ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3236 haber · Sayfa 31

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti

Almanya’nın Brandenburg eyaletindeki Uckermark bölgesinde çiftçilik yapan Stefan Bernickel, iklim koşullarındaki değişime uyum sağlamak için toprak işleme yöntemini değiştirdi. Yaklaşık 300 hektarlık arazisinde derin sürüm ve ekim öncesi ikinci geçiş yerine Strip-Till uygulayan Bernickel, yalnızca tohum sıralarını hafifçe açıyor; ekim ve gübrelemeyi aynı geçişte yapıyor. Bu yöntemde toprağın %80’i işlenmeden bırakılıyor. Bernickel’in dönüşümünde 2018’deki kuraklık ve Haziran 2021’de bir gecede yağan 250 litre yağış etkili oldu. Çiftçi, daha önce hava koşulları uygun olduğunda buğday, arpa ve kolza üretiminin oldukça kârlı olduğunu, ancak bu dönemin sona erdiğini belirtiyor. Yeni uygulamanın toprağın daha fazla su tutmasına, toprak canlılığının korunmasına ve rüzgâr ile su erozyonuna karşı dayanıklılığın artmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Toprağın tarım makineleriyle daha kolay işlenebildiğini ve işçilik süresinin azaldığını da ifade ediyor. Bernickel, Strip-Till sayesinde yılda yaklaşık 10.000 litre daha az motorin kullandığını hesaplıyor; bu miktarın önceki motorin ihtiyacının %40’ına karşılık geldiğini belirtiyor. Uygulama ayrıca çevre alanında verilen ve 25.000 avro para ödülü bulunan Blauer Kompass Federal Ödülü’ne layık görüldü. Sürümsüz veya azaltılmış toprak işlemeye dayanan bu yöntem Almanya’da giderek yayılırken, Avustralya’da toprağı kurumaya karşı korumak amacıyla kullanılan tarım uygulamalarından esinleniyor. Brandenburg’da Bernickel dışında Strip-Till uygulayan altı çiftçi daha bulunuyor. Yöntemin bazı sınırlamaları da var. Sürüm yapılmadığında yabancı otlarla farklı biçimde mücadele edilmesi gerekiyor. Bernickel, dönüşümüne rağmen organik üretim yapmıyor; böcekler, mantarlar ve yabancı otlara karşı tarımsal ilaç kullanmayı sürdürüyor. Bununla birlikte maliyetleri azaltmak amacıyla girdi kullanımını düşürmeye çalışıyor. Kolzayla birlikte hardal, turp ve çemen otu ekiyor; bu bitkilerin kolza toprak piresini uzaklaştırmasını amaçlıyor. Kışlık buğdayı geç ekerek tarla tilkikuyruğunun gelişimini sınırlamayı deniyor. Çiftçi ayrıca veriye dayalı makinesiyle toprak kalitesine göre hassas ekim ve gübreleme yapıyor. Kimyasal büyüme düzenleyicileri yerine organik üretimde de kullanılan bir düzenleyiciye geçtiğini ve kimyasal kullanımı %75 azalttığını söylüyor. Hedefi verimi artırmak değil, sıcaklık, kuraklık, yağış ve don gibi koşullarda daha istikrarlı üretim yapmak ve gübre, motorin, işçilik ile bitki koruma maliyetlerini düşürmek. Brandenburg’da üç yıldır denediği nohut üretiminde ise zararlı, aşırı yağış, kuraklık ve soğuk nedeniyle şimdiye kadar başarılı sonuç alamadı; buna rağmen denemeyi sürdürmek istiyor.

Mısır ve Suudi Arabistan, Su Kaynakları Yönetiminde İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber

Mısır ve Suudi Arabistan, Su Kaynakları Yönetiminde İş Birliğini Görüştü

Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Hani Süveylim ile Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdurrahman bin Abdülmuhsin el-Fadli, sürdürülebilir su kaynakları yönetimi ve uzmanlık paylaşımı alanlarında iki ülke arasındaki iş birliğini görüştü. Toplantıda, su güvenliği ve kalkınmayı destekleyecek ortaklıkların geliştirilmesi ele alındı. Taraflar, su kaynakları ve sulama alanındaki mutabakat zaptının yürütme programının tamamlanmasını, öncelikli ortak projelerin belirlenmesini, teknik koordinasyonun sürdürülmesini ve karşılıklı ziyaretlerle deneyim paylaşımının devam etmesini değerlendirdi. İş birliği başlıkları arasında selden korunma, yağmur suyu hasadı, modern sulama, iklim değişikliğine uyum ve kapasite geliştirme yer alıyor. Görüşmede ayrıca su arıtma, suyun yeniden kullanılması, tuzdan arındırma ve sulama suyunun verimli kullanılması konuları ele alındı. Mısır'ın su sistemlerinde dijital dönüşüm, akıllı su yönetimi ve yoğun gıda üretimi için tuzdan arındırma uygulamalarında ortak çalışma olanakları ile araştırma kurumları, şirketler ve özel sektör arasındaki iş birliğinin genişletilmesi de gündeme geldi. Taraflar, 2026 Birleşmiş Milletler Su Konferansı ve 2027'de Riyad'da düzenlenecek Dünya Su Forumu hazırlıkları kapsamında koordinasyonun güçlendirilmesini de görüştü.

Avustralya’da Ağır Gıda Güvencesizliği 2020-2024 Arasında Yaklaşık %40 Arttı
Görsel kaynağı: The Conversation Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Ağır Gıda Güvencesizliği 2020-2024 Arasında Yaklaşık %40 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avustralya’da ağır gıda güvencesizliği 2020 ile 2024 arasında ulusal düzeyde yaklaşık %40 arttı. The Conversation’da yayımlanan analizde, Hanehalkı, Gelir ve İşgücü Dinamikleri Avustralya (HILDA) yıllık anketi verilerine göre ağır gıda güvencesizliği yaşayanların oranının %2,1’den %3,0’a yükseldiği belirtildi. Analiz, bunun yalnızca mali zorluk göstergesi olmadığını, sağlık ve refah üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Çalışmada kullanılan ölçüm, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından geliştirilen uluslararası karşılaştırılabilir sekiz soruluk bir ölçeğe dayanıyor. Ağır gıda güvencesizliği, bu sekiz sorunun en az yedisine “evet” yanıtı verilmesi olarak tanımlanıyor. Ölçüm, yiyecek alımını azaltan, öğün atlayan veya zaman zaman hiç yemek yemeyen kişileri kapsıyor. Analiz, 2020 ve 2024 HILDA anketlerinde yaklaşık 15 bin kişinin verdiği yanıtlardan yararlanıyor. Artış, Avustralya’nın kentlerinde aynı ölçüde gerçekleşmedi. Büyük şehirler arasında Perth’te oran %1,35’ten %2,79’a çıkarak iki kattan fazla arttı. Adelaide, 2020’de %3,11 ve 2024’te %4,70 ile her iki yılda da en yüksek seviyeyi kaydetti. Sydney ve Melbourne’de de artış görüldü. Brisbane ise oranın %2,63’ten %2,49’a gerilediği tek şehir oldu. Gıda güvencesizliği, ülkede genel olarak yerleşim yerinin uzaklığı arttıkça yükseliyor. Ancak bölgesel topluluklar aynı şekilde etkilenmiyor. Victoria’da 2024’te oran Melbourne’de %2,82, iç bölgesel Victoria’da %2,00 oldu; dış bölgesel Victoria’da ise daha yüksek bir oran gözlendi. Analiz, HILDA’nın bölgesel alanlardaki küçük örnekleminin bu bölgelerdeki deneyimleri olduğundan düşük tahmin edebileceği uyarısını da içeriyor. Konut maliyetleri, iş olanakları, gıdaya erişim ve fiyatlar, ulaşım ile hizmetler bu farklılıklarda rol oynayabilecek etkenler olarak sıralanıyor. En yüksek seviyeler çocuklu tek ebeveynli ailelerde görüldü. Bu grupta ağır gıda güvencesizliği %11,57’den %13,68’e yükseldi; 15 yaşından büyük çocukları olan tek ebeveynli ailelerde ise oran %1,73’ten %4,42’ye çıktı. Çocuklu çiftlerde gıda güvencesizliği yaklaşık %87 arttı. Analize göre konut giderleri, borç, iş güvencesizliği veya hastalık, daha fazla kaynağa sahip ailelerin bütçesini de zorlayabiliyor. Yazarlar, ulusal temsili anketlerin ve bölgesel verilerin politika müdahaleleri için gerekli olduğunu, yerel kuruluşlar, hayır kurumları, gıda bankaları ve kamu hizmetlerinin ise temel nedenleri tek başına çözemeyeceğini belirtiyor.

Ukrayna Birlikleri İşgal Altındaki Oleşki’ye İHA’larla Bebek Maması ve Oyuncak Ulaştırdı
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna Birlikleri İşgal Altındaki Oleşki’ye İHA’larla Bebek Maması ve Oyuncak Ulaştırdı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Ukrayna Ulusal Muhafızları’na bağlı 11. Mykhailo Hrushevskyi Tugayı’nın Bolharychi özel amaçlı bölüğü, Herson bölgesindeki geçici olarak işgal altındaki Oleşki kasabasında yaşayan çocuklu ailelere insansız hava araçlarıyla yardım ulaştırdı. İçişleri Bakanı Ivan Vyhivskyi’nin açıklamasına göre bir önceki gün 15 paket teslim edildi. Toplam ağırlığı 600 kilogramı aşan paketlerde kuru kahvaltılıklar, süt, eğitsel oyunlar ve oyuncaklar yer aldı. Vyhivskyi, Rus işgali ve Herson bölgesi sakinlerinin karşı karşıya bulunduğu zor koşullara rağmen Ukrayna birliklerinin insanları desteklemeyi sürdürdüğünü söyledi. Bakan, kuşatma altındaki Oleşki’de tam kapsamlı savaşın başlamasından sonra doğan çocukların da bulunduğunu belirterek bu ailelere temel ihtiyaç malzemeleri ulaştırıldığını ifade etti. Yardımların hazırlanmasına, insansız hava araçlarının kullanılmasına ve koruma sağlanmasına katkıda bulunanlara teşekkür etti. Oleşki’deki yardım ihtiyacına ilişkin daha önce de çeşitli açıklamalar yapılmıştı. Bild, 16 Eylül’de kasaba sakinlerinin insani abluka altında yaşadığını ve yaz boyunca kendi bahçelerinde yetiştirdikleri sebzelerle geçindiklerini, sezonun sona ermesiyle açlık tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını bildirdi. Aynı dönemde Dmytro Lubinets, sivillerin tahliyesi için Rusya’nın hazırlığını teyit etmediğini söyledi. 27 Eylül’de Herson bölgesi valisi Oleksandr Prokudin, Ukrayna birliklerinin Oleşki’de 100 farklı noktaya toplam 4.000 kilogram gıda ulaştırdığını açıkladı. 19 Ekim’de ise sivillerin Ukrayna hükümetinin kontrolündeki bölgeye tahliyesi için ateşkes ve diğer ayrıntıların koordine edildiği bildirildi.

Romanya’nın Gıda Ticaret Açığı İlk Yedi Ayda %13,5 Azaldı
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’nın Gıda Ticaret Açığı İlk Yedi Ayda %13,5 Azaldı

Romanya’nın gıda ve canlı hayvan ticaret açığı, 2026’nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre %13,5 azalarak 2,2 milyar avroya geriledi. Veriler, Romanya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün bilgileri üzerinden Economica tarafından değerlendirildi. Açığın daralmasında ihracatın %8,1 artarak 4,5 milyar avroya yükselmesi ve ithalatın %1,4 azalarak 6,7 milyar avroya gerilemesi etkili oldu.

Mısır ve BAE, 2026 BM Su Konferansı Hazırlıklarını Görüştü
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır ve BAE, 2026 BM Su Konferansı Hazırlıklarını Görüştü

Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Hani Suvaylim ile Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakan Yardımcısı Abdullah Bilala, Abu Dabi’de düzenlenecek 2026 Birleşmiş Milletler Su Konferansı’nın hazırlıklarını görüştü. Dokuzuncu Kahire Su Haftası kapsamında pazar günü yapılan görüşmede, Mısır ile BAE’nin ortak ilgi alanındaki su konularında işbirliği ve koordinasyon ele alındı. Suvaylim, Mısır’ın BAE ve Senegal’e konferansı başarılı biçimde düzenlemeleri için tam destek vereceğini belirtti. Görüşmede ayrıca Mısır ve Japonya’nın, “Gezegen İçin Sular” başlıklı üçüncü etkileşimli diyalog kapsamında yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi. İki ülke, altı öncü girişim çerçevesindeki önerileri ilgili kurumlar ve ortaklarla bir araya getiriyor. Bu girişimler sürdürülebilir su yönetimi, ekosistemlerin restorasyonu, yapay zekâ ve verilerden yararlanılması, erken uyarı sistemleri, politikaların uygulamaya dönüştürülmesi ve genç su liderlerinin desteklenmesini hedefliyor. Suvaylim, girişimlerin rolleri, ortakları ve uygulama mekanizmalarının korunarak konferansın genel çıktılarıyla bütünleştirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Abu Dabi 2026 ile Duşanbe 2028 konferansları ve sonraki toplantılar arasında süreklilik ve bütünlük kurulmasının, su konusunun Birleşmiş Milletler gündemindeki yerini güçlendireceğini ifade etti. Kahire Su Haftası’nda toplam 137 teknik ve bilimsel oturum düzenleniyor; programda konferans öncesindeki son hazırlık oturumu ile su güvenliği ve kapasite geliştirme başlıkları da bulunuyor.

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor
Görsel kaynağı: R7 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya gübre piyasasında 2025’teki rekor teslimatın ardından 2026’da daralma, 2027’de ise toparlanma bekleniyor. 2025’te 49,1 milyon ton gübre teslim edilirken, 2026 teslimatlarının 43,6 milyon tona gerileyeceği ve yıllık bazda %11 düşeceği tahmin ediliyor. 2027 için öngörülen hacim ise 47,5 milyon ton. Projeksiyonlar, Curitiba’da düzenlenen 20. Sindiadubos NPK Sempozyumu’nda paylaşıldı. Sektördeki gerileme; kısa vadeli belirsizlikler, üretim maliyetleri ve çiftçilerin satın alma gücündeki baskıyla ilişkilendiriliyor. 2026’nın ocak-eylül döneminde azot kullanımında %21, ürede %20 ve amonyum sülfatta %18 düşüş kaydedildi. Yüksek faizler, navlun maliyetleri ve vergi değişikliklerinin de üreticilerin yatırım ve girdi alım kararlarını etkilediği belirtildi. 2027’deki olası toparlanmanın mısırın etanol üretiminde daha fazla kullanılması, sorgum ekiminin genişlemesi ve soya üretim döngüsünün güçlenmesiyle desteklenmesi bekleniyor. Sektör temsilcileri ayrıca kırsal borçların yeniden yapılandırılması, daha düşük faiz, asgari navlun uygulamasının gözden geçirilmesi ve tarım sigortasına erişimin artırılması gibi önlemler istiyor.

Keyhole Beslenme Etiketi Kriterleri Yeniden Değerlendiriliyor
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber

Keyhole Beslenme Etiketi Kriterleri Yeniden Değerlendiriliyor

Keyhole işareti, tüketicilerin aynı ürün kategorisi içinde daha iyi besin değerine sahip gıdaları seçmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. İşaret için gerekli kriterler, 2023’te güncellenen Kuzey Beslenme Tavsiyeleri doğrultusunda yeniden değerlendiriliyor. Kriterler şeker, tuz ve yağ miktarlarının yanı sıra lif ve tam tahıl oranlarını da kapsıyor. Olası değişiklikler, ürün kategorilerine göre izin verilen tuz, şeker ve yağ miktarları ile lif ve tam tahıl içeriği şartlarını etkileyebilir. Ancak somut kuralların ürün kategorisine ve ülkeye göre değişebileceği belirtiliyor. İsveç, Danimarka, Norveç ve İzlanda sistemleri uyumlaştırmaya çalışsa da ülkelerin aynı mevzuat metnini veya aynı takvimleri uygulayacağı anlamına gelmiyor. Keyhole kullanımı gönüllü olduğu için değişiklikler tüm gıdaların bileşiminin değiştirilmesini zorunlu kılmıyor. Buna karşılık işareti kullanan veya kullanmak isteyen üreticilerin bazı ürün reçetelerini gözden geçirmesi gerekebilir. Önceden işarete uygun olan bazı ürünler yeni şartları karşılayamayabilirken, değişiklikler başka ürünler için işaret alma fırsatı yaratabilir. Nihai kurallar ve geçiş süreleri özellikle Keyhole kullanan pazarlara ihracat yapan üreticiler açısından önem taşıyor.

Xarrë, Vlorë'de Mandalina Üreticileri Fiyatların Maliyetleri Karşılamadığını Söylüyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Xarrë, Vlorë'de Mandalina Üreticileri Fiyatların Maliyetleri Karşılamadığını Söylüyor

Xarrë, Vlorë'deki mandalina üreticileri, bu sezon kilogram satış fiyatının üretim maliyetlerini karşılamadığını belirtiyor. Kaynakta kilogram fiyatı 200, 250 ve 300 lek olarak aktarılırken, bu tutarlar sırasıyla 21, 26 ve 33 sent karşılığıyla veriliyor. Bir üretici, ürün 300 eski lekten satılsa bile kendi giderlerini karşılayamadığını söylüyor. Aynı üretici, satış sürecinin nasıl ilerleyeceğinin aralık sonrasında değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Geçen yıl ve önceki yıl yaşananlara benzer bir durumun tekrarlanması halinde mandalina fiyatlarının her yıl daha da düşeceğini ise kendi görüşü olarak dile getiriyor. Bu değerlendirme, gerçekleşmiş bir sonuç değil, üreticinin beklentisi olarak aktarılıyor. Satış sorununa rağmen üreticiler, bu yılki mandalina üretiminin şu ana kadar iyi olduğunu bildiriyor. Hasat ve ürünlerin seçimi sürekli çalışma gerektirirken, aile emeğinin yanı sıra mevsimlik işçiler de çalıştırılıyor. Bir üretici, yaz boyunca ürünü çok sayıdaki hastalığa rağmen korumaya çalıştıklarını ve hasat döneminin eşiğinde olduklarını söylüyor. Sezonun sonucu, ürünün yıl boyunca yapılan emek ve yatırımı karşılayacak bir fiyattan satılabilmesine bağlanıyor.

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı

Yunanistan’da özel sermaye fonları, girişim sermayesi fonları ve borsaya kote holding şirketleri; dondurulmuş hamur, süt ürünleri, hazır salata, premium dondurma ve hızla büyüyen sokak yemeği konseptleri dahil gıda zincirinin farklı alanlarına yatırım yapıyor. Önceki beş yıldaki ilk yatırımların ardından bazı fonlar iştiraklerinden çıkışa hazırlanırken yeni yatırım yapıları piyasaya giriyor ve piyasada art arda anlaşmalar görülüyor. Bu ilginin arkasında, ülkedeki sağlıklı ve kârlı gıda şirketlerinin büyük bölümünün küçük ve orta ölçekli, aile işletmesi niteliğinde olması bulunuyor. Kaynakta, sektörün istikrarlı satışlar ve enflasyonist kriz dönemlerinde öngörülebilir nakit akışı sayesinde savunmacı bir yapı sunduğu belirtiliyor. Ancak şirketlerin bir kısmı yeni nesle geçiş sorunuyla karşılaşıyor; bir kısmı da yurt dışına açılmak için gerekli ölçek, sermaye ve profesyonel organizasyondan yoksun kalıyor. Yunanistan’daki yatırım fonları, büyük uluslararası grupların genellikle aradığı işlemlerden daha küçük anlaşmaları da değerlendirebiliyor. Sağlanan finansman, üretim otomasyonuna, stratejik birleşmeler yoluyla ölçek ekonomilerinin oluşturulmasına ve uluslararası perakende ağlarına erişime yöneliyor. Halcyon Equity Partners’ın Rodoula A.E.’ye ortak olması, fonun Ergon Foods, Kayak A.E. ve taze makarna zinciri Mailo’s ile birlikte yürüttüğü anlaşmalar zincirine eklendi. Golden Age Capital’in yeni fonu ise Periklis Mazarakis liderliğinde 250 milyon avro topladı ve Orta Doğu’da uluslararası genişleme planı bulunan O Proedros restoran zincirini portföyüne kattı. EOS Capital Partners, 2026’nın başında süt ürünleri şirketi Farma Kouκάki’nin çoğunluk hissesini alırken EOS Hellenic Renaissance Fund II aracılığıyla Megas Yeeros’a, Elikonos Capital’in 2021’den beri tuttuğu azınlık payını devralarak ortak oldu. Elikonos ayrıca 2026’da To Manna N. Tsatsaronakis ve A. Vezyroglou A.E.’ye yatırım yaptı. Piyasada eş zamanlı olarak çıkış hazırlıkları da sürüyor. DECA Investments, Minerva ve Hellenic Brewery of Atalanti’den çıkışa hazırlanırken Diorama II’yi Leader’a yatırdı; VNK Capital ise Palliroia Souliotis’ten ayrılma sürecinde. Ideal Holdings, beş yıllık çıkış baskısıyla sınırlı olmayan kalıcı sermaye modeliyle Barba Stathis’i bünyesine kattı. CVC Capital Partners da Vivartia portföyünü yeniden yapılandırdı ve Dodoni’yi Hellenic Dairies’e devretti. Küresel eğilimin bir başka örneği olarak Unilever, Elaïs-Unilever Hellas’ın gıda bölümünün tamamını ABD’li McCormick’e devretmek üzere anlaştı; işlemin 2027 içinde tamamlanması bekleniyor. Bain & Company, küresel satın alma değerlerindeki toparlanmayı fonların yüksek sermaye rezervlerine bağlarken FoodNavigator, temel tüketim ihtiyacı nedeniyle gıda sektörünün istikrarlı ve savunmacı niteliğine dikkat çekiyor.

Çekya’da 30 Binden Fazla Yumurtacı Tavuk Salmonella Nedeniyle İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Çekya’da 30 Binden Fazla Yumurtacı Tavuk Salmonella Nedeniyle İtlaf Edilecek

Çekya’nın Dynín kentinde, çiftlikte salmonellanın tekrarlanan tespitleri nedeniyle 30 binden fazla yumurtacı tavuğun itlaf edilmesi planlanıyor. Devlet Veterinerlik İdaresi sözcüsü Petr Majer, işlemin pazartesi başlamasının ve muhtemelen iki gün sürmesinin beklendiğini bildirdi. Bölgesel veteriner idaresi, tekrarlanan tespitlerin ardından olağanüstü veterinerlik önlemleri aldı. Yetiştirici itlaf seçeneğini tercih ederken, enfeksiyonun doğrulanmasından bu yana Mavela Dynín çiftliğinden taze yumurtaların piyasaya çıkmadığı belirtildi. İşlem, yetiştirici çalışanları ile Devlet Veterinerlik İdaresi’nin acil müdahale merkezi tarafından yürütülecek; etkilenen alanlar dezenfekte edilecek ve altı konteyner kullanılacak.

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tahıl İhracatı İçin Karadeniz Koridorunun Yeniden Açılması Görüşülüyor

Ukrayna, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatını yeniden başlatmaya çalışırken bu girişimin küresel gıda güvenliği ve ülkenin tarım gelirleri açısından sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Ukrayna, Türkiye, Mısır ve Hindistan ile sivil deniz taşımacılığının olası yeniden başlatılmasını görüşüyor. Önerilen düzenleme, katılımcı ülkelerin bayrağını taşıyan gemilere güvenli geçiş sağlamayı ve ticari gıda sevkiyatlarını korumayı amaçlıyor; ancak uygulamaya geçtiği belirtilmiyor. Kiev ayrıca, tarım ürünlerinin daha önce Avrupa demiryolları ve limanları üzerinden taşınmasını sağlayan Avrupa dayanışma koridorlarının yeniden kurulmasını istiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre Ukrayna’nın 2025/26 pazarlama yılında tahıl ihracatının yaklaşık 40 milyon ton olması öngörülüyor. Bu miktarın 23 milyon tonunu mısır, 14 milyon tonunu buğday ve 2,5 milyon tonunu arpa oluşturuyor. Bu ürünler uluslararası gıda sisteminde farklı roller üstleniyor: buğday ekmek ve temel gıdalar için, mısır yem ve gıda işleme için, ayçiçeği yağı ise milyonlarca hane için yemeklik yağ kaynağı olarak kullanılıyor. Ukrayna’dan yapılan tarım ihracatındaki aksamaların ithalata bağımlı ülkelerde tedarik maliyetlerini artırabileceği, değirmenciler, gıda işleyicileri ve hayvancılık üreticileri üzerindeki işletme gideri baskısını yükseltebileceği aktarılıyor. Bu baskıların ekmek, yemeklik yağ, et ve diğer temel ürünlerde tüketici fiyatlarına yansıması mümkün görülüyor. Reuters’ın Ağustos 2026 tarihli haberine göre Chicago buğday vadeli işlemleri, Karadeniz tahıl altyapısına yönelik saldırıların tırmanması sırasında temmuzdan bu yana %17’den fazla yükseldi. Arjantin, Avustralya ve ABD ek kapasite sunsa da daha uzun sevkiyat mesafeleri ve yüksek taşıma maliyetleri Karadeniz kaynaklarının yerini almayı pahalılaştırabilir. Karadeniz koridoru Ukrayna için de önemli bir ekonomik kanal olarak tanımlanıyor. Volodimir Zelenskiy, limanların bir pazarlama sezonunda 40 milyon tona kadar tahıl taşıyabileceğini söyledi; sevkiyatların ağustostan beri askıya alınmasının ihracat faaliyetini sınırladığı belirtiliyor. Koridorun yeniden açılması halinde ihracat gelirleri çiftçilerin tohum, gübre, yakıt, makine ve mevsimlik iş gücü giderlerini karşılamasına yardımcı olabilir. Düzenli liman akışı, depoların sonraki hasat öncesinde boşaltılmasını, yeni üretim için alan açılmasını ve işleme tesisleri ile taşımacılık altyapısına yatırımı destekleyebilir.

Beslenme Tercihlerinden Tarım Politikalarına Yeni Yaklaşım
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Beslenme Tercihlerinden Tarım Politikalarına Yeni Yaklaşım

Springer’ın Discover Sustainability dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, tüketicilerin günlük beslenme tercihlerinin yalnızca sağlıkla sınırlı kalmadığını; tarım, hayvancılık, biyoçeşitlilik, çevre, iklim ve kırsal alanların geleceğini de etkilediğini ortaya koyuyor. AΠΘ’den Prof. Konstantinos Mattas’ın koordinasyonundaki çalışmada tüketicinin “tabağı”, tarladan ve tarımsal işletmeden çevreye ve topluma uzanan tarım-gıda zincirinin kritik halkası olarak değerlendiriliyor. Mattas, beslenme tartışmasının yalnızca sağlık üzerinden yürütülemeyeceğini belirtiyor. Ona göre tüketicinin tercihleri, üretim zincirinin tamamına mesaj gönderiyor; ancak sofradaki gıdanın varlığından önce çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler geliyor. Üretim olmadan tüketicinin talep ettiği gıdaların sağlanamayacağını vurgulayan araştırmacı, çevre, kalkınma, gıda kalitesi ve üretici geliri politikalarının birbirinden kopuk değil, koordineli biçimde ele alınması gerektiğini savunuyor. Çalışmanın öne çıkardığı başlıklardan biri biyoçeşitlilik. Mattas’ın aktardığına göre beslenmenin neredeyse %90’ı yalnızca 10 türden geliyor ve beslenmenin büyük bölümü üç ürüne dayanıyor. Bu daralma, üretimdeki çeşitlilik ile gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Bakliyat, yabani otlar ve geleneksel ürünler ise üreticiler için yeni fırsatlar yaratabilecek ve daha sürdürülebilir üretim sistemlerine katkı sağlayabilecek seçenekler arasında gösteriliyor. Araştırma ayrıca küçük üreticilerin geleneksel ürünleri ve kırsal alanları korumadaki rolüne dikkat çekiyor. Mattas, Avrupa ve ulusal hükümetlerin tarımı her kalkınma politikasının merkezi unsurlarından biri olarak görmesi gerektiğini belirtiyor. Araştırmacı, yerli üretimin ithal ürünlerle sürekli ikame edilmesinin gelecekte ülkelerin gıda yeterliliği açısından ciddi sorunlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Avusturya’da Siyasetçiler Marchfeld Sebzelerinin İşlenmesini Savunuyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber

Avusturya’da Siyasetçiler Marchfeld Sebzelerinin İşlenmesini Savunuyor

Belçikalı Ardo şirketinin Marchfeld’deki üretimi durduracağının öğrenilmesinin ardından, Aşağı Avusturya’daki tüm eyalet partileri bölgeden etkilenen çiftçilerin yanında olduklarını açıkladı. Siyasetçiler, dondurulmuş sebzeye yönelik desteklerini de kamuoyuna yansıttı. ÖVP Kadınlar Birliği Aşağı Avusturya Başkanı Silke Dammerer, Ardo fabrikası kapansa bile Marchfeld sebzelerinin gelecekte de bölgede işlenmesi gerektiğini söyledi. Dammerer, dondurulmuş sebzeyi günlük yemek hazırlığı yanında iyi ve sağlıklı bir alternatif olarak nitelendirdi.

Şili’de Gübre İhlalleri İçin Kademeli Para Cezası Düzenlemesi Gönderildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gübre İhlalleri İçin Kademeli Para Cezası Düzenlemesi Gönderildi

Şili Kongresi, gübrelerdeki biçimsel hatalar ile bileşim, kalite, güvenlik veya izlenebilirliği etkileyen maddi ihlaller için farklı para cezası aralıkları öngören metni 19 Ekim 2026'da yürütmeye gönderdi. Metne göre yanıltıcı olmayan biçimsel ihlaller 10 ila 100 UTM, bileşim tağşişi dahil maddi ihlaller ise 100 ila 1.000 UTM arasında cezalandırılacak. Kaynak, metnin yayımlandığını veya yürürlüğe girdiğini belirtmiyor. Agricultores Unidos de Chile, 15 Haziran'da Senato Tarım Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında, bir etiketleme hatasıyla bileşimi beyan edilenden farklı bir gübrenin aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Kuruluş, biçimsel ihlallerin ayrılmasını, maddi ihlallerde caydırıcı cezaların korunmasını ve yaptırım belirlenirken pazarlanan miktar ile elde edilen ekonomik yararın dikkate alınmasını önerdi. Yazıda bu görüşü desteklemek için özel üniversite laboratuvarlarında incelenen örnekler aktarıldı. Bir jips numunesinde etikette %17 kükürt beyan edilirken analizde bu oranın %1'in altında kaldığı, karışımlarda fosfor ve potasyum sapmalarının ise toleransın sekiz katına kadar çıktığı belirtildi. Ancak bu analizlerin resmi SAG denetimi olmadığı ve piyasaya genellenemeyeceği özellikle vurgulandı. Metne göre cezaların kademelendirilmesinde zarar, ürünlerin değeri, sağlanan ekonomik yarar ve ihlalcinin ekonomik kapasitesi dikkate alınacak. Buna karşılık reform, tonaja göre otomatik bir ceza formülü veya zarar gören çiftçiye doğrudan tazminat getirmiyor; para cezaları kamuya gelir olarak kalıyor. Yazının yazarı Camilo Guzmán Martínez, nihai ayrımın SAG tavsiyeleriyle bağlantılı bir parlamenter önergeden doğduğunu aktardı.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

Arjantin, Sığır Etinin AB Satışını Yeni Orman Kontrolüyle Güvenceye Almak İstiyor
Görsel kaynağı: LandbrugsAvisen · Özgün haber

Arjantin, Sığır Etinin AB Satışını Yeni Orman Kontrolüyle Güvenceye Almak İstiyor

Arjantin, sığır etinin 2020’den bu yana orman temizliği yapılan arazilerden gelmediğini belgelemeyi planlıyor. Yeni orman kontrolü, ülkenin sığır eti satışlarını Avrupa Birliği (AB) pazarında güvenceye alma girişiminin temelini oluşturuyor. Bu yaklaşımda belirleyici koşul, etin orman temizliği yapılan arazilerle ilişkilendirilmemesi. Arjantin’deki sektör, söz konusu belgelemeyle AB’ye sığır eti satışlarının sürmesini ve Avrupa pazarındaki erişimin korunmasını hedefliyor.

Azerbaycan’da Buğday Üretiminde Yeni Sübvansiyon Mekanizmaları Uygulanıyor
Görsel kaynağı: Oxu.Az · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’da Buğday Üretiminde Yeni Sübvansiyon Mekanizmaları Uygulanıyor

Azerbaycan’da buğday üretimine milyonlarca manat devlet desteği verilmesine, verimliliğin artırılmasına ve yeni sübvansiyon mekanizmalarının uygulanmasına rağmen ithalat ihtiyacı azalmadı. 2026’nın ocak-ağustos döneminde ülkeye 841,7 bin ton buğday ithal edildi; bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre %10,8 daha yüksek oldu. Buğday üretimine son beş yılda 548 milyon manat ekim ve ürün sübvansiyonu ödendi. Buna karşın 2025’te buğdayda kendine yeterlilik düzeyi %55,4 olarak gerçekleşti. Kaynak, kamu desteğinin ithalata bağımlılığı neden azaltamadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Irak'ta Tarım Bakanlığı ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü Piyasa Denetimini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak'ta Tarım Bakanlığı ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğü Piyasa Denetimini Görüştü

Irak Tarım Bakanı Abdürrahim Casım eş-Şemmeri, Pazar günü Bağdat'ta Organize Suçlarla Mücadele Genel Müdürlüğü Müdürü Tümgeneral Zafir ez-Zübeydi ile görüştü. Bakanlık yetkililerinin de katıldığı toplantıda, yerel piyasaların istikrarı için ortak koordinasyonun güçlendirilmesi ele alındı. Görüşmede tarım ürünleri ve kanatlı ürünlerinin fiyatlarında manipülasyonun sınırlandırılması, vatandaşların istismardan korunması ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. Taraflar ayrıca denetim iş birliğini yoğunlaştıracak pratik mekanizmalar, fiyatlandırmadaki yasa dışı uygulamalarla mücadele, ürünlerin pazarlanmasının kolaylaştırılması ve üretici ile tüketici haklarının korunması üzerinde durdu.

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Sistemi Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Sistemi Başlıyor

5 yayıncı · 8 haber · Karşılaştır

Yunanistan’da hak sahibi üreticilerin tarımsal motorinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve buna karşılık gelen Katma Değer Vergisi (KDV) muafiyetinden doğrudan pompa başında yararlanacağı myDiesel sistemi 1 Kasım 2026’da zorunlu hale gelecek. Yeni uygulama, üreticilerin yakıt bedelini ve vergiyi önce ödeyip daha sonra iade almasına dayanan yöntemin yerine geçecek. Üreticiler TAXISnet bilgileriyle myDiesel’e girerek benzersiz numara ve QR kod içeren dijital kupon oluşturacak. İstasyonda kupon okutulduktan sonra sistem, hak sahipliğini ve kullanılabilir litre bakiyesini otomatik kontrol edecek. Toplam vergi avantajı litre başına 50,84 sent olarak açıklanırken, uygun miktar sınırı %150’den %200’e çıkarılacak. İlk aşamada 2025 OSDE verileri kullanılacak; 2026 verileri daha sonra güncellenecek.

Irak, Türkiye ile Altı Baraj ve 13 Su Bariyeri Planını Açıkladı
Görsel kaynağı: Iraqi News · Özgün haber
Veri haberi

Irak, Türkiye ile Altı Baraj ve 13 Su Bariyeri Planını Açıkladı

Irak Su Kaynakları Bakanlığı, Türkiye ile imzalanan ikili çerçeve anlaşması kapsamında altı yeni baraj inşa etme planını açıkladı. 25 Ekim 2026 tarihli açıklamaya göre proje; stratejik su rezervlerini güçlendirmeyi, tarımı desteklemeyi ve çölleşmeyle mücadele etmeyi amaçlıyor. İlk paketteki üç barajın teknik projeleri tamamlanırken, sahadaki uygulamanın Türk müteahhitlerce yürütülmesine hazırlık yapılıyor. İlk pakette El-Muthanna vilayetindeki Kharaz, Kerbela vilayetinin Ayn El-Tamr bölgesindeki El-Abyad ve Ninova vilayetindeki Abu Takiya barajları yer alıyor. İkinci uygulama paketi kapsamında önerilen üç ek baraj için ise saha değerlendirmeleri sürüyor. Bilgiler, Bakanlık Sözcüsü ve Sulama ve Islah Projeleri Genel Kurumu Genel Müdürü Halid Şemal'ın açıklamalarına dayandırıldı. Irak ayrıca Türkiye ile işbirliği çerçevesinden bağımsız olarak yağmur suyu ve mevsimsel taşkınları toplamaya yönelik 13 su bariyerinde teknik çalışmalar yürütüyor. Ninova'daki beş gömme kontrol barajının mühendislik tasarımları tamamlandı ve iki sahada inşaat başladı. Sekiz ek bariyer için hidrolojik araştırmalar ve nihai tasarım çalışmaları sürerken, bu yapılar Ninova, Necef, El-Muthanna ve Diyala'ya dağılıyor. Yerel su rezervlerinin göçebe yerleşimini, hayvancılıkla geçinen toplulukları ve arazi ıslahı girişimlerini desteklemesi bekleniyor.

Çekya’da Dynín’de Salmonella Nedeniyle 30 Binin Üzerinde Tavuk İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: Český rozhlas · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Dynín’de Salmonella Nedeniyle 30 Binin Üzerinde Tavuk İtlaf Edilecek

Çekya’nın Českobudějovicko bölgesindeki Dynín’de, tekrarlanan Salmonella görülmesi nedeniyle bir tavuk işletmesinin tamamı itlaf edilecek. Çekya Devlet Veteriner İdaresi sözcüsü Petr Majer, 30 binin üzerinde yumurta tavuğunun itlaf edilmesinin gerekeceğini açıkladı. İtlaf işleminin pazartesi başlaması ve muhtemelen iki gün sürmesi bekleniyor. Salmonella cinsi bakteriler, insanlarda enfeksiyona bağlı ishalli hastalığa yol açabiliyor.

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor

Endonezya’da biber fiyatları tüketici düzeyinde yüksek kalırken, üretici fiyatları son iki haftada geriledi. Dewan Pertimbangan Asosiasi Champion Cabai Indonesia’dan Tunov Mondro Atmodjo, kırmızı acı biberin tüketici fiyatının kilogram başına Rp100.000 seviyesini aştığını, üretici fiyatının ise yaklaşık Rp60.000/kg’den Rp42.000-50.000/kg aralığına indiğini söyledi. Tunov’a göre aşırı hava koşulları ve kuraklık, biber bitkilerinin üretimini durdurabiliyor. Kuraklık döneminde hasadın normal üretimin yalnızca %50’si düzeyinde kaldığını belirten Tunov, bu seviyeyi mevcut şartlarda iyi olarak değerlendirdi. Üretim kapasitesinin tam olarak toparlanmaması nedeniyle fiyatlarda gelecekte önemli bir düşüş beklemediğini, ayrıca birçok bölgede ürünün tüketiciye ulaşmadan önce çok sayıda aracının yer aldığı eski tedarik zincirinden geçtiğini ifade etti. Tunov, hava koşullarının düzelmesi halinde 2026/2027 Noel ve Yeni Yıl döneminde fiyatların istikrarlı kalabileceğini, ancak belirgin biçimde düşmeyebileceğini öngördü. Bapanas Genel Sekreteri Ito Hediarto da bu dönem öncesinde ulusal biber arzının yeterli olduğunu, ancak özellikle deniz yoluyla yapılan sevkiyatlarda yaşanabilecek aksamaların varış bölgelerinde arzı azaltarak fiyatları yükseltebileceğini söyledi. Bapanas, arz fazlası bölgelerden ihtiyaç duyulan bölgelere sevkiyatı desteklemek için Gıda Dağıtım Tesisi programını kullanıyor; program bütçesinin %69,5’i gerçekleşmiş durumda.

FDA ve USDA, Ultra İşlenmiş Gıdalar İçin Ortak Tanım Arıyor
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

FDA ve USDA, Ultra İşlenmiş Gıdalar İçin Ortak Tanım Arıyor

FDA ve USDA, ultra işlenmiş gıdalar (UPF) için federal olarak tanınan, yeknesak bir tanım oluşturmak amacıyla bir yıldan uzun süre önce kamuoyu görüşü istedi. Ancak kurumlar, UPF'lerin tanımlanmasının kolay olmadığını belirtirken ortak bir tanım oluşturma arayışından vazgeçmiş değil. Bu süreçte kullanılan yaklaşım, ABD Yüksek Mahkemesi Yargıcı Potter Stewart'ın 1964'te müstehcenlik için kullandığı “I know it when I see it” ifadesiyle ilişkilendiriliyor. Gıda güvenliği gündeminde ayrıca, gıda güvenliği avukatı Bill Marler'ın Trader Joe’s Tarragon Chicken Salad wrap ürünlerini en az 50 hastayı etkileyen E. coli O157:H7 salgınının muhtemel kaynağı olarak göstermesi yer aldı. 23 Ekim itibarıyla FDA ve USDA, salgınla bağlantılı markayı veya soruşturulan bölgeleri açıklamadı. Virginia'daki Little Wicomico Nehri'nden hasat edilen istiridyelerle bağlantılı Salmonella Telelkebir salgını nedeniyle nehir kabuklu deniz ürünü hasadına kapatıldı. Virginia Sağlık Departmanı 19 eyalette 55 hasta bildirirken, Little Wicomico Oyster Company belirli istiridyeleri geri çağırdı ve ürünlerin ulaştığı restoranlarla perakendecilere bildirim yapılması için CDC ile çalıştı. Hollanda'da kanatlılarda Salmonella riskini azaltmaya yönelik izleme ve zorunlu aşılama önlemleri 2027 başında yürürlüğe girecek. Ülkede yumurtlayan tavuklarda saptanan Salmonella yaygınlığı, AB'nin %2 hedefinin üzerinde bulunuyor. Ayrıca federal bir yargıç, USDA'nın yeniden yapılanma planını 1 Aralık'a kadar durdurdu.