ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3236 haber · Sayfa 34

Türkmenistan ve Avusturya, Tarımsal Emtia Ticaretini Genişletme Fırsatlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Türkmenistan ve Avusturya, Tarımsal Emtia Ticaretini Genişletme Fırsatlarını Görüştü

Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası ile Viyana Tarım Borsası, 22-23 Ekim'de Viyana'da düzenlenen görüşmelerde emtia ticaretini genişletme, tarım ürünleri ticaretini güçlendirme ve yeni iş bağlantıları geliştirme fırsatlarını ele aldı. Görüşmeler, Türkmenistan'ın Avusturya Büyükelçiliği tarafından aktarıldı. Türkmen heyetine Devlet Emtia ve Hammadde Borsası Başkanı Batyr Volsahatov başkanlık etti. Heyet, Viyana Tarım Borsası Başkanı Ernst Haas ve borsanın sekreteri Karl Schneider'in yanı sıra Avusturya Federal Ekonomi Odası'ndan Dražen Maloča ile görüştü. Taraflar, iki ülke arasındaki kurumsal ve ticari işbirliğini güçlendirmeyi, borsa temelli emtia ticaretini teşvik etmeyi ve tarım ürünleri ticaretini genişletmeyi değerlendirdi. Türkmenistan'ın devlet emtia borsası, tarım ürünleri dahil çeşitli malların iç ve uluslararası ticaretini kolaylaştırıyor; Türkmen üreticileri yabancı alıcılarla buluşturarak ihracat faaliyetlerini destekliyor. Avusturya ise Avrupa ticari ağlarına ve tarım ticareti uzmanlığına erişim sağlıyor. Borsalar arasındaki daha yakın temasın tarım ürünlerinde ticari bağlantıları ve pazar erişimini güçlendirebileceği, emtia ticaretindeki işbirliğini genişletebileceği belirtildi.

Güney Afrika’da Herbisit Direncine Karşı Yabancı Ot Kontrolü Yeniden Ele Alınıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Herbisit Direncine Karşı Yabancı Ot Kontrolü Yeniden Ele Alınıyor

Güney Afrika’da koruyucu tarım uygulamalarının yaygınlaşması, yabancı ot kontrolünde herbisitlerin üstlendiği rolü artırırken, kimyasallara tekrarlanan bağımlılık direnç sorununu büyütüyor. Stellenbosch Üniversitesi Tarım Bilimleri Bölümü’nden tarım bilimci Louise Bestbier, başarılı mücadelenin mekanik ya da kimyasal yöntemlerden yalnızca birini seçmekten geçmediğini belirtiyor. Bestbier’e göre yabancı otların yaşam döngüsünün farklı aşamalarında baskı oluşturmak için birden fazla uygulamanın birlikte kullanılması gerekiyor. Geleneksel üretim sistemlerinde sürüm ve diğer toprak işleme faaliyetleri yabancı otları sökerek ve tohumları toprağın farklı katmanlarına taşıyarak kontrolün bir bölümünü sağlıyordu. Ancak koruyucu tarım; toprak yapısını korumak, nemi muhafaza etmek, erozyonu sınırlamak ve bitki artıklarını yüzeyde tutmak için toprak işlemesini azaltıyor. Böylece daha önce toprak işlemenin üstlendiği kontrol işlevi büyük ölçüde herbisitlere kalıyor. Bestbier, çözümün yoğun sürüme dönmek değil, stratejik toprak işleme, otlatma, ürün rekabeti, örtü bitkileri ve tohum bankası yönetimini kimyasal uygulamalarla birlikte değerlendirmek olduğunu söylüyor. Tarlaların tamamında rutin toprak işleme yerine, yabancı ot baskısının veya tohum bankasının müdahaleyi gerektirecek kadar yükseldiği alanlarda seçici uygulama yapılması öneriliyor. Stellenbosch Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Kaylen van Wyk’in Langgewens Araştırma Çiftliği’nde, Moorreesburg yakınlarındaki Swartland bölgesinde yürüttüğü iki sezonluk çalışmada saman şeridi oluşturma ve dar rüzgâr sırası yakma yöntemleri incelendi. Hasat makinesinin arkasına takılan bir düzenek, yabancı ot tohumu içeren samanı tarlaya yaymak yerine yaklaşık 500-600 milimetre genişliğinde dar bir şeritte topluyor. Tohumların aynı hatta yoğunlaşması, çıkan yabancı otlar arasındaki rekabeti ve gölgelenmeyi artırırken bu alanların izlenmesini ve yönetilmesini kolaylaştırıyor. Denemelerde kontrol alanlarına göre gözle görülür farklar oluştu, ancak sonuçlar henüz istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Çalışmanın yapıldığı alanlarda yabancı ot tohumu baskısı yüksek olduğu için belirgin değişikliklerin yalnızca iki sezonda ortaya çıkmasının beklenmediği, hedefin tohum bankasını yıllar boyunca tekrarlanan müdahalelerle kademeli olarak azaltmak olduğu aktarıldı. Dar rüzgâr sırası yakmada, yoğunlaştırılmış artıklar yakılarak içindeki tohumların yok edilmesi amaçlanıyor. Denemelerde 400°C’nin üzerinde sıcaklıklar kaydedildi ve bu seviyenin çavdar otu tohumlarını yok etmeye yeterli olduğu belirtildi. Rüzgâr sıraları ekili alanın %10’undan daha azını kapladığı için uygulama, tüm tarlayı yakmaya kıyasla toprağın daha küçük bir bölümünü ısıya maruz bırakıyor. Bununla birlikte yöntemi kullanmak isteyen çiftçilerin yakma izni alması gerekiyor. Saman şeridi ve dar rüzgâr sırası yakma, hasat sırasında yabancı ot tohumlarını yakalayan, yoğunlaştıran veya yok eden hasat yabancı ot tohumu kontrolü yaklaşımının parçaları olarak değerlendiriliyor. Yaklaşım, herbisite dirençli yıllık çavdar otunun kontrolünün zorlaşması üzerine Avustralya’da kapsamlı biçimde geliştirildi; Stellenbosch Üniversitesi’nde ayrıca hasat artıklarındaki tohumları öğüterek yok eden teknolojilerin Batı Cape tahıl üretiminde kullanılabilirliği araştırılıyor. Hayvancılık da yabancı ot baskısını azaltmak için kullanılabilecek araçlar arasında gösteriliyor. Tahıl üreticilerinin bir bölümünün yeniden hayvancılığa yönelmesinde, hayvanların örtü bitkileri ve ürün artıklarından yararlanması, besin döngüsüne katkı sağlaması ve yabancı otları baskılaması etkili oluyor. Ancak zamanlama kritik önem taşıyor. Yabancı otlar tohum bağlamadan önce otlatılırsa risk azalırken, olgun tohumlar hayvanların sindirim sisteminden canlı geçerek gübreyle başka alanlara taşınabiliyor.

Türkiye’de 74 İlde Gıda Atıkları Hayvan Mamasına Dönüştürülüyor
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de 74 İlde Gıda Atıkları Hayvan Mamasına Dönüştürülüyor

Türkiye’de 74 ilde, kamu kurumları ve toplu tüketim alanlarından toplanan gıda atıkları sahipsiz hayvanların beslenmesi için hayvan mamasına dönüştürülüyor. Uygulama kapsamında Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlar, askeri birlikler, hastaneler, cezaevleri, oteller ve lokantalardan çıkan atıklar valilikler ile belediyeler aracılığıyla toplanıyor. İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin 81 ilde gerçekleştirdiği hayvanları koruma mevzuatının uygulanmasına yönelik beşinci periyodik denetimlerde, gıda atıklarının hayvan beslenmesinde değerlendirilmesine ilişkin çalışmalar da incelendi. Türkiye’deki 74 ilde bulunan mama üretim makinelerinin toplam günlük kapasitesi 65 bin 352 kilogram olurken mevcut günlük üretim 31 bin 274 kilogram olarak belirlendi. Iğdır, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Kocaeli, Kütahya, Samsun ve Tunceli’de ise gıda atıklarını hayvan mamasına dönüştüren makine ve teçhizat bulunmuyor. Müfettiş raporunda, imha edilmesine karar verilen ve dönüşüme uygun gıdaların hayvan bakımevleri ile doğal yaşam alanlarında değerlendirilmesi önerildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, ekipman bulunmayan illerin ilgili kurumlar ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde teşvik edilerek mama üretim tesislerine kavuşturulmasının öncelikli hedef olduğunu söyledi. Çiftçi, israfı önleyen, kamu kaynaklarında tasarruf sağlayan ve sahipsiz hayvanların bakım koşullarını iyileştiren sistemin 81 ilin tamamında uygulanmasını amaçladıklarını belirtti.

ABD’de Yuma İlçesi Çiftçileri Meksikalı İşçiler İçin Daha Fazla Vize İstiyor
Görsel kaynağı: France 24 · Özgün haber

ABD’de Yuma İlçesi Çiftçileri Meksikalı İşçiler İçin Daha Fazla Vize İstiyor

ABD’de 2026 ara seçimleri yaklaşırken göç politikası tartışmanın öne çıkan başlıklarından biri olurken, Arizona’daki Yuma ilçesi çiftçileri Meksikalı tarım işçileri için daha fazla geçici vize talep ediyor. Çiftçiler, tarımsal üretimde ihtiyaç duydukları iş gücüne erişmek istiyor. Yuma’daki üreticiler, iş gücü eksikliğinin bazı hasatların kaybedilmesine ve arazilerin ekilmeden kalmasına yol açabileceğinden endişe ediyor. France 24’ün haberine göre tarım işçileri ihtiyacı, ABD’de göç ve seçim gündemiyle doğrudan kesişiyor.

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı

Tayland Ticaret Bakanlığı, pirinci düşük marjlı bir emtia olmaktan çıkarıp yüksek değerli özel bir ürüne dönüştürmek amacıyla ulusal bir kampanya başlattı. 2026 KHAOPRANEAT Fuarı’nda tanıtılan “Khaopraneat” girişimi, ülke genelindeki 466 üretici grubunu yüksek değerli iç ve dış pazarlara bağlamayı hedefliyor. Kampanya, Ticaret Bakanı Suphajee Suthumpun ile Bakan Yardımcısı Dr Kirida Bhaopichitr dönemindeki politika değişiminin parçası olarak sunuldu. Girişim, Tayland’ın pirinç ticaretindeki daralmanın ardından geldi. Ocak-Eylül 2026 döneminde pirinç sevkiyatı yıllık bazda %19,26 azalarak 4,99 milyon tona, ihracat geliri ise %16,84 düşerek 2,96 milyar ABD dolarına geriledi. Kaynak, düşüşte yüksek yurt içi üretim maliyetlerini, rai başına daha düşük verimi ve bölgesel ihracatçıların agresif fiyat rekabetini etkili nedenler arasında gösteriyor. Bakanlık, düşük maliyetli rakiplerle yalnızca hacim üzerinden rekabet etmek yerine değer yaratmaya odaklanıyor. Strateji kapsamında bölgesel çeşitlilik, terroir ve mutfak kalitesi öne çıkarılıyor. Bakanlık, alıcıların artık yalnızca fiyat ve hacme değil, kalite, izlenebilirlik ve belirli duyusal özelliklere de baktığını belirtiyor. Bu amaçla pirincin aroma, lezzet karmaşıklığı ve pişirme sonrası dokusunu değerlendiren Rice Taste Profile ile Rice Flavour Wheel araçları tanıtıldı. İlk ticari denemelerden biri Nakhon Sawan’da yapıldı. Hom Baiteoy pirincinin doğal pandan benzeri aromasını ve pişirme özelliklerini öne çıkaran pazarlama yaklaşımının ardından tarla çıkış fiyatı kilogram başına ortalama 35 bahttan 60-80 baht aralığına yükseldi. Hükümet ayrıca seçilmiş üretici gruplarını üst segment oteller, restoran işletmecileri ve profesyonel şeflerle doğrudan eşleştiriyor. One Bangkok’taki tanıtımın ardından Chiang Mai’de bölgesel ticaret buluşmaları düzenlenecek; süreç, uluslararası alıcıların davet edileceği Thailand Rice Fest 2027 ile sürdürülecek.

Azerbaycan’ın Gübre İhracat Geliri Ocak-Eylül Döneminde %3,8 Geriledi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’ın Gübre İhracat Geliri Ocak-Eylül Döneminde %3,8 Geriledi

Azerbaycan’ın gübre ihracatı, Ocak-Eylül 2026 döneminde yaklaşık 127,6 milyon dolar oldu ve geçen yılın aynı dönemine göre %3,8 geriledi. Report’un Devlet Gümrük Komitesi verilerine dayandırdığı habere göre gübre ithalatı ise 71 milyon doların biraz üzerine çıkarak yıllık bazda %7,3 arttı. Gübre ithalat harcamaları toplam ithalat maliyetlerinin, ihracat gelirleri ise toplam ihracat kazançlarının %0,53’ünü oluşturdu. Azerbaycan’ın dokuz aylık dış ticareti 37,211 milyar dolara yükselirken ihracat %28,3 arttı, ithalat %20,4 azaldı.

Türkiye ve İran Buğdaylarının Rizozferinden İzole Edilen Bakteriler Hastalık Şiddetini Yaklaşık %60 Azalttı
Görsel kaynağı: Poder360 · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye ve İran Buğdaylarının Rizozferinden İzole Edilen Bakteriler Hastalık Şiddetini Yaklaşık %60 Azalttı

Embrapa Meio Ambiente ile São Paulo Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, yararlı bakterilerin kontrollü koşullardaki deneylerde Bipolaris sorokiniana mantarının neden olduğu buğday hastalıklarının şiddetini yaklaşık %60 azalttığı görüldü. Çalışma, hastalık etmenini doğrudan yok etmek yerine kök çevresindeki rizosferde bulunan mikrobiyal topluluğun yönetilmesine dayalı biyolojik kontrol yaklaşımını inceledi. Araştırmacılar, yalnızca mantara maruz bırakılan bitkileri mantar ve yararlı bakterilerle birlikte uygulama yapılan bitkilerle karşılaştırdı. Bakteri uygulanan grupta hastalık şiddeti daha düşük bulundu. Sonuç, bazı uygulamalarda mantar popülasyonu sabit kalmasına, hatta artmasına rağmen elde edildi. Araştırmacılara göre bu yaklaşım, biyolojik kontrolün patojenin tamamen ortadan kaldırılmasına bağlı olmayabileceğini gösteriyor. Çalışmada Streptomyces virginiae CMAA1738, Paenibacillus ottowii CMAA1739 ve Pseudomonas inefficax CMAA1741 değerlendirildi. Bakteriler biyolojik kontrol ve bitki gelişimini destekleme potansiyeli taşıdı. Pseudomonas inefficax, hastalık şiddetini azaltma kapasitesinin yanı sıra fosforun bitkilerce kullanılabilirliğini artırma ve kök sisteminin daha fazla gelişmesini destekleme özellikleriyle öne çıktı. Bu bakteri, deney sonunda saptanan mikroorganizmaların %2,5'inden azını oluşturmasına rağmen rizosfer mikrobiyal topluluğunda geniş bir yeniden yapılanmayı tetikledi. Bipolaris sorokiniana; kahverengi leke, kök çürüklüğü, taç çürüklüğü, fide yanıklığı ve siyah nokta hastalıklarına neden oluyor. Patojen, özellikle sıcak veya su açığı yaşanan bölgelerde buğday üretimi açısından ekonomik önem taşıyor. Streptomyces virginiae ve Pseudomonas inefficax uygulamaları, bitki stres direnci ve bitki korumasıyla ilişkili gen işlevlerinin yeniden kazanılmasıyla ilişkilendirildi. Bakteriler, Türkiye ve İran'daki geleneksel buğday çeşitlerinin rizosferinden izole edildi. Deneyler Brezilya'nın São Paulo eyaletindeki Assis'ten alınan tarım toprağı ve BRS Guamirim çeşidiyle yürütüldü. Araştırmada mikrobiyal toplulukları ve gen işlevlerini incelemek için metataxonomik ve metagenomik dizileme, mantarı ölçmek için qPCR ve gen analizleri için biyoinformatik araçlar kullanıldı. Bulgular kontrollü koşullardaki deneylere dayanıyor; tarla koşullarındaki etkinlik hakkında kaynakta sonuç bulunmuyor.

Endonezya’da Hükümet Pirinç Rezervi Eylül 2026’da 4,8 Milyon Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Hükümet Pirinç Rezervi Eylül 2026’da 4,8 Milyon Tona Ulaştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Endonezya’da hükümetin pirinç rezervi Eylül 2026’da 4,8 milyon tona ulaştı. Badan Pangan Nasional, ulusal pirinç rezervinin yıl sonuna kadar güvenliğini güçlendirdiğini bildirdi. CNBC Indonesia Research analisti Salma Laiqa, rezervdeki artışı çiftçi üretimindeki yükselişe bağlı alımlarla ilişkilendirdi. Çeltik üretimi 43,9 milyon ton, ekili alan 8,32 milyon hektar olurken NPK ve üreyi kapsayan sübvansiyonlu gübre tahsisi 9,8 milyon ton olarak açıklandı.

İrlanda’da Mavidil Vakaları Artarken Acil Test Çağrısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Mavidil Vakaları Artarken Acil Test Çağrısı

İrlanda Süt Tedarikçileri Birliği (ICMSA) Hayvancılık Komitesi Başkanı Michael O’Connell, mavidil virüsü (BTV) vakalarındaki son haftalardaki artış nedeniyle çiftçileri dikkatli olmaya ve acil test yapılmasına çağırdı. O’Connell, ülkenin damızlık sürü ve sürülerinin yalnızca yaklaşık yarısının aşılandığını belirtti. İrlanda’daki özel veteriner hekimlere BTV-3 aşısından 4 milyon doz sağlandı. Ancak O’Connell, bu miktarın sığır ve koyunlardan oluşan tüm damızlık hayvanların ihtiyacını karşılamaktan çok uzak olduğunu söyledi.

Slovakya’da Gıda Fiyatları Beş Yılda Yaklaşık %40 Arttı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Gıda Fiyatları Beş Yılda Yaklaşık %40 Arttı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Finax analizine göre Slovakya’da gıda fiyatları son beş yılda toplam yaklaşık %40 arttı. En belirgin yükselişler zeytinyağı ve yumurtada görüldü. Artışın en yoğun olduğu dönem 2022 ve 2023 yılları olurken, Haziran 2021-Mart 2023 arasında gıda fiyatları neredeyse %40 yükseldi. Toplam gıda enflasyonu 2022’de %18,6, 2023’te ise %17,3 oldu. 2022’nin sonunda yıllık fiyat artışı %29’a kadar çıktı. Artış hızı 2024’te yaklaşık %2-3’e, 2025’te %3’ün biraz üzerine geriledi. 2026’da ise bazı aylarda gıda fiyatları yıllık bazda düştü; hazirandaki düşüş %0,5, temmuzdaki düşüş %2,6 olarak kaydedildi. Zeytinyağı, fiyat artışının en belirgin örneklerinden biri oldu. Ürün, AB’de Eylül 2023’te 2021 başına göre %75 daha pahalıydı; euro bölgesinde fiyat Nisan 2024’te iki katından fazla arttı. Slovakya’da yarım litrelik şişenin fiyatı 2021’de yaklaşık 4-5 avrodan daha sonra 8 avroya yaklaştı. Analize göre aşırı kuraklık ve sıcaklıklar, İspanya’daki rekolteyi yarıya indirerek arzı daralttı; enerji, taşımacılık ve ambalaj maliyetleri de yükselişi destekledi. Daha iyi rekolteyle fiyat 2025’ten itibaren hafifçe gerilese de eski seviyesine dönmedi. Yumurtalar 2023’ün başında yıllık bazda %79 pahalandı. 10’lu paket fiyatı 2020’de yaklaşık 1,49 avrodan 2022 sonunda 2,68 avroya çıktı. Yem maliyetleri, kuş gribi, enerji giderleri ve kafessiz yetiştiriciliğe geçiş başlıca etkenler arasında gösterildi. Kanatlı etinin kilogram fiyatı da 2021’den beri bir avrodan fazla artarak Ocak 2026’da 4,40 avroya ulaştı. Domates ve biber gibi meyve sebzelerinde 2022’de ortalama artış %30,6 oldu.

Moldova’da Ukrayna’dan Tahıl ve Yağlı Tohum İthalat Lisansı Uzatılmayacak
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber

Moldova’da Ukrayna’dan Tahıl ve Yağlı Tohum İthalat Lisansı Uzatılmayacak

Moldova’da iktidardaki Eylem ve Dayanışma Partisi, Ukrayna’dan tahıl ve yağlı tohum ithalatına yönelik lisanslamanın süresini 31 Ekim’e kadar kısalttı. Kaynakta, uygulamanın uzatılmaması halinde küçük ve orta ölçekli tarım üreticilerinin iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. 2023’te getirilen geçici lisanslama, ucuz Ukrayna ithalatının ayçiçeği fiyatlarını düşürmesinin ardından Moldova’daki iç alım fiyatlarının istikrar kazanmasına yardımcı olmuştu. Yeni düzenlemede lisanslama süresinin uzatılmasına imkân tanınmadığı aktarılıyor.

Tayland’da CPF, Gıda Sektöründe Yapay Zekâyla Katma Değer Arıyor
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da CPF, Gıda Sektöründe Yapay Zekâyla Katma Değer Arıyor

Taylandlı gıda şirketi Charoen Pokphand Foods (CPF), ülkenin gıda sektöründe miktar odaklı ihracat modelinden katma değer ve verimlilik temelli bir yapıya geçmesi gerektiğini açıkladı. CPF Üst Yöneticisi Prasit Boonduangprasert, şirketin bu dönüşümde yapay zekâyı kullanarak üretim ve operasyon süreçlerini geliştirmeyi, Tayland’ın gıda sektöründeki rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini söyledi. Açıklamalar, “Beyond Global Food: Innovating for a Food-Secure Future” etkinliğinde yapıldı. Prasit Boonduangprasert’e göre Tayland uzun süredir dünyanın önemli gıda ihracatçıları arasında yer alıyor, ancak yüksek üretim ve ihracat hacmi her zaman aynı ölçüde satış geliri yaratmıyor. Bu nedenle sektörün yalnızca miktarı artırmaya odaklanmak yerine ürün ve hizmetlerden daha yüksek değer üretmesi, aynı zamanda verimliliğini yükseltmesi gerekiyor. CPF yöneticisi, üretim ve gıda güvenliğiyle ilgili risklerin yanı sıra iklim dalgalanmaları ve jeopolitik gelişmelerin uluslararası ticareti daha kısıtlı hâle getirebileceğini belirtti. Bu koşullar nedeniyle gıdanın gelecek 10 yılda stratejik bir varlığa dönüşebileceğini söyledi. Şirket, yapay zekânın gıda değer zincirinin her aşamasında operasyonel verimliliği artırabileceğini değerlendiriyor. Teknolojinin mevcut verilerin ürün ve hizmet geliştirmede kullanılmasına yardımcı olması, özellikle hayvan yemi ile tüketici gıdalarının formüllerinin geliştirilmesini ve iyileştirilmesini hızlandırması bekleniyor. CPF, yapay zekâyı yalnızca şirket içi süreçlerde kullanmakla kalmayıp, çiftlik yönetiminde bilgi ve teknolojiyi daha sistematik biçimde kullanmayı amaçlayan Akıllı Çiftlik Çözümü’nü de geliştirmek istiyor. Şirket, geçmişte çiftlik yönetiminde deneyim ve ekipler arasındaki bilgi aktarımına dayanan yaklaşımın süreklilik ve geniş ölçekte uygulama bakımından sınırlı kaldığını değerlendiriyor. CPF, dönüşümün yalnızca şirket içindeki yatırımlarla gerçekleşemeyeceğini savunarak tedarikçileriyle daha yakın iş birliği kurmayı planlıyor. Şirketin tedarikçi geliştirme ağı yaklaşık 5.500 işletmeyi kapsıyor ve bu işletmelerin gelişim faaliyetlerine katılması hedefleniyor. Supplier Excellence programı kapsamında eğitim verilmesi ve mühendislik ekiplerinin operasyonların geliştirilmesine destek olması öngörülüyor. CPF ayrıca küçük ve orta ölçekli tedarikçilerin karbon salımını azaltmaya yönelik yatırımlarda finansman sınırlamaları yaşayabileceğine dikkat çekiyor. Programa bağlı verimlilik artışı ve maliyet tasarruflarının karbon ile çevre projelerine kaynak oluşturması, tedarikçilerin uzun vadede Net Zero hedeflerine hazırlanması amaçlanıyor.

Kallas: Karadeniz’deki Saldırılar Küresel Gıda Tedariki Üzerinde Baskı Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Kallas: Karadeniz’deki Saldırılar Küresel Gıda Tedariki Üzerinde Baskı Oluşturuyor

AB dış politika şefi Kaja Kallas, Rusya’nın Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırılarını gerekçesiz olarak niteledi ve bu saldırıların küresel gıda tedariki üzerinde güçlü baskı oluşturduğunu söyledi. Kallas, Romanya suları yakınlarında can kayıplarına yol açan son insansız hava aracı saldırısının yeni bir tırmanış olduğunu belirtti. Kallas, Romanya Dışişleri Bakanı Dan Neculaescu ile bölgesel güvenlikteki kötüleşmeyi görüştüğünü açıkladı. Neculaescu, Köstence’ye 13 deniz mili mesafesindeki ticari gemiye yönelik saldırının uluslararası hukuk ile seyrüsefer özgürlüğünün ihlali olduğunu söyledi. Cuma günü başlatılan kurtarma operasyonunda dokuz denizci kurtarıldı, üçü kayboldu, biri hayatını kaybetti. Komor Adaları bayraklı geminin ağır hasar alarak alabora olduğu ve Romanya karasuları dışında batma riski taşıdığı bildirildi.

Dünyada Öne Çıkan Beş Modern Tarım Traktörü Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Dünyada Öne Çıkan Beş Modern Tarım Traktörü Tanıtıldı

Agronews, güç, yenilikçi yapı ve teknolojik özellikleri temel alarak beş modern tarım traktöründen oluşan bir seçkiyi tanıttı. Kaynak, listenin bütün traktör kategorilerini kapsayan resmi bir dünya sıralaması olmadığını; üst sınıftaki ve öncelikle büyük işletmelere yönelik makineleri içerdiğini belirtiyor. Modeller, geniş arazilerde ağır işlerin yanı sıra hassas tarım, otomasyon ve dijital yönetim uygulamalarıyla ilişkilendiriliyor. John Deere 9RX 830, 18 litrelik altı silindirli motoru ve dört paletli yürüyüş sistemiyle öne çıkıyor. Üretici verilerine göre traktörün nominal gücü 830, azami gücü 913 beygir gücü. Dört paletli yapı, ağır ekipmanlarla çalışırken çekiş gücünün toprağa aktarılmasına yardımcı oluyor. Model; hassas tarım teknolojileri, çalışma parametrelerinin izlenmesi, dijital bağlantı ve otomasyon olanaklarıyla büyük arazilerin derin işlenmesi, ekim ve diğer enerji gerektiren çalışmalar için sunuluyor. Case IH Steiger 785 Quadtrac, özellikle yüksek yük altında çalışması gereken işletmelere yönelik olarak tanıtılıyor. Dört bağımsız tahrikli paleti ve AccuTurn Pro ile AccuSync sistemleri, çekiş ve iş süreçlerinin koordinasyonunu destekliyor; modelin azami gücü 853 beygir gücüne ulaşıyor. Fendt 1100 Vario MT Gen2 serisinin en güçlü modeli 680 beygir gücü geliştiriyor. CLAAS XERION 12.650 ise CEMOS, GPS PILOT ve CEMIS 1200 sistemleriyle hassas yönetim, otomatik yönlendirme ve işlerin kaydına odaklanıyor. CEMOS için verilen %16,8'e kadar yakıt tasarrufu, yalnızca belirli toprak işleme koşullarındaki DLG testinin sonucudur ve tüm işletmeler için aynı sonucu garanti etmez.

Paraguay’da Aile Çiftçileri Soğan ve Patates Hasatlarını Pazara Sundu
Görsel kaynağı: Última Hora · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Aile Çiftçileri Soğan ve Patates Hasatlarını Pazara Sundu

Paraguay’ın Guairá, Itapúa ve Caaguazú departmanlarındaki aile çiftçileri, baş soğan ve patates hasatlarını Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının (MAG) teknik ve lojistik desteğiyle ulusal pazara çıkardı. Satışların kırsal ailelere doğrudan gelir sağladığı ve bu ürünlerin aile tarımı için gelir alternatifi oluşturduğu bildirildi. Guairá departmanının Colonia Independencia bölgesindeki Küçük Üreticiler Birliği, 3.400 kilogram baş soğanı 20 kilogramlık 170 çuval halinde sattı. Satış, Mercado Central de Abasto ithalatçılarıyla kurulan bağlantı üzerinden gerçekleştirildi; MAG Ticarileştirme Müdürlüğü de ürünlerin taşınmasına destek verdi. Caaguazú’daki Guayaki Kua bölgesinde ise üç yerli topluluğun üreticileri soğan hasatlarını pazarlamaya başladı ve toplam G. 33.150.000 gelir elde etti. Guayaki Kua satışında 20 kilogramlık 375 çuval yer aldı. Bunların 360’ı 3, 15’i ise 2 kalibreydi ve ürünler ulusal pazarın kalite standartlarına göre sınıflandırıldı. Itapúa’nın San Pedro del Paraná ilçesindeki Monte Grande topluluğunda üretici Ramón Villalba 1.760 kilogram ticari kalitede patates hasat etti. Hasadın tamamı Cooperativa Colonias Unidas tarafından kilogram başına G. 6.000’den alınırken, üretici aile için G. 10.560.000 gelir oluştu.

Avrupa’da Gıda Fiyatları: İsviçre Zirvede, Türkiye AB Ortalamasının Altında
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları: İsviçre Zirvede, Türkiye AB Ortalamasının Altında

Avrupa’da gıda fiyatları ülkeler arasında belirgin farklılık gösteriyor. Numbeo’nun 2026 yıl ortası verilerini temel alan karşılaştırmada gıda fiyat endeksi, AB ortalaması 100 kabul edildiğinde Moldova’da 57,2 ile İsviçre’de 189,2 arasında değişiyor. Buna göre İsviçre’de gıda fiyatları AB ortalamasının %89,2 üzerinde, Moldova’da ise %42,8 altında bulunuyor. Endeks, Numbeo’nun New York’u 100 kabul eden ölçümünün Euronews Business tarafından AB ortalaması 100 olacak şekilde dönüştürülmesiyle hesaplandı. İsviçre’yi 183,6 puanla İzlanda, 154,4 puanla Norveç, 134,9 puanla Lüksemburg ve 128,4 puanla Danimarka izliyor. AB içinde gıda fiyatlarının en düşük olduğu ülke ise 66,7 puanla Romanya; bu ülkede fiyatlar AB ortalamasının %33,3 altında. Türkiye’nin endeksi 82,1 olarak veriliyor. Bu değer AB ortalamasının altında kalırken, Türkiye bazı AB üyesi ülkelerden daha yüksek bir seviyede bulunuyor. Kaynak ayrıca Türkiye’de Avrupa’nın en yüksek gıda enflasyonunun görüldüğünü belirtiyor. Karşılaştırmada ayrıca her üründen bir kez sayılan 18 kalemlik bir gıda sepeti kullanıldı. Euronews Business’ın Ekim 2026’da topladığı fiyatlara göre bu sepetin AB ortalama maliyeti 69,84 avro. Sepet İsviçre’de 137,90 avro, Moldova’da 41,10 avro ve Norveç’te 116,10 avro tutuyor. Hesaplamada Numbeo’nun 19 ürünlük pazar kategorisinden sigaralar çıkarıldı; ürünler ağırlıklandırılmadan, her biri bir kez hesaba katıldı. Bu nedenle endeks verileriyle sepet verileri aynı dönem aralığını yansıtmıyor. Kaynakta aktarılan değerlendirmelere göre düşük nominal fiyatlar, haneler açısından otomatik olarak daha yüksek satın alınabilirlik anlamına gelmiyor. Romanya’da gıda fiyatları düşük olmasına rağmen aileler bütçelerinin %23,1’ini gıda ve alkolsüz içeceklere ayırıyor; Bulgaristan’da bu oran %20’nin üzerinde. Satın alma gücü hesaba katıldığında ülkeler arasındaki farkın daralabileceği, sepetin ağırlıklandırılması halinde sıralamaların değişebileceği belirtiliyor. Jeremias Máté Balogh işçilik maliyetlerinin yanı sıra enerji, yakıt ve taşımacılık giderlerinin; Ilaria Benedetti ise özellikle yakıt maliyetleriyle birlikte enerjinin son fiyat artışlarında önemli rol oynadığını ifade ediyor.

Tayland’da Dört Yeni Fesleğen Çeşidi İçin Koruma Başvurusu Yapıldı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Dört Yeni Fesleğen Çeşidi İçin Koruma Başvurusu Yapıldı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland’da araştırma ve geliştirme yoluyla oluşturulan dört yeni fesleğen çeşidi için tescil ve bitki çeşidi koruması başvurusu yapıldı. Tayland Tarım Teşvik Dairesi, başvuruların Tayland Tarım Bakanlığına bağlı ilgili kurumun yürüttüğü yasal süreç kapsamında değerlendirileceğini bildirdi. Açıklama, fesleğenin tamamının özel şirket mülkiyetine geçtiği ve geleneksel fesleğen yetiştiren ya da satan kişilerin suç işleyebileceği yönündeki yorumların ardından yapıldı. Kurum, korumanın yalnızca başvuruda belirtilen ve yasal ölçütleri karşılayan yeni çeşitlerle sınırlı olduğunu vurguladı. Tayland’da daha önce bulunan geleneksel veya piyasada yaygın olarak kullanılan diğer fesleğen çeşitleri ekilmeye, satılmaya, yemeklerde kullanılmaya ve başka biçimlerde değerlendirilmeye devam edebilecek. Koruma başvurusu, ülkedeki bütün fesleğenlerin tek bir özel şirketin hakkına dönüşmesi ya da bu bitkinin kullanımının genel olarak tekelleşmesi anlamına gelmiyor. Açıklamaya göre koruma kapsamına alınan bir çeşidin ürünü tüketilebiliyor ve tüketim amacıyla dağıtılabiliyor. Hukuki sınırlamalar, özellikle tohum, çelik veya başka çoğaltım materyallerinin çoğaltılması ya da ticari amaçla üretilip satılmasıyla ilgili. Bu tür faaliyetlerin, bitki çeşidi üzerindeki hak ve ilgili yasal koşullar çerçevesinde yürütülmesi gerekiyor. Ayrıca koruma, rüzgârla başka bir tarlaya taşınan veya başka bir alanda kendiliğinden ortaya çıkan benzer bitkileri otomatik olarak hak sahibinin mülkü haline getirmiyor. Kurum, kamuoyundan bu konudaki bilgileri paylaşmadan önce ilgili kurumlardan doğrulamasını istedi.

Hükümet Tercihi Süt Sığırcılığında Maliyetleri ve Ölçek Büyümesini Artıracak
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Hükümet Tercihi Süt Sığırcılığında Maliyetleri ve Ölçek Büyümesini Artıracak

Süt sığırcılığı yapan çiftçilerin önümüzdeki yıllarda amonyak ve sera gazı emisyonlarını büyük ölçüde azaltması gerekecek. Bu dönüşümün maliyet yaratacağı belirtiliyor. Maliyetlerin yalnızca emisyon standartlarının düzeyinden kaynaklanmayacağı, asıl belirleyicinin siyasi tercihler olacağı ifade ediliyor. Tarım Bakanı Jaimi van Essen’in ilk yasa tasarısını ekim sonlarında sunması bekleniyor.

Çin’den Rusya’ya Mandalina Sevkiyatı Eylülde 6,1 Kat Arttı
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Çin’den Rusya’ya Mandalina Sevkiyatı Eylülde 6,1 Kat Arttı

Çin’den Rusya’ya mandalina ve hibritlerinin ihracatı Eylül 2026’da ağustosa göre 6,1 kat artarak nisandan beri en yüksek düzeye çıktı. Gümrük verilerine dayandırılan ve RIA Novosti tarafından aktarılan bilgilere göre sevkiyatın değeri 4,7 milyon dolara ulaştı; yıllık artış ise %8’de kaldı. Aynı ay Çin’den Rusya’ya greyfurt ve pomelo sevkiyatı ağustosa göre 2,2 kat yükseldi, ancak yıllık bazda geriledi. Haberde Türkiye bağlantılı olarak, Rusya’nın Türkiye’den portakal ithalatının Ağustos 2026’da 89,6 bin seviyesinden 10 dolara düştüğü belirtildi. Türkiye narenciye akışının büyük bölümünü Irak’a yönlendirirken, bir kısmı Almanya ve Azerbaycan’a gitti. İlkbaharda Türkiye’nin Rusya’ya portakal sevkiyatı iki kat artmış, mandalina ithalatı da değer bazında 1,5 kat yükselerek 10,8 milyon dolara ulaşmıştı.

Bulgaristan’da Kestanenin Tarihsel Önemi ve Gıda Kullanımı Anlatıldı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kestanenin Tarihsel Önemi ve Gıda Kullanımı Anlatıldı

Tatlı kestane, Bulgaristan’da sonbaharın öne çıkan ürünlerinden biri olmasının yanı sıra Avrupa’nın bazı bölgelerinde yüzyıllar boyunca temel gıda kaynakları arasında yer aldı. Kaynakta, kestanenin özellikle dağlık alanlarda halkın beslenmesinde önemli rol oynadığı ve Portekiz’deki öneminin patatese benzetildiği aktarılıyor. Bu nedenle bazı araştırmacılar, kestanenin çevresinde şekillenen topluluklar için “kestane uygarlıkları” ifadesini kullanıyor. Castanea sativa adıyla anılan tatlı kestane yaklaşık 30 metreye ulaşabilen, geniş yapraklı bir ağaç. Meyveleri genellikle ekim ayında olgunlaşıyor ve kumlu topraklardan killi topraklara kadar farklı zeminlerde yetişebiliyor. Bununla birlikte iyi toprak yapısı, fazla suyun uzaklaştırılması ve yeterli ışık sağlıklı gelişim için önem taşıyor. Uzun süreli su birikmesi, mantar hastalıklarının ortaya çıkmasına elverişli koşullar oluşturabiliyor. Bulgaristan’da yenilebilir kestaneler ve kestane yetiştiriciliği özellikle Pırın, Batı Sredna Gora, Petriç çevresi ve Berkovitsa bölgesiyle ilişkilendiriliyor. Kestane, doğrudan tüketimin yanında un ve farklı gıda ürünlerinin üretiminde de kullanılıyor. Kurutulup öğütülen kestane unu ekmek, tatlı, puding, çorba ve diğer yemeklerde değerlendirilebiliyor. Meyveler fırında pişirilebiliyor veya tuzlu suda haşlanabiliyor; ayrıca çorba, garnitür, tatlı ve reçel yapımında kullanılabiliyor. Tüketim öncesinde ısıl işlem uygulanması, fırında pişirme sırasında ise kabuğun önceden kesilmesi gerekiyor. Kaynakta bu işlemin, kabuk altında biriken buharın meyveyi patlatmasını önlediği belirtiliyor.

Afrika’nın Yerli Ürünleri İçin Gençlerin Gıda Sistemlerine Katılımı Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Afrika’nın Yerli Ürünleri İçin Gençlerin Gıda Sistemlerine Katılımı Çağrısı

Young Professionals for Agricultural Development tarafından düzenlenen yakın tarihli webinarda uzmanlar, Afrika’nın ihmal edilen ve iklime dayanıklı yerli ürünlerinin kârlı gıda sistemlerine dönüştürülmesi için gençlerin sürece katılmasını istedi. “Innovative today, nourish tomorrow” temalı toplantıda tarımsal değer zinciri, yerli Afrika gıda mirası, tarımsal işleme, pazara erişimi, beslenme yeniliği, gıda güvenliği ve geçim kaynaklarının sürdürülebilirliği ele alındı. Pan African Farmers Organisation (PAFO) CEO’su Dr Babafemi Oyewole, Afrika’daki çiftçilerin harekete geçirilmesi ve yerli, yeterince kullanılmayan ürünlerin değer zincirleri için eyleme geçilmesi gerektiğini söyledi. Oyewole, kıtanın olağanüstü tarımsal biyolojik çeşitliliğine rağmen besleyici ve iklime dayanıklı birçok ürünün ihmal edildiğini, gençlerin bu kaynakları rekabetçi, besleyici ve kârlı gıda ürünlerine dönüştürme fırsatı sunduğunu belirtti. Afrika Birliği Kalkınma Ajansı–Yeni Ortaklık için Afrika’nın Kalkınması’ndan (AUDA-NEPAD) Dr Manyewu Mutamba, Kapsamlı Afrika Tarımsal Kalkınma Programı’nın açlık, yetersiz beslenme ve yoksullukla mücadele hedeflerinin yanı sıra Afrika içi ticareti üç katına çıkarmayı ve iklim değişikliğinin gıda güvenliği ile geçim kaynakları üzerindeki tehdidine karşı dayanıklılık oluşturmayı amaçladığını anlattı. FANRPAN’dan Dr Rachel Mkandawire de ülkelerin tarımsal verimlilik, gıda güvenliği ve beslenmeyi kıtasal ve bölgesel çerçevelerle geliştirmeye çalıştığını söyledi. Mkandawire, Güney Afrika’nın araştırma, üretim ve pazar geliştirme düzeyleri farklı yerli ve geleneksel gıdalardan oluşan çeşitli bir portföye sahip olduğunu belirtti. Uzun üretim ve tüketim geçmişi ile mevcut araştırma, işleme ve kapasitesi bulunan sorgumu daha yerleşik örneklerden biri olarak gösterdi. Agro Food Heritage Initiative kurucusu Ezinne Sarah Otisi ise genç çiftçilerin Afrika gıdalarını yetiştirmesi, koruması ve muhafaza etmesi gerektiğini; bu ürünlerin vitamin, protein, lif, mikrobesin, mineral ve antioksidan bakımından zengin olduğunu ifade etti. Meatless Monday girişimiyle ilişkili Enele Zulu-Ndlovu, gıda güvensizliği, fast-food tanıtımı ve kent yaşamındaki kolaylık arayışının sağlıklı gıda tercihlerini zorlaştırdığını söyledi.

Brezilya’nın 2026-27 Soya Üretimi İçin 184 Milyon Tonluk Gayriresmî Tahmin
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın 2026-27 Soya Üretimi İçin 184 Milyon Tonluk Gayriresmî Tahmin

USDA’nın Brezilya’daki tarım ataşesi, 2026-27 pazarlama yılında ülkenin soya üretiminin 184 milyon tona ulaşacağını öngördü. USDA’nın Dış Tarım Servisi tarafından yayımlanan rapordaki tahmin gayriresmî nitelikte ve kurumun aynı dönem için açıkladığı 186 milyon tonluk resmi projeksiyonun altında kalıyor. Buna rağmen öngörü, Brezilya’nın 2025-26’da ürettiği 180,5 milyon tona göre yaklaşık %2 artışa işaret ediyor. Rapora göre başlıca üretim bölgelerinde erken sezon yağışları ekimi destekledi. Ancak Rio Grande do Sul’da süren yağışlar ile bazı eyaletlerde beklenen şiddetli hava koşulları ürün gelişimini olumsuz etkileyebilir. Ataşe, hava koşullarına ilişkin endişelerin ekimden çok hasat faaliyetlerini etkilemesini bekliyor. Brezilyalı soya üreticileri, ülkede El Niño sezonu beklentisine rağmen iyimserliğini koruyor. Üreticilerin başlıca endişeleri soya yerine ikinci sezon mısır ve pamuk ürünlerinde yoğunlaşıyor. Raporda Brezilya’nın 2026-27 soya ihracatı 117,5 milyon ton olarak tahmin edildi; bu rakam 2025-26’ya göre %2,1 artış anlamına gelse de USDA’nın 118 milyon tonluk resmi ihracat öngörüsünün altında bulunuyor.

ABD Borsasında Buğday Fiyatı Bir Ayda %12 Düştü
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

ABD Borsasında Buğday Fiyatı Bir Ayda %12 Düştü

ABD borsasında buğday fiyatı, 23 Ekim Cuma günü yapılan işlemleri kile başına 6,25 dolar ve ton başına 229 dolar seviyesinde tamamladı. Fiyat, bir ay önceki 7,1 dolar/kile ve 260 dolar/ton seviyelerine göre yaklaşık %12 geriledi. Düşüşün, mevcut sezonun hasat beklentilerindeki iyileşmeyle bağlantılı olabileceği belirtildi. Uluslararası Tahıl Konseyi’nin ekim tahminine göre başlıca ihracatçı ülkeler, 2026/27 pazarlama yılında 396,1 milyon ton buğday üretecek. Bu tahmin, önceki öngörülerin üzerinde bulunuyor. Rusya’nın ihracat lojistiğini yeniden düzenleyerek dış sevkiyatlarını artırdığı aktarıldı. SovEcon direktörü Andrey Sizov, Rusya’nın ekim ayında 2,8 milyon ton buğday ihraç edebileceğini, ağustosta bu miktarın 2,1 milyon ton olduğunu değerlendirdi. SovEcon ayrıca Ukrayna’nın 2026/27 sezonunda 15,6 milyon ton buğday ihraç etmesini bekliyor; önceki yılın miktarı 14 milyon tondu. Rusya’da ihracattaki hareketlilik iç fiyatları da etkiledi ve buğday geçen hafta ton başına 9,3 bin rubleye yükseldi. Kazakistan’da ise farklı kalite grupları için ton başına 97 bin ve 118 bin tenge teklif edildi, ancak bu fiyatlardan işlem gerçekleşmedi.

AB’de 2026/2027 Sezonu Tahıl Üretimi İçin Düşüş Beklentisi
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber
Veri haberi

AB’de 2026/2027 Sezonu Tahıl Üretimi İçin Düşüş Beklentisi

Avrupa Komisyonunun sonbahar kısa vadeli tahminine göre Avrupa Birliği’nde 2026/2027 sezonu tahıl üretiminin 262 milyon ton olması bekleniyor. Bu tahmin, önceki sezona göre %9,6, son beş yıl ortalamasına göre ise %4,7 düşüşe işaret ediyor. Komisyon, gerilemenin başlıca nedenleri arasında önemli üretim bölgelerindeki yaz sıcak hava dalgaları ile şiddetli kuraklığı gösteriyor. En büyük kaybın mısırda yaşanması bekleniyor. Mısır üretiminin 48,5 milyon tona düşeceği ve beş yıllık ortalamanın %20 altında kalacağı öngörülüyor. Buna karşılık yumuşak buğday üretiminin 124,2 milyon tonla ortalamaya yakın, arpa hasadının ise uzun dönem ortalamasının %5 üzerinde olması bekleniyor. Sınırlı arzın mısır ithalatını artıracağı, ithalatın 25 milyon tona çıkacağı; yumuşak buğday ihracatının ise yüksek başlangıç stokları sayesinde yaklaşık 29 milyon tonla istikrarlı kalacağı tahmin ediliyor.