ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

320 haber · Sayfa 8

Japonya’da Rakunların Tarımsal Zararı Hızla Büyüyor
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Japonya’da Rakunların Tarımsal Zararı Hızla Büyüyor

Japonya genelinde rakunların tarım alanlarında yol açtığı zarar yıllık yaklaşık 700 milyon yene yaklaşırken, bu tutarın 10 yıl öncesinin iki katına çıktığı bildirildi. Japonya Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre istilacı türün yayılması kentleri de etkiliyor. Osaka’da rakunlara ilişkin şikâyetler 2023 mali yılında 161 iken 2024’te 332’ye, bir sonraki yıl 397’ye yükseldi. Osaka prefektür hükümeti, rakun varlığının yalnızca dağlarda değil, kentlerde ve özellikle prefektürün merkezinde de doğrulandığını açıkladı. Yetkililer, hayvanların yiyecek bulabildikleri için kentlere yerleşmiş olabileceğini belirterek halktan rakunlara yaklaşmamasını ve onları beslememesini istedi. Rakunlar, Osaka prefektüründe 2024 mali yılında 84 milyon yen değerinde tarımsal ürüne zarar verdi; bu rakam, yaban hayvanlarının yol açtığı zararların %40’ından fazlasını oluşturdu. Osaka kenti, 2026’dan itibaren rakunların istilacı tür olarak ortadan kaldırılmasına yönelik prefektür programına dahil edildi. Tarım Bakanlığı temsilcisi, boş evler gibi rakunların üreyebileceği alanların artmasının yayılmaya katkıda bulunmuş olabileceğini söyledi. Kaynakta, programa dahil edilme adımının haber tarihi itibarıyla uygulanıp uygulanmadığına ilişkin ek bilgi yer almıyor. Hokkaido’da rakun görülen belediyelerin sayısı 1992’den bu yana düzenli biçimde arttı. Varlıkları 2001’de belediyelerin %40’ında doğrulanırken, bu yılın ocak sonuna kadar prefektürün neredeyse tamamına yayıldıkları bildirildi. Hokkaido’da 2024 mali yılındaki tarımsal zarar 220 milyon yeni aştı; önceki yıllarda bu tutar yaklaşık 40 milyon yen düzeyindeydi. Osaka’daki çevre araştırma merkezinden ekoloji uzmanı Juzuru İşizuka, zararları azaltmak için tuzak kurma çalışmalarının sonbahar ve kış aylarında da sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, yerli tarımsal üretimin korunması için başta Bakanlar Konseyi olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem alınmasını istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların çiğ süt alım fiyatını düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını belirtti. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve en etkili koruma önleminin bu ürünün ithalatını azaltmak olduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık da sektördeki baskıyı artırdı. Silajlık mısırda %50'yi aşan zarar, hayvan yemi üretimini azalttı ve kış aylarında hayvanların beslenmesini tehdit etti. Bićo, çiftliklerin özellikle yem eksikliği nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bosna-Hersek'te çiğ sütün litresi için 55 ila 80 fening ödendiğini aktaran Bićo, bu fiyatın aynı miktardaki sütün üretim maliyetini karşılamadığını söyledi. Bićo, çiğ süt üretiminin Sırbistan'ın geçen mayısta Bosna-Hersek'ten süt ithalatını yasaklamasından bu yana arttığını, ancak pazarın yetersiz kaldığını ifade etti. Ona göre yerli üreticiler en iyi koşullarda ülke ihtiyaçlarının yaklaşık %35'ini karşılıyor; kuraklık yıllarında bu oran %20'nin altına iniyor. Uzun vadede peynir ve diğer süt ürünleri için yerli mandıralara yatırım yapılmasını öneren Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük vergileri konusunda yetkili Bakanlar Konseyi'nin son dört yıldır bu konuyu görüşmediğini söyledi. Önlem alınmaması halinde çiftçilerin süt taşıyan ithalat tankerlerini durdurmak için sınırları bloke edebileceğini de belirtti.

Çekya'da Elma Hasadı Don, Kuraklık ve Dolu Nedeniyle Zayıf Kaldı
Görsel kaynağı: Český rozhlas · Özgün haber
Veri haberi

Çekya'da Elma Hasadı Don, Kuraklık ve Dolu Nedeniyle Zayıf Kaldı

Çekya'da bu yılki meyve hasadının, modern tarihin en düşük ikinci seviyesinde olması bekleniyor. Elma üreticileri başta olmak üzere meyve bahçeleri don, dolu ve kuraklık nedeniyle zarar gördü; Batı Çekya'daki üreticiler zayıf hasat topluyor. Bazı üreticiler müşterilerine sunacak elma bulabilmek için başka yerlerden alım yapıyor. Rokycany bölgesindeki Břasy bahçelerinde ise ortalama hasadın yalnızca %20'sinin gerçekleşmesi bekleniyor.

Bosna-Hersek’te Mısır Verimi %70’e kadar Düştü
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Mısır Verimi %70’e kadar Düştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek’te bu yıl mısır üretimi, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların yanı sıra yüksek tarımsal girdi ve yakıt maliyetlerinin etkisiyle geriledi. Üreticiler, kilogram başına yaklaşık 45 fenilik mevcut fiyatın üretim giderlerini karşılamadığını belirtirken, bazı bölgelerde verimin geçen yıla göre %70’e kadar düştüğünü bildirdi. Semberiya’da mısır yaklaşık 26.000 hektara ekildi. Ancak üretici temsilcisi Savo Bakajlić’e göre birçok parselde verim hektar başına 150-500 kilogram arasında kaldı; 700 kilogramlık sonuçlar ise çoğunlukla küçük alanlarda görüldü. Yaklaşık yarım hektara yetecek bir çuval tohumluk mısırın 140-170 KM’ye mal olduğu, devlet yardımı ve primlere rağmen üreticilerin hektar başına en az 300-500 KM zararda bulunduğu aktarıldı. Bakajlić, Semberiya’daki sezonu son 30 yılın en ağır tarım dönemlerinden biri olarak nitelendirdi. Mısırdaki düşüşün yanı sıra yem açığının da hayvancılık yapan işletmeleri zorladığı, bazı üreticilerin borçlanmak yerine hayvan sayısını azaltmayı veya hayvanlarını satmayı düşünebileceği uyarısı yapıldı. Nedžad Bićo da mevcut fiyatın yatırımları karşılamadığını, yakıt ve diğer girdilerin üretim hesabına dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Tuzla Kantonu’nda bazı parsellerde verim kaybı %70’e ulaşırken, ortalama düşüşün geçen yıla göre %43-50 arasında olduğu belirtildi. Bazı bölgelerde hasadın henüz tamamlanmadığı, Sprečko Polje’de bitki gelişiminin Lijevče Polje ve Semberiya’ya kıyasla geciktiği aktarıldı. Üretici temsilcisi Enes Hasanović, arz ve talebe bağlı olmak üzere kilogram başına 60-70 fenilik fiyatın maliyetleri karşılamaya daha yakın olacağını ifade etti.

Pakistan’da Pamuk Piyasasında Fiyatlar Karışık Seyretti
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Piyasasında Fiyatlar Karışık Seyretti

Pakistan’ın yerel pamuk piyasasında geçen hafta işlemler düşük hacimle sürerken fiyatlar karışık seyretti. Karachi Cotton Association (KCA) Spot Rate Committee, spot fiyatı maund başına 600 rupi artırarak haftayı 18.400 rupide kapattı. Haftalık değerlendirmeye göre New York pamuk piyasasındaki hareketler de düzensiz oldu ve uluslararası fiyatlar yerel piyasadaki işlemlerin yönünü etkiledi. New York pamuk vadeli işlemleri libre başına 80-85 ABD senti aralığında dalgalandı. Büyük tekstil grupları, New York fiyatları gerilediğinde ithal pamuğa yönelirken uluslararası fiyatlar yükseldiğinde yerli pamuk alımlarını artırdı. Bu sezon yerli mahsulün kalitesine ilişkin belirsizlik, özellikle kalite erken dönemde kötüleşirken, çırçıları ve iplik fabrikalarını zor durumda bıraktı. Zararlı saldırılarının bazı bölgelerde üretimi düşürebileceği endişesi de arttı. Sindh eyaletinin Umerkot bölgesinde pamuk ekim alanı geçen sezona göre neredeyse iki katına çıktı. Ancak son bir ayda unlu bit, pembe koza kurdu ve beyazsinek bazı alanlardaki ürüne ağır zarar verdi; benzer şikâyetler Sindh’in diğer pamuk üretim bölgelerinden de geldi. Haftalık incelemede pamuk fiyatları Sindh’de maund başına 18.000-18.400, Punjab’da 18.300-18.800 ve Balochistan’da 18.400-18.500 rupi aralığında verildi. Balochistan pamuğunun daha kaliteli olduğu, Sindh’in bazı bölgelerinde stok kalitesini yükseltmek için yerel pamukla karıştırıldığı belirtildi. Piyasadaki belirsizliği, iddia edilen mali usulsüzlük vakaları ve tekstil sektöründeki ödeme sorunları da artırdı. Tando Adam’daki bir çırçının iddia edilen 650 milyon rupilik, Faisalabad iplik piyasasındaki bir tüccarın ise ayrı bir iddia edilen 200 milyon rupilik vakayla ilişkilendirildiği bildirildi. Karachi’deki bir hazır giyim fabrikasının ithal giysilere ilişkin ödemeleri almakta zorlandığı ve 300 işçiyi işten çıkardığı aktarıldı. Faisalabad’da bazı kumaş dokuma birimlerinin düşük kapasiteyle çalıştığı veya tamamen kapandığı belirtildi. Dünya Pamuk Günü kapsamında Karachi Cotton Association’ın etkinliği, önceki yılların aksine Karachi Cotton Exchange binası yerine Federation of Pakistan Chambers of Commerce and Industry’de düzenlendi. KCA, Evacuee Trust Property Board’un Federal Investigation Agency’nin yardımıyla binayı 13 Aralık 2025’ten beri yasa dışı işgal ettiğini öne sürdü; etkinliğin taşınma gerekçesi bu iddia olarak aktarıldı. Öte yandan ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) haftalık raporunda 2026-27 pazarlama yılı için 165.100, 2027-28 için 56.100 balya satış kaydedildi. APTMA ile CAP de ithal perakende ürünlerini yerli üretimle değiştirmek ve Pakistanlı moda markalarını uluslararası pazarlara taşımak amacıyla ortak girişim başlattı.

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor

Romanya’nın güneyinden üç küçük tarım üreticisi, Bükreş’teki Obor Pazarı’nda ürünlerini satmaya çalışırken kuraklık, dolu, yükselen yakıt maliyetleri ve tüketicilerin azalan alım gücüyle karşı karşıya. HotNews’un röportajında Georgeta Tudose, Niculae Tăchiță ve Geanina Enache, hava koşullarının yanı sıra ürünleri pazara ulaştırmanın ve satmanın da geçimlerini zorlaştırdığını anlattı. Röportajdaki üç üreticinin tamamının 50 yaşın üzerinde olduğu belirtildi. Habere göre 2026, buğday, kolza, patates ve salatalık dahil çoğu ürün için iyi bir yıl olarak öngörülüyor. Ancak Romanya’nın batısındaki illerde kuraklığın üretimi güçlü biçimde etkilediği aktarıldı. Kaynakta ayrıca Romanya’daki çiftçilerin yaklaşık %45’inin 65 yaşın üzerinde olduğu ve tarım iş gücünün yaşlandığı belirtildi. Röportajda konuşan üreticiler, iklim baskısının ekonomik sorunlarla birlikte küçük işletmeler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti. Georgeta Tudose, kuraklıktan korunmak için ürünlerinin bir bölümünü seraya taşıdığını söyledi. Buna karşılık açık alandaki ürünlerinin doludan zarar gördüğünü, yeniden ekildikten sonra yetiştiğini belirtti. Tudose’ye göre asıl sorun üretim değil satış. Müşteri sayısının azalması tezgâh fiyatlarını düşürmesine yol açarken satılamayan ürünlerin bir bölümü ertesi gün çöpe gidiyor. Tezgâh ve yakıt giderlerini karşılamak için bazı günler evden para getirdiğini anlatan üretici, her gün saat 04.00’te yola çıkıp Târgovişte’den Bükreş’teki tezgâhına yaklaşık 70 kilometre gidiyor. Meyve üreticisi Niculae Tăchiță ise tarımın kuraklık ve aşırı yağışa bağlı olduğunu, dikilen bir ağacın ürüne yatmasının 6-7 yıl sürdüğünü anlattı. Bu süreçte ağaçlara emek ve yatırım yapılmasına rağmen kuraklık nedeniyle kuruyabildiklerini söyledi. Tăchiță, karacaların her yıl yüzlerce ağacın kabuğuna zarar verdiğini, bu yıl ayının da ağaçlara zarar verdiğini belirtti. Üretiminin iyi olduğunu söylemesine rağmen müşteri azlığı nedeniyle tonlarca şeftali ve kirazın ziyan olduğunu aktardı. Tăchiță, tüketicilerin parasının yetmediğini, parası olanların ise alışveriş için süpermarketleri tercih ettiğini söyledi. Ayrıca artık daha az yemek ve reçel hazırlandığını düşündüğünü belirtti. Gençlerin çok emek ve az gelir nedeniyle tarıma ilgi göstermediğini savunan üretici, tarımla ilgilenecek insan sayısının azalmasının gelecekte ürünlerin niteliğini etkileyebileceğini öne sürdü. Geanina Enache ise ailesi yaşlandığı için işletmenin daha büyük bölümünü devraldığını, dışarıda sıcaklık 30-35 derece olduğunda seralarda sıcaklığın iki katına çıkabildiğini anlattı.

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, tarımda yerli üretimin korunması için Bakanlar Konseyi başta olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların fiyatları düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını, kuraklığın da hayvan yemi üretimini tehdit ettiğini bildirdi. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin ülke içindeki pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek en etkili önlemin çiğ süt ithalatının azaltılması olduğunu söyledi. Bićo, uzun vadede süt ihraç edilirken bu sütten yapılan pahalı peynirlerin ithal edilmesi yerine yerli mandıralara yatırım yapılmasını ve peynir ile diğer süt ürünlerinin ülkede üretilmesini önerdi. Bićo’nun aktardığına göre Sırbistan, kendi üreticilerini korumak amacıyla geçen mayıstan bu yana Bosna-Hersek’ten süt ithalatını yasakladı. Bunun ardından Bosna-Hersek’teki alıcılar çiğ süt fiyatını litre başına 55, 60 ila 80 fenige indirdi. Bićo, bu bedelin üretim maliyetlerini karşılamadığını ve çiftliklerin kapanması riski bulunduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık nedeniyle silajlık mısırdaki zararın %50’yi aştığını, bunun da kışlık hayvan yemi arzını tehlikeye attığını belirtti. Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük tarifeleri konusunda yetkinin Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi’nde olduğunu, ancak Konseyin son dört yılda bu önlemleri gündeme getirmediğini savundu. Çiftçiler gelecek hafta tarımdaki durumu görüşmek üzere yeni adımlar belirleyeceklerini, sonuç alınmaması halinde süt taşıyan tankerleri durdurmak için sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Federasyondaki üretimin genel durumuna ilişkin değerlendirmesinde Bićo, yerli üreticilerin en iyi koşullarda ihtiyaçların yaklaşık %35’ini karşıladığını, kurak yıllarda bu oranın %20’nin altına indiğini söyledi. İlkbahar ekimi için vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt yardımının henüz yapılmadığını da belirten Bićo, üreticilerin litre başına 4 KM yakıt kullandığını ifade etti.

Bosna-Hersekli Süt Üreticileri Sınır Blokajı Uyarısı Yaptı
Görsel kaynağı: Vijesti.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Süt Üreticileri Sınır Blokajı Uyarısı Yaptı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, süt alım fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamadığını belirterek hükümetten yerli tarımı koruyacak acil önlemler istedi. Üreticiler, taleplerinin karşılanmaması halinde sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üretiminin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve süt ithalatının azaltılması gerektiğini söyledi. Kuraklığın silo mısırında %50'yi aşan zarara yol açtığı, litre başına alım fiyatının ise 55 ila 80 fening arasında kaldığı bildirildi.

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Küçük İşletmeler Küresel Gıda Tüketiminde Önemli Paya Sahip

Nature dergisinde yayımlanan ve 198 ülke ile 209 tarım-gıda ürününü kapsayan araştırma, küçük işletmelerin küresel gıda tedarikindeki rolünün büyük tarım sistemlerinin ağırlığına rağmen yüksek olduğunu ortaya koydu. Çalışmada işletme büyüklüğü, üretim yapısı ve uluslararası ticaret verileri birlikte değerlendirildi. 20 hektara kadar olan işletmeler, OECD ülkelerinde ortalama gıda tüketiminin %31,1'ini sağlarken bu oran OECD dışındaki ülkelerde %44,2'ye ulaştı. Buna karşılık 50 hektardan büyük işletmelerin ortalama gıda tüketimindeki payı OECD ülkelerinde %41,3, OECD dışındaki ülkelerde ise %28,3 olarak hesaplandı. Araştırmaya göre gelişmiş ülkelerde büyük tarım sistemleri iç üretimde baskın olsa da bu ülkelerde tüketilen gıdanın önemli bir bölümü, gelişmekte olan ülkelerdeki üreticiler de dahil olmak üzere küçük işletmelerden geliyor. Çin ve Hindistan'da küçük üreticiler iç tarımda önemli bir rol oynuyor. Ancak iki ülke aynı zamanda büyük işletmelerde üretilen yüksek miktarda tahıl ve yağlı tohum ithal ediyor. Nüfus ve yaşam standardındaki artışın bu ürünlere talebi artırabileceği, bunun da Güney ve Orta Amerika'da büyük sanayileşmiş çiftliklerin genişlemesini ve daha çeşitli küçük üretim sistemlerinin zarar görmesini teşvik edebileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin uluslararası pazarın yeni taleplerine uyum sağlamakta çoğu zaman sınırlı imkânlara sahip olduğuna dikkat çekiyor. Avrupa Birliği'nin ormansızlaşmaya katkı vermeyen ürünler düzenlemesi (EUDR), parsellerin jeolokasyonu ve ürünlerin izlenebilirliği için daha sıkı şartlar getiriyor. Bu yükümlülükler kooperatiflerde örgütlenen üreticiler için daha kolay karşılanabilirken bağımsız küçük işletmelere ek örgütsel ve finansal yük getirebiliyor. ABD ve Avrupa'dan kalkınma yardımının azalması da küçük üreticilere ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarına yönelik desteği sınırlayabilir. Araştırmacılar, küçük işletmelerin katkısını tanıyan ve onlara hedefli destek sağlayan politikalar çağrısı yapıyor.

Paraguay’da Meyve Sineğine Karşı Gözetim Sürdürülüyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Meyve Sineğine Karşı Gözetim Sürdürülüyor

Paraguay Ulusal Bitki ve Tohum Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senave), meyve sineğine karşı üretim bölgeleri ile ülkeye giriş noktalarında gözetim, denetim ve numune analizi yürütüyor. Senave Teknik Genel Müdürü Carmen Berni, yüksek yayılma kapasitesi nedeniyle zararlının kritik kabul edildiğini belirtti. Meyve sineği, farklı meyve ürünlerini etkileyen türler kompleksinden oluşuyor. Dişi sinek meyvenin kabuğunu delerek yumurtalarını içine bırakıyor; larvalar da meyve özüyle beslenerek bozulmaya ve erken dökülmeye neden oluyor. Bu durum üreticiler için ekonomik kayıplara yol açarken, zararlının varlığı uluslararası ticaret açısından da engel oluşturabiliyor. Senave’nin bitki sağlığı izleme sistemi, mevcut türleri ve popülasyonlarını belirlemek, görülme sıklığındaki olası artışları saptamak amacıyla üretim bölgelerine tuzaklar yerleştiriyor ve bunları düzenli olarak kontrol ediyor. Elde edilen sonuçlar uyarıların hazırlanmasına ve üreticilerle teknik yardım hizmetleriyle yürütülecek kontrol çalışmalarının yönlendirilmesine katkı sağlıyor. İstila belirtisi taşıyan meyveler reddedilebildiği için sağlık kurallarına uyum, uluslararası pazarlara erişimin korunması açısından önem taşıyor. Berni, mücadelenin yalnızca kurumların sorumluluğunda olmadığını belirterek çiftçilerin düşen meyveleri toplaması ve larvaların gelişim döngüsünü tamamlamasını önleyecek uygun yöntemleri uygulaması gerektiğini söyledi. Uzmanın belirttiği seçenekler arasında, etkilenen meyvelerin plastik torbalarla ısıtılmasını sağlayan solarizasyon ve yetişkin böceklerin çıkmasını engelleyecek derinlikte gömme yer alıyor.

Macaristan’da 2026 Üzüm Hasadında Üretim Yaklaşık %30 Düştü
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da 2026 Üzüm Hasadında Üretim Yaklaşık %30 Düştü

Macaristan’da 2026 üzüm hasadında ürün miktarının önceki yıllara göre yaklaşık %30 daha düşük olduğu bildirildi. Hasat, önceki yıllara kıyasla 2-3 hafta erken başladı; erken çeşitlerin işlenmesine ağustos ortasında geçilirken çoğu bölgede presleme eylül sonunda tamamlandı. Sezonun başında 1 Mayıs sabahına kadar iki gün üst üste günlük soğuk rekorları kırıldı ve yaygın don zararı oluştu. En büyük kayıplar Bács-Kiskun bağlarında yaşandı; bu bölgede ürünün yarısından fazlasından vazgeçildi. Donla zayıflayan asmalar daha sonra haftalar ve aylar süren yağış eksikliği, kuruyan topraklar ve yüksek sıcaklıkla bağlantılı atmosferik kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Kuraklık ve yüksek morötesi ışınım tanelerin küçülüp yoğunlaşmasına yol açarken, birçok bölgede olağan %80’lik şıra verimi yerine %60’lık oranla hesap yapıldı. Böylece ulusal ölçekteki ürün kaybına ek olarak şıra miktarı da azaldı. Üzümlerdeki yüksek şeker oranı daha yüksek alkol derecesine işaret etse de kabuk ve tanelerdeki aroma ile tanenler birçok yerde tam olgunlaşmadı. Aşırı hava koşulları, tanelerin saptan koparılmasını zorlaştırdı. Bu nedenle mekanik hasat makinelerindeki titreşim artırıldı; uygulamanın asmalara ve destek sistemlerine yük bindirdiği belirtildi. Bazı üreticiler ise daha düşük miktarın daha yoğun üzüm sağladığını ve şarapların beklenenden daha iyi olabileceğini düşünüyor.

Buğday Gal Sineği Zararı Hasat Sonrasında da İzlenmeli
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Gal Sineği Zararı Hasat Sonrasında da İzlenmeli

Kanada’nın Alberta eyaletinde buğday gal sineği zararının hasat sırasında gözden kaçabileceği bildirildi. Alberta Tarım ve Sulama’dan Amanda Jorgensen, biçerdöverden çıkan ürünün daha yakından incelenmesinin gelecek yetiştirme sezonu için yönetim kararlarına yardımcı olabileceğini belirtti. Ağır zarar görmüş ve buruşmuş tanelerin bir bölümü biçerdöverin arkasından kaybolabildiği için yalnızca hasat edilen ürüne ilk bakışla yetinilmemesi gerekiyor. Jorgensen’e göre üreticiler biçerdöverin arkasını kontrol ederek, depodaki tahılı inceleyerek ve tahıl kabul tesisi sınıflandırma sonuçlarını gözden geçirerek zararı belirleyebilir. Zarar görmüş tanelerde, larvaların beslendiği yerde beyaz ve oval biçimli bir iz ile çöküntü bulunabiliyor. Alberta’nın kuzeyinde yüksek tuzak sayımları, merkezinde ise sınıf düşürme raporları bildirilirken, zararlı toprakta 13 yıla kadar uykuda kalabiliyor. Gelecek ilkbahar için seçenekler arasında Sm1 geni içeren buğday gal sineğine toleranslı çeşit karışımları ve buğdayın zararlıya açık olduğu dönemi kısaltabilecek daha eşit ürün gelişimi yer alıyor. Jorgensen ayrıca yararlı parazitoitlerin doğal kontrol sağlayabildiğini, bu nedenle komşu kanola tarlalarında böcek ilacı kullanımına ilişkin kararların söz konusu canlıların korunmasını da dikkate alması gerektiğini söyledi.

Caazapá’da Domates Üreticilerine Teknik Destek
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Caazapá’da Domates Üreticilerine Teknik Destek

Paraguay’ın Caazapá bölgesindeki domates üreticileri, verim ve ürün kalitesini artırmak amacıyla Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (MAG) tarım teknisyenlerinden teknik destek alıyor. San Antonio Yerleşimi’ndeki üreticileri ziyaret eden MAG uzmanları, bitkilerin durumunu değerlendirdi ve yetiştiriciliği güçlendirecek uygulamalar konusunda yönlendirme yaptı. Destek kapsamında hastalıkların önlenmesi, gübre kullanımının iyileştirilmesi ve üretim kayıplarının azaltılması ele alındı. Uzmanlar ayrıca entegre zararlı ve hastalık kontrolü, toprak özelliklerine göre gübreleme, bitkilere destek verme ve hasat sonrası yönetim konularında öneriler sundu. Uygulamaların domatesin ticari kalitesini koruması ve satış olanaklarını artırması hedefleniyor. Çalışma, Caazapá Tarımsal Kalkınma Merkezi ile 3 de Mayo Yerel Teknik Destek Ajansı’nın aile işletmelerine yönelik faaliyetleri kapsamında yürütülüyor.

USDA, Hindistan’ın Şeker Üretimi Tahminini %14 Düşürdü
Görsel kaynağı: Rural Voice · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Hindistan’ın Şeker Üretimi Tahminini %14 Düşürdü

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Hindistan’ın 2026-27 sezonu şeker üretimi tahminini %14 düşürerek 29,5 milyon tona indirdi. Tahmin, ülkedeki şeker üretimine ilişkin beklentiyi kapsıyor. Kaynağa göre düzensiz muson, uzun süren kuraklık, tarlalarda su birikmesi ve zararlıların yayılması şeker kamışı verimini ve şekerin geri kazanım oranını olumsuz etkileyebilir. Bu koşulların iç tüketim ile şeker üretimi arasındaki farkı büyütebileceği belirtildi.

Japonya Hükümeti Gıda Tüketim Vergisini Düşürme Tasarısını Parlamentoya Sundu
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber
Veri haberi

Japonya Hükümeti Gıda Tüketim Vergisini Düşürme Tasarısını Parlamentoya Sundu

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi hükümeti, gıda ve alkolsüz içeceklerde tüketim vergisinin düşürülmesine ilişkin yasa tasarısını cuma günü parlamentoya sundu. Hükümet, vergiyi nisandan itibaren %8'den %1'e indirmeyi, yeni gelire bağlı yardım sisteminin getirileceği 2029'da yeniden %8'e çıkarmayı planlıyor. Parlamentoda gelecek hafta tasarının yararları, ekonomiye yönelik riskleri ve yüksek fiyatlardan etkilenen tüketicilere yardım için daha etkili seçenekler tartışılacak. Muhalefet partilerinin, vergi gelirindeki kaybın ekonomiye zarar vermeden nasıl telafi edileceğine ilişkin hükümetten net plan istemesi bekleniyor.

Sırbistan’da Kuraklık Kaybı 500 Milyon Avroya Ulaşabilir
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Kuraklık Kaybı 500 Milyon Avroya Ulaşabilir

Sırbistan’da bu yılki kuraklığın mısır üretiminde yol açabileceği ekonomik kaybın 360-500 milyon avro arasında olabileceği tahmin ediliyor. Klima101 için yazan ekonomistler Uroš Davidović ve Nataša Tešić, iklim aşırılıkları nedeniyle ülkenin toplam yıllık zararının üst üste üçüncü kez en az 1 milyar avroya ulaşmasının büyük olasılık olduğunu belirtiyor. Tahmin, ekili alanlar, güncel piyasa fiyatları ve kaydedilen verim düşüşü birlikte değerlendirilerek yapıldı. 2012’den bu yana dokuz yılda Sırbistan’daki iklim aşırılıklarının toplam yıllık zararı en az 500 milyon avro oldu; yedi yılda zarar 1 milyar avroyu aştı. Bu yedi yılın dördü 2020 sonrasında yaşandı. 21. yüzyılın başından bu yana söz konusu zararların yaklaşık %73’ü, başta kuraklık olmak üzere iklim aşırılıklarının tarımsal üretimde yol açtığı kayıplardan oluştu. Narodna Banka Srbije verilerine göre ürün ve tarla sigortalarının sayısı 2005-2022 arasında 2009’daki büyük durgunluk ve 2020’deki salgın dışında neredeyse kesintisiz arttı ve yaklaşık beş katına çıktı. Ancak tarım sigortalarının sayısı 2022’den sonraki üç yılda yaklaşık %27 geriledi. Kaynak, 2025 verilerinin sonradan değişebileceğini, buna karşın 2024 sonu itibarıyla yaklaşık yirmi yıl süren artış eğiliminin kesildiğini belirtiyor. Sigorta piyasasındaki daralmaya olası etkenler arasında prim maliyeti ve tazminatlara duyulan güven gösteriliyor. Sabit fiyatlarla sigorta başına ortalama prim 2018’de yaklaşık 735 avrodan 2024’te yaklaşık 1.040 avroya yükseldi. Reddedilen ve iptal edilen tazminat taleplerinin çözümlenen taleplere oranı ise 2014-2018 dönemindeki yaklaşık %24’ten 2019 sonrasında yaklaşık %30’a çıktı. Narodna Banka Srbije verileri, reddedilen ve iptal edilen talepleri birbirinden ayırmadığı gibi bu değişimin nedenlerini de açıklamıyor. Analizde, aşırı kuraklık yaşanan sekiz yılın tamamında sigorta koruma açığının 0,95 veya üzerinde olduğu, ortalamasının ise 0,98’e ulaştığı aktarılıyor. Bu oran, kaybedilen tarımsal değerin ortalama yalnızca %2’sinin sigorta kapsamında kaldığı anlamına geliyor. Yüksek fiyatlar, katastrofik risk birikimi ve düşük tarımsal gelir, devletin %40-70 düzeyindeki sübvansiyonlarına rağmen koruma açığını yüksek tutan etkenler olarak sıralanıyor. Daha etkili bir koruma için sigortanın erişilebilirliğinin artırılması ve üretim risklerine uygun teminat sağlanması; bunun da sigortacılar, devlet ve çiftçilerin işbirliğiyle yürütülmesi öneriliyor. Devlet desteğiyle sigorta şirketlerini bir araya getiren Türkiye'nin TARSİM sistemi, köy düzeyinde verime dayalı sigortaya örnek oluşturuyor.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı

Güney Afrika’nın kırmızı et sektöründe büyüme hedeflerine ulaşılması için yeterli finansman, devletin hayvan sağlığı yönetiminde değişiklik ve çiftçilerin karar süreçlerine daha güçlü katılımı gerektiği belirtildi. Bu değerlendirmeler, Nampo Alfa’da 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde dile getirildi. Katılımcılar, hastalık kontrolünün güçlendirilmesi ve ihracat pazarlarına erişimin artırılması konusunda geniş destek bulunduğunu, ancak bu hedeflere hangi yöntemlerle ulaşılacağı konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğünü ifade etti. Toplantıda özellikle aşılama ve izlenebilirlik uygulamalarına çiftçilerin desteğinin nasıl kazanılacağı, uygulama maliyetlerinin nasıl karşılanacağı ve üreticilere kararlarda nasıl anlamlı söz hakkı verileceği tartışıldı. Katılımcılar ortak görüşleri incelenip onaylanmak üzere yazılı bir açıklamada toplamayı kararlaştırdı. Önerilerin daha sonra üyeler ve bölgesel yapılarla görüşülerek kuruluşlar aracılığıyla ulusal düzeye taşınması planlandı. Tarım Bakanlığına yönelik taleplerin son aşamada tarım bakanına iletilmesi öngörüldü. AgriSA Üst Yöneticisi Johann Kotzé, devletin hayvan sağlığı yönetimine ilişkin kaygıların sektörü temsil eden kuruluşlar tarafından toplu biçimde tarım bakanına aktarılmasını istedi. Kotzé, mevcut yönetime duyulan güvenin zarar gördüğünü ve sektörün karşı karşıya olduğu sorunlara farklı bir yaklaşımla yanıt verecek değişikliklere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Red Meat Industry Services Üst Yöneticisi Dewald Olivier ise sektör uzmanlarının ticaret ortaklarıyla yapılan yazışmaların tamamına erişememesinin ihracat onayları için bekleyen gereklilikleri belirlemeyi ve gecikmeleri gidermeyi zorlaştırdığını belirtti. Olivier ayrıca şap hastalığı salgını sırasında alınan bazı kararların üreticiler, besi işletmeleri ve mezbahalar üzerinde ekonomik açıdan zarar verici sonuçlar doğurduğunu savundu. Free State Kırmızı Et Üreticileri Örgütü Başkanı Pieter Meyer, bölgesel üreticilerin öncelikleri ve proje değerlendirmelerini belirleme süreçlerine daha fazla katılmasını istedi. Meyer, Free State’in Güney Afrika sığırlarının tahminen %25-28’ini barındırdığını belirterek harç gelirlerinden yapılan harcamaların buna karşılık gelen bölümünün eyalete doğrudan veya dolaylı fayda sağlaması gerektiğini söyledi. Free State Agriculture Başkanı Francois Wilken, aşı teminindeki zorlukların ve kriz sırasında yaşanan bölünmelerin çiftçilerin güvenini zedelediğini belirtti. İzlenebilirliği desteklediğini söyleyen Wilken, yıllardır süren gecikmelerin hastalık krizi sırasında yeni şartlar dayatılarak çözülmeye çalışılmasının ve belirsiz yönlendirmenin direnci artırabileceği uyarısında bulundu. Dunevax Biotech Üst Yöneticisi David Gerber ise veteriner sertifikasıyla belgelenmiş aşılama, izlenebilirlik ve biyogüvenlik uygulamalarını destekleyen hayvanlara satış sırasında prim verilmesini önerdi.

İspanya Tarımsal Uyumda Yeni Bitki Çeşitlerine Odaklanıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

İspanya Tarımsal Uyumda Yeni Bitki Çeşitlerine Odaklanıyor

İspanyol makamları, tarımsal uyum politikalarında yeni bitki çeşitlerinin geliştirilmesini öne çıkarıyor. Bu yaklaşım, 7 Ekim’de Madrid’de Fruit Attraction kapsamında düzenlenen Biotech Attraction 2026 kongresinin kapanışında gündeme geldi. İspanya Tarım Üretimi ve Piyasaları Genel Direktörü Elena Busutil, biyoteknolojinin üretim ihtiyaçlarına daha iyi uyarlanmış bitkiler geliştirmedeki rolünü vurguladı. İspanya Tarım Bakanlığı’nın sıraladığı hedefler arasında yeni zararlılara ve hastalıklara dayanıklı, kuraklığa ve sıcak hava dalgalarına toleranslı, daha uzun raf ömrüne sahip ve besinleri daha verimli kullanan çeşitler bulunuyor. Bu özelliklerin, iklim baskıları ve bitki sağlığı sorunları karşısında üretim sistemlerinin uyarlanmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. Ancak açıklanan çerçeve, belirli bir çeşit grubunun piyasaya sunulduğunu veya bu çeşitlerin üstün performans gösterdiğini ortaya koymuyor. Açıklama, araştırma ve seleksiyon önceliklerini tanımlıyor; bu özellikleri birlikte taşıyan çeşitler ile verim artışı ya da girdi tasarrufu sağlayan karşılaştırmalı saha sonuçları belirtilmiyor. İspanyol bitki biyoteknolojisi platformu BIOVEGEN, çeşit geliştirme çalışmalarını zararlı, virüs ve diğer patojenlerden kaynaklanan biyotik streslerin yanı sıra kuraklık ve tuzluluk gibi abiyotik streslere yönelik bir araç olarak ele alıyor. Besinlerin emilimi, bitki-toprak etkileşimleri ve hasat sonrası fizyoloji de çalışma alanları arasında gösteriliyor. Bununla birlikte, belirli bir patojene dayanıklılık tek başına su kısıtlı koşullardaki davranışı kanıtlamıyor; besin kullanım etkinliğinin değerlendirilmesi için elementlerin, yetiştirme koşullarının ve ölçütlerin açıklanması gerekiyor. Kongre programında bitki ıslahında yapay zekâ ve omik veri yönetimine de yer verildi. IRNAS-CSIC, AINIA, CNTA ve Fondation MEDINA gibi araştırma kuruluşları ile teknoloji merkezlerinin katıldığı etkinlik, şirketler, araştırma kurumları, teknoloji kuruluşları ve yatırımcılar arasında iş birliği alanı olarak tanımlandı.

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı

Uruguay’da son saatlerde etkili olan yoğun yağışların tarımsal üretim üzerindeki olası sonuçları değerlendirilmeye başlandı. Aşırı sudan özellikle bitkisel üretim ve meyve-sebze yetiştiriciliğinin etkilenebileceği belirtilirken, zararların kapsamının henüz netleşmediği bildirildi. Üretim üzerindeki etkinin işletmelerin mevcut durumuna ve hava koşullarının nasıl ilerleyeceğine bağlı olacağı kaydedildi. Ulusal Et Enstitüsü (INAC) verilerine göre, ihraç edilen sığır etinin son 30 gündeki ortalama geliri ton başına 6.107 ABD doları oldu. Sığır eti ihracat hacmi 2025’in aynı dönemine kıyasla %12,1 gerilerken, ortalama fiyat %17,6 yükseldi. Koyun etinde ihracat hacmi daha belirgin düşmesine rağmen ortalama gelir bir yıl önceye göre %26,3 arttı. Sonuçların, sığır ve koyun kesiminin düşük seyrettiği haftalara denk geldiği ve önümüzdeki haftalarda işleme faaliyetinde toparlanma beklendiği aktarıldı. Mısır ithalatı da artış gösterdi. Birikimli dış alımlar 120.000 tonu aşarken, ekimin ilk haftası sonunda geçen yılın aynı döneminin üç katına ulaştı. Artış, mısırın besi işletmeleri ile süt sektöründe daha fazla kullanılmasına bağlandı. Yeni tarım kampanyasında yaklaşık 350.000 hektarlık mısır ekim niyetinden söz edildi. Küresel yün arzındaki daralmanın fiyatları desteklediği ve Uruguay için fırsat oluşturduğu belirtildi. Avustralya’da Doğu Piyasaları Göstergesi temiz bazda kilogram başına 1.268 cent seviyesinde gerçekleşirken, piyasada fiyatların görece istikrarlı ancak dalgalı seyrini koruduğu bildirildi. Chicago ve Paris’te tahıl fiyatları ise önceki gün geriledi; aralık vadeli buğday ton başına 6,50 ABD doları düştü, Paris’te kolza da değer kaybetti.

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi

Avrupa Birliği'nin (AB) başlıca patates üretim bölgelerinde aşırı hava koşulları, patates mildiyösü ve tel kurdu zararı üretim görünümünü zayıflattı. Almanya, Polonya, Fransa ve Hollanda, AB patates üretiminin %65'ine kadarını sağlarken Almanya'nın patates üretiminin 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Almanya'da verimin altı yıllık ortalamanın %13, geçen yılın ise %15 altında kaldığı, ülke genelindeki ortalama verimin 38 ton/hektar olduğu belirtildi. Kaynağa göre bu üretim, geçiş dönemlerindeki ek arz sayesinde talebi karşılayacak. Avusturya'da özellikle sulama yapılmayan alanlarda verim kaybı belirginleşti ve bazı tarlalarda ortalama seviyenin yaklaşık üçte birine indi. Kuraklık ve sıcaklıklar, Aşağı Avusturya'da üretici fiyatlarını 100 kilogram başına 30-35 avroya, Yukarı Avusturya'da yaklaşık 30 avroya taşıdı. Aşağı Avusturya'daki önceki fiyatlar 2025'in 35. haftasında 100 kilogram başına 15-20 avro seviyesindeydi. Yağış ve düşük sıcaklıklar bazı bölgelerde hasadı kolaylaştırsa da verim kayıpları değişmedi; sulanan alanlar daha iyi durumda olmasına rağmen sıcaklık stresi ve tel kurdu zararı devam etti. Polonya'da 2025 üretimi yaklaşık 7 milyon tonla rekor kırdı. Üretimin yıllık 5,5-6 milyon tonluk iç tüketimi aşması, arz fazlasının depolarda kalmasına ve alım fiyatlarının çoğu zaman üretim maliyetlerini karşılamamasına yol açtı. 2026'da patates ekim alanının yaklaşık 190 bin hektara, yıllık %12 düşüşle gerilemesi beklenen arzı sınırladı; Polonya Tarım Bakanlığı üretimi 6 milyon ton olarak tahmin etti. Polonya'da toptan patates fiyatı eylül ortasında kilogram başına 1,27 zloti, yaklaşık 0,29 avro oldu. Fiyat aylık %26, yıllık %62 arttı. Polonya Tarım Bakanlığı, sezonun ilerleyen bölümünde fiyatların hasat hacmi, yerli patateslerin kalitesi ve diğer AB ülkelerindeki arz tarafından belirleneceğini bildirdi.

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya’da yumurta üreticileri, fiyatların nisan ayından bu yana hükümetin belirlediği alım referans fiyatının (HAP) altında kalması ve yem maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle hükümetten destek istedi. Üreticiler, sorunlarını 7 Ekim’de Jakarta’da Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında gündeme getirdi. Üretici temsilcisi Suwardi, fiyatların kilogram başına ortalama 19-20 bin Endonezya rupiahında kaldığını, HAP’ın ise 26.500 rupiah olduğunu söyledi. Suwardi, yumurta fiyatının haziranda kilogram başına 17.100 rupiaha kadar gerilediğini, son altı ayın ortalamasının ise 20-21 bin rupiah olduğunu belirtti. Yem maliyetlerinin yükselmesine rağmen fiyatların düşük kalmasının, üreticileri her gün kilogram başına 5.000-7.000 rupiah zarar ettirdiğini tahmin etti. Mısırın yem içindeki payının yaklaşık %50 olduğu, arzın azalmasıyla bu girdinin daha pahalı ve zor temin edilir hale geldiği aktarıldı. Fiyat baskısı bazı üreticilerin yem alamadığı için kümes faaliyetlerini azaltmasına veya durdurmasına yol açtı. Suwardi, bazı kümeslerin boş kaldığını, Kalimantan’daki bazı yumurtaların ise alıcı bulunamadığı için atıldığını söyledi. Üreticiler, piyasada satılamayan yumurtaların hükümetin gıda yardımı programlarına dahil edilmesini ve üretimin bu kanalla değerlendirilmesini istedi. Üreticiler ayrıca ekim 2026-şubat 2027 döneminde yem için en az 223 bin ton mısıra ihtiyaç duyacaklarını bildirdi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, şikâyetleri Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya ileteceğini, hükümet programlarıyla yumurta alımının artırılmasını ve mısır fiyatının istikrara kavuşturulmasını istemeyi planladığını açıkladı.

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek

Yeni Zelanda et sektörü yöneticileri, ülkenin kuzu eti ithalatına ABD tarafından ek tarife veya başka kısıtlamalar getirilmesini önlemek amacıyla Washington’a gidecek. Meat Industry Association (MIA), ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) cumartesi günü Yeni Zelanda saatiyle düzenleyeceği tek günlük duruşmaya ilgili taraf olarak katılacak. Duruşmada, ithalatın ABD koyun sektöründe ciddi zarara yol açıp açmadığı veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığı değerlendirilecek. Soruşturma, Amerikan Sheep Industry Association’ın geçen ekimde yaptığı şikâyet üzerine ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer tarafından temmuz ayında talep edildi. Amerikan kuruluşu, ithal kuzunun yerli ürüne göre %19,5 indirimle satıldığını, ithalatın arttığını ve yerli üretimin ABD’de tüketilen kuzunun yalnızca %30’unu karşıladığını iddia ediyor. Amerikan kuruluşuna göre Avustralya ve Yeni Zelanda, ABD kuzu eti ithalatının %99’unu sağlıyor. Yeni Zelanda ve Avustralya ise artan tüketici talebi karşısında süpermarketlerde kuzu eti bulunmasını sağlayarak ABD’li yetiştiricilere yardımcı olduklarını savunuyor. MIA Üst Yöneticisi Nick Beeby, ihracatçıların ITC anketlerini yanıtladığını ve ABD’deki tedarik zinciri ortaklarını da sürece katılmaya teşvik ettiğini söyledi. Yeni Zelanda sektörü ayrıca hukuki temsil aldı ve duruşmada kanıt sunması için ABD merkezli bir tarım ekonomisti tuttu. Yeni Zelanda kuzusu üzerindeki mevcut %13,2’lik tarifeye ek yapılmaması konusunda ihracatçıların beklentisi düşük. Ancak tarife artışı veya yeni ithalat kısıtlamaları henüz kesinleşmiş değil. ITC’nin 13 Kasım’a kadar zarar ya da zarar riski konusunda karar vermesi bekleniyor. Zarar kanıtlanırsa 1 Aralık’a kadar olası önlemler için yeni bir duruşma yapılacak; ardından komisyon ABD başkanına tavsiyede bulunacak ve başkanın karar için 60 günü olacak.

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı

Suriye Tarım Bakanlığı Pamuk Ofisi Direktörü Muhammed Maari, mevcut sezonda ülkedeki pamuk ekim alanının yaklaşık 33 bin hektara, tahmini üretimin ise yaklaşık 100 bin tona ulaştığını açıkladı. Üretim Rakka, Deyrizor ve Haseke’de yoğunlaşırken Halep ve Ghab’da sınırlı alanlarda sürdürülüyor. Maari, mevcut göstergelerin kaynakta dönemi belirtilmeyen önceki tahminlere göre görece iyileşmeye işaret ettiğini belirtti. Önceki tahminlerde ekim alanı yaklaşık 26 bin 593 hektar, üretim ise yaklaşık 79 bin 467,3 ton olarak verilmişti. Pamuk, Suriye’de çırçır, iplik ve tekstil sanayilerinin başlıca hammaddesi olurken tohumları yağ ve hayvan yemi küspesi üretiminde kullanılıyor. Sezon; düşük sıcaklıklar, mayısa kadar süren yağışlar, azalan sulama suyu ve zarar gören altyapı ile sulama kanalları nedeniyle yüksek maliyetlerle karşılaştı. Ürünün fiyatlandırılmasının ve çiftçi alacaklarının zamanında ödenmesinin gecikmesi de üreticiler açısından sorun oluşturdu. Maari, verimi artırmak için uygun fiyatlı girdiler, kanal onarımı, sözleşmeli tarım, modern teknikler, erken olgunlaşan çeşitler ve entegre zararlı mücadelesi gerektiğini söyledi. Bakanlığın planları arasında ekim alanlarını artırmak, İdlib’de pamuk ekimini yeniden başlatmak, modern sulama ve mekanizasyonu yaygınlaştırmak bulunuyor.