ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3046 haber · Sayfa 4

Pakistan Hükümeti Üç Yağlı Tohum İçin 2026–27 Üretim Hedefini %8,2 Artırmayı Önerdi
Görsel kaynağı: The Nation · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Hükümeti Üç Yağlı Tohum İçin 2026–27 Üretim Hedefini %8,2 Artırmayı Önerdi

Pakistan hükümeti, 2026–27 ürün yılında kanola, ayçiçeği ve kolza-hardalın toplam üretim hedefini önceki yıl gerçekleşen 817.100 tona kıyasla %8,2 artırarak 883.732 tona çıkarmayı önerdi. Üç ürünün toplam ekim alanının da 2025–26’daki 630.854 hektardan 682.140 hektara yükseltilmesi planlanıyor. Bu, 51.286 hektarlık ve %8,1’lik genişlemeye karşılık geliyor. Kolza ve hardal, 2025–26 hedeflerine göre en güçlü performansı gösteren ürünler oldu. Bu iki ürünün toplam üretimi 603.404 tonla 541.890 tonluk hedefi %11,4 aştı; ekim alanı da hedeflenen 402.810 hektarın üzerine çıkarak 490.219 hektara ulaştı. Hükümet, 2026–27 için kolza ve hardal üretim hedefini önceki yıl gerçekleşmesine göre %7,4 artışla 647.866 ton, ekim alanı hedefini ise 526.505 hektar olarak belirlemeyi önerdi. Pencap, kolza ve hardal üretiminde en büyük payı aldı. Eyaletin 2025–26 üretimi 460.530 ton olurken, 2026–27 hedefi 506.000 ton ve önerilen ekim alanı 360.000 hektar olarak açıklandı. Sindh ve Belucistan da 2025–26’da bu ürünlerde kendi hedeflerini aştı. Kanola üretiminin 128.026 tondan 140.810 tona, ayçiçeği üretiminin ise 85.670 tondan 95.056 tona çıkarılması planlanıyor. Kanola ekim alanı 93.235 hektara, ayçiçeği ekim alanı da 62.400 hektara yükseltilecek. Ancak 2025–26’da her iki ürün de başlangıç hedeflerinin altında kaldı: Kanola 217.251 tonluk hedefe karşı 128.026 ton, ayçiçeği ise 127.740 tonluk hedefe karşı 85.670 ton üretti.

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı
Görsel kaynağı: Vijesti · Özgün haber

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı

Karadağ Tarım Bakanı Vladimir Joković, ülke tarımının Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazırlanmasında çiftçilerin zamanında bilgilendirilmesi ve hazırlık sürecine dahil edilmesinin kilit önem taşıdığını söyledi. Açıklama, “Herkes için Ortak Tarım Politikası (OTP) – Çiftliklerimizden Avrupa geleceğine” adlı bilgilendirme kampanyasının başlangıcında yapıldı. Joković, tarımın Avrupa geleceğinin yalnızca mevzuat ve müzakerelerle değil, çiftliklerdeki bilgi, hazırlık ve ortak çalışmayla kurulacağını belirtti. Bakanlık ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde yürütülen kampanya, Karadağ genelindeki üreticilere AB’nin OTP’sinin ilkelerini, sunduğu imkanları ve getireceği yükümlülükleri anlatmayı amaçlıyor. Bakanlık temsilcilerine göre AB üyeliğine hazırlık; kurumların, uzmanlık hizmetlerinin ve çiftçilerin ortak çalışmasını, zamanında bilgilendirmeyi ve gelecekteki iş koşullarına uyum sağlamayı gerektiriyor. Bakanlığın hazırlıkları arasında kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kayıt ve sicil sistemlerinin geliştirilmesi, yerli üretimin Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması ve gelecekteki OTP uygulaması için stratejik çerçeve hazırlanması bulunuyor. Tarım Genel Müdürlüğü Direktörü Miroslav Cimbaljević, üyelik sonrasında kurulacak sistemin yalnızca daha yüksek finansman anlamına gelmeyeceğini; daha düzenli ve öngörülebilir destek, yatırım ve kırsal kalkınma imkanlarının yanı sıra yararlanıcılar için açık koşullar ve sorumluluklar içereceğini ifade etti. Cimbaljević, tarım parsellerinin işlevsel biçimde kimliklendirilmesini, Avrupa fonlarını yönetecek kurumların güçlendirilmesini, danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesini ve üretimin Avrupa standartlarına uyarlanmasını önemli ön koşullar arasında saydı. Joković ise henüz belirlenmemiş destek tedbirleri ve tutarları konusunda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturulmaması gerektiğini vurguladı. FAO’nun Karadağ temsilcisi Jovana Šuković, bilginin küçük aile işletmeleri ve en uzak kırsal bölgeler dahil tüm üreticilere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Kampanyanın gelecek yılın ocak ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu

Sırbistan’da yeni fiyat listesi düzenlemesi, belirli büyük perakendecilerin kapsamdaki ürünlere ait satış ve birim fiyatlarını dijital ortamda kamuya açık biçimde yayımlamasını zorunlu kılıyor. Uygulama 1 Eylül 2026’da başladı; düzenlemede yapılan değişiklikler ise 24 Ekim 2026’da yürürlüğe girdi. Kapsam, geniş tüketim ürünlerindeki 25 ürün grubunda satış yapan işletmeleri içeriyor ve ekim ayındaki değişikliklerle genişletildi. Yükümlülük, bu ürün gruplarından en az birinde satış yapan ve önceki iş yılında 3 milyar dinardan fazla satış geliri elde eden perakendecilere uygulanıyor. Küçük mağazalar, yerel ticaret işletmeleri ve taşınabilir satış yerleri düzenleme kapsamı dışında tutuluyor. Kaynakta örneklenen ürün grupları arasında süt ve süt ürünleri, yumurta, meyve-sebze işlenmiş ürünleri, bitkisel ezmeler, un ve fırıncılık ürünleri bulunuyor. Perakendeciler fiyat listelerini her satış noktası ve uzaktan satış kanalı için hazırlamak zorunda. Listelerin dijital, otomatik işlenebilir ve makine tarafından okunabilir CSV formatında yayımlanması gerekiyor. İnternet sitesinde yer alan fiyatın kasadaki fiyatla her an aynı olması ve işletmelerin yayımladıkları fiyatlara uyması şart koşuluyor. Ayrıca fiyat toplama ve karşılaştırma yapan yazılım araçlarıyla botların çalışmasına izin verilmesi gerekiyor. Tek markayla faaliyet gösteren işletmeler tüm mağazaları için birleştirilmiş fiyat listesi sunabiliyor; farklı adlarla faaliyet gösterenler ise her marka için ayrı liste hazırlıyor. Aynı ürünün mağazalara göre farklı fiyatlarla satılması halinde devlet portalında geçerli en yüksek satış fiyatı gösteriliyor. Fiyat değiştikçe yeni liste yayımlanacak, her ayın ilk günündeki fiyatlar tarihsel kayıt olarak saklanacak ve eski veriler silinemeyecek veya değiştirilemeyecek.

İranlı Buğday Üreticileri, Kalite Kesintisi İddiasıyla İtiraz Etti
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber
Veri haberi

İranlı Buğday Üreticileri, Kalite Kesintisi İddiasıyla İtiraz Etti

İran Ulusal Buğday Üreticileri Vakfı Genel Müdürü Ali-Kuli İmani, buğday üreticilerinin vadesi geçmiş alacaklarından kalite gerekçesiyle kesinti yapıldığı iddiasıyla Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a açık mektup gönderdi. Mektupta, ülke genelindeki üreticilerin ürün teslimi sırasında açıklanan fiyat ile nihai ödeme aşamasında hesaplarına yatırılan tutar arasındaki farka itiraz edildiği belirtildi. Vakfın aktardığına göre üreticilere, buğday teslimi sırasında kalite ölçüm cihazlarının kullanılmaması veya ölçüm sonuçlarının bildirilmemesi nedeniyle, kalite gerekçesiyle 47.500 ila 49.500 tümen arasında fiyat uygulanacağı önceden açıklanmadı. İlk teslim makbuzlarında teslim edilen tüm miktarların en yüksek fiyat olan 49.500 tümen üzerinden hesaplandığı, bunun da üreticilerde fiyatın bu seviyede kesinleştiği izlenimi oluşturduğu ileri sürüldü. Mektupta ayrıca nihai hesaplaşma sırasında, teknik gerekçe ve ön bildirim sunulmadan 47.500 tümenin altında daha düşük bir ortalama fiyat uygulandığı ve bu nedenle üreticilere yatırılan tutarların ilk makbuzlarla uyuşmadığı savunuldu. Vakıf, mali farkların acilen incelenmesini, fiyat hesaplama sürecinin gözden geçirilmesini, kalite ölçüm cihazlarının kullanımında tam şeffaflık sağlanmasını ve fatura tutarlarıyla nihai ödemeler arasındaki farkların belgelenerek üreticilere açıklanmasını talep etti. Mektupta bu uygulamanın kamu alım zincirine güveni ve gelecekteki üretim motivasyonunu zedeleyebileceği de belirtildi.

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor

Finlandiya hükümeti, tarım ürünleri üretici örgütlerinin birlikler kurmasına olanak sağlayacak yasa değişikliği teklifini parlamentoya taşıdı. Teklif, mevcut mevzuatın Avrupa Birliği piyasa düzenlemeleriyle uyumlu hâle getirilmesini ve üretici örgütleri birliklerinin Finlandiya’da kabul edilebilmesini öngörüyor. Bu birliklerin kabulünden Finlandiya Gıda Kurumu (Ruokavirasto) sorumlu olacak. Yasanın 2027 yılının başında yürürlüğe girmesi planlanıyor. Düzenleme, özellikle üreticilerin birlikte hareket etmesini, arzı merkezileştirmesini ve gıda zincirindeki pazar ile müzakere konumlarını güçlendirmesini amaçlıyor. Hükümete göre işbirliği yapıları, üreticilerin pazarlama faaliyetlerini ve ürünlerin piyasaya sunulmasını da geliştirebilir. Yasa değişikliği ihtiyacı, üretici örgütleri kurmaya hazırlanan tahıl üreticileriyle yapılan görüşmelerin ardından sonbaharda gündeme geldi. Hükümetin teklifine ilişkin istişare sürecinde olumlu görüş bildirildiği ve temel çözümlere yönelik eleştiri sunulmadığı aktarıldı. Tarım ve Orman Bakanı Sari Essayah, teklifin üreticilerin gıda zincirindeki işbirliği, pazar ve müzakere konumunu güçlendireceğini söyledi.

Badem Üretiminde 2026/2027 Kampanyası İçin Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Badem Üretiminde 2026/2027 Kampanyası İçin Rekor Beklentisi

Kuruyemiş sektörel masası, kabuklu badem üretiminin önceki kampanyada toparlandığını ve 2026/2027 kampanyasında 462.673 tonla tarihî rekor kırılmasının öngörüldüğünü açıkladı. Ana Rodríguez başkanlığındaki toplantıda sektör temsilcileri, önceki kampanyanın üretim ve dış ticaret sonuçlarını değerlendirirken eylülde başlayan 2026/2027 kampanyasının ilk verilerini de ele aldı. Kabuklu badem üretimi tahmini, önceki kampanyaya göre %2,7, son beş kampanyanın ortalamasına göre ise %32,4 daha yüksek. Önceki kampanyada kabuklu badem üretimi 450.721 tona ulaşarak bir önceki kampanyanın %23, son beş kampanya ortalamasının %31 üzerine çıktı. Toparlanma, önceki yıllarda don ve kuraklık nedeniyle yaşanan düşük üretim dönemlerinin ardından geldi. Sektörün önceki kampanyadaki toplam üretimi 597.562 ton olarak hesaplandı ve bu miktar bir önceki kampanyaya göre %17,5 artış gösterdi. Antep fıstığı üretimi 34.017 tona yükselerek önceki kampanyaya göre %42, son beş kampanya ortalamasına göre %72 arttı. Kestane üretimi %7 düşüşle 89.374 tona inerken ceviz üretimi %7 artışla 20.453 tona ulaştı. Fındık üretimi ise 2.997 tonla 2024/25 kampanyasına göre %10 artsa da beş kampanya ortalamasının %50 altında kaldı. İspanyol kuruyemişlerine Avrupa Birliği'nde talebin arttığı, bademin sektör ihracat değerinin %90'ını oluşturduğu ve badem ticaretindeki fazlanın 307 milyon avroyu aştığı bildirildi. 2025/2026 kampanyasında organik kuruyemiş ekim alanı %25 artarken, artış bademde %29, Antep fıstığında %36 oldu. Yeni Antep fıstığı plantasyonlarının %50'si henüz üretime geçmezken toplantıda badem zararlılarıyla mücadele araçları da değerlendirildi.

Tayland ve Vietnam’da Pirinç Fiyatları Yaklaşık İki Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ve Vietnam’da Pirinç Fiyatları Yaklaşık İki Yılın Zirvesine Çıktı

Tayland'ın %5 kırık pirinç fiyatı ton başına 490-495 ABD dolarına yükselerek Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Fiyat, bir önceki hafta açıklanan 480 dolardan arttı. Tüccarlar yükselişi yabancı talebe ve bazı pirinç üretim bölgelerinde sellerin yol açtığı arz düşüşüne bağladı. Filipinler'den gelen alımlar Tayland fiyatlarını desteklerken, El Nino endişeleri ve gelecek yıla kadar yeni mahsulün sınırlı bulunacağı beklentisi de fiyatlar üzerindeki desteği sürdürdü. Vietnam'ın %5 kırık pirinci ise ton başına 480-490 dolardan teklif edildi; bu fiyat Aralık 2024'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Tüccarlara göre Filipinler'in Vietnam'dan alımlara yeniden başlaması fiyatları destekledi, ancak ülke yalnızca %25 ve %100 kırık pirinç alıyor. Vietnam'ın pirinç ihracatı ekimde yıllık %37,2 artarak 475 bin tona ulaştı. Hindistan'da %5 kırık parboiled pirinç, yeni sezon çeltik arzının artmasıyla 382-386 dolara geriledi. Bangladeş'te ise yeterli piyasa arzına rağmen yakıt fiyatlarındaki artışın üretim ve taşımacılık maliyetlerini yükseltmesi nedeniyle pirinç fiyatları yüksek kaldı.

Kanada ile Çin, Gümrük Vergisi Anlaşmasını 2028'e Uzattı
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

Kanada ile Çin, Gümrük Vergisi Anlaşmasını 2028'e Uzattı

Kanada ile Çin arasındaki gümrük vergisi anlaşması 2028’e kadar uzatıldı. Anlaşma, iki ülke arasındaki ticarette Kanada’nın tarım ve deniz ürünleri ihracatına yönelik düzenlemelerin sürdürülmesini sağlıyor. Uzatma kapsamında kanola küspesi ve bezelyenin yanı sıra ıstakoz ve yengeç üzerindeki gümrük vergileri düşürülecek. Kaynak, düzenlemenin Kanadalı çiftçiler için ihracat fırsatlarını artırmasının amaçlandığını belirtiyor.

Moldova'nın Agro-Gıda Ürünleri İçin Katar Pazarı Görüşmeleri Başladı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova'nın Agro-Gıda Ürünleri İçin Katar Pazarı Görüşmeleri Başladı

Moldova Ulusal Gıda Güvenliği Ajansı (ANSA) ile Katar Halk Sağlığı Bakanlığına bağlı Gıda Güvenliği Departmanı, 5 Kasım 2026'da çevrim içi teknik görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Moldova agro-gıda ürünlerinin Katar pazarına erişiminin kolaylaştırılması, ikili iş birliğinin güçlendirilmesi ve yeni ticari fırsatların belirlenmesi ele alındı. Toplantının öncelikli başlıklarından birini, Moldova menşeli hayvansal ürünlerin Katar'a ihracatında uygulanacak veteriner-sağlık şartlarının belirlenmesi oluşturdu. Taraflar, bu ticaret için gerekli veteriner sağlık sertifikalarının modellerinin koordine edilmesini de görüştü. ANSA, Moldova'daki işletmelerin Katar pazarına ilgi gösterdiğini ve teknik ya da idari engellerin belirlenmesi ve kaldırılması sürecini, yetkileri ile uluslararası gıda güvenliği standartları çerçevesinde desteklemeye hazır olduğunu bildirdi. Görüşmede ayrıca Katar'da kurulmasına karar verilen Genel Gıda Güvenliği Otoritesinin, yetkili kurumlar arasındaki diyaloğu ve iş birliğini güçlendirebileceği değerlendirildi. ANSA, bu yeni kurumsal yapının bilgi alışverişini kolaylaştırabileceğini ve tüketici sağlığının yüksek düzeyde korunması koşuluyla ticari değişimleri destekleyebileceğini belirtti. Taraflar, ANSA ile Katar'ın gelecekteki Genel Gıda Güvenliği Otoritesi arasında bir Mutabakat Zaptı hazırlanmasının ve imzalanmasının uygunluğu konusunda ortak anlayışa vardı. Belgenin gıda güvenliği alanında kurumsal iş birliği çerçevesi oluşturması ve bilgi paylaşımını kolaylaştırması öngörülüyor. Taslağın hazırlanması ve sonuçlandırılması için gerekli istişarelerin yakın dönemde başlatılması kararlaştırıldı. Mutabakatın imzalanması veya Moldova ürünlerinin Katar'a fiili ihracatının başlaması için tarih açıklanmadı.

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Veitingageirinn · Özgün haber

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı

İzlanda’daki Rekstrarvörur ehf (RV) ile yazılım şirketi Metta, restoran, yemekhane, otel ve diğer gıda işletmelerine yönelik dijital iç denetim çözümleri geliştirmek üzere iş birliği başlattı. Ortaklık kapsamında RV’nin hijyen ve işletme ürünleri, Metta’nın gıda güvenliği süreçlerini dijitalleştiren sistemiyle birleştirilecek. Şirketler, uygulamanın büyük mutfakların günlük işleyişini kolaylaştırmasını ve iç denetim süreçlerini daha düzenli yürütmesini amaçlıyor. Metta’nın sistemi, HACCP ve iyi üretim uygulamaları kapsamındaki iç denetim işlemlerini basılı dosya ve kâğıtlar yerine tek bir dijital ortamda topluyor. Kablosuz sensörler soğutucu ve dondurucuların sıcaklığını izliyor; sıcaklık belirlenen sınırların dışına çıktığında bildirim gönderiyor. Çalışanlar temizlik, açılış ve kapanış işlemleri için tablet veya telefonlardaki dijital kontrol listelerini kullanabiliyor. Hammaddelerde ya da ekipmanlarda ortaya çıkan sapmalar da sistem üzerinden kaydedilip izlenebiliyor. RV’nin hijyen ürünleri Metta’nın kimyasal envanterine entegre edilecek ve bu ürünlere ait güvenlik bilgi formları sisteme otomatik olarak eklenecek. RV Genel Müdürü Sigurlaug Þóra Kristjánsdóttir, iş birliğiyle müşterilere hijyen ve işletme ürünlerinin yanı sıra iç denetimi sağlık denetimi gereklerine uygun biçimde yönetmeye yardımcı olacak bir araç sunmayı hedeflediklerini belirtti. Metta’nın kurucusu Árni Már Valmundarson ise sistemin gıda sektöründeki profesyonellerle geliştirildiğini ve farklı büyüklükteki işletmelere uygun olduğunu söyledi. Ortaklık kapsamında özelleştirilmiş çözümlerin RV müşterilerine kısa süre içinde sunulması bekleniyor.

ABD'de Yemek Teslimat Robotları Saldırı ve İşletim Sorunlarıyla Karşılaşıyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de Yemek Teslimat Robotları Saldırı ve İşletim Sorunlarıyla Karşılaşıyor

ABD'nin farklı şehirlerinde yemek teslimat robotları tekmeleniyor, devriliyor ve bu anları gösteren videolar çevrimiçi paylaşılıyor. Philadelphia'da bir Uber Eats robotu Mart 2026'nın sonlarında iki kez tekmelendi; ikinci müdahale robotun bir otoparkın yakınında devrilmesine yol açtı. Los Angeles ve diğer şehirlerde de robotların kasten devrildiğini veya tekmelendiğini gösteren görüntüler yayıldı. Philadelphia'daki başka bir olayda polis, 14 Ekim'de Uber Eats teslimat robotunun yolunu kasten kesen 78 yaşındaki emekli Pennsylvania Üniversitesi profesörü Carolyn Marvin'i gözaltına aldı. Marvin, şirketlerin insan teslimat çalışanlarının yerine makineleri koymasını protesto ettiğini söyledi. Kaynakta aktarıldığına göre Pennsylvania yasası, teslimat robotlarının yaya alanlarında yayalara yol vermesini gerektiriyor. Marvin'in gözaltına alınmasının, polis talimatlarına uymayı reddetmesinin ardından gerçekleştiği belirtildi. Sorunlar yalnızca saldırılarla sınırlı kalmadı. Eylül 2026'da Chicago'da en az bir düzine Coco robotu Lincoln Park yakınındaki bir kaldırımda birbirine dolanmış halde görüldü. Coco, olayın birkaç robotun aynı anda yeniden yönlendirilmesine neden olan bir dağıtım hatasından kaynaklandığını, sorunu dakikalar içinde giderdiğini ve tekrarını önlemek için önlemler eklediğini açıkladı. Mayıs 2026'da başka bir teslimat robotunun trafik sinyaline aykırı biçimde yaya geçidine girdiği ve bir kamyon tarafından çarptığı, hasar görmesine rağmen hareket etmeyi sürdürdüğü bildirildi. Çevrimiçi videolar saldırıların yaygın olduğu izlenimini verse de kaynakta bunun tüm sektörü temsil etmeyebileceği belirtiliyor. Serve Robotics CEO'su Ali Kashani, Nisan 2026'da yaklaşık 100.000 seferin %1'inden azında kötü muamele yaşandığını söyledi. Bu oran şirketin kendi deneyimine dayanıyor ve sektörün tamamındaki durumu göstermiyor. Şirketler buna rağmen filolarını büyütüyor. Serve Robotics, 2025 sonu itibarıyla 2.000 robot konuşlandırdığını ve Uber Eats ile DoorDash gibi teslimat platformlarıyla çalıştığını bildirdi. Coco ve Avride da genişleme çalışmalarını sürdürüyor. Robotlar kaldırımlarda kameralar ve sensörlerle ilerliyor; müşteriler teslimatlarını uygulamadan takip edip yiyecek bölmesini açıyor.

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti

Macaristan hükümeti, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki çiftçilerin Macaristan'da üretilen tarım makinelerini satın alması için sağlanan hibe programını iptal etti. Banjaluka merkezli Progresus Vakfı, 16 Ekim'de başvuru çağrısının uygulanmasını durdurduğunu açıkladı. Kararın, Macaristan hükümetinin Viktor Orban hükümeti döneminde 2025'te alınan hibe kararını yürürlükten kaldırmasından kaynaklandığı bildirildi. Yalnızca Sırp Cumhuriyeti'ndeki tarım üreticileri için başlatılan program, 2021'de Viktor Orban ile Sırp Cumhuriyeti'ndeki iktidar koalisyonunun lideri Milorad Dodik arasındaki görüşmenin ardından uygulamaya konulmuştu. Başvuru çağrısı, son başvuru tarihi 13 Nisan olmasına rağmen yalnızca beş gün sonra kapatıldı. Progresus, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki üretici ve işleyicilerden 1.025 başvuru geldiğini açıkladı. Program kapsamında çiftçilere 2.500 ila 25.000 avro arasında, satın alma bedelinin en fazla %70'i oranında destek verilmesi öngörülüyordu. Başvuru sahiplerinin bedelin en az %30'unu kendilerinin karşılaması gerekiyordu. Destek yalnızca Macaristan'da üretilen yeni makineler, ekipmanlar ve aletler için kullanılabiliyor; Bosna-Hersek Federasyonu'ndaki çiftçiler programa başvuramıyordu.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Avrupa Komisyonu AB Genelinde Kriz Hazırlığı İçin Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu AB Genelinde Kriz Hazırlığı İçin Gıda ve Su Stoku Önerdi

Avrupa Komisyonu, daha sık ve karmaşık hale gelen krizlere karşı Avrupa Birliği genelinde vatandaşların ve kurumların hazırlığını güçlendirmek amacıyla yeni önlemler başlattı. Öneriler arasında her hane üyesi için üç gün boyunca günlük en az 2–3 litre içme suyu bulundurulması, temel hijyen ve evcil hayvanlar için de küçük bir ek stok hazırlanması yer alıyor. Komisyonun hazırlık listesinde, pişirme veya soğutma gerektirmeden tüketilebilen üç günlük bozulmayan gıda stoğu da bulunuyor. Konserve ürünler, enerji barları, kraker ve kuru meyvenin yanı sıra manuel konserve açacağı bulundurulması isteniyor. Temel ilk yardım malzemeleri ve düzenli kullanılan reçeteli ilaçlar için stok hazırlanması da öneriliyor. Elektrik kesintilerine karşı mum yerine el feneri veya LED lamba ve yedek pillerin tercih edilmesi tavsiye edilirken, mobil ağlar, internet ve elektrik kesilirse sivil savunma talimatlarını alabilmek için pilli ya da kurmalı bir radyo bulundurulması öneriliyor. Dolu bir taşınabilir şarj cihazı, önemli belgelerin kâğıt kopyaları, sınırlı miktarda nakit ve acil tahliye çantasında sıcak giysi, termal örtü ile düdük bulunması da listenin diğer unsurları arasında yer alıyor.

Güney Kıbrıs’ta Halkın %47’si Gıda ve Sağlık Harcamalarını Kıstı
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber

Güney Kıbrıs’ta Halkın %47’si Gıda ve Sağlık Harcamalarını Kıstı

Kıbrıs’ta enerji fiyatlarındaki artışlar hanehalklarının temel harcamalarını etkiledi. Avrupa Yatırım Bankası’nın İklim Araştırması’na göre, Kıbrıs’taki halkın %47’si artan enerji maliyetleri nedeniyle gıda veya sağlık harcamalarını azalttığını bildirdi. Bu oran, Avrupa Birliği genelindeki %38’lik ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Araştırmada Kıbrıs’taki katılımcıların %47’si, alışveriş ve tıbbi randevular gibi temel ihtiyaçlar için otomobil kullanımını da sınırladığını belirtti. Bu alanda AB ortalaması %31 olurken, araştırmaya göre diğer hiçbir üye ülkede daha yüksek bir oran kaydedilmedi. Ayrıca Kıbrıs’taki katılımcıların %72’si elektrik, doğal gaz, yakıt veya ısınma petrolü fiyatlarındaki artışların son 12 ayda satın alma gücünü önemli ölçüde azalttığını söyledi; AB ortalaması %60 oldu. Enerji dönüşümüne ilişkin beklentiler ise daha olumlu oldu. Kıbrıs’taki katılımcıların %88’i dönüşümü acil görürken, %55’i daha düşük enerji faturaları bekledi. Katılımcıların %89’u dönüşümün daha düşük veya daha istikrarlı enerji fiyatları sağlayacağını, aynı oranda kişi de ithal petrol ve doğal gaza bağımlılığı azaltacağını düşündü. Ipsos bva tarafından 27 AB ülkesinde 23 bin kişiyle yapılan araştırmada Kıbrıs örneklemi, 16 yaş ve üzeri 500 kişiden oluştu.

Euro Bölgesi’nde İşlenmemiş Gıda Fiyatları Ekimde %4,6 Arttı
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Euro Bölgesi’nde İşlenmemiş Gıda Fiyatları Ekimde %4,6 Arttı

Euro Bölgesi’nde işlenmemiş gıda fiyatları ekimde bir önceki yılın aynı ayına göre %4,6 yükseldi. Ağustosta %2,7 olan yıllık artışın hızlanması, taze ürünlerdeki fiyat baskısının sürdüğünü gösterdi. Fransa’da taze ürün fiyatları aynı dönemde %8 arttı. İtalya’da işlenmemiş gıda fiyatları ekimde yıllık %7,5 yükseldi. Ülkenin güneyinde kamyon şoförlerinin yakıt maliyetlerini protesto etmesi nedeniyle yollar ve limanlar yaklaşık iki hafta bloke oldu. Bu durum bazı bölgelerde et, taze süt, meyve ve ambalajlı su tedarikinde kesintilere ve rafların boşalmasına yol açtı. Avrupa Birliği’nin eylül verilerinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları en fazla Kıbrıs’ta, %4 arttı. Kıbrıs’ı İspanya, Romanya, Malta ve Portekiz izledi. Buna karşılık, AB’nin 27 ülkesinin 14’ünde gıda fiyatları bir yıl öncesine göre geriledi; en büyük düşüş İsveç’te görüldü. AB’de gıda fiyatları Eylül 2021’e kıyasla yaklaşık üçte bir daha yüksek. Pantheon Macroeconomics, Euro Bölgesi enflasyonunun ocakta %4,5 ile zirve yapabileceğini öngördü. Gıda fiyatlarındaki artışın, kış aylarında yükselen ısınma faturalarıyla birlikte aile bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.

Gürcistan’da Mevsimsel Hayvan Sevki İçin 7 Veteriner Gözetim Noktası Faaliyette
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Mevsimsel Hayvan Sevki İçin 7 Veteriner Gözetim Noktası Faaliyette

Gürcistan Ulusal Gıda Ajansı, hayvanların mevsimsel meralara sevki sırasında dış parazitlere karşı veteriner uygulaması başlattı. Ajans veterinerleri, hayvanları ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere yılda iki kez, biyogüvenlik kurallarına uyarak işliyor. Yetkili açıklamasına göre bu yıl yaklaşık 503 bin küçükbaş ve büyükbaş hayvan işlemden geçirildi. Uygulama, hayvanların sağlığının korunması ve hastalıkların yayılma riskinin azaltılması amacıyla yürütülüyor. Ajans yetkilisi, hastalık riskindeki azalmanın ekonomik kayıpların önlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Kaheti, Kvemo Kartli ve Mtsheta-Mtianeti bölgelerinde, hayvan geçiş güzergâhlarının kritik noktalarında yedi veteriner gözetim noktası bulunuyor. Noktalarda dezenfeksiyon ve yıkama havuzları, dezenfeksiyon duşları, su depoları ve veteriner birimleri yer alıyor. Hayvanların işleminde yüksek standartlı insektisit-akarisit preparatlar kullanılıyor. Ulusal Gıda Ajansı uzmanları, söz konusu hizmeti çiftçilere ücretsiz sunuyor.

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber

Avrupa Komisyonu: Arnavutluk’un Gıda Güvenliği Sisteminde Eksiklikler Sürüyor

Avrupa Komisyonu, Arnavutluk’un gıda güvenliği kontrol sisteminde resmi laboratuvarların işleyişi, pestisit kalıntılarının izlenmesi ve süt kalitesinin denetlenmesi dahil önemli eksiklikler bulunduğunu bildirdi. Komisyonun Arnavutluk raporuna göre resmi laboratuvarlar henüz Avrupa Birliği gerekliliklerine göre belirlenmiş değil ve bazı gıda kategorilerinde sonuçların güvenilirliğini sağlayacak doğrulanmış test yöntemleri bulunmuyor. Raporda, resmi laboratuvar ağının kapasitesinin güçlendirilmesi, akreditasyon çalışmalarının tamamlanması ve analiz yöntemlerinin doğrulanması gerektiği belirtildi. Komisyon ayrıca sınır noktalarındaki kontrollerin AB gereklilikleriyle uyumlu hale getirilmesini, yasal ihlal durumlarında uygulamanın güçlendirilmesini ve kontrol verilerinde şeffaflığın artırılmasını istedi. Pestisit kalıntılarının ülke genelinde izlenmesinin geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Süt sektöründe de eksiklikler tespit edildi. Komisyon, mevcut önlemlerin Avrupa gerekliliklerini karşılamak için yeterli görülmediğini belirterek süt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik ulusal bir program hazırlanmasını istedi. Hayvan yemi alanında ise ilgili kuralların uyumlaştırılmasında ilerleme rapor edilmediği ve standartların uygulanması için daha fazla çalışma gerektiği kaydedildi. Arnavutluk’un 2026 yılı ulusal kalıntı izleme planını hazırladığı ve gıda işletmelerinin değerlendirilip sınıflandırılması sürecini başlattığı aktarıldı. Bununla birlikte Komisyon, resmi kontrollerin ve risk yönetiminin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Haziran 2026’da yeni resmi kontroller yasasının kabul edilmesine rağmen sistemin kurumsal reformlara ihtiyaç duyduğu değerlendirmesi yapıldı. Komisyonun önerileri arasında gıda otoritesi ile veterinerlik ve bitki koruma otoritesinin birleştirilmesi de bulunuyor. Rapora göre ürünlerin izlenebilirliği ve bazı hayvan hastalıklarının izlenmesinde de eksiklikler sürüyor; laboratuvar kapasitesi ve veri analizi henüz tam olarak geliştirilmiş değil. Hayvansal yan ürünlerin toplanması, depolanması ve işlenmesi için AB standartlarıyla uyumlu bir sistemin henüz kurulmadığı belirtildi. Komisyon, mevzuatın iyileştirilmesi yönünde adımlar atıldığını ancak uygulamanın hâlâ zorluk oluşturduğunu değerlendirdi.

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi

Tayland hükümeti, Udon Thani Dünya Bahçecilik Fuarı’nın bütçesi, alan hazırlığı ve organizasyon standardına ilişkin eleştiriler üzerine kapsamlı açıklama yapılacağını bildirdi. Hükümet sözcüsü, Tarım ve Kooperatifler Bakanlığındaki mevcut yönetimin projeyi açılıştan yalnızca 5-6 ay önce devraldığını, buna karşılık projenin planlama, bütçe onayı ve uygulama aşamalarının birkaç yıldır sürdüğünü belirtti. Açıklamaya göre önceki planlar ve sözleşmelerden kaynaklanan süre, bütçe ve hukuki yükümlülükler, yeni yönetimin karşılaştığı başlıca kısıtlar arasında yer alıyor. Hükümet, bu koşulların projenin ilerlemesi ve sorunların çözüm yolları değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini savunurken, mevcut bakanlık yönetiminin çalışmaları hızlandırarak sorunları takip edeceğini, inceleyeceğini ve gidermeye çalışacağını açıkladı. Fuarın açılmasının ardından ziyaretçilerden gelen şikâyetler için bilet satış ve giriş-çıkış sistemi, alan içi servis araçları, bekleme noktaları ve ziyaretçilere yönelik hizmet alanlarının incelenmesi istendi. Temizlik, güvenlik ve alanın düzenine ilişkin sorunların da ilgili kurumlarca ele alınacağı belirtildi. Sergi alanlarının bütünlüğü, bitkilerin bakımı ve bilgi tabelalarının doğruluğu konusunda yapılan gözlemlerin ise bilimsel ilkeler ve organizasyon standartları doğrultusunda kontrol edilmesi planlanıyor. Hükümet ayrıca, Udon Thani fuarının Uluslararası Bahçecilik Birliği (AIPH) tarafından 2022’den beri B sınıfında düzenlenmesine izin verildiğini ve etkinliğin başlangıçtan itibaren bu sınıfta olduğunu açıkladı. B sınıfının, daha büyük ölçekli A1 sınıfı fuarlardan alan, süre ve uluslararası katılım koşulları bakımından farklı olduğu belirtildi; ancak bu sınıflandırmanın kalite, güvenlik ve ilgili standartlardaki eksiklikleri göz ardı etmek için gerekçe olamayacağı vurgulandı. Projenin toplam bütçe çerçevesi 2,75 milyar baht olarak açıklanırken, bu tutarın birkaç yıla yayılan bina yapımı, altyapı, peyzaj ve organizasyon çalışmalarını kapsadığı bildirildi. Hükümet, değerlendirmede onaylanan ödeneklerin, sözleşme tutarlarının, fiili harcamaların ve farklı dönemlerdeki bakanlık işlemlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Fuarın başarısının ise yalnızca hedeflerle değil, gerçek ziyaretçi sayısı, bölgede oluşan gelir, yerel işletmelere katkı, istihdam ve fuar sonrasında altyapının kullanımına ilişkin sonuçlarla ölçülmesi gerektiği ifade edildi.

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek

Suriye’de balıkçılık kaynaklarının kirlilik, iklim değişikliği ve aşırı avcılığın artan baskısıyla karşı karşıya olduğu bildirildi. Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumunun araştırma direktörü Heysem Dib, kaynakların korunması için deniz araştırmalarının yoğunlaştırılması, su kalitesinin izlenmesi, istilacı türlerin takip edilmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dib’e göre uydu ve uzaktan algılama teknolojileri, su sıcaklığı, klorofil ve deniz planktonu yoğunluğu ile petrol kirliliği alanları ve alg çoğalmasının izlenmesine katkı sağlıyor. Deniz sensörleri oksijen, tuzluluk, asitlik ve bulanıklığı sürekli ölçerek çevresel değişimlerde erken uyarı sağlayabiliyor. Coğrafi bilgi sistemleri kirlilik, balıkçılık ve yetiştiricilik için uygun alanların belirlenmesinde; akustik araştırma ve sonar ise deniz tabanı, balık toplulukları ve balık stoklarının değerlendirilmesinde kullanılıyor. Sürdürülebilir avcılık için üreme dönemlerinde biyolojik dinlenme sürelerinin uygulanması, ruhsatların düzenlenmesi ve patlayıcı, zehir, elektrik akımı ile yasa dışı ve dar gözlü ağların kullanımının önlenmesi gerektiği belirtildi. Aşırı avcılık ve stokların aşırı tüketimi sürerken, patlayıcı kullanımının son dönemde azaldığı ifade edildi. Arıtılmamış kanalizasyon ile sanayi atıklarının deniz ve nehirlere boşaltılmasının su kalitesini düşürdüğü, alg çoğalmasını artırdığı ve çözünmüş oksijenin azalması yoluyla balık yaşamını tehdit ettiği aktarıldı. Doğu Akdeniz’de yükselen su sıcaklığı ve Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı üzerinden gelen türlerin istilacı türlerin yayılmasına katkı sağladığı, gemilerin balast suyunun da bu geçiş yollarından biri olduğu kaydedildi. Kurum ayrıca yüzer kafesler ile kıyı ve iç su alanlarında yetiştiricilik projelerini genişletmeyi, kuluçkahane, araştırma merkezi ve kamu çiftliklerini rehabilite etmeyi planlıyor.

Çin, ABD Tarım Ürünleri İthalatının Genişlemesine İzin Veriyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber

Çin, ABD Tarım Ürünleri İthalatının Genişlemesine İzin Veriyor

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, ABD ile tarım ticaretinin genişletilmesine açık olduklarını, ancak bunun için daha düşük tarifeler, daha az tarife dışı engel ve daha geniş pazar erişimi gerektiğini söyledi. Açıklama, Çin Uluslararası Ticaret Temsilcisi Li Chenggang ile ABD’li tarım ticareti heyeti arasında 2 Kasım’da yapılan görüşmeye ilişkin soruya yanıt olarak geldi. Huang, işbirliğinin iki ülkedeki tüketicilere daha fazla gıda seçeneği sunabileceğini ve işletmelerle çiftçilere istikrarlı gelir sağlayabileceğini belirtti. Çin ve ABD’nin eylülde, her iki tarafta yaklaşık 30 milyar dolarlık ithalatı kapsayan karşılıklı tarife indirimleri konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi. Düzenleme, ABD tarım ürünlerinin yanı sıra kişisel bakım ürünleri, tıbbi cihazlar ve kömürü; Çin tarafında ise oyuncaklar ve ev aletleri gibi ürünleri kapsıyor. Kapsanan ürünlerin %90’ından fazlasının ek tarifelerden muaf tutulması ve en çok kayrılan ülke tarifesinden yararlanması öngörülüyor. İndirimler, iki tarafın iç hukuk prosedürlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı yürürlüğe girecek. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre ABD’nin Çin’e tarım ürünleri ihracatı 2025’te 8,27 milyar dolar oldu ve Çin, ABD tarım ürünleri için altıncı büyük ihracat pazarıydı. Soya fasulyesi yaklaşık 3 milyar dolarla ilk sırada yer aldı; onu et, süt ürünleri ve sığır eti izledi. Çinli şirketlerin satın alma kararlarını piyasa talebi, fiyatlar ve ticari koşullara göre vereceği belirtilirken, Çinli ithalatçıların son yıllarda tedarikçilerini çeşitlendirdiği ve ABD’nin bazı Çin tarım ürünlerine yönelik kısıtlamaları hafifletmesi gerektiği ifade edildi.

Romanya Tahıl Fiyatlarında Düşüş, Fransa Suudi Arabistan Pazarına Dönüyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya Tahıl Fiyatlarında Düşüş, Fransa Suudi Arabistan Pazarına Dönüyor

Romanya’da DAP Constanța teslim tahıl fiyatları 4 Kasım 2026’da geriledi. Ekmeklik buğdayın fiyatı bir önceki güne göre 3 avro düşerek ton başına 223 avroya, yemlik buğday da 3 avro düşerek 207 avroya indi. Mısır 1 avro gerileyerek 225 avroya düşerken, yemlik arpa 2 avro artışla 206 avroya çıktı. Ayçiçeği ise 5 avro yükselerek 490 avro/ton seviyesine ulaştı. Ayçiçeğindeki yükselişin kalıcı olmayabileceği belirtiliyor. Ukrayna’da ayçiçeği tohumu fiyatları bir haftada yaklaşık 10-11 dolar/ton gerileyerek, %48 yağ içerikli ürün için KDV hariç 280-340 dolar/ton aralığına indi. Düşüşte yeni ürün arzının artması, işleyicilerden gelen talebin sınırlı kalması ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Bu baskının önümüzdeki günlerde Romanya piyasasına da yansıması bekleniyor. Romanya’nın buğday ihracatı açısından bir başka gelişme Fransa’nın Suudi Arabistan pazarına dönüş hazırlığı oldu. Fransa’nın 2020’den bu yana ilk kez bu ülkeye dökme buğday ihraç etmesi bekleniyor. Fransız limanlarından yüklenecek iki geminin her birinin 60.000 tonun üzerinde kapasiteye sahip olduğu, toplam sevkiyatın 120.000 tonu aşabileceği bildirildi. Suudi Arabistan’ın geçen sezon Romanya buğdayının başlıca alıcısı olması, bu sevkiyatları Romanyalı ihracatçılar açısından önemli kılıyor. ABD’de mısır ve soya üretimine ilişkin StoneX tahminleri de yukarı yönlü revize edildi. 2026 mısır üretimi tahmini 409,3 milyon tondan 411,5 milyon tona, soya üretimi tahmini ise 126,5 milyon tondan 128,6 milyon tona çıkarıldı. Daha yüksek üretim beklentileri, ABD piyasasında daha fazla hammadde arzına ve iki üründe küresel arz-talep dengesine yönelik olası baskıya işaret ediyor. Ukrayna’da 30 Ekim’e kadar 10,339 milyon ton ayçiçeği hasat edilirken, ülkenin 1-29 Ekim arasındaki ayçiçeği tohumu ihracatında en büyük alıcı 23.500 tonla Türkiye oldu.

Zayıf Dolar Buğdayı Destekledi, Karadeniz İhracat Beklentileri Kazancı Sınırladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Zayıf Dolar Buğdayı Destekledi, Karadeniz İhracat Beklentileri Kazancı Sınırladı

Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) en çok işlem gören buğday kontratı, zayıflayan ABD dolarının ABD ürünlerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmasıyla perşembe günü yükseldi. Kontrat, 0148 GMT itibarıyla %0,5 artarak kile başına 6,01-3/4 dolara çıktı. Ancak Rusya ve Ukrayna’dan yapılması beklenen güçlü Karadeniz tahıl ihracatı, fiyatları dört ayın en düşük seviyelerine yakın tuttu. Buğday fiyatları, Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden ihracatının daha önce aksamasıyla yılın başlarında sert yükselmişti. Alternatif sevkiyat rotaları ise traderların korktuğu arz kıtlıklarının önlenmesine yardımcı oldu. Her iki ülkenin bu rotalardan artan miktarlarda tahıl sevk etmesi ve ABD ile 10-11 Kasım’da Abu Dabi’de üçlü barış görüşmelerine katılacaklarını doğrulaması, Karadeniz deniz taşımacılığının yeniden açılabileceği beklentisini güçlendirdi. Commonwealth Bank analisti Dennis Voznesenski, Rusya ve Ukrayna’nın yüksek ihracatının, Karadeniz anlaşması umutlarının ve Rusya’nın Azak Denizi’nden gemilerin ayrılması için izin vermesinin buğday fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Voznesenski, Karadeniz limanlarının yeniden açılmasına ilişkin somut gelişmeler olmadan piyasanın daha fazla gerilemesinin beklenmediğini belirtti. Erken eylül zirvelerinden bu yana CBOT buğdayı yaklaşık %25, mısır %20 ve soya fasulyesi %10 geriledi. Mısır vadeli işlemleri %0,4 artışla kile başına 4,46 dolara, soya fasulyesi ise %0,1 yükselişle 12,03-1/2 dolara çıktı. Her iki ürünün kontratı da önceki seansta birkaç ayın en düşük seviyelerine gerilemişti. Emtia ticareti şirketi StoneX, ABD’nin mısır ve soya fasulyesi hasadı tahminlerini yükseltti; traderlar gelecek hafta yayımlanacak güncellenmiş ABD Tarım Bakanlığı tahminlerini bekliyor. ABD soya fasulyesi hasadının rekor, mısır hasadının ise ikinci en büyük seviyeye ulaşması beklenirken, bazı bölgelerdeki yağışlar hasadı yavaşlattı.

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor

Suriye’nin Haseke kırsalındaki Tel Tamer ve Sere Kaniye çevresinde mayınlar ile savaş kalıntıları, köy sakinlerinin yaşamını ve tarımsal üretimi tehdit etmeyi sürdürüyor. Tel Tamer’in kuzeyindeki Um el-Keyf köyünde 12 yaşındaki Yusuf, ekim sonunda oyun oynarken mayınların patlaması sonucu hayatını kaybetti; yanında bulunan iki çocuk da yaralandı. Yusuf’un amcası İsmail İbrahim, olayın köyde yıl başından bu yana yaşanan dördüncü benzer hadise olduğunu ve bu olaylarda iki kişinin öldüğünü, iki kişinin ağır yaralandığını söyledi. Mayınların yayılması, bölgede hayvan otlatmayı ve tarım arazilerine ulaşmayı riskli hale getirdi. Köylüler, bazı mayınların toprak yüzeyinde görülebildiğini, bazılarının ise gömülü kaldığını belirtiyor. Bab el-Hayr köyü yakınında 26 Ekim’de meydana gelen başka bir patlamada bir kişi elini kaybetti ve bir gözünü yitirdi. Patlama, kişinin iki çocukla birlikte hayvan otlattığı sırada, toprak setin arkasında gerçekleşti. Bölgede Sere Kaniye ve Tel Tamer çevresindeki mayınları ve savaş kalıntılarını temizlemek için ikisi uluslararası, biri yerel olmak üzere üç ekip çalışıyor. Ekipler, çalışmaların başlamasından bu yana Sere Kaniye çevresinde yaklaşık 500 bin metrekarelik alanı temizledi ve 300’den fazla mayın ile savaş kalıntısı buldu. Ancak temizlenen yolların çevredeki tüm köy ve tarım arazilerinin güvenli olduğu anlamına gelmediği vurgulanıyor. Temizleme çalışmaları, yolların ve her iki yanındaki 25 metrelik alanın belirli bölümleriyle sınırlı kalıyor. Asdiye yolunda yaklaşık 200 metrelik, Bab el-Hayr yolunda ise yaklaşık 800 metrelik bölüm, yolun sonunda bulunan Türk askerî üssü nedeniyle tamamlanamadı. Kaynak ayrıca, 2019’un sonlarında Sere Kaniye ve Tel Abyad’a yönelik Türk harekâtı sonrasında bölgede toprak setler oluşturulduğunu ve mayınların özellikle bu setlerin arkasındaki alanlarda bulunduğunu aktarıyor. Bab el-Hayr sakinleri, arazilerinin çoğu toprak setin arkasında kaldığı için 2019’dan bu yana tarlalarını ekemediklerini söylüyor. Tarımın ailelerin temel geçim kaynağı olduğu köyde, arazilere erişimin kesilmesi alternatif gelir bulunmadığı için ekonomik koşulları ağırlaştırdı. Bazı aileler mayın riski nedeniyle köylerine dönemiyor; dönenler ise tarım arazilerine ulaşamadan yeni patlamalarla karşılaşma korkusu yaşıyor. Sakinler, temizleme çalışmalarının mevcut hızının bölgenin tamamen güvenli hale gelmesini uzun yıllar geciktirebileceğini belirtiyor.