ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 43

İspanya’da Tütün Üretimi Yeni Kısıtlama Endişesiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Tütün Üretimi Yeni Kısıtlama Endişesiyle Karşı Karşıya

İspanya’da tütün yaprağı üretimi, özellikle Extremadura’daki kırsal bölgeler için önemli bir ekonomik dayanak olmayı sürdürürken, sektörde yeni kısıtlamaların geleceğe yönelik endişe yaratacağı belirtiliyor. Üreticiler ve yerel yöneticiler, sigara tüketiminin sona erdirilmesi hedefini desteklediklerini ancak tütün yaprağı üretimiyle tütün ürünlerinin tüketiminin birbirinden ayrılması gerektiğini savunuyor. Sektör temsilcilerine göre bölgede tütünün yerine kısa sürede konulabilecek başka bir tarımsal ürün bulunmuyor. İspanya, Avrupa’nın ikinci büyük tütün üreticisi konumunda. Ülke üretiminin %98’i Extremadura’dan geliyor; bu miktar Avrupa Birliği üretiminin %19’una karşılık geliyor. Üretim La Vera, Campo Arañuelo ve Valle del Tiétar çevresinde yoğunlaşıyor. Extremadura, ürettiği tütünün %74’ünü ihraç ediyor ve dış satışlardan 70 milyon avronun üzerinde gelir elde ediyor. Sektörün bölgesel gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı 91 milyon avro olarak verilirken, tarımsal doğrudan istihdam 1.900 kişi, dolaylı faaliyetlerle birlikte toplam istihdam ise yaklaşık 20 bin kişi seviyesinde bulunuyor. Yaklaşık 3 bin aile ve 1.900 işletme de bu ekonomik yapıdan geçiniyor. Üretimin yoğunlaştığı yerleşimlerde tütünün ağırlığı daha da belirgin. Yaklaşık 3 bin nüfuslu Losar de la Vera’da tütünün kasaba gelirindeki payı %80 ile 85 arasında. Talayuela’da ise yaklaşık 3 bin aile sektöre bağlı ve nüfusun %28’ini tütün alanında çalışan göçmenler oluşturuyor. Belediye başkanları, üretimin sona ermesi halinde iş kaybı, göç ve hizmetlerin kapanmasıyla karşı karşıya kalınacağını belirterek, yeni ürünlere geçişin bir, iki hatta beş yıl içinde tamamlanamayacağını ifade ediyor. Tütün yaprağının işlenmesi de bölgedeki ekonomik zincirin önemli bir parçası. Coolosar kooperatifi yılda 2 milyon kilogram kuru yaprak satıyor. Yaprak, yeşil halde teslim alındıktan sonra sekiz gün boyunca, sıcaklığın 71 dereceye kadar çıktığı kurutma konteynerlerinde işleniyor; kullanılan ısı biyokütle kazanlarından sağlanıyor. Kamu şirketi Cetarsa ise yılda yaklaşık 17 milyon kilogram yaprak işliyor ve İspanya tütününün %80’ini gerçekleştiriyor. Talayuela’daki tesis günde 200 kilogramlık 1.400 kasa işliyor; partilerin etiketlenmesi ve yetkililere bildirilmesiyle izlenebilirlik sağlanıyor. Philip Morris International, 1992’den bu yana Extremadura’dan kesintisiz yaprak alıyor ve son 10 yılda bölgeye 230 milyon avro yatırım yaptı. Şirket 2025’te bölge yaprağını ısıtılmış tütün ürünlerinde kullanım için sertifikalandırdı. Şirketin dumansız ürünleri küresel net gelirlerinin %43’ünü oluştururken, sektör bu dönüşümün geleneksel üretim bölgelerinin ekonomik rolünü koruyacak düzenlemelerle yürütülmesini istiyor.

El Niño'nun Endonezya'da Pirinç Üretimine Etkisi Ağırlaşıyor
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

El Niño'nun Endonezya'da Pirinç Üretimine Etkisi Ağırlaşıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya İstatistik Kurumu (BPS), 2026'da yaşanan uzun süreli kuraklığın pirinç üretimi üzerindeki etkisinin 2023'teki El Niño dönemine göre ağırlaştığını bildirdi. Ağustos 2026'da, Kerangka Sampel Area (KSA) gözleminde pirinç ekim alanlarının standing crop olarak tanımlanan ekili alan aşamasındaki oranı %28,07 oldu. Bu oran, 2023'teki %29,79'un altında kaldı. BPS'ye göre bu gerileme, hasat öncesi gelişim aşamalarındaki ekili alanın daraldığına işaret ediyor. Ağustos ayında padi hasat alanı 1,08 milyon hektara, gabah üretimi 5,46 milyon tona ve pirinç üretimi 3,15 milyon tona indi. Söz konusu değerler, geçen yılın aynı ayına göre sırasıyla %2,83, %2,94 ve %2,90 düşüş anlamına geldi. Bununla birlikte ocak-ağustos döneminde padi hasat alanı geçen yılın aynı dönemine göre %0,11 artarak 8,32 milyon hektara ulaştı. BPS, El Niño'nun etkisinin sürmesi halinde eylül-kasım döneminde hasat alanının %12,97, gabah üretiminin %11,96 ve pirinç üretiminin %11,95 gerileyebileceğini öngördü.

Endonezya'da Çiftlikte Tavuk Fiyatı Maliyetin Altına İndi
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Çiftlikte Tavuk Fiyatı Maliyetin Altına İndi

Endonezya'da çiftlikte satılan canlı tavuk fiyatı kilogram başına 21.000-22.000 rupiye geriledi. Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), bu seviyenin etlik piliç üretim maliyetinin altında kaldığını açıkladı. Üretim maliyeti 23.000-23.500 rupi/kilogram aralığına yükselirken, üreticiler satış fiyatıyla maliyet arasındaki fark nedeniyle zorlanıyor. Permindo temsilcisi Asep Saepudin'e göre yem fiyatı, 7-21 günlük civcivler için kilogram başına 9.400 rupinin üzerine çıktı. Normal seviyenin 8.000-8.500 rupi olduğu belirtildi. Yem maliyetindeki artışta, birçok bölgede kilogram fiyatı 8.000 rupiyi aşan mısırın yanı sıra diğer yem hammaddelerinin arz koşulları etkili oldu. Bir günlük civciv (DOC) fiyatı da daha önceki 6.000 rupi seviyesinden 7.500-8.500 rupiye yükseldi. Tavuk talebinin görece istikrarlı olduğu, ancak bazı bölgelerdeki fazla stok nedeniyle alıcıların daha fazla seçeneğe sahip olduğu ve fiyatları baskıladığı aktarıldı. Permindo, yem hammaddesi fiyatlarının düşürülmesini, DOC fiyatının 5.500-6.000 rupide belirlenmesini ve canlı tavuk satış referans fiyatının 27.000 rupi/kilograma çıkarılmasını istedi.

ABD’ye 1916’da Getirilen Asya Uğur Böceği İstilacı Türe Dönüştü
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber

ABD’ye 1916’da Getirilen Asya Uğur Böceği İstilacı Türe Dönüştü

Gökkuşağı renkli Asya uğur böceği (Harmonia axyridis), tarımsal zararlılarla mücadele amacıyla 1916’da Asya’dan ABD’ye getirildi. Yaprak bitleri ve kabuklu bitler gibi zararlıları kontrol etmesi beklenen tür, aradan geçen sürede istilacı bir türe dönüştü. Başlangıçta kimyasal böcek ilaçlarına umut verici bir alternatif olarak görülen biyolojik mücadele girişimi, beklenmeyen sonuçlar doğurdu. Tür, yerli böceklerle rekabet ediyor ve zaman zaman insanların evlerine giriyor.

ABD’de USDA’nın Mısır ve Soya Tahminlerine İhtiyat Çağrısı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de USDA’nın Mısır ve Soya Tahminlerine İhtiyat Çağrısı

ABD’de tarım fonlarının, ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı olumsuz raporun ardından Chicago’da mısır ve soya fiyatlarında sert satışlara yöneldiği bildirildi. Ancak ABD’li AgResource danışmanlığından Dan Basse ve Ben Buckner, bu tepkinin abartılı olduğunu ve her iki ürünün temel görünümünün hâlâ yükseliş yönünde bulunduğunu savundu. USDA’nın ABD’nin 2025/26 mısır dönemi son stok tahminini 4,40 milyon ton artırması piyasayı şaşırttı. AgResource analistlerine göre bu değişiklik, küresel arz-talep dengesi hâlâ sıkı olduğu için dünya ölçeğinde belirleyici değil. Analistler, rakamlardaki farklılığın 31 Ağustos’taki sezon kapanışından önce Arkansas, Louisiana ve Mississippi’de erken hasat edilen mısırın hesaplamalara dâhil edilmesinden kaynaklandığını ileri sürdü. ABD’nin başlıca üretim bölgelerinde 1 Ağustos-1 Ekim arasında normalin çok üzerinde yağışlar kaydedildi. Şiddetli yağışlar ve yüksek sıcaklıklar, soya tanelerinde hasar ve yüksek nem nedeniyle teslim alma sorunlarına yol açarken, mısır üretimi ve tedarik zincirinde de aksamalara neden oldu. Iowa, Nebraska, Wisconsin ve kuzey Illinois’teki doygun topraklarda makinelerin yeniden çalışabilmesi için en az bir hafta yağışsız hava gerekiyor. Ulusal ölçekte hasadın %10’undan azı tamamlandığından, AgResource USDA’nın ilerleyen dönemde soya ve mısır tahminlerini aşağı çekmesini bekliyor.

Fratti: Uruguay Hayvancılıkta Tarihî Fiyatlara Ulaştı
Görsel kaynağı: Teledoce · Özgün haber

Fratti: Uruguay Hayvancılıkta Tarihî Fiyatlara Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti, Cerro Largo’daki 2026 Expo Melo’da ülke hayvancılığının daha önce görülmemiş fiyat seviyelerine ulaştığını söyledi. Fratti, Uruguay’ın son bir yılda sığır etini Avustralya’dan daha yüksek fiyata sattığını belirterek, mevcut seviyeyi korumanın sektörün temel sınavı olduğunu ifade etti. Fratti’ye göre yüksek fiyatlar yalnızca etin niteliğinden kaynaklanmıyor. Siyasi ve hukuki istikrar, hayvan refahı, ilaçların kullanımı ve yönetimi, zorla çalıştırmanın bulunmaması ile kırsal işçiler için sekiz saatlik çalışma günü de Uruguay ürününün değerinde etkili oluyor. Bakan, yüksek gelirli ülkelerin bu koşulları talep etmeyi sürdüreceğini söyledi. Bakan ayrıca yurt dışı temaslarını savunarak Endonezya’nın Uruguay’dan narenciye, soya ve insan tüketimine yönelik buğday alımına pazar açtığını açıkladı. Hindistan’ın Montevideo’daki yeni büyükelçiliğine de değinen Fratti, büyükelçinin göreve başladıktan sonra Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığını ziyaret ettiğini aktardı. Fratti, yıl sonundan önce bir ülkenin Uruguay’da gübre fabrikası kurma önerisini hükümete sunacağını da söyledi. Bu beklentiyi, jeopolitik düzensizlik ve yükselen petrol fiyatlarının tarım girdileri açısından önem kazandığı bir dönemde değerlendirdi.

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı

Arjantin toptan gübre piyasasında üre fiyatı ton başına 610-620 dolar aralığına yükselerek ithalat paritesine ulaştı. IF Ingeniería en Fertilizantes’in raporuna göre, eylül ayındaki güçlü hareketliliğin ardından granül üre ithalatı yavaşladı ve piyasa, Çin’in yeni ihracat kotalarının etkisiyle beklemeye geçti. İthalat referansı ise ton başına 515-535 dolar CFR aralığında kaldı. Çin hükümetinin dördüncü üre ihracat kotası tahsislerini onaylaması, uluslararası piyasada Avrupa, Amerika kıtası ve Asya’daki alıcıların pozisyonlarını zayıflattı. Amerika Birleşik Devletleri’nin NOLA bölgesinde fiziksel üre mavnalarının fiyatı ton başına 474-490 dolara geriledi. Rapora göre, önümüzdeki dönemde Hindistan’ın düzenleyeceği ihalenin sonucu piyasanın yönü açısından belirleyici olabilir. Arjantin’deki talep, hafta ortasında uluslararası piyasanın aşağı yönlü hareket etmesiyle geri çekildi. Bu nedenle fiyatlar 620 doların üzerine yerleşemedi. Danışmanlık, erken ekilecek mısır için bekleyen ihtiyacın karşılanmasını, kalan alımların ise uluslararası düzeltmenin yerel piyasaya yansıması beklenerek kademeli yapılmasını önerdi. Fosfatlı gübrelerde de toplu alımların durduğu bildirildi. İthalatçılar depolardan sınırlı ihtiyaçlarını ton başına yaklaşık 880 dolar CFR seviyesinde karşılarken, ithalat referansı 865-880 dolar aralığında kaldı. Toptan piyasada MAP ve DAP fiyatları 970-1000 dolar/ton seviyesinde ve ithalat paritesinde bulunuyor; ancak bu değerlerin, ithalat ilgisi olmadığı için teorik olduğu belirtildi. Bazı ithalatçılarda stok yenileme eksikliği nedeniyle DAP ve MAP arzının azalmaya başladığı, başka kaynaklarda ise ürün bulunabildiği aktarıldı.

360 Food Syria Fuarı Şam’da İhracat Görüşmeleriyle Sona Erdi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

360 Food Syria Fuarı Şam’da İhracat Görüşmeleriyle Sona Erdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Şam’da düzenlenen 360 Food Syria gıda sanayileri fuarı, üç günlük etkinliğin ardından sona erdi. Evex Events ve Pyramids Group tarafından düzenlenen fuarın son gününde katılımcılar arasında çeşitli mutabakatlar imzalanırken, yurt dışından gelen tüccarlar Suriye ürünlerini ve fuara katılan şirketleri inceledi. Etkinliğe 18 ülkeden 120 yerel, Arap ve yabancı şirket katıldı. Fuarın, Suriye ürünlerinin dış pazarlara ihracatı için yeni ticari bağlantılar ve olanaklar oluşturduğu belirtildi. Etkinlikte tarımsal üretim girdileri, modern tarım teknolojileri, gıda işleme, paketleme, ambalajlama, nihai ürünler ile pazarlama ve dağıtım zincirleri bir araya getirildi. Fuara katılanlar, gıda makineleri, üretim hatları ve ekipmanların Suriye’de geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltabileceğini ifade etti. Yerel üreticiler ise yüksek vergiler ve gümrük ücretlerinin yanı sıra otomasyon, mekanik ve elektrik alanlarında uzman personel eksikliğinin sektörün genişlemesini zorlaştırdığını aktardı. SANA’nın fuardaki katılımcı açıklamalarına dayandırdığı bilgilere göre, Suriye’de üretilen bazı makineler ve ekipmanlar Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Irak ve bazı Körfez ülkelerindeki pazarlara ulaştı. Katılımcılar, yerel üretimin yalnızca iç talebi karşılamakla kalmayıp ekipman ve gıda ürünleri ihracatını da genişletebileceğini belirtti. Restoran ve otel ekipmanları alanında şiş kebap ızgaraları, mayonez mikserleri, hamur yoğurma makineleri, kokteyl mikserleri, dondurma, patlamış mısır ve pamuk şeker makineleri gibi ürünlerin üretildiği aktarıldı.

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Politikası Fonlarının Korunmasını İstedi

Bulgaristan’ın da aralarında bulunduğu 17 Avrupa Birliği (AB) ülkesi, gelecek uzun vadeli bütçede Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyum politikasına ayrılan finansmanın korunmasını istedi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan tarafından koordine edilen girişim kapsamında yayımlanan ortak mektupta, yeni Avrupa önceliklerinin tarım ve daha az gelişmiş bölgelerin finansmanı pahasına karşılanmaması gerektiği belirtildi. 2 Ekim tarihli mektuba göre OTP ve uyum politikası, ülkeler ile bölgeler arasındaki yakınlaşmayı, tek pazarı, kırsal ve daha az gelişmiş bölgeleri ve Avrupa’nın gıda güvenliğini destekliyor. İmzacılar, Avrupa Komisyonunun gelecek mali çerçeve önerisinin toplam bütçe büyüse bile bu iki politika için reel anlamda daha az kaynak öngördüğünü savundu. Güvenlik, savunma, rekabet gücü, bağlantı, enerji güvenliği ve dayanıklılık için daha fazla finansman gerektiğini kabul eden ülkeler, bunun tarım ve uyum politikalarından para aktarılmasıyla değil, ek kaynaklarla karşılanmasını istedi. Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Finlandiya ise dört gün önce yayımladıkları ortak mektupta, Avrupa Komisyonunun yaklaşık 2 trilyon avroluk bütçe teklifinin birkaç yüz milyar avro azaltılmasını talep etti. Bu ülkeler tüm harcama kalemlerinde kesinti yapılmasını ve kaynakların daha büyük bölümünün güvenlik, savunma, rekabet gücü, inovasyon ve düzensiz göçle mücadeleye yönlendirilmesini savunuyor. 2028-2034 dönemi bütçesinin yürürlüğe girmesi için 27 üye ülkenin oybirliğiyle karar vermesi ve Avrupa Parlamentosunun onayı gerekiyor.

Şili’de Canlı Toprak Temelli Tarım Yaklaşımı Öne Çıkarılıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Canlı Toprak Temelli Tarım Yaklaşımı Öne Çıkarılıyor

Portal Agro Chile’de yayımlanan reportaj, tarımda sentetik kimyasallara ve yapay gübrelere dayalı üretim modelinin sorgulandığını, toprağın biyolojik dengesini yeniden kurmaya odaklanan yaklaşımların öne çıktığını aktarıyor. Yazıya göre aşırı gübre kullanımı toprak yorgunluğu, su kirliliği ve çiftçiler için öngörülemeyen maliyetlerle ilişkilendiriliyor. Reportaj, Avrupa Birliği’nin 2030’a kadar kimyasal kullanımını %20 azaltmayı hedeflediğini ve Birleşmiş Milletler ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün aşırı tarımsal kimyasal kullanımının ekosistemlere zarar verdiği yönündeki uyarılarını aktarıyor. Ayrıca küresel organik tarım alanının yaklaşık 80 milyon hektara yaklaştığı belirtiliyor. Şilili aile şirketi Vermis ise canlı organizmaların faaliyetinden yararlanarak doğal gübreler ürettiğini ve bu ürünlerin toprağın verimliliğini, bitkilerin su kullanımını ve iklim koşullarına dayanıklılığını desteklediğini savunuyor. Şirketin Genel Müdürü Christian Velazquez, doğal süreçlerle yüksek verim elde edilebileceğini öne sürüyor.

17 AB Liderinden 2028-2034 Bütçesinde Tarım Desteği Çağrısı
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Liderinden 2028-2034 Bütçesinde Tarım Desteği Çağrısı

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de aralarında bulunduğu 17 Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke lideri, yeni bütçede çiftçilere yönelik finansmanın korunması için ortak girişimde bulundu. Liderler, mektubu İrlanda başkanlığına göndererek uyum politikasına ve Ortak Tarım Politikasına (OTP) ayrılan kaynakların korunmasını istedi. Mektupta ayrıca ulusal iadelerin kaldırılması ve NextGenerationEU kredisi için daha yavaş bir geri ödeme takvimi talep edildi. Liderlere göre bu düzenlemeler, bütçede tarım ve uyum politikalarının yanı sıra Avrupa’nın karşı karşıya olduğu güvenlik, savunma, rekabet gücü, bağlantısallık, enerji güvenliği ve dayanıklılık gibi yeni zorluklara kaynak ayrılmasına imkân sağlayacak. Liderler, OTP ile uyum politikasının üye ülkeler ve bölgeler arasındaki yakınsamayı desteklediğini, tek pazarı güçlendirdiğini ve kırsal alanlarla daha az gelişmiş bölgelere katkı sunduğunu belirtti. Bu politikaların Avrupa’nın rekabet gücü ve gıda güvenliği açısından da önem taşıdığını ifade eden liderler, Komisyonun mevcut önerisinde reel olarak zaten kesintiler bulunduğunu savundu. Onlara göre yeni bir azaltma, AB bütçesini güçlendirmek yerine zayıflatacak ve Avrupa projesine yönelik kamu desteğini riske atacaktı. Girişim, AB’nin 2028-2034 dönemini kapsayacak Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki müzakerelerin kritik aşamaya girdiği bir dönemde geldi. Mektubu Bulgaristan, Kıbrıs, Hırvatistan, Estonya, Yunanistan, İtalya, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Portekiz, Çekya, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya ve Macaristan liderleri imzaladı.

Kıbrıs’ta Birincil Sektör İçin Finansman Aracı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Dialogos · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Birincil Sektör İçin Finansman Aracı Planlanıyor

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Christos Senekis, birincil sektör için yeni bir finansman aracı oluşturulmasını planladıklarını açıkladı. Agros’ta düzenlenen “Kırsal Alanda Kadının Katkısı” etkinliğinde yapılan açıklamaya göre araç, üreticilerin finansmana erişimini kolaylaştırmayı ve tarım ile kırsal alandaki yeni yatırımları desteklemeyi amaçlıyor. Bakanlık, aracın ayrıntıları ve uygulama takvimi hakkında bilgi vermedi. Senekis, 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) tasarımı için 8 Ekim’de tarım dünyasıyla geniş kapsamlı bir istişare başlatılacağını da bildirdi. Sürece kırsal kadınların katılması, deneyim ve ihtiyaçlarının gelecek politikaların hazırlanmasına yansıtılması planlanıyor. Bakan, üreticilerin, gençlerin ve kadınların görüşlerinin Kıbrıs kırsalının ihtiyaçlarına yanıt verecek politikalara dahil edilmesini hedeflediklerini belirtti. Birincil sektördeki yatırım başvurularına ilişkin veriler de açıklamanın başlıkları arasında yer aldı. Büyük Yatırım Tedbiri kapsamında 1.200’den fazla başvuru yapıldığı, talep edilen toplam tutarın 200 milyon avroya yaklaştığı belirtildi. Genç Çiftçilerin İlk Yerleşimi programına ise 267 başvuru sunuldu. Senekis, bu sayıların sektördeki zorluklara rağmen yeni yatırımlara ve yenilenmeye yönelik ilginin sürdüğünü gösterdiğini söyledi. Kıbrıs’ın 2023-2027 dönemi OTP Stratejik Planı’nın toplam bütçesi 454 milyon avro. Bu bütçeyle yatırımlar, tarım işletmelerinin modernizasyonu ve gençlerin sektöre girişi destekleniyor. LEADER programında da kadınların tarım turizmi ve ev tipi üretim faaliyetlerine katılımına ek puan veriliyor.

Şili’de Meyvecilikte Rejeneratif Tarım Toprak ve Su Yönetimini Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Şili’de Meyvecilikte Rejeneratif Tarım Toprak ve Su Yönetimini Öne Çıkarıyor

Şili’de yayımlanan bir reportaj, rejeneratif tarımın özellikle meyvecilikte toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik, su döngüsü ve kaynakların verimli kullanımı üzerinden ele alındığını aktarıyor. Yaklaşım, bir ürünü başka bir ürünle değiştirmekten çok, toprak, su, mikroorganizmalar, kökler, bitkiler ve tarımsal yönetim arasındaki ilişkileri birlikte değerlendirmeyi öngörüyor. Bu çerçevede toprak mikrobiyomu, besinlerin kullanılabilirliği, toprak yapısı ve su ile karbon döngüleri açısından merkezi bir başlık olarak öne çıkıyor. Toprağın yalnızca bitkileri taşıyan fiziksel bir ortam olmadığı; bakteriler, mantarlar ve diğer mikroorganizmaların kök gelişimi, besin döngüsü ve toprağın biyolojik işleyişinde rol oynadığı belirtiliyor. Rejeneratif yaklaşım, gübrelemeyi yalnızca toprağa besin eklemek olarak değil, bu besinlerin dolaşımını ve bitkiler için kullanılabilirliğini destekleyen süreçleri güçlendirmek olarak ele alıyor. Yaklaşım, Şili’deki su açığı nedeniyle meyvecilik açısından da önem taşıyor. Toprak yapısının, biyolojik faaliyetin ve organik maddenin uygun olması, suyun toprağa sızmasına, tutulmasına ve bitkilerin kullanımına sunulmasına yardımcı olabilir. Ancak reportajda, hiçbir uygulamanın su bulunabilirliği sorununu tek başına çözemeyeceği özellikle belirtiliyor. İklim koşulları, toprak türü, yetiştirilen ürün, sulama sistemi ve işletme yönetimi, alınacak sonuçları belirleyen unsurlar arasında sıralanıyor. Rejeneratif tarımın ekonomik etkileri de kesinleşmiş sonuçlar olarak sunulmuyor. Belirli girdilere bağımlılığın azaltılması, su kullanımında verimliliğin artırılması ve toprağın iyileştirilmesi işletme maliyetlerini ve üretim istikrarını etkileyebilir. Bununla birlikte sonuçların ürüne, toprağa, iklime, uygulamalara ve geçiş süresine göre değişebileceği aktarılıyor. Bu nedenle verim, meyve kalitesi, maliyet, su tüketimi, toprak verimliliği ve üretim istikrarının birden fazla sezon boyunca izlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Reportajda, biyolojik üretim ve rejeneratif tarım alanında çalışan Şili şirketi Terragénesis’in deneyimine de yer veriliyor. Şirketin metodolojisinde, yerli mikroorganizmaları teşvik eden bileşiklerle besinlerin kullanılabilirliğini ve toprak biyolojik faaliyetini artırma hedefi öne çıkıyor. Gübre kullanımındaki azalma ve su verimliliğindeki iyileşmelere ilişkin sonuçların şirket tarafından açıklandığı, bu verilerin her işletmenin ürün, toprak ve yönetim koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği kaydediliyor. Kaynağa göre yaklaşımın başarısı, sahada izlenebilir göstergelerle doğrulanabilmesine bağlı.

Daha Fazla Çiftçinin Dronlardan Yararlanması Hedefleniyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Daha Fazla Çiftçinin Dronlardan Yararlanması Hedefleniyor

Tarımda insansız hava araçları, yani dronlar, giderek daha yaygın kullanılan araçlara dönüşüyor. Bununla birlikte dron teknolojisinin birçok çiftçi için hâlâ kullanılması ve benimsenmesi zor bir araç olduğu belirtiliyor. Hushållningssällskapet ile Tönnersjö fidanlığı, dron teknolojisini çiftçiler için daha erişilebilir hâle getirmeyi hedefliyor. Çalışmayla ayrıca gelecek nesil çiftçilerin bu teknolojiye ilgisinin artırılması amaçlanıyor.

Brezilya’da Toptan Limon Fiyatı Dört Ayda %374 Arttı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Toptan Limon Fiyatı Dört Ayda %374 Arttı

Brezilya’nın São Paulo kentindeki Ceagesp toptan satış merkezinde limon fiyatı, entresafranın başlangıcı olan mayıstan eylül sonundaki zirveye kadar kilogram başına 1,82 realden 8,62 reale yükseldi. Böylece toptan fiyat artışı %374’e ulaştı. São Paulo’nun narenciye kuşağında üreticiye ödenen tahiti limonu fiyatı da haziranda 27,2 kilogramlık kasa başına 32,10 realden ağustosta 104,78 reale çıktı; bu dönemdeki birikimli artış %226,4 oldu. Fiyat hareketinin arkasında, entresafranın başındaki arzın önceki yıllara göre azalması bulunuyor. Yılın ilk aylarında etkili olan aşırı yağışlar meyve miktarını ve pazarlanabilir kaliteyi düşürürken, yüksek nem ve bulutlu günler daha açık renkli meyvelerin oranını artırdı ve hasadı zorlaştırdı. Temmuzdaki yağışların, yılın ikinci yarısındaki arzı oluşturacak ana çiçeklenmeyi de etkilediği belirtildi. Bebedouro ve Matão, üretim alanlarının yaklaşık %68’ini barındırdıkları için en fazla etkilenen bölgeler oldu. Üretimin %88’ini tahiti limonu oluşturuyor. İç ve dış talep arasındaki rekabet de piyasayı etkilerken, hasadın yaklaşık %11’i, başta Avrupa olmak üzere dış pazarlara gönderiliyor. Ağustos ve eylüldeki sıcak havanın iç talebi artırdığı bildirildi. Yeni çiçeklenmenin anlamlı miktarda ürün vermesinin kasım ortasından itibaren başlamasıyla fiyatların yıl sonuna doğru normalleşmesi bekleniyor. Ceagesp’de fiyatlar son haftada gerilemeye başladı, ancak bu eğilimin devam edip etmeyeceği henüz kesin değil. Cepea/Esalq araştırmacısı Renato Ribeiro, iklim koşullarının etkisinin gelecek yıla da uzanabileceğini belirtirken, Conab uzmanları bu yılki üretimde El Niño’nun etkisinin sınırlı kaldığını ve ana neden olarak gösterilemeyeceğini değerlendirdi.

Suriye'de Balık Çiftlikleri Yeniden Faaliyete Geçiyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'de Balık Çiftlikleri Yeniden Faaliyete Geçiyor

Suriye’nin Hama kırsalındaki Ghab bölgesinde balık çiftlikleri, 14 yılı aşkın bir aranın ardından kademeli olarak yeniden faaliyete başladı. Yeniden üretime dönüş; havuzların rehabilitasyonu, yetiştiricilik girdileri ve yem temini ile üretimin pazarlanması gibi sorunlar sürerken gerçekleşiyor. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Kurumu’nun Hama şubesi, bölgede 291 özel ve üç kamuya ait çiftlik bulunduğunu bildirdi. Hama’daki balık çiftliklerinin üretimi, yetiştiricilerin özellikle yerinden edilme sonrasında yaşadığı imkân yetersizliği ve sazan balıklarında yüksek ölümlere yol açan viral hastalık nedeniyle 2 bin tona geriledi. Kurum, çiftliklerin ruhsatlandırılmasını kolaylaştırdığını, yetiştiriciliği ve hastalık vakalarını izlediğini, üreticilere teknik danışmanlık sunduğunu açıkladı. Salgın döneminde hastalıklı havuzlarda saha çalışmaları yapılarak ölü balıklardan numuneler alındı ve Hama Veteriner Fakültesi laboratuvarlarında incelendi. Yetiştiriciler ise uzun süreli yerinden edilmenin çiftlik ve havuzlara zarar verdiğini, ekipmanların çalındığını belirtiyor. Balık yetiştiricisi Halid Remuz, üretimin yeniden kurulabilmesi için yem, yavru balık ve elektrik ekipmanı alımını destekleyecek uzun vadeli krediler verilmesini istedi. Bir başka yetiştirici de yakıt, yem ve nakliye maliyetlerinin yüksekliğinin havuzların yeniden hazırlanmasını zorlaştırdığını söyledi. Remuz ayrıca, yerli üretimin pazarlanabilmesi amacıyla dondurulmuş balık ithalatının ekim ayından yıl sonuna kadar durdurulmasını önerdi; bu öneri yetkililerce alınmış bir karar olarak aktarılmadı. Genel kurumun mart ayında açıkladığı verilere göre ülkenin yıllık ortalama balık üretimi 20-25 bin ton düzeyinde bulunuyor. Hazırlanan stratejik planla üretimin 2035’te 225 bin tona çıkarılması hedefleniyor.

Slovakya’da Kuraklık Mısır Hasadını Vurdu
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Mısır Hasadını Vurdu

Slovakya’da mısır hasadı, aşırı kuraklık ve yüksek sıcaklıkların etkisiyle düşük verim beklentileriyle başladı. Üreticiler, düşük ve seyrek bitki sıklığı, küçük taneler ve az sayıda koçan nedeniyle sezonu son on yılların en kötüsü olarak değerlendiriyor. Üreticilerin zararının on milyonlarca avroya ulaşabileceği tahmin ediliyor. Yüksek sıcaklıklar özellikle tozlaşmayı olumsuz etkiledi. Normal koşullarda mısırda üç koçan görülebilirken bu yıl bitkilerde çoğunlukla tek koçan bulunduğu bildirildi. Sonbahar izlemine göre dane mısırındaki kayıplar yaklaşık %30 ila 40 düzeyinde. Dane mısırındaki düşüşü, yem açığı nedeniyle bazı alanların erken biçilerek hayvan yemi için silaj yapılması da artırdı. Nitralı bir işletme, yaklaşık 300 hektarlık alanın neredeyse tamamını bu amaçla kullandı. Üreticilerdeki kayıpların ilerleyen dönemde et ve süt üretimine, dolayısıyla tüketici fiyatlarına yansıyabileceği ifade edildi. Çiftçiler gelecek sezon için kuraklığa daha dayanıklı ürünlere yöneliyor. Hôrka nad Váhom’daki bir tarım işletmesi mısır yerine sorgumu tercih ederken, uzmanlar kuraklığın her yıl hesaba katılması gereken bir sorun haline geldiğini belirtiyor.

Brezilya’da Biyoyakıt Projelerine Yatırım Devam Ediyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’da Biyoyakıt Projelerine Yatırım Devam Ediyor

Brezilya’da biyoyakıtlar ve enerji dönüşümüyle bağlantılı projelere kaydedilen yatırımların toplamı 289 milyar Brezilya realine ulaştı. Veri, danışmanlık şirketi Datagro’nun São Paulo’da GAFFFF 2026 kapsamında düzenlediği panelde paylaşıldı. Etkinlikte konuşan yetkililer, artan küresel enerji talebi ve daha düşük karbon yoğunluğuna sahip yakıtlar için açılan yeni pazarların yatırımları desteklediğini belirtti. Federal milletvekili ve Enerji Dönüşümü ile Yeşil Hidrojen Komisyonu Başkanı Arnaldo Jardim, Brezilya’nın gıda ve enerji üretimindeki güçlü konumlarını bir araya getirebileceğini söyledi. Jardim’e göre biyoyakıtlar yalnızca fosil yakıtlara alternatif değil, aynı zamanda ülkenin sanayileşmesinde geniş bir değer zinciri oluşturuyor. Brezilya’da üretilen mısırın yaklaşık %23’ünün biyoyakıt üretiminde kullanıldığı aktarıldı. SIAMIG/Bioenergia Brasil İcra Başkanı Mário Campos, sektörün hafif araçların ötesinde sürdürülebilir havacılık yakıtı, deniz taşımacılığı, tarım makineleri, biyogaz ve biyometan alanlarına yöneldiğini ifade etti. Campos, şeker ve etanol zincirinde biyometanın şeker taşımacılığı, kamışın tarladan fabrikaya sevkiyatı ve tarım ekipmanlarında kullanılmaya başladığını söyledi. Mısırdan etanol üretiminin yaklaşık on yıl önce ülkede neredeyse yokken Brezilya etanolünün %30’una ulaştığı ve yatırımların Orta-Batı ile Güney eyaletlerine yayıldığı belirtildi. Bununla birlikte, kısa vadede arz baskısı yaşanabileceği; havacılık ve deniz taşımacılığındaki potansiyel talebin bu görünümü değiştirebileceği kaydedildi.

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Fonlarının Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: N1 Slovenija · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Uyum Fonlarının Korunmasını İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Janez Janša’nın da aralarında bulunduğu 17 AB ülkesinin lideri, İrlanda Başbakanı Michael Martin’e gönderdikleri mektupta 2028-2034 uzun vadeli bütçe döneminde Ortak Tarım Politikası ile uyum politikasına ayrılan finansmanın korunmasını istedi. Liderler, Avrupa Komisyonu’nun temel teklifinde toplam bütçe büyüse bile bu iki politika için reel kaynak azalması öngörüldüğünü belirtti. Liderler, güvenlik, savunma, ekonomik rekabetçilik, dayanıklılık ve enerji güvenliği alanlarındaki yeni ihtiyaçları kabul ederken bunların tarım ve uyum politikaları pahasına karşılanmaması gerektiğini savundu. Yaklaşık 1.950 milyar avroluk toplam bütçe önerisini uygun bir temel olarak değerlendiren liderler, yeni gelir kaynaklarını ve Avrupa’nın toparlanma fonuyla bağlantılı borcun daha kademeli ödenmesini incelemeye hazır olduklarını bildirdi.

Kıbrıs’ta Kadın Çiftçilere Yönelik Tarım Destekleri Açıklandı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Kadın Çiftçilere Yönelik Tarım Destekleri Açıklandı

Kıbrıs Tarım Bakanı Christos Senekis, kadın çiftçilerin sektördeki rolünü güçlendirmeye yönelik finansman ve sürdürülebilir yatırım desteklerinin açıklandığını bildirdi. Senekis, Agros’ta düzenlenen Kırsal Kadının Katkısı etkinliğinde, kadınların bilgi ve deneyimini istihdam ile kırsal kalkınma fırsatlarına dönüştürecek koşullar oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan, 2027 sonrası yeni tarım politikasının hazırlanması için 8 Ekim’de tarım topluluğuyla geniş kapsamlı bir istişare yapılacağını ve kırsal kadınların da sürece katılacağını belirtti. Kadınlara yönelik önlemlerin yalnızca eşitlik meselesi olmadığını ifade eden Senekis, bu adımları kırsal alanları canlandırma ve üretkenliklerini destekleme planının parçası olarak tanımladı. Kıbrıs’ın 2023-2027 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası stratejik planının bütçesi 454 milyon avro olarak açıklandı. Plan; yatırımları, tarım işletmelerinin modernizasyonunu ve birincil sektörde çalışmayı seçen gençleri desteklemeyi amaçlıyor. Senekis, son büyük ölçekli yatırım tedbirine 1.200’den fazla başvuru yapıldığını ve talep edilen finansmanın yaklaşık 200 milyon avroya ulaştığını söyledi. Genç çiftçilere yönelik destek programına da 267 başvuru yapıldı. Senekis ayrıca Avrupa Birliği’nin LEADER programını, dağlık ve kırsal toplulukların kendi oluşturduğu girişimleri destekleyen önemli bir araç olarak gösterdi. Agros’ta gül suyu, kaşık tatlıları ve yerel soğuk et ürünleri gibi geleneklerin üretken faaliyetlere dönüştüğünü belirten Senekis, kadınların bu süreçte önemli pay sahibi olduğunu kaydetti. Bakan, kırsal politikaların yerel halkın gerçek ihtiyaçlarına yanıt vermesi ve bakanlığın üretici ile işletme sahipleriyle yakın temasını sürdürmesi gerektiğini söyledi.

Fas Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yavaşladı, Tarım Büyümeye Devam Etti
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber

Fas Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yavaşladı, Tarım Büyümeye Devam Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fas ekonomisi 2026'nın ikinci çeyreğinde %4 büyüdü. Haut-Commissariat au Plan'ın (HCP) ulusal hesaplarına göre bu oran, 2025'in aynı çeyreğindeki %5,8'in altında kaldı. Ekonomik faaliyetteki yavaşlamaya karşın tarım sektörü belirgin bir hızlanma gösterdi. Tarımsal katma değer yıllık bazda %21,2 arttı; bu oran bir yıl önce %8,3 olarak kaydedilmişti. Tarımın güçlü performansı, tarım dışı faaliyetlerdeki yavaşlamayla aynı döneme denk geldi. Tarım dışı sektörlerin büyümesi %4,9'dan %1,5'e geriledi. HCP, tarımdaki artışın yanı sıra balıkçılık faaliyetinin katma değerinde de %15,9'luk yükseliş kaydedildiğini, bu faaliyetin bir yıl önce %8,5 daraldığını bildirdi. Birincil sektörün toplam katma değeri ise %20,9 arttı. Ekonominin diğer ana kesimlerinde daha zayıf bir görünüm ortaya çıktı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış ikincil sektörün katma değeri %3,9 daraldı. Bu gerilemede madencilik ve imalat sanayisinin yanı sıra inşaat ile elektrik ve su faaliyetlerindeki gelişmeler etkili oldu. Hizmetler sektörünün büyümesi de %4'e gerileyerek önceki yılın %4,5'lik seviyesinin altında kaldı. HCP verilerine göre büyümenin temel dayanağı iç talep oldu. İç talep %5 artarak ekonomik büyümeye 5,6 puan katkı sağladı; ancak bu katkı bir yıl önceki 10,3 puanın altında kaldı. Hanehalkı nihai tüketimi %4,1 artarken, brüt yatırımların büyüme hızı %20,3'ten %6,8'e düştü. AgriMaroc'un HCP tablolarına dayandırdığı verilere göre tarımsal katma değer yaklaşık 34 milyar dirham seviyesine çıktı; 2025'in aynı döneminde bu tutar 28,1 milyar dirhamdı.

Kuraklık ve Artan Maliyetler Tarımsal Üretimi Zorluyor
Görsel kaynağı: Telma · Özgün haber

Kuraklık ve Artan Maliyetler Tarımsal Üretimi Zorluyor

Kuzey Makedonya’da yetersiz su, yüksek sıcaklıklar ve hava koşullarındaki ani değişimler tarım ürünlerinin büyümesini ve kalitesini olumsuz etkiliyor. Üreticiler daha fazla yatırım yapmak zorunda kalırken, ürünlerin bir bölümü kayboluyor, bir bölümü ise daha düşük kalitede elde ediliyor. Sulama ve bitki koruma giderlerindeki artış da maliyetleri yükseltiyor. Ağronom ve çiftçi Risto Velkov, üretim boyunca ürünlerin ihtiyaç duyduğu su miktarlarının artık yeterince karşılanamadığını ve yüksek sıcaklıkların üretime zarar vereceğini belirtiyor. Velkov, değişen iklim koşullarına uyum için koruyucu ağların kullanılmasını, sulamanın daha verimli hâle getirilmesini, çeşitlerin değiştirilmesini ve yeni koşullara daha dayanıklı ürünlerin seçilmesini öneriyor. Üreticilerin ürünlerini pazarlama konusunda da sorun yaşadığı aktarılıyor. Çevre kuruluşu Eko Svest ise tarım üzerindeki iklim baskısının enerji üretimiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Kuruluş, özellikle kömür ve fosil gazın yakılmasından kaynaklanan emisyonların iklim değişikliğini güçlendirdiğini ifade ederek kömürden kademeli çıkış, fosil gaza yeni bağımlılıktan kaçınma ve yenilenebilir enerji yatırımları çağrısı yapıyor. Eko Svest ayrıca geçişten etkilenen kişi ve bölgelere destek verilmesini istiyor.

Atıştırmalar Geleneksel Öğünlerin Yerini Alıyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Atıştırmalar Geleneksel Öğünlerin Yerini Alıyor

SIAL Paris 2026 trend araştırmasına göre insanların yeme alışkanlıkları son beş yılda belirgin biçimde değişti. Günlük beslenme artık giderek daha az kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği etrafında şekillenirken, geleneksel öğünleri atıştırmalıklarla değiştirenlerin oranı %10 arttı. Atıştırma, öğünler arasındaki geçici bir alışkanlık olmaktan çıkarak başlı başına bir yeme fırsatına dönüşüyor. Bu eğilim, gıda sektöründe yolda, iş sırasında veya bir öğünün yerine kolayca tüketilebilecek ürünlere olan ihtiyacı artırıyor. Araştırmaya göre tüketicilerin gıda tercihleri yalnızca mağaza veya restoranlarda şekillenmiyor. Dijital içerik, tüketicilerin %28'inin gıda satın alma kararını etkiliyor; tarifler, videolar, sosyal medya etkileyicileri ve çevrim içi yayılan tatlar yeni tüketim eğilimlerini hızla oluşturabiliyor. Tüketicilerin %69'u restoran menülerinin daha geniş diyet gereksinimlerine yanıt vermesi gerektiğini düşünürken, farklı beslenme tercihleri aynı anda varlığını sürdürüyor. Avrupa'da vejetaryen alternatiflerin tüketimi %16 artarken toplam gıda tüketimindeki artış yaklaşık %1'de kaldı. Küresel ürün yelpazesinde yerel kaynaklı ürünlerin sayısının %87 artması da ürünün kökeni, yerel bağları ve üreticinin kimliğinin değerlendirmedeki önemini gösteriyor. Tüketicilerin %76'sı ise gıda seçimini bir tür sosyal sorumlulukla ilişkilendiriyor. Araştırma, önümüzdeki dönemde teknoloji ile gelenek, kişiselleştirme ile haz ve küresel ürünlerle yerel kaynakların birlikte etkili olacağını belirtiyor.

17 AB Ülkesi Tarım ve Bölgesel Uyum Desteğinin Korunmasını İstedi
Görsel kaynağı: Aktuality.sk · Özgün haber
Veri haberi

17 AB Ülkesi Tarım ve Bölgesel Uyum Desteğinin Korunmasını İstedi

Avrupa Birliği üyesi 17 ülke, Birliğin 2028-2034 dönemini kapsayacak uzun vadeli bütçesinde tarım ve bölgesel uyum politikalarına verilen desteğin korunmasını istedi. İtalya ve Romanya tarafından hazırlanan, aralarında Slovakya'nın da bulunduğu ülkelerin imzaladığı mektup, yeni öncelikler için ek kaynak aranırken bu iki alanda kesintiye gidilmemesi gerektiğini savunuyor. İmzacı ülkeler, Avrupa Birliği'nin yeni öz kaynakları konusunda görüşmeye ve COVID-19 salgınıyla bağlantılı borcun daha kademeli ödenmesini değerlendirmeye hazır olduklarını bildirdi. Ayrıca bazı zengin üye ülkelerin katkılarını azaltan düzeltmelere karşı çıktı. Slovakya Başbakanı Robert Fico da yeni Avrupa önceliklerinin tarım ve bölgesel uyum politikalarının aleyhine finanse edilmemesi gerektiğini söyledi. Almanya öncülüğündeki diğer grup ise gelecekteki bütçenin toplam hacminde önemli kesintiler yapılmasını ve kaynakların savunma ile yenilikçi şirketlere yönlendirilmesini istiyor. Avrupa Komisyonu önerisine göre bütçenin toplamı yaklaşık 2 trilyon avroya ulaşabilir. Bu ülkeler, tarım ve daha az gelişmiş bölgelere ayrılan kaynakların sınırlandırılmasını talep ediyor. İrlanda'nın güncellenmiş uzlaşma önerisinin, ekim ayında Brüksel'de yapılacak liderler zirvesindeki görüşmelere temel oluşturması bekleniyor.