ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 3

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı 34 Yeni Araç İçin Tedarikçi Arıyor
Görsel kaynağı: Sega · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı 34 Yeni Araç İçin Tedarikçi Arıyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı, bölgesel tarım müdürlüklerinde kullanılmak üzere 28’i yüksek geçişli 4x4 araç ve 6’sı elektrikli otomobil olmak üzere 34 fabrika çıkışlı yeni araç için tedarikçi arıyor. Bakanlık, alımı 27 Ekim’de duyurdu. İhalenin tahmini toplam bedelinin 1 milyon euronun üzerinde olduğu bildirildi. İhale iki ayrı kalemden oluşuyor. Yüksek geçişli, orta sınıf ve 4x4 özellikli 28 araç için KDV hariç 700 bin euro, KDV dahil 840 bin euro bütçe ayrıldı. Altı elektrikli otomobil için belirlenen azami bütçe ise KDV hariç 150 bin, KDV dahil 180 bin euro. Her iki kalemde de araç başına ortalama fiyat KDV hariç yaklaşık 25 bin euro olarak hesaplandı. Teklifler 28 Kasım’a kadar kabul edilecek. Kaynakta, belirlenen fiyat sınırına 4x4 araçlarda Dacia Duster, Suzuki Vitara ve Suzuki S-Cross gibi modellerin; elektrikli otomobillerde ise BYD Atto 2, Citroen C3 Aircross ve Renault 4 E-Tech gibi modellerin uyduğu belirtiliyor. Benzer bir alım 2020’de daha küçük ölçekte yapılmış; o dönemde Sofya, Plovdiv, Burgaz, Varna, Stara Zagora, Montana ve Razgrad’daki bölgesel tarım müdürlükleri için yedi araç alınmıştı. Bu teslimatta altı Hyundai Tucson ve bir Dacia Duster bulunuyordu.

Brezilya'da Lime Arzı Daraldı, Büyük Britanya'da Fiyatlar Rekor Düzeyde
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'da Lime Arzı Daraldı, Büyük Britanya'da Fiyatlar Rekor Düzeyde

Brezilya'da lime üretiminin azalması uluslararası piyasadaki arzı daraltırken, Büyük Britanya'da lime fiyatları yaklaşık iki aydır rekor düzeyde seyrediyor. Güney Amerika'dan gelen ürün miktarındaki düşüş nedeniyle Avrupa'daki ithalatçılar Fas, İspanya ve diğer üretici ülkelerden alternatif tedarik sağlamaya çalışıyor. Lime piyasasındaki durum, El Niño'nun Güney Amerika'nın bazı bölgelerinde yağış ve sıcaklık düzenini değiştirmesiyle zorlaştı. Brezilya'daki kuraklık lime ağaçlarının çiçeklenmesini ve meyve miktarını azalttı. Sektör temsilcisinin değerlendirmesine göre tedarik açığının, Brezilya'da yeni sezonun başlamasının beklendiği döneme rağmen en az ocak ayına kadar sürmesi olası. Fresh Union'ın eş sahibi Daniel Badger, Büyük Britanya pazarının bu dönemde lime ihtiyacının temel bölümünü normalde Brezilya ve Kolombiya'dan karşıladığını belirtti. Şirket, Fas'tan karayoluyla ve İspanya'dan lime ithal ediyor; Fas'tan karayolu taşımacılığının deniz taşımacılığındaki gecikmelerden kaçınmaya yardımcı olduğu ifade ediliyor. Alternatif ürünler tüm gereklilikleri karşılamasa da ithalatçılar bunlarla açığı kapatıp tüketici talebini karşılayabiliyor. Kuraklığın etkisiyle bazı limelar normalden daha küçük ve daha az yeşil. Fresh Union, Büyük Britanya'ya haftada 3–5 konteyner ürün getiriyor.

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı

Hindistan Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile India Bioeconomy Report gibi resmî raporlara dayandırılan verilere göre, ülkenin biyoekonomisinin hacmi 2025’te 195.3 milyar dolara ulaştı. Sektörün hacmi 2014’teki 10 milyar dolardan 2024’te 165.7 milyar dolara yükselmişti. Biyoekonomide en büyük pay biyosanayi ve biyofarmasötik ürünlere ait. Biyoyakıtları da kapsayan biyosanayi %47, biyofarmasötikler ise %35 payla öne çıkıyor. Hindistan’ın aşı üretimindeki konumunu da güçlendirdiği belirtiliyor. Benzine etanol karıştırma oranı 2025’te %20’ye çıkarıldı; böylece bu hedefe ilişkin takvim beş yıl önce tamamlandı. Oran 2014’te %1.5’ti. Program kapsamında çiftçilerin etanol hammaddesi tedariki için 182.9 milyar ABD doları aldığı aktarılıyor. Biyoekonomi, biyolojik kökenli yenilenebilir hammaddelerin işlenmesiyle gıda, enerji, biyomalzeme ve sanayi ürünleri üretilmesini kapsıyor. Tarım, ormancılık ve gıda sanayisi atıklarının ekonomik değeri bulunan ürünlere dönüştürülmesi de bu yaklaşımın parçası olarak tanımlanıyor. Hindistan, biyoekonomi hacmini 2030’a kadar 300 milyar dolara çıkarmayı planlıyor.

Tarım İşletmelerinde Fidye Yazılımları Kritik Sistemleri Durdurabilir
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Tarım İşletmelerinde Fidye Yazılımları Kritik Sistemleri Durdurabilir

MNP’den Eugene Ng ve Marvin Slingerland, kırsal işletmelerde güvene dayalı ilişkilerin siber suçlular tarafından sahte faturalar, ele geçirilmiş e-posta hesapları ve yapay zekâ destekli dolandırıcılıklarla istismar edilebildiğini belirtiyor. Uzmanlara göre risk finansal kayıplarla sınırlı kalmıyor; fidye yazılımları tarımsal operasyonların durmasına yol açabiliyor. Slingerland, fidye yazılımlarının otomatik yemleme sistemleri ve robotik sağım makineleri gibi kritik altyapıları durdurabileceğini söylüyor. Ng ise Bill C-8 gibi mevzuatın kritik altyapıya bağlı tarım üreticileri ve tedarikçileri için sıkı siber güvenlik standartlarını yakında zorunlu kılabileceğini belirtiyor. Uzmanlar bağlı cihazların envanterlenmesini, operasyonel teknolojinin kişisel ağlardan ayrılmasını ve ödeme bilgilerinin telefonla bağımsız biçimde doğrulanmasını öneriyor.

BM, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Gıda Güvensizliğinin Aralıkta 28,8 Milyona Ulaşmasını Bekliyor
Görsel kaynağı: Euronews Albania · Özgün haber
Veri haberi

BM, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Gıda Güvensizliğinin Aralıkta 28,8 Milyona Ulaşmasını Bekliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler (BM), Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde akut gıda güvensizliği yaşayan kişi sayısının artmasının beklendiğini bildirdi. BM’nin Entegre Gıda Güvenliği Aşamaları Sınıflandırması (IPC) verilerine dayandırdığı açıklamaya göre, Aralık ayına kadar yaklaşık 28,8 milyon kişi, analiz edilen nüfusun %23’ü, IPC’nin beş kademeli ölçeğinde üçüncü veya daha yüksek aşamada bulunabilir. Üçüncü aşama ve üzeri, yüksek düzeyde akut gıda güvensizliğine işaret ediyor. Açıklamaya göre 3,6 milyondan fazla kişi hâlihazırda acil durum olarak tanımlanan dördüncü aşamada. Kriz özellikle Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Ituri eyaletlerinde ağırlaşıyor; bu bölgelerde 10,4 milyon kişi üçüncü veya daha yüksek aşamada yer alıyor. Đugu, Fizi, Shabunda ve Walungu toprakları ise dördüncü aşamaya alındı. IPC, doğudaki çatışma ve şiddetin nüfusun yerinden edilmesine, gelir kaynaklarının tehdit edilmesine ve gıda ile pazarlara erişimin engellenmesine yol açtığını belirtti. BM; Ebola’nın yayılması, tekrarlayan hastalık salgınları, gıda ve yakıt fiyatlarındaki artış, tarımsal girdilerin pahalanması, seller ve diğer iklim kaynaklı etkilerin krize ek baskı yaptığını bildirdi. Çatışma ve yerinden edilmenin sürmesi, Ebola’nın yayılması ve El Niño’nun beklenen etkileri nedeniyle durumun ocak-haziran döneminde daha da kötüleşebileceği, üçüncü veya daha yüksek aşamadaki kişi sayısının 30,3 milyona, dördüncü aşamadakilerin ise 4,2 milyona ulaşabileceği öngörülüyor.

İklim Değişikliği Kahve Üretiminde Uyum Yöntemlerini Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: El Mostrador · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Kahve Üretiminde Uyum Yöntemlerini Öne Çıkarıyor

İklim değişikliği ve yaşlanan kahve plantasyonları, üretimde yeni yetiştirme yöntemlerinin aranmasını hızlandırıyor. Bu dönüşüm, kahve tüketiminin yaygın olduğu Şili’deki tedarik zinciri açısından da önem taşıyor. CORPA Estudios de Mercado verilerine göre Şili nüfusunun %77’si haftada en az bir kez kahve tüketiyor; ortalama tüketim günde iki fincan olurken hazır kahvenin ulusal pazardaki erişimi %66’ya ulaşıyor. Uyum seçenekleri arasında rejeneratif tarım, tarımsal ormancılık, örtü bitkileri ve gübrelemenin daha verimli kullanılması bulunuyor. Bu uygulamaların toprak sağlığını ve plantasyonların gelişimini desteklemesi amaçlanıyor. İklime ve hastalıklara daha dayanıklı çeşitlerle eskiyen plantasyonların yenilenmesi de değişen yetiştirme koşullarına karşı önerilen yöntemler arasında yer alıyor. Kaynak, bu tekniklerin uygulanması için üreticilerin uzmanlık bilgisine ve sahada eşlik edecek desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu yaklaşımı destekleyen girişimlerden biri Plan Nescafé 2030. Nescafé’nin açıklamasına göre 2025’te markanın kullandığı yeşil kahvenin %53’ü rejeneratif tarım uygulayan üreticilerden sağlandı. Şirketin Şili’deki pazarlama yöneticisi Juan Pablo Cañas, üretici ailelerin değişen koşullara uyum kapasitesinin kahvenin geleceği açısından belirleyici olduğunu söyledi. İşleme aşamasında ise kahve telvesi kompostlanarak organik gübreye dönüştürülüyor. Şili’nin O’Higgins Bölgesi’ndeki Graneros Nestlé fabrikasında 2025’te 10.000 tondan fazla kahve telvesi kompostlandı; tesis elektriğinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi

Fas Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, 2026 yılında gümrük vergisi ve ithalat KDV'si ödenmeden getirilebilen kesimlik sığırlar için 300 bin başlık kontenjanın tükendiğini açıkladı. Bakanlığın 23 Ekim 2026'da yayımladığı duyuruda, kontenjanın 15 Ekim tarihli 1484 sayılı bildirimle dolduğunun kayda geçirildiği belirtildi. Ancak bu toplam, ülkeye fiilen giren sığırlar ile hâlen geçerli muafiyet kapsamındaki hayvanların birlikte hesaplanmasına dayanıyor; tüm hayvanların Fas'a ulaştığı anlamına gelmiyor. Bakanlık, operasyon kapsamında aylık ortalama ithalat hızının yaklaşık 24 bin baş olduğunu bildirdi. Haziran ve temmuz aylarında 44 binin üzerinde, ağustos ve eylül aylarında ise yaklaşık 17 bin başlık giriş açıklandı; kaynakta bu sayıların aylık mı yoksa dönem toplamı mı olduğu belirtilmedi. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası Brezilya menşeli olurken, ekimdeki talep artışı Bakanlığa göre Portekiz'den ithalatın açılmasıyla bağlantılıydı. Gümrük vergisi ve ithalat KDV'si muafiyeti 31 Aralık 2026'ya kadar geçerli. Uygulama, 29 Ağustos 2025 tarihli 2.25.720 sayılı kararname ile 50.25 sayılı mali yasanın 2. maddesine dayanıyor. Şubat 2026'da tüm ithalatçı ve profesyonellere ön izin olmadan açılan süreçte başvurular PORTNET üzerinden geliş sırasına göre işleniyor ve her muafiyet bir ay geçerli oluyor. Bakanlık, ithalatı kuraklık, yem maliyetlerindeki artış ve kesimlik hayvan varlığındaki düşüşle gerekçelendirirken, ithalatın piyasayı tedarik ettiğini ve kırmızı et fiyatlarını istikrara kavuşturduğunu belirtti. Yeni kontenjan veya 2027 uygulaması konusunda açıklama yapılmadı; mevcut muafiyeti süren hayvanlar Fas'a gelmeye devam edebilir.

Rusya, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni Yeniden Başlatma Niyeti Olmadığını Açıkladı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni Yeniden Başlatma Niyeti Olmadığını Açıkladı

Rusya, Karadeniz üzerinden tahıl tedarik güvenliğini görüşmeye hazır olduğunu, ancak Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamındaki anlaşmayı yeniden başlatma niyetinin bulunmadığını açıkladı. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexander Alimov, Interfax’a verdiği röportajda hükümetin sevkiyatların güvence altına alınması ve teslimatların sürdürülmesi için çeşitli ülkelerden gelen önerileri değerlendirdiğini söyledi. Alimov, bu kapsamda Türkiye ile de diyaloğun sürdüğünü belirtti. Anlaşmanın yeniden kurulması konusunun Birleşmiş Milletler’de de gündeme geldiğini aktaran Alimov, Moskova’nın önceki mekanizmayı farklı bir formatta canlandırma yaklaşımından memnun olmadığını ifade etti. Rus yetkiliye göre önceki anlaşma kesin bir başarısızlıktı; Rusya kendi yükümlülüklerini yerine getirirken Birleşmiş Milletler, Rus gübreleri ile tarım ürünlerinin ihracatına ilişkin taahhütlerin uygulanmasını sağlayamadı. Karadeniz Tahıl Girişimi, Temmuz 2022’de Türkiye, Rusya, Birleşmiş Milletler ve Ukrayna arasında başlatıldı. Anlaşma, Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden tahıl ihraç etmesine ve aynı zamanda Rus gıda ile gübre ihracatının kolaylaştırılmasına imkân tanıyordu. Rusya, 2023’te Batı’nın Rus tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri kaldırma koşullarını yerine getirmediğini ve Ukrayna’nın Karadeniz’i askerî amaçlarla kullandığını belirterek anlaşmadan çekilmişti.

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor

İklim değişikliği ve protein bitkilerinde verim düşüşü, insanlar ile hayvanların beslenmesi için yeni kaynak arayışını hızlandırıyor. Sırbistan’ın Novi Sad kentindeki Gıda Teknolojileri Bilim Enstitüsü uzmanları bu kapsamda iki proje yürütüyor. Soya tanesinin %36-40 protein içerdiği ve hayvan yemlerinde bu bileşenin en bol kaynaklarından biri olduğu belirtiliyor. Ancak kuraklığın son iki yılda soya ekili alanları %70 azalttığı, bunun da protein tedarik stratejisini bozduğu aktarılıyor. Uzmanlar alternatifler arasında böcekler ve böcek ununu gösterirken, Tuna Nehri’ne yerleşen Amerikan kerevitinin değerlendirilmesi için de projeler başlatıldığını bildiriyor. İstilacı türün nehirdeki doğal dengeyi tehdit ettiği, bu nedenle kerevit etinden insanlar ve hayvanlar için marine ürünler ile evcil hayvan sosisleri geliştirilmesinin; kabuğunun ise ambalaj malzemesinde kullanılmasının araştırıldığı belirtiliyor. Gıda güvenliği açısından mikotoksinler, yeni patojenler, zararlılar ve uzun tedarik zincirleri başlıca engeller arasında sayılıyor. Tüketicilerin bitki koruma amaçlı kimyasalları sağlık açısından sorunlu gördüğü, üretici ve uzmanların ise bu maddeleri gerekli bulduğu ifade ediliyor. Enstitü yöneticisi Miloš Pelić, çalışmaların Avrupa düzenlemeleriyle uyumlu olduğunu ve Sırbistan’ın gıda kalitesi ile güvenliğini denetleyen yasalara sahip bulunduğunu söylüyor. Konu, Novi Sad’da düzenlenen Foodtech 2026 kongresinde ele alındı.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Birleşik Krallık'ta Gıda Enflasyonu Ekimde %2,9'a Yükseldi
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Gıda Enflasyonu Ekimde %2,9'a Yükseldi

Birleşik Krallık'ta gıda enflasyonu, British Retail Consortium (BRC) verilerine göre ekimde %2,9'a çıkarak eylüldeki %2,5'in üzerine yükseldi. Veriler, Noel hazırlığı yapan hanelerin şenlik dönemi için ayırdığı bütçenin daralabileceğine ve bazı temel alışveriş ürünlerinin geçen yıla göre daha pahalı olabileceğine işaret ediyor. BRC'nin 1-7 Ekim tarihleri arasında topladığı verilere göre artış özellikle oda sıcaklığında saklanan konserve, paketli ve benzeri ürünlerde görüldü. Bu grupta enflasyon %3,2'ye yükselirken önceki ay %2,2 olarak ölçülmüştü. Taze gıda enflasyonu ise %2,6'da değişmeden kaldı. Genel mağaza fiyat enflasyonu da ekimde %2,1'e çıkarak eylüldeki %1,4'ün üzerine çıktı ve iki buçuk yılın en yüksek seviyesine ulaştı. BRC İcra Kurulu Başkanı Helen Dickinson, enerji faturaları, taşımacılık, işletme vergileri ve istihdam giderleri gibi maliyetleri perakendecilerin karşılamasının giderek zorlaştığını söyledi. BRC, hükümetten istihdam maliyetlerini azaltmasını ve planlanan %3,5'lik işletme vergisi artışını kaldırmasını istedi. NIQ'dan Mike Watkins ise küresel tedarik zincirlerindeki baskının daha yüksek enflasyonu olası kıldığını belirtti. Yaz sonundan beri uygulanan indirimlerin etkinin bir bölümünü geciktirdiği, ancak tüketiciler harcamalarında daha temkinli oldukça marketlerin kampanyalara daha fazla dayanmasının beklendiği aktarıldı.

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor

Endonezya’nın Jakarta kentinde Pasar Induk Cipinang çevresindeki bakkallarda pirinç satışlarının, karışım pirinç iddialarına rağmen istikrarlı kaldığı, bazı işletmelerde ise artış eğilimi gösterdiği bildirildi. Cipinang’dan premium ve medium pirinç alarak satan bakkal sahibi Suryadi, 29 Ekim 2026’da müşterilerinin paniklemediğini ve satışlarında şu ana kadar sorun yaşanmadığını söyledi. İddialar, Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman’ın Jakarta’nın doğusunda sübvansiyonlu SPHP pirincinin premium pirinç olarak yeniden satıldığı yönündeki şüphesine dayanıyor. Kaynağa göre kilogramı 12.500 rupiahtan satılması gereken SPHP pirincinin işlenerek premium ürün adıyla 17.000 rupiaha kadar satıldığı öne sürüldü. Bu aktarım kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, bakanın dile getirdiği şüphe olarak verildi. Jakarta’nın doğusundaki Kalimalang bölgesinde satış yapan Yuni ise iddialardan belirgin biçimde etkilenmediğini belirtti. Yuni, iki-üç günde bir özellikle Batik ve Palapa Solo markalı 50 kilogramlık çuvallardan aldığını, pirinci litreyle evlere ve catering işletmelerine sattığını söyledi. Kaynakta, aylık tüketiminin 10 çuvalı aştığı ve bazı haftalarda altı çuvala ulaştığı aktarılıyor. Bazı müşteriler endişelense de alışverişe devam etti; kaygının daha çok 5 kilogramlık ambalajlı pirinçlere yöneldiği belirtildi. Buna karşılık, Cipinang’dan ürün tedarik eden ve Senen Pazarı’nda 40 yıldır satış yapan Ivan, son aylarda kiosk cirosunun keskin biçimde düştüğünü söyledi. Ivan, gerilemenin yalnızca karışım pirinç iddialarından değil, genel alım gücü kaybından da kaynaklandığını değerlendirdi. Daha önce 25 kilogram alan bireysel müşterilerin 10 kilograma indiğini, haftada 10 çuval tüketen restoranların ise aynı miktarı bir aya yaydığını aktardı. Yaklaşık altı ay önceki denetimde satıcılara kilogram başına 15.000 rupiah azami perakende fiyatına uyma talimatı verildiğini de belirtti.

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu
Görsel kaynağı: Adnkronos · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu

İtalya, 2025/26 ticaret sezonunda ikinci yıl üst üste dünyanın en büyük elma ihracatçısı oldu. Ismea’nın Uluslararası Ticaret Merkezi verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre İtalya, küresel elma ihracat değerinin %17’sini oluşturdu. ABD %14, Çin ise %13 payla İtalya’yı izledi. Sonuç, İtalyan elma sektörünün üretim organizasyonu, ürün kalitesi ve dış pazarlara erişim kapasitesiyle ilişkilendiriliyor. Sezon boyunca İtalyan elmaları 86 yabancı ülkeye ulaştı. Üretim ve ihracat zinciri, kuzeyde Val di Non Dop ve Val Venosta Igp gibi bölgelerden Campania’daki Annurca Igp’ye, Emilia-Romagna ve Toskana’ya kadar uzanıyor. Bu yapı, yılın 12 ayı boyunca düzenli tedarik sağlanmasına dayanıyor. Geleneksel Golden Delicious, Gala, Stark, Granny Smith, Cripps Pink ve Fuji çeşitlerinin yanında, tüketici tercihlerini hedefleyen yeni çeşitler de pazarda yerini güçlendiriyor. 2025/26 sezonunda toplam sevkiyat yaklaşık 1.060 milyon kilo oldu ve ihracat değeri 1,2 milyar avroya ulaştı. Değer, önceki sezona göre %2 artarken ortalama ihracat fiyatı da %3 yükseldi. Kaynak, fiyat artışında çeşitlerin yenilenmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. İhracat artışının en belirgin olduğu alan AB dışı pazarlar oldu; bu ülkelere sevkiyatlar önceki sezona göre %24 yükseldi. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail, ayrıca Brezilya ve Hindistan öne çıktı. Avrupa’da İspanya’ya ihracat %10 artarak bu ülkeyi İtalya’nın ikinci büyük pazarı haline getirirken, Almanya ilk sıradaki pazar olmayı sürdürdü.

Moldova’da Traktör İthalatı Dokuz Ayda 2025’in Yıllık Seviyesini Aştı
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Traktör İthalatı Dokuz Ayda 2025’in Yıllık Seviyesini Aştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da tarım traktörü ithalatı 2026’nın ilk dokuz ayında, 2025’in tamamında kaydedilen seviyeyi geride bıraktı. Ekonomist Iurie Rija’nın analizine göre ocak-eylül döneminde ülkeye 3.714 tekerlekli tarım traktörü getirildi. 2025’in tamamındaki ithalat ise 3.325 adet olmuştu. Dokuz aylık toplam, önceki yılın yıllık seviyesinden %11,7 daha yüksek gerçekleşti. Ocak 2025-eylül 2026 arasındaki 21 ayda Moldova’ya toplam 7.052 tarım traktörü ithal edildi. Bu toplamın 7.039’unu tekerlekli, 13’ünü paletli traktörler oluşturdu. Traktörlerin gümrükte beyan edilen toplam değeri yaklaşık 80 milyon avro olarak kaydedildi. Aylık ortalama ithalat 2025’teki yaklaşık 277 adetten 2026’nın ilk dokuz ayında 413 adede yükseldi; bu da yaklaşık %49’luk artışa karşılık geldi. İthalatın adet bakımından en büyük bölümünü düşük güçlü traktörler oluşturdu. 37 kW’a kadar güce sahip 4.982 traktör, toplamın %70,65’ine denk geldi ve bu grubun gümrükte beyan edilen değeri 12,23 milyon avro oldu. 37-130 kW aralığındaki 1.771 traktörün değeri 37,97 milyon avro, 130 kW üzerindeki 299 traktörün değeri ise 29,84 milyon avro olarak verildi. Böylece 37 kW üzerindeki iki kategori, toplam birimlerin %30’undan azını oluşturmasına rağmen ithalat değerinin yaklaşık %84,7’sini sağladı. İthal edilen traktörlerin 4.899’u yeni, 2.153’ü kullanılmıştı; yeni makinelerin toplam içindeki payı %69,5 oldu. Çin, 4.150 traktör ve %58,85 payla başı çekerken, Japonya ile birlikte toplam ithalatın %88,4’ünü oluşturdu. Diğer tedarikçiler arasında Türkiye 143 traktör ve %2,03 payla yer aldı. Analizde, tarım makineleri alımlarının ilkbahar çalışmalarından önce yoğunlaşması nedeniyle farklı takvim dönemlerinin karşılaştırılmasının ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Amazon, Almanya’da taze ve çabuk bozulan gıdalar için aynı gün teslimat hizmetini başlattı. Hizmet ilk aşamada Frankfurt, Köln ve Münih’in seçili bölgelerinde kullanılabiliyor. Müşteriler, günlük gıda alışverişlerini kitap, giyim, elektronik veya ev ürünleriyle aynı Amazon siparişinde birleştirebiliyor. Böylece süt, yumurta, et ve sebze gibi ürünler ayrı bir sipariş gerektirmeden sepete eklenebiliyor. Sunulan ürünler arasında meyve ve sebzenin yanı sıra balık, kanatlı ürünleri, ekmek ve unlu mamuller, süt ürünleri ile dondurulmuş gıdalar bulunuyor. Siparişler Amazon.de internet sitesi veya Amazon alışveriş uygulaması üzerinden veriliyor; hizmet için ayrı bir uygulama ya da ek kayıt gerekmiyor. Teslimat seçenekleri dört saatlik bir zaman aralığı ile iki saatlik daha kısa bir aralıktan oluşuyor. Daha hızlı seçenek bazı siparişlerde daha yüksek ücretle sunuluyor. Amazon, sıcaklığa duyarlı ürünlerin depolama ve taşıma sırasında yeterince soğuk tutulacağını belirtiyor. Şirkete göre bu ürünler yalıtımlı ve geri dönüştürülebilir ambalajlarla taşınacak, ürünler tedarik sürecinin birden fazla noktasında kontrol edilecek. Prime üyeleri, 29 avro ve üzerindeki alışverişlerde dört saatlik teslimat için ücret ödemiyor; daha düşük tutarlı siparişlerde ücret 3,99 avro. Prime üyeleri için iki saatlik teslimat ücreti 29 avro ve üzeri siparişlerde 2,90, bu tutarın altında ise 4,90 avro olarak belirtiliyor. Prime üyesi olmayanlarda standart teslimat 9,99, iki saatlik seçenek 10,99 avro. Hizmetin önümüzdeki haftalarda Almanya’daki diğer büyük şehirlere genişletilmesi planlanırken Avusturya için henüz başlangıç açıklanmadı.

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi

Brezilya’da soya fiyatları 29 Ekim Perşembe günü genel olarak yükseldi. Canal Rural’ın aktardığına göre, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) vadeli kontratlarda yaşanan düşüşe rağmen Brezilya reali karşısında değer kazanan dolar, iç piyasadaki fiyatları destekledi. Safras & Mercado, 30 Ekim Cuma günü işlemlerin ılımlı seyretmesini ancak döviz kurunun desteğiyle fiyatların güçlü kalmasını bekledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre piyasa, limanlardaki güçlü alım teklifleri ve iç piyasada faaliyet gösteren soya ezme tesislerinin daha fazla alım yapmasıyla şekillendi. Limanlarda hemen teslimat için üreticilere daha elverişli fiyat koşulları sunulurken ödeme vadeleri uzadı. İç kesimlerdeki tesisler, aralık ayına kadar tedarik sağlamak amacıyla bazı bölgelerde alım göstergelerini yükseltti ve kimi tekliflerde ihracat paritesi aşıldı. Fiziksel piyasada 29 Ekim’de 60 kilogramlık çuval başına 2 Brezilya realine kadar artış kaydedildi. En yüksek yükseliş Rio Grande Limanı’nda görüldü. İç kesimlerin çoğunda artış 1 real olurken Rondonópolis’te fiyatlar değişmedi, Rio Verde’de ise çuval başına 1 real düşüş yaşandı. Chicago’da kasım vadeli soya kontratı 30 Ekim sabahı %0,18 düşüşle 12,17 buçuk ABD doları/buşel seviyesine geriledi. Vadeli fiyatlar, ABD’de hasadın ilerlemesiyle uluslararası piyasadaki soya arzının artmasından dolayı baskı altında kaldı. Buna karşılık ticari dolar aynı sabah %0,48 yükselerek 5,4132 realden işlem gördü. Safras & Mercado, ekim ayı kapanışında Brezilya’da fiyatların güçlü kalmasını, ancak ticaret hacminin yüksek olmamasını öngördü.

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor

Alman tarım şirketi Bayer, buğday, mısır ve pirinçte atmosferik azotun bitkiler tarafından kullanılmasını sağlayabilecek yeni çeşitler geliştiriyor. Şirket, bitki köklerinin atmosferik azotu bitkilerin yararlanabileceği bileşiklere dönüştüren bakterilerle etkileşmesini hedefleyen bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Yaklaşım başarılı olursa sentetik azotlu gübre ihtiyacının ve çiftçilerin gübreleme giderlerinin azalabileceği belirtiliyor; ancak bu sonuç henüz gerçekleşmiş bir üretim kazanımı değil. Bayer, teknoloji için California Üniversitesi, Davis (UC Davis) tarafından geliştirilen bir yöntemin ticari kullanım lisansını aldı. Yöntem, tahılların DNA'sında değişiklik yapılarak köklerin azot dönüştüren bakterilerle etkileşmesini öngörüyor. Soya ve diğer baklagiller atmosferik azottan bakterilerle kurdukları simbiyotik ilişki sayesinde yararlanabilirken, buğday, mısır ve pirinç büyük ölçüde azotlu mineral gübrelere ihtiyaç duyuyor. Bu üç tahılın dünya genelinde tüketilen kalorilerin neredeyse yarısını sağladığı aktarılıyor. Şirkete göre teknoloji, gübreleme maliyetlerinin yanı sıra tarımın sera gazı emisyonlarını ve ülkelerin azotlu gübre ithalatına bağımlılığını azaltabilir. Bayer, yaklaşımın gübre fiyatlarının yükseldiği ve Orta Doğu'daki çatışmanın küresel tedarik zincirlerini etkilediği bir dönemde önem taşıdığını belirtiyor. Şirket ayrıca teknolojinin yaklaşık 85 milyar dolar olarak tahmin edilen küresel üre pazarında yeni fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor. Çalışmalar şimdiye kadar seralarda yürütüldü. Bayer'in bir sonraki aşamada tarla koşullarında denemelere geçmesi planlanıyor. Ancak ek araştırmalar ve gerçek üretim koşullarındaki etkinliğin doğrulanması gerektiğinden, şirket bu yöntemle geliştirilen çeşitlerin 2030'lu yıllardan önce piyasaya çıkmasını beklemiyor.

Üsküp’te Agro Expo 2026 Tarım Teknolojileri ve Yerli Ürünleri Tanıtıyor
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Agro Expo 2026 Tarım Teknolojileri ve Yerli Ürünleri Tanıtıyor

Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te düzenlenen “Agro Expo 2026”, bugün ve yarın 15 Avrupa projesinin sunumlarına, çağdaş tarım teknolojileri ve mekanizasyon sergisine, ayrıca yerli tarım ürünleri ile gıdaların tanıtımına ev sahipliği yapıyor. “Geleceğin tarımı. Bugün.” sloganıyla düzenlenen etkinliğin açılışında Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Borçe Serafimovski ile Gazi Baba Belediyesi Başkanı Boban Stefkowski’nin konuşma yapması planlanıyor. Organizatörlerin açıklamasına göre etkinlik, çiftçileri, üreticileri ve şirketleri bilim çevresi ile kurumlarla konferans, sergi, uygulamalı gösterimler ve iş görüşmeleri aracılığıyla buluşturuyor. Avrupa projelerine ayrılan bölümde tarımla bağlantı, inovasyon, sektörün gelişimi, Avrupa finansmanı ve proje ortaklığı olanakları ele alınıyor. Sergide sensörler, dronlar, akıllı sulama sistemleri, çiftlik yazılımları, mekanizasyon ve çeşitli tarım ekipmanları tanıtılıyor. Ziyaretçiler ayrıca üreticilerle doğrudan görüşebilecek ve sergilenen ürünleri tadabilecek. Açılışın ardından modern tarımın geliştirilmesine yönelik konferansta hassas tarım, veri kullanımı, çiftlik yönetim yazılımları, fikri mülkiyetin korunması ve tanınabilir tarım markalarının oluşturulması başlıkları işlenecek. İkinci gün tarım teknolojileri, mekanizasyon, ürünler ve gıdaya odaklanılacak; uygulamalı gösterimler, üretici ve tedarikçi görüşmeleri ile gıda, bal ve şarap tadımları yapılacak. Etkinlik, Erasmus+ kapsamında AB tarafından ortak finanse edilen CAAIVE projesi çerçevesinde düzenleniyor ve çiftçilerin yanı sıra tarım işletmeleri, ekipman üreticileri ve dağıtıcıları, gıda şirketleri, araştırmacılar, öğrenciler ve ilgili kurumlara yönelik olarak gerçekleştiriliyor.

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi

Kostanay Bölgesi Tarım Üreticileri Birliği, Kazakistan ve Rusya’daki rekor ayçiçeği hasadının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek hükümetten ayçiçeği ihracat gümrük vergisinin askıya alınmasını istedi. Birlik, mevcut uygulamanın çiftçilerin dış pazarlara serbestçe erişmesini engellediğini savundu. Ayçiçeği ihracatında uygulanan vergi, gümrük değerinin %20’si veya ton başına en az 100 avro olarak belirlenmiş durumda. Üreticiler, yağlı tohum piyasasının düzenlenme mekanizmalarının gözden geçirilmesi talebiyle Tarım Bakanlığına başvurdu. Öneriler arasında, yağ fabrikalarına verilen sübvansiyon, imtiyaz ve taşıma ayrıcalıklarının %100 Kazakistan menşeli hammadde kullanılması koşuluna bağlanması yer aldı. Birlik ayrıca, yerli üreticiler için ihracat vergisinin, işleme tesislerinin hammaddeyle yeterli düzeyde tedarik edildiği dönem boyunca askıya alınmasını önerdi. Üreticilere göre bu adımlar alıcılar arasındaki rekabeti artırarak arz ve talep dengesine dayalı piyasa fiyatı oluşmasına katkı sağlayabilir. Birlik, Rusya’daki rekor hasadın artan Rus yağı sevkiyatları nedeniyle Kazakistan ve Orta Asya piyasaları üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.

İbrahim El-Sukeyni, ABD’nin İran’dan Gıda İthalatını Engellemek İstediğini Savundu
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber

İbrahim El-Sukeyni, ABD’nin İran’dan Gıda İthalatını Engellemek İstediğini Savundu

Irak’ta Devlet Kanunu Koalisyonu üyesi İbrahim el-Sukeyni, ABD’nin İran’dan tarım ürünleri ve gıda maddesi ithalatını engellemeye yönelik planları bulunduğunu savundu. Sukeyni, İran’la bazı sınır kapılarının kapatılması halinde mal ve gıda sevkiyatının kesilebileceğini, bunun da yerel pazarlarda sebze ve meyve fiyatlarını artırabileceğini söyledi. Sukeyni, Irak’ın tarım ürünlerini İran’dan yakın mesafe ve uygun fiyatlar nedeniyle ithal ettiğini belirtti. Irak’ta yerli üretimi engelleyen bir durum bulunmadığını, ek ürün ihtiyacının dış alımı yönlendirdiğini ifade eden Sukeyni, ABD’nin ticari ilişkilerin kesilmesini istediğini ileri sürdü.

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Güney Afrika’da kötüleşen belediye altyapısı ile güvenilir olmayan su ve elektrik hizmetleri, kanatlı üreticilerinin maliyetlerini artırıyor. FairPlay Hareketi tarafından düzenlenen web seminerinde sektör temsilcileri, hizmet sunumundaki aksaklıkların kanatlı sektörünün rekabet gücünü, gıda güvenliğini ve kırsal istihdamı tehdit ettiğini söyledi. Tartışma, yerel yönetim seçimlerine altı gün kala yapıldı. Güney Afrika Kanatlı Birliğinin piliç organizasyonunun genel müdürü Izaak Breitenbach, modern tavuk kümeslerinin sıcaklık, oksijen ve karbondioksit seviyelerini bilgisayarlı sistemlerle düzenlediğini belirtti. Bu nedenle elektrik kesintileri ve yüksek sıcaklıklarda yaşanan su sıkıntıları, hem hayvan refahı hem de üretimin devamlılığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Breitenbach, tipik bir kümesin yaklaşık 6 milyon Güney Afrika randına mal olduğunu ve altyapı arızalarının bu yatırımları tehlikeye attığını söyledi. Sorunların özellikle kırsal bölgelerdeki küçük işletmeleri etkilediği belirtildi. Yaklaşık 800 küçük ölçekli üretici, ülkenin tavuk üretiminin %5 ila 10’unu gerçekleştiriyor. FairPlay Hareketi kurucusu Francois Baird, altyapının yem kadar önemli bir üretim girdisi hâline geldiğini ifade ederken, Breitenbach belediyelerin sektörün hedeflerine ulaşmasını sağlayacak planlara daha fazla katılması gerektiğini savundu. Altyapı sorunlarının sürmesi hâlinde ithalatın artabileceği ve yerli sektörün zarar görebileceği uyarısı yapıldı.

Brezilya'nın Canlı Sığır İhracatı Yıl İçinde 1,053 Milyon Başa Ulaştı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'nın Canlı Sığır İhracatı Yıl İçinde 1,053 Milyon Başa Ulaştı

Brezilya, yıl içinde 1,053 milyon baş canlı sığır ihraç etti. Önceki yılın toplamı 1,050 milyon baş olarak verilirken, 2026 kayıt döneminin tamamlanmasına üç ay kaldığı ve talebin sona ermediği belirtildi. Değerlendirme, tarihi açıklanmayan bir Scot Consultoría raporuna dayandırıldı. Eylül 2026'da Brezilya'nın en büyük canlı sığır alıcısı Türkiye oldu. Türkiye, ay içinde 62.300 baş satın alarak toplam alımların %48,7'sini oluşturdu. Fas ise 26.300 baş ve %20,6'lık payla ikinci sırada yer aldı. Eylül ayındaki ihracatta Pará'nın payı %49,9, São Paulo'nun payı %34,3 oldu. Alıcı ülkelere göre dağılımda São Paulo, Türkiye'ye gönderilen canlı sığırların %70,5'ini karşıladı. Pará ise Suudi Arabistan, Mısır, Irak, Ürdün ve Lübnan'a yapılan sevkiyatların tamamını, Fas'a gönderilenlerin de %44,1'ini gerçekleştirdi. Fas'ın tedarikinde Minas Gerais, Paraná, Rio Grande do Sul ve diğer eyaletler de yer aldı. Pazarın yıl sonuna kadar güçlü seyretmesi, ancak yeni rekorlar görülmemesi ve ihracatın yaklaşık 1,2 milyon başa ulaşması bekleniyor.

Pakistan’da Şeker İhracatı İçin Politika Kılavuzları Ele Alındı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan’da Şeker İhracatı İçin Politika Kılavuzları Ele Alındı

Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Senatör Mohammad Ishaq Dar, fazla şekere ilişkin ihracat politikası kılavuzlarını kesinleştirmek amacıyla Bakanlar Kurulu Fazla Şeker Komitesi toplantısına başkanlık etti. İslamabad’daki toplantıda, yaklaşan kırma sezonuna kadar ülkenin nihai şeker stok durumu kapsamlı biçimde değerlendirildi. İncelemenin amacı, fazla şeker miktarını doğru belirlemek ve yurt içi tüketim için yeterli rezervin bulunmasını sağlamaktı. Dar, Başbakanın yurt içindeki tüketicileri koruma talimatını vurguladı. Ona göre ihracatın kolaylaştırılması yerel çiftçileri desteklemeyi, şeker sektörünü güçlendirmeyi ve döviz rezervlerini artırmayı hedeflerken, iç piyasada fiyat istikrarının korunması önceliğini sürdürüyor. İhracat süreci devam ederken tedarik zincirinin düzenli işlemesi ve piyasa bozulmasının önlenmesi için ilgili makamlardan güçlü izleme mekanizmaları uygulamaları istendi.

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı

Pencap Gıda Güvenliği ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Salma Butt, Lahor’da modern ve çevre dostu tarım uygulamalarının iklim değişikliğiyle mücadele, gıda güvenliğinin sağlanması ve halka kaliteli, tağşişsiz gıda sunulması için gerekli olduğunu söyledi. Butt, artan sıcaklıklar, su kıtlığı ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin gıda güvenliği açısından önemli zorluklar oluşturduğunu belirtti. Bakan, bu etkileri azaltmak ve tarımsal verimliliği korumak için suyun verimli kullanılması, sürdürülebilir tarım politikalarının uygulanması ve modern tarım teknolojilerinden yararlanılması gerektiğini vurguladı. Değişen hava koşullarının ürünler üzerindeki etkisini azaltacak etkili stratejilerin, ülkenin gıda ihtiyaçlarını karşılamak açısından gerekli olduğunu ifade etti. Gıda güvenliğinde gıdanın bulunabilirliği, kalitesi, besin değeri ve karşılanabilir fiyatına özel dikkat gösterilmesi gerektiğini de kaydetti. Butt, Pencap genelinde güvenli gıda sağlanabilmesi için üretim, depolama, taşıma ve satış dahil tedarik zincirinin tüm aşamalarının etkin biçimde izlenmesi çağrısında bulundu. Gıda güvenliği yasalarının etkili uygulanmasının tağşişi, standart altı gıda satışını ve halk sağlığına zarar veren uygulamaları önlemeye yardımcı olabileceğini belirtti. Güvenli ve kaliteli gıdanın yalnızca hükümetin sorumluluğu olmadığını söyleyen Butt, kamu kurumları, çiftçiler, işletmeler ve halk arasında işbirliği ile izleme sistemlerinin ve kamu farkındalığının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.