ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

128 haber · Sayfa 4

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor

İran’daki savaş, ABD’nin en popüler meyvesi olan muzun üreticilerini ve tedarik zincirini zorluyor. Artan yakıt, gübre ve taşımacılık maliyetleri, ABD’ye yapılan muz sevkiyatlarının giderlerini yükseltiyor. Yıllardır düşük marjlarla faaliyet gösteren sektör, artan maliyetlerin yanında bitkilerde görülen tehlikeli hastalıklar nedeniyle kriz uyarısı yapıyor. Bu koşullar, muz üreticileri ve tedarik zincirindeki işletmeler üzerindeki baskıyı artırıyor.

Türk Dünyasının Yeşil Ekonomi ve Tarım Politikaları Lefkoşa’da Masaya Yatırıldı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

Türk Dünyasının Yeşil Ekonomi ve Tarım Politikaları Lefkoşa’da Masaya Yatırıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Vakıflar İdaresi ve Türk Akademisi (TA) iş birliğiyle hazırlanan “Türk Ekonomileri Raporu 2025: Yeşil Sermayeye Geçiş” ile “Türk Devletlerinde Tarım Politikaları 2025; Bölgesel Görünüm” raporlarının sunumu Lefkoşa Merit Otel’de yapıldı. Saat 09.30’daki programa KKTC ve Türkiye’den yetkililerin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) temsilcileri, akademisyenler, bilim insanları ve Türk dünyasından konuklar katıldı. Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, doğal kaynakların korunması ve kalkınma açısından yeşil ekonomiye geçişin önemini vurguladı. Tümer, Avrupa, Amerika ve Afrika bölgelerindeki komşu ülkelerin pazarlarının, üretim imkânlarının ve kaynaklarının birlikte değerlendirilmesinin yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtti. Kıbrıs Türklerinin Türk dünyasıyla bağlarını güçlendirmesinin geleceğe yönelik umut oluşturacağını ifade eden Tümer, dil ve fikir birliğinin bilim aracılığıyla iş birliğine dönüştürülebileceğini söyledi. Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, Türk dünyasında iş birliği ile bilim, eğitim ve kültür alanlarındaki kurumsallaşmanın önemine değindi. Ortak tarih ve kültür mirası için bilgi alanı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Bayram, raporlarda ortaya konacak verilerin karar vericilere dost ülkelerdeki sorunlara ortak çözüm yolları bulma konusunda katkı sağlayabileceğini kaydetti. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ise 2021 pandemisi ve 2026’da Körfez bölgesinde başlayan krizlerin ekonomi, dış ticaret ve büyüme üzerindeki baskısına işaret etti.

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor

Karadeniz üzerinden tahıl ve yağlı tohum ihracatının aksaması, Ukrayna’da depolardaki stokların büyümesine, iç piyasada fiyatların düşmesine ve çiftçilerin 2027 ekim planlarını daraltmasına yol açıyor. İHA ve füze saldırılarının altyapı ile deniz taşımacılığını hedef alması, ticari gemilerin sigortalanmasını zorlaştırırken Ukrayna ve Rusya’dan Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya yapılan sevkiyatları da aksatıyor. Odesa bölgesinde çiftçilik yapan Oleksandr Chumak, tahılının yaklaşık %80’ini şu anda kârla satamadığını ve gelecek yıl ekim alanlarını önemli ölçüde azaltmayı planladığını belirtiyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun ise üreticilerin ürünlerini satamadıkları için vergi ve arazi kirası ödemelerini karşılamakta zorlandığını söylüyor. Dykun’a göre kolza ile ayçiçeği tohumu hâlâ satılabilen ürünler arasında bulunuyor ancak bu satışlar masrafları karşılamaya yetmiyor. Finansman ihtiyacındaki artış da krizin işletme sermayesi üzerindeki etkisini gösteriyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine işletme sermayesi için 1,53 milyar grivna kredi kullandırdı; bu tutar önceki yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Bazı üreticiler nakit yaratmak için ürünlerini düşük fiyatlardan erkenden satarken, depolama imkânı bulunanlar fiyatların toparlanmasını bekleyerek satışları erteliyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona çıkması bekleniyor. Ancak önceki sezondan devreden stoklar, saldırılara karşı kırılgan olan depolama ve taşıma altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Çiftçiler 2027 planlarında lojistik maliyetlerinden daha az etkilenen yağlı tohumlara ve niş ürünlere yönelirken Chumak, mısır ve arpadan tamamen vazgeçmeyi planladığını belirtiyor. Tarım sektörü ayrıca iş gücü eksikliği, askerî seferberlik, mayınlı araziler ve çiftliklere yönelik saldırılarla karşı karşıya. Ukrayna’nın önemli tarım ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz’den taşınıyor. Ağustos 2026’da tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tona gerileyerek önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %58 düştü. Kanada, Avustralya ve Arjantin’deki elverişli buğday ve arpa hasatları ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi üretim, küresel etkileri şimdilik sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise deniz rotalarının yeniden açılmasının diğer ülkelerdeki tahıl fiyatlarını ton başına birkaç on dolar düşürebileceğini söylüyor. Karadeniz’deki ölümcül olaylar ekim ayında da devam ederken Türkiye, küresel gıda güvenliğine yönelik risklerin ortasında ihracatın yeniden başlaması için bir anlaşmaya arabuluculuk yapmaya çalışıyor.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor
Fotoğraf: Photo par BOUILLAND STEPHANE / HEMIS.FR / HEMIS.FR / HEMIS VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor

Fransa’nın Lorient kentindeki Keroman Zanaat Balıkçılığı İşletmesi, akaryakıt fiyatlarındaki sert yükseliş nedeniyle mali baskı altında. Balıkçılar litre başına 1,21 avroya kadar düşen vergisiz gazelden yararlansa da bu destek, özellikle büyük trol teknelerinin yüksek tüketimi karşısında yükü hafifletmeye yetmiyor. İşletmenin beş çok amaçlı trol teknesi günde ortalama 1.400 litre yakıt tüketiyor. İşletme direktörü Jérôme Nicol’e göre artan giderler satış fiyatlarına aktarılamıyor. Balığın fiyatı müzayedede belirlendiği için işletmeler fiyatı doğrudan artıramıyor; kotalar da daha fazla avlanarak geliri yükseltme olanağını sınırlıyor. Balıkçılıkta kullanılan mavi renkli gazelin fiyatının yıl başından bu yana iki katına çıktığı belirtilirken, Nicol balıkçıların aylık gelirlerindeki azalmanın 200 ila 600 avro arasında olduğunu tahmin ediyor. Kıyıdan uzakta çalışan büyük trol tekneleri, klasik bir tekneye göre 13 kata kadar daha fazla yakıt tüketebiliyor. Ifremer araştırmacısı Olivier Guyader, trol avcılığında cironun %25 ila 30’unun yakıt maliyetiyle kaybedildiğini belirtiyor. Küçük tekneler de gider artışından etkileniyor ancak daha sınırlı bir baskı yaşıyor; bu tekneler için çalışma alışkanlıklarının değiştirilmesi ve elektrikli tahrike geçiş mümkün görülüyor. Didier Gascuel ise sektörün 20 veya 30 yıl içinde planlı biçimde trol avcılığından çıkmasını öneriyor. Gascuel, gazel vergisi indirimini Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) sübvansiyon olarak değerlendirdiğini ve bu indirim olmadan trol balıkçılığının hızla çökeceğini savunuyor. Hükümet, fiyat artışlarının başlamasından bu yana balıkçıların yakıt giderlerine destek için 30 milyon avrodan fazla kaynak ayırdı; ancak kısa vadede belirgin bir çözüm bulunmadığı aktarılıyor.

AB Tarım Politikasında Bütçe ve Ukrayna Tartışması Sürüyor
Görsel kaynağı: BFM Business · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Politikasında Bütçe ve Ukrayna Tartışması Sürüyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avrupa Komisyonu Tarım ve Gıda Komiseri Christophe Hansen, BFM Business’a verdiği röportajda kuraklık, sıcaklık, enerji ve gübre maliyetlerinin Avrupa’daki çiftçileri zorladığını söyledi. Görüşmede Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceği, Ukrayna’nın olası AB üyeliği ve Mercosur anlaşması da ele alındı. Hansen, AB’nin tarımsal kriz rezervini 540 milyon avroya çıkardığını, Fransa’nın kısa vadeli likidite desteği için 107 milyon avro aldığını belirtti. OTP bütçesi için üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları sürerken, su depolama ve hassas sulama yatırımlarının artırılması gerektiğini ifade etti.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı

Güney Afrika’nın kırmızı et sektöründe büyüme hedeflerine ulaşılması için yeterli finansman, devletin hayvan sağlığı yönetiminde değişiklik ve çiftçilerin karar süreçlerine daha güçlü katılımı gerektiği belirtildi. Bu değerlendirmeler, Nampo Alfa’da 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde dile getirildi. Katılımcılar, hastalık kontrolünün güçlendirilmesi ve ihracat pazarlarına erişimin artırılması konusunda geniş destek bulunduğunu, ancak bu hedeflere hangi yöntemlerle ulaşılacağı konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğünü ifade etti. Toplantıda özellikle aşılama ve izlenebilirlik uygulamalarına çiftçilerin desteğinin nasıl kazanılacağı, uygulama maliyetlerinin nasıl karşılanacağı ve üreticilere kararlarda nasıl anlamlı söz hakkı verileceği tartışıldı. Katılımcılar ortak görüşleri incelenip onaylanmak üzere yazılı bir açıklamada toplamayı kararlaştırdı. Önerilerin daha sonra üyeler ve bölgesel yapılarla görüşülerek kuruluşlar aracılığıyla ulusal düzeye taşınması planlandı. Tarım Bakanlığına yönelik taleplerin son aşamada tarım bakanına iletilmesi öngörüldü. AgriSA Üst Yöneticisi Johann Kotzé, devletin hayvan sağlığı yönetimine ilişkin kaygıların sektörü temsil eden kuruluşlar tarafından toplu biçimde tarım bakanına aktarılmasını istedi. Kotzé, mevcut yönetime duyulan güvenin zarar gördüğünü ve sektörün karşı karşıya olduğu sorunlara farklı bir yaklaşımla yanıt verecek değişikliklere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Red Meat Industry Services Üst Yöneticisi Dewald Olivier ise sektör uzmanlarının ticaret ortaklarıyla yapılan yazışmaların tamamına erişememesinin ihracat onayları için bekleyen gereklilikleri belirlemeyi ve gecikmeleri gidermeyi zorlaştırdığını belirtti. Olivier ayrıca şap hastalığı salgını sırasında alınan bazı kararların üreticiler, besi işletmeleri ve mezbahalar üzerinde ekonomik açıdan zarar verici sonuçlar doğurduğunu savundu. Free State Kırmızı Et Üreticileri Örgütü Başkanı Pieter Meyer, bölgesel üreticilerin öncelikleri ve proje değerlendirmelerini belirleme süreçlerine daha fazla katılmasını istedi. Meyer, Free State’in Güney Afrika sığırlarının tahminen %25-28’ini barındırdığını belirterek harç gelirlerinden yapılan harcamaların buna karşılık gelen bölümünün eyalete doğrudan veya dolaylı fayda sağlaması gerektiğini söyledi. Free State Agriculture Başkanı Francois Wilken, aşı teminindeki zorlukların ve kriz sırasında yaşanan bölünmelerin çiftçilerin güvenini zedelediğini belirtti. İzlenebilirliği desteklediğini söyleyen Wilken, yıllardır süren gecikmelerin hastalık krizi sırasında yeni şartlar dayatılarak çözülmeye çalışılmasının ve belirsiz yönlendirmenin direnci artırabileceği uyarısında bulundu. Dunevax Biotech Üst Yöneticisi David Gerber ise veteriner sertifikasıyla belgelenmiş aşılama, izlenebilirlik ve biyogüvenlik uygulamalarını destekleyen hayvanlara satış sırasında prim verilmesini önerdi.

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi

Avrupa Birliği'nin (AB) başlıca patates üretim bölgelerinde aşırı hava koşulları, patates mildiyösü ve tel kurdu zararı üretim görünümünü zayıflattı. Almanya, Polonya, Fransa ve Hollanda, AB patates üretiminin %65'ine kadarını sağlarken Almanya'nın patates üretiminin 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Almanya'da verimin altı yıllık ortalamanın %13, geçen yılın ise %15 altında kaldığı, ülke genelindeki ortalama verimin 38 ton/hektar olduğu belirtildi. Kaynağa göre bu üretim, geçiş dönemlerindeki ek arz sayesinde talebi karşılayacak. Avusturya'da özellikle sulama yapılmayan alanlarda verim kaybı belirginleşti ve bazı tarlalarda ortalama seviyenin yaklaşık üçte birine indi. Kuraklık ve sıcaklıklar, Aşağı Avusturya'da üretici fiyatlarını 100 kilogram başına 30-35 avroya, Yukarı Avusturya'da yaklaşık 30 avroya taşıdı. Aşağı Avusturya'daki önceki fiyatlar 2025'in 35. haftasında 100 kilogram başına 15-20 avro seviyesindeydi. Yağış ve düşük sıcaklıklar bazı bölgelerde hasadı kolaylaştırsa da verim kayıpları değişmedi; sulanan alanlar daha iyi durumda olmasına rağmen sıcaklık stresi ve tel kurdu zararı devam etti. Polonya'da 2025 üretimi yaklaşık 7 milyon tonla rekor kırdı. Üretimin yıllık 5,5-6 milyon tonluk iç tüketimi aşması, arz fazlasının depolarda kalmasına ve alım fiyatlarının çoğu zaman üretim maliyetlerini karşılamamasına yol açtı. 2026'da patates ekim alanının yaklaşık 190 bin hektara, yıllık %12 düşüşle gerilemesi beklenen arzı sınırladı; Polonya Tarım Bakanlığı üretimi 6 milyon ton olarak tahmin etti. Polonya'da toptan patates fiyatı eylül ortasında kilogram başına 1,27 zloti, yaklaşık 0,29 avro oldu. Fiyat aylık %26, yıllık %62 arttı. Polonya Tarım Bakanlığı, sezonun ilerleyen bölümünde fiyatların hasat hacmi, yerli patateslerin kalitesi ve diğer AB ülkelerindeki arz tarafından belirleneceğini bildirdi.

Fransa Hükümeti Çoklu Krizlere Karşı Önlemler Açıkladı
Fotoğraf: FRANCEINFO/RADIO FRANCE · Özgün haber
Veri haberi

Fransa Hükümeti Çoklu Krizlere Karşı Önlemler Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Başbakan Sébastien Lecornu, lise öğrencilerinin eylemleri, yükselen akaryakıt fiyatları, sıcaklık ve kuraklığın etkilediği tarım sektörü ile bütçe tartışmaları sürerken çözüm önerilerini açıkladı. Stratejik stoklardan 10 milyon varil motorinin üç ay boyunca piyasaya sunulması planlanırken hükümet, pompa fiyatlarında litre başına 12 ila 18 sent düşüş öngörüyor. Çiftçiler için acil durum planı güçlendirilecek; lise öğrencilerinin talepleri de ekim sonuna kadar incelenecek.

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi
Görsel kaynağı: Aktuality.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi

Slovakya’nın Sebechleboch bölgesinde Avrupa Birliği desteğiyle planlanan et üretim ve satış zincirinin mezbaha ayağı kurulmadı. Aktuality.sk’nin Investigatívne centrum Jána Kuciaka’ya (ICJK) dayandırdığı habere göre proje, mezbahadan paketleme tesisine ve Nitra, Bratislava ile Banská Bystrica’daki satış noktalarına uzanacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak zincirden Hontianske Nemce’deki tek satış noktası kaldı. Projede Agrospol, Agro HN, Euro-Seb, Roja - Slovensko ve Starohorská vinárska spoločnosť adlı beş şirket yer aldı. ICJK’ya göre şirketler 2017’de kırsal kalkınma programından 6 milyon euronun üzerinde hibe aldı; ödenen tutar 2,7 milyon euro oldu ve mezbaha ile bazı proje kalemleri çıkarıldı. ICJK, Róbert Ďurica ile bağlantılı şirketlerin Slovakya Tarım Ödeme Ajansı’nın (PPA) destek programlarından toplamda en az 12 milyon euro aldığını da bildirdi. Agro HN, Euro-Seb ve Agrospol’un vergi ve sosyal prim borçlarının 260 bin euronun üzerine çıktığı aktarıldı. Slovakya Mali İdaresi, Agro HN hakkında icra işlemi yürütüldüğünü doğruladı. ICJK’ya göre icra görevlilerinin şirketlerle ilgilenmeye başlamasının ardından üç şirket varlıklarını devretti ve PPA ile devam eden dört sözleşmede değişiklik yapıldı. Yeni yararlanıcıların da Ďurica ile bağlantılı şirketler olduğu belirtildi. Hayvancılık yöneticisi Jaroslav Dóbi ise tüm kontrollerin sorunsuz tamamlandığını, proje devirlerinin şirketlerin yasal başvuruları üzerine PPA tarafından onaylandığını söyledi. Dóbi, mezbaha projesinin iptalini 2020-2023 dönemindeki krizlerle açıkladı; vergi borçları ve icralar hakkında yorum yapmadı. Haberde, PPA’daki ek sözleşmelerin bazı destekli binalara icra rehni kaydedilmesinden bir gün önce imzalandığı ve Nisan 2026’da projelerin sürdürülebilirlik dönemi devam ederken düzenlendiği belirtildi. Kurallar uyarınca destekle alınan varlıkların PPA’nın onayı olmadan üçüncü kişiler lehine rehnedilemeyeceği, ihlal halinde hibenin tamamının veya bir bölümünün geri istenebileceği aktarıldı. ICJK’ya göre Auchfarm, Euro-Seb’den Sebechleboch’taki 13 binayı, kiralık araziyi ve ödemesi 2,6 milyon euronun üzerinde olan üç hibe sözleşmesini 100 bin euroya aldı. PPA ve Tarım Bakanlığı, değişikliklerin gerekçesi ile olası çıkar çatışmasına ilişkin soruları yanıtlamadı.

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor

Fransa’nın Orne departmanındaki bazı süt sığırcılığı işletmeleri, yüksek hayvan alım maliyetleri ve artan yem giderleri nedeniyle inekleri satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor. Rémalard-en-Perche’de çiftlik işleten Benjamin Pelleray, 95 ineği Elevage et Patrimoine My Marguerite şirketinden kiralıyor, 50 ineğe ise kendisi sahip. Böylece sürüsünün yaklaşık üçte ikisini kiralık hayvanlar oluşturuyor. Pelleray, kiralama yoluyla mandırasına her yıl teslim etmesi gereken 1,3 milyon litre süt için yeterli hayvan sayısını koruyor. Bir ineğin satın alma maliyetini yaklaşık 2.000 avro olarak açıklayan yetiştirici, yaklaşık on yıl önce sürüsünü genişletirken hayvanları satın almak yerine kiralamayı seçti. Satın alma için harcayacağı yaklaşık 200 bin avroyu çiftliğinin modernizasyonuna ayırarak sağımhanesini yeniledi. Bankaların, süt sektöründeki krizden yeni çıkıldığı dönemde finansman konusunda isteksiz davranmasının da bu kararda etkili olduğunu söyledi. Kiralık hayvanlar için yetiştiriciler, mülkiyet şirketine hayvan başına aylık 28 avro ödüyor. Şirket temsilcisi Carl Darjinoff, mevcut ekonomik sıkıntılar sırasında kiralama sözleşmelerinin arttığını belirterek binden fazla ortak yetiştiriciye ulaştıklarını ve her ay 20 ila 30 yeni yetiştiricinin sisteme katıldığını söyledi. Modelde yatırımcılar şirket aracılığıyla inek satın alıyor; şirket de hayvanları yetiştiricilere kiralıyor. Darjinoff, yatırımların yaklaşık 10 yılda geri döndüğünü, yıllık getirinin ise garanti edilmeden yaklaşık %3 seviyesinde bulunduğunu aktardı. Yaz kuraklığının ardından yem için daha fazla ödeme yapılması, yetiştiricilerin nakit rezervlerini koruyarak sürülerini ve çiftlik yatırımlarını sürdürme arayışını güçlendiriyor.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen genişletilmiş V4 tarım bakanları toplantısında, 2028'de başlayacak yeni dönemde Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası'nın güçlü ve yeterli finansmana sahip olması gerektiği belirtildi. Slovakya, Çekya, Macaristan, Polonya, Bulgaristan, Hırvatistan, Romanya, Slovenya ve İtalya'nın katıldığı toplantıda bu konuda üç ortak deklarasyon imzalandı. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč, tarım bütçesinin artırılması gerektiğini söyledi. Takáč, yeni AB bütçesinin mevcut program dönemine göre 800 ila 900 milyar avro daha yüksek olmasının konuşulduğunu, buna karşın tarım bütçesinin düşmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán da Ortak Tarım Politikası'nın ortak bir Avrupa politikası olarak kalması, çiftçilere istikrarlı koşullar sağlanması, idari yükün azaltılması ve üye ülkelere destek araçlarını belirlerken esneklik tanınması gerektiğini ifade etti. İkinci deklarasyon, kuraklık ve aşırı hava olayları dahil olmak üzere tarımda artan krizlere karşı Avrupa düzeyinde daha etkili müdahale araçları oluşturulmasını ele aldı. Katılımcılar, krizlerin yönetiminin yanı sıra gelecekteki risklere karşı önleyici tedbirlerin ve tarım sektörünün dayanıklılığını artıracak uygulamaların güçlendirilmesini istedi. İklim olaylarının yeni tarım rezervine dahil edilmesi ve ulusal destek koşullarının ihtiyaçlara göre uyarlanması da görüşüldü. Üçüncü deklarasyon ise çiftçiler ile gıda üreticilerinin tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmeyi ve haksız ticari uygulamalara karşı daha adil koşullar sağlamayı amaçlıyor. Deklarasyonların Avrupa Birliği Tarım ve Balıkçılık Konseyi'nin bir sonraki toplantısında sunulması planlanıyor.

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir
Görsel kaynağı: Donya-e-Eqtesad · Özgün haber

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir

Wall Street Journal, Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’ın açıklamalarına dayandırdığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamanın gübre arzını azaltabileceğini bildirdi. Bu gelişmenin enerji krizinin küresel gıda krizine dönüşmesine yol açabileceği belirtildi. Değerlendirme, olası deniz taşımacılığı aksamasının gübre tedariki üzerinden küresel gıda arzını etkileyebileceği görüşüne dayanıyor. Böylece gelişmenin yalnızca enerji tedarikiyle sınırlı kalmayıp gıda arzı açısından da sonuç doğurabileceği ifade edildi.

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor
Görsel kaynağı: The Globe and Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Süt Şişesi Modeli Yeniden Kullanılabilir Ambalajla Test Ediliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kanada’da gıda perakendecileri ve hizmet şirketleri, geçmişteki süt şişesi sistemini yeniden kullanılabilir ambalajlarla güncel koşullara taşımayı deniyor. Circular Innovation Council’ın 2024’te başlattığı Reuse Ottawa programında Sobeys, Farm Boy, Metro ve Walmart Canada ile lojistik ve hizmet şirketleri ortak bir ağda yer alıyor. Müşteriler, gıda kaplarını başlangıç depozitosu ödemeden ödünç alıyor; kaplar dijital olarak izleniyor, anlaşmalı iade noktalarına bırakılıyor, profesyonel olarak yıkanıp yeniden dolaşıma sokuluyor. Programın temel yaklaşımı, her markanın kendi iade sistemini kurması yerine ortak bir altyapı kullanmak. Böylece bir kap yalnızca satın alındığı mağazaya değil, ağdaki farklı noktalara iade edilebiliyor. Ottawa’daki pilotta, kapların toplanması, yıkanması, taşınması ve yeniden dağıtılması için mevcut ticari kapasite ve teslimat rotalarından yararlanıldı. Programın yıkama ortaklarından Gate Gourmet’in Ottawa Havalimanı’na hizmet veren ve büyük ölçüde kullanılmayan ticari bulaşık yıkama kapasitesi bulunuyordu. Bu model, yeniden kullanımın yalnızca dayanıklı kap üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor. İade kutuları, yıkama tesisleri, kamyon güzergâhları, stok yönetimi ve normalde rekabet eden şirketler arasındaki iş birliği sistemin temel parçaları arasında yer alıyor. Circular Innovation Council, şirketleri ortak bir pilotta buluşturarak tek bir markanın kendi başına kuramayacağı bir ağı sınamayı amaçladı. Reuse Ottawa’da başlangıç depozitosu alınmamasının nedenlerinden biri, yaşam maliyeti krizinde tüketicilerin market faturalarına yeni bir ücret eklememekti. Müşterilere kapları ücretsiz iade etmeleri için belirli bir süre tanındı; kap geri dönmezse ücret uygulanabildi. Program yöneticisi Jo-Anne St. Godard, organizatörlerin kapların önemli bir bölümünün dolap, garaj veya araçlarda kalacağını öngördüğünü, ancak pilotta “son derece yüksek” bir iade oranı kaydedildiğini söyledi. Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre ülkede 2022’de 5.152 kiloton plastik atık çıkarıldı ve bunun %98,6’sı atık yönetimi ile geri dönüşüm sistemlerince toplandı. Yeniden kullanım yaklaşımı, ambalajın atığa dönüşmesinden önce tekrar dolaşıma sokulmasını hedefliyor. Ottawa’da ayrıca Reuse City Canada Projesi’nin, hazır gıdanın yanı sıra şampuan, deterjan ve diğer ev ürünlerinde iade edilebilir ambalajı denemesi planlanıyor. Bu projede küçük bir iade edilebilir depozito uygulanacak. Yeniden kullanılabilir ambalajın çevresel yararı ise her durumda otomatik olarak ortaya çıkmıyor. Dayanıklı kapların üretimi daha fazla malzeme gerektirebilir; toplama, taşıma ve yıkama da enerji ve su tüketir. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli bir yaşam döngüsü çalışmasına göre merkezi olarak toplanıp yıkanan yeniden kullanılabilir plastik kap, benzer tek kullanımlık ambalaja kıyasla yaklaşık altı kullanımdan sonra daha düşük küresel ısınma etkisine ulaşırken, diğer çalışmalar malzeme, yıkama ve taşıma koşullarına bağlı olarak daha yüksek eşiklere işaret ediyor.

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir

Brezilya sığır etinin Avrupa Birliği (AB) pazarına dönüşünün, yeni uygunluk kuralları nedeniyle yaklaşık iki yılı bulabileceği bildirildi. Avrupa Komisyonu yetkilisi Erik Tevenar, konuyu eylül sonunda Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi önünde açıkladı. 3 Eylül 2026'dan itibaren AB'ye hayvan ve hayvansal ürün ihraç eden ülkelerin, antimikrobiyal maddelerin büyümeyi veya verimi artırmak amacıyla kullanılmadığını ve insan tedavisine ayrılan bazı ilaçların hayvanlarda kullanılmadığını garanti etmesi gerekiyor. Sığır eti için uygunluk kanıtının hayvanın tüm yaşam döngüsünü kapsaması, Brezilya açısından süreci zorlaştırıyor. Kaynakta, Brezilya'da sığırların doğumdan kesime kadar geçen süresinin yaklaşık iki yıl olduğu ve bu nedenle etin AB pazarına bu süreden önce dönmesinin zor görüldüğü aktarılıyor. Ancak bu durum, AB'nin iki yıllık resmi bir ithalat yasağı koyduğu anlamına gelmiyor. Brezilya gerekli güvenceleri sunup Avrupa kurallarına uyduğunu kanıtlarsa yeniden ihracat izni alabilecek. Avrupa Komisyonu aynı zamanda Brezilya sığır etinin kontrol ve sertifikasyon sistemiyle ilgili ayrı bir sorunu inceliyor. Komisyon denetçileri, östradiol ile tedavi edilen dişi sığırlardan elde edilen etin AB'ye ihracat için yanlış sertifikalandırıldığını belirledi. Bunun ardından Brezilya, sorunlu sevkiyatın geldiği çiftlik ile ilgili sertifikasyon kuruluşunu askıya aldı ve düzeltici önlemler planı sundu. Komisyon, östradiol vakasının ihracata yönelik hayvanların kontrol ve sertifikasyon sisteminin güvenilirliğiyle, antimikrobiyal kuralların ise hayvanın tüm yaşam döngüsündeki uygunlukla ilgili olduğunu vurguluyor. Brezilya sığır etinin dönüşü, ülkenin tüm şartları yerine getirmesine ve Komisyonun denetimlerle sistemin kurallara uygun işlediğini doğrulamasına bağlı olacak.

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor

İran ile ABD arasındaki aylar süren çatışmanın Hürmüz Boğazı’ndan mal akışını kısıtlaması, küresel gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’a göre birçok ülkenin gübre ve doğal gaz gibi kritik girdilerin ithalatında kullandığı boğazın yeniden açılmaması halinde tahıl fiyatları %80’e kadar yükselebilir. Bu durumun ithalata bağımlı ülkelerin ekonomilerini özellikle zorlayacağı belirtildi. Denton, boğazdaki durumun dünya piyasasında yaklaşık 2,7 milyon tonluk gübre açığına yol açtığını söyledi. Uluslararası Ticaret Odası, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Denizcilik Örgütüyle birlikte seyrüsefer yönetiminin geçici olarak BM Genel Sekreteri’ne devredilmesini öngören bir mekanizma üzerinde çalışıyor. İzleme, gemi sigortası ve denetimleri kapsayan mekanizmanın uygulanması ise ABD ile İran arasındaki anlaşmazlık nedeniyle engelleniyor.

Japonya’da Gıda ve İçecek Vergisinin %1’e İndirilmesi Planlanıyor
Görsel kaynağı: Bankier.pl · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Gıda ve İçecek Vergisinin %1’e İndirilmesi Planlanıyor

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, parlamentonun olağanüstü oturumunun açılışında gıda ve içeceklerde tüketim vergisinin %8’den %1’e indirilmesi planını açıkladı. Kaynağa göre düzenlemenin Nisan 2027’den itibaren iki yıl uygulanması ve orta ve düşük gelirli kişilere nakit ödemelerle birlikte yürütülmesi öngörülüyor. Takaichi, vergi indiriminin finansmanı için yeni borç ihracına başvurulmayacağını söyledi. Başbakan ayrıca yapay zekâ, yarı iletkenler ve siber savunma gibi kilit alanlara yatırımları destekleyecek beş yıllık bir plan açıkladı. Hükümetin yıl sonuna kadar nüfus azalımıyla mücadele stratejisi hazırlaması da planlanıyor. Takaichi, bu eğilimi “sessizce ilerleyen ulusal kriz” olarak nitelendirirken, temmuzda yayımlanan hükümet verilerine göre Japonya’nın nüfusunun 42 yıl sonra ilk kez 120 milyonun altına indiğini belirtti. Başbakan, Çin’le yapıcı ve istikrarlı ilişkiler kurma iradesini de dile getirdi.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak
Görsel kaynağı: Objektiiv · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya ve Belarus tahılının transitini 1 Ekim'den itibaren yasaklayacaklarını açıkladı. Estonya hükümeti ayrıca Rusya'nın tahıl ticaretinin ülke limanlarına yönelmesi ihtimalini engellemeye karar verdi. Kaynakta bu adımın, Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmakta zorlandığı ve Rusya'nın tahılı için yeni taşıma koridorları aradığı iddiası üzerine atıldığı belirtiliyor. Metne göre Ukrayna, 2025 hasadından kalan tahılı depolardan tamamen çıkaramadı. Karadeniz çevresindeki çatışmaların küresel gıda krizine yol açabileceği de aktarılıyor. 23 Eylül'de Kaja Kallas'ın Ukrayna, Romanya ve Fransa temsilcileriyle düzenlediği gıda güvenliği toplantısında Karadeniz tahıl taşımacılığının yeniden başlatılması çağrısı yapıldığı kaydediliyor. Tsahkna ise Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırıp Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını engellerken Rus tahılının Estonya limanlarından taşınmasına izin vermenin alaycı olacağını söyledi. Bakan, Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmasına ilişkin planların ulusal yaptırımla sona erdirileceğini belirtti.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Romanya ve Polonya Ukrayna Tahıl İhracatına Daha Fazla Destek Veremeyecek
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya ve Polonya Ukrayna Tahıl İhracatına Daha Fazla Destek Veremeyecek

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Romanya ve Polonya, Karadeniz'deki deniz ablukası ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar sürerken, Ukrayna'nın tahıl ve diğer tarım ürünlerini Avrupa üzerinden daha fazla taşımasına yardımcı olamayacaklarını bildirdi. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysoțki, Brüksel ziyareti sırasında Avrupa Birliği ülkelerinden ihracat için ek güzergâhlar açılmasını ve artan deniz taşımacılığı maliyetlerini karşılamak üzere 1,1 milyar avro sağlanmasını istedi. Vysoțki, durumu “son derece kritik” olarak nitelendirdi. Romanya Tarım Bakanı Tanczos Barna, ülkesinin kendi çiftçilerinin çıkarlarını önceliklendirdiğini söyledi. Ukrayna tahılının Romanya'ya ulaşan miktarı, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesiyle birleşerek limanlarda yoğunluk yaratıyor ve Rumen çiftçilerin kendi ürünlerini satmasını zorlaştırıyor. Bükreş yönetimi sınır geçişlerini kolaylaştırmak ve demir yolu bağlantılarını geliştirmek için Kiev ile bir mutabakat imzalasa da Barna, tren, kara yolu, demir yolu ve liman kapasitesinin iki katına çıkarılamayacağını belirtti. Polonya Altyapı Bakanlığı da Ukrayna tarım ürünlerinin transit geçişini artıracak bir değişiklik yapmayı planlamadığını açıkladı. Böylece Ukrayna'nın Avrupa'ya yönelik ihracatında kritik öneme sahip iki ülke, kendi üreticilerinin karşılaştığı lojistik ve satış sorunları nedeniyle daha fazla kapasite sunamayacaklarını ortaya koydu. Haberde, Polonya, Slovakya ve Macaristan'ın daha önce Ukrayna tahılı ithalatını yasakladığı da aktarılıyor. Vysoțki'ye göre Ukrayna ihracatının yarısından azı Avrupa'nın demir yolu, kara yolu ve nehir güzergâhlarından çıkabiliyor. Abluka sürerse bu yıl 35 milyon tona kadar tahıl ve diğer tarım ürününün ülkede mahsur kalabileceği belirtiliyor. Hasat edilen tahıl ve yağlı tohumların alıcı bulamaması, çiftçilerin gelecek yılın mahsulü için sonbahar ekimlerini finanse etmesini de zorlaştırıyor. Vysoțki, durumun ilkbahara kadar devam etmesi halinde ekilen alanın %35-40 azalabileceğini söyledi. Avrupa Birliği ortak bir yanıtı dışlamıyor. Tarımdan sorumlu Avrupa Komisyonu üyesi Christophe Hansen, küresel gıda güvenliği endişeleri nedeniyle sorunun ele alınması gerektiğini söyledi ancak somut bir taahhütte bulunmadı. Ukrayna, alternatif ihracat güzergâhları için Hollanda ve Almanya'daki limanları değerlendirirken, Almanya yönetimi bu rotaların güçlendirilmesi için Avrupa düzeyinde çaba gösterdiğini açıkladı. Krizin, Rusya ve Ukrayna'nın dünya tahıl ticaretindeki rolü nedeniyle Avrupa dışındaki gıda arzını da etkileyebileceği ifade ediliyor.

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı

Japonya’nın Niigata eyaletindeki Murakami kenti, somon avındaki sert düşüşe karşı karada yetiştiriciliğe yöneliyor. Japonya Denizi kıyısında chum somonuyla tanınan kentte, Miomote Nehri’nden 2015 mali yılında 55.718 somon yakalanırken bu sayı 2025 mali yılında 1.415’e geriledi. Kent yönetimi, bu kritik durum karşısında Okayama Üniversitesi Bilim Enstitüsü’nün Gelecek Nesil Su Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi ile bir araştırma yürütüyor. Merkezde yaklaşık 2.000 chum somonu, 35 metrik ton kapasiteli oval bir tankta yetiştiriliyor. Toshimasa Yamamoto’nun liderlik ettiği ekip, balıkları yavru döneminden itibaren büyütüyor. 15 Ağustos itibarıyla balıkların ortalama ağırlığı yaklaşık 140 gram, uzunluğu ise yaklaşık 24 santimetreydi. Deneyin hedefi, Nisan 2026’da başlayan iki yıllık görev süresi içinde somonları 2-3 kilogram ağırlığa ulaştırmak. Araştırma ekibi, yavruların ebeveyn balıklara dönüştürülmesini ve bu balıklardan alınacak yumurtalarla yeni neslin yetiştirilmesini içeren kapalı devre yetiştiriciliğini amaçlıyor. Karada yetiştiricilikte sockeye ve Atlantik somonu için ilerleme kaydedilmiş olsa da chum somonunun hızlı yüzmesi önemli bir güçlük oluşturuyor. Balıklar büyüdükçe kalabalık tanklarda birbirlerine çarparak ölebiliyor. Yamamoto, güçlü yüzücü mavi yüzgeçli orkinos üzerinde geliştirilen yetiştiricilik tekniklerinin bu sorunun önlenmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor. Murakami’nin karada yetiştiricilik için uygun olabileceği belirtilen özellikleri arasında soğuk su kaynakları bulunması yer alıyor. Bu sayede suyu soğutmak için makine kullanılması gerekmeyebilir. Ancak kent yönetimi, kapalı devre yetiştiriciliğinin ticari açıdan uygulanabilir olup olmadığını ve kentte somon işleme, dağıtım ve diğer faaliyetlerde yer alan kişilerin görüşlerini dikkate alarak ilerlemek istiyor. Somonlardaki gerileme Murakami ile sınırlı değil. Japonya genelinde, dört yıl önce bırakılan yavrulara göre geri dönen somonların oranı 1974’ten 2024’e kadar %1’in altına inmezken 2025’te %0,66’ya düştü. Niigata’daki oran ise 2023’te %0,19, 2024’te %0,13 ve 2025’te %0,06 oldu. Isınmayla kuzeye ilerleyen balıkların avcılığı, uygun su sıcaklıklarının görüldüğü dönemin kısalması ve daha az besleyici zooplankton türlerinin yayılması başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Miomote Nehri Somon Balıkçılığı Birliği daha önce 10 milyon yumurta toplayıp 8 milyon yavruyu suya bırakıyordu. Ancak geri dönen somonların azalması yumurta toplama ve kuluçka faaliyetlerini zorlaştırdı. Kapalı devre yetiştiriciliği krizi önleyebilecek bir yol olarak görülse de birlik yetkilileri, yetiştiriciliğin balıkları nehirde çoğaltmak için değil tüketim amacıyla kullanacağına dikkat çekerek sonuçların belirsiz olduğunu ve sürecin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.

ABD'nin Orta Batı'sında Dizel Fiyatları Mısır ve Soya Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Orta Batı'sında Dizel Fiyatları Mısır ve Soya Üreticilerini Zorluyor

ABD'nin Orta Batı'sında soya ve mısır hasadı başlarken yükselen dizel fiyatları çiftçilerin, nakliye şirketlerinin ve yakıta bağlı diğer işletmelerin maliyetlerini artırıyor. Indiana'da 2.500 dönüm arazide mısır ve soya üreten Joe Hamilton, hasat döneminde yaklaşık 34 bin litre dizel kullanacak. Dört traktör, iki biçerdöver ve beş kamyonun çalışacağı hasat için yakıt faturası rekor düzeye çıkacak. Bölgede kasım sonuna kadar yaklaşık 522 milyon metrik ton mısır ve soyanın hasat edilmesi bekleniyor. Tahminlere göre İran savaşı, Rusya'daki rafineri hasarları ve bölgesel dizel arz kesintileri, hasat edilen her yaklaşık 405 hektar için yakıt maliyetine 12.500 dolar ekleyebilir. Eylül ayında dizel fiyatlarındaki en yüksek haftalık artışların görüldüğü beş eyaletin dördü de Orta Batı'da bulunuyordu: Illinois, Michigan, Ohio ve Indiana'da fiyatlar bir yıl öncesine göre galon başına 3 doların üzerinde arttı. Bölgesel arz sorunları da fiyat baskısını artırdı. Illinois eyaletindeki Joliet'te bulunan ExxonMobil rafinerisi, geçen ay elektrik kesintisi ve sel nedeniyle bir haftadan uzun süre kapalı kaldı; bunun sonucunda 80 milyon galondan fazla dizel ve benzin arz dışı kaldı. Indiana'nın Whiting kentindeki büyük bir rafineride sendika üyeleriyle BP arasındaki altı aylık anlaşmazlık da bölgedeki fiyat artışlarına katkıda bulundu. Otterbein Üniversitesi'nden Kurt Lykins, Orta Batı'nın kıyı bölgelerine ve Meksika Körfezi'ne göre daha az rafineriye sahip olması nedeniyle kriz dönemlerinde arzı artırmasının daha zor olduğunu söyledi. Lykins, Teksas ve Louisiana'daki tuz mağaralarında tutulan ve 714 milyon varil kapasitesi bulunan Stratejik Petrol Rezervi'nin son 43 yılın en düşük seviyesinde olduğuna dikkat çekti. Rezervden 172 milyon varil çekilmesinin fiyatlara bir süre istikrar sağladığını, ancak kışın dizel talebinin artmasıyla bu desteğin azalabileceğini belirtti. Ohio'da dizel kullanan yaklaşık 15 bin okul otobüsü 800 bin öğrenciyi taşıyor; ülke genelindeki bir ankete katılan okul bölgelerinin yaklaşık %40'ı yakıt giderlerini düşürmek için güzergâhları birleştiriyor. Çiftçiler ise dizel tüketimini azaltmak için daha az tarla geçişi gerektiren toprak işlemesiz tarım ve örtü bitkisi uygulamalarına yöneliyor. Hamilton, bu yöntemlerle normal bir yılda dönüm başına yaklaşık iki ila dört galon yakıt kullandığını söyledi. Ancak ürünlerin bu sonbaharda pazara ulaştırılması için yüksek makine yakıtı fiyatlarının karşılanması gerektiğini belirtti.

Macaristan’da Mısır Üretiminin Geleceği Tartışılıyor
Görsel kaynağı: 24.hu · Özgün haber

Macaristan’da Mısır Üretiminin Geleceği Tartışılıyor

Macaristan Tarım ve Gıda Ekonomisinden Sorumlu Bakan Bóna Szabolcs, GDO ile moleküler ıslahın aynı yöntem olmadığını belirterek, gelecekte moleküler ıslahın kullanılıp kullanılmayacağı konusunda bugün kesin bir yanıt verilemeyeceğini söyledi. Açıklamalar, Népszava’ya verdiği ve 24.hu’nun aktardığı röportajda yer aldı. Bóna Szabolcs, kuraklıkların özellikle etkilediği mısır üretimindeki krize de değindi. Macaristan’da mısır ekim alanının önceki dönemde 1 milyon hektarın üzerindeyken bu yıl 600 bin hektarın altına indiğini belirten bakan, üreticilerin önemli bir bölümünün mevcut koşullarda mısır yetiştirmenin kârlı olmadığını gördüğünü ifade etti. Bakan, iklim koşullarındaki değişim nedeniyle Macaristan’ın bazı bölgelerinin mısır üretimine artık uygun olmadığını, ayrıca ülkenin dünya piyasasında daha elverişli koşullarda ve daha düşük maliyetle üretim yapan ülkelerle rekabet ettiğini söyledi. Mısırın, uygun verimin alınabildiği bölgelerde korunması; diğer alanlarda ise yeni bitkiler ve üretim yöntemleri aranması gerektiğini belirtti.

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın 170 Milyon Avroluk Tarım Desteğini Onayladı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın 170 Milyon Avroluk Tarım Desteğini Onayladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın Orta Doğu’daki kriz nedeniyle yakıt ve gübre fiyatlarında yaşanan artıştan etkilenen tarım işletmelerine yönelik 170 milyon avroluk devlet yardımı planını onayladı. Plan, Bulgaristan’daki tarım sektöründe faaliyet gösteren şirketlere destek sağlanmasını ve artan girdi maliyetlerinin etkisinin azaltılmasını öngörüyor. Yardım, doğrudan hibe biçiminde verilecek ve şirket başına en fazla 50 bin avro olacak. Şema 31 Aralık 2026’ya kadar uygulanacak. Avrupa Komisyonu, planı Avrupa Birliği devlet yardımı kuralları, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 107. maddesinin 3. fıkrasının c bendi ve Orta Doğu Krizi Geçici Devlet Yardımı Çerçevesi kapsamında değerlendirdi. Komisyon, planın açık bir tahmini bütçeye dayandığı ve tarımsal ürünlerin birincil üretiminde faaliyet gösteren şirketlere geçici destek sağladığı sonucuna vardı. Değerlendirmede yardımın, ilgili ekonomik faaliyetin gelişimini kolaylaştırmak için gerekli, uygun ve orantılı olduğu; ticaret koşullarını ortak çıkara aykırı olacak ölçüde olumsuz etkilemediği belirtildi. Avrupa Komisyonu, söz konusu çerçeveyi 29 Nisan 2026’da Orta Doğu krizinin Avrupa Birliği ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla kabul etmişti. Çerçeve tarımın yanı sıra balıkçılık, taşımacılık ve enerji yoğun sektörleri de kapsıyor.