ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 42

Uruguay’da Et İhracat Geliri Yedi Haftadır 6.000 Doların Üzerinde
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Et İhracat Geliri Yedi Haftadır 6.000 Doların Üzerinde

Uruguay’da et ihracatının ortalama geliri, son 30 günlük hareketli dönemde ton başına 6.022 ABD doları oldu. Son haftada bu değer 6.292 dolara çıkarken, ihracat geliri yedi hafta üst üste ton başına 6.000 doların üzerinde kaldı. Son 13 haftanın 11’inde de aynı eşik aşıldı. Buna karşın ihraç edilen et hacminin yaklaşık %10 gerilediği bildirildi. Et piyasasındaki yüksek değerlerin yanı sıra ülkede hayvancılık sektörünün gündeminde sanayi tesislerindeki çalışma ilişkileri ve yaklaşan etkinlikler de yer aldı. Hükümet, çalışanlar ve Frigorífico Tacuarembó arasında işten çıkarmaları önlemek amacıyla görüşmeler sürdürürken, 10 aydan uzun süredir kapalı olan Frigorífico Carrasco’nun durumu için Çalışma Bakanlığı, Minerva ve işçi temsilcilerinin bir araya gelmesi planlandı. Süt sanayisinde ise taşeron şirketlerdeki işten çıkarmalar nedeniyle olası bir iş uyuşmazlığı gündeme geldi. Hayvancılık takviminde Pantalla Uruguay’ın 25’inci yıl satışında 10.727 sığırın satılması ve toplam teklifin %92’sinin karşılık bulması öne çıktı. Ülkede boğa satışlarının sürmesi beklenirken, Salto, Melo ve Minas’taki hayvancılık sergileri de ekim ayının ilk günlerinde başladı. Programda üretim ve genetik çalışmalarıyla bağlantılı çeşitli faaliyetlerin yer alacağı belirtildi. Aynı dönemde Salto’da yün sektörünün geleceğine ilişkin, Avustralya, Çin, İtalya ve Norveç’ten uzmanların katılacağı bir etkinlik düzenleneceği aktarıldı.

Yunanistan’da Tarımsal Kredilere Faiz Desteği Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Tarımsal Kredilere Faiz Desteği Planlanıyor

Yunanistan Kalkınma Bankası’nın tarımsal işletmelere yönelik yeni kredi araçlarının ekim ayında devreye alınması planlanıyor. Agronews’un haberine göre, %4 faiz desteği içeren programlara bankalardan talep geldi ve uygulamanın 10 bankanın katılımıyla yürütülmesi bekleniyor. Paket, tarımsal yatırımlar ile işletme sermayesi ihtiyacını karşılamaya yönelik küçük kredilerin yanı sıra genç çiftçiler için bir kredi garanti fonunu da kapsıyor. Yıl içinde uygulanması beklenen Tarım Girişimciliği Küçük Krediler Fonu II’nin kredi portföyünün 95 milyon euro olması öngörülüyor. Fon kapsamında yatırım veya işletme sermayesi amacıyla 10 bin ila 50 bin euro arasında kredi kullandırılması planlanıyor. Kredilerin vadesi 1 ila 8 yıl arasında değişecek. Kredi tutarının %50’si faizsiz olacak; kalan %50’lik bölüm için ise iki yıl boyunca tam faiz desteği sağlanacak. Üçüncü finansman aracı olan Genç Çiftçiler Kredi Garanti Fonu’nun en geç gelecek ocak ayına kadar etkinleştirilmesi hedefleniyor. Fon, tarıma yeni giren 40 yaşına kadar olan çiftçilere yönelik olacak. Bu kapsamda 10 bin ila 50 bin euro arasında, 2 ila 15 yıl vadeli yatırım kredileri verilmesi ve 40 bin euroya kadar geri ödemesiz kuruluş desteği sağlanması planlanıyor. Kuruluş desteğinin kredi tutarının %80’ine kadar çıkabileceği, kredi ve destek birlikte değerlendirildiğinde yararlanıcı başına toplam tutarın 90 bin euroya ulaşabileceği aktarılıyor. Üç finansman aracının toplam kamu harcamasının 160 milyon euro, bankacılık sistemi aracılığıyla oluşturulacak toplam kredi portföyünün ise yaklaşık 365 milyon euro olması bekleniyor. Araçların özellikle yeni çiftçilerin tarım sektörüne girişini ve yatırım yapmasını kolaylaştırması amaçlanıyor. Kredi portföyleri ve uygulama takvimi haber metninde beklenti ve planlama çerçevesinde aktarılıyor; bu nedenle programların devreye alınması henüz gerçekleşmiş bir uygulama olarak sunulmuyor. Haberde ayrıca, Yunanistan Kalkınma Bankası’nın 2019-2025 dönemindeki etkisine ilişkin bağımsız bir çalışmanın sonuçlarına yer veriliyor. Çalışmaya göre bankanın finansman araçlarına taahhüt edilen her 1 euro, toplam yatırımların etkisiyle 3,58 euro gayrisafi yurt içi hasıla oluşturdu. Bu bulgu, yeni tarımsal kredi araçlarının duyurusuna ilişkin doğrudan sonuç değil, bankanın önceki finansman faaliyetlerine dair arka plan bilgisi olarak aktarılıyor.

Irak’ta Süt Sektörünü Geliştirmek İçin Proje Başlatıldı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Süt Sektörünü Geliştirmek İçin Proje Başlatıldı

Irak hükümeti, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Bankası, süt sektöründe çiftlik yönetimini ve süt toplama sistemlerini geliştirmeyi amaçlayan yeni bir projeyi resmen başlattı. Proje, küçük üreticileri pazarlara daha iyi bağlayacak yenilikçi toplama modellerinin uygulanmasını ve başarılı örneklerin farklı bölgelere yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Girişimden seçilmiş vilayetlerde yaklaşık 7 bin kırsal ailenin doğrudan yararlanması planlanıyor. Projede küçük ölçekli hayvancılık işletmelerine, kadınlara da odaklanılarak üretim varlıkları, kapasite geliştirme desteği ve iklime akıllı uygulamalar sunulacak. Böylece süt zincirinde üretkenliğin, pazarlamanın ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması amaçlanıyor. Proje kapsamında altyapı desteğinin yanı sıra teknik eğitim ve bilgi paylaşımı sağlanacak. Bu çalışmaların süt kalitesini ve üretici gelirlerini iyileştirmesi, küçük üreticilerin pazara erişimini güçlendirmesi bekleniyor. Proje, Irak Tarım Bakanlığının gözetiminde yürütülecek; uygulamadan FAO sorumlu olacak. Finansman ise Dünya Bankasının yönettiği Irak Reform, İyileşme ve Yeniden Yapılanma Fonu’ndan (I3RF) sağlanacak.

Şam'da 120 Şirketin Katıldığı 360 Food Syria Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Şam'da 120 Şirketin Katıldığı 360 Food Syria Fuarı Açıldı

Şam'da 360 Food Syria gıda sanayileri fuarı, 18 ülkeden 120 yerel, Arap ve yabancı şirketin katılımıyla başladı. Şam Fuar Alanı'nda düzenlenen etkinlikte hassas tarım, sulama ve tohum teknolojilerinin yanı sıra gıda işleme, paketleme ve ambalaj makineleri ile nihai gıda ürünleri sergileniyor. Evex Events ve Pyramids Group tarafından düzenlenen fuar, Suriyeli üreticileri bölgesel distribütörler, uluslararası tedarikçiler ve yatırımcılarla buluşturan bir platform olarak tanımlanıyor. Etkinlik, ayın 3'üne kadar 12.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım sektörünü güncellemek üzere politikaların ve düzenleyici çerçevenin yenilenmesini, tarımsal yatırımlar için uygun koşullar oluşturulmasını ve kamu-özel sektör ortaklıklarının kolaylaştırılmasını içeren bir yol haritası hazırladığını bildirdi. Bakanlık ayrıca geleneksel destek modellerinden verimlilik ve üretime dayalı desteğe geçiş hedefini açıkladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) temsilcisi, tarımın Suriye'nin ekonomik toparlanması ve gıda güvenliği için temel bir sektör olduğunu belirterek çiftçilere destek, sulama ve tarımsal hizmetlerin geliştirilmesi, depolama, işleme ve pazarlama süreçlerinin iyileştirilmesi çağrısı yaptı.

Zimbabve Buğday Üretimini İklim Risklerine rağmen Büyütüyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Zimbabve Buğday Üretimini İklim Risklerine rağmen Büyütüyor

Zimbabve, buğday üretiminde son altı yılda önemli bir genişleme sağladı. Ulusal TAAT Buğday Tarla Günü 2026’da konuşan Tarım, Mekanizasyon ve Su Kaynaklarının Geliştirilmesinden Sorumlu Daimi Sekreter Obert Jiri, ekim alanının 2020’de yaklaşık 60.000 hektardan 130.000 hektarın üzerine çıktığını söyledi. Aynı dönemde tüm sektörlerde ortalama verim hektar başına yaklaşık 2 tondan 5,3 tonun üzerine yükseldi. Küçük üreticilerin sektöre katılımı ve özel sektör yatırımları da arttı. Buğdayın büyüyen rolü, 2024 kuraklığında tahılın savunmasız hanelere dağıtılan gıdalar arasında yer almasıyla daha belirgin hale geldi. Jiri, ülkenin yerel olarak üretebildiği ürünleri ithal etmek istemediğini belirtirken, Zimbabve’nin bazı sanayi ihtiyaçlarını karşılamak için sert buğday ithal etmeyi sürdürdüğünü aktardı. Islahçılar ve tohum şirketleri, sert buğday özelliklerine sahip çeşitler geliştiriyor; tohum arzını artırmak için Nhema çeşidinin çoğaltılması da sürüyor. Bununla birlikte El Niño kaynaklı riskler ve değişen iklim, üretim artışlarının korunmasını zorlaştırıyor. Jiri, daha yüksek verimli, kuraklığa, hastalıklara ve zararlılara dayanıklı, daha az su isteyen çeşitlerin geliştirilmesi çağrısında bulundu. İklim değişikliğine uyum kapsamında yazlık buğday üretiminin olanaklarının da yeniden değerlendirilmesini istedi. Ülke ayrıca yalnızca üretimi artırmayı değil, yerli buğdayın işlenmesini ve daha fazla ürüne dönüştürülmesini hedefliyor. TAAT Buğday Programı, özellikle küçük üreticilerin verimliliğini ve gelirlerini artırmak için kanıtlanmış teknolojileri çiftçilere ulaştırırken, değer zincirini işleme aşamasına genişletmeye çalışıyor.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı

Estonya, Rusya ve Belarus’tan gelen tahılların kendi topraklarından transit geçişini yasakladı. Dışişleri Bakanı Tsahkna, kararı Rusya’nın Ukrayna limanlarına saldırması, Ukrayna’nın tahıl ihracatını engellemesi ve kendi ürünleri için yeni güzergâhlar aramasıyla ilişkilendirdi. Bakan, daha önce Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmaması konusunda uyarıda bulunduklarını belirtti. Tallinn yönetimi, Rusya’nın Baltık limanlarını alternatif bir transit yolu olarak kullanmasını önlemek için Letonya ve Litvanya ile eş güdüm sağlamaya çalışıyor. Estonya’ya göre Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırıları sürerken ticaretini devam ettirmek için bölgedeki liman ve güzergâhlardan yararlanmak istiyor. Avrupa Birliği, Rusya ve Belarus menşeli tahıl ürünlerinin ortak pazara erişimini sınırlamak amacıyla gümrük vergileri uygulamaya koymuştu. Ancak bu düzenlemeler, ürünlerin Avrupa Birliği topraklarından üçüncü ülkelere transit geçişini her durumda engellemediği için Estonya kendi yasağını getirdi. Karar, Karadeniz’deki taşımacılığın aksamasının ardından Rusya’nın alternatif ihracat yolları aradığı bir dönemde alındı. Rus şirketlerinin Baltık Denizi ve Arktik Okyanusu’ndaki bazı liman terminallerini daha fazla tahıl işlemek üzere uyarladığı bildirildi.

AB Konseyi, Tarımda Bürokrasi Azaltacak Omnibus X İçin Müzakere Pozisyonunu Onayladı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Konseyi, Tarımda Bürokrasi Azaltacak Omnibus X İçin Müzakere Pozisyonunu Onayladı

AB Konseyi, tarım ve hayvancılık işletmelerinin idari yükünü azaltmayı amaçlayan Omnibus X paketinin kalan bölümü için müzakere pozisyonunu 30 Eylül’de belirledi. Konseyin kabul ettiği metin, bürokrasiyi azaltırken Avrupa Birliği’nin gıda ve yem güvenliği standartlarını korumayı hedefliyor. Paket henüz nihai mevzuat niteliği taşımıyor. Düzenleme, çoğu izinli yem katkı maddesi için sistematik yenileme zorunluluğunu kaldırmayı ve mevcut izinlerde değişiklik yapılmasını kolaylaştırmayı öngörüyor. Belirli beslenme ve teknik bilgilerin dijital etiketle sunulmasına da izin verilecek. Biyositler ve biyolojik mücadele maddelerinde ilk onayların süresi 15 yıla, sonraki yenilemelerin süresi ise 25 yıla çıkarılacak. Gıda ve yem güvenliği bakımından metin, üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlerde özellikle tehlikeli veya toksik maddeler için pestisitlerin izin verilen en yüksek kalıntı limitlerinin teknik sıfıra indirilmesini öngörüyor. Arılar veya yeraltı suları açısından kabul edilemez risk taşıyan maddeler de bu kapsamda değerlendirilecek. Önceki kurallara uygun olarak piyasaya sunulmuş ürünler için geçiş hükümleri uygulanacak. Bitki koruma ürünlerine ilişkin çalışma ve test verilerinin korunma süresi olağan izinlerde 10 yıldan 13 yıla, düşük riskli ürünlerde 13 yıldan 15 yıla çıkarılacak. Veriler, Avrupa Birliği genelinde merkezi bir veri tabanında toplanacak; Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin bilimsel literatür ve izleme verilerini düzenli olarak incelemesine dayalı güvenceler korunacak. Parlamento Avrupa kendi pozisyonunu aldıktan sonra üçlü görüşmeler başlayacak ve nihai anlaşmaya 2026 sonuna kadar ulaşılması hedeflenecek.

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum İçin Pirinç Denemesi
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da İklim Değişikliğine Uyum İçin Pirinç Denemesi

Hollanda’da araştırmacılar, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve kuruyan turbalık alanların yol açtığı toprak çökmesini sınırlamak amacıyla pirinç yetiştiriciliğini deniyor. Çalışma şu aşamada 0,6 hektarlık bir alanda yürütülüyor; proje ekibi yaklaşık üç ton kısa taneli pirinç üretmeyi umuyor. Hollanda’da tarım arazilerinin bir bölümü, hayvan yemi olarak ot yetiştirmek için kurutulan turbalıklardan oluşuyor. Turbanın kuruması, karbondioksit salımına ve bazı bölgelerde yılda birkaç santimetreye ulaşan toprak çökmelerine neden oluyor. Wageningen Üniversitesine göre Hollanda’daki turbalık topraklardan kaynaklanan sera gazı emisyonları ülkenin toplam emisyonlarının yaklaşık %2-3’ünü oluşturuyor. Alanların yeniden nemli tutulması bu etkileri sınırlayabilir; pirinç üretimi ise sulak alanlarda ot dışında bir ürün yetiştirme olasılığı sunuyor. Ekip, Hollanda iklimine en uygun çeşitleri belirlemek için Rusya, Çin, Japonya ve Özbekistan’dan gelen yaklaşık 30 pirinç çeşidini inceliyor. Araştırmacılar, pirinç üretiminin kendisinin oluşturabileceği karbondioksit ve metan salımlarını da izliyor; böylece çözüm olarak görülen yöntemin çevresel sorunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığını değerlendirmeyi amaçlıyor. Projenin sorumlusu Julian Helfenstein, ilk sonuçların umut verici olduğunu belirtiyor. Yerel restoranların ürüne ilgi gösterdiği, kuzey Japonya kökenli bir çeşidin ise Hollanda koşullarına en iyi uyum sağlayan aday olduğu aktarılıyor.

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı

Almanya’da çiftçiler ve taşıma işletmecileri, şeker pancarı hasadının başlamasıyla planlanan şeker vergisine karşı ülke çapında araçlı protesto başlattı. Pancar taşıyan kamyonlara “Şeker vergisine hayır!” yazılı etiketler yapıştırılırken, eylemle verginin şeker pancarı üretimi ve kırsal bölgeler üzerindeki olası sonuçlarına dikkat çekiliyor. Vergi henüz yürürlüğe girmiş değil; koalisyon gruplarının hazırladığı yasa taslağı bu hafta basına yansıdı. Taslağa göre 100 mililitrede 5 gramdan fazla ilave şeker içeren içecekler, Temmuz 2027’den itibaren üç kademeli bir tarifeyle vergilendirilecek. Federal Tarım Bakanlığı hesaplamalarına göre içecek pazarı üzerinden yılda 440.000 ila 556.000 ton şeker satılıyor. Agrarheute’nin aktardığı yaklaşık hesaplamada, verginin 11.500 ila 17.300 hektarlık şeker pancarı ekimini, yani yıllık alanın %3 ila 5’ini riske atabileceği belirtiliyor. Üreticiler, tüketicilerin şekerli içeceklerden uzaklaşmasıyla bölgesel pancar şekerinin yerini yapay tatlandırıcıların alabileceğinden endişe ediyor. Şeker üreticilerini temsil eden Wirtschaftliche Vereinigung Zucker’ın (WVZ) başkanı Stefan Streng, düşük şeker fiyatları, kuraklık, tarımsal zararlılar ile enerji ve iklim koruma maliyetlerinin sektörü zaten zorladığını söyledi. Hükümet, vergi artışının üretici ve perakendeciler tarafından tüketicilere yansıtılmasını ve kalıcı olarak yılda 1 milyar avronun üzerinde ek gelir sağlanmasını bekliyor. WVZ ayrıca yeni bildirim, denetim ve idari yüklerin de dolaylı olarak tüketicilere yansıyacağını savunuyor.

Kazakistan’da 2027 Sezonu İçin %5 Faizli Tarımsal Kredi Başladı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da 2027 Sezonu İçin %5 Faizli Tarımsal Kredi Başladı

Kazakistan’da çiftçilerin 2027 sezonundaki ekim ve hasat çalışmalarını finanse etmesi için imtiyazlı kredi başvuruları 1 Ekim’de başladı. Finansman, Кең дала 2 programı kapsamında Agrar Kredi Kurumu ve ortakları aracılığıyla sağlanacak. Kredilerde yıllık faiz oranı %5 olacak ve erken finansmana 200 milyar tenge ayrılması planlanıyor. Kredi kaynakları tohum, gübre, bitki koruma ürünleri, yakıt ve yedek parça alımında kullanılabilecek. Çiftlik makinelerinin onarımı ile tarla çalışmalarına hazırlık giderleri de finansman kapsamına alınacak. Teminatı yetersiz işletmeler için kredi tutarının %85’ine kadar garanti sağlanabilecek. Başvurular ikinci kademe bankalar, kredi ortaklıkları, sosyal girişimcilik şirketleri ve Agrar Kredi Kurumunun şubeleri üzerinden yapılabilecek. Tarım Bakanlığı verilerine göre 2026 sezonunun ilkbahar tarla ve hasat çalışmaları için 750 milyar tenge öngörüldü; 28 Eylül itibarıyla 664,4 milyar tenge kullandırıldı. Finansman 8 milyon hektardan fazla alanı kapsadı.

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor

Brüksel’de, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) temel unsurlarından biri olan “aktif çiftçi” tanımı için yeni bir çerçeve gündeme geldi. İrlanda başkanlığının sunduğu öneri, mevcut stratejik planların mimarisinde sürekliliği korurken üye devletlere tarımsal faaliyet ile desteklerden yararlanabilecek yüzeyleri tanımlama konusunda geniş yetki bırakıyor. Öneri, Tarım Konseyi’nin 28 Eylül’deki çalışmalarında OTP’nin 2027 sonrası düzenlemesiyle birlikte ele alındı. Taslağa göre aktif çiftçi, en az asgari düzeyde tarımsal faaliyet yürüten kişi veya işletme olacak. Ancak yarı zamanlı ya da birden fazla ekonomik faaliyeti bulunan çiftçiler bu tanımın dışında bırakılmayacak. Üye devletler uygunluğu belirlemek için işletme geliri, işletmede kullanılan emek, şirketin amacı veya tarımsal faaliyetlerin ulusal ya da bölgesel kayıtlara geçirilmiş olması gibi ölçütlerden birini ya da birkaçını seçebilecek. Bazı yararlanıcı gruplarını dışlayan negatif listeler de kullanılabilecek. Tanımın kapsamı, yüzeye dayalı gelir ödemeleri ve üretimle bağlantılı desteklerin yanı sıra doğal kısıtlı bölgelerdeki müdahaleleri, risk yönetimi araçlarını ve kriz desteklerini içerecek şekilde tasarlanıyor. Önceki yıl belirli OTP ödemelerinden en fazla 5.000 avro alan küçük yararlanıcıların ise otomatik olarak aktif çiftçi kabul edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme, küçük ölçekli destek alıcıları için uygunluk sürecini basitleştirmeyi amaçlayan bir eşik getiriyor. Öneri, tarımsal faaliyet kavramını yalnızca üretimle sınırlamıyor. Tarım arazisinin korunması da bu kapsamda değerlendirilebilecek ve çiftçi, üretim yapma veya araziyi tarımsal durumda tutma seçeneklerinden birini kullanabilecek. Normal yöntem ve makinelerle otlatma ya da ekime uygun hale getirilemeyen alanlar için de üye devletlerin geniş kapsamlı otlatmaya izin vermesi mümkün olacak. Bu uygulamada çevre, peyzaj ve topografya koşulları dikkate alınacak; ayrıca peyzajın korunması ve yangın riskini azaltma hedefleri gözetilebilecek. Gelecekteki OTP’nin kriz boyutunda ise doğal afetlerden, olumsuz hava olaylarından veya diğer felaketlerden etkilenen çiftçilere, önemli üretim kayıpları yaşanması halinde geçici likidite desteği sağlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Kuraklık konusu da Tarım Konseyi’nin gündeminde yer alırken, zeytinyağı sektörü için tarımsal rezervin kullanılması ihtimali ayrıca değerlendiriliyor. Ancak İrlanda önerisi henüz hazırlık aşamasında; belge, gelecekteki düzenlemenin yalnızca bazı bölümlerini kapsıyor ve nihai yasama çerçevesi niteliği taşımıyor.

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

ABD Soyası Küresel Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Öne Çıkıyor

Tüketicilerin sofrasına gelen balıkların, ABD’de üretilen soya fasulyesi kullanılarak yetiştirilmiş olabileceği belirtiliyor. Farm Progress, ABD soyasının küresel su ürünleri yetiştiriciliği sektöründeki önemini ele alıyor. Kaynağın kısa özetinde, ABD soyasının su ürünleri yetiştiriciliği için neden önemli olduğu ifade ediliyor; ancak bu önemin gerekçeleri, kullanım biçimi ve sektörel kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi yer almıyor.

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı

İspanya ve Fransa, Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceğine ilişkin müzakerelerin son aşamasında birlikte hareket etme konusunda anlaştı. İki ülke, OTP’nin ortak niteliğinin Avrupa Birliği’nin gıda yeterliliğini güvence altına almak ve iç pazarın işleyişini bozabilecek farklılıkları önlemek için korunması gerektiğini savunuyor. Ortak yaklaşım, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas ile Fransa Tarım, Tarım-Gıda ve Gıda Egemenliği Bakanı Annie Genevard’ın imzaladığı deklarasyonla ortaya kondu. Deklarasyonda gelecek OTP’nin, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu zorluklara uygun ve yeterli bir bütçeyle güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Politikanın tarımsal gelirleri ve kırsal bölgeleri koruyacak müdahaleler içermesi, çiftçilerin çevresel ve iklimsel dönüşümlerde teşvik edici agro-çevresel ve iklim eylemleriyle desteklenmesi istendi. Ayrıca sektörlerin ihtiyaçlarına uyarlanmış Ortak Piyasa Düzeni’nin korunması gerektiği ifade edildi. İki ülke, gıda, tarım ve hayvancılığı Avrupa’nın uzun vadeli stratejik özerkliği, egemenliği ve güvenliği açısından temel alanlar olarak değerlendiriyor. İklim değişikliğinin bu faaliyetler üzerindeki etkilerinin Avrupa’nın rekabetçilik ve araştırma mekanizmalarında dikkate alınması, tarım ve tarım-gıda sektörlerinin gelecekteki Avrupa Rekabetçilik Fonu ile Ufuk Avrupa programı dahil olmak üzere bu mekanizmalarda güçlendirilmesi talep edildi. Açıklamada ayrıca Avrupa Birliği’nin uzak bölgeleri için tarımsal Posei programına destek verildi. Kaynağa göre iki ülke, bitki ve hayvan sağlığı, meyve-sebze ile bağcılık komiteleri ve uzak bölgelerin tarımsal özelliklerinin korunması gibi alanlarda uzun süredir iş birliği yürütüyor. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki mart ayından bu yana süren ablukanın özellikle gübre ve yakıt maliyetleri üzerinden tarım sektörünü güçlü biçimde etkilediği de aktarıldı.

Casal, Hayvancılığı Pireneler’in Geleceği İçin Stratejik Sektör Olarak Savundu
Görsel kaynağı: Diari d’Andorra · Özgün haber

Casal, Hayvancılığı Pireneler’in Geleceği İçin Stratejik Sektör Olarak Savundu

Andorra Çevre, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Guillem Casal, Fransa, İspanya ve Andorra temsilcilerinin katıldığı Pyréneo 2026 sınır ötesi buluşmasında çobanlık faaliyetini dağlık bölgelerin geleceği için stratejik olarak nitelendirdi. Acs’te düzenlenen toplantıda kapsamlı hayvancılığın Pireneler’in peyzajını, biyolojik çeşitliliğini, kültürünü ve kimliğini koruduğunu söyledi. Casal, birincil sektöre desteğin geleceğe ve bölgenin dayanıklılığına yatırım olarak görülmesi gerektiğini belirtti. İşletmelerin sürdürülebilirliği ile kuşak değişiminin güvence altına alınmasını isteyen Casal, Ramaders d’Andorra’nın sektörü güçlendirmedeki rolüne ve yerel üretime daha fazla değer kazandırılmasına dikkat çekti.

Romanya, AB’nin Beş Önemli Ürününde İhracat Lideri
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya, AB’nin Beş Önemli Ürününde İhracat Lideri

Romanya, Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda izlediği beş önemli tarım ürününün tamamında ihracat lideri oldu. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya; yumuşak buğday, arpa, dane mısır, ayçiçeği ve kolzada ilk sırada yer aldı. Veriler, sezonun başlangıcı olan temmuzdan 27 Eylül’e kadar olan dönemi kapsıyor. Romanya’nın yumuşak buğday ihracatı 3,11 milyon tona ulaştı ve ülke bu alanda Litvanya, Bulgaristan, Letonya ve Polonya’nın önünde yer aldı. Arpa ihracatı 1,42 milyon ton olurken, Almanya ve Bulgaristan’ın oldukça üzerinde gerçekleşti. Romanya ayrıca 84.684 ton dane mısır, 92.409 ton ayçiçeği ve 81.404 ton kolza ihraç ederek bu ürünlerde de AB sıralamasının başında bulundu. AB genelinde yumuşak buğday ihracatı 6,81 milyon tona yükselirken, arpa ihracatı geçen sezonun aynı dönemine göre %39 azalarak 1,91 milyon tonda kaldı. Buna karşılık, AB’nin mısır ithalatı %35 artışla 4,96 milyon tona çıktı. Soya ithalatı ise %12 düşerek 2,84 milyon ton oldu. Veriler, Fransa’nın yanı sıra Bulgaristan, İrlanda ve Yunanistan’a ilişkin kayıtların farklı dönemlerden itibaren eksik olduğunu belirten Avrupa Komisyonu notuyla birlikte yayımlandı. Kaynak, Romanya’nın güçlü ihracat performansını Avrupa’daki kuraklık kaynaklı mısır rekoltesi kaybı, Rusya ve Ukrayna ihracatındaki süregelen aksamalar ve talebin farklı tedarik kaynaklarına yönelmesiyle ilişkilendiriyor.

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor
Görsel kaynağı: Jordbruksaktuellt · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor

Ukrayna’da tahıl ihracatının eylülde %60’tan fazla azalması, depolardaki ürün miktarını artırdı. Ülkenin en büyük çiftçi örgütü Ukrainian Agri Council (UAC), yağlı tohumlara öncelik verilmesinin tahıl stoklarını daha da büyütebileceği ve üretici fiyatlarını baskılayabileceği uyarısında bulundu. Ukrayna Tarım Bakanlığı, ihracat olanakları sınırlıyken taşıma kapasitesinin daha yüksek değerli ürünlere ayrılmasını öngören öneriyi destekledi. Ancak UAC, yağlı tohumların yüksek değerleri sayesinde lojistik maliyetlerini karşılamada avantajlı olduğunu belirtti. Limanların kapalı olması nedeniyle ülke, potansiyel ihracatının ancak yarısından biraz fazlasını Tuna limanları ve Doğu Avrupa demiryollarıyla gerçekleştirebiliyor. 1 Eylül’de tahıl stokları 24,6 milyon tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı gününe göre 10 milyon ton fazlaydı.

Brezilya’nın AB Pazarından Çıkışı Uruguay’ın Kota Umudunu Artırdı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB Pazarından Çıkışı Uruguay’ın Kota Umudunu Artırdı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya’nın Avrupa Birliği (AB) pazarında sığır eti ihracatının en az iki yıl askıya alınabileceğine ilişkin açıklama, Uruguay’ın AB ile yürütülen kota paylaşımı görüşmelerindeki beklentilerini artırdı. Uruguay merkezli Blasina y Asociados’a göre, Brezilya’nın kullanamadığı payın Arjantin ve Uruguay arasında bölüştürülmesi öneriliyor; Paraguay ise toplam kotadan önemli bir oran talep ediyor. Ancak bu paylaşım için henüz kesin bir karar alınmadı. Uruguay’ın başlangıçtaki kota talebinin toplamın %20’sinin üzerinde olduğu, Brezilya’nın devre dışı kalması durumunda bu oranın %40’ın üzerine çıkabileceği değerlendiriliyor. Bir başka senaryoda Uruguay’ın toplam kotadan %43 pay alması ve bunun en az %45’lik bölümünü soğutulmuş sığır etine ayırması öngörülüyor. Kaynak, Uruguay’ın daha yüksek değer taşıyan soğutulmuş et segmentinde geçmişten gelen güçlü bir konuma sahip olduğunu belirtiyor. Blasina y Asociados’un aktardığı Avrupa Komisyonu açıklamasına göre, Brezilya’dan sığır eti ithalatının dönüşü için kesin tarih belirlenmedi ve sürenin en az iki yıl olması bekleniyor. Brezilya’nın izlenebilirlik sistemini hayvanın doğumundan kesime kadar AB’nin koşullarına uygun hale getirmesi gerekse bile, yeni sistem kapsamında doğan hayvanların yetişip kesilmesine kadar ihracatın başlaması mümkün görünmüyor. AB, 3 Eylül’den itibaren Brezilya’nın sığır eti, kanatlı eti ve diğer bazı hayvansal ürünlerine yönelik ithalatı askıya almıştı. Brezilya’nın 2026/27 dönemi için 10 bin tonluk Hilton kotası bulunuyor. Bunun 8.951 tonu AB’ye, 1.049 tonu ise Birleşik Krallık’a ayrılıyor. Brezilyalı ihracatçılar askıya alma öncesinde temmuz-ağustos döneminde 6.767 ton sevk ederek kendi Hilton kotalarının %76’sını kullandı; buna rağmen AB’ye gitmesi planlanan 2 bin tondan fazla miktarın kullanılmadan kalacağı belirtiliyor. Uruguay kaynağında, yeni düzenlemenin 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girmesi halinde kotanın mevcut Hilton miktarının iki katından fazlasına çıkabileceği ve besi işletmelerinden gelen hayvanlar için sınırlama bulunmayabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte kota paylaşımı hâlâ müzakere aşamasında. Kaynak, Uruguay’ın yüksek miktarda ihracat yapmasının ve özellikle soğutulmuş et tedarikinde öne çıkmasının görüşmelerdeki ağırlığını artırabileceğini değerlendiriyor.

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, Piyasa Durgunlaştı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, Piyasa Durgunlaştı

Brezilya’da soya fiyatları 30 Eylül Çarşamba günü geriledi. Fiziksel piyasada işlemlerin sınırlı kaldığı ve alıcılarla üreticilerin piyasadan uzak durduğu bildirildi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, fiyat düşüşüne rağmen primlerde belirgin bir hareket yaşanmadığını, doların da daha sert gerilediğini belirtti. Bu görünüm, Brezilya’daki soya piyasasında likiditenin zayıflamasına yol açtı. Fiyatlardaki düşüş, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) ayarlamayı izledi. Kasım 2026 vadeli soya sözleşmesi %0,36 düşerek 12,88¼ dolar/bushel seviyesinde kapandı. Ocak 2027 vadeli sözleşme de %0,26 geriledi. Soya küspesinde aralık 2026 vadeli sözleşme %0,58, soya yağında aynı vadeli sözleşme %0,11 değer kaybetti. ABD Tarım Bakanlığının (USDA) raporuna göre, ABD’nin 1 Eylül itibarıyla soya stokları yaklaşık 8,57 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu seviye, piyasanın yaklaşık 8,79 milyon tonluk beklentisinin altında kaldı. Buna karşın, son işlemlerde Çin’in ABD soya talebine ilişkin beklentilerin azalması fiyatlar üzerinde etkili oldu. Brezilya’daki fiziksel piyasa fiyatları da birçok merkezde düşerken, Dourados ve Rio Verde’de gün içindeki referanslar değişmedi.

ABD’de Mısır Stokları Beklentileri Aştı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Mısır Stokları Beklentileri Aştı

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) çeyreklik Tahıl Stokları raporunda, mısır stokları beklentilerin üzerinde açıklandı. Stokların 2,095 milyar bushel, yani yaklaşık 53,2 milyon ton olduğu tahmin edildi. Bu miktar, 1 Eylül 2025’e göre %35 artışa ve son Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporundaki dönem sonu tahmininin yaklaşık 4,4 milyon ton üzerine işaret etti. Zaner Ag Hedge’den Ted Seifried, sürprizin geçen yılki mısır üretiminin yaklaşık 1,45 milyon ton aşağı yönlü revize edilmesine rağmen ortaya çıktığını belirtti. Seifried’e göre çeyreklik tüketim, beklentilerin altında kaldı ve önceki yılın aynı döneminin yalnızca yaklaşık 2,5 milyon ton üzerinde gerçekleşti. Daha küçük hasatla birlikte stok verisinin, üreticilerin hasat sırasında satış yapma baskısını azaltabileceği ifade edildi.

Brezilya ve ABD, Tarifeler İçin Özel Müzakere Grubu Kurdu
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya ve ABD, Tarifeler İçin Özel Müzakere Grubu Kurdu

Brezilya ve ABD hükümetleri, Washington’ın Brezilya ürünlerine uyguladığı tarifeler ile diğer ticari engelleri görüşmek üzere özel bir çalışma grubu kurma kararı aldı. Anlaşma, Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira ve Brezilya Kalkınma, Sanayi, Ticaret ve Hizmetler Bakanı Márcio Elias Rosa’nın, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile Milwaukee, Wisconsin’de yaptığı görüşmenin ardından 30 Eylül’de duyuruldu. Görüşme, 20 Grubu (G20) ticaret bakanları toplantısı kapsamında gerçekleştirildi. Brezilya hükümetine göre çalışma grubu, iki ülke arasındaki tarife dışı engellerin yanı sıra tarifeleri de ele alacak ve olası çözüm seçeneklerini değerlendirecek. ABD yönetiminin önümüzdeki haftalarda müzakerelerin kapsamını belirlemeye yönelik bir öneri belgesi göndermesi bekleniyor. Bu belgenin ardından çalışma grubunun ele alacağı başlıklar ve olası uzlaşma alanları netleşecek. Görüşmeler, ABD’nin temmuz ayında belirli Brezilya ürünlerine Seçim 301 kapsamında %25 ek tarife açıklamasının ardından yürütülüyor. Ayrıca ABD’nin zorla çalıştırmayla bağlantılı politikasında yer alan ülkelerden ithalata %10 veya %12,5 ek tarife uygulanıyor. Brezilya hükümeti, iki önlemin ülkenin ihracatının bir bölümünü kapsadığını bildirdi. Taraflar, mevcut engellerin aşılması ve iki ülkenin şirketleri ile üretici sektörleri için fırsatların genişletilmesi amacıyla diyalog ve müzakereyi sürdürme iradesi açıkladı.

Yabani Domatesler Islahta Tat Özelliklerini Geri Kazandırabilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Yabani Domatesler Islahta Tat Özelliklerini Geri Kazandırabilir

Domatesin yabani akrabaları, modern çeşitlerde kısmen veya tamamen kaybolan tat ve renk özelliklerinin yeniden kazandırılması için genetik kaynak sağlayabilir. Islah sürecinde bitkinin genetik çeşitliliğinin azalması, bazı tat bileşenlerinin yetiştirilen domateslerden silinmesine yol açtı. Yabani türlerde ise yüksek likopen içeriği ve farklı şeker biriktirme biçimleri gibi özellikler korunuyor. Boyce Thompson Institute (BTI) araştırmacıları, yetiştirilen domates ile üç yabani akrabasının gen faaliyetlerini meyvenin farklı dokularında ve gelişme ile olgunlaşma aşamalarında karşılaştırdı. Solanum pennellii ve Solanum neorickii gibi bazı yabani türlerin meyveleri kırmızıya dönmezken, farklı genetik özellikler meyve rengini, tatlılığı, acılığı ve aromayı etkiliyor. Genome Biology dergisinde yayımlanan çalışma, bu özelliklerin arkasındaki genetik düzenleyici mekanizmaları haritalandırdı. Araştırmacılar, bir genin yakınındaki DNA değişiklikleriyle genomun başka bölgelerindeki farklılıkların gen faaliyetini etkileyebildiğini belirledi. Bu ayrım, yetiştirilen domateslerin özelliklerini geliştirmeyi amaçlayan ıslah çalışmalarına genetik temel sağlayabilir.

Arjantin’de Sığır Arzındaki Daralma Kesimhaneleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Sığır Arzındaki Daralma Kesimhaneleri Zorluyor

Arjantin’de sığır arzının azalması, kesimhane sektöründe işletmeler arasındaki farkı belirginleştiriyor. Ocak-ağustos döneminde sığır kesimi 8,13 milyon başta kaldı; bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %10 daha düşük ve 2014’ten bu yana söz konusu dönemler için en düşük düzey oldu. Rosgan Ganadero’nun son raporuna göre, Hilton Kotası kapsamında ihracat payı bulunan 44 şirketin kesimi yıllık bazda %4 artarak 3,19 milyon başa ulaştı. Buna karşılık, sektörün geri kalanında işlenen hayvan sayısı %17 düşerek 4,94 milyona geriledi. Böylece ihracata çalışan işletmeler faaliyetlerini korurken, iç pazara daha fazla bağlı şirketler daha sert bir daralmayla karşılaştı. Farklılaşma fiyatlarda da görülüyor. Ağustos ayında Arjantin sığır etinin ortalama ihracat fiyatı ton başına 5.556 ABD dolarına yükselerek bir yıl önceki seviyenin %26 üzerine çıktı. İç piyasada ise tezgâh fiyatlarının beş aydır önemli bir artış göstermediği ve enflasyonun gerisinde kaldığı belirtildi. İlk sekiz ayda üretilen etin ihracata ayrılan payı %30’a çıkarken, bu oran bir yıl önce %25,8’di. Rosgan, sınırlı hayvan arzı ile güçlü dış talebin ihracatın üretimdeki payını artıracağını ve sektörün altyapı ile düzenlemelerini yeniden değerlendirmesi gerekeceğini bildirdi.

Tarladan Sağlığa Uzanan İş Birlikleri Geleceği Şekillendirebilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Tarladan Sağlığa Uzanan İş Birlikleri Geleceği Şekillendirebilir

Macaristan’daki Magyar Agrár- és Élettudományi Egyetem (MATE) bünyesinde tarım, gıda üretimi ve sağlık arasındaki ilişkiyi birlikte ele alan yeni araştırma ve iş birliği yaklaşımı öne çıkarıldı. Üniversiteden Káposztás Zsolt, üretimin nasıl yapıldığı ve gıdanın nasıl işlendiğinin insan sağlığı üzerinde etkili olabileceğini belirterek, “tarladan sofraya” anlayışının bazı alanlarda “tarladan sağlığa” yaklaşımıyla genişletilmesini savundu. Bu yaklaşım, gıdanın bileşimi ve kalitesinin yaşam kalitesi, metabolizma, bağışıklık sistemi ve bazı hastalıkların oluşma riskiyle olası ilişkilerini de incelemeyi kapsıyor. Araştırmada öne çıkan alanlardan biri, beslenmeden etkilenebilen bağırsak mikrobiyomu. Bu kapsamda MATE’nin Gıda Bilimi ve Teknolojisi Enstitüsü ile ortak bir çalışma grubu kuruldu. Çalışma grubunun hedefi yalnızca bilimsel sonuç üretmek değil, bu bulguların günlük yaşamda kullanılabilecek çözümlere nasıl dönüştürülebileceğini araştırmak. Káposztás, üniversitelerin bunun için sanayi ve hükümet iş birlikleri kurması gerektiğini ifade etti. Aynı kapsamda, yerli uzmanlar ile Bostonlu mühendislerin birlikte geliştirdiği cerrahi navigasyon sistemi de uygulamaya dönük ortak çalışmalara örnek gösterildi.

Mısır’da Çöl Tarımında Özel Sektör Katılımı Görüşüldü
Görsel kaynağı: Daily News Egypt · Özgün haber

Mısır’da Çöl Tarımında Özel Sektör Katılımı Görüşüldü

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, özel sektörün tarımsal yatay genişleme projelerine katılımını artırma yollarını görüşmek üzere Çöl Arazi Geliştirme ve Islah Odası yönetimiyle bir araya geldi. Mısır Sanayi Federasyonu’ndaki toplantıda sektörün temel sorunları, tarımsal arazi ıslahını geliştirmeye yönelik öneriler ve yatırımcıların karşılaştığı engeller ele alındı. Görüşmelerde tarımsal ihracatın artırılması, Mısır ürünleri için yeni pazarlar açılması ve çöl bölgelerindeki tarımsal yatırımların talepleri ile zorlukları değerlendirildi. Toplantıya Tarım Bakan Yardımcısı Mostafa El-Sayyad, Çöl Araştırma Merkezi Başkanı Hossam Shawky ve odaya bağlı şirketlerle yatırım faaliyetlerinin temsilcileri katıldı. Katılımcılar ayrıca tarımsal operasyonlarda, arazi ve ürünlerin izlenmesinde modern teknolojilerin kullanımını ve yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanılmasını görüştü. Farouk, yatırımcılara teknik ve yayım desteği sağlamak için oda ile Çöl Araştırma Merkezi arasındaki koordinasyonun sürdürülmesini istedi. Toprak ve su arıtımında güncel bilimsel araştırmaların uygulanmasını da talep eden Farouk, bu çalışmaların engelleri kaldıracağını, çöl arazilerinin kullanım verimliliğini ve ekonomik getiriyi artıracağını söyledi. Bakan, devletin özel sektöre destek verme taahhüdünü vurgularken, bakanlığın yerli ve yabancı yatırımı teşvik ederek gıda güvenliğine ve tarımsal ihracata katkı sağlayan stratejik projeleri genişletmeye önem verdiğini belirtti.