ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

317 haber · Sayfa 6

Kışı Geçiren Biber Fidesiyle Hasat Daha Erken Başlıyor
Görsel kaynağı: Mynavi Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kışı Geçiren Biber Fidesiyle Hasat Daha Erken Başlıyor

Biber fidesini kış boyunca korumak, sonraki sezonda yeni tohum veya fide kullanmaya göre daha erken hasat alınmasını sağlayabiliyor. Japonya’daki yetiştirme koşullarını anlatan kaynakta, kışı geçirmiş fidenin yeniden dikildikten hemen sonra, yaklaşık mayıs ayında ürün vermeye başladığı belirtiliyor. Yeni tohumdan veya satın alınan yeni fideden yetiştirilen biberde ise hasadın en erken haziran civarında başladığı aktarılıyor. Kışı geçiren fidenin mayıs ayında kalın gövde ve çok sayıda dala sahip olduğu, bu nedenle erken dönemde daha fazla ürün verebildiği ifade ediliyor. Kışlatma işlemi, havaların soğuduğu ekim-kasım döneminde bitkideki meyvelerin toplanmasıyla başlıyor. Ardından bütün dallar kesiliyor, kökler çıkarılıyor ve fide sebze yetiştirme toprağı bulunan 5 numara saksıya dikilerek içeri alınıyor. Bitkinin sıcak, gündüz güneş alan ve tercihen güney yönlü bir yerde tutulması; toprağın yüzeyi kurudukça sulanması öneriliyor. Dokusuz kumaşla örtme işleminin temel amacı soğuktan korunmak değil, iç mekânda ortaya çıkabilecek yaprak bitlerini önlemek olarak açıklanıyor. Kış aylarında biberler küçük kalsa da şubat-nisan arasında ayda yaklaşık beş biber alınabildiği belirtiliyor. Fide nisan sonlarında yeniden dışarı dikildiğinde gelişme hızlanıyor ve mayıs ortalarından itibaren hasat artıyor. Kaynakta aktarılan bir yetiştirme örneğinde, ekim ayına kadar gübreleme ve hasada devam edilmiş; tepe alma veya meyve seyreltmesi yapılmadan, serbest yetiştirmeyle bir yılda yaklaşık 300 biber toplanmış. Ekim sonlarında dalların yeniden kesilip köklerin çıkarılması ve fidenin içeri alınmasıyla bitkinin iki veya üç yıl yetiştirilebileceği aktarılıyor. Sürekli 30’dan fazla meyve taşıyan bitkide, gübreleme sırasında 30-50 gram gübre verilmesinin meyve boyutunu artırdığı belirtiliyor. Yazın su yetersizliği güneş yanığı ve yetersiz döllenmeye neden olabileceğinden, saman örtüsü kullanılması ve daha fazla sulama yapılması öneriliyor.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Küresel Gıda Fiyatlarında 2027 İçin Artış Uyarısı
Görsel kaynağı: TV8 Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatlarında 2027 İçin Artış Uyarısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Küresel gıda enflasyonunun önümüzdeki aylarda hızlanarak 2027'ye kadar sürmesi bekleniyor. Deniz taşımacılığındaki aksamalar, yükselen gübre maliyetleri ve kuraklık, gıda arzı üzerindeki baskıyı artırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), etkilerin yıl sonuna doğru ve gelecek yıl daha belirgin olabileceğini bildirdi. FAO'nun gıda fiyatları endeksi eylülde 136 puanla Kasım 2022'den bu yana en yüksek ortalamaya ulaştı. FAO Başekonomisti Maximo Torero, düşük gelirli hanelerin gıdanın bütçelerindeki payı daha yüksek olduğu için daha fazla etkilenebileceğini belirtti.

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor

Bu yıl meyve fidanı üretimi yüksek yaz sıcaklıkları, nem eksikliği ve uzun süren kuraklık nedeniyle zorlaştı. Damla sulama ve sulama sistemi üzerinden gübrelemeye rağmen fidanların vejetatif gelişimi yetersiz kalırken, üretim yoğun sulama ve tarımsal uygulamalarla tamamlanma aşamasına getirildi. Fidanlıkta vejetasyonu durdurmak amacıyla yaprak dökümünü teşvik eden bir uygulama yapıldı; bu kapsamda şelatlı bakır esaslı preparatlar etefonla birlikte kullanıldı. Önceki yıllarda fidanlar ekim ayının ikinci on gününde sökülebilirken, bu yıl işlemin en az iki hafta ertelenmesi bekleniyor. Toprağın çok kuru ve sert olması, söküm makinelerinin çalışmasını zorlaştırıyor; kurak koşullarda yapılan işlem köklerin kırılmasına veya çatlamasına, bitkilerin zarar görmesine ve üretim kayıplarının artmasına yol açabiliyor. Üreticilerin, makinelerin çalışabileceği yeterli nemi bulmak için fidanlığın farklı bölümlerindeki toprak koşullarını değerlendirmesi gerekiyor. Sökümün sürdürülebilmesi için yaklaşık 20-50 litre/metrekare yağış bekleniyor. Kuraklık, yeni meyve bahçeleri kurulacak alanlarda toprağın alttan işlenmesi ve derin hazırlanması çalışmalarını da güçleştiriyor. Sonbahar dikimi, köklerin kış boyunca toprağa uyum sağlaması nedeniyle normalde ilkbahar dikimine göre avantajlı görülüyor; ancak yağış eksikliği nedeniyle dikim sırasında su kullanımı zorunlu hale geliyor. Fidan çukuruna 20-30 litre su eklenmesi öneriliyor. Toprak donmamış ve sıcaklık yaklaşık -5 ila -6 santigrat derecenin altına düşmemişse aralık ayında dikim yapılabiliyor. İlkbahar dikimi ise daha fazla sulama gerektirdiği için daha riskli kabul ediliyor.

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Çiftçi Refahı Göstergesi Tarihin En Yüksek Seviyesine Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto yönetiminin iki yılında çiftçilerin refah göstergesi olarak kullanılan Çiftçi Değişim Oranı'nın (NTP) 131'e yükseldiğini ve bunun tarihin en yüksek seviyesi olduğunu açıkladı. Amran değerlendirmeyi 19 Ekim 2026'da Jakarta'daki bakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında yaptı. Amran'a göre göstergedeki yükselişi destekleyen politikalardan biri gübre fiyatlarının %20'ye kadar düşürülmesi oldu. Hükümet ayrıca çeltik için devlet alım fiyatını kilogram başına en az 6.500 rupiah olarak belirledi. Bu uygulamanın, ürünlerini düşük fiyatla satın alan aracılara karşı çiftçileri korumayı amaçladığı belirtildi. Perum Bulog da çeltiği satın almakla yükümlü alıcı olarak görevlendirildi. Tarım Bakanı, sektör ihracatının 2025'te 166 trilyon rupiah'a yükseldiğini, ithalatın ise 41 trilyon rupiah azaldığını söyledi. Amran, bu politikaların 208 trilyon rupiah ek değer oluşturduğunu savundu ancak toplamın hesaplama yöntemini açıklamadı. Bakan, Prabowo liderliğinde sürdürülebilir gıda kendine yeterliliğine ulaşılacağına inandığını da ifade etti.

Mısır’ın Hindistan’a Kimyasal ve Gübre İhracatı 627 Milyon Dolara Çıktı
Görsel kaynağı: Daily News Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’ın Hindistan’a Kimyasal ve Gübre İhracatı 627 Milyon Dolara Çıktı

Mısır’ın Hindistan’a kimyasal ürün ve gübre ihracatı, 2026’nın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %325 artarak 627 milyon dolara çıktı. İhracat, geçen yılın aynı döneminde 147 milyon dolar seviyesindeydi ve artış yaklaşık 480 milyon dolar olarak gerçekleşti. Khaled Abu El-Makarem, Hindistan’ın Mısır’ın kimyasal ve gübre ihracatında Türkiye ve İtalya’nın ardından üçüncü büyük destinasyonu olduğunu söyledi. Mısır’ın toplam kimyasal ve gübre ihracatı da Ocak-Ağustos 2026’da %30 artışla 8,255 milyar dolara yükseldi. Abu El-Makarem, Hindistan’ın gübre, hammadde ve sanayi girdisi talebinin ticaret, sanayi işbirliği ve yatırımlar için fırsat sunduğunu belirtti.

Daha Az Bitki ve Daha Derin Köklerle Hektar Başına 20 Ton Buğday Hedefi
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Daha Az Bitki ve Daha Derin Köklerle Hektar Başına 20 Ton Buğday Hedefi

Danimarka’nın Stevns bölgesinde, AgroPro’dan bitkisel üretim danışmanı Vagn Lundsteen tarafından kışlık buğdayla iki deneme parseli kuruldu. Parseller, buğday veriminde dünya rekorunu kırma denemesine temel oluşturacak. Çalışmada hedef, hektar başına 20 ton buğday elde etmek. Bu hedefe ulaşmak için daha az bitki kullanılması, köklerin daha derine gelişmesi ve gübreleme stratejisinin ayrıntılı biçimde planlanması öngörülüyor.

UPA’dan Tarımsal Motorin ve Gübre İçin Vergi İndirimi Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

UPA’dan Tarımsal Motorin ve Gübre İçin Vergi İndirimi Çağrısı

İspanya’daki Küçük Çiftçiler ve Hayvan Yetiştiricileri Birliği (UPA), hükümetin tarımsal motorin ve gübre tüketimine yönelik vergi düzenlemeleri uygulama taahhüdünü hatırlattı. Kuruluş, artan girdi maliyetleri ve kârlılık krizi yaşayan tarım işletmelerini rahatlatmak için düzenlemenin hayata geçirilmesini istedi. UPA, diğer tarım örgütleriyle 22 Eylül’de Tarım Bakanlığı yönetimiyle yaptığı görüşmede, son aylarda ağırlaşan üretim maliyetleri krizine çözüm önerilerini sundu. Birliğin önerisi, tarımsal motorinde %35, gübrelerde ise %15 vergi indiriminin, objektif tahmin ya da modül sistemiyle vergilendirilenlerin önceki net getirisine uygulanmasını öngörüyor. Kaynağa göre bu sistem, İspanyol çiftçi ve hayvan yetiştiricilerinin çoğunluğu tarafından kullanılıyor. Tarım Bakanı Luis Planas, toplantının sonunda tedbiri inceleyip bir sonraki mali yılda uygulama taahhüdünü kamuoyuna açıkladı. UPA, kendi hesaplamalarına dayanarak düzenlemenin İspanya tarım sektörü için 600 milyon avronun üzerinde vergi tasarrufu sağlayabileceğini belirtti. Birlik ayrıca düzenlemenin seçimlerden önce Bakanlar Kurulu’nda onaylanabileceğini ifade etti; ancak kaynakta böyle bir onayın gerçekleştiği belirtilmiyor.

İzlanda'da İklim Dostu Tarım Projesi Yeni Çiftçilere Açılacak
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda'da İklim Dostu Tarım Projesi Yeni Çiftçilere Açılacak

İzlanda’da iklim dostu tarım uygulamalarını geliştirmeyi amaçlayan Loftslagsvænn landbúnaður projesine yeni katılımcıların 2026 sonbaharı ve 2027 ilkbaharında alınması planlanıyor. Çiftçiler, tarım danışmanlığı kuruluşları, çevre kurumları ve tarım ile çevre alanındaki bakanlıkların iş birliğiyle yürütülen projeye tüm tarım dallarındaki işletmeler başvurabilecek. Projeye ilk çiftçiler 2020’de katılırken bugüne kadar yaklaşık 60 işletme yer aldı. Proje, çiftçilerin sera gazı salımını azaltmasına, arazilerde karbon tutumunu artırmasına ve İzlanda tarımında sürdürülebilirlik ile kaynak kullanımını güçlendirmesine destek vermeyi hedefliyor. Çalışmalarda gübre kullanımı ve besin yönetimi, toprak sağlığı ve karbon tutumu, sürdürülebilir işletme yöntemleri ile kaynakların verimli kullanımı öne çıkıyor. Proje kapsamında sera gazı salımını azaltan uygulamaların işletme maliyetlerini ve israfı düşürebileceği, ürün miktarını artırabileceği ve ekonomik verimliliği destekleyebileceği belirtiliyor. Katılımcılara eğitim, danışmanlık ve uygulamalı bilgi paylaşımının yanı sıra çevrim içi toplantılar ve proje kapsamındaki işletmelere ziyaretler sunuluyor. Uzmanlar toplantılarda teknik bilgi aktarırken çiftçiler de kendi deneyimlerini, fikirlerini ve çözüm önerilerini diğer katılımcılarla paylaşıyor. İşletmelerde düzenlenen atölyelerde ise her çiftliğin kendine özgü çevre, üretim ve işletme koşulları inceleniyor; akranlar arası öğrenme, doğrudan çalışma koşulları üzerinden yürütülüyor. Her katılımcı işletmenin kendi koşulları, kapasitesi ve fırsatlarına göre gerçekçi bir eylem planı hazırlaması bekleniyor. Planlarda işletme yöntemlerinin iyileştirilmesi, sulak alanların restorasyonu, arazi ıslahı, ormancılık ve girdilerin daha iyi kullanılması gibi uygulamalar yer alabiliyor. Projeye katılım için başvuru sahiplerinin tarımsal işletme yürütmesi ve yasal raporlama şartlarını karşılaması gerekiyor. Yeni katılımcıların ayrıca temel iklim konularının ele alınacağı hazırlık atölyeleri ile çevrim içi toplantılara katılması ve kendi işletmelerine uygun uygulanabilir adımlar belirlemesi isteniyor. Proje kapsamındaki atölyelerden biri Fljótsdalshérað bölgesindeki Vallanes’te 21 Eylül’de düzenlendi. Toplantıda organik tarım, toprak sağlığı, organik gübrelerle toprak verimliliğinin korunması, münavebe ve pestisit kullanmadan yabancı ot kontrolü konuşuldu. Bir sonraki atölyenin 13 Ekim’de Bárðardalur’daki Svartárkot’ta yapılması planlanıyor. Bu toplantıda tarımda sürdürülebilirliğin yanı sıra sınır bölgelerindeki fırsat ve zorluklar, yerel doğal kaynakların kullanımı, arazi ıslahı, yetiştiricilik ve ormancılık ele alınacak.

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan’ın Novi Sad Ürün Borsası’nda 12-16 Ekim döneminde mısır en çok işlem gören ürün oldu ve toplam işlem hacminin %60’ını oluşturdu. Alıcı ilgisinin önceki haftaya göre zayıflaması, mısırın ortalama fiyatında %0,88 düşüşe yol açtı. Aflatoksin analizi yapılmamış mısır, kilogram başına 21,30-21,50 dinar aralığında işlem gördü; ortalama ağırlıklı fiyat 21,34 dinar olarak kaydedildi. Buğday piyasasında talep istikrarlı kaldı. Alıcılar %11-13 protein içeren buğdayla ilgilenirken, arzın ağırlıklı olarak daha yüksek proteinli ve beklenenden pahalı ürünlerden oluşması piyasa hareketliliğini sınırladı. İşlem gören buğdayın ortalama fiyatı kilogram başına 22,16 dinar oldu. Soya piyasasında ise alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri uyuşmadığı için işlem yapılmadı. Yemlik arpa, mısırın aksine önceki haftaya göre %0,89 değer kazandı. Talebin arzdan yüksek olmasıyla ilişkilendirilen işlemlerde fiyatlar kilogram başına 20,40-20,50 dinar aralığında gerçekleşti ve ortalama fiyat 20,48 dinar oldu. Mineral gübrelerde NPK ürünleri 59,39-77,70 dinar, Rus üresi ise 57,46-58,87 dinar seviyelerinde işlem gördü; yükselen teklifler nedeniyle üre ticareti haftanın sonunda durdu.

Ekonomist Chovanculiak: Nüfus Artışı Gıda Üretimini Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Postoj · Özgün haber
Veri haberi

Ekonomist Chovanculiak: Nüfus Artışı Gıda Üretimini Destekleyebilir

Slovakya merkezli Postoj’un söyleşisinde INESS ekonomisti ve analisti Róbert Chovanculiak, nüfus artışı, çocuk sahibi olma, ekonomik büyüme, kaynak kullanımı ve çevre arasındaki ilişkiye dair değerlendirmelerde bulundu. Chovanculiak, insanların geçmişe göre daha iyi koşullarda yaşamasının ve ekonomik büyümenin yavaşlasa da sürmesinin, kötü gelecek beklentilerinden çok fırsat maliyetlerinin çocuk sahibi olma kararlarını etkilediğini savundu. Ekonomiste göre geçmişte ailelerin daha fazla çocuk sahibi olmasının başlıca nedenlerinden biri, çocukların hayatta kalma oranının düşük olması ve aile ekonomisine emekleriyle katkı sunmalarıydı. Üç yetişkin çocuğa ulaşmak için yaklaşık yedi çocuk sahibi olunması gerektiğini belirten Chovanculiak, çocukların yarısının 15 yaşına kadar öldüğünü söyledi. Günümüzde ise eğitim ve bakım gibi doğrudan giderlerin yanı sıra, çocukların bakımına ayrılan zaman nedeniyle vazgeçilen imkânların da kararları etkilediğini ifade etti. Chovanculiak, iklim değişikliğiyle mücadele için ekonomik büyümeden fedakârlık edilmesini öngören modellerin bir gerilemeye değil, daha düşük bir büyüme hızına işaret ettiğini belirtti. Daha fazla insan ve müşterinin, yüksek sabit maliyetli üretime yatırım yapılmasını kolaylaştırdığını; bu maliyetler daha geniş bir tüketici kitlesine yayıldığında birim maliyetlerin düşebildiğini savundu. Kentleşmeyle birlikte uzmanlaşmanın ve tekstil fabrikalarının ortaya çıkmasını bu görüşe örnek gösterdi. Söyleşide tarım ve gıda üretimine de değinen Chovanculiak, gelişen teknolojiler ve daha verimli tarım yöntemleri sayesinde daha fazla insanın daha az toprak, gübre ve su kullanılarak beslenebildiğini söyledi. Kaynakta dünya genelinde gıda üretimindeki artışın nüfus artışından hızlı olduğu belirtiliyor. Ekonomist ayrıca, gıdanın bulunmadığı ve insanların yoksul kaldığı yerlerde sorunun başkalarının zenginliği değil, kurumların ve ekonomik kuralların yetersizliği olduğunu savundu. Chovanculiak, Avrupa Birliği’nde 1990’lardan itibaren karbondioksit üretiminin %40 azalırken reel ekonominin %75 büyüdüğünü belirterek ekonomik büyümeyle karbon ayak izinin aynı anda azaltılabileceğini söyledi. Ek bir insanın yalnızca tüketici olmadığını, aynı zamanda emek ve yeni fikir kaynağı olduğunu savunan ekonomist, bu yüzyılda nüfusun zirveye ulaşmasının ardından gerilemesinin teknoloji ve bilimsel fikir üretimini azaltabileceğini öne sürdü. Kaynak kıtlaştığında fiyatların yükselmesinin ise tüketimi azaltma, tasarrufu artırma ve ikame arama mekanizmalarını harekete geçireceğini ifade etti.

Suriye’de Arazi Islahı ve Toprak Tuzluluğu İçin Çinli Şirketle İş Birliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Arazi Islahı ve Toprak Tuzluluğu İçin Çinli Şirketle İş Birliği Görüşüldü

Suriye Tarım Bakanlığı, Çinli San Yuan Gong Sheng şirketiyle çölleşmiş ve bozulmuş arazilerin ıslahı, toprak tuzluluğunun giderilmesi ve modern teknolojilerin tarımsal alanların geliştirilmesinde kullanılması konularını görüştü. Görüşmede, tarıma elverişli arazilerin yeniden değerlendirilerek yeni alanların tarımsal yatırıma kazandırılması ele alındı. Taraflar, önerilen tekniklerin etkinliğini ölçmek amacıyla uygun bölgelerde saha denemeleri yapılması için koordinasyonu sürdürme ve teknik toplantılar düzenleme konusunda anlaştı. Deneme alanları ile yerlerinin belirlenmesi için ortak çalışma ekipleri kurulacak. Şirket; tohum, toprak, su, gübre ve tarımsal iklimi birlikte ele alan, biyolojik ve mikrobiyal teknolojilerle gelişmiş malzemeler ve su arıtmayı da içeren entegre bir yaklaşım sundu.

Slovakya’da Gübre Maliyetleri İçin Yaklaşık 20 Milyon Avroluk Destek
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Gübre Maliyetleri İçin Yaklaşık 20 Milyon Avroluk Destek

Slovakya ve Avrupa Birliği, yüksek gübre fiyatlarıyla karşı karşıya kalan çiftçilere yaklaşık 20 milyon avro destek sağlayacak. Tarım Bakanı Richard Takáč’ın açıklamasına göre paketin 6,5 milyon avrosu Avrupa Komisyonunun rezerv fonundan, 13 milyon avrosu ise Slovakya bütçesinden karşılanacak. Çiftçiler desteği memnuniyetle karşılasa da ödemelerin artan maliyetlerin yalnızca bir bölümünü karşılayacağını belirtiyor. Gübre fiyatları, Orta Doğu’da çatışmanın başlamasının ardından ilkbaharda yükselmeye başladı. Haliçeli üretici Zoltán Ďurčík, iki yıl önce tonu 300 avroya aldığı gübrenin fiyatının 600 avroya çıktığını söyledi. Üreticiler, daha az gübre kullanımının verimi düşürebileceği uyarısında bulunuyor. Destek miktarı üretim türüne göre belirlenecek. Kışlık buğday için hektar başına 31 avroya kadar ödeme yapılabilecek. Hayvansal üretim ile özel bitkisel üretim yapanlara daha yüksek katsayı uygulanırken, yalnızca bitkisel üretim yapanlar daha düşük katsayı alacak; ancak bakanlığa göre temel olarak tüm çiftçiler destekten yararlanabilecek. Başvuruların yapılması gerekiyor ve ödemelerin en geç Mayıs 2027 sonunda tamamlanması planlanıyor.

Ucuz Rus Enerjisi ve Gübreleri AB’yi Bölebilir
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber

Ucuz Rus Enerjisi ve Gübreleri AB’yi Bölebilir

Politik teknoloji uzmanı Yuriy Podorojniy, enerji ve gübre sektörlerinde Rusya ile Belarus’a yönelik kısıtlamaların gevşetilmesinin Avrupa Birliği’nin ortak tutumuna ciddi darbe vurabileceğini söyledi. Podorojniy’e göre gübrelerle ilgili olası bir karar, gelecek tarım sezonu öncesinde küresel piyasada oluşabilecek arz açığıyla bağlantılı olabilir. Rusya ve Belarus, bu alanda geleneksel olarak kilit tedarikçiler olarak gösterildi. Uzman, olası ABD adımlarının AB temsilcilerinin mevcut resmi açıklamalarıyla çelişeceğini belirtti. Alman iş dünyasının ve başka Avrupa ülkelerindeki işletmelerin, Rusya’dan ucuz gaz ile Rusya ve Belarus’tan ucuz gübre alma beklentisi nedeniyle yaptırımların kaldırılmasını destekleyebileceği aktarıldı. Haberde ayrıca, yaptırımlı Rus dizelinin ABD’de yakıt maliyetini düşürmek amacıyla dünya pazarına çıkarılması önerisinin daha önce gündeme geldiği ve Moskova’nın bunun karşılığında Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmasını istediği belirtildi.

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber

Yunanistan’da Limon Fiyatları İyi Seviyede

Yunanistan’ın Korinthia bölgesinde limon üreticileri, fiyatların tatmin edici seviyelerde seyretmesi nedeniyle iyi bir sezon geçiriyor. Üretici kooperatifi başkanı Hristos Georgas, erkenci İnt erdonato çeşidinde ağaçların iyi durumda olduğunu ve üreticilerin beklentilerinin yüksek olduğunu, ancak Maglino çeşidinde aynı tablonun görülmediğini belirtti. Georgas’a göre Maglino üretimi bu yıl %20 azaldı. Geçen yılki düşüş de hesaba katıldığında çeşitteki toplam kayıp %40’a ulaşıyor. Maglino, bölgede en geniş alanı kaplayan çeşit olurken, geçen yıl ihracat talebinin artmasıyla fiyatı 0,95 euroya kadar çıktı. Limon fiyatları mevcut dönemde 0,70–0,75 euro aralığında; ticari dönem yaklaşık 0,65 euro seviyesinden başladı. Limonlar şu anda Yunanistan iç pazarına sunuluyor. Noel sonrasında, özellikle Balkan ülkelerine ihracatın artması bekleniyor. Buna karşın üreticiler yüksek su, zirai ilaç ve gübre maliyetleriyle mücadele ediyor. Kaynakta ayrıca ithal limonların yerli ürün gibi sunulması ve Türk ürünleriyle rekabetin üretim üzerindeki baskıyı artırdığı aktarılıyor. Georgas, son on yılda limon üretiminde önemli düşüş yaşandığını; yaşlanan tarımsal nüfusun, gençlerin yetiştiriciliğe yönelmemesinin ve su eksikliğinin bu süreci etkilediğini ifade etti. İlgili sulama şebekelerinin ise hâlâ etüt aşamasında bulunduğunu söyledi.

Tarım Bakanı: Politikanın Odağında Birincil Sektörün Güçlendirilmesi
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Bakanı: Politikanın Odağında Birincil Sektörün Güçlendirilmesi

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Hristos Senekis, hükümet politikasının birincil sektörün güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerin canlandırılması üzerine kurulduğunu söyledi. Senekis, açıklamaları Mutulla’da düzenlenen 2. Kolotziou Festivali’nde yaptı. Üreticilerin yatırım yapabilmesi, işletmelerini modernleştirmesi ve değişen dönem koşullarına uyum sağlaması hedefleniyor. Bakan, bu doğrultudaki başlıca araçlardan birinin 2023-2027 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) Stratejik Planı olduğunu belirtti. Planın toplam bütçesi 454 milyon avro. Son çağrıda Büyük Yatırım Planı için talep edilen toplam hibe 200 milyon avroya ulaşırken, genç çiftçilerin ilk yerleşimine yönelik müdahalede talep edilen tutar 9,7 milyon avro oldu. Finansmana erişimin yatırımların uygulanmasında önemli bir engel oluşturabildiğini belirten Senekis, ticari bankalarla iş birliği içinde birincil sektör için bir Finansman Aracı oluşturulduğunu açıkladı. Daha uygun kredi koşulları ve basitleştirilmiş süreçlerle tarımsal işletmelerin yatırım planlarını üretime dönüştürmesinin amaçlandığını söyledi. Ayrıca 2026 içinde gübre, tarımsal girdiler ve tarım yakıtı maliyetlerine yönelik toplam 2,5 milyon avroluk müdahaleler yapıldı; 13 Ekim’de de 2025 kuraklığından etkilenen üreticiler için 4,6 milyon avroluk acil destek onaylandı.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Tahminleri Aşağı Çekildi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Tahıl İhracatı Tahminleri Aşağı Çekildi

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Rusya’nın 2030’a kadar tarım ve balıkçılık komplekslerini geliştirme stratejisinin hedef göstergeleri güncellenirken, 2026/27 sezonuna ilişkin tahıl ihracatı tahminleri aşağı çekildi. Uluslararası Tahıl Konseyi, Rusya’nın toplam tahıl ihracatı öngörüsünü 2 milyon ton azaltarak 46 milyon tona, buğday ihracatı tahminini ise 41,5 milyon tondan 39,4 milyon tona indirdi. Önceki tarım yılında ihracatın 55,7 milyon ton tahıl ve 47,9 milyon ton buğday olduğu belirtildi. Konsey, dönem sonu tahıl stokları tahminini eylül ayına göre 2,5 milyon ton artırarak 23,7 milyon tona, buğday stokları tahminini de 2,1 milyon ton yükselterek 18,5 milyon tona çıkardı. Kırım ve yeni bölgeler hariç tahıl üretimi 129 milyon ton, buğday üretimi 88,4 milyon ton olarak öngörüldü. Stratejinin yeni sürümünde üretim karşılaştırması 2020 yerine 2021’e çekilirken, ihracat nominal fiyatlarla değerlendirilecek. Rus tarım üreticileri akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki artışın 2027 ekim kampanyası ile hasadı etkileyebileceğini bildirdi. Rusya Merkez Bankası’nın bölgesel incelemesinde yer alan değerlendirmeye göre Tarım Bakanlığı, kışlık tahılların ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. İKAR verilerine göre Rus buğdayının ihracat fiyatı, geçen haftanın sonunda ton başına 268 dolara yükselerek haftalık bazda 2 dolar arttı. ABD Tarım Bakanlığı’nın yabancı tarım servisi ise Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 3 milyon ton düşürerek 40 milyon tona indirdi. Haftanın diğer gelişmesinde Moskova merkezli eritme peynir üreticisi Karat, Ego markalı ürünler ile Cremeitali peynirlerini üreten Pavlovskiy Süt Fabrikası’nı satın aldı.

Yapay Zekânın Tarımda Tablolardan Otonom Traktörlere Uzanan Rolü
Görsel kaynağı: ERR News · Özgün haber

Yapay Zekânın Tarımda Tablolardan Otonom Traktörlere Uzanan Rolü

Yapay zekâ, Estonya’daki tarım işletmelerinde günlük veri işlemlerinden otonom tarım makinelerine kadar farklı alanlarda kullanılmaya başlanıyor. Pajo Ranch’te bitkisel ve hayvansal üretimden sorumlu Airika Verrev, teknolojiden Excel tabloları hazırlamak, verileri analiz etmek ve mevzuatta ilgili hükümleri bulmak için yararlanıyor. Verrev, kısa süre içinde yapay zekânın kullanımında önemli ilerleme gördüğünü, artık Excel tablolarını kendisinin hazırlamadığını söylüyor. Bununla birlikte yapay zekâ, çiftçilerin uzmanlık sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Estonya Yaşam Bilimleri Üniversitesi’nden Marten Madissoo, teknolojinin karar alma sürecini hızlandıran yararlı bir araç olduğunu, ancak çiftçilerin sonuçları değerlendirebilmesi için alan uzmanlığını koruması gerektiğini belirtiyor. Madissoo’ya göre makine öğrenmesi ve yapay zekâ; lojistikte, tarımsal ürünlerin depolanması ve işlenmesinin düzenlenmesinde ve tarla analizinde kullanılabilir. Uygulamanın biçimi ise ele alınan probleme göre değişiyor; her duruma uyan tek bir çözüm bulunmuyor. Madissoo’nun koordinasyonunu yürüttüğü Yapay Zekâ ve Robotik Merkezi AIRE, yapay zekânın gıda işleme alanındaki kullanımını da test etti. Nõo Lihatööstus’ta yürütülen gösterim projesinde, konveyör üzerinden ilerleyen paketli ürünlerin kalite kontrolü incelendi. Sistem, düzgün yapışmamış etiketleri, yanlış tarihleri ve ürünün görünümündeki kusurları belirlemek üzere tasarlandı. Tartu Üniversitesi araştırmacıları ise hava fotoğraflarında tarla adacıklarını tanımlamak ve tahıl sınıflandırmak için yapay zekâdan yararlandı. Otonom makineler ve tarım dronları için teknik olanakların yanında hukuki ve güvenlik koşulları da belirleyici. Estonya Parlamentosu’nda görüşülen Bitki Koruma Yasası değişikliği, belirli şartlar altında bitki koruma ürünlerinin insansız hava araçlarıyla püskürtülmesine izin verebilir. Ancak otonom çözümlerin kullanımını yasal kısıtlar ve güvenlik gereklilikleri sınırlıyor. Estonya Yaşam Bilimleri Üniversitesi’nin tarla robotu hâlâ test aşamasında; robotun tarlaların sınırlarını ve çalışabileceği alanları öğrenmesi gerekiyor. Verrev, gelecekte yapay zekâ yardımıyla farklı veri kaynaklarının birleştirilmesinin tarımsal üretimi daha hassas hâle getirebileceğini belirtiyor. Hava ve drone görüntülerinin analizi, gelecek sezon için ne kadar gübre veya bitki koruma ürünü sipariş edilmesi gerektiğinin belirlenmesine yardımcı olabilir. Bu yaklaşım gereksiz harcamaların önlenmesini sağlayabilir; ancak Madissoo’ya göre üreticilerin yeni teknolojiye yatırım yapma kararı, beklenen faydanın maliyeti ne kadar sürede karşılayacağına bağlı olacak. Üreticiler, daha karmaşık uygulamalar için üniversitelerden veya AIRE’den destek alabilir.

Azotlu Gübre Fiyatları Çin ve Avrupa Etkisiyle Yükseldi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Çin ve Avrupa Etkisiyle Yükseldi

Uluslararası azotlu gübre piyasasında fiyatlar, Çinli üreticilerin Hindistan’ın IPL kuruluşu tarafından açılan ihalede sunulan 352,1-356,2 ABD doları/ton CFR seviyesindeki teklifleri kabul etmemesiyle yükseldi. IF Ingeniería en Fertilizantes’e göre bu tutum, Batı piyasalarına ucuz Asya arzı geleceği beklentisini azalttı. Avrupa doğal gaz fiyatlarındaki yeni artış da Avrupa’nın ithalat talebini ve Amerika kıtasındaki alımları hızlandırdı. Çin’de perl üre fiyatı 345-350 ABD doları/ton FOB’a yükselirken, granül üre sınırlı arz nedeniyle 425-435 ABD doları/ton FOB aralığında kaldı. Mısır’da Avrupa’ya gönderilecek granül üre, haftanın başındaki 480 ABD doları/ton FOB seviyesinden 520-527 ABD doları/ton FOB’a çıktı. Cezayir’de Sorfert’in Avrupa’ya 20.000 tonluk satışı 530 ABD doları/ton FOB’dan gerçekleşti; Orta Doğu referansı ise hafta sonunda 440-450 ABD doları/ton FOB’a yükseldi. Brezilya’da granül üre 470-485 ABD doları/ton CFR’a çıktı ve Katar çıkışlı bir parti 480 ABD doları/ton CFR’dan kapandı. Arjantin’de granül üre ithalatı iki haftalık düşüşün ardından toparlandı. Haftanın başında piyasa 485-510 ABD doları/ton CFR olarak değerlendirilirken, ekim ayındaki sevkiyat için en az 10.000 ton 500 ABD doları/ton CFR’dan kapandı; perşembe günü teklifler 510-520 ABD doları/ton CFR’a yükseldi. İç talep bekleme modunda kalmasına rağmen toptan fiyat 595-605 ABD doları/tonda sabit kaldı. Hafta sonunda arz 605-615 ABD doları/tona, ithalat paritesi ise 615-620 ABD dolarına yaklaştı. Fosfatlı gübrelerde piyasa genel olarak yatay ve temkinli seyretti. Batı yarımkürede spot alımların düşük sezonu fiyatları sınırlarken, Hindistan ve Pakistan Rabi sezonu için yükümlülüklerini sürdürdü. Arjantin’de yeni fosfat gemisi sözleşmesi yapılmadı; Fas menşeli hacimlere ilişkin görüşmeler OCP ile yaşanan fiyat farkları nedeniyle sonuçlanmadı. DAP/MAP referansı 850-870 ABD doları/ton CFR’da, toptan fiyatlar ise 965-985 ABD doları/ton seviyesinde kaldı.

Ortak Gübre Fermantasyonu Süt Üreticilerine Fırsat Sunabilir
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Ortak Gübre Fermantasyonu Süt Üreticilerine Fırsat Sunabilir

Gübre fermantasyonunun süt üreticilerine fırsatlar sunabileceği, ancak yatırım ve uygulama seçeneklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bireysel fermantasyon bazı işletmeler için uygun olabilirken, bazı durumlarda kolektif işbirliği daha elverişli görülüyor. Hollanda’da Gelderland ve Limburg arasındaki sınır bölgesinde kolektif gübre fermantasyonu seçeneği araştırılıyor. Çalışmalar, ortak bir modelin bu bölgedeki süt üreticileri için uygulanabilir olup olmadığını değerlendirmeye odaklanıyor.

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi

Avrupa Komisyonu’nun Domates Uzman Grubu, artan üretim maliyetleri ve özellikle Fas’tan gelen ithalatların rekabeti konusunda uyarıda bulundu. Domates sektörü, AB pazarının seyrini ve üretimin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirmek üzere bu hafta Brüksel’de toplandı. Açıklamalar, sorunların yalnızca tek bir ülkeye özgü olmadığını, Avrupa üretiminin farklı kesimlerinde ortaklaştığını gösterdi. Fepex’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanya’da 2025/2026 kampanyasında domates üretiminin yaklaşık %2 düşmesi bekleniyor. Fiyatlarda iyileşme görülmesine karşın bu durum kârlılığa yansımadı; enerji, gübre ve petrol türevlerindeki artışlar üretim maliyetleri üzerinde güçlü baskı oluşturdu. İspanya’da enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara göre %16, plastikler ile kap ve ambalaj maliyetleri ise %18 arttı. İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan cherry domateslerde olmak üzere bu ürün grubunun ekim alanındaki kayıptan endişe duydu. Sektör, söz konusu gerilemeyi Fas rekabetinin yanı sıra işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşullardaki farklılıklarla ilişkilendirdi. Dış ticaret verilerine göre AB’nin üçüncü ülkelerden taze domates ithalatı 2025’te 773.000 ton oldu ve bunun 527.000 tonu Fas’tan geldi. AB’nin üçüncü ülkelere ihracatı ise 383.000 ton olarak kaydedildi; bunun 279.000 tonu ağırlıklı olarak Birleşik Krallık’a gönderildi. Belçika, Hollanda ve Polonya temsilcileri de sıcak hava dalgaları, yağışlar, rugose virüsü ve yüksek enerji maliyetleri gibi sorunların Avrupa üretiminde ortak etkiler yarattığını aktardı. Toplantıda ayrıca satın alma gücündeki kayıp ve ekonomik belirsizlik nedeniyle tüketicilerin daha temkinli davrandığı belirtildi. Fransa’da sıcaklıkların desteklediği domates tüketimi, fiyatlardaki güçlü artışın ardından yavaşlayarak talepte önemli daralmaya yol açtı.

Çiftçiler İçin Enlem ve Boylam Bilgisi Neden Önemli?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler İçin Enlem ve Boylam Bilgisi Neden Önemli?

Enlem ve boylam bilgisi, modern tarımda arazilerin konumunu belirlemek ve üretim süreçlerini daha hassas yönetmek için önem taşıyor. Gürcistan’ın Avrupa ile Asya’nın kesiştiği Kafkasya bölgesindeki konumu, farklı tarımsal ürünlerin yetişmesine elverişli çeşitli bir iklim oluşturuyor. Ülke, 41-43° kuzey enlemleri arasında ve dünyanın önde gelen şarap bölgeleriyle aynı iklim kuşağında bulunuyor. Enlem, bir yerin ekvatorun kuzeyinde veya güneyinde ne kadar uzakta olduğunu gösterirken boylam, başlangıç meridyenine göre doğu ya da batıdaki konumunu belirliyor. Bu iki bilginin birlikte kullanılması, herhangi bir noktanın kesin koordinatlarının saptanmasını sağlıyor. Koordinatlar aynı zamanda GPS navigasyonu ve dijital haritaların temelini oluşturuyor. Çiftçiler bu verilerden tarım makinelerini hassas biçimde yönlendirmek, arazi haritaları hazırlamak, sulama ve gübreyi doğru dağıtmak, tarım arazilerinin sınırlarını dijital olarak kaydetmek için yararlanabiliyor. Kaynakta, basit bir başlangıç olarak telefonda Google Maps’in açılması, arazi sınırlarının seçilmesi ve ekranda koordinatlarla alan bilgisinin görüntülenmesi öneriliyor.

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: Exxpress · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor

Avusturya’da sıcak hava ve kuraklığın ardından meyve hasadının yaklaşık %30, sebze üretiminin ise ortalama %40 azalması bekleniyor. Landwirtschaftskammer Österreich ile meyve ve sebze sektörü tarafından hazırlanan bilançoya göre bazı ürün çeşitlerinde kayıp hasadın yarısına ulaşıyor. Elma üretiminin yaklaşık 130 bin tonla geçen yıla göre %35 düşeceği, Steiermark’taki üretimin ise yaklaşık 90 bin ton olacağı tahmin ediliyor. Erkenci Gala, Elstar ve Arlet çeşitleri daha zayıf sonuç verirken geç çeşitler eylül yağışlarıyla kısmen toparlandı. Hasattan kısa süre önce görülen Marmorierte Baumwanze istilası elma ve armutlara ek zarar verdi. Steiermark’ta sulanmayan Çin lahanası %50’den fazla, Yukarı Avusturya’da lahana üretimi ise neredeyse yarı yarıya geriledi. Seralarda özellikle domatesler zarar gördü; 30 derecenin üzerinde bitkiler büyümeyi durduruyor. Buna karşın salatalık, biber ve patlıcan sonbaharda kısmen toparlandı. Gıda fiyatları eylülde yıllık bazda %0,4 artarken enerji, gübre ve sulama maliyetleri yükseldi. Ardo’nun Marchfeld’deki üretimini yıl sonunda kapatması, dondurmalık ıspanak ekiminin durmasına ve yaklaşık 500 tedarikçinin etkilenmesine yol açtı. Sektör, sulama desteği, su depolarına yatırım ve uygun fiyatlı sigorta talep ediyor.

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

Rusya’nın Tahıl İhracatı Ekim Başında Geçen Yıla göre %81 Geriledi

Rusya’nın limanları üzerinden yaptığı tahıl ihracatı, ekim ayının ilk 10 gününde geçen yılın aynı dönemine göre %81 azalarak 436 bin tona geriledi. Geçen yıl aynı dönemde Rus limanlarından 2,3 milyon ton tahıl sevk edilmişti. Düşüş özellikle ülkenin başlıca ihracat ürünü olan buğdayda görüldü; buğday sevkiyatı yaklaşık 2 milyon tondan 427 bin 400 tona indi. Arpa ihracatı 233 bin 500 tondan 5 bin 500 tona, mısır ihracatı ise 51 bin tondan 2 bin 700 tona düştü. Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı da geçen yılın aynı dönemindeki 11,3 milyon tona kıyasla yaklaşık 7 milyon ton oldu. Kaynakta, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında gemi ve liman terminallerine yönelik saldırıların Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki tahıl taşımacılığını olumsuz etkilediği belirtiliyor. İhracatçılar bu nedenle Baltık Denizi’ndeki limanlara yöneliyor. Rusya’nın Baltık limanlarındaki yıllık tahıl sevkiyat kapasitesi temmuzdaki 8,6 milyon tondan ekimde 23,5 milyon tona çıkarıldı; daha önce kömür ve gübre taşıyan bazı terminaller tahıl sevkiyatına uygun hâle getiriliyor. Analiz kuruluşu IKAR’a göre eylül ayındaki Rus buğday ihracatının yaklaşık %60’ı Baltık limanlarından yapıldı. Ekim ayının ilk 10 gününde tahıl ve bakliyat ihracatında kullanılan liman sayısı 35’ten 7’ye düştü. İhracat pazarındaki daralma Türkiye’ye yapılan sevkiyata da yansıdı. Ekim başında Rus buğdayı 12 ülkeye teslim edilirken, geçen yıl aynı dönemde bu sayı 21’di. Türkiye’nin alımları 297 bin tondan 37 bin tona geriledi. Rusya’daki iç buğday üretici fiyatı 10 Ekim’de ton başına 8 bin 500 rubleye düştü. IKAR, uygun hava ve yeterli taşıma kapasitesi sağlanırsa ekim ihracatının 3 milyon tona ulaşabileceğini öngörürken, SovEcon yaklaşık 2,5 milyon ton bekliyor.