ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 38

İrlanda’da Ortalama Süt Baz Fiyatı 0,387 Avro/Litreye Yükseldi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Ortalama Süt Baz Fiyatı 0,387 Avro/Litreye Yükseldi

İrlanda’daki büyük süt kooperatiflerinin ağustos ayı fiyatlarını izleyen Milk Price Tracker’a göre ortalama temel süt fiyatı litre başına 0,387 avroya yükseldi. Agriland ve İrlanda Kremalı Süt Tedarikçileri Birliği (ICMSA) tarafından hazırlanan tabloda kooperatifler, yalnızca temel süt fiyatına göre en yüksekten en düşüğe sıralanıyor. Fiyatlar, yaygın kabul gören hesaplama sistemiyle ve 1 litre sütün 1,03 kilograma karşılık geldiği dönüşüm katsayısıyla hesaplanıyor. Temel fiyat hesabına destek ödemeleri, primler ve diğer ek ödemeler dahil edilmiyor.

Sırbistan’da Kuraklık Kaybı 500 Milyon Avroya Ulaşabilir
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Kuraklık Kaybı 500 Milyon Avroya Ulaşabilir

Sırbistan’da bu yılki kuraklığın mısır üretiminde yol açabileceği ekonomik kaybın 360-500 milyon avro arasında olabileceği tahmin ediliyor. Klima101 için yazan ekonomistler Uroš Davidović ve Nataša Tešić, iklim aşırılıkları nedeniyle ülkenin toplam yıllık zararının üst üste üçüncü kez en az 1 milyar avroya ulaşmasının büyük olasılık olduğunu belirtiyor. Tahmin, ekili alanlar, güncel piyasa fiyatları ve kaydedilen verim düşüşü birlikte değerlendirilerek yapıldı. 2012’den bu yana dokuz yılda Sırbistan’daki iklim aşırılıklarının toplam yıllık zararı en az 500 milyon avro oldu; yedi yılda zarar 1 milyar avroyu aştı. Bu yedi yılın dördü 2020 sonrasında yaşandı. 21. yüzyılın başından bu yana söz konusu zararların yaklaşık %73’ü, başta kuraklık olmak üzere iklim aşırılıklarının tarımsal üretimde yol açtığı kayıplardan oluştu. Narodna Banka Srbije verilerine göre ürün ve tarla sigortalarının sayısı 2005-2022 arasında 2009’daki büyük durgunluk ve 2020’deki salgın dışında neredeyse kesintisiz arttı ve yaklaşık beş katına çıktı. Ancak tarım sigortalarının sayısı 2022’den sonraki üç yılda yaklaşık %27 geriledi. Kaynak, 2025 verilerinin sonradan değişebileceğini, buna karşın 2024 sonu itibarıyla yaklaşık yirmi yıl süren artış eğiliminin kesildiğini belirtiyor. Sigorta piyasasındaki daralmaya olası etkenler arasında prim maliyeti ve tazminatlara duyulan güven gösteriliyor. Sabit fiyatlarla sigorta başına ortalama prim 2018’de yaklaşık 735 avrodan 2024’te yaklaşık 1.040 avroya yükseldi. Reddedilen ve iptal edilen tazminat taleplerinin çözümlenen taleplere oranı ise 2014-2018 dönemindeki yaklaşık %24’ten 2019 sonrasında yaklaşık %30’a çıktı. Narodna Banka Srbije verileri, reddedilen ve iptal edilen talepleri birbirinden ayırmadığı gibi bu değişimin nedenlerini de açıklamıyor. Analizde, aşırı kuraklık yaşanan sekiz yılın tamamında sigorta koruma açığının 0,95 veya üzerinde olduğu, ortalamasının ise 0,98’e ulaştığı aktarılıyor. Bu oran, kaybedilen tarımsal değerin ortalama yalnızca %2’sinin sigorta kapsamında kaldığı anlamına geliyor. Yüksek fiyatlar, katastrofik risk birikimi ve düşük tarımsal gelir, devletin %40-70 düzeyindeki sübvansiyonlarına rağmen koruma açığını yüksek tutan etkenler olarak sıralanıyor. Daha etkili bir koruma için sigortanın erişilebilirliğinin artırılması ve üretim risklerine uygun teminat sağlanması; bunun da sigortacılar, devlet ve çiftçilerin işbirliğiyle yürütülmesi öneriliyor. Devlet desteğiyle sigorta şirketlerini bir araya getiren Türkiye'nin TARSİM sistemi, köy düzeyinde verime dayalı sigortaya örnek oluşturuyor.

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Nedeniyle Düştü
Görsel kaynağı: R7 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Nedeniyle Düştü

Brezilya’nın sığır eti ihracatı Eylül 2026’da Çin’e yapılan satışlardaki sert düşüşün etkisiyle geriledi. Ülkenin aylık ihracatı geçen yılın aynı ayına göre %35,1 azalarak 229,3 bin tona, ihracat geliri ise %27,6 düşerek 1,38 milyar ABD dolarına indi. Buna karşın Ocak-Eylül döneminde toplam ihracat hacmi 2,43 milyon tonla geçen yılki seviyeye yakın kaldı; gelir %14,1 artarak 14,17 milyar ABD dolarına çıktı. Çin’de yürürlükte bulunan korunma önlemi, Brezilya’nın ihracatındaki daralmanın başlıca nedeni olarak gösterildi. Çin pazarı Eylülde yalnızca 12,9 bin ton Brezilya sığır eti aldı. Bu hacim yıllık bazda %93,2 azalırken, satış geliri de %92,9 düşerek 75,2 milyon ABD dolarında kaldı. Böylece Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları Çin’e satışların düşük seyrettiği bir çeyrek oluşturdu. Brezilya Et İhracatçıları Sanayileri Birliği Başkanı Roberto Perosa, diğer pazarların Çin’deki kaybın bir bölümünü telafi ettiğini, ancak bu pazarların Çin talebinin tamamının yerini otomatik olarak alamadığını söyledi. ABD, Eylülde 48,3 bin tonla Brezilya sığır etinin en fazla arttığı başlıca varış noktalarından biri oldu. Bu ülkeye sevkiyat yıllık bazda %389 yükseldi ve gelir 313,8 milyon ABD dolarına ulaştı. Şili 19,4 bin ton, Rusya ise 13,1 bin ton alım yaptı. Endonezya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Kanada da Brezilya’dan yapılan sevkiyatların arttığı pazarlar arasında yer aldı. Türkiye’ye Eylülde 5,9 bin ton ürün gönderildi; kaynakta bu artışın Türkiye iç piyasasına etkisine ilişkin bir değerlendirme bulunmuyor. Avrupa Birliği Eylülde 20 bin ton Brezilya sığır eti aldı ve hacim yıllık bazda %29,7 arttı. Ancak bu karşılaştırma, blok için Eylül ayında sevkiyat akışının kesildiği dönemi de içeriyor. Kaynağa göre kesinti, antimikrobiyal kullanımına ilişkin yeni şartların yürürlüğe girmesinin ardından gerçekleşti. Ocak-Eylül toplamında Çin hâlâ 912 bin tonla Brezilya’nın en büyük pazarı oldu, ancak bu pazara sevkiyat geçen yılın aynı dönemine göre %20,9 azaldı. Brezilya’daki sektör, gelecek dönemde Çin kotasına yönelik satış ve sevkiyatları planlıyor. Bazı şirketler, ürünlerin yeni kota dönemine ulaşmasını sağlamak amacıyla Ekim ve Kasım aylarında Çin’e satış programlamaya başladı. Birlik ayrıca 2027 kotasının daha dengeli dağıtılması için hükümetle görüşüyor. Eylül ihracatının %85,1’ini oluşturan taze sığır eti 195,2 bin ton seviyesinde gerçekleşirken, sakatat, işlenmiş ürünler, yağlar, bağırsaklar ve tuzlanmış etler de toplam sevkiyata katkı sağladı.

Yunanistan’da Georgios Karaiskakis Belediyesinde Küçükbaş Çiçeği Vakaları
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber

Yunanistan’da Georgios Karaiskakis Belediyesinde Küçükbaş Çiçeği Vakaları

Yunanistan’ın Georgios Karaiskakis Belediyesinin Aşağı Bölgesi’nde, özellikle Diasello’da koyun ve keçi çiçeği vakaları doğrulandı. Belediye Başkanı Periklis Migdos, gelişmenin yerel hayvancılık topluluğunda endişe yarattığını belirtti. Bölgedeki bazı aileler gelirlerinin önemli bölümünü koyun ve keçi yetiştiriciliğinden sağlıyor. Vakaların ardından koruma ve gözetim bölgeleri oluşturulurken hayvanların taşınması ve otlatılmasına kısıtlamalar getirildi. Belediye başkanına göre bu tedbirler, üreticilerin daha fazla yem ve işletme giderini karşılamasını gerektirerek işletmelerde pratik ve ekonomik zorluklara yol açtı. Kısıtlamalar, üretim maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir dönemde uygulanıyor. Migdos, Arta Bölgesel Birimi Veterinerlik Müdürlüğü ile yakın işbirliği içinde çalışıldığını ve öngörülen protokollerle gerekli kontrollerin yapıldığını söyledi. Ancak etkilenen yetiştiricilerin acil ekonomik sonuçlarla başa çıkabilmesi için tazminat süreçlerinin mümkün olduğunca hızlı ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Belediye başkanı, işletmelerin geleceğinin yalnızca hastalığın sağlık açısından yönetilmesine değil, üreticilere ekonomik desteğin ne kadar hızlı sağlanacağına da bağlı olduğunu belirterek Devlet’ten etkilenenlere somut destek istedi.

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı

Uruguay’da son saatlerde etkili olan yoğun yağışların tarımsal üretim üzerindeki olası sonuçları değerlendirilmeye başlandı. Aşırı sudan özellikle bitkisel üretim ve meyve-sebze yetiştiriciliğinin etkilenebileceği belirtilirken, zararların kapsamının henüz netleşmediği bildirildi. Üretim üzerindeki etkinin işletmelerin mevcut durumuna ve hava koşullarının nasıl ilerleyeceğine bağlı olacağı kaydedildi. Ulusal Et Enstitüsü (INAC) verilerine göre, ihraç edilen sığır etinin son 30 gündeki ortalama geliri ton başına 6.107 ABD doları oldu. Sığır eti ihracat hacmi 2025’in aynı dönemine kıyasla %12,1 gerilerken, ortalama fiyat %17,6 yükseldi. Koyun etinde ihracat hacmi daha belirgin düşmesine rağmen ortalama gelir bir yıl önceye göre %26,3 arttı. Sonuçların, sığır ve koyun kesiminin düşük seyrettiği haftalara denk geldiği ve önümüzdeki haftalarda işleme faaliyetinde toparlanma beklendiği aktarıldı. Mısır ithalatı da artış gösterdi. Birikimli dış alımlar 120.000 tonu aşarken, ekimin ilk haftası sonunda geçen yılın aynı döneminin üç katına ulaştı. Artış, mısırın besi işletmeleri ile süt sektöründe daha fazla kullanılmasına bağlandı. Yeni tarım kampanyasında yaklaşık 350.000 hektarlık mısır ekim niyetinden söz edildi. Küresel yün arzındaki daralmanın fiyatları desteklediği ve Uruguay için fırsat oluşturduğu belirtildi. Avustralya’da Doğu Piyasaları Göstergesi temiz bazda kilogram başına 1.268 cent seviyesinde gerçekleşirken, piyasada fiyatların görece istikrarlı ancak dalgalı seyrini koruduğu bildirildi. Chicago ve Paris’te tahıl fiyatları ise önceki gün geriledi; aralık vadeli buğday ton başına 6,50 ABD doları düştü, Paris’te kolza da değer kaybetti.

Sırbistan’da Kuraklık Sulama Sistemi Yatırımlarını Artırıyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Kuraklık Sulama Sistemi Yatırımlarını Artırıyor

Sırbistan’da iklim değişikliği ve kuraklığın etkisiyle çiftçiler sulama sistemlerine daha fazla yöneliyor. Bački Petrovac’tan çiftçi Nandor Takač, sulama ekipmanını gelecek dönemin öncelikli yatırımı olarak gösterirken, tifon alımını tek başına finanse edemediği için sübvansiyon bekliyor. Ülkede yaklaşık 48 bin hektar alan sulanıyor; bu, toplam alanların %2’sinden azına karşılık geliyor. Sulama ekipmanı şirketlerinden biri cirosunu iki katına çıkardığını belirtirken, tifon alımında bölgesel sübvansiyon ve faizsiz banka kredisi seçenekleri bulunuyor.

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi

Tallinn FoodFair’ın 33. edisyonu, Bulgar konserve üreticileri için Baltık bölgesi ve Kuzey Avrupa pazarlarındaki ürün potansiyelini değerlendirdikleri bir pazar testine dönüştü. Kali 98, Jem i Jem, Peltina, CIMA ve Lyutata Ferma, Tallinn’deki Unibet Arena’nın merkezi sergi alanında ortak ulusal stantta ürünlerini sundu. Bulgaristan’ın fuar katılımı, Geleneksel Bulgar Konserveleri Derneği tarafından Tarım ve Gıda Bakanlığı ile Devlet Tarım Fonu’nun desteğiyle organize edildi. Dernek sekreteri Antoaneta Bojinova, profesyonel ziyaretçilerden alınan geri bildirimlerin geleneksel tadı çağdaş beslenme alışkanlıklarına uygun özelliklerle birleştiren ürünlere yönelimi gösterdiğini söyledi. Bojinova’ya göre klasik Bulgar tarifleri, içerik, besin değeri ve tüketim biçimi bakımından yeni beklentilere uyarlandığında ülke dışında da rekabet edebilir. Acı soslar ve mezeler, Baltık bölgesindeki şirketler ile Finlandiyalı tüccarların yanı sıra şeflerden de ilgi gördü. Bojinova, bu ürünlerin yalnızca perakendede değil, otel, restoran, catering ve profesyonel mutfakları kapsayan HoReCa segmentinde de konumlandırılabileceğini belirtti. Toptan satıcılarla yapılan görüşmelerde ise okul, anaokulu, hastane ve diğer kamu kuruluşlarına yönelik profesyonel ve kurumsal yemek hizmetlerine uygun büyük ambalajlı meyve ve sebze konserveleri öne çıktı. Fuarda ayrıca Baltık ülkelerindeki büyük perakende zincirleriyle çalışan şirketlerle Bulgar üreticiler, yerel distribütörler ve bölgesel perakende işletmecileri arasında bağlantı kurulması olasılıkları ele alındı. Görüşmeler, son tüketicilere yönelik meyve ürünleri, kamu kuruluşları ve HoReCa için büyük ambalajlar, profesyonel mutfaklara yönelik acı soslar ve işlevsel özellik taşıyan ürünler için farklı pazar nişleri bulunduğunu gösterdi. Kurulan bağlantıların Estonya, Letonya, Litvanya ve diğer Kuzey Avrupa pazarlarında gerçek teslimatlara dönüştürülmesi sonraki adım olarak belirtildi.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki genişlemesine hazırlık amacıyla 6 Ekim'de bir öneri paketi sundu. Paket, yeni üyeler için resmi katılım sonrasında da uygulanabilecek geçiş dönemi kısıtlamaları ve özel korunma mekanizmaları öngörüyor. Ancak nihai kurallar henüz belirlenmiş değil ve öneriler müzakereler için bir çerçeve niteliği taşıyor. Komisyon, Ukrayna tarım sektörünün büyüklüğü, yapısı ve yüksek verimliliği nedeniyle hassas tarım ürünleri, özellikle tahıl, için AB pazarına erişimi ve mali desteği sınırlayabilecek araçlar öneriyor. Kısıtlamalar, pazar erişiminin yanı sıra Ukrayna'nın Ortak Tarım Politikası'na (OTP) dayalı Avrupa tarım sübvansiyonlarına katılımını da kapsayabilir. Amaç, mevcut AB üyesi ülkelerdeki çiftçiler açısından rekabetin aniden artması riskini azaltmak. Buna karşılık Brüksel, Ukrayna'nın AB dışındaki geleneksel ihracat pazarlarını korumasına ve yeniden oluşturmasına yardım etmeyi öneriyor. Yaklaşım kapsamında Ukrayna buğdayının ağırlıklı olarak üçüncü ülke pazarlarına yönlendirilmesi planlanıyor. Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri, Ukrayna tahılı için kilit destinasyonlar arasında gösteriliyor; bu pazarlara sevkiyatın azalmasının, Karadeniz havzası tahılına bağlı ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği açısından risk yaratabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, ülkesinin tarım ürünlerinin AB pazarında satışına kalıcı kısıtlamalar getiren bir üyelik modelini kabul etmeyeceğini söyledi. Kiev, geçici kotaları ve sona erme tarihi açıkça belirlenmiş korunma mekanizmalarını kabul edebileceğini, süresiz kısıtlamaların ise tam üyelik anlayışıyla çelişeceğini belirtiyor. Ukrayna ayrıca yem, bileşen, işlenmiş ürün ve biyoyakıt ihracatını artırmayı, işleme kapasitesine yatırım çekmeyi hedefliyor. Önerinin nihai parametreleri katılım müzakerelerinde belirlenecek. Düzenlemenin Ukrayna'nın AB pazarına ve tarım sübvansiyonlarına erişimini sınırlaması, AB içindeki üreticilerin talebini koruyabilir. Ukrayna tahılının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü pazarlara yönelmesi ise Romanyalı ihracatçıların bu pazarlardaki rekabetini artırabilir. Kaynakta öneri paketinin yılı belirtilmediği için tarih 6 Ekim olarak aktarılmıştır. Aynı zamanda Ukrayna buğdayının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü ülke pazarlarına yönelmesi, Rumen ihracatçıların son aylarda Mısır ve Cezayir’den Türkiye ve Orta Doğu’ya kadar ilerleme kaydettiği pazarlarda daha güçlü rekabet anlamına geliyor.

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi

Avrupa Birliği'nin (AB) başlıca patates üretim bölgelerinde aşırı hava koşulları, patates mildiyösü ve tel kurdu zararı üretim görünümünü zayıflattı. Almanya, Polonya, Fransa ve Hollanda, AB patates üretiminin %65'ine kadarını sağlarken Almanya'nın patates üretiminin 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Almanya'da verimin altı yıllık ortalamanın %13, geçen yılın ise %15 altında kaldığı, ülke genelindeki ortalama verimin 38 ton/hektar olduğu belirtildi. Kaynağa göre bu üretim, geçiş dönemlerindeki ek arz sayesinde talebi karşılayacak. Avusturya'da özellikle sulama yapılmayan alanlarda verim kaybı belirginleşti ve bazı tarlalarda ortalama seviyenin yaklaşık üçte birine indi. Kuraklık ve sıcaklıklar, Aşağı Avusturya'da üretici fiyatlarını 100 kilogram başına 30-35 avroya, Yukarı Avusturya'da yaklaşık 30 avroya taşıdı. Aşağı Avusturya'daki önceki fiyatlar 2025'in 35. haftasında 100 kilogram başına 15-20 avro seviyesindeydi. Yağış ve düşük sıcaklıklar bazı bölgelerde hasadı kolaylaştırsa da verim kayıpları değişmedi; sulanan alanlar daha iyi durumda olmasına rağmen sıcaklık stresi ve tel kurdu zararı devam etti. Polonya'da 2025 üretimi yaklaşık 7 milyon tonla rekor kırdı. Üretimin yıllık 5,5-6 milyon tonluk iç tüketimi aşması, arz fazlasının depolarda kalmasına ve alım fiyatlarının çoğu zaman üretim maliyetlerini karşılamamasına yol açtı. 2026'da patates ekim alanının yaklaşık 190 bin hektara, yıllık %12 düşüşle gerilemesi beklenen arzı sınırladı; Polonya Tarım Bakanlığı üretimi 6 milyon ton olarak tahmin etti. Polonya'da toptan patates fiyatı eylül ortasında kilogram başına 1,27 zloti, yaklaşık 0,29 avro oldu. Fiyat aylık %26, yıllık %62 arttı. Polonya Tarım Bakanlığı, sezonun ilerleyen bölümünde fiyatların hasat hacmi, yerli patateslerin kalitesi ve diğer AB ülkelerindeki arz tarafından belirleneceğini bildirdi.

Rusya’da Gıda Atıklarının Ticari Dolaşıma Döndürülmesi Önerildi
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Gıda Atıklarının Ticari Dolaşıma Döndürülmesi Önerildi

Biyoloji bilimleri doktoru Denis Kuzmin, Rusya’daki gıda atıklarının hayvan yemi üretimi ve pektin gibi değerli bileşenlerin çıkarılması yoluyla ticari dolaşıma döndürülebileceğini söyledi. Rusya’da her yıl 18 milyon ton gıda atığı oluştuğu, bunun tüm belediye atıklarının dörtte birine karşılık geldiği ve 1,6 trilyon rublelik kayıp olarak değerlendirildiği aktarıldı. Bu atıklardan organik asitler ve polimer malzemelerin yanı sıra biyogaz, elektrik ve biyogübre üretilebileceği belirtildi.

Danimarka’da Traktör Tescilleri İlk Dokuz Ayda %0,8 Arttı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Traktör Tescilleri İlk Dokuz Ayda %0,8 Arttı

Danimarka’da 2026’nın ilk dokuz ayında 772 yeni traktör tescil edildi. Lantbruksnytt’nin aktardığı verilere göre bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %0,8 arttı. Son yıllarda sert düşen traktör satışlarındaki gerilemenin bu yıl yataylaşabileceği değerlendirildi. Tescil rakamlarının traktörlerdeki teslimat süreleri nedeniyle bir miktar geriden geldiği belirtildi. Danimarka tarımı için ekonomik ve siyasi ortamın dip seviyede olduğu aktarılırken, satışların ilerleyen dönemde yeniden düşmesinin makul olduğu ifade edildi. Marka sıralamasında John Deere 143 traktörle ilk, New Holland 139’la ikinci, Case IH 107’yle üçüncü oldu.

Fransa’da Bakır İçeren 20 Fungisit Yasaklandı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bakır İçeren 20 Fungisit Yasaklandı

Fransa’da bakır içeren 20 fungisit yasaklandı. Yasak, çok tanınan preparatlar da dahil toz formdaki ürünleri kapsarken Champ Flo Ampli ve Héliocuivre daha sıkı koşullarla yetkili kaldı. Düzenleyici kararı çiftçiler için riskler ve üreticilerden gelen yetersiz güvenlik verileriyle gerekçelendirdi. Yeni kurallar bakır kullanımını yılda hektar başına en fazla 4 kilogramla sınırlıyor; uygulamalar arasında en az yedi gün bırakılmasını, konut ve su kaynakları yakınında kısıtlamaları ve çiçeklenme döneminde yasağı öngörüyor. Karar organik üzüm üreticileri ve şarap sektörünce eleştirildi. Itab’a göre 2024’te organik bağcılıkta ortalama tüketim 3,72 kilogramdı.

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya’da yumurta üreticileri, fiyatların nisan ayından bu yana hükümetin belirlediği alım referans fiyatının (HAP) altında kalması ve yem maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle hükümetten destek istedi. Üreticiler, sorunlarını 7 Ekim’de Jakarta’da Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında gündeme getirdi. Üretici temsilcisi Suwardi, fiyatların kilogram başına ortalama 19-20 bin Endonezya rupiahında kaldığını, HAP’ın ise 26.500 rupiah olduğunu söyledi. Suwardi, yumurta fiyatının haziranda kilogram başına 17.100 rupiaha kadar gerilediğini, son altı ayın ortalamasının ise 20-21 bin rupiah olduğunu belirtti. Yem maliyetlerinin yükselmesine rağmen fiyatların düşük kalmasının, üreticileri her gün kilogram başına 5.000-7.000 rupiah zarar ettirdiğini tahmin etti. Mısırın yem içindeki payının yaklaşık %50 olduğu, arzın azalmasıyla bu girdinin daha pahalı ve zor temin edilir hale geldiği aktarıldı. Fiyat baskısı bazı üreticilerin yem alamadığı için kümes faaliyetlerini azaltmasına veya durdurmasına yol açtı. Suwardi, bazı kümeslerin boş kaldığını, Kalimantan’daki bazı yumurtaların ise alıcı bulunamadığı için atıldığını söyledi. Üreticiler, piyasada satılamayan yumurtaların hükümetin gıda yardımı programlarına dahil edilmesini ve üretimin bu kanalla değerlendirilmesini istedi. Üreticiler ayrıca ekim 2026-şubat 2027 döneminde yem için en az 223 bin ton mısıra ihtiyaç duyacaklarını bildirdi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, şikâyetleri Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya ileteceğini, hükümet programlarıyla yumurta alımının artırılmasını ve mısır fiyatının istikrara kavuşturulmasını istemeyi planladığını açıkladı.

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek

Yeni Zelanda et sektörü yöneticileri, ülkenin kuzu eti ithalatına ABD tarafından ek tarife veya başka kısıtlamalar getirilmesini önlemek amacıyla Washington’a gidecek. Meat Industry Association (MIA), ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) cumartesi günü Yeni Zelanda saatiyle düzenleyeceği tek günlük duruşmaya ilgili taraf olarak katılacak. Duruşmada, ithalatın ABD koyun sektöründe ciddi zarara yol açıp açmadığı veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığı değerlendirilecek. Soruşturma, Amerikan Sheep Industry Association’ın geçen ekimde yaptığı şikâyet üzerine ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer tarafından temmuz ayında talep edildi. Amerikan kuruluşu, ithal kuzunun yerli ürüne göre %19,5 indirimle satıldığını, ithalatın arttığını ve yerli üretimin ABD’de tüketilen kuzunun yalnızca %30’unu karşıladığını iddia ediyor. Amerikan kuruluşuna göre Avustralya ve Yeni Zelanda, ABD kuzu eti ithalatının %99’unu sağlıyor. Yeni Zelanda ve Avustralya ise artan tüketici talebi karşısında süpermarketlerde kuzu eti bulunmasını sağlayarak ABD’li yetiştiricilere yardımcı olduklarını savunuyor. MIA Üst Yöneticisi Nick Beeby, ihracatçıların ITC anketlerini yanıtladığını ve ABD’deki tedarik zinciri ortaklarını da sürece katılmaya teşvik ettiğini söyledi. Yeni Zelanda sektörü ayrıca hukuki temsil aldı ve duruşmada kanıt sunması için ABD merkezli bir tarım ekonomisti tuttu. Yeni Zelanda kuzusu üzerindeki mevcut %13,2’lik tarifeye ek yapılmaması konusunda ihracatçıların beklentisi düşük. Ancak tarife artışı veya yeni ithalat kısıtlamaları henüz kesinleşmiş değil. ITC’nin 13 Kasım’a kadar zarar ya da zarar riski konusunda karar vermesi bekleniyor. Zarar kanıtlanırsa 1 Aralık’a kadar olası önlemler için yeni bir duruşma yapılacak; ardından komisyon ABD başkanına tavsiyede bulunacak ve başkanın karar için 60 günü olacak.

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu

Brezilya soya piyasasında 7 Çarşamba günü fiziksel işlemler neredeyse durdu. Piyasada yalnızca nominal fiyat göstergeleri oluşurken, alıcılarla satıcılar arasındaki farkın yüksek kalması ticareti kilitledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, fiyat farkının güçlü kaldığını ve piyasanın işlem bakımından sıfırlandığını belirtti. Spot primlerde de önemli bir değişiklik görülmedi. Fiziksel piyasada bölgesel fiyatlar farklı yönlerde hareket etti. Passo Fundo'da fiyat 147,40 realden 148 reale, Santa Rosa'da 148,40 realden 149 reale yükseldi. Rio Grande'da da 156,40 realden 157 reale artış kaydedildi. Dourados'ta fiyat 144 realden 141 reale, Rio Verde'de ise 141 realden 140 reale geriledi. Cascavel 143 real, Rondonópolis 141 real ve Paranaguá 154 real seviyelerinde kaldı. Chicago Ticaret Borsası'nda (CBOT) soya fasulyesi ve soya yağı kontratları düşerken soya küspesi yükseldi. Kasım 2026 teslimatlı soya fasulyesi kontratı %0,42 gerileyerek bushel başına 12,97 1/2 dolardan kapandı. Aralık 2026 teslimatlı soya küspesi kontratı %3,10 artışla ton başına 365,80 dolara çıktı. Aynı vadeli soya yağı kontratı ise %3,18 düşüşle pound başına 67,68 sente geriledi. Piyasadaki düşüşte, ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) cuma günü açıklaması beklenen arz-talep raporunun olumsuz olacağı beklentisi etkili oldu. Diğer para birimleri karşısında güçlenen dolar ve Çin'in tatil nedeniyle alıcı olmaması da baskıyı artırdı. Uluslararası analistlerin beklentisine göre ABD'nin 2026/27 soya üretimi 4,541 milyar bushel olacak; eylül tahmini 4,535 milyar busheldi. Ticari dolar %0,74 yükselerek satışta 5,0142 realden kapandı.

Akaroa’daki İstilacı Wakame Gıda Bileşenine Dönüştürülecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Akaroa’daki İstilacı Wakame Gıda Bileşenine Dönüştürülecek

Yeni Zelanda’da Ōnuku Rūnanga, Premium Seas ve Ceres Organics, Akaroa Harbour’da bulunan istilacı wakameyi rejeneratif bir gıda bileşenine dönüştürmek üzere Māori öncülüğünde bir pilot üzerinde çalışıyor. Undaria pinnatifida olarak bilinen türün sertifikalı, ihracata hazır ve organik sertifikalı bir gıda bileşenine dönüştürülmesi hedefleniyor. Pilot, Auckland’da düzenlenen Aotearoa Yeni Zelanda Deniz Yosunu Birliği zirvesinde duyuruldu. Yeni Zelanda’da ilk kez 1980’lerde kaydedilen wakame, Akaroa Harbour’un önemli çevresel sorunları arasında yer alıyor. Limanda tahminen 280 ton wakame bulunduğu, türün yerli kelp ormanlarıyla rekabet ettiği ve deniz habitatlarını değiştirdiği belirtiliyor. Ürünlerin yerel ve uluslararası pazarlar için organik sertifikalı bileşenler olması planlanıyor. Proje, Premium Seas’in Ōnuku marae dışında kurduğu gıda sınıfı işleme tesisiyle destekleniyor. Tesiste özel kurutma ve elleçleme ekipmanlarının yanı sıra sertifikasyon, uyum ve eğitim sistemleri geliştiriliyor. Hasat ve işleme için whānau üyelerine mevsimlik roller oluşturulurken, Ceres Organics’in ürünleri 2027’den itibaren Yeni Zelanda genelinde piyasaya sunması planlanıyor.

Brezilya Sığır Eti ve Kanatlı Ürünlerinde AB Onayını Kaybetti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sığır Eti ve Kanatlı Ürünlerinde AB Onayını Kaybetti

Brezilya, yeterli güvence sunamadığı gerekçesiyle sığır eti, kanatlı eti ve bazı ürünlerde Avrupa Birliği'nin onaylı ülkeler listesinden çıkarıldı. Karar, Brezilya'nın AB'nin ithal sığır eti tedarikindeki ağırlığı nedeniyle piyasada yakından izleniyor. Brezilya 2025'te AB'ye 128.900 ton sığır eti ihraç etti; ihracatın değeri 1 milyar doların üzerindeydi ve sevkiyat miktarı bir önceki yıla göre %132,8 arttı. Ocak-Ağustos 2026 döneminde Brezilya'nın AB'ye sığır eti sevkiyatı 87.100 tona ulaştı ve geçen yılın aynı dönemine göre %26,4 yükseldi. Kaynakta aktarılan ilk yarı yıl verilerine göre Brezilya, AB'nin ithal sığır etindeki en büyük tekil tedarikçiydi. Bu nedenle Brezilya ürünlerinin piyasadan çekilmesi, mevcut ithal sığır eti için rekabeti artırabilir ve Avrupa üreticilerinin konumunu güçlendirebilir. Brezilya ürünlerinin yokluğunun fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceği, ancak AB'de kıtlık beklenmediği belirtiliyor. AB, kendi üretiminin yanı sıra Arjantin, Uruguay ve Avustralya gibi ülkelerden alımlarını artırabilir. Bununla birlikte karar, Avrupa üretiminin zayıfladığı bir döneme denk geliyor. Eurostat, 2026'nın ikinci yarısında AB'de sığır üretiminin %4,2 düşmesini bekliyor. Avrupa Komisyonu da inek sayısındaki azalma nedeniyle sığır eti üretiminin 2027 boyunca gerileyeceğini öngörüyor. Komisyonun değerlendirmesine göre bu durum fiyatların yüksek seviyede kalmasına yol açabilir. Brezilya'dan yapılan sevkiyatların yokluğu, kullanılabilir ithal sığır eti için rekabeti artırırken diğer tedarikçilerin ürünlerine yönelik talebi de yükseltebilir. Sırbistan açısından gecelik doğrudan bir değişiklik beklenmiyor. Ancak AB'de üretimin azalması ve Brezilya etinin yokluğunun fiyatları yüksek tutması halinde, diğer kaynaklardan sağlanan sığır etinin değeri artabilir. Bu gelişme bölgesel tedarikçilere ilgiyi artırabilir; bunun için yeterli miktar, üretim sürekliliği ile veterinerlik ve ihracat standartlarına uyum gerekiyor. Brezilya'nın yeniden izin alması için önceden belirlenmiş iki yıllık bir süre bulunmuyor. Ülke, gerekli kanıt ve güvenceleri Avrupa Komisyonu'na sunarsa yeniden izin alabilir. Ancak Avrupa yetkililerine göre sığır etinde uygunluğun hayvanın tüm yaşam döngüsü boyunca kanıtlanması gerektiğinden dönüş süreci en az iki yıl sürebilir. Diğer bazı ürünlerde pazarın daha erken açılması mümkün görülüyor.

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı

Suriye Tarım Bakanlığı Pamuk Ofisi Direktörü Muhammed Maari, mevcut sezonda ülkedeki pamuk ekim alanının yaklaşık 33 bin hektara, tahmini üretimin ise yaklaşık 100 bin tona ulaştığını açıkladı. Üretim Rakka, Deyrizor ve Haseke’de yoğunlaşırken Halep ve Ghab’da sınırlı alanlarda sürdürülüyor. Maari, mevcut göstergelerin kaynakta dönemi belirtilmeyen önceki tahminlere göre görece iyileşmeye işaret ettiğini belirtti. Önceki tahminlerde ekim alanı yaklaşık 26 bin 593 hektar, üretim ise yaklaşık 79 bin 467,3 ton olarak verilmişti. Pamuk, Suriye’de çırçır, iplik ve tekstil sanayilerinin başlıca hammaddesi olurken tohumları yağ ve hayvan yemi küspesi üretiminde kullanılıyor. Sezon; düşük sıcaklıklar, mayısa kadar süren yağışlar, azalan sulama suyu ve zarar gören altyapı ile sulama kanalları nedeniyle yüksek maliyetlerle karşılaştı. Ürünün fiyatlandırılmasının ve çiftçi alacaklarının zamanında ödenmesinin gecikmesi de üreticiler açısından sorun oluşturdu. Maari, verimi artırmak için uygun fiyatlı girdiler, kanal onarımı, sözleşmeli tarım, modern teknikler, erken olgunlaşan çeşitler ve entegre zararlı mücadelesi gerektiğini söyledi. Bakanlığın planları arasında ekim alanlarını artırmak, İdlib’de pamuk ekimini yeniden başlatmak, modern sulama ve mekanizasyonu yaygınlaştırmak bulunuyor.

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında

Sırp tarım girişimcisi ve arıcı Vera Škulić, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) agro-gıda sistemleri ve kırsal kalkınma alanındaki “100 Kadın Kahraman” girişiminde tanındı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında başlatıldı. Škulić, FAO üyesi 131 ülkeden aday gösterilen 609 kadın arasından seçildi. Tanınma, kadın girişimciliğinin ve tarımının geliştirilmesine yaptığı katkı ile Sırbistan’ın kırsal kesimlerindeki kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle verildi. Škulić, yaklaşık 200 hektar arazinin işlendiği aile işletmesindeki tarımsal faaliyetlerini arıcılıkla sürdürülebilir üretim çalışmalarıyla birleştiriyor. Ayrıca Sırbistan Agro-Girişimci Kadınlar Derneği aracılığıyla kadın çiftçilere destek veren girişim, konferans ve ağ oluşturma faaliyetleri yürütüyor. FAO, girişimle kadınların tarım ve kırsal kalkınmadaki katkısını görünür kılmayı; kaynak, hizmet, teknoloji, pazar ve karar alma süreçlerine erişim ihtiyaçlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Süt Tozu Piyasası Güçlenirken Tereyağı Ucuzladı
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Süt Tozu Piyasası Güçlenirken Tereyağı Ucuzladı

Süt tozu piyasası güçlenmeye devam ederken tereyağı yeniden ucuzladı. Aynı dönemde birden fazla süt ürünleri işletmesi süt fiyatlarını artırdı. Bu gelişmeler, süt tozunun bu yıl süt fiyatlarının oluşumunda daha belirleyici hale gelebileceğine işaret ediyor. Önceki yıllarda süt fiyatlarının yönünü çoğunlukla tereyağı belirlerken, bu yıl ağırlığın süt tozu piyasasına kayabileceği değerlendiriliyor.

Romanya’da Buğday Fiyatı Karadeniz’deki Saldırılara rağmen 273 Dolara Geriledi
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Buğday Fiyatı Karadeniz’deki Saldırılara rağmen 273 Dolara Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya’da ekmeklik buğdayın FOB Constanța fiyatı, eylülün son haftasındaki 15 dolarlık düşüşün ardından ekimin ilk haftasında ton başına ortalama 273 dolara geriledi. Aynı dönemde Paris’te Euronext buğday kontratları 247 avro/tonun üzerine çıktı; piyasa, Karadeniz’deki gemi saldırılarının etkisiyle yükseldi. Yerel piyasadaki düşüş, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki bazı ithalatçıların önümüzdeki dönem için yeterince alım yapmasına bağlandı. Saldırılar, Ukrayna’nın Tuna üzerinden ihracatını ve Romanya ile Bulgaristan’dan sevkiyatları riske atabilir.

Namibya Şap Hastalığına Karşı Kontrolleri Sıkılaştırdı, Vaka Sayısı 127’ye Çıktı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Namibya Şap Hastalığına Karşı Kontrolleri Sıkılaştırdı, Vaka Sayısı 127’ye Çıktı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Namibya, Güney Afrika sınırı yakınındaki SAT1 tipi şap hastalığı salgınının yayılmasını önlemek için kontrol önlemlerini sıkılaştırdı. Devlet Başkanı Netumbo Nandi-Ndaitwah’ın 6 Ekim’de açıkladığı verilere göre, hastalık 15 çiftlikte 127 hayvanda doğrulandı. Bu sayı, üç gün önce 11 çiftlikte bildirilen 79 pozitif örneğe göre artış gösterdi. Salgın, eylül sonunda Karasburg Devlet Veteriner Bölgesi’ne bağlı Graswater’da rutin klinik gözetim sırasında tespit edildi. 5 Ekim itibarıyla 20 gözetim ekibi ǁKharas Bölgesi’nde 68 çiftlikte 29.313 hayvanı inceledi ve 10 yol kontrol noktası kuruldu. Namibya Kabinesi’nin onayladığı plan kapsamında Karasburg’da bir kontrol tampon bölgesi oluşturulacak, Namibya-Botsvana sınır çitlerinin bazı bölümleri onarılacak ve Namibya-Güney Afrika sınırı boyunca yüksek riskli alanlara veteriner çitleri kurulacak. Hükümet, müdahale için yaklaşık 190 milyon Namibya doları gerektiğini, bunun yaklaşık 290 kilometrelik yeni hastalık kontrol çitleri için 47 milyon doları kapsadığını tahmin etti. Kontrol bölgesinde uygun hayvanların aşılanması, hedefli itlaf, yoğunlaştırılmış gözetim ve sıkı hareket kısıtlamaları uygulanacak. Aşılama çevreden salgının merkezine doğru ilerleyecek. Tarım Bakanlığı, çiftçileri Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü’nün katılımı olmadan hayvan aşılamamaları veya taşımamaları konusunda uyardı. Hastalığın tanınan ari bölgede görülmesi, Namibya’nın aşılamasız şap hastalığından ari statüsünün askıya alınmasına yol açtı. Avrupa Birliği, bu bölgeden taze sığır, koyun ve keçi eti ile bazı işlenmiş ürünlerin girişini geçici olarak durdurdu. Ancak 23 Eylül’den önce sertifikalandırılan taze et sevkiyatları, bireysel AB sınır kontrol noktalarının kararına bağlı olarak bu tarihten itibaren hesaplanan 90 günlük geçiş döneminde kabul edilebilecek. Kısıtlamaların Namibya’daki üretici, tarım işçisi ve işletmeler üzerindeki mali baskıyı artırdığı, Güney Afrika’da ise canlı hayvan arzı ve kırmızı et piyasalarını etkileyebileceği belirtildi.