ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3236 haber · Sayfa 76

Kanada’da Ekili Arazi Değerleri 2026’nın İlk Yarısında 2025’in Aynı Dönemine göre %3,8 Arttı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Ekili Arazi Değerleri 2026’nın İlk Yarısında 2025’in Aynı Dönemine göre %3,8 Arttı

Kanada’da ekili arazi değerleri, Farm Credit Canada’nın (FCC) yıl ortası incelemesine göre 2026’nın ilk yarısında ortalama %3,8 arttı. Böylece değer artışının hızı, 2025’in aynı döneminde kaydedilen %6’lık yükselişe göre yavaşladı. Temmuz 2025-Haziran 2026 dönemindeki yıllık artış da önceki 12 aylık döneme kıyasla daha düşük kaldı. FCC Başekonomisti Craig Johnston, üretim maliyetlerindeki yükseliş, daralan kâr marjları ve ticaret, gümrük tarifeleri ile uluslararası piyasalara ilişkin belirsizliklerin arazi piyasasını daha temkinli ve seçici hale getirdiğini belirtti. Kurum, değerlerin ülke genelinde artmaya devam etmesine karşın eğilimlerin bölgesel koşullara ve tek tek çiftlik işletmelerinin ekonomisine göre değiştiğini bildirdi. Bölgesel sonuçlar farklılaştı. Prens Edward Adası %11,9 ile en güçlü artışı kaydederken Quebec %6,2; Alberta ve Manitoba %5,3 yükseldi. Saskatchewan, Ontario ve Nova Scotia’da da artış görülürken British Columbia’da değerler %1,9 geriledi. FCC, Prairies bölgesindeki büyümenin zorlu hava koşulları ve yükselen dizel fiyatlarıyla geçen hasat sezonundan önce geldiğini, nihai ürün kalitesi ile verimin arazi piyasasının sonbahar ve gelecek yılki seyrini etkileyebileceğini açıkladı.

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde
Fotoğraf: Аркадий Колыбалов · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ile Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, “Altın Sonbahar” fuarında agroturizmin geleceğini görüştü. Rusya’da agroturizm dört yılda 2,5 milyar rubleden fazla devlet desteği aldı. Bu dönemde 360 proje hibe aldı, projelere ait tesislerde yaklaşık 1.000 kişilik istihdam oluşturuldu ve ziyaretçi sayısı yaklaşık 2,5 milyona ulaştı. Yetkililer, bu yıl yaklaşık 100 tarım üreticisinin daha desteklenmesini bekliyor. Agroturizm, çiftçiler için ürün satışına ek gelir sağlayan, devlet içinse kırsal alanların gelişimine katkı sunan bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, desteklenen tesislerin izlenmesi sırasında hizmetler, konukların ağırlanması ve yemek hizmetlerinin organizasyonuyla ilgili benzer sorunların belirlendiği aktarılıyor. Çiftçilerin hem tarımsal üretimi hem de turizm hizmetlerini yürütmesi nedeniyle personel eğitimi de sektörün başlıca başlıkları arasında yer alıyor. Bu kapsamda Tarım Bakanlığı ile Rusya Tarım Bankası “Agroturizm Okulu”nu başlatırken, “Agroturizm 2.0” projesi çiftçiler ve bölgesel yönetim temsilcileri için eğitim öngörüyor. Tarım arazilerinin rekreasyon amacıyla kullanımına ilişkin kurallar da ele alındı. Tarım Bakanlığının değerlendirmesine göre prosedürün 90 güne kadar sürmesi bekleniyor; daha önce bu süreç beş yıla kadar uzayabiliyordu. Bakanlık, bu değişikliğin çiftçilerin konaklama tesislerini daha hızlı oluşturmasına yardımcı olmasını bekliyor. Bununla birlikte yetkililer, tarım arazilerinin agroturizm adı altında normal konut yerleşimlerine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sektörün gelişimi için çiftçi yatırımlarının yanı sıra ulaşım, iletişim, enerji ve diğer altyapı olanaklarının da güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

İrlanda’da Ortalama Süt Baz Fiyatı 0,387 Avro/Litreye Yükseldi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Ortalama Süt Baz Fiyatı 0,387 Avro/Litreye Yükseldi

İrlanda’daki büyük süt kooperatiflerinin ağustos ayı fiyatlarını izleyen Milk Price Tracker’a göre ortalama temel süt fiyatı litre başına 0,387 avroya yükseldi. Agriland ve İrlanda Kremalı Süt Tedarikçileri Birliği (ICMSA) tarafından hazırlanan tabloda kooperatifler, yalnızca temel süt fiyatına göre en yüksekten en düşüğe sıralanıyor. Fiyatlar, yaygın kabul gören hesaplama sistemiyle ve 1 litre sütün 1,03 kilograma karşılık geldiği dönüşüm katsayısıyla hesaplanıyor. Temel fiyat hesabına destek ödemeleri, primler ve diğer ek ödemeler dahil edilmiyor.

Bosna-Hersek'te Çiftçilerden Kuraklık Desteği Talebi
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek'te Çiftçilerden Kuraklık Desteği Talebi

Bosna-Hersek'in Bijeljina, Lopare ve Ugljevik bölgelerindeki çiftçiler, kuraklık nedeniyle doğal afet durumu ilan edilmesini ve sonbahar ekimi öncesinde ek destek sağlanmasını istiyor. Üreticiler, buğday primi 15 gün içinde ödenmezse Bijeljina Şehir Yönetimi önünde traktör, ekim makineleri ve ineklerle protesto düzenleyeceklerini açıkladı. Çiftçiler, kuraklığın mısır veriminde %70 ila 90 arasında kayba yol açtığını tahmin ediyor. Yüksek girdi ve yakıt fiyatları ile geciken destek ödemelerinin ekim öncesinde kendilerini zor durumda bıraktığını belirten üreticiler, artan maliyetleri artık tek başlarına karşılayamadıklarını söylüyor. Dernek başkanı Savo Bakajlić, yakıt fiyatının dört Bosna-Hersek markına yaklaştığını ifade etti. Üreticiler, Sırp Cumhuriyeti Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanlığından ek sübvansiyonlu yakıt ve buğday desteğinin hektar başına 500'den 700 KM'ye çıkarılmasını talep ediyor. Arpa ekiminin 15 ila 20 gün içinde, buğday ekiminin ise ay sonuna kadar başlaması bekleniyor. Bakajlić ayrıca bazı destek borçlarının 2024'ten beri ödenmediğini, 2025 buğday primleri borcunun ise 2,6 milyon KM'yi aştığını ileri sürdü.

Fransa’da Tarımda İklim Uyumunun Maliyeti On Milyarlarca Avroyu Aşacak
Görsel kaynağı: Le Figaro · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Tarımda İklim Uyumunun Maliyeti On Milyarlarca Avroyu Aşacak

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Fransa’da tarım sektörünün iklim değişikliğine uyum maliyetinin birkaç on milyar avroyu aşacağı bildirildi. Devlet, kuraklığın verim kayıpları ve işletmelerin nakit ihtiyacı üzerindeki etkisini hafifletmek için destekleri artırıyor. Kuraklıktan etkilenen çiftçilere yönelik düzenlemenin, yaklaşık %2,5 faizle kullandırılan kredilerde 2 milyar avroluk hacmi kapsaması planlanıyor. Faizleri devletin üstlenmesiyle kredilerin çiftçiler açısından faizsiz hale gelmesi öngörülürken, acil durum fonundaki 21 milyon avroluk rezerv de serbest bırakılacak.

Sırbistan’da Kuraklık Kaybı 500 Milyon Avroya Ulaşabilir
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Kuraklık Kaybı 500 Milyon Avroya Ulaşabilir

Sırbistan’da bu yılki kuraklığın mısır üretiminde yol açabileceği ekonomik kaybın 360-500 milyon avro arasında olabileceği tahmin ediliyor. Klima101 için yazan ekonomistler Uroš Davidović ve Nataša Tešić, iklim aşırılıkları nedeniyle ülkenin toplam yıllık zararının üst üste üçüncü kez en az 1 milyar avroya ulaşmasının büyük olasılık olduğunu belirtiyor. Tahmin, ekili alanlar, güncel piyasa fiyatları ve kaydedilen verim düşüşü birlikte değerlendirilerek yapıldı. 2012’den bu yana dokuz yılda Sırbistan’daki iklim aşırılıklarının toplam yıllık zararı en az 500 milyon avro oldu; yedi yılda zarar 1 milyar avroyu aştı. Bu yedi yılın dördü 2020 sonrasında yaşandı. 21. yüzyılın başından bu yana söz konusu zararların yaklaşık %73’ü, başta kuraklık olmak üzere iklim aşırılıklarının tarımsal üretimde yol açtığı kayıplardan oluştu. Narodna Banka Srbije verilerine göre ürün ve tarla sigortalarının sayısı 2005-2022 arasında 2009’daki büyük durgunluk ve 2020’deki salgın dışında neredeyse kesintisiz arttı ve yaklaşık beş katına çıktı. Ancak tarım sigortalarının sayısı 2022’den sonraki üç yılda yaklaşık %27 geriledi. Kaynak, 2025 verilerinin sonradan değişebileceğini, buna karşın 2024 sonu itibarıyla yaklaşık yirmi yıl süren artış eğiliminin kesildiğini belirtiyor. Sigorta piyasasındaki daralmaya olası etkenler arasında prim maliyeti ve tazminatlara duyulan güven gösteriliyor. Sabit fiyatlarla sigorta başına ortalama prim 2018’de yaklaşık 735 avrodan 2024’te yaklaşık 1.040 avroya yükseldi. Reddedilen ve iptal edilen tazminat taleplerinin çözümlenen taleplere oranı ise 2014-2018 dönemindeki yaklaşık %24’ten 2019 sonrasında yaklaşık %30’a çıktı. Narodna Banka Srbije verileri, reddedilen ve iptal edilen talepleri birbirinden ayırmadığı gibi bu değişimin nedenlerini de açıklamıyor. Analizde, aşırı kuraklık yaşanan sekiz yılın tamamında sigorta koruma açığının 0,95 veya üzerinde olduğu, ortalamasının ise 0,98’e ulaştığı aktarılıyor. Bu oran, kaybedilen tarımsal değerin ortalama yalnızca %2’sinin sigorta kapsamında kaldığı anlamına geliyor. Yüksek fiyatlar, katastrofik risk birikimi ve düşük tarımsal gelir, devletin %40-70 düzeyindeki sübvansiyonlarına rağmen koruma açığını yüksek tutan etkenler olarak sıralanıyor. Daha etkili bir koruma için sigortanın erişilebilirliğinin artırılması ve üretim risklerine uygun teminat sağlanması; bunun da sigortacılar, devlet ve çiftçilerin işbirliğiyle yürütülmesi öneriliyor. Devlet desteğiyle sigorta şirketlerini bir araya getiren Türkiye'nin TARSİM sistemi, köy düzeyinde verime dayalı sigortaya örnek oluşturuyor.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı

Güney Afrika’nın kırmızı et sektöründe büyüme hedeflerine ulaşılması için yeterli finansman, devletin hayvan sağlığı yönetiminde değişiklik ve çiftçilerin karar süreçlerine daha güçlü katılımı gerektiği belirtildi. Bu değerlendirmeler, Nampo Alfa’da 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde dile getirildi. Katılımcılar, hastalık kontrolünün güçlendirilmesi ve ihracat pazarlarına erişimin artırılması konusunda geniş destek bulunduğunu, ancak bu hedeflere hangi yöntemlerle ulaşılacağı konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğünü ifade etti. Toplantıda özellikle aşılama ve izlenebilirlik uygulamalarına çiftçilerin desteğinin nasıl kazanılacağı, uygulama maliyetlerinin nasıl karşılanacağı ve üreticilere kararlarda nasıl anlamlı söz hakkı verileceği tartışıldı. Katılımcılar ortak görüşleri incelenip onaylanmak üzere yazılı bir açıklamada toplamayı kararlaştırdı. Önerilerin daha sonra üyeler ve bölgesel yapılarla görüşülerek kuruluşlar aracılığıyla ulusal düzeye taşınması planlandı. Tarım Bakanlığına yönelik taleplerin son aşamada tarım bakanına iletilmesi öngörüldü. AgriSA Üst Yöneticisi Johann Kotzé, devletin hayvan sağlığı yönetimine ilişkin kaygıların sektörü temsil eden kuruluşlar tarafından toplu biçimde tarım bakanına aktarılmasını istedi. Kotzé, mevcut yönetime duyulan güvenin zarar gördüğünü ve sektörün karşı karşıya olduğu sorunlara farklı bir yaklaşımla yanıt verecek değişikliklere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Red Meat Industry Services Üst Yöneticisi Dewald Olivier ise sektör uzmanlarının ticaret ortaklarıyla yapılan yazışmaların tamamına erişememesinin ihracat onayları için bekleyen gereklilikleri belirlemeyi ve gecikmeleri gidermeyi zorlaştırdığını belirtti. Olivier ayrıca şap hastalığı salgını sırasında alınan bazı kararların üreticiler, besi işletmeleri ve mezbahalar üzerinde ekonomik açıdan zarar verici sonuçlar doğurduğunu savundu. Free State Kırmızı Et Üreticileri Örgütü Başkanı Pieter Meyer, bölgesel üreticilerin öncelikleri ve proje değerlendirmelerini belirleme süreçlerine daha fazla katılmasını istedi. Meyer, Free State’in Güney Afrika sığırlarının tahminen %25-28’ini barındırdığını belirterek harç gelirlerinden yapılan harcamaların buna karşılık gelen bölümünün eyalete doğrudan veya dolaylı fayda sağlaması gerektiğini söyledi. Free State Agriculture Başkanı Francois Wilken, aşı teminindeki zorlukların ve kriz sırasında yaşanan bölünmelerin çiftçilerin güvenini zedelediğini belirtti. İzlenebilirliği desteklediğini söyleyen Wilken, yıllardır süren gecikmelerin hastalık krizi sırasında yeni şartlar dayatılarak çözülmeye çalışılmasının ve belirsiz yönlendirmenin direnci artırabileceği uyarısında bulundu. Dunevax Biotech Üst Yöneticisi David Gerber ise veteriner sertifikasıyla belgelenmiş aşılama, izlenebilirlik ve biyogüvenlik uygulamalarını destekleyen hayvanlara satış sırasında prim verilmesini önerdi.

Kıbrıs’ta Üç Koyun ve Keçi Çiftliğinde Mavidil Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Üç Koyun ve Keçi Çiftliğinde Mavidil Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs'ın Lefkoşa ve Limasol bölgelerinde üç koyun ve keçi çiftliği mavidil hastalığından etkilendi. Veteriner Hizmetleri Direktörü Christodoulos Pipis'in Kıbrıs Haber Ajansına yaptığı açıklamaya göre 46 hayvana enfeksiyon tanısı konuldu, 10 hayvan öldü. Pipis, hastalığın küçük, ısıran tatarcıklarla taşındığını ve bu böceklerin hareketlerinin tamamen kontrol edilememesi nedeniyle daha fazla yayılabileceğini söyledi. Pipis, mavidilin insan sağlığı ve enfekte hayvanlardan elde edilen ürünleri tüketenler açısından risk oluşturmadığını, ancak hastalığın üretimi azaltabileceğini belirtti. Hastalık şaptan farklı yönetiliyor; şap Kategori A sayılırken mavidil bu sınıfta yer almıyor. İlgili serotiplere karşı aşılama temel önlem olsa da çiftçiler tercih yapabiliyor. Böcek kovucular ve barınak açıklıklarına ince gözenekli ağ takılması da önlemler arasında bulunuyor. Kıbrıs Veteriner Hizmetleri, son laboratuvar doğrulamalarının serotip 4 olduğunu ve durumu izlediğini bildirdi.

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Nedeniyle Düştü
Görsel kaynağı: R7 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Nedeniyle Düştü

Brezilya’nın sığır eti ihracatı Eylül 2026’da Çin’e yapılan satışlardaki sert düşüşün etkisiyle geriledi. Ülkenin aylık ihracatı geçen yılın aynı ayına göre %35,1 azalarak 229,3 bin tona, ihracat geliri ise %27,6 düşerek 1,38 milyar ABD dolarına indi. Buna karşın Ocak-Eylül döneminde toplam ihracat hacmi 2,43 milyon tonla geçen yılki seviyeye yakın kaldı; gelir %14,1 artarak 14,17 milyar ABD dolarına çıktı. Çin’de yürürlükte bulunan korunma önlemi, Brezilya’nın ihracatındaki daralmanın başlıca nedeni olarak gösterildi. Çin pazarı Eylülde yalnızca 12,9 bin ton Brezilya sığır eti aldı. Bu hacim yıllık bazda %93,2 azalırken, satış geliri de %92,9 düşerek 75,2 milyon ABD dolarında kaldı. Böylece Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları Çin’e satışların düşük seyrettiği bir çeyrek oluşturdu. Brezilya Et İhracatçıları Sanayileri Birliği Başkanı Roberto Perosa, diğer pazarların Çin’deki kaybın bir bölümünü telafi ettiğini, ancak bu pazarların Çin talebinin tamamının yerini otomatik olarak alamadığını söyledi. ABD, Eylülde 48,3 bin tonla Brezilya sığır etinin en fazla arttığı başlıca varış noktalarından biri oldu. Bu ülkeye sevkiyat yıllık bazda %389 yükseldi ve gelir 313,8 milyon ABD dolarına ulaştı. Şili 19,4 bin ton, Rusya ise 13,1 bin ton alım yaptı. Endonezya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Kanada da Brezilya’dan yapılan sevkiyatların arttığı pazarlar arasında yer aldı. Türkiye’ye Eylülde 5,9 bin ton ürün gönderildi; kaynakta bu artışın Türkiye iç piyasasına etkisine ilişkin bir değerlendirme bulunmuyor. Avrupa Birliği Eylülde 20 bin ton Brezilya sığır eti aldı ve hacim yıllık bazda %29,7 arttı. Ancak bu karşılaştırma, blok için Eylül ayında sevkiyat akışının kesildiği dönemi de içeriyor. Kaynağa göre kesinti, antimikrobiyal kullanımına ilişkin yeni şartların yürürlüğe girmesinin ardından gerçekleşti. Ocak-Eylül toplamında Çin hâlâ 912 bin tonla Brezilya’nın en büyük pazarı oldu, ancak bu pazara sevkiyat geçen yılın aynı dönemine göre %20,9 azaldı. Brezilya’daki sektör, gelecek dönemde Çin kotasına yönelik satış ve sevkiyatları planlıyor. Bazı şirketler, ürünlerin yeni kota dönemine ulaşmasını sağlamak amacıyla Ekim ve Kasım aylarında Çin’e satış programlamaya başladı. Birlik ayrıca 2027 kotasının daha dengeli dağıtılması için hükümetle görüşüyor. Eylül ihracatının %85,1’ini oluşturan taze sığır eti 195,2 bin ton seviyesinde gerçekleşirken, sakatat, işlenmiş ürünler, yağlar, bağırsaklar ve tuzlanmış etler de toplam sevkiyata katkı sağladı.

İspanya’da Laktozsuz Süt Satışları %22 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Laktozsuz Süt Satışları %22 Arttı

İspanya’da laktozsuz süt ürünlerinin satışları %22 artarken, bu ürünlerin laktozu tamamen içermediği yönündeki yaygın anlayış tartışmaya açıldı. La Razón’un aktardığı bilgilere göre laktozsuz ürünlerdeki laktoz, tüketilmeden önce parçalanıyor. Eczacı Gemma del Caño, laktoz intoleransı bulunan kişilerin bileşiği birlikte değil, parçalanmış basit şekerler hâlinde tüketebildiğini belirtiyor. Geleneksel süt de tüketiciye ulaşmadan önce teknik bir standardizasyondan geçiriliyor. Çiğ sütün kreması ayrılıyor, ardından seçilen ticari çeşide uygun yağ oranı yeniden oluşturuluyor. Yağsız sütte oran %1,5’in altında, yarım yağlı sütte %1,5 ile 3,5 arasında, tam yağlı sütte ise %3,5’in üzerinde tutuluyor. Ayrılan fazla krema peynir veya yoğurt üretiminde kullanılabiliyor. Kaynakta yer alan karşılaştırmaya göre geleneksel süt, 70 derecede 15 saniyelik ısıl işlemden sonra soğukta yaklaşık bir hafta saklanıyor. UHT süt ise 135 derecede buhar enjeksiyonuyla işleniyor ve ambalajı açılana kadar sıkı soğutma gerektirmeden daha uzun süre muhafaza edilebiliyor. Del Caño ayrıca süte su eklendiği yönündeki iddiaları reddederek, başka ürünler eklemek yerine kremayı ayırmanın daha düşük maliyetli olduğunu ifade ediyor.

Azerbaycan ve Belarus Gıda Güvenliği İşbirliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan ve Belarus Gıda Güvenliği İşbirliğini Görüştü

Azerbaycan Gıda Güvenliği Ajansı Başkanı Goshgar Tahmazli ile Belarus Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Ivan Smilgin, gıda güvenliği ve veterinerlik alanlarındaki işbirliğini görüştü. Taraflar, gıda güvenliği sistemlerinin denkliğinin tanınması, veteriner ilaçlarının ortak üretimi ve hayvanların kimliklendirilmesini ele aldı. Rabisafe ilacının Azerbaycan’da üretilmesi ve BelAgroGen’le işbirliğinin geliştirilmesi değerlendirildi. Azerbaycan, Belarus’un gıda güvenliği sisteminin denkliğini tamamen tanırken, sicilde 123 Belarus gıda işletmesi bulunuyor. Taraflar işbirliğini sürdürme konusunda anlaştı.

Yunanistan’da Georgios Karaiskakis Belediyesinde Küçükbaş Çiçeği Vakaları
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber

Yunanistan’da Georgios Karaiskakis Belediyesinde Küçükbaş Çiçeği Vakaları

Yunanistan’ın Georgios Karaiskakis Belediyesinin Aşağı Bölgesi’nde, özellikle Diasello’da koyun ve keçi çiçeği vakaları doğrulandı. Belediye Başkanı Periklis Migdos, gelişmenin yerel hayvancılık topluluğunda endişe yarattığını belirtti. Bölgedeki bazı aileler gelirlerinin önemli bölümünü koyun ve keçi yetiştiriciliğinden sağlıyor. Vakaların ardından koruma ve gözetim bölgeleri oluşturulurken hayvanların taşınması ve otlatılmasına kısıtlamalar getirildi. Belediye başkanına göre bu tedbirler, üreticilerin daha fazla yem ve işletme giderini karşılamasını gerektirerek işletmelerde pratik ve ekonomik zorluklara yol açtı. Kısıtlamalar, üretim maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir dönemde uygulanıyor. Migdos, Arta Bölgesel Birimi Veterinerlik Müdürlüğü ile yakın işbirliği içinde çalışıldığını ve öngörülen protokollerle gerekli kontrollerin yapıldığını söyledi. Ancak etkilenen yetiştiricilerin acil ekonomik sonuçlarla başa çıkabilmesi için tazminat süreçlerinin mümkün olduğunca hızlı ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Belediye başkanı, işletmelerin geleceğinin yalnızca hastalığın sağlık açısından yönetilmesine değil, üreticilere ekonomik desteğin ne kadar hızlı sağlanacağına da bağlı olduğunu belirterek Devlet’ten etkilenenlere somut destek istedi.

AQTA Başkanı Belaruslu Bakan Yardımcısıyla Gıda Güvenliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Haqqin · Özgün haber
Veri haberi

AQTA Başkanı Belaruslu Bakan Yardımcısıyla Gıda Güvenliğini Görüştü

Azerbaycan Gıda Güvenliği Ajansı (AQTA) Başkanı Qoşqar Tahmazlı, Belarus Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı ve Veterinerlik ile Gıda Denetimi Dairesi Direktörü Ivan Smilgin ile görüştü. Görüşmede iki ülke arasındaki gıda güvenliği ve veterinerlik işbirliğinin mevcut durumu ile geliştirme olanakları ele alındı. Taraflar veteriner ilaçlarının ortak üretimini, gıda güvenliği sistemlerinin denkliğinin tanınmasını ve hayvanların kimliklendirilmesini değerlendirdi. Azerbaycan’da Rabisafe üretimi ile BelAgroGen’le işbirliğinin genişletilmesi de görüşüldü. AQTA, Belarus’un gıda güvenliği sisteminin denkliğini tamamen tanırken sicilde Belarus menşeli 123 işletmenin kayıtlı olduğu belirtildi.

İspanya Tarımsal Uyumda Yeni Bitki Çeşitlerine Odaklanıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

İspanya Tarımsal Uyumda Yeni Bitki Çeşitlerine Odaklanıyor

İspanyol makamları, tarımsal uyum politikalarında yeni bitki çeşitlerinin geliştirilmesini öne çıkarıyor. Bu yaklaşım, 7 Ekim’de Madrid’de Fruit Attraction kapsamında düzenlenen Biotech Attraction 2026 kongresinin kapanışında gündeme geldi. İspanya Tarım Üretimi ve Piyasaları Genel Direktörü Elena Busutil, biyoteknolojinin üretim ihtiyaçlarına daha iyi uyarlanmış bitkiler geliştirmedeki rolünü vurguladı. İspanya Tarım Bakanlığı’nın sıraladığı hedefler arasında yeni zararlılara ve hastalıklara dayanıklı, kuraklığa ve sıcak hava dalgalarına toleranslı, daha uzun raf ömrüne sahip ve besinleri daha verimli kullanan çeşitler bulunuyor. Bu özelliklerin, iklim baskıları ve bitki sağlığı sorunları karşısında üretim sistemlerinin uyarlanmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. Ancak açıklanan çerçeve, belirli bir çeşit grubunun piyasaya sunulduğunu veya bu çeşitlerin üstün performans gösterdiğini ortaya koymuyor. Açıklama, araştırma ve seleksiyon önceliklerini tanımlıyor; bu özellikleri birlikte taşıyan çeşitler ile verim artışı ya da girdi tasarrufu sağlayan karşılaştırmalı saha sonuçları belirtilmiyor. İspanyol bitki biyoteknolojisi platformu BIOVEGEN, çeşit geliştirme çalışmalarını zararlı, virüs ve diğer patojenlerden kaynaklanan biyotik streslerin yanı sıra kuraklık ve tuzluluk gibi abiyotik streslere yönelik bir araç olarak ele alıyor. Besinlerin emilimi, bitki-toprak etkileşimleri ve hasat sonrası fizyoloji de çalışma alanları arasında gösteriliyor. Bununla birlikte, belirli bir patojene dayanıklılık tek başına su kısıtlı koşullardaki davranışı kanıtlamıyor; besin kullanım etkinliğinin değerlendirilmesi için elementlerin, yetiştirme koşullarının ve ölçütlerin açıklanması gerekiyor. Kongre programında bitki ıslahında yapay zekâ ve omik veri yönetimine de yer verildi. IRNAS-CSIC, AINIA, CNTA ve Fondation MEDINA gibi araştırma kuruluşları ile teknoloji merkezlerinin katıldığı etkinlik, şirketler, araştırma kurumları, teknoloji kuruluşları ve yatırımcılar arasında iş birliği alanı olarak tanımlandı.

Moldova’da DR-10 Tarım Desteğinde Yüzölçümü Sınırları Kaldırıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da DR-10 Tarım Desteğinde Yüzölçümü Sınırları Kaldırıldı

Moldova Tarım Müdahale ve Ödemeler Ajansı (AIPA), kırsal kesimdeki küçük çiftçiler ve aile işletmelerine yönelik DR-10 “Kırsal Bölgelerdeki Küçük Çiftçiler ve Aile İşletmelerine Destek” müdahalesinde uygunluk kapsamını genişletti. Başvuru sahiplerini tarım arazilerinde 10 hektar, şaraplık veya sofralık üzüm bağlarında 5 hektarla sınırlayan koşullar kaldırıldı. Değişiklik sonrasında başvuru sahiplerinin yüzölçümleri, bu sınırlar uygulanmadan DR-10 müdahale belgesindeki hükümlere göre incelenecek. Böylece destek için başvurabilecek potansiyel yararlanıcı grubu genişleyecek. AIPA, başvuru öncesinde uygunluk koşullarının kontrol edilmesini; işletme ve önerilen yatırımın müdahalede belirtilen tüm şartları karşılamasını önerdi. Değişiklikler ve erişim koşulları AIPA’nın resmi sayfasında bulunuyor.

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı

Uruguay’da son saatlerde etkili olan yoğun yağışların tarımsal üretim üzerindeki olası sonuçları değerlendirilmeye başlandı. Aşırı sudan özellikle bitkisel üretim ve meyve-sebze yetiştiriciliğinin etkilenebileceği belirtilirken, zararların kapsamının henüz netleşmediği bildirildi. Üretim üzerindeki etkinin işletmelerin mevcut durumuna ve hava koşullarının nasıl ilerleyeceğine bağlı olacağı kaydedildi. Ulusal Et Enstitüsü (INAC) verilerine göre, ihraç edilen sığır etinin son 30 gündeki ortalama geliri ton başına 6.107 ABD doları oldu. Sığır eti ihracat hacmi 2025’in aynı dönemine kıyasla %12,1 gerilerken, ortalama fiyat %17,6 yükseldi. Koyun etinde ihracat hacmi daha belirgin düşmesine rağmen ortalama gelir bir yıl önceye göre %26,3 arttı. Sonuçların, sığır ve koyun kesiminin düşük seyrettiği haftalara denk geldiği ve önümüzdeki haftalarda işleme faaliyetinde toparlanma beklendiği aktarıldı. Mısır ithalatı da artış gösterdi. Birikimli dış alımlar 120.000 tonu aşarken, ekimin ilk haftası sonunda geçen yılın aynı döneminin üç katına ulaştı. Artış, mısırın besi işletmeleri ile süt sektöründe daha fazla kullanılmasına bağlandı. Yeni tarım kampanyasında yaklaşık 350.000 hektarlık mısır ekim niyetinden söz edildi. Küresel yün arzındaki daralmanın fiyatları desteklediği ve Uruguay için fırsat oluşturduğu belirtildi. Avustralya’da Doğu Piyasaları Göstergesi temiz bazda kilogram başına 1.268 cent seviyesinde gerçekleşirken, piyasada fiyatların görece istikrarlı ancak dalgalı seyrini koruduğu bildirildi. Chicago ve Paris’te tahıl fiyatları ise önceki gün geriledi; aralık vadeli buğday ton başına 6,50 ABD doları düştü, Paris’te kolza da değer kaybetti.

EAE 2026 İçin Atακ ve/veya Καεκ Beyan Örneği Sunuldu
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

EAE 2026 İçin Atακ ve/veya Καεκ Beyan Örneği Sunuldu

Yunanistan’da EAE 2026 başvuruları kapsamında, taşınmaz kimlik numarası ATΑΚ ve/veya kadastro kodu ΚΑΕΚ ile beyan edilen tarım parsellerinin tam olarak eşleştirilemediği durumlar için üreticinin kullanabileceği sorumlu beyanı örneği yayımlandı. Örnek, 7 Ekim 2026’da EAE 2026 hakkında yanıtlanan 70 sorunun ardından üreticiler ve başvuru kuruluşlarının kullanımına açıldı. Beyanda üretici, myAGRO platformunda ilgili parseller ve istisna gerekçeleri için sunulan bilgilerin doğru ve eksiksiz olduğunu bildiriyor. Üreticinin gerekçeyi destekleyen belgeleri bulundurması, bunları arşivinde saklaması ve yetkili makamların talebi halinde sunması gerekiyor. Engel ortadan kalktığında doğru ATΑΚ ve/veya ΚΑΕΚ bilgilerinin bildirilmesi de taahhüt ediliyor. Belge, gov.gr üzerinden veya imza doğrulamasıyla hazırlanarak başvuru için yetkilendirilen kuruluşa teslim ediliyor.

Sırbistan’da Kuraklık Sulama Sistemi Yatırımlarını Artırıyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Kuraklık Sulama Sistemi Yatırımlarını Artırıyor

Sırbistan’da iklim değişikliği ve kuraklığın etkisiyle çiftçiler sulama sistemlerine daha fazla yöneliyor. Bački Petrovac’tan çiftçi Nandor Takač, sulama ekipmanını gelecek dönemin öncelikli yatırımı olarak gösterirken, tifon alımını tek başına finanse edemediği için sübvansiyon bekliyor. Ülkede yaklaşık 48 bin hektar alan sulanıyor; bu, toplam alanların %2’sinden azına karşılık geliyor. Sulama ekipmanı şirketlerinden biri cirosunu iki katına çıkardığını belirtirken, tifon alımında bölgesel sübvansiyon ve faizsiz banka kredisi seçenekleri bulunuyor.

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi

Tallinn FoodFair’ın 33. edisyonu, Bulgar konserve üreticileri için Baltık bölgesi ve Kuzey Avrupa pazarlarındaki ürün potansiyelini değerlendirdikleri bir pazar testine dönüştü. Kali 98, Jem i Jem, Peltina, CIMA ve Lyutata Ferma, Tallinn’deki Unibet Arena’nın merkezi sergi alanında ortak ulusal stantta ürünlerini sundu. Bulgaristan’ın fuar katılımı, Geleneksel Bulgar Konserveleri Derneği tarafından Tarım ve Gıda Bakanlığı ile Devlet Tarım Fonu’nun desteğiyle organize edildi. Dernek sekreteri Antoaneta Bojinova, profesyonel ziyaretçilerden alınan geri bildirimlerin geleneksel tadı çağdaş beslenme alışkanlıklarına uygun özelliklerle birleştiren ürünlere yönelimi gösterdiğini söyledi. Bojinova’ya göre klasik Bulgar tarifleri, içerik, besin değeri ve tüketim biçimi bakımından yeni beklentilere uyarlandığında ülke dışında da rekabet edebilir. Acı soslar ve mezeler, Baltık bölgesindeki şirketler ile Finlandiyalı tüccarların yanı sıra şeflerden de ilgi gördü. Bojinova, bu ürünlerin yalnızca perakendede değil, otel, restoran, catering ve profesyonel mutfakları kapsayan HoReCa segmentinde de konumlandırılabileceğini belirtti. Toptan satıcılarla yapılan görüşmelerde ise okul, anaokulu, hastane ve diğer kamu kuruluşlarına yönelik profesyonel ve kurumsal yemek hizmetlerine uygun büyük ambalajlı meyve ve sebze konserveleri öne çıktı. Fuarda ayrıca Baltık ülkelerindeki büyük perakende zincirleriyle çalışan şirketlerle Bulgar üreticiler, yerel distribütörler ve bölgesel perakende işletmecileri arasında bağlantı kurulması olasılıkları ele alındı. Görüşmeler, son tüketicilere yönelik meyve ürünleri, kamu kuruluşları ve HoReCa için büyük ambalajlar, profesyonel mutfaklara yönelik acı soslar ve işlevsel özellik taşıyan ürünler için farklı pazar nişleri bulunduğunu gösterdi. Kurulan bağlantıların Estonya, Letonya, Litvanya ve diğer Kuzey Avrupa pazarlarında gerçek teslimatlara dönüştürülmesi sonraki adım olarak belirtildi.

Rus Saldırıları Ukrayna’nın 2027 Hasadını 12 Milyon Ton Azaltabilir
Görsel kaynağı: NV Ukraine · Özgün haber
Veri haberi

Rus Saldırıları Ukrayna’nın 2027 Hasadını 12 Milyon Ton Azaltabilir

Ukrayna’nın tarım şirketi Kernel, Rusya’nın lojistik altyapısına yönelik saldırılarının ekim alanlarını daraltarak ülkenin 2027 hasadını 12 milyon metrik ton azaltabileceği uyarısında bulundu. Şirkete göre bu olası düşüş, Ukrayna’daki ekim alanlarının %20 azalması durumunda yaşanabilir; söz konusu rakam kesinleşmiş bir sonuç değil, koşullu bir öngörü olarak aktarıldı. Saldırılar, liman terminalleriyle birlikte demiryolu altyapısı ve karayolu taşımacılığını da hedef aldığı için tarım şirketleri yükleri farklı güzergâhlara yönlendirmek, ürünleri geçici olarak depolamak ve ihracat için güvenli bir fırsat oluştuğunda sevkiyatı yeniden başlatmak zorunda kalıyor. Kernel, bu esnekliğin daha yüksek navlun ve sigorta giderleri, bekleme süreleri ve daha uzun rotalar nedeniyle maliyetli olduğunu belirtti. Ürün satılamadığında ise yakıt, tohum, gübre ve sonraki ekim sezonu için gerekli finansmanın sağlanamayacağı ifade edildi. Ukrayna’nın ayda yaklaşık 5-6 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi gerekiyor. İhracat temmuzda yaklaşık 2,9 milyon tona, ağustosta 1,4 milyon tona geriledi. Eylülde 2,4 milyon tona yükselen ihracat, Tarım Bakanı Taras Vysotskyi’ye göre ülkenin tahmini potansiyelinin yalnızca %46’sına ulaştı. Bu ayda 1,4 milyon ton tahıl, 444 bin ton yağlı tohum, 311 bin ton bitkisel yağ ve 280 bin ton küspe ihraç edildi. Eylül sevkiyatlarının %54’ü Tuna limanlarından, %41’i demiryoluyla ve %5’i karayoluyla gerçekleştirildi. Vysotskyi, Karadeniz limanlarına tam erişim sağlanamaması halinde ihracat kapasitesinin potansiyelin yaklaşık %45-50’siyle sınırlı kaldığını söyledi. Temmuzda Çornomorsk Limanı’na düzenlenen saldırılarda Kernel’in yükleme ekipmanı, enerji altyapısı, tahıl siloları ve ayçiçek yağı depoları hasar gördü veya yıkıldı; şirket bunun ardından alternatif terminaller ve kara rotalarına yöneldi.

Irak ve İspanya Tarımsal İşbirliğini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak ve İspanya Tarımsal İşbirliğini Görüştü

Irak Tarım Bakanı Abdürrahim Casım eş-Şemmeri ile İspanya’nın Irak Büyükelçisi Alesia Riko Peres del Pulgar, iki ülke arasındaki tarımsal işbirliğini geliştirme yollarını ele aldı. Görüşmede tarımsal danışmanlık, teknik bilgi paylaşımı ve modern sulama tekniklerinin geliştirilmesi gündeme geldi. Şemmeri, İspanya’nın deneyimleri ile modern teknolojilerden yararlanmanın tarımsal kalkınmaya katkı sağlayabileceğini belirtti. Büyükelçi Peres del Pulgar ise İspanya’nın Irak’la tarım alanındaki ilişkileri ve ortak çalışmaları güçlendirmeye hazır olduğunu söyledi. Görüşmeye Irak Tarım Bakanlığından yetkililer ve İspanya’da onaylı Iraklı bir şirketin temsilcisi katıldı.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki genişlemesine hazırlık amacıyla 6 Ekim'de bir öneri paketi sundu. Paket, yeni üyeler için resmi katılım sonrasında da uygulanabilecek geçiş dönemi kısıtlamaları ve özel korunma mekanizmaları öngörüyor. Ancak nihai kurallar henüz belirlenmiş değil ve öneriler müzakereler için bir çerçeve niteliği taşıyor. Komisyon, Ukrayna tarım sektörünün büyüklüğü, yapısı ve yüksek verimliliği nedeniyle hassas tarım ürünleri, özellikle tahıl, için AB pazarına erişimi ve mali desteği sınırlayabilecek araçlar öneriyor. Kısıtlamalar, pazar erişiminin yanı sıra Ukrayna'nın Ortak Tarım Politikası'na (OTP) dayalı Avrupa tarım sübvansiyonlarına katılımını da kapsayabilir. Amaç, mevcut AB üyesi ülkelerdeki çiftçiler açısından rekabetin aniden artması riskini azaltmak. Buna karşılık Brüksel, Ukrayna'nın AB dışındaki geleneksel ihracat pazarlarını korumasına ve yeniden oluşturmasına yardım etmeyi öneriyor. Yaklaşım kapsamında Ukrayna buğdayının ağırlıklı olarak üçüncü ülke pazarlarına yönlendirilmesi planlanıyor. Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri, Ukrayna tahılı için kilit destinasyonlar arasında gösteriliyor; bu pazarlara sevkiyatın azalmasının, Karadeniz havzası tahılına bağlı ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği açısından risk yaratabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, ülkesinin tarım ürünlerinin AB pazarında satışına kalıcı kısıtlamalar getiren bir üyelik modelini kabul etmeyeceğini söyledi. Kiev, geçici kotaları ve sona erme tarihi açıkça belirlenmiş korunma mekanizmalarını kabul edebileceğini, süresiz kısıtlamaların ise tam üyelik anlayışıyla çelişeceğini belirtiyor. Ukrayna ayrıca yem, bileşen, işlenmiş ürün ve biyoyakıt ihracatını artırmayı, işleme kapasitesine yatırım çekmeyi hedefliyor. Önerinin nihai parametreleri katılım müzakerelerinde belirlenecek. Düzenlemenin Ukrayna'nın AB pazarına ve tarım sübvansiyonlarına erişimini sınırlaması, AB içindeki üreticilerin talebini koruyabilir. Ukrayna tahılının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü pazarlara yönelmesi ise Romanyalı ihracatçıların bu pazarlardaki rekabetini artırabilir. Kaynakta öneri paketinin yılı belirtilmediği için tarih 6 Ekim olarak aktarılmıştır. Aynı zamanda Ukrayna buğdayının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü ülke pazarlarına yönelmesi, Rumen ihracatçıların son aylarda Mısır ve Cezayir’den Türkiye ve Orta Doğu’ya kadar ilerleme kaydettiği pazarlarda daha güçlü rekabet anlamına geliyor.