ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 39

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek

Ukrayna, tarım üreticilerine yönelik sübvansiyonlar ile tarım ürünleri ihracatında kalıcı kısıtlamalar öngörülmesi halinde Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği kabul etmeyeceğini açıkladı. Tarım Bakanı Taras Vysockyj, tutumunu çarşamba günü AFP’ye bildirdi. Açıklama, Avrupa Komisyonu’nun salı günü gelecekteki yeni AB üyeleri için Ukrayna’dan buğday gibi bazı ürünlere yönelik mali desteği ve ihracatı sınırlayacak değişiklikler önermesinin ardından geldi. Vysockyj, geçiş dönemlerinin AB genişlemesinde olağan olduğunu, ancak tek pazara erişimde kalıcı kısıtlamaların farklı bir konu olduğunu ve Ukrayna tarafından kabul edilemeyeceğini söyledi. Vysockyj’ye göre Ukrayna hükümeti, AB üyesi ülkelerin liderlerinin gelecek hafta Brüksel’deki zirvede görüşmesi beklenen resmi öneriyi henüz almadı. Önerinin, mevcut üyelerin yeni üyelerin demokratik ilkelerden uzaklaşabileceği veya AB bütçesinden fazla kaynak kullanabileceği yönündeki kaygılarını azaltması amaçlanıyor. Ukrayna, 2022’deki geniş çaplı Rusya işgalinin başlamasından birkaç gün sonra AB üyeliğine başvurdu; aday ülke statüsünü birkaç ay sonra aldı ve katılım müzakereleri 2024’te başladı. Mısır, buğday, kolza, ayçiçeği tohumu ve bitkisel yağ ihracatçısı olan ülkenin olası üyeliği, tarım destekleri ve ucuz ürünlerin piyasa üzerindeki etkisi nedeniyle Fransa ile Polonya’da kaygı yarattı. Ukrayna ise uyum dönemleri, pazara erişim kapsamı ve koruma mekanizmaları konusunda görüşmeye açık olduğunu belirtiyor.

Fas’ta Pestisit Kullanımı Hektar Başına 1,52 Kilogram
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Pestisit Kullanımı Hektar Başına 1,52 Kilogram

Fas’ta tarım arazilerine oranlanan pestisit kullanımı, 2024 verilerine göre hektar başına 1,52 kilogram aktif madde olarak hesaplandı. Hortoinfo’nun Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerinden yaptığı karşılaştırmaya göre Fas, incelenen sekiz büyük tarım ülkesi arasında en düşük orana sahip ülke oldu. Karşılaştırmada Türkiye’nin oranı hektar başına 2,21 kilogram olarak verilirken Mısır’da 3,22, İspanya’da 3,63, Fransa’da 3,90 ve İtalya’da 4,29 kilogram ölçüldü. Hollanda’nın oranı ise hektar başına 7,51 kilograma ulaştı. Dünya genelindeki ortalama 2,49 kilogram olarak açıklandı. FAO’nun pestisitlere ilişkin FAOSTAT veri tabanının 30 Temmuz 2026’da yayımlanan güncellemesi 2024’e kadar olan dönemi kapsıyor. Hortoinfo’nun hesaplamalarına göre Fas’ın hektar başına pestisit kullanım oranı 2015-2024 döneminde yalnızca %0,66 arttı. Aynı dönemde Mısır’da artış %51,89, Türkiye’de %35,58 oldu. Fransa’da artış %14,04 olarak kaydedilirken İtalya, İspanya ve Hollanda’da düşüş görüldü. Göstergenin, kullanılan toplam aktif madde miktarının ekili tarım arazisine oranlanmasıyla oluşturulduğu belirtildi. Ekili arazi tanımı ekilebilir alanları ve kalıcı ürünlerin yetiştirildiği alanları kapsıyor. Bu nedenle 1,52 kilogramlık değer, Fas’taki her işletmenin her parseline uyguladığı miktarı ifade etmiyor; ürün, bölge, zararlı ve hastalık baskısı, iklim koşulları ile üretim sistemine göre ihtiyaçlar değişebiliyor.

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor

Moldova Tarım Bakanı Eugen Osmochescu, kuraklığın etkileriyle mücadele için bulut tohumlamasının kullanılmasını önerdi. Bakanın açıklamasına göre yöntemde, özel roketlerle bulutlara gümüş iyodür adlı reaktif dağıtılarak yağış oluşumunun teşvik edilmesi amaçlanıyor. Önerilen sistemin Moldova’da bir ilk olacağı, ilk aşama yatırımının ise yaklaşık 9 milyon avro olacağı belirtildi. Osmochescu, programın hazırlanması ve uygulanmasının bir veya iki yıl sürebileceğini söyledi. Bakanın aktardığına göre uygulama, ülkede nemin yeterli olduğu bulutlu dönemlerle sınırlı olacak ve ekim-kasım aylarından mart-nisan aylarına kadar süren görece yağışlı dönemde gerçekleştirilebilecek. Moldova’nın dağlık alanlarının bulunmaması nedeniyle yağışın yalnızca mevcut bulutlardan yararlanılarak artırılabileceği ifade edildi. Bulut tohumlaması, su yönetimi için önerilen daha geniş stratejinin bir parçası olarak sunuluyor. Yetkililer su toplama ve depolama altyapısının genişletilmesini, su havuzları kurulmasını ve tarımsal sulama sistemlerinin geliştirilmesini de öneriyor. Bakan, hava yoluyla yapılacak uygulama için dolu önleme hizmetinin modernize edilip otomatikleştirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamaya göre Moldova’da kuraklık ve yağış açığı daha sık hale gelirken ülkede büyük bir su açığı yaşanıyor. Ülke, 26 Eylül’den itibaren enerji ve hidroloji sektörlerinde olağanüstü durumda bulunuyor; bu durum düşük nehir debileri ve enerji ile yakıt tedarikine ilişkin risklerle ilişkilendiriliyor. Kaynakta bulut tohumlama programının uygulanmasına ilişkin kesin bir karar veya başlangıç tarihi açıklanmıyor.

Polonya’da Buğday Fiyatları Ürün Grubuna göre Ayrıştı
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Buğday Fiyatları Ürün Grubuna göre Ayrıştı

Polonya’da 7 Ekim 2026 itibarıyla yemlik buğday fiyatı 650–920 zł/ton, tüketimlik buğday fiyatı ise 810–980 zł/ton aralığında bulunuyor. AgroFakt’ın fiyat izlemine göre yemlik buğday bazı alım noktalarında 22 Eylül’e kıyasla pahalanırken, tüketimlik buğdayın fiyatları geriledi. Böylece piyasada iki ürün grubu aynı yönde hareket etmedi. 22 Eylül’de yemlik buğday için 650–900 zł/ton olan fiyat aralığının üst sınırı 20 zł artarak 920 zł/tona çıktı; alt sınır 650 zł/tonda kaldı. Kaynak, bunun piyasanın tamamına yayılan bir zam anlamına gelmediğini, yalnızca izlemde kaydedilen en yüksek fiyatın yükseldiğini belirtiyor. Tüketimlik buğdayda ise alt sınır 830’dan 810 zł/tona, üst sınır 990’dan 980 zł/tona indi. Fiyatlar bölgeye, alıcıya, tahılın kalite parametrelerine ve işlemin koşullarına göre değişiyor. Opolskie Voyvodalığı’ndan Dastan adlı forum kullanıcısı, 920 zł/ton net fiyatın yanı sıra hasat döneminden daha uzun kuyruklar bulunduğunu bildirdi. Aynı paylaşımda, alım yerinin dolu olması nedeniyle kabulün sınırlandırılabileceği ve teslimat yapanlar arasında çok sayıda tüccar bulunduğu aktarıldı. Diğer forum kullanıcıları ise Cedrob için 100 tonun üzerindeki partilerde 960–970 zł/ton net, Tasomix Biskupice için 900 zł/ton fiyat bildirdi. Bu paylaşımlar, seçili alım noktalarındaki fiyatların izlem aralığından farklılaşabildiğini gösteriyor. Satış karşılaştırmasında nakliye, kalite parametreleri, teslim koşulları ve depolama maliyetlerinin de dikkate alınması gerekiyor.

Geleneksel Hayvan Irkları Geleceğin Genetik Kaynağı Olabilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Geleneksel Hayvan Irkları Geleceğin Genetik Kaynağı Olabilir

Modern hayvan yetiştiriciliğinde yoğun ve kontrollü sistemlerde yüksek üretim için seçilmiş az sayıdaki ırk öne çıkarken, çok sayıda geleneksel ırk geri planda kalıyor. Livestock Conservancy’nin düzenlediği webinarda bu ırkların yalnızca geçmişten kalan miraslar olmadığı, gelecekteki yetiştirme çalışmaları için değerli genetik özellikler taşıyabileceği belirtildi. Nadir ırklar hastalıklara ve parazitlere direnç, iyi yem arama yeteneği, doğurganlık ve elverişsiz çevre koşullarına uyum gibi özellikler barındırabiliyor. Livestock Conservancy, 150’den fazla tehdit altındaki çiftlik hayvanı ve kanatlı ırkının korunmasıyla ilgileniyor. Texasi uzun boynuzlu sığırın sıcak ve kurak koşullara dayanması ve elverişsiz alanlarda sağlıklı buzağı yetiştirebilmesi, bu özelliklere örnek gösterildi. Webinarda geniş göğüslü beyaz hindi ile geleneksel ırklar arasındaki farklar da ele alındı. Hızlı büyüme ve yüksek et verimi için seçilen bu hindi tipinin çoğaltılması yapay tohumlama gerektiriyor. Geleneksel tavuklarda bağışıklık yanıtıyla bağlantılı yeni genetik varyantların belirlenmesi ise korumanın yalnızca ırkları sayıca artırmayı değil, genetik çeşitliliği ve üretimdeki özgün özellikleri korumayı amaçladığını ortaya koyuyor.

Polonya’da Son Kuraklık Raporu 2026 Tablosunu Ortaya Koydu
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Son Kuraklık Raporu 2026 Tablosunu Ortaya Koydu

Polonya’daki Tarımsal Kuraklık İzleme Sistemi’nin (SMSR) 2026’daki 14. ve son raporu, 31 Temmuz-30 Eylül döneminde ülke genelindeki ortalama iklimsel su bilançosunun (KBW) -58,6 milimetre olduğunu ortaya koydu. Instytut Uprawy Nawożenia i Gleboznawstwa (IUNG) tarafından hazırlanan rapora göre bu değer, önceki raporlama dönemine göre 19,9 milimetre arttı. En düşük KBW değeri, -130 milimetre eşiğini aşarak Lublin voyvodalığında kaydedildi. Rapora göre belirtilen dönemde hiçbir üründe tarımsal kuraklık tehdidi kalmadı. Ancak son rapor, önceki raporları da içerdiği için 2026’daki kuraklığın toplam yayılımını gösteriyor. 21 Nisan-30 Eylül arasındaki 11 raporlama döneminde dane mısırda kuraklık koşulları 980 belediyede, Polonya’daki belediyelerin %39’unda görüldü. Silajlık mısırda ise aynı koşullar 1.023 belediyede, toplam belediye sayısının %41’inde doğrulandı. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (MRiRW), kuraklık zararlarının kamuya açık “tarımsal zararı bildir” uygulaması üzerinden tahmin edilebileceğini hatırlattı. 2026’daki zararlar için başvuruların 15 Ekim’e kadar yapılması gerekiyor. Bakanlığa göre ek yardım uygulanıp uygulanmayacağına ise çiftliklerdeki zararların değerlendirilmesinden ve toplam ölçeğin belirlenmesinden sonra karar verilecek; bu konuda henüz kesinleşmiş bir uygulama açıklanmadı.

Kıbrıs’ta Sulama Altyapısına 2030’a kadar 200 Milyon Eurodan Fazla Yatırım
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Sulama Altyapısına 2030’a kadar 200 Milyon Eurodan Fazla Yatırım

Kıbrıs’ta yerel su altyapısını geliştirmeye yönelik projelerin toplamının 2030’a kadar 200 milyon euroyu aşacağı açıklandı. Tarım Bakanı Christos Senekis, açıklamayı Agros’ta kooperatif üreticilerinin pazarlama birliği Sedigep’in yıllık genel kurulunda yaptı. Senekis, su yönetiminin yağışa ve mevcut rezervlere bağlı kısa vadeli çözümlerle ele alınamayacağını belirterek uzun vadeli planlama, yeni altyapı ve iklim değişikliğinin şekillendirdiği koşullara dayanıklılık gerektiğini söyledi. Su üretimini artırmaya yönelik sonraki önlemler; tuzdan arındırma üniteleri, su şebekelerindeki kayıpların azaltılması ve arıtılmış suyun sulamada daha iyi kullanılmasına odaklanacak. Kabine, sulama için ilave 3,5 milyon metreküp su tahsis etti. Böylece 2026’da birincil sektöre sağlanan toplam ilave su miktarı 7 milyon metreküpe ulaştı. Senekis, bu kararın zorlu hava koşulları ve uzun süren kuraklık döneminde çiftçilere nefes aldırmayı amaçladığını söyledi. Bakan ayrıca gübre ve yakıt maliyetlerindeki artışı hafifletmek üzere toplam 1,5 milyon euroluk iki acil destek planı bulunduğunu ve başvuruların 2 Kasım’da açılacağını bildirdi. 2026 itibarıyla 650 profesyonel çiftçi ve tarım işletmesine 1 milyon euro dağıtıldığını, olağanüstü finansmanın toplam maliyetinin 2,5 milyon euroyu aştığını aktardı. 2023-2027 OTP stratejik planı ise tarım için 454 milyon euroluk finansman sağlıyor.

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor

Fas’ın Souss-Massa bölgesinde devam eden sıcak hava dönemleri, sebze üretimlerini zayıflatırken 2026-2027 kampanyasının hazırlığını da zorlaştırıyor. Etki yalnızca hasat miktarlarıyla sınırlı kalmıyor; meyve kalitesi, tedarik sürekliliği ve işletmelerin sıcaklığa uyum sağlama maliyetleri de baskı altında bulunuyor. Bölge, Fas’ın ihracata yönelik önemli sebze üretim havzalarından biri olarak tanımlanıyor. Les Inspirations Éco’nun Le360 üzerinden aktardığı değerlendirmede, Meyve ve Sebze Sektörler Arası Federasyonu’ndan Amine Amanatoullah domates, biber ve salatalıkların yüksek sıcaklıklara karşı kırılganlığına dikkat çekiyor. Ancak kaynak, 2026-2027 kampanyası için sıcaklığın yol açtığı kayıplara ilişkin bir bilanço veya miktar sunmuyor. Frontiers in Plant Science’da yayımlanan bir araştırmaya göre aşırı sıcaklıklar domatesin büyümesini ve üreme süreçlerini etkiliyor. Çiçeklenme ve meyve tutumu özellikle hassas aşamalar arasında yer alırken, çiçek dökülmesi, üreme organlarının gelişimindeki bozulmalar ve polen çimlenmesindeki azalma bitkinin daha az meyve oluşturmasına yol açabiliyor. Araştırma, Souss-Massa’daki sonuçları doğrudan ölçmüyor; bölgesel etkiyi belirlemek için maruz kalınan sıcaklıklar, yetiştirilen çeşitler ve hasat sonuçlarına ilişkin yerel verilere ihtiyaç bulunuyor. FAO rehberinde, sıcaklık ve güneş ışınımı gibi çevresel değişkenlerden bitkilerin su kaybının tahmin edilerek sulamanın ürün ihtiyacına göre ayarlanması öneriliyor. Su yönetiminin yalnızca sezon boyunca mevcut su miktarına değil, suyun ihtiyaç duyulan zamanda verilebilmesine de bağlı olduğu belirtiliyor. Girdi maliyetlerindeki artış, ToBRFV kaynaklı zorluklar, sıcak ve kuru rüzgârın etkilerini sınırlamaya yönelik yatırımlar ve ek sulama ihtiyacı da ekonomik baskıları artırıyor; ancak bu kalemlerin üretim maliyetlerine toplam etkisini gösteren konsolide bir tutar paylaşılmıyor.

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Etkisiyle %35 Düştü
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Etkisiyle %35 Düştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın sığır eti ihracatı Eylül 2026’da geçen yılın aynı ayına göre %35,1 azalarak 229,3 bin tona geriledi. İhracat geliri de %27,6 düşüşle 1,38 milyar dolar oldu. Brezilya Et İhracatçıları Sanayileri Birliği (Abiec) verilerine göre, daralmanın başlıca nedeni Çin’e yapılan sevkiyatların bu ülkede yürürlükte olan korunma önlemi nedeniyle sert biçimde azalmasıydı. Veriler, Brezilya Kalkınma, Sanayi, Dış Ticaret ve Hizmetler Bakanlığı (MDIC) bilgilerine dayanıyor. Brezilya’nın Çin’e sığır eti sevkiyatı Eylül’de 12,9 bin tona düştü. Bu miktar, Eylül 2025’e göre %93,2 daha düşük olurken satış geliri %92,9 azalarak 75,2 milyon dolara indi ve 75,2 milyon dolar oldu. Abiec Başkanı Roberto Perosa, temmuz, ağustos ve eylül aylarının Çin’e normal seviyelerde satış yapılamaması nedeniyle zor geçtiğini söyledi. Perosa’ya göre diğer ülkelere yapılan satışlardaki artış daralmanın bir bölümünü dengelese de Çin talebinin yerini henüz alamıyor. Çin’e sevkiyatlar gerilerken bazı diğer pazarların alımları yükseldi. ABD, Eylül ayında Brezilya’dan 48,3 bin ton sığır eti alarak yıllık bazda %389 artış kaydetti; bu satışların geliri 313,8 milyon dolar oldu. Şili 19,4 bin ton, Rusya ise 13,1 bin ton ithal etti. Endonezya’nın alımları 9,4 bin tona, Kanada’nın 4 bin tona, Türkiye’nin 5,9 bin tona ve Suudi Arabistan’ın 7,7 bin tona çıktı. Bu pazarlarda da geçen yılın aynı ayına göre artış görüldü. Avrupa Birliği’nin Eylül verilerinde 20 bin tonluk ithalat ve %29,7’lik artış yer aldı. Ancak Abiec, bu rakamların yeni antimikrobiyal kullanım şartlarının yürürlüğe girmesinin ardından sevkiyat akışının kesilmesinden önceki dönemi yansıttığını belirtti. Bu nedenle Avrupa Birliği verileri, ay içinde başlayan kesintinin etkilerini tam olarak göstermiyor. Ocak-Eylül 2026 döneminde Brezilya’nın sığır eti ihracatı 2,43 milyon ton oldu ve yıllık bazda %0,5 geriledi. Buna karşılık ihracat geliri %14,1 artarak 14,17 milyar dolara ulaştı. Çin, 912 bin tonluk alım ve 5,59 milyar dolarlık gelirle ana pazar olmayı sürdürdü; ancak bu ülkeye yapılan satışlar yıllık bazda hacimde %20,9, gelirde %7,8 azaldı. Çin, dokuz aylık toplam ihracat hacminin %37,5’ini ve sektör gelirinin %39,4’ünü oluşturdu. ABD’nin dokuz aylık alımları %45 artarak 317,4 bin tona, geliri ise %60,8 artışla 2,08 milyar dolara çıktı. Brezilya’daki et işleme şirketleri, yeni Çin kotası döneminde yapılacak satışlar için önümüzdeki aylardaki sözleşmeleri planlıyor. Abiec ise sevkiyatların 2027 boyunca daha dengeli dağıtılması için hükümetle görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.

Yumurta Üreticileri Mısır ve Yem Fiyatları İçin Destek İstedi
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Yumurta Üreticileri Mısır ve Yem Fiyatları İçin Destek İstedi

3 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya'da yumurta tavuğu yetiştiricileri, yüksek yem maliyetleri ve mısır arzındaki sıkıntı nedeniyle Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında hükümetten destek istedi. Orta Cava Halk Kümes Hayvancılığı Birliği Başkanı Suwardi, yetiştiricilerin Şubat 2027'ye kadar 223.000 ton mısıra ihtiyaç duyacağını, Bulog depolarında ise önceki SPHP adı verilen mısır dağıtımından yaklaşık 30.000 ton kaldığını söyledi. Önceki dağıtımda yaklaşık 213.000 ton mısır kullanılmıştı. Suwardi, mısır fiyatının Lampung'da kilogram başına 8.400 rupiye, Batı Nusa Tenggara'da yaklaşık 7.700 rupiye çıktığını belirtti. Yem hammaddelerinden soya küspesinin fiyatı da ocak-haziran dönemindeki kilogram başına 7.200-7.500 rupi seviyesinden 9.900-10.000 rupiye yükseldi. Suwardi, hükümetin yem hammaddesi ithalatını düzenleyen 2026 tarihli düzenlemesine rağmen artışın nedenini sorguladı. Yumurta üreticileri de düşük satış fiyatları nedeniyle baskı altında bulunuyor. Üretici fiyatı nisandan bu yana ortalama kilogram başına 19.000-20.000 rupi olurken, haziranda 17.100 rupiye kadar geriledi. Bu fiyat, hükümetin üretici düzeyinde belirlediği 26.500 rupilik alım referansının altında kaldı. Üreticilerin günlük kaybının kilogram başına 5.000-7.000 rupi olduğu tahmin edildi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, toplantının ardından Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman ile görüşeceğini ve Bulog'un mısır fiyatını istikrara kavuşturma sürecine dahil edilmesini isteyeceğini söyledi. Titiek ayrıca yem ithalatı, işlenmesi ve dağıtımını özel şirketler yerine yürütecek özel bir devlet kurumu kurulmasını önerdi.

Çin, Sonbahar Tarımında Akıllı Makineleri Yaygınlaştırıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin, Sonbahar Tarımında Akıllı Makineleri Yaygınlaştırıyor

Çin, yaklaşan 2026 sonbahar hasadı ve ekim döneminde akıllı biçerdöverleri, bitki koruma dronlarını ve yeni enerjili traktörleri daha geniş ölçekte kullanıma alıyor. Xinhua'nın Tarım ve Kırsal İşler Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı bilgilere göre uygulama, 14. Beş Yıllık Plan dönemindeki mekanizasyon kazanımlarının ardından yüksek teknoloji tarım makinelerini geliştirme politikasının devamı niteliğinde. Saniyede 18 kilogram besleme kapasitesine sahip tahıl biçerdöverleri ile 85 kilogram taşıma kapasiteli bitki koruma dronlarının kullanımı hızlanıyor. Gansu, Chongqing ve Sichuan gibi bölgelerde 6 ila 15 derece eğimli araziler için tasarlanan traktörler yaygınlaştırılırken, güneybatı ve kuzeybatı Çin'de dağlık alanlara uyarlanmış mısır mibzerleri daha geniş üretim alanlarında kullanılmaya başlandı. Yeni enerjili ekipmanlar arasında 200-300 beygir gücündeki hibrit traktörler ile 25-75 beygir gücündeki tamamen elektrikli traktörler bulunuyor. Çin'in tarla sürme, ekim ve hasadındaki genel mekanizasyon oranı 2025'te %76,7'ye, tarım dronu filosu ise 300 binin üzerine çıktı. 2026 destek politikası belirli makinelere sübvansiyonları önceliklendirirken, ulusal akıllı tarım planı 2026 sonu için tarımsal üretimde %30'un üzerinde bilişim oranı hedefliyor.

Belarus Gübre Sevkiyatında Rusya-Kazakistan Hattı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Радыё Свабода · Özgün haber
Veri haberi

Belarus Gübre Sevkiyatında Rusya-Kazakistan Hattı Öne Çıkıyor

Belarus, gübre ihracatında Letonya limanları üzerinden sevkiyat imkânını korurken, en büyük hacimleri Rusya ve Kazakistan güzergâhından taşıyor. Belarus Demiryolcular Topluluğu’nun verilerine göre ülke, 2025’te Rusya ve Letonya üzerinden 11 milyon 118 bin 642 ton gübre gönderdi. Ocak-nisan 2026 döneminde ise bu miktar 3 milyon 877 bin 132 ton oldu. Letonya istasyonlarına 2025’te 45 bin 645 ton gübre ulaştırıldı. Bu miktarın 29 bin 60 tonu üre, 12 bin 805 tonu amofos, 3 bin 180 tonu sıvı azotlu gübre ve 600 tonu amonyak olarak kaydedildi. Ocak-nisan 2026’da Letonya istasyonlarına gönderilen gübre miktarı 14 bin 118 tona geriledi; bunun 3 bin 128 tonu üre, 10 bin 880 tonu amofos ve 110 tonu sıvı azotlu gübreydi. Kaynak, Letonya üzerinden yalnızca üre ihraç edildiğini belirtirken aynı verilerde diğer gübre türlerini de listeliyor. Rus limanlarına yönelen sevkiyatların payı %81,7’den %85,7’ye yükseldi. Belarus’un ana kara potasyum koridoru Rusya ve Kazakistan’dan geçerken, 2025’te Petersburg Limanı’na hizmet veren Bronka istasyonu öne çıktı. Ocak-nisan 2026’da Ust-Luga Limanı’na hizmet veren Luska istasyonu Bronka’yı geride bıraktı; şubat ve mart aylarında Murmansk da potasyum sevkiyatı aldı. ABD Başkanı Donald Trump, 21 Eylül’de Truth Social hesabından Belarus’tan ABD’ye potasyum tedarikine ilişkin büyük bir anlaşma üzerinde çalışıldığını yazdı ve fiyatın Kanada’dan alınan potasyumdan daha düşük olacağını savundu. Haberde, ABD’nin Belarus potasyum üretimine yönelik yaptırımları martta kaldırdığı, ancak Avrupa Birliği’nin yaptırımları sürdürdüğü ve Belarus gübresinin AB deniz limanlarından transit geçişine izin vermediği aktarılıyor. Trump’ın paylaşımındaki yıl ile yaptırımların kaldırıldığı yıl kaynakta belirtilmiyor.

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi
Görsel kaynağı: Aktuality.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi

Slovakya’nın Sebechleboch bölgesinde Avrupa Birliği desteğiyle planlanan et üretim ve satış zincirinin mezbaha ayağı kurulmadı. Aktuality.sk’nin Investigatívne centrum Jána Kuciaka’ya (ICJK) dayandırdığı habere göre proje, mezbahadan paketleme tesisine ve Nitra, Bratislava ile Banská Bystrica’daki satış noktalarına uzanacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak zincirden Hontianske Nemce’deki tek satış noktası kaldı. Projede Agrospol, Agro HN, Euro-Seb, Roja - Slovensko ve Starohorská vinárska spoločnosť adlı beş şirket yer aldı. ICJK’ya göre şirketler 2017’de kırsal kalkınma programından 6 milyon euronun üzerinde hibe aldı; ödenen tutar 2,7 milyon euro oldu ve mezbaha ile bazı proje kalemleri çıkarıldı. ICJK, Róbert Ďurica ile bağlantılı şirketlerin Slovakya Tarım Ödeme Ajansı’nın (PPA) destek programlarından toplamda en az 12 milyon euro aldığını da bildirdi. Agro HN, Euro-Seb ve Agrospol’un vergi ve sosyal prim borçlarının 260 bin euronun üzerine çıktığı aktarıldı. Slovakya Mali İdaresi, Agro HN hakkında icra işlemi yürütüldüğünü doğruladı. ICJK’ya göre icra görevlilerinin şirketlerle ilgilenmeye başlamasının ardından üç şirket varlıklarını devretti ve PPA ile devam eden dört sözleşmede değişiklik yapıldı. Yeni yararlanıcıların da Ďurica ile bağlantılı şirketler olduğu belirtildi. Hayvancılık yöneticisi Jaroslav Dóbi ise tüm kontrollerin sorunsuz tamamlandığını, proje devirlerinin şirketlerin yasal başvuruları üzerine PPA tarafından onaylandığını söyledi. Dóbi, mezbaha projesinin iptalini 2020-2023 dönemindeki krizlerle açıkladı; vergi borçları ve icralar hakkında yorum yapmadı. Haberde, PPA’daki ek sözleşmelerin bazı destekli binalara icra rehni kaydedilmesinden bir gün önce imzalandığı ve Nisan 2026’da projelerin sürdürülebilirlik dönemi devam ederken düzenlendiği belirtildi. Kurallar uyarınca destekle alınan varlıkların PPA’nın onayı olmadan üçüncü kişiler lehine rehnedilemeyeceği, ihlal halinde hibenin tamamının veya bir bölümünün geri istenebileceği aktarıldı. ICJK’ya göre Auchfarm, Euro-Seb’den Sebechleboch’taki 13 binayı, kiralık araziyi ve ödemesi 2,6 milyon euronun üzerinde olan üç hibe sözleşmesini 100 bin euroya aldı. PPA ve Tarım Bakanlığı, değişikliklerin gerekçesi ile olası çıkar çatışmasına ilişkin soruları yanıtlamadı.

Güney Afrika’da Turist Artışı Agriturizmde Faydaların Yayılmasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Turist Artışı Agriturizmde Faydaların Yayılmasını Gündeme Getirdi

Güney Afrika, Ocak-Ağustos 2026 döneminde 7.581.455 uluslararası turist ağırladı. Turizm Bakanlığı verilerine göre bu sayı, geçen yılın aynı dönemine göre %11,7 artış anlamına geliyor. Turizm Bakanı Patricia de Lille, ağustosta bir milyondan fazla uluslararası turist ağırlanmasının ülkeye yönelik güçlü talebi gösterdiğini söyledi. De Lille, artan turist girişlerinin yatırıma, istihdama ve ekonomik fırsatlara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Bakan, ziyaretçilerin daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizm gelirlerinin ülke genelinde daha fazla topluluğa ulaşmasına yardımcı olmak için daha fazla destinasyon ve deneyim sunulması çağrısı yaptı. Agritourism Africa kurucusu Jacqui Taylor ise agriturizmin çiftçileri, tarım topluluklarını ve kırsal kalkınmayı merkeze alan topluluk temelli bir faaliyet olduğunu söyledi. Taylor, turist sayıları iyi görünse de agriturizmin hak ettiği farkındalık ve itibarı görmediğini, zorlu ekonomik koşulların bu alana odaklanan yerel topluluk şirketlerini endişelendirdiğini ifade etti. Taylor’a göre turizm ve agriturizm kazanımları eyaletler arasında eşit dağılmıyor. Western Cape’in fayda sağladığını, KwaZulu-Natal ve Limpopo’nun ise aynı ölçüde yararlanmadığını belirten Taylor, ülkenin tamamının bu artıştan pay alması gerektiğini söyledi. Western Cape’ten Noko Masipa, turistlerin ağırlıklı olarak Western Cape ve Cape Town’u ziyaret ettiğini aktarırken, Tarım, Ekonomik Kalkınma ve Turizm Bakanı Ivan Meyer şarap ile agriturizmi ülkenin güçlü turizm varlıkları arasında gösterdi.

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı

Avustralya’nın Queensland eyaletinde çiftçi ve hayvancılardan, zorlu geçebilecek yaz hava sezonu öncesinde hazırlık yapmaları istendi. Aktif El Niño koşullarının eyalet genelinde çalı yangınları ve şiddetli fırtına olasılığını artırdığı belirtildi. Queensland Temel Endüstriler Dairesinin tarımdan sorumlu genel müdür yardımcısı Peter Donaghy, Get Ready Week’in üreticilere şiddetli hava olayları meydana gelmeden önce harekete geçmeleri için önemli bir hatırlatma olduğunu söyledi. Donaghy, yaz mevsiminde seller, çalı yangınları, siklonlar ve fırtınalar yaşanabileceğini ifade etti. Queensland Hükümeti, üreticilerden acil durum planlarını gözden geçirmelerini, işletme risklerini değerlendirmelerini ve gerekli kaynakları yaz öncesinde hazır bulundurmalarını istiyor. Öneriler arasında yem stoklarının güvenceye alınması, hayvanların hızla taşınabilmesi, yiyecek ve suya erişimin sağlanması, kritik altyapının korunması, yangın şeritlerinin sürdürülmesi ve mülk çevresindeki yanıcı yükün azaltılması yer alıyor. Üreticiler ayrıca Industry Recovery and Resilience Officers ile çalışmaya çağrılıyor. Avustralya ve Queensland hükümetleri tarafından ortak finanse edilen bu program, iklim risklerinin yönetimi ve toparlanma planlarının hazırlanmasının yanı sıra toparlanma hibeleri, imtiyazlı krediler ve esenlik desteği hakkında bilgi sunuyor.

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor

Fransa’nın Orne departmanındaki bazı süt sığırcılığı işletmeleri, yüksek hayvan alım maliyetleri ve artan yem giderleri nedeniyle inekleri satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor. Rémalard-en-Perche’de çiftlik işleten Benjamin Pelleray, 95 ineği Elevage et Patrimoine My Marguerite şirketinden kiralıyor, 50 ineğe ise kendisi sahip. Böylece sürüsünün yaklaşık üçte ikisini kiralık hayvanlar oluşturuyor. Pelleray, kiralama yoluyla mandırasına her yıl teslim etmesi gereken 1,3 milyon litre süt için yeterli hayvan sayısını koruyor. Bir ineğin satın alma maliyetini yaklaşık 2.000 avro olarak açıklayan yetiştirici, yaklaşık on yıl önce sürüsünü genişletirken hayvanları satın almak yerine kiralamayı seçti. Satın alma için harcayacağı yaklaşık 200 bin avroyu çiftliğinin modernizasyonuna ayırarak sağımhanesini yeniledi. Bankaların, süt sektöründeki krizden yeni çıkıldığı dönemde finansman konusunda isteksiz davranmasının da bu kararda etkili olduğunu söyledi. Kiralık hayvanlar için yetiştiriciler, mülkiyet şirketine hayvan başına aylık 28 avro ödüyor. Şirket temsilcisi Carl Darjinoff, mevcut ekonomik sıkıntılar sırasında kiralama sözleşmelerinin arttığını belirterek binden fazla ortak yetiştiriciye ulaştıklarını ve her ay 20 ila 30 yeni yetiştiricinin sisteme katıldığını söyledi. Modelde yatırımcılar şirket aracılığıyla inek satın alıyor; şirket de hayvanları yetiştiricilere kiralıyor. Darjinoff, yatırımların yaklaşık 10 yılda geri döndüğünü, yıllık getirinin ise garanti edilmeden yaklaşık %3 seviyesinde bulunduğunu aktardı. Yaz kuraklığının ardından yem için daha fazla ödeme yapılması, yetiştiricilerin nakit rezervlerini koruyarak sürülerini ve çiftlik yatırımlarını sürdürme arayışını güçlendiriyor.

Rus Tahılı, Kazakistan’ın İhracat Rekabetini Zorluyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılı, Kazakistan’ın İhracat Rekabetini Zorluyor

Kazakistan’da 2026 hasadının tamamlanmasıyla birlikte çiftçilerin ürünlerini iyi fiyatla satabilmesi ve başlıca ihracat pazarlarının belirlenmesi öne çıktı. ElDala’ya konuşan Fergus Genel Müdürü Erbol Eleulov, Rus tarım ürünlerinin Karadeniz limanlarındaki ihracat sorunları nedeniyle Orta Asya pazarlarına yönelmesinin Kazakistan tahılının rekabetini zorlaştırdığını söyledi. Eleulov’a göre Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Afganistan’daki pazar payını koruyabilir ancak Rus buğdayının daha düşük fiyatı Kazak ürünlerini baskılayabilir. Rus tahılının kalite bakımından çoğu zaman Kazak tahılının gerisinde kaldığı ve glutenin ekmekçilik özelliklerini ölçen İDK, yani gluten deformasyon indeksi, kriterlerini karşılamadığı belirtildi. Buna rağmen değirmenciler, Rus tahılına Kazak tahılı ekleyerek kabul edilebilir özelliklere sahip un üretebiliyor. Kazakistan ayrıca Hazar üzerinden İran pazarında da geriliyor. Eleulov, geleneksel olarak İran’a gönderilen Kazak arpası için mevcut dönemde sevkiyat yapılmadığını, Rusya’nın Hazar limanları ve nehir taşımacılığı üzerinden bu pazara arpa gönderdiğini aktardı. Rusya’nın daha yüksek verimi ve daha fazla yağış alan üretim koşulları rekabet gücünü artırırken, döviz kurları da Kazak ihracatçıların aleyhine gelişti. Kazak tengesinin bir yılda dolar karşısında yaklaşık 540’tan 440’a güçlenmesi ürünleri yabancı alıcılar için pahalılaştırdı. Buna karşılık ruble aynı dönemde dolar karşısında 75’ten 85’e geriledi. Bu etkenlerin toplamında Rus buğdayı, taşıma giderleri dahil edildiğinde Özbekistan pazarına ton başına 20 dolar daha düşük fiyatla ulaşabiliyor. Yeni pazar arayışında Çin, Kazakistan için istikrarlı bir alıcı ve lojistik açıdan avantajlı bir seçenek olarak gösterildi. Ancak taşıma altyapısının kapasitesi sevkiyatları sınırlıyor. Karadeniz limanları üzerinden dünya pazarlarına çıkışın mümkün olmadığı, Gürcistan limanlarının pahalı ve kapasitesinin düşük kaldığı belirtildi. Baltık limanlarına erişim de Rusya üzerinden demiryolu geçişindeki kısıtlar nedeniyle zorlaşıyor. Bu durum, yüksek proteinli buğdayın Avrupa’ya ve makarnalık buğdayın dış pazarlara gönderilmesini riske atıyor. İhracatçılar, daha önce uzak pazarlara erişimi kolaylaştıran taşıma sübvansiyonlarına ilişkin kamu borçlarının ödenmesini ve gelecekte ödemeleri düzenleyecek açık bir mekanizma kurulmasını bekliyor. Eleulov, sübvansiyon borçları, Katma Değer Vergisi ödemelerindeki sorunlar ve güçlü tengenin çiftçilerin gelirleri ile dış pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi. Bu sorunların çözülmesi halinde buğday fiyatlarının ton başına mevcut 80-90 bin tengeden 100-120 bin tengeye çıkabileceğini öne sürdü. Rusya toprakları üzerinden transit geçiş kapalı kalırsa, Kazakistan durum buğdayının yerini Kanada, Türkiye ve diğer ülkelerin ürünleri alacak.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen genişletilmiş V4 tarım bakanları toplantısında, 2028'de başlayacak yeni dönemde Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası'nın güçlü ve yeterli finansmana sahip olması gerektiği belirtildi. Slovakya, Çekya, Macaristan, Polonya, Bulgaristan, Hırvatistan, Romanya, Slovenya ve İtalya'nın katıldığı toplantıda bu konuda üç ortak deklarasyon imzalandı. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč, tarım bütçesinin artırılması gerektiğini söyledi. Takáč, yeni AB bütçesinin mevcut program dönemine göre 800 ila 900 milyar avro daha yüksek olmasının konuşulduğunu, buna karşın tarım bütçesinin düşmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán da Ortak Tarım Politikası'nın ortak bir Avrupa politikası olarak kalması, çiftçilere istikrarlı koşullar sağlanması, idari yükün azaltılması ve üye ülkelere destek araçlarını belirlerken esneklik tanınması gerektiğini ifade etti. İkinci deklarasyon, kuraklık ve aşırı hava olayları dahil olmak üzere tarımda artan krizlere karşı Avrupa düzeyinde daha etkili müdahale araçları oluşturulmasını ele aldı. Katılımcılar, krizlerin yönetiminin yanı sıra gelecekteki risklere karşı önleyici tedbirlerin ve tarım sektörünün dayanıklılığını artıracak uygulamaların güçlendirilmesini istedi. İklim olaylarının yeni tarım rezervine dahil edilmesi ve ulusal destek koşullarının ihtiyaçlara göre uyarlanması da görüşüldü. Üçüncü deklarasyon ise çiftçiler ile gıda üreticilerinin tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmeyi ve haksız ticari uygulamalara karşı daha adil koşullar sağlamayı amaçlıyor. Deklarasyonların Avrupa Birliği Tarım ve Balıkçılık Konseyi'nin bir sonraki toplantısında sunulması planlanıyor.

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Süt Ürünleri Fiyatlarının Artırılması Çağrısı

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Slovak Sütçülük Birliği (SMZ), ülkede süt üretimi ve işlenmesinin sürdürülebilmesi için süt ürünleri fiyatlarının düşmemesi, aksine artırılması gerektiğini açıkladı. SMZ Genel Sekreteri Zuzana Nouzovská, perakende zincirlerinin fiyatları daha fazla düşürmek için işleyiciler üzerinde baskı kurmaması gerektiğini söyledi. Nouzovská, AB ve dünyadaki önemli süt arzı fazlası ile süt ürünleri ticaretindeki dalgalanmaların piyasada fiyat oynaklığına yol açtığını belirtti. Son gelişmelerin ise Avrupa’da ve Slovakya’da piyasanın istikrar kazandığını ve fiyatların kademeli yükseldiğini gösterdiğini aktardı. İşleyiciler, hammadde fiyatının aylık yaklaşık 1 sent/kg artarak kasımda 40 sent/kg seviyesine ulaşmasını bekliyor. Buna karşın ağustos ayında 2025’in aynı dönemine göre satış fiyatları tüketimlik sütte %20, peynirde %20 ve tereyağında %40 geriledi. SMZ, bu düşüşün enerji, ambalaj ve iş gücü maliyetlerinin yüksek kaldığı bir dönemde süt işletmelerinin üzerindeki yükü artırdığını bildirdi. Nouzovská, üreticilere destek sözü verilirken ekonomik açıdan süt işletmelerinin tehdit altında olduğunu belirtti. İşletmelerin ürünlerini uzun süre üretim maliyetlerinin altında satamayacağı ve devlet ya da AB’den tazminat bekleyemeyeceği ifade edildi.

Suriye’de Tarım ve Gıda Yatırımlarında Entegre Zincir Arayışı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber

Suriye’de Tarım ve Gıda Yatırımlarında Entegre Zincir Arayışı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Bakan Yardımcısı Muhammed Yusuf el-Mikdad, Suriye Uluslararası Ticaret Odası heyetiyle tarım ve gıda sektörlerinde yatırımları güçlendirme yollarını görüştü. Toplantıda yatırıma uygun projelerin geliştirilmesi, gıda sanayisinin, değer zincirlerinin, pazarlama faaliyetlerinin ve tarımsal üretimin desteklenmesi ele alındı. Görüşmede ayrıca Roma’da 13-16 Ekim 2026’da düzenlenmesi planlanan Yatırım Forumu ile “El Ele” girişimine katılım değerlendirildi. Taraflar modern ve sürdürülebilir teknolojilerin kullanılması, sektörün uluslararası standartlara göre geliştirilmesi, eğitim ile teknoloji ve uzmanlık transferinin artırılması başlıklarını da görüştü. Suriye haber ajansı SANA’ya göre toplantıda sigorta, vergiler, çevre ve dijital dönüşüm komitelerinin yeniden etkinleştirilmesi, sigorta piyasasının güçlendirilmesi ve yerel ile uluslararası iş dünyaları arasındaki bağlantının artırılması gündeme geldi. Tahkim komitelerinin rolü de görüşülen başlıklar arasında yer aldı. Tarım uzmanı Ekrem Afif, yatırımın yalnızca üretime değil, üretimden işleme, depolama, paketleme, pazarlama ve ihracata uzanan entegre bir zincire dayanması gerektiğini belirtti. Afif, fırsatların başarılı projelere dönüşmesi için açık fizibilite çalışmaları, hedef pazarların belirlenmesi, finansman ve sigorta imkânlarının sağlanması ile üretim altyapısı ve hizmetlerinin iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. Uzman, gıda sanayisinin yerel üretimi depolanabilir, pazarlanabilir ve ihraç edilebilir ürünlere dönüştürerek tarımsal katma değeri yükseltebileceğini ifade etti.

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’daki süt üreticileri, kuraklığın yem tedariki ve işletme maliyetleri üzerindeki etkisini hafifletmek için kamu desteği talep ediyor. Süt Üreticileri Ulusal Federasyonu (FNPL), yem alımına yönelik ek bir destek kaleminin gelecek yılın bütçe yasa tasarısına konulmasını istedi. Federasyonun başlıca talebi ise sütün üretim maliyetlerini aşan bir fiyattan ödenmesi. Açıklamada, desteğin 2027 için olacağı ve kararın şimdi duyurulması halinde üreticilerin önlerindeki altı aylık nakit ihtiyacını karşılayabileceği belirtildi. Üreticiler, uzun süren kuraklığın yanı sıra yetersiz gördükleri kamu yardım planı, ilkbahardan bu yana 1.000 litre başına yaklaşık 50-60 avroluk süt fiyatı düşüşü ve tarımda kullanılan dizel yakıtı GNR fiyatlarındaki artışla karşı karşıya. FNPL Başkanı Yohann Barbe, 6 Ekim’de Clermont-Ferrand yakınlarındaki Cournon-d’Auvergne’de düzenlenen Hayvancılık Zirvesi’ndeki basın toplantısında hükümetin durumun farkına varması gerektiğini söyledi. FNPL, yem üretimindeki kayıpların en az %50, bazı durumlarda %60’a ulaştığını savunuyor. Ulusal dayanışma tazminatında kullanılan uydu temelli ot büyümesi göstergesinin yaz ve sonbahardaki yemlemeyi ve negatif ot büyümesini hesaba katmadığı, bu nedenle işletmelerin gerçek kayıplarını düşük gösterdiği belirtiliyor. Federasyon, sistemi bütünüyle reddetmediğini, ancak hesaplama yönteminin işlediğinin kanıtlanması gerektiğini ifade ediyor. Üreticilerin fiyat talebinin dayanağı olarak Cniel tarafından açıklanan maliyet göstergesi öne çıkıyor. Buna göre 2025’te ova bölgesindeki konvansiyonel bir işletmede sütün maliyeti 1.000 litre başına 482 avro olarak hesaplandı. FNPL ayrıca ürün karması, sanayicilerin gerçek marjları ve tüketicinin ödediği değerin üreticiye dönüşü konusunda daha fazla şeffaflık ile üretici, işleyici ve diğer tarafları kapsayan üçlü sözleşmeler talep ediyor.

Nostradamus’tan Tarımsal Dijital Çözümlere 50 Bin Avroya kadar Hibe
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Nostradamus’tan Tarımsal Dijital Çözümlere 50 Bin Avroya kadar Hibe

NOSTRADAMUS projesi, sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliği alanlarında dijital çözümler geliştiren veya test eden küçük ve orta ölçekli işletmeler, startuplar ve diğer yenilikçiler için ilk açık çağrısını başlattı. Horizon Europe programı kapsamında yürütülen çağrıda toplam 250 bin avro dağıtılacak ve beş proje seçilecek. Proje başına hibe tutarı 50 bin avroya kadar çıkacak. Başvurular 2 Aralık 2026 saat 17.00'ye kadar yapılabilecek ve seçilen projeler 12 aylık destek programına alınacak. Çağrı, çiftçilerin işletme kararları almasına ve kaynakları daha verimli kullanmasına yardımcı olacak dijital uygulamaların geliştirilmesini amaçlıyor. Öncelikler arasında su, gübre ve pestisit kullanımının optimize edilmesi, enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilirlik ve tarımsal üretimin dayanıklılığının güçlendirilmesi yer alıyor. Program özellikle tahıl üretimine dayalı tarım sistemleri ile gıda güvenliğine odaklanıyor. NOSTRADAMUS’un geliştirdiği dijital ekosistem, Dünya gözlemi, Nesnelerin İnterneti, Data Cube ve bulut-kenar teknolojilerini bir araya getiriyor. Dışarıdan başvuran yenilikçilerin çözümlerini bu altyapıya bağlaması ve tarım sektörünün somut ihtiyaçlarına yanıt veren uygulamalar geliştirmesi bekleniyor. Hibe, dolaylı maliyetler dahil uygun maliyetlerin %100’ünü karşılayacak. Başvurular F6S platformu üzerinden teknik teklif ve ek belgelerle sunulacak. Tek bir tüzel kişi veya en fazla iki tüzel kişiden oluşan konsorsiyum başvurabilecek; bağımsız başvurularda başvuru sahibinin uygun bir ticari işletme olması gerekecek. Uygunluk ve teknik kontrollerin ardından en yüksek puanlı adaylarla çevrim içi mülakat yapılacak. Nihai sonuçların 31 Mart 2027’ye kadar açıklanması, sözleşmelerin imzalanması ve programın nisan ayında başlaması planlanıyor.

Koyun Yetiştiricilerinin Üçte İkisi Gelecek Yıl Mavi Dil Aşısı Yapmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Koyun Yetiştiricilerinin Üçte İkisi Gelecek Yıl Mavi Dil Aşısı Yapmayı Planlıyor

Birleşik Krallık'ta Ulusal Koyun Birliği tarafından yapılan ankete göre koyun yetiştiricilerinin %65'i sürülerini gelecek yıl mavi dil hastalığına karşı kesin olarak aşılamayı planlıyor. Ancak çiftçilerin %40'ı bu yıl aşıya ulaşamadığını bildirdi. Aşı tedarikindeki güçlükler, gelecek dönem için aşıların önceden sipariş edilmesini düşünen işletmelerin sayısını artırdı.

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında

Fas’ta ekim ayıyla başlayan zeytin hasadı, süregelen sıcaklık dalgaları ve iş gücü eksikliği nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Aşırı sıcaklıkların zeytinliklerin beklenen üretim hacmini gerilettiği ve olgunlaşan meyvelerin kalitesini tehdit ettiği belirtiliyor. Bu koşullar, zeytin üretiminin yanı sıra hasat ve pazarlama zincirinde de belirsizlik yaratıyor. Son yağışlar yeraltı su kaynakları açısından geçici bir rahatlama sağladı ancak olgunlaşma dönemindeki ağaçları etkileyen sıcaklık baskısını ortadan kaldırmadı. Kaynakta, değişken iklim koşulları karşısında hedefli besin uygulamaları ve ziraat mühendislerinin desteği gibi teknik çözümlerin ekonomik açıdan önem kazandığı aktarılıyor. İş gücü açığı ise hasat sürecinin diğer temel sorunu olarak öne çıkıyor. Üreticiler işçi bulmakta zorlanırken ücretler yaşam maliyetindeki genel artışa paralel olarak yükseliyor. Yeterli personel bulunamaması, olgunlaşan meyvelerin zamanında toplanamaması ve bunun önemli mali kayıplara yol açabilmesi nedeniyle tüccar ve aracılarda temkinli bir tutuma neden oluyor. Kadın emeği personel açığının etkisini kısmen azaltıyor; ancak sektörün geleceği için iş gücünün yapılandırılması, eğitilmesi ve profesyonelleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.