ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 25

Ukrayna’da Buğday İhracatındaki Aksama Küresel Maliyeti 60 Milyar Dolara Çıkarabilir
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Buğday İhracatındaki Aksama Küresel Maliyeti 60 Milyar Dolara Çıkarabilir

Ukrayna’nın Karadeniz’deki ihracat yollarının engellenmesi, küresel gıda fiyatları açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Ukrayna Tarım Politikaları ve Gıda Bakanı Taras Vysotskyi, buğday fiyatlarının ortalama %25 arttığını açıkladı. Vysotskyi’ye göre artış, buğday ve buğdaydan üretilen gıdaların dünya genelindeki tüketicilerine bir yıl içinde 60 milyar dolara kadar ek maliyet getirebilir. Rusya’nın Ukrayna gemileri ve altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı belirtildi.

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi

Irak’ta Yinda çevre örgütü, gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını, aynı zamanda su, toprak ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Örgüt, gıdaların çöpe atılmasının üretimde kullanılan enerji ve arazinin de boşa harcanması anlamına geldiğini, ayrıca sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunu açıkladı. Örgütün açıklamasına göre tarım ve hayvancılık, dünya genelindeki su tüketiminin yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Kuruluş, bir kilogram sığır etinin israfının yaklaşık 50 bin litre suyun, bir bardak sütün çöpe atılmasının ise yaklaşık bin litre tatlı suyun boşa gitmesine eşdeğer olduğunu belirtti. Bazı Avrupa ülkelerinde ticari standartlar nedeniyle avlanan balıkların bir bölümünün atıldığı da açıklamada yer aldı. Dünya genelinde her yıl 1,05 milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği, bunun tüketicilere sunulan toplam gıdanın yaklaşık %19'una karşılık geldiği kaydedildi. Örgüt, çöplüklerde ayrışan gıda artıklarının, atmosferde ısı tutma kapasitesi karbondioksitten daha yüksek olan metan gazı ürettiğini ve gıda atıklarının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğunu aktardı. Irak’ta evlerde kişi başına yıllık gıda israfının yaklaşık 101 kilogram olduğu, ülkedeki toplam yıllık israfın ise 4,5 milyon tonu aştığı belirtildi. Örgüt, israfı azaltmak için ihtiyaç kadar alışveriş yapılmasını, organik atıkların ayrıştırılarak kompost üretiminde kullanılmasını ve fazla yemeklerin ihtiyaç sahiplerine bağışlanmasını önerdi.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

Kaliforniya’daki yetiştirme havuzunda beyaz mersin balıkları; temsilî arşiv fotoğrafı
Temsilî görselKaliforniya, ABD’de beyaz mersin balığı yetiştiriciliği (2011). Temsilî arşiv fotoğrafı; Fars eyaletini göstermemektedir.Mark Meyer / USDA NRCS California · Wikimedia Commons · CC BY 2.0Özgün fotoğraf dosyası değiştirilmedi. Haber sayfasında tamamı gösterilir; küçük kartlarda yerleşime göre kırpılabilir.

Fars Eyaleti, Mersin Balığı Yetiştiriciliğinde İran’da Üçüncü

İran’ın Fars eyaleti, mersin balığı yetiştiriciliğinde ülke genelinde üçüncü sırada yer aldı. Eyalet yetkilisi Seyyidvahid Misbahî, son yıllarda iç su kaynaklarına dayalı su ürünleri yetiştiriciliğine ilginin arttığını bildirdi. Misbahî’ye göre bu alanın geliştirilmesi üretimi, su ürünleri zincirindeki katma değeri, işleme faaliyetlerini ve ilgili pazarları büyütebilir; ayrıca uygun bölgelerde ekonomik fırsatlar ve istihdam sağlayabilir. Ancak yetiştiriciliğin sürdürülebilmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, verimliliğin artırılması ve teknik ile sağlık standartlarına uyulmasına bağlı. Altyapı, işleme merkezleri ve pazarlama kanallarına yapılacak yatırımların da üreticilerin rekabet gücünü destekleyebileceği belirtildi.

Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde Küçük Pelajik Balık Avı Arttı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde Küçük Pelajik Balık Avı Arttı

İran Balıkçılık Teşkilatı yetkilisi Rıza Abbaspur Naderi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine dayanarak Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde küçük pelajik balıkların avının 2001'de yaklaşık 31 bin tondan 2023'te 159 bin tona yükseldiğini açıkladı. Sardalya ve hamsinin de aralarında bulunduğu bu balık grubundaki artışın, bölgenin balıkçılık kapasitesine işaret ettiği belirtildi. Naderi, stratejinin yalnızca av miktarını artırmaya dayanmaması, her av biriminden elde edilen katma değerin yükseltilmesine odaklanması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda denizlerin ekolojik kapasitesine uygun avcılık yapılması, ürünlerin muhafaza ve taşınma kalitesinin iyileştirilmesi ve işleme sanayisinin güçlendirilmesi öne çıktı. Açıklamada, balıkçılık zincirinde özel sektör yatırımlarının ve katılımının desteklenmesi için devletin düzenleyici, eşgüdüm sağlayıcı ve kolaylaştırıcı rol üstleneceği aktarıldı. Balık yan ürünlerinin balık unu ve yağı üretiminde değerlendirilmesi de sektörün verimliliği ve sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım olarak gösterildi.

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor

Okaliptüs, bal arısı kolonilerinde Varroa akarına karşı kullanılabilecek doğal bir destek olarak değerlendiriliyor; ancak bağımsız ve garantili bir tedavi olarak görülmemesi gerekiyor. Okaliptüs uçucu yağındaki ökaliptolün akarlara karşı etkili olabileceği, yoğun kokunun ve uçucu maddelerin de akarların arıların vücudundan uzaklaşmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, arıların duman etkisiyle daha fazla bal tüketmesinin akarların uzaklaştırılmasını kolaylaştırdığı yönündeki görüşün kanıtlanmış temel mekanizma olmadığı aktarılıyor. Uygulamada kuru okaliptüs yaprakları, kabuğu veya ince dalları arı tütsüsünde kullanılabiliyor. Elde edilen duman kovana, genellikle uçuş deliğinden veriliyor; ancak dumanın fazla sıcak olmaması, yüksek sıcaklığın arılara zarar vermemesi ve koloniyi gereğinden fazla rahatsız etmemesi gerekiyor. Uçucu yağ ise şerit, jel veya başka bir taşıyıcı malzeme üzerinden yavaşça salınacak şekilde uygulanabiliyor. Yağın aşırı yoğunluğu arılar üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden dozajın güvenilir araştırmalara, kayıtlı ürün talimatına veya uzman önerisine dayanması isteniyor. Varroa mücadelesinde etkinliğin, uygulama öncesi ve sonrasında akar sayımı yapılarak izlenmesi gerekiyor. Hijyenik kovan tabanı, düşen akarların sayılmasını ve yöntemin etkisinin değerlendirilmesini kolaylaştırıyor; şeker pudrasıyla akarların uzaklaştırılması da kullanılan tanı yöntemleri arasında yer alıyor. Sonuçlar aktif madde yoğunluğu, hava sıcaklığı, kolonideki istila düzeyi ve yerel arı-akar popülasyonlarının özelliklerine göre değişebiliyor. Bal hasadı sırasında, balın tadını veya aromasını değiştirebilecek okaliptüs uygulamalarının kullanılması ise uygun görülmüyor.

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor

Avrupa Sayıştayı’nın değerlendirmesine göre meyve ve sebze üreticilerinin örgütleri, büyük perakendeciler karşısında pazarlık gücünü artırmakta zorlanıyor. Üreticilerin ekonomik ve ekolojik baskılarla karşı karşıya olduğu, örgütlerin ise ürünleri ortak satma, altyapıya yatırım yapma, kaliteyi yükseltme ve alıcılarla daha iyi koşullar görüşme işlevlerini yeterince yerine getiremediği belirtildi. Üretici örgütlerinin üyeliği 2012-2023 döneminde %39 geriledi. Buna karşın meyve ve sebze üreticilerinin birlikleri 2023’te 1,06 milyar avro Avrupa Birliği desteği aldı. Bu kaynakla makineler yenilendi, üretim otomatikleştirildi, enerji ve su tüketimi azaltıldı, kalite belgeleri alındı, ambalaj ve lojistik geliştirildi. Desteğin ürünlerin piyasa değerine bağlanması, örgütleri gelirlerini artırmaya ve üretimi talebe uyarlamaya teşvik ediyor. Ancak Sayıştay’a göre daha büyük örgütler daha yüksek miktarda ve daha geniş ürün yelpazesi sunarak perakendecilerle daha iyi koşullar görüşebilecekken, mevcut yapı bu gücü henüz yeterince oluşturamadı.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor

Özbekistan’ın gıda ithalatı, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüyen dış ticaretin önemli kalemlerinden biri oldu. Özbekistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre ülkenin toplam ithalatı 12,2 milyar dolara ulaşırken, gıda ürünleri ve canlı hayvan ithalatı yaklaşık 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu grubun ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 arttı. 37 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’daki ticari konumu, Özbekistan’ı gıda ihracatçıları açısından dikkat çeken bir pazar haline getiriyor. İlk çeyrekte hayvansal ve bitkisel yağ ithalatı 158,1 milyon dolara, içecek ithalatı ise 71,3 milyon dolara çıktı. Yağ ithalatı yıllık bazda %46, içecek ithalatı %42,6 arttı. İran ile Özbekistan arasındaki ticaret de 2026’nın ilk yarısında %37,5 artarak 305 milyon dolara yükseldi. Ancak bu tutar, Özbekistan’ın toplam dış ticareti ve gıda ithalatı dikkate alındığında iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin hâlâ sınırlı bir paya sahip olduğunu gösteriyor. İran’da özel sektör, bu farkı kapatmak için tarım ve gıda sektörlerindeki işbirliğini genişletmeye çalışıyor. Taşkent’te 30 Şehriver 1405’te düzenlenen İran-Özbekistan Tarım Stratejik Komitesi’nin ilk toplantısı sırasında üç işbirliği belgesi imzalandı. Belgelerden biri su ürünleri yemi ve balıkçılık ürünlerinde ticaret, teknoloji transferi, ortak yatırım ve üretimi; bir diğeri hayvan ve kanatlı yemi, üretim girdileri, tahıl, kepek ve pamuk tohumu küspesi ticaretini kapsıyor. Üçüncü belge ise protein ve süt ürünleri, yem ve girdiler, ekipman tedariki, teknik bilgi transferi ve ortak yatırımlara odaklanıyor. İranlı yetkililer, anlaşmaların yalnızca ticaret hacmini artırmasını değil, ortak üretim ve sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmasını hedefliyor. Özbekistan’da bazı süt ürünleri, yumurta, hurma, elma ve kivi için sıfır gümrük tarifesi uygulanması İranlı ihracatçılar açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte ihracatçıların Çin, Rusya, Kazakistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin yanı sıra fiyat, ambalaj, standart, dağıtım ve lojistik maliyetleri bakımından da rekabet etmesi gerekiyor.

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor

İspanya’da SIMBIORED Operasyon Grubu, gıda kayıpları ve israfını azaltmaya yönelik pilot projesini başlattı. Proje, yerel tarım ve gıda sistemlerinde üreticiler, fazla ürünlerin alıcıları ve diğer paydaşlar arasında işbirliğini güçlendirecek ulusal bir bölgesel ekosistemler ağı oluşturmayı hedefliyor. Kaynakta, üretilen gıdaların yaklaşık %40’ının tüketilmeden kaldığı belirtiliyor. Avrupa Birliği Ortak Araştırma Merkezi verilerine göre israf oranı meyvelerde %41, sebzelerde %46, patateslerde %22, balıkta %50 ve ette %23 düzeyinde. Mevcut önleme girişimlerinin küçük ve orta ölçekli üreticilerin ihtiyaçlarını bütüncül biçimde karşılamadığı, bu üreticilerin pazarlama güçlükleri, ticari uygulamalar ve estetik talepler nedeniyle ürünlerinin önemli bölümünü kaybettiği aktarılıyor. SIMBIORED; dijital, örgütsel ve ekonomik unsurları bir araya getirerek üreticilerle fazla ürünlerin alıcıları arasındaki işbirliklerini sistematik hale getirmeyi amaçlıyor. Projede, tarlada hasat edilmeden kalan ürünler, haksız kalite retleri ve üretimlerin satışını sağlayacak istikrarlı anlaşmaların bulunmaması gibi sorunlara çözüm aranacak. Projenin, kayıpları azaltmanın yanı sıra küçük ve orta ölçekli üreticiler için ekonomik, sosyal ve çevresel değer oluşturması bekleniyor. İspanya’da Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesine ilişkin 1/2025 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi de girişim için uygun bir zemin oluşturuyor. Fundación Espigoladors’un temsilciliğinde yürütülecek projede CETENMA teknik koordinasyonu üstlenirken COAG, Oreka Circular Economy ve Tandem Social da yer alıyor. Çalışma 2026-2029 arasında üç yıl sürecek; toplam 597.766 avroluk yardımın %80’i Avrupa Tarımsal Kırsal Kalkınma Fonu’ndan, %20’si ise İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

Uruguay’da Kadın Üreticilerin Kırsal Yaşamdaki Rolü Anlatıldı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’da Kadın Üreticilerin Kırsal Yaşamdaki Rolü Anlatıldı

Uruguay’da Instituto Nacional de Carnes (INAC), kadın üreticilerin kırsal yaşamdaki deneyimlerini aktaran tanıklıklar yayımlıyor. Bu kapsamda María Elena’nın hikâyesi, kadınların tarımsal üretimde üstlendiği görevleri ve kırsal yaşamla kurduğu bağı ele alıyor. Kırsal çevrede büyüyen María Elena, çocukluğundan itibaren hayvanlarla ve aile işletmesiyle iç içe yaşadı. Ailesini, özellikle de dört kardeşin babalarının çalışmalarını sürdürerek birlikte oluşturduğu projeyi, yaşamındaki temel referans olarak anlatıyor. Kırsal yaşamın değerleri ile aileden aktarılan bilgilerin üretim kararlarında önemli yer tuttuğunu belirtiyor. María Elena bugün babasıyla birlikte ya da tek başına işletmenin günlük işlerini yürütüyor. Eyerleme, arazide kontrol yapma, hayvanları toplama, aşılama ve işletmenin ihtiyaçlarıyla ilgilenme gibi görevleri yerine getiriyor. Kadınların geçmişte erkeklerle daha fazla ilişkilendirilen bu alanda giderek daha görünür hâle geldiğini ve üretimde sorumluluk üstlendiğini ifade ediyor. Hikâyede ayrıca kadınların kırsalda kalmasının ve teknik bilgi katkısı sunmasının tarım açısından önem taşıdığı aktarılıyor. María Elena, kadınların da aynı işleri yapabildiğini ve aynı performansı gösterebildiğini söylerken, tarımın kadınlar için gelişme ve kendi yollarını kurma alanı olabileceğini vurguluyor.

Süt Keçisi Kooperatifi ABD’li Yatırımcıdan Yatırım Aldı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Süt Keçisi Kooperatifi ABD’li Yatırımcıdan Yatırım Aldı

Yeni Zelanda merkezli Dairy Goat Co-operative (DGC), ABD’li tarım ve gıda sektörü yatırımcısı AGR Partners ile yeni bir ortaklık ve yatırım yaptığını duyurdu. DGC, bu girişimin uluslararası süt keçisi beslenmesi pazarındaki konumunu büyütmesine yardımcı olmasını umuyor. DGC Başkanı René Burri, yatırımın işletmenin önündeki fırsatları değerlendirmek için sermaye ve uzmanlığa erişimi güçlendireceğini söyledi. Kooperatif, yapısını %100 çiftçi mülkiyetinde korurken Yeni Zelanda süt keçisi sektörünün küresel potansiyeline odaklanmayı sürdürecek.

Brezilya’nın Kanatlı Eti ve Bal Sistemi AB Denetiminden Geçti
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’nın Kanatlı Eti ve Bal Sistemi AB Denetiminden Geçti

Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Müdürlüğü (DG Santé), Brezilya’nın kanatlı eti ve bal üretim sistemini tatmin edici buldu. Avrupa Birliği makamlarının hazırladığı rapor, ülkedeki yasal çerçeve, uygulamalar, denetçi eğitimi ve resmî kontrollerin Avrupa mevzuatının talep ettiği güvenceleri sağlayabildiği sonucuna vardı. Denetim kapsamında kanatlı eti ve kanatlı ürünleri, bal ve arıcılık ürünleri işletmeleri ile resmî kurumlar ziyaret edildi. 24 Ağustos-4 Eylül arasındaki incelemede, bu ürünlerin tedarik zincirinde antimikrobiyallerin büyüme ve verim artırıcı olarak kullanılmasına ilişkin yasağın uygulanıp uygulanmadığı da kontrol edildi. Brezilyalı teknik ekipler, ülkedeki resmî tarım savunma sisteminin prosedürlerini ve kontrollerini sahada sundu; Avrupa ekipleri de yapı ve uygulamaların işleyişini yerinde değerlendirdi. Olumlu değerlendirme, Brezilya’nın Avrupa Birliği’ne kanatlı eti ve bal ihraç edebilen ülkeler listesine yeniden alınması sürecinde teknik bir engel bulunmadığı anlamına geliyor. Ancak yeniden listeye alma henüz tamamlanmadı. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin gerekli idari adımları tamamlamasını bekliyor ve raporun, nihai karardan sorumlu Daimi Bitkiler, Hayvanlar, Gıdalar ve Yemler Komitesi’nin 20-21 Ekim 2026’daki teknik toplantısında gündeme alınmasını istedi. Sürecin tamamlanması için Avrupa düzenleyici prosedürünün sonuçlanması gerekiyor.

Soya ve Buğday Fiyatları Sert Düştü, Pirinç Yükselişini Sürdürdü
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Soya ve Buğday Fiyatları Sert Düştü, Pirinç Yükselişini Sürdürdü

Chicago piyasasında soya fasulyesi ve buğday fiyatları, önceki haftadaki negatif seyri sürdürerek sert geriledi. Düşüş kolzaya da yayıldı. ABD hasadının yarattığı baskının yanı sıra ABD ve Çin devlet başkanları arasındaki görüşmenin ardından yeni bir gelişme açıklanmaması piyasayı hayal kırıklığına uğrattı. Çin’in ABD soya fasulyesine uyguladığı %10’luk misilleme vergisi de yürürlükte kaldı. Amerikan Soya Birliği, bu verginin Çinli özel ithalatçıların erişimini sınırladığını ve soya ticaretinin ağırlıklı olarak Çinli devlet şirketleri tarafından yürütülmesine yol açtığını belirtti. Birlik, Çin’in 2026-2028 arasında her yıl en az 25 milyon ton ABD soya fasulyesi alma taahhüdünün üreticiler için istikrar sağlayabileceğini, ancak bu taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmesini beklediklerini açıkladı. Brezilya soya fasulyesi için iklim riskinin yüksek olduğu, ekimin ise henüz yeni başladığı aktarıldı. Petrol fiyatlarının öngörülemeyen seyri de önümüzdeki aylarda bitkisel yağ fiyatları açısından belirleyici olabilir. Buğdaydaki düşüş de güçlü oldu; bazı yerel şirketlerde fiyat ton başına 225 ABD dolarından 220 ABD dolarına indi. Rusya ve Ukrayna buğdayı için alternatif ihracat yollarının önem kazanabileceği belirtilirken, Ukrayna tahminleri bu koridorların en fazla mevcut ihracat kapasitesinin yaklaşık yarısına ulaşabileceğine işaret etti. Bu sınırın korunması halinde mevcut ticaret döneminde yaklaşık 30 milyon ton tarımsal ürünün ihraç edilemeyebileceği ve bunun stokları, likiditeyi, depolama kapasitesini ve uluslararası tahıl arzını etkileyebileceği kaydedildi. Buğday stokları 1 Eylül itibarıyla 14,60 milyon tona çıktı ve yıllık bazda %31,6 arttı. Avrupa’da aralık vadeli buğday sözleşmesi 3,50 avro gerileyerek ton başına 233,25 avroya indi. Buna karşılık SovEcon, Rusya’nın eylül ayı buğday ihracatı tahminini 2,10 milyon tondan 2,30 milyon tona yükseltti; bu miktar son beş yıl ortalamasının altında kaldı. Brezilya pirinç referansı ise çuval başına 82 reali aşarak yükselişini sürdürdü ve 16 ABD doları seviyesinde güçlendi.

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili İhracat Konseyi, Tarım ve Ormancılık Ürünlerinde Yeni Pazarları Ele Aldı

Şili’de düzenlenen Tarım ve Gıda İhracatçıları Konseyi toplantısında, uluslararası ticaret ortamındaki değişimler, ticaret müzakereleri ve ülkenin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatını güçlendirme olanakları değerlendirildi. Toplantıya Tarım ve Dışişleri bakanlıklarından yetkililer ile ihracat sektörünün temsilcileri katıldı. Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Dışişleri Müsteşarı Paula Estévez, küresel gümrük tarifeleri, yürürlükteki ticaret anlaşmaları ve devam eden görüşmeler hakkında bilgi verdi. Estévez, ihracatçıların önceliklerini kamu kurumlarına iletmesinin, sektörün ihtiyaçlarına yönelik hangi önlemlerin alınabileceğinin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. ABD ile sürdürülen gümrük vergisi görüşmelerinin de sektörün yakından izlediği başlıklardan biri olduğu aktarıldı. Toplantıda Hindistan, Filipinler, Bangladeş ve Fas gibi pazarlarda Şili ürünleri için daha iyi erişim koşulları oluşturulması hedefi öne çıktı. Şili’nin ticari ve tarımsal ofislerinin ihracatçılara destek verdiği, yeni destinasyonlara erişimi kolaylaştırdığı ve ticari ilişkileri güçlendirdiği belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos ise uluslararası ticaretteki değişimlere kamu ve özel sektörün etkin biçimde yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Odepa’nın Gümrük Servisi verileriyle hazırladığı bilgilere göre, Şili’nin tarım ve ormancılık ürünleri ihracatı 2015’te 14,82 milyar ABD dolarıyken 2025’te 20,5 milyar ABD dolarını aştı. Şili, 2025’te dünya taze kiraz, taze erik ve kurutulmuş erik ihracatında sırasıyla %59,6, %19,6 ve %44,7 payla lider ülke oldu. Toplantı, pazar çeşitlendirmesi ve kamu-özel sektör koordinasyonunun sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi.

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık

Meksika, mısırın anavatanı olmasına ve 64 mısır ırkına sahip bulunmasına rağmen sarı mısırda dışa bağımlılığını sürdürüyor. Imagen Agropecuaria’nın aktardığı verilere göre ülke, 1970’ten bu yana, 1993 istisnası dışında mısırda kendine yeterli değil. 1994’te Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra mısır ithalatı 2026’ya kadar %1000’den fazla arttı. Kaynak, bu bağımlılığın özellikle hayvancılık ve yem sektörlerindeki talep artışıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Meksika’nın 2025-26 ticaret yılında 26,2 milyon ton mısır ithal edeceğini tahmin ediyor. Meksika Tarım Bakanlığına bağlı Tarımsal ve Balıkçılık Bilgi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (DGSIAP) ön verilerinde ise ithalatın 23,5 milyon tonunun sarı, 856 bin tonunun beyaz mısır olacağı belirtiliyor. USDA’nın verilerine göre ekim 2025-temmuz 2026 döneminde gerçekleşen 21,4 milyon tonluk ithalatın %99’u ABD kaynaklı, %1’i ise Brezilya kaynaklıydı. İthalatın %98’ini sarı mısır oluşturdu. Kaynağa göre ABD mısırı, yıl boyunca istikrarlı bulunabilirliği, güvenilir kalitesi, entegre lojistiği ve diğer menşelere göre rekabetçi fiyatları nedeniyle Meksika’daki yemlik tahıl arzının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. İthalatın %62’si demiryoluyla, başlıca Tamaulipas eyaletindeki Nuevo Laredo ve Chihuahua’daki Ciudad Juárez üzerinden yapılıyor. Geri kalan %38’lik bölüm deniz yoluyla, özellikle Veracruz Limanı üzerinden ülkeye giriyor. Meksika’nın dış alımları 2024’te 23,3 milyon ton, 2025’te ise 24,7 milyon ton oldu. Buna karşılık ülkenin toplam mısır üretimi 2022-23 tarım yılında 28,1 milyon tondan 2023-24’te 23,4 milyon tona geriledi. Kaynak bu düşüşte, özellikle ülkenin kuzeybatısını etkileyen yoğun kuraklığın rol oynadığını belirtiyor. Üretim 2024-25’te 23,1 milyon ton olarak gerçekleşirken 2025-26 için DGSIAP 24,4 milyon ton öngörüyor; USDA’nın tahmini ise 24,9 milyon tonla son 10 yıl ortalamasının %6 altında kalıyor. USDA, 2026-27 hasadında Meksika’nın mısır üretiminin yaklaşık %2 düşerek 24,5 milyon tona ineceğini öngörüyor. Tahmindeki gerekçeler arasında El Niño’yla ilişkilendirilen düzensiz hava koşulları, düşük kârlılık, yüksek girdi maliyetleri ve ithal mısırla süren rekabet bulunuyor. Kaynakta görüşlerine yer verilen Meksikalı üretici ve analistler ise sübvansiyonlu ABD mısırının ve büyük şirketlerin piyasa gücünün yerli üreticilerin pazarlama koşullarını zorlaştırdığını savunuyor. Araştırmacı Romel Olivares Gutiérrez, bağımlılığın azaltılması için ulusal üretimin güçlendirilmesini, ithalatın çeşitlendirilmesini, yerli mısır tüketiminin teşvik edilmesini ve ticaret politikalarının gözden geçirilmesini öneriyor.

AB Tarım-Gıda Ticaret Fazlası 2,9 Milyar Avro Arttı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım-Gıda Ticaret Fazlası 2,9 Milyar Avro Arttı

AB tarım-gıda sektörünün ticaret fazlası, 2026’nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre 2,9 milyar avro artarak 30,1 milyar avroya ulaştı. Avrupa Komisyonunun son tarım-gıda ticareti raporuna göre artışta buğday ve alkollü içecek ihracatındaki yükseliş etkili oldu. Ocak-temmuz döneminde AB’nin Mısır’a ihracatı, başta buğday olmak üzere %22 arttı. Ukrayna’ya ihracat %10 yükselirken artışta alkollü içecekler öne çıktı. Türkiye’ye ihracat da dana eti etkisiyle %7 arttı.

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağlık Gül İçin Özel Destek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağlık Gül İçin Özel Destek İstiyor

Bulgaristan, 2027 sonrasında uygulanacak yeni Ortak Tarım Politikası’nda (OTP) yağlık gül üretimine özel destek verilmesini talep ediyor. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, Brüksel’deki Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında, OTP Tüzüğü’ne yağlık gül için özel ödeme müdahalesini düzenleyen yeni bir madde eklenmesini önerdi. Abrovski, talebin gerekçesini Bulgar gül yağının ülke açısından taşıdığı geleneksel ve ekonomik önemle açıkladı. Bulgaristan ayrıca geçiş dönemi ulusal yardımının sürdürülmesine imkân tanınmasını savundu ve bu amaçla Romanya tarafından hazırlanan belgeyi Kıbrıs, Macaristan, Polonya ve Slovakya ile birlikte destekledi. Bulgaristan, doğrudan ödemelerde indirimlerin ve ödeme tavanının gönüllü uygulanmasını, kademeli ödeme eşiklerinin ise tarımsal işletmelerin yapısına göre üye ülkeler tarafından belirlenmesini istiyor. Ülke ayrıca tarımsal faaliyetle bağlantılı ücret ve sosyal güvenlik giderlerinin ödemelerde dikkate alınabilmesine yönelik bir düzenleme talep ediyor. Bakan, gelecekteki OTP kapsamında sulama ile kolektif ve bölgesel hidroameliorasyon projelerine destek verilmesi, olumsuz iklim ve diğer olaylarda hızlı biçimde devreye alınabilecek acil önlemler oluşturulması gerektiğini de belirtti. Tarımsal bilgi ve inovasyon sisteminin, danışmanlık hizmetleri ve yenilikçi faaliyetlerin sürekliliği için güvence altına alınmasını istedi. Kaynakta bu önerilerin kabul edildiğine ilişkin bir karar yer almıyor.

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı
Görsel kaynağı: SANA · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı

Suriye, tarımsal üretimi artırmak, gıda güvenliğini güçlendirmek ve tarımsal hizmetleri modernize etmek amacıyla Dünya Bankası hibesiyle finanse edilen, altı yıllık 175 milyon ABD dolarlık STAR projesini başlattı. Proje, girdilerden pazarlara kadar tarımsal değer zincirini kapsayacak ve bitkisel ve hayvansal üretimin yanı sıra kooperatifleri ve özel sektör katılımını destekleyecek. Proje kapsamında tohum temizleme ve ilaçlama merkezleriyle depolama tesislerinin yenilenmesi, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin sağlanması ve gıda güvenliği, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ile tarımsal araştırma laboratuvarlarının geliştirilmesi planlanıyor. Çiftçiler ve kooperatifler, İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ve organik sertifikası almaları için desteklenecek; ambalajlama, markalaşma ve özellikle zeytin ile antep fıstığı gibi ihracata yönelik ürünlerde hasat sonrası kayıpların azaltılması da hedefleniyor. STAR kapsamında üretici birlikleri ve kooperatiflere eş finansmanlı hibeler verilecek. Çiftçi gruplarının işleyiciler, ihracatçılar ve toptancılarla sözleşmeler yoluyla doğrudan bağlantı kurması, kooperatiflerin girdileri toplu alıp ürünleri birlikte pazarlayabilmesi için mevzuatın değiştirilmesi ve tohum, gübre, pestisit ile hayvan yemi kurallarının gözden geçirilmesi öngörülüyor. Müdahaleler, bölgeler arasında eşit dağıtım yerine gıda güvensizliği, tarımsal önem, yerel ihtiyaçlar, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Hasaka, Rakka ve Deyrizor, kuraklık zararı ile buğday, arpa ve hayvancılık açısından önemleri nedeniyle öncelikli iller olarak sıralandı.

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor

S&P Global Ratings’in 25 Eylül’de yayımlanan yeni projeksiyonlarına göre Latin Amerika ekonomisinin 2026’da %1,8 büyümesi bekleniyor. Bu tahmin, bölgenin 2025’te kaydettiği %2,3’lük büyümenin altında kalıyor. Daha düşük büyüme hızının yatırım, finansman, tüketim ve tarım-gıda değer zincirleri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, ihracata dayalı tarım sektörlerinin uluslararası talep ve fiyatlardan etkilenmeye devam edeceği değerlendiriliyor. Bölge ülkeleri arasındaki görünüm farklılaşıyor. Arjantin’in büyüme tahmini %2,2’ye indirilirken önceki beklenti %2,7 seviyesindeydi. S&P, ülkede tarım ve madencilik sektörlerinin 2026’daki güçlü performansına karşın emek yoğun imalat ve hizmetlerdeki zayıflığın bu katkıyı dengelediğini bildirdi. Arjantin’in ikinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasılası yıllık bazda %2 artarken, mevsim etkilerinden arındırılmış veride önceki çeyreğe göre %0,6 düşüş kaydedildi. Bu tablo, tarımın ihracat gelirleri açısından önemini koruduğu ancak iç ekonomideki yavaşlamadan tamamen ayrışamadığı bir görünüme işaret ediyor. Şili’nin 2026 büyüme beklentisi %1,8’den %0,7’ye çekildi. İlk yarıdaki beklenenden zayıf ekonomik performans ve enerji fiyatlarının enflasyon ile tüketim üzerindeki baskısı, aşağı yönlü revizyonda etkili oldu. S&P, tüketim ve özellikle madencilik yatırımlarındaki toparlanmayla Şili ekonomisinin 2027’de %2,9 büyüyebileceğini öngörüyor. Enerji maliyetleri, faiz oranları ve talep koşulları, ülkenin tarım-gıda zincirlerinin maliyetlerini de etkileyebilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Meksika için 2026 büyüme tahmini %1’den %1,3’e yükseltilirken, ikinci çeyrekteki daha güçlü ekonomik faaliyet ve tarım sektöründeki oynaklık bu değişimde rol oynadı. Ülkenin tarım-gıda sektörü açısından ABD ile ticari bütünleşme ve T-MEC’in gözden geçirilmesi; pazara erişim, tarifeler, bitki ve hayvan sağlığı kuralları, izlenebilirlik ve yatırım kararlarını öne çıkarıyor. Peru’nun tahmini ise %2,7’den %3,2’ye yükseltildi; ancak olası El Niño olayının tarım ve balıkçılığı etkileyerek sel veya lojistik kesintilerine neden olabileceği uyarısı yapıldı. Brezilya’nın 2026’da yaklaşık %1,9, Kolombiya’nın ise %2,5 büyümesi bekleniyor. Yüksek reel faizlerin işletme sermayesi, makine alımı, depolama, teknoloji ve altyapı yatırımlarını zorlaştırabileceği belirtiliyor. Enerji fiyatları, yüksek kamu tahvil getirileri ve sıkı para koşulları da bölgenin emtia ticaretine bağlı tarım sektörlerinde üretim maliyetlerini, ihracat fiyatlarını, lojistiği ve dış talebi aynı anda etkileyebilir. Bu ortamda dijital tarım, biyoteknoloji, altyapı, finansman, izlenebilirlik ve pazar çeşitlendirmesi, tarımın büyümeye katkısını koruması için belirleyici görülüyor.

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı

Suriye’de tarımsal üretim, gıda güvenliği ve dijital dönüşümü desteklemeyi amaçlayan STAR projesi başlatıldı. Dünya Bankası’nın 175 milyon ABD doları tutarındaki hibesiyle altı yıl yürütülecek proje; bitkisel üretim ve hayvancılığın yanı sıra kooperatifleri ve özel sektörü kapsıyor. Projenin üç ana çalışma alanı, tarımsal girdilerin kalitesinin artırılması, laboratuvar ve kalite belgelendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimin pazarlara bağlanması olarak açıklandı. Bu kapsamda tohum eleme ve dezenfeksiyon merkezleri ile depoların yeniden yapılandırılması, kuraklığa dayanıklı tohum sağlanması ve gıda, bitki sağlığı ile hayvan sağlığı laboratuvarlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi planlanıyor. Çiftçi ve kooperatiflerin İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ile organik tarım sertifikalarına erişiminin de desteklenmesi öngörülüyor. STAR projesi ayrıca ambalajlama ve markalaşmanın geliştirilmesini, hasat sonrası kayıpların azaltılmasını ve ihracat değeri taşıyan üretim zincirlerine odaklanılmasını içeriyor. Zeytin ve Antep fıstığı bu kapsamda öncelikli ürünler arasında gösteriliyor. Kooperatiflere yönelik eş finansman hibeleri planlanırken, üretici gruplarının fabrikalar, ihracatçılar ve toptancılarla üretim ittifakları kurması hedefleniyor. Müdahale bölgeleri ihtiyaç, gıda güvensizliği, buğday ve hayvancılık açısından üretim önemi, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Kuraklıktan etkilenen ve buğday, arpa ile hayvancılık açısından önem taşıyan Haseke, Rakka ve Deyrizor’un bulunduğu doğu bölgesi acil müdahalelerde öncelikli olacak. Projenin dijital ayağında çiftçi ve hayvancılık kayıtları, elektronik ruhsat sistemi, ulusal tarımsal veri platformu ve kuraklık, zararlı ile hastalıklar için erken uyarı sistemi aşamalı olarak kurulacak.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü

Rusya’nın başlıca tahıl üretim bölgeleri olan Rostov ve Krasnodar’da aracılar, güney limanlarından ihracatın bloke edilmesiyle buğday alım fiyatlarını ton başına 5 bin rubleye kadar düşürdü. Bölgedeki çiftçilerin aktardığına göre bu fiyat, 3. sınıf gıda buğdayı için üretim maliyetinin yarısından daha azına karşılık geliyor. Üreticiler söz konusu buğdayın maliyetini ton başına 11-13 bin ruble olarak değerlendiriyor. Aracılar geçmiş yıllarda da piyasada yer alıyordu ancak çiftçilerin anlatımına göre o dönem teklifleri maliyetin üzerindeydi. İhracatın uzun süre kesintiye uğrayabileceği anlaşılınca alım fiyatlarını düşürmeye başladıkları belirtiliyor. Azak kentinde protein oranına bakılmaksızın ton başına 5 bin ruble ödendiği, Rostov bölgesinin kuzey veya merkez kesimlerindeki çiftçilerin taşıma giderleri sonrasında ellerinde ton başına yalnızca 3 bin ruble kalabileceği ifade ediliyor. Aracıların, bölgede kendi satın alma birimi bulunmayan un fabrikalarına ve diğer işleme tesislerine buğday taşıdığı aktarılıyor. Krasnodar’daki bir yem fabrikasına bağlı elevatörün de buğdayı benzer şekilde ton başına 5 bin rubleden aldığı belirtiliyor. Bazı alımların, ihracat yeniden başladığında satılmak üzere depolama amacı taşıyabileceği tahmin edilirken, çoğu aracının hızlı yeniden satışa yöneldiği değerlendiriliyor. Güney bölgelerindeki iç tüketim kapasitesinin, ihracatçıların normalde aldığı miktarlardan çok daha düşük olduğu vurgulanıyor. Rosstat verilerine göre Rostov bölgesinde un, irmik ve yem sanayilerinin yıllık toplam buğday işleme hacmi 1,2 milyon tonu aşmıyor. Krasnodar’da bu kapasite yaklaşık 1,8-2 milyon ton seviyesinde kalıyor. Üreticilere göre Baltık limanları üzerinden alternatif ihracat denemeleri ise sınırlı miktarlarda yapılıyor ve piyasadaki alım fiyatını değiştirmiyor; bu kanaldaki fiyat yaklaşık 6,9 bin ruble/ton ve KDV hariç. En büyük baskıyı, küçük arazilerde üretim yapan ve hasadı uzun süre depolayacak tesisi bulunmayan çiftçiler yaşıyor. Bir çiftlikte 3,5 bin ton tahılın açıkta beklediği, liman elevatöründeki depolama ücretinin 1.000 ton için ayda 210 bin ruble olduğu bildiriliyor. Üreticiler, kredi ödemelerinin ertelenmesini, ihracatın yeniden başlayacağı tarihin netleştirilmesini ve gerekirse tahıl kilogramı başına devlet desteği verilmesini talep ediyor.

Yunan Zeytinyağının Katma Değeri Artıracak
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunan Zeytinyağının Katma Değeri Artıracak

Yunanistan’da zeytinyağının kalitesini daha yüksek katma değere dönüştürmek için bilimsel kanıt, menşe ve ürün özelliklerinin belgelendirilmesi, özgünlüğün korunması ve uluslararası pazarlardaki varlığın güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu yaklaşımın, Yunan zeytinyağının mevcut kalite avantajını ekonomik değere çevirmeyi amaçladığı ifade edildi. Bilimsel çalışmaların Avrupa ve uluslararası düzeyde Yunan ürünlerinin korunmasına katkı sağladığı vurgulanırken, Kornikeiki çeşidi de örnek gösterildi. Uluslararası Zeytin Konseyi’nin ticaret standardındaki son düzenlemeyle, Kornikeiki çeşidinden tek çeşit sızma zeytinyağları için toplam sterollerde özel asgari sınır 800 mg/kg olarak korundu. Genel sınır ise 1.000 mg/kg olarak belirtiliyor. Bu uygulama, yeni bilimsel çalışmalar beklenirken sürdürülecek ve istisna için daha önce konulan zaman sınırlaması kaldırıldı. Araştırmanın iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele, suyun daha rasyonel kullanımı ve bitki koruma açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Zeytin sineğiyle mücadelede gerekli malzemelerin tedariki 2026-2028 dönemi için çok yıllı planlandı; ilgili sözleşmeler imzalanırken teslimatların başladığı bildirildi. Yunan zeytinciliğinin gelişimi için kamu, bilim dünyası, üreticiler, kooperatifler, zeytinyağı fabrikaları ve ambalajlama-ihracat şirketleri arasında sürekli işbirliği çağrısı yapıldı.

İrlanda’da Sığır Topallığı Yıllık 15 Bin Avroya Mal Olabiliyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Sığır Topallığı Yıllık 15 Bin Avroya Mal Olabiliyor

Animal Health Ireland (AHI), İrlanda’nın Laois Kontluğu’ndaki Ballyroan’da düzenlediği etkinlikte sığır topallığının çiftçilere maliyetini gündeme taşıdı. Kuruma göre maliyet, düşük yaygınlıkta yılda 5 bin avroya, yüksek yaygınlıkta ise 15 bin avroya kadar çıkabiliyor. Kaynağa göre her çiftlikte her yıl en az birkaç topal inek görülüyor ve sorun özellikle sonbaharda, koşulların çamurlu hale gelmesiyle artabiliyor. İrlanda’daki ulusal sığır sürüsünün herhangi bir zamanda %10’a kadarı topal olabiliyor.

AB Tarımında İnovasyonun Pazara Ulaştırılması Gündemde
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında İnovasyonun Pazara Ulaştırılması Gündemde

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, tarımda araştırma ve inovasyonun geleceğini ele almak üzere Brüksel'de çiftçileri, araştırmacıları, şirketleri ve karar vericileri bir araya getirdi. Konferans, Komisyonun yeni araştırma ve inovasyon stratejisi kapsamındaki önceliklerin ve araştırma finansmanının tartışılmasına katkı sundu. Strateji, tarım, ormancılık ve kırsal alanlar için AgRI 2040 ile balıkçılık ve su ürünleri dahil gıda sistemleri için Food 2040 olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Finansmanın ağırlıklı olarak 2028-2034 dönemi için planlanan Horisont Europa programından gelmesi öngörülüyor. Ancak bu programın bütçesi, AB'nin aynı döneme ilişkin uzun vadeli bütçe görüşmeleri sürdüğü için henüz belirlenmiş değil. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, araştırma ve inovasyonun çiftliklere ve pazara daha hızlı ulaşması gerektiğini söyledi. Hansen, birçok pilot projenin daha geniş ölçekte kullanılabilecek ticari çözümlere dönüşmediğini, ABD'de bir yıl sürebilen bazı süreçlerin AB'de on yıla çıkabildiğini belirtti. Araştırma ve inovasyondan sorumlu Komisyon Üyesi Ekaterina Zaharieva da özellikle gübre alanındaki bazı Avrupa şirketlerinin, AB'de ürünleri pazara sunma süreci uzun olduğu için satışlarını üçüncü ülkelerde başlattığını ifade etti.