ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

380 haber · Sayfa 5

Romanya’nın Ayçiçeği Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin %37 Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’nın Ayçiçeği Üretiminde 2026/27 Sezonu İçin %37 Artış Bekleniyor

USDA’nın Yabancı Tarım Servisi (FAS) raporuna göre Romanya’nın ayçiçeği üretiminin 2026/27 sezonunda önceki sezona kıyasla %37 artması bekleniyor. Aynı oranda artışın Bulgaristan’da da öngörüldüğü belirtilirken, AB genelinde üretimin 9,85 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu seviye, 2025/26 sezonundaki 8,77 milyon tona göre %12’den fazla artış anlamına geliyor. Romanya, Bulgaristan, İspanya, Macaristan ve Fransa’nın önünde AB’nin en geniş ayçiçeği ekim alanına sahip ülkesi konumunda. Ayçiçeğine yönelimin, son iki yıldaki zayıf mısır hasatlarının yanı sıra ürünün daha düşük gübre ihtiyacı ve kuraklık ile sıcağa mısıra kıyasla daha dayanıklı olmasıyla bağlantılı olduğu aktarılıyor. USDA FAS, Romanya’nın ortalama ayçiçeği veriminin de %28 artacağını öngörüyor. Türkiye pazarı, Romanya’daki ayçiçeği ticareti açısından önemli bir unsur olarak gösteriliyor. Türkiye, ayçiçeği tohumu ithalat vergisini 1 Ekim’den itibaren %20’den %12’ye indirdi ve 2026/27 sezonu için 1,25 milyon tonluk tarife kontenjanını korudu. Bu adımların, Rusya ve Ukrayna’dan tohum ile işlenmiş ürün tedarikinin zorlaştığı koşullarda Romanya’dan alımları teşvik edebileceği belirtiliyor; ancak bu etki kesin bir sonuç olarak sunulmuyor. AB’de ayçiçeği işleme miktarının 8,75 milyon tona çıkarak yıllık bazda %9 artması bekleniyor. Romanya, Bulgaristan ve Macaristan ilk üç işleyici olarak kalırken, Türkiye önceki sezonda bildirilen AB ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %83’ünü oluşturdu. Köstence’de fiyat ton başına 474 avro seviyesinde bulunuyor. Romanya ve Bulgaristan’daki iyi hasatlar ile Rusya ve Ukrayna’daki yüksek üretimin fiyat artışını sınırlayabileceği ifade ediliyor.

Danimarka’daki Deneme Buğdayda Hektar Başına 20 Tonu Hedefliyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’daki Deneme Buğdayda Hektar Başına 20 Tonu Hedefliyor

Danimarka’nın Stevns bölgesinde yürütülen kışlık buğday denemesinde hektar başına 20 ton verime ulaşılması hedefleniyor. AgroPro Direktörü ve danışmanı Vagn Lundsteen’in yürüttüğü çalışmada, mevcut dünya rekorunun arkasındaki Champion ile daha yeni İngiliz çeşidi KWS Aintree kullanılıyor. Lundsteen, KWS Aintree’nin daha yüksek verim potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Denemenin temelini, her bitkiye güçlü ve derin bir kök sistemi geliştirebileceği alanı sağlama yaklaşımı oluşturuyor. Toprak ekim öncesinde Horsch Focus ile işlenirken tripl süperfosfat yaklaşık 25 santimetre derine yerleştirildi. Bu uygulamayla köklerin aşağı doğru gelişmesi ve bitkilerin su ile besin maddelerine erişiminin desteklenmesi amaçlanıyor. Tohumlar Horsch Pronto ile 15 santimetre sıra aralığı ve sıra üzerinde 6 santimetre aralıkla ekildi; tohum miktarı da normalin yaklaşık yarısına düşürüldü. Böylece metrekare başına yaklaşık 100 bitki kurulması ve her bitkinin daha fazla gelişme alanına sahip olması hedefleniyor. Lundsteen, verim potansiyelinin son bölümünün uzun başaklar ve iyi gelişmiş çok sayıda taneden gelebileceğini değerlendiriyor. WekoAgro Machinery ürün uzmanı Kristian Thomsen ise hassas ekimin, verimden ödün vermeden tohum miktarını azaltmaya yardımcı olabileceğini ve besin maddesinin derine yerleştirilmesinin kök gelişimini yönlendirebileceğini söylüyor. Denemede sonbaharda aşırı büyümeden kaçınılması, bitki yoğunluğunun ilkbaharda kademeli olarak geliştirilmesi planlanıyor. Gübrelemenin büyük bölümünün ilkbaharda, yaklaşık iki haftada bir yapılması öngörülüyor. Ancak sık bitki dokusu ve erken dönemde hızlı biyokütle gelişimi yatma riskini artırabilir. Hedefe ulaşılıp ulaşılmayığı hasatta belli olacak; hava, kıştan çıkış ve ilkbahar-yaz dönemindeki besin erişimi belirleyici olacak.

Brezilya’da Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Geriledi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Geriledi

Brezilya soya piyasasında 20 Salı günü işlemler düşük hareketlilik gösterdi; fiyatlar çoğunlukla geriledi ve yalnızca sınırlı miktarda işlem yapıldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre Chicago borsası ile dolardaki düşüşler fiyatları baskılarken, satıcı tekliflerinin yokluğu ticareti neredeyse durma noktasına getirdi. Alıcılar tekliflerini düşürdü, üreticiler ise mevcut fiyat seviyelerinde satış yapmaya yanaşmadı. Spot piyasada primler nominal kaldı ve kesin işlem göstergeleri oluşmadı. Silveira, piyasanın yalnızca küçük partilerin ve kısa vadeli ihtiyaçları karşılayan işlemlerin yapıldığı bir görünüm sergilediğini belirtti. Aynı sırada Brezilya’da yeni soya sezonunun ekimi, daha açık havanın desteğiyle iyi hızda ilerledi. Başlıca merkezlerde fiyatlar ağırlıklı olarak geriledi. Çuval fiyatı Passo Fundo’da 147 realden 145 reale, Santa Rosa’da 148 realden 146 reale, Cascavel’de 142 realden 140 reale ve Rondonópolis’te 140 realden 139 reale indi. Dourados’ta fiyat 138 realden 139 reale yükselirken, Rio Verde’de 138 realde sabit kaldı. Paranaguá ve Rio Grande limanlarında da düşüş kaydedildi. Chicago’da soya vadeli kontratları art arda yedinci seansta geriledi ve fiyatlar iki ayın en düşük seviyelerine indi. ABD’de hasadın ilerlemesi ve hava koşullarının çalışmaları destekleyeceği beklentisi fon satışlarını artırdı. ABD Tarım Bakanlığına göre hasat 18 Ekim itibarıyla alanın %64’üne ulaştı; önceki hafta bu oran %46, son beş yıl ortalaması ise %65’ti. Buna karşın ABD’li özel ihracatçılar Çin’e 2026/27 sezonu teslimatlı 612 bin ton soya satışı bildirdi.

Çiftçilere 737 Milyon Avroluk Ek Kaynak: 2027’de Temel Primler Artacak
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçilere 737 Milyon Avroluk Ek Kaynak: 2027’de Temel Primler Artacak

Almanya’da çiftçilerin gelir temel desteği, ilk hektarlar ve eko düzenlemeler kapsamında 2027’de daha yüksek prim alması bekleniyor. Tarım Bakanı Alois Rainer, gelecek yıl Birinci Sütun için kullanılabilecek yaklaşık 737 milyon avroluk ek kaynağın tamamının 2027’de ödenmesine karar verdi. Rainer daha önce fonların yalnızca bir bölümünü 2027’de kullanmayı, çoğunu ise gelecek Ortak Tarım Politikası (OTP) destek dönemine bırakmayı planlıyordu. Ancak kısmen ortalamanın altında kalan hasat ile artan gübre ve enerji maliyetleri bu kararın değiştirilmesinde etkili oldu.

Moldova’nın Mısır İhracatı Dokuz Ayda Önceki İki Tam Yılı Aştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’nın Mısır İhracatı Dokuz Ayda Önceki İki Tam Yılı Aştı

Moldova, 2026’nın ilk dokuz ayında 318,3 bin ton mısır ihraç ederek 2025 ve 2024’ün tamamında dış pazarlara gönderilen hacimleri aştı. Ancak bu sonuç, yalnızca 2026 hasadının ihracatını yansıtmıyor; 2025’teki geç hasat nedeniyle önceki üründen kalan bazı teslimatlar 2026 yazına sarktı. Temmuz-eylül döneminde mısır ihracatı 28.216 ton olarak gerçekleşti ve 2025’in aynı dönemindeki 21.987 tona göre yaklaşık %28 arttı. Üçüncü çeyrekteki hacim 2024 ve 2023’ün aynı dönemlerindeki seviyelerin de üzerinde kaldı. Buna karşın sevkiyatlar aylar ilerledikçe belirgin biçimde azaldı: temmuzda yaklaşık 21,5 bin ton olan ihracat, ağustosta 3,4 bin tona, eylülde ise 3,3 bin tona geriledi. Ekonomist Iurie Rija’nın aktardığı analize göre bu düşüş, yeni hasat beklenirken önceki üründen ihracata uygun stokların kademeli olarak tükenmesini yansıtıyor. Aynı dönemde ortalama ihracat fiyatı 4,33 ley/kg’a yükseldi ve 2025’in aynı dönemindeki 4 ley/kg seviyesinin yaklaşık %8 üzerine çıktı. Lübnan, 12,5 bin tonla üçüncü çeyrekte Moldova mısırının başlıca destinasyonu oldu ve toplam sevkiyatın yaklaşık %44’ünü oluşturdu. Ukrayna yaklaşık 4,2 bin tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatların Reni Limanı üzerinden diğer pazarlara yeniden ihraç edildiği belirtildi. Türkiye de 3,8 bin tonla önemli destinasyonlar arasında yer aldı. Rija’ya göre 2026 hasadından yapılacak ihracat daha geç başlayabilir ve teslimatların önemli bir bölümü 2027’nin ilk yarısına kalabilir. Bu beklentinin gerçekleşmesi hasadın hızına, mevcut stoklara ve dış pazarlardaki ticari ve lojistik koşullara bağlı olacak.

Trump'tan Amerikalı Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık Dizel Desteği
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

Trump'tan Amerikalı Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık Dizel Desteği

ABD Başkanı Donald Trump, hasat sezonunda artan dizel yakıt maliyetleriyle karşılaşan Amerikalı çiftçilere destek amacıyla 8 milyar dolarlık yeni bir finans programı açıkladı. Trump, Kansas'taki bir seçim toplantısında, ABD Tarım Bakanlığının tarımsal faaliyetlerde kullanılan dizel giderlerini telafi etmeye yönelik geçici bir yardım programı başlatacağını söyledi. Program, yakıt maliyetlerinin tarımsal üretim giderlerini doğrudan etkilediği dönemde çiftçilerin mali yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. Duyuru, ABD'de ara seçimler yaklaşırken Trump yönetiminin açıkladığı vaat ve mali taahhütler arasında yer alıyor. Ancak 8 milyar dolarlık paket için fonların nasıl dağıtılacağı ve hangi çiftçilerin yararlanacağı henüz açıklanmadı.

Kazakistan’a 2026 Ayçiçeği Hasadı İçin 3 Milyon Ton Tahmini
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’a 2026 Ayçiçeği Hasadı İçin 3 Milyon Ton Tahmini

Kazakistan’ın 2026 ayçiçeği hasadının 3 milyon ton olması bekleniyor. Ruseed Analitik Merkezi’nin tahminine göre bu sonuç, ülkeyi dünya ayçiçeği üreticileri sıralamasında beşinci sıraya taşıyacak ve geçen yılki üretimi 500 bin ton aşacak. Kazakistan’da hasat henüz tamamlanmadı. Beklenen iyi sonucun, ayçiçeği ekim alanlarının genişlemesi ve ülkenin kuzeyindeki verimden kaynaklanacağı belirtildi. Kazakistan Tahıl Birliği’ne göre ürün, mevcut sezonda 2,2 milyon hektara ekildi; 2025’te ekim alanı 1,791 milyon hektardı. Dünya ayçiçeği üretiminin de mevcut sezonda 63,6 milyon tona ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin üretiminde ise geçen yıla göre 0,6 milyon tonluk, %44’lük artış öngörülüyor.

Trump’tan Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık Dizel Desteği
Fotoğraf: Trump announces US$8bil aid for farmers hit by rising diesel costs · Kaynağın lisans bilgisi
Veri haberi

Trump’tan Çiftçilere 8 Milyar Dolarlık Dizel Desteği

ABD Başkanı Donald Trump, Tarım Bakanlığının çiftçilerin hasat sezonundaki dizel maliyetlerini dengelemek için 8 milyar ABD doları tutarında yeni bir destek programı başlatacağını açıkladı. Trump, duyuruyu Kansas’taki ara seçim kampanyası konuşmasında yaptı. ABD Tarım Bakanlığı, söz konusu kaynağın bu hasat sezonunda Amerikalı çiftçilere tek seferlik ödemeler için kullanılacağını bildirdi. Bakanlığa göre destek, geçici piyasa aksamaları ve artan girdi maliyetleri sırasında rahatlama sağlamayı amaçlıyor. Ödemeler, 2026 mahsul yılı boyunca modellenen kayıpların bir bölümünü karşılamak üzere üreticilere tek tip formülle orantılı olarak dağıtılacak. 8 milyar ABD doları tutarındaki ödemeleri Bakanlığın Çiftlik Hizmetleri Ajansı yönetecek. Duyuru, artan maliyetlerin çiftçileri zorladığı ve rekabetçi Senato yarışlarının bulunduğu tarım eyaletlerinde desteği koruma çabasının parçası olarak geldi. Trump ayrıca bu ayın başında vergiden muaf dizele erişimi genişleteceğini söylediği bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı.

Mısır’da Çeltik ve Beyaz Pirinç Fiyatları Çeşitlere göre Değişiyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Çeltik ve Beyaz Pirinç Fiyatları Çeşitlere göre Değişiyor

Mısır’da çeltik ve beyaz pirinç fiyatlarının arz, talep, pirinç çeşidi ve üretim maliyetlerine göre değiştiği bildirildi. Çiftçiler Sendikası Başkanı Hüseyin Ebu Saddam’ın açıklamasına göre, ince taneli çeltik pirincinin ton fiyatı son haftalarda 12.500-13.000 Mısır lirası aralığından geçen hafta yaklaşık 13.700 Mısır lirasına yükseldi. Kaynak, artışı bazı şirketlerden gelen talep artışıyla ilişkilendirdi. İri taneli çeltik pirincinin ton fiyatı ise sezon boyunca 14.800-15.500 Mısır lirası arasında seyretti; sezon dışında 17.000 Mısır lirasına ulaşabildiği belirtildi. Fiyatların değerlendirilmesinde hasat ve teslimat zamanının yanı sıra ürünün nem oranı da önem taşıyor. Özellikle hasattan hemen sonra teslim edilen üründe yüksek nem, çiftçinin eline geçen fiyatı etkileyebiliyor. Ebu Saddam, ince taneli çeltik için ton başına 13.500-14.000 Mısır lirası düzeyinin, verim ve üretim maliyetlerine bağlı olarak çiftçiye uygun gelir sağlayabileceğini söyledi. Çiftçi gelirinin değerlendirilmesi için yalnızca satış fiyatının değil, toprak hazırlığından hasat ve nakliyeye kadar gerçekleşen maliyetlerin de hesaba katılması gerektiğini belirtti. Üreticinin satış zamanını seçebilmesi için ürünün bir bölümünü bekletmesi de pazarlama esnekliği sağlayabiliyor. Beyaz pirinçte ince taneli çeşidin kilogram fiyatı 22-24 Mısır lirası, iri taneli çeşidin fiyatı ise 25-28 Mısır lirası aralığında verildi. Kırık oranı yaklaşık %3’e düşen bazı seçkin çeşitlerin kilogramı 35-38 Mısır lirasına, şirketlerin sunduğu bazı ürünlerin fiyatı ise yaklaşık 40 Mısır lirasına çıkıyor. Farklılıkların yalnızca tane tipinden değil, kalite, işleme ve paketleme düzeyinden de kaynaklandığı aktarıldı. Gelecek sezon ekim kararlarının beklenen gelir, girdi maliyetleri, tarımsal koşullar ve alternatif ürünlere göre şekilleneceği ifade edildi. Ebu Saddam’a göre talep artarken piyasadaki miktarın azalması fiyatları yukarı çekebilir; daha yüksek arz ise satıcılar arasındaki rekabeti artırarak fiyatları baskılayabilir. Yerel üretim Mısır’ın pirinç ihtiyacının karşılanmasında temel dayanak olarak gösterilirken, bazı basmati pirinci çeşitleri yerel bulunabilirlik ve özellikleri nedeniyle ithalat gerektirebilir.

Kışı Geçiren Biber Fidesiyle Hasat Daha Erken Başlıyor
Görsel kaynağı: Mynavi Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kışı Geçiren Biber Fidesiyle Hasat Daha Erken Başlıyor

Biber fidesini kış boyunca korumak, sonraki sezonda yeni tohum veya fide kullanmaya göre daha erken hasat alınmasını sağlayabiliyor. Japonya’daki yetiştirme koşullarını anlatan kaynakta, kışı geçirmiş fidenin yeniden dikildikten hemen sonra, yaklaşık mayıs ayında ürün vermeye başladığı belirtiliyor. Yeni tohumdan veya satın alınan yeni fideden yetiştirilen biberde ise hasadın en erken haziran civarında başladığı aktarılıyor. Kışı geçiren fidenin mayıs ayında kalın gövde ve çok sayıda dala sahip olduğu, bu nedenle erken dönemde daha fazla ürün verebildiği ifade ediliyor. Kışlatma işlemi, havaların soğuduğu ekim-kasım döneminde bitkideki meyvelerin toplanmasıyla başlıyor. Ardından bütün dallar kesiliyor, kökler çıkarılıyor ve fide sebze yetiştirme toprağı bulunan 5 numara saksıya dikilerek içeri alınıyor. Bitkinin sıcak, gündüz güneş alan ve tercihen güney yönlü bir yerde tutulması; toprağın yüzeyi kurudukça sulanması öneriliyor. Dokusuz kumaşla örtme işleminin temel amacı soğuktan korunmak değil, iç mekânda ortaya çıkabilecek yaprak bitlerini önlemek olarak açıklanıyor. Kış aylarında biberler küçük kalsa da şubat-nisan arasında ayda yaklaşık beş biber alınabildiği belirtiliyor. Fide nisan sonlarında yeniden dışarı dikildiğinde gelişme hızlanıyor ve mayıs ortalarından itibaren hasat artıyor. Kaynakta aktarılan bir yetiştirme örneğinde, ekim ayına kadar gübreleme ve hasada devam edilmiş; tepe alma veya meyve seyreltmesi yapılmadan, serbest yetiştirmeyle bir yılda yaklaşık 300 biber toplanmış. Ekim sonlarında dalların yeniden kesilip köklerin çıkarılması ve fidenin içeri alınmasıyla bitkinin iki veya üç yıl yetiştirilebileceği aktarılıyor. Sürekli 30’dan fazla meyve taşıyan bitkide, gübreleme sırasında 30-50 gram gübre verilmesinin meyve boyutunu artırdığı belirtiliyor. Yazın su yetersizliği güneş yanığı ve yetersiz döllenmeye neden olabileceğinden, saman örtüsü kullanılması ve daha fazla sulama yapılması öneriliyor.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Hırvatistan'da Zeytin Hasadı Başladı, Üreticiler Daha Az Yağ Bekliyor
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan'da Zeytin Hasadı Başladı, Üreticiler Daha Az Yağ Bekliyor

Hırvatistan'daki zeytinliklerde yılın en önemli dönemi olan hasat başladı. Üreticiler, hava aşırılıklarının meyvedeki yağ miktarını azaltabileceğini belirtiyor. Hasat ekiplerinin yaklaşık 6 bin zeytin ağacını toplaması beklenirken, yağışların çalışmaları durdurabileceği ifade ediliyor. Radovan Rade Bobanović, bu yıl toplam yağ miktarının %2, 3 veya 5 daha düşük olabileceğini söyledi. Bobanović'e göre önceki yıllarda %15 yağ veren bazı çeşitler bu sezon %10-11 düzeyinde kalabilir. Yakıt fiyatlarındaki artış ve genel enflasyon nedeniyle üretimdeki küçük bir düşüşün bile zeytinciler için ağır bir darbe olduğunu belirten Bobanović, devlet desteğinin litre başına önceki yıllardaki 1,5 avrodan 1 avroya, hatta daha aşağıya indiğini savundu. Yağhaneler çalışmaya başlarken Bibinje'deki tesiste, teslim edilen meyve miktarına göre yağ veriminin şimdilik beklenen düzeyde olduğu bildirildi. Tam otomatik sistem, üretimin her bölümünün ayrı ayrı izlenmesine imkân veriyor. Hırvatistan'da geçen yıl yaklaşık 40 bin hektolitre zeytinyağı üretilirken, bu sezonun toplam verimi ancak sezon sonunda belli olacak.

Suriye Zeytinyağı Küresel Pazarda Rekabet Gücünü Koruyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Zeytinyağı Küresel Pazarda Rekabet Gücünü Koruyor

Suriye zeytinyağı, yerel ve dış pazarlardaki itibarı, kimyasal özellikleri ve zengin yerel çeşitliliği sayesinde küresel pazarda güçlü bir rakip olarak değerlendiriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı Zeytin Bürosu Müdürü Muhammed Kavas, ülkenin Akdeniz havzasında zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı üretiminin en eski merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Surani, Kaysi, Hudayri ve Duhaybli gibi çeşitlerin farklı özellik ve aromalara sahip olduğu aktarıldı. Kavas, incelenen çeşitlerin çoğunda tekli doymamış yağ asidi olan oleik asit oranının yaklaşık %70 veya daha fazla olduğunu söyledi. Bazı çeşitlerin yağlarında bulunan doğal fenolik bileşikler ve tokoferollerin antioksidan özellikleriyle ürünün besin ve sağlık değerine katkı sunduğu belirtildi. Hasat, depolama ve sıkımın uygun yöntemlerle yapılması halinde yağın düşük serbest asitlik ve peroksit değerleri, ultraviyole emilim ölçümleri ile duyusal özellikler bakımından natürel sızma zeytinyağına ilişkin uluslararası standartları karşıladığı ifade edildi. Üretici şirket yöneticisi Safvan Kayruz, Suriye zeytinyağının başlıca alıcılarının Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Umman'ın yanı sıra Avrupa ülkelerindeki tüccarlar, bireyler ve işletmeler olduğunu söyledi. Kayruz, Türkiye'ye de büyük miktarlarda ihracat yapıldığını belirtti. Ancak ihracat sektörünün yaptırımlar ve ekonomik abluka nedeniyle yaklaşık 14 yıl boyunca dünyayla neredeyse tamamen kopuk kaldığını, güncel sorunlar arasında banka akreditiflerinin aksaması ve küresel banka hesaplarının alınamamasının bulunduğunu kaydetti. Kayruz, sektörün desteklenmesi için hükümetin yanı sıra ticaret, sanayi ve tarım odalarının uluslararası anlaşmaların ve fuarların düzenlenmesinde daha etkin rol üstlenmesini istedi. İdlib ve Afrin gibi bölgelerde üretilen yağın özgün aroma ve tadıyla İspanyol, Tunus ve Fas yağlarıyla yarıştığını belirten Kayruz, bu konumun güçlenmesi için ambalajlama sektörünün geliştirilmesi ve ihracatı destekleyen ekonomik ortamın sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Tarım Bakanlığı, mevcut sezonda Suriye'de zeytin meyvesi üretiminin ilk tahminini 954 bin 730 ton olarak açıkladı. Üretimin %20'sinin sofralık zeytine, %80'inin ise yağlık sıkıma ayrılması ve yaklaşık 190 bin 946 ton zeytinyağı elde edilmesi bekleniyor.

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

USDA: AB’nin 2026/27 Ayçiçeği İthalatı Güçlü Kalacak

USDA’nın AB’deki yerel ofisinin raporuna göre Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda ayçiçeği tohumu ve yağı ithalatı, iç ve dış talebi karşılamak için güçlü kalacak. Türkiye’nin AB-27’den ithalat talebinin artabileceği, ülkenin iyi bir hasat beklemesine rağmen Ukrayna ve Rusya’dan ayçiçeği tohumu ile işlenmiş ürün tedarikinin geçmişteki kadar kolay olmayabileceği belirtildi. Türkiye 1 Ekim’de ayçiçeği tohumu ithalat vergisini %20’den %12’ye indirdi. Sektör kaynaklarına göre bu düzenleme Romanya ve Bulgaristan piyasalarını şimdiden etkiledi ve iki ülkeden ihracatın artması bekleniyor. Rapora göre AB-27’deki yağlı tohum işleme tesisleri, Türkiye’ye yönelik ihracat beklentileri aşarsa daha fazla ayçiçeği tohumu ithal etmeye hazır. USDA, ayçiçeği sanayisine yönelik talebin 2026/27’de güçlü kalacağını öngörüyor. Bu beklentide, ayçiçeği yağının tarihsel olarak yüksek seyreden fiyatının yanı sıra ayçiçeği küspesinin yem rasyonlarında soya küspesine çekici bir alternatif olması etkili. AB-27’nin ormansızlaşmadan ari ürünlere ilişkin EUDR düzenlemesi de soya ithalatında oluşabilecek primler nedeniyle ayçiçeği ve kolzaya geçici avantaj sağlayabilir. USDA, AB’nin ayçiçeği küspesi ithalatını 2026/27’de 2,40 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu miktar 2025/26’daki 2,20 milyon tonun üzerinde, 2024/25’teki 2,56 milyon tonun ise altında. Ayçiçeği tohumu ithalatı 2025/26’da önceki sezondaki 582 bin tondan 1,4 milyon tona yükselirken, 2026/27 için en az 900 bin ton öngörülüyor. Ukrayna ihracatının gerilemesiyle Arjantin ve Moldova AB’nin başlıca tedarikçileri oldu. Arjantin’den ithalat, 2025/26’nın ilk üç çeyreğinde %1171 artarak 850 bin tona ulaştı.

Minsk Bölgesi'nde Mısır Tanesi Hasadı 300 Bin Tonu Aştı
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Minsk Bölgesi'nde Mısır Tanesi Hasadı 300 Bin Tonu Aştı

Belarus’un merkezi Minsk bölgesindeki tarım üreticileri, mısır tanesi hasadında 305 bin tona ulaştı. Bölgedeki üreticilerin toplam hasadı böylece 300 bin ton sınırını geçti. Bu miktar, geçen yılın aynı tarihindeki hasatla karşılaştırıldığında tam iki kat olarak açıklandı. Sonuç, Minsk bölgesinde mısır tanesi hasadının geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin iki katına ulaştığını ortaya koydu.

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor

Güney Avustralya’daki istiridye yetiştiricileri, geçen yılki zararlı alg patlamasının ardından üretimdeki kayıpları ve stok eksikliğini aşmaya çalışıyor. Adelaide’in kuzeybatısındaki Eyre Yarımadası’nda bulunan Franklin Harbour bölgesi dört ay kapalı kaldıktan sonra kasım ayında yeniden açıldı. Simon ve Meagan Turner’ın ailesine ait işletmede istiridyeler yeniden sağlıklı görünürken, kıyı boyunca toparlanmanın aynı hızda ilerlemediği belirtiliyor. Hasat alanlarının kapanması ve geleceğe ilişkin belirsizlik nedeniyle yetiştiriciler, normalde suya yerleştirecekleri genç istiridyeleri geçen yıl stoklayamadı. İstiridyelerin büyümesi 12 ila 15 ay sürdüğü için bu kararın üretim üzerindeki etkisi ancak şimdi belirginleşiyor. Turner ailesinin işletmesinde normalden yaklaşık %40 daha az stok bulunuyor. Hükümet desteği, işletmeyi alg patlamasının en ağır dönemindeki büyük mali kayıplardan korudu ve yeniden açılıştan sonra finansal açıdan çok iyi bir yıl geçirildi. Ancak işletmede su içindeki ürün miktarı yetersiz olduğu için üretim sıkıntısının bundan sonra daha fazla hissedilmesi bekleniyor. Spencer Körfezi’ndeki Stansbury bölgesinde faaliyet gösteren Steve Bowley ise en az 18 aydır yeni stok yerleştirmedi. Bowley, artan deniz kabukluları ve ölü yosunların su altyapısına zarar verdiğini, işletme değerinin 400.000 Avustralya doları gerilediğini ve ölümlerin arttığını tahmin ediyor. Her beş düzine istiridyeden yaklaşık bir düzinesinin öldüğünü söyleyen Bowley, bunun 20 yılı aşkın süredir görmediği bir durum olduğunu belirtti. Ona göre sudaki oksijen ve su akışındaki azalma, istiridyeleri strese sokarak zayıf olanların ölmesine yol açıyor. Yaz yaklaşırken üreticiler, su sıcaklıklarının yükselmesiyle alg patlamasının yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağını bekliyor.

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber

İran’ın Gıda Güvenliği Deneyimi Özbekistan’ın Gündeminde

İran Merkezi Köy Kooperatifleri Örgütü yöneticisi Peyman İskenderi, örgütün dönüşüm önceliklerini açıklarken Özbekistanlı üst düzey yetkililerin İran’ın temel ürün tedariki ve kriz dönemlerinde gıda güvenliği yönetimi deneyimlerinden yararlanmak istediklerini söyledi. İskenderi, Özbekistan’a yaptığı son ziyaret sırasında gündeme gelen bu talebin, İran’ın temel ürünlerin tedarik ve dağıtımına ilişkin uygulama deneyimine verilen önemi gösterdiğini belirtti. İskenderi’ye göre gıda güvenliği, ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline geldi. Ekonomik zorluklar ve tedarik zincirlerindeki kısıtlamalar karşısında üreticiler, kırsal kooperatifler ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İskenderi, kooperatif ağlarının uygulama kapasitesinin artırılmasını istedi. Örgütün dönüşüm gündeminde yapısal yenilenme, veri odaklı yönetim, tarım ürünlerinde tedarik ve dağıtım zincirlerinin akıllı hâle getirilmesi ile kooperatiflerin uygulamadaki rolünün güçlendirilmesi bulunuyor. İskenderi, tarım ürünlerinde arz fazlası veya açığına yalnızca dönemsel ve tepkisel müdahalelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazar yönetiminin hasat başlamadan önce üretim verileri, arz tahminleri ve talep öngörüleri temelinde yapılması gerektiğini belirten İskenderi, özellikle patates gibi ürünlerde yıllık üretim takvimi, ekim modeli ve pazar düzenleme planının aylar öncesinden hazırlanmasını önerdi. Ayrıca kırsal bölgelerde tarımsal girdiler, yakıt ve unun adil biçimde tedarik edilip dağıtılmasının; ürün değer zincirlerinin tamamlanması ve gereksiz aracılığın azaltılmasının örgütün sürekli görevleri arasında olduğunu aktardı.

Arjantin Buğday İhracatında Sezon Projeksiyonu Aşıldı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Buğday İhracatında Sezon Projeksiyonu Aşıldı

Arjantin’in 2025/26 sezonu buğday dış satış beyanları 18,07 milyon tona ulaşarak Tarım Sekreterliği’nin 18,00 milyon tonluk ihracat projeksiyonunu aştı. Ticaret sezonu 30 Kasım’da sona ereceği için toplamın önümüzdeki haftalarda daha da yükselmesi bekleniyor. Bunge Argentina, bu hafta kasım ayında yüklenmek üzere 500.000 tonluk buğday satışı beyan ederek sezon ihracat hedefine katkı sağladı. Sevkiyatı yapılan veya yapılması planlanan buğdayın başlıca varış noktaları Endonezya ve Brezilya oldu. Endonezya’nın yılın bu dönemindeki alımları, Karadeniz’den ürün tedarik edilememesine bağlanıyor. Brezilya’da hasat dönemindeki aşırı nem, ülkenin güneyindeki değirmenlerde kaygı yaratıyor. Değirmenler, olası kalite sorunları ve tedarik belirsizliklerinden kaçınmak için mevcut sezonun son Arjantin buğdayı partilerini almayı tercih ediyor. Arjantin ekmeklik buğdayının resmi spot FOB değeri ton başına 257 ABD doları olarak veriliyor; güçlü talep, FAS fiyatlarını CME Group’taki düşüşlerin ters yönünde destekliyor.

Uruguay’da Soya Ekimi İçin 1,32 Milyon Hektara kadar Alan Beklentisi
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Soya Ekimi İçin 1,32 Milyon Hektara kadar Alan Beklentisi

Uruguay’da gelecek kampanyada soya ekim alanının 1,3 milyon ile 1,32 milyon hektar arasında olması bekleniyor. Germán Bremermann’ın aktardığı tahminler, önceki kampanyada ekilen yaklaşık 1,05 milyon hektarın üzerinde bir alana işaret ediyor. Bremermann, değerlendirmeleri üreticiler ve teknisyenlerden alınan bilgilerin sunulduğu yıllık teknik toplantıda paylaştı. Bununla birlikte, söz konusu rakam kesinleşmiş bir ekim alanı değil, ekim niyetini gösteren bir tahmin olarak aktarılıyor. Alanın gerçekleşmesi hava koşullarına ve planlanan ekim tarihlerine uyulabilmesine bağlı olacak. Özellikle ikinci soyanın, iyi verim beklentisini koruyacak bir dönemde tarlaya alınması önem taşıyor. Önceki soya kampanyası ise kuraklığın etkisiyle zorlu geçti; üretim 2024-2025 dönemindeki yaklaşık 4 milyon tondan 2025-2026’da yaklaşık 2,1 milyon tona geriledi ve ulusal verim son 10 yılın en düşük üç seviyesinden biri oldu. Kolza da Uruguay tarımındaki ağırlığını artırıyor. Tahminlere göre alanı 380.000 ile 400.000 hektar arasında olacak kolza, bu yıl ülkedeki en geniş kışlık ürün konumuna geliyor. Bremermann’a göre ürün; münavebeyi çeşitlendirme, yabancı ot ve hastalık yönetimini kolaylaştırma, tarımsal faaliyetleri zincir boyunca dağıtma ve toprağın kullanımını yoğunlaştırma açısından katkı sağlıyor. Kolzanın ekim sonu ile kasım başı arasındaki erken hasadı, ikinci soyanın uygun tarihlere yakın ekilmesine de imkân verebiliyor. Kolzanın ulusal verimi son dört yılda hektar başına yaklaşık 1.700-1.750 kilogram düzeyinde istikrarlı kaldı. Teknoloji ve yönetim uygulamalarında öne çıkan üreticilerde ise 2.000 kilogramın üzerine çıkma, bazı durumlarda hektar başına 2.500 kilograma yaklaşma beklentisi bulunuyor. Bu potansiyel sonuçların ulusal ortalamayı temsil etmediği, daha düşük teknoloji yatırımı yapılan veya üretim koşulları daha elverişsiz alanların da ortalamaya dahil olduğu belirtildi. Beklentilerin gerçekleşmesi hasat dönemindeki koşullara bağlı olacak. Diğer yağlı tohumlarda görünüm daha sınırlı. Carinata alanı önceki yılki genişlemenin ardından sert biçimde gerilerken, bu ürün için yetiştirme yönetimi, bölgesel uyum ve alıcı pazarların geliştirilmesine ihtiyaç duyuluyor. Camelina Uruguay koşullarına uyum açısından daha erken bir aşamada ve niş denemelerle değerlendiriliyor. Ayçiçeğinde ise bu kampanyada önemli bir alan artışı öngörülmüyor. Bremermann ayrıca teknoloji ve üretim yönetimindeki ilerlemelerin, iklim değişkenliği karşısında tarımsal üretime daha fazla istikrar sağlayabildiğini söyledi.

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Zayıf Patates Hasadı Fiyatları Yükseltti

Almanya’da patates tüketici fiyatları eylülde geçen yılın aynı ayına göre ortalama %12 arttı. Almanya Federal İstatistik Ofisi’nin açıkladığı bu artış, %3,3 olan genel enflasyonun belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti. Veriler, TASR tarafından DPA haberine dayandırıldı. 2026 yılına ilişkin ön veriler, patates hasadının 10,4 milyon tonla yaklaşık dörtte bir azalacağına işaret ediyor. 2025’te hasat 13,9 milyon ton olmuştu. Düşüşte ekim alanının %11,1 daralması ve patatesleri küçülten kuraklık etkili oldu; hektar başına verim normalde 46 tonken ortalama 38,9 tonda kaldı. Sınırlı arzın etkisiyle üreticilerin aldığı fiyatlar ağustosta %61,5 arttı.

Kırgızistan’da Tahıl Hasadı 2 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Kırgızistan’da Tahıl Hasadı 2 Milyon Tonu Aştı

Kırgızistan’da tahıl hasadı, 23 Eylül 2026 itibarıyla ilk kayıtlı ağırlıkla 2 milyon tonu aştı. Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre bu miktar, 2025’in aynı tarihine kıyasla %32,7 artış gösterdi. Baklagiller, pirinç ve karabuğday dışındaki tahıl ürünleri 586.800 hektardan toplandı; hasat alanı yıllık bazda %3,4 genişledi. Başlıca ürünlerde arpa üretimi %53,6, buğday üretimi %45,2, dane mısır ve baklagil ürünleri üretimi %5,7 arttı. Yağlı tohum ve patates üretimindeki artışlar sırasıyla %17,3 ve %10,3 oldu. Buna karşılık pamuk üretimi, 2026 hasadı için ekim alanlarının azalmasıyla %40 düştü; sebze üretimi de %1,2 geriledi. Veriler öncü nitelikte ve sezonun tamamını kapsamadığı için nihai hasat toplamı değişebilir.

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre Maldivler, kişi başına yıllık yaklaşık 260 kilogram gıda israfıyla dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Al Jazeera’nın Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı analizde aktarılan bu miktar, kişi başına yıllık yaklaşık 132 kilogram olan küresel ortalamanın neredeyse iki katına karşılık geliyor. Maldivler’deki verinin ölçüm yılı ise kaynakta belirtilmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıda israf ediliyor. Mağazalar, restoranlar ve haneler aşamasında tüketicilere sunulan gıdanın neredeyse beşte biri çöpe gidiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre bu aşamadaki israf, 2022’de yaklaşık 1,05 milyar tona ulaştı. Söz konusu miktarın %60’ından haneler, %28’inden restoranlar ve diğer yeme-içme hizmetleri, %12’sinden mağazalar sorumlu oldu. Gıda kaybı ve israfı, tedarik zincirinin hasattan tüketime kadar tüm aşamalarında görülüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık %13’ü, mağazalara ulaşmadan önce hasat sonrasında kayboluyor. Depolama, taşıma ve işleme sırasında yaşanan kayıplarda özellikle meyve ve sebzeler öne çıkıyor. FAO, mağazalara ulaşmadan kaybolan gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doların üzerinde olduğunu belirtiyor. Ülkeler arasında belirgin farklar bulunuyor. UNEP, sıcaklığın daha yüksek olduğu ülkelerde hane kaynaklı gıda israfının daha yüksek olma eğiliminde olduğunu; taze ürün tüketiminin fazla olması ve soğutma olanaklarına erişimin daha sınırlı kalmasının olası açıklamalar arasında yer aldığını aktarıyor. Maldivler’in ardından Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus geliyor. Bu ülkelerin her birinde kişi başına yıllık gıda israfı 210 kilogramı aşarken, İspanya’da miktar yaklaşık 39 kilogram veya daha az olarak tahmin ediliyor. Gıda israfı, küresel açlıkla ilgili verilerle aynı bağlamda değerlendiriliyor. BM’nin gıda güvenliği ve beslenme raporuna göre 2025’te yaklaşık 645 milyon kişi, dünya nüfusunun %7,8’i, açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran 2024’teki %8,1’in ve 2022’deki %8,6’nın altında olsa da açlıktan etkilenen kişi sayısı 2019’dan yaklaşık 61 milyon daha yüksek kaldı. İsrafı azaltmak için alışveriş öncesinde evdeki gıdaların kontrol edilmesi, haftalık menü ve alışveriş listesi hazırlanması öneriliyor. Ayrıca “son tüketim tarihi” ile ürünün en iyi kalitesini koruduğu dönemi belirten “tavsiye edilen tüketim tarihi” ifadelerinin farklı anlam taşıdığı belirtiliyor.

Kuzey Makedonya’da 38 Binden Fazla Kadın Çiftçi Kayıtlı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da 38 Binden Fazla Kadın Çiftçi Kayıtlı

Kuzey Makedonya’da 38 binden fazla kadın çiftçi kayıtlı bulunuyor. Ancak kadın çiftçilerin önemli bir bölümü finansal güvence, doğum izni, sağlık sigortası ve sosyal korumadan yoksunlukla karşılaşıyor. Bu sorunlar, Strumitsa’daki Europe House’da düzenlenen “Adı Olmadan Hasat: Kırsal Kadınlar ve Görünmeyen Emek” panelinde ele alındı. Panel, Avrupa Birliği Delegasyonu ile üye ülke büyükelçiliklerinin başlattığı “Değişimi Giy” kampanyası kapsamında düzenlendi. Sunulan verilere göre 2021’de kırsal bölgelerdeki kadınların yalnızca %4,1’i mülk sahibi olarak kayıtlıydı; ülke genelinde kadınların toprak sahibi olma oranı ise %12’de kaldı. Tartışmada, kadınların yasal miras hakkına rağmen paylarını erkek kardeşleri lehine bırakabildiği belirtildi. Bu durum uzun süredir devam eden gelenekler ve evlilik sonrası kadının başka bir aileye ait olacağı beklentisiyle ilişkilendirildi. Panelin ana mesajı, kadın çiftçilerin katkısının eşit hak ve fırsatlarla desteklenmesi gerektiği oldu.

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı

Paraguay’da kış aylarında mandalina raflarındaki arzın bir bölümü Brezilya ve Arjantin’den gelen ürünlerle karşılanıyor. Paraguay Tarım Teknolojisi Enstitüsüne (IPTA) bağlı Hernando Bertoni Araştırma Merkezi’nin (CIHB) geçici meyvecilik programı yöneticisi Lucidio Burgos’a göre temel sorun talep değil, yerli üretimin alıcıların istediği hacim, kalite ve sürekliliği sağlayamaması. Süpermarketler, bakkallar ve diğer alıcılar, yerel arzın karşılayabildiğinden daha uzun bir dönem ürün arıyor. Burgos, Paraguay’ın mandalina üretimini geliştirmeye uygun toprak ve iklime sahip olduğunu belirtiyor. Son sayıma göre ülkede, ticari işletmelerin yanı sıra kırsal avlulardaki ağaçları da kapsayan yaklaşık 800 hektar mandalina alanı bulunuyor. Verim, iklim ve yetiştirme yönetimine bağlı olarak hektar başına 25-30 ton arasında değişiyor. Üretim iki bölgede yoğunlaşıyor: Cordillera’da mayıstan itibaren pazara çıkan Dancy, Itapúa’daki Carlos Antonio López ve Mayor Otaño’da ise çoğunlukla temmuz-ağustos döneminde satılan Murcott öne çıkıyor. Bu dönemlerin dışında raflarda ithal ürün bulunuyor. Burgos, hasat takvimini uzatmak için çeşitlerin çeşitlendirilmesini öneriyor; ancak bunun yatırım ve planlama gerektirdiğini, Itapúa’da mandalinanın daha yüksek gelir sağlayabilen soya ile arazi rekabeti yaşadığını belirtiyor. Cordillera’da satışlar boyut, görünüm veya kaliteye göre sınıflandırılmadan yapılıyor. Fiyatlar sezona göre 100 meyve için 20.000-50.000 guarani arasında değişiyor. Kuraklık ve aşırı sıcaklar da üretimi tehdit ediyor. Hasat sonrasındaki ağustos-eylül döneminde su eksikliği üretimi düşürerek sonraki kampanyayı riske atabilirken, ocak-şubat sıcakları meyveyi yakıp ticari kaliteyi bozabiliyor. Sulama ve fertigasyon verimi koruyabilir, ancak istikrarlı alıcılar ve öngörülebilir fiyatlar olmadan bu yatırımların geri kazanılması zorlaşıyor. Burgos, düzenli arz için üreticiler, işleyiciler ve alıcılar arasında sözleşmeler kurulmasını; taze satışa uygun olmayan küçük meyvelerin ise reçel, marmelat ve şuruplu konservelerde değerlendirilmesini öneriyor.