ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

281 haber · Sayfa 3

Tavuk Fiyatları Yem Maliyetlerine rağmen Geriledi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Tavuk Fiyatları Yem Maliyetlerine rağmen Geriledi

Tavuk fiyatları, yem maliyetlerindeki artışa rağmen çarşamba günü kademeli olarak geriledi. Beyaz tavuğun çiftlik fiyatı kilogram başına 75 liradan 72 liraya inerken tüketici fiyatı 90 lira olarak açıklandı. Anne tavuğun çiftlik fiyatı 73, tüketici fiyatı ise 90 lira oldu. Sassolu, yani kırmızı tavuk, 112 liradan 102 liraya geriledi ve tüketiciye 120 liradan sunuldu. Köy tavuğunun çiftlik fiyatı kilogram başına 115, tüketici fiyatı 132 lira olarak verildi. Pane bazı dükkânlarda 190-220 lira aralığında listelenirken, kaynak aynı zamanda yaklaşık 20 liralık artış bildirdi. Tavuk butunun fiyatı 70-90, kanadın fiyatı ise 70-80 lira aralığında açıklandı. Yumurta kolilerinde kırmızı yumurtanın toptan fiyatı 110, tüketici fiyatı 130 lira oldu; önceki tüketici fiyatı yaklaşık 90 liraydı. Beyaz yumurta kolisi toptan 105, tüketiciye yaklaşık 120 lira; köy yumurtası kolisi ise 140 ve yaklaşık 150 lira olarak açıklandı. Tavuk Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Tharwat el-Zeini, civciv fiyatlarının arz ve talebe göre hızla değiştiğini söyledi. El-Zeini, civcivin dokuz aylık ortalama fiyatının 12-12,5 lira olduğunu, mevcut üretim maliyetinin 20 lirayı aştığını belirtti. Civciv fiyatı yaklaşık dört gün önceki 36 liradan 28-30 lira aralığına geriledi.

FDA, Darwin’s Kedi Maması İçin Salmonella Uyarısı Yayımladı; Firma Geri Çağırmayı Başlatmadı
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

FDA, Darwin’s Kedi Maması İçin Salmonella Uyarısı Yayımladı; Firma Geri Çağırmayı Başlatmadı

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Salmonella testi pozitif çıkan Darwin’s Natural Pet Products Natural Selections Chicken Recipe for Cats ürünü için kamu uyarısı yayımladı. Uyarı, ürünü tüketen iki kedinin hastalandığı ve kedilerden birinin hastaneye kaldırıldığı yönündeki tüketici şikâyetinin ardından geldi. Kedilerin mamayı yemeyi bırakmalarından sonra iyileştiği bildirildi. FDA, üretici Arrow Reliance Inc.’e iki ürün partisinin geri çağrılmasını önerdi ancak firma, haberin yayımlandığı sırada geri çağırma başlatmamıştı. Etkilenen ürünler Lot 12731 ve Lot 12493 olarak tanımlandı. Partilerin üretim tarihleri sırasıyla 8 Temmuz 2026 ve 2 Nisan 2026. Etiketlerde son kullanma tarihi bulunmuyor. Darwin’s ürünleri çevrim içi abonelik hizmetiyle satılıyor; mamalar dondurulmuş halde, dört ayrı birime bölünmüş 2 poundluk paketlerde sunuluyor ve tüketicilerin dondurucularında hâlâ bulunabilir. FDA, tüketicilere etkilenen mamayı güvenli bir kapta çöpe atmalarını, temas eden malzeme ve yüzeyleri temizleyip dezenfekte etmelerini ve mamayı hayvanlara vermeden önce dondurucularını kontrol etmelerini tavsiye etti. Uyarı, şirketin daha önceki kontaminasyon bulguları ve hastalık bildirimleriyle birlikte değerlendiriliyor. Darwin’s mamalarında 2023’ten bu yana altı kontaminasyon vakası bildirildi. Adalet Bakanlığı, ağustos ayında üreticinin kapatılması için dava açtı; başvuruda, şirketin mamalarıyla temas eden kişilerin hastalanması ve böbrek yetmezliği gelişen 4 yaşındaki bir çocuk vakası aktarıldı. Çocuğun ailesine ait açılmamış mamada yapılan üçüncü taraf testi Salmonella ve STEC bakterilerini doğruladı; bulgular çocuktan alınan örnekle eşleşti. FDA ayrıca 2016-Ocak 2026 döneminde Darwin’s çiğ maması verilen hastalanmış hayvanlarla ilgili 49 tüketici şikâyeti aldı; listede 34 hasta köpek ve 35 hasta kedi yer aldı.

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da genel tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) eylül ayında %5 arttı. İOBE tarafından Yunanistan Gıda Sanayileri Birliği (SEVT) için hazırlanan analize göre artışta başlıca konut ve ulaştırma maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Konut fiyatları %14,7, ulaştırma fiyatları ise %11,3 arttı. Gıda kategorisindeki artış %0,8'de kalırken, bu kalemin genel enflasyona katkısı 0,16 puan oldu. Gıda fiyatlarında işlenmiş ve ambalajlı ürünlerle taze ürünler arasında farklı bir seyir görüldü. İşlenmiş ve ambalajlı gıdaların fiyatları eylülde %1,1 düşerken, taze ve işlenmemiş gıdaların fiyatları %0,9 arttı. Alt kategorilerde en belirgin artış %7 ile ette kaydedildi. Buna karşılık meyve fiyatları %8, yağlar ve katı yağlar %6,2, diğer gıdalar %1,3, balık %0,4, şeker, çikolata, tatlı ve dondurma grubu ise %0,3 geriledi. Eylül 2026 verilerine göre Yunanistan'da gıda fiyatları %0,1 azalırken Euro Bölgesi'nde %1,1 arttı. Yunanistan'da işlenmiş gıda fiyatlarındaki düşüş, taze ürünlerdeki artışın etkisini dengeledi. Ancak gıda ve içecek sanayisi, fiyat artışlarının sınırlı kalmasına rağmen yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Elektrik maliyeti yıllık bazda %63,8 artarak megavatsaat başına 157,7 avroya çıktı. 2026'nın ikinci çeyreğinde kara taşımacılığı fiyatları %6,9, depolama ve lojistik fiyatları %4,8, imalat sanayisindeki işçilik maliyeti ise yıllık bazda %5,8 yükseldi.

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk hükümeti, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranını %20'den %6'ya indirmeyi önerdi. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Öneri; ekmek, un, süt, doğal yoğurt, yumurta, pirinç, makarna, yemeklik yağ, et, temel balık ürünleri, meyve-sebze, bakliyat, şeker ve bebek gıdalarını kapsıyor. İndirimden yararlanacak ürünlerin nihai listesi henüz kesinleşmedi; listenin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Hükümet, düzenlemeyle temel tüketim üzerindeki vergi yükünü azaltmayı ve ailelerin gıdaya erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Pakette standart KDV oranının %20'den %21'e, turizm sektöründeki oranın ise %6'dan %10'a çıkarılması da öneriliyor. Ekonomi uzmanı Pano Soko, indirimin ticaret zincirindeki işletmeler tarafından emilebileceğini ve tüketiciye sınırlı yansıyabileceğini savundu. Muhasebeci Igli Zepishta ise uygulamanın başarısının, hükümet ve sivil toplumun piyasa fiyatlarını sıkı biçimde izlemesine bağlı olduğunu belirtti.

Bulgaristan Tüketici Komisyonu Gıda Takviyesi Satışlarını İnceliyor
Görsel kaynağı: Dnes.bg · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan Tüketici Komisyonu Gıda Takviyesi Satışlarını İnceliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KЗП), gıda takviyesi, mantar ve bitkilerin satışında tüketicileri yanıltabilecek uygulamalar bulunduğu şüphesiyle farklı zincirlere, eczanelere ve satıcılara talimat gönderdi. İnceleme, bu ürünleri ülke genelindeki fiziksel mağazalarda ve çevrim içi olarak satan işletmeleri kapsıyor. Komisyon, bazı ürün açıklamalarında hastalıkları tedavi etmeye yönelik açık ifadeler tespit edildiğini bildirdi. İncelenen ticari uygulamalar, ürünlerin hastalıkları, iltihapları veya insan organizmasının bozulmuş işlevlerini iyileştirebileceği yönündeki iddialara odaklanıyor. Talimatlarda bazı takviyelerin farklı kanser türlerini önleyebileceği ya da tedavi edebileceği, hepatit veya sarılığı iyileştirebileceği öne sürülen ifadeler yer alıyor. Diğer örneklerde ise ürünlerin tiroit işlevini destekleyip tedavi ettiği, mide ve bağırsak sorunlarını, yaraları, kırıkları, ödemi, varisi ve hemoroidi iyileştirdiği iddia ediliyor. KЗП, satıcılardan bu iddiaların dayanağını göstermelerini istiyor. Talep edilen belgeler arasında bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, üretici belgeleri, ürünün ilaç veya başka bir ürün kategorisinde satıldığını gösteren kanıtlar, etiket ve ambalaj kopyaları, bilgilendirme broşürleri ile parti bilgileri bulunuyor. Komisyon, her ürün için kullanılan ifadelerin tedavi özelliği atfedip atfetmediğini ve tüketicileri ürünün amacı ile etkisi konusunda yanıltarak satın alma kararlarını etkileyip etkilemediğini değerlendirecek. Haksız ticari uygulama kanıtlanırsa cezalar yıllık cironun %4’üne kadar çıkabilecek; gerekçesiz fiyat artışlarında ürün başına 10 bin ila 100 bin avro arasında yaptırım uygulanabilecek.

Bulgaristan’da Takviyelerin Tedavi İddialarına İnceleme
Görsel kaynağı: Actualno · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Takviyelerin Tedavi İddialarına İnceleme

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KZP), gıda takviyeleri, mantarlar ve bitkisel ürünlerin satışındaki şüpheli uygulamalar nedeniyle çeşitli zincirlere, eczanelere ve satıcılara talimat gönderdi. İnceleme, ürünlerin Bulgaristan’daki fiziksel mağazalarda ve çevrim içi kanallarda hastalıkları, iltihapları veya insan vücudundaki bozulmuş işlevleri tedavi edebileceğini ileri süren ticari içeriklere odaklanıyor. KZP’nin verdiği örnekler arasında bazı ürünlerin kanseri önleyebileceği veya tedavi edebileceği, hepatit ve sarılığı iyileştirebileceği yönündeki ifadeler yer alıyor. Diğer iddialarda takviyelere tiroit sorunlarını, mide ve bağırsak rahatsızlıklarını, ödemi, varisi ve hemoroidi tedavi etme özellikleri atfediliyor. Komisyon ayrıca bazı ürünlerin tümör büyümesini engellediği ya da bağışıklık yanıtını desteklediği yönündeki tanıtımları da incelemeye aldı. Komisyon, satıcılardan bu iddiaların hangi temele dayandığını gösteren kanıtlar istedi. Talep edilen belgeler arasında bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, üretici belgeleri, etiket ve ambalaj kopyaları, ürünün ilaç ya da başka bir ürün kategorisinde satıldığını gösteren bilgiler ile parti kayıtları bulunuyor. KZP, her ürün için kullanılan ifadelerin hastalık tedavisi veya insan vücudundaki bozulmuş işlevleri etkileme özelliği atfedip atfetmediğini değerlendirecek. Komisyon ayrıca bu ifadelerin tüketicileri ürünlerin amacı ve etkisi konusunda yanıltarak satın alma kararlarını etkileyip etkilemediğini inceleyecek. Haksız ticari uygulamaların kanıtlanması halinde yaptırımlar yıllık cironun %4’üne kadar çıkabilecek. Gerekçesiz fiyat artışı tespit edilmesi durumunda ise ürün başına 10 bin ila 100 bin avro arasında yaptırım uygulanabileceği belirtildi.

Japonya'nın Malezya'ya Deniz Ürünleri İhracatı İlk Sekiz Ayda %40 Arttı
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

Japonya'nın Malezya'ya Deniz Ürünleri İhracatı İlk Sekiz Ayda %40 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japonya'nın Malezya'ya deniz ürünleri ihracatı, 2026'nın ilk sekiz ayında 2025'in aynı dönemine göre yaklaşık %40 artarak yaklaşık 5 milyar yene ulaştı. JETRO Başkan Yardımcısı Kenichi Hirano, artışın yüksek kaliteli ürünlere yönelik talep ve Japon mutfağına duyulan ilginin güçlenmesiyle desteklendiğini açıkladı. Hirano, büyümede Malezya'da tüketici satın alma gücünün yükselmesi, yüksek kaliteli gıdalara ilginin yaygınlaşması ve daha fazla Malezyalının Japon yemek kültürüne aşina hale gelmesinin etkili olduğunu belirtti. Malezya, Japon gıda ihracatı açısından ASEAN'daki en yüksek potansiyele sahip pazarlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kuala Lumpur'da düzenlenen Japon Deniz Ürünleri B2B Ticaret Toplantısı, Japon deniz ürünlerinin yerel dağıtıcıları ile yemek hizmeti işletmelerini buluşturdu. JETRO, ihracatın Japon restoranlarının dışına taşınarak daha geniş bir yemek hizmeti işletmesi grubuna ulaşmasını ve Japon küçük ve orta ölçekli işletmelerinin sergi, iş eşleştirme ve ağ oluşturma etkinliklerine katılımını desteklemeyi sürdürecek. Hirano'ya göre kalite, gıda güvenliği, özgünlük, tat ve yemek hazırlamadaki performans satın alma kararlarında temel ölçütler olmaya devam ediyor.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor

Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Coffs Coast bölgesinde uçan tilkiler, yiyecek ararken muz, ahududu ve böğürtlen üreticilerinin ürünlerine zarar veriyor. Coffs Harbour muz üreticisi Paul Shoker, çiftliğinde yalnızca ekim ayında 10.000'den fazla muzun zarar gördüğünü tahmin etti. Hayvanların muz çiçeklerinin uçlarındaki polen ve nektara ulaşmaya çalışırken meyveleri çizdiği, bu nedenle bazı muzların satışa uygun olmadığı bildirildi. Olayın, çiçek açan ağaçlarda nektar eksikliğinden kaynaklandığı düşünülen şüpheli bir kitlesel açlık dönemiyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Coffs Coast'taki ahududu ve böğürtlen üreticileri de uçan tilkilerin ürünleri koruyan tünellere girmesiyle kayıp yaşıyor. Berries Australia Üst Yöneticisi Rachel Mackenzie, hayvanların meyve ürünlerini tahrip ettiğini ve bazılarının ağlarda öldüğünü söyledi. Mackenzie, uçan tilkilerin zayıf ve hassas durumda olmasının üreticiler açısından ciddi iş sağlığı ve güvenliği sorunları oluşturduğunu belirtti. Üreticilerin hayvanlarla genellikle baş edemediği, bunun nedenleri arasında ölümcül lyssavirus riski bulunduğu ifade edildi. Mackenzie, olağandışı olayla mücadele ve uçan tilkilerin güvenli biçimde uzaklaştırılması için eyalet yönetiminden daha fazla destek istedi. Meyve üreticilerine, uçan tilkilerin tünellere girmesini önlemek için girişlere ağ yerleştirmeleri önerildi; ancak bu uygulamanın ürün kaybı yaşayan çiftçiler için ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Bakanlık sözcüsü, dışlayıcı ağların yanı sıra meyve torbaları, ses caydırıcıları ve aydınlatma sistemlerini de seçenekler arasında saydı. Kayıplara rağmen etkilenen meyve ürünlerinin tüketicilere yönelik genel arzının şu anda istikrarlı kaldığı bildirildi.

Kıbrıs’ta Katılımcıların %69’u Yenilikçi Gıdalara Olumsuz Bakıyor
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Katılımcıların %69’u Yenilikçi Gıdalara Olumsuz Bakıyor

Kıbrıs’ta Eurobarometre araştırmasına katılanların %69’u yenilikçi gıdalar hakkında olumsuz görüş bildirirken, olumlu görüş belirtenlerin oranı %21’de kaldı. Katılımcıların %77’si yeni gıdalar, bileşenler ve tarımsal ürünler hakkında yeterince bilgilendirilmediğini düşünüyor. Ayrıca %78’i, güvenlik standartlarını karşılasalar bile mikroorganizmalar kullanılarak üretilen bileşenleri içeren ürünleri satın almak istemiyor. Yenilikçi gıdaların tüketimine yönelik başlıca endişeler arasında bilinmeyen uzun vadeli sağlık etkileri ile ürünlerin aşırı işlenmiş veya yapay olduğu algısı öne çıkıyor. Kıbrıs’taki katılımcıların %38’i olası uzun vadeli sağlık etkilerinden, %40’ı ise ürünlerin aşırı işlenmiş veya yapay olmasından endişe ediyor. Güvenin artırılması için katılımcıların %86’sı ayırt edici adlar ve üretim yöntemi hakkında ayrıntılı bilgi talep ediyor. Güvenilir bilgi arayan Kıbrıslıların %48’i sağlık profesyonellerine başvuruyor; bağımsız bilim insanları ile ulusal gıda güvenliği makamları da başvurulan kaynaklar arasında yer alıyor. Kıbrıs’taki olumsuz yaklaşım, AB genelindeki %51’lik oranın üzerinde bulunuyor; AB’de olumlu görüş bildirenlerin oranı %39, yeterince bilgilendirilmeyenlerin oranı ise %72 olarak veriliyor. Yeni yöntemlerle üretilen bitkisel proteinleri tüketmeye Kıbrıs’ta %28, AB’de %47 rahat bakıyor. Mikroorganizmalarla fermantasyon ürünlerinde bu oranlar sırasıyla %26 ve %46; kültürlenmiş hayvan hücrelerinden ürünlerde ise %18 ve %34 olarak kaydediliyor.

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı

Fas'ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Eylül 2026'da aylık bazda %1,0 arttı. HCP'nin bilgi notuna göre bu artış, Ağustos 2026'da kaydedilen %0,8'lik yükselişin ardından gerçekleşti. Aylık enflasyonda gıda fiyatlarındaki %1,6'lık ve gıda dışı ürünlerdeki %0,4'lük artış etkili oldu. Ağustos-Eylül döneminde gıda grubundaki en yüksek fiyat artışları et ve sebzede görüldü. Bu iki grupta fiyatlar %4,3 yükseldi. Süt, peynir ve yumurta grubunda artış %1,6 olurken su, meşrubat ve meyve-sebze sularında %0,2, meyvelerde ise %0,1 artış kaydedildi. Bazı gıda gruplarında ise fiyatlar geriledi. Balık ve deniz ürünleri fiyatları %0,4, kahve, çay ve kakao fiyatları %0,3 düştü. Gıda dışı ürünlerdeki artışta akaryakıt fiyatlarının %2,0 yükselmesi öne çıktı. Yıllık karşılaştırmada TÜFE, Eylül 2026'da %0,5 arttı. HCP bu sonucu, gıda dışı ürün fiyatlarındaki %2,8'lik yükseliş ile gıda fiyatlarındaki %2,5'lik düşüşe bağladı. Aylık artışlar kentlere göre de farklılaştı; Laâyoune'da %2,8 ve Beni-Mellal'da %2,4 artış görülürken Al-Hoceima'da %0,3 düşüş kaydedildi.

İtalya'da Çiftçi Protestosuna Öğrencilerden Destek
Görsel kaynağı: Zakon.kz · Özgün haber

İtalya'da Çiftçi Protestosuna Öğrencilerden Destek

İtalya’da çiftçilerin düzenlediği protesto yürüyüşüne öğrenciler destek verdi. Edizione Caserta’nın aktardığına göre traktörlerden oluşan konvoy kent sokaklarında ilerledi. Eylemciler, yakıt ve üretim maliyetlerinin düşürülmesini, tarım işletmelerinin borçlarını yönetebilmesine yardımcı olunmasını ve manda sütü ile domates için daha yüksek alım fiyatları belirlenmesini istedi. Öğrenciler, gençlere onurlu bir gelecek sağlanması gerektiğini belirterek üreticilerin yanında olduklarını açıkladı. Katılımcılar, hayat pahalılığındaki artışın tüketici ailelerin bütçelerini de etkilediğini vurguladı. Altragricoltura ve Coapi tarafından düzenlenen eylemde yetkililerden somut destek önlemleri alınması istendi.

AB Eurobarometresi: Gıda İnovasyonu Yararlı Bulunuyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor
Görsel kaynağı: Livsmedelsnyheter · Özgün haber
Veri haberi

AB Eurobarometresi: Gıda İnovasyonu Yararlı Bulunuyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor

AB Komisyonunun özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların gıda inovasyonunu tarım ve gıda üretimindeki zorluklara karşı yararlı bir araç olarak gördüğünü, ancak yenilikçi gıdalara yönelik tutumların bilgi düzeyine göre önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Araştırma, 27 AB ülkesinde 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla başa çıkmak için ek araçlar sağlayabileceğini belirtti. Yenilikçi ürünler arasında en yüksek kabul, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına dayanıklı bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelere gösterildi; katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketmekte rahat hissedeceğini söyledi. Buna karşılık, Avrupalıların %72’si yenilikçi gıdalar, bileşenler ve tarımsal ürünler hakkında yeterince bilgili hissetmediğini bildirdi. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalara olumlu bakarken, yeterince bilgili hissetmeyenlerde bu oran %27’ye geriledi. Genel tutumda %51 olumsuz, %39 olumlu görüş bildirildi. Tüketicilerin beklentileri arasında şeffaflık öne çıktı. Katılımcıların %85’i yenilikçi gıda ürünlerinde açık isimler bulunmasını ve ürünlerin nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi verilmesini istedi. Yenilikçi gıdalara yönelik rahatlık, gençlerde, yüksek eğitimlilerde, büyük şehirlerde yaşayanlarda ve bu ürünleri daha önce duymuş kişilerde daha yüksek ölçüldü. Bulgular, gıda inovasyonunun kabulü için açık iletişim, güvenlik ve kamu güveninin önemine işaret ediyor.

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı

Kıbrıs’ta perakende kahvenin ortalama yıllık Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP), 2025’te bir önceki yıla göre %10,13 arttı. Eurostat verilerine dayanan hesaplamaya göre aynı dönemde genel enflasyon %0,83’te kaldı. Böylece kahve fiyatlarındaki artış, mal ve hizmetlerin genel fiyatlarındaki artış hızının yaklaşık 12 katına ulaştı; iki gösterge arasındaki fark 9,3 yüzde puanı oldu. Kahve fiyatları 2024’te 2023’e göre %1,86 gerilemişti. Endeks, 2025’te yön değiştirerek önceki yılki düşüşü telafi etti. 2023-2025 döneminin tamamında ortalama yıllık kahve fiyat endeksi %8,08 yükselirken, genel tüketici fiyatlarındaki artış %3,11 olarak gerçekleşti. Aylık veriler de yıl boyunca yükseliş eğilimine işaret etti: Kahve fiyat endeksi Ocak 2025’te 126,62 puandan Aralık’ta 143,79 puana çıktı. Ocak-Aralık arasındaki artış %13,56 olurken, Aralık 2025’teki endeks Aralık 2024’ün %14,88 üzerinde gerçekleşti. Kaynakta verilen örnek hesaplamaya göre 2024’te 3 avro olan bir kahve ürünü, %10,13’lük artış sonrasında yaklaşık 3,30 avroya mal olabilirdi; ancak bunun belirli bir ürün için kaydedilmiş fiyat değişimi olmadığı belirtildi. Veriler kafelerde hazırlanan içecekleri değil, perakende kahve ürünlerini kapsıyor. Bu nedenle kafe kahvelerindeki fiyat değişimi; ücret, kira ve diğer işletme maliyetleriyle birlikte ayrıca değerlendiriliyor.

Keyhole Beslenme Etiketi Kriterleri Yeniden Değerlendiriliyor
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber

Keyhole Beslenme Etiketi Kriterleri Yeniden Değerlendiriliyor

Keyhole işareti, tüketicilerin aynı ürün kategorisi içinde daha iyi besin değerine sahip gıdaları seçmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. İşaret için gerekli kriterler, 2023’te güncellenen Kuzey Beslenme Tavsiyeleri doğrultusunda yeniden değerlendiriliyor. Kriterler şeker, tuz ve yağ miktarlarının yanı sıra lif ve tam tahıl oranlarını da kapsıyor. Olası değişiklikler, ürün kategorilerine göre izin verilen tuz, şeker ve yağ miktarları ile lif ve tam tahıl içeriği şartlarını etkileyebilir. Ancak somut kuralların ürün kategorisine ve ülkeye göre değişebileceği belirtiliyor. İsveç, Danimarka, Norveç ve İzlanda sistemleri uyumlaştırmaya çalışsa da ülkelerin aynı mevzuat metnini veya aynı takvimleri uygulayacağı anlamına gelmiyor. Keyhole kullanımı gönüllü olduğu için değişiklikler tüm gıdaların bileşiminin değiştirilmesini zorunlu kılmıyor. Buna karşılık işareti kullanan veya kullanmak isteyen üreticilerin bazı ürün reçetelerini gözden geçirmesi gerekebilir. Önceden işarete uygun olan bazı ürünler yeni şartları karşılayamayabilirken, değişiklikler başka ürünler için işaret alma fırsatı yaratabilir. Nihai kurallar ve geçiş süreleri özellikle Keyhole kullanan pazarlara ihracat yapan üreticiler açısından önem taşıyor.

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor

Ukrayna, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını yeniden başlatmaya çalışırken bu girişimin küresel gıda güvenliği ve ülkenin tarım gelirleri açısından sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan ile sivil deniz taşımacılığının olası yeniden başlatılmasını görüşüyor. Önerilen düzenleme, katılımcı ülkelerin bayrağını taşıyan gemilere güvenli geçiş sağlamayı ve ticari gıda sevkiyatlarını korumayı amaçlıyor; ancak uygulamaya geçtiği belirtilmiyor. Kiev ayrıca, tarım ürünlerinin daha önce Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Avrupa dayanışma koridorlarının yeniden kurulmasını istiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre Ukrayna’nın 2025/26 pazarlama yılında tahıl ihracatının yaklaşık 40 milyon ton olması öngörülüyor. Bu miktarın 23 milyon tonunu mısır, 14 milyon tonunu buğday ve 2,5 milyon tonunu arpa oluşturuyor. Bu ürünler uluslararası gıda sisteminde farklı roller üstleniyor: buğday ekmek ve temel gıdalar için, mısır yem ve gıda işleme için, ayçiçeği yağı ise milyonlarca hane için yemeklik yağ kaynağı olarak kullanılıyor. Ukrayna’dan yapılan tarım ihracatındaki aksamaların ithalata bağımlı ülkelerde tedarik maliyetlerini artırabileceği, değirmenciler, gıda işleyicileri ve hayvancılık üreticileri üzerindeki işletme gideri baskısını yükseltebileceği aktarılıyor. Bu baskıların ekmek, yemeklik yağ, et ve diğer temel ürünlerde tüketici fiyatlarına yansıması mümkün görülüyor. Reuters’ın Ağustos 2026 tarihli haberine göre Chicago buğday vadeli işlemleri, Karadeniz tahıl altyapısına yönelik saldırıların tırmanması sırasında temmuzdan bu yana %17’den fazla yükseldi. Arjantin, Avustralya ve ABD ek kapasite sunsa da daha uzun sevkiyat mesafeleri ve yüksek taşıma maliyetleri Karadeniz kaynaklarının yerini almayı pahalılaştırabilir. Karadeniz koridoru Ukrayna için de önemli bir ekonomik kanal olarak tanımlanıyor. Volodimir Zelenskiy, limanların bir pazarlama sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl taşıyabileceğini söyledi; sevkiyatların ağustostan beri askıya alınmasının ihracat faaliyetini sınırladığı belirtiliyor. Koridorun yeniden açılması halinde ihracat gelirleri çiftçilerin tohum, gübre, yakıt, makine ve mevsimlik iş gücü giderlerini karşılamasına yardımcı olabilir. Düzenli liman akışı, depoların sonraki hasat öncesinde boşaltılmasını, yeni üretim için alan açılmasını ve işleme tesisleri ile taşımacılık altyapısına yatırımı destekleyebilir.

Beslenme Tercihlerinden Tarım Politikalarına Yeni Yaklaşım
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Beslenme Tercihlerinden Tarım Politikalarına Yeni Yaklaşım

Springer’ın Discover Sustainability dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, tüketicilerin günlük beslenme tercihlerinin yalnızca sağlıkla sınırlı kalmadığını; tarım, hayvancılık, biyoçeşitlilik, çevre, iklim ve kırsal alanların geleceğini de etkilediğini ortaya koyuyor. AΠΘ’den Prof. Konstantinos Mattas’ın koordinasyonundaki çalışmada tüketicinin “tabağı”, tarladan ve tarımsal işletmeden çevreye ve topluma uzanan tarım-gıda zincirinin kritik halkası olarak değerlendiriliyor. Mattas, beslenme tartışmasının yalnızca sağlık üzerinden yürütülemeyeceğini belirtiyor. Ona göre tüketicinin tercihleri, üretim zincirinin tamamına mesaj gönderiyor; ancak sofradaki gıdanın varlığından önce çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler geliyor. Üretim olmadan tüketicinin talep ettiği gıdaların sağlanamayacağını vurgulayan araştırmacı, çevre, kalkınma, gıda kalitesi ve üretici geliri politikalarının birbirinden kopuk değil, koordineli biçimde ele alınması gerektiğini savunuyor. Çalışmanın öne çıkardığı başlıklardan biri biyoçeşitlilik. Mattas’ın aktardığına göre beslenmenin neredeyse %90’ı yalnızca 10 türden geliyor ve beslenmenin büyük bölümü üç ürüne dayanıyor. Bu daralma, üretimdeki çeşitlilik ile gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Bakliyat, yabani otlar ve geleneksel ürünler ise üreticiler için yeni fırsatlar yaratabilecek ve daha sürdürülebilir üretim sistemlerine katkı sağlayabilecek seçenekler arasında gösteriliyor. Araştırma ayrıca küçük üreticilerin geleneksel ürünleri ve kırsal alanları korumadaki rolüne dikkat çekiyor. Mattas, Avrupa ve ulusal hükümetlerin tarımı her kalkınma politikasının merkezi unsurlarından biri olarak görmesi gerektiğini belirtiyor. Araştırmacı, yerli üretimin ithal ürünlerle sürekli ikame edilmesinin gelecekte ülkelerin gıda yeterliliği açısından ciddi sorunlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

Irak'ta Tarım Bakanlığı ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü Piyasa Denetimini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak'ta Tarım Bakanlığı ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü Piyasa Denetimini Görüştü

Irak Tarım Bakanı Abdürrahim Casım eş-Şemmeri, Pazar günü Bağdat'ta Organize Suçlarla Mücadele Genel Müdürlüğü Müdürü Tümgeneral Zafir ez-Zübeydi ile görüştü. Bakanlık yetkililerinin de katıldığı toplantıda, yerel piyasaların istikrarı için ortak koordinasyonun güçlendirilmesi ele alındı. Görüşmede tarım ürünleri ve kanatlı ürünlerinin fiyatlarında manipülasyonun sınırlandırılması, vatandaşların istismardan korunması ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. Taraflar ayrıca denetim iş birliğini yoğunlaştıracak pratik mekanizmalar, fiyatlandırmadaki yasa dışı uygulamalarla mücadele, ürünlerin pazarlanmasının kolaylaştırılması ve üretici ile tüketici haklarının korunması üzerinde durdu.

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor

Endonezya’da biber fiyatları tüketici düzeyinde yüksek kalırken, üretici fiyatları son iki haftada geriledi. Dewan Pertimbangan Asosiasi Champion Cabai Indonesia’dan Tunov Mondro Atmodjo, kırmızı acı biberin tüketici fiyatının kilogram başına Rp100.000 seviyesini aştığını, üretici fiyatının ise yaklaşık Rp60.000/kg’den Rp42.000-50.000/kg aralığına indiğini söyledi. Tunov’a göre aşırı hava koşulları ve kuraklık, biber bitkilerinin üretimini durdurabiliyor. Kuraklık döneminde hasadın normal üretimin yalnızca %50’si düzeyinde kaldığını belirten Tunov, bu seviyeyi mevcut şartlarda iyi olarak değerlendirdi. Üretim kapasitesinin tam olarak toparlanmaması nedeniyle fiyatlarda gelecekte önemli bir düşüş beklemediğini, ayrıca birçok bölgede ürünün tüketiciye ulaşmadan önce çok sayıda aracının yer aldığı eski tedarik zincirinden geçtiğini ifade etti. Tunov, hava koşullarının düzelmesi halinde 2026/2027 Noel ve Yeni Yıl döneminde fiyatların istikrarlı kalabileceğini, ancak belirgin biçimde düşmeyebileceğini öngördü. Bapanas Genel Sekreteri Ito Hediarto da bu dönem öncesinde ulusal biber arzının yeterli olduğunu, ancak özellikle deniz yoluyla yapılan sevkiyatlarda yaşanabilecek aksamaların varış bölgelerinde arzı azaltarak fiyatları yükseltebileceğini söyledi. Bapanas, arz fazlası bölgelerden ihtiyaç duyulan bölgelere sevkiyatı desteklemek için Gıda Dağıtım Tesisi programını kullanıyor; program bütçesinin %69,5’i gerçekleşmiş durumda.

Kuzu ve Yün İçin Tüketici Beklentileri Üretim Kararlarını Şekillendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Kuzu ve Yün İçin Tüketici Beklentileri Üretim Kararlarını Şekillendiriyor

Kuzu ve yünün tüketici için güncel kalmasının yalnızca üretimi artırmaya bağlı olmadığı belirtildi. Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı’nda yapılan dört sunumda, sektörün tüketicilerin neye değer verdiğini anlaması, bu beklentilere uygun ürünler geliştirmesi ve üreticilerin elde edilen gelirden pay alması gerektiği ele alındı. Sunumlarda yünün çevresel özellikleri, Karoo Kuzu’sunun menşei ve kuzu etinin tüketim kalitesi işlendi. Uluslararası Yün Tekstil Örgütü (IWTO) genel sekreteri Dalena White, yünün çevresel özelliklerinin nasıl ölçüldüğünü ve tüketicilere nasıl anlatıldığını değerlendirdi. White, yünün yenilenebilir ve kullanım ömrünün sonunda biyolojik olarak parçalanabilir olmasına rağmen, perakendecilerin lif seçiminde kullandığı bazı çevresel değerlendirmelerin bu özellikleri yeterince yansıtmayabileceğini savundu. Avrupa Birliği’nin Ürün Çevresel Ayak İzi metodolojisi Ecobalyse ile Higg Materials Sustainability Index’in doğal ve sentetik lifleri karşılaştırma biçiminin, koyun yetiştiriciliğinin doğal karbon döngüsü ile sentetik liflerin mikroplastik ve atık etkilerini tam olarak hesaba katıp katmadığını sorguladı. White’ın sunumunda, küresel giyim ve tekstil üretiminin yüzyılın ilk 15 yılında nüfus artışını aşarak iki katına çıktığı ve bir giysinin atılmadan önce ortalama 7 ila 10 kez giyildiği belirtildi. IWTO’nun Haziran 2026’da yayımlanan Green Book çalışmasının sürdürülebilirlik çerçevesiyle ilgili araştırmaları bir araya getirdiği, uluslararası çiftlik çalışmalarının sonuçlarının ise 2027’nin başında beklenildiği aktarıldı. Stellenbosch Üniversitesi’nden Prof. Johann Kirsten, Karoo Kuzu’sunun menşeini ürün, üretici ve bölge arasındaki ilişkiye dayanan bir coğrafi işaret olarak anlattı. Tüketici araştırmasında 355 katılımcının %93,8’i Karoo Kuzu’sunu Karoo’da yetiştirilen hayvanlarla ilişkilendirirken, %88,5’i belirli Karoo çalılarıyla beslenme ile etin karakteristik tadı arasındaki bağlantıyı tanıdı. Ancak bu bilinirliğin çiftçilere henüz düzenli bir fiyat primi sağlamadığı, bazı uzman kasapların daha yüksek ödeme yaptığı ve bir perakende denemesinde etiketli Karoo Kuzu’sunun daha yüksek fiyata rağmen karşılaştırma ürününden fazla sattığı belirtildi. Queensland Üniversitesi’nden Prof. Louw Hoffman ise karkas ağırlığı, yaş, yağ örtüsü ve konformasyonun tüketicinin yumuşaklık, sululuk, lezzet ve genel beğeni değerlendirmesini tek başına göstermediğini söyledi. Avustralya’da daha ağır ve yağsız karkaslara yönelimin kas içi yağı azaltarak tüketim kalitesini düşürebildiği, 1.471 kuzu üzerindeki araştırmada daha derin göz kası için seçimin tüketici puanlarıyla olumsuz ilişkilendirildiği aktarıldı. Bu nedenle verim ile tüketim kalitesinin birlikte ölçülmesi gerektiği, Avustralya’daki programda 2010’a kadar 90.000’den fazla tadımın yaklaşık 15.000 tüketiciyle gerçekleştirildiği bildirildi.

Yeni Zelanda’dan İki Tarım Teknolojisi Time’ın 2026 En İyi Buluşlar Listesinde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’dan İki Tarım Teknolojisi Time’ın 2026 En İyi Buluşlar Listesinde

Yeni Zelanda merkezli BioLumic ve Leaft Foods, Time dergisinin 2026 En İyi Buluşlar listesine seçildi. Time’ın 300 buluşun yer aldığı listesinde seçimlerin, dünyayı daha iyi, daha akıllı ve daha eğlenceli hâle getiren çalışmaları öne çıkarma ölçütüne dayandığı belirtildi. Canterbury merkezli Leaft Foods listeye, yonca yapraklarından çıkarılan rubisko ile hazırlanan içmeye hazır Leaft Blade ürünüyle girdi. Leaft Blade, tek porsiyonluk 100 mililitrelik vegan bir poşet olarak sunuluyor ve 18 gram protein, demir, eksiksiz amino asit profili ile B2 ve B12 vitaminleri içeriyor. Şirketin kurucularından Maury Leyland-Penno, rubiskonun yaprağın geri kalanından ayrılmasının teknik açıdan son derece zor olduğunu söyledi. Yeşil yapraklarda bulunan ve fotosentezde rol oynayan bu protein enziminin büyük ölçekte elde edilmesine yönelik sürecin altı buçuk yıldır geliştirildiğini belirtti. Leaft Foods, rubiskonun yaprağın yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğunu ve ürünün Yeni Zelanda’daki tarım sistemiyle uyumlu olması için yaprağın her kısmının yüksek değerli biçimde kullanılmasının önem taşıdığını açıkladı. Yaprağın çoğunu oluşturan lifli bölümlerden çıkan yan ürünler, silaj olarak hayvancılık sektörüne geri dönüyor. Şirkete göre süt hayvanlarına verilen bu ürün, daha düşük azot oksit salımıyla ilişkilendiriliyor. Palmerston North merkezli BioLumic ise xTraits sistemiyle listeye alındı. Sistem, belirli ultraviyole ışık reçeteleri kullanarak tohumlar üzerinden bitkilerin daha yüksek verim gibi genetik özellikleri ifade etmesini amaçlıyor. Şirketin kurucusu Jason Wargent, yöntemin genetiği değiştirmediğini, düzenleyici engel gerektirmediğini ve geleneksel ıslah çalışmalarına kıyasla daha kısa sürede ürün geliştirme olanağı sunduğunu belirtti. BioLumic mısırda ticari geliştirme yürütürken Filipinler’de pirinç, Yeni Zelanda’da çim türü için saha denemeleri yapıyor.

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor

Avrupa’da market alışverişinin maliyeti ülkeler arasında belirgin biçimde değişiyor. CNN.gr’nin aktardığı 2026 Numbeo verilerine göre gıda endeksi, AB ortalaması 100 kabul edildiğinde İsviçre’de 189,2’ye çıkarken Moldova’da 57,2’de kalıyor. Bu karşılaştırmaya göre AB ortalamalarında 100 avro tutan bir alışveriş sepeti İsviçre’de 189,20 avroya, Moldova’da ise 57,20 avroya mal oluyor. İsviçreyi 183,6 ile İzlanda, 154,4 ile Norveç, 134,9 ile Lüksemburg ve 128,4 ile Danimarka izliyor. Finlandiya’nın endeksi 119,7, İsveç’in endeksi ise 116,6 olarak veriliyor. Avrupa’nın beş büyük ekonomisi arasında Fransa, AB ortalamasının %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke konumunda bulunuyor. İspanya 89,7 ile ortalamanın altında kalırken Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya sırasıyla 111,9, 111,6 ve 110,2 seviyelerinde yer alıyor. Avusturya, İrlanda, Belçika ve Hollanda da AB ortalamasının üzerinde fiyatlara sahip ülkeler arasında sıralanıyor. Doğu Avrupa ve Balkanlar’da ise market ürünleri genel olarak daha ucuz gösteriliyor; Romanya 66,7 endeks değeriyle listenin en düşük seviyesindeki ülke olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 değerlerinde bulunuyor. Ancak bu endeksler ülkelerdeki kullanılabilir geliri ve ortalama maaşları hesaba katmadığı için tüketicilerin gerçek satın alma gücünü tek başına göstermiyor.

AB ve Birleşik Krallık Tarımında Rekabet Açığı Büyüyor
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

AB ve Birleşik Krallık Tarımında Rekabet Açığı Büyüyor

Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık tarımının, dünyanın önde gelen üreticileri karşısında giderek daha büyük bir rekabet dezavantajıyla karşılaşabileceği belirtildi. Bayer’in talebiyle hazırlanan çalışma, Oxford Economics’in ekonomik analizinin yanı sıra 8 binden fazla Avrupalı tüketiciyle yapılan anket ve sekiz Avrupa ülkesindeki çiftçilerle görüşmelere dayanıyor. Çalışmaya göre Avrupa’daki üreticiler yeni teknolojilere ve yenilikçi çözümlere birçok durumda daha yavaş erişiyor. 2011-2023 döneminde AB tarla bitkileri üretiminin çıktısı yıllık ortalama yalnızca %0,1 büyüdü; Birleşik Krallık’ta ise değişim görülmedi. Aynı dönemde dünya ortalaması %2 olurken ABD’de %1, Çin, Kanada ve Hindistan’da %2-3, Brezilya’da %3,3 büyüme kaydedildi. Daha uzun vadeli karşılaştırmada AB tarımsal üretimi önceki on yılın seviyesini %2 aşarken bu oran ABD’de %16, Kanada’da %44 ve Brezilya’da %51 oldu. Çalışmada iklim risklerinin de Avrupa tarımının rekabet gücünü zayıflattığı ifade edildi. Aşırı hava olayları ve diğer iklim risklerinden kaynaklanan yıllık kaybın AB’de 17,4 milyar euroya ulaştığı, bunun tarla bitkileri üretimi çıktısının %6,4’üne denk geldiği belirtildi. Bu kaybın 2050’de yıllık 24,8-28,9 milyar euroya çıkabileceği tahmin ediliyor. Araştırmaya göre Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu başlıca alanlar yenilikçi tohum teknolojileri, modern bitki koruma ürünleri, hassas tarım, otomasyon ve yapay zekâ uygulamaları. AB’de izinli bitki koruma etken maddesi sayısının 2000’lerin başındaki binden fazla seviyeden yaklaşık 420’ye gerilemesi, düzenleme ve izin süreçlerinin önemini artırıyor. Raporda rekabet gücü için araştırma sonuçlarının daha hızlı uygulanması, yeniliklerin desteklenmesi ve güvenliği koruyan öngörülebilir bir düzenleme ortamı oluşturulması gerektiği savunuluyor.