ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

67 haber · Sayfa 2

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tarımında Verimlilik Açığını Kapatma Çağrısı

Hindistan’ın gelecekte daha fazla gıda üretmek için yeni tarım arazilerine değil, mevcut alanlarda verimlilik artışına odaklanması gerektiği savunuldu. Krishijagran’da yayımlanan makaleye göre Hindistan dünya çeltik ekim alanının yaklaşık %29’unu kullanıyor; ancak hektar başına 4,31 tonluk verimi Çin’deki 7,15 tonun ve Mısır’daki 9,13 tonun gerisinde kalıyor. Makale, benzer açığın buğday, bakliyat ve yağlı tohumlarda da görüldüğünü belirtiyor. Yazıya göre bu durum protein ve çeşitlilik bakımından yetersiz beslenme, yüksek yenilebilir yağ ithalatı ve artmayan tarım gelirleriyle sonuçlanıyor. İklim baskısı, düşen su tablaları ve değişen beslenme tercihleri açığın kapatılmasını zorlaştırıyor. Mevcut arazilerde verimlilik göstergelerine doğru yalnızca yarı yol alınmasının yaklaşık 72 milyon ton çeltik, 38 milyon ton buğday, 43 milyon ton sebze, 13 milyon ton bakliyat ve 9 milyon ton yağlık üretim ekleyebileceği öne sürülüyor. Makalede çözüm olarak çift ürün yetiştiriciliği, özellikle doğuda nadasa kalan çeltik alanlarının değerlendirilmesi ve düşük verimli arazilerin daha yüksek değerli veya dayanıklı ürünlere yönlendirilmesi gösteriliyor. Doğuda çeltik veriminin artırılması, yeraltı suyu baskısı altındaki kuzeybatıda ise aynı üretimin daha az suyla sürdürülmesi öneriliyor. Buğday için erken ekim, kısa dönemli çeşitler ve sıcaklığa tolerans vurgulanıyor. Yazı, Hindistan’ın dünyanın en büyük süt üreticisi olduğunu ancak bu üretimin büyük ölçüde sürü büyüklüğüne dayandığını belirtiyor. Yem ve yağlı tohum üretimi aynı ölçüde artmadan süt ve kanatlı üretimini büyütmenin daha fazla yem ithalatına yol açabileceği ifade ediliyor. Önümüzdeki on yıl için çeltikte 5,3–5,7 ton/hektar, bakliyatta önce 1,1 ve ardından 1,4 ton/hektar, yağda 0,5 ton/hektar ve sebzede 20 ton/hektarın üzerine çıkılması hedefleniyor. Bu değerlendirmeler makalenin öneri ve öngörüleridir.

Pakistan Buğday Verimini Hektar Başına 3,5 Tona Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Buğday Verimini Hektar Başına 3,5 Tona Çıkarmayı Hedefliyor

Pakistan hükümeti, buğday verimini hektar başına 3,5 tona çıkarmak için çeşitli önlemler alırken özel sektör ortaklarıyla iş birliğini de güçlendirecek. Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanı Rana Tanveer Hussain, hedefi CIMMYT Küresel Buğday Programı Direktörü Flavio Breseghello ve Pakistan ülke temsilcisi Sajid Ali ile İslamabad’da yaptığı toplantıda açıkladı. Hussain, Pakistan’ın buğday verimliliğini geliştirilmiş genetik, modern araştırma tesisleri ve ileri üretim teknolojileriyle artırmak için CIMMYT ile daha güçlü ortaklık kurulmasını istedi. Bakan, yakın dönemdeki buğday ithalatı ihtiyacına atıfla verimlilik açığının daha iyi tohum, güçlü araştırma ve modern tarım teknolojilerinin daha geniş kullanımıyla ele alınması gerektiğini söyledi. Hükümet ayrıca modern reformlarla ulusal gıda güvenliğini güçlendirmek üzere 2026–30 dönemi için kapsamlı ve uzun vadeli bir buğday politikası hazırladı. Hussain, artan girdi maliyetleri ve büyüyen iklim baskıları karşısında araştırma ortaklıkları ile pratik yeniliklerin gerekli olduğunu belirtti. İş birliği kapsamında beş önemli buğday araştırma kurumundaki laboratuvar ve çalışma tesisleri yükseltildi, 11 ulusal araştırma ortağına araştırma çiftliği makineleri sağlandı. Yatırımların saha araştırmalarını, buğday ıslahını ve tohum işlemeyi güçlendirmesi bekleniyor.

Avustralya ve Çin Kırmızı Et Sektörleri İşbirliği Mutabakatı İmzaladı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya ve Çin Kırmızı Et Sektörleri İşbirliği Mutabakatı İmzaladı

Avustralya ve Çin’in kırmızı et sektörlerini temsil eden CMA, AMIC ve MLA, yeni sektör ortaklıkları geliştirme taahhüdünü içeren bir mutabakat imzaladı. İmza, Avustralya kırmızı et sektörü temsilcilerinin Çin’de gerçekleştirdiği bir haftalık misyonun sonunda atıldı. Misyon, Avustralya-Çin Hayvancılık ve Kırmızı Et İşbirliği Programı kapsamında düzenlendi ve MLA ile AMIC tarafından ortaklaşa yürütülüyor. Avustralya heyeti Pekin, İç Moğolistan ve Şandong eyaletini ziyaret ederek Çin’in hayvancılık üretimi, işleme faaliyetleri ve tedarik zincirini inceledi. Ziyaret programında sığır ve koyun yetiştiriciliği işletmeleri, hayvan pazarlama merkezleri, besi işletmeleri, işleme tesisleri, soğuk hava depoları ve dağıtım ağları yer aldı. İlk Avustralya-Çin Hayvancılık ve Kırmızı Et İşbirliği Forumu’na 120’den fazla sektör temsilcisi katıldı. Program, iki sektör arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi, teknik bilgi paylaşımını artırmayı ve her iki ülkede kırmızı et üretiminin uzun vadeli sürdürülebilirliği için fırsatları belirlemeyi amaçlıyor. MLA Genel Müdürü Michael Crowley, sektörlerin farklı ortamlarda faaliyet göstermesine rağmen verimlilik, sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve değişen tüketici beklentileri konusunda ortak fırsat ve zorluklar taşıdığını söyledi.

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu

Avrupa Komisyonunun tarım ve gıda işlerinden sorumlu üyesi Christophe Hansen, Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Ortak Tarım Politikasının (OTP) sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Hansen, OTP’nin geçmişten kalan bir miras değil, jeopolitik belirsizlik, dışa bağımlılıklar, iklim değişikliği ve piyasa dalgalanmaları gibi güncel sorunlara yanıt veren bir araç olduğunu belirtti. Ulusal düzeye indirgenmiş bir tarım politikası yerine ortak Avrupa yaklaşımını savundu. Copa-Cogeca ile İsveçli çiftçi kuruluşu LRF’nin düzenlediği etkinlikte finansman gündeminin önemine dikkat çeken Hansen, 2028–2034 bütçe dönemine ilişkin görüşmelerin tarım desteklerinin geleceğini belirleyeceğini ifade etti. Çiftçilerin gelir desteğinin güvence altına alınmasını öncelik olarak niteleyen Hansen, tarım kuruluşlarından taleplerini devlet ve hükümet başkanlarına iletmelerini istedi. Gelecek dönemin finansmanına ilişkin kararların işletmelerin yatırım ve uyum kapasitesini uzun vadede etkileyeceğini söyledi. Hansen, tarımın dayanıklılığını artırmak için yatırımların, su yönetiminin, etkin sulamanın ve risk yönetimi araçlarının güçlendirilmesini gerekli gördü. Gıda güvenliğini Avrupa güvenliğinin parçası olarak değerlendiren Hansen, gübre dahil ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üreticilerin AB kurallarına uyarak uluslararası pazarda rekabet edebileceği koşulların oluşturulmasını savundu. Hassas tarım, yapay zekâ ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesinin verimlilik ile kaynak etkinliğini artırabileceğini, yeni teknolojilerin küçük ve orta ölçekli işletmelere de erişilebilir olması gerektiğini belirtti.

İran’da Gıda Güvenliği İçin Su Verimliliği ve Üretim Planlaması Vurgusu
Görsel kaynağı: Hamshahri Online · Özgün haber

İran’da Gıda Güvenliği İçin Su Verimliliği ve Üretim Planlaması Vurgusu

İran’da su ve tarım uzmanı Muhammed Alaei, üretim artışının ülkenin su ve toprak kapasitesiyle uyumlu planlanması gerektiğini belirtti. Alaei’ye göre yalnızca daha fazla ürün elde etmeye odaklanmak, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırabileceği için sürdürülebilir gıda güvenliği sağlamayabilir. Tarımda su verimliliğinin artırılması ve ürün kayıplarının azaltılması, kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturmadan gıda arzına katkı sağlayabilir. Alaei, İran Tarım Cihadı Bakanlığı’nın Ekim 1401 tarihli resmî açıklamasına dayanarak İran tarımında bir metreküp suyla yaklaşık 900 gram ürün üretildiğini söyledi. Bu değer, metreküp başına yaklaşık 2,5 kilogramlık dünya ortalamasıyla karşılaştırıldığında daha düşük kalıyor. Ancak haberde, karşılaştırmanın ürün türü ve verimlilik hesaplama yöntemine bağlı olduğu özellikle belirtildi. Meşhed ovasında su verimliliği yaklaşık 1.700 gram olarak verilirken, bunun 3,4 kilograma çıkarılması hâlinde aynı miktarda ürünün yarı suyla üretilebileceği ifade edildi. Bu olasılığın ürün türü, iklim koşulları ve üretim yöntemlerine bağlı olduğu kaydedildi. Haberde gıda israfının da su kaynaklarıyla bağlantılı olduğu aktarıldı. Razavi Horasan’da israfa dönüşen ürünlerle ilişkili su miktarının yıllık yaklaşık 80 milyon metreküpe ulaştığı, bu hesabın bölgesel veriler ve hesaplamalara dayandığı belirtildi. Miktarın tamamının doğrudan geri kazanılabileceği anlamına gelmese de kayıpların azaltılmasının su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletebileceği ifade edildi. İran’da su yönetimi, ürün deseninin ıslahı ve gıda güvenliği için yasalar ile politika belgeleri bulunsa da Alaei, asıl ihtiyacın bu hükümlerin planlama ve uygulamaya dönüştürülmesi olduğunu söyledi. Gıda güvenliği değerlendirmelerinde üretim miktarının yanı sıra üretimde kullanılan su, gıda zincirindeki israf ve ürün deseninin kaynak kapasitesiyle uyumu da dikkate alınmalı.

Yapay Zekâ Tarımı Dönüştürüyor
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Yapay Zekâ Tarımı Dönüştürüyor

Dünya Gıda Forumu, tarım-gıda sistemlerinin daha dayanıklı ve erişilebilir hale getirilmesi için yenilikleri, su yönetimini ve üreticilerin desteklenmesini gündeme taşıdı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Roma’daki merkezinde düzenlenen forumda “Bugünün yenilikleri. Yarının beslenmesi” sloganıyla gıda üretiminin geleceği ele alındı. İklim değişikliği, su kaynaklarının tükenmesi ve tarımsal verimlilikteki düşüşün gıda üretimini zorlaştırdığı belirtildi. Yapay zekâ ve diğer dijital teknolojiler, tarımda kaynakların daha verimli kullanılması ve ürünleri tehdit eden sorunlara daha hızlı yanıt verilmesi açısından değerlendirildi. Forumda suyun sürdürülebilir yönetimi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve nesiller boyunca aktarılan geleneksel bilgilerin kullanılması da öne çıktı. Tohumların sağlıklı toprak ve suya ihtiyaç duyduğu belirtilirken genetik çeşitliliğin korunması, bilimsel ve teknolojik yeniliklerin desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Çözümün yalnızca daha fazla gıda üretmekten ibaret olmadığı, su ve toprağın akılcı kullanılmasıyla gıda kayıplarının azaltılmasının da gerekli olduğu ifade edildi. Gıda güvenliğinin yalnızca teknolojiyle sağlanamayacağı belirtilerek üretim yapan ve gıdayı pazarlara ulaştıran insanların rolüne dikkat çekildi. Liberya’nın eski devlet başkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Ellen Johnson-Sirleaf, özellikle kayıt dışı sektörde çalışan kadınların ekim, pazar ticareti, sınır geçişleri ve ürün taşımacılığında kilit görev üstlendiğini söyledi. “El Ele” yatırım girişimi hükümetleri, yatırımcıları ve kalkınma ortaklarını tarım-gıda projelerine kaynak yönlendirmek üzere bir araya getiriyor. Roma’daki sergide yaklaşık 400 ürün, teknoloji ve yenilikçi çözüm tanıtılırken kentlerin de gıda sistemlerinin dönüşümüne katılması gerektiği belirtildi.

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı
Görsel kaynağı: Les Inspirations Éco · Özgün haber

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı

Hindistan ile Afrika arasındaki tarımsal inovasyon işbirliğinde, ortak deneyimlerin çiftçiler için somut ekonomik sonuçlara dönüştürülmesinin koşulları ele alındı. Policy Center for the New South (PCNS) ile Hindistan’daki Research and Information System for Developing Countries bünyesinde faaliyet gösteren DAKSHIN’ın öncülüğündeki webinara, Kamerun’daki CEIDES ve Gine’deki Stat View International da katıldı. Görüşmelerde maliyet, su yönetimi, altyapı, pazara erişim ve teknolojilerin sahadaki koşullara uyarlanması öne çıktı. Uzmanlar, bir inovasyonun geliştirilmiş veya kullanıma sunulmuş olmasının çiftçiler tarafından benimsenmesini ve daha yüksek gelir sağlamasını garanti etmediğini belirtti. PCNS ekonomisti Boutaina Lmasrar, bazı araçların bağlantı, erişilebilir danışmanlık veya destek eksikliği nedeniyle üreticilerin erişemeyeceği kadar pahalı ya da karmaşık kalabildiğini söyledi. Telefon, mobil veri ve abonelik gibi kalemlerin de çiftçiler için ek maliyet oluşturabileceği ifade edildi. Bu nedenle çözümlerin gerçek üretim koşullarında çiftçilerle denenmesi, kooperatifler ve dernekler aracılığıyla ortak erişimin kolaylaştırılması önerildi. Toplantıda inovasyonların yalnızca dağıtılan araç sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. Verimlilik artışı, üreticinin net geliri ve sonuçların iklim baskısı altında sürdürülebilmesi temel ölçütler olarak sıralandı. Kamu kurumlarının benimsemeyi kolaylaştıran koşulları oluşturması, araştırma kuruluşlarının teknolojilerin hangi ortamlarda çalıştığını ve nasıl uyarlanacağını incelemesi, şirketlerin ise erişilebilir ekipman ve hizmet sağlaması gerektiği belirtildi. Orta ölçekli işletmelerin pazara erişiminde standartlar ve sermaye gereksinimleri de önemli engeller arasında gösterildi. Su stresi, toprak bozulması ve iklim belirsizliği, Hindistan ile Afrika arasında ortak çalışma alanları olarak öne çıktı. Debashis Chakraborty, kurak bölgelere uygun darı, sorgum ve baklagillerin yanı sıra yağmur suyu hasadı, besin yönetimi ve tarımsal hizmetlere bağlı meteoroloji danışmanlığı üzerinde durdu. Önerilen uygulamalı öğrenme alanlarında çiftçilerin, araştırmacıların, tohum üreticilerinin, mekanizasyon hizmeti sağlayıcılarının ve alıcıların bir araya getirilmesi; verim, maliyet ve gelirlerin birkaç sezon boyunca karşılaştırılması planlandı. Boutaina Lmasrar, Hindistan’daki Krishi Vigyan Kendras merkezlerinin teknolojileri yerel olarak test ettiğini, kullanım biçimlerini gösterdiğini ve çiftçileri eğittiğini aktardı. Fas’ın Afrika Tarımının Adaptasyonu girişimi de uyum öncelikleri, ortaklıklar ve finansman ihtiyaçlarını bir araya getiren bir örnek olarak anıldı. Gine’den verilen örnekte Jibril Barry, elektrik, sulama veya alıcı eksikliği bulunan bir çiftçi için dijital platformun tek başına yeterli olmadığını belirterek üretim, depolama ve yerel işleme yatırımlarıyla daha öngörülebilir ticari ilişkiler kurulmasını önerdi. Belaruslu Irina Komar ise eğitim, veterinerlik ve hayvan ıslahı alanlarında ortaklık fırsatlarına değindi.

Yapay Zekâ, Avrupa Tarımında Verimlilik ve Kârlılık İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Yapay Zekâ, Avrupa Tarımında Verimlilik ve Kârlılık İçin Fırsat Sunuyor

Yapay zekâ ve dijitalleşme, bitki ıslahını hızlandırarak kaynak kullanımını daha verimli hâle getirebilir ve çiftçilerin kârlılığını destekleyebilir. Lantmännen Genel Müdür Yardımcısı ve Teknoloji Direktörü Per Arfvidsson, bu değerlendirmeyi Copa-Cogeca’nın Avrupa Tarım Kongresi kapsamında Stockholm’de 14 Ekim’de düzenlenen yapay zekâ panelinde yaptı. Arfvidsson’a göre teknolojinin gerçek değer üretmesi için kalite güvencesinden geçmiş büyük hacimli verilere ve çiftliklerde somut fayda sağlayan çözümlere ihtiyaç bulunuyor. Lantmännen, Svalöv’deki yeni tesis için 100 milyon İsveç kronu yatırım yapıyor. Şirket, uzun süredir yürüttüğü dijitalleşme çalışmaları ile yapay zekâ işlevlerini kullanarak yeni bitki çeşitlerini daha hızlı geliştirme imkânı görüyor. Arfvidsson, yapay zekâ destekli dijital araçların gübre, bitki koruma ürünleri ve suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Lantmännen’in çoğunluk hissesine sahip olduğu teknoloji şirketi Cgrain, yapay zekâ ve gelişmiş görüntü analizi kullanarak tahıl kalitesini otomatik ve hızlı biçimde değerlendiriyor. Bu teknoloji, şirketin bitki ıslahı ve tahıl faaliyetlerinde kullanılıyor. Lantmännen’in kısmen sahip olduğu Agronod AB ise çiftçilerin verilerini güvenli biçimde paylaşmasına ve depolamasına olanak veren bir veri platformu ve altyapı sunuyor. Agronod’un Agrosfär adlı iklim aracı, üretimin iklim etkisinin hesaplanmasına yardımcı oluyor. Arfvidsson, dijitalleşme ve yapay zekânın üretim kararlarının dayanaklarını geliştirebileceğini, raporlamayı otomatikleştirerek çiftçilerin idari yükünü azaltabileceğini ifade etti. Bununla birlikte çiftçilerin verileri üzerindeki teknik ve hukuki kontrolünü koruması gerektiğini vurguladı. Ürünler, münavebe ve satışla ilgili stratejik kararların çiftçiler tarafından verilmeye devam edeceğini söyledi.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Avrupa Tarımının Dayanıklılığı Rekabet Baskısıyla Sınanıyor
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarımının Dayanıklılığı Rekabet Baskısıyla Sınanıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bayer adına hazırlanan ve Oxford Economics analizini içeren bir çalışma, Avrupa Birliği (AB) ile Birleşik Krallık tarımının ABD, Brezilya, Çin ve Kanada gibi rakiplerin gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Çalışma, üreticilerin iklim baskılarına ve verimlilik sorunlarına yanıt verebilmesi için yenilikçi çözümlere daha hızlı erişmesi gerektiğini bildirdi. 2011-2023 döneminde Avrupa'da bitkisel üretimin yıllık ortalama artışı %0,1 olurken, Birleşik Krallık'ta bu oran %0,0'da kaldı. Çalışma, artan girdi maliyetleri ve iklim risklerinin baskıyı artırdığını; orantılı ve öngörülebilir bir düzenleyici çerçevenin inovasyonu hızlandırabileceğini savundu.

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi

Birleşmiş Milletler (BM), Hürmüz Boğazı'ndan kimyasal gübre taşıyan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için bir mekanizma önerdi. Plan, Washington ile Tahran arasında anlaşmaya varılması halinde 7-10 gün içinde işletilebilecek. BM yetkilisi Jorge Moreira da Silva, ekim sezonunun kaybedilmemesi için anlaşmanın önümüzdeki haftalarda sağlanması gerektiğini söyledi. Çatışma öncesinde küresel üre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu. Boğazdan ayrıca, kimyasal gübre üretiminde önemli bir hammadde olan kükürtün deniz yoluyla taşınmasının neredeyse yarısı yapılıyordu. Taşımacılığın kesintiye uğraması, gübre tedarikinde ithalata bağımlı ülkelerin tarımsal üretimini doğrudan etkileyebilir. BM'nin planında Umman'da bir koordinasyon merkezi kurulması öngörülüyor. Merkez, gemilerin kaydını tutacak, yükleri doğrulayacak ve boğazdan güvenli geçişi düzenleyecek. Moreira da Silva'ya göre günde en az beş geminin geçişi, acil ihtiyaç duyan ülkelerin gübre tedarikini korumaya yeterli olabilir. BM yetkilisi, ekim sezonunun kaçırılmasının tarımsal verimlilikte belirgin düşüşe ve tahıl, yağlı tohum ile hayvansal ürünler dahil gıda fiyatlarında ek baskıya yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD-İran görüşmeleri anlaşmanın koşulları ve İran'ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlıklarla sürerken BM, gübre taşımacılığı mekanizmasının daha geniş barış ve bölgesel seyrüsefer özgürlüğü görüşmeleriyle paralel yürütülmesini istiyor.

Karadağ ve Arjantin Tarım İşbirliğini Geliştirme Olanaklarını Görüştü
Görsel kaynağı: Karadağ Tarım Bakanlığı · Özgün haber

Karadağ ve Arjantin Tarım İşbirliğini Geliştirme Olanaklarını Görüştü

Karadağ Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, Arjantin’in Karadağ Büyükelçisi Osvaldo Marsik’i kabul ederek iki ülke arasındaki işbirliğini, özellikle tarım alanına odaklanarak geliştirme olanaklarını görüştü. Görüşmede tarım sektörlerinin mevcut durumu ve potansiyelleri ele alınırken deneyim, bilgi ve iyi uygulama paylaşımıyla işbirliğini yoğunlaştırma seçenekleri değerlendirildi. Arjantinli yatırımcıların Karadağ tarımına yatırım yapma olanakları ile modern teknolojilerin üretimde uygulanması da gündeme geldi; taraflar yenilik ve modernizasyonun verimlilik, rekabet gücü ve sürdürülebilirliğe katkısını vurguladı.

İran’da Hayvancılık Fuarının Gündeminde Finansman ve Yatırım Var
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık Fuarının Gündeminde Finansman ve Yatırım Var

İran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Tavukçuluk ve Bağlantılı Sanayiler Fuarı öncesinde düzenlenen basın toplantısında sektörün finansman, yatırım ve tedarik zinciri yönetiminde dönüşüme ihtiyaç duyduğu belirtildi. İran Tarım Bakanlığındaki toplantıda konuşan Muvafık Kadiri, tercihli döviz kurunun kaldırılmasından kalan sorunlar ile bankacılık sisteminin yaklaşımından kaynaklanan likidite yetersizliğinin sektörü zorladığını söyledi. Kadiri, fuarın bu yılki programlarının finansman, yatırım ve iş geliştirme başlıkları etrafında şekillendiğini açıkladı. Fuara 50 yerli bilgi temelli şirketin katılacağı, yerli katılımcıların sayısında %75, yabancı katılımcıların sayısında ise %100 artış görüldüğü bildirildi. Bilgi temelli şirketlere destek amacıyla 1000 metrekarelik alanın ücretsiz tahsis edildiği belirtildi. Fuarda Çin, Almanya, İspanya, Hollanda, Hindistan, Danimarka, Rusya, Kazakistan, İtalya, Arjantin, Türkiye, Ukrayna, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Brezilya olmak üzere 16 ülkeden şirketlerin yer alacağı aktarıldı. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımı için çalışma yürütülecek; heyetler kapsamında 103 yabancı kişi ile ülke genelindeki yem fabrikalarının yöneticileri ve kanatlı yetiştiricileri bulunacak. Programda 10 uzmanlık paneli, tarım fakültelerindeki öğrenciler için ziyaret turları ve ikinci uzmanlık inovasyon etkinliği de yer alacak. Kadiri, geçen yıl 300’den fazla yenilikçi proje arasından 10 projenin seçildiğini ve bu sürecin bu yıl sürdürüleceğini söyledi. Bir ay önce başlatılan ulusal finansman kampanyasına 30’dan fazla bankanın aktif katıldığı, fuarda üreticilerin finansman sorunlarının ilgili kurumların temsilcileriyle ele alınacağı kaydedildi.

Tarımda Yeni Verimlilik Artışı Pahalı Traktör Gerektirmeyebilir
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber

Tarımda Yeni Verimlilik Artışı Pahalı Traktör Gerektirmeyebilir

Tarım işletmelerinin ihtiyaç duyduğu teknolojinin önemli bir bölümü zaten mevcut. Ancak bu imkânların çoğu zaman yalnızca kısmen kullanılması, verimlilik ve kârlılık artışının yeni ve pahalı bir traktör yerine eldeki veri ile ekipmanların daha akıllı değerlendirilmesinden gelebileceği görüşünü öne çıkarıyor. Maaelu Teadmuskeskus İnovasyon Hizmeti Başkanı Andres Huul, tarımın bir sonraki gelişim sıçramasının mevcut teknoloji ve ekipmanların kullanım biçimiyle bağlantılı olduğunu yazdı. Değerlendirme; tarım, tarım makineleri ve veri işleme konularını kapsıyor.

Paraguay’da Verimlilik İçin Hibrit Hayvancılık Sistemleri Önerildi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Verimlilik İçin Hibrit Hayvancılık Sistemleri Önerildi

Paraguay Et Konseyi (CPC), hayvancılıkta otlatmanın avantajlarını yoğunlaştırma uygulamaları, teknoloji ve işletme yönetimiyle birleştiren hibrit sistemlere geçilmesini önerdi. Konsey, mevcut kaynaklarla daha fazla et üretilebilmesi için hayvan başına ve alan başına verimin artırılmasını hedefleyen bu yaklaşımın, üretim alanlarının genişletilmesinin giderek daha fazla sınırlanması karşısında önem kazandığını belirtti. Konseye göre Paraguay’ın yaygın otlatmaya dayalı sistemleri, rekabetçi maliyetleri ve çoğunlukla meraya dayalı üretim kapasitesi sayesinde sektörün güçlü yönlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bununla birlikte üretim döngülerinin kısaltılması, canlı ağırlık artışının iyileştirilmesi ve birim alandan daha yüksek verim alınması gerekiyor. Hibrit sistemler, otlatmanın yerine tek bir model koymak yerine, üretimin belirli aşamalarında yoğunlaştırma araçlarından yararlanmayı öngörüyor. Bu kapsamda kritik dönemlerde stratejik yem takviyesi, yoğun büyütme ve üretim koşullarıyla ekonomik şartların uygun olduğu durumlarda hayvanların ahırda veya kapalı sistemlerde sonlandırılması öneriliyor. Yaklaşımın, iklim ve piyasa koşullarındaki değişimlere daha esnek yanıt verilmesine yardımcı olması bekleniyor. Teknoloji tarafında ise bireysel hayvan tanımlama sistemleri, elektronik teraziler, izleme cihazları ve yönetim platformlarıyla ağırlık, üreme, sağlık, besleme ve ekonomik performans verileri takip edilebilecek. Konsey ayrıca sensörler, su pompaları, su depoları ve izleme araçlarının su yönetimi, sağlık takibi, izlenebilirlik ve üreme göstergelerinin kontrolünde kullanılabileceğini bildirdi. Ancak bu çözümlerin yaygınlaşmasının yatırım, bağlantı, eğitim ve teknik danışmanlık gerektirdiği belirtildi. Chaco, Doğu Bölgesi ve diğer hayvancılık alanlarında su, toprak, altyapı, işletme ölçeği ve üretim yönelimi farklı olduğu için sistemlerin her işletmenin koşullarına göre uyarlanması gerektiği vurgulandı.

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış

Paraguay’ın kanatlı ürünleri ihracatı, Eylül 2026 sonunda 14.690 tona ulaştı. La Nación’un Avipar ve Ulusal Hayvan Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senacsa) verilerine dayandırdığı habere göre bu miktar, Eylül 2025’teki 7.663 tona kıyasla %92’lik artış anlamına geldi. İhracat gelirleri de aynı dönemde 8,3 milyon ABD dolarından 39,6 milyon ABD dolarına yükseldi; haberde yıllık artışın %300’ün üzerinde olduğu belirtildi. Avipar Başkan Yardımcısı Blanca Ceuppens, rekoru daha yüksek işlenen ürün hacmi, Afrika pazarlarındaki güçlü talep ve Asya’da daha yüksek ticari değere sahip yeni destinasyonların açılmasıyla açıkladı. Ceuppens ayrıca üretim kapasitesi, arz ve pazarın ürünleri absorbe etme kapasitesinin artırıldığını, sanayinin kurulu kapasitesinin teknik ve operasyonel verimlilikle çalıştığını söyledi. Ceuppens’e göre 2026 boyunca iç üretimdeki sürdürülebilir artış; altyapı yatırımları, işleme teknolojisi ve sıkı biyogüvenlik programlarıyla desteklendi. İç pazar, artan tüketimle birlikte sektörün ana hacim temeli olmayı sürdürürken, üretim fazlası ile uluslararası talep gören belirli kesimler dış ticaret kanalıyla değerlendirildi. Ceuppens, yılın kalan bölümünde kesim hızının artmasını ve üretimin rekor düzeyde kapanmasını beklediğini aktardı. Tayvan, sektörün stratejik büyüme odağı olarak öne çıktı. Temmuz ortasındaki ilk sevkiyatların ardından bu ülkeye düzenli gönderilerin kademeli olarak büyüdüğü ve aylık 300 tona ulaşılmasının hedeflendiği bildirildi. Senacsa bültenine göre Eylül sonunda Irak, kanatlı ürünleri alımlarında %33 payla ilk sırada yer aldı; Vietnam %14, Arnavutluk ve Kosova ise %8’er pay aldı.

İrlanda’nın Sığır Tüberkülozu Programında Verimlilik İncelemesi 2027’de Sürecek
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’nın Sığır Tüberkülozu Programında Verimlilik İncelemesi 2027’de Sürecek

İrlanda Tarım, Gıda ve Denizcilik Bakanlığı’nın (DAFM) sığır tüberkülozu (TB) programına yönelik “yalın inceleme” çalışmasının 2027’de de sürdürülmesi planlanıyor. Çalışma, ülke genelindeki tüm Bölgesel Veterinerlik Ofisleri (RVO) üzerinden programın bütün alanlarını kapsayacak. 2027 bütçesi kapsamında bakanlıklardan verimlilik ve reformlar istenirken DAFM, incelemenin programın yürütülmesinde verimliliği artıracak alanları belirlemeye yardımcı olacağını bildirdi. TB programı için gelecek yıl 142,4 milyon avro ayrıldı.

Uruguay’da Sağmal İnek Sayısı Artarken Yaşlı Düve Stoku Geriledi
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Sağmal İnek Sayısı Artarken Yaşlı Düve Stoku Geriledi

Uruguay’ın 2026 süt sığırı stokuna ilişkin 30 Haziran tarihli Dicose beyanlarından derlenen ön sonuçlar, sağmal inek sayısının 2025’e göre %2,6 artarak 307.449 başa çıktığını gösterdi. Buna karşılık iki yaşından büyük, tohumlanmamış düvelerin sayısı %15,6 azalarak 20.867 başa geriledi. Kuru inek sayısı da %3,5 düşüşle 87.336 baş oldu. Stoktaki en belirgin gerileme yaşlı düvelerde görülürken, bir-iki yaş arasındaki düve sayısı %2 azaldı. Bir yaşından küçük dişi buzağıların sayısı ise %2 artarak 120.823 başa çıktı. INALE analisti Ana Pedemonte, yaşlı düvelerdeki düşüşte yetiştirme ve büyütme süreçlerindeki iyileşmelerin, hayvanların daha genç yaşta ineğe dönüşmesinin ve bazı düvelerin ihraç edilmesinin etkili olduğunu söyledi. Pedemonte, inek başına verimlilikteki gelişmelerin toplam süt üretimini, inek sayısı çok az artmasına rağmen desteklediğini belirtti. Gelecek yıl sağmal inek sürüsünün büyük ölçüde sabit kalmasının beklendiğini aktaran uzman, süt üretimindeki artışın sürü büyümesinden çok verimlilikle bağlantılı olduğunu ifade etti. Agremiación de Tamberos de Canelos yöneticisi ve INALE yönetim kurulu üyesi Justino Zavala ise üretimdeki sürüyü yenilemek için düvelerin önemli bir bölümüne ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle üretimdeki hayvan sayısının artmasının neredeyse mümkün görünmediğini söyledi. Zavala, inek başına verimlilikte yaklaşık %10 artış kaydedildiğini, ancak bunun 2027’de sürdürülmesinin düşük ihtimal olduğunu değerlendirdi. Uruguay’da verimliliğin inek başına yaklaşık 6.000 litre düzeyine ulaştığını belirtti.

Moldova Tarım Kurumlarını Yeniden Düzenliyor ve Hizmetleri Otomatikleştiriyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Tarım Kurumlarını Yeniden Düzenliyor ve Hizmetleri Otomatikleştiriyor

Moldova’da tarım alanındaki kurumlar, Avrupa Birliği (AB) standartlarına uyum sağlamak, bürokrasiyi azaltmak ve çiftçilere sunulan hizmetleri daha etkin hale getirmek amacıyla yeniden düzenleniyor. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanı Eugeniu Osmochescu, değişikliklerin mevzuat uyumunun yanı sıra düzenlemelerin çiftçiler ve tüketiciler tarafından fiilen hissedilmesini hedeflediğini söyledi. Bakanlık bünyesindeki Tarım Müdahale ve Ödemeler Ajansı (AIPA), AB tarafından yapılacak akreditasyona hazırlandığı için mevcut yapısını koruyacak. Buna karşılık Moldova’da henüz otomatik olmayan Antigrindină Servisi’nin otomatikleştirilmesi planlanıyor. Bakanlığa bağlı bir enstitü ise beş kurumun birleştirilmesiyle yeniden düzenlendi. Bakan, verimlilik çalışmalarının AIPA dışındaki kurumları da kapsayacağını belirtti. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığı, Moldova’nın AB’ye katılım sürecinde tarım ve kırsal kalkınmanın yanı sıra gıda güvenliği ile sağlık ve bitki sağlığı politikalarından sorumlu. Bakanlığın açıklamasına göre kurum, uygulanması gereken AB müktesebatının yaklaşık üçte birini yetki alanında bulunduruyor. Bakanlık ayrıca mevzuatın uyumlaştırılması ve Avrupa kurallarını uygulayacak kurumların güçlendirilmesini içeren 11, 12 ve 13 numaralı müzakere fasıllarını koordine ediyor.

Türkiye Tarımı Ulusal Güvenlik Konusu Olarak Konumlandırıyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Türkiye Tarımı Ulusal Güvenlik Konusu Olarak Konumlandırıyor

Türkiye, gıda endüstrisini savunma sanayisiyle aynı düzeyde ulusal güvenlik konusu olarak değerlendiriyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Şanlıurfa’daki Teknofest Güneydoğu ziyareti sırasında gıda tedarikinin de ulusal güvenliğin parçası olduğunu söyledi. Yumaklı, Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği mühendislik başarısının benzerini tarım endüstrisinde de hedeflediğini belirtti. Bakan, yerli tarım sanayisinin geliştirilmesinin daha iyi ve sürdürülebilir üretime katkı sağlayacağını, ilerleyen dönemde bu üretimin başka ülkelere ihraç edilebileceğini ifade etti. Tarım teknolojileri geçen yıldan bu yana Teknofest programına dahil ediliyor. Etkinlikte uydu üzerinden uçuş izleme ve otomatik yem hazırlama teknolojileri incelendi. Yumaklı ayrıca, artan nüfus ve verimlilik ihtiyacı karşısında daha yüksek üretim miktarından çok verimlilik ve kaliteye odaklanılması, üretimin ise tohumdan sofraya kadar bütünleşik biçimde planlanıp yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor

Gıda ve içecek sektörünün yapay zekâ, operasyonel verimlilik, yeni tüketim alışkanlıkları, beslenme ve gıda güvenliği eksenindeki dönüşümü, Meksika’da düzenlenen ftalks Food Summit 2026’da ele alındı. Beşinci kez düzenlenen etkinlik, 29 Eylül’de Deloitte University’de girişimleri, şirketleri, yatırımcıları ve uzmanları bir araya getirdi. İspanyol gıda inovasyon merkezi KM ZERO’nun öncülük ettiği buluşmada, sektördeki değişimin yeni ürün, süreç ve iş modellerine dönüştürülmesi gerektiği belirtildi. Etkinlikte yapay zekânın tarım-gıda sektöründeki kullanımı, uzun yaşam, beslenme, GLP-1 olarak anılan eğilim, gıda güvenliği, perakendenin dönüşümü ve yeni iş birlikleri gündeme geldi. KM ZERO Üst Yöneticisi Beatriz Jacoste, gıdanın geleceğinin teknoloji, bilim, yeni üretim modelleri, beslenme ve insanların değişen ihtiyaçları tarafından şekillendirildiğini söyledi. Jacoste, yenilik geliştirenlerle bu yenilikleri uygulayabilecek kuruluşları buluşturmanın ve gıda sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlara yanıt verecek dönüşümü hızlandırmanın önemini vurguladı. Tüketici eğilimlerinin de şirketlerin kararlarını etkilediği aktarıldı. Z kuşağı ve Y kuşağı, yeni tatlar ve deneyimlere yönelik ilgiyi tanıdık ve geleneksel ürünlere bağlılıkla birleştiriyor. Bu durum, şirketlerin pazar tercihlerini daha hızlı izlemesini gerektiriyor. Tarımda kuşak yenilenmesinin yetersizliği ise genç yetenekleri çekmek ve gıda üretimini güçlendirmek için yeni yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerle girişimler arasındaki iş birliklerinin gıda israfı, beslenme ve verimlilik sorunlarına ölçeklenebilir çözümler sunabileceği belirtildi. Beslenme oturumlarında GLP-1 eğiliminin tüketim alışkanlıklarını, porsiyon tercihlerini ve iştahla kurulan ilişkiyi değiştirebileceği değerlendirildi. Grupo Bimbo’dan Carolina Loya, şirketin ekmek, fırın ürünleri, bagel ve tuzlu İngiliz çöreklerinden oluşan portföyünün %98’inin Beslenme Pozitifi kriterlerini karşıladığını açıkladı. Teknolojilerin gerçek iş koşullarında denenmesi ve ölçeklendirilmesi gerektiği de vurgulandı. Tastech by Sigma’nın 2.500’den fazla girişim önerisi aldığı ve sekiz ülkede 50 sanayi pilotu gerçekleştirdiği aktarıldı. Etkinliğin 30 Eylül ve 1 Ekim’deki devamında, The Food Tech Summit & Expo kapsamındaki Future Market’te 10 ülkeden 46 tarım-gıda teknolojisi girişimi yer alacak. Meksika’dan 26 girişimin katılacağı alanda hassas fermantasyon, yeni proteinler, işlevsel bileşenler, sürdürülebilir ambalaj ve yapay zekâ çözümleri sunulacak.

Meksika’da Tarım ve Gıda Ürünlerini Çeşitlendirme Çağrısı
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Tarım ve Gıda Ürünlerini Çeşitlendirme Çağrısı

Meksika’da tarım ve gıda sektörünün önündeki öncelikli zorluğun yalnızca yeni ihracat pazarları bulmak olmadığı, aynı zamanda ürün çeşitliliğini artırmak ve mevcut ihracata daha fazla katma değer kazandırmak olduğu belirtildi. Açıklama, El Economista ile Consejo Nacional Agropecuario iş birliğinde düzenlenen “Pulso agroalimentario, los retos que definirán al sector” forumunda yapıldı. Julio Berdegué, bu yaklaşımın kırsal bölgelerde istihdamı ve toplulukların refahını destekleyebileceğini söyledi. Berdegué’ye göre ilerlemek için en uygulanabilir fırsatların belirlenmesi ve ilgili tarafların bir araya gelerek planlama yapması gerekiyor. Bu kapsamda sanayi ve değer zincirleri, kalkınma bankacılığı ile bilim ve teknoloji alanları arasında ittifaklar kurulmasını önerdi. Juan Cortina ise çeşitlendirmenin, Meksika’nın hangi ürünlerde rekabetçi olabileceğinin belirlenmesiyle başlaması gerektiğini ifade etti. Cortina, küçük üreticilerin de sürece dahil edilmesi için mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Berdegué, canlı sığır ihracatına yönelik ABD kısıtlamalarını örnek gösterdi. Meksika’nın sınırın kapanmasının ardından hayvanları ülke içinde besleyip işleyerek et olarak ihraç etmeye yöneldiğini ve bunun et ihracatını %20 artırdığını belirtti. Şeker sektöründe ise üretimin bir bölümünün etanole dönüştürülmesi için sanayi, Pemex ve Enerji Bakanlığının birlikte çalışmasını önerdi. Avokadoda da daha yüksek katma değerli ürünlerin hazırlanıp ihraç edilmesi için fırsat bulunduğunu söyledi. Cortina, bu dönüşümün yeni tohumlardan makinelere kadar bilim ve teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Pazarın yıl boyunca hizmet, verimlilik ve hacim güvencesi talep ettiğini söyleyen Cortina, bu beklentilerin üretim zincirlerinin planlanmasını ve küçük üreticilerin entegrasyonunu önemli hale getirdiğini kaydetti.

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor

Arjantin’de süt üretimi artmasına rağmen bu büyüme üreticilerin gelirlerine aynı ölçüde yansımıyor. Süt sektörünü izleyen danışman Marcos Snyder, üreticilerin geride kalan süt fiyatları ve yükselen yem maliyetleri nedeniyle daralan marjlarla karşı karşıya olduğunu, süt sanayisinin ise verimlilik ve ölçek arayışıyla yeniden şekillendiğini belirtti. Snyder’e göre sanayinin fiyatları yeniden ayarlaması gerekecek. Gözlemevi verilerine göre ağustos ayında süt üretimi geçen yılın aynı ayına göre %2,2 artarak 1.114.792.553 litreye ulaştı. Üretim temmuza göre de %6 yükseldi. Ocak-ağustos dönemindeki yıllık artış %4,5 olarak hesaplandı. Ancak üretimdeki artış, zincir içindeki fiyat hareketleriyle desteklenmedi. Aynı dönemde mısır fiyatı %40, toptan süt ürünleri fiyatları %18 ve raf fiyatları %23 artarken, üreticinin aldığı süt fiyatındaki artış %9’da kaldı. Snyder, bu farkın zincir tarafından üreticiye yeterince aktarılmadığını ve sanayinin daha düşük enflasyon ile artan maliyetler arasında marjlarını korumaya çalıştığını söyledi. Bununla birlikte danışman, geçen ilkbaharda olağanüstü ot arzının üretimde ani sıçramaya ve bir miktar sütün ticari hedef bulamamasına yol açan koşulların bu yıl tekrarlanmasını beklemiyor. Daha düşük nem koşullarının üretimi sınırlayabileceğini belirten Snyder, süt arzının yaklaşık %70’inin iç pazarda tüketildiğini, kalan %30’un ise ihraç edildiğini aktardı. Üreticilerin temel beklentilerinden biri, satın alınan yemlerin bir bölümünün otla ikame edilmesi. Ancak bazı bölgelerdeki nem eksikliği, yem bitkilerindeki büyümeyi sınırlamaya başladı. İhracat ise fazla sütü değerlendirmek için bir kanal olmayı sürdürüyor. Snyder, ton başına 3.600-3.800 dolar aralığındaki işlemlerin hâlâ ihracat yapılmasına olanak verdiğini, Brezilya’nın artan bir pazar haline geldiğini ve Cezayir’e satışların geçen yıla göre zorlaştığını söyledi. Danışmana göre 2026’nın sonunda üretim artışı, El Niño’nun güçlü bir etkisi hesaba katılmadığında %2 ila 3 arasında olabilir. 1997’ye benzer bir hava koşulunun yaşanması halinde ise üretimin geçen yıla göre %1 daha düşük tamamlanabileceğini öngördü. Snyder ayrıca Arjantin süt sektöründe yoğunlaşmanın süreceğini, büyük işletmelerin yılda %4 ila 5 büyürken orta ve küçük işletmelerin genişlemekte zorlandığını belirtti. Daha büyük ölçek, teknoloji yatırımları ve uygun finansman ihtiyacının hem işletmeler hem de sanayi için belirleyici olacağını kaydetti.

Şam'da 120 Şirketin Katıldığı 360 Food Syria Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Şam'da 120 Şirketin Katıldığı 360 Food Syria Fuarı Açıldı

Şam'da 360 Food Syria gıda sanayileri fuarı, 18 ülkeden 120 yerel, Arap ve yabancı şirketin katılımıyla başladı. Şam Fuar Alanı'nda düzenlenen etkinlikte hassas tarım, sulama ve tohum teknolojilerinin yanı sıra gıda işleme, paketleme ve ambalaj makineleri ile nihai gıda ürünleri sergileniyor. Evex Events ve Pyramids Group tarafından düzenlenen fuar, Suriyeli üreticileri bölgesel distribütörler, uluslararası tedarikçiler ve yatırımcılarla buluşturan bir platform olarak tanımlanıyor. Etkinlik, ayın 3'üne kadar 12.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım sektörünü güncellemek üzere politikaların ve düzenleyici çerçevenin yenilenmesini, tarımsal yatırımlar için uygun koşullar oluşturulmasını ve kamu-özel sektör ortaklıklarının kolaylaştırılmasını içeren bir yol haritası hazırladığını bildirdi. Bakanlık ayrıca geleneksel destek modellerinden verimlilik ve üretime dayalı desteğe geçiş hedefini açıkladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) temsilcisi, tarımın Suriye'nin ekonomik toparlanması ve gıda güvenliği için temel bir sektör olduğunu belirterek çiftçilere destek, sulama ve tarımsal hizmetlerin geliştirilmesi, depolama, işleme ve pazarlama süreçlerinin iyileştirilmesi çağrısı yaptı.