine bağlı.

Río Negro’ya 22 ve 151 No’lu Yollar ile Tren Del Valle’nin Yönetimi Devredildi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Río Negro’ya 22 ve 151 No’lu Yollar ile Tren Del Valle’nin Yönetimi Devredildi

Arjantin’de ulusal hükümet, Río Negro eyaletine 22 ve 151 no’lu ulusal yollar ile Tren del Valle’nin yönetimini devretme konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşma, Casa Rosada’da yapılan görüşmede imzalandı ve bu ulaşım hatlarının bakım, işletme ve yönetimi önümüzdeki 20 yıl boyunca eyalete bırakıldı. Toplam 560 kilometrelik koridor Alto Valle ve Vaca Muerta için kritik görülüyor. Metinde, uzun süren pazarlıkların siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle daha önce sonuçsuz kaldığı belirtiliyor. Bölgedeki üretim kesimi de bu hatların durumuna dikkat çekiyordu.

San Luis’te Kırsal Yol Yönetimi İçin Üretici Ortaklıkları Kurulacak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

San Luis’te Kırsal Yol Yönetimi İçin Üretici Ortaklıkları Kurulacak

San Luis eyalet senatosu, kırsal yol ağının yönetiminde üreticilere rol veren Consorcios Camineros rejimini oybirliğiyle onayladı. Córdoba’daki modele dayanan düzenleme, üreticilerin eyalet yönetimiyle birlikte yol bakımı ve iyileştirmesine katılmasını öngörüyor. Plan kapsamında 4600 kilometreden fazla kırsal yol, yaklaşık 200 ile 250 kilometrelik 17 güzergâha ayrılacak. Üreticiler, devlet ödenekleriyle hangi bakım ve onarım çalışmalarının yapılacağına karar verecek. Uygulama, yoğun yağış ve taşkınların ulaşımı zorlaştırdığı bir dönemde gündeme geldi.