ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3067 haber · Sayfa 76

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’daki süt üreticileri, kuraklığın yem tedariki ve işletme maliyetleri üzerindeki etkisini hafifletmek için kamu desteği talep ediyor. Süt Üreticileri Ulusal Federasyonu (FNPL), yem alımına yönelik ek bir destek kaleminin gelecek yılın bütçe yasa tasarısına konulmasını istedi. Federasyonun başlıca talebi ise sütün üretim maliyetlerini aşan bir fiyattan ödenmesi. Açıklamada, desteğin 2027 için olacağı ve kararın şimdi duyurulması halinde üreticilerin önlerindeki altı aylık nakit ihtiyacını karşılayabileceği belirtildi. Üreticiler, uzun süren kuraklığın yanı sıra yetersiz gördükleri kamu yardım planı, ilkbahardan bu yana 1.000 litre başına yaklaşık 50-60 avroluk süt fiyatı düşüşü ve tarımda kullanılan dizel yakıtı GNR fiyatlarındaki artışla karşı karşıya. FNPL Başkanı Yohann Barbe, 6 Ekim’de Clermont-Ferrand yakınlarındaki Cournon-d’Auvergne’de düzenlenen Hayvancılık Zirvesi’ndeki basın toplantısında hükümetin durumun farkına varması gerektiğini söyledi. FNPL, yem üretimindeki kayıpların en az %50, bazı durumlarda %60’a ulaştığını savunuyor. Ulusal dayanışma tazminatında kullanılan uydu temelli ot büyümesi göstergesinin yaz ve sonbahardaki yemlemeyi ve negatif ot büyümesini hesaba katmadığı, bu nedenle işletmelerin gerçek kayıplarını düşük gösterdiği belirtiliyor. Federasyon, sistemi bütünüyle reddetmediğini, ancak hesaplama yönteminin işlediğinin kanıtlanması gerektiğini ifade ediyor. Üreticilerin fiyat talebinin dayanağı olarak Cniel tarafından açıklanan maliyet göstergesi öne çıkıyor. Buna göre 2025’te ova bölgesindeki konvansiyonel bir işletmede sütün maliyeti 1.000 litre başına 482 avro olarak hesaplandı. FNPL ayrıca ürün karması, sanayicilerin gerçek marjları ve tüketicinin ödediği değerin üreticiye dönüşü konusunda daha fazla şeffaflık ile üretici, işleyici ve diğer tarafları kapsayan üçlü sözleşmeler talep ediyor.

Gürcistan Tarım Sektörü Dizel ÖTV’sinin Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan Tarım Sektörü Dizel ÖTV’sinin Azaltılmasını İstiyor

Gürcistan tarım sektörü, dizel üzerindeki özel tüketim vergisinin (ÖTV) azaltılmasını talep ediyor. Sektör temsilcileri, akaryakıttaki sert fiyat artışının yerel üretimi doğrudan etkilediğini, ürünlerin maliyetini yükselttiğini ve Gürcü çiftçileri komşu ülkelerin ürünleri karşısında rekabet açısından dezavantajlı bıraktığını belirtiyor. Meyve-sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Vahtang Bejitashvili, mevcut eğilimin sürmesi halinde ürün fiyatlarının artmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Bejitashvili, yakıt ve enerji giderlerinin ürünün maliyetindeki payının ürüne göre %20 ile yaklaşık %50 arasında değiştiğini aktardı. Bejitashvili’ye göre dizel, sürüm ve ekimden ürünlerin depolanması, taşınması ve nihai satışına kadar üretimin temel aşamalarında kullanılıyor. Çözüm olarak yerel üretimi korumaya yönelik ülkelerde uygulanan değişken ÖTV oranını örnek gösteren Bejitashvili, bunun üretim maliyetleri ve ithal ürünlerle rekabet üzerindeki baskıyı azaltabileceğini ifade etti. Sektör temsilcileri geçen hafta Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı temsilcileriyle görüştü. Taraflar, yakıt ÖTV’sinin yanı sıra bürokratik engellerin azaltılması ve vergi idaresinin iyileştirilmesini ele alacak özel bir çalışma grubu kurulması konusunda anlaştı.

Aylant Tarım İçin Tehdit Oluşturuyor
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber

Aylant Tarım İçin Tehdit Oluşturuyor

Bir biyolog, aylantın tarım için tehdit oluşturan bir yabancı ot olduğunu belirtti. RIA’nın haberine göre bitki yeni bölgeleri hızla ele geçiriyor ve kültür bitkilerini baskılıyor. Bu özellikleri, aylantın tarım alanlarında yayılmasını önemli bir risk haline getiriyor. Aylant insan sağlığı açısından da tehlike taşıyor. Bitkinin poleni güçlü bir alerjen olarak tanımlanırken, özsuyuyla temas ciltte tahrişe, dermatite ve alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor.

Nostradamus’tan Tarımsal Dijital Çözümlere 50 Bin Avroya kadar Hibe
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Nostradamus’tan Tarımsal Dijital Çözümlere 50 Bin Avroya kadar Hibe

NOSTRADAMUS projesi, sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliği alanlarında dijital çözümler geliştiren veya test eden küçük ve orta ölçekli işletmeler, startuplar ve diğer yenilikçiler için ilk açık çağrısını başlattı. Horizon Europe programı kapsamında yürütülen çağrıda toplam 250 bin avro dağıtılacak ve beş proje seçilecek. Proje başına hibe tutarı 50 bin avroya kadar çıkacak. Başvurular 2 Aralık 2026 saat 17.00'ye kadar yapılabilecek ve seçilen projeler 12 aylık destek programına alınacak. Çağrı, çiftçilerin işletme kararları almasına ve kaynakları daha verimli kullanmasına yardımcı olacak dijital uygulamaların geliştirilmesini amaçlıyor. Öncelikler arasında su, gübre ve pestisit kullanımının optimize edilmesi, enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilirlik ve tarımsal üretimin dayanıklılığının güçlendirilmesi yer alıyor. Program özellikle tahıl üretimine dayalı tarım sistemleri ile gıda güvenliğine odaklanıyor. NOSTRADAMUS’un geliştirdiği dijital ekosistem, Dünya gözlemi, Nesnelerin İnterneti, Data Cube ve bulut-kenar teknolojilerini bir araya getiriyor. Dışarıdan başvuran yenilikçilerin çözümlerini bu altyapıya bağlaması ve tarım sektörünün somut ihtiyaçlarına yanıt veren uygulamalar geliştirmesi bekleniyor. Hibe, dolaylı maliyetler dahil uygun maliyetlerin %100’ünü karşılayacak. Başvurular F6S platformu üzerinden teknik teklif ve ek belgelerle sunulacak. Tek bir tüzel kişi veya en fazla iki tüzel kişiden oluşan konsorsiyum başvurabilecek; bağımsız başvurularda başvuru sahibinin uygun bir ticari işletme olması gerekecek. Uygunluk ve teknik kontrollerin ardından en yüksek puanlı adaylarla çevrim içi mülakat yapılacak. Nihai sonuçların 31 Mart 2027’ye kadar açıklanması, sözleşmelerin imzalanması ve programın nisan ayında başlaması planlanıyor.

Koyun Yetiştiricilerinin Üçte İkisi Gelecek Yıl Mavi Dil Aşısı Yapmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Koyun Yetiştiricilerinin Üçte İkisi Gelecek Yıl Mavi Dil Aşısı Yapmayı Planlıyor

Birleşik Krallık'ta Ulusal Koyun Birliği tarafından yapılan ankete göre koyun yetiştiricilerinin %65'i sürülerini gelecek yıl mavi dil hastalığına karşı kesin olarak aşılamayı planlıyor. Ancak çiftçilerin %40'ı bu yıl aşıya ulaşamadığını bildirdi. Aşı tedarikindeki güçlükler, gelecek dönem için aşıların önceden sipariş edilmesini düşünen işletmelerin sayısını artırdı.

KKTC’de Şap Hastalığı Karantinası Kaldırılıyor
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber

KKTC’de Şap Hastalığı Karantinası Kaldırılıyor

KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Aralık 2025’te tespit edilen şap hastalığı nedeniyle uygulanan bölgesel karantinanın kaldırılmasına karar verildiğini duyurdu. Karar, yürütülen aşılama, sürvey, laboratuvar kontrolleri ve saha denetimleri ile mevcut epidemiyolojik durum ve risk değerlendirmeleri dikkate alınarak alındı. Karantinanın kaldırılması hayvan hareketlerinin tamamen serbest bırakıldığı anlamına gelmeyecek. İşletmeler, bölgeler ve mezbahalar arasındaki sevkler Veteriner Dairesi’nin kontrol ve iznine tabi olacak; sağlık şartlarını karşılamayan işletmelerden sevke izin verilmeyecek. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara yönelik aşılama ve izleme çalışmaları sürecek, uygun işletmelere sonuçlara göre kademeli ve kontrollü izin verilecek. Verilerin gerekli kılması halinde ek kısıtlamalar uygulanabilecek.

Kıbrıs’ta Şap Hastalığından Etkilenen Hayvancılık İşletmeleri Yeniden Faaliyete Geçecek
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Şap Hastalığından Etkilenen Hayvancılık İşletmeleri Yeniden Faaliyete Geçecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Christos Senekis, şap hastalığından etkilenen hayvancılık işletmelerinin mevcut ayın sonunda veya gelecek ayın başında yeniden faaliyete geçebileceğini açıkladı. Senekis, Malounta ve Palaichori bölgelerindeki toplantıların ardından yaptığı değerlendirmede, hastalıktan etkilenen işletmeler için hayvancılığın yeniden yapılandırılmasına yönelik planlama yapıldığını belirtti. Bakanlık ayrıca gübre, bitki koruma ürünleri ve tarım mazotundaki maliyet artışlarının üreticiler üzerindeki etkisini azaltmak için ek destek programları hazırlıyor. Bakanlığın verdiği bilgilere göre 2026'da bu amaçla 2,5 milyon avro kullanıldı; Avrupa Birliği'ne yapılan gerekçeli başvurunun ardından üreticiler için 4,6 milyon avro daha sağlandı. Gübre ve tarım mazotu maliyetlerine yönelik 1,5 milyon avroluk Avrupa kaynaklı bir program da uygulanıyor. Senekis, Kıbrıs'ın şap hastalığını sınırlamak için protokolleri sıkı biçimde uyguladığını ve bunun sonucunda hastalıktan etkilenen işletmelere ödenecek tazminatlardan en yüksek oranın alınacağını söyledi. Öte yandan su altyapısı kapsamında, Palaichori topluluğunun uzun süredir talep ettiği Müllouri Barajı'nın yapımı için ihale açılmasına yönelik anlaşma imzalandı; projenin bütçesi sonraki süreçte belirlenecek.

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Kazakistan, Körfez Bölgesinin Gıda Güvenliğinde Ortak Olmaya Hazır

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Körfez bölgesinin uzun vadeli gıda güvenliğinin sağlanmasında güvenilir bir ortak olmaya hazır olduğunu açıkladı. Tokayev, bu değerlendirmeyi Astana’da düzenlenen Kazakistan-Umman İş Forumu’nda yaptı. Cumhurbaşkanı, Kazakistan ile Umman’ın tarım ve gıda güvenliği alanlarında iş birliğini genişletmek için önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Tokayev, iki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve yatırım bağlarının güçlendirilmesi için uygun bir hukuki ve kurumsal çerçeve oluşturulması gerektiğini belirtti. Yatırımların teşviki ve karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmanın, projeleri hayata geçirmek isteyen yatırımcılara daha öngörülebilir, şeffaf ve güvenilir koşullar sağlamasının amaçlandığını ifade etti. Forumda Samruk-Kazyna ile Umman Yatırım Otoritesi arasında ortak yatırım yapısının başlatılmasına ilişkin anlaşma da imzalandı. Tokayev, bu girişimin finansmanı harekete geçirmeye ve ilave yatırımları çekmeye yardımcı olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı ayrıca iki ülkenin finans kuruluşları arasındaki doğrudan bağlantıların karşılıklı yatırımlar için yeni fırsatlar yaratabileceğini ve Kazakistan-Umman İş Konseyi’nin iş dünyaları arasında iş birliği için pratik bir platform sunacağını kaydetti.

Kazakistan, Körfez Ülkelerine Gıda Tedarikine Hazır Olduğunu Açıkladı
Görsel kaynağı: Kursiv · Özgün haber

Kazakistan, Körfez Ülkelerine Gıda Tedarikine Hazır Olduğunu Açıkladı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Körfez ülkelerinin uzun vadeli gıda güvenliğinde güvenilir bir ortak olmaya hazır olduğunu söyledi. Açıklama, Umman Sultanı Haysem bin Tarık El Said’in devlet ziyareti kapsamında Astana’da düzenlenen Kazakistan-Umman İş Forumu’nda yapıldı. Tokayev, geniş tarım arazilerine sahip Kazakistan’ın bölgenin gıda ihtiyacının karşılanmasına katkı sunabileceğini belirterek tarım alanındaki iş birliğinin genişletilmesi çağrısı yaptı. Tokayev’in açıklamasında belirli ürün, tedarik miktarı veya teslimat takvimi paylaşılmadı. Cumhurbaşkanı, Kazakistan’ın tarım alanında uzun vadeli ortaklıklar için olanaklara sahip olduğunu ifade etti. Forumda gıda ve tarım başlığının yanı sıra ulaştırma ve lojistik de öne çıktı. Kazakistan, Umman’ı coğrafi konumu, gelişmiş liman altyapısı ve Orta Doğu ile Afrika pazarlarına erişimi nedeniyle önemli bir transit ortağı olarak değerlendiriyor. İki ülke enerji ve madencilik alanlarında uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu belirtirken, yeni ortak girişimler kurulması da önerildi. Forumda Kazakistan’ın Samruk-Kazyna şirketi ile Umman Yatırım Otoritesi arasında ortak bir yatırım yapısının başlatılmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Tokayev ayrıca karşılıklı yatırımların korunması anlaşmasının yatırımcılara daha öngörülebilir, şeffaf ve güvenilir koşullar sağlayacağını söyledi. Kazakistan-Umman İş Konseyi ise girişimciler arasında doğrudan bağlantı kurulmasına yönelik platform olarak gösterildi.

AB, Namibya’dan Taze Et İthalatını Şap Hastalığı Nedeniyle Askıya Aldı
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

AB, Namibya’dan Taze Et İthalatını Şap Hastalığı Nedeniyle Askıya Aldı

Avrupa Birliği, Namibya’da şap hastalığı salgını görülmesinin ardından ülkeden taze sığır, koyun ve keçi eti ithalatını geçici olarak askıya aldı. Karar, bazı çiftlikte yetiştirilen ve yabani çift tırnaklı hayvanların etlerini de kapsıyor. En sıkı risk azaltma işleminden geçirilen bazı işlenmiş et ürünlerinin Avrupa pazarına girişine ise izin veriliyor. Namibya’nın sığır eti ihracatında Avrupa Birliği pazarı %80’in üzerinde paya sahip. Ülke her yıl Avrupa’ya yaklaşık 10 milyon kilogram sığır eti gönderiyor. AB’nin Namibya’nın Avrupa’ya ihracatıyla bağlantılı yaklaşık 40 bin doğrudan işin dörtte birini etkileyebileceği belirtilirken, 23 Eylül’den önce Namibya makamlarınca sertifikalandırılan taze et sevkiyatlarının, Avrupa kurallarını karşılamaları ve sınır kontrol birimlerinden onay almaları şartıyla bu tarihten itibaren 90 gün boyunca kabul edilebileceği bildirildi. Salgın, Namibya’nın ana ticari hayvancılık bölgesinde 60 yıl sonra ilk kez ortaya çıktı. Hastalık, ülkenin güneyindeki Karasburg veterinerlik bölgesindeki ticari bir çiftlikte doğrulandıktan sonra 11 çiftliğe yayıldı. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), bunun üzerine Namibya’nın aşısız şaptan ari bölge statüsünü 22 Eylül itibarıyla askıya aldı. Namibya makamları hayvan hareketleri ve et ihracatına yasak getirirken denetim, temas takibi ve test çalışmalarını artırdı; veteriner kontrol noktaları kurarak ek biyogüvenlik önlemleri uygulamaya başladı. AB’nin Namibya Büyükelçisi Ana Beatriz Martins, ülkenin salgına hızlı ve şeffaf tepki verdiğini belirtti. AB, önlemlerin önleyici olduğunu ve Namibya’nın AB-SADC Ekonomik Ortaklık Anlaşması kapsamındaki ayrıcalıklı ticaret konumunu değiştirmediğini açıkladı. Kısıtlamaların epidemiyolojik gelişmelere göre yeniden değerlendirileceği bildirildi.

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da çiftçilerin ve yeni gıda üreticilerinin perakende, gıda üreticileri ve diğer resmi pazarlara erişebilmesi için yalnızca kaliteli ürün üretmesi yeterli görülmüyor. Düzenli tedarik, uygun ambalaj, doğru fiyatlandırma, mevzuata uyum ve alıcılarla güçlü ilişkiler de pazara girişin temel koşulları arasında gösteriliyor. Bu konular, Future of Food Conference’ta perakende tedariki ve pazar erişimi üzerine düzenlenen panelde ele alındı. Land Bank yöneticisi Litha Kutta, üreticilerin alıcılara başvurmadan önce pazarın teknik özelliklerini anlaması ve ürünlerini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Üreticilerin üretime başlamadan önce alıcıların istediği hacmi, kalite düzeyini, ambalaj biçimini, fiyat beklentisini ve tedarik koşullarını öğrenmesi gerektiği belirtildi. Kutta, çiftçilerle alıcılar arasındaki ağ eksikliğinin de pazar erişiminin önündeki engellerden biri olduğunu ifade etti. Kutta, bir malt içeceği üreticisinin sektör bağlantısı sayesinde bir alıcının ürün ihtiyacına yönelik fırsat yakaladığını anlattı. Gerekli hacmi karşılamak için başlangıçta fabrika kurmayı planlayan üretici için daha sonra fason üretim çözümü bulundu. Kutta, sektör etkinlikleri, üretici kuruluşları ve diğer ağ oluşturma fırsatlarının çiftçileri potansiyel alıcılarla buluşturabileceğini belirtti. Panelde ayrıca üreticilerin hedef pazarlarını ve tüketicilerin ne satın almaya hazır olduğunu anlamaları gerektiği vurgulandı. South Africa Wine temsilcisi Karin Kleinbooi, ürünün yanı sıra rekabetçi fiyatın ve tüketici beklentilerine uygun kalitenin önemine dikkat çekti. Joburg Market yöneticisi Cedric Nephawe ise çiftçileri pazarı yerinde ziyaret etmeye ve piyasa aracılarıyla ilişki kurmaya çağırdı. Fiyatların arz ve talepten etkilendiği, ambalajın elde edilen fiyatı değiştirebildiği ve kaliteli ürünlerin kötü sunulmaları halinde alıcı bulmakta zorlanabileceği belirtildi.

İran'da Tarımsal İhracat Engelleri İçin Özel Komite Kuruldu
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

İran'da Tarımsal İhracat Engelleri İçin Özel Komite Kuruldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanı Gulamrıza Nuri-Kızılce, tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri incelemek ve kaldırmak üzere hükümette özel bir komite kurulduğunu açıkladı. Nuri-Kızılce, açıklamayı İslami Şura Meclisi Tarım, Su, Doğal Kaynaklar ve Çevre Komisyonu toplantısının ardından yaptı. Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla yaklaşık bir ay önce oluşturulan komitenin gündeminde sınır işlemlerinin kolaylaştırılması, yeşil hatların kurulması ve sınır geçiş koşulları ile trafiğinin iyileştirilmesi bulunuyor. Bakan, tarım sektöründeki bazı engellerin bakanlığın yetki alanı dışında kaldığını belirtti. Nuri-Kızılce, bu yıl yüksek miktarda tarımsal ürün üretildiğini ve mevcut sorunların giderilmesiyle ihracat hacminin artmasının umulduğunu söyledi. Bazı ürünler için destek alımlarının yakında başlayacağını belirten bakan, bu uygulamanın çiftçilerin ürün bedeline ulaşmasına ve üreticilerin sorun yaşamamasına katkı sağlamasının hedeflendiğini aktardı. Buğdayın garantili alım fiyatı konusunda ise henüz nihai karar verilmedi. Bakan, Fiyatlandırma Konseyi'nde birden fazla toplantı yapıldığını ve tarafların görüşlerini birbirine yaklaştırmaya çalıştıklarını, son kararın yakında açıklanacağını ifade etti.

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber

Fas’ta Zeytin Hasadı Sıcaklık ve İş Gücü Baskısı Altında

Fas’ta ekim ayıyla başlayan zeytin hasadı, süregelen sıcaklık dalgaları ve iş gücü eksikliği nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Aşırı sıcaklıkların zeytinliklerin beklenen üretim hacmini gerilettiği ve olgunlaşan meyvelerin kalitesini tehdit ettiği belirtiliyor. Bu koşullar, zeytin üretiminin yanı sıra hasat ve pazarlama zincirinde de belirsizlik yaratıyor. Son yağışlar yeraltı su kaynakları açısından geçici bir rahatlama sağladı ancak olgunlaşma dönemindeki ağaçları etkileyen sıcaklık baskısını ortadan kaldırmadı. Kaynakta, değişken iklim koşulları karşısında hedefli besin uygulamaları ve ziraat mühendislerinin desteği gibi teknik çözümlerin ekonomik açıdan önem kazandığı aktarılıyor. İş gücü açığı ise hasat sürecinin diğer temel sorunu olarak öne çıkıyor. Üreticiler işçi bulmakta zorlanırken ücretler yaşam maliyetindeki genel artışa paralel olarak yükseliyor. Yeterli personel bulunamaması, olgunlaşan meyvelerin zamanında toplanamaması ve bunun önemli mali kayıplara yol açabilmesi nedeniyle tüccar ve aracılarda temkinli bir tutuma neden oluyor. Kadın emeği personel açığının etkisini kısmen azaltıyor; ancak sektörün geleceği için iş gücünün yapılandırılması, eğitilmesi ve profesyonelleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Arnavutluk’ta Gıda Harcamalarının Aile Bütçesindeki Payı 2025’te %39,8’e Ulaştı
Görsel kaynağı: Syri · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Gıda Harcamalarının Aile Bütçesindeki Payı 2025’te %39,8’e Ulaştı

Arnavutluk’ta gıda harcamalarının aile bütçesindeki payı 2025 yılında %39,8’e ulaştı. Veriler, ailelerin aylık gelirlerinin önemli bir bölümünü gıda ürünlerine ayırdığını gösteriyor. Söz konusu artışta yüksek fiyatların etkili olduğu belirtildi. INSTAT’ın Hanehalkı Bütçesi Araştırması kapsamında yayımlanan verilere göre, 2025 boyunca yükselen fiyatlar aile bütçelerinde gıda harcamalarının ağırlığını artırdı.

Dünya Bankası, Ermenistan’ın Tarım Reformlarına Desteğini Sürdürecek
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber

Dünya Bankası, Ermenistan’ın Tarım Reformlarına Desteğini Sürdürecek

Ermenistan Ekonomi Bakan Yardımcısı Arman Khojoyan, Dünya Bankası’nın Avrupa ve Orta Asya Tarım ve Gıda Bölge Müdürü Holger Kray başkanlığındaki heyetle görüştü. Görüşmede, tarım ve gıda sektöründeki ortak programların ilerlemesi ile iki taraf arasındaki iş birliğinin genişletilmesi ele alındı. Khojoyan, Ermenistan hükümetinin 2026-2031 ekonomik kalkınma programında yer alan öncelikler ve uygulama yönleri hakkında bilgi verdi. Hükümetin etkili tarım geliştirmeyi, rekabetçi ve yüksek katma değerli ürünler üretmeyi ve teknolojik açıdan gelişmiş modern bir tarım sistemi oluşturmayı hedeflediği belirtildi. Taraflar, akıllı ve iklime dayanıklı tarımın geliştirilmesi, toprak ve su kaynaklarının etkin yönetimi ile gıda sistemlerinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Dünya Bankası yetkilisi Kray, Ermenistan’ın tarım sektöründeki stratejik reformlarına desteğin süreceğini bildirdi; tarım ve gıda değer zincirlerinin güçlendirilmesi ile yerel ürünlerin rekabet gücünün artırılmasına dikkat çekti. Görüşmenin sonunda, mevcut programların uygulanması ve yeni girişimlerin geliştirilmesi amacıyla ortak çalışmanın sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

Kuraklık, Sırbistan’da Tarımsal Verimi ve Ürün Seçimini Zorluyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Kuraklık, Sırbistan’da Tarımsal Verimi ve Ürün Seçimini Zorluyor

Sırbistan’da yağış eksikliği, tarımsal ürünlerin kalitesi ve veriminde düşüşe yol açtı. Novi Sad Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Prof. Dr. Ranko Čabilovski, bu yıl ayçiçeği dışında ilkbahar ürünlerinin neredeyse hiçbirinin iyi sonuç vermediğini belirtti. Açıklamaya göre kuraklık, üreticilerin ürün tercihlerini yeniden değerlendirmesini gerektiriyor. Fakültenin deneme amaçlı organik tarlasında, organik tarımın iklim değişikliğine karşı geleneksel yoğun tarımdan daha dayanıklı olup olmadığı araştırılıyor. Ancak organik parsellerdeki verimler şimdilik belirgin biçimde farklılaşmadı. Čabilovski, bunun organik tarımın toprak yenileme bakımından henüz genç olması ve topraktaki organik madde miktarının konvansiyonel parsellerden fazla ayrışmamasıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Uzun vadede organik parsellerin kuraklığa karşı daha dirençli olabilmesi için toprakta daha fazla organik madde bulunması gerekiyor. Böylece toprağın nem tutma kapasitesinin artabileceği ve bitkilerin kuraklıkla daha iyi mücadele edebileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte su eksikliğinin başka bir tarımsal uygulamayla telafi edilemeyeceği vurgulanıyor. Kuraklığın etkisini azaltmak için kuraklığa daha dayanıklı ve toprakta nemi koruyan ürünlerin seçilmesi öneriliyor. Tarlalarda hayvan gübresi kullanımının azalması ise hayvan varlığındaki düşüşle ilişkilendiriliyor.

Kuraklık, Birleşik Krallık Tahıl Hasadında 452 Milyon Sterlinlik Kayıp Tahmini Getirdi
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık, Birleşik Krallık Tahıl Hasadında 452 Milyon Sterlinlik Kayıp Tahmini Getirdi

Birleşik Krallık’ta kuraklığın 2026 tahıl hasadında beklenen üretimi düşürdüğü ve tahıl üreticilerine yaklaşık 452 milyon sterlin gelir kaybı getirdiği tahmin edildi. Energy and Climate Intelligence Unit (ECIU), COCERAL’ın haziran ve eylül Avrupa tahıl üretim tahminlerini karşılaştırarak, ülkenin beklentisindeki düşüşü 3 milyon ton olarak hesapladı. Analize göre Birleşik Krallık, hacim bakımından Fransa ve Macaristan’ın ardından Avrupa’daki üçüncü en büyük düşüşü yaşadı. AHDB’nin nihai hasat raporu da ilkbahardan itibaren sınırlı yağışın başlıca tahıl ürünlerinde ortalamanın altında verime yol açtığını bildirdi.

Fransa Tarım ve Bağcılık Yatırımlarına %40 Vergi Avantajı Getiriyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Fransa Tarım ve Bağcılık Yatırımlarına %40 Vergi Avantajı Getiriyor

Fransa’nın 2027 bütçesinde, tarım ve bağcılık yatırımlarını desteklemek amacıyla %40’lık vergi üst indirimi öngören yeni bir teşvik yer alıyor. Düzenleme, Fransız tarımı ve bağcılığı üzerindeki baskıların arttığı bir dönemde yatırımlar için vergi avantajı sağlamayı amaçlıyor. Bütçe düzenlemesi ayrıca mevsimlik işçilerin işveren primlerinde uygulanan indirimin korunmasını da içeriyor. Böylece yatırım teşvikinin yanı sıra, özellikle mevsimlik iş gücünün kullanıldığı tarımsal faaliyetlerde işverenlerin prim yüküne yönelik mevcut destek sürdürülecek.

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor

İran Veterinerlik Kurumu Başkanı Vahid Salehi, ülkede tek tırnaklı hayvanların yetiştirilmesine izin verilen bir birim veya bu hayvanların etinin elde edilmesi için yetkili bir mezbaha bulunmadığını açıkladı. Açıklama, tek tırnaklı hayvan yetiştiriciliği ve et ihracatı için yapılan başvurulara ilişkin tartışmalar sırasında geldi. Salehi’ye göre bu alandaki ilk başvuru, et ihracatı amacıyla bir yetiştiricilik birimi kurulması için 1395 ve 1396 yıllarında yapıldı. Geçen yıl ise üç ilden yetiştiricilik zinciri, özel mezbaha, paketleme ve ihracat kurulması için başvurular geldi. Ancak söz konusu çiftliklerin kurulmasına yönelik uygulama yönergesi, hayvancılık tesisi ruhsat düzenlemesi veya onaylanmış bir kural henüz yayımlanmadı. Salehi, 1398’de alınan dini görüşte, sürecin yasalara ve sağlık izinlerine uygun yürütülmesi ve ürünün niteliğinin tüketiciye açıkça bildirilmesi halinde dini açıdan engel bulunmadığının belirtildiğini aktardı. Veterinerlik Kurumunun politikası ise standartlar oluşturulması halinde tüm sürecin sağlık denetimine tabi tutulması ve ürünlerin diğer ürünlerle karışmasını önleyecek şekilde kesin biçimde etiketlenmesi yönünde. Açıklamada hayvan ve hayvansal girdilerin izlenmesine ilişkin sistem hakkında da bilgi verildi. 1392’de kurulan kapsamlı izleme ve tanımlama sistemi canlı hayvan, ilaç, aşı, biyolojik maddeler ve pestisitlerin taşıma, depolama ve muhafaza noktalarını izliyor. Canlı hayvanların yetiştirme döneminden mezbahaya kadar sağlık kimliği taşıması gerekiyor; sağlık sertifikası düzenlenmeden taşıma irsaliyesi çıkarılmıyor. Salehi ayrıca dondurulmuş tavuk stoklarına ilişkin verileri paylaştı. Depolanan 20 bin 500 ton tavuğun yaklaşık 15 bin tonu tüketim süresi dolmadan piyasaya dağıtıldı. Bir ila üç ay tüketim süresi kalan yaklaşık 5 bin 400 ton ise perakende piyasaya gönderilmeyerek toptan merkezlere ve ısıl işlem gören et ürünleri sanayisine tahsis edildi. Bu partiden toplam 27 ton ürün, salmonella veya diğer sağlık kriterlerine aykırılık nedeniyle insan tüketimine onay almadı; kaynağa göre ürünler için imha veya atık işleme ve üreticiye iade süreçleri uygulandı.

Tüketicilerin Gıda Üretiminde Yapay Zekâya Desteği Artıyor
Görsel kaynağı: Boerderij · Özgün haber

Tüketicilerin Gıda Üretiminde Yapay Zekâya Desteği Artıyor

Tüketiciler, gıda üretiminde yapay zekâ kullanımına temkinli ancak olumlu yaklaşıyor. Bu alandaki toplumsal destek artarken, yapay zekânın gıda üretiminde kullanılmasına yönelik beklentiler de güçleniyor. Beklentinin temelinde, yapay zekânın gıda sektöründeki işletmelere yenilik geliştirme ve toplumsal sorunlarla mücadele süreçlerinde yardımcı olabileceği düşüncesi bulunuyor. Tüketicilerin yaklaşımı kesin bir onaydan çok, teknolojinin sağlayabileceği katkılara ilişkin ihtiyatlı bir güven olarak öne çıkıyor.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Kazakistan Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Sistemi Kuruyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Sistemi Kuruyor

Kazakistan’da bitkisel üretimin izlenebilirliği için İSPR (Bitkisel Üretimde İzlenebilirlik Bilgi Sistemi) oluşturuluyor. Tarım Bakanı Aidarbek Saparov’un hükümet toplantısında verdiği bilgiye göre sistem, tarımsal üretim süreçlerinin tohum kullanımından hasada kadar dijitalleştirilmesini sağlayacak. Tahıl partilerinin üreticiden elevatöre kadar izlenmesi de hedefleniyor. İSPR’de ekim planlaması, ürün ve parti kayıtlarının dijitalleştirilmesi, tohumluk kontrolü ve uydu izleme işlevleri yer alacak. Saparov, sistemin geliştirilmesiyle ürünlerin dijital kaydının tutulacağını ve tohum kullanımının denetlenebileceğini belirtti. Digital Qazaqstan stratejisi kapsamında hayvancılık izlenebilirliği, arazi yönetimi ve devlet desteği için de dijital sistemler uygulanıyor. Hayvan kayıt sistemi, hayvanları doğumlarından kayıt dışına çıkarılmalarına kadar yaşam döngüleri boyunca izliyor; sistemde 39,6 milyondan fazla hayvan bulunuyor. Arazi yönetiminde dijital harita tamamlanmış durumda. Zirai kimyasal analizlerin %80’i, jeobotanik incelemelerin %47’si ve toprak incelemelerinin %41’i tamamlandı. Bu göstergelerin %100’e çıkarılması 2029’a kadar planlanıyor. ЖерИнСпектр sistemi ise arazi kullanımındaki olası ihlalleri uydu izleme sonuçlarından yetkili personelin doğrulamasına kadar takip ediyor.

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya hükümeti, pirinçte kendi kendine yeterlilik hedefine 2029 hedefinden üç yıl önce ulaştığını açıkladı. Açıklamayı Cumhurbaşkanının İklim ve Enerji Özel Temsilcisi Hashim Djojohadikusumo, 6 Ekim 2026'da Jakarta'daki Endonezya Uluslararası Sürdürülebilirlik Forumu'nda yaptı. Hashim, bunun ülkenin 42 yıl içindeki ilk pirinçte kendi kendine yeterlilik başarısı olduğunu söyledi. Hashim'e göre hükümetin pirinç stoku yaklaşık 5,3 milyon tona ulaştı ve artmaya devam ediyor. Stokların devlet depolarının kapasitesini aşması nedeniyle Perum Bulog'un özel sektörden yeni depolar kiralaması gerektiği belirtildi. Hükümet ayrıca gıda istikrarını korumak için üç yıl içinde soyada da kendi kendine yeterlilik hedefliyor. Hashim, Papua'daki orman alanlarını dönüştürmeden 2 milyon hektarlık bir gıda arazisi programı belirlendiğini, çiftçileri desteklemek amacıyla çeltik ve pirinçte hükümet alım fiyatının %50 artırılarak 4.000 rupiden 6.500 rupiye çıkarıldığını ve gübre fiyatlarının %20 düşürüldüğünü aktardı.

İtalya'da Çiğ Sütlü Peynir Etiketine Karşı Önerge
Görsel kaynağı: Il Fatto Quotidiano · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Çiğ Sütlü Peynir Etiketine Karşı Önerge

Lombardiya Bölge Meclisi’ndeki Fratelli d’Italia grubu, dağlık bölgelerde üretim yapan işletmeleri savunma gerekçesiyle çiğ sütlü peynirlerde risk etiketi zorunluluğunun kaldırılmasını isteyen bir önerge sundu. Önerge, İtalya Sağlık Bakanlığı’nın ilgili kılavuzlarını etkisizleştirmeyi amaçlıyor. Düzenleme girişimi, çocuklar, hamile kadınlar ve yaşlılar gibi hassas gruplara yönelik uyarıları hedef alıyor. Kaynakta, çiğ sütlü peynir tüketimiyle ilişkilendirilen bir enfeksiyonun dokuz yıl bitkisel hayata kalan Mattia Maestri’nin ölümüne yol açtığı ve hemolitik-üremik sendromun ağır beyin hasarına neden olabildiği aktarılıyor.