ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 3

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı

Kuzey Makedonya’nın eski Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AHV) yöneticisi Zoran Atanasov, koyun ve keçi çiçeği salgınının ekonomik etkisine ilişkin yaklaşık 1,4 milyon avroluk zarar hesabı yaptı. Zelenaberza’nın yayımladığı kişisel analiz, kesinleşmiş resmî zarar bilançosu niteliğinde değil. Atanasov, hastalığın Ocak 2026’da doğrulandığını ve temmuzda ülkenin sekiz bölgesinden dördünde tespit edildiğini belirterek mücadele önlemlerinin uygulanmasını eleştirdi. Atanasov’un WAHIS’e dayandırdığı 28 Ağustos verilerinde, hastalık görülen yerlerde 9.618 duyarlı hayvan ve bunların içinde 4.948 itlaf kaydı bulunuyor. Yaklaşık 1,403 milyon avroluk hesabı, 9.618 hayvanın her birine 9.000 Makedon denarı değer verilmesine dayanıyor. Dolayısıyla bu hesap yalnızca itlaf edildiği bildirilen hayvanların değeriyle eş tutulamaz. Hayvan başına 3.000 denarlık destek ile süt, peynir ve kuzu gelirlerinin kaybı hesaba dahil edilmemiş. Analizde, AHV’nin 17 Ağustos açıklamasında Türkiye’den 500.000 doz aşı bağışının kararlaştırıldığının bildirildiği aktarılıyor. Ayrıca 5 Ekim’de Avrupa Komisyonu tarafından onaylandığı açıklanan 450.000 dozdan söz ediliyor. Bunlar farklı açıklamalardaki miktarlar; aynı tedarik veya tamamlanmış teslimat olarak birleştirilmiyor. Atanasov, 10 Ekim’de aşıların 11 veya 12 Ekim’de geleceğinin söylendiğini hatırlatarak teslim durumunun, aşılama planının ve uygulama takviminin açıklanmasını istedi.

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması

Endonezya’nın Kuzey Sumatra bölgesindeki Deli Serdang Kabupateni’ne bağlı Tembung ilçesinde, PT UDS’ye ait pirinç tesisinde etiket bilgilerindeki besin içeriğiyle uyuşmadığı öne sürülen güçlendirilmiş pirinçler için soruşturma başlatıldı. Satgas Pangan Polri ile Badan Pangan Nasional (Bapanas) tarafından yürütülen incelemede, şirketin Mart-Ağustos 2026 döneminde yaklaşık 525 ton ürün ürettiği tahmin edildi. Üretimin ekonomik değeri 14,175 milyar Endonezya rupisi olarak hesaplandı. İnceleme kapsamında Golden Number 111 Merah, Golden Number 111 Biru, Penari Bangkok ve Ikan Mas Cupang markalarından örnekler alındı. Laboratuvar sonuçlarına göre dört ürünün kalite ve besin içeriği, ambalajlarda yer alan bilgilerle uyuşmadı. Bapanas, bulguları hukuki süreç için Bareskrim Polri’ye bildirdi. Satgas Pangan Polri Başkanı Suhasto, güçlendirilmiş pirincin mikro besin ihtiyacını karşılamaya, anemi ve bodurluğun önlenmesini desteklemeye yönelik olduğunu söyledi. İçeriğin standartlara ve ambalajdaki beyanlara uymamasının bu amacı sınırlayabileceğini, ürünlerin uzun süre düzenli tüketilmesi hâlinde tüketiciler için risk oluşturabileceğini belirtti. Polis, Bapanas ve PT UDS yetkililerinin de aralarında bulunduğu 12 kişinin ifadesini aldı. Tanık ifadeleri, uzman görüşü ve laboratuvar sonuçları temelinde en az iki delil bulunduğu değerlendirilerek dosya soruşturma aşamasına taşındı.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

Ukrayna ve Türkiye, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışacak
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber

Ukrayna ve Türkiye, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Karadeniz tahıl koridoru üzerinde çalışma konusunda anlaştıklarını açıkladı. Zelenski, görüşmede Karadeniz’e ilişkin yeni fikir ve önerilerin yanı sıra gıda güvenliği konusunun ele alındığını belirtti. Tarafların hedefinin, koridorun oluşturulması ve etkili biçimde işletilmesi olduğu aktarıldı. Zelenski, Ukrayna ile Türkiye’nin yeni ortak sanayi ve ekonomik projeler hazırladığını da söyledi. İki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşmasının yürürlüğe girdiğini belirten Zelenski, bunun Ukrayna ve Türkiye iş dünyası için yeni imkânlar açacağını ifade etti. Görüşmede enerji ve altyapı alanları da gündeme gelirken, Türkiye’deki enerji şirketleriyle temasların ardından jeneratör ve diğer enerji ekipmanı tedarikinin artırılmasının beklendiğini söyledi. Erdoğan ise Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasına ilişkin görüş alışverişinde bulunulduğunu belirterek sivil gemilere yönelik saldırıların kabul edilemeyeceğini söyledi. Zelenski’nin aktardığı önceki görüşmelere göre Ukrayna, tarım ürünleri ihracatını da kapsayacak sivil deniz taşımacılığının açılması için Türkiye, Mısır ve Hindistan ile temas yürütüyor. Bu ülkeler, kendi bayraklarını taşıyan gemilerle güvenli taşımacılığa katkı sunmayı önerirken, Zelenski Rusya’nın plana karşı çıktığını belirtti.

ABD’li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteği Ekonomik Baskıyla Sarsılıyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteği Ekonomik Baskıyla Sarsılıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

ABD’de düşük tarım fiyatları ve yükselen üretim maliyetleri, geleneksel olarak Cumhuriyetçileri destekleyen çiftçilerin siyasi bağlılığını zorluyor. Donald Trump, ara seçimler öncesinde önemli bir seçmen grubunu yanında tutmak amacıyla çiftçilere 8 milyar ABD dolarlık destek paketi sunuyor. Goshen’deki üreticiler yakıt, iş gücü ve diğer girdilerin maliyetlerinden, ayrıca ürün fiyatları üzerindeki sınırlı etkilerinden şikâyet ediyor. Haberde, paketin kısa vadeli destek sağlayabileceği ancak yüksek maliyetler ve borçluluk gibi temel sorunları çözmeyebileceği aktarılıyor.

Kazvin’den Türkiye’ye 60 Bin Süs Balığı İçin İhracat İzni
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Kazvin’den Türkiye’ye 60 Bin Süs Balığı İçin İhracat İzni

Kazvin İl Veterinerlik Genel Müdürlüğü, Mehr ayındaki işlemler kapsamında Türkiye’ye 60 bin adet süs balığının ihracatı için sağlık izni verdi. Müdürlük, uzmanlık testleri yapılıp sevkiyatların sağlıklı olduğunun belirlenmesinin ardından izinlerin düzenlendiğini bildirdi. Aynı dönemde Pakistan’a 125 ton, Suriye’ye 175 ton süt ürünü için sağlık ihracat izinleri verildi. Ayrıca 9 bin 960 yumurtacı piliç ile 25 ton dondurulmuş tavuk için ihracat izinleri ve Irak’a canlı hayvan taşınması amacıyla 19 izin çıkarıldı. Türkiye, Rusya ve Afganistan’a canlı hayvan ve evcil hayvan taşınması için de dört izin düzenlendi. Yetkili, tüm ihracat yüklerinin gerekli testlerden ve sağlık onayından geçirilerek varış ülkelerinin standartlarına uygunluğunun kontrol edildiğini belirtti.

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı

Fildişi Sahili’nin siyasi başkenti Yamoussoukro’da, Fas’taki Mohammed VI Politeknik Üniversitesi (UM6P) ile Félix Houphouët-Boigny Ulusal Politeknik Enstitüsü (INP-HB), dijital tarım mesleklerine odaklanan Digital Farming School’u (DFS) açtı. Okul, OCP Africa’nın desteği ve LEET Initiative’in katkısıyla kuruldu. INP-HB bünyesinde faaliyet gösterecek DFS, tarımın dijital dönüşümü için Fildişili ve daha geniş anlamda Afrikalı yetenekler yetiştirmeyi amaçlıyor. Girişim, 2023’te Fildişi Sahili devleti ile OCP Grubu arasında başlatılan ortaklık kapsamında geliştirildi. Eğitim modeli tarım bilimleri, bilgisayar programlama ve girişimciliği bir araya getiriyor. Amaç, Afrika tarımının koşullarına uyarlanabilecek teknolojik çözümler tasarlayıp geliştirebilen yetenekler yetiştirmek. Proje, gıda sistemlerinin dönüşümünü; verim artışı, tarımsal uygulamaların gelişmesi, kaynakların daha iyi yönetilmesi ve tarım değer zincirlerinde değer yaratılmasıyla birlikte ele alıyor. DFS’nin ilk öğrenci grubunun 9 Kasım’da başlaması ve 50 katılımcıdan oluşması planlandı. Bu grup için yürütülen başvuru kampanyası yaklaşık 4.000 başvuru aldı. Programda uygulamalı öğrenme öne çıkacak; öğrenciler, teknolojik çözümleri Afrika tarımının gerçeklerine göre geliştirmek, denemek ve uyarlamak için 170 hektarlık deneysel çiftlikten yararlanacak. İki yıllık eğitim, tarla uygulamalarını merkeze alan “Learning by farming” yaklaşımına dayanıyor. Program teknik becerilerle sınırlı kalmayacak; girişimcilik ve kuluçka desteğiyle eğitim sırasında geliştirilen projelerin somut ekonomik uygulamaları araştırmasına imkân tanıyacak. Tarım işletmeleri ve ilgili şirketlerin de piyasa ihtiyaçlarının belirlenmesine ve üretim kollarının koşullarıyla bağlantılı projelerin oluşturulmasına katkı sunması öngörülüyor. UM6P Başkanı Hicham El Habti, Afrika tarımında bilginin kaynakların mevcudiyeti kadar değer yaratacağını belirterek yeteneklerin yetiştirilmesi ile bilgi üretiminin birlikte ilerlemesi gerektiğini söyledi. INP-HB Genel Müdürü Moussa Abdoul Kader Diaby ise büyük dönüşümlerin ortaklık, güven ve uzmanlıkların tamamlayıcılığıyla kurulabileceğini ifade etti. Açılış sonrasında Afrika’da dijital tarımın yeni nesil liderlerinin yetiştirilmesine ilişkin bir panel düzenlendi. DFS, UM6P ile INP-HB arasındaki akademik ve bilimsel iş birliklerini genişleten girişimlerden biri olarak sunuldu; bu iş birlikleri arasında Yamoussoukro’da Şubat 2026’da açılan Green Energy Park Maroc–Côte d’Ivoire da yer alıyor.

Kazakistan Süt Üretimini Yeni Çiftlik Projeleriyle Artırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Süt Üretimini Yeni Çiftlik Projeleriyle Artırmayı Planlıyor

Kazakistan, yeni süt çiftlikleri kurulması ve hayvancılığın geliştirilmesi yoluyla süt üretimini artırmayı planlıyor. Qazinform’un Tarım Bakanlığı basın servisine dayandırdığı habere göre, Tarım Bakanı Aidarbek Saparov başkanlığındaki toplantıda Cumhurbaşkanının yıllık Ulusa Sesleniş konuşmasında belirlenen görevlerin uygulanması için öncelikli adımlar ve pratik mekanizmalar ele alındı. Bakanlık, üretim artışının yanı sıra tarım sektöründe yapısal dönüşüm, derin işleme, yeni tesisler, verimlilik ve teknoloji yatırımlarına odaklanıyor. Bakan Yardımcısı Azat Sultanov’un açıkladığı plan kapsamında, çiftçilerin uygun maliyetli finansmana erişiminin kamu bütçesi kaynaklarıyla ticari finansmanın birleştirilmesi yoluyla geliştirilmesi öngörülüyor. Kaynakların hayvancılığa, tarımsal depolama ve işleme tesislerine yönlendirilmesi planlanırken, traktör ve biçerdöverler için KazAgroFinance aracılığıyla imtiyazlı kiralamanın sürdürülmesi, hayvan alımı için imtiyazlı kredi mekanizmasının ise değerlendirilmesi bekleniyor. Bu mekanizma için 2027’de ek finansman planlanıyor. Kazakistan genelinde toplam yıllık kapasitesi 462.000 ton süt olan 71 süt çiftliği projesi yürütülüyor. Yeni devreye alınan tesislerin bu yıl sonuna kadar tasarlanan kapasitelerinin %70’ine ulaşması, tam kapasiteye ise gelecek yıl erişmesi bekleniyor. Ayrıca 2027 proje havuzuna, toplam yıllık kapasitesi 228.000 ton olan 21 süt çiftliği projesi alındı. Hayvancılık alanında üretim döngüsünün tamamını kapsayan altı entegre et üretimi kümesinin kurulması için de çalışmalar sürüyor. Toplantıda tarımsal işleme, depolama altyapısı ve dijitalleşme de gündeme geldi. Saparov, bölgesel yönetimlerden yatırımcıları, finansman kaynaklarını, uygulama takvimini ve beklenen ekonomik faydaları içeren somut teklifler istedi. Tekliflerin ekonomik hesaplamalarla desteklenmesi ve pratik sonuç üretmesi gerektiği belirtildi.

Paraguay'da Pirinç Üretimi Ekonomiyi Destekliyor, İhracat 251 Milyon Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay'da Pirinç Üretimi Ekonomiyi Destekliyor, İhracat 251 Milyon Dolara Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Paraguay'da pirinç üretimi, özellikle ülkenin iç kesimlerindeki topluluklarda ekonomik hareketliliğin önemli kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Paraguay Pirinç Üreticileri Federasyonu (Feparroz) Başkanı Reinerio Franco, pirincin dünya genelindeki başlıca kalori kaynaklarından biri olduğunu, ancak Paraguay'da tüketimin diğer bazı ülkelere göre daha düşük kaldığını belirtti. Franco, pirincin her hektarda yarattığı ekonomik hareketliliğin bazı geniş tarla bitkilerinden daha yüksek olduğunu söyledi. 2026 kampanyası için ülke genelindeki pirinç ekim niyeti yaklaşık 200.000 hektar olarak öngörülüyor. Üretim, Tebicuary Nehri havzası ile Paraguay Nehri kıyısında, Ñeembucú ve Villeta çevresindeki alanlarda yoğunlaşıyor. Bununla birlikte ekim alanları Chaco gibi yeni bölgelere doğru genişliyor. Bu bölgede olumlu sonuç veren deneyimler bulunurken, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilebilecek yatırım projelerinden de söz ediliyor. Franco, Paraguay'ın hem ekili alanı hem de pirinç üretim hacmini artırabilecek koşullara sahip olduğunu ifade etti. Dış ticarette Paraguay pirinci, 2026'nın ocak ayından ekim ayının ilk yarısına kadar 251 milyon ABD doları gelir sağladı. Caparroz raporuna dayandırılan bu tutar, 2025'in aynı dönemindeki 293 milyon dolara göre %14,5 düşüş anlamına geliyor. Buna karşılık ihracat hacmi %1 artarak 1.100.419 tona çıktı; geçen yıl aynı dönemde 1.088.303 ton gönderilmişti. Paraguay pirincinin başlıca ihracat pazarları arasında Brezilya, Şili, Panama, Kosta Rika ve Gambiya yer alıyor.

Bulgaristan’da Temel Gıda Fiyatlarında İstikrar Açıklaması
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Temel Gıda Fiyatlarında İstikrar Açıklaması

Bulgaristan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi, Yatırımlar ve Sanayi Bakanı Alexander Poulev, temel gıda fiyatlarının istikrar kazandığını söyledi. Bulgaristan Ulusal Televizyonu’na verdiği röportajda Poulev, bu ürünlerde enflasyonun yaklaşık %0 ile 0,5 arasında seyrettiğini, oranın en fazla %1’e çıktığını belirtti. Poulev, 2025’te neredeyse tüm ürün kategorilerinde fiyatların %100 arttığını söyledi. Bu artışı önceki hükümetin fiyat kontrolü uygulamamasına bağlayan Poulev, Bulgaristan’ın avro bölgesine katılımı öncesinde yaşandığını söylediği fırsatçılığın da fiyatları etkilediğini savundu. Poulev ayrıca Rekabeti Koruma Komisyonunun perakende zincirleri hakkında soruşturmalar başlattığını ve beklenen cezaların perakendecilerin cirosunun %10’una yaklaşabileceğini açıkladı. Parlamento ile iş birliği içinde 32 haksız ticari uygulamanın tanımlandığını belirten Poulev, yedi depo tesisinde usulsüzlük tespit edildiğini ve dört merkezi mutfağın kapatıldığını söyledi. Hükümetin, Bulgar çiftçileri desteklemek ve Bulgar ürünlerinin raflara erişimini artırmak için Bulgaristan Kalkınma Bankası ile finansal araçlar geliştirdiği aktarıldı.

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ve Rusya Tarım Ticareti İş Birliğini Genişletiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tayland, tarım ve gıda güvenliği alanında Rusya ile iş birliğini genişletmek ve karşılıklı ticaret fırsatlarını artırmak için yeni pazar olanaklarını değerlendiriyor. Tarım ve Kooperatifler Bakanı Suriya Juangroongruangkit, 31 Ekim 2026'da Bangkok'ta düzenlenen 2. Rusya-Tayland Yatırım Forumu'nda yaptığı konuşmada, tarım ürünleri ticareti ve düzenlemelerin gıda güvenliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekti. İki taraf, ülkelerinin farklı güçlü yönlerini bir araya getirerek tarım ve gıda sistemlerini geliştirme, ürünlere katma değer kazandırma ve ticareti büyütme potansiyeli bulunduğunu belirtti. Tayland yönetimi, iklim değişikliği ile tedarik zincirlerindeki belirsizliklere karşı güvenilir ticaret ortaklarından oluşan ağlar kurmayı, tarım ve gıda ürünlerinde tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve lojistik sistemlerini daha verimli hâle getirmeyi öncelikli görüyor. Suriya, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Vladimir Ilichyov, Krasnodar yöneticisi ve Rusya'nın Tayland Büyükelçisi ile tarım ve gıda alanındaki iş birliğinin genişletilmesini görüştü. Tayland, Rusya pazarında evcil hayvan yemi, işlenmiş su ürünleri, taze ve işlenmiş tropikal meyveler ile pirinç için pazar erişimini ve ihracatı artırmayı hedefliyor. Rusya tarafı ise Tayland'a üst segment sığır eti, tahıl, buğday, deniz ürünleri ve özellikle kolza yağı göndermeye ilgi gösteriyor. Ürün gruplarına ilişkin ayrıntıların, ileride yapılacak Tayland-Rusya tarım toplantıları kapsamında ele alınacağı bildirildi. Prachachat Turakij'in aktardığı verilere göre iki ülke arasındaki tarım ürünleri ticareti 2025'te 8.228 milyon bahta ulaştı. Ticaret yıllık ortalama %7,76 artarken Tayland, Rusya karşısında sürekli ticaret fazlası verdi. Rusya, Tayland'ın tarım ürünleri ticaret ortakları arasında 34. sırada bulunuyor. 2023-2025 döneminde iki ülkenin tarım ticareti, Tayland'ın dünya ile gerçekleştirdiği tarım ürünleri ticaretinin %0,32'sini oluşturdu.

Tayland ile Butan, Sağlık, Tarım Finansmanı ve Temiz Enerjide İşbirliği Belgeleri Düzenledi
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ile Butan, Sağlık, Tarım Finansmanı ve Temiz Enerjide İşbirliği Belgeleri Düzenledi

Tayland ile Butan, sağlık, tarım finansmanı ve temiz enerji alanlarında üç işbirliği belgesi imzaladı veya belge alışverişinde bulundu. Tayland hükümeti sözcüsünün açıklamasına göre tören, Butan’ın başkenti Thimphu’daki Pemako Oteli’nde 31 Ekim 2569’da düzenlendi. İşbirliğinin, iki ülke halkı için ekonomik fırsatlar yaratması ve yaşam kalitesini yükseltmesi hedefleniyor. Tarım finansmanına ilişkin mutabakat, Tayland Tarım ve Tarım Kooperatifleri Bankası ile Bhutan Development Bank Limited arasında imzalandı. Düzenleme, sürdürülebilir tarımı desteklemek üzere yeşil kredilerin geliştirilmesinin yanı sıra kredi risk değerlendirme sistemleri, uluslararası para transferi hizmetlerinin birbirine bağlanması ve tarım ürünleri ile topluluk ürünlerinin ticaretinin teşvik edilmesini kapsıyor. Bu başlıkların, iki ülkedeki çiftçiler ile küçük işletmelerin finansal hizmetlere erişimini ve ticari kanallarını genişletmesi amaçlanıyor. Temiz enerji alanındaki belge ise Tayland’ın ekonomik kalkınma işbirliğinden sorumlu kuruluşu, Butan Maliye Bakanlığı ve Norion Renewable Energy Limited arasında yürütülecek. Taraflar, Butan’daki 100 megavatlık Tareythang tarım-güneş enerjisi projesinin fizibilite çalışmasını gözden geçirmek ve ayrıntılı tasarımını hazırlamak için teknik yardım sağlamayı planlıyor. Sağlık mutabakatı da evrensel sağlık güvencesi, hastalıklarla mücadele, sağlık personeli eğitimi, tıbbi araştırma, dijital sağlık, uzaktan tıp ve yapay zekâ uygulamalarını içeriyor. Ayrıca Butan vatandaşlarının Tayland’daki devlet hastanelerine sevk edilmesi öngörülüyor. Açıklamada, Tayland-Butan Serbest Ticaret Anlaşması’nın 1 Ocak 2570’ten itibaren yürürlüğe girmesinin hedeflendiği belirtildi.

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı

Hindistan Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile India Bioeconomy Report gibi resmî raporlara dayandırılan verilere göre, ülkenin biyoekonomisinin hacmi 2025’te 195.3 milyar dolara ulaştı. Sektörün hacmi 2014’teki 10 milyar dolardan 2024’te 165.7 milyar dolara yükselmişti. Biyoekonomide en büyük pay biyosanayi ve biyofarmasötik ürünlere ait. Biyoyakıtları da kapsayan biyosanayi %47, biyofarmasötikler ise %35 payla öne çıkıyor. Hindistan’ın aşı üretimindeki konumunu da güçlendirdiği belirtiliyor. Benzine etanol karıştırma oranı 2025’te %20’ye çıkarıldı; böylece bu hedefe ilişkin takvim beş yıl önce tamamlandı. Oran 2014’te %1.5’ti. Program kapsamında çiftçilerin etanol hammaddesi tedariki için 182.9 milyar ABD doları aldığı aktarılıyor. Biyoekonomi, biyolojik kökenli yenilenebilir hammaddelerin işlenmesiyle gıda, enerji, biyomalzeme ve sanayi ürünleri üretilmesini kapsıyor. Tarım, ormancılık ve gıda sanayisi atıklarının ekonomik değeri bulunan ürünlere dönüştürülmesi de bu yaklaşımın parçası olarak tanımlanıyor. Hindistan, biyoekonomi hacmini 2030’a kadar 300 milyar dolara çıkarmayı planlıyor.

Santa Fe, Kırsal Gayrimenkul Vergisi Gelirinin Tamamını Tarımsal Altyapıya Ayıracak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Santa Fe, Kırsal Gayrimenkul Vergisi Gelirinin Tamamını Tarımsal Altyapıya Ayıracak

Arjantin’in Santa Fe eyalet hükümeti, 2027 Bütçesi sunumunda kırsal gayrimenkul vergisinden elde edilecek gelirin %100’ünü tarımsal altyapı çalışmalarına ayıracağını açıkladı. Hükümet, bu amaçla kırsal yolların onarımı ve üreticilerin ihtiyaç duyduğu diğer çalışmaların finanse edilmesi için özel bir fon oluşturacak. Uygulama, Tarımsal Altyapı Santa Fe Fonu (FIAS) aracılığıyla yürütülecek. Üretim Geliştirme Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösterecek fon, kırsal gayrimenkul vergisinden eyalet yürütme organına ulaşan tüm kaynakları tarımsal altyapıya yönlendirecek. Santa Fe Valisi Maximiliano Pullaro, kaynakların doğrudan kırsal kesime ulaşacağını söyledi. Pullaro, Santa Fe’nin tarımsal faaliyetten Brüt Gelir Vergisi almadığını ve kırsal gayrimenkul vergisi gelirinin de üreticilerin altyapı ihtiyaçlarına ayrılacağını belirtti. Ekonomi Bakanı Pablo Olivares ise düzenlemenin, daha önce eyalet yönetiminin serbestçe kullanabildiği bu gelirlerin tahsis amacını değiştirdiğini açıkladı. Olivares’e göre yeni fon, tarım sektöründeki farklı aktörler tarafından izlenebilecek.

BM, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Gıda Güvensizliğinin Aralıkta 28,8 Milyona Ulaşmasını Bekliyor
Görsel kaynağı: Euronews Albania · Özgün haber
Veri haberi

BM, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Gıda Güvensizliğinin Aralıkta 28,8 Milyona Ulaşmasını Bekliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler (BM), Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde akut gıda güvensizliği yaşayan kişi sayısının artmasının beklendiğini bildirdi. BM’nin Entegre Gıda Güvenliği Aşamaları Sınıflandırması (IPC) verilerine dayandırdığı açıklamaya göre, Aralık ayına kadar yaklaşık 28,8 milyon kişi, analiz edilen nüfusun %23’ü, IPC’nin beş kademeli ölçeğinde üçüncü veya daha yüksek aşamada bulunabilir. Üçüncü aşama ve üzeri, yüksek düzeyde akut gıda güvensizliğine işaret ediyor. Açıklamaya göre 3,6 milyondan fazla kişi hâlihazırda acil durum olarak tanımlanan dördüncü aşamada. Kriz özellikle Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Ituri eyaletlerinde ağırlaşıyor; bu bölgelerde 10,4 milyon kişi üçüncü veya daha yüksek aşamada yer alıyor. Đugu, Fizi, Shabunda ve Walungu toprakları ise dördüncü aşamaya alındı. IPC, doğudaki çatışma ve şiddetin nüfusun yerinden edilmesine, gelir kaynaklarının tehdit edilmesine ve gıda ile pazarlara erişimin engellenmesine yol açtığını belirtti. BM; Ebola’nın yayılması, tekrarlayan hastalık salgınları, gıda ve yakıt fiyatlarındaki artış, tarımsal girdilerin pahalanması, seller ve diğer iklim kaynaklı etkilerin krize ek baskı yaptığını bildirdi. Çatışma ve yerinden edilmenin sürmesi, Ebola’nın yayılması ve El Niño’nun beklenen etkileri nedeniyle durumun ocak-haziran döneminde daha da kötüleşebileceği, üçüncü veya daha yüksek aşamadaki kişi sayısının 30,3 milyona, dördüncü aşamadakilerin ise 4,2 milyona ulaşabileceği öngörülüyor.

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’ın Helal İhracatında 40-50 Milyar Dolarlık Potansiyel Vurgulandı

Pakistan’ın, 100 binden fazla şirketi harekete geçirerek yeni pazarlara açılması halinde 40-50 milyar dolarlık helal ihracat potansiyeline sahip olduğu belirtildi. Pakistan Halal Forum 2026 Organizasyon Komitesi Başkanı ve Halal Development Council Kurucusu Asad Sajjad, ülkenin 3 trilyon dolarlık küresel helal ekonomisindeki payının %1’in altında kaldığını söyledi. Değerlendirme, Karaçi’de düzenlenen Pakistan Halal Forum 2026 medya toplantısında yapıldı. Sajjad, Pakistan’da ihracatı artırabilecek 100 bin ila 150 bin arasında helal ürün şirketi bulunduğunu ifade etti. Pakistan Halal Forum 2026’nın Aralık 2026’da düzenlenmesi ve fuar katılımcıları ile uluslararası alıcılar dahil 35’ten fazla ülkeden temsilcileri bir araya getirmesi planlanıyor. Forumun kamu-özel sektör ortaklığı modeliyle değer katma, yatırım ve ihracatın kolaylaştırılmasına odaklanacağı bildirildi. International Halal Certification (IHC) Üst Yöneticisi Mufti Zeeshan Abdul Aziz ise Pakistan’daki 1.000’den fazla şirketin uluslararası helal sertifikası aldığını belirtti. Abdul Aziz’e göre düzenleyici engeller, yetersiz laboratuvar test kapasitesi, sertifikasyon sorunları, inovasyon eksikliği ile pazarlama ve markalaşmadaki zayıflıklar helal ürün ihracatının önündeki başlıca sorunlar arasında yer alıyor. Abdul Aziz ayrıca Pakistanlı ihracatçıların Orta Asya, Afrika ve Doğu Avrupa’daki geleneksel olmayan pazarları araştırma ve yeni alıcılara ulaşmak için uluslararası fuarlara katılma konusunda isteksiz göründüğünü söyledi. Helalin artık yalnızca gıdayla sınırlı olmadığını belirten Abdul Aziz, bu alanın ilaç, kozmetik, lojistik, muhafazakâr moda ve turizmi de kapsayan kalite, hijyen ve güvenlik standardına dönüştüğünü ifade etti. IHC’nin küresel akreditasyonunun Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Malezya ve Endonezya’da kabul edildiği aktarıldı.

Moldova'da Şeker Pancarı Üreticileri Acil Görüşme ve Sübvansiyon Takvimi İstiyor
Görsel kaynağı: NewsMaker Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'da Şeker Pancarı Üreticileri Acil Görüşme ve Sübvansiyon Takvimi İstiyor

Moldova Şeker Pancarı Üreticileri Birliği, sektörün geleceğini ve vaat edilen sübvansiyonların ödenmesini görüşmek üzere hükümet yetkilileriyle acil toplantı talep etti. Birlik, 29 Ekim’de yaptığı açıklamada toplantının 6 Kasım’a kadar gerçekleştirilmemesi durumunda kamu kurumlarının merkezlerine giderek yanıt isteyeceklerini ve diğer çiftçilerin protestolarına katılacaklarını bildirdi. Üreticilerin başvurusu Başbakan Vasile Tofan’a, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu’ya ve Parlamento’nun tarım ile ekonomi komisyonlarının başkanlarına gönderildi. Belge ayrıca “Forța Fermierilor” ve Ulusal Yağlı Tohum Üreticileri Birliği’ne iletildi. Birlik, 29 Eylül’de şeker pancarı yetiştiricilerine yönelik mali destek çağrısının başlatılmasını istediğini, 21 Ekim’de tarım kuruluşlarının yaptığı ortak başvurunun da yetkililer tarafından yanıtlanmadığını savundu. Üreticiler, yürürlükteki bir düzenlemenin uygulanmasını istediklerini ve 2025-2026 döneminde şeker pancarı ekerken devletin bu taahhüdüne güvendiklerini belirtti. Birliğe göre talep edilen ödemeler için 30–40 milyon Moldova leyi gerekiyor. Bu tutarın, şeker pancarı sektörünün kamu bütçesine yıllık katkısının onda birinden az olduğu ifade edildi. Birlik ayrıca sektörün, çoğunlukla Moldova’nın kuzeyindeki köylerde yaklaşık 3.500 kişiye istihdam sağladığını ve yaklaşık 130 milyon avroluk yatırımı değerlendirdiğini bildirdi. Üreticiler, toplantıda 2026 yılına ait desteğin ödenmesi ile destek çağrısının başlatılması için bir takvim oluşturulmasını ve ödemenin 31 Aralık’a kadar yapılmasını talep ediyor. İç şeker piyasasının dengelenmesi için ithalatın düzenlenmesi de istekler arasında yer alıyor. Birlik, görüşme yapılmazsa üyelerinin basın eşliğinde hükümet, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile Parlamento’ya organize şekilde gideceğini açıkladı. Birlik, vaat edilen ödemelerin yapılmaması halinde Moldova’nın 2027’de yerli üretim şekeri olmadan kalabileceği uyarısında bulundu. NewsMaker’ın haber yayımlandığı sırada hükümetten konuya ilişkin yanıt alınamadı. Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ise 2 Ekim’de, bazı sübvansiyon biçimlerinde kullanılmayan fonların 2025’te yapılan tamamlayıcı ödeme başvurularına aktarılacağını ve kararın 3.700’den fazla çiftçiyi kapsadığını duyurmuştu.

Moldova’da Çiftçiler Tarım Odalarının Kurulmasına Karşı Çıkıyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçiler Tarım Odalarının Kurulmasına Karşı Çıkıyor

Moldova’da tarım odalarının oluşturulmasına yönelik itirazlar sürerken, yeni sistemin ilk bölgesel yapılarının kurulma süreci devam ediyor. Tarım odalarının organizasyonu ve işleyişine ilişkin yasa 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi. Moldova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sergiu Harea, bölgesel tarım odalarının kurulmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi. Harea’ya göre Ticaret ve Sanayi Odası üyesi 280 tarım şirketi, mevcut yapıların yerine yeni tarım odalarının oluşturulmasını istemiyor. Çiftçiler ise ödemek zorunda kalacakları aidatların yüksek olacağını ve bunun işletmeler açısından mali yük yaratacağını belirtiyor. Harea, tarım odalarının üstleneceği bazı görevlerin hâlihazırda sektörel dernekler ile Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütüldüğünü savundu. Moldova’da benzer hizmetler sunan birden fazla yapı oluşturmak yerine tek bir oda kurumu ya da mevcut kurumlarla birlikte çalışacak bir yapı kurulması gerektiğini belirten Harea, Tarım Bakanlığı ile tarım sektörünü temsil eden iş çevreleri arasında uzlaşma sağlanmasını umduğunu ifade etti. Harea’ya göre böyle bir uzlaşma, tarımsal işletmelerin gelişimini destekleyecek ortak bir kurumsal ilişki kurulmasına imkân sağlayabilir. Tarım odalarının nasıl çalışacağı ve gelirlerinin hangi kaynaklardan karşılanacağı da eleştirilerin başlıca konuları arasında yer alıyor. Harea, tarım alanında deneyimli çalışanları sistemde tutmak için rekabetçi ücretler ödenmesi gerektiğini, sektörde iş gücü ve uzman açığı bulunduğunu söyledi. Genel giderlerin önemli ölçüde arttığını belirten Harea, bu koşulların kurumların çalışan istihdam etmesini ve ekonomik aktörlere hizmet sunmasını zorlaştırdığını dile getirdi. Tarım ve Gıda Sanayisi Parlamento Komisyonu Başkanı Serghei Ivanov da tarım odalarını güvenilir bulmadığını ve bu yapıların ülke bütçesine olumlu katkı sağlayacağını düşünmediğini belirtti. Forța Fermierilor Derneği Başkanı Vadim Ciobanu, tarım odalarının işletilmesi için onlarca milyon ley gerekeceğini ve bu paranın bir bölümünün çiftçiler tarafından karşılanacağını söyledi. Dernek, tarım odalarının faaliyete geçmesine karşı çıkıyor. Ciobanu ayrıca çiftçilerin üye olmaya zorlanacağını, üye olmayanların sübvansiyonlara erişemeyeceğini ve yüksek aidat ödemek zorunda kalacağını öne sürdü. Resmî çerçeveye göre ise devlet, tarım odalarının kurulmasını ve kurumsallaşmasını kolaylaştıracak; odalar faaliyetlerinde özerk olacak. Finansman için ücretli danışmanlık hizmetleri, kırsal kalkınma sübvansiyonları, bağışlar, üyelik aidatları, sponsorluklar ve diğer yasal kaynaklar öngörülüyor. Bakanlık, odaların mevcut sektörel derneklerin veya Ticaret ve Sanayi Odasının yerine geçmeyeceğini, bu yapılarla tamamlayıcı biçimde çalışacağını bildiriyor.

Cleanfarms, Kanada’da Tarımsal Plastik Toplamasında Rekor Oranlar Bildirdi
Görsel kaynağı: Financial Post · Özgün haber
Veri haberi

Cleanfarms, Kanada’da Tarımsal Plastik Toplamasında Rekor Oranlar Bildirdi

Kanada genelinde tarımsal plastiklerin geri kazanımını yürüten Cleanfarms, 2025’in kuruluşun temel program alanlarında ulaşılan toplama oranları bakımından rekor yıl olduğunu açıkladı. Çiftçiler, yıl boyunca geri dönüşüm için Cleanfarms’ın toplama noktalarına 11,8 milyon kilogramdan fazla tarımsal plastik getirdi. Kuruluşun açıkladığı toplama oranları, Cleanfarms’ın topladığı malzeme hacminin piyasaya satılan aynı malzeme hacmine oranının üç yıllık ulusal ortalamasını gösteriyor. 23 litrenin altındaki kaplarda bu ortalama %88, dökme boyutlu kaplarda ise %63 olarak hesaplandı. Cleanfarms, her iki oranı kuruluş açısından rekor olarak nitelendirirken, küçük kaplardaki oranın tarımsal girdi kapları için dünyadaki en yüksek oranlardan biri olduğunu belirtti. Cleanfarms İcra Direktörü Shane Hedderson, Kanada’da her ekim ayında düzenlenen Döngüsel Ekonomi Ayı’nın 2025’te elde edilen geri kazanım oranlarını öne çıkarmak için uygun bir dönem olduğunu söyledi. Hedderson, tarımsal üretici sorumluluğu alanındaki kademeli değişimin, Kanada tarımındaki değer zinciri boyunca daha sürdürülebilir bir geleceğin oluşturulmasına katkı verdiğini ifade etti. Cleanfarms; bitki koruma ürünleri, tohum, gübre, hayvan sağlığı ilaçları, yem ve tarımsal plastikler gibi sektörlerde kullanılan plastik, ambalaj ve ürünlerin geri kazanılıp geri dönüştürülmesini sağlayan bir üretici sorumluluğu kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. Kuruluşun ekipleri Alberta, Saskatchewan, Manitoba, Ontario, Quebec ve Kanada’nın Maritimes bölgesinde bulunuyor.

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir

Gelir tablosu, küçük ölçekli çiftçilerin işletmelerinin gerçek kârlılığını değerlendirmesine, maliyetlerini yönetmesine ve finansal kararlar almasına yardımcı olabilir. Güney Afrika’daki çiftçiler için hazırlanan değerlendirmede, yalnızca banka hesabına giren ve çıkan parayı izleyen basit nakit kayıtlarının işletmenin ekonomik durumunu tam olarak göstermediği belirtiliyor. Gelir tablosu ise belirli bir dönemde çiftliğin ne kadar gelir elde ettiğini, hangi maliyetlere katlandığını ve kâr ya da zarar durumunu ortaya koyuyor. Kaynakta bu yaklaşım, Güney Afrikalı ve kurgusal bir çiftçi olan Thabo Mokoena’nın örneği üzerinden açıklanıyor. Limpopo’da 15 hektarlık alanda mısır ve domates yetiştiren, ayrıca küçük bir etlik piliç işletmesi bulunan Mokoena’nın gelir tablosunda yalnızca gerçekleşmiş nakit satışlar değil, stoklardaki artış da dikkate alınıyor. Tahakkuk esaslı muhasebeye göre gelir ve giderler, nakdin el değiştirdiği tarihte değil, kazanıldıkları veya oluştukları dönemde kaydediliyor. Bu nedenle siloda yıl sonunda kalan ürünün değeri de ilgili dönemin gelirine dahil ediliyor. Örnekte Mokoena’nın toplam geliri 337.700 R, brüt kârı ise doğrudan üretim maliyetleri düşüldükten sonra 183.100 R olarak hesaplanıyor. Buna göre brüt kâr marjı %54,2’ye ulaşıyor; yani her 1 R’lik gelirin 54 senti doğrudan üretim maliyetleri karşılandıktan sonra kalıyor. Kaynak, bu oranın benzer işletmelerle karşılaştırılmasının üretim verimliliğinin rekabetçi olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Değişken maliyetler üretim miktarına göre değişirken, sabit veya genel giderler üretim artsa ya da azalsa da büyük ölçüde aynı kalıyor. Tohum ve gübre gibi girdiler daha fazla alan ekildiğinde artarken, sürekli çalışan ücretleri gibi giderler üretim düşse bile devam ediyor. Bu ayrım özellikle kuraklık yıllarında önem taşıyor; çünkü sabit maliyetleri azaltmak zorlaşırken nakit rezervlerinin korunması ve borçların dikkatle yönetilmesi gerekiyor. Mokoena’nın tablosunda 22.800 R amortisman bulunuyor. Bu tutar, traktör ve sulama sistemi gibi sermaye varlıklarının kullanım süresince yıpranma maliyetinin yıllara dağıtılmasını ifade ediyor. Mokoena’nın kişisel vergi öncesi net tarım geliri 64.600 R olarak veriliyor. Kaynak, 600.000 R’nin üzerindeki yatırım dikkate alındığında bu tutarın yaklaşık %10 yatırım getirisine karşılık geldiğini ve çiftçinin sermayesini tarım dışında kullanması halinde daha yüksek bir getiri elde edip edemeyeceğini değerlendirmesi gerektiğini aktarıyor. Ayrıca depolanmış tahıl, tarladaki ürün ve hayvanların yıl sonunda maliyet veya net gerçekleşebilir değer esasına göre tutarlı biçimde değerlenmesi gerekiyor. Peşin ödenen giderlerin yalnızca ilgili döneme ait kısmı maliyet sayılırken, işletme sahibinin kişisel çekişleri gelir tablosuna dahil edilmiyor.

Gürcistan ve Azerbaycan’dan Sınır Kapısı ile Tarımsal İşbirliği Anlaşmaları
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber

Gürcistan ve Azerbaycan’dan Sınır Kapısı ile Tarımsal İşbirliği Anlaşmaları

Gürcistan ve Azerbaycan, Ekonomik İşbirliği Hükümetlerarası Komisyonu’nun 11. toplantısında ortak sınır kapısının işletilmesi ile veterinerlik ve bitki koruma alanlarında işbirliğine yönelik anlaşmalar imzaladı. İki ülkenin başbakanları da komisyonun toplantı protokolüne imza attı. İlgili kurumlar, Abreshumis Gza–İpek Yolu olarak bilinen ortak uluslararası karayolu sınır kapısının pratik işletilmesine ilişkin anlaşmalar yaptı. Ayrıca veterinerlik ve bitki koruma alanlarında işbirliğine ilişkin mutabakat zabıtları imzalandı.

Suriye’de Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınma İçin Finansman Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınma İçin Finansman Görüşüldü

Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yusr Berniyye, Şam’daki bakanlık binasında, Dünya Gıda Programı (WFP) heyetiyle ülkedeki programlar için finansman sağlama fırsatlarını görüştü. Matthew Hollingworth başkanlığındaki heyetle yapılan toplantıda, finansal koordinasyonun gıda güvenliği ve tarımsal kalkınmayı desteklemesi ele alındı. WFP heyeti, çeşitli bakanlıklarla işbirliği içinde hazırlanan önümüzdeki dört yıla ilişkin ülke stratejik planındaki ilerlemeyi sundu. Taraflar, planın finansman fırsatlarıyla desteklenmesini ve devletin geçim kaynaklarını iyileştirmeye yönelik programlarıyla bütünleştirilmesini değerlendirdi.

Moldova’da Traktör İthalatı Dokuz Ayda 2025’in Yıllık Seviyesini Aştı
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Traktör İthalatı Dokuz Ayda 2025’in Yıllık Seviyesini Aştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da tarım traktörü ithalatı 2026’nın ilk dokuz ayında, 2025’in tamamında kaydedilen seviyeyi geride bıraktı. Ekonomist Iurie Rija’nın analizine göre ocak-eylül döneminde ülkeye 3.714 tekerlekli tarım traktörü getirildi. 2025’in tamamındaki ithalat ise 3.325 adet olmuştu. Dokuz aylık toplam, önceki yılın yıllık seviyesinden %11,7 daha yüksek gerçekleşti. Ocak 2025-eylül 2026 arasındaki 21 ayda Moldova’ya toplam 7.052 tarım traktörü ithal edildi. Bu toplamın 7.039’unu tekerlekli, 13’ünü paletli traktörler oluşturdu. Traktörlerin gümrükte beyan edilen toplam değeri yaklaşık 80 milyon avro olarak kaydedildi. Aylık ortalama ithalat 2025’teki yaklaşık 277 adetten 2026’nın ilk dokuz ayında 413 adede yükseldi; bu da yaklaşık %49’luk artışa karşılık geldi. İthalatın adet bakımından en büyük bölümünü düşük güçlü traktörler oluşturdu. 37 kW’a kadar güce sahip 4.982 traktör, toplamın %70,65’ine denk geldi ve bu grubun gümrükte beyan edilen değeri 12,23 milyon avro oldu. 37-130 kW aralığındaki 1.771 traktörün değeri 37,97 milyon avro, 130 kW üzerindeki 299 traktörün değeri ise 29,84 milyon avro olarak verildi. Böylece 37 kW üzerindeki iki kategori, toplam birimlerin %30’undan azını oluşturmasına rağmen ithalat değerinin yaklaşık %84,7’sini sağladı. İthal edilen traktörlerin 4.899’u yeni, 2.153’ü kullanılmıştı; yeni makinelerin toplam içindeki payı %69,5 oldu. Çin, 4.150 traktör ve %58,85 payla başı çekerken, Japonya ile birlikte toplam ithalatın %88,4’ünü oluşturdu. Diğer tedarikçiler arasında Türkiye 143 traktör ve %2,03 payla yer aldı. Analizde, tarım makineleri alımlarının ilkbahar çalışmalarından önce yoğunlaşması nedeniyle farklı takvim dönemlerinin karşılaştırılmasının ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Fransa’da Kuraklıktan Etkilenen Çiftçilere MSA Prim Desteği Başvurusu Sürüyor
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklıktan Etkilenen Çiftçilere MSA Prim Desteği Başvurusu Sürüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’da kuraklıktan etkilenen ve geçici mali güçlük yaşayan tarım işletmeleri, sosyal güvenlik primlerinin kısmen karşılanması için Mutualité sociale agricole (MSA) desteğine başvurabiliyor. Tarım Bakanı Annie Genevard, 4 Eylül 2026’da açıklanan kuraklık planı kapsamında MSA tarafından yürütülecek kampanya için 20 milyon avroluk bütçe duyurdu. Tarım Bakanlığının 20 Ekim’de açıkladığı ilk bilançoya göre MSA’ya 3.106 prim desteği başvurusu iletildi. Başvurular, MSA.fr sitesindeki işletmecilerin özel hesap alanında yer alan çevrim içi hizmet üzerinden yapılabiliyor. MSA’nın merkez kuruluşu CCMSA, başvuru aşamaları, tarihler ve koşullar hakkında bilgi almak isteyen işletmecilerin bağlı oldukları yerel MSA kasasıyla iletişime geçmesini istedi. Habere göre bazı yerel kasalar yalnızca internet sitesine yönlendirme yaparken, MSA Lorraine başvuru süreci ve takvimi hakkında daha ayrıntılı bilgi verdi. 14 Ekim tarihli karar kapsamında MSA Lorraine’a sosyal güvenlik primlerinin karşılanması için 375.050 avro tahsis edildi. Bu tutarın 94.000 avrosu genel kriterlere, 281.050 avrosu ise “kuraklık-sıcak hava dalgası” özel bütçesine ayrıldı. MSA Lorraine, işletmelere ulaşmak amacıyla muhasebe bürolarını da bilgilendirdiğini ve 200’den fazla dosyanın sunulduğunu açıkladı. Bu kasa için son başvuru tarihi 3 Kasım 2026 olarak belirlendi; sonrasında dosyaların 2027 kampanyasının ilk prim desteği bütçesi kapsamında inceleneceği bildirildi. Diğer MSA kasalarında son tarihler farklı olabilir. Resmî başvuru hizmetine göre destek, tarım rejiminde ücretli olmayan işletme sahibi olan, primlerini zamanında ödemesini engelleyen geçici mali güçlük yaşayan ve ekonomik olarak sürdürülebilir işletmelere yönelik. Ödeme aczi veya tasfiye sürecindeki işletmelerin yanı sıra tarım dışı ücretli çalışan statüsündeki yöneticiler ve bazı emekli ya da dayanışma primi ödeyen gruplar kapsam dışında tutuluyor.