ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

2425 haber · Sayfa 3

Sun’agri, 2026 Verilerinde Agrivoltaik Sistemlerin Su ve Sıcaklık Etkisini Açıkladı
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Sun’agri, 2026 Verilerinde Agrivoltaik Sistemlerin Su ve Sıcaklık Etkisini Açıkladı

Fransa’da agrivoltaik sistemler üzerine çalışan Sun’Agri, 2026 sezonunda tahıllarda panellerin bulunduğu alanlarda toprağın 30–80 santimetre derinliğindeki su miktarının ortalama %25 daha yüksek olduğunu bildirdi. Şirket ayrıca yaprak ve toprak yüzeyindeki sıcaklığın 10°C’ye kadar düştüğünü belirtti. Bağlarda ise sulama yapılmayan gölgelik alanda hasat sırasında kuruyan tane oranı %12 olurken, sulamasız tanık alanda bu oran %16 olarak kaydedildi. Sun’Agri, sulamalı sistemlerde tüm ürünler genelinde 2019’dan bu yana su kaynağında ortalama %30 tasarruf sağlandığını aktardı. Şirket sonuçlarını bağcılık, meyvecilik, hayvancılık ve büyük tarım ürünlerinde 17 yıllık araştırma ve tarla takiplerine dayandırıyor. İlk gösterim tesisini 2018’de Fransa’nın Pyrénées-Orientales bölgesindeki Tresserre’de 4,5 hektarlık bir bağda kuran şirket, daha sonra Fransa’da 45’ten fazla sahada panel uygulamasına geçti. Her proje bir tanık parseliyle karşılaştırılıyor ve Tarım Odası veya Fransız Bağcılık ve Şarap Enstitüsü gibi tarafsız kuruluşlarca izleniyor. Sistemlerde kullanılan algoritmalar, panellerin enerji veriminden önce ürünlerin fizyolojik ihtiyaçlarını gözeterek yönlerini sürekli değiştiriyor. Hérault’daki Lavalette’de mısır üzerinde yapılan karşılaştırmada, agronomik yönlendirme kullanılan alanda bitki boyu, çiçeklenme tarihi ve verim tanık alanla aynı kaldı; güneşi izleyen yönlendirmede ise verim %15 düştü. Sun’Agri Genel Müdür Yardımcısı Cécile Magherini, bu sonuçların işletmelerin dayanıklılığına ve kârlılığına katkı sağladığını, panellerin ek gelir de oluşturduğunu söyledi.

Çin, ABD Tarım Ürünleri Alımlarını Gümrük Vergisi Anlaşmasına Bağladı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Çin, ABD Tarım Ürünleri Alımlarını Gümrük Vergisi Anlaşmasına Bağladı

Çin Ticaret Bakanlığı, karşılıklı gümrük vergisi indirim anlaşmasının uygulanması halinde ABD’den tarım ürünleri alımlarını artırmaya açık olduğunu bildirdi. Bakanlık sözcüsü Huang Ling, tarım ticaretinin Çin-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerinin önemli bir parçası olduğunu belirterek Washington’dan tarifeleri karşılıklı düşürmesini, tarife dışı engelleri azaltmasını ve ürünlerin pazarlara erişimini kolaylaştırmasını istedi. Açıklama, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari görüşmelerin sekizinci turunun ardından geldi. New York ve Washington’da 20-23 Eylül’de yapılan görüşmelerde, yaklaşık 30 milyar dolar değerinde karşılıklı tarife indirimi ve tarifelerin yaklaşık %90 azaltılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Anlaşmanın, tarafların iç hukuk işlemlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı yürürlüğe girmesi planlanıyor. Çin pazarı, ABD’nin soya fasulyesi, mısır ve et ihracatı için önemli bir destinasyon olarak gösterildi.

Uzman: Avrupa’daki Soğutma Sistemi Saldırıları Malezya İçin Ders Olmalı
Görsel kaynağı: BERNAMA · Özgün haber

Uzman: Avrupa’daki Soğutma Sistemi Saldırıları Malezya İçin Ders Olmalı

Avrupa’da soğutma yönetim sistemlerindeki güvenlik açıklarından yararlanan siber saldırılar, binlerce ton taze gıda ürününün bozulmasına yol açtı. Malezya’daki bir gıda hizmetleri uzmanı, olayların ülkenin yerel gıda ekosistemi için ders olması gerektiğini söyledi. Uzman, Malezya’nın 2021–2030 Ulusal Tarımsal Gıda Politikası’nın akıllı tarım, dijital otomasyon ve entegre lojistiği teşvik ettiğini belirtti. Büyük dağıtım merkezleri, limanlar, soğuk hava depoları ile kümes hayvanı ve hayvancılık işleme tesislerinin dijital otomasyona yoğun biçimde dayandığını ifade etti.

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı

4 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Merkez Bankası, hükümetin yeni mali paketine ilişkin güçlü çekincelerini dile getirirken, temel gıdalarda Katma Değer Vergisi'nin (KDV) %6'ya indirilmesi ve diğer vergilerin artırılmasının beklenen rahatlama yerine fiyatları yükseltebileceği uyarısında bulundu. MCN Economy panelinde konuşan ekonomi uzmanları Elvin Meka ve Fatos Fico da paketin tüketiciler, işletmeler ve yerli üretim üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. Paket, kaynaklarda teklif ve tasarı olarak aktarılıyor; bu nedenle düzenlemelerin yürürlükte olduğu belirtilmiyor. Meka, vergi değişikliklerinden doğacak etkinin büyük bölümünün işletmelerde kalmayacağını, mal ve hizmet fiyatları üzerinden nihai tüketiciye aktarılacağını savundu. Uzman, hükümetin daha yüksek vergi geliri hedeflediği durumda etkinin %85-90'ının doğrudan vatandaşların bütçesine yansıyabileceğini söyledi. Ona göre işletmeler, standart KDV oranının %21'e çıkarılmasından kaynaklanan maliyeti uygulamanın ilk gününden itibaren ürün fiyatlarına aktaracak; işletmelerin üstleneceği pay ise sınırlı kalacak. Fico, temel gıdalarda verginin düşürülmesinin tek başına nihai ürün fiyatlarını azaltmayabileceğini belirtti. Maliyet zincirindeki diğer kalemlerin etkisi nedeniyle unun ucuzlamasının ekmek fiyatına aynı ölçüde yansımayabileceğini söyleyen Fico, özellikle tarımsal üretimin yüksek dizel, taşımacılık ve gübre maliyetlerinden ağır biçimde etkileneceğini ifade etti. Bu değerlendirmeye göre girdi maliyetleri, vergi indiriminin sağlayabileceği olası avantajı üretici ve tüketici açısından sınırlayabilir. Enerji maliyetlerinin de işletmeler için önemli bir baskı oluşturduğu aktarıldı. Fico, Fierza'daki hidroelektrik rezervlerinin düşük seviyede olduğunu ve devlet enerji şirketi KESH'in daha fazla elektrik ithal etmesi halinde maliyetlerin artabileceğini söyledi. İthal elektriğin megavatsaat başına 300 avroya ulaştığını belirten uzman, serbest piyasadan elektrik alan işletmelerin bu maliyetleri haneler gibi sabit veya sınırlandırılmış tarifelerle karşılamadığını dile getirdi. Destekleyici parlamento haberlerinde, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde KDV'nin %20'den %6'ya indirilmesinin, standart oranın ise %21'e çıkarılmasının önerildiği bildirildi. İktidar temsilcileri indirimin aile bütçesini rahatlatacağını savunurken, muhalefet ve bazı iş çevreleri paketin hazırlanma sürecini ve işletmeler üzerindeki toplam yükü eleştirdi. Uzmanların değerlendirmeleri, düzenlemenin gerçek etkisinin yalnızca vergi oranlarına değil, fiyatların tedarik zinciri boyunca nasıl oluştuğuna bağlı olacağını gösteriyor.

Avrupa’da Gıda Fiyatlarında Dalgalı Görünüm: Taze Ürünler Pahalanıyor
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatlarında Dalgalı Görünüm: Taze Ürünler Pahalanıyor

Avrupa’da gıda fiyatları ekimde genel olarak sınırlı artış gösterse de taze ve işlenmemiş ürünlerdeki yükseliş daha belirgin oldu. Avro Bölgesi’nde gıda, alkol ve tütün fiyatları geçen yılın aynı ayına göre %1,6 arttı. Avrupa Birliği genelinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları ise eylülde yıllık %0,6 yükseldi. Buna karşılık işlenmemiş gıdaların fiyatındaki artış Avro Bölgesi’nde %4,6’ya ulaştı; bu gruba meyve, sebze, et ve balık da dahil edildi. İtalya, bu eğilimin en belirgin görüldüğü ülkelerden biri oldu. Ülkede işlenmemiş gıda fiyatları ekimde yıllık %7,5 arttı; eylülde bu oran %5,5’ti. Güney İtalya’da dizel fiyatlarından öfkelenen kamyon şoförlerinin yolları ve limanları yaklaşık iki hafta bloke etmesi tedarik akışını aksattı. Kampanya, Puglia ve Calabria’da et, taze süt, meyve ve şişelenmiş su rafları boşaldı; bazı küçük mağazalarda ürünler yalnızca bir gün içinde tükendi. Enerji maliyetleri gıda fiyatlarındaki baskının önemli unsurlarından biri olarak gösterildi. Avro Bölgesi’nde yakıt, elektrik ve ısınma maliyetleri ekimde yıllık %20,8 arttı. Tarımsal üretimde traktörlerin dizel kullanması, seraların ısıtma gerektirmesi ve ürünlerin büyük ölçüde kamyonlarla taşınması, enerji ve nakliye giderlerindeki yükselişin özellikle depolanması zor taze ürünlere yansımasına neden oldu. Fransa’da toplam gıda fiyatları %1,2 artarken taze ürünler %8 pahalandı. Ülkeler arasındaki görünüm eşit olmadı. Almanya’da gıda fiyatları yalnızca %0,4 yükselirken Portekiz’de işlenmemiş gıda fiyatları %3,7 arttı. Eylül verilerinde Kıbrıs, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki %4’lük artışla en yüksek yükselişi kaydetti. İsveç’te ise fiyatlar %6,3 geriledi; kaynak bu düşüşü gıda ürünlerindeki katma değer vergisinin %12’den %6’ya indirilmesine bağladı. AB’nin 14 ülkesinde fiyatlar bir yıl öncesine göre daha düşük gerçekleşti. Uzun vadeli görünüm, son dönemdeki daha sınırlı artışların önceki yükselişlerin üzerine eklendiğine işaret ediyor. Eylül 2021’den bu yana AB’de gıda fiyatları yaklaşık üçte bir arttı. Macaristan, Bulgaristan, Estonya ve Romanya’da toplam artış %50’nin üzerine çıkarken Lüksemburg, İsveç ve Fransa’da artış yaklaşık dörtte bir düzeyinde kaldı. AB dışındaki Türkiye’de ise gıda fiyatları bir yılda %27,6 arttı. Ekonomistler, enerji faturalarının kış aylarında yükselmesiyle toplam enflasyonun daha da artabileceğini öngörüyor.

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu, Azerbaycan Tarım Bakanlığının organizasyonuyla Bakü’de düzenlendi. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut durumu ile geleceği, devlet destekleri, bölgesel işbirliği ve sucul biyolojik kaynakların korunması ele alındı. Foruma Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra FAO temsilcileri, Türkiye, Gürcistan, Kazakistan ve Türkmenistan delegeleri, uluslararası kuruluşlar, sektör uzmanları ve özel sektör temsilcileri katıldı. Tarım Bakanı Majnun Mammadov, balık stoklarının korunması, altyapının modernleştirilmesi, ileri teknolojilerin kullanılması ve sektöre yatırım çekilmesini öncelikler arasında gösterdi. Mammadov’un aktardığına göre 2026–2030 Devlet Programı, yıllık su ürünleri yetiştiriciliği üretimini 3.400 tondan 2030’a kadar 7.700 tona çıkarmayı hedefliyor. Bakan ayrıca kamu, işletmeler, akademi ve bölgesel ortaklar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Forumda, bu hedeflerin gıda güvenliğine katkı sağlaması, ithalata bağımlılığı azaltması ve bölgelerde istihdam oluşturması beklenirken, balıkçılık ve yetiştiriciliğin hukuki çerçevesinin geliştirilmesi, yasa dışı avcılığın önlenmesi ve denetimin güçlendirilmesi de gündeme geldi. Azerbaycan Başbakanlık Kabinesi Tarım ve Çevre İşleri Daire Başkanı Latif Gasimov, dijital izleme, yerel balık türleri ile Hazar Denizi’nin sucul kaynaklarının korunması ve sektörün küresel değer zincirlerine bağlanmasının önemini vurguladı. FAO Avrupa ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Nabil Gangi, iklime dayanıklı uygulamalar, modern teknolojiler, veriye dayalı yönetim, su kaynaklarının verimli kullanımı ve sucul hayvan sağlığına ilişkin daha iyi bilginin önemine dikkat çekti. Trend News Agency’ye göre FAO ile Azerbaycan arasındaki çalışmalar sektör değerlendirmelerini, balıkçılık yol haritasını ve Türkiye ile deneyim paylaşımını da kapsıyor. Forum, bölgesel işbirliği, stokların korunması, düzenleyici çerçeve ve özel sektörün rolüne ilişkin panellerle sürdü.

Demokratlar ABD Kongresi'nde Gıda ve Gübre Maliyetlerini Düşürmeyi Öneriyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Demokratlar ABD Kongresi'nde Gıda ve Gübre Maliyetlerini Düşürmeyi Öneriyor

ABD Kongresi'nin kontrolünü alan Demokratlar, yaşam maliyetini düşürmeyi öncelik haline getireceklerini açıkladı. Kaynakta aktarılan planlar arasında, Başkan Donald Trump'ın uyguladığı ithalat vergilerinin kaldırılması ve bu vergilerin ailelere gıda, kimyasal gübre ile inşaat malzemelerinde yılda binlerce dolara mal olduğu yönündeki değerlendirme bulunuyor. Demokratlar ayrıca sağlık sigortası desteklerinin yeniden verilmesini ve Medicaid programındaki kesintilerin tersine çevrilmesini istiyor. Kongre seçimlerinde Demokratların daha önce Cumhuriyetçilerin elinde bulunan en az yedi Senato sandalyesini kazandığı, ABD'lilerin ise yalnızca %21'inin ülkenin gidişatından memnun olduğu aktarıldı. Kaynağa göre seçmenlerin gündeminde ekonomik göstergelerden çok gıda, elektrik ve akaryakıt faturaları yer aldı. Teksas'ın kırsal bölgelerinde Cumhuriyetçi tarım komiseri Sid Miller, hayvancılıkla uğraşanların hayvan başına 300 ila 500 dolar daha az gelir elde ettiğini ve kimyasal gübre fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığını söyledi. Demokratlar, İran'daki savaşın sona erdirilmesini de benzin fiyatlarındaki artışla ilişkilendirerek gündeme getiriyor. Kaynakta benzinin galon başına ortalama 4,18 dolara çıktığı ve bunun yaklaşık %40 daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bazı Demokratlar gelecek on yılda dört milyon yeni konut inşa edilmesini, milyarderlerin daha fazla vergi ödemesini ve çocuklu ailelere yönelik vergi kredilerinin artırılmasını öneriyor. Ancak bu planların yasalaşması, Başkan Trump'ın veto yetkisi nedeniyle Cumhuriyetçi desteğine bağlı olabilir.

Pakistan Hükümeti Üç Yağlı Tohum İçin 2026–27 Üretim Hedefini %8,2 Artırmayı Önerdi
Görsel kaynağı: The Nation · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Hükümeti Üç Yağlı Tohum İçin 2026–27 Üretim Hedefini %8,2 Artırmayı Önerdi

Pakistan hükümeti, 2026–27 ürün yılında kanola, ayçiçeği ve kolza-hardalın toplam üretim hedefini önceki yıl gerçekleşen 817.100 tona kıyasla %8,2 artırarak 883.732 tona çıkarmayı önerdi. Üç ürünün toplam ekim alanının da 2025–26’daki 630.854 hektardan 682.140 hektara yükseltilmesi planlanıyor. Bu, 51.286 hektarlık ve %8,1’lik genişlemeye karşılık geliyor. Kolza ve hardal, 2025–26 hedeflerine göre en güçlü performansı gösteren ürünler oldu. Bu iki ürünün toplam üretimi 603.404 tonla 541.890 tonluk hedefi %11,4 aştı; ekim alanı da hedeflenen 402.810 hektarın üzerine çıkarak 490.219 hektara ulaştı. Hükümet, 2026–27 için kolza ve hardal üretim hedefini önceki yıl gerçekleşmesine göre %7,4 artışla 647.866 ton, ekim alanı hedefini ise 526.505 hektar olarak belirlemeyi önerdi. Pencap, kolza ve hardal üretiminde en büyük payı aldı. Eyaletin 2025–26 üretimi 460.530 ton olurken, 2026–27 hedefi 506.000 ton ve önerilen ekim alanı 360.000 hektar olarak açıklandı. Sindh ve Belucistan da 2025–26’da bu ürünlerde kendi hedeflerini aştı. Kanola üretiminin 128.026 tondan 140.810 tona, ayçiçeği üretiminin ise 85.670 tondan 95.056 tona çıkarılması planlanıyor. Kanola ekim alanı 93.235 hektara, ayçiçeği ekim alanı da 62.400 hektara yükseltilecek. Ancak 2025–26’da her iki ürün de başlangıç hedeflerinin altında kaldı: Kanola 217.251 tonluk hedefe karşı 128.026 ton, ayçiçeği ise 127.740 tonluk hedefe karşı 85.670 ton üretti.

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı
Görsel kaynağı: Vijesti · Özgün haber

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı

Karadağ Tarım Bakanı Vladimir Joković, ülke tarımının Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazırlanmasında çiftçilerin zamanında bilgilendirilmesi ve hazırlık sürecine dahil edilmesinin kilit önem taşıdığını söyledi. Açıklama, “Herkes için Ortak Tarım Politikası (OTP) – Çiftliklerimizden Avrupa geleceğine” adlı bilgilendirme kampanyasının başlangıcında yapıldı. Joković, tarımın Avrupa geleceğinin yalnızca mevzuat ve müzakerelerle değil, çiftliklerdeki bilgi, hazırlık ve ortak çalışmayla kurulacağını belirtti. Bakanlık ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde yürütülen kampanya, Karadağ genelindeki üreticilere AB’nin OTP’sinin ilkelerini, sunduğu imkanları ve getireceği yükümlülükleri anlatmayı amaçlıyor. Bakanlık temsilcilerine göre AB üyeliğine hazırlık; kurumların, uzmanlık hizmetlerinin ve çiftçilerin ortak çalışmasını, zamanında bilgilendirmeyi ve gelecekteki iş koşullarına uyum sağlamayı gerektiriyor. Bakanlığın hazırlıkları arasında kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kayıt ve sicil sistemlerinin geliştirilmesi, yerli üretimin Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması ve gelecekteki OTP uygulaması için stratejik çerçeve hazırlanması bulunuyor. Tarım Genel Müdürlüğü Direktörü Miroslav Cimbaljević, üyelik sonrasında kurulacak sistemin yalnızca daha yüksek finansman anlamına gelmeyeceğini; daha düzenli ve öngörülebilir destek, yatırım ve kırsal kalkınma imkanlarının yanı sıra yararlanıcılar için açık koşullar ve sorumluluklar içereceğini ifade etti. Cimbaljević, tarım parsellerinin işlevsel biçimde kimliklendirilmesini, Avrupa fonlarını yönetecek kurumların güçlendirilmesini, danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesini ve üretimin Avrupa standartlarına uyarlanmasını önemli ön koşullar arasında saydı. Joković ise henüz belirlenmemiş destek tedbirleri ve tutarları konusunda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturulmaması gerektiğini vurguladı. FAO’nun Karadağ temsilcisi Jovana Šuković, bilginin küçük aile işletmeleri ve en uzak kırsal bölgeler dahil tüm üreticilere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Kampanyanın gelecek yılın ocak ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu

Sırbistan’da yeni fiyat listesi düzenlemesi, belirli büyük perakendecilerin kapsamdaki ürünlere ait satış ve birim fiyatlarını dijital ortamda kamuya açık biçimde yayımlamasını zorunlu kılıyor. Uygulama 1 Eylül 2026’da başladı; düzenlemede yapılan değişiklikler ise 24 Ekim 2026’da yürürlüğe girdi. Kapsam, geniş tüketim ürünlerindeki 25 ürün grubunda satış yapan işletmeleri içeriyor ve ekim ayındaki değişikliklerle genişletildi. Yükümlülük, bu ürün gruplarından en az birinde satış yapan ve önceki iş yılında 3 milyar dinardan fazla satış geliri elde eden perakendecilere uygulanıyor. Küçük mağazalar, yerel ticaret işletmeleri ve taşınabilir satış yerleri düzenleme kapsamı dışında tutuluyor. Kaynakta örneklenen ürün grupları arasında süt ve süt ürünleri, yumurta, meyve-sebze işlenmiş ürünleri, bitkisel ezmeler, un ve fırıncılık ürünleri bulunuyor. Perakendeciler fiyat listelerini her satış noktası ve uzaktan satış kanalı için hazırlamak zorunda. Listelerin dijital, otomatik işlenebilir ve makine tarafından okunabilir CSV formatında yayımlanması gerekiyor. İnternet sitesinde yer alan fiyatın kasadaki fiyatla her an aynı olması ve işletmelerin yayımladıkları fiyatlara uyması şart koşuluyor. Ayrıca fiyat toplama ve karşılaştırma yapan yazılım araçlarıyla botların çalışmasına izin verilmesi gerekiyor. Tek markayla faaliyet gösteren işletmeler tüm mağazaları için birleştirilmiş fiyat listesi sunabiliyor; farklı adlarla faaliyet gösterenler ise her marka için ayrı liste hazırlıyor. Aynı ürünün mağazalara göre farklı fiyatlarla satılması halinde devlet portalında geçerli en yüksek satış fiyatı gösteriliyor. Fiyat değiştikçe yeni liste yayımlanacak, her ayın ilk günündeki fiyatlar tarihsel kayıt olarak saklanacak ve eski veriler silinemeyecek veya değiştirilemeyecek.

İranlı Buğday Üreticileri, Kalite Kesintisi İddiasıyla İtiraz Etti
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber
Veri haberi

İranlı Buğday Üreticileri, Kalite Kesintisi İddiasıyla İtiraz Etti

İran Ulusal Buğday Üreticileri Vakfı Genel Müdürü Ali-Kuli İmani, buğday üreticilerinin vadesi geçmiş alacaklarından kalite gerekçesiyle kesinti yapıldığı iddiasıyla Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a açık mektup gönderdi. Mektupta, ülke genelindeki üreticilerin ürün teslimi sırasında açıklanan fiyat ile nihai ödeme aşamasında hesaplarına yatırılan tutar arasındaki farka itiraz edildiği belirtildi. Vakfın aktardığına göre üreticilere, buğday teslimi sırasında kalite ölçüm cihazlarının kullanılmaması veya ölçüm sonuçlarının bildirilmemesi nedeniyle, kalite gerekçesiyle 47.500 ila 49.500 tümen arasında fiyat uygulanacağı önceden açıklanmadı. İlk teslim makbuzlarında teslim edilen tüm miktarların en yüksek fiyat olan 49.500 tümen üzerinden hesaplandığı, bunun da üreticilerde fiyatın bu seviyede kesinleştiği izlenimi oluşturduğu ileri sürüldü. Mektupta ayrıca nihai hesaplaşma sırasında, teknik gerekçe ve ön bildirim sunulmadan 47.500 tümenin altında daha düşük bir ortalama fiyat uygulandığı ve bu nedenle üreticilere yatırılan tutarların ilk makbuzlarla uyuşmadığı savunuldu. Vakıf, mali farkların acilen incelenmesini, fiyat hesaplama sürecinin gözden geçirilmesini, kalite ölçüm cihazlarının kullanımında tam şeffaflık sağlanmasını ve fatura tutarlarıyla nihai ödemeler arasındaki farkların belgelenerek üreticilere açıklanmasını talep etti. Mektupta bu uygulamanın kamu alım zincirine güveni ve gelecekteki üretim motivasyonunu zedeleyebileceği de belirtildi.

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor

Finlandiya hükümeti, tarım ürünleri üretici örgütlerinin birlikler kurmasına olanak sağlayacak yasa değişikliği teklifini parlamentoya taşıdı. Teklif, mevcut mevzuatın Avrupa Birliği piyasa düzenlemeleriyle uyumlu hâle getirilmesini ve üretici örgütleri birliklerinin Finlandiya’da kabul edilebilmesini öngörüyor. Bu birliklerin kabulünden Finlandiya Gıda Kurumu (Ruokavirasto) sorumlu olacak. Yasanın 2027 yılının başında yürürlüğe girmesi planlanıyor. Düzenleme, özellikle üreticilerin birlikte hareket etmesini, arzı merkezileştirmesini ve gıda zincirindeki pazar ile müzakere konumlarını güçlendirmesini amaçlıyor. Hükümete göre işbirliği yapıları, üreticilerin pazarlama faaliyetlerini ve ürünlerin piyasaya sunulmasını da geliştirebilir. Yasa değişikliği ihtiyacı, üretici örgütleri kurmaya hazırlanan tahıl üreticileriyle yapılan görüşmelerin ardından sonbaharda gündeme geldi. Hükümetin teklifine ilişkin istişare sürecinde olumlu görüş bildirildiği ve temel çözümlere yönelik eleştiri sunulmadığı aktarıldı. Tarım ve Orman Bakanı Sari Essayah, teklifin üreticilerin gıda zincirindeki işbirliği, pazar ve müzakere konumunu güçlendireceğini söyledi.

Badem Üretiminde 2026/2027 Kampanyası İçin Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Badem Üretiminde 2026/2027 Kampanyası İçin Rekor Beklentisi

Kuruyemiş sektörel masası, kabuklu badem üretiminin önceki kampanyada toparlandığını ve 2026/2027 kampanyasında 462.673 tonla tarihî rekor kırılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Ana Rodríguez başkanlığındaki toplantıda sektör temsilcileri, önceki kampanyanın üretim ve dış ticaret sonuçlarını değerlendirirken eylülde başlayan 2026/2027 kampanyasının ilk verilerini de ele aldı. Kabuklu badem üretimi tahmini, önceki kampanyaya göre %2,7, son beş kampanyanın ortalamasına göre ise %32,4 daha yüksek. Önceki kampanyada kabuklu badem üretimi 450.721 tona ulaşarak bir önceki kampanyanın %23, son beş kampanya ortalamasının %31 üzerine çıktı. Toparlanma, önceki yıllarda don ve kuraklık nedeniyle yaşanan düşük üretim dönemlerinin ardından geldi. Sektörün önceki kampanyadaki toplam üretimi 597.562 ton olarak hesaplandı ve bu miktar bir önceki kampanyaya göre %17,5 artış gösterdi. Antep fıstığı üretimi 34.017 tona yükselerek önceki kampanyaya göre %42, son beş kampanya ortalamasına göre %72 arttı. Kestane üretimi %7 düşüşle 89.374 tona inerken ceviz üretimi %7 artışla 20.453 tona ulaştı. Fındık üretimi ise 2.997 tonla 2024/25 kampanyasına göre %10 artsa da beş kampanya ortalamasının %50 altında kaldı. İspanyol kuruyemişlerine Avrupa Birliği'nde talebin arttığı, bademin sektör ihracat değerinin %90'ını oluşturduğu ve badem ticaretindeki fazlanın 307 milyon avroyu aştığı bildirildi. 2025/2026 kampanyasında organik kuruyemiş ekim alanı %25 artarken, artış bademde %29, Antep fıstığında %36 oldu. Yeni Antep fıstığı plantasyonlarının %50'si henüz üretime geçmezken toplantıda badem zararlılarıyla mücadele araçları da değerlendirildi.

Kanada ile Çin, Gümrük Vergisi Anlaşmasını 2028'e Uzattı
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

Kanada ile Çin, Gümrük Vergisi Anlaşmasını 2028'e Uzattı

Kanada ile Çin arasındaki gümrük vergisi anlaşması 2028’e kadar uzatıldı. Anlaşma, iki ülke arasındaki ticarette Kanada’nın tarım ve deniz ürünleri ihracatına yönelik düzenlemelerin sürdürülmesini sağlıyor. Uzatma kapsamında kanola küspesi ve bezelyenin yanı sıra ıstakoz ve yengeç üzerindeki gümrük vergileri düşürülecek. Kaynak, düzenlemenin Kanadalı çiftçiler için ihracat fırsatlarını artırmasının amaçlandığını belirtiyor.

Moldova'nın Agro-Gıda Ürünleri İçin Katar Pazarı Görüşmeleri Başladı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova'nın Agro-Gıda Ürünleri İçin Katar Pazarı Görüşmeleri Başladı

Moldova Ulusal Gıda Güvenliği Ajansı (ANSA) ile Katar Halk Sağlığı Bakanlığına bağlı Gıda Güvenliği Departmanı, 5 Kasım 2026'da çevrim içi teknik görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Moldova agro-gıda ürünlerinin Katar pazarına erişiminin kolaylaştırılması, ikili iş birliğinin güçlendirilmesi ve yeni ticari fırsatların belirlenmesi ele alındı. Toplantının öncelikli başlıklarından birini, Moldova menşeli hayvansal ürünlerin Katar'a ihracatında uygulanacak veteriner-sağlık şartlarının belirlenmesi oluşturdu. Taraflar, bu ticaret için gerekli veteriner sağlık sertifikalarının modellerinin koordine edilmesini de görüştü. ANSA, Moldova'daki işletmelerin Katar pazarına ilgi gösterdiğini ve teknik ya da idari engellerin belirlenmesi ve kaldırılması sürecini, yetkileri ile uluslararası gıda güvenliği standartları çerçevesinde desteklemeye hazır olduğunu bildirdi. Görüşmede ayrıca Katar'da kurulmasına karar verilen Genel Gıda Güvenliği Otoritesinin, yetkili kurumlar arasındaki diyaloğu ve iş birliğini güçlendirebileceği değerlendirildi. ANSA, bu yeni kurumsal yapının bilgi alışverişini kolaylaştırabileceğini ve tüketici sağlığının yüksek düzeyde korunması koşuluyla ticari değişimleri destekleyebileceğini belirtti. Taraflar, ANSA ile Katar'ın gelecekteki Genel Gıda Güvenliği Otoritesi arasında bir Mutabakat Zaptı hazırlanmasının ve imzalanmasının uygunluğu konusunda ortak anlayışa vardı. Belgenin gıda güvenliği alanında kurumsal iş birliği çerçevesi oluşturması ve bilgi paylaşımını kolaylaştırması öngörülüyor. Taslağın hazırlanması ve sonuçlandırılması için gerekli istişarelerin yakın dönemde başlatılması kararlaştırıldı. Mutabakatın imzalanması veya Moldova ürünlerinin Katar'a fiili ihracatının başlaması için tarih açıklanmadı.

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Veitingageirinn · Özgün haber

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı

İzlanda’daki Rekstrarvörur ehf (RV) ile yazılım şirketi Metta, restoran, yemekhane, otel ve diğer gıda işletmelerine yönelik dijital iç denetim çözümleri geliştirmek üzere iş birliği başlattı. Ortaklık kapsamında RV’nin hijyen ve işletme ürünleri, Metta’nın gıda güvenliği süreçlerini dijitalleştiren sistemiyle birleştirilecek. Şirketler, uygulamanın büyük mutfakların günlük işleyişini kolaylaştırmasını ve iç denetim süreçlerini daha düzenli yürütmesini amaçlıyor. Metta’nın sistemi, HACCP ve iyi üretim uygulamaları kapsamındaki iç denetim işlemlerini basılı dosya ve kâğıtlar yerine tek bir dijital ortamda topluyor. Kablosuz sensörler soğutucu ve dondurucuların sıcaklığını izliyor; sıcaklık belirlenen sınırların dışına çıktığında bildirim gönderiyor. Çalışanlar temizlik, açılış ve kapanış işlemleri için tablet veya telefonlardaki dijital kontrol listelerini kullanabiliyor. Hammaddelerde ya da ekipmanlarda ortaya çıkan sapmalar da sistem üzerinden kaydedilip izlenebiliyor. RV’nin hijyen ürünleri Metta’nın kimyasal envanterine entegre edilecek ve bu ürünlere ait güvenlik bilgi formları sisteme otomatik olarak eklenecek. RV Genel Müdürü Sigurlaug Þóra Kristjánsdóttir, iş birliğiyle müşterilere hijyen ve işletme ürünlerinin yanı sıra iç denetimi sağlık denetimi gereklerine uygun biçimde yönetmeye yardımcı olacak bir araç sunmayı hedeflediklerini belirtti. Metta’nın kurucusu Árni Már Valmundarson ise sistemin gıda sektöründeki profesyonellerle geliştirildiğini ve farklı büyüklükteki işletmelere uygun olduğunu söyledi. Ortaklık kapsamında özelleştirilmiş çözümlerin RV müşterilerine kısa süre içinde sunulması bekleniyor.

ABD'de Yemek Teslimat Robotları Saldırı ve İşletim Sorunlarıyla Karşılaşıyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de Yemek Teslimat Robotları Saldırı ve İşletim Sorunlarıyla Karşılaşıyor

ABD'nin farklı şehirlerinde yemek teslimat robotları tekmeleniyor, devriliyor ve bu anları gösteren videolar çevrimiçi paylaşılıyor. Philadelphia'da bir Uber Eats robotu Mart 2026'nın sonlarında iki kez tekmelendi; ikinci müdahale robotun bir otoparkın yakınında devrilmesine yol açtı. Los Angeles ve diğer şehirlerde de robotların kasten devrildiğini veya tekmelendiğini gösteren görüntüler yayıldı. Philadelphia'daki başka bir olayda polis, 14 Ekim'de Uber Eats teslimat robotunun yolunu kasten kesen 78 yaşındaki emekli Pennsylvania Üniversitesi profesörü Carolyn Marvin'i gözaltına aldı. Marvin, şirketlerin insan teslimat çalışanlarının yerine makineleri koymasını protesto ettiğini söyledi. Kaynakta aktarıldığına göre Pennsylvania yasası, teslimat robotlarının yaya alanlarında yayalara yol vermesini gerektiriyor. Marvin'in gözaltına alınmasının, polis talimatlarına uymayı reddetmesinin ardından gerçekleştiği belirtildi. Sorunlar yalnızca saldırılarla sınırlı kalmadı. Eylül 2026'da Chicago'da en az bir düzine Coco robotu Lincoln Park yakınındaki bir kaldırımda birbirine dolanmış halde görüldü. Coco, olayın birkaç robotun aynı anda yeniden yönlendirilmesine neden olan bir dağıtım hatasından kaynaklandığını, sorunu dakikalar içinde giderdiğini ve tekrarını önlemek için önlemler eklediğini açıkladı. Mayıs 2026'da başka bir teslimat robotunun trafik sinyaline aykırı biçimde yaya geçidine girdiği ve bir kamyon tarafından çarptığı, hasar görmesine rağmen hareket etmeyi sürdürdüğü bildirildi. Çevrimiçi videolar saldırıların yaygın olduğu izlenimini verse de kaynakta bunun tüm sektörü temsil etmeyebileceği belirtiliyor. Serve Robotics CEO'su Ali Kashani, Nisan 2026'da yaklaşık 100.000 seferin %1'inden azında kötü muamele yaşandığını söyledi. Bu oran şirketin kendi deneyimine dayanıyor ve sektörün tamamındaki durumu göstermiyor. Şirketler buna rağmen filolarını büyütüyor. Serve Robotics, 2025 sonu itibarıyla 2.000 robot konuşlandırdığını ve Uber Eats ile DoorDash gibi teslimat platformlarıyla çalıştığını bildirdi. Coco ve Avride da genişleme çalışmalarını sürdürüyor. Robotlar kaldırımlarda kameralar ve sensörlerle ilerliyor; müşteriler teslimatlarını uygulamadan takip edip yiyecek bölmesini açıyor.

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti

Macaristan hükümeti, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki çiftçilerin Macaristan'da üretilen tarım makinelerini satın alması için sağlanan hibe programını iptal etti. Banjaluka merkezli Progresus Vakfı, 16 Ekim'de başvuru çağrısının uygulanmasını durdurduğunu açıkladı. Kararın, Macaristan hükümetinin Viktor Orban hükümeti döneminde 2025'te alınan hibe kararını yürürlükten kaldırmasından kaynaklandığı bildirildi. Yalnızca Sırp Cumhuriyeti'ndeki tarım üreticileri için başlatılan program, 2021'de Viktor Orban ile Sırp Cumhuriyeti'ndeki iktidar koalisyonunun lideri Milorad Dodik arasındaki görüşmenin ardından uygulamaya konulmuştu. Başvuru çağrısı, son başvuru tarihi 13 Nisan olmasına rağmen yalnızca beş gün sonra kapatıldı. Progresus, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki üretici ve işleyicilerden 1.025 başvuru geldiğini açıkladı. Program kapsamında çiftçilere 2.500 ila 25.000 avro arasında, satın alma bedelinin en fazla %70'i oranında destek verilmesi öngörülüyordu. Başvuru sahiplerinin bedelin en az %30'unu kendilerinin karşılaması gerekiyordu. Destek yalnızca Macaristan'da üretilen yeni makineler, ekipmanlar ve aletler için kullanılabiliyor; Bosna-Hersek Federasyonu'ndaki çiftçiler programa başvuramıyordu.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Avrupa Komisyonu AB Genelinde Kriz Hazırlığı İçin Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu AB Genelinde Kriz Hazırlığı İçin Gıda ve Su Stoku Önerdi

Avrupa Komisyonu, daha sık ve karmaşık hale gelen krizlere karşı Avrupa Birliği genelinde vatandaşların ve kurumların hazırlığını güçlendirmek amacıyla yeni önlemler başlattı. Öneriler arasında her hane üyesi için üç gün boyunca günlük en az 2–3 litre içme suyu bulundurulması, temel hijyen ve evcil hayvanlar için de küçük bir ek stok hazırlanması yer alıyor. Komisyonun hazırlık listesinde, pişirme veya soğutma gerektirmeden tüketilebilen üç günlük bozulmayan gıda stoğu da bulunuyor. Konserve ürünler, enerji barları, kraker ve kuru meyvenin yanı sıra manuel konserve açacağı bulundurulması isteniyor. Temel ilk yardım malzemeleri ve düzenli kullanılan reçeteli ilaçlar için stok hazırlanması da öneriliyor. Elektrik kesintilerine karşı mum yerine el feneri veya LED lamba ve yedek pillerin tercih edilmesi tavsiye edilirken, mobil ağlar, internet ve elektrik kesilirse sivil savunma talimatlarını alabilmek için pilli ya da kurmalı bir radyo bulundurulması öneriliyor. Dolu bir taşınabilir şarj cihazı, önemli belgelerin kâğıt kopyaları, sınırlı miktarda nakit ve acil tahliye çantasında sıcak giysi, termal örtü ile düdük bulunması da listenin diğer unsurları arasında yer alıyor.

Güney Kıbrıs’ta Halkın %47’si Gıda ve Sağlık Harcamalarını Kıstı
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber

Güney Kıbrıs’ta Halkın %47’si Gıda ve Sağlık Harcamalarını Kıstı

Kıbrıs’ta enerji fiyatlarındaki artışlar hanehalklarının temel harcamalarını etkiledi. Avrupa Yatırım Bankası’nın İklim Araştırması’na göre, Kıbrıs’taki halkın %47’si artan enerji maliyetleri nedeniyle gıda veya sağlık harcamalarını azalttığını bildirdi. Bu oran, Avrupa Birliği genelindeki %38’lik ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Araştırmada Kıbrıs’taki katılımcıların %47’si, alışveriş ve tıbbi randevular gibi temel ihtiyaçlar için otomobil kullanımını da sınırladığını belirtti. Bu alanda AB ortalaması %31 olurken, araştırmaya göre diğer hiçbir üye ülkede daha yüksek bir oran kaydedilmedi. Ayrıca Kıbrıs’taki katılımcıların %72’si elektrik, doğal gaz, yakıt veya ısınma petrolü fiyatlarındaki artışların son 12 ayda satın alma gücünü önemli ölçüde azalttığını söyledi; AB ortalaması %60 oldu. Enerji dönüşümüne ilişkin beklentiler ise daha olumlu oldu. Kıbrıs’taki katılımcıların %88’i dönüşümü acil görürken, %55’i daha düşük enerji faturaları bekledi. Katılımcıların %89’u dönüşümün daha düşük veya daha istikrarlı enerji fiyatları sağlayacağını, aynı oranda kişi de ithal petrol ve doğal gaza bağımlılığı azaltacağını düşündü. Ipsos bva tarafından 27 AB ülkesinde 23 bin kişiyle yapılan araştırmada Kıbrıs örneklemi, 16 yaş ve üzeri 500 kişiden oluştu.

Türkmenistan Borsasında Türkiye’den Girişimciler 1,8 Milyon Dolarlık Pamuk Lifi Anlaşması Yaptı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan Borsasında Türkiye’den Girişimciler 1,8 Milyon Dolarlık Pamuk Lifi Anlaşması Yaptı

Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası’nın 26 Ekim’deki işlem seansında tekstil sektörüne yönelik bir dış ticaret işlemi tamamlandı. Borsa açıklamasına göre Türkiye’den girişimciler, pamuk lifi satın almak üzere yerel işletme temsilcileriyle anlaşmaya vardı. İşlemin yaklaşık değeri 1,8 milyon dolar olarak bildirildi. İşlemin gerçekleştiği Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası (SCRMET), ülkedeki emtia ticaretinin başlıca organize pazarlarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Borsa, düzenli seanslarda yerli üreticileri, ihracatçıları ve yabancı alıcıları bir araya getiriyor; işlem portföyünde tekstil ve pamuk ürünlerinin yanı sıra petrokimyasallar, polimerler, inşaat malzemeleri, makineler ve kimyasal ürünler de bulunuyor. SCRMET ayrıca ihracat ve ithalat sözleşmelerini kaydediyor ve platformda gerçekleşen işlemlere dayalı resmî kotasyonlar yayımlıyor. Bu kotasyonlar, işlem gören emtiaların değerleri ile ilgili piyasalar hakkında bilgi sağlayarak borsa üzerinden yapılan ticaretin bileşimi ve yönü için gösterge oluşturuyor.

Gürcistan’da Mevsimsel Hayvan Sevki İçin 7 Veteriner Gözetim Noktası Faaliyette
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Mevsimsel Hayvan Sevki İçin 7 Veteriner Gözetim Noktası Faaliyette

Gürcistan Ulusal Gıda Ajansı, hayvanların mevsimsel meralara sevki sırasında dış parazitlere karşı veteriner uygulaması başlattı. Ajans veterinerleri, hayvanları ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere yılda iki kez, biyogüvenlik kurallarına uyarak işliyor. Yetkili açıklamasına göre bu yıl yaklaşık 503 bin küçükbaş ve büyükbaş hayvan işlemden geçirildi. Uygulama, hayvanların sağlığının korunması ve hastalıkların yayılma riskinin azaltılması amacıyla yürütülüyor. Ajans yetkilisi, hastalık riskindeki azalmanın ekonomik kayıpların önlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Kaheti, Kvemo Kartli ve Mtsheta-Mtianeti bölgelerinde, hayvan geçiş güzergâhlarının kritik noktalarında yedi veteriner gözetim noktası bulunuyor. Noktalarda dezenfeksiyon ve yıkama havuzları, dezenfeksiyon duşları, su depoları ve veteriner birimleri yer alıyor. Hayvanların işleminde yüksek standartlı insektisit-akarisit preparatlar kullanılıyor. Ulusal Gıda Ajansı uzmanları, söz konusu hizmeti çiftçilere ücretsiz sunuyor.

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor

Avrupa Komisyonu, Arnavutluk’un gıda güvenliği kontrol sisteminde resmi laboratuvarların işleyişi, pestisit kalıntılarının izlenmesi ve süt kalitesinin denetlenmesi dahil önemli eksiklikler bulunduğunu bildirdi. Komisyonun Arnavutluk raporuna göre resmi laboratuvarlar henüz Avrupa Birliği gerekliliklerine göre belirlenmiş değil ve bazı gıda kategorilerinde sonuçların güvenilirliğini sağlayacak doğrulanmış test yöntemleri bulunmuyor. Raporda, resmi laboratuvar ağının kapasitesinin güçlendirilmesi, akreditasyon çalışmalarının tamamlanması ve analiz yöntemlerinin doğrulanması gerektiği belirtildi. Komisyon ayrıca sınır noktalarındaki kontrollerin AB gereklilikleriyle uyumlu hale getirilmesini, yasal ihlal durumlarında uygulamanın güçlendirilmesini ve kontrol verilerinde şeffaflığın artırılmasını istedi. Pestisit kalıntılarının ülke genelinde izlenmesinin geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Süt sektöründe de eksiklikler tespit edildi. Komisyon, mevcut önlemlerin Avrupa gerekliliklerini karşılamak için yeterli görülmediğini belirterek süt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik ulusal bir program hazırlanmasını istedi. Hayvan yemi alanında ise ilgili kuralların uyumlaştırılmasında ilerleme rapor edilmediği ve standartların uygulanması için daha fazla çalışma gerektiği kaydedildi. Arnavutluk’un 2026 yılı ulusal kalıntı izleme planını hazırladığı ve gıda işletmelerinin değerlendirilip sınıflandırılması sürecini başlattığı aktarıldı. Bununla birlikte Komisyon, resmi kontrollerin ve risk yönetiminin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Haziran 2026’da yeni resmi kontroller yasasının kabul edilmesine rağmen sistemin kurumsal reformlara ihtiyaç duyduğu değerlendirmesi yapıldı. Komisyonun önerileri arasında gıda otoritesi ile veterinerlik ve bitki koruma otoritesinin birleştirilmesi de bulunuyor. Rapora göre ürünlerin izlenebilirliği ve bazı hayvan hastalıklarının izlenmesinde de eksiklikler sürüyor; laboratuvar kapasitesi ve veri analizi henüz tam olarak geliştirilmiş değil. Hayvansal yan ürünlerin toplanması, depolanması ve işlenmesi için AB standartlarıyla uyumlu bir sistemin henüz kurulmadığı belirtildi. Komisyon, mevzuatın iyileştirilmesi yönünde adımlar atıldığını ancak uygulamanın hâlâ zorluk oluşturduğunu değerlendirdi.