ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

317 haber · Sayfa 5

Belarus’tan ABD’ye Yeni Potas Gübresi Sevkiyatı Bekleniyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber

Belarus’tan ABD’ye Yeni Potas Gübresi Sevkiyatı Bekleniyor

Belarus’un ABD’ye yeni bir potas gübresi sevkiyatı göndermesi bekleniyor. Belarus’un Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Valentin Rybakov, bir sonraki sevkiyatın yakın gelecekte ABD pazarına gönderilmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Rybakov, Belarus potasını taşıyan bir sevkiyatın New Orleans Limanı’na ulaştığını, gümrük işlemlerinin tamamlandığını ve ürünün Belarus menşeli olarak kabul edildiğini belirtti. Açıklamaya göre ABD, geçen aralık ayında Belarus potasına yönelik yaptırımları kaldırmıştı; yeni sevkiyat için kesin tarih verilmedi.

AB, Rus Gübresini Pahalılaştırıyor ancak Bağımlılık Sürüyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber

AB, Rus Gübresini Pahalılaştırıyor ancak Bağımlılık Sürüyor

Avrupa Birliği (AB), Rusya’dan gübre ithalatını daha pahalı hâle getirecek gümrük vergilerini artırıyor. Düzenleme, Rus gübresinin Avrupa pazarındaki maliyetini yükseltmeyi amaçlıyor. AB aynı zamanda başka gübre tedarikçilerine yönelmenin önünü açıyor. Ancak Avrupa’nın kendi gübre üretimi, kıtanın ihtiyacını tek başına karşılayamadığı için Rusya’ya olan bağımlılığın tamamen ortadan kalkması beklenmiyor.

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı

Stellenbosch Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü'nden Prof. Abel Esterhuyse, Güney Afrika'nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı'nda küresel tarımın karşı karşıya olduğu riskleri anlattı. Güney Afrikalı üreticilerin güvensizlik, yetersiz altyapı ve bozulan kamu hizmetleriyle çevrili koşullarda işletmelerini çalışır durumda tutmayı öğrendiğini belirten Esterhuyse, benzer baskıların başka ülkelerdeki çiftçileri de etkileyebileceğini söyledi. Esterhuyse, Prof. David Betz'e atfettiği “dünyanın Güney Afrikalaşması” kavramıyla, işleyen özel alanların bozulan kamu altyapısıyla yan yana var olduğu daha parçalı bir ekonomik ve toplumsal yapıya işaret etti. Sunumunda toplumsal parçalanmanın yanı sıra demografik değişim, jeopolitik istikrarsızlık, çevresel baskılar ve teknolojik dönüşümü tarımı yeniden şekillendiren diğer güçler olarak sıraladı. Bu koşulların üreticileri yalnızca işletmelerindeki sorunlarla değil, daha geniş ekonomik ve güvenlik gelişmeleriyle de karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti. Demografik eğilimler kapsamında Avrupa Birliği (AB) ve Çin'i örnek gösteren Esterhuyse, AB'nin dünya nüfusundaki payının %5,5 olmasına karşın küresel sosyal refah harcamalarının %58'ini ve savunma harcamalarının %16'sını oluşturduğunu aktardı. AB'de ortanca yaşın 44,7 olduğunu ve 2100'de 49,6'ya çıkmasının beklendiğini belirterek, yaşlanan nüfus ile daha az sayıdaki genç çalışanın mevcut refah modelinin sürdürülebilirliği üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi. Çin'de nüfusun yaşlanması, değişen tüketim tercihleri ve azalan genç iş gücü nedeniyle üretimi sürdürmek için yapay zekâ ve insan emeğinin yerine geçebilecek teknolojilere yönelimin arttığını dile getirdi. Afrika'nın bu yüzyılda küresel nüfus artışının büyük bölümünü oluşturacağını ve gelecekte dünya gıda talebini yönlendireceğini belirten Esterhuyse, kıtanın mevcut tarımsal üretiminin küresel toplamın yaklaşık %8 ila %10'u düzeyinde olduğunu söyledi. Hızlı kentleşmenin üretim ile büyüyen şehir pazarları arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi gerektireceğini, ancak nüfus artışının otomatik olarak daha yüksek satın alma gücü anlamına gelmediğini kaydetti. Güvenlik harcamalarının düşük olmasının da kıtanın üretim ve gıda tedarik potansiyelini kullanmasını zorlaştırabileceğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin gıda ve gübre ticaretini aksatabileceğini, enerji arzı ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Esterhuyse, su, arazi ve diğer stratejik kaynaklar için rekabetin artacağı uyarısında bulundu. Deniz yollarının tehditlere daha açık hâle gelmesinin Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi güzergâhların korunmasını zorlaştırdığını, bu nedenle Ümit Burnu çevresindeki deniz yolunun mal taşımacılığındaki stratejik öneminin arttığını söyledi. Bu risklerin ihracata ve ithal girdilere erişime de yansıyabileceğini ifade etti. İklim değişikliğini çiftçiler açısından tatlı su kıtlığı, gıda sistemlerinde bozulma ve çevresel baskı kaynaklı göçle ilişkilendiren Esterhuyse, biyolojik çeşitlilik kaybı ile ekosistem çöküşünün devletleri kırılganlaştırarak çatışmaları besleyebileceğini belirtti. Ona göre temel zorluk, iklimin daha değişken, suyun daha sınırlı ve ekosistemlerin daha fazla bozulduğu bir ortamda yeterli gıda üretmek olacak.

Slovakya’da Kuraklık Desteği Sığır, Koyun ve Keçi Yetiştiricilerine Yönlendirilecek
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Desteği Sığır, Koyun ve Keçi Yetiştiricilerine Yönlendirilecek

Slovakya’da kuraklıktan etkilenen tarımsal işletmeler için ayrılan 35 milyon avroluk desteğin takvim yılının sonuna kadar ödenmesi planlanıyor. Tarım Bakanı Richard Takáč ile ödeme ajansının genel müdürü Marek Čepko, desteğin hayvansal üretime ve bu üretimle bağlantılı yem bitkilerine yönlendirileceğini açıkladı. Kaynakların tüm üreticilere ve bölgelere eşit biçimde dağıtılmayacağı belirtildi. Dağıtımda Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsünün kuraklık verileri kullanılacak. Buna göre Slovakya, kuraklığın etkisinin en ağır olduğu bölgeler ve diğer etkilenme düzeylerini gösteren kategorilere ayrılacak; yardımın kuraklıktan en fazla zarar gören yetiştiricilere verilmesi hedeflenecek. Öncelik, tüm sığır kategorileri ile yemlere bağımlı koyun ve keçi yetiştiricilerine tanınacak. Yem bitkileri tek yıllık ve çok yıllık olarak sınıflandırılırken, bu gruplar için farklı destek oranları önerildi. Ödeme ajansının bir temsilcisi, kanatlı hayvan yetiştiricilerinin destek alamayacağını söyledi. Kuraklık desteğinin kesin dağıtım anahtarı ise henüz açıklanmadı. Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast, kuraklığın etkilerinin yıl başından bu yana özellikle yemlerde ağır biçimde görüldüğünü belirtti. Haberde ayrıca yeşil mazot, gübre ve kuraklık desteklerinin takvim yılının sonuna kadar ödenmesinin beklendiği aktarıldı; ancak bu desteklerin dağıtım ayrıntıları verilmedi.

Tayland’da Elektrikli Tarla Traktörü Projesinin İptali İçin Çağrı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Elektrikli Tarla Traktörü Projesinin İptali İçin Çağrı

Tayland’da milletvekili Nopphadol Warong, Tarım ve Kooperatifler Bakanı Suriya Juangroongruangkit’ten elektrikli tarla traktörü projesini yeniden gözden geçirerek iptal etmesini istedi. Çağrı, 22 Ekim 2569’da parlamentodaki soru-cevap oturumunda yapıldı. Suriya’nın görevlendirdiği Bakan Yardımcısı Watcharapol Khaokham ise önemli bir görevi bulunduğu gerekçesiyle soruyu yanıtlayamadı. Warong, proje bilgilerinin birbiriyle örtüşmediğini savundu. Kredi kullanımı için değerlendirme kuruluna sunulan teklifte 11,6 milyar baht harcama öngörüldüğünü, ancak kaç traktör alınacağının, birim fiyatın, markanın ve ithalat ülkesinin açıklanmadığını söyledi. Projenin toplam değeri haberin başka bir bölümünde 8 milyar bahtın üzerinde verildi. Belgelerde çiftçilerden ücret alınacağının yazıldığı, bakanın ise tarla sürümünün ücretsiz olacağını söylediği aktarıldı. Warong’a göre proje on binlerce çiftçiye ve 300 bin rai araziye fayda sağlayacak, ancak bunun için 10 milyar bahtın üzerinde harcama yapılacaktı. Taylandlı çiftçilerin en az %80’inin hâlihazırda yürüyen tip tarla traktörüne sahip olduğunu belirten Warong, çiftçilerin önceliğinin ucuz yakıt ile kaliteli ve ucuz gübre olduğunu söyledi.

Moldova’da Tahıl İthalatı Kısıtlamalarının Uzatılması İçin Teklif Sunuldu
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber

Moldova’da Tahıl İthalatı Kısıtlamalarının Uzatılması İçin Teklif Sunuldu

Moldova’da buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ithalatını sınırlayan yasanın süresi 31 Ekim’de dolacak. Partidul Nostru milletvekili ve Parlamento Tarım ve Gıda Sanayisi Komisyonu Başkanı Serghei Ivanov, mevcut önlemlerin 2026 sonuna kadar uzatılmasını istiyor. Partidul Nostru fraksiyonu, ithalat lisanslarının 31 Aralık 2026’ya kadar sürmesini öngören yasa teklifini 15 Ekim’de sundu. Ivanov, Moldova’daki çiftçilerin görece iyi geçen sezonun ardından düşük fiyatlar nedeniyle ürünlerinin bir bölümünü depolarda tuttuğunu söyledi. Çiftçilerin kredi ödemeleri ile gelecek sezon için motorin, tohum ve gübre alımları nedeniyle ürünlerini sınırsız süre bekletemeyeceğini belirten Ivanov, ithalatın sınırlama olmadan yeniden başlamasının fiyatlar üzerindeki baskıyı artırabileceğini ve yerli tahılın pazarlanmasını zorlaştırabileceğini ifade etti. Hükümet ise teklifin yasal görüş alma prosedürüne göre incelendiğini bildirdi. Devlet Şansölyeliği, önerileri Tarım Bakanlığı dahil sorumlu kurumlara ilettiğini, hükümetin kurum görüşleri geldikten sonra tutumunu açıklayacağını belirtti. Teklifin mevcut önlemler sona ermeden desteklenip kabul edilip edilmeyeceği henüz netleşmedi.

Türkiye, Ayçiçeği Tohumu Tedarikinde Romanya’ya Yöneliyor
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye, Ayçiçeği Tohumu Tedarikinde Romanya’ya Yöneliyor

Romanya, Avrupa Birliği dışındaki pazarlara yapılan ayçiçeği tohumu ihracatında AB ülkeleri arasında ilk sıraya çıktı. ABD Tarım Bakanlığı (USDA) raporuna göre ülke, AB'nin blok dışına gerçekleştirdiği toplam ayçiçeği tohumu ihracatının %79,2'sini karşıladı. Türkiye ise Rusya ve Ukrayna'dan tedarikte beklenen zorluklar nedeniyle başta Romanya ve Bulgaristan olmak üzere AB'deki tedarikçilere yöneliyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim 2026'dan itibaren %20'den %12'ye indirecek. Bu tarih, normalde uygulanan 30 Kasım tarihinden yaklaşık iki ay önceye denk geliyor. Türkiye ayrıca 2026/27 ticaret yılı için 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanı belirledi. Kaynakta aktarılan USDA değerlendirmesine göre bu gelişmeler, Romanya ve Bulgaristan'dan Türkiye'ye daha yüksek ihracat yapılması beklentisini güçlendiriyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre 15 Ekim 2026 itibarıyla Romanya, AB dışına 160.121 ton ayçiçeği tohumu ihraç etti. AB'nin ikinci büyük ihracatçısı Bulgaristan'ın ihracatı ise 25.286 ton olarak kaydedildi. AB dışı ihracatın başlıca alıcısı Türkiye oldu; ülke AB'den 158.801 ton ayçiçeği tohumu satın aldı ve bu miktarın büyük bölümü Romanya'dan geldi. Türkiye'deki işleme sanayisinden gelen yüksek talebin Avrupa'nın ayçiçeği tohumu ihracatında ilave artış sağlayabileceği belirtiliyor. Romanya, Bulgaristan'ın ardından AB'de ayçiçeği tohumu işleme kapasitesi bakımından ikinci sırada yer alıyor. USDA, Romanya'nın yanı sıra Fransa, İspanya ve İtalya'da 2026/27 ticaret yılında işleme faaliyetlerinin artmasını bekliyor. AB genelinde ayçiçeği tohumu işleme talebinin nisan tahminlerine göre %3 yükselmesi, toplam işlemenin ise 8,7 milyon tona ulaşması öngörülüyor. AB'nin 2026/27 ticaret yılında ayçiçeği tohumu üretiminin 9,85 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor; bu, önceki ticaret yılına göre %12 artış anlamına geliyor. Romanya ve Bulgaristan'da yıllık üretim artışının yaklaşık %37 olması bekleniyor. Bu sonuçta ekim alanlarındaki genişleme, tohum ve gübre maliyetlerinin düşmesi ve ayçiçeğinin mısıra kıyasla kuraklığa daha dayanıklı olması etkili oldu. Romanya ve Bulgaristan elverişli koşullardan yararlanırken Orta ve Batı Avrupa'nın birçok bölgesinde kuraklık ve sıcak hava dalgaları etkili oldu.

ABD ve Avrupa’da Buğday Fiyatları 14 Haftanın Dibine Geriledi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

ABD ve Avrupa’da Buğday Fiyatları 14 Haftanın Dibine Geriledi

ABD ve Avrupa’da buğday fiyatları 21 Ekim’de geriledi. Chicago’daki buğday vadeli işlemleri gün içinde %3,5’e kadar düşerek 10 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyeye indi. Avrupa kotasyonları da düşüşünü sürdürürken, her iki piyasada fiyatlar beş işlem günü üst üste geriledi. Bloomberg, yatırımcıların ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya Rusya ile barış anlaşması yönündeki baskısı nedeniyle fiyatlara eklenen risk primlerini azalttığını bildirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile 21 Ekim’de St. Petersburg’da görüşmesine rağmen, müzakerelerdeki somut ilerlemeye ilişkin ayrıntıların sınırlı kaldığı aktarıldı. AgResource Co. da savaşın yakında sona ereceğine dair işaret bulunmadığını, diplomasinin 2027’nin başında fırsat yaratabileceğini ve Rusya ile Ukrayna’nın toprak talepleri ile gelecekteki güvenlik anlaşmaları konusunda birbirinden uzak pozisyonlarda bulunduğunu belirtti. Olası bir ateşkes için uzlaşılan adımların, Ukrayna ve Rusya’dan önemli miktarda buğdayın piyasaya dönmesini sağlayarak fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade edildi. SovEcon, Ukrayna’nın temmuz-ekim dönemi buğday ihracatının 3,8 milyon tonla geçen yılın aynı dönemine göre %39 azalacağını tahmin etti. Bu miktarın, söz konusu aylar için 2011/2012 sezonundan bu yana en düşük seviye olacağı belirtildi. Bununla birlikte Lachstock Consulting, Karadeniz’deki saldırılar ve liman hasarları nedeniyle tedarik risklerinin sürdüğü uyarısında bulundu. ABD buğday ihracatına yönelik zayıf talep ve Güney Yarımküre’deki hasat da fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Ukrayna ve Rusya’nın birlikte dünya buğday ticaretinin dörtte birinden fazlasını sağladığı, alternatif güzergâhların ise deniz taşımacılığının yerini alamadığı aktarıldı. Poltava Bölgesi Çiftçiler Birliği Başkanı Oleh Slizko, Ukrayna’da dördüncü sınıf buğdayın ton fiyatının geçen yılki 9-10 bin grivnadan 4.400 grivnaya gerilediğini, dizel yakıt ve mineral gübre maliyetlerinin ise arttığını söyledi.

İspanya’da Cherry Domates Ekimi Daralıyor, Fas Rekabeti Gündemde
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Cherry Domates Ekimi Daralıyor, Fas Rekabeti Gündemde

İspanya’da cherry domates ekim alanı daralırken, sektör temsilcileri Fas’tan gelen rekabeti bu gerilemenin nedenlerinden biri olarak gösterdi. Konu, İspanyol heyetinin katıldığı 15 Ekim’deki Avrupa Komisyonu Domates Uzmanlar Grubu toplantısında Brüksel’de gündeme getirildi. FEPEX’in 19 Ekim’de yayımladığı nota göre gerileme özellikle salkımsız cherry domates üretiminde görülüyor. Temsilciler, İspanya ile Fas arasındaki iş gücü maliyetleri ve düzenleyici koşul farklarının rekabeti etkilediğini belirtti. Fas ürününün düşük fiyatlarının İspanyol domatesinin fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu, daha yüksek satış fiyatlarının ise üreticilerin kârlılığında eşdeğer bir iyileşme sağlamadığı ifade edildi. Üretim ve hasat taşımacılığında enerji, gübre ve petrol türevleri başta olmak üzere maliyetlerin arttığı bildirildi. Sektör temsilcilerine göre enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara kıyasla %16, plastik, ambalaj ve paketleme maliyetleri ise %18 yükseldi. İspanya’nın toplam domates üretiminde 2025/2026 kampanyasında ekim alanı görece istikrarlı kalırken üretim yaklaşık %2 geriledi. Bu düşüşte virüslere dayanıklı ancak daha düşük verimli çeşitler, bitki sağlığı sorunları ve olumsuz hava koşulları da gerekçe olarak sıralandı. Toplantıda sunulan verilere göre AB, 2025’te AB dışı ülkelerden 773 bin ton taze domates ithal etti; bunun 527 bin tonu Fas’tan geldi. Söz konusu veriler tüm taze domatesi kapsıyor, yalnızca cherry domatese ilişkin değil ve AB içindeki ticareti içermiyor. AB’nin üçüncü ülkelere taze domates ihracatı 383 bin tona ulaşırken Birleşik Krallık 279 bin tonla başlıca varış noktası oldu. İspanyol heyeti, bu zorluklara rağmen sektörün ticari taahhütlerini yerine getirdiğini bildirdi.

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği

Moldova’da sera, solaryum ve tünel gibi korumalı alanlarda ticari sebze yetiştiren üreticiler, ücretsiz AgriPlus+ programına 30 Ekim 2026’ya kadar başvurabilecek. Advision Finance tarafından Impact Clusters girişimi kapsamında yürütülen program, Hollanda Girişimcilik Ajansı’nın finansmanıyla Prima Finanțare, Enten ve Planton Solutions ortaklığında uygulanıyor. Program kapsamında üretim alanlarına yerleştirilen sensörlerle bitkilerin gelişim koşullarına ilişkin veriler gerçek zamanlı izlenecek. Toprak besinleri, su kalitesi, sulama verimliliği, hava nemi, mikroiklim ile hastalık ve zararlı riskleri takip edilecek. Romanya ve Hollanda’dan agronomlar, elde edilen verilere dayanarak her ürün için sulama, gübreleme ve bitki koruma önerileri sunacak. Seçilen üreticiler sensör izleme, kişiselleştirilmiş agronomi danışmanlığı, ihtiyaçlara uyarlanmış finansman çözümleri ve hassas tarım eğitimlerinden yararlanacak. Organizatörler, teknolojilerin Romanya’daki uygulamasında verim artışı, pestisit kullanımında azalma ve kök bölgesindeki besin bulunabilirliğinde iyileşme görüldüğünü belirtiyor. Programa katılacak üreticilerin ekipmanları kurması, uzman önerilerini uygulaması ve üretim verilerini paylaşması gerekiyor. Başvurular çevrim içi form üzerinden yaklaşık 10–15 dakikada yapılacak; adaylar incelendikten sonra seçilen üreticiler programa dahil edilecek.

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı

Suriye’de işletilen örtü altı sera sayısı 175.522’ye ulaştı. Seralar, açık tarlalarda üretimin bulunmadığı dönemlerde sebze arzını destekleyerek yerel pazarın ihtiyaçlarının karşılanmasına ve ürün bulunabilirliğinde görece istikrar sağlanmasına katkı sunuyor. Sera üretiminin ihracat olanaklarını artırması ve ülkeye döviz kazandırması da hedefleniyor. Tartus, 143.763 sera ile Suriye’de ilk sırada yer alıyor ve toplamın yaklaşık %82’sini oluşturuyor. Lazkiye’de 15.719, Humus’ta 13.706 sera bulunurken, kalan seralar diğer illere dağılıyor. Ürün bazında domates 87.121 sera ile başı çekiyor. Çilek 18.765, salatalık 17.701, patlıcan 16.391 ve biber 15.052 serada yetiştiriliyor. Tropikal ürünlere ayrılan sera sayısı ise 7.614 olarak veriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım müdürlükleri ve danışmanlık birimleri aracılığıyla arazi hazırlığından hasada kadar teknik destek sağlıyor. Üretim aşamaları izleniyor, üreticilerin karşılaştığı teknik ve hastalık kaynaklı sorunlara müdahale ediliyor, başlıca zararlılara karşı entegre mücadele programları uygulanıyor. Bakanlık ayrıca sera üretimini düzenliyor; üreticiler, gübre temini ve büyük zararlar oluşması halinde kuraklık ve doğal afetlerin etkilerini azaltma fonunun tazminatlarından yararlanabiliyor. Sektör, sera kurulumunun ve üretim girdilerinin yüksek maliyeti, üretimin yoğunlaştığı dönemlerde fiyatların düşmesi ve dış pazarlama kanallarının zayıflığı nedeniyle baskı altında. Deniz hortumu, fırtına ve şiddetli yağışlar da üreticiler için ek kayıp riski oluşturuyor. Gelecek planları arasında ihracat sözleşmeleri yapılması, ithalatın düzenlenmesi ve teknik personelin sürekli eğitilmesi bulunuyor. Suriye Tarım Bakanlığı, Türkiye ile Tartus, Lazkiye ve İdlib’de modern sera tarımı tekniklerini yaygınlaştırmak için iş birliği yapıyor.

Romanya’nın Ayçiçeği Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin %37 Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’nın Ayçiçeği Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin %37 Artış Bekleniyor

USDA’nın Yabancı Tarım Servisi (FAS) raporuna göre Romanya’nın ayçiçeği üretiminin 2026/27 sezonunda önceki sezona kıyasla %37 artması bekleniyor. Aynı oranda artışın Bulgaristan’da da öngörüldüğü belirtilirken, AB genelinde üretimin 9,85 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu seviye, 2025/26 sezonundaki 8,77 milyon tona göre %12’den fazla artış anlamına geliyor. Romanya, Bulgaristan, İspanya, Macaristan ve Fransa’nın önünde AB’nin en geniş ayçiçeği ekim alanına sahip ülkesi konumunda. Ayçiçeğine yönelimin, son iki yıldaki zayıf mısır hasatlarının yanı sıra ürünün daha düşük gübre ihtiyacı ve kuraklık ile sıcağa mısıra kıyasla daha dayanıklı olmasıyla bağlantılı olduğu aktarılıyor. USDA FAS, Romanya’nın ortalama ayçiçeği veriminin de %28 artacağını öngörüyor. Türkiye pazarı, Romanya’daki ayçiçeği ticareti açısından önemli bir unsur olarak gösteriliyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim’den itibaren %20’den %12’ye indirdi ve 2026/27 sezonu için 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanını korudu. Bu adımların, Rusya ve Ukrayna’dan tohum ile işlenmiş ürün tedarikinin zorlaştığı koşullarda Romanya’dan alımları teşvik edebileceği belirtiliyor; ancak bu etki kesin bir sonuç olarak sunulmuyor. AB’de ayçiçeği işleme miktarının 8,75 milyon tona çıkarak yıllık bazda %9 artması bekleniyor. Romanya, Bulgaristan ve Macaristan ilk üç işleyici olarak kalırken, Türkiye önceki sezonda bildirilen AB ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %83’ünü oluşturdu. Köstence’de fiyat ton başına 474 avro seviyesinde bulunuyor. Romanya ve Bulgaristan’daki iyi hasatlar ile Rusya ve Ukrayna’daki yüksek üretimin fiyat artışını sınırlayabileceği ifade ediliyor.

Danimarka’daki Deneme Buğdayda Hektar Başına 20 Tonu Hedefliyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’daki Deneme Buğdayda Hektar Başına 20 Tonu Hedefliyor

Danimarka’nın Stevns bölgesinde yürütülen kışlık buğday denemesinde hektar başına 20 ton verime ulaşılması hedefleniyor. AgroPro Direktörü ve danışmanı Vagn Lundsteen’in yürüttüğü çalışmada, mevcut dünya rekorunun arkasındaki Champion ile daha yeni İngiliz çeşidi KWS Aintree kullanılıyor. Lundsteen, KWS Aintree’nin daha yüksek verim potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Denemenin temelini, her bitkiye güçlü ve derin bir kök sistemi geliştirebileceği alanı sağlama yaklaşımı oluşturuyor. Toprak ekim öncesinde Horsch Focus ile işlenirken tripl süperfosfat yaklaşık 25 santimetre derine yerleştirildi. Bu uygulamayla köklerin aşağı doğru gelişmesi ve bitkilerin su ile besin maddelerine erişiminin desteklenmesi amaçlanıyor. Tohumlar Horsch Pronto ile 15 santimetre sıra aralığı ve sıra üzerinde 6 santimetre aralıkla ekildi; tohum miktarı da normalin yaklaşık yarısına düşürüldü. Böylece metrekare başına yaklaşık 100 bitki kurulması ve her bitkinin daha fazla gelişme alanına sahip olması hedefleniyor. Lundsteen, verim potansiyelinin son bölümünün uzun başaklar ve iyi gelişmiş çok sayıda taneden gelebileceğini değerlendiriyor. WekoAgro Machinery ürün uzmanı Kristian Thomsen ise hassas ekimin, verimden ödün vermeden tohum miktarını azaltmaya yardımcı olabileceğini ve besin maddesinin derine yerleştirilmesinin kök gelişimini yönlendirebileceğini söylüyor. Denemede sonbaharda aşırı büyümeden kaçınılması, bitki yoğunluğunun ilkbaharda kademeli olarak geliştirilmesi planlanıyor. Gübrelemenin büyük bölümünün ilkbaharda, yaklaşık iki haftada bir yapılması öngörülüyor. Ancak sık bitki dokusu ve erken dönemde hızlı biyokütle gelişimi yatma riskini artırabilir. Hedefe ulaşılıp ulaşılmayığı hasatta belli olacak; hava, kıştan çıkış ve ilkbahar-yaz dönemindeki besin erişimi belirleyici olacak.

Portekiz’de Şeftali Bahçelerinde Besin Alımına İlişkin Bulgular
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Portekiz’de Şeftali Bahçelerinde Besin Alımına İlişkin Bulgular

Portekiz’in önemli şeftali üretim bölgelerinden Beira Interior’da yürütülen araştırma, toprakta yüksek miktarda fosfor ve potasyum bulunmasının ağaçların bu besinlerden yeterince yararlandığı anlamına gelmeyebileceğini gösterdi. Abel Veloso ve çalışma arkadaşları, bazı bahçelerde yaprakların potasyum ve çinko içeriğinin düşük kaldığını belirledi. 2018’de başlayan araştırmada 2024’e kadar toprak verimliliği, yaprakların besin içeriği ve ağaçların büyümesi izlendi. Toprağın üst 30 santimetrelik tabakası sıra üzeri ve sıra aralarından ayrı örneklendi; büyüme ise gövde kesitindeki değişimle değerlendirildi. Zaman içindeki karşılaştırmalar, araştırma boyunca izlenen 16 bahçenin verilerine dayandırıldı. Portekiz değerlendirme eşiklerine göre toprakların fosfor ve potasyum düzeyi çok yüksek bulunurken yapraklardaki besin içeriği çoğunlukla önerilen aralıkta kaldı. Araştırmacılar bu durumun aşırı besin uygulamasına işaret edebileceğini belirtti. Tek bir elementin ihtiyacına göre ayarlanan bileşik gübre dozları, diğer besinlerin gereğinden fazla verilmesine yol açabilir. Araştırmada, kalsiyum ve magnezyum fazlalığının potasyum alımını, yüksek fosfor düzeyinin ise çinkonun yararlanılabilirliğini sınırlamış olabileceği belirtildi. Çeşit, anaç, hava koşulları ve ürün yükü de sonuçları etkilemiş olabilir. Ayrıca toprakta ölçülen toplam çinko miktarı, köklerin erişebildiği çinko miktarını doğrudan göstermiyor. Bulgular yalnızca ayakta kalan bahçeleri kapsıyor; kapatılan bahçelerle aralarındaki farkları tek başına açıklamıyor.

AgriX, Tarla Verimliliği İçin Yapay Zekâ Platformu Geliştirdi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

AgriX, Tarla Verimliliği İçin Yapay Zekâ Platformu Geliştirdi

Kazakistan’daki Korkut Ata Kızılorda Üniversitesi ikinci sınıf öğrencisi Nurdäulet Düzenov, tarım arazilerinin durumunu değerlendiren AgriX adlı yapay zekâ platformunu geliştirdi. Sistem, tarla verilerini analiz ederek çiftçilere sulama, gübreleme ve tarla bakımı konusunda öneriler sunuyor. Düzenov, projeyi yakınlarının mısır tarlalarında verimin düşmesinin ardından geliştirmeye başladığını belirtti. AgriX; toprak nemi, hava durumu ve uydu verilerini değerlendiriyor. Çiftçi, internete bağlı herhangi bir cihazdan platforma erişip kayıt olduktan sonra harita üzerinden bölgesini ve tarlasını seçiyor; sistem bu verilere göre öneriler hazırlıyor. Geliştiriciye göre platformun etkisi Kızılorda bölgesindeki bir mısır tarlasında yapılan denemede görüldü. Verim, hektar başına 6–7 tondan 10,2 tona yükseldi. AgriX şu anda ücretsiz kullanılabiliyor ve geliştirme çalışmaları sürüyor. Gelecekte ücretli bir sürümün başlatılması değerlendiriliyor. Düzenov ayrıca tarlaların ihtiyaç duyduğu su miktarını hesaplayarak suyun daha verimli kullanılmasına yardımcı olacak yeni bir sistem üzerinde çalışmayı planlıyor.

Frenk Üzümü Fidanı Dikiminde Toprak ve Bakım Önerileri
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Frenk Üzümü Fidanı Dikiminde Toprak ve Bakım Önerileri

Frenk üzümü dikiminde hastalık veya hasar belirtisi bulunmayan, güçlü ve iyi gelişmiş köklere sahip fidanların seçilmesi öneriliyor. Çelikle çoğaltılan bitkilerin kök sistemi oluşturmasının daha uzun sürdüğü belirtilirken, dikim alanı için verimli, orta nemli ve su birikintisi olmayan topraklar tavsiye ediliyor. Tınlı ve kumlu-tınlı topraklar uygun seçenekler arasında gösteriliyor. Siyah frenk üzümü güneşli ya da hafif gölgeli alanlarda, kırmızı ve beyaz frenk üzümü ise açık güneşte daha iyi meyve veriyor. Çalıların iyi havalanması ve birbirini gölgelememesi için bitkiler arasında 1,5–2 metre mesafe bırakılması, dikimin ekim sonuna kadar tamamlanması öneriliyor. Dikim çukuru köklerin hacmine göre yaklaşık 40–50 santimetre genişlik ve derinlikte hazırlanmalı. Çukurdan çıkarılan verimli üst toprak iyi olgunlaşmış kompostla karıştırılmalı; odun külü ve mineral katkılar toprağın ihtiyacına göre uygulanmalı, gübrelerin temiz köklerle temasından kaçınılmalı. İlk haftalarda yağış yoksa toprak nemi izlenmeli, kuruma ve suyla doygunluk önlenmeli. Gövde çevresi 5–8 santimetre kalınlığında malçlanmalı, sonbaharda azotlu karışımlar kullanılmamalı.

Çiftçilere 737 Milyon Avroluk Ek Kaynak: 2027’de Temel Primler Artacak
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçilere 737 Milyon Avroluk Ek Kaynak: 2027’de Temel Primler Artacak

Almanya’da çiftçilerin gelir temel desteği, ilk hektarlar ve eko düzenlemeler kapsamında 2027’de daha yüksek prim alması bekleniyor. Tarım Bakanı Alois Rainer, gelecek yıl Birinci Sütun için kullanılabilecek yaklaşık 737 milyon avroluk ek kaynağın tamamının 2027’de ödenmesine karar verdi. Rainer daha önce fonların yalnızca bir bölümünü 2027’de kullanmayı, çoğunu ise gelecek Ortak Tarım Politikası (OTP) destek dönemine bırakmayı planlıyordu. Ancak kısmen ortalamanın altında kalan hasat ile artan gübre ve enerji maliyetleri bu kararın değiştirilmesinde etkili oldu.

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım

Buğday ve arpa ekiminde gelecek yaz yüksek ve kaliteli verim hedefi için toprak hazırlığı, dengeli gübreleme ve kaliteli tohum kullanımının birlikte planlanması öneriliyor. Ekim zamanının da hava koşullarına bağlı olarak ekim ayından kasım ortasına kadar uzanan uygun agroteknik döneme göre belirlenmesi tavsiye ediliyor. Temel toprak işlemesinin ekimden önce zamanında yapılması ve toprağın dinlenip oturmasına fırsat verilmesi isteniyor. Sürüm için 25–30 santimetre derinlik önerilirken, ekimden birkaç gün önce diskleme, tırmıklama veya ekim yatağı hazırlayıcısı kullanılarak yüzeyde düz ve kırıntılı bir yapı oluşturulması gerekiyor. Bu yapının düzgün çıkış, kök gelişimi ve kışın düşük sıcaklıklara dayanıklılık açısından yararlı olduğu belirtiliyor. Sonbaharda gelişip kardeşlenen buğday ve arpa için gübrelemede fosfor ve potasyuma ağırlık verilmesi, ancak uygulamanın agro kimyasal toprak analizine göre belirlenmesi öneriliyor. Analiz sonucuna bağlı olarak azotu daha düşük, fosfor ve potasyumu öne çıkan NPK, yani azot-fosfor-potasyum, formülasyonları; 8:16:24 veya 15:15:15 gibi seçenekler değerlendirilebiliyor. Fosfor güçlü kök gelişimi ve dona dayanıklılıkla, potasyum ise sapın sağlamlığı ve yatmaya karşı dirençle ilişkilendiriliyor. Azotun sonbaharda daha düşük miktarda uygulanması isteniyor. Üreticilerin kontrol edilmemiş ticari tane yerine beyanlı ve sertifikalı tohum seçmesi tavsiye ediliyor. Sertifikalı tohumun yüksek çimlenme, çeşit saflığı ve bitki sağlığı sağladığı; fungisitlerle ilaçlanmasının da başlangıç döneminde hastalık etmenlerine karşı koruma sunduğu aktarılıyor. Buğday ve arpa çeşidi seçiminde bölgeye uyum, yatmaya, pas ve külleme gibi hastalıklara ve aşırı iklim koşullarına dayanıklılık ölçütlerinin dikkate alınması öneriliyor.

Kallas: Rusya Gıdayı Silah Olarak Kullanıyor, Küresel Gıda Güvenliğini Baltalıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Kallas: Rusya Gıdayı Silah Olarak Kullanıyor, Küresel Gıda Güvenliğini Baltalıyor

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu’ndaki genel kurul görüşmeleri sırasında Rusya’nın gıdayı kasıtlı olarak silah gibi kullandığını ve özellikle Afrika, Asya ile Orta Doğu’da küresel gıda güvenliğini baltaladığını söyledi. Kallas, Rusya’nın Karadeniz’deki saldırılarına karşı Avrupa Birliği’nin Ukrayna’nın tarım ihracatını güvence altına alması, deniz güvenliğini güçlendirmesi ve Rusya üzerindeki uluslararası diplomatik baskıyı artırması gerektiğini belirtti. Kallas’a göre küresel tahıl fiyatları Şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Süper El Niño, her iki yarımküredeki kuraklık ve Orta Doğu’daki çatışmaların gıda sorununu ağırlaştırdığını söyleyen Kallas, bu gelişmelerin gübre ihracatını da aksattığını ifade etti. Hürmüz ve Bab el-Mendeb boğazları ile Karadeniz’i küresel gıda sistemi açısından üç kritik geçiş noktası olarak sıraladı. Kallas, AB-Ukrayna Dayanışma Koridorları girişiminin alternatif ihracat güzergâhları oluşturduğunu ve bu yollar üzerinden tahıl ihracatının temmuzdan bu yana yaklaşık 2 milyon ton arttığını açıkladı. Ancak Rusya’nın Ukrayna’nın Moldova, Romanya ve Polonya sınırındaki geçiş noktalarına yönelik saldırılarının alternatif güzergâhları tehdit ettiğini söyledi. Kallas ayrıca Romanya ile Bulgaristan’ın, AB desteğiyle Karadeniz’de bölgesel durumsal farkındalığı güçlendirmeyi amaçlayan bir deniz güvenliği merkezi kurduğunu aktardı. AB’nin Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğü konusunda anlaşma sağlamak için Türkiye, Hindistan, Afrika ülkeleri ve diğer uluslararası ortaklarla çalıştığını belirtti.

Kükürt Fiyatındaki Artış Fosfat Gübresi Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: Dagens PS · Özgün haber
Veri haberi

Kükürt Fiyatındaki Artış Fosfat Gübresi Üreticilerini Zorluyor

Kükürt arzındaki daralma ve bu madde için artan rekabet, fosfat gübresi üreticilerinin ihtiyaç duyduğu sülfürik aside erişimini ve bu maliyeti karşılamasını zorlaştırıyor. Üreticiler, zaten ekonomik baskı altındaki tarım müşterilerine artan maliyetleri yansıtamıyor. Kükürt fiyatındaki yükselişin, küresel gıda arzı açısından risk oluşturabileceği belirtiliyor. Kükürt, fosil yakıtların yakılmasıyla oluşan asit yağmurunu azaltma çalışmaları kapsamında petrol ve doğal gaz akışlarından uzaklaştırılmaya başlandı. Başlangıçta rafinasyonun atığı olarak görülen madde daha sonra satılabilir bir ürüne dönüştü. Petrol ve gaz sanayisinin yüksek üretimi fiyatı yüzeysel veya yeraltı yataklarından çıkarılan kükürdün altına itti. Günümüzde kükürdün %90'ı petrol ve gaz rafinerilerinden geliyor. Gübre üreticileri kükürt için madencilik sektörüyle rekabet ediyor. Ancak bakır ve uranyum fiyatlarındaki yükseliş, özellikle bakırın rekor seviyelere ulaşması, madencilik sektörünün sülfürik asit maliyetlerini karşılamasını kolaylaştırıyor. Gübre ve yakıt fiyatlarındaki artışların, güçlü geçmesi beklenen El Niño dönemiyle çakıştığı; yüksek girdi maliyetleri ile elverişsiz hava koşullarının gelecek yıl küresel gıda üretimini azaltabileceği öngörülüyor.

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarımda Robotlar ve Hassas Gübrelemeyle Sınanıyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarımda Robotlar ve Hassas Gübrelemeyle Sınanıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avusturya’nın Wieselburg kentinde düzenlenen “AI meets Agriculture” konferansında, yapay zekânın tarımda kullanımına yönelik otonom dronlar, yabani ot temizleyen robotlar ve hedefli ilaçlama sistemleri tanıtıldı. 19 Ekim 2026’daki etkinlikte araştırma, ekonomi ve siyaset temsilcileri teknolojinin çiftliklerde uygulanmasını ele aldı. Tarım işletmelerinin uygulamaya geçişi için veri, uzmanlık, test altyapısı, finansman ve yüksek performanslı hesaplama erişiminin gerektiği belirtildi. AgrifoodTEF, EDIH AI5innovation ve AI Factory Austria AI:AT girişimleri şirketlere destek sağlıyor. Aşağı Avusturya, veri merkezli tarımsal yapay zekâ için yaklaşık 1,5 milyon avroluk profesörlük desteği veriyor.

Karadeniz’de Altı Gemi Olayı Küresel Gıda Tedariki Endişesini Artırdı
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Altı Gemi Olayı Küresel Gıda Tedariki Endişesini Artırdı

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, son on günde Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığına yönelik altı drone olayı bildirildiğini açıkladı. Rusya’dan şüphelenilen saldırıların Romanya ve Bulgaristan kıyıları yakınında seyreden gemileri hedef aldığını belirten Kallas, gelişmeleri “tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış” olarak nitelendirdi. İki ülke de Avrupa Birliği ve NATO üyesi. Kallas, Moskova’nın Ukrayna ihracatını engellemeye ve Kiev’in ekonomik gelirlerini azaltmaya çalıştığını savundu. Kendisinin sunduğu tahmine göre Ukrayna, ihracat gelirlerinden günlük yaklaşık 60 milyon avro kaybediyor. Kaynakta yer alan bir paylaşıma göre Bulgaristan kıyısından 18 deniz mili açıkta düzenlenen Rus drone saldırıları sonrasında 11 denizci kayıp, birkaç denizci de yaralı durumda. Türkiye bağlantılı olaylardan birinde Türk işletmeli Azov Concord’un battığı, beş mürettebatın kurtarıldığı ve 11 kişinin kayıp olduğu aktarıldı. Ukrayna işletmeli Chelsea 3 ise Türkiye’den Moldova’ya giderken üç drone tarafından vuruldu; patlamalarda birkaç mürettebat yaralandı. Bulgaristan’ın bu gelişmelerin ardından Rusya’nın büyükelçisini çağırdığı belirtildi. Kallas, Karadeniz’in Ukrayna’nın tarım ihracatı için hayati bir rota olduğunu, ülkenin buğday, mısır ve arpanın başlıca dünya ihracatçıları arasında yer aldığını söyledi. Mevcut dünya tahıl stoklarının 2022’ye göre daha yüksek olduğunu belirten Kallas, buna karşın süper El Niño ihtimali, kuraklık, Orta Doğu çatışmasının gübre ihracatına etkisi ve Ukrayna tahıl rotalarına yönelik saldırıların küresel gıda tedariki üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Kallas ayrıca, Ukrayna ürünlerinin taşınmasında kullanılan AB dayanışma koridorlarının da risk altında olduğunu savundu. Rusya’nın Moldova, Romanya ve Polonya sınır geçiş noktalarını hedef aldığını öne süren Kallas, bu kara güzergâhlarının Ukrayna limanlarındaki taşımacılığın aksadığı dönemde önemli bir alternatif haline geldiğini ifade etti.

İngiltere’de HPAI H5N1 Kuş Gribi Kümes Hayvanlarında Doğrulandı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’de HPAI H5N1 Kuş Gribi Kümes Hayvanlarında Doğrulandı

İngiltere’de bir çiftlik, yüksek derecede patojenik kuş gribinin (HPAI) H5N1 suşunun bu sezon ülkedeki kümes hayvanlarında görüldüğünün doğrulandığı ilk çiftlik oldu. İskoçya’da Lewis Adası’nın Ness bölgesindeki ticari amaçlı arka bahçe kanatlılarından oluşan bir sürüde daha önce HPAI H5N5 tespit edilmişti. Salgınların ardından Britanya, yüksek derecede patojenik kuş gribinden ari statüsünü kaybetti. Çiftliğin çevresinde hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla 3 kilometrelik koruma bölgesi ve 10 kilometrelik gözetim bölgesi oluşturuldu. Koruma bölgesinde kümes hayvanları ile diğer esaret altındaki kuşların güvenli biçimde kapalı tutulması gerekiyor. Bölge yürürlükte kaldığı sürece kanatlı gübresinin yayılması yasaklanırken, kuş ve yumurta hareketleri lisansa bağlı kısıtlamalara tabi tutuldu. Tüm kuş ve kanatlı bakıcılarının sıkı biyogüvenlik önlemlerine uyması istendi. Kaynakta başlıca bulaşma yolları enfekte ayakkabı, kıyafet, araç ve ekipmanla temas olarak belirtilirken, yabani kuşlarla temasın önlenmesi, barınakların bakımı, sürülerin ayrılması, su birikintilerinin ağla kapatılması ve düzenli temizlik-dezenfeksiyon önerildi.

Roma’da Suriye Tarımının Toparlanması İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Roma’da Suriye Tarımının Toparlanması İçin Destek Çağrısı

Suriye Ulusal Tarım Politikaları Merkezi Direktörü Hayel Reyhan, Roma’da düzenlenen Dünya Gıda Güvenliği Komitesi toplantısında ülkesinin tarımsal toparlanması ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin geliştirilmesi için destek çağrısı yaptı. Suriye’yi temsil eden Reyhan, toplantının 19-23 Ekim döneminde BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Roma’daki merkezinde gerçekleştirildiğini belirtti. Reyhan, gıda güvenliğinin istikrar ve kalkınma açısından önem taşıdığını, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya erişimin yerel tarımsal üretimin güçlendirilmesine bağlı olduğunu söyledi. Suriye tarımının altyapı hasarı, su kaynaklarının kıtlığı, üretim girdilerine erişimdeki gerileme ve iklim değişikliğinin artan etkileri nedeniyle üretim kapasitesi, çiftçilerin geçim kaynakları ve gıda tedarik zincirleri bakımından zorlandığını aktardı. Uygun koşullar ve gerekli destek sağlandığında Suriyeli çiftçilerin üretimi yeniden artırabilecek deneyime sahip olduğunu belirten Reyhan, sulama altyapısının yenilenmesini, tohum ve gübreye erişimin iyileştirilmesini, tarımsal danışmanlık ve araştırma hizmetlerinin güçlendirilmesini istedi. Desteklerin küçük çiftçilerin yanı sıra kadınlara ve gençlere de ulaştırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca tarımsal verilerin yönetimi için toplama, belgeleme, depolama, paylaşma ve analiz süreçlerini kapsayan bir çerçeve hazırlanması amacıyla çalışma yürütüldü.