ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 51

Azerbaycan ve Dünya Bankası Yeni Tarım ve Sulama Projesini Görüştü
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan ve Dünya Bankası Yeni Tarım ve Sulama Projesini Görüştü

Azerbaycan ile Dünya Bankası, ülkenin tarım sektörünün rekabet gücünü artırmayı ve sulama ile drenaj hizmetlerinin verimliliğini geliştirmeyi amaçlayan Rekabetçi, Dayanıklı Tarım ve Sulama Hizmetleri (CRAIS) projesinin hazırlıklarını görüştü. Görüşme, Azerbaycan Tarım Bakanlığı yetkilileri ile Dünya Bankası temsilcileri arasında yapıldı. Toplantıda Tarımsal Kredi ve Kalkınma Ajansının rolü, proje bileşenlerinin kapsamı, finansman, uygulama alanları ve hedef yararlanıcılar ele alındı. Tarım Bakan Yardımcısı Zaur Aliyev, 2026-2030 dönemine ilişkin tarımsal, balıkçılık ve su ürünleri üretimi ile işlenmesinin geliştirilmesine yönelik devlet programının önceliklerini aktardı. Azerbaycan ayrıca modern finansman mekanizmaları ve tarımsal kalkınmayı destekleyecek yeni girişimler için Dünya Bankası ile iş birliğini genişletmek istiyor.

İtalya’da Enerji, Tarım ve Gıda Sektörünün Rekabet Gücünde Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Enerji, Tarım ve Gıda Sektörünün Rekabet Gücünde Öne Çıkıyor

İtalya’da tarım ile gıda ve içecek sektörlerinin enerji tüketimi ve maliyetleri, rekabet gücünün temel unsurlarından biri haline geliyor. Roma’da RSE ve CREA’nın düzenlediği “Enerji dönüşümüne doğru agroalimentare sektörünün zorlukları” toplantısında sunulan çalışmaya göre tarım 2024’te 6.600 GWh’nin üzerinde, gıda ve içecek sanayisi ise 14.300 GWh’den fazla elektrik tüketti. Tarım işletmelerindeki fotovoltaik tesislerin üretimi de 3.100 GWh’yi aştı. Çalışmaya göre enerji giderleri, makarna, zeytinyağı, süt, meyve ve şarap zincirlerindeki çok sayıda işletmede cironun %10’undan fazlasını oluşturuyor. RSE yöneticisi Franco Cotana, tarım ve gıda zincirlerinin yan ürünleri ile agro-gıda atıklarının enerji açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda biyometan, bitkisel yağlardan biyodizel, hidrojenle işlenmiş bitkisel yağ ve sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimi ile tarımsal faaliyetlerle uyumlu agrivoltaik uygulamalar öne çıkarıldı. Enerji dönüşümünün küçük işletmeler açısından finansman, teknik destek ve eğitim gerektirdiği ifade edildi. İtalya’daki tarım işletmelerinin %74’ünün ekonomik büyüklüğü 25 bin avronun altında bulunurken, gıda ve içecek işletmelerinin %84’ü dokuzdan az çalışan istihdam ediyor. RSE ve CREA, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, dijitalleşme, hassas tarım ve biyokütlelerin değerlendirilmesini; tüketim, maliyet ve emisyonların azaltılmasıyla birlikte işletmelerin enerji özerkliğinin artırılması için başlıca yönler olarak sıraladı.

İspanya’da Tarım Sektörü Yetersiz Bulduğu Önlemler İçin Eylemleri Sürdürecek
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Tarım Sektörü Yetersiz Bulduğu Önlemler İçin Eylemleri Sürdürecek

İspanya’daki tarım sektörü, 29 Eylül’de Bakanlar Kurulunca onaylanan önlemlerin temel sorunları çözmediğini belirterek ülke genelindeki mobilizasyonları sürdürme kararı aldı. Tarım örgütleri, mart ayında çıkarılan düzenlemenin uzatılmasıyla tarımsal motorin desteğinin litre başına 20 sentte tutulmasını yetersiz buluyor. Örgütlere göre destek, motorin fiyatlarının son altı ayda yükselmesine rağmen değişmedi ve tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığı dönemde üreticilerin artan faturalarını karşılamıyor. Bu dönemde ekim, üzüm hasadı, mısır üretimi ve yaklaşan zeytin hasadı öne çıkıyor. Tarım örgütleri, maliyet baskısını tahıl üretimi üzerinden de açıkladı. Kurak koşullarda üretilen bir hektar tahılın maliyetinin bir yılda 630,75 avrodan kaynakta 766,93 avro olarak verilen seviyeye çıktığını, bunun %21,6’lık artış anlamına geldiğini bildirdi. Aynı açıklamaya göre motorin maliyeti %51, gübre maliyeti %20 artarken buğdayın üretici fiyatındaki yükseliş %14’te kaldı. Örgütler, önümüzdeki günlerde eylem takvimini netleştirecek. Planlanan etkinlikler arasında Tarım Bakanlığı önünde ve özerk bölgelerde büyük katılımlı gösteriler bulunuyor.

Belarus ve Endonezya Tarım İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber

Belarus ve Endonezya Tarım İş Birliğini Görüştü

Belarus ile Endonezya, tarım ve gıda sektöründeki iş birliğini görüştü. Toplantıda süt ürünleri tedariki ile pirinç tarlalarının ıslahı gündeme geldi. Belarus Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı İgor Dorofeyçik, 29 Eylül'de Endonezya tarafıyla bir çalışma toplantısı yaptı. Kaynakta görüşmenin diğer ayrıntıları paylaşılmadı.

Altı AB Ülkesi, 2028-2034 Bütçesinde Tarım Harcamalarının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Altı AB Ülkesi, 2028-2034 Bütçesinde Tarım Harcamalarının Azaltılmasını İstiyor

Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Finlandiya, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 dönemini kapsayan yeni yedi yıllık bütçesinde harcamaların yüzlerce milyar avro azaltılmaması halinde bütçeyi engelleyebileceklerini bildirdi. Altı ülke, AB bütçe gelirlerinin yaklaşık %40’ını sağlıyor ve mevcut bütçe önceliklerinde köklü bir reform yapılmasını istiyor. Avrupa Komisyonunun önerisine göre yeni çok yıllı mali çerçeve yaklaşık 2 trilyon avroya ulaşabilir. Tasarruftan yana olan ülkeler, savunma ve yenilikçi şirketlere daha fazla kaynak ayrılmasını; Avrupa bütçesinin geleneksel olarak büyük kalemleri arasında yer alan tarım ile daha az gelişmiş bölgelere verilen desteğin ise azaltılmasını talep ediyor. Bu öncelik değişikliği, Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyum ve kırsal kalkınma politikalarının gelecekteki finansmanını etkileyebilir. Görüşmeler, Avrupa’daki çiftçilerin yanı sıra katılım öncesi fonlardan yararlanan aday ülkeler açısından da önem taşıyor. Ancak açıklanan talepler henüz tarım desteklerinde kesin bir kesinti kararı anlamına gelmiyor; bunlar bütçe müzakerelerindeki ülke pozisyonları olarak değerlendiriliyor.

Doğu Makedonya ve Trakya’da Hayvancılık Hastalıklarına Karşı İzleme Başladı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Doğu Makedonya ve Trakya’da Hayvancılık Hastalıklarına Karşı İzleme Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan’ın Doğu Makedonya ve Trakya bölgesinde, hayvancılıkta sınır ötesi hastalık tehditlerinin önlenmesi ve erken fark edilmesi amacıyla yeni bir proje başlatıldı. Çalışmanın açılışı 28 Eylül 2026’da, Türkiye ve Bulgaristan sınırına yakın Evros ilindeki Orestiada Hayvanların Egzotik Hastalıkları Merkezi’nde yapıldı. Proje, ELGO-DİMİTRA Veteriner Araştırmaları Enstitüsü tarafından bölge yönetimi ve Tarım Bakanlığı iş birliğiyle yürütülüyor. Toplam 300 bin avro bütçeli çalışma kapsamında işletmeler ve mezbahalarda numune alınacak, laboratuvar analizleri yapılacak ve yabani hayvanlar ile eklembacaklıların hastalık etkenlerinin taşınmasındaki rolü incelenecek. Pilot bölgelerde en az 100 işletme, 50 mezbaha ve 50 çevresel noktaya ziyaret planlanıyor. Bulguların coğrafi bilgi sistemleriyle haritalanması, veterinerler, yetiştiriciler ve ilgili kurumlara eğitim verilmesi de projenin kapsamı içinde yer alıyor. Projenin gerekçeleri arasında Evros’un Türkiye ve Bulgaristan’la uzun kara sınırı nedeniyle hastalıkların bölgeye giriş ve yayılmasına karşı hassas olması gösterildi. Çalışma ayrıca, merkezin uzun vadede Avrupa düzeyinde bir hayvanların egzotik hastalıkları merkezine dönüştürülmesi hedefiyle bağlantılı. Bölgede 2024’te koyun ve keçi çiçeği nedeniyle 126 vaka görülmüş ve 31 bin 501 hayvan itlaf edilmişti. Kaynaklara göre Evros’ta 2026 yılı içinde şimdiye kadar yeni bir vaka kaydedilmedi; ancak yetkililer bu durumun rehavete yol açmaması gerektiğini belirtiyor.

İran’da Altı Aylık Temel Gıda Tedarik Programı Büyük Ölçüde Gerçekleşti
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Altı Aylık Temel Gıda Tedarik Programı Büyük Ölçüde Gerçekleşti

İran Tarım Bakanlığı yetkilisi Ekber Fethi, son 16 ayda yaşanan şiddetli kuraklık, savaş, çeşitli olaylar, deniz ablukası ve kamyon şoförlerinin grevine rağmen, yıl için hazırlanan altı aylık temel gıda tedarik programının neredeyse tamamen gerçekleştirildiğini açıkladı. Fethi, fiyat artışları yaşanmasına karşın gıda tedariki açısından mağazalar ve dükkânlarda önemli bir kıtlık bulunmadığını söyledi. Fethi’ye göre tedarik sürecini sürdürebilmek için özellikle 12 günlük savaşın ilk günlerinde ticaret talimatları değiştirildi. Ticaret kartı ve gerekli koşullara sahip herkesin, ürün bulunan herhangi bir yerden alım yapmasına izin verildi. Güney limanları yerine kuzey limanlarının kullanılması ve kara geçişlerinin devreye alınmasıyla Pakistan ve Türkiye sınırları üzerinden tedarik yolları yeniden işletildi. Kuzey güzergâhlarına yönelik talep artışı ise taşıma ücretlerini etkiledi. Yetkili, ikinci altı aylık tedarik planının hazırlandığını ve stoklarla kesintisiz tedarik akışında mevcut durumda sorun bulunmadığını, ancak sürecin devamı için önlem alınması gerektiğini belirtti. İç ve dış tedarikte çeşitli zorlukların sürdüğünü ifade eden Fethi, yaklaşan soğuk mevsimde enerji dengesizliğinin kanatlı işletmeleri, hayvancılık işletmeleri ve seraları etkileyebileceği uyarısında bulundu. Kuzey eyaletlerinin protein ürünlerinde önemli tedarikçiler olduğunu belirten Fethi, sıvı yakıt ihtiyacı için de hazırlık yapıldığını aktardı. Ayrıca elma, kuru üzüme dönüştürülen üzüm, antepfıstığı, sera ürünleri ve hurmada ihracat sorunları yaşandığını söyledi.

Aşırı Hava Olayları Tarımda Çalışma Düzenini Zorluyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Aşırı Hava Olayları Tarımda Çalışma Düzenini Zorluyor

Fransa’da sıcak hava dalgaları ve kuraklık, tarımsal üretimin yanı sıra çalışma düzeni ile verimliliği de etkiliyor. Ekonomik, Sosyal ve Çevresel Konseyin (CESE) 23 Eylül’deki oturumunda, aşırı iklim olaylarının tarım dahil ekonomik faaliyetlere yansımaları ele alındı. Çiftçi Christophe Grison, tahıl hasadı takviminin hızlandığını belirterek 1990’larda ağustos başında başlayan hasadın bu yıl temmuz ortasında tamamlandığını söyledi. Bu değişim, hasat döneminde çalışan mevsimlik öğrencilerin bulunabilirliğini de zorlaştırıyor. Yüksek sıcaklıklar çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirdi. Valilik kararları doğrultusunda sabah erken saatlerde çalışılması ve belirli saatlerde işe ara verilmesi gerektiğini belirten çiftçiler, gece çalışmasıyla ilgili kuralların da işletmelerin ihtiyaçlarıyla çelişebildiğini aktardı. Hasat ve bağ bozumu için bazı istisnalar getirilse de bazı çalışanların sıcak hava dönemlerinde sabah 05.00’te çalışmaya başlama talebi, 06.00’dan önce gece çalışması kurallarının uygulanması nedeniyle karşılanamadı. Yapay zekâ, kameralar, bilgisayar kontrollü makineler ve uzaktan algılama gibi teknolojiler, özellikle tarla işlerinde fiziksel yükü azaltabilir. Ancak çiftçiler, hava koşullarının makinelerin kullanılmasını da engelleyebileceği ve manuel çalışma becerilerinin zamanla kaybedilebileceği uyarısında bulundu. İklime uygun ürünlere geçiş de pazar koşullarına bağlı. Sorgum alternatif olarak görülürken, mevcut durumda yeterli satış kanalı bulunmadığı belirtildi. Aşırı sıcaklıkların üretim ve istihdam üzerindeki etkisi, yüksek mali baskıyla karşı karşıya olan işletmelerde yatırımı da sınırlıyor. Bir çiftçi, 350 hektarlık şeker pancarı grubunun 200 hektarının sıcak hava dalgasına dayanamadığı için atılacağını söyledi. Üretim kaybının özellikle kooperatif çalışanları üzerinde ciddi psikolojik etkiler yaratabileceği, bu nedenle Tarım Kooperatifleri yapısının faaliyet sürekliliği planı hazırlayacağı aktarıldı.

Hollanda ve Beş Üye Ülke AB Bütçesinde Çiftçilere Daha Az Harcama İstiyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Hollanda ve Beş Üye Ülke AB Bütçesinde Çiftçilere Daha Az Harcama İstiyor

Hollanda ve beş diğer Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke, 2028-2034 dönemi için hazırlanacak AB bütçesinin küçültülmesini istiyor. Hollanda, bütçenin mevcut haliyle fazla yüksek olduğunu savunuyor. Ülkeler, tarıma ve yoksul bölgelere ayrılacak kaynağın azaltılmasını, buna karşılık savunma ve modernizasyon harcamalarına daha fazla pay verilmesini talep ediyor. Bu görüş, Hollanda Başbakanı Rob Jetten ile beş hükümet başkanının, AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda’ya gönderdiği mektupta ifade edildi.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İranlı İhracatçılara Açık
Görsel kaynağı: Tehran Times · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İranlı İhracatçılara Açık

Özbekistan’ın gıda ve canlı hayvan ithalatı 2026’nın ilk çeyreğinde 1,4 milyar dolara yükseldi. Bu grup, geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 büyürken İran ile Özbekistan arasındaki ticaret 2026’nın ilk yarısında 305 milyon dolara ulaştı. Ülkeler arasında kısa süre önce üç işbirliği belgesi de imzalandı. İran’ın Özbekistan gıda pazarındaki payı ise sınırlı kalıyor. İranlı ihracatçıların bu pazardaki varlığını artırabilmesi için finansman ve taşımacılık sorunlarının çözülmesi ve Özbekistan pazarının daha iyi tanınması gerekiyor. 37 milyonun üzerindeki nüfusu ve Orta Asya’daki ticaret bağlantıları, ülkeyi bölgesel gıda ihracatçıları açısından önemli bir pazar haline getiriyor.

Romanya’da Tahıl Sevkiyatında Demiryolu Krizi
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber

Romanya’da Tahıl Sevkiyatında Demiryolu Krizi

Romanya’da rekor ayçiçeği ve mısır hasadı, Fetești–Movila demiryolu hattındaki rehabilitasyon çalışmalarıyla çakışınca Köstence Limanı’na tahıl sevkiyatında ciddi bir blokaj oluştu. Aksama, ülkenin tahıl ihracatını tehdit ediyor. Sorun, 29 Eylül 2026’da düzenlenen acil videokonferansta ele alındı. Toplantıya ilgili bakanlık, demiryolu altyapısı ve liman temsilcilerinin yanı sıra taşıma şirketleri, emtia ticareti şirketleri ve çiftçi temsilcileri katıldı. Kaynağa göre silolar dolu ve trenler yaklaşık iki haftada bir geri dönüyor.

Fas’ın Büyüyen Kırmızı Meyve Sektörü Şili Tarım Teknolojisine Pazar Açıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Fas’ın Büyüyen Kırmızı Meyve Sektörü Şili Tarım Teknolojisine Pazar Açıyor

Fas, Avrupa’ya yakınlığı, kısa lojistik süreleri ve yeni genetik kullanımı sayesinde uluslararası kırmızı meyve pazarındaki konumunu güçlendiriyor. Bu gelişme, Avrupa pazarlarında Fas’ı Şili için belirli ürünlerde daha güçlü bir rakip haline getirirken, Şilili tarım teknolojisi ve hizmet şirketleri açısından yeni bir pazar oluşturuyor. Tanca’da düzenlenen Uluslararası Kırmızı Meyveler Semineri’nde üreticiler, uzmanlar, kurumlar ve şirketler Fas sektörünün gelişimini ve iki ülke arasındaki ticari iş birliği olanaklarını değerlendirdi. Hortifrut’un yöneticilerinden Álvaro Villalba, Fas’ın rekabet gücünde ticari dönem, genetik, teslimat süresi ve meyve özelliklerinin birlikte rol oynadığını belirtti. Çeşit seçiminin hedef pazar ve varış zamanının yanı sıra meyve iriliği, sertlik, tat ve ticari ömür gibi özelliklere göre şekillendiği aktarıldı. Fas’taki üretim artışı, üretim teknolojileri, ekipman ve uzmanlaşmış hizmetlerin yanı sıra kaynak kullanım verimliliği, hassas tarım, su yönetimi, genetik ve kalite alanlarında talep yaratıyor. ProChile, yerel sektör temsilcileriyle bağlantı kurmak ve Şilili şirketlerin tekliflerini tanıtmak amacıyla seminere şirketlerle birlikte katıldı. Şili’nin Fas’la ilişkisi yalnızca doğrudan meyve ticaretiyle sınırlı görülmüyor. Fas’ın Afrika, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki konumu, Şilili şirketlere bölgesel ticari ağlar ve pazar bilgisi açısından fırsat sağlayabilir. Ancak bu potansiyelin somut projelere, hizmetlere ve ticari ilişkilere dönüşmesi, Tanca’da kurulan temasların nasıl ilerleyeceğine bağlı olacak.

Tocopilla’da Meyve Sineği Kampanyası Üç Döngü Sonra Sonlandırıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Tocopilla’da Meyve Sineği Kampanyası Üç Döngü Sonra Sonlandırıldı

Şili Tarım ve Hayvancılık Servisi (SAG), Antofagasta Bölgesi’ndeki Tocopilla’da Akdeniz meyve sineğine (Ceratitis capitata) karşı yürütülen eradikasyon kampanyasını, üç biyolojik döngü boyunca yeni tespit yapılmaması üzerine sona erdirdi. Son yakalama 25 Mayıs 2026’da kaydedildi; SAG, kampanyayı kapatmadan önce gerekli süre boyunca bölgede izlemeyi sürdürdü. Kampanya sırasında sekiz yetişkin sinek tespit edildi. Analizlerde larva odağı veya bulaşık meyve bulunmadı ve bildirilen toplam bulaşma oranı %0 olarak kayda geçti. Çalışmalar Tocopilla’nın kentsel alanları ile kıyı kesimini kapsadı; tarım ürünlerinin taşınması ve ticareti de denetlendi. Düzenlemeye tabi alanda 13.732 mülk ziyareti gerçekleştirildi, 95 ek tuzak kuruldu ve bu tuzaklar 5.914 kez kontrol edildi. Kontrol kapsamında 20 türe ait 124,73 kilogram meyve kaldırılırken, ayrıca 34,60 kilogram meyve laboratuvarda analiz edildi. SAG prosedürüne göre son yakalama veya larva odağı tespitinden sonra üç teorik biyolojik döngü boyunca yeni bulgu olmaması kampanyanın sonlandırılması için gerekiyor. Servis, kampanya sonrasında bölgede önleyici izlemeyi sürdürecek.

Mürver Yetiştiriciliği Meyve Üreticilerinin İlgisini Çekiyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Mürver Yetiştiriciliği Meyve Üreticilerinin İlgisini Çekiyor

Sırbistan’da meyve üreticilerinin mürver yetiştiriciliğine ilgisinin arttığı bildirildi. Haberde, bu bitkinin diğer meyve türlerine kıyasla daha düşük yatırımla yetiştirilebildiği, hektar başına ortalama 10-12 ton verim alınabildiği ve üreticilerin hektar başına 4.200 avronun üzerinde gelir elde edebildiği aktarılıyor. Meyve suyu ve tatlı sektörlerinde mürvere yönelik talebin artması da yetiştiriciliğin cazibesini artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Horgoš’taki üreticilerden Jene Şerfeze, uygun bilgi ve hava koşulları sağlandığında verimin iki katına çıkabileceğini belirtiyor. Mürverin kolay çoğaldığı, kimyasal mücadele gerektirmediği ve hasadının fazla zahmetli olmadığı ifade ediliyor. Budama işlemi kasım ayında başlıyor; sonrasında bahçede temel bakımın yeterli olduğu belirtiliyor. Bu özelliklerin işçilik ve üretim maliyetlerini sınırladığı, bitkiyi organik üretime de uygun hale getirdiği kaydediliyor. Habere göre mürver çiçeği de pazarda talep görüyor ancak üreticiler, gelirinin daha yüksek olması nedeniyle çoğunlukla ağustos sonundaki meyve hasadını bekliyor. Bitkinin meyveleri reçel, rakı, çay ve porto şarabı üretiminde kullanılabiliyor. Novi Sad Ziraat Fakültesinden Profesör Vladislav Ognjanov, bitkinin her bölümünden yararlanılabildiğini ve mürverin 70’ten fazla kullanım alanı bulunduğunu söylüyor. Avrupa’da sentetik boyaların yasaklanmasının ardından mürverin gıda sanayisinde doğal boya olarak kullanımının da arttığı aktarılıyor. Avrupa Birliği’nin çeşitli kalkınma fonlarıyla meyvecilik dahil tarımın modernizasyonunu desteklediği belirtiliyor.

Kazakistan’da Tahıl İhracatı Demiryolu Taşımacılığında Özel Kontrole Alındı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Tahıl İhracatı Demiryolu Taşımacılığında Özel Kontrole Alındı

Kazakistan Demiryolları (KTZ), yeni hasat tahılının lojistiği ile kesintisiz sevkiyatını özel denetime aldı. Taşımaların koordinasyonunu Tahıl Karargâhı yürütürken, karargâhın saha toplantıları Kostanay ve Kökşetau’da yapıldı. Demiryolu ağı için gerekli tahıl vagonları, kapalı vagonlar ve ana hat lokomotifleri görevlendirildi. Yeni hasadın ülke genelindeki yüklemelerinde en büyük pay Akmola bölgesine ait oldu. Sezon başından bu yana bölgenin payı %31’e ulaştı ve tahılın önemli bölümü doğrudan blok trenlerle ihracata gönderildi. Kostanay da başlıca tahıl bölgeleri arasında yer alırken, bölgeden yapılan ihracatın %43’ü Özbekistan’a yöneldi. Diğer sevkiyat noktaları arasında Azerbaycan, Kırgızistan, Belarus, Letonya, Estonya ve Türkmenistan bulundu. Ulaştırma Bakan Yardımcısı Janibek Tayjanov’un hükümet toplantısında verdiği bilgiye göre, 2026’nın ilk sekiz ayında demiryoluyla 9,3 milyon ton tahıl taşındı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre %13 artış oldu. İhracat sevkiyatı 7,2 milyon tona çıkarken, Orta Asya’ya taşımalar %37, Çin’e taşımalar %34 arttı. Karma yem taşımaları da %38 artarak 2,6 milyon tona ulaştı.

İrlanda’da Sığır Sayısı Bir Yılda 7 Milyona Çıktı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Sığır Sayısı Bir Yılda 7 Milyona Çıktı

İrlanda’da toplam sığır sayısı, Haziran 2026’da önceki yılın aynı dönemine göre 164.800 artarak 7.069.700’e yükseldi. Veriler, Merkez İstatistik Ofisi’nin (CSO) Haziran 2026 hayvancılık araştırmasından açıklandı. Süt sığırı sayısı 32.000 artışla 1.619.800’e ulaşırken, iki yaş ve üzerindeki sığırların sayısı %9,1 yükseldi. Bir-iki yaş grubunda ise %0,2’lik sınırlı düşüş görüldü; diğer ineklerin sayısı %2 arttı.

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi

Rusya’da tahıl yetiştiriciliği alanında yeni işletme ve bireysel girişimci kayıtları ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %34,6 azalarak 2,4 bine düştü. Kommersant’ın Kontur.Fokus verilerine dayandırdığı habere göre bu, bitkisel üretimin önemli kategorileri arasındaki en belirgin gerileme oldu. Bitkisel üretimin tamamında yeni yapı kayıtları da %26,8 azalarak 5,8 bine indi. Kontur.Fokus verilerine göre 1 Eylül itibarıyla Rusya’da bitkisel üretim alanında 124,5 bin, tahıl üretiminde ise 74,2 bin kuruluş ve bireysel girişimci bulunuyordu. Bu sayılar yıllık bazda sırasıyla %1 ve %1,9 geriledi. Uzmanlar, tahıl üretiminin yeni girişimciler açısından cazibesini yüksek sermaye ihtiyacı ve düşen kârlılıkla ilişkilendirdi. Neo danışmanlık şirketinden Albina Koryagina, bitkisel üretimde ortalama kârlılığın 2026’nın başında %11,8-11,9’a gerilediğini, iki yıl önce bu oranın %21-28 arasında bulunduğunu söyledi. Koryagina’ya göre şirketlerin yaklaşık %40’ı zarar ediyor; bazıları iflas etmek veya varlıklarını büyük tarım işletmelerine devretmek zorunda kalıyor. Uzmanlar, büyük işletmelerin ölçek avantajıyla depolama, lojistik, girdi tedariki ve finansmana erişimde daha dayanıklı olduğunu belirtti. Sektördeki baskının nedenleri arasında artan maliyetler, düşük iç fiyatlar ve Azak-Karadeniz havzasındaki limanların fiilen kapanmasına bağlı ihracat lojistiği kısıtlamaları gösterildi. Uzmanlar, düşük kârlılığın küçük işletmelerin piyasadan çıkışını hızlandırabileceğini, yatırım faaliyetlerinin yeniden canlanması için bitkisel ürün fiyatlarının yükselmesi gerektiğini ifade etti. Vladimir Putin ise hükümete Rus çiftçilerinden rezerv amacıyla tahıl alımı yapılması talimatını verdiğini açıkladı.

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi

Irak’ta Yinda çevre örgütü, gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını, aynı zamanda su, toprak ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Örgüt, gıdaların çöpe atılmasının üretimde kullanılan enerji ve arazinin de boşa harcanması anlamına geldiğini, ayrıca sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunu açıkladı. Örgütün açıklamasına göre tarım ve hayvancılık, dünya genelindeki su tüketiminin yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Kuruluş, bir kilogram sığır etinin israfının yaklaşık 50 bin litre suyun, bir bardak sütün çöpe atılmasının ise yaklaşık bin litre tatlı suyun boşa gitmesine eşdeğer olduğunu belirtti. Bazı Avrupa ülkelerinde ticari standartlar nedeniyle avlanan balıkların bir bölümünün atıldığı da açıklamada yer aldı. Dünya genelinde her yıl 1,05 milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği, bunun tüketicilere sunulan toplam gıdanın yaklaşık %19'una karşılık geldiği kaydedildi. Örgüt, çöplüklerde ayrışan gıda artıklarının, atmosferde ısı tutma kapasitesi karbondioksitten daha yüksek olan metan gazı ürettiğini ve gıda atıklarının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğunu aktardı. Irak’ta evlerde kişi başına yıllık gıda israfının yaklaşık 101 kilogram olduğu, ülkedeki toplam yıllık israfın ise 4,5 milyon tonu aştığı belirtildi. Örgüt, israfı azaltmak için ihtiyaç kadar alışveriş yapılmasını, organik atıkların ayrıştırılarak kompost üretiminde kullanılmasını ve fazla yemeklerin ihtiyaç sahiplerine bağışlanmasını önerdi.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

2026 Hasadında Avusturya ve Almanya’da Kuraklık Etkisi
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber

2026 Hasadında Avusturya ve Almanya’da Kuraklık Etkisi

Avusturya ve Almanya’da 2026 hasat yılı, kurak ilkbahar ve haziran ortasından itibaren süren sıcak hava dalgasının etkisiyle ortalamanın altında verimlerle şekillendi. Alman Çiftçiler Birliği (DBV) hasat tahmini ile Agrarmarkt Austria’nın (AMA) Eylül 2026 yaz araştırması, bölgesel farklar bulunsa da benzer bir tablo ortaya koydu. İlk değerlendirmeye göre buğday kalitesi iyi, kışlık arpada sonuçlar başarılı oldu; çavdar istikrarını korurken kolza zarar gördü ve silajlık mısırda kayıplar yaşandı. Alman Hava Durumu Servisi, yaz sıcaklarının yaygın kayıtların başladığı dönemden bu yana en sıcak dönemlerden biri olarak kayda geçmesini bekliyor.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Eurostat: AB’de Tarım Ürünleri Fiyatları Gerilerken Girdiler Pahalandı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Eurostat: AB’de Tarım Ürünleri Fiyatları Gerilerken Girdiler Pahalandı

Avrupa Birliği’nde (AB) tarım ürünleri fiyatları 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda gerilerken, yatırımla bağlantılı olmayan tarımsal girdilerin maliyeti arttı. Eurostat verilerine göre AB’de tarımsal üretimin ortalama fiyatı, 2025’in ikinci çeyreğine kıyasla %5,8 düştü. Bu, fiyatlarda üst üste üçüncü çeyrekte yaşanan gerileme oldu. Aynı dönemde enerji, gübre ve hayvan yemi gibi tarımda kullanılan mal ve hizmetleri kapsayan girdilerin ortalama fiyatı %4,7 yükseldi. En belirgin artış enerji ve tarımda kullanılan yağlayıcılarda %22 ile görülürken, gübre ve toprak iyileştiricilerinin fiyatı %13,4 arttı. Eurostat, girdi fiyatlarının 2025 boyunca ve 2026’nın ilk çeyreğine kadar görece istikrarlı seyrettikten sonra yükseldiğini belirtti. Ürün grupları içinde en sert düşüş süt fiyatlarında kaydedildi. Sütün AB’deki ortalama fiyatı yıllık bazda %16,6 gerilerken, tahıl fiyatları %5,6 düştü. Böylece üreticilerin elde ettiği fiyatlarla tarımsal faaliyet için gereken maliyetler arasındaki fark daha da açıldı. Fiyat hareketleri üye ülkeler arasında farklılaştı. Tarım ürünlerinin üretici fiyatları toplam 20 ülkede gerilerken, en büyük düşüş %17,2 ile Danimarka’da görüldü. İrlanda’da %16,2, Letonya ve Estonya’da %14,5 düşüş kaydedildi. Buna karşılık Hırvatistan ve Malta’da fiyatlar %3,9, Kıbrıs’ta ise %3,5 arttı. Girdi fiyatları ise tüm üye ülkelerde yükseldi; en yüksek artışlar Litvanya, Romanya ve Letonya’da gerçekleşti.

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 29 Eylül 2026 Dünya Gıda Kayıp ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında, gıda kayıp ve israfının azaltılmasının yalnızca daha fazla gıdanın tüketiciye ulaşmasını sağlamayacağını, aynı zamanda gıda güvenliğini, beslenmeyi, kaynak verimliliğini ve ekonomik dayanıklılığı destekleyebileceğini bildirdi. FAO bu yaklaşımı, güvenliği ve beslenmeyi iyileştiren, doğal kaynaklar ile sera gazı emisyonları üzerindeki baskıyı azaltan ve ekonomik verimliliği artıran üçlü bir kazanım olarak değerlendiriyor. FAO verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,3'ü 2023'te hasat sonrasında, ancak perakendeye ulaşmadan önceki aşamalarda kaybedildi. Bu aşamalar tarla, taşıma, depolama, toptan satış ve işleme süreçlerini kapsıyor. Oran, küresel izlemenin başladığı 2015'teki %13 seviyesinin üzerinde bulunuyor. FAO, bu dönemde gıda kayıplarının azaltılması konusunda belirgin bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor. Kurum, kaybın nerede ve hangi nedenle meydana geldiğinin belirlenmesi için hasat, üretim sonrası işlemler, depolama, taşıma, ilk işleme ve toptan satış aşamalarında daha düzenli veri toplanmasını gerekli görüyor. Ürün grupları içinde en yüksek kayıp oranı 2023'te %25,4 ile meyve ve sebzelerde görüldü. FAO, bu durumu ürünlerin daha çabuk bozulmasına ve taşıma ile depolama sırasında özel koşullara ihtiyaç duymasına bağlıyor. Meyve ve sebzelerdeki kayıp oranı 2015'teki %23,2 seviyesinden yükselirken, tahıl ve bakliyatta aynı dönemde %8,5'ten %8,4'e geriledi. Bu fark, özellikle bahçe bitkileri ile sebze üretiminde hasat sonrası yönetimin önemine işaret ediyor. Gıda perakendeye ulaştıktan sonra da önemli miktarda israf ediliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın 2024 Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre 2022'de haneler, yemek hizmetleri ve perakendede yaklaşık 1,05 milyar ton gıda israf edildi. Bu miktarın %60'ı hanelerde, %28'i yemek hizmetlerinde ve %12'si perakendede gerçekleşti. Kaynak, üretim ve tedarik zincirindeki kayıplarla tüketim aşamasındaki israfın aynı kavram olmadığını; ilk grubun perakende öncesi, ikincinin ise perakende, yemek hizmetleri ve haneler düzeyinde ölçüldüğünü vurguluyor. Gıda kayıp ve israfının azaltılması, 2030'a kadar tedarik zincirindeki kayıpları düşürmeyi ve perakende ile tüketici düzeyindeki kişi başı israfı yarıya indirmeyi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12.3 numaralı hedefi kapsamında ele alınıyor. Ancak kayıp ve israfın açlık çeken kişilere doğrudan aktarılabilecek hazır gıda anlamına gelmediği, ürünlerin önemli bölümünün zincirin farklı noktalarında ve yeniden dağıtımın zor olduğu aşamalarda kaybedildiği belirtiliyor. FAO ayrıca tüketilmeyen gıdaya ilişkin tarım arazisi tahmininin 2013 tarihli çalışmaya dayandığını ve 2026 için yeni bir tahmin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydediyor.