ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

855 haber · Sayfa 8

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı
Görsel kaynağı: GoodNews · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Kısmi Pozisyonu Onayladı

AB tarım bakanları, 2028’den itibaren planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Konseyin kısmi müzakere pozisyonunu 26 Ekim’de Lüksemburg’da onayladı. Pozisyon kapsamında küçük çiftçilere, doğal veya diğer kısıtlamaların bulunduğu bölgelere yönelik destekler ile geçiş planlarının uygulanması üye ülkeler için gönüllü bırakılacak. Düzenlemede emeklilik yaşındaki tarım üreticileri desteklerden otomatik olarak dışlanmayacak. Olası yaş sınırlarına her üye ülke kendisi karar verecek. Yeni ve genç üreticiler ile önceki üretim verisi bulunmayan başvuru sahipleri için kriz desteklerinin hesaplanmasında karşılaştırma göstergeleri kullanılabilecek. Aktif tarım üreticisi tanımı ise zorunlu kalacak, ancak ülkeler bu tanımı kendi koşullarına uyarlayabilecek. Estonya’nın Finlandiya, Letonya ve Polonya ile birlikte sunduğu, hibrit tehditler, siber saldırılar ve uydu navigasyonu kesintilerinin mücbir sebep tanımına eklenmesi önerisi henüz onaylanmadı; bu konudaki görüşmeler sürüyor. Konseyin pozisyonu temelinde Avrupa Parlamentosu ile müzakereler devam ederken, AB’nin 2028-2034 bütçe görüşmelerinde tarımın finansmanı ile desteklerin azaltılması ve üst sınırları da ele alınacak.

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi

Paris Euronext-MATIF'te 26 Ekim 2026 seansı buğday ve mısırda düşüş, kolzada ise yükselişle tamamlandı. Aralık teslimli Avrupa buğdayı 7,50 €/t ve %3,21 gerileyerek 226,50 €/t'ye indi. Kasım vadeli mısır 282,75 €/t'ye düşerken aynı vadeli kolza 15,50 €/t artışla 527,25 €/t'ye çıktı ve seansın en güçlü yükselişini kaydetti. Buğday fiyatlarındaki baskı, Rusya'dan Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlamaya yönelik yeni tekliflere ilişkin bilgilerle ilişkilendirildi. Rusya ve Ukrayna'nın bu güzergâhtaki ihracatının yeniden toparlanabileceği beklentisi, daha önce lojistik sorunların desteklediği Avrupa buğdayında satışlara yol açtı. Rusya ile Türkiye arasındaki deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin görüşmeler, Paris'teki buğday fiyatları üzerinde başlıca baskı unsuru olarak gösterildi. Bununla birlikte, deniz yollarının tamamen yeniden açılması için kesin bir anlaşma açıklanmadı. Aralık vadeli buğdayın 226,50 €/t'lik seviyesi 13 Ağustos 2026'dan beri görülen en düşük düzey oldu. Mart 2027 teslimli kontrat da 6,75 €/t ve %2,88 gerileyerek 227,50 €/t'ye indi. Aralık ve mart kontratları arasındaki fark 1 €/t ile sınırlı kaldı; bu görünüm, aşağı yönlü baskının hem yakın teslimatları hem de 2027'nin ilk aylarını etkilediğine işaret etti. Buğday, mısır ve kolzanın en yakın altı kontratında dört düşüş ve iki yükseliş kaydedildi. Aralık vadeli buğday, 19 Ekim'deki 243,50 €/t seviyesine göre 26 Ekim'de 226,50 €/t'ye geriledi. İki seans arasındaki fark 17 €/t, yaklaşık %6,98 oldu. Ayrıca AgroNews'in 19-25 Ekim dönemine ilişkin haftalık bilançosunda Avrupa buğdayının 9,75 €/t, yani %4 değer kaybettiği belirtildi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz ile Azak Denizi çevresindeki limanlarından tahıl trafiği ağustos ortasından bu yana büyük ölçüde durmuştu. Ticari gemilere yönelik saldırılar ile liman altyapısındaki hasarlar lojistik riskleri artırmış ve sevkiyatları zorlaştırmıştı. Bu koşullar Avrupa buğdayına yönelik talebi daha önce desteklerken, olası deniz güvenliği çözümleri Rusya ve Ukrayna'dan gelecek rekabetin yeniden artabileceği beklentisini güçlendirdi. Rusya'nın buğday ihracatı 1-20 Ekim döneminde yaklaşık 1,5 milyon ton olarak tahmin edildi. Ekim ayının tamamı için öngörülen miktar yaklaşık 3 milyon ton seviyesinde bulunuyor; bu hacmin yılın aynı dönemindeki olağan seviyelerin biraz üzerindeki miktarın yaklaşık yarısına denk geldiği aktarıldı.

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Ayçiçeğinde Arz Artışı Bekleniyor, Fiyatların Yükselmesi Öngörülmüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da ayçiçeği ekim alanlarının genişlemesi ve verimdeki artış, bu sezon piyasaya sunulan ürün miktarını artıracak. Ülkede ayçiçeği üretiminin 3 milyon tona ulaşması bekleniyor; 2025’te üretim 2,5 milyon ton olarak gerçekleşmişti. Bu gelişmenin, geçen sezon görülen yüksek fiyatların tekrarlanmasını önleyeceği değerlendiriliyor. Kazakistan piyasası üzerindeki bir diğer baskı kaynağının Rusya’daki rekor ayçiçeği üretimi olması bekleniyor. Ayçiçeği çekirdeğinin Kazakistan’a sevkiyatına yönelik yasağa rağmen Rusya’dan ülkeye ayçiçek yağı gireceği, Rus ürünlerinin Orta Asya ülkelerine de yönelmesinin fiyat oluşumunu etkileyeceği belirtiliyor. Geçen sezon ayçiçeği tonunun 200 bin tengeden fazla olduğu aktarılıyor. Bu değerlendirmeyi ElDala’ya veren B-Агро şirketi direktörü Danil Voropay, Rusya’daki fiyat düzeyine bağlı olarak Kazakistan’da ton başına 150-160 bin tenge civarında bir fiyat hesaplandığını söyledi. Voropay, kitlesel hasadın tamamlanmasının ardından mevcut seviyeye göre sınırlı bir artış yaşanabileceğini, ancak yükselişin yüksek olmayacağını belirtti. Üreticilere hektar başına getiriyi artırırken maliyeti uygun tohumları seçmeleri öneriliyor.

ABD ve Avrupa’da Buğday Fiyatları Ekim Ayında Sert Düştü
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

ABD ve Avrupa’da Buğday Fiyatları Ekim Ayında Sert Düştü

ABD ve Avrupa’da buğday fiyatları ekim ayında sert geriledi. Düşüşte ABD buğdayına yönelik talebin azalması ve Karadeniz’den tahıl ihracatına ilişkin sorunların çözülebileceği yönündeki beklentiler etkili oldu. Kiev ile Moskova arasında barış görüşmeleri yapılabileceği umudu, eylülde zirve yapan küresel fiyat eğilimini tersine çevirdi. Fiyatlar art arda sekiz hafta düşerek 1997’den bu yana en uzun gerileme dönemini yaşadı. Argus Media France piyasa analisti Maxence Devillers, ABD buğdayının ticari kampanyanın başında yeterince rekabetçi olmadığını ve bu nedenle daha az satıldığını söyledi. Devillers’e göre bir ürüne yönelik talep azaldığında fiyatı da düşüyor. Avrupa’da ise gerileme 26 Ekim’e kadar daha sınırlı kaldı. Fransız ve Rumen buğday ihracatı, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatlardaki güçlüklerden yararlanarak ilk tahminlerin üzerinde hacimlere ulaştı. Ancak Rusya’nın tahıl ihracatı görüşmelerine ilişkin açıklamalarının ardından Avrupa buğdayı 26 Ekim’de sert biçimde geriledi. Rusya’nın ihracatı, Baltık Denizi limanları üzerinden açılan alternatif güzergâhlar sayesinde beklenenden iyi gerçekleşti. Argus Media France, Rusya’nın ekim ayında 3 milyon ton buğday ihraç edebileceğini öngördü. Avustralya ve Arjantin’in olumlu üretim beklentileri de Avrupa ve ABD fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Dünya buğday üretiminin bu yıl neredeyse rekor düzeye ulaşması, hatta kaydedilmiş en büyük ikinci hasat olması bekleniyor. Gelecek yıl ise Karadeniz buğdayının ihracatındaki güçlüklerin Ukrayna üretimini azaltabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı, devam eden kışlık buğday ekimlerinde %18 düşüş açıkladı. Rusya’da da benzer bir gerileme ihtimali dile getirilirken, ülke bu konuda açıklama yapmadı.

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını 750 Başla Yeniden Başlattı
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını 750 Başla Yeniden Başlattı

Meksika, Chihuahua’daki Puerto Palomas sınır kapısından ABD’ye canlı sığır ihracatını 750 başlık ilk sevkiyatla yeniden başlattı. Sevkiyat, karantina istasyonundan New Mexico eyaletindeki Columbus’a gönderildi. Yeniden başlatma, Washington’un sığır güvesi kurdunun yayılması gerekçesiyle uyguladığı sağlık kısıtlamalarının ardından gerçekleşti. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, bu sevkiyatla Chihuahua ve Sonora’da faal olan kapılar üzerinden ABD’ye günlük ihraç edilen sığır sayısının ortalama 3 bin 500 başa ulaştığını bildirdi. Agua Prieta, San Jerónimo ve Puerto Palomas karantina istasyonlarında operasyonların yeniden açıldığı, Sonora’daki Nogales kapısından ihracatın ise kasım sonunda başlamasının beklendiği belirtildi. Meksika Ulusal Tarım, Gıda Sağlığı ve Kalitesi Hizmeti (Senasica) Direktörü Javier Calderón, sürecin sağlık standartlarını koruma ve ihracata yönelik üretim dönüşümünü sürdürme taahhüdünün sonucu olduğunu söyledi. Hükümetin, üreticilerle birlikte ABD Tarım Bakanlığına bağlı Hayvan ve Bitki Sağlığı Denetim Servisi (APHIS) ile üzerinde anlaşmaya varılan önlemlere uyduğu aktarıldı. Kaynakta, Meksika’nın 16 Ekim’de Sonora’daki Agua Prieta kapısından ihracatı bir hayvanın ağzında aft tespit edilmesinin ardından durdurduğu da belirtildi. İhracat faaliyetinin küçük ölçekli yetiştiricilere, toplayıcılara, nakliyecilere ve genel nüfusa ekonomik fayda sağladığı ifade edildi.

Kopenhag’da Yaşlı Yemeklerinin İklim Kurallarından Muaf Tutulması Çağrısı
Görsel kaynağı: Berlingske · Özgün haber
Veri haberi

Kopenhag’da Yaşlı Yemeklerinin İklim Kurallarından Muaf Tutulması Çağrısı

Kopenhag Belediyesi Sağlık ve Bakım Belediye Başkanı Jens-Kristian Lütken, bakım evlerinde yaşlılara sunulan yemeklerin iklim gerekliliklerinden muaf tutulmasını savundu. Lütken, iklim kaygılarının bazı durumlarda yaşlıların istedikleri yemeklerin hazırlanmasını sınırladığını belirterek, yemek tercihlerinin mümkün olduğu ölçüde yaşlıların özgürlüğü, onuru ve kendi kararlarını verebilmesi çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi. Tartışmanın arka planında, Kopenhag’daki bazı bakım evi sakinlerinin doğum günlerinde biftekten mahrum bırakılmasının tepki çekmesi bulunuyor. Lütken ayrıca belediyenin bakım evlerine yönelik rehberinde ayda en fazla iki dilim rozbif önerildiğini aktardı. Bu uygulamaların, bakım evlerinde yaşayan kişilerin günlük yaşamları üzerindeki karar yetkisinin başkalarına geçmesiyle ilgili daha geniş bir sorunu gösterdiğini savunan Lütken, taşınma sonrasında kişilerin ne yiyeceği, ne zaman kalkacağı ve ne zaman tuvalete gideceği gibi konularda başkalarının karar verebildiğini ifade etti. Lütken, düşünce kuruluşu CONCITO’nun 23 Ekim’de yaşlıların daha fazla sebze istediği yönündeki görüşünü de eleştirdi. Bu tercihin bazı yaşlılar için geçerli olabileceğini kabul eden Lütken, meselenin yalnızca sebze tüketimi olmadığını; yaşam kalitesi, onur ve kendi kararını verebilme hakkıyla ilgili olduğunu söyledi. Ona göre bakım evlerinde, yaşlıların özgürlüğünü ve tercih yapabilme imkanını koruyabildikleri alanlarda daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor. Lütken, hindi etinin biftekle aynı miktarda protein sağlayabileceğini, ayrıca daha sağlıklı ve iklim açısından daha iyi bir seçenek olabileceğini kabul ediyor. Ancak biftek isteyen yaşlılara bu yemeğin sunulması gerektiğini savunuyor. Demanslı kişilerin yemek yemekten keyif alma yetisini kaybettikleri son beceriler arasında gördüğünü belirten Lütken, yaşlıların zaten az yemek yediğini ve bu nedenle yemek tercihlerinin karbon hesabında önemli bir fark yaratmadığını ileri sürüyor. Bu yaklaşımı yaşlılara uygulanmaması gereken sembolik politika olarak nitelendiriyor.

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı

Robert F. Kennedy Jr. ve Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri (CMS) yöneticisi Mehmet Oz’un Fox News’te yayımlanan yazısına göre, ABD genelinde 250 hastane Make Hospital Food Healthier Pledge adlı girişime katıldı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile CMS tarafından başlatılan girişim, hastalara ve hastane personeline sunulan yemeklerin besin kalitesini artırmayı amaçlıyor. Yazıda, hastanelerin ülke genelinde daha sağlıklı yemek seçenekleri sunma konusunda ortak bir taahhütte bulunduğu belirtiliyor. Yazarlar, ameliyat sonrası iyileşen, kronik hastalıklarla yaşayan veya ciddi sağlık sorunları bulunan hastalara yüksek oranda işlenmiş gıdalar, rafine karbonhidratlar ve ilave şeker içeren yemekler sunulabildiğini savunuyor. Yazıya göre uygun beslenme; yara iyileşmesini destekleyebilir, kas kütlesinin korunmasına katkı sağlayabilir, bağışıklık işlevini güçlendirebilir ve iyileşme sürecini geliştirebilir. Buna karşılık yetersiz beslenmenin daha uzun hastane yatışları, daha fazla komplikasyon ve daha yüksek sağlık hizmeti maliyetleriyle ilişkili olduğu ifade ediliyor. Yazıda, ABD’de yaklaşık 6.100 hastanenin her yıl toplam 35 milyondan fazla yatış gerçekleştirdiği ve ülkedeki sağlık hizmetleri yiyecek-içecek pazarının yaklaşık 20 milyar dolarlık yıllık ekonomik faaliyet oluşturduğu aktarılıyor. Hastanelerin gıda hizmeti şirketleri, dağıtıcılar ve üreticiler için önemli müşteriler olduğu belirtilirken, satın alma tercihlerinin tedarikçilerin geliştirdiği ürünleri, fiyatlandırmayı ve diğer kurumlarda bulunabilen seçenekleri etkileyebileceği öne sürülüyor. Yazarlar, daha sağlıklı proteinler, meyveler, sebzeler ve daha az işlenmiş ürünlere yönelik talebin tedarik zincirlerinde değişiklik yaratabileceğini savunuyor. Girişimin gönüllü ve işbirliğine dayalı olduğu, Washington’ın hastane menülerini belirlemesinin veya hekimler ile kayıtlı diyetisyenlerin klinik kararlarının yerine geçmesinin amaçlanmadığı vurgulanıyor. Hastanelerin, özel terapötik diyetlere veya tıbbi beslenme desteğine ihtiyaç duyan hastalar dahil olmak üzere bireysel beslenme gereksinimlerini karşılayabilmesi için esnekliğini koruması öngörülüyor. Yazıda Amerikan Hastaneler Birliği ile çok sayıda sağlık sisteminin girişime ortaklık ettiği belirtiliyor. Metnin bir bölümünde 250 hastanenin katıldığı, başka bir bölümünde ise katılımcı sayısının 250’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor

Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Coffs Coast bölgesinde uçan tilkiler, yiyecek ararken muz, ahududu ve böğürtlen üreticilerinin ürünlerine zarar veriyor. Coffs Harbour muz üreticisi Paul Shoker, çiftliğinde yalnızca ekim ayında 10.000'den fazla muzun zarar gördüğünü tahmin etti. Hayvanların muz çiçeklerinin uçlarındaki polen ve nektara ulaşmaya çalışırken meyveleri çizdiği, bu nedenle bazı muzların satışa uygun olmadığı bildirildi. Olayın, çiçek açan ağaçlarda nektar eksikliğinden kaynaklandığı düşünülen şüpheli bir kitlesel açlık dönemiyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Coffs Coast'taki ahududu ve böğürtlen üreticileri de uçan tilkilerin ürünleri koruyan tünellere girmesiyle kayıp yaşıyor. Berries Australia Üst Yöneticisi Rachel Mackenzie, hayvanların meyve ürünlerini tahrip ettiğini ve bazılarının ağlarda öldüğünü söyledi. Mackenzie, uçan tilkilerin zayıf ve hassas durumda olmasının üreticiler açısından ciddi iş sağlığı ve güvenliği sorunları oluşturduğunu belirtti. Üreticilerin hayvanlarla genellikle baş edemediği, bunun nedenleri arasında ölümcül lyssavirus riski bulunduğu ifade edildi. Mackenzie, olağandışı olayla mücadele ve uçan tilkilerin güvenli biçimde uzaklaştırılması için eyalet yönetiminden daha fazla destek istedi. Meyve üreticilerine, uçan tilkilerin tünellere girmesini önlemek için girişlere ağ yerleştirmeleri önerildi; ancak bu uygulamanın ürün kaybı yaşayan çiftçiler için ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Bakanlık sözcüsü, dışlayıcı ağların yanı sıra meyve torbaları, ses caydırıcıları ve aydınlatma sistemlerini de seçenekler arasında saydı. Kayıplara rağmen etkilenen meyve ürünlerinin tüketicilere yönelik genel arzının şu anda istikrarlı kaldığı bildirildi.

Romanya Senatosu Organik Sertifikalı Süt Üreticilerine Üç Yıllık Destek Önerisini Oyladı
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber
Veri haberi

Romanya Senatosu Organik Sertifikalı Süt Üreticilerine Üç Yıllık Destek Önerisini Oyladı

Romanya Senatosu, organik sertifikalı süt üretiminin desteklenmesi için hazırlanmış de minimis yardım şemasını oyladı. Teklif, 89 kabul oyu ve 15 çekimser oyla desteklendi. Düzenleme, yardım şemasının Romanya’nın tamamında, yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl uygulanmasını öngörüyor. Destek, tek bir işletme için geçerli de minimis üst sınırı aşamayacak. Yararlanıcıların, mevzuata uygun şekilde kayıtlı veya ruhsatlı hayvan işletmelerine sahip olması gibi koşulları karşılaması gerekiyor.

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı

Hindistan’ın Karnataka eyaletinde Başbakan DK Shivakumar ile şeker kamışı üreticilerinin liderleri arasında yapılan fiyat görüşmeleri karar alınmadan sona erdi. Üretici temsilcileri, Adil ve Ücretlendirilebilir Fiyat’a (FRP) ek olarak ton başına 1.000 rupi Eyalet Tavsiye Fiyatı (SAP) talep ederken hükümet, seçilmiş üretici temsilcileriyle yeni bir görüşme turu yapılacağını açıkladı. Kaynak metinde 29 Ekim için belirtilen ziyaret ise Shivakumar’ın yeni görüşmesinden ziyade Birlik hükümeti komitesinin Karnataka’ya ziyareti olarak aktarılıyor. Shivakumar, taleplerin değerlendirilmesini zorlaştıran başlıca koşulların şiddetli kuraklık, artan elektrik sübvansiyonu harcamaları ve eyaletin mali kısıtları olduğunu söyledi. Karnataka’nın beş on yılın en ağır kuraklıklarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Shivakumar, yetersiz yağışın Tungabhadra ve Cauvery dahil büyük nehir havzalarını etkilediğini, yeraltı suyu seviyelerinin yaklaşık %38 gerilediğini ve içme suyu sıkıntısı yaşandığını ifade etti. Elektrik maliyetlerinin de baskı oluşturduğu belirtildi. Shivakumar’a göre HESCOM, tarımsal pompa setlerinin elektrik faturaları için 9.000 ila 12.000 crore rupi ek kaynak istedi. Eyalet hükümeti ise sulama ve göl doldurma projelerinin elektrik sübvansiyonları ile enerji ihtiyaçlarına yaklaşık 22.000 crore rupi harcıyor. Shivakumar, mevcut koşullarda üreticilerin istediği ton başına 1.000 rupilik ek ödemenin zor olduğunu, azalan şeker kamışı ekimi, düşük şeker üretimi ve etanol üretimine getirilen kısıtlamaların durumu daha da karmaşıklaştırdığını söyledi. Üretici liderleri hükümetten yeni güvenceler yerine somut bir paket açıklamasını istedi. Talepler arasında ton başına 4.500 rupi alım fiyatı, FRP’nin 4.450 rupiye çıkarılması için Birlik hükümetine baskı yapılması ve SAP’nin uygulanması bulunuyor. Shivakumar, geçen yıl ton başına 250 rupilik ek ödeme kapsamında hükümetin 50 rupilik payını ödediğini, bunun taahhüt edilen katkının %80’ine karşılık geldiğini, ancak şeker fabrikalarının kendi paylarını ödemediğini söyledi. Görüşmelere 81 şeker fabrikasının temsilcileri katılırken Birlik Bakanı Pralhad Joshi başka bir program nedeniyle toplantıda yer almadı. Üretici temsilcileri ayrıca FRP hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesini, şeker verimi hesaplarının bağımsız biçimde doğrulanmasını, ödemelerin 15 gün içinde yapılmasını ve gecikmeler için faiz uygulanmasını talep etti. Toplantıda tekrarlanan söz kesmeler ve üreticilerin somut karar talebi görüşmeleri uzattı; bazı BJP milletvekilleri de önceki protestolarda verilen vaatler nedeniyle sorgulanmalarının ardından toplantıdan ayrıldı.

Danimarka’da Kuş Gribi Görülen Hindi Sürüsündeki Yaklaşık 27 Bin Kuş İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Kuş Gribi Görülen Hindi Sürüsündeki Yaklaşık 27 Bin Kuş İtlaf Edilecek

Danimarka’nın Stokkemarke köyündeki bir hindi sürüsünde yüksek patojenik kuş gribi enfeksiyonu doğrulandı. Danimarka Veterinerlik ve Gıda İdaresinin bildirdiğine göre enfekte sürüdeki hindilerin itlaf edilmesi gerekiyor. 26 Ekim Pazartesi günü ülkede salgın nedeniyle yaklaşık 27 bin kuşun itlaf edilmesi bekleniyor. Vaka, Danimarka’da yalnızca bir hafta içinde hindi sürüsünde görülen ikinci kuş gribi enfeksiyonu oldu. Son birkaç hafta içinde birkaç yabani kuşta da enfeksiyon tespit edildi. Danimarka makamları, kuş veya kanatlı hayvan besleyenlerden hayvanların yabani kuşlarla temasını önlemeye özellikle dikkat etmelerini istedi.

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor

Rusya, Karadeniz’de tahıl taşımacılığının güvence altına alınmasına yönelik önerileri inceliyor ve Türkiye dahil çeşitli ülkelerle görüşüyor. Ancak Moskova, 2023’te askıya alınan tahıl anlaşmasının yeniden başlatılması için şu anda gerekli koşulların oluştuğunu düşünmüyor. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Alimov tarafından 26 Ekim Pazartesi günü yapıldı. Alimov, istişarelerin sürdüğünü ancak uluslararası arabuluculukla yaklaşık dört yıl önce oluşturulan mekanizmaya hızlı bir dönüş ihtimali görmediğini söyledi. Karadeniz Tahıl Girişimi; Ukrayna, Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler tarafından, Ukrayna limanlarından tahıl, gıda ve gübre ihracatının güvenli biçimde sürdürülmesi amacıyla imzalanmıştı. Rusya, anlaşmadan çekilirken kendisini ilgilendiren koşullara uyulmadığını ve Karadeniz’de Rus gemilerine yönelik Ukrayna saldırılarını gerekçe göstermişti. Savaş, iki ülkenin tarım ürünleri ihracatını da etkiliyor. Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar, Kiev’in deniz yoluyla tahıl akışını önemli ölçüde azaltırken, Ukrayna’nın drone saldırıları Rusya’yı kendi ihracatı için alternatif güzergâhlar aramaya yöneltiyor. Ukrayna’nın tahıl ve bitkisel yağ ihracatının %90’dan fazlası Odesa bölgesindeki limanlardan yapılıyor.

Suriye, 231 Yumuşak Buğday Genetik Materyalini Geri Kazandı
Görsel kaynağı: Al-Thawra Al-Souria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, 231 Yumuşak Buğday Genetik Materyalini Geri Kazandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Bakanlığına bağlı Genel Tarımsal Bilimsel Araştırmalar Kurumu, İngiliz John Innes Buğday Araştırma Enstitüsüyle iş birliği içinde 231 yumuşak buğday genetik materyalini geri kazandı. Materyalin bir bölümü, 20. yüzyılın başlarında Suriye topraklarından toplanmıştı. Gelişme, 26 Ekim 2026'da kurumun Şam'daki merkezinde düzenlenen bilimsel derste ele alındı. Kurum yetkililerine göre geri kazanılan materyal; kuraklık, yüksek sıcaklık ve tuzluluğa dayanıklılığın yanı sıra kalite özellikleri taşıyor. Genetik kaynaklar bankasında korunacak materyal, mevcut Suriye çeşitleriyle melezleme programlarında kullanılacak. Araştırmaların amacı, iklim değişikliğine ve zararlılara daha dayanıklı, üretimi ve kalitesi yüksek yeni buğday çeşitleri geliştirmek.

Rus Araştırma Gemisi Fas Atlantik Kıyısında Balıkçılık Araştırması Başlattı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Rus Araştırma Gemisi Fas Atlantik Kıyısında Balıkçılık Araştırması Başlattı

Rusya Federal Balıkçılık Ajansına ait Atlantida araştırma gemisi, Fas’ın Atlantik kıyısı boyunca 45 gün sürecek bir saha misyonuna başladı. Geminin 145 trol çekimi yapacağı çalışmada, büyüme aşamasındaki balıkların yanı sıra sardalya, uskumru, yılan balığı ve hamsi gibi küçük pelajik türlerin bolluğu değerlendirilecek. Ajans temsilcisi Mikhail Tarasov, kampanyanın Faslı ve Rus araştırmacılar arasındaki yakın iş birliğiyle yürütüldüğünü belirtti. Rabat yönetimi, yerel filo ile bölgede faaliyet gösteren Rus filosunun yıllık av kotalarını bu ortak bilimsel misyonlardan elde edilen sonuç ve raporlara dayanarak belirliyor. Operasyonların hukuki çerçevesini, Moskova ile Rabat arasında 15 Mart 2016’da imzalanan anlaşma oluşturuyor. Anlaşma Rus filosuna Fas’ın Atlantik kıyısında küçük pelajik balık avlama erişimi sağlarken, toplam av miktarını, faaliyet bölgelerini, referans fiyatları ve izin verilecek gemi sayısını belirleme yetkisini Rabat’a bırakıyor. İzin verilen gemi sayısı en fazla 10 ve operasyonlar iki ülkenin ortak komitesinin denetimine tabi. Aynı geminin Ekim-Aralık 2015’teki önceki kampanyasında Safi ile El Aaiún arasındaki bölgede 143 trol çekimi yapılmış, uskumru avın %69’unu oluşturmuştu. Rus yetkililer, yeni çalışmanın ardından Fas’ın Atlantik sularındaki yıllık av hacminin başta uskumru ve çipura olmak üzere 90.000-100.000 tona çıkarılmasını bekliyor.

Drenas'ta Çiftçilere 92 Tarım Makinesi Dağıtıldı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Drenas'ta Çiftçilere 92 Tarım Makinesi Dağıtıldı

Kosova’daki Drenas Belediyesi, yerel çiftçilere 92 tarım makinesi dağıttı. Proje kapsamında 34 buğday ekim makinesi, 16 mısır ekim makinesi ve 42 freze teslim edildi. Dağıtım, belediye ile Islamic Relief arasındaki iş birliği çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplam değeri 110 bin 873,40 euro olan yatırımın %55’i Islamic Relief, %45’i ise Drenas Belediyesi tarafından karşılandı. Yararlanıcı çiftçiler de faydalandıkları ekipman bileşeninin değerinin %30’una katkı sağlıyor. Belediye, desteğin çiftçilerin çalışma koşullarını ve yerel tarımsal üretim kapasitesini geliştirmesini amaçlıyor.

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek

Bulgaristan Çiftçi Birliği, tarım sektörünün rekabet gücünü ve sürdürülebilir kalkınmasını artırma yollarını ele almak üzere 27 ve 28 Ekim 2026'da Sofya'da yuvarlak masa toplantısı düzenleyecek. AB tarafından ortak finanse edilen Teknik Yardım Programı kapsamında gerçekleştirilecek etkinlik, Sofya'daki Merkez Kooperatif Birliği binasında yapılacak. Toplantının açılışını Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Krasimir Çakarov yapacak. Toplantıya devlet ve yerel kurumların, çiftçilerin, sektör kuruluşlarının, bilim ve eğitim kurumlarının, iş dünyasının ve finans sektörünün temsilcileri katılacak. Katılımcılar Bulgar tarımının karşılaştığı sorunları, üretimin modernizasyonu için seçenekleri ve kurumlar, işletmeler, bilim çevreleri ile üreticiler arasındaki ortaklıkların sektörün sürdürülebilir kalkınmasına katkısını değerlendirecek. Programın merkezinde tarım işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliği, verimlilik artışı ile yenilikler ve yeni teknolojilerin üretimin modernizasyonundaki rolü bulunacak. Ortak Tarım Politikası'nın gelir desteği sağlama, rekabet gücünü artırma ve tarım ile işleme sektörlerini modernleştirme işlevi de tartışılacak. Risk yönetimi araçları ise iklim istikrarsızlığı, piyasa dalgalanmaları ve artan üretim maliyetleri bağlamında ele alınacak. Görüşmelerde mevcut destek mekanizmalarının daha etkin kullanılması ve işletmelerin ihtiyaçlarıyla finansman ve yatırım olanakları arasındaki bağlantının güçlendirilmesi de gündeme gelecek. Tarım ürünlerinde katma değerin işleme, kooperatifleşme ve kısa tedarik zincirleri yoluyla artırılması; Bulgar ürünlerinin iç ve uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi hedefleri değerlendirilecek. Finansal sürdürülebilirlik başlığında sigorta araçları, karşılıklı yardım fonları, kriz önlemleri, banka finansmanı ve yatırımların modernizasyon, dijitalleşme ve yenilikleri destekleme kapasitesi incelenecek.

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağ Gülüne Özel Destek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan, Yeni OTP’de Yağ Gülüne Özel Destek İstiyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Bulgaristan hükümeti, Avrupa Birliği’nin (AB) yeni Ortak Tarım Politikası (OTP) düzenlemesine yağ gülü için özel bir destek müdahalesi eklenmesini istiyor. Hükümetin onayladığı ülke tutumu, 26-27 Ekim 2026’da Lüksemburg’da yapılacak AB Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında ele alınacak düzenleme önerisi kapsamında sunulacak. Bulgaristan ayrıca alan bazlı azalan ödemelerin azaltılması ve sınırlandırılmasının üye ülkeler açısından gönüllü kalmasını, ulusal tarım yapısına göre yeterli esneklik sağlanmasını savunuyor. Ülke, ödeme indirimleri ve tavanları uygulanmadan önce yararlanıcıların tarımsal faaliyetleriyle bağlantılı işçilik giderlerinin düşülebilmesini de talep ediyor. Bulgaristan, OTP bölümünde önemli zarar vermeme (DNSH) ilkesinin uygulanmamasını ve desteklerin kesintiye uğramaması için geçiş önlemleri alınmasını istiyor. Sofya, ticaret anlaşmalarının serbestleştirilmesinin AB iç pazarında baskı oluşturmamasını ve Avrupa tarım üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmamasını talep ediyor. Ayrıca hayvan hastalıklarında AB bölgeselleştirme ilkelerinin üçüncü ülkelerle diyalogda ve serbest ticaret anlaşmalarında önceliklendirilmesini savunuyor. Konseyde Baltık Denizi için 2027 balıkçılık fırsatlarına ilişkin siyasi anlaşma hedeflenirken, Bulgaristan bu düzenlemeden doğrudan etkilenmeyecek.

Şam Teknik Mezbahası Eylülde 20 Binden Fazla Hayvan Kesti
Görsel kaynağı: Sham Times · Özgün haber
Veri haberi

Şam Teknik Mezbahası Eylülde 20 Binden Fazla Hayvan Kesti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Şam Teknik Mezbahası, eylül ayında koyun, keçi, sığır ve develerden 20 binden fazla başın kesildiğini bildirdi. Mezbaha Müdürü Halid Karkura’nın SANA’ya yaptığı açıklamaya göre günlük ortalama kesim, erkek Awassi koyunlarında yaklaşık 500, erkek ve dişi keçilerde yaklaşık 150 baş oldu. Deve, sığır, buzağı ve dişi sığırlarda günlük toplam ise yaklaşık 24 başa ulaştı. Kesim süreci, hayvanların veteriner hekimler ve veteriner denetçilerinden oluşan ekip tarafından muayene edilmesiyle başlıyor. Kesim sonrasında etler insan tüketimine uygunluk açısından yeniden inceleniyor. Sağlık koşullarını karşılayan etler resmi mühürle işaretlenerek soğutmalı araçlarla pazarlara ve kasaplara gönderiliyor; uygun bulunmayan etler ise mezbaha içinde imha ediliyor.

Bulgaristan'da Yağışlar Sonbaharlık Ekimleri Geciktirecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan'da Yağışlar Sonbaharlık Ekimleri Geciktirecek

Bulgaristan’da önümüzdeki günlerde etkili olması beklenen değişken hava koşulları, özellikle Doğu Bulgaristan’ın bazı kesimlerinde sonbaharlık tahılların ekimini zorlaştırıp geciktirecek. Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsünden agrometeorolog Lyubomir Marinov’un açıklamasına göre, ekim ortasına kadar ekilen ürünlerin çimlenme ve çıkış dönemi iklim normları civarında veya üzerinde seyreden günlük ortalama sıcaklıklarda ilerleyecek. Doğu ve güneybatı Bulgaristan’ın bazı bölümleri dışında tarımsal çalışmalar için uygun koşullar bekleniyor. Üreticiler geç sebzelerin bulunduğu alanları boşaltabilecek, mineral ve organik gübre uygulayabilecek. Çok yıllık bitkilerde hastalık ve zararlılara karşı ilaçlama da yapılabilecek. Yaprak dökümünün ardından meyve bahçeleri ve verimli bağlarda derin sürüm ile temel gübreleme öneriliyor; don oluşumu beklenmiyor.

Mısır Silajında Enerji Değerini Artırmak İçin Nişasta ve Kuru Madde Dengesi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Silajında Enerji Değerini Artırmak İçin Nişasta ve Kuru Madde Dengesi Öne Çıkıyor

Güney Afrika’daki süt ve besi işletmelerinde temel kaba yem kaynaklarından biri olan mısır silajının gerçek değerinin, yalnızca yüksek hacimle değil, enerji yoğunluğuyla değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Pannar Seed saha agronomisti Kerry Rowlands, üreticilerin besleme programlarında kuru madde ile nişasta arasındaki dengeye odaklanarak silajın yem verimliliğini artırabileceğini ve pahalı ticari yem katkılarına olan ihtiyacı azaltabileceğini ifade ediyor. Yüksek değerli silaj üretimi, ekimden önce toprak koşullarının yönetilmesiyle başlıyor. Özellikle toprak altı asitliğinin giderilmesi ve potasyum düzeylerinin dengelenmesi önem taşıyor; çünkü bütün bitkinin hasadı, yalnızca dane hasadına kıyasla topraktan daha fazla besin kaldırıyor. Hibrit seçiminde ise biyokütle miktarı, dane potansiyeli pahasına artırılmamalı. Rowlands’a göre dane, mısır silajının enerji değerinin %65’ine kadarını sağlayabildiği için yüksek dane verimi sunan hibritler silaj için de uygun seçenekler olabilir. Silajlık mısırda ekim sıklığı, biyokütleyi yükseltmek amacıyla dane üretimine göre genellikle %10 ila 30 daha yüksek tutuluyor. Ancak bitkilerin ışık ve besinler için aşırı rekabet etmesi koçanların küçülmesine ve nişasta yoğunluğunun azalmasına yol açabiliyor. Düzgün çıkış için toprak sıcaklığının sürekli 15°C’nin üzerinde olması ve yeterli nem bulunması gerekiyor. Kuraklık, besin eksikliği ve yaprak hastalıkları ise kök gelişimini, dane dolumunu ve nihai yemin enerji kalitesini düşürebiliyor. Hasat sonrasında da uygulama hataları silajın değerini azaltabiliyor. Sıkıştırma ve kapatma işlemlerinin dikkatle yapılması, bunker veya balyaya oksijen girmesini önlemek açısından kritik. Hava girişi maya ve küf oluşumuna, bozulmaya ve önemli yem kayıplarına neden olabiliyor. Bu nedenle yüksek kaliteli mısır silajı; toprak hazırlığı, hibrit seçimi, bitki sağlığı, hasat, sıkıştırma ve depolama aşamalarının tamamında doğru uygulamaya bağlı bulunuyor.

Hindistan’ın Gümrüksüz Pamuk İthalatını Aralık Sonuna kadar Uzatması Bekleniyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Gümrüksüz Pamuk İthalatını Aralık Sonuna kadar Uzatması Bekleniyor

Hindistan’ın, arzın sıkılaştığı dönemde pamuk ithalatına uygulanan gümrük vergisi muafiyetini aralık sonuna kadar iki ay uzatması bekleniyor. Hükümet ve sektör kaynaklarına göre uzatma, tekstil fabrikalarının maliyetlerini düşürebilir, yurt içi fiyatları sınırlayabilir ve ABD, Brezilya ile Avustralya’dan ithalatı artırabilir. Hindistan, mevsimsel arz açığını gidermek amacıyla pamuk ithalatındaki %11’lik gümrük vergisini 1 Haziran-31 Ekim arasında kaldırmıştı. Yeni sezon ürününün ekimde piyasaya gelmeye başlamasına rağmen fiyatların yüksek kalması ve üretim beklentisinin gerilemesi, fabrikaların daha uzun süreli muafiyet talep etmesine yol açtı. Bakanlıklar arası görüşmeler tamamlandıktan sonra hükümetin en az aralık sonuna kadar uzatma kararı yayımlaması bekleniyor; ilgili bakanlıklar yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. Yurt içi pamuk fiyatları 100 kilogram başına 9.000 rupinin üzerinde bulunuyor ve yeni sezon için belirlenen 8.717 rupilik taban fiyatı aşıyor. S&P Global analisti Dipanshi Agarwal, düşük üretim, beş yılın en düşük seviyesindeki yaklaşık %31’lik stok-kullanım oranı ve güçlü tekstil talebinin uzatma gerekçesini desteklediğini söyledi. Ticaret tahminlerine göre üretim 2026-27 sezonunda 29 milyon balyanın altına inerken talep 34 milyon balyanın üzerine çıkabilir.

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı

Moldova, Ocak-Eylül 2026 döneminde 318.300 ton mısır ihraç etti. Bu miktar, 2025 yılının tamamında gerçekleştirilen 221.300 tonluk ihracatı aşarken, 2024'teki 305.800 tonluk hacmin de üzerine çıktı. İlk dokuz aydaki ihracatın 2025'in tamamına göre yaklaşık %44 daha yüksek olduğu bildirildi. Ekonomist Iurie Rija, gelişmenin başlıca nedenini 2025'te mısır hasadının geç yapılması ve ihracatın bir bölümünün 2026'ya kayması olarak açıkladı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde Moldova mısırı ihracatı 28.200 ton oldu. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artış göstererek son dört yılın temmuz-eylül dönemleri içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak çeyrek boyunca sevkiyatlar belirgin biçimde yavaşladı; aylık ihracat temmuzdaki 21.500 tondan ağustosta 3.400 tona, eylülde ise 3.300 tona geriledi. Kaynak, bu düşüşü önceki hasattan kalan stokların kademeli olarak tükenmesine ve sezon sonunda ihracata sunulan mısırın azalmasına bağlıyor. Temmuz-eylül döneminde mısırın ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 4,33 Moldova leyi oldu. 2025'in aynı döneminde bu değer 4 ley seviyesindeydi ve yıllık artış yaklaşık %8 olarak hesaplandı. Daha yüksek fiyatlar ihracatçıların gelirlerini desteklerken, sezon sonundaki sınırlı tahıl arzını ve dış alıcıların artan tedarik maliyetlerini de yansıttı. Üçüncü çeyrekte Lübnan, 12.500 tonla Moldova mısırının başlıca alıcısı oldu. Ukrayna 4.200 tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatlar, mısırın Reni limanına demiryoluyla taşınıp yeniden ihraç edilmesi nedeniyle transit nitelikteydi. Diğer alıcılar arasında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bulundu. Ekimdeki uzun süreli yağışların hasadı geciktirdiği, yeni mahsulün ana ihracat hacimlerinin 2027'nin ilk yarısında piyasaya ulaşabileceği belirtildi.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti

Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken yaklaşık 5 milyon ton tahılın ne kadar hızlı ve hangi maliyetle sevk edileceği, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik drone saldırıları ve bazı gemicilik şirketlerinin Bulgaristan limanlarına seferleri reddetmesi nedeniyle belirsizleşti. Tarım sektörü, deniz taşımacılığındaki aksamanın uzaması hâlinde tahılın satılamayabileceği, alım fiyatları üzerinde baskı oluşabileceği ve çiftliklere yapılacak ödemelerin gecikebileceği uyarısında bulundu. Hükümet ise Varna ve Burgaz’a hizmet veren toplam gemi trafiğinin düşmediğini savunuyor. Başbakan Rumen Radev, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığının verilerine göre 1-19 Ekim döneminde 2025’in aynı dönemine kıyasla 30 gemi daha fazla hareket ettiğini, eylüle göre ise değişiklik olmadığını söyledi. Tarım ve Gıda Bakanlığı, gıda üreticileriyle iletişimi sürdürdüğünü ve tarımsal ürün ithalatı ile ihracatına ilişkin gümrük verilerini izlediğini açıkladı. Bakanlık ayrıca Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı ile deniz taşımacılığında sorun yaşanması ihtimaline karşı alternatif güzergâhları görüşüyor. Ek önlemlere ihtiyaç duyulması hâlinde kararların durum değerlendirmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun ardından ulusal düzeyde alınacağı belirtildi. Ancak sektör temsilcileri, yalnızca demir yolu ve kamyonlarla 5 milyon ton tahılın gerekli sürede taşınamayacağını ifade ediyor. Türkiye üzerinden kara güzergâhlarının aktarma için ek maliyet, Yunanistan’daki limanların kullanımının da ilave gider getirdiği aktarılıyor. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki sektör kuruluşları konseyi başkanı Martin Yanev, Karadeniz’de gemi trafiği ve mevcut kapasitenin %20’den fazla gerilediğini söyledi. Yanev’e göre artan risk, Varna ve Burgaz’da yükleme yapması beklenen gemiler için kiralama seferlerinin iptal edilmesine yol açtı. Sigorta primlerinin son saldırılardan önce beş kat arttığını belirten Yanev, taşıma maliyetlerindeki yükselişin tüccarların tahıl için teklif etmeye hazır olduğu tutarı azaltabileceğini kaydetti. Bununla birlikte gemi sahipleri birliği başkanı Aleksandar Kalçev, sigortaların tüm gemiler için pahalanmadığını ve Bulgaristan ile Romanya limanlarına seferlerin daha uzun bir rota üzerinden düzenlenebileceğini söyledi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, altı geminin Bulgaristan limanlarında tahıl yüklemeyi reddettiğini, ancak ihracatın sürdüğünü ve başka gemilerin bulunabileceğini belirtti. Varna Limanı verilerine göre 22 Ekim’de kolza ve buğday yüklü iki geminin hareketine izin verildi; Burgaz Limanı’ndaki son tahıl ihracatı ise 20 Ekim’de gerçekleşti. Prodanov, yeni bir saldırının gemi sahiplerinin kararını saatler içinde değiştirebileceğini ve retlerin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz bilinmediğini söyledi. Radostina Jekova ise 5 milyon ton buğdayın ihraç edilememesi hâlinde yeni hasatla birlikte stokların 12-13 milyon tona çıkabileceği uyarısında bulundu.

Afrika Kalkınma Bankası Fas İçin 487 Milyon Dolarlık Finansmanı Onayladı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Afrika Kalkınma Bankası Fas İçin 487 Milyon Dolarlık Finansmanı Onayladı

Afrika Kalkınma Bankası, Fas için 21 Ekim 2026'da 487 milyon dolarlık finansmanı onayladı. 22 Ekim'de duyurulan kaynak, Ekonomik Yönetişimin ve İklim Direncinin Güçlendirilmesini Destekleme Programı'nın (PGRCC) üçüncü aşamasını oluşturuyor. Program, Fas ekonomisinin dönüşümünü ve dış şokları absorbe etme kapasitesini desteklemeyi amaçlıyor. Finansmanın tarım açısından öne çıkan bölümü, su ve elektrik sektörlerinin yönetişiminin modernleştirilmesi ile iklim konularının kamu politikalarına daha iyi entegre edilmesi. Bu bileşen, tarım sektörünü aşan ekonomik ve kurumsal reformlarla birlikte yürütülüyor. Program kapsamında ek sulanan alan, tarımsal hidrolik yapı veya işletmelerin doğrudan erişebileceği bir yardım mekanizması açıklanmadı. Bu nedenle finansman, ekipman ya da sulama alanlarına yönelik doğrudan bir yatırım duyurusu niteliği taşımıyor. Diğer hedefler arasında kamu yönetiminin etkinliğinin artırılması, özel yatırımların harekete geçirilmesi, kamu işletmeleri, kamu-özel ortaklıkları, iş ortamı, KOBİ'ler, inovasyon ve küresel değer zincirlerine entegrasyon bulunuyor. Tarım ve tarımsal gıda şirketlerine özel bir tahsis belirtilmediği için onay, tek başına çiftçilere yeni yardım veya belirli tarımsal yatırımların başladığını göstermiyor.