ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3220 haber · Sayfa 76

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor

Moldova Tarım Bakanı Eugen Osmochescu, kuraklığın etkileriyle mücadele için bulut tohumlamasının kullanılmasını önerdi. Bakanın açıklamasına göre yöntemde, özel roketlerle bulutlara gümüş iyodür adlı reaktif dağıtılarak yağış oluşumunun teşvik edilmesi amaçlanıyor. Önerilen sistemin Moldova’da bir ilk olacağı, ilk aşama yatırımının ise yaklaşık 9 milyon avro olacağı belirtildi. Osmochescu, programın hazırlanması ve uygulanmasının bir veya iki yıl sürebileceğini söyledi. Bakanın aktardığına göre uygulama, ülkede nemin yeterli olduğu bulutlu dönemlerle sınırlı olacak ve ekim-kasım aylarından mart-nisan aylarına kadar süren görece yağışlı dönemde gerçekleştirilebilecek. Moldova’nın dağlık alanlarının bulunmaması nedeniyle yağışın yalnızca mevcut bulutlardan yararlanılarak artırılabileceği ifade edildi. Bulut tohumlaması, su yönetimi için önerilen daha geniş stratejinin bir parçası olarak sunuluyor. Yetkililer su toplama ve depolama altyapısının genişletilmesini, su havuzları kurulmasını ve tarımsal sulama sistemlerinin geliştirilmesini de öneriyor. Bakan, hava yoluyla yapılacak uygulama için dolu önleme hizmetinin modernize edilip otomatikleştirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamaya göre Moldova’da kuraklık ve yağış açığı daha sık hale gelirken ülkede büyük bir su açığı yaşanıyor. Ülke, 26 Eylül’den itibaren enerji ve hidroloji sektörlerinde olağanüstü durumda bulunuyor; bu durum düşük nehir debileri ve enerji ile yakıt tedarikine ilişkin risklerle ilişkilendiriliyor. Kaynakta bulut tohumlama programının uygulanmasına ilişkin kesin bir karar veya başlangıç tarihi açıklanmıyor.

Arjantin’de Kooperatifleri Pyme Yasası’na Dahil Etme Projesi Komisyonu Geçti
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Kooperatifleri Pyme Yasası’na Dahil Etme Projesi Komisyonu Geçti

Arjantin Temsilciler Meclisi’ndeki Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ile Kooperatifler, Karşılıklı Yapılar ve Sivil Toplum Kuruluşları komisyonları, kooperatifleri Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Yasası kapsamına almayı öngören projeye 6 Ekim’de görüş verdi. Düzenleme, kooperatiflerin yasada açıkça tanınmasını ve bu kuruluşların finansman kanalları, vergi avantajları ile idari kolaylıklardan yararlanmasını amaçlıyor. Komisyonların onayının ardından proje, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’ndaki yasama sürecine gönderildi. Kooperatiflerin talebi, 2023’te değişen sertifika koşullarıyla bağlantılı. Daha önce tarım, hizmet veya sanayi kooperatifleri, Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (Mipyme) sertifikası alarak finansman, vergi avantajları ve destek programlarına başvurabiliyordu. Ancak yeni koşul, kooperatiflerin küçük ve orta ölçekli işletme sayılabilmesi için tüm ortaklarının bu statüde kayıtlı olmasını gerektirdi. Yüzlerce veya binlerce ortağı bulunan, ortakları arasında üreticiler, çalışanlar ya da hizmet kullanıcıları yer alabilen kuruluşlar, bu şartın başvuru sürecini zorlaştırdığını bildirdi. Coninagro, Cooperar ve Conaice, 24.467 sayılı Pyme Yasası’nın idari değişikliklere bağlı kalmadan kooperatifleri kendi ekonomik özellikleriyle değerlendirecek şekilde değiştirilmesini istedi. Kooperatifler, hukuki yapıları nedeniyle bazı uygulamaların dışında kaldıklarını, buna karşın faturalama, varlık ve personel bakımından diğer şirketlere benzediklerini savunuyor. Mipyme rejiminde finansman ve destek programlarının yanı sıra Katma Değer Vergisi ödemesini 90 gün erteleme, çek vergisini gelir vergisiyle mahsup etme ve bazı katkı ile stopajlarda farklı uygulamalar bulunuyor. Coninagro, görüşü kooperatiflerin ekonomik ve sosyal niteliğinin tanınması ve diğer küçük ve orta ölçekli işletmelerle eşit muamele açısından gerekli bir adım olarak değerlendirdi.

Polonya’da Buğday Fiyatları Ürün Grubuna göre Ayrıştı
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Buğday Fiyatları Ürün Grubuna göre Ayrıştı

Polonya’da 7 Ekim 2026 itibarıyla yemlik buğday fiyatı 650–920 zł/ton, tüketimlik buğday fiyatı ise 810–980 zł/ton aralığında bulunuyor. AgroFakt’ın fiyat izlemine göre yemlik buğday bazı alım noktalarında 22 Eylül’e kıyasla pahalanırken, tüketimlik buğdayın fiyatları geriledi. Böylece piyasada iki ürün grubu aynı yönde hareket etmedi. 22 Eylül’de yemlik buğday için 650–900 zł/ton olan fiyat aralığının üst sınırı 20 zł artarak 920 zł/tona çıktı; alt sınır 650 zł/tonda kaldı. Kaynak, bunun piyasanın tamamına yayılan bir zam anlamına gelmediğini, yalnızca izlemde kaydedilen en yüksek fiyatın yükseldiğini belirtiyor. Tüketimlik buğdayda ise alt sınır 830’dan 810 zł/tona, üst sınır 990’dan 980 zł/tona indi. Fiyatlar bölgeye, alıcıya, tahılın kalite parametrelerine ve işlemin koşullarına göre değişiyor. Opolskie Voyvodalığı’ndan Dastan adlı forum kullanıcısı, 920 zł/ton net fiyatın yanı sıra hasat döneminden daha uzun kuyruklar bulunduğunu bildirdi. Aynı paylaşımda, alım yerinin dolu olması nedeniyle kabulün sınırlandırılabileceği ve teslimat yapanlar arasında çok sayıda tüccar bulunduğu aktarıldı. Diğer forum kullanıcıları ise Cedrob için 100 tonun üzerindeki partilerde 960–970 zł/ton net, Tasomix Biskupice için 900 zł/ton fiyat bildirdi. Bu paylaşımlar, seçili alım noktalarındaki fiyatların izlem aralığından farklılaşabildiğini gösteriyor. Satış karşılaştırmasında nakliye, kalite parametreleri, teslim koşulları ve depolama maliyetlerinin de dikkate alınması gerekiyor.

Özbekistan ve Afganistan Tarımsal İşbirliğini Genişletmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ve Afganistan Tarımsal İşbirliğini Genişletmeyi Görüştü

Özbekistan ile Afganistan, Taşkent’te tarımsal ticaret, yatırım ve teknoloji işbirliğini genişletme yollarını görüştü. Görüşme, Özbekistan’ın Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki cumhurbaşkanlığı temsilcisi ve Gıda Güvenliği Komitesi Başkanı Azizbek Urunov ile Afganistan Tarım, Sulama ve Hayvancılık Bakanı Attaullah Omari arasında yapıldı. Taraflar ikili dış ticaret ve tarımsal işbirliğinin genişletilmesi, tarım ürünleri ticaretinin artırılması, yatırım bağlarının güçlendirilmesi ve gelişmiş tarım uygulamalarıyla modern teknolojilerin paylaşılmasını ele aldı. Hayvancılık ile et ve süt ürünlerinin üretimi ve işlenmesi de görüşme kapsamına girdi. Tarımsal ihracat ve ithalatın artırılması, hayvancılıkta modern teknolojilerin kullanılması, uzmanlık paylaşımı ve karşılıklı yarar sağlayan projeler işbirliğinin umut vadeden alanları olarak belirlendi. Taraflar öncelikli tarım projeleri için diyaloğu sürdürme ve işletmelerle sektör kurumları arasında pratik işbirliği fırsatlarını belirleme konusunda anlaştı. Görüşme, Dünya Pamuk Günü ve gıda güvenliği konulu uluslararası etkinliklerin yanında gerçekleştirildi.

Geleneksel Hayvan Irkları Geleceğin Genetik Kaynağı Olabilir
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Geleneksel Hayvan Irkları Geleceğin Genetik Kaynağı Olabilir

Modern hayvan yetiştiriciliğinde yoğun ve kontrollü sistemlerde yüksek üretim için seçilmiş az sayıdaki ırk öne çıkarken, çok sayıda geleneksel ırk geri planda kalıyor. Livestock Conservancy’nin düzenlediği webinarda bu ırkların yalnızca geçmişten kalan miraslar olmadığı, gelecekteki yetiştirme çalışmaları için değerli genetik özellikler taşıyabileceği belirtildi. Nadir ırklar hastalıklara ve parazitlere direnç, iyi yem arama yeteneği, doğurganlık ve elverişsiz çevre koşullarına uyum gibi özellikler barındırabiliyor. Livestock Conservancy, 150’den fazla tehdit altındaki çiftlik hayvanı ve kanatlı ırkının korunmasıyla ilgileniyor. Texasi uzun boynuzlu sığırın sıcak ve kurak koşullara dayanması ve elverişsiz alanlarda sağlıklı buzağı yetiştirebilmesi, bu özelliklere örnek gösterildi. Webinarda geniş göğüslü beyaz hindi ile geleneksel ırklar arasındaki farklar da ele alındı. Hızlı büyüme ve yüksek et verimi için seçilen bu hindi tipinin çoğaltılması yapay tohumlama gerektiriyor. Geleneksel tavuklarda bağışıklık yanıtıyla bağlantılı yeni genetik varyantların belirlenmesi ise korumanın yalnızca ırkları sayıca artırmayı değil, genetik çeşitliliği ve üretimdeki özgün özellikleri korumayı amaçladığını ortaya koyuyor.

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor

Almanya’da tüketilen meyvenin yalnızca yaklaşık %20’sinin yerli üretimden geldiğini belirten meyveciler, sektörün ekonomik koşullarına dikkat çekmek için ülke çapında eylem düzenliyor. “Ein Fünftel ist nicht genug” (Beşte biri yeterli değil) sloganıyla yapılacak etkinlikler 8 Ekim’de ve bu tarihin çevresinde Berlin ile Almanya’nın çok sayıda bölgesinde gerçekleştirilecek. Eylem, yerli meyvenin tüketimdeki payının beşte bire gerilemesini görünür kılmayı amaçlıyor. Sektöre göre yüksek işçilik maliyetleri işletmeleri zorluyor; toplama, budama ve sınıflandırma gibi işler meyvecilikte yalnızca sınırlı ölçüde otomatikleştirilebiliyor. Alman üreticiler ayrıca daha düşük üretim maliyetlerine sahip ülkelerden gelen ithal ürünlerle rekabet ediyor. Ekonomik koşulların kötüleşmesi halinde yerli üretimin payının daha da düşebileceği belirtiliyor. Bundesfachgruppe Obstbau, yoğun emek gerektiren işletmeler için destek ve üçüncü ülkelerden gelen mevsimlik işçilere yönelik uygulanabilir kurallar dahil daha iyi ekonomik koşullar talep ediyor. Joerg Hilbers, sektörün yüksek çevre, sosyal ve kalite standartlarının yanı sıra Alman ücretleri ile yüksek enerji, yatırım ve üretim maliyetlerini karşılamak zorunda olduğunu söyledi. Sektör birlikleri, işletmelerin kapanmasının istihdam, uzmanlık ve bölgesel katma değer kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bundesfachgruppe’ye göre yerli üretim ekonomik olarak sürdürülemezse ithalata bağımlılık da artabilir.

Polonya’da Son Kuraklık Raporu 2026 Tablosunu Ortaya Koydu
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Son Kuraklık Raporu 2026 Tablosunu Ortaya Koydu

Polonya’daki Tarımsal Kuraklık İzleme Sistemi’nin (SMSR) 2026’daki 14. ve son raporu, 31 Temmuz-30 Eylül döneminde ülke genelindeki ortalama iklimsel su bilançosunun (KBW) -58,6 milimetre olduğunu ortaya koydu. Instytut Uprawy Nawożenia i Gleboznawstwa (IUNG) tarafından hazırlanan rapora göre bu değer, önceki raporlama dönemine göre 19,9 milimetre arttı. En düşük KBW değeri, -130 milimetre eşiğini aşarak Lublin voyvodalığında kaydedildi. Rapora göre belirtilen dönemde hiçbir üründe tarımsal kuraklık tehdidi kalmadı. Ancak son rapor, önceki raporları da içerdiği için 2026’daki kuraklığın toplam yayılımını gösteriyor. 21 Nisan-30 Eylül arasındaki 11 raporlama döneminde dane mısırda kuraklık koşulları 980 belediyede, Polonya’daki belediyelerin %39’unda görüldü. Silajlık mısırda ise aynı koşullar 1.023 belediyede, toplam belediye sayısının %41’inde doğrulandı. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (MRiRW), kuraklık zararlarının kamuya açık “tarımsal zararı bildir” uygulaması üzerinden tahmin edilebileceğini hatırlattı. 2026’daki zararlar için başvuruların 15 Ekim’e kadar yapılması gerekiyor. Bakanlığa göre ek yardım uygulanıp uygulanmayacağına ise çiftliklerdeki zararların değerlendirilmesinden ve toplam ölçeğin belirlenmesinden sonra karar verilecek; bu konuda henüz kesinleşmiş bir uygulama açıklanmadı.

Kıbrıs’ta Sulama Altyapısına 2030’a kadar 200 Milyon Eurodan Fazla Yatırım
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Sulama Altyapısına 2030’a kadar 200 Milyon Eurodan Fazla Yatırım

Kıbrıs’ta yerel su altyapısını geliştirmeye yönelik projelerin toplamının 2030’a kadar 200 milyon euroyu aşacağı açıklandı. Tarım Bakanı Christos Senekis, açıklamayı Agros’ta kooperatif üreticilerinin pazarlama birliği Sedigep’in yıllık genel kurulunda yaptı. Senekis, su yönetiminin yağışa ve mevcut rezervlere bağlı kısa vadeli çözümlerle ele alınamayacağını belirterek uzun vadeli planlama, yeni altyapı ve iklim değişikliğinin şekillendirdiği koşullara dayanıklılık gerektiğini söyledi. Su üretimini artırmaya yönelik sonraki önlemler; tuzdan arındırma üniteleri, su şebekelerindeki kayıpların azaltılması ve arıtılmış suyun sulamada daha iyi kullanılmasına odaklanacak. Kabine, sulama için ilave 3,5 milyon metreküp su tahsis etti. Böylece 2026’da birincil sektöre sağlanan toplam ilave su miktarı 7 milyon metreküpe ulaştı. Senekis, bu kararın zorlu hava koşulları ve uzun süren kuraklık döneminde çiftçilere nefes aldırmayı amaçladığını söyledi. Bakan ayrıca gübre ve yakıt maliyetlerindeki artışı hafifletmek üzere toplam 1,5 milyon euroluk iki acil destek planı bulunduğunu ve başvuruların 2 Kasım’da açılacağını bildirdi. 2026 itibarıyla 650 profesyonel çiftçi ve tarım işletmesine 1 milyon euro dağıtıldığını, olağanüstü finansmanın toplam maliyetinin 2,5 milyon euroyu aştığını aktardı. 2023-2027 OTP stratejik planı ise tarım için 454 milyon euroluk finansman sağlıyor.

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor

Fas’ın Souss-Massa bölgesinde devam eden sıcak hava dönemleri, sebze üretimlerini zayıflatırken 2026-2027 kampanyasının hazırlığını da zorlaştırıyor. Etki yalnızca hasat miktarlarıyla sınırlı kalmıyor; meyve kalitesi, tedarik sürekliliği ve işletmelerin sıcaklığa uyum sağlama maliyetleri de baskı altında bulunuyor. Bölge, Fas’ın ihracata yönelik önemli sebze üretim havzalarından biri olarak tanımlanıyor. Les Inspirations Éco’nun Le360 üzerinden aktardığı değerlendirmede, Meyve ve Sebze Sektörler Arası Federasyonu’ndan Amine Amanatoullah domates, biber ve salatalıkların yüksek sıcaklıklara karşı kırılganlığına dikkat çekiyor. Ancak kaynak, 2026-2027 kampanyası için sıcaklığın yol açtığı kayıplara ilişkin bir bilanço veya miktar sunmuyor. Frontiers in Plant Science’da yayımlanan bir araştırmaya göre aşırı sıcaklıklar domatesin büyümesini ve üreme süreçlerini etkiliyor. Çiçeklenme ve meyve tutumu özellikle hassas aşamalar arasında yer alırken, çiçek dökülmesi, üreme organlarının gelişimindeki bozulmalar ve polen çimlenmesindeki azalma bitkinin daha az meyve oluşturmasına yol açabiliyor. Araştırma, Souss-Massa’daki sonuçları doğrudan ölçmüyor; bölgesel etkiyi belirlemek için maruz kalınan sıcaklıklar, yetiştirilen çeşitler ve hasat sonuçlarına ilişkin yerel verilere ihtiyaç bulunuyor. FAO rehberinde, sıcaklık ve güneş ışınımı gibi çevresel değişkenlerden bitkilerin su kaybının tahmin edilerek sulamanın ürün ihtiyacına göre ayarlanması öneriliyor. Su yönetiminin yalnızca sezon boyunca mevcut su miktarına değil, suyun ihtiyaç duyulan zamanda verilebilmesine de bağlı olduğu belirtiliyor. Girdi maliyetlerindeki artış, ToBRFV kaynaklı zorluklar, sıcak ve kuru rüzgârın etkilerini sınırlamaya yönelik yatırımlar ve ek sulama ihtiyacı da ekonomik baskıları artırıyor; ancak bu kalemlerin üretim maliyetlerine toplam etkisini gösteren konsolide bir tutar paylaşılmıyor.

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Etkisiyle %35 Düştü
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Etkisiyle %35 Düştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın sığır eti ihracatı Eylül 2026’da geçen yılın aynı ayına göre %35,1 azalarak 229,3 bin tona geriledi. İhracat geliri de %27,6 düşüşle 1,38 milyar dolar oldu. Brezilya Et İhracatçıları Sanayileri Birliği (Abiec) verilerine göre, daralmanın başlıca nedeni Çin’e yapılan sevkiyatların bu ülkede yürürlükte olan korunma önlemi nedeniyle sert biçimde azalmasıydı. Veriler, Brezilya Kalkınma, Sanayi, Dış Ticaret ve Hizmetler Bakanlığı (MDIC) bilgilerine dayanıyor. Brezilya’nın Çin’e sığır eti sevkiyatı Eylül’de 12,9 bin tona düştü. Bu miktar, Eylül 2025’e göre %93,2 daha düşük olurken satış geliri %92,9 azalarak 75,2 milyon dolara indi ve 75,2 milyon dolar oldu. Abiec Başkanı Roberto Perosa, temmuz, ağustos ve eylül aylarının Çin’e normal seviyelerde satış yapılamaması nedeniyle zor geçtiğini söyledi. Perosa’ya göre diğer ülkelere yapılan satışlardaki artış daralmanın bir bölümünü dengelese de Çin talebinin yerini henüz alamıyor. Çin’e sevkiyatlar gerilerken bazı diğer pazarların alımları yükseldi. ABD, Eylül ayında Brezilya’dan 48,3 bin ton sığır eti alarak yıllık bazda %389 artış kaydetti; bu satışların geliri 313,8 milyon dolar oldu. Şili 19,4 bin ton, Rusya ise 13,1 bin ton ithal etti. Endonezya’nın alımları 9,4 bin tona, Kanada’nın 4 bin tona, Türkiye’nin 5,9 bin tona ve Suudi Arabistan’ın 7,7 bin tona çıktı. Bu pazarlarda da geçen yılın aynı ayına göre artış görüldü. Avrupa Birliği’nin Eylül verilerinde 20 bin tonluk ithalat ve %29,7’lik artış yer aldı. Ancak Abiec, bu rakamların yeni antimikrobiyal kullanım şartlarının yürürlüğe girmesinin ardından sevkiyat akışının kesilmesinden önceki dönemi yansıttığını belirtti. Bu nedenle Avrupa Birliği verileri, ay içinde başlayan kesintinin etkilerini tam olarak göstermiyor. Ocak-Eylül 2026 döneminde Brezilya’nın sığır eti ihracatı 2,43 milyon ton oldu ve yıllık bazda %0,5 geriledi. Buna karşılık ihracat geliri %14,1 artarak 14,17 milyar dolara ulaştı. Çin, 912 bin tonluk alım ve 5,59 milyar dolarlık gelirle ana pazar olmayı sürdürdü; ancak bu ülkeye yapılan satışlar yıllık bazda hacimde %20,9, gelirde %7,8 azaldı. Çin, dokuz aylık toplam ihracat hacminin %37,5’ini ve sektör gelirinin %39,4’ünü oluşturdu. ABD’nin dokuz aylık alımları %45 artarak 317,4 bin tona, geliri ise %60,8 artışla 2,08 milyar dolara çıktı. Brezilya’daki et işleme şirketleri, yeni Çin kotası döneminde yapılacak satışlar için önümüzdeki aylardaki sözleşmeleri planlıyor. Abiec ise sevkiyatların 2027 boyunca daha dengeli dağıtılması için hükümetle görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.

Bulgaristan’da Koyun ve Keçi Çiçeği İçin Yeni Salgın Odağı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Koyun ve Keçi Çiçeği İçin Yeni Salgın Odağı Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Plovdiv bölgesindeki Karlovo belediyesine bağlı Vasıl Levski köyünde koyun ve keçi çiçeğine ilişkin ikincil bir salgın odağı tespit etti. Salgın, epidemiyolojik olarak bağlantılı iki hayvancılık işletmesinde, toplam 174 koyunun bulunduğu bildirilen tesisleri kapsıyor. İşletme sahibi, hastalığın klinik belirtilerini fark ettikten sonra yetkili makamlara başvurdu ve veteriner ekipleriyle işbirliği yaptı. Odağın çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi ile 20 kilometrelik gözetim bölgesi oluşturuldu. Koruma bölgesine Karlovo kenti ile Vasıl Levski ve çevredeki bazı köyler dahil edilirken, gözetim bölgesi Plovdiv ilindeki çeşitli yerleşimlerin yanı sıra Stara Zagora ilindeki bazı köyleri de kapsıyor. Her iki bölgede koyun ve keçilerin hareketi yasaklandı. Belirli koşullarda acil kesime gönderilecek hayvanlar bu kısıtlamanın dışında tutulurken, hayvanların kapalı barınaklarda yetiştirilmesi kararlaştırıldı. İşletmelerde hayvan sayımı yapılacak, VetİS kayıtları güncellenecek ve resmi veterinerlik denetimleri yürütülecek. Yetkililer ayrıca hayvan, ürün, yem ve taşıma araçlarının hareketini izlemek üzere epidemiyolojik inceleme başlattı. Etkilenen bölgelerden gelen çiğ sütün taşınması ve işlenmesine özel kurallar uygulanacak. BABH, hastalığın insanlar için tehlike oluşturmadığını, ancak yayılması halinde önemli ekonomik zararlara yol açabileceğini bildirdi.

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Patates ve Domates Fiyatları Yükseldi

Güney Afrika taze meyve-sebze piyasalarında bu hafta patates ve domates fiyatları çift haneli yükselirken soğan fiyatı 2025 seviyelerinin çok üzerinde kaldı. Agricultural Market Trends (AMT) tarafından hazırlanan GroundRules piyasa güncellemesine göre patates fiyatı %15’ten fazla artarak 10 kilogram başına ortalama 77,49 Güney Afrika randına ulaştı. Domates fiyatı ise haftalık arz hacmi %7 artmasına rağmen %44 yükselerek kilogram başına 12,24 randa çıktı ve yıllık bazda %19 daha yüksek seyretti. Tarım ekonomisti Conce Moraba, mevcut fiyat sıçramalarının büyük ölçüde geçici stok kıtlıklarından kaynaklandığını, ancak üretim bölgelerinden gelecek yeni arzın bazı ürünlerde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini belirtti. Patateste haftanın ilerleyen günlerinde artabilecek sevkiyatların haftalık ortalamayı aşağı çekebileceği ifade edildi. Soğan fiyatı 10 kilogram başına 148,48 randla rekor seviyelere yakın kalırken, bir yıl öncesine göre %268 arttı. Fiyat geçen hafta yaklaşık %3 gerilese de kısa vadede büyük bir piyasa düzeltmesi beklenmiyor. Moraba, yüksek fiyatların ekim ayı boyunca sürmesini beklerken daha sıcak hava, ay ortasında zayıflayan talep ve kasım ortasından itibaren başlayacak mevsimsel arz girişinin tüketici üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Limpopo’daki bazı üreticilerin sezonu tamamladığı, Northern Cape’ten beklenen yüksek hacimli arzın ise henüz piyasaya ulaşmadığı belirtildi. Diğer ürünlerde havuç, hacmi %40 artmasına rağmen %4 yükselerek kilogram başına 3,93 randa çıktı; sarımsak ise %10 düşerek kilogram başına 79,43 randa geriledi. Meyve piyasasında muz fiyatı, haftalık arzın %36 artmasının ardından kilogram başına 8,79 randa geriledi. Portakal fiyatı kilogram başına 2,56 randa hafif toparlansa da artan yıllık arz, düşük ihracat hareketi ve kalite sorunları nedeniyle bir yıl öncesine göre %41 daha düşük kaldı.

Yumurta Üreticileri Mısır ve Yem Fiyatları İçin Destek İstedi
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Yumurta Üreticileri Mısır ve Yem Fiyatları İçin Destek İstedi

3 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Endonezya'da yumurta tavuğu yetiştiricileri, yüksek yem maliyetleri ve mısır arzındaki sıkıntı nedeniyle Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında hükümetten destek istedi. Orta Cava Halk Kümes Hayvancılığı Birliği Başkanı Suwardi, yetiştiricilerin Şubat 2027'ye kadar 223.000 ton mısıra ihtiyaç duyacağını, Bulog depolarında ise önceki SPHP adı verilen mısır dağıtımından yaklaşık 30.000 ton kaldığını söyledi. Önceki dağıtımda yaklaşık 213.000 ton mısır kullanılmıştı. Suwardi, mısır fiyatının Lampung'da kilogram başına 8.400 rupiye, Batı Nusa Tenggara'da yaklaşık 7.700 rupiye çıktığını belirtti. Yem hammaddelerinden soya küspesinin fiyatı da ocak-haziran dönemindeki kilogram başına 7.200-7.500 rupi seviyesinden 9.900-10.000 rupiye yükseldi. Suwardi, hükümetin yem hammaddesi ithalatını düzenleyen 2026 tarihli düzenlemesine rağmen artışın nedenini sorguladı. Yumurta üreticileri de düşük satış fiyatları nedeniyle baskı altında bulunuyor. Üretici fiyatı nisandan bu yana ortalama kilogram başına 19.000-20.000 rupi olurken, haziranda 17.100 rupiye kadar geriledi. Bu fiyat, hükümetin üretici düzeyinde belirlediği 26.500 rupilik alım referansının altında kaldı. Üreticilerin günlük kaybının kilogram başına 5.000-7.000 rupi olduğu tahmin edildi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, toplantının ardından Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman ile görüşeceğini ve Bulog'un mısır fiyatını istikrara kavuşturma sürecine dahil edilmesini isteyeceğini söyledi. Titiek ayrıca yem ithalatı, işlenmesi ve dağıtımını özel şirketler yerine yürütecek özel bir devlet kurumu kurulmasını önerdi.

Belarus’ta Şeker Pancarı Hasadı 2,4 Milyon Tonu Aştı
Görsel kaynağı: BelTA · Özgün haber
Veri haberi

Belarus’ta Şeker Pancarı Hasadı 2,4 Milyon Tonu Aştı

Belarus’ta şeker pancarı hasadı 2,4 milyon tonu aştı. Belta’nın aktardığı verilere göre ülke genelindeki toplam hasatta en yüksek miktar 927 bin tonla Minsk Oblastı’nda kaydedildi. Hasat miktarı Grodno Oblastı’nda 849 bin, Brest Oblastı’nda 403 bin, Mogilev Oblastı’nda 224 bin ton oldu. Vitebsk Oblastı 20 bin ton, Gomel Oblastı ise 9 bin ton üretim bildirdi.

Bulgaristan’da Trilistnik’te Kuş Gribi Salgını Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Trilistnik’te Kuş Gribi Salgını Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Plovdiv bölgesine bağlı Rakovski belediyesinin Trilistnik köyündeki bir hayvancılık işletmesinde İnfluenza A (grip) salgını tespit etti. İşletmede yaklaşık 32.920 yumurta tavuğu bulunuyor. Etkilenen işletmenin çevresinde Trilistnik ve Maritsa belediyesine bağlı Rogosh köylerini kapsayan 3 kilometrelik koruma bölgesi oluşturuldu. Ayrıca Plovdiv kenti, Rakovski ve Sadovo kentleri ile çevredeki çeşitli köyleri içine alan 10 kilometrelik gözetim bölgesi belirlendi. Hastalığın kontrolü ve ortadan kaldırılması için Avrupa Birliği ve Bulgaristan mevzuatına uygun önlemler uygulanıyor. Etkilenen işletme, ekipman ve taşıma araçlarının temizlenip dezenfekte edilmesi planlanırken, belirlenen bölgelerde kanatlı işletmelerinde sayım, klinik muayene ve biyogüvenlik denetimleri yürütülüyor. Bulgaristan genelinde kuş fuarı, pazarı ve sergilerinin düzenlenmesi yasaklandı. Belirlenen bölgelerde kuşların kapalı alanlarda tutulması ve kuş salımının durdurulması öngörülürken, kuşlar, yumurtalar, kanatlı eti, ürünler, yem ve ilgili taşıma araçlarının hareketleri izleniyor. Şüpheli durumlarda laboratuvar incelemesi için numune alınıyor.

Çin, Sonbahar Tarımında Akıllı Makineleri Yaygınlaştırıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin, Sonbahar Tarımında Akıllı Makineleri Yaygınlaştırıyor

Çin, yaklaşan 2026 sonbahar hasadı ve ekim döneminde akıllı biçerdöverleri, bitki koruma dronlarını ve yeni enerjili traktörleri daha geniş ölçekte kullanıma alıyor. Xinhua'nın Tarım ve Kırsal İşler Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı bilgilere göre uygulama, 14. Beş Yıllık Plan dönemindeki mekanizasyon kazanımlarının ardından yüksek teknoloji tarım makinelerini geliştirme politikasının devamı niteliğinde. Saniyede 18 kilogram besleme kapasitesine sahip tahıl biçerdöverleri ile 85 kilogram taşıma kapasiteli bitki koruma dronlarının kullanımı hızlanıyor. Gansu, Chongqing ve Sichuan gibi bölgelerde 6 ila 15 derece eğimli araziler için tasarlanan traktörler yaygınlaştırılırken, güneybatı ve kuzeybatı Çin'de dağlık alanlara uyarlanmış mısır mibzerleri daha geniş üretim alanlarında kullanılmaya başlandı. Yeni enerjili ekipmanlar arasında 200-300 beygir gücündeki hibrit traktörler ile 25-75 beygir gücündeki tamamen elektrikli traktörler bulunuyor. Çin'in tarla sürme, ekim ve hasadındaki genel mekanizasyon oranı 2025'te %76,7'ye, tarım dronu filosu ise 300 binin üzerine çıktı. 2026 destek politikası belirli makinelere sübvansiyonları önceliklendirirken, ulusal akıllı tarım planı 2026 sonu için tarımsal üretimde %30'un üzerinde bilişim oranı hedefliyor.

Hırvatistan’da Kuraklık İçin Yatay Mücbir Sebep Tanındı
Görsel kaynağı: Gospodarski list · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kuraklık İçin Yatay Mücbir Sebep Tanındı

Hırvatistan Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı, kuraklık nedeniyle yatay mücbir sebep durumunu tanıdı. 2026 yılı Tek Başvuru kapsamında 31.05 ve/veya 31.06 müdahaleleri için destek isteyen ve kuraklıktan etkilenen çiftçilerin bireysel başvuru yapması gerekmeyecek. İstisna, 31.05 müdahalesindeki tarım alanlarında en az %20 baklagil bulunması koşulu ile 31.06 kapsamındaki koruyucu tarım uygulamasını kapsıyor. Düzenleme, kuraklıktan etkilenen ve söz konusu müdahalelere başvuran çiftçiler için geçerli.

Belarus Gübre Sevkiyatında Rusya-Kazakistan Hattı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Радыё Свабода · Özgün haber
Veri haberi

Belarus Gübre Sevkiyatında Rusya-Kazakistan Hattı Öne Çıkıyor

Belarus, gübre ihracatında Letonya limanları üzerinden sevkiyat imkânını korurken, en büyük hacimleri Rusya ve Kazakistan güzergâhından taşıyor. Belarus Demiryolcular Topluluğu’nun verilerine göre ülke, 2025’te Rusya ve Letonya üzerinden 11 milyon 118 bin 642 ton gübre gönderdi. Ocak-nisan 2026 döneminde ise bu miktar 3 milyon 877 bin 132 ton oldu. Letonya istasyonlarına 2025’te 45 bin 645 ton gübre ulaştırıldı. Bu miktarın 29 bin 60 tonu üre, 12 bin 805 tonu amofos, 3 bin 180 tonu sıvı azotlu gübre ve 600 tonu amonyak olarak kaydedildi. Ocak-nisan 2026’da Letonya istasyonlarına gönderilen gübre miktarı 14 bin 118 tona geriledi; bunun 3 bin 128 tonu üre, 10 bin 880 tonu amofos ve 110 tonu sıvı azotlu gübreydi. Kaynak, Letonya üzerinden yalnızca üre ihraç edildiğini belirtirken aynı verilerde diğer gübre türlerini de listeliyor. Rus limanlarına yönelen sevkiyatların payı %81,7’den %85,7’ye yükseldi. Belarus’un ana kara potasyum koridoru Rusya ve Kazakistan’dan geçerken, 2025’te Petersburg Limanı’na hizmet veren Bronka istasyonu öne çıktı. Ocak-nisan 2026’da Ust-Luga Limanı’na hizmet veren Luska istasyonu Bronka’yı geride bıraktı; şubat ve mart aylarında Murmansk da potasyum sevkiyatı aldı. ABD Başkanı Donald Trump, 21 Eylül’de Truth Social hesabından Belarus’tan ABD’ye potasyum tedarikine ilişkin büyük bir anlaşma üzerinde çalışıldığını yazdı ve fiyatın Kanada’dan alınan potasyumdan daha düşük olacağını savundu. Haberde, ABD’nin Belarus potasyum üretimine yönelik yaptırımları martta kaldırdığı, ancak Avrupa Birliği’nin yaptırımları sürdürdüğü ve Belarus gübresinin AB deniz limanlarından transit geçişine izin vermediği aktarılıyor. Trump’ın paylaşımındaki yıl ile yaptırımların kaldırıldığı yıl kaynakta belirtilmiyor.

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi
Görsel kaynağı: Aktuality.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi

Slovakya’nın Sebechleboch bölgesinde Avrupa Birliği desteğiyle planlanan et üretim ve satış zincirinin mezbaha ayağı kurulmadı. Aktuality.sk’nin Investigatívne centrum Jána Kuciaka’ya (ICJK) dayandırdığı habere göre proje, mezbahadan paketleme tesisine ve Nitra, Bratislava ile Banská Bystrica’daki satış noktalarına uzanacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak zincirden Hontianske Nemce’deki tek satış noktası kaldı. Projede Agrospol, Agro HN, Euro-Seb, Roja - Slovensko ve Starohorská vinárska spoločnosť adlı beş şirket yer aldı. ICJK’ya göre şirketler 2017’de kırsal kalkınma programından 6 milyon euronun üzerinde hibe aldı; ödenen tutar 2,7 milyon euro oldu ve mezbaha ile bazı proje kalemleri çıkarıldı. ICJK, Róbert Ďurica ile bağlantılı şirketlerin Slovakya Tarım Ödeme Ajansı’nın (PPA) destek programlarından toplamda en az 12 milyon euro aldığını da bildirdi. Agro HN, Euro-Seb ve Agrospol’un vergi ve sosyal prim borçlarının 260 bin euronun üzerine çıktığı aktarıldı. Slovakya Mali İdaresi, Agro HN hakkında icra işlemi yürütüldüğünü doğruladı. ICJK’ya göre icra görevlilerinin şirketlerle ilgilenmeye başlamasının ardından üç şirket varlıklarını devretti ve PPA ile devam eden dört sözleşmede değişiklik yapıldı. Yeni yararlanıcıların da Ďurica ile bağlantılı şirketler olduğu belirtildi. Hayvancılık yöneticisi Jaroslav Dóbi ise tüm kontrollerin sorunsuz tamamlandığını, proje devirlerinin şirketlerin yasal başvuruları üzerine PPA tarafından onaylandığını söyledi. Dóbi, mezbaha projesinin iptalini 2020-2023 dönemindeki krizlerle açıkladı; vergi borçları ve icralar hakkında yorum yapmadı. Haberde, PPA’daki ek sözleşmelerin bazı destekli binalara icra rehni kaydedilmesinden bir gün önce imzalandığı ve Nisan 2026’da projelerin sürdürülebilirlik dönemi devam ederken düzenlendiği belirtildi. Kurallar uyarınca destekle alınan varlıkların PPA’nın onayı olmadan üçüncü kişiler lehine rehnedilemeyeceği, ihlal halinde hibenin tamamının veya bir bölümünün geri istenebileceği aktarıldı. ICJK’ya göre Auchfarm, Euro-Seb’den Sebechleboch’taki 13 binayı, kiralık araziyi ve ödemesi 2,6 milyon euronun üzerinde olan üç hibe sözleşmesini 100 bin euroya aldı. PPA ve Tarım Bakanlığı, değişikliklerin gerekçesi ile olası çıkar çatışmasına ilişkin soruları yanıtlamadı.

Güney Afrika’da Turist Artışı Agriturizmde Faydaların Yayılmasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Turist Artışı Agriturizmde Faydaların Yayılmasını Gündeme Getirdi

Güney Afrika, Ocak-Ağustos 2026 döneminde 7.581.455 uluslararası turist ağırladı. Turizm Bakanlığı verilerine göre bu sayı, geçen yılın aynı dönemine göre %11,7 artış anlamına geliyor. Turizm Bakanı Patricia de Lille, ağustosta bir milyondan fazla uluslararası turist ağırlanmasının ülkeye yönelik güçlü talebi gösterdiğini söyledi. De Lille, artan turist girişlerinin yatırıma, istihdama ve ekonomik fırsatlara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Bakan, ziyaretçilerin daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizm gelirlerinin ülke genelinde daha fazla topluluğa ulaşmasına yardımcı olmak için daha fazla destinasyon ve deneyim sunulması çağrısı yaptı. Agritourism Africa kurucusu Jacqui Taylor ise agriturizmin çiftçileri, tarım topluluklarını ve kırsal kalkınmayı merkeze alan topluluk temelli bir faaliyet olduğunu söyledi. Taylor, turist sayıları iyi görünse de agriturizmin hak ettiği farkındalık ve itibarı görmediğini, zorlu ekonomik koşulların bu alana odaklanan yerel topluluk şirketlerini endişelendirdiğini ifade etti. Taylor’a göre turizm ve agriturizm kazanımları eyaletler arasında eşit dağılmıyor. Western Cape’in fayda sağladığını, KwaZulu-Natal ve Limpopo’nun ise aynı ölçüde yararlanmadığını belirten Taylor, ülkenin tamamının bu artıştan pay alması gerektiğini söyledi. Western Cape’ten Noko Masipa, turistlerin ağırlıklı olarak Western Cape ve Cape Town’u ziyaret ettiğini aktarırken, Tarım, Ekonomik Kalkınma ve Turizm Bakanı Ivan Meyer şarap ile agriturizmi ülkenin güçlü turizm varlıkları arasında gösterdi.

Güney Kore’de K-Brand Ürünleri İçin QR Kodlu Doğrulama Sistemi Başlatıldı
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Güney Kore’de K-Brand Ürünleri İçin QR Kodlu Doğrulama Sistemi Başlatıldı

Güney Kore, tüketicilerin K-brand ürünlerinin gerçekliğini kontrol edebilmesi için yeni bir doğrulama sistemi başlattı. Başkan Lee Jae Myung’ın açıkladığı K-Brand Hükümet Sertifikasyon Sistemi kapsamında ürünlere iliştirilen QR kodlar cep telefonuyla taranarak ürünün gerçek olup olmadığı kontrol edilebilecek. Sistem, Kore kültürel içeriklerinin ve bu dalgayla küresel pazarda yaygınlaşan K-food ile K-beauty ürünlerinin ihracatında rekorlar görülmesinin ardından devreye alındı. Kore kültürel içerik ihracatı geçen yıl 14,9 milyar ABD dolarıyla rekor kırarken, tarım ve balıkçılık ürünleri ihracatı 12,4 milyar ABD dolarına, kozmetik ihracatı ise 11,4 milyar ABD dolarına ulaştı. Lee, K-brand ürünlerinin popülerliği arttıkça Güney Koreli şirketlerin yurt dışındaki sahte ürünler nedeniyle daha fazla zarar gördüğünü söyledi. Hükümetin bu ürünlere karşı hızlı karşılık vereceğini belirten Lee, şirketlerin sahtecilikle mücadelede yalnız bırakılmayacağını ifade etti. Sisteme Buldak acılı tavuk ramen üreticisi Samyang Foods ve kozmetik şirketi Amorepacific’in de aralarında bulunduğu 31 şirket katıldı. OECD’nin 2024’te yayımladığı verilere göre sahte K-brand ürünlerinin küresel pazarı yaklaşık 11 trilyon won büyüklüğünde.

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı

Avustralya’nın Queensland eyaletinde çiftçi ve hayvancılardan, zorlu geçebilecek yaz hava sezonu öncesinde hazırlık yapmaları istendi. Aktif El Niño koşullarının eyalet genelinde çalı yangınları ve şiddetli fırtına olasılığını artırdığı belirtildi. Queensland Temel Endüstriler Dairesinin tarımdan sorumlu genel müdür yardımcısı Peter Donaghy, Get Ready Week’in üreticilere şiddetli hava olayları meydana gelmeden önce harekete geçmeleri için önemli bir hatırlatma olduğunu söyledi. Donaghy, yaz mevsiminde seller, çalı yangınları, siklonlar ve fırtınalar yaşanabileceğini ifade etti. Queensland Hükümeti, üreticilerden acil durum planlarını gözden geçirmelerini, işletme risklerini değerlendirmelerini ve gerekli kaynakları yaz öncesinde hazır bulundurmalarını istiyor. Öneriler arasında yem stoklarının güvenceye alınması, hayvanların hızla taşınabilmesi, yiyecek ve suya erişimin sağlanması, kritik altyapının korunması, yangın şeritlerinin sürdürülmesi ve mülk çevresindeki yanıcı yükün azaltılması yer alıyor. Üreticiler ayrıca Industry Recovery and Resilience Officers ile çalışmaya çağrılıyor. Avustralya ve Queensland hükümetleri tarafından ortak finanse edilen bu program, iklim risklerinin yönetimi ve toparlanma planlarının hazırlanmasının yanı sıra toparlanma hibeleri, imtiyazlı krediler ve esenlik desteği hakkında bilgi sunuyor.

Malezya’nın 2026 Palm Yağı Üretimi Hedefi Aşma Yolunda
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Malezya’nın 2026 Palm Yağı Üretimi Hedefi Aşma Yolunda

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Malezya’nın 2026 palm yağı üretiminin hedefi aşma yolunda olduğu bildirildi. Plantasyon ve Emtia Bakanı Datuk Seri Noraini Ahmad, üretimdeki olumlu performansın yanı sıra sektördeki gelişmeler ve agresif pazarlama stratejilerinin bu beklentiyi desteklediğini söyledi. Noraini, Kuala Lumpur’da düzenlenen Malezya Palm Yağı Forumu 2026’nın ardından yaptığı açıklamada, yılın kalan iki ayında üretimin geçen yılki seviyeye ulaşmasını veya onu aşmasını beklediğini belirtti. Malezya’nın 2026 toplam palm yağı üretiminin 19,5 milyon ila 19,8 milyon ton aralığında olması öngörülüyor. Ülke, yılın ilk yedi ayında 10,8 milyon ton palm yağı üretti. Bakan, üretimin mevcut hedeflerle uyumlu olduğunu ve artış hedeflediklerini ifade etti; ancak 2026 üretim hedefinin sayısal değerini açıklamadı. Bakanlık, Malezya Palm Yağı Konseyi ve Malezya Palm Yağı Kurulu aracılığıyla ürünlerin uluslararası pazarlardaki tanıtımını destekleyen girişimler yürütüyor. Malezya, mevcut pazarlarını güçlendirmenin yanı sıra Afrika, ASEAN, Orta Doğu ve diğer bölgelerde yeni fırsatlar aramayı sürdürecek. Hükümet ayrıca palm yağı temelli biyokütle sektörünü teşvik ediyor, ancak bu alandaki ticarileştirme için belirli bir yüzde hedefi bulunmuyor.

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor

Fransa’nın Orne departmanındaki bazı süt sığırcılığı işletmeleri, yüksek hayvan alım maliyetleri ve artan yem giderleri nedeniyle inekleri satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor. Rémalard-en-Perche’de çiftlik işleten Benjamin Pelleray, 95 ineği Elevage et Patrimoine My Marguerite şirketinden kiralıyor, 50 ineğe ise kendisi sahip. Böylece sürüsünün yaklaşık üçte ikisini kiralık hayvanlar oluşturuyor. Pelleray, kiralama yoluyla mandırasına her yıl teslim etmesi gereken 1,3 milyon litre süt için yeterli hayvan sayısını koruyor. Bir ineğin satın alma maliyetini yaklaşık 2.000 avro olarak açıklayan yetiştirici, yaklaşık on yıl önce sürüsünü genişletirken hayvanları satın almak yerine kiralamayı seçti. Satın alma için harcayacağı yaklaşık 200 bin avroyu çiftliğinin modernizasyonuna ayırarak sağımhanesini yeniledi. Bankaların, süt sektöründeki krizden yeni çıkıldığı dönemde finansman konusunda isteksiz davranmasının da bu kararda etkili olduğunu söyledi. Kiralık hayvanlar için yetiştiriciler, mülkiyet şirketine hayvan başına aylık 28 avro ödüyor. Şirket temsilcisi Carl Darjinoff, mevcut ekonomik sıkıntılar sırasında kiralama sözleşmelerinin arttığını belirterek binden fazla ortak yetiştiriciye ulaştıklarını ve her ay 20 ila 30 yeni yetiştiricinin sisteme katıldığını söyledi. Modelde yatırımcılar şirket aracılığıyla inek satın alıyor; şirket de hayvanları yetiştiricilere kiralıyor. Darjinoff, yatırımların yaklaşık 10 yılda geri döndüğünü, yıllık getirinin ise garanti edilmeden yaklaşık %3 seviyesinde bulunduğunu aktardı. Yaz kuraklığının ardından yem için daha fazla ödeme yapılması, yetiştiricilerin nakit rezervlerini koruyarak sürülerini ve çiftlik yatırımlarını sürdürme arayışını güçlendiriyor.