ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 21

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Kaimpenah, hayvancılık ve kanatlı ürünleri fuarının açılışında sektörün gıda güvenliği, ihracat ve istihdam açısından önem taşıdığını söyledi. Kaimpenah, İran’daki sektörün yılda yaklaşık 19 milyon ton süt, et, yumurta ve bal ürettiğini belirtti. Açılış töreni, 26 Mehr 1405 tarihinde düzenlenen uluslararası fuar kapsamında gerçekleştirildi. Kaimpenah’ın verdiği bilgilere göre yıllık üretim 13 milyon tondan fazla çiğ süt, yaklaşık 3,2 milyon ton tavuk eti, yaklaşık 1,14 milyon ton yumurta, yaklaşık 950 bin ton kırmızı et ve yaklaşık 126 bin ton baldan oluşuyor. Sektörün üretimi iç talebin karşılanmasına katkı sağlarken ihracat ve döviz kazanımında da rol oynuyor. Kaimpenah, devrim öncesinde İran’ın peynir ve tereyağı gibi bazı süt ürünlerinde ithalata bağımlı olduğunu, bugün ise İran ürünlerinin komşu ülke pazarlarında bulunduğunu ifade etti. Son iki savaş sırasında çeşitli zorluklar ve ticari kısıtlamalara rağmen hayvansal ürün üretiminin sürdüğünü belirten Kaimpenah, son sekiz ayda yumurta, tavuk eti, süt ürünleri ve yüksek verimli hayvanlara ait dondurulmuş embriyoların ihraç edildiğini açıkladı. Üretimin devamlılığı için Tarım Bakanlığının üretimi izlediği, üreticilere teknik ve yönetsel destek sağladığı, hayvancılık girdilerini temin ettiği ve genetik materyal stoklarını koruduğu aktarıldı. Sektörün geleceği için değer zincirinin tamamlanması, ileri teknolojilerin kullanılması, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, işletme sermayesi ve altyapı finansmanı sağlanması öncelikler arasında sıralandı. Ayrıca enerji tüketiminin optimize edilmesi, hayvancılığın akıllı teknolojilerle geliştirilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması gerektiği belirtildi.

Ekonomist Chovanculiak: Nüfus Artışı Gıda Üretimini Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Postoj · Özgün haber
Veri haberi

Ekonomist Chovanculiak: Nüfus Artışı Gıda Üretimini Destekleyebilir

Slovakya merkezli Postoj’un söyleşisinde INESS ekonomisti ve analisti Róbert Chovanculiak, nüfus artışı, çocuk sahibi olma, ekonomik büyüme, kaynak kullanımı ve çevre arasındaki ilişkiye dair değerlendirmelerde bulundu. Chovanculiak, insanların geçmişe göre daha iyi koşullarda yaşamasının ve ekonomik büyümenin yavaşlasa da sürmesinin, kötü gelecek beklentilerinden çok fırsat maliyetlerinin çocuk sahibi olma kararlarını etkilediğini savundu. Ekonomiste göre geçmişte ailelerin daha fazla çocuk sahibi olmasının başlıca nedenlerinden biri, çocukların hayatta kalma oranının düşük olması ve aile ekonomisine emekleriyle katkı sunmalarıydı. Üç yetişkin çocuğa ulaşmak için yaklaşık yedi çocuk sahibi olunması gerektiğini belirten Chovanculiak, çocukların yarısının 15 yaşına kadar öldüğünü söyledi. Günümüzde ise eğitim ve bakım gibi doğrudan giderlerin yanı sıra, çocukların bakımına ayrılan zaman nedeniyle vazgeçilen imkânların da kararları etkilediğini ifade etti. Chovanculiak, iklim değişikliğiyle mücadele için ekonomik büyümeden fedakârlık edilmesini öngören modellerin bir gerilemeye değil, daha düşük bir büyüme hızına işaret ettiğini belirtti. Daha fazla insan ve müşterinin, yüksek sabit maliyetli üretime yatırım yapılmasını kolaylaştırdığını; bu maliyetler daha geniş bir tüketici kitlesine yayıldığında birim maliyetlerin düşebildiğini savundu. Kentleşmeyle birlikte uzmanlaşmanın ve tekstil fabrikalarının ortaya çıkmasını bu görüşe örnek gösterdi. Söyleşide tarım ve gıda üretimine de değinen Chovanculiak, gelişen teknolojiler ve daha verimli tarım yöntemleri sayesinde daha fazla insanın daha az toprak, gübre ve su kullanılarak beslenebildiğini söyledi. Kaynakta dünya genelinde gıda üretimindeki artışın nüfus artışından hızlı olduğu belirtiliyor. Ekonomist ayrıca, gıdanın bulunmadığı ve insanların yoksul kaldığı yerlerde sorunun başkalarının zenginliği değil, kurumların ve ekonomik kuralların yetersizliği olduğunu savundu. Chovanculiak, Avrupa Birliği’nde 1990’lardan itibaren karbondioksit üretiminin %40 azalırken reel ekonominin %75 büyüdüğünü belirterek ekonomik büyümeyle karbon ayak izinin aynı anda azaltılabileceğini söyledi. Ek bir insanın yalnızca tüketici olmadığını, aynı zamanda emek ve yeni fikir kaynağı olduğunu savunan ekonomist, bu yüzyılda nüfusun zirveye ulaşmasının ardından gerilemesinin teknoloji ve bilimsel fikir üretimini azaltabileceğini öne sürdü. Kaynak kıtlaştığında fiyatların yükselmesinin ise tüketimi azaltma, tasarrufu artırma ve ikame arama mekanizmalarını harekete geçireceğini ifade etti.

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor

Sırbistan’da yemek teslimatı, geçmişte uzun mesai, habersiz misafir veya evde yiyecek bulunmaması gibi olağanüstü durumlarda başvurulan bir seçenekken Belgrad’da günlük rutinin parçasına dönüştü. Teslimat uygulamalarından yalnızca yemek değil, tek bir kahve ve yakındaki fırından alınan ürünler de sipariş ediliyor. Bu değişim, tüketicilerin gıda harcamalarında görünmeyen bir maliyet kalemi oluşturuyor. Teslimat ücreti, hizmet bedeli ve kurye bahşişi eklendiğinde 800 dinarlık bir yemek için kasada 1.300-1.500 dinar ödenebiliyor. Kaynakta, bazı kişilerin bu ek ödemeler nedeniyle ayda 50.000 dinara kadar daha fazla harcama yaptığı aktarılıyor. Başka bir hesaplamada ise yemek bedeliyle teslimat dahil toplam tutar arasındaki farkın kişi başına aylık 30.000-50.000 dinarlık bir açığa dönüşebildiği belirtiliyor; bu iki rakamın aynı kullanıcı grubunu veya aynı ölçümü ifade ettiği söylenmiyor. Belgrad’daki Reddit tartışmasında farklı tüketim alışkanlıkları ortaya çıkıyor. Bazı kullanıcılar pazar alışverişi yapıp evde yemek hazırlayarak aylık 200-300 avro harcadığını belirtirken, bazıları kişi başına 600 avrodan başlayıp 1.000 avronun üzerine çıkan harcamalar bildirdi. İkinci gruptaki kullanıcılar, paranın önemli bölümünün yemek teslimatı uygulamalarına gittiğini ve işten sonra yemek hazırlamak istemedikleri için sipariş verdiklerini yazdı. Saurin Parik, teslimat uygulamalarının büyümesini yalnızca zaman yetersizliğiyle değil, insanların küçük fiziksel veya zihinsel çabalardan kaçınmasıyla açıklıyor. Guardian’a dayandırılan aktarımda ise kuryelerin her dakikayı ölçen algoritmik bir tempoda çalıştığı, bazılarının yağmur ve karda günde 10-12 saat araç kullandığı belirtiliyor. Teslimat hizmetlerinin maliyetini azaltma arayışının sahadaki emeği ağırlaştırdığı yönündeki bu değerlendirmelerin yanında, bazı kent sakinleri bütçelerini kontrol etmek için pazar ve market alışverişine dönerek haftalık yemek hazırlamaya başladı.

İsrail Güçleri Kuneytra’da 15 Dönüm Tarım Arazisini Tahrip Etti
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

İsrail Güçleri Kuneytra’da 15 Dönüm Tarım Arazisini Tahrip Etti

İsrail güçleri, Suriye’nin Kuneytra kırsalında farklı noktalara yönelik askeri hareketlilik sırasında el-Ajraf köyüne yaklaşık 15 araçla girdi. Askerlerin evlerde arama yaptığı, ayrıca bölgenin kuzey ve güney kesimlerindeki bazı tarım alanları çevresinde konuşlandığı bildirildi. Operasyonlar sırasında ateş açıldığı ve birliklerin daha sonra bölgeden çekildiği aktarıldı. Kuneytra’nın güneyindeki Sayda el-Hanut köyünde ise yaklaşık 15 dönüm tarım arazisi ile zeytin ağaçlarının tahrip edildiği belirtildi. Askeri araçlar ve tanklarla gerçekleştirilen ilerleme sırasında, bir sivile ait zeytin ağaçlarının tankların üzerinden geçmesi sonucu söküldüğü kaydedildi. Bölgedeki hareketliliğin, ateşkes hattına yaklaşık 300 metre mesafedeki tarım alanlarında gerçekleştiği ifade edildi. Habere göre bu olaylar, ateşkes hattına yakın bölgelerde tekrarlanan girişler, tutuklamalar ve yerleşim sakinlerinin tarımsal ve hayvancılığa dayalı faaliyetlerine yönelik kısıtlamalarla birlikte yaşanıyor. Kuneytra kırsalındaki zeytinlikler bazı aileler için geçim kaynağı oluştururken, meyve veren ağaçların istikrarlı üretim aşamasına ulaşması yıllar süren bakım gerektiriyor.

Suriye’de 7 Noktada Metal Silo İnşaatı Başladı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de 7 Noktada Metal Silo İnşaatı Başladı

Suriye Hububat Genel Kurumu, 2027 buğday sezonuna hazırlık ve hububat depolama kapasitesini artırma planı kapsamında yedi noktada metal silo inşaatına başladı. Kurumun İnşaat Projeleri Müdürü Safvan Kıdid’in açıklamasına göre İmbak Mühendislik Sanayileri, Haseke, Rakka, Deyrizor, Halep ve İdlib vilayetlerindeki çalışma sahalarını teslim aldı. Şirket, İdlib’deki Serekin ve Han Şeyhun hububat merkezlerinde çalışmalara başlarken diğer sahalarda inşaatın aşamalı ve eş zamanlı yürütülmesi planlanıyor. Kurum ayrıca 15 ek noktadaki metal silolar için ihalenin 4 Kasım’da tamamlanmasını, bu sahalarda çalışmaların ise aralık başında başlamasını bekliyor. Kıdid’e göre yeni projelerin hububat depolama kapasitesine yaklaşık 700 bin ton eklemesi ve 2027 sezonu için hedeflenen toplam kapasiteyi yaklaşık 2,5 milyon tona çıkarması bekleniyor. Projeler, buğday hasadını karşılamaya hazırlığı ve pazarlanan ürünleri kabul etme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Geçen sezon yaklaşık 2,7 milyon ton buğday teslim alınırken mevcut kapasite 1,2 milyon tonla sınırlı kaldı; bunun sonucunda bir milyon tondan fazla ürün açık alanda depolandı ve hava koşullarıyla depolama ile dezenfeksiyona bağlı ek maliyet ve riskler oluştu.

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor

Slovakya’nın Kráľov Brod köyünde düzenlenen elma ve ördek festivalinde 3.500’e yakın kişi bir araya geldi; Agrostaar’ın hazırladığı 1.000’den fazla kızarmış ördek porsiyonu kısa sürede tüketildi ve organizatörler daha fazla satış yapabileceklerini belirtti. Ancak yüksek talep, ülkenin son uzun süreli ördek yetiştiricisi olarak tanımlanan Agrostaar’ın üretiminin sürdürülebileceği anlamına gelmiyor. Şirketin ördek çiftliği yıllardır bitkisel üretimden elde edilen gelirle destekleniyor. Aşırı kuraklık, bu desteğin temelini zayıflattı. Kaynağa göre mısır verimi üçte iki oranında düştü ve bitkisel üretim zarara geçti; ayrıca ördek yemi için gereken mısırın fiyatı yükseliyor. Agrostaar’ın modeli, ördeklerin iki gölde yüzebildiği ekstansif yetiştiriciliğe dayanıyor. Bu model, Macaristan, Polonya ve Almanya’da yaygın olduğu aktarılan yoğun endüstriyel yetiştiricilikten ayrılıyor. Şirket yöneticisi Balázs Kósa, 3 kilogramlık bir Agrostaar ördeğinin 20 avroya mal olduğunu söylerken, bir zincir markette Macaristan menşeli ördek kilogramı 3,19 avrodan kampanyaya sunuluyor. Şirketin kurucularından František Szikura, 1970’lerin ortasında çiftlikte 800 bin günlük ördek yavrusu üretildiğini ve bunların %35’inin güney Slovakya’daki köylülerce satın alındığını anlatıyor. Szikura’ya göre 1990’larda kümes hayvanlarının kesildiği mezbahaların özelleştirilmesi, Agrostaar’a toplam 7 milyon Slovak korunası ödenmemesiyle sonuçlandı ve su kuşu yetiştiriciliğinde gerileme sürecini hızlandırdı. Slovakya’nın Avrupa Birliği’ne katılımı sonrasında uygulamaya giren yeni standartlar ve HCPP, yani doğru yetiştiricilik ve üretim uygulamaları da yeni yatırımlar gerektirdi. Szikura, destek politikalarında kümes hayvancılığı için yeterli mali araç bulunmadığını savunuyor. Kaynakta, kırsal yaşam tarzının değişmesi, evlerin çim ve süs bahçeleriyle çevrilmesi ve süpermarketlerin yaygınlaşmasının da köylülerin ördek ve kaz yetiştiriciliğini marjinalleştirdiği belirtiliyor; ancak bu dönüşümün tek neden olmadığı vurgulanıyor. Hayvan hakları savunucularının kaz ve ördeklerin mısırla zorla beslenmesine yönelik kampanyaları da sektörü etkileyen gelişmeler arasında aktarılıyor. Agrostaar bugün kendi mezbahasında yılda 15 bin ördek işliyor. Tomášikovo’da 10 bin, Topoľnica’da ise 5 bin ördeğin bulunduğu işletmeler de var; ancak kaynak bu işletmelerin toplam etkisini sınırlı görüyor. Slovakya’da su kuşlarının toplam kümes hayvanı üretimindeki payı 2000’de %5 iken 2025’te %0,2’ye geriledi. Aynı dönemde ülkenin kaz sürüsü 95 binden 850’ye düştü.

Paraguay’da Mısır Hasadı İçin Olumlu Beklenti
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Hasadı İçin Olumlu Beklenti

Paraguay’ın Canindeyú, Caaguazú ve Alto Paraná bölgelerindeki üreticiler, mısır ekinlerinin iyi geliştiğini belirterek yıl sonu hasadı için olumlu beklenti taşıyor. Unión de Gremios de la Producción’a (UGP) ait Avatiky projesi kapsamında aileler kaliteli tohumlara erişiyor; bu desteğin üretim sistemlerini güçlendirdiği ve tarımsal faaliyetleri çeşitlendirmeye katkı sağladığı aktarılıyor. Canindeyú’nun Maracaná bölgesinde üreticiler, yağışların çimlenmeyi desteklediğini ve ekinlerin iyi durumda olduğunu bildirdi. Kaynağa göre mısırın başlıca zararlılarından biri olan cigarrita saldırısı da görülmedi. Caaguazú’da üreticiler, mısırın süt sığırlarını beslemek açısından önem taşıdığını belirtirken, Paraguay Tarım Koordinatörlüğü (CAP) temsilcileri ailelerin programın sürmesini beklediğini söyledi. Alto Paraná’nın Santa Rosa bölgesindeki üreticiler ekinlerin gelişiminden memnun olduklarını ve yıl sonunda borçlarını ödemek ile hayvanlarını beslemek için gelir elde etmeyi umduklarını ifade etti. Paraguay’da mısır çoğunlukla iki dönemde yetiştiriliyor; ekim takvimi bölgeye ve çeşide göre değişebiliyor. Kaynakta ayrıca uygun toprak hazırlığı, yabancı ot ve zararlı takibi ile iyi drenajın önemine dikkat çekiliyor.

Birleşik Krallık’ta Sığır Eti Fiyatlarında 2027’de Belirgin Artış Beklenmiyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Sığır Eti Fiyatlarında 2027’de Belirgin Artış Beklenmiyor

Birleşik Krallık’ta sığır eti fiyatlarının 2027’de tüketici talebindeki durgunluk ve değişen ithalat eğilimleri nedeniyle belirgin artış göstermesi beklenmiyor. Agriculture and Horticulture Development Board’un (AHDB) görünüm raporu, küresel arzın sıkı olmasına karşın talep koşullarının fiyat artışlarını sınırlayabileceğini belirtiyor. Yılbaşından bugüne taze, dondurulmuş, işlenmiş sığır eti ve sakatat ithalatı 177.800 ton oldu; bu, 2025’in aynı dönemine göre %2,4 artış anlamına geliyor. İthalatın değeri 1,29 milyar sterline çıkarak yıllık %10,6 yükseldi. 2026 toplam ithalatında ise %3 artış bekleniyor.

Mısır’da Ulusal Tarım Projeleri Üretim Haritasını Yeniliyor
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Ulusal Tarım Projeleri Üretim Haritasını Yeniliyor

Mısır’da 2014’ten bu yana başlatılan ulusal tarım projeleri, tarım ekonomisi profesörü Eşref Kemal’e göre ülkenin üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Kemal, öne çıkan projeler arasında 1 milyon feddanlık Toshka el-Hayr, 2,2 milyon feddanlık Yeni Delta ve 1,05 milyon feddanlık Müstakbel Mısır Projesi’nin yanı sıra Kuzey ve Orta Sina ile Doğu el-Uveynat projelerinin bulunduğunu söyledi. Kemal’e göre projelerin temel hedefleri vatandaşların gıda güvenliğini güçlendirmek ve stratejik ürünlerde kendi kendine yeterliliği artırmak. Bu kapsamda, Mısır’ın başlıca stratejik ürünü olan buğday için yüz binlerce feddan yeni ekim alanı oluşturulduğunu belirten Kemal, kalkınma yaklaşımının yalnızca tarımla sınırlı olmadığını; sanayi, altyapı ve sosyal hizmetleri de kapsadığını ifade etti. Müstakbel Mısır Projesi’nde tahıl siloları, gıda işleme fabrikaları ve ürünleri ihracata hazırlayan istasyonlar bulunuyor. Kemal’in aktardığı rakamlara göre Mısır’ın tarımsal ihracatı 11,5 milyar dolar ve 9,5 milyon ton olarak gerçekleşti. Kemal ayrıca ülkenin turunçgiller ile dondurulmuş çilek ihracatında dünyada ilk sırada yer aldığını ve projelerin yüz binlerce kişiye iş sağladığını söyledi. Su yönetimi, projelerin önemli koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Kemal, Mısır’da kişi başına yıllık su payının 500 metreküpü geçmediğini ve bunun su kıtlığı düzeyi olduğunu belirtti. Tarım ve sulama ile su kaynakları ve sulama kurumlarının koordinasyonu kapsamında tarımsal drenaj suyunun El-Mahsame ve Bahr el-Bakr istasyonlarında geri dönüştürülmesi, El-Hamam İstasyonu’nun ise Yeni Delta Projesi’ni beslemesi planlanıyor. Çiftçi desteği için garanti fiyatlar uygulanırken, buğday alım fiyatının ardeb başına 2.000 Mısır lirasından 2.500 Mısır lirasına yükseltildiği aktarıldı.

Uruguay’da Soya Ekimi İçin 1,32 Milyon Hektara kadar Alan Beklentisi
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Soya Ekimi İçin 1,32 Milyon Hektara kadar Alan Beklentisi

Uruguay’da gelecek kampanyada soya ekim alanının 1,3 milyon ile 1,32 milyon hektar arasında olması bekleniyor. Germán Bremermann’ın aktardığı tahminler, önceki kampanyada ekilen yaklaşık 1,05 milyon hektarın üzerinde bir alana işaret ediyor. Bremermann, değerlendirmeleri üreticiler ve teknisyenlerden alınan bilgilerin sunulduğu yıllık teknik toplantıda paylaştı. Bununla birlikte, söz konusu rakam kesinleşmiş bir ekim alanı değil, ekim niyetini gösteren bir tahmin olarak aktarılıyor. Alanın gerçekleşmesi hava koşullarına ve planlanan ekim tarihlerine uyulabilmesine bağlı olacak. Özellikle ikinci soyanın, iyi verim beklentisini koruyacak bir dönemde tarlaya alınması önem taşıyor. Önceki soya kampanyası ise kuraklığın etkisiyle zorlu geçti; üretim 2024-2025 dönemindeki yaklaşık 4 milyon tondan 2025-2026’da yaklaşık 2,1 milyon tona geriledi ve ulusal verim son 10 yılın en düşük üç seviyesinden biri oldu. Kolza da Uruguay tarımındaki ağırlığını artırıyor. Tahminlere göre alanı 380.000 ile 400.000 hektar arasında olacak kolza, bu yıl ülkedeki en geniş kışlık ürün konumuna geliyor. Bremermann’a göre ürün; münavebeyi çeşitlendirme, yabancı ot ve hastalık yönetimini kolaylaştırma, tarımsal faaliyetleri zincir boyunca dağıtma ve toprağın kullanımını yoğunlaştırma açısından katkı sağlıyor. Kolzanın ekim sonu ile kasım başı arasındaki erken hasadı, ikinci soyanın uygun tarihlere yakın ekilmesine de imkân verebiliyor. Kolzanın ulusal verimi son dört yılda hektar başına yaklaşık 1.700-1.750 kilogram düzeyinde istikrarlı kaldı. Teknoloji ve yönetim uygulamalarında öne çıkan üreticilerde ise 2.000 kilogramın üzerine çıkma, bazı durumlarda hektar başına 2.500 kilograma yaklaşma beklentisi bulunuyor. Bu potansiyel sonuçların ulusal ortalamayı temsil etmediği, daha düşük teknoloji yatırımı yapılan veya üretim koşulları daha elverişsiz alanların da ortalamaya dahil olduğu belirtildi. Beklentilerin gerçekleşmesi hasat dönemindeki koşullara bağlı olacak. Diğer yağlı tohumlarda görünüm daha sınırlı. Carinata alanı önceki yılki genişlemenin ardından sert biçimde gerilerken, bu ürün için yetiştirme yönetimi, bölgesel uyum ve alıcı pazarların geliştirilmesine ihtiyaç duyuluyor. Camelina Uruguay koşullarına uyum açısından daha erken bir aşamada ve niş denemelerle değerlendiriliyor. Ayçiçeğinde ise bu kampanyada önemli bir alan artışı öngörülmüyor. Bremermann ayrıca teknoloji ve üretim yönetimindeki ilerlemelerin, iklim değişkenliği karşısında tarımsal üretime daha fazla istikrar sağlayabildiğini söyledi.

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede

Yunanistan’ın Korinthia bölgesinde limon üreticileri, fiyatların tatmin edici seviyelerde seyretmesi nedeniyle iyi bir sezon geçiriyor. Üretici kooperatifi başkanı Hristos Georgas, erkenci İnt erdonato çeşidinde ağaçların iyi durumda olduğunu ve üreticilerin beklentilerinin yüksek olduğunu, ancak Maglino çeşidinde aynı tablonun görülmediğini belirtti. Georgas’a göre Maglino üretimi bu yıl %20 azaldı. Geçen yılki düşüş de hesaba katıldığında çeşitteki toplam kayıp %40’a ulaşıyor. Maglino, bölgede en geniş alanı kaplayan çeşit olurken, geçen yıl ihracat talebinin artmasıyla fiyatı 0,95 euroya kadar çıktı. Limon fiyatları mevcut dönemde 0,70–0,75 euro aralığında; ticari dönem yaklaşık 0,65 euro seviyesinden başladı. Limonlar şu anda Yunanistan iç pazarına sunuluyor. Noel sonrasında, özellikle Balkan ülkelerine ihracatın artması bekleniyor. Buna karşın üreticiler yüksek su, zirai ilaç ve gübre maliyetleriyle mücadele ediyor. Kaynakta ayrıca ithal limonların yerli ürün gibi sunulması ve Türk ürünleriyle rekabetin üretim üzerindeki baskıyı artırdığı aktarılıyor. Georgas, son on yılda limon üretiminde önemli düşüş yaşandığını; yaşlanan tarımsal nüfusun, gençlerin yetiştiriciliğe yönelmemesinin ve su eksikliğinin bu süreci etkilediğini ifade etti. İlgili sulama şebekelerinin ise hâlâ etüt aşamasında bulunduğunu söyledi.

Sırbistan’da Çiftçilere Dizel Fiyatı 184 Dinar Olarak Korundu
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Çiftçilere Dizel Fiyatı 184 Dinar Olarak Korundu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan hükümeti, petrol türevlerinin fiyatlarını sınırlayan düzenlemenin geçerliliğini 31 Aralık 2026’ya kadar uzattı. Kayıtlı tarımsal işletmeler için evrodizelin KDV dahil azami perakende fiyatı litre başına 184 dinar olarak korundu. Düzenleme değişikliği 17 Ekim’de yürürlüğe girdi. 184 dinarlık fiyat, yalnızca ayrıcalıklı satın alma rejiminin koşullarını karşılayan kayıtlı işletmeler için geçerli olacak; tüm akaryakıt istasyonu müşterilerini kapsamayacak. Normal satışta evrodizel ve BMB 95’in azami fiyatı, ortalama toptan fiyata 21 dinar eklenerek belirlenecek. Düzenlemede öngörülmeyen ek ücretler yasaklandı.

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı

Bosna-Hersek’in yumurta ihracatından elde ettiği gelir, yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %23 artarak 15,16 milyon konvertibl markaya (KM) ulaştı. Aynı dönemde yumurta ithalatı 11 milyon KM olarak gerçekleşti. Böylece ülke, yumurta ticaretinde 4 milyon KM’nin üzerinde dış ticaret fazlası verdi. İhracattaki artış miktardan çok değer bakımından gerçekleşti. Yumurta ihracatının miktarı yaklaşık %8 yükselirken ihracat değerinin %23 artması, üreticilerin dış pazarlarda daha yüksek fiyat elde ettiğine işaret etti. Bosna-Hersek’in başlıca ihracat pazarları İtalya, Sırbistan, Karadağ, Avusturya ve Hırvatistan oldu. Dış Ticaret Odası’na göre sektör, bölge pazarlarında kapasite ve rekabet gücüne sahip. Ancak Avrupa Birliği (AB) pazarına erişim, ürün kategorileri bakımından sınırlı kalıyor. Bosna-Hersek, AB ülkelerine işlenmek üzere B sınıfı yumurta ihraç edebiliyor; A sınıfı tüketim yumurtalarının AB’ye ihracatı için ise henüz gerekli onayı alamadı. Ülkeden bölge pazarlarına taze tüketim yumurtaları, AB pazarına ise daha düşük fiyatlı işleme yumurtaları gönderiliyor. İthalatta tüketim yumurtalarının yanı sıra kuluçkalık döllü yumurtalar da yer alıyor. Üreticiler, tahıl ve soya küspesi gibi yem bileşenleriyle çiftlik ekipmanlarında ithalata bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum taşıma giderlerini ve küresel fiyat artışlarına maruz kalmayı artırıyor. Sektör, kalite ve sağlık standartlarının Avrupa normlarıyla uyumlu olduğunu savunurken, A sınıfı yumurta ihracatı için süreçlerin hızlandırılmasını ve yem, elektrik ile akaryakıt maliyetlerini dengeleyecek desteklerin artırılmasını istiyor.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

Yapay Zekânın Tarımda Tablolardan Otonom Traktörlere Uzanan Rolü
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber

Yapay Zekânın Tarımda Tablolardan Otonom Traktörlere Uzanan Rolü

Yapay zekâ, Estonya’daki tarım işletmelerinde günlük veri işlemlerinden otonom tarım makinelerine kadar farklı alanlarda kullanılmaya başlanıyor. Pajo Ranch’te bitkisel ve hayvansal üretimden sorumlu Airika Verrev, teknolojiden Excel tabloları hazırlamak, verileri analiz etmek ve mevzuatta ilgili hükümleri bulmak için yararlanıyor. Verrev, kısa süre içinde yapay zekânın kullanımında önemli ilerleme gördüğünü, artık Excel tablolarını kendisinin hazırlamadığını söylüyor. Bununla birlikte yapay zekâ, çiftçilerin uzmanlık sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Estonya Yaşam Bilimleri Üniversitesi’nden Marten Madissoo, teknolojinin karar alma sürecini hızlandıran yararlı bir araç olduğunu, ancak çiftçilerin sonuçları değerlendirebilmesi için alan uzmanlığını koruması gerektiğini belirtiyor. Madissoo’ya göre makine öğrenmesi ve yapay zekâ; lojistikte, tarımsal ürünlerin depolanması ve işlenmesinin düzenlenmesinde ve tarla analizinde kullanılabilir. Uygulamanın biçimi ise ele alınan probleme göre değişiyor; her duruma uyan tek bir çözüm bulunmuyor. Madissoo’nun koordinasyonunu yürüttüğü Yapay Zekâ ve Robotik Merkezi AIRE, yapay zekânın gıda işleme alanındaki kullanımını da test etti. Nõo Lihatööstus’ta yürütülen gösterim projesinde, konveyör üzerinden ilerleyen paketli ürünlerin kalite kontrolü incelendi. Sistem, düzgün yapışmamış etiketleri, yanlış tarihleri ve ürünün görünümündeki kusurları belirlemek üzere tasarlandı. Tartu Üniversitesi araştırmacıları ise hava fotoğraflarında tarla adacıklarını tanımlamak ve tahıl sınıflandırmak için yapay zekâdan yararlandı. Otonom makineler ve tarım dronları için teknik olanakların yanında hukuki ve güvenlik koşulları da belirleyici. Estonya Parlamentosu’nda görüşülen Bitki Koruma Yasası değişikliği, belirli şartlar altında bitki koruma ürünlerinin insansız hava araçlarıyla püskürtülmesine izin verebilir. Ancak otonom çözümlerin kullanımını yasal kısıtlar ve güvenlik gereklilikleri sınırlıyor. Estonya Yaşam Bilimleri Üniversitesi’nin tarla robotu hâlâ test aşamasında; robotun tarlaların sınırlarını ve çalışabileceği alanları öğrenmesi gerekiyor. Verrev, gelecekte yapay zekâ yardımıyla farklı veri kaynaklarının birleştirilmesinin tarımsal üretimi daha hassas hâle getirebileceğini belirtiyor. Hava ve drone görüntülerinin analizi, gelecek sezon için ne kadar gübre veya bitki koruma ürünü sipariş edilmesi gerektiğinin belirlenmesine yardımcı olabilir. Bu yaklaşım gereksiz harcamaların önlenmesini sağlayabilir; ancak Madissoo’ya göre üreticilerin yeni teknolojiye yatırım yapma kararı, beklenen faydanın maliyeti ne kadar sürede karşılayacağına bağlı olacak. Üreticiler, daha karmaşık uygulamalar için üniversitelerden veya AIRE’den destek alabilir.

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı

Mısır’da tavuk fiyatları 18 Ekim 2026’da yaklaşık 3 Mısır lirası arttı. Bu yükseliş, önceki haftanın sonunda yaşanan yaklaşık 10 liralık düşüşün ardından geldi. Fiyatlar ay başından bu yana önce toplam 26 lira yükseldi, ardından 10 lira geriledi ve son olarak yeniden 3 lira arttı. Piyasalarda tavuk fiyatı 75 liranın üzerine çıkarak 76 liraya yaklaşırken, çiftlik fiyatı 83 liraya ulaştıktan sonra 76 lira olarak kaydedildi. Tüketiciye ulaşan fiyat bir bölümde 83-85 lira aralığında verilirken, ayrıntılı fiyat listesinde beyaz tavuğun çiftlik fiyatı 76, tüketici fiyatı ise kilogram başına 86-90 lira olarak aktarıldı. Anaç tavuk 75 lira çiftlik ve 80-85 lira piyasa fiyatıyla, sasso tavuk ise 103 lira çiftlik ve 113-115 lira piyasa fiyatıyla listelendi. Gize Ticaret Odası Tavukçuluk Şubesi Başkanı Sameh el-Seyyid, tavuk ve yumurta fiyatlarının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğini belirtti. El-Seyyid, üreticinin piyasada kalabilmesi ve zarar nedeniyle sektörden çekilmemesi için uygun bir kâr marjına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Fiyat hareketinde piyasadaki arz, üretim maliyetleri ve talep düzeyinin etkili olduğu belirtildi. Tarım Bakanlığı Hayvancılık ve Kanatlı Üretimi Geliştirme Sektörü Başkanı Tarek Süleyman ise Mısır’da kanatlı üretiminde büyük bolluk bulunduğunu ve bunun yaklaşık 35 ülkeye ihracatı mümkün kıldığını açıkladı. Sektörün yaklaşık 3,5 milyon kişiye istihdam sağladığı ve en az 200 milyar Mısır lirası yatırımı kapsadığı belirtildi. Toplam kanatlı üretimi yaklaşık 1,6 milyar kuşa, sofralık yumurta üretimi 16 milyar adede ulaştı; yumurta üretiminde %14 büyüme kaydedildi.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación/Nación Media’nın Hacedores LN programına verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, istikrarlı bir piyasa ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynir imalathaneleri ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker, üretimin %84’ünün büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bu yapının üretici, sanayi ve tüketici fiyatları arasındaki dengeyi desteklediğini ve üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir sanayi kuruluşuna erişimini kolaylaştırdığını ifade etti. Sektörde günlük 8.000 ila 10.000 litre ve daha fazla kapasiteye sahip tamamen robotize süt işletmeleri bulunuyor. Sanayide yeni nesil makineler, gelişmiş ambalaj teknolojileri ve protein oranı artırılmış yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütler geliştiriliyor. Becker, kefirin de yeni ürünler arasında yer aldığını ve sektörün katma değer yaratmayı sürdürdüğünü söyledi. Süt zincirinde yaklaşık 5.000 üretici ile sanayi ve pazarlama alanlarında 15.000 ila 16.000 çalışan bulunuyor. Becker ayrıca, Hambre Cero programı kapsamında her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt verildiğini belirtti. Kamu-özel işbirliğinin bir parçası olan ve 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve diğer kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri analiz ediliyor. Paraguay’ın süt ihracatı altı ya da yedi yıldır çoğunlukla üretim fazlasının süt tozuna dönüştürülmesiyle yapılıyor. İlk pazarlar arasında Orta Amerika, Dominik Cumhuriyeti ve Orta Doğu’daki bazı ülkeler, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu destinasyonlar yer aldı. Son yıllarda Brezilya ülkenin başlıca alıcısı haline geldi. Bununla birlikte Becker, üretim fazlasını ihraç etmenin her zaman en iyi ticari seçenek olmadığını, uluslararası süt fiyatlarının zaman zaman yalnızca maliyetleri karşılayabildiğini söyledi. Becker’e göre süt üretimi her gün emek gerektiriyor ve bu durum bazı üreticilerin sektörden ayrılmasına yol açabiliyor. Daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Becker, sektörün daha fazla üretim potansiyeline sahip olduğunu ancak büyümenin daha iyi ticari fırsatlar, istikrarlı iç piyasa ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

Kuş Gribi Nedeniyle İtlaf Edilen 209 Hayvan İçin Tazminat Ödenmedi
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Kuş Gribi Nedeniyle İtlaf Edilen 209 Hayvan İçin Tazminat Ödenmedi

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde kuş gribi nedeniyle 209 hayvanı itlaf edilen bir ırk kanatlıları yetiştiricisi, hayvanların bedeli ile itlaf ve hayvan cesetlerinin bertarafı masraflarının karşılanması talebiyle açtığı davayı kaybetti. Minden İdare Mahkemesi, 17 Mart 2026 tarihli kararıyla Hayvan Hastalıkları Fonu’nun ödeme yapmama kararını onadı ve yetiştiricinin davasını tamamen reddetti. Olay, Kasım 2022’de yetiştiricinin sürüsünde kuş gribinin resmen tespit edilmesiyle başladı. Fon, hayvan hastalıkları mevzuatındaki önemli yükümlülüklerin kusurlu biçimde ihlal edildiği gerekçesiyle tüm ödemeleri reddetti. Kaynağa göre, hayvan hastalıkları fonu genel olarak mali koruma sağlasa da belge yükümlülüklerinin ihlali veya salgınla mücadele önlemlerinin engellenmesi tazminat hakkının tamamen kaybedilmesine yol açabiliyor. Davada öne çıkan ihlallerden biri, salgından birkaç gün önce satılan iki ördeğin usulüne uygun kaydedilmemesiydi. Mahkeme, bu eksikliğin veteriner makamlarının olası bulaş yollarını zamanında izlemesini zorlaştırdığını aktardı; kuş gribinin komşu bir sürüye taşındığı da belirtildi. Ayrıca yetiştirici, zorunlu itlaf sırasında yetkililere bildirmediği ek bir ahırda 33 ördek ve kaz bulunduruyordu. Yetkililer hayvanların varlığını, ahırdan gelen sesler üzerine fark etti. Ek ahırın bulunmasının ardından yetiştirici görevlileri tehdit etti, tüfek getireceğini söyledi ve bazı kişilere saldırdı. İtlaf işlemi önce durduruldu, daha sonra polis koruması altında tamamlandı. Mahkeme bu tutumu, Hayvan Sağlığı Kanunu’nun 24. maddesi kapsamındaki işbirliği yükümlülüklerinin ağır ihlali olarak değerlendirdi. Yetiştiricinin psikolojik yükü ve olay sırasındaki alkol tüketimi de yeterli mazeret kabul edilmedi. Karar, eksiksiz sürü kayıtları tutulmasının, tüm hayvanların bildirilmesinin ve veteriner makamlarıyla işbirliği yapılmasının tazminat hakkı açısından önemini ortaya koydu.

Kırgızistan’da Tahıl Hasadı 2 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Kırgızistan’da Tahıl Hasadı 2 Milyon Tonu Aştı

Kırgızistan’da tahıl hasadı, 23 Eylül 2026 itibarıyla ilk kayıtlı ağırlıkla 2 milyon tonu aştı. Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre bu miktar, 2025’in aynı tarihine kıyasla %32,7 artış gösterdi. Baklagiller, pirinç ve karabuğday dışındaki tahıl ürünleri 586.800 hektardan toplandı; hasat alanı yıllık bazda %3,4 genişledi. Başlıca ürünlerde arpa üretimi %53,6, buğday üretimi %45,2, dane mısır ve baklagil ürünleri üretimi %5,7 arttı. Yağlı tohum ve patates üretimindeki artışlar sırasıyla %17,3 ve %10,3 oldu. Buna karşılık pamuk üretimi, 2026 hasadı için ekim alanlarının azalmasıyla %40 düştü; sebze üretimi de %1,2 geriledi. Veriler öncü nitelikte ve sezonun tamamını kapsamadığı için nihai hasat toplamı değişebilir.

SIAL fuarına ev sahipliği yapan Paris Nord Villepinte girişindeki ziyaretçiler.
SIAL Paris fuar alanı — kaynak haberde kullanılan arşiv fotoğrafı.Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haberGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

SIAL Paris’te Türkiye Fransa’nın Önünde Yer Aldı

Fransa, Paris’te düzenlenen SIAL Paris’in 2026 edisyonunda sergileyici ülkelerin şirket katılımı sıralamasında İtalya, İspanya, Türkiye ve Yunanistan’ın gerisinde kaldı. Böylece Fransa, kendi ülkesinde düzenlenen dünyanın önemli gıda fuarlarından birinde ilk sıralardaki konumunu koruyamadı. Türkiye, kaynakta yer alan sıralamaya göre Fransa’nın önünde bulunan ülkeler arasında gösterildi. Bu karşılaştırma, ülkelerin toplam gıda ihracatını ya da dış satım hacmini ölçmüyor. Sıralama, şirketlerin ticari fuara katılımına ve fuardaki sergi alanlarının kullanımına ilişkin bir gösterge niteliğinde. Buna rağmen SIAL organizatörleri, sonuçların Fransız gıda şirketlerinin uluslararası alıcılara ulaşma kapasitesi bakımından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Organizasyon, Fransa’nın fuardaki varlığındaki gerileme ve uluslararası gıda ticaretinde yeniden ağırlık kazanma ihtiyacı konusunda uyarıda bulundu. İtalya, 2024’te ilk kez Fransa’yı geçerek SIAL Paris’in başlıca sergileyici ülkesi oldu. SIAL Paris Direktörü Audrey Ashworth, Fransa’nın gıda sektöründeki geçmiş itibarına güvenerek hareket edemeyeceğini savundu. Ashworth’e göre büyümenin yavaşladığı ve iç pazarın istikrar kazandığı bir ortamda birçok Fransız gıda şirketinin büyümeyi sürdürebilmek için ülke dışından yeni alıcılar bulması gerekiyor. İhracatın ikincil bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ashworth, yeni pazarların maliyetleri dağıtabileceğini, riskleri çeşitlendirebileceğini ve şirketlerin ekonomik sürdürülebilirliğini güçlendirebileceğini ifade etti. SIAL’ın değerlendirmesine göre uluslararası rekabet yalnızca ürün kalitesi ve fiyatlarla şekillenmiyor. Hükümetlerin şirketlere sağladığı destekler, ticari tanıtım kuruluşlarının çalışmaları ve kamu-özel sektör koordinasyonu da ülkelerin dış pazarlardaki görünürlüğünü etkiliyor. Organizasyon, İtalya ve Türkiye’nin gıda sanayilerinin uluslararası varlığını güçlendirmek için önemli kamu sübvansiyonlarından yararlandığını aktardı. Belçika’nın Food Export The Forum platformu, Birleşik Krallık’ın Export Academy programı, Kanada’nın CanExport SME desteği ve Singapur’un Market Readiness Assistance programı da ihracat hazırlığı ve tanıtım araçları arasında sıralandı. SIAL Paris’in ticari bağlantılar açısından kapsamı, 2024 verilerinde de görülüyor. Fuar o yıl yaklaşık 200 ülkeden ziyaretçi ve 110 resmî heyet ağırladı; heyetler arasında 50 büyükelçi, 16 parlamenter ile Fransız ve yabancı 17 bakan yer aldı. Bu nedenle etkinlik, özellikle küçük ve orta ölçekli gıda şirketleri için distribütör bulma, yeni ihracat pazarlarına ulaşma ve ticari ilişkiler kurma imkânı sunuyor. Organizasyon, Fransa’nın bu kapasiteden yeniden yararlanabilmesi için sektör ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini savunuyor.

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Zelenski’den Ukrayna Tahılı İçin Komşu Ülkelere Transit Talebi

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın saldırıları nedeniyle Karadeniz limanlarından yapılan tarımsal ihracatın neredeyse durmasının ardından Romanya, Polonya, Slovakya, Macaristan ve diğer komşu ülkelerden Ukrayna tahılının Avrupa pazarlarına transit geçişine izin vermelerini istedi. Talep, Ukrayna ile Macaristan arasındaki ilk resmi görüşmede cuma günü Brüksel’de ele alındı. Ukrayna’nın buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz limanlarından deniz yoluyla taşınıyor. Macaristan Başbakanı Péter Magyar, Ukrayna tahılının Macaristan’da satılmaması ve yalnızca ülke topraklarından başka pazarlara geçmesi koşuluyla sevkiyata karşı çıkmayacağını söyledi. Magyar’ın aktardığına göre Zelenski, Ukrayna mısırının mühürlü trenlerle Batı Avrupa’ya gönderilmesini istedi. Öneri, Ukrayna’nın Karadeniz limanlarının bloke edilmesinin ardından 2022’de komşu ülkeler üzerinden demiryolu ve karayoluyla uyguladığı alternatif ihracat modeline benziyor. Ukrayna’nın ihracatındaki güçlükler, Avrupa Birliği’ndeki mısır üretiminin de zayıf olduğu bir döneme denk geliyor. Avrupa Komisyonu, ağustos sonundaki tahmininde AB’nin 2026 mısır üretimini yaklaşık 50,1 milyon ton olarak öngördü; bu miktarın son üç yıl ortalamasından yaklaşık %20 düşük olduğu belirtildi. Rekor sıcaklıklar ve kuraklık, özellikle Fransa ve Macaristan’daki mısır ekili alanların önemli bölümünü olumsuz etkiledi.

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, 2026 Gastronomi Destinasyonları Seçiminde İlk Sırada

Condé Nast Traveller okuyucularının 2026 yılı için yaptığı gastronomi destinasyonları değerlendirmesinde İtalya ilk sırayı aldı. İtalya yüzde 96,92 puanla listenin başında yer alırken Yunanistan %96,72 ile ikinci, Portekiz ise %96,57 ile üçüncü oldu. Avrupa ülkeleri böylece sıralamanın ilk üç basamağını oluşturdu. Yıllık okuyucu seçimi için oylama 1 Nisan-30 Haziran arasında yapıldı. Binlerce yolcu, beğendikleri destinasyonlara birden beşe kadar puan verdi ve ortalama puanlar yüzdelik değerlere dönüştürüldü. Sıralama profesyonel aşçılar veya gastronomi uzmanlarının değerlendirmelerine değil, bu ülkeleri ziyaret eden insanların deneyimlerine dayanıyor. Seçimde yerel yemekler, geleneksel spesiyaliteler ve özgün restoranlar öne çıkarıldı. İtalya’nın öne çıkan gastronomik unsurları arasında Napoli pizzası, Sicilya kanolisi ve Milano risottosu sayıldı; Emilia-Romagna bölgesi ise parmesan, prşut, balzamik sirke ve ragù sosuyla ayrıca vurgulandı. Yunanistan’ın mutfağı taze deniz ürünleri, geleneksel tavernalar ve bölgesel spesiyalitelerle tanımlanırken Portekiz’in Atlantik kıyısındaki deniz ürünleri, pastel de nata tatlısı ve geleneksel tascas adı verilen lokantaları öne çıkarıldı. Türkiye, yüzde 95,65 puanla listenin beşinci sırasında gösterildi. İstanbul’daki Mısır Çarşısı kuru meyveleri, lokumu ve çeşitli baharatlarıyla; Gaziantep ise baklava ve kuruyemişli tatlılarıyla anıldı. Ancak kaynakta aktarılan sıralamada Endonezya yüzde 95,87 puanla Türkiye’den daha yüksek puan almasına rağmen Türkiye’nin bir sıra altında yer alıyor. Kaynak, bu sıra farkının nedenini açıklamıyor.

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması

25 yaşındaki arıcı ve üretici Nikolas Miços, Dragons’ Den programında hayvanlara zarar vermeyen bir arı zehiri koleksiyonu sunarak iki yatırımcının ilgisini çekti. Maria Hacistefani ile Antonis Karacis’in iş birliği için rekabet ettiği görüşmelerin ardından Miços, anlaşmayı Hacistefani ile yapmayı seçti. Anlaşma kapsamında Miços’un şirketine, işletmenin %33 hissesi karşılığında 200.000 avro finansman sağlandı. Kaynakta, şirketin yüksek cirolarının yatırımcılar arasındaki rekabeti artırdığı belirtilirken arı zehirinin, işçi arıların kovanı korumak için salgıladığı kokusuz, berrak ve asidik bir sıvı olduğu aktarılıyor. Arı zehirinin tedavi amaçlı kullanımının antik çağlara dayandığı da ifade ediliyor.

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre Maldivler, kişi başına yıllık yaklaşık 260 kilogram gıda israfıyla dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Al Jazeera’nın Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı analizde aktarılan bu miktar, kişi başına yıllık yaklaşık 132 kilogram olan küresel ortalamanın neredeyse iki katına karşılık geliyor. Maldivler’deki verinin ölçüm yılı ise kaynakta belirtilmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıda israf ediliyor. Mağazalar, restoranlar ve haneler aşamasında tüketicilere sunulan gıdanın neredeyse beşte biri çöpe gidiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre bu aşamadaki israf, 2022’de yaklaşık 1,05 milyar tona ulaştı. Söz konusu miktarın %60’ından haneler, %28’inden restoranlar ve diğer yeme-içme hizmetleri, %12’sinden mağazalar sorumlu oldu. Gıda kaybı ve israfı, tedarik zincirinin hasattan tüketime kadar tüm aşamalarında görülüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık %13’ü, mağazalara ulaşmadan önce hasat sonrasında kayboluyor. Depolama, taşıma ve işleme sırasında yaşanan kayıplarda özellikle meyve ve sebzeler öne çıkıyor. FAO, mağazalara ulaşmadan kaybolan gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doların üzerinde olduğunu belirtiyor. Ülkeler arasında belirgin farklar bulunuyor. UNEP, sıcaklığın daha yüksek olduğu ülkelerde hane kaynaklı gıda israfının daha yüksek olma eğiliminde olduğunu; taze ürün tüketiminin fazla olması ve soğutma olanaklarına erişimin daha sınırlı kalmasının olası açıklamalar arasında yer aldığını aktarıyor. Maldivler’in ardından Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus geliyor. Bu ülkelerin her birinde kişi başına yıllık gıda israfı 210 kilogramı aşarken, İspanya’da miktar yaklaşık 39 kilogram veya daha az olarak tahmin ediliyor. Gıda israfı, küresel açlıkla ilgili verilerle aynı bağlamda değerlendiriliyor. BM’nin gıda güvenliği ve beslenme raporuna göre 2025’te yaklaşık 645 milyon kişi, dünya nüfusunun %7,8’i, açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran 2024’teki %8,1’in ve 2022’deki %8,6’nın altında olsa da açlıktan etkilenen kişi sayısı 2019’dan yaklaşık 61 milyon daha yüksek kaldı. İsrafı azaltmak için alışveriş öncesinde evdeki gıdaların kontrol edilmesi, haftalık menü ve alışveriş listesi hazırlanması öneriliyor. Ayrıca “son tüketim tarihi” ile ürünün en iyi kalitesini koruduğu dönemi belirten “tavsiye edilen tüketim tarihi” ifadelerinin farklı anlam taşıdığı belirtiliyor.