ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

296 haber · Sayfa 3

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

MAN Engines, Claas ve WTZ Roßlau Ağır Tarım Makinelerinde Amonyak Yakıtını Araştıracak
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

MAN Engines, Claas ve WTZ Roßlau Ağır Tarım Makinelerinde Amonyak Yakıtını Araştıracak

MAN Engines, Claas ve araştırma enstitüsü WTZ Roßlau, Gamco projesi kapsamında amonyağın ağır tarım makinelerinde yakıt olarak kullanılıp kullanılamayacağını inceleyecek. Ekim 2029’a kadar sürmesi planlanan araştırma, teknolojinin pratik koşullardaki olanaklarını ve zorluklarını değerlendirecek. Alman hükümetinin sekizinci enerji araştırma programı kapsamında finanse edilen proje, yol ağı dışında kullanılan, yüksek güç ihtiyacı ve uzun çalışma süreleri bulunan ağır iş makineleri için bir tahrik konsepti geliştirmeyi ve değerlendirmeyi amaçlıyor. Amonyağın teknik kullanımı, sınırlamaları ve gerçek çalışma koşullarındaki işleyişi incelenecek. MAN Engines motor geliştirme deneyimini, Claas tarım makineleri bilgisini, WTZ Roßlau ise yeni tahrik teknolojileri uzmanlığını sağlayacak. Werner Kübler, ağır makinelerin dönüşümünde birden fazla teknik çözüm gerekebileceğini belirtti.

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli

Rejeneratif tarımın yalnızca kullanılan uygulamaların listelenmesiyle tanımlanamayacağı, üretim alanında hangi sonuçların ortaya çıktığının göstergelerle izlenmesi gerektiği belirtildi. Vitalforce Üst Yöneticisi Sheilla Albuquerque, rejeneratif tarımın verimlilik, iklim, finansman, tedarik zincirleri ve tarımın geleceğiyle bağlantılı olarak önem kazandığını söyledi. Albuquerque’ye göre bundan sonraki aşama, hangi unsurların gerçekten yenilendiğini ve bu değişimin çiftlikte ne sonuç verdiğini uygulamada ortaya koymak. Uzman, doğrudan ekim, münavebe, toprak örtüsü, üretim sistemlerinin entegrasyonu, biyolojik girdilerin kullanımı ve suyun korunmasının rejeneratif sürece katkı sağlayabileceğini belirtti. Ancak bu araçların benimsenmesi, bir alanın kendiliğinden rejeneratif hale geldiğini kanıtlamıyor. Albuquerque, teknoloji seçimine geçmeden önce üretim alanındaki temel sorunun anlaşılması gerektiğini; aksi halde yatırımların asıl sınırlamayı çözmeden yapılabileceğini ifade etti. Albuquerque’ye göre toprak değerlendirmesinde yalnızca kimyasal verimlilik göstergelerine veya bitki örtüsüne odaklanmak eksik sonuçlara yol açabilir. Kimyasal analizler iyi besin düzeyleri gösterse bile toprakta sıkışma, düşük su sızması veya kök gelişimini sınırlayan koşullar bulunabilir. Benzer şekilde, iyi bitki örtüsü besin dengesizliklerini ya da düşük biyolojik etkinliği gizleyebilir. Kuraklık, aşırı sıcak veya yoğun yağış dönemlerinde toprak yapısı, kök derinliği, örtü ve su depolama kapasitesi bitkinin stres karşısındaki tepkisini etkiliyor. Bu nedenle değişimin toprakta, kaynak kullanımında, bitki tepkisinde ve üretim istikrarında birlikte ölçülmesi gerekiyor.

Romanya Çiftliklerinde Yapay Zekâyla İş Gücü İhtiyacının Azalacağı Öngörülüyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber

Romanya Çiftliklerinde Yapay Zekâyla İş Gücü İhtiyacının Azalacağı Öngörülüyor

Çiftçi temsilcilerine göre Romanya’daki çiftlikler, teknoloji ve özellikle yapay zekânın ilerlemesiyle gelecekte daha az işçiye ihtiyaç duyacak. Temsilciler, teknoloji kullanımındaki bu gelişmenin çiftlikleri ekonomik açıdan daha uygulanabilir hale getireceğini değerlendiriyor. Öngörü, teknoloji ve yapay zekâdaki ilerlemeye bağlı olarak ifade ediliyor; bunun gerçekleşmesine ilişkin belirli bir tarih paylaşılmadı.

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı

İtalya’nın Puglia bölgesindeki Ostuni kentinde bulunan sosyal fayda şirketi Radica, Reuters Events tarafından düzenlenen 2026 Global Sustainability Awards kapsamında “Small-Medium Enterprise of the Year” ödülüne layık görüldü. Şirket, tarımın iklim değişikliğinin azaltılmasına katkısını ölçülebilir, doğrulanabilir ve finanse edilebilir hale getirmeye yönelik teknolojik araçlar geliştiriyor. Ödül programında 700’den fazla başvuru 19 kategoride bağımsız uluslararası uzmanlardan oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Radica’nın programı İtalya ve İspanya’da 750’den fazla tarım işletmesini ve 30 bin hektardan fazla alanı kapsıyor. Programa katılan üreticiler rejeneratif arazi yönetimi uygularken şirket, saha izleme sistemleri, agronomik veriler ve uydu teknolojileriyle toprakta depolanan karbonu ölçüp doğruluyor. Model, tarım işletmelerini izleme teknolojileri ve uluslararası karbon piyasalarıyla ilişkilendiriyor. Şirket, 2021’de Puglia’da Xylella bakterisinin yayılmasından etkilenen tarım arazilerinin iyileştirilmesine katkı sağlamak ve karbon tarımı yoluyla işletmelere yeni ekonomik fırsatlar oluşturmak amacıyla Alberami adıyla kuruldu. İspanyol uydu izleme ve karbon ölçüm-doğrulama şirketi Esférico MRV Systems’in yapıya katılmasıyla saha agronomisi ve teknolojik altyapı birleştirildi; ardından faaliyet İspanya’ya genişletildi. Radica’nın kurucusu ve CEO’su Francesco Musardo, ödülün her gün rejeneratif uygulamaları seçen 750 çiftçiye ait olduğunu söyledi. Modelde, toprakta ve biyokütlede biriktirilen karbonun sonuçları bağımsız doğrulamadan geçiyor. Sonuçlar ilgili standartların koşullarını karşıladığında karbon kredilerine dönüştürülebiliyor ve bu kredilerin satışı çiftçilere ek gelir sağlayabiliyor. Şirketin AgroEcology Italy projesi, CEEZER pazaryeri üzerinden Lufthansa Group’un iklim portföyünde yer alıyor ve Akdeniz’in odunsu bitkilerini kapsayan çalışma İtalya’nın 15 bölgesinde yürütülüyor. AB’nin Carbon Removals and Carbon Farming Certification Framework düzenlemesi de bu alanda kalite, izleme ve doğrulanabilirlik ölçütlerine dayalı gönüllü bir sertifikasyon sistemi getirdi.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Kıbrıs Tarım-Gıda Forumu 3-5 Kasım'da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Haber Kıbrıs · Özgün haber

Kıbrıs Tarım-Gıda Forumu 3-5 Kasım'da Düzenlenecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs Tarım-Gıda Forumu, tarım, balıkçılık ve kırsal kalkınma alanlarında yeni fikirlerin paylaşılması amacıyla 3-5 Kasım'da düzenlenecek. Kıbrıs Türk toplumuna yönelik Avrupa Birliği Yardım Programı kapsamında finanse edilen ve Eunite Programı altında ikinci kez gerçekleştirilecek forumun birinci ve üçüncü günleri, Lefkoşa'daki ara bölgede bulunan Goethe Enstitüsü'nde yapılacak. Forumda yeni teknolojiler, iklim dostu tarım, AB politikaları, Yeşil Hat ticareti ve toplulukların güçlendirilmesi ele alınacak. Eunite'ın duyurusuna göre 4 Kasım'da bazı yerel girişimciler ve iş yerleri ziyaret edilecek; yerel gıda sektörünün sürdürülebilirliği ve rekabet gücü de değerlendirilecek. 2026 teması “Dijital Kökler – Çiftlikleri, Gıdayı ve Pazarları Bir Araya Getirmek” olarak açıklandı.

Çek Cumhuriyeti’nden Irak’ın Su Kıtlığına Teknoloji Temelli Çözüm Önerileri
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Çek Cumhuriyeti’nden Irak’ın Su Kıtlığına Teknoloji Temelli Çözüm Önerileri

Çek Cumhuriyeti, Irak’taki su kıtlığıyla mücadele için modern teknolojiye dayalı öneri ve çözümler paketi açıkladı. Çek Çevre Bakanı Birinci Yardımcısı İvo Martsin, su krizinin yalnızca Irak’a özgü olmadığını, ancak suyun Irak’ta doğanın en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Martsin, mevcut suyun miktarı ve niteliğiyle içme, tarım ve sanayide kullanılan su miktarlarının hesaplanması gerektiğini belirtti. Önceliklerin belirlenmesi, Irak’ın su kaynakları için güvenilir bir veri tabanı oluşturulması ve kaynakların korunmasına yönelik denetimin güçlendirilmesi çağrısı yapan Martsin, Çek Cumhuriyeti ile Avrupa’nın su yönetimi ve yatırım projelerinin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini söyledi. İçme suyu ve atık su uzmanlarına modern teknoloji eğitimi verilmesini de önerdi.

Gürcistan’da Yapay Zekâ ve Dijital Hayvancılık İçin Yeni Olanaklar
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Gürcistan’da Yapay Zekâ ve Dijital Hayvancılık İçin Yeni Olanaklar

Gürcistan’da dijital hayvancılık; elektronik kayıt, sensörler, video kameralar, hayvan kimliklendirme araçları, veri analizi programları ve yapay zekânın çiftlik yönetiminde birlikte kullanılmasını kapsıyor. Bu teknolojiler, çiftçinin deneyim ve görsel gözleme dayalı çalışmalarının yerini almak yerine hayvanlardaki değişimlerin daha erken fark edilmesine ve kararların daha düzenli verilere dayandırılmasına yardımcı olabilir. Süt sığırcılığında yapay zekâ; süt verimindeki değişimleri, hayvanların hareket ve davranışlarını, olası kızgınlık dönemlerini, yem rasyonunu ve yem maliyetlerini analiz edebilir. Yem tüketiminin azalması, hareketlerin değişmesi veya süt veriminin düşmesi olası bir soruna işaret edebilir. Bununla birlikte teknoloji, cihazların doğruluğuna, verilerin kalitesine ve çiftlik yönetiminin doğru örgütlenmesine bağlı. Yapay zekâ tarafından oluşturulan uyarılar veterinerin yerini almıyor; hastalık tanısının veteriner tarafından konulması gerekiyor. Besi sığırcılığında dijital tartım ve veri analizi, hayvanların büyüme dinamiklerinin ve farklı yemleme rejimlerinin sonuçlarının karşılaştırılmasını sağlayabilir. Yem dönüşüm oranı (FCR), canlı ağırlık artışı için gereken yem miktarını değerlendirmede kullanılabilir; ancak sonuçların hayvanın yaşı, ırkı, sağlığı ve barındırma koşulları dikkate alınarak yorumlanması gerekiyor. Gürcistan’da Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı sistemi içinde faaliyet gösteren Farm Management System (FMS), hayvanların kaydı ve işletme yönetimini destekliyor ve hayvan kimliklendirme ile izlenebilirlik ulusal sistemi NAITS’e bağlı. Kaynakta, süt, besi ve küçük aile işletmelerinde pilot projeler yürütülmesi; bu projelerde teknolojinin bakım maliyeti ve çiftçiye sağlayacağı ekonomik faydanın değerlendirilmesi öneriliyor. Ayrıca hayvancılık bilgisiyle veri kullanma becerisini birleştiren uzmanların yetiştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Mısır’da Milletvekilleri Sulama Sistemlerinin Dijital Yönetimini İstedi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Milletvekilleri Sulama Sistemlerinin Dijital Yönetimini İstedi

Mısır’da milletvekilleri, tarımsal sulama sistemlerinin modernleştirilmesi ve su kaynaklarının dijital yönetiminin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. Milletvekili Yaser Arafa, bu adımların tarım sektöründe su kullanım verimliliğini artırabileceğini, kayıpları azaltabileceğini ve mevcut kaynaklardan daha fazla yararlanılmasını sağlayabileceğini belirtti. Açıklamalarda, sulama sistemlerinin güncellenmesi ve dijital yönetim uygulamalarının tarımsal üretkenliği desteklemesi gerektiği ifade edildi. Arafa, Nesnelerin interneti ve dijital ikizler gibi teknolojilerin sulama sistemlerinin işletilmesini geliştirebileceğini ve ürünlerin su ihtiyacının daha hassas biçimde izlenmesine yardımcı olabileceğini söyledi. Bu teknolojilerin tarım arazilerinde su kullanımının verimliliğini artırması ve su kayıplarını sınırlaması bekleniyor. Milletvekilleri, modern sulama ve dijital su yönetiminin Mısır’ın su kıtlığı ile iklim değişikliğinin yol açtığı zorluklarla mücadele kapasitesini güçlendirebileceğini belirtti. Açıklamalarda, teknolojik dönüşümün altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiği de vurgulandı. Tarım sektörü çalışanları ve çiftçiler için eğitim ve mesleki hazırlık programlarının genişletilmesi, su kullanıcıları birliklerinin rolünün güçlendirilmesi ve sulama altyapısının yenilenmesi için gerekli finansmanın sağlanması istendi. Ayrıca, tarım arazilerinde su kullanım verimliliğini artırmaya yönelik projelerin desteklenmesi ve güncel sistemlerin uygulanması için teknik yardım sunulması çağrısı yapıldı.

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı

Lahor’da Mari Energies Limited ile Engro Fertilizers Limited, çiftçilerin kaliteli tarımsal girdilere ve dengeli besin kullanımına erişimini geliştirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, bu yolla ürün verimi ve çiftçi gelirlerinin desteklenmesini, tarımsal girişimlerin yanı sıra toplum kalkınması çalışmalarının yürütülmesini öngören bir çerçeve oluşturuyor. İşbirliği, Mari Energies’in faaliyet alanlarındaki toplum kalkınması deneyimini Engro Fertilizers’ın tarım uzmanlığıyla birleştiriyor. Şirketler, çiftçiler ve yerel topluluklar için programları ortaklaşa planlama, uygulama ve gözden geçirme konusunda anlaştı. Tarımsal çalışmaların odağında kaliteli girdilere erişimin artırılması ve bilinçli besin yönetimi uygulamalarının teşvik edilmesi bulunuyor. Ortaklığın kapsamına eğitim, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) öğrenimi, mesleki eğitim, gençlerin istihdam edilebilirliği, sağlık hizmetleri ve çevresel sürdürülebilirlik de dahil edildi. Spor, kültür ve liderlik programları da kapsamda yer alıyor. Mari Energies Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Faheem Haider, girişimin şirketin eğitim, sağlık, sürdürülebilir geçim kaynakları ve altyapı alanlarındaki mevcut çalışmalarına dayanacağını belirtti. Şirketler, ortak planlama ve program değerlendirmeleriyle ölçülebilir sonuçlara ulaşmayı hedefliyor.

Paraguay’da Mısır Tarlalarında Spodoptera Frugiperda Uyarısı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mısır Tarlalarında Spodoptera Frugiperda Uyarısı

Paraguay Tarımsal Biyoteknoloji Enstitüsü (INBIO), ülkenin farklı bölgelerindeki mısır ekimlerinde Spodoptera frugiperda zararlısının yüksek görülme sıklığı konusunda uyardı. Kurumun 2026 denemelerine göre kaydedilen zararlar, geleneksel çeşitlerle böceklere karşı koruma teknolojileri taşıyan transgenik tohumlarda benzer oldu. INBIO Mısır Islah Programı koordinatörü Lourdes Cuba, durumun zararlının bazı koruma teknolojilerine direnç geliştirmesiyle ilişkili olabileceğini söyledi. INBIO, daha düşük ürün korumasının mısır üreticilerinde verimlilik ve gelir kayıplarını artırabileceğini belirtti. Koruma teknolojili tohumların zararlıyı tek başına kontrol etmek için yeterli olmadığını bildiren kurum, ekimin ilk aşamalarından itibaren izleme yapılmasını, zararların zamanında tespit edilmesini ve kimyasal ile biyolojik insektisitlerin birlikte kullanılmasını önerdi. Kurum ayrıca, ekili alanın %10’unu kaplaması gereken konvansiyonel mısırdan oluşan sığınak parsellerinin üreticilerin neredeyse hiçbiri tarafından uygulanmadığını aktardı. Bu alanların böceklerde direnç gelişimini geciktirmeye ve koruma teknolojilerinin etkinliğini korumaya yardımcı olduğu belirtildi. Bazı tohumlar zararlıyı daha istikrarlı kontrol etse de INBIO, münavebe, ürünlerin dönüşümlü kullanımı ve sürekli izlemeyi içeren entegre mücadele yaklaşımını savundu.

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Mısır Üretimi 2025'te 5,5 Milyon Tona Geriledi, 2026 İçin 4 Milyon Ton Bekleniyor

İtalya'nın mısır üretimi 2025'te 5,5 milyon tonda kaldı. Bu miktar, yaklaşık 12 milyon ton olarak verilen yıllık ihtiyacın oldukça altında bulunurken, ithalat 7 milyon tona ulaştı. 2026 için ise hasadın yaklaşık 4 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Roma'da düzenlenen ve Cibo per la Mente, Assalzoo, Origin Italia ile İtalyan Mısır Üreticileri Birliği tarafından desteklenen toplantıda sektör temsilcileri, mısır üretiminin tarım politikalarının merkezine alınmasını istedi. Üretimdeki daralmanın uzun vadeli bir niteliğe sahip olduğu belirtiliyor. Dane mısır ekim alanları 2000'de 1,06 milyon hektarken 2025'te 541 bin hektara indi. İtalya'nın mısır üretimi de 2006'daki 9,6 milyon tondan 2025'te 5,5 milyon tona geriledi; kaynak bu düşüşün 20 yılda %40'ın üzerinde olduğunu aktarıyor. Sektör, yetersiz kârlılık, artan üretim maliyetleri ve fiyat oynaklığını başlıca nedenler arasında sıralıyor. İklim değişikliğinin verim ve tahılların sağlık kalitesi üzerindeki etkileri, mikotoksin riskiyle birlikte üretim zincirine ek baskı oluşturuyor. Po Havzası'nda üre kullanımının 2028'den itibaren yasaklanmasına ilişkin endişeler de dile getiriliyor. Ayrıca azalan ulusal arz ortamında mısırın gıda ve enerji amaçlı kullanımları arasındaki rekabetin, hayvancılık için gerekli hammaddenin bulunabilirliği açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Mısır, hayvan yeminin temel hammaddelerinden biri olduğu için arzındaki gerileme, hayvancılık işletmelerinin yanı sıra süt ürünleri, et ve yumurta zincirlerinin rekabet gücünü etkiliyor. Mısırın bulunabilirliği, kalite, izlenebilirlik ve ürün şartnamelerine bağlı Dop ve Igp kapsamındaki peynir ve şarküteri ürünleri için de önem taşıyor. Sektör, gelecek Ortak Tarım Politikası kapsamında mısıra özgü eşleştirilmiş destek verilmesini ve üretimin ekonomik açıdan daha cazip hale getirilmesini istiyor. Kamu desteklerine ek olarak, özellikle Dop ürünlerine yönelik çok yıllı mısır tedarik zinciri sözleşmeleri öneriliyor. Bu sözleşmelerle üreticilere daha fazla istikrar, alıcılara ise daha öngörülebilir tedarik sağlanması ve piyasa dalgalanmalarına maruziyetin azaltılması hedefleniyor. Dop ve Igp zincirleri için istisnai durumlarda, mevzuata ve ürün şartnamelerine uygun geçici esneklik araçlarının değerlendirilmesi de gündemde; öncelik, yeterli, güvenli ve kaliteli ulusal mısır arzının korunması olarak ifade ediliyor. Üretimin yeniden güçlendirilmesi için genetik ıslah, Yardımlı Evrim Teknikleri ve daha verimli agronomik uygulamalar öne çıkarılıyor. Ancak sektör ve akademi temsilcileri, yenilikçi araçların maliyetleri ile uzmanlık gereksiniminin özellikle küçük işletmeler açısından erişimi sınırlayabileceğini belirtiyor. Amedeo Reyneri Di Lagnasco, işletmeler arasındaki işbirliği ve kümelenmenin yeni teknolojilere erişimi kolaylaştırabileceğini savunurken, araştırma temsilcileri iklim etkileri ve mısırın sağlık kalitesi sorunlarına yönelik izleme ile genetik geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini aktarıyor.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin hava koşulları, siber saldırılar veya başka ciddi acil durumlarda en az 72 saat dayanabilmesi için gıda ve su stoku oluşturmasını önerdi. “Be Ready” kampanyası kapsamında her kişiye üç gün boyunca içme suyu sağlanması, bunun da kişi başına günde üç litre su depolanması istendi. Yemek pişirme ve yıkama için içme suyu miktarından daha fazlasının gerekebileceği belirtildi. Hazırlık çağrısının arkasında iklim krizinin etkileri, teknolojik bağımlılık ve düşman devletlerin tehditlerine ilişkin artan endişeler bulunuyor. Güvenlik Bakanı Dan Jarvis, önerileri günlük acil durumlara hazırlık ve ulusal dayanıklılığı artırmaya yönelik daha geniş toplum çalışmalarının parçası olarak değerlendirdi. Savunma Bakanı Wes Streeting ise Rusya veya diğer düşman güçlerin günlük altyapıyı hedef alan devlet destekli terör tehdidine karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Yönergelerde üç gün yetecek bozulmayan gıdanın yanı sıra el dezenfektanı, ıslak mendil ve tuvalet malzemeleri de sıralandı. Aydınlatma ve ısınma için yedek pilli fener, battaniye, uyku tulumu ve sıcak giysi; iletişim için pilli veya kurmalı FM radyo, şarj edilmiş taşınabilir şarj cihazı ve önemli telefon numaralarının bulundurulması tavsiye edildi. İlk yardım kiti, gerekli ilaçlar ve tıbbi malzemeler de hazırlık listesinin parçası olarak yer aldı. Listede ayrıca nakit para, kartlar, kimlik belgeleri ile tıbbi ekipman talimatlarının basılı kopyaları bulunuyor. Bebekler için mama, bez ve ıslak mendil; evcil hayvanlar içinse mama ve şişelenmiş su stoklanması öneriliyor.

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Su Tasarrufu ve Gıda Güvenliği İçin Ürüne göre Sulama Önerisi

Nature Food’da yayımlanan bir çalışma, Çin’de su tasarrufu, gıda güvenliği ve sulama yatırımlarının ekonomik getirilerini birlikte gözeten yeni bir yaklaşım önerdi. Çin Bilimler Akademisi Atmosfer Fiziği Enstitüsü, Hohai Üniversitesi ve Xiamen Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma mısır, buğday ve pirince odaklandı. Ekip 42.190 ilçe düzeyinde tarım kaydı, 3.576 hanehalkı sosyoekonomik anketi ve 2.230 sulama teknolojisi karşılaştırma denemesini inceledi. Araştırmaya göre Çin tarımında sulama, 2010-2022 arasında önemli bir teknolojik dönüşüm geçirdi. Toprak kanallarıyla su iletimi ve salma sulama azalırken su tasarrufu sağlayan teknolojiler yaygınlaştı; ancak dönüşümün hızı ürünlere ve bölgelere göre farklılık gösterdi. Hohai Üniversitesi profesörü Wang Jinxia, mevcut teknoloji benimseme hızı sürerse üç temel üründe alan başına sulama suyu kullanımının 2030’a kadar %9.4-16 azalacağını belirtti. Bu oran, 2015-2030 ulusal tarımsal sürdürülebilir kalkınma planındaki %25.5’lik hedefin altında kalıyor. Plan, 2030 için ulusal tarımsal sulama suyu kullanımına 373 kilometreküplük üst sınır koyuyor. Çalışma, mevcut tüm sulanan alanlarda en verimli teknolojilerin kullanılması halinde su tasarrufu hedefinin aşılabileceğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırmacılar, bu yükseltmelerin gelecekteki iklim değişikliğinin yol açabileceği olası verim kayıplarını tamamen telafi etmeyebileceği ve gıda güvenliği riski doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle önce mevcut sulanan alanlarda su kullanım verimliliğinin artırılması, ardından su kaynakları kısıtları içinde tasarruf edilen suyla bazı yağışa dayalı alanların sulamaya açılması öneriliyor. Ürünlere göre farklı stratejiler öne çıkıyor. Mısırda daha ileri sulama teknolojileriyle sulanan alanların ölçülü biçimde genişletilmesi, buğday ve pirinçte ise daha sınırlı genişleme ve yeni sulanan alanlarda orta verimli su tasarrufu teknolojilerinin kullanılması öneriliyor. Araştırmacılar ayrıca sulama yatırımlarının stres toleranslı çeşitler, iklime dayanıklı yetiştirme uygulamaları ve yüksek standartlı tarım arazileriyle birlikte planlanması gerektiğini vurguluyor.

Paraguay’da INBIO, Mısır Tarlalarında Koçan Kurduna Karşı Uyardı
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da INBIO, Mısır Tarlalarında Koçan Kurduna Karşı Uyardı

Paraguay Tarımsal Biyoteknoloji Enstitüsü (INBIO), Mısır Islahı Programı aracılığıyla ülkenin farklı bölgelerindeki mısır tarlalarında Spodoptera frugiperda (koçan kurdu) görülme sıklığının yüksek olduğu uyarısında bulundu. 2026 denemelerinde zararlının saldırı düzeyleri, konvansiyonel materyaller ile transgenik teknolojili hibritlerde benzer seyretti. Program koordinatörü ziraat mühendisi Lourdes Cuba, zararlının konvansiyonel materyallerin yanı sıra PRO3, PWU ve PRO4 teknolojilerine sahip hibritlerde de yüksek düzeyde görüldüğünü açıkladı. PRO4, incelenen döngüler boyunca daha düzenli kontrol sağlasa da bulgular, genetik korumanın tek başına yeterli olmadığını gösterdi. Cuba, 2025-2026 eğiliminin Bt olayları için entegre stratejilere acil ihtiyaç olduğunu belirtti. 2026’da PRO3 ve PWU hibritleriyle konvansiyonel parsellerdeki saldırı düzeylerinin eşitlenmesinin, zararlı popülasyonlarında hızlanmış direnç seçimiyle ilişkili olabileceğini söyledi. Önerilen uygulamalar arasında V1 döneminden itibaren sürekli izleme, zarar Davis ölçeğinde 2 seviyesine ulaştığında müdahale, kimyasal ve biyolojik yöntemlerin birlikte kullanılması, etken maddelerin dönüşümlü uygulanması, yapılandırılmış sığınak parselleri ve mısır ekim nöbeti yer alıyor.

Kazakistan Heyeti Türkiye’de Tarım Teknolojilerini İnceledi
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber

Kazakistan Heyeti Türkiye’de Tarım Teknolojilerini İnceledi

Kazakistan Tarım Bakanlığı heyeti, tarımın dijitalleştirilmesi, tarım teknolojilerinin geliştirilmesi ve tarım makineleri üretimi alanlarında Türkiye’nin deneyimini incelemek üzere Ankara ve Konya’yı ziyaret etti. Ziyaret, İslam Gıda Güvenliği Teşkilatının desteğiyle gerçekleştirildi. Ankara’da tarım sektörünün yönetiminde kullanılan dijital sistemler Kazak tarafına tanıtıldı. Konya’da ise heyet; toprak bilimi, su kaynakları ve çölleşmeyle mücadele alanlarındaki bilimsel çalışmaları inceledi, ayrıca tarım makineleri ile sanayi motorları üreten işletmeleri ziyaret etti. Gezinin amacı deneyim alışverişi ve Kazakistan’da uygulanabilecek modern teknolojileri değerlendirmekti.

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Nedap, Süt Sığırcılığı İçin Akıllı Gözlük Teknolojisi Geliştiriyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Hollanda merkezli teknoloji şirketi Nedap, süt sığırcılığında çiftçilerin belirli inekleri bulmasına ve hayvan bilgilerine anında ulaşmasına yardımcı olacak akıllı gözlük teknolojisi geliştiriyor. RFID bağlantılı tasma veya SmartTag taşıyan inekler sistem tarafından belirlenirken, gözlük kullanıcısı ilgili hayvana yönlendiriliyor. Üretim verileri, kızgınlık durumu, sağlık sorunları, önceki tedaviler ve mevcut uyarılar gözlük üzerinden görülebilecek. Çiftçi, gözlükteki simgelere parmak hareketleriyle komut verebilecek veya sesli talimat kullanabilecek. Bu komutlar, Nedap’ın SmartSort teknolojisiyle bağlantılı olarak ineğin sağımhaneye geldiğinde otomatik ayırma kapısından geçirilmesini sağlayabilecek. Ancak teknoloji başlangıçta kapalı barınaklarda tutulan ineklerle sınırlı olacak ve ticarileştirilmesi için henüz zaman gerektiği belirtiliyor. Nedap, akıllı gözlükleri iş gücü eksikliği, büyüyen sürüler ve sıkılaşan çevre ile hayvan refahı standartları karşısında veri kullanımını artıracak araçlardan biri olarak değerlendiriyor. Avrupa’da 100’den fazla ineği bulunan sürülerin sayısının gelecek beş yılda iki katına çıkması, 2050’ye kadar süt talebinin ise %50 artması bekleniyor. Giyilebilir cihaz kullanan ineklerin oranının 2031’e kadar Avrupa’da %30’dan %50’ye, Yeni Zelanda’da %13’ten %25-30’a yükselmesi öngörülüyor. Nedap’ın kameralar ve yapay zekâ kullanan SmartSight sistemi de topallığı erken belirlemek için hayvan hareketlerini izliyor.

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu

Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün (INIA) Intihuasi merkezi, Atacama Bölgesi’ndeki Chañaral ve Diego de Almagro komünlerinde hidroponik sebze üretiminin teknik ve ticari uygulanabilirliğini değerlendirdi. Çalışma, Atacama Bölgesi aile çiftçiliğinin kârlılığını artırmayı amaçlayan teknoloji transfer programının ticari sera hidroponiği bileşeni kapsamında yürütüldü. Araştırmada su kaynaklarının durumu, bölgenin özellikleri ve yerel halkın hidroponik sebzelere yönelik yaklaşımı incelendi. Sonuçlara göre teknoloji, su yönetimi ve gerekli işletme koşulları sağlandığında bölgede uygulanabilir durumda. Chañaral ili, düşük yağış, bazı su kaynaklarındaki tuzluluk ve toprak özellikleri nedeniyle geleneksel tarımın kısıtlı olduğu bir bölge olarak tanımlandı. Araştırmaya göre bölgede tüketilen sebzelerin neredeyse tamamı başka yerlerden getiriliyor; bu durum ürünlerin maliyetini, tazeliğini ve bulunabilirliğini etkiliyor. INIA araştırmacısı Verónica Arancibia, tarımsal teknoloji transferinin madenciliğe yoğunlaşan yerel ekonomiyi çeşitlendirebileceğini belirtti. Arancibia, amacın madenciliğin yerine başka bir sektör koymak değil, aileler ve topluluklar için tarımı tamamlayıcı üretim olanaklarını güçlendirmek olduğunu söyledi. Değerlendirilen sistemlerden biri, sebze üretimini doğrudan tarım toprağına bağlı olmadan gerçekleştiren Raíz Flotante, yani Yüzen Kök Sistemi oldu. Bu sistemin, geleneksel topraklı sulama yöntemlerine kıyasla su tüketimini %80-90 azaltabildiği aktarıldı. Kapalı devrede su ve besinlerin yeniden dolaştırılması sayesinde geleneksel topraklı sistemlerde kullanılan suyun yaklaşık %10’u ile üretim yapılabildiği belirtildi. Ancak tüm su kaynakları uygun bulunmadı. El Salado Nehri, yüksek tuzluluk seviyesi nedeniyle sistem için elenirken kullanılabilecek kıtasal su kaynaklarında pH ve elektriksel iletkenliğin sürekli izlenmesi, besin çözeltisinin de suyun kimyasal özelliklerine göre ayarlanması gerektiği vurgulandı. INIA’nın Huasco Bajo ve San Pedro’daki önceki deneyimleri, mineral içeriği yüksek sularda dahi besin çözeltisinin dikkatli yönetimiyle üretim yapılabileceğini gösterdi. Bu deneyimlerde ortalama 350 gramlık marullar elde edildi; haberde geleneksel piyasadaki marullar için 200 gramlık ortalama verildi. Çalışmada ayrıca belirli su kaynakları için önleyici dezenfeksiyon önlemlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi. Ticari uygulanabilirliği değerlendirmek için Mart ve Nisan 2026’da 37 bölgesel anket yapıldı. Katılımcıların %84’ü bölgede üretilen hidroponik sebzeleri kesinlikle satın almak istediğini bildirdi. %59’u, geleneksel marul için 1.000 Şili pesosu referans alınarak yerel hidroponik marula en az %20 daha fazla ödeme yapmaya hazır olduğunu söyledi. Satış kanalı tercihlerinde %55 doğrudan üreticiden alışverişi, %29 ise açık pazarları öne çıkardı. INIA’ya göre bu sonuçlar, yerel sebze arzını güçlendirmek ve taze ürüne erişimi artırmak için sosyal ve ticari bir fırsata işaret ediyor.

Drone Teknolojisi Tarla Yönetiminde Yeni Kullanım Alanları Açıyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Drone Teknolojisi Tarla Yönetiminde Yeni Kullanım Alanları Açıyor

Drone teknolojisi, tarımda ürün koşullarını değerlendirme, agronomik karar alma ve bitki koruma ürünlerini uygulama amaçlarıyla daha fazla kullanılıyor. RealAgriculture’ın Boone, Iowa’daki Farm Progress Show’dan hazırladığı haberde Nutrien Ag Solutions uygulamalı agronomi kıdemli yöneticisi Thaddeus Bates, drone görüntüleriyle hava uygulamalarını birleştirmenin potansiyelini anlattı. Drone’lar, tedavinin nerede ve ne zaman gerektiğini belirlemeye yardımcı olduktan sonra hedefli uygulama yapabiliyor. Teknoloji, geleneksel uygulama ekipmanlarıyla ulaşılması zor veya daha düşük verimli alanlarda ek bir seçenek sunuyor. Bates, Orta Batı’da arazi koşulları ya da sınırlı erişimin geleneksel 120 feetlik ilaçlama bomunun kullanımını zorlaştırabildiğini, Nutrien’in ise Güney Kaliforniya’da drone uygulamalarını faaliyetlerinin bir parçası olarak kullandığını belirtti. Etkili uygulama için karasal ilaçlamada olduğu gibi ekipman kurulumu ve kalibrasyonunun yanı sıra doğru doz, basınç ve yüksekliğin korunması gerekiyor. Nutrien, ürünlerin doğru uygulanmasını desteklemek için püskürtme desenlerini ve uygulama genişliklerini değerlendiriyor. Swath Gobbler adlı araç, insansız hava sistemlerinin oluşturduğu dağılım desenini ölçerek uygulama öncesinde ekipman performansının doğrulanmasına yardımcı oluyor. Bates, şirketin drone uygulama işinde 20.000 acre’dan fazla alanın işlendiğini ve yıl için 30.000 ila 35.000 acre hedeflendiğini söyledi. Ona göre batarya, taşıma kapasitesi ve uygulama sistemlerindeki gelişmeler kapsama alanını artırabilir; ancak drone’lar geleneksel ekipmanların yerini almak yerine mevcut makineleri tamamlayacak.

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek

Bulgaristan Çiftçi Birliği, tarım sektörünün rekabet gücünü ve sürdürülebilir kalkınmasını artırma yollarını ele almak üzere 27 ve 28 Ekim 2026'da Sofya'da yuvarlak masa toplantısı düzenleyecek. AB tarafından ortak finanse edilen Teknik Yardım Programı kapsamında gerçekleştirilecek etkinlik, Sofya'daki Merkez Kooperatif Birliği binasında yapılacak. Toplantının açılışını Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Krasimir Çakarov yapacak. Toplantıya devlet ve yerel kurumların, çiftçilerin, sektör kuruluşlarının, bilim ve eğitim kurumlarının, iş dünyasının ve finans sektörünün temsilcileri katılacak. Katılımcılar Bulgar tarımının karşılaştığı sorunları, üretimin modernizasyonu için seçenekleri ve kurumlar, işletmeler, bilim çevreleri ile üreticiler arasındaki ortaklıkların sektörün sürdürülebilir kalkınmasına katkısını değerlendirecek. Programın merkezinde tarım işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliği, verimlilik artışı ile yenilikler ve yeni teknolojilerin üretimin modernizasyonundaki rolü bulunacak. Ortak Tarım Politikası'nın gelir desteği sağlama, rekabet gücünü artırma ve tarım ile işleme sektörlerini modernleştirme işlevi de tartışılacak. Risk yönetimi araçları ise iklim istikrarsızlığı, piyasa dalgalanmaları ve artan üretim maliyetleri bağlamında ele alınacak. Görüşmelerde mevcut destek mekanizmalarının daha etkin kullanılması ve işletmelerin ihtiyaçlarıyla finansman ve yatırım olanakları arasındaki bağlantının güçlendirilmesi de gündeme gelecek. Tarım ürünlerinde katma değerin işleme, kooperatifleşme ve kısa tedarik zincirleri yoluyla artırılması; Bulgar ürünlerinin iç ve uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi hedefleri değerlendirilecek. Finansal sürdürülebilirlik başlığında sigorta araçları, karşılıklı yardım fonları, kriz önlemleri, banka finansmanı ve yatırımların modernizasyon, dijitalleşme ve yenilikleri destekleme kapasitesi incelenecek.

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'ne bağlı Otrar İlçesinde iki yeni pamuk işleme tesisi işletmeye alındı. Sırderya köyünün Karakonır kırsalında açılan tesisler, ТОО «Түркістан тоқыма» şirketinin işletmedeki pamuk işleme tesisi sayısını dörde çıkardı. Şirketin ilk iki tesisi 2025'te devreye alınırken, diğer iki tesis kaynakta “bu yıl” olarak belirtilen dönemde tamamlandı ve işletmeye açıldı. Türkistan Bölgesi Valisi Nuralhan Kuşerov'un açıklamasına göre dört tesis yılda 320 bin ton çiğ pamuk işleme ve 110 bin ton pamuk lifi üretme kapasitesine sahip. Tesislerde yerel halk için 100'den fazla sürekli iş oluşturulduğu belirtildi. Üretim kompleksi, Turan özel ekonomik bölgesinde 76,2 hektarlık alana kuruluyor; dört tesisin inşası için toplam yatırım tutarı 17,129 milyar tenge olarak veriliyor. Tesislerde modern Çin teknolojileri kullanılıyor. İşleme hattı çiğ pamuğun kabul edilmesi, temizlenmesi ve kurutulmasının ardından lifin tohumdan ayrılması, preslenmesi ve hazır ürünün paketlenmesi aşamalarından oluşuyor. Kuşerov, projelerin pamuk yetiştirme ve hasattan pamuk lifinden iplik ile hazır tekstil ürünü üretimine uzanan bölgesel bir pamuk-tekstil kümesinin oluşumuna katkı sunduğunu belirtti. Kaynağa göre dört tesisin tam kapasiteyle devreye girmesi, bölgede çiğ pamuğun derin işlenmesini ve yüksek katma değerli ürün üretimini artırabilecek.

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti

Pakistan, Katar’ın gıda ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uzun vadeli gıda güvenliği ortaklığı teklif etti. Öneri, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan ile Hassad Food Üst Yöneticisi Ali Hilal Al-Kuwari’nin 2026 Dünya Yatırım Forumu marjında yaptığı görüşmede gündeme geldi. Pakistan’ın tarımsal üretim kapasitesi ve güvenilir tedarik zincirleri, teklifin temel unsurları olarak öne çıkarıldı. Görüşmelerde Pakistan ile Katar arasındaki gıda ve tarım ticaretinin güçlendirilmesi, güvenilir tedarik düzenlemeleri oluşturulması ve ilgili kurumlarla şirketler arasında uzun vadeli ortaklıklar geliştirilmesi ele alındı. Jam Kamal Khan, Pakistan’ın kaliteli tarım ürünleri, güvenilir tedarik düzenlemeleri ve daha güçlü ticari ortaklıklar yoluyla Katar’ın gıda güvenliği ihtiyaçlarını destekleyebileceğini belirtti. Hassad Food ile yapılan görüşmede tarım, gıda güvenliği, tarım ve gıda sektörü ile tarımsal tedarik zincirlerinde işbirliği değerlendirildi. Pakistanlı bakan, Hassad Food’u 23-26 Kasım 2026’da Karaçi’de düzenlenecek FoodAg 2026’ya davet etti. Etkinliğin, Katarlı yatırımcı ve şirketlerin Pakistanlı tarım üreticileri, ihracatçıları ve ilgili kamu kurumlarıyla doğrudan temas kurmasına fırsat sunacağı belirtildi. Katar İş İnsanları Derneği Başkanı Sheikh Faisal bin Qassim Al Thani ile yapılan görüşmede de işletmeler arası bağlantılar ile lojistik, tarım ve gıda güvenliğinde yeni işbirliği alanları ele alındı. Jam Kamal Khan’ın Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile görüşmesinde Pakistan-Türkiye ekonomik ve ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi gündeme geldi. Tarım ve gıda güvenliğinin yanı sıra enerji, mineraller, imalat ve teknoloji alanlarında işbirliği fırsatları değerlendirildi. Taraflar, bölgesel bağlantıların ve transit güzergâhlarının geliştirilmesinin ticareti, pazara erişimi ve bölgesel tedarik zincirlerini destekleyebileceğini görüştü.

Yeni Zelanda’da Otago’daki Engebeli Çiftlikte Sanal Çitten İlk Faydalar
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Otago’daki Engebeli Çiftlikte Sanal Çitten İlk Faydalar

Yeni Zelanda’nın South Otago bölgesindeki Lochindorb Run koyun ve sığır işletmesinde sanal çit kullanımının ilk sonuçları olumlu oldu. Lyndon ve Jade McNab’ın işlettiği 2.500 hektarlık çiftlikte sistem yaklaşık iki aydır kullanılıyor. McNab, sanal çitin zorlu tepe arazisinde mevcut arazi ve hayvan varlığından daha iyi yararlanma fırsatı sunduğunu belirtiyor. McNab, kısa süre önce başlatılan Livestock Innovation Farming Transformation (LIFT) programının katılımcıları arasında yer alıyor. Ülke genelinden dokuz çiftliğin dahil olduğu program, sanal çit ile bağlantılı çiftlik sistemi değişikliklerinin farklı işletme türleri ve koşullardaki ticari sonuçları hakkında ortak bir veri kütüphanesi oluşturmayı amaçlıyor. McNab, programdan aldığı mali ve teknik desteğin karşılığında deneyimini tarla günleri gibi etkinliklerde paylaşmayı kabul etti. Beef + Lamb tarafından “zor tepe arazisi” olarak sınıflandırılan işletmenin geniş bölümlerine yalnızca yürüyerek ulaşılabiliyor. Çiftlikte kış döneminde 600 gebe sığır ve yaklaşık 6.500 koyun bulunuyor; işletme ayrıca her yıl en az 100 gün ot büyümesi olmadan geçecek şekilde planlama yapıyor. McNab, sanal çitin yem kullanımını iyileştirerek israfı azaltmasını ve genç damızlık hayvanların beslenmesini geliştirmesini umuyor. İlk ve ikinci kez buzağılayan sığırların kullanıldığı sistem, özellikle Southland ve Otago’da sezonun çok yağışlı geçtiği dönemde sürekli arka çitlemeye imkân verdi. McNab’a göre bu uygulama, buzağılama alanlarındaki çamur ve hasarı azaltırken hayvanlar taşındıktan sonra ilk otlatma bölümünün yeniden büyümesini hızlandırdı. Sığırlar yağışlı günlerde yüksek alanlara yönlendirilebiliyor; doğum bildirimleri de sorunların daha erken fark edilmesine yardımcı oluyor. Halter’in uydu bağlantısı, tepelik araziye iletişim kuleleri kurma ihtiyacını ortadan kaldırdığı için ayrıca avantaj sağlıyor.