ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

320 haber · Sayfa 5

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı

Suriye’de işletilen örtü altı sera sayısı 175.522’ye ulaştı. Seralar, açık tarlalarda üretimin bulunmadığı dönemlerde sebze arzını destekleyerek yerel pazarın ihtiyaçlarının karşılanmasına ve ürün bulunabilirliğinde görece istikrar sağlanmasına katkı sunuyor. Sera üretiminin ihracat olanaklarını artırması ve ülkeye döviz kazandırması da hedefleniyor. Tartus, 143.763 sera ile Suriye’de ilk sırada yer alıyor ve toplamın yaklaşık %82’sini oluşturuyor. Lazkiye’de 15.719, Humus’ta 13.706 sera bulunurken, kalan seralar diğer illere dağılıyor. Ürün bazında domates 87.121 sera ile başı çekiyor. Çilek 18.765, salatalık 17.701, patlıcan 16.391 ve biber 15.052 serada yetiştiriliyor. Tropikal ürünlere ayrılan sera sayısı ise 7.614 olarak veriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım müdürlükleri ve danışmanlık birimleri aracılığıyla arazi hazırlığından hasada kadar teknik destek sağlıyor. Üretim aşamaları izleniyor, üreticilerin karşılaştığı teknik ve hastalık kaynaklı sorunlara müdahale ediliyor, başlıca zararlılara karşı entegre mücadele programları uygulanıyor. Bakanlık ayrıca sera üretimini düzenliyor; üreticiler, gübre temini ve büyük zararlar oluşması halinde kuraklık ve doğal afetlerin etkilerini azaltma fonunun tazminatlarından yararlanabiliyor. Sektör, sera kurulumunun ve üretim girdilerinin yüksek maliyeti, üretimin yoğunlaştığı dönemlerde fiyatların düşmesi ve dış pazarlama kanallarının zayıflığı nedeniyle baskı altında. Deniz hortumu, fırtına ve şiddetli yağışlar da üreticiler için ek kayıp riski oluşturuyor. Gelecek planları arasında ihracat sözleşmeleri yapılması, ithalatın düzenlenmesi ve teknik personelin sürekli eğitilmesi bulunuyor. Suriye Tarım Bakanlığı, Türkiye ile Tartus, Lazkiye ve İdlib’de modern sera tarımı tekniklerini yaygınlaştırmak için iş birliği yapıyor.

Suriye’de Tavuk ve Parça Fiyatları Yeniden Yükseldi
Görsel kaynağı: Sham Times · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tavuk ve Parça Fiyatları Yeniden Yükseldi

Suriye piyasalarında tavuk ve parçalarının fiyatları, son haftalardaki belirgin düşüşün ardından yeniden yükseldi. Şerit etin kilogram fiyatı yaklaşık 550 yeni Suriye lirasından 650 liraya çıktı. Suriye Ticaret Odaları Birliği Tavukçuluk Komitesi Başkanı Nizar سعد الدين, fiyat artışından aracı halkaları sorumlu tuttu ve yetiştiricilerin tüketicinin ödediği nihai fiyatları kontrol etmediğini söyledi. Sعد الدين’e göre yetiştiriciler, Tarım Bakanlığı ile üzerinde anlaşılan gösterge fiyat bültenine göre satış yapıyor ve birçok durumda bültende belirtilen fiyatın altında ürün veriyor. Buna karşılık aracı halkalar belirli bir tarifeye bağlı olmadan, fiyatlar yükselse de düşse de kâr ediyor. Komite başkanı, mevcut yerli üretimin piyasa ihtiyacını karşıladığını ve aştığını belirterek, etlik piliç ithalatına yerli üretim iyileştiğinde durdurulmasını sağlayacak süre belirlenmeden izin verilmesini eleştirdi. İthalatın sürmesinin yetiştiricilere zarar verebileceği ve sektörden ayrılanların geri dönmesini engelleyebileceği uyarısında bulundu. Döviz kurundaki artışın yem fiyatlarını ve üretim maliyetlerini yükselttiği, mazot fiyatlarındaki artışın ise özellikle soğuk hava döneminde kümes ısıtması nedeniyle maliyetleri daha da artırabileceği belirtildi. Bazı Şam piyasalarında canlı tavuğun kilogramı 340-370, şerit etin 630-650, kanadın ise 250-280 yeni Suriye lirası aralığında fiyatlandı.

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi

Brezilya’nın Tocantins eyaletinde hükümet, uzun süren kuraklık nedeniyle eyaletin tamamında 180 gün süreyle acil durum ilan etti. 7.251 sayılı karar salı günü (20) yayımlandı. Kamu kurumlarının hazırlayacağı tespitler, yasal şartların karşılanması halinde zarar gören üreticilerin mali destek, borçlar için ek süre veya borç yeniden yapılandırması talebine dayanak oluşturabilecek. Kararname, tarım ve hayvancılıktaki zararların yanı sıra yangın ve orman yangını risklerini de kapsıyor. Ulusal Su ve Temel Sanitasyon Ajansının (ANA) Kuraklık İzleme verilerine göre ağustosta Tocantins topraklarının yaklaşık %95’i herhangi bir kuraklık derecesiyle karşı karşıyaydı. Orta şiddette kuraklık sınıfındaki alanların payı temmuzdaki %33,57’den ağustosta %57,44’e yükseldi. Yanıtı Sivil Savunma aracılığıyla Askeri İtfaiye koordine edecek; etkilenen belediye ve ailelere acil su temini de dahil yardım ulaştırılacak. Tarım ve Hayvancılık Sekreterliği (Seagro) ile Ruraltins ise tarımsal kayıpları hesaplayıp üreticileri destek araçları konusunda yönlendirecek. Karar, 2026/27 soya ekiminin başlangıcına denk gelirken, ekim bazı bölgelerde yağışlar nedeniyle hâlâ noktasal ilerliyor.

Gellert Global Group, Kanada Peynirlerine %50 Gümrük Vergisine Karşı Dava Açtı
Fotoğraf: Brendan SMIALOWSKI / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Gellert Global Group, Kanada Peynirlerine %50 Gümrük Vergisine Karşı Dava Açtı

ABD merkezli gıda ithalatçısı Gellert Global Group, Donald Trump yönetiminin bazı Kanada ürünlerine uyguladığı %50 gümrük vergilerine karşı New York’taki Uluslararası Ticaret Mahkemesi’ne başvurdu. New Jersey merkezli aile şirketi, Kanada peynirlerinin ithalatını da yürütüyor. Şirket, vergilerin ABD’deki faaliyetlerini ve tedarikçilerini doğrudan etkilediğini savunuyor. Gellert Global Group, 1,7 milyar doların üzerinde toplam ciroya sahip olduğunu ve 60’tan fazla ülkeden 4.000’den fazla gıda ürünü sunduğunu belirtiyor. Şirket avukatlarına göre tedarikçilerden biri, New York eyaletindeki çiftçilerden aldığı sütü Kanada’da brie peynirine dönüştürüyor ve ürünü ABD’ye yeniden ihraç ediyor. Bu nedenle avukatlar, gümrük vergilerinin yalnızca Kanada’daki işletmeleri değil, ABD’li üreticileri de etkilediğini ve çiftçiler, işletmeler ile tüketicileri destekleyen tedarik zincirini bozduğunu ileri sürüyor. Şikâyette, hükümetin kararının ABD’li şirketler, tedarikçiler ve müşteriler üzerinde acil zarara yol açan bir yetki aşımı olduğu iddia ediliyor. Trump yönetimi, ağustosta yürürlüğe giren ek vergileri 1930 tarihli Smoot-Hawley Tarife Yasası’nın 338. maddesine dayandırdı. Söz konusu madde, ABD’ye karşı ticari ayrımcılık yaptığı ileri sürülen ülkelere %50 ek gümrük vergisi uygulanmasına ve ithalatın yasaklanmasına izin veriyor. Gellert Global Group ise Trump’ın bu maddeyi Kanada’ya karşı kullanmak için gerekli yasal yetkiye sahip olmadığını savunuyor. Beyaz Saray, vergilerin uygulanmasının ardından Kanada’ya yönelik ticaret politikasını sertleştirerek kapsanan ürünlerin listesini genişletti ve bazı Kanada ürünlerinin ithalatını tamamen yasakladı.

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Rusya Gıdayı Kasıtlı Olarak Silah Haline Getiriyor
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

AB Yüksek Temsilcisi Kallas: Rusya Gıdayı Kasıtlı Olarak Silah Haline Getiriyor

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Karadeniz’de gemilere yönelik saldırılardan Rusya’nın sorumlu olduğunu ve Moskova’nın gıdayı kasıtlı olarak silah haline getirdiğini öne sürdü. Strazburg’daki Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda konuşan Kallas, Rusya’ya ait olduğundan şüphelenilen insansız hava araçlarıyla son 10 günde 6 saldırı düzenlendiğini söyledi. Kallas, saldırıların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanışa işaret ettiğini belirterek Rusya’nın temmuz ortasından bu yana Ukrayna’nın ihraç ettiği ürünlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını savundu. Karadeniz’i Ukrayna tahılının uluslararası pazarlara ulaşması için en önemli rota olarak niteleyen Kallas, bu saldırıların küresel gıda güvenliğine zarar verdiğini ifade etti. AB ve Ukrayna’nın kara yolları üzerinden gerçekleştirdiği tahıl ihracatının temmuzdan bu yana 2 milyon ton arttığını aktaran Kallas, Moldova, Romanya ve Polonya’daki sınır geçişlerinin hedef alınmasının alternatif rotaları da riske attığını söyledi. Romanya ve Bulgaristan’ın AB desteğiyle kuracağı Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi’nin durumsal farkındalığı artıracağını belirten Kallas, Türkiye, Hindistan ve diğer ortaklarla seyrüsefer serbestisini sağlayacak bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Ukrayna’nın bu konuda yaptığı önerinin Rusya tarafından reddedildiğini de ifade etti.

İspanya’da Süt Fiyatlarındaki Düşüş Üreticileri Endişelendiriyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Süt Fiyatlarındaki Düşüş Üreticileri Endişelendiriyor

İspanya’da Unión de Uniones, dağıtım şirketlerinin sütü müşteri çekme ürünü olarak kullanmasının üreticiler üzerindeki fiyat baskısını artırabileceği uyarısına katıldı. Kuruluş, son günlerdeki indirimlerin tüketicilere kısa vadede yarar sağlayabileceğini ancak sütün yeniden kampanya ürünü haline gelmesi durumunda üretici fiyatlarını aşağı çekebileceğini belirtti. Bu durumun 2021’de de yaşandığını hatırlatan kuruluş, Mercadona’nın yağsız ve yarım yağlı sütlerdeki fiyat indirimine, şirketin sıvı süt satışlarındaki payı ve sektördeki baskın konumu nedeniyle özellikle dikkat çekti. Unión de Uniones’a göre 2026’da üreticiye ödenen ortalama süt fiyatı yıl başına göre %14 geriledi. Buna karşılık önemli üretim girdilerinde artış görüldü: yem maliyeti %6, alfalfa %10, saman %52, fiğ %16, mazot %22 ve elektrik %20 yükseldi. Kuruluş, süt sığırcılığı işletmelerindeki ortalama üretim maliyetinin 50 sentin üzerine çıkmış olabileceğini ve artışın sürdüğünü bildirdi. Artan maliyetler ile kademeli fiyat düşüşlerinin, üreticilerin pazarlık gücündeki yetersizliği ve sütçülük faaliyetinin sürdürülebilirliğine yönelik baskıyı ortaya koyduğunu savundu. Kuruluş, maliyetler yükselirken süt fiyatlarının düşürülmesini anlamanın zor olduğunu ve yeni bir aşağı yönlü baskının üreticileri zarar sınırına yaklaştıracağını belirtti. Ayrıca, Sanayi ve dağıtım maliyetleri de dikkate alındığında, değer zincirinin sürdürülebilmesi için raf fiyatının üretim maliyetlerinin üzerinde olması gerektiğini vurguladı. Unión de Uniones, Kongre’de konuşan Planas’ın fiyatların tırmandırılmaması yönündeki değerlendirmelerine ve Gıda Zinciri Yasası’na yaptığı atfa dikkat çekerek zincirin tüm halkalarının maliyetlerinin üzerinde satış yapması gerektiğini aktardı. Kuruluş ayrıca kaliteli ve yerel tam yağlı süt tüketimi çağrısı yaptı.

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay’da gıdalardaki bitki koruma ürünü kalıntıları, maksimum kalıntı limitleri (MKL), bilimsel risk değerlendirmesi ve risk iletişimi, Camagro’nun 16 Ekim’de düzenlediği etkinlikte ele alındı. Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda tarımsal üretim, ticaret, sanayi, kamu kurumları ve toksikoloji alanından temsilciler bir araya geldi. Etkinlikte, sürdürülebilir, güvenli, yeterli, erişilebilir ve besleyici gıda üretimi için güçlü bilimsel ve düzenleyici süreçlere ihtiyaç olduğu belirtildi. Toplantıda, bir kalıntının tespit edilmesiyle mevzuata uygunluk ve tüketici açısından gerçek bir sağlık riskinin aynı anlama gelmediği vurgulandı. Değerlendirmede yalnızca bir maddenin bulunup bulunmadığına değil, kalıntının yoğunluğuna ve tüketicinin bu maddeyi içeren gıdadan ne kadar aldığına bakılması gerektiği aktarıldı. Paulina Marchant, MKL’nin toksikolojik bir eşik olmadığını; izin verilen tarımsal kullanım koşullarının uygulanıp uygulanmadığını izlemeye yarayan, tarımsal temelli yasal bir standart olduğunu söyledi. MKL’lerin belirlenmesinde ürünün etkinliği, uygulama dozu ve uygulama sayısı ile izin verilen kullanım koşulları dikkate alınıyor. Bu değerlendirmeler, toksikoloji ve metabolizma çalışmalarıyla tüketim alışkanlıkları ve farklı maruziyet senaryolarıyla birlikte ele alınıyor. Toksikolojik inceleme kısa süreli akut maruziyet ile yaşam boyunca biriken kronik maruziyeti ayrı değerlendiriyor. Bir limitin aşılması mevzuata aykırılık oluşturabilse de bunun sağlık riski yaratıp yaratmadığı, tüketimden kaynaklanan maruziyetin ilgili toksikolojik referansları aşıp aşmadığı incelenerek belirleniyor. Etkinlikte kalıntı izleme programlarının temsili numune alımı, güvenilir laboratuvar yöntemleri ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması temelinde yürütülmesi gerektiği de ifade edildi. Ramiro Vaca, uygulama eğitimi ve bölgesel zararlı yönetimi çalışmalarının yılda 2.000-3.000 üreticiye ulaştığını belirtti. Uruguay’daki düzenleyici araçlar arasında ürün kayıtları, etiketler, bekleme süreleri ve resmi denetimler gösterildi. 2022’de yapılan bahçe bitkileri denetiminde 243 numunenin %4’ünde MKL’lerin üzerinde değer saptandı. Risk iletişimi bölümünde tehlike ile risk arasındaki farkın açıkça anlatılması gerektiği belirtildi. Tehlike bir maddenin zarar verme kapasitesini, risk ise belirli maruziyet koşullarında bu zararın gerçekleşme olasılığını ve ciddiyetini ifade ediyor. Uruguay’da yılda yaklaşık 720 akut ve kronik pestisit zehirlenmesi vakası kaydedildiği, ancak bu toplamın veteriner ürünlerini de içerdiği açıklandı. Bu nedenle yalnızca pestisitlerle bağlantılı vakaların söz konusu toplamdan daha düşük olduğu belirtildi.

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir

Avrupa Birliği’nin (AB) ormansızlaşma karşıtı düzenlemesi, Arjantin sığır piyasasında çevresel uygunluğu ve izlenebilirliği kanıtlanabilen hayvanlarla bu koşulları belgeleyemeyenler arasında yeni bir fiyat ayrışmasına yol açabilir. Cafrisa ve Sodecar temsilcisi Raúl Cagliero, etin 2021’den önce ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini gösterebilen hayvanların daha yüksek değer görebileceğini söyledi. Bu kapsamda, gerekli bilgileri sağlayabilen tamamlanmış novilloların ve besilik danaların avantaj elde edebileceği belirtildi. Cagliero, fiyat farkının ne kadar olacağının henüz bilinmediğini ve bunun üreticilerle sanayinin uyum süreci ilerledikçe piyasada şekilleneceğini ifade etti. Avrupa’daki ithalatçılara tedarik edilebileceği kanıtlanan hayvanlarla bu kanıtı sunamayanlar arasında bir ayrım oluşabileceği, ancak söz konusu hayvanlar için prim ödenip ödenmeyeceğinin henüz kesinleşmediği kaydedildi. Farklılaştırmanın yalnızca ihracata yönelik sığır fiyatlarını mı artıracağı, yoksa iç tüketimlik hayvanların fiyatlarına da yansıyıp yansımayacağı da belirsizliğini koruyor. Üreticilere, işletmelerini VISEC Carne platformuna veya çevresel gerekliliklere uyumu gösterebilecek başka bir sisteme kaydettirme işlemlerine mümkün olduğunca erken başlamaları tavsiye edildi. Cagliero’ya göre üretici, tamamlanmış novilloyu teslim ettiğinde hayvanın yetkilendirilmiş bir poligondan geldiğini gösterebilmek için bu sistemlerden birine kayıtlı olmak zorunda kalacak. Düzenlemenin etkisi yalnızca hemen kesilecek hayvanlarla sınırlı görülmüyor; yakında satın alınacak besilik danalar da ihracata yönelik sonlandırma ve kesim aşamasına 2027’de ulaştıklarında bu gerekliliklerle karşılaşacak. Cagliero, bu uyum sürecinin sığır zincirinin mevcut ekonomik baskıları altında yürütüleceğini söyledi. İç tüketime çalışan kesimhanelerde tüketimdeki düşüş, işletmelerin faaliyet düzeyini toparlamasını zorlaştırıyor. İhracat tesislerinde ise marjlar dar ve bazı yakın aylar zararla kapandı. Enerji maliyetleri, vergi yükü ve yeni ücret pazarlıkları kârlılık üzerinde baskı oluştururken şirketler, yeni zarar biriktirmeden faaliyeti sürdürebilmek için denge fiyatları arıyor. Arjantin sığır sektöründe Avrupa düzenlemesine uyum, bu nedenle yalnızca çevresel bir belge hazırlama süreci olarak değil, hayvanların hangi pazara erişebileceğini ve piyasada nasıl fiyatlanacağını etkileyebilecek bir koşul olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, uygun hayvanlarla diğerleri arasındaki olası fiyat farkına veya düzenlemenin iç piyasa fiyatları üzerindeki kesin sonucuna ilişkin bir rakam ya da kesinleşmiş karar bulunmuyor.

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor

Bu yıl meyve fidanı üretimi yüksek yaz sıcaklıkları, nem eksikliği ve uzun süren kuraklık nedeniyle zorlaştı. Damla sulama ve sulama sistemi üzerinden gübrelemeye rağmen fidanların vejetatif gelişimi yetersiz kalırken, üretim yoğun sulama ve tarımsal uygulamalarla tamamlanma aşamasına getirildi. Fidanlıkta vejetasyonu durdurmak amacıyla yaprak dökümünü teşvik eden bir uygulama yapıldı; bu kapsamda şelatlı bakır esaslı preparatlar etefonla birlikte kullanıldı. Önceki yıllarda fidanlar ekim ayının ikinci on gününde sökülebilirken, bu yıl işlemin en az iki hafta ertelenmesi bekleniyor. Toprağın çok kuru ve sert olması, söküm makinelerinin çalışmasını zorlaştırıyor; kurak koşullarda yapılan işlem köklerin kırılmasına veya çatlamasına, bitkilerin zarar görmesine ve üretim kayıplarının artmasına yol açabiliyor. Üreticilerin, makinelerin çalışabileceği yeterli nemi bulmak için fidanlığın farklı bölümlerindeki toprak koşullarını değerlendirmesi gerekiyor. Sökümün sürdürülebilmesi için yaklaşık 20-50 litre/metrekare yağış bekleniyor. Kuraklık, yeni meyve bahçeleri kurulacak alanlarda toprağın alttan işlenmesi ve derin hazırlanması çalışmalarını da güçleştiriyor. Sonbahar dikimi, köklerin kış boyunca toprağa uyum sağlaması nedeniyle normalde ilkbahar dikimine göre avantajlı görülüyor; ancak yağış eksikliği nedeniyle dikim sırasında su kullanımı zorunlu hale geliyor. Fidan çukuruna 20-30 litre su eklenmesi öneriliyor. Toprak donmamış ve sıcaklık yaklaşık -5 ila -6 santigrat derecenin altına düşmemişse aralık ayında dikim yapılabiliyor. İlkbahar dikimi ise daha fazla sulama gerektirdiği için daha riskli kabul ediliyor.

Belarus, Letonya’dan Belirli Malların İthalatını Yasakladı
Görsel kaynağı: Pozirk · Özgün haber
Veri haberi

Belarus, Letonya’dan Belirli Malların İthalatını Yasakladı

Belarus hükümeti, Letonya’dan Belarus’a belirli malların ithalatını yasakladığını açıkladı. Minsk yönetimi kararı, Riga’nın “süregelen yapıcı olmayan yaklaşımı ve dostane olmayan söylemi” ile gerekçelendirdi. Yasak, konserve balık ile çeşitli sanayi ürünlerini kapsıyor; ancak kara listedeki kesin ürün pozisyonları açıklanmadı. Karar, Alaksandar Lukaşenka’nın ekim başında silahlı insan kaçakçıları ile Letonya sınır muhafızları arasındaki gerilimden Letonya’yı sorumlu tutmasından birkaç gün sonra geldi. Letonya İçişleri Bakanı Jānis Dombrava, 20 belgesiz yabancının düzensiz geçişine izin verilmemesinin ardından Belarus’u sınırda “gösterişli ve saldırgan bir provokasyon” düzenlemekle suçladı. Dombrava, silahlı refakatçilerin Letonya askerlerini tehdit ettiğini ve yabancıları sınırı geçmeye zorladığını, daha sonra maskeli kişilerin Letonya topraklarına girerek bir röle kabinine zarar verip gözetleme kameralarını çaldığını söyledi.

Rus Kaptan, Ukrayna Tahılının Taşınmasıyla Bağlantılı Olarak Gıyabında Suçlandı
Görsel kaynağı: The Kyiv Independent · Özgün haber
Veri haberi

Rus Kaptan, Ukrayna Tahılının Taşınmasıyla Bağlantılı Olarak Gıyabında Suçlandı

Rus yük gemisinin kaptanı, Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarından 54.000 metrik tondan fazla tahılın yasa dışı taşınmasıyla bağlantılı olarak gıyabında suçlandı. Ukrayna Başsavcılığı ve Güvenlik Servisi (SBU), 19 Ekim’de yaptığı açıklamada, bu tür bir eylemin Ukrayna tarafından ilk kez savaş suçu olarak değerlendirileceğini bildirdi. Kaptan, işgal altındaki bölgelere giriş ve çıkış kurallarını devletin çıkarlarına zarar verme kastıyla ihlal etmek ve savaş hukukunu çiğnemekle suçlanıyor. Soruşturmaya göre Matros Pozynich gemisi, Rus güçlerinin Kırım’daki Ukraynalı çiftçilerden tahıl aldığı 2022-2023 döneminde iki sevkiyat gerçekleştirdi. Her biri yaklaşık 27.000 metrik ton olan yükler, geçici olarak işgal edilen Sivastopol’dan Suriye’deki Lazkiye Limanı’na gönderildi. Başsavcı Vekili Anton Kovalskyi, işgal altındaki bölgeden yasa dışı el konulan tahılın çıkarılmasına katılımın savaş suçu sayılmasını sağlayan hukuki çerçevenin uygulandığını söyledi. SBU ise kaptanın, işgal altındaki topraklarda mülk yağmalanmasını yasaklayan Cenevre Sözleşmesi hükümlerini ihlal eden üst düzey Rus yetkililerin emirlerini uyguladığını belirtti. Ukrayna Tarım Bakanlığı’na göre Rusya’nın limanlara yönelik saldırıları yaklaşık 32 milyon ton tarım ürününü ve yaklaşık 10 milyar doları riske atıyor. Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, Türk Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan’la görüşmesinde Tuna, demir yolu ve kara yollarının kullanıldığını, ancak bu güzergâhların deniz yoluyla ihracatın yerini tamamen alamadığını söyledi.

Brezilya’da Yağışlar Mısır Ekimi ve Fiyatlarını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Yağışlar Mısır Ekimi ve Fiyatlarını Baskılıyor

Brezilya’nın farklı eyaletlerinde mısır piyasasında işlemler sınırlı kalırken, Güney bölgesindeki aşırı yağışlar ekim çalışmalarını aksatıyor. TF Agroeconômica’ya göre alıcılar öncelikle stoklarını yenilemeye çalışıyor, üreticiler ise daha yavaş ihracat ortamında satışlarda temkinli davranıyor. Rio Grande do Sul’da mısır fiyatları çuval başına 60-70 real arasında değişiyor. Emater verilerine göre eyaletin ortalama fiyatı %0,37 düşerek 62,44 reale geriledi. 2026/27 sezonu için öngörülen 896,4 bin hektarın %76’sı ekildi; yüksek nem ve düşük ışık ekimi geciktirirken, kuzeybatıdaki dolu ve şiddetli rüzgârlar bazı tarlalarda yeniden ekim ihtimali doğurdu. Silajlık mısır ekimi ise tahmini alanın %53’üne ulaştı. Santa Catarina’da satıcıların çuval başına yaklaşık 60 real talep etmesine karşılık alıcıların yaklaşık 55 real önermesi işlemleri sınırlıyor. Paraná’da fiyatlar çoğu bölgede geriledi; Batı’da çuval 53,12 reale, %1,90 düşüşle, Cascavel’de ise 56,03 reale, %1,74 düşüşle işlem gördü. Yazlık mısır ekimi öngörülen alanın %90’ına ulaşsa da yağışlar çalışmaları, trips, tırtıl, fırtına ve dolu zararları ise tarlaları etkiliyor. Mato Grosso do Sul’da fiyatlar 53-56 real arasında seyrediyor; biyoenerji sanayisi arzın bir bölümünü alırken diğer alıcılar yalnızca stok yenileme hacimleri arıyor.

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Güney Avustralya’da İstiridye Çiftlikleri Alg Patlamasının Ardından Toparlanıyor

Güney Avustralya’daki istiridye yetiştiricileri, geçen yılki zararlı alg patlamasının ardından üretimdeki kayıpları ve stok eksikliğini aşmaya çalışıyor. Adelaide’in kuzeybatısındaki Eyre Yarımadası’nda bulunan Franklin Harbour bölgesi dört ay kapalı kaldıktan sonra kasım ayında yeniden açıldı. Simon ve Meagan Turner’ın ailesine ait işletmede istiridyeler yeniden sağlıklı görünürken, kıyı boyunca toparlanmanın aynı hızda ilerlemediği belirtiliyor. Hasat alanlarının kapanması ve geleceğe ilişkin belirsizlik nedeniyle yetiştiriciler, normalde suya yerleştirecekleri genç istiridyeleri geçen yıl stoklayamadı. İstiridyelerin büyümesi 12 ila 15 ay sürdüğü için bu kararın üretim üzerindeki etkisi ancak şimdi belirginleşiyor. Turner ailesinin işletmesinde normalden yaklaşık %40 daha az stok bulunuyor. Hükümet desteği, işletmeyi alg patlamasının en ağır dönemindeki büyük mali kayıplardan korudu ve yeniden açılıştan sonra finansal açıdan çok iyi bir yıl geçirildi. Ancak işletmede su içindeki ürün miktarı yetersiz olduğu için üretim sıkıntısının bundan sonra daha fazla hissedilmesi bekleniyor. Spencer Körfezi’ndeki Stansbury bölgesinde faaliyet gösteren Steve Bowley ise en az 18 aydır yeni stok yerleştirmedi. Bowley, artan deniz kabukluları ve ölü yosunların su altyapısına zarar verdiğini, işletme değerinin 400.000 Avustralya doları gerilediğini ve ölümlerin arttığını tahmin ediyor. Her beş düzine istiridyeden yaklaşık bir düzinesinin öldüğünü söyleyen Bowley, bunun 20 yılı aşkın süredir görmediği bir durum olduğunu belirtti. Ona göre sudaki oksijen ve su akışındaki azalma, istiridyeleri strese sokarak zayıf olanların ölmesine yol açıyor. Yaz yaklaşırken üreticiler, su sıcaklıklarının yükselmesiyle alg patlamasının yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağını bekliyor.

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor

Slovakya’nın Kráľov Brod köyünde düzenlenen elma ve ördek festivalinde 3.500’e yakın kişi bir araya geldi; Agrostaar’ın hazırladığı 1.000’den fazla kızarmış ördek porsiyonu kısa sürede tüketildi ve organizatörler daha fazla satış yapabileceklerini belirtti. Ancak yüksek talep, ülkenin son uzun süreli ördek yetiştiricisi olarak tanımlanan Agrostaar’ın üretiminin sürdürülebileceği anlamına gelmiyor. Şirketin ördek çiftliği yıllardır bitkisel üretimden elde edilen gelirle destekleniyor. Aşırı kuraklık, bu desteğin temelini zayıflattı. Kaynağa göre mısır verimi üçte iki oranında düştü ve bitkisel üretim zarara geçti; ayrıca ördek yemi için gereken mısırın fiyatı yükseliyor. Agrostaar’ın modeli, ördeklerin iki gölde yüzebildiği ekstansif yetiştiriciliğe dayanıyor. Bu model, Macaristan, Polonya ve Almanya’da yaygın olduğu aktarılan yoğun endüstriyel yetiştiricilikten ayrılıyor. Şirket yöneticisi Balázs Kósa, 3 kilogramlık bir Agrostaar ördeğinin 20 avroya mal olduğunu söylerken, bir zincir markette Macaristan menşeli ördek kilogramı 3,19 avrodan kampanyaya sunuluyor. Şirketin kurucularından František Szikura, 1970’lerin ortasında çiftlikte 800 bin günlük ördek yavrusu üretildiğini ve bunların %35’inin güney Slovakya’daki köylülerce satın alındığını anlatıyor. Szikura’ya göre 1990’larda kümes hayvanlarının kesildiği mezbahaların özelleştirilmesi, Agrostaar’a toplam 7 milyon Slovak korunası ödenmemesiyle sonuçlandı ve su kuşu yetiştiriciliğinde gerileme sürecini hızlandırdı. Slovakya’nın Avrupa Birliği’ne katılımı sonrasında uygulamaya giren yeni standartlar ve HCPP, yani doğru yetiştiricilik ve üretim uygulamaları da yeni yatırımlar gerektirdi. Szikura, destek politikalarında kümes hayvancılığı için yeterli mali araç bulunmadığını savunuyor. Kaynakta, kırsal yaşam tarzının değişmesi, evlerin çim ve süs bahçeleriyle çevrilmesi ve süpermarketlerin yaygınlaşmasının da köylülerin ördek ve kaz yetiştiriciliğini marjinalleştirdiği belirtiliyor; ancak bu dönüşümün tek neden olmadığı vurgulanıyor. Hayvan hakları savunucularının kaz ve ördeklerin mısırla zorla beslenmesine yönelik kampanyaları da sektörü etkileyen gelişmeler arasında aktarılıyor. Agrostaar bugün kendi mezbahasında yılda 15 bin ördek işliyor. Tomášikovo’da 10 bin, Topoľnica’da ise 5 bin ördeğin bulunduğu işletmeler de var; ancak kaynak bu işletmelerin toplam etkisini sınırlı görüyor. Slovakya’da su kuşlarının toplam kümes hayvanı üretimindeki payı 2000’de %5 iken 2025’te %0,2’ye geriledi. Aynı dönemde ülkenin kaz sürüsü 95 binden 850’ye düştü.

Paraguay’da Mısır Hasadı İçin Olumlu Beklenti
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Hasadı İçin Olumlu Beklenti

Paraguay’ın Canindeyú, Caaguazú ve Alto Paraná bölgelerindeki üreticiler, mısır ekinlerinin iyi geliştiğini belirterek yıl sonu hasadı için olumlu beklenti taşıyor. Unión de Gremios de la Producción’a (UGP) ait Avatiky projesi kapsamında aileler kaliteli tohumlara erişiyor; bu desteğin üretim sistemlerini güçlendirdiği ve tarımsal faaliyetleri çeşitlendirmeye katkı sağladığı aktarılıyor. Canindeyú’nun Maracaná bölgesinde üreticiler, yağışların çimlenmeyi desteklediğini ve ekinlerin iyi durumda olduğunu bildirdi. Kaynağa göre mısırın başlıca zararlılarından biri olan cigarrita saldırısı da görülmedi. Caaguazú’da üreticiler, mısırın süt sığırlarını beslemek açısından önem taşıdığını belirtirken, Paraguay Tarım Koordinatörlüğü (CAP) temsilcileri ailelerin programın sürmesini beklediğini söyledi. Alto Paraná’nın Santa Rosa bölgesindeki üreticiler ekinlerin gelişiminden memnun olduklarını ve yıl sonunda borçlarını ödemek ile hayvanlarını beslemek için gelir elde etmeyi umduklarını ifade etti. Paraguay’da mısır çoğunlukla iki dönemde yetiştiriliyor; ekim takvimi bölgeye ve çeşide göre değişebiliyor. Kaynakta ayrıca uygun toprak hazırlığı, yabancı ot ve zararlı takibi ile iyi drenajın önemine dikkat çekiliyor.

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Bağımsız Tavuk Yetiştiricileri İflas Riskiyle Karşı Karşıya

Endonezya’da bağımsız broyler tavuk yetiştiricileri, canlı tavuk satış fiyatlarının gerilemesi ve üretim maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle iflas riskiyle karşı karşıya. Yetiştiricileri temsil eden Perhimpunan Peternak Rakyat Mandiri Indonesia (Permindo), koşulların sürmesi halinde üreticilerin iki ay içinde ayakta kalamayabileceğini bildirdi. Permindo’ya göre yetiştirici seviyesinde canlı tavuk fiyatı kilogram başına 20.000-20.500 Endonezya rupisine gerilerken yem fiyatı 9.700-10.000 rupiye ulaştı ve daha da artma ihtimali taşıyor. Birlik üyesi Asep Saepudin, yem maliyetlerindeki artışın canlı tavuk fiyatı henüz toparlanmadığı için bağımsız işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Asep, yetiştiricilerin mevcut zararının tavuk başına 4.000-5.000 rupiye ulaştığını ve bu nedenle yeni üretim döngüsünü sürdürmek için gereken sermayenin daraldığını belirtti. Permindo, hükümetten canlı tavuk fiyatını kontrol etmesini isterken, Asep piyasa fiyatlarını etkileyen entegre yetiştiricilerin satış fiyatlarını ayarlamasını talep etti. Asep ayrıca yem fiyatının kilogram başına 8.000-8.500 rupiye indirilmesini ve canlı tavuk fiyatının en az 24.000 rupide tutulmasını önerdi. Yem hammaddesi mısırın fiyatının 8.400 rupiye çıktığı ve arz sıkıntısı yaşandığı belirtilirken, hükümetten uygun fiyatlı ve yem sanayisi standartlarına uygun mısır tedarikinin güvence altına alınması istendi.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları 3 Mısır Lirası Arttı

Mısır’da tavuk fiyatları 18 Ekim 2026’da yaklaşık 3 Mısır lirası arttı. Bu yükseliş, önceki haftanın sonunda yaşanan yaklaşık 10 liralık düşüşün ardından geldi. Fiyatlar ay başından bu yana önce toplam 26 lira yükseldi, ardından 10 lira geriledi ve son olarak yeniden 3 lira arttı. Piyasalarda tavuk fiyatı 75 liranın üzerine çıkarak 76 liraya yaklaşırken, çiftlik fiyatı 83 liraya ulaştıktan sonra 76 lira olarak kaydedildi. Tüketiciye ulaşan fiyat bir bölümde 83-85 lira aralığında verilirken, ayrıntılı fiyat listesinde beyaz tavuğun çiftlik fiyatı 76, tüketici fiyatı ise kilogram başına 86-90 lira olarak aktarıldı. Anaç tavuk 75 lira çiftlik ve 80-85 lira piyasa fiyatıyla, sasso tavuk ise 103 lira çiftlik ve 113-115 lira piyasa fiyatıyla listelendi. Gize Ticaret Odası Tavukçuluk Şubesi Başkanı Sameh el-Seyyid, tavuk ve yumurta fiyatlarının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğini belirtti. El-Seyyid, üreticinin piyasada kalabilmesi ve zarar nedeniyle sektörden çekilmemesi için uygun bir kâr marjına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Fiyat hareketinde piyasadaki arz, üretim maliyetleri ve talep düzeyinin etkili olduğu belirtildi. Tarım Bakanlığı Hayvancılık ve Kanatlı Üretimi Geliştirme Sektörü Başkanı Tarek Süleyman ise Mısır’da kanatlı üretiminde büyük bolluk bulunduğunu ve bunun yaklaşık 35 ülkeye ihracatı mümkün kıldığını açıkladı. Sektörün yaklaşık 3,5 milyon kişiye istihdam sağladığı ve en az 200 milyar Mısır lirası yatırımı kapsadığı belirtildi. Toplam kanatlı üretimi yaklaşık 1,6 milyar kuşa, sofralık yumurta üretimi 16 milyar adede ulaştı; yumurta üretiminde %14 büyüme kaydedildi.

Brezilya’da 18 Belediyede Don Riski Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da 18 Belediyede Don Riski Öngörülüyor

Climatempo’nun tahminine göre Brezilya’nın Paraná, Rio Grande do Sul ve Santa Catarina eyaletlerindeki 18 belediyede 19 Pazartesi ile 20 Salı arasında don riski bulunuyor. Santa Catarina’daki Urubici’de 19 Pazartesi günü en düşük sıcaklığın 0 °C’ye inmesi bekleniyor. Aynı gün Santa Catarina’daki Caçador’da en düşük sıcaklık 2 °C, Água Doce, Abelardo Luz, Campos Novos ve Joaçaba’da 4 °C olarak tahmin ediliyor. Paraná’daki Guarapuava, Pinhão ve Prudentópolis’te sıcaklıkların 4 °C, Rio Grande do Sul’daki Muitos Capões ve Vacaria’da ise 3 °C olması bekleniyor. Donun soğuğa duyarlı mahsullerde zarara ve meralarda kalite kaybına yol açabileceği belirtiliyor.

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması

25 yaşındaki arıcı ve üretici Nikolas Miços, Dragons’ Den programında hayvanlara zarar vermeyen bir arı zehiri koleksiyonu sunarak iki yatırımcının ilgisini çekti. Maria Hacistefani ile Antonis Karacis’in iş birliği için rekabet ettiği görüşmelerin ardından Miços, anlaşmayı Hacistefani ile yapmayı seçti. Anlaşma kapsamında Miços’un şirketine, işletmenin %33 hissesi karşılığında 200.000 avro finansman sağlandı. Kaynakta, şirketin yüksek cirolarının yatırımcılar arasındaki rekabeti artırdığı belirtilirken arı zehirinin, işçi arıların kovanı korumak için salgıladığı kokusuz, berrak ve asidik bir sıvı olduğu aktarılıyor. Arı zehirinin tedavi amaçlı kullanımının antik çağlara dayandığı da ifade ediliyor.

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Ukrayna Tahılının Transit Geçişine Koşullu Onay Verdi

6 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Karadeniz ablukası nedeniyle Polonya, Romanya, Slovakya ve Macaristan'dan Ukrayna tahılının ülkeleri üzerinden transit taşınmasına izin vermelerini istedi. Macaristan Başbakanı Peter Magyar, tahılın ülkesinde tüketilmemesi ve başka ülkelere gönderilmek üzere yalnızca transit geçmesi halinde bu talebe itiraz etmeyeceğini açıkladı. Magyar, Zelenskiy ile görüşmesinde özellikle mısırın mühürlü demiryolu vagonlarıyla Batı Avrupa'ya taşınmasının yararlı olacağının ifade edildiğini söyledi. Macar başbakana göre transit düzenlemesi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı saldırısının ardından önerilen modele göre kurulabilir. Ancak uygulamanın ne zaman başlayacağına ilişkin bilgi verilmedi. Ukrayna'nın buğday, mısır ve ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık %90'ı Karadeniz üzerinden gerçekleştiriliyordu; kaynak, Rus saldırılarının Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından tarım ürünü çıkışını neredeyse durdurduğunu belirtiyor. Avrupa Komisyonu ise Avrupa Birliği'nin bu yılki mısır hasadını 50,1 milyon ton olarak öngörüyor. Bu tahmin, önceki üç yılın ortalamasından yaklaşık %20 düşük ve son yaklaşık 20 yılın en düşük seviyelerinden biri. Rekor sıcaklık ve kuraklık özellikle Fransa ile Macaristan'daki mısır üreticilerini etkiledi.

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya'da Canlı Tavuk Fiyatı Üretim Maliyetinin Altında Kaldı

Endonezya’da çiftlik düzeyindeki canlı tavuk fiyatı Rp20.000-20.500/kg seviyesine gerilerken üretim maliyeti Rp24.000-Rp25.000/kg’a yükseldi. Yem fiyatının Rp9.700-10.000/kg’a çıkması maliyet baskısını artırdı. Permindo’dan Asep Saepudin, üreticilerin tavuk başına Rp4.000-5.000 zarar ettiğini ve durum ay içinde kontrol altına alınmazsa yeniden üretim yapamayabileceklerini söyledi. Permindo, hükümetin canlı tavuk için belirlediği Rp19.500/kg’lık Alım Referans Fiyatı’nın (HAP) yükselen üretim maliyetleri nedeniyle artık geçerli olmadığını savundu. Örgüt, yem fiyatının Rp8.000-8.500/kg aralığına indirilmesini ve canlı tavuk için üretim maliyetine uyumlu en az Rp24.000/kg fiyat uygulanmasını istedi. Saepudin ayrıca, piyasa fiyatları üzerinde etkili olduklarını belirttiği entegre üreticilerin satış fiyatlarını artırmasını talep etti. Permindo’nun 180 bağımsız üreticiden oluştuğunu belirten Saepudin, mevcut koşulların sürmesi halinde tüm üyelerin iki ay içinde iflas edebileceği uyarısında bulundu. Tarım Bakanlığına bağlı Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü ekibi ise yem maliyetindeki artışta Rp7.500/kg’ı aşan mısır fiyatı, yükselen kepek fiyatı, döviz kuru ve ithal soya küspesi ile yemlik buğdayın lojistik giderlerinin etkili olduğunu açıkladı. Bakanlık, canlı tavuk alımını kolaylaştırdığını ve broiler günlük civciv üretimini piyasa ihtiyacına göre kontrol ettiğini bildirdi. Kesimhanelerin ve soğuk depoların daha etkin kullanılmasıyla üretici düzeyindeki arzın ve fiyatların desteklenmesi hedefleniyor.

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu

Macaristan’da tarım sektörünün rekabet gücünü koruması için öngörülebilir finansman, üretim koşullarına uygun teknoloji kararları ve değişen çevreye uyumun birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. K&H Grubu şirketler bölümünün yöneticisi Bodor Tibor, ekonomik koşullar hızla değişirken işletmelerin sürekli uyum sağlaması ve yatırımlar için istikrarlı finansal altyapı ile uzun vadeli banka ortaklığı kurması gerektiğini söyledi. K&H Grubu’nun tarım sektöründeki payının ortalama yaklaşık %25, bazı alanlarda ise %35’in üzerinde olduğu aktarıldı. Tarım ve Gıda Ekonomisinden Sorumlu Bakanlığın Ortak Tarım Politikası ve kalkınmadan sorumlu devlet sekreteri Jobbágy Krisztina, destek sistemi kaynaklarının %98’inin tahsis edildiğini ve bu nedenle değerlendirme bekleyen başvurular için hareket alanının sınırlı kaldığını söyledi. Yatırım talepleri mevcut bütçe çerçevelerini aşarken, gıda sanayisi ve hayvancılık işletmesi yatırımlarına yönelik başvurular önceki çerçevelerin 4,5-5 katına ulaştı. Kaynak açığının çözümü için Maliye Bakanlığı ile görüşülmesi gerektiği belirtildi. Sulama yatırımlarının değerlendirilmesinde gecikme yaşanırken, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su tutma, sulama ve su kaynaklarının geliştirilmesinin acil hale geldiği ifade edildi. Jobbágy Krisztina, sunulan sulama başvurularının değerlendirileceğini ve üreticilerin kısa süre içinde destek kararlarını almasının umulduğunu bildirdi. Genç çiftçilerin desteklenmesi ile işletme devri ve kuşak değişimi başlıklarında da çok sayıda başvurunun henüz işlenmediği aktarıldı. Beklenen destek çağrıları arasında küçük tarım işletmeleri, hayvan refahı, ormancılık, tarımsal ormancılık, inovasyon ve kırsal kalkınma programları sayıldı. Bir sonraki Ortak Tarım Politikası dönemine ilişkin AB tavsiyelerinde kuşak değişimi, kadınların tarıma katılımı, su tutma ve zararların önlenmesi öne çıkıyor. Değişen iklim koşullarında mısır gibi bazı bitkilerin üretiminin yeterli güvenceyle sürdürülemeyebileceği, bu nedenle destek politikasının üretim yapısındaki dönüşümü kolaylaştırması gerektiği belirtildi.

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti

Şili’de gıda ve alkolsüz içecek fiyatları eylülde %0,6 arttı ve artışlar üst üste üçüncü ayını tamamladı. Genel enflasyon önceki zirvelere göre ılımlılaşsa da temel ürünlerin fiyatları gerilemedi. Aileler, birkaç yıla yayılan pahalanmanın birikimli etkisini yaşamayı sürdürürken, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayıran haneler bu baskıyı daha ağır hissediyor. Birleşmiş Milletler’in gıda güvenliği raporlarına göre yüksek gıda maliyeti, özellikle kırılgan hanelerin sağlıklı beslenmeye erişiminin önünde engel oluşturuyor. Yeterli beslenme yalnızca bir şeyler yiyebilmekten ibaret değil; düzenli olarak yeterli, çeşitli ve besleyici gıdalara ulaşmak için gerekli kaynaklara sahip olmayı da gerektiriyor. Bütçe yetersiz kaldığında beslenmenin niteliği de zarar görebiliyor. Cheaf’in bir araştırmasına göre Şilililerin %92,3’ü gıda maliyetinden endişe duyuyor, %88’i ise fiyat artışlarıyla başa çıkma stratejilerini güçlendirdiğini belirtiyor. Buna karşın Cheaf’in başka bir araştırması, Şilililerin neredeyse yarısının haftada en az bir kez gıda attığını kabul ettiğini ortaya koyuyor. Kaynakta, gıda israfının yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal bir sorun olduğu belirtiliyor; çöpe giden her gıda, üretiminde kullanılan para, doğal kaynaklar, enerji ve emeğin de kaybı anlamına geliyor. İsrafın azaltılması için tüketicilere tek başına sorumluluk yüklenmemesi, bunun yerine gıda zincirinin tamamını kapsayan kamu politikaları uygulanması öneriliyor. Bu çerçevede fazla ürünlerin kurtarılıp yeniden dağıtılmasına yönelik teşvikler, gıda eğitimi, üretici-ticaret işletmesi-sivil toplum iş birliği ve ölçülebilir hedefler sıralanıyor. Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve yeterli gıda hakkının güvence altına alınmasının ise israfı azaltmanın ötesinde daha kapsamlı önlemler gerektirdiği ifade ediliyor.