ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

307 haber · Sayfa 8

Ortak Mülkiyetteki Tarım Arazilerinde Kira ve Satış Kuralları Açıklandı
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Ortak Mülkiyetteki Tarım Arazilerinde Kira ve Satış Kuralları Açıklandı

Fransa’da birden fazla mirasçıya ait ortak mülkiyetteki tarım arazilerinin yönetiminde, çoğu işlem için tüm ortakların onayı gerekiyor. Medeni Kanun ise payların üçte ikisi çoğunluğuna sahip ortağa kira bedelini belirleme ve tahsil etme, kırsal kira sözleşmesini sona erdirme veya sınır belirleme gibi yönetim işlemlerini yapma imkânı tanıyor. Buna karşılık, ortak arazi üzerinde kırsal kira sözleşmesi yapılması için tüm ortakların onayı şart. Onay vermeyen ortaklara karşı ileri sürülemeyen sözleşme, diğer ortakların özel yetki verdiği bir kişi tarafından tek başına da imzalanabiliyor. Anlaşmazlık halinde mahkeme, kira sözleşmesinin yapılmamasının ortaklığın ortak menfaatini tehlikeye atıp atmadığını değerlendiriyor. Fransız Yargıtayı’nın 29 Ocak 2026 tarihli kararında, bağış sırasında mevcut kira sözleşmesini bilen ve sonradan malik olan ortağa karşı, tek ortak tarafından imzalanan sözleşmenin ileri sürülebileceği belirtildi. Tarım arazisinin satışı da kural olarak oybirliği gerektiriyor; ancak tüm ortakların menfaatine dayanan gerekçeli bir satış projesiyle mahkemeden izin istenebiliyor. Ortaklık yönetilemez hale gelirse, önce uzlaşma girişimleri kanıtlanarak yargısal paylaşım talep edilebiliyor.

Çekya’da Sığırlarda Shamonda Virüsü İçin İnceleme Başlatıldı
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber

Çekya’da Sığırlarda Shamonda Virüsü İçin İnceleme Başlatıldı

Çekya Devlet Veterinerlik İdaresi (SVS), ekim ayından bu yana sığırlarda görülen düşük, ölü doğum ve yaşama gücü olmayan buzağı vakalarının bir bölümünü Shamonda virüsü yönünden inceliyor. Virüs, Çekya’da şu ana kadar doğrulanmış değil; ancak kurum seçilmiş vakalar için araştırma yürütüyor. Arşiv notu — 26 Ekim 2026: Bu haber, 12 Ekim 2026 tarihli kaynak yayınının o dönemdeki değerlendirmelerini korur. İnsan sağlığı konusunda metindeki eski değerlendirme güncel bir güvence değildir; aşağıdaki güncel bağlam, ECDC’nin 22 Ekim açıklamasıyla bu bilgiyi yeniler. Shamonda virüsünün Avrupa’daki ilk vakaları yaz aylarında İsviçre’de tespit edildi. Daha sonra Almanya, Avusturya, Fransa ve diğer ülkelerde de görülen virüsten başta sığırlar etkilenirken koyun, keçi, at ve alpakalarda da doğrulama yapıldı. Friedrich-Loeffler-Institut bilim insanları Avrupa’da iki farklı varyantın yayıldığını belirledi; bu varyantların hastalık şiddeti bakımından farklı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Virüs, Culicoides cinsine bağlı kan emen tatarcıklarla taşınıyor. Enfekte hayvanlarda ateş, iştahsızlık ve ishal görülebiliyor; süt sığırlarında süt verimi düşebiliyor. Gebe dişilerde enfeksiyon, ölü veya şekil bozukluğu bulunan yavruların doğmasına yol açabiliyor. Yetiştiriciler klinik belirti gösteren hayvanları da test ettirebiliyor, ancak masrafları kendileri karşılıyor. Olası bir doğrulama halinde şu aşamada olağanüstü önlem planlanmıyor. Mevcut bilgilere göre virüs insanlar için risk taşımıyor. Güncel bağlam — 26 Ekim 2026: Shamonda virüsü (SHAV), Simbu serogrubundaki bir orthobunyavirüstür; ilişkili olduğu Schmallenberg virüsüyle aynı virüs değildir. APHA ve IVI’nin bilgilerine göre hayvanlar arasında başlıca Culicoides cinsi sokucu küçük sineklerle taşınır. Ateş, ishal, halsizlik ve süt veriminde düşüş gibi belirtiler başka hastalıklarda da görülebildiği için veteriner değerlendirmesi gerekir. ECDC’nin 22 Ekim 2026 açıklamasına göre Fransa’da ciddi bir hastalık nedeniyle tedavi gören bir kişide ilk insan enfeksiyonu bildirildi. Enfeksiyonun nasıl edinildiği ve virüsün hastanın ölümüne katkısı araştırılmaktadır. Bu yeni bilgi nedeniyle arşivdeki insan sağlığı değerlendirmesi güncel durumun kesin bir ifadesi olarak okunmamalıdır.

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, yerli tarımsal üretimin korunması için başta Bakanlar Konseyi olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem alınmasını istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların çiğ süt alım fiyatını düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını belirtti. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve en etkili koruma önleminin bu ürünün ithalatını azaltmak olduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık da sektördeki baskıyı artırdı. Silajlık mısırda %50'yi aşan zarar, hayvan yemi üretimini azalttı ve kış aylarında hayvanların beslenmesini tehdit etti. Bićo, çiftliklerin özellikle yem eksikliği nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bosna-Hersek'te çiğ sütün litresi için 55 ila 80 fening ödendiğini aktaran Bićo, bu fiyatın aynı miktardaki sütün üretim maliyetini karşılamadığını söyledi. Bićo, çiğ süt üretiminin Sırbistan'ın geçen mayısta Bosna-Hersek'ten süt ithalatını yasaklamasından bu yana arttığını, ancak pazarın yetersiz kaldığını ifade etti. Ona göre yerli üreticiler en iyi koşullarda ülke ihtiyaçlarının yaklaşık %35'ini karşılıyor; kuraklık yıllarında bu oran %20'nin altına iniyor. Uzun vadede peynir ve diğer süt ürünleri için yerli mandıralara yatırım yapılmasını öneren Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük vergileri konusunda yetkili Bakanlar Konseyi'nin son dört yıldır bu konuyu görüşmediğini söyledi. Önlem alınmaması halinde çiftçilerin süt taşıyan ithalat tankerlerini durdurmak için sınırları bloke edebileceğini de belirtti.

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış

Paraguay’ın kanatlı ürünleri ihracatı, Eylül 2026 sonunda 14.690 tona ulaştı. La Nación’un Avipar ve Ulusal Hayvan Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senacsa) verilerine dayandırdığı habere göre bu miktar, Eylül 2025’teki 7.663 tona kıyasla %92’lik artış anlamına geldi. İhracat gelirleri de aynı dönemde 8,3 milyon ABD dolarından 39,6 milyon ABD dolarına yükseldi; haberde yıllık artışın %300’ün üzerinde olduğu belirtildi. Avipar Başkan Yardımcısı Blanca Ceuppens, rekoru daha yüksek işlenen ürün hacmi, Afrika pazarlarındaki güçlü talep ve Asya’da daha yüksek ticari değere sahip yeni destinasyonların açılmasıyla açıkladı. Ceuppens ayrıca üretim kapasitesi, arz ve pazarın ürünleri absorbe etme kapasitesinin artırıldığını, sanayinin kurulu kapasitesinin teknik ve operasyonel verimlilikle çalıştığını söyledi. Ceuppens’e göre 2026 boyunca iç üretimdeki sürdürülebilir artış; altyapı yatırımları, işleme teknolojisi ve sıkı biyogüvenlik programlarıyla desteklendi. İç pazar, artan tüketimle birlikte sektörün ana hacim temeli olmayı sürdürürken, üretim fazlası ile uluslararası talep gören belirli kesimler dış ticaret kanalıyla değerlendirildi. Ceuppens, yılın kalan bölümünde kesim hızının artmasını ve üretimin rekor düzeyde kapanmasını beklediğini aktardı. Tayvan, sektörün stratejik büyüme odağı olarak öne çıktı. Temmuz ortasındaki ilk sevkiyatların ardından bu ülkeye düzenli gönderilerin kademeli olarak büyüdüğü ve aylık 300 tona ulaşılmasının hedeflendiği bildirildi. Senacsa bültenine göre Eylül sonunda Irak, kanatlı ürünleri alımlarında %33 payla ilk sırada yer aldı; Vietnam %14, Arnavutluk ve Kosova ise %8’er pay aldı.

Hırvat Arıcılar Tağşişli Bal ve Pazar Sorununa Dikkat Çekti
Görsel kaynağı: Dnevno · Özgün haber
Veri haberi

Hırvat Arıcılar Tağşişli Bal ve Pazar Sorununa Dikkat Çekti

Hırvatistan’ın Đurđevac kentinde Pčelarska udruga Bagrem tarafından düzenlenen Medveni den etkinliği, arıcılık ve arı ürünlerini tanıtırken balın özgünlüğü ve üreticilerin pazarlama sorunlarını da gündeme taşıdı. Etkinlikte 42 katılımcı yer aldı; ziyaretçiler farklı bal türlerini ve diğer arı ürünlerini tattı. Podravina bölgesindeki çocukların katıldığı bir program da düzenlendi. Etkinlik kapsamında il düzeyinde bal değerlendirmesi yapıldı. Yarışmaya 37 numune katılırken bunların 18’i altın, 18’i gümüş ve biri bronz diploma aldı. Serginin şampiyonu Luka Pintar’ın akasya balı oldu. Marijan Gašparov’un ıhlamur balı en iyi ıhlamur balı seçilirken, diğer bal kategorisinde Tatjana Hapavel’in bal çiği balı ödül kazandı. Pčelarska udruga Bagrem Başkanı Mario Rogoz, hava koşullarının arıcılar açısından elverişli geçtiğini ve bu yılki verimlerin iyi olduğunu söyledi. Bununla birlikte Rogoz, balın pazarlanmasında sorun yaşandığını belirtti. Rogoz’a göre büyük perakende zincirlerinin çoğunda kalitesi şüpheli veya tağşiş edilmiş ürünler satılıyor; bu durum Podravina ballarının fiyatlarını düşürüyor ve üreticilerin ürünlerini pazara sunmasını zorlaştırıyor. Arıcılar, tağşişli balı uygun laboratuvar analizleri olmadan ayırt etmenin giderek zorlaştığını bildiriyor. Tağşişin bala daha ucuz şeker şurupları eklenmesiyle veya ürünün botanik ya da coğrafi kökeninin yanlış etiketlenmesiyle yapılabileceği belirtiliyor. Balın rengi, kokusu, tadı, yoğunluğu ya da kristalleşme hızı tek başına özgünlük kanıtı sayılmıyor. Suya bırakma veya kâğıt üzerinde deneme gibi ev tipi testlerin de güvenilir doğrulama sağlamadığı aktarılıyor. Tüketicilere tanınan arıcılardan doğrudan alışveriş yapmaları öneriliyor; bu yöntem ürünün kökenini ve üretim biçimini kontrol etmeyi kolaylaştırabilir. Ancak doğrudan satın alma kesin güvence olarak değerlendirilmiyor. Tüketicilerin korunması için ürün izlenebilirliği, uygun resmi kontroller ve piyasadaki sahteciliğe karşı etkili mücadele de gerekli görülüyor. Kaynakta ayrıca balın bir yaşından küçük çocuklara, bebek botulizmi riski nedeniyle verilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Rus Tahıl İhracatçıları Sevkiyat Rotalarını Değiştiriyor
Fotoğraf: Сергей Куксин · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahıl İhracatçıları Sevkiyat Rotalarını Değiştiriyor

Rus tahıl ihracatçıları, sevkiyatları Azak-Karadeniz havzasından Baltık, Uzak Doğu ve Hazar yönlerine kaydırıyor. Lojistikteki yeniden yapılanma ve ihracatın genişletilmesi, Rusya’daki “Zolotaya Osen” fuarında ele alındı. Tarım Bakan Yardımcısı Maksim Borovoy, ekimde Baltık limanlarından 1,5 milyon tondan fazla tahıl sevk edilmesinin planlandığını ve bu miktarın önceki tarım sezonunun tamamında taşınan hacme eşit olduğunu açıkladı. Hükümet taşımacılığın desteklenmesi için 9,7 milyar ruble ayırdı. Ancak mevcut sübvansiyon programı tahılın çıkarıldığı tüm bölgeleri kapsamıyor. Tarım Bakanlığı, Krasnodar Krayı, Astrahan ve Dağıstan yönlerinin, ayrıca olası olarak Rostov bölgesinin indirimli taşıma desteğine alınmasını önerdi. Borovoy, Başbakan Yardımcısı Dmitriy Patruşev’in öneriyi desteklediğini belirtti. Rusya Tahıl Birliği İcra Direktörü Kseniya Bolomatova’ya göre Rus tahıl ihracatının daha önce yaklaşık %80’i Karadeniz üzerinden yapılıyordu ve bu nedenle Baltık yönüne daha az önem veriliyordu. Baltık güzergâhı Orta Doğu, Türkiye ve Kuzey Afrika’ya sevkiyat için elverişli olsa da bazı Asya ülkelerine daha uzun taşıma mesafesi Rus tahılının fiyat rekabetçiliğini azaltıyor. 2026/27 tarım sezonunun başından bu yana İran ve Çin 1,1’er milyon tonla en büyük alıcılar olurken, Mısır 873 bin, Türkiye 583 bin ve Azerbaycan 448 bin ton aldı. Piyasa aktörleri Uzak Doğu’da depolama ve liman kapasitesini artırıyor. Slavyanka Limanı’ndaki derin su rıhtımının ayda 200 bin tona kadar tahıl elleçlemesi bekleniyor; gemi filosunun bir bölümü de İran’a sevkiyat kapasitesini artırmak üzere Hazar’a yönlendirildi. Birliğin değerlendirmesine göre Rusya’nın mevcut sezondaki ihracat potansiyeli 60 milyon tonu aşıyor. Lojistik kısıtlar sevkiyatı azaltırsa diğer ihracatçıların açığı tamamen kapatamayacağı ve bazı pazarlarda fiyatların artabileceği uyarısı yapıldı.

Yunanistan’da Drone ile Kısır Böcek Salımı Gerçekleştirildi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Drone ile Kısır Böcek Salımı Gerçekleştirildi

Yunanistan’da Akdeniz meyve sineğinin kısır bireyleri ilk kez drone kullanılarak başarıyla salındı. Uygulama, Horizon 2020 tarafından finanse edilen ve Almanya’daki Giessen Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen ACT araştırma programı kapsamında gerçekleştirildi. Programa Yunanistan’dan Tesalya Üniversitesi, ELGO-DIMITRA ve Patras Üniversitesi katıldı. ACT’nin Yunanistan ayağında Akdeniz meyve sineği model organizma olarak kullanılarak Bactrocera dorsalis ve Bactrocera zonata türlerinin kontrolü simüle edildi. Son yıllarda Yunanistan’da tespit edilen bu iki türün ülkeye kalıcı olarak yerleşebileceğine dair göstergeler bulunduğu belirtildi. Araştırmacıların değerlendirmesine göre, yeni bir istilacı sinek türü tespit edilirse yaklaşık altı ay içinde kısır böceklerin seri üretileceği birim kurulabilir ve popülasyonu sınırlamak için planlı salımlar başlatılabilir. Kısır Böcek Tekniği’nde kısır erkekler yabani dişilerle çiftleşiyor, ancak yavru oluşmadığı için böcek popülasyonu zamanla azalıyor. Kaynağa göre yöntem insektisit kullanılmadan ve biyolojik çeşitlilik üzerinde etki oluşturmadan uygulanabiliyor. Teknik, yeni istilacı türlerin tespit edildiği Attika gibi kentsel alanlarda önem taşıyor; böceklerin kent içindeki ağaçlarda gelişmesi nedeniyle geleneksel ilaçlamanın bu bölgelerde pratik olarak mümkün olmadığı aktarılıyor. Naousa’daki pilot programda yaklaşık 350 dönümlük alana her hafta yaklaşık 200.000 kısır böcek salındı. Böcekler, drone’a takılan özel bir kasetten uçuş sırasında kademeli olarak bırakıldı; kasetin boyutu ve böcek sayısı kapsanacak alan ile uygulamanın ihtiyaçlarına göre ayarlanabiliyor. Araştırmacılar yöntemin daha geniş alanlara uygulanabileceğini, ancak büyük ölçekli çalışmaların önemli mali kaynak gerektirdiğini ve maliyetin yalnızca üreticiler tarafından karşılanamayacağını belirtti.

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, tarımda yerli üretimin korunması için Bakanlar Konseyi başta olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların fiyatları düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını, kuraklığın da hayvan yemi üretimini tehdit ettiğini bildirdi. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin ülke içindeki pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek en etkili önlemin çiğ süt ithalatının azaltılması olduğunu söyledi. Bićo, uzun vadede süt ihraç edilirken bu sütten yapılan pahalı peynirlerin ithal edilmesi yerine yerli mandıralara yatırım yapılmasını ve peynir ile diğer süt ürünlerinin ülkede üretilmesini önerdi. Bićo’nun aktardığına göre Sırbistan, kendi üreticilerini korumak amacıyla geçen mayıstan bu yana Bosna-Hersek’ten süt ithalatını yasakladı. Bunun ardından Bosna-Hersek’teki alıcılar çiğ süt fiyatını litre başına 55, 60 ila 80 fenige indirdi. Bićo, bu bedelin üretim maliyetlerini karşılamadığını ve çiftliklerin kapanması riski bulunduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık nedeniyle silajlık mısırdaki zararın %50’yi aştığını, bunun da kışlık hayvan yemi arzını tehlikeye attığını belirtti. Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük tarifeleri konusunda yetkinin Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi’nde olduğunu, ancak Konseyin son dört yılda bu önlemleri gündeme getirmediğini savundu. Çiftçiler gelecek hafta tarımdaki durumu görüşmek üzere yeni adımlar belirleyeceklerini, sonuç alınmaması halinde süt taşıyan tankerleri durdurmak için sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Federasyondaki üretimin genel durumuna ilişkin değerlendirmesinde Bićo, yerli üreticilerin en iyi koşullarda ihtiyaçların yaklaşık %35’ini karşıladığını, kurak yıllarda bu oranın %20’nin altına indiğini söyledi. İlkbahar ekimi için vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt yardımının henüz yapılmadığını da belirten Bićo, üreticilerin litre başına 4 KM yakıt kullandığını ifade etti.

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip

Nature dergisinde yayımlanan ve 198 ülke ile 209 tarım-gıda ürününü kapsayan araştırma, küçük işletmelerin küresel gıda tedarikindeki rolünün büyük tarım sistemlerinin ağırlığına rağmen yüksek olduğunu ortaya koydu. Çalışmada işletme büyüklüğü, üretim yapısı ve uluslararası ticaret verileri birlikte değerlendirildi. 20 hektara kadar olan işletmeler, OECD ülkelerinde ortalama gıda tüketiminin %31,1'ini sağlarken bu oran OECD dışındaki ülkelerde %44,2'ye ulaştı. Buna karşılık 50 hektardan büyük işletmelerin ortalama gıda tüketimindeki payı OECD ülkelerinde %41,3, OECD dışındaki ülkelerde ise %28,3 olarak hesaplandı. Araştırmaya göre gelişmiş ülkelerde büyük tarım sistemleri iç üretimde baskın olsa da bu ülkelerde tüketilen gıdanın önemli bir bölümü, gelişmekte olan ülkelerdeki üreticiler de dahil olmak üzere küçük işletmelerden geliyor. Çin ve Hindistan'da küçük üreticiler iç tarımda önemli bir rol oynuyor. Ancak iki ülke aynı zamanda büyük işletmelerde üretilen yüksek miktarda tahıl ve yağlı tohum ithal ediyor. Nüfus ve yaşam standardındaki artışın bu ürünlere talebi artırabileceği, bunun da Güney ve Orta Amerika'da büyük sanayileşmiş çiftliklerin genişlemesini ve daha çeşitli küçük üretim sistemlerinin zarar görmesini teşvik edebileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin uluslararası pazarın yeni taleplerine uyum sağlamakta çoğu zaman sınırlı imkânlara sahip olduğuna dikkat çekiyor. Avrupa Birliği'nin ormansızlaşmaya katkı vermeyen ürünler düzenlemesi (EUDR), parsellerin jeolokasyonu ve ürünlerin izlenebilirliği için daha sıkı şartlar getiriyor. Bu yükümlülükler kooperatiflerde örgütlenen üreticiler için daha kolay karşılanabilirken bağımsız küçük işletmelere ek örgütsel ve finansal yük getirebiliyor. ABD ve Avrupa'dan kalkınma yardımının azalması da küçük üreticilere ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarına yönelik desteği sınırlayabilir. Araştırmacılar, küçük işletmelerin katkısını tanıyan ve onlara hedefli destek sağlayan politikalar çağrısı yapıyor.

Hırvat Arıcılar Ermenistan Anlaşmasının Bal Piyasasını Bozmasından Endişeli
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvat Arıcılar Ermenistan Anlaşmasının Bal Piyasasını Bozmasından Endişeli

Ermenistan’la yapılan yeni ticaret anlaşmasının Avrupa pazarına daha fazla ucuz ithal bal getirebileceği endişesi, Hırvat arıcılar ve Hırvat Tarım Odası tarafından gündeme getirildi. Anlaşmayla Ermeni ürünlerinin yaklaşık %80’inin Avrupa’ya ihracatının kolaylaştırılması ve tarım ürünleri dahil çok sayıda üründe gümrük vergilerinin kaldırılması öngörülüyor. Hırvat arıcılar, piyasada ciddi bozulmalar yaşanmadan önce destek ve daha güçlü denetim talep ediyor. Hırvat Tarım Odası, olası bal akışının yaklaşık 40 bin tona ulaşabileceğini ve daha fazla ürünün pazara girmesi halinde Hırvatistan’daki dengenin bozulabileceğini belirtiyor. Ancak bu miktarın yalnızca Ermenistan’dan gelecek balı mı yoksa daha geniş bir olası akışı mı ifade ettiği net değil. Oda ayrıca balın Ermenistan üzerinden Çin ve Rusya gibi başka ülkelerden de Avrupa pazarına sunulabileceğinden ve sahte bal ithalatının artabileceğinden endişe ediyor. Hırvat arıcılar, yeni ticaret düzenlemesinin yanı sıra mevcut üretim ve satış koşullarının da baskı yarattığını bildiriyor. Kuraklığın kovanları olumsuz etkilediği, toptan alım fiyatlarının çok düşük seviyelere indiği ve alıcıların bal talep etmediği belirtiliyor. Devlet müfettişliğinin geçen yıla ilişkin verilerine göre kontrol edilen her dört bal kavanozundan biri öngörülen kriterleri karşılamadı. Hırvatistan geçen yıl beş milyon avrodan fazla değerinde bal ithal etti; Çin’den gelen miktar 640 tonu aştı. Geçici Ermenistan anlaşması iki yıl uygulanacak. Arıcılar bu dönemde daha iyi piyasa koruması ve denetim isterken, Tarım Bakanlığı Hırvat balının menşe işaretiyle korunmasına yönelik sürecin devam ettiğini ve bunun yakında sonuçlanmasının beklendiğini açıkladı.

Brezilya ve ABD Soya Piyasalarında Fiyatlar Ayrıştı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya ve ABD Soya Piyasalarında Fiyatlar Ayrıştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya ve ABD soya piyasalarında hafta boyunca farklı fiyat hareketleri görüldü. Brezilya’da doların gerilemesi ihracat fiyatlarını baskılarken, Chicago Ticaret Borsası’nda soya kontratları haftanın büyük bölümünde bushel başına 13 ABD dolarının altında kaldı. Perşembe günkü kapanışta kontrat 12,87 dolara çıktı; bir hafta önceki değer 12,84 dolardı. Piyasa, ekim ayı arz ve talep raporunu ve ABD hasadının ilerleyişini izledi. ABD’de 4 Ekim’e kadar ekili soya alanının %25’i hasat edildi. Bu oran, aynı dönem için %33 olan tarihsel ortalamanın altında kaldı ve gecikme daha önceki aşırı yağışlarla ilişkilendirildi. Hasat edilmemiş alanların %57’si iyi ya da mükemmel, %29’u normal, %14’ü ise kötü veya çok kötü koşullarda değerlendirildi. Orta Batı’da yağışların azalması, üç haftalık yağış döneminin ardından hasadın yeniden hızlanmasına katkı sağladı. ABD’nin 24 Eylül’de sona eren haftadaki soya ihracatı 1,03 milyon ton oldu ve piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Çin, 589.400 tonla başlıca alıcı olurken soya, Çin hükümetinin diğer ABD tarım ürünleri için açıkladığı gümrük vergisi indirimine dahil edilmedi. Soya küspesinde 2025/2026 sezonu için 51.100 tonluk iptal kaydedilirken, 2026/2027 sezonu için 212.700 ton satış yapıldı. Soya yağı satışları ise 200 tonla sınırlı kaldı. Brezilya’da CEEMA analizine göre, ilk tur başkanlık seçimlerinin ardından doların gerilemesi soya fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Real hafta içinde dolar karşısında 4,97 seviyesine kadar yükseldi. Rio Grande do Sul’da 60 kilogramlık çuvalın haftalık ortalama fiyatı 139,71 real oldu; önceki hafta bu değer 142,00 realdi. Eyalette bazı işlemler 136,00 realden gerçekleşirken, diğer bölgelerde fiyatlar 133,00-144,00 real, limanlarda ise 155,00-160,00 real arasında değişti. Fiyat baskısına karşın Brezilya’da ekim ilerledi. 2 Ekim itibarıyla soya ekimi beklenen alanın %9,4’üne ulaştı; tarihsel ortalama %8,8 olarak verildi. Mato Grosso do Sul’da ekim oranı %18’e çıktı ve eyalet 2026/2027 sezonunda 4,87 milyon hektar alanda üretim yapmayı, normal hava koşullarında 15,3 milyon ton ürün almayı bekliyor. Brezilya’nın yıllık soya işleme kapasitesi de 86,4 milyon tona yükseldi; 2026 işleme tahmini 63,5 milyon tonla rekor olarak açıklandı.

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı

Brezilya'da mısır ihracatının yavaşlaması, uluslararası rekabetin artması ve realin değer kazanması, iç piyasadaki fiyatlar üzerinde düşüş yönlü baskı riskini artırıyor. Merkezi Uluslararası Ekonomik Analizler ve Piyasa Araştırmaları Merkezi (CEEMA) verilerine göre ülke eylülde 5,21 milyon ton mısır ihraç etti. Bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %31,1 daha düşük gerçekleşti. Temmuz-eylül dönemindeki ihracat 11,8 milyon tonda kaldı; 2025'in aynı döneminde bu miktar 16,8 milyon tondu. Ocak-eylül döneminde ise sevkiyatlar 19,7 milyon ton olarak kayda geçti ve geçen yılın ilk dokuz ayındaki 23,3 milyon tonun 3,6 milyon ton altında kaldı. Gerilemenin nedenleri arasında özellikle Arjantin'in artan rekabeti ve savaş ortamında İran talebindeki azalma gösteriliyor. İran, Brezilya mısırının başlıca alıcısı olarak belirtiliyor. Bu gelişmelerin ardından piyasanın Brezilya'nın 2026 ihracatına ilişkin beklentisi 43 milyon tondan 38 milyon tona indirildi. CEEMA'nın hesaplamasına göre yeni hedefe ulaşılabilmesi için Brezilya'nın ticari yılın ocak ayında sona ereceği ekim-ocak döneminde yaklaşık 17 milyon ton sevkiyat yapması gerekiyor. Realdeki değerlenmenin de Brezilya mısırının dış pazarlardaki rekabet gücünü azaltabileceği değerlendiriliyor. İhracatın düşük kalması nedeniyle arzın bir bölümünün iç piyasada kalması halinde, yurt içi talep artsa bile fiyatlar düşüş yönlü baskı görebilir. Kaynağa göre fiyat oluşumunda yalnızca toplam talep değil, alıcıların bulunduğu yer ve fiilen satın aldıkları miktar da önem taşıyor. Bu nedenle mevcut arzın bölgesel olarak ne ölçüde emilebildiği, iç fiyatların yönünü etkileyebilecek koşullar arasında bulunuyor. Çin pazarındaki talep görünümü de Brezilya ihracatı açısından sınırlayıcı bir unsur olarak aktarılıyor. Çin'de hayvan yemlerindeki mısır payı ocakta %47 iken ağustosta %29'a geriledi; bu alanın bir bölümünü buğday, arpa ve sorgum aldı. Çin, temmuz ayına kadar 7,2 milyon tonluk mısır ithalat kotasının 1,4 milyon tonunu kullandı. Ancak kotada boşluk bulunması, ülkenin alımlarını kotanın tamamını dolduracak seviyeye çıkaracağı anlamına gelmiyor. Ekim verilerine göre kota kapsamında Çin'e teslim edilen Brezilya mısırının tahmini maliyeti ton başına 332 dolar, Çin iç piyasasındaki mısırın maliyeti ise yaklaşık 360 dolar oldu. Brezilya ürünü, ABD mısırına göre bazı rotalarda da daha ucuz kalırken Arjantin mısırının tahmini teslim maliyeti 313 dolarla Brezilya ürününün altında bulunuyor. Bu nedenle Brezilya'nın fiyat avantajı, Çin'in toplam ithalat talebine ve Arjantin rekabetine bağlı olarak değerlendiriliyor.

AB-Çin, Zeytinyağı Dahil Avrupa Ürünlerinde Tarife İndirimi İçin Mutabakat Sağladı
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber
Veri haberi

AB-Çin, Zeytinyağı Dahil Avrupa Ürünlerinde Tarife İndirimi İçin Mutabakat Sağladı

Avrupa Komisyonu ile Çin, Çin’in Avrupa’ya hibrit otomobil ihracatını sınırlama ve zeytinyağı dahil bazı Avrupa ürünlerine uygulanan Çin gümrük tarifelerini düşürme konusunda ortak anlayış sağladı. Mutabakatın sonuçları, Komisyon Üyesi Maroš Šefčovič ile Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao’nun ortak açıklamasında ve 16 maddelik ekte kayda geçirildi. Hibrit araç ticaretine ilişkin düzenlemenin Dünya Ticaret Örgütü kurallarıyla uyumlu olduğu belirtildi. Šefčovič, mutabakatın Çin’in hibrit araç ihracatının yarıdan fazla azalması ihtimalini ortaya çıkardığını söyledi. Ancak kaynakta bu ifade gerçekleşmiş bir sonuç olarak değil, anlaşmanın açtığı olasılık olarak aktarılıyor. Hibrit araçlar, Avrupa Birliği’nin 2024’te Çin menşeli tamamen elektrikli otomobillere uyguladığı telafi edici vergilerin kapsamında yer almıyor. Tarife indirimi; otomotiv parçaları, zeytinyağı ve ayakkabı gibi ürünleri kapsıyor. Düzenlemenin mevcut değeri yaklaşık 4 milyar avro olan ihracata uygulanacağı, Avrupalı ihracatçılara sağlayacağı gümrük tasarrufunun ise en az 225 milyon avro olmasının beklendiği bildirildi. Yeni tarife oranları ile indirimlerin yürürlüğe giriş tarihi kaynakta açıklanmadı. Çin ayrıca nadir toprak elementleri ve kalıcı mıknatısların Avrupa Birliği’ne ihracat izinlerini hızlı işlem mekanizmasıyla kolaylaştırmayı sürdürmeye istekli olduğunu bildirdi. Hayvansal ürün ticaretinde ise risk değerlendirmesine dayalı bölgeselleştirme ilkesinin uygun AB üyesi ülkeler için tanınmasının hızlandırılması öngörülüyor. Buna göre bir bölgedeki hayvan hastalığı vakasının tüm ülkeden ithalatı durdurmaması hedefleniyor; taraflar, hastalıkların etkilediği ülkelerin hayvansal ürünlerine yönelik kısıtlamaları da inceleyecek. Šefčovič, mutabakatı AB-Çin ticari ilişkilerini yeniden dengeleme sürecinde kritik ancak yalnızca ilk adım olarak niteledi. Avrupa Komisyonu Başkanı sonuçları değerlendirecek ve sonraki adımları yaklaşan AB zirvesinde devlet ve hükümet başkanlarıyla görüşecek. Komisyon üyesine göre nihai karar bu zirvede alınacak.

Rus Tahılının En Büyük Alıcıları İran ve Çin Oldu
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılının En Büyük Alıcıları İran ve Çin Oldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

2026/27 tarım sezonunda Rus tahılının en büyük ithalatçıları İran ve Çin oldu. Rusya Tahıl Birliği verilerine göre iki ülke sezonun başlangıcından bu yana 1,1'er milyon ton tahıl aldı. Mısır 873 bin tonla üçüncü sırada yer alırken Türkiye 583 bin, Azerbaycan 448 bin ton ithal etti. Rus tahıl ihracatının ana akışları, Azak-Karadeniz havzasındaki lojistik sorunlar nedeniyle Baltık, Uzak Doğu ve Hazar limanlarına kayıyor. Birlik, Baltık'taki Vısotsk Limanı'nın ayda 1,5 milyon tondan fazla tahıl elleçlemesini bekliyor.

Uruguay Sığır Eti Uluslararası Besin Veri Tabanına Girdi
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay Sığır Eti Uluslararası Besin Veri Tabanına Girdi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Uruguay sığır eti, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından tanınan Infoods-FAO uluslararası besin bileşimi veri tabanına ülkenin giren ilk gıdası oldu. INAC’ın bildirdiğine göre veri tabanına aguja, bife angosto ve nalga kesimlerine ilişkin bilgiler eklendi. Bu veriler, standartlaştırılmış yöntemler ve uluslararası kalite ölçütleriyle hazırlandı. Bilgiler çevrim içi erişime açılırken Uruguay’ın çevre koşullarını, üretim sistemlerini ve tüketim alışkanlıklarını temsil ediyor. Çalışmanın araştırma, beslenme eğitimi ve kamu politikalarında kullanılması öngörülüyor. Proje, Uruguay Ulusal Et Enstitüsü (INAC) tarafından yönetilip finanse edildi; INIA, LATU, Universidad de la República, Uruguay Foods ve Uruguay Akreditasyon Kurumu da çalışmaya katıldı. Kesimler, iç tüketim ve ihracat açısından önemleri nedeniyle seçildi. Ülkedeki sığır piyasasında aynı gün düzenlenen Lote 21 müzayedesinde de güçlü talep görüldü. 8 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilen satışta duyurulan 5.800 sığırın %97,5’i alıcı buldu ve hafif buzağılar rekor fiyat seviyesine ulaştı. 140 kiloya kadar olan buzağıların ortalama fiyatı kilogram başına 6,34 ABD doları oldu. Bu değer, önceki müzayedeye göre %22,4 artış anlamına geldi. Tüm buzağılar birlikte değerlendirildiğinde ortalama fiyat kilogram başına 4,66 ABD doları, artış oranı ise %5,4 olarak kaydedildi. Kaynak, sonuçların damızlık hayvan yenilemesine yönelik güçlü rekabeti doğruladığını belirtti.

Bulgaristan’da 2027 Bütçesinde Sulama ve Çiftçi İşbirliği Öncelik Olacak
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da 2027 Bütçesinde Sulama ve Çiftçi İşbirliği Öncelik Olacak

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovsky, sulamanın 2027 bütçesinde hükümetin önceliklerinden biri olacağını söyledi. Plovdiv’deki Gifts of Thrace sergisi kapsamındaki forumda konuşan Abrovsky, sulama altyapısını modernleştirecek 35 projenin onaylandığını ve sulanan arazinin potansiyel olarak 40.000 hektar genişleyebileceğini belirtti. Bakanlık, 2026 tarım kampanyasının ödeme takvimini ekim sonuna kadar yayımlayacak; ödemelerin 20 Ekim’de başlaması planlanıyor. Birleştirilmiş destek kapsamındaki %30 avanslar ay sonuna kadar bekleniyor. Devlet Tarım Fonu’nun 40’tan fazla program kapsamında ödeme yapması ve gönüllü ortaklıklarla çiftçilerin pazarlık gücünü artıracak yeni bir yasa hazırlanması öngörülüyor.

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı

Rusya ve Ukrayna limanlarındaki Karadeniz ablukasının üçüncü ayına girmesi, büyük buğday ithalatçılarının maliyetlerini artırdı ve alıcıları alternatif menşelere yöneltti. S&P Global Energy’nin, kesintilerden önceki son ihalelerle yaptığı karşılaştırmaya göre Ürdün buğday için ton başına yaklaşık 57 dolar, Suudi Arabistan 63 dolar, Cezayir 56 dolar ve Tunus 45 dolar daha fazla ödüyor. Maliyet artışında taşımacılık tarifelerindeki yükseliş ile Rusya ve Ukrayna’dan arzın azalması etkili oldu. Rus ihracatçılarının yükleri Baltık limanlarına yönlendirmesi, bu terminallerde yoğunluk yaratırken demiryolu taşımacılığı, depolama ve elleçleme kapasitesindeki sınırlamalar alternatif güzergâhları zorlaştırıyor. Baltık’tan Mısır’a navlun bir hafta içinde ton başına 10 dolar artarak 54 dolara çıktı. Ukrayna’nın buğday ihracatı da daha pahalı alternatif güzergâhlara bağımlı hale geldi. Temmuz-eylül döneminde deniz taşımacılığının ihracattaki payı geçen yılki %98’den %78’e gerilerken demiryolunun payı %17’ye, feribotların payı %4’e yükseldi. Moldova güzergâhlarındaki yoğunluk ve Sulina Kanalı’ndaki kuyruklar ek maliyet oluşturdu. Mısır, artan taşıma maliyetlerinden en fazla etkilenen ülke olarak öne çıktı; ülkenin buğday ithalatı geçen yıla göre %74 azaldı. Mısır teslimatlarındaki navlun primi, Karadeniz’deki FOB referansının ton başına 109 dolar üzerine çıktı. Buna karşılık Romanya’nın işler durumdaki Köstence Limanı ve Avrupa Komisyonu verilerine göre 3,28 milyon tonla Avrupa Birliği’nin buğday ihracatında lider olması, ülkeyi alternatif tedarik noktalarından biri haline getirdi. Talebin Avrupa Birliği’ne kayması, Romanyalı ihracatçıların Suudi Arabistan, Cezayir ve Nijerya’daki konumunu da destekledi. Roma’daki 54 Birleşmiş Milletler üyesi örgüt temsilcisi, Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerin sınırlandırılması için uluslararası çaba çağrısı yaptı. Bölgenin dünya buğday talebinin yaklaşık %30’unu karşılaması, arz kesintisinin etkisini büyütürken fiyatlar Ocak 2026 seviyesinin %27 üzerine çıktı. Türkiye ise kaynak metne göre rekor iç hasat ve kamu stoklarına daha fazla dayanıyor; Rus arzı sınırlı kalırsa yüksek proteinli buğday için Litvanya ve Almanya’ya yönelebilir. Denizcilik ateşkesi sağlanırsa risk priminin hızla düşebileceği ve buğday fiyatlarının gerileyebileceği belirtiliyor. Reuters analizlerine göre Rusya, terminal kapasitesinin %80’ine kadarını kısa sürede yeniden kullanabilir. Ancak bu koşul gerçekleşene kadar hava, lojistik ve jeopolitik risklerin tahıl piyasalarındaki oynaklığı yüksek tutması bekleniyor.

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor

ABD'nin Ohio eyaletinde yakıt ve gübre maliyetlerindeki sert artış, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki kontrolü korumaya çalıştığı kasım ayındaki ara seçimler öncesinde çiftçileri ekonomik ve siyasi açıdan baskı altına alıyor. Cumhuriyetçiler için önemli bir destek tabanı olan çiftçilerin yoğun bulunduğu Ohio, Senato ve Temsilciler Meclisi yarışları bakımından da çekişmeli bir eyalete dönüşüyor. Soya fasulyesi, mısır ve diğer ürünlerin hasadında kullanılan dizelin maliyeti şubattan bu yana %67'den fazla yükseldi. Ohio'lu çiftçi Schacht, gelecek ekim sezonunda kullanacağı bazı gübrelerin fiyatının iki katına çıktığını söyledi. Emtia fiyatları ise bu yıl yaklaşık %20 arttı; bu artış, yakıt ve gübre maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldı. Orta Doğu'daki savaşın tırmanması da yakıt kullanımının yoğun olduğu ekim ve hasat dönemleri öncesine denk geldi. Habere göre İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukayı sürdürmesi, küresel enerji ve gübre taşımacılığı açısından önem taşıyan güzergâhta baskı oluşturuyor. Soya fasulyesi, mısır ve buğday üreticisi Logan, çiftçilerin çoğunun zaten çok dar bir kârlılık aralığında çalıştığını söyledi. ABD'de çiftlik iflaslarının 2024'ten 2025'e %46 arttığı, Ortabatı'da düşük gelir ve yükselen giderler nedeniyle artışın diğer bölgeleri geride bıraktığı aktarıldı. Maliyet baskısı, ABD tarımının ticaret bağlantılarını da etkiliyor. Logan, ABD soya fasulyesinin yaklaşık %40'ının ihraç edildiğini ve Çin'in geleneksel olarak önemli bir alıcı olduğunu belirtti. Kanada'nın ABD gübre sektörü için başlıca potas tedarikçilerinden biri olması nedeniyle Washington ile Ottawa arasındaki ticaret gerilimi de çiftçilerin gelecek yıl potasyum ve bileşiklerin bulunabilirliğine ilişkin kaygılarını artırıyor. Schacht, Trump'ı destekleyen birçok çiftçinin Cumhuriyetçilere oy vermeyi sürdüreceğini ve kendisinin fikrini değiştirmeyeceğini söyledi. Logan ise Cumhuriyetçi seçmenlerin Demokratlara yönelmesinden çok, Trump ve Cumhuriyetçiler konusunda daha az istekli hale gelerek sandığa gitmemesini bekliyor.

Moldova’da DR-10 Tarım Desteğinde Yüzölçümü Sınırları Kaldırıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da DR-10 Tarım Desteğinde Yüzölçümü Sınırları Kaldırıldı

Moldova Tarım Müdahale ve Ödemeler Ajansı (AIPA), kırsal kesimdeki küçük çiftçiler ve aile işletmelerine yönelik DR-10 “Kırsal Bölgelerdeki Küçük Çiftçiler ve Aile İşletmelerine Destek” müdahalesinde uygunluk kapsamını genişletti. Başvuru sahiplerini tarım arazilerinde 10 hektar, şaraplık veya sofralık üzüm bağlarında 5 hektarla sınırlayan koşullar kaldırıldı. Değişiklik sonrasında başvuru sahiplerinin yüzölçümleri, bu sınırlar uygulanmadan DR-10 müdahale belgesindeki hükümlere göre incelenecek. Böylece destek için başvurabilecek potansiyel yararlanıcı grubu genişleyecek. AIPA, başvuru öncesinde uygunluk koşullarının kontrol edilmesini; işletme ve önerilen yatırımın müdahalede belirtilen tüm şartları karşılamasını önerdi. Değişiklikler ve erişim koşulları AIPA’nın resmi sayfasında bulunuyor.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki genişlemesine hazırlık amacıyla 6 Ekim'de bir öneri paketi sundu. Paket, yeni üyeler için resmi katılım sonrasında da uygulanabilecek geçiş dönemi kısıtlamaları ve özel korunma mekanizmaları öngörüyor. Ancak nihai kurallar henüz belirlenmiş değil ve öneriler müzakereler için bir çerçeve niteliği taşıyor. Komisyon, Ukrayna tarım sektörünün büyüklüğü, yapısı ve yüksek verimliliği nedeniyle hassas tarım ürünleri, özellikle tahıl, için AB pazarına erişimi ve mali desteği sınırlayabilecek araçlar öneriyor. Kısıtlamalar, pazar erişiminin yanı sıra Ukrayna'nın Ortak Tarım Politikası'na (OTP) dayalı Avrupa tarım sübvansiyonlarına katılımını da kapsayabilir. Amaç, mevcut AB üyesi ülkelerdeki çiftçiler açısından rekabetin aniden artması riskini azaltmak. Buna karşılık Brüksel, Ukrayna'nın AB dışındaki geleneksel ihracat pazarlarını korumasına ve yeniden oluşturmasına yardım etmeyi öneriyor. Yaklaşım kapsamında Ukrayna buğdayının ağırlıklı olarak üçüncü ülke pazarlarına yönlendirilmesi planlanıyor. Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri, Ukrayna tahılı için kilit destinasyonlar arasında gösteriliyor; bu pazarlara sevkiyatın azalmasının, Karadeniz havzası tahılına bağlı ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği açısından risk yaratabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, ülkesinin tarım ürünlerinin AB pazarında satışına kalıcı kısıtlamalar getiren bir üyelik modelini kabul etmeyeceğini söyledi. Kiev, geçici kotaları ve sona erme tarihi açıkça belirlenmiş korunma mekanizmalarını kabul edebileceğini, süresiz kısıtlamaların ise tam üyelik anlayışıyla çelişeceğini belirtiyor. Ukrayna ayrıca yem, bileşen, işlenmiş ürün ve biyoyakıt ihracatını artırmayı, işleme kapasitesine yatırım çekmeyi hedefliyor. Önerinin nihai parametreleri katılım müzakerelerinde belirlenecek. Düzenlemenin Ukrayna'nın AB pazarına ve tarım sübvansiyonlarına erişimini sınırlaması, AB içindeki üreticilerin talebini koruyabilir. Ukrayna tahılının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü pazarlara yönelmesi ise Romanyalı ihracatçıların bu pazarlardaki rekabetini artırabilir. Kaynakta öneri paketinin yılı belirtilmediği için tarih 6 Ekim olarak aktarılmıştır. Aynı zamanda Ukrayna buğdayının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü ülke pazarlarına yönelmesi, Rumen ihracatçıların son aylarda Mısır ve Cezayir’den Türkiye ve Orta Doğu’ya kadar ilerleme kaydettiği pazarlarda daha güçlü rekabet anlamına geliyor.

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hırvatistan’da Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre ortalama kişi yılda yaklaşık 125 kilogram gıdayı çöpe atıyor. Bu miktar ülke genelinde yılda yaklaşık 500.000 tona karşılık geliyor. Brodsko-posavska bölgesi, israfı azaltmak amacıyla vatandaşları daha rasyonel alışveriş yapmaya ve öğünlerini planlamaya çağırıyor. Bölgeden yapılan açıklamaya göre gıda israfının azaltılması, atığın en büyük bölümünün oluştuğu hanelerde başlamalı. İhtiyaçtan fazla gıda satın alınması, ürünlerin bir bölümünün kullanılmadan kalmasının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Bu nedenle alışverişte ihtiyaç kadar ürün alınması, öğünlerin daha iyi planlanması, gıdaların doğru saklanması ve hazırlanmış yemek artıklarının değerlendirilmesi isteniyor. Bir araştırmaya göre ankete katılanların %40’ı ayda birkaç kez veya daha sık gıda atıyor. En sık çöpe atılanlar pişmiş ya da hazırlanmış yemek artıkları olurken bunları ekmek ve hamur işleri ile meyve ve sebzeler izliyor. Bölge, üretim ve israf sürecinde su, enerji ve toprak gibi kaynakların kullanılmasının çevre üzerindeki baskıyı artırdığına, bunun karbon ayak izi ve iklim değişikliğiyle de bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya’da yumurta üreticileri, fiyatların nisan ayından bu yana hükümetin belirlediği alım referans fiyatının (HAP) altında kalması ve yem maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle hükümetten destek istedi. Üreticiler, sorunlarını 7 Ekim’de Jakarta’da Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında gündeme getirdi. Üretici temsilcisi Suwardi, fiyatların kilogram başına ortalama 19-20 bin Endonezya rupiahında kaldığını, HAP’ın ise 26.500 rupiah olduğunu söyledi. Suwardi, yumurta fiyatının haziranda kilogram başına 17.100 rupiaha kadar gerilediğini, son altı ayın ortalamasının ise 20-21 bin rupiah olduğunu belirtti. Yem maliyetlerinin yükselmesine rağmen fiyatların düşük kalmasının, üreticileri her gün kilogram başına 5.000-7.000 rupiah zarar ettirdiğini tahmin etti. Mısırın yem içindeki payının yaklaşık %50 olduğu, arzın azalmasıyla bu girdinin daha pahalı ve zor temin edilir hale geldiği aktarıldı. Fiyat baskısı bazı üreticilerin yem alamadığı için kümes faaliyetlerini azaltmasına veya durdurmasına yol açtı. Suwardi, bazı kümeslerin boş kaldığını, Kalimantan’daki bazı yumurtaların ise alıcı bulunamadığı için atıldığını söyledi. Üreticiler, piyasada satılamayan yumurtaların hükümetin gıda yardımı programlarına dahil edilmesini ve üretimin bu kanalla değerlendirilmesini istedi. Üreticiler ayrıca ekim 2026-şubat 2027 döneminde yem için en az 223 bin ton mısıra ihtiyaç duyacaklarını bildirdi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, şikâyetleri Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya ileteceğini, hükümet programlarıyla yumurta alımının artırılmasını ve mısır fiyatının istikrara kavuşturulmasını istemeyi planladığını açıkladı.

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Neredeyse Durdu

Brezilya soya piyasasında 7 Çarşamba günü fiziksel işlemler neredeyse durdu. Piyasada yalnızca nominal fiyat göstergeleri oluşurken, alıcılarla satıcılar arasındaki farkın yüksek kalması ticareti kilitledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, fiyat farkının güçlü kaldığını ve piyasanın işlem bakımından sıfırlandığını belirtti. Spot primlerde de önemli bir değişiklik görülmedi. Fiziksel piyasada bölgesel fiyatlar farklı yönlerde hareket etti. Passo Fundo'da fiyat 147,40 realden 148 reale, Santa Rosa'da 148,40 realden 149 reale yükseldi. Rio Grande'da da 156,40 realden 157 reale artış kaydedildi. Dourados'ta fiyat 144 realden 141 reale, Rio Verde'de ise 141 realden 140 reale geriledi. Cascavel 143 real, Rondonópolis 141 real ve Paranaguá 154 real seviyelerinde kaldı. Chicago Ticaret Borsası'nda (CBOT) soya fasulyesi ve soya yağı kontratları düşerken soya küspesi yükseldi. Kasım 2026 teslimatlı soya fasulyesi kontratı %0,42 gerileyerek bushel başına 12,97 1/2 dolardan kapandı. Aralık 2026 teslimatlı soya küspesi kontratı %3,10 artışla ton başına 365,80 dolara çıktı. Aynı vadeli soya yağı kontratı ise %3,18 düşüşle pound başına 67,68 sente geriledi. Piyasadaki düşüşte, ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) cuma günü açıklaması beklenen arz-talep raporunun olumsuz olacağı beklentisi etkili oldu. Diğer para birimleri karşısında güçlenen dolar ve Çin'in tatil nedeniyle alıcı olmaması da baskıyı artırdı. Uluslararası analistlerin beklentisine göre ABD'nin 2026/27 soya üretimi 4,541 milyar bushel olacak; eylül tahmini 4,535 milyar busheldi. Ticari dolar %0,74 yükselerek satışta 5,0142 realden kapandı.